Bulunan Haber Sayısı: 7.060
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Radikal

Ekonomi - İkinci evlilikte tüp bebek artık mümkün


Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde yaptığı değişiklikle ikinci evliliğini yapanlar için önemli bir yenilik getirdi.


02 Mart 2015 Pazartesi  01:06

Zaman

Manşet - Altın dolu uçağı yazdı, işinden oldu


İzmir`de Sabah, Yeni Asır ve Akşam gazetelerinin el değiştirmesinin ardından adeta gazeteci kıyımı başladı. Son bir yılda onlarca gazeteci işten çıkarıldı. İzmir`deki kıyımın son kurbanı ise 24 Şubat 2013 tarihinde Akşam Gazetesi`nin manşetten verdiği, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı`nda “Altına baskın” manşetiyle 1,3 tonluk altın dolu uçağı yazan Ufuk Türkyılmaz oldu.İzmir`deki havuz gazetelerinden Yeni Asır`daki ilk kıyım ocak ayında yaşanmış, aralarında Haber Müdürü Muzaffer Oktay, Burhanettin Kamay, Halil Vural ve spor servisi editörü Murat Attila ile yine spor servisinden Mehmet Aslan işten çıkarılmıştı. Bir süre önce de Yeni Asır İstihbarat Şefi Erkut Şahin`in iş akdi feshedildi. Bazı gazeteciler de istifa ederek Yeni Asır`la yollarını ayırdı. Havuz medyası, 30 Mart yerel seçimlerinin ardından İzmir`deki yerel televizyonu Yeni Asır TV`yi kapatma kararı almış, 40`tan fazla çalışanını kapı önüne koymuştu.Havuzun diğer gazetesi Sabah da İzmir Temsilcisi Ünal Ersözlü ve Egeli Sabah Haber Müdürü İlker Çoban`la yollarını ayırdı. İzmir`de son olarak gazeteci kıyımına, Akşam Gazetesi İzmir Temsilcisi Türkyılmaz katıldı. Gazete yönetimi, uzun yıllar İzmir`de temsilcilik yapan Türkyılmaz ile geçen hafta yollarını ayırdı. Türkyılmaz, muhabirlik ve temsilcilik yaptığı dönemlerde birçok önemli haberin altına imza atmıştı. En dikkat çeken haberleri arasında İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı`nda, “lavabo” olarak beyan edilerek yapılan 1,3 ton altının transferi vardı. Altın dolu uçağın haberi Akşam Gazetesi`nde, “Apron harekâtından 1,3 ton altın çıktı” başlığıyla yer almıştı.


15 Kasım 2014 Cumartesi  02:13

Zaman

Manşet - Yandaş medyanın `tokat` yalanı ifade tutanağıyla tescillendi


TÜYAP kitap fuarının son gününde Yeni Akit`den geldiğini gizleyerek, kamera ve mikrofon ile Kaynak Yayınları`nın standını basmak suretiyle provokatif soru ve davranışlarıyla olay çıkaran Mehmet Özmen adlı şahsın, olay sonrası ifadesinde, `tokat attı` şeklinde değil de `Bana Ekrem Dumanlı `münafık` dedi` şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.Mehmet Özmen`in olay çıkarmasının ardından Yeni Akit başta olmak üzere yandaş medya tarafından `Ekrem Dumanlı gazeteciye tokat attı` şeklinde çarpıtma haberler yapılmış ve AK Troller tarafından twitter`da propaganda çalışması başlatılmıştı.Ancak aynı gün Zaman.com.tr`de yayınlanan videoda Dumanlı`nın kimseye tokat atmadığı bilakis engellemeye çalıştığı ve tokat atan korumaya da kızdığı anlaşılmıştı. Buna rağmen yandaş medya kara propaganda ve iftirasına hız kesmeden devam etti. Yalan olduğunu bile bile hep bir ağızdan Dumanlı aleyhinde yayın yaptılar.Ekrem Dumanlı Bugün TV canlı yayınında kendisine yönelik bu linç kampanyasının kasıtlı ve planlı başlatıldığını söyleyerek, Mehmet Özmen denen şahsın polise verdiği ifadesinde bile `Ekrem Dumanlı bana tokat attı` demediğini sadece `münafık` diyerek hakaret ettiğini iddia ettiğini anlatmıştı. Dumanlı ayrıca bu şahsa kendisinin `münafık` demediğini sadece `bir cümlenin bir kısmını alıp haber yapmak münafıklıktır` dediğini aktarmıştı.Bugün Ekrem Dumanlı`nın bu iddiasının doğru olduğu ortaya çıkan ifade tutanağıyla anlaşıldı. TÜYAP`ta olay çıkaran Mehmet Özmen`in polise verdiği ifadenin tutanağında açık açık sadece `münafık` hakaretinden dolayı Dumanlı`dan şikayetçi olduğu bilgisi yer aldı.Yandaş medyanın bunları bile bile `Dumanlı tokat attı` şeklinde ısrarlı propagandaya devam etmesi de linç kampanyasının planlı olduğu kanaatini güçlendirdi.YENİ AKİT`DEN YENİ PROVOKASYON ÇAĞRISIÖte yandan Yeni Akit, ayyuka çıkan provokasyonlarına bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor. Yeni Akit`ten yapılan açıklamada, yarın saat 11`de Zaman gazetesi önünde provokatif bir basın açıklaması yapılacağı duyuruldu.Yeni Akit`te yer alan açıklamada şu ifadelere yer verildi:`Akit`ten kamuoyu ve basına önemli duyuruMuhabirimiz Mehmet Özmen`e yapılan menfur saldırıyı kınamak için Gazetemiz Akit tarafından Zaman gazetesi önünde basın açıklaması yapılacaktır.16 Kasım Pazar günü TÜYAP Kitap Fuarı`nda muhabirimiz Mehmet Özmen`e yapılan menfur saldırıyı kınamak için Yeni Akit Gazetesi Yönetimi tarafından basın açıklaması yapılacaktır.Duyarlı vatandaşlarımızı bu açıklamaya beklediğimizi belirtir, saygılarımızı sunarız.Yer: İstanbul Yenibosna / Zaman gazetesi önüTarih: 22 Kasım CumartesiSaat: 11.00`Yeni Akit`in Zaman Gazetesi önüne kalabalık toplayarak olay çıkarmak istediğinden, Zaman çalışanlarını tahrik ederek halka saldırtmak amacıyla provokatif bazı davranışların yaşanabileceğinden endişe ediliyor. Zira daha önce Aralık ayında yine Zaman gazetesi önünde yapılan bir protesto gösterisinin baş kahramanlarının çoğunun Akit çalışanları olduğu ortaya çıkmıştı.HABERE GİTMEK İÇİN TIKLAYIN22 Aralık Pazar günü yapılan eylemde yer alan 10 kişilik provokatif gösteride Akit Gazetesi çalışanlarının bizzat görev aldığı anlaşılmıştı.Kaynak: Rotahaber


21 Kasım 2014 Cuma  19:08

Zaman

Manşet - 69 yıl sonra Tan Gazetesi Baskını


1935-1959 yılları arasında Tan Gazetesi`ne ev sahipliği yapan Cağaloğlu`ndaki Halil Lütfi Dördüncü İşhanı`nın bir kısmı, Tarih Vakfı tarafından Tan Evi adıyla kültür sanat mekânına dönüştürüldü. Tan Evi`nin 4 Aralık`ta açılacak ilk sergisi, tarihe `Tan Baskını` olarak geçen, bir gazetenin demokrasi ve basın özgürlüğü mücadelesine odaklanıyor.4 Aralık 1945`te, basın tarihine kara leke olarak geçen bir olay yaşandı. 1935`te yayın hayatına başlayan, merkezi Cağaloğlu`ndaki Ankara Caddesi`nde bulunan Tan Gazetesi ve matbaası yerle bir edildi. Beyazıt`tan hareket eden ve gitgide genişleyen bir grup, ellerinde balyozlarla matbaanın önüne geldiler ve ne var ne yoksa yağmaladılar. Olayın nedeni, o dönemde gazetenin yönetiminde bulunan Zekeriya ve Sabiha Sertel`in demokrasi mücadelesiydi. Dönemin en önemli kalemlerini barındıran yazar kadrosu ve yepyeni sayfa anlayışıyla Türk gazeteciliğinde bir atılım gerçekleştiren Tan Gazetesi`ne yapılan bu baskın, basın tarihinin olduğu kadar demokrasi mücadelesinin de en önemli sayfalarından. İktidarın kışkırtmasıyla yaşanan Tan Baskını olayı, 69. yıldönümünde bir sergiyle anılıyor.Tan Gazetesi 1935 yılında Ali Naci Karacan, 1936`da Ahmet Emin Yalman`ın başyazarlığında yayımlandı. Zekeriya Sertel ve Halil Lütfi Dördüncü, Yalman`ın ortaklarıydı. 1938 sonunda Ahmet Emin Yalman`ın ayrılmasıyla Zekeriya ve Sabiha Sertel tarafından yönetilen gazete, İkinci Dünya Savaşı yıllarında tek parti rejimi altındaki Türkiye`de savaş karşıtı ve anti-faşist demokrasi cephesinin bayraktarlığını üstlendi. Bu tavır, hem tek parti yönetimini hem de faşizmin yükselişi sırasında güçlenen milliyetçi-ırkçı kesimi rahatsız etti. 1945 yılında doruğa çıkan tepkiler, 4 Aralık 1945`te baskınla noktalandı. Sabiha ve Zekeriya Sertel yargılandılar, beraat ettiler ama ülkeyi terk etmek zorunda kaldılar. Halil Lütfi Dördüncü, Tan gazetesini aralıklarla birkaç kere daha çıkardı. 6 Ocak 1959`da, hemen yanındaki binada meydana gelen patlama sonucunda Tan Matbaası binasının da yıkılmasıyla Tan Gazetesi, tarihin tozlu sayfalarına karıştı.Sanatın yeni adresi: Tan EviSergi işte tam bu noktada, Cağaloğlu yokuşunun başında, yıkılan Tan Matbaası`nın yerine inşa edilen Halil Lütfi Dördüncü İşhanı`nda açılıyor. Yeniden düzenlenerek Tan Evi adını alan orta avlulu bodrum katı, bundan böyle hem basın yayın tarihi hem de Cağaloğlu-Sirkeci semt tarihlerine odaklanan Tarih Vakfı etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Yokuşun Başı: Demokrasi Mücadelesinde Tan Gazetesi (1935-1945) sergisi, sergi salonu, kafe, sanat atölyeleri ve kitap satış birimlerinden oluşan Tan Evi`nin ilk etkinliği. Serginin küratörü Gökhan Akçura, tasarımcısı Mehmet Ulusel. Tarih Vakfı, Halil Lütfi Dördüncü İşhanı ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti işbirliği ile hazırlanan sergi, TÜYAP, Türkiye Yayıncılar Birliği ve Sirkeci Mansion Hotel`in desteğiyle gerçekleştiriliyor. 31 Mayıs 2015 tarihine kadar devam edecek sergiye, basın yayın tarihine odaklanmış panel, konferans, belgesel gösterimi gibi pek çok yan etkinlik eşlik edecek.`Demokraside hâlâ yokuş çıkıyoruz`Gökhan Akçura (Küratör): “Serginin adı Yokuşun Başı. İki şeye işaret ediyor bu isim. Bir Cağaloğlu`ndaki o ünlü yokuş. İkincisi de gerçekten demokraside hep yokuş çıkıyor olmamız. O dönemin gazeteleri de tıpkı bugünkü gibi demokrasi sınavından geçemediler. Artık tarihin gerisinde kalması gereken bir olay ne yazık ki hâlâ güncel. Sergide, gazetenin Sertel`lerin yönettiği ilk dönemi (1935-1945) esas aldık. Öncesi ve sonrasındaki döneme de kısaca değiniyoruz. II. Dünya Savaşı`nın öncesinden başlıyor olaylar. Bütün bu süreçte Zekeriya Sertel ve eşi Sabiha Sertel, Almanya, İtalya karşısında net bir tavır aldılar. Mesela Zekeriya Sertel`in savaşın başında yazdığı yazının başlığı “Tan antifaşisttir”. Bu tavırları hem iktidarın hem basındaki diğer odakların hoşuna gitmedi. Zaten savaşın ilk yıllarında Alman yanlısı bir tutum içindeydi hükümet. Bu dönemde de Türkiye`de ırkçı, Türkçü ve Turancı akımlar güçlenmişti. Savaşın sonuna iktidarın da kışkırtmasıyla gazeteye baskın yapıldı.


26 Kasım 2014 Çarşamba  02:05

Zaman

Manşet - Umut Oran`dan, Ethem Sancak ve gazete yöneticileri hakkında suç duyurusu


CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Akşam Grubu sahibi Ethem Sancak ile Akşam, Güneş ve Star gazetesi yöneticileri hakkında `suç işlemek için örgüt kurmak, hukuka aykırı suç isnadı, suç için anlaşma ve işlenmediğini bildiği halde sahte kanıt yaratarak suç uydurdukları` gerekçesiyle 7 yıldan 27`şer yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`na suç duyurusunda bulundu.Suç duyurusunu, müşteki Umut Oran adına vekili Av. Haluk Pekşen bugün Ankara Başsavcılığı`na yaptı. Konu hakkında yazılı bilgi veren Umut Oran, `İktidarı elinde bulunduran muktedirler, Goebbels taktikleriyle ne kadar büyük yalan söylerse söylesin bu iftirayı atanlardan hesap soracağım. Ethem Sancak ve sahibi olduğu havuz gazetelerinin yöneticileri hakkında çete kurup, suç uydurdukları gerekçesiyle bugün suç duyurusunda bulundum. CHP Genel Merkezi de 30`u aşkın suç duyurusunda bulundu, ben de hem idari, hem adli her yoldan 18 ayrı girişimde bulundum. Bu işin peşini bırakmayacağız.` dedi.SUÇ DUYURUSU YAPILAN İSİMLERTürk Ceza Kanunu`nun (TCK) 267, 220, 316. ve 271. maddelerine göre yapılan suç duyurusunda şikayet edilenlerin isimleri ve görevleri şöyle sıralandı:Ethem Sancak (Akşam Gazetesi İmtiyaz Sahibi)Murat Kelkitlioğlu (Akşam Gazetesi Gen.Yay.Yön.)Onur Demirhisar (Akşam Gazetesi Yazı İşl. Mdr.)Turgay Güler (Güneş Gazetesi Gen.Yay.Yönetmeni)Zafer Polat (Güneş Gazetesi Yazı İşleri Müdürü)Murat Sancak (Star Medya Yayıncılık A.Ş.)Nuh Albayrak (Star Gazetesi Genel Yayın Yön.)Yücel Koç (Star Gazetesi Yayın Koordinatörü)Filiz Güler (Star Gazetesi Yazı İşleri Müdürü)


25 Şubat 2015 Çarşamba  13:01

Zaman

Manşet - Basın Konseyi 27. yaşını kutladı


Basın Konseyi üyeleri, 27. kuruluş yıldönümü münasebetiyle düzenlenen yemekte bir araya geldi.Geceye konseye üye basın kuruluşlarından 50`ye yakın davetli katıldı. Programda konuşan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, basının zor bir dönemden geçtiğini söyledi. Konseyin Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı`nın gözaltı sürecinde ilk açıklama yapan ve destek veren kurumlardan biri olduğunu kaydeden Türenç, “Basın özgürlüğünün önemi her geçen gün artıyor.” dedi. Türenç, Basın Konseyi`ne yeni katılan Zaman Gazetesi, Bugün Gazetesi, Millet Gazetesi, Kanaltürk ve Bugün TV`ye teşekkür etti. Geceye CHP milletvekilleri Oktay Ekşi ile Mehmet Haberal, avukat Turgut Kazan, gazeteci Altan Öymen, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Abdülhamit Bilici, Bugün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt, Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Utku Çakırözer ve eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk katıldı.


08 Şubat 2015 Pazar  02:20

Zaman

Manşet - TGC: Cumhuriyet`in dağıtımının engellenmeye çalışılması sansürdür


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu bir açıklama yaparak, saldırıya uğrayan mizah dergisi Charlie Hebdo`nun karikatürlerini yayınlayan Cumhuriyet Gazetesi`nin dağıtımının polis tarafından engellenme girişimini kınadı. TGC Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada “Polisin Cumhuriyet Gazetesi`ne yönelik sansür girişimini kınıyoruz. Bu uygulamanın Anayasa`ya ve Basın Kanunu`na aykırı olduğunu hatırlatıyoruz” denildi.TGC Yönetim Kurulu`nun açıklamasında şu görüşler yer aldı: “Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında 154. sırada yer alan Türkiye`de halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına her gün yeni bir müdahale olmaktadır. Bunun son örneği Cumhuriyet Gazetesi`nin mahkeme kararı olmamasına rağmen polis tarafından dağıtımının engellenmeye çalışılması olmuştur.Cumhuriyet Gazetesi, bir dayanışma örneği olarak Fransa`nın başkenti Paris`te geçen hafta silahlı saldırıya uğrayan mizah dergisi Charlie Hebdo`nun bugünkü özel sayısından seçilen karikatürleri yayınlamıştır. Ancak Cumhuriyet Gazetesi`nin de basıldığı İstanbul Esenyurt`taki Doğan Medya Grubu`na ait Doğan Printing Center çıkışında polis, dağıtım kamyonlarını durdurmuştur. Saat 01.10`da içlerinde Hürriyet, Milliyet gibi gazetelerin de bulunduğu Yay-Sat`a ait kamyonları matbaadan çıkarken durduran polis ekipleri 40 dakika süreyle Cumhuriyet Gazetesi`ni kontrol etmiştir. Polis, daha sonra savcının izniyle kamyonların dağıtıma çıkmasına izin vermiştir. Demokratik ülkelerde gazeteler dağıtılmadan polis tarafından kontrol edilemez. Cumhuriyet Gazetesi`nin dağıtımının engellenmeye çalışılması sansür girişimidir. Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına müdahale edilmiştir. Bu girişim Anayasa`ya ve Basın Kanunu`nun 25. Maddesine aykırıdır. Basın Kanunu`nun 25. Maddesine göre `Soruşturma için sübut vasıtası olarak her türlü basılmış eserin en fazla üç adedine Cumhuriyet savcısı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kolluk el koyabilir` denilmektedir.Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak bu girişimi kınıyoruz. Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının korunması için iktidarı ve muhalefeti basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne sahip çıkmaya davet ediyoruz.”


14 Ocak 2015 Çarşamba  13:35

Radikal

Türkiye - Milli Piyango 2015 yılbaşı özel çekiliş sonuçları


Milli Piyango Yılbaşı çekilişi 2015 bu akşam noter huzurunda gerçekleştirilecek. Milli piyango yılbaşı çekilişini bekliyor. Peki çekilişi merakla bekleniyor ne zaman yapılacak? 50 milyon lira ne zaman sahibini bulacak? Milli Piyango Yılbaşı çekilişi ilk sonuçları ne zaman açıklanacak? Çekiliş hakkında merak ettikleriniz burada!


31 Aralık 2014 Çarşamba  16:21

Zaman

Manşet - Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı: 150 gazeteciyi gözaltına almayı darbeciler bile düşünmedi


Twitter fenomeni Fuat Avni gündemi sarsacak çok önemli bir operasyonu deşifre etti. Hükümetin medya üzerine tarihinde görülmedik bir operasyon yapacağını vurgulayan Fuat Avni, Zaman, Bugün, Hürriyet, Sözcü, Taraf ve Todays Zaman gazetelerinde çalışan 150 kişi ile birlikte Türkiye genelinde 400 kişinin gözaltına alınacağını yazdı.İstanbul, Ankara ve Malatya merkezli operasyonlarda, gazetecilerin yanında İstanbul`da Zir Vadisi ve Poyrazköy`deki kazılarda çıkan bomba ve mühimmatla ilgili çalışma yürüten ekibin de gözaltına alınacağını duyurdu. 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının intikamını almak ve algı operasyonu yapmak için gözaltı yapılacağı iddiasına tepki gösteren vatandaşlar ve Zaman okurları gazetenin Yenibosna`daki genel merkezine gelerek destek gösterisi yaptı.Yağmurlu havaya rağmen yüzlerce kişi Zaman`ın önüne akın etti. Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, gazete önünde bekleyen okur ve vatandaşlar ile basın mensuplarına hitap etti. Ekrem Dumanlı, 17 Aralık hırsızlığını ve yolsuzluğunu gizlemek üzere gündemi saptırmak için bir algı operasyonu yapılacağı iddialarının gündeme geldiğini ve bu saate kadar bunun yetkili ağızlarca yalanlanmadığını belirterek, “Mesela sadece Zaman, Todays, Bugün gazetesi, Samanyolu, Samanyoluhaber değil. Bunda başarılı olurlarsa ardından Sözcü Gazetesi, ardından Hürriyet Gazetesi, ardından başka gazete ve televizyonlar. Bu resmen hukuka yapılan bir darbedir, basına yapılan bir darbedir, fikir özgürlüğüne karşı yapılan bir darbedir.” dedi. Ekrem Dumanlı, “Mesele Türkiye`nin meselesi. Türkiye`yi içinden çıkılamayacak bir tiranlığa doğru, bir despotizme doğru. Şunu gayet iyi bilmeliler ki Türkiye`de basın susmaz. Medya susmaz. Herkes sussa biz susmayız. Bu bir fikir özgürlüğü meselesidir. Bu bir medya özgürlüğü meselesidir. Bu bir ülkenin temel hak ve özgürlüklerinin müdafaası meselesidir.” ifadelerini kullandı. Dumanlı son olarak “Allah`tan korkan hiçbir şeyden korkmaz, zalimlere boyun eğmeyeceğiz” diyerek , gazete önünde toplanan vatandaşlara teşekkür etti.Ekrem Dumanlının konuşmasının tam metni ise şöyle:BU RESMEN HUKUKA YAPILAN BİR DARBEDİRDeğerli zaman sevdalıları hoşgeldiniz. Türkiye`de demokrasiye insan haklarına basın özgürlüğüne inanan değerli zaman sevdalıları hoş geldiniz. Saatlerdir bekliyoruz bir yetkili çıkacakta bir internet fenomeninin ortaya attığı iddiaların yalan olduğunu hayal mahsulü olduğunu söylesin. Bir şey söyleyemediler. İddia nedir iddia? İnternetlerde yer alan iddiaya göre zaman gazetesi, Todays Zaman Gazetesi, Bugün Gazetesi, Millet Gazetesi, Bugün Televizyonu, Taraf Gazetesi, Samanyolu Haber ve Samanyolu TV. Bütün bunlara karşı bir operasyon yapılacak. Sebep? 17 Aralık hırsızlığını ve yolsuzluğunu gizlemek üzere gündemi saptırmak için kendi hatalarını ve günahlarını örtbas edebilmek için, kriminal ortaya koydukları yapıyı deşifre etmemek için bir hamle yapacaklar bir algı operasyonu yapacaklar. Eğer bunda başarılı olurlarsa.. İddia nedir iddiayı tekrar ediyorum. Bunda başarılı olurlarsa ardından Sözcü Gazetesi, ardından Hürriyet Gazetesi, ardından başka gazete ve televizyonlar. Bu resmen hukuka yapılan bir darbedir, basına yapılan bir darbedir, fikir özgürlüğüne karşı yapılan bir darbedir.TÜRKİYE BİR DESPOTİZME DOĞRU GİDİYORMesele sadece bazılarının söylediği gibi Cemaat parti kavgası olsaydı sineye çekmek mümkündü. İşte görüyorsunuz bütün basın kuruluşları üzerinde inanılmaz bir derecede baskı var. Bazı gazetelerin patronları hüngür hüngür ağlamak zorunda kalıyor. Bazı gazetelere telefon cihazları, alo dendiği zaman alo deyip hazır ola geçecek insanlar konuyor. Bazı gazete ve televizyonlara oraya insanlar yerleştiriliyor emir komuta zinciri içerisinde basın üzerinde bir baskı uygulanıyor. Bu onlara yeterli gelmemiş tatmin etmemiş ki şimdi yeni yeni bir kısım baskılar, ceberutluklar ve bir takım huşunetlerle beraber bir kısım operasyonlar yapmak istiyorlar. Buradan diğer basına da hitap ediyorum. Mesele bir camia ile bir parti arasında değil. Mesele Türkiye`nin meselesi. Türkiye`yi içinden çıkılamayacak bir tiranlığa doğru, bir despotizme doğru gidiyor. Şunu gayet iyi bilmeliler ki Türkiye`de basın susmaz. Medya susmaz. Herkes sussa biz susmayız. Bu bir fikir özgürlüğü meselesidir. Bu bir medya özgürlüğü meselesidir. Bu bir ülkenin temel hak ve özgürlüklerinin müdafaası meselesidir. Bir gazeteye, iki gazeteye, bir yayın grubuna, bir başka yayın grubuna hasretmek meseleyi yanlış anlama demektir. Hepsinden önemlisi budur.TÜRKİYE BİR ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ VERİYORTürkiye bir özgürlük mücadelesi veriyor. Kendi hatalarını gizlemek. kendi ayıplarını örtbast etmek, anti-demokratik uygulamalarını bir takım kılıflara sokarak geçiştirmek isteyen insanlar şunu çok iyi bilmeliler ki, bu millet hiçbir despota boyun eğmedi, bugünkü despotlara da boyun eğmeyecek. O yüzden değerli Zaman sevdalılar sürpriz yaptınız geldiniz, biz bilseydik personelimizin bir kısmı gitti, onlarda bekler sizinle kucaklaşırdı. Ama bir civanmertlik yaptınız bir yiğitlik yaptınız bir demokrasi mücadelesinde arslanlar gibi duruş nasıl olur gelip burada sergilediniz. Rica ediyoruz, dualarınızla konuştuğunuz görüştüğünüz insanlarla paylaşımınızla şuan Türkiye`nin geldiğimiz noktayı yakınlarınıza anlatın. Bu resmen zulümdür. Suçu olmayan insanları suç uyduracağız diye 1 yıldır, senaryolar yazan insanlar şunu gayet iyi bilmeliler ki bir gün mutlaka hukuk karşısında yapılan hukuksuzluğunun hesabı sorulacaktır. Bundan kaçış yok. Eğer halk sormazsa hak soracak. Allah soracak. Başını yastığa koyup ta rahatlıkla uyuyan bir deccal bir nemrut bir firavun hatırlıyor musunuz tarihte ? Elbette zulüm eden zulümüm de boğulacaktır. Elbette istikamet üzerine yaşayan insanlar istikamet üzerine yaşamanın dünyada ahirette de sevabını karşılığını alacaktır. Size çok teşekkür ediyorum. Şimdi arkadaşların söylediğini göre Emniyetin, adliyenin önüne giden arkadaşlarda olmuş.150 GAZETECİYİ GÖZALTINA ALMAYI, KENAN EVREN`İN MÜSTEKBİR BASKICI GENERALLERİ DÜŞÜNMEDİBen umut ediyorum bir devlet yetkilisi çıkacak, Bu cinnet mustatilini, 150 tane gazeteciyi gözaltına almayı Kenan Evren`in o müstekbir, o mütekebbir o baskıcı generalleri bir le düşünmedi. 28 Şubat`ın anti demokratik uygulamalarında 150 gazeteciyi gözaltına almak diye bir şey asla bahsedilmedi. Arkadaşlar, Türkiye`nin geldiği noktaya bakın. Bu sokaklarda bu caddelerde 1980 darbesinde askeri darbesinden askeri tanklar yürüdü, insanlar gözaltına alındı ama şu kadar 5 gazeteye 4 televizyona ardından başka bir 5 gazeteye, 4 televizyona ardından 150 gazeteciye ardından bir başka 150 gazeteciye bir baskı uygulayalım karakola götürelim mahkemeye verelim suç uyduralım, böyle bir cinneti bir cinneti hiç kimse böyle bir cürreti göze almadı. Allah memleketimizi muhafaza etsin, Allah memleketimizi muhafaza etsin, Allah ülkemize sağlık sıhhat versin, İstikamet versin. Zalimlerin zulmümden hepimizi muhafaza eylesin.ALLAH`TAN KORKAN HİÇBİR ŞEYDEN KORKMAZ, ZALİMLERE BOYUN EĞLEYECEĞİZEğer böyle operasyonlarla bizi korkutacaklarını sanıyorlarsa onu da açık söyleyeyim, Allah`tan korkan başka hiçbir şeyden korkmaz. Değerli zaman sevdalıları sizi tekrar tebrik ediyorum. Yanımızda olduğunuzu hissetmek bize moral veriyor. Biliyorsunuz ki tek başımıza da kalsak yürüyeceğiz, geriye dönmeyeceğiz. Zalimlere de boyun eğmeyeceğiz. Bu bir demokrasi mücadelesidir. Meydanlarda nutuk çekerek, insanlara yıllar boyu demokrasi üzerine hakkaniyet, adalet üzerine nutuk çekenlerin bu gün demokrasiyi rafa kaldırılması karşısında basın üzerinde despotça baskı kurmasına bir vicdanı olan insan tahammül edemez. Ve en azından bu yapılan şeyleri acıyla üzüntüyle takip eder. Bu Türkiye`nin özgürlük sayfasında önemli bir sayfadır. Biz hazırız bu sınavı vermeye. Bu milletin de hazır olduğunu düşünüyoruz. Ama bugün köşklerden saraylara rahat rahat yaşayıp, seneler içinde bunun kıyamete kadar süreceğini sananlara bir şey söylüyoruz.ZULÜM İLE ABAD OLANIN, SONU BERBAT OLURZulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Meseleyi sadece kendimiz, yayın grubumuz açısından görmeyin, mevzu sadece zaman gazetesi değil, Zaman`dan atlayıp Bugün`e, Bugün`den atlayıp Taraf gazetesine, oradan atlayıp sözcü gazetesine, oradan atlayıp hürriyet gazetesine, baskı kurmaya çalışan insanlar, cinnet geçiriyor demektir. O yüzden bunlara teslim olmamak, baskılara boyun eğmemek, antidemokratik uygulamalara evet bu da doğrudur dememek, o yüzden buraya kadar geldiniz, şeref verdiniz, bu mücadele devam edecek, herkes şunu bilsin, herkes sussa, zaman susmaz, zaman durmaz, zamanı durdurduğunu sananlar, olsa olsa, kendi saatini durdururlar. Ve sen saatini durdurdun diye zaman durmaz. Sen üç beş önde görünen bizim gibi insanları polisle savcıyla korkuttum diye, (ki korkuttum diyemezsin) korkutmaya teşebbüs ettin diye, insanlar korkmaz.ZALİMİ AZITTIKÇA, ZULMÜN SONU YAKLAŞMIŞ DEMEKTİRZift medyasına sesleniyorum; Öyle bir zift olmuşsunuz ki, tekrar üstünüze ziftler yağsa hissedilmiyor. Ama bizde bir süt medyasıyız, bir kirpik tanesi düşse üstümüze rahatsız oluyoruz. Biliyoruz ki bu kirpik tanesi, leke gibi üzerimize atılan kirpik tanesi, nasıl olsa tarih huzurunda reddedilecek. Suçumuzun olmadığı, hiçbir günahımızın olmadığı, hiçbir illegal işimizin olmadığını tarih yazacak. Ama bize sabahtan akşama iftira edenler, iftira üzerine iftira yayanlar, tarih huzurunda, Menderese kötülük yapanların hesap veremediği gibi hesabını veremeyecekler. Hukuk karşısında hesabını veremeyecekler. Mahşeri vicdan karşısında hesabını veremeyecekler. Mahşerde hesabını veremeyecekler. O yüzden umutsuzluğa kapılmak yok. O büyük üstadın cümlesiyle bitireyim, ümit var olunuz diyor, ümit var olunuz. Ne zaman söylüyor, imparatorluk parça parça olduğu zaman söylüyor. Biz ekmeksiz susuz yaşarız, ama hürriyetsiz yaşayamayız. Bir fikir adamının sözü ile kapatıyorum, ümit var olun. Zalim azıttıkça, zulmün sonu yaklaşmış demektir. Karanlık içerisindeki karanlık ruhlar, zıvanadan çıktıkça, sıratı müstakimden ayrıldıkça, ifrat ve tefritlere boğuldukça, masum insanlara iftira atmayı bir maharet sandıkça inşallah kendi sonlarını ve zulüm devrinin sonlarını hazırlıyor demektir. Asla ümitsizliğe kapılmayın, asla yalana yanlışa da güvenmeyin. Mesela sadece biz değiliz. Bizi çağırmalarına gerek yok. Zaten bu iddialar yanlışsa, yarın adliyeye gidip savcıların karşısına dikilip, hakimlerin gözlerini içine bakarak, UYAP`a da çağrıda bulunarak; “bizim hakkımızda bir şey var mı? Çıkarın bakalım.” diyeceğiz. Şimdilik sanal bir iddiadan ibaret. Hala umuyorum, hala ümit ediyorum, böyle bir cinneti böyle tımarhanelik bir şeyi, onlarca gazeteye doğrudan baskın yapmak, 150 gazeteciyi, 450 vatandaşı gözaltına almak gibi tımarhanelik bir projeyi yapanlar, belki sadece bunu hayal etmişlerdir, tahayyül etmişlerdir diye umut ediyorum. Eğer bunu uygulamaya koyacaklarsa, dünyada da rezil olacaklar, ahirette de rezil olacaklar. Lütfen ne yaşanırsa yaşansın, bilin ki; karanlığın en son noktası, aydınlığın başlangıcıdır. Allah yardımcımız olsun. Allah sizi muhafaza buyursun.


11 Aralık 2014 Perşembe  23:25

Zaman

Manşet - Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı: Medya ve demokrasiye darbe yapılmak isteniyor


Twitter fenomeni Fuat Avni gündemi sarsacak çok önemli bir operasyonu deşifre etti. Hükümetin medya üzerine tarihinde görülmedik bir operasyon yapacağını vurgulayan Fuat Avni, Zaman, Bugün, Hürriyet, Sözcü, Taraf ve Todays Zaman gazetelerinde çalışan 150 kişi ile birlikte Türkiye genelinde 400 kişinin gözaltına alınacağını yazdı.İstanbul, Ankara ve Malatya merkezli operasyonlarda, gazetecilerin yanında İstanbul`da Zir Vadisi ve Poyrazköy`deki kazılarda çıkan bomba ve mühimmatla ilgili çalışma yürüten ekibin de gözaltına alınacağını duyurdu.17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının intikamını almak ve algı operasyonu yapmak için gözaltı yapılacağı iddiasına tepki gösteren vatandaşlar ve Zaman okurları gazetenin Yenibosna`daki genel merkezine gelerek destek gösterisi yaptı. Yağmurlu havaya rağmen yüzlerce kişi Zaman`ın önüne akın etti. Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, gazete önünde bekleyen okur ve vatandaşlar ile basın mensuplarına hitap etti. Ekrem Dumanlı, 17 Aralık hırsızlığını ve yolsuzluğunu gizlemek üzere gündemi saptırmak için bir algı operasyonu yapılacağı iddialarının gündeme geldiğini ve bu saate kadar bunun yetkili ağızlarca yalanlanmadığını belirterek, “Mesela sadece Zaman, Todays, Bugün gazetesi, Samanyolu, Samanyoluhaber değil. Bunda başarılı olurlarsa ardından Sözcü Gazetesi, ardından Hürriyet Gazetesi, ardından başka gazete ve televizyonlar. Bu resmen hukuka yapılan bir darbedir, basına yapılan bir darbedir, fikir özgürlüğüne karşı yapılan bir darbedir.” dedi. Ekrem Dumanlı, “Mesele Türkiye`nin meselesi. Türkiye`yi içinden çıkılamayacak bir tiranlığa doğru, bir despotizme doğru. Şunu gayet iyi bilmeliler ki Türkiye`de basın susmaz. Medya susmaz. Herkes sussa biz susmayız. Bu bir fikir özgürlüğü meselesidir. Bu bir medya özgürlüğü meselesidir. Bu bir ülkenin temel hak ve özgürlüklerinin müdafaası meselesidir.” ifadelerini kullandı. Dumanlı son olarak “Allah`tan korkan hiçbir şeyden korkmaz, zalimlere boyun eğmeyeceğiz” diyerek , gazete önünde toplanan vatandaşlara teşekkür etti.Ekrem Dumanlının konuşmasının tam metni ise şöyle:BU RESMEN HUKUKA YAPILAN BİR DARBEDİRDeğerli zaman sevdalıları hoşgeldiniz. Türkiye`de demokrasiye insan haklarına basın özgürlüğüne inanan değerli zaman sevdalıları hoş geldiniz. Saatlerdir bekliyoruz bir yetkili çıkacakta bir internet fenomeninin ortaya attığı iddiaların yalan olduğunu hayal mahsulü olduğunu söylesin. Bir şey söyleyemediler. İddia nedir iddia? İnternetlerde yer alan iddiaya göre zaman gazetesi, Todays Zaman Gazetesi, Bugün Gazetesi, Millet Gazetesi, Bugün Televizyonu, Taraf Gazetesi, Samanyolu Haber ve Samanyolu TV. Bütün bunlara karşı bir operasyon yapılacak. Sebep? 17 Aralık hırsızlığını ve yolsuzluğunu gizlemek üzere gündemi saptırmak için kendi hatalarını ve günahlarını örtbas edebilmek için, kriminal ortaya koydukları yapıyı deşifre etmemek için bir hamle yapacaklar bir algı operasyonu yapacaklar. Eğer bunda başarılı olurlarsa.. İddia nedir iddiayı tekrar ediyorum. Bunda başarılı olurlarsa ardından Sözcü Gazetesi, ardından Hürriyet Gazetesi, ardından başka gazete ve televizyonlar. Bu resmen hukuka yapılan bir darbedir, basına yapılan bir darbedir, fikir özgürlüğüne karşı yapılan bir darbedir.TÜRKİYE BİR DESPOTİZME DOĞRU GİDİYORMesele sadece bazılarının söylediği gibi Cemaat parti kavgası olsaydı sineye çekmek mümkündü. İşte görüyorsunuz bütün basın kuruluşları üzerinde inanılmaz bir derecede baskı var. Bazı gazetelerin patronları hüngür hüngür ağlamak zorunda kalıyor. Bazı gazetelere telefon cihazları, alo dendiği zaman alo deyip hazır ola geçecek insanlar konuyor. Bazı gazete ve televizyonlara oraya insanlar yerleştiriliyor emir komuta zinciri içerisinde basın üzerinde bir baskı uygulanıyor. Bu onlara yeterli gelmemiş tatmin etmemiş ki şimdi yeni yeni bir kısım baskılar, ceberutluklar ve bir takım huşunetlerle beraber bir kısım operasyonlar yapmak istiyorlar. Buradan diğer basına da hitap ediyorum. Mesele bir camia ile bir parti arasında değil. Mesele Türkiye`nin meselesi. Türkiye`yi içinden çıkılamayacak bir tiranlığa doğru, bir despotizme doğru gidiyor. Şunu gayet iyi bilmeliler ki Türkiye`de basın susmaz. Medya susmaz. Herkes sussa biz susmayız. Bu bir fikir özgürlüğü meselesidir. Bu bir medya özgürlüğü meselesidir. Bu bir ülkenin temel hak ve özgürlüklerinin müdafaası meselesidir. Bir gazeteye, iki gazeteye, bir yayın grubuna, bir başka yayın grubuna hasretmek meseleyi yanlış anlama demektir. Hepsinden önemlisi budur.TÜRKİYE BİR ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ VERİYORTürkiye bir özgürlük mücadelesi veriyor. Kendi hatalarını gizlemek. kendi ayıplarını örtbast etmek, anti-demokratik uygulamalarını bir takım kılıflara sokarak geçiştirmek isteyen insanlar şunu çok iyi bilmeliler ki, bu millet hiçbir despota boyun eğmedi, bugünkü despotlara da boyun eğmeyecek. O yüzden değerli Zaman sevdalılar sürpriz yaptınız geldiniz, biz bilseydik personelimizin bir kısmı gitti, onlarda bekler sizinle kucaklaşırdı. Ama bir civanmertlik yaptınız bir yiğitlik yaptınız bir demokrasi mücadelesinde arslanlar gibi duruş nasıl olur gelip burada sergilediniz. Rica ediyoruz, dualarınızla konuştuğunuz görüştüğünüz insanlarla paylaşımınızla şuan Türkiye`nin geldiğimiz noktayı yakınlarınıza anlatın. Bu resmen zulümdür. Suçu olmayan insanları suç uyduracağız diye 1 yıldır, senaryolar yazan insanlar şunu gayet iyi bilmeliler ki bir gün mutlaka hukuk karşısında yapılan hukuksuzluğunun hesabı sorulacaktır. Bundan kaçış yok. Eğer halk sormazsa hak soracak. Allah soracak. Başını yastığa koyup ta rahatlıkla uyuyan bir deccal bir nemrut bir firavun hatırlıyor musunuz tarihte ? Elbette zulüm eden zulümüm de boğulacaktır. Elbette istikamet üzerine yaşayan insanlar istikamet üzerine yaşamanın dünyada ahirette de sevabını karşılığını alacaktır. Size çok teşekkür ediyorum. Şimdi arkadaşların söylediğini göre Emniyetin, adliyenin önüne giden arkadaşlarda olmuş.150 GAZETECİYİ GÖZALTINA ALMAYI, KENAN EVREN`İN MÜSTEKBİR BASKICI GENERALLERİ DÜŞÜNMEDİBen umut ediyorum bir devlet yetkilisi çıkacak, Bu cinnet mustatilini, 150 tane gazeteciyi gözaltına almayı Kenan Evren`in o müstekbir, o mütekebbir o baskıcı generalleri bir le düşünmedi. 28 Şubat`ın anti demokratik uygulamalarında 150 gazeteciyi gözaltına almak diye bir şey asla bahsedilmedi. Arkadaşlar, Türkiye`nin geldiği noktaya bakın. Bu sokaklarda bu caddelerde 1980 darbesinde askeri darbesinden askeri tanklar yürüdü, insanlar gözaltına alındı ama şu kadar 5 gazeteye 4 televizyona ardından başka bir 5 gazeteye, 4 televizyona ardından 150 gazeteciye ardından bir başka 150 gazeteciye bir baskı uygulayalım karakola götürelim mahkemeye verelim suç uyduralım, böyle bir cinneti bir cinneti hiç kimse böyle bir cürreti göze almadı. Allah memleketimizi muhafaza etsin, Allah memleketimizi muhafaza etsin, Allah ülkemize sağlık sıhhat versin, İstikamet versin. Zalimlerin zulmümden hepimizi muhafaza eylesin.ALLAH`TAN KORKAN HİÇBİR ŞEYDEN KORKMAZ, ZALİMLERE BOYUN EĞLEYECEĞİZEğer böyle operasyonlarla bizi korkutacaklarını sanıyorlarsa onu da açık söyleyeyim, Allah`tan korkan başka hiçbir şeyden korkmaz. Değerli zaman sevdalıları sizi tekrar tebrik ediyorum. Yanımızda olduğunuzu hissetmek bize moral veriyor. Biliyorsunuz ki tek başımıza da kalsak yürüyeceğiz, geriye dönmeyeceğiz. Zalimlere de boyun eğmeyeceğiz. Bu bir demokrasi mücadelesidir. Meydanlarda nutuk çekerek, insanlara yıllar boyu demokrasi üzerine hakkaniyet, adalet üzerine nutuk çekenlerin bu gün demokrasiyi rafa kaldırılması karşısında basın üzerinde despotça baskı kurmasına bir vicdanı olan insan tahammül edemez. Ve en azından bu yapılan şeyleri acıyla üzüntüyle takip eder. Bu Türkiye`nin özgürlük sayfasında önemli bir sayfadır. Biz hazırız bu sınavı vermeye. Bu milletin de hazır olduğunu düşünüyoruz. Ama bugün köşklerden saraylara rahat rahat yaşayıp, seneler içinde bunun kıyamete kadar süreceğini sananlara bir şey söylüyoruz.ZULÜM İLE ABAD OLANIN, SONU BERBAT OLURZulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Meseleyi sadece kendimiz, yayın grubumuz açısından görmeyin, mevzu sadece zaman gazetesi değil, Zaman`dan atlayıp Bugün`e, Bugün`den atlayıp Taraf gazetesine, oradan atlayıp sözcü gazetesine, oradan atlayıp hürriyet gazetesine, baskı kurmaya çalışan insanlar, cinnet geçiriyor demektir. O yüzden bunlara teslim olmamak, baskılara boyun eğmemek, antidemokratik uygulamalara evet bu da doğrudur dememek, o yüzden buraya kadar geldiniz, şeref verdiniz, bu mücadele devam edecek, herkes şunu bilsin, herkes sussa, zaman susmaz, zaman durmaz, zamanı durdurduğunu sananlar, olsa olsa, kendi saatini durdururlar. Ve sen saatini durdurdun diye zaman durmaz. Sen üç beş önde görünen bizim gibi insanları polisle savcıyla korkuttum diye, (ki korkuttum diyemezsin) korkutmaya teşebbüs ettin diye, insanlar korkmaz.ZALİMİ AZITTIKÇA, ZULMÜN SONU YAKLAŞMIŞ DEMEKTİRZift medyasına sesleniyorum; Öyle bir zift olmuşsunuz ki, tekrar üstünüze ziftler yağsa hissedilmiyor. Ama bizde bir süt medyasıyız, bir kirpik tanesi düşse üstümüze rahatsız oluyoruz. Biliyoruz ki bu kirpik tanesi, leke gibi üzerimize atılan kirpik tanesi, nasıl olsa tarih huzurunda reddedilecek. Suçumuzun olmadığı, hiçbir günahımızın olmadığı, hiçbir illegal işimizin olmadığını tarih yazacak. Ama bize sabahtan akşama iftira edenler, iftira üzerine iftira yayanlar, tarih huzurunda, Menderese kötülük yapanların hesap veremediği gibi hesabını veremeyecekler. Hukuk karşısında hesabını veremeyecekler. Mahşeri vicdan karşısında hesabını veremeyecekler. Mahşerde hesabını veremeyecekler. O yüzden umutsuzluğa kapılmak yok. O büyük üstadın cümlesiyle bitireyim, ümit var olunuz diyor, ümit var olunuz. Ne zaman söylüyor, imparatorluk parça parça olduğu zaman söylüyor. Biz ekmeksiz susuz yaşarız, ama hürriyetsiz yaşayamayız. Bir fikir adamının sözü ile kapatıyorum, ümit var olun. Zalim azıttıkça, zulmün sonu yaklaşmış demektir. Karanlık içerisindeki karanlık ruhlar, zıvanadan çıktıkça, sıratı müstakimden ayrıldıkça, ifrat ve tefritlere boğuldukça, masum insanlara iftira atmayı bir maharet sandıkça inşallah kendi sonlarını ve zulüm devrinin sonlarını hazırlıyor demektir. Asla ümitsizliğe kapılmayın, asla yalana yanlışa da güvenmeyin. Mesela sadece biz değiliz. Bizi çağırmalarına gerek yok. Zaten bu iddialar yanlışsa, yarın adliyeye gidip savcıların karşısına dikilip, hakimlerin gözlerini içine bakarak, UYAP`a da çağrıda bulunarak; “bizim hakkımızda bir şey var mı? Çıkarın bakalım.” diyeceğiz. Şimdilik sanal bir iddiadan ibaret. Hala umuyorum, hala ümit ediyorum, böyle bir cinneti böyle tımarhanelik bir şeyi, onlarca gazeteye doğrudan baskın yapmak, 150 gazeteciyi, 450 vatandaşı gözaltına almak gibi tımarhanelik bir projeyi yapanlar, belki sadece bunu hayal etmişlerdir, tahayyül etmişlerdir diye umut ediyorum. Eğer bunu uygulamaya koyacaklarsa, dünyada da rezil olacaklar, ahirette de rezil olacaklar. Lütfen ne yaşanırsa yaşansın, bilin ki; karanlığın en son noktası, aydınlığın başlangıcıdır. Allah yardımcımız olsun. Allah sizi muhafaza buyursun.


11 Aralık 2014 Perşembe  23:07

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

bugünkü atv haber izle nırleri izle  savaş akyüz kazası  silahlı kuvvetler zammı  22 07 2010 tv 58 akşam haberleri video izle  hatayda okullar tatilmi  20 subat 2009  29 haziranda olan trafik kazası  trt haber  22 12 2010 fox haber izle semazen  8 mart 2011 fox haber  akp 17 nisan mitingi  ankara havaalan yolunda kaza haber  özer kantarci tarfİk  habertürk ankara melih gökçek  habertürk magazin 11 kasım  23 07 2009 posta gazetesi arsiv  10 ocak ege tv haberleri dansoz  bakırköy sahil yolunda trafik kazası c y  13 05 2009 atv ana haber bülteni video izle  orhan hakalmaz  2 ekİm 2008 perşembe  017351