Bulunan Haber Sayısı: 344
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Magazin - Seyirci bu reçeli sevdi


Halil Sezai ve Şafak Pekdemir`in başrolleri paylaştığı “İncir Reçeli-2”ye sinemaseverlerin ilgisi büyük oldu.


01 Kasım 2014 Cumartesi  03:23

Milliyet

Dünya - `Şeriat polisi`nin Türk üyesi işini geri istiyor


Düsseldorf kentinde yaşanan olayda, radikal Selefilerin `şeriat polisi` adı altında devriye gezdiği ve özellikle gençlere yönelik propoganda yaptığı ortaya çıkmıştı. Bölgede yaşayan bazı kişilerin Alman polisini aramak yerine bu gruba başvurduğu tespit edilmişti. Bild gazetesi, grubun ...


01 Kasım 2014 Cumartesi  01:48

ntvmsnbc

Spor - Beraber Elendiler


Maçın sonucu her ikisine de yaramadı. Avustralya Sırbistan`ı 2-1 yenmesine karşın gruptan çıkan ekip Almanya`ya yenilen Gana oldu.


01 Kasım 2014 Cumartesi  06:43

ntvmsnbc

Dünya - Fransa`da `Dağlık Karabağ` zirvesi


Fransa Pazartesi günü Dağlık Karabağ zirvesine evsahipliği yapacak. Zirvede Dağlık Karabağ sorunuyla ilgili diyaloğun yeniden başlatılması hedefleniyor.


01 Kasım 2014 Cumartesi  06:43

Hürriyet

Yazarlar - Daha nasıl bilgi vereceklerdi? - Mehmet Y. YILMAZ


YENİ Şafak gazetesinin Ankara temsilcisi Abdülkadir Selvi`nin yazdığına göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ermenek`te iş kazasına kurban giden işçilerin ailelerine şöyle demiş:


01 Kasım 2014 Cumartesi  03:41

Radikal

Ekonomi - Başçı `yoğurdu üfleyerek mi yiyor`?


Merkez Bankası Başkanı Başçı da farkında ki; bugünlerde 2.20`ya gerileyen dolar kuru ilerleyen günlerde yeniden yukarı doğru dönerse enflasyona döviz kurundan gelen yansıma devam edecek.


01 Kasım 2014 Cumartesi  01:11

Zaman

Manşet - Ümraniye`de `MERS virüsü` şüphesi


Ümraniye`de, Nureddin Subaşı (73) isimli vatandaş, MERS virüsü şüphesiyle Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi`nde gözetim altına alındı.Suudi Arabistan`da Hac farizasını yerine getirerek 2 hafta önce yurda dönen Subaşı, akşam saatlerinde ateşi yükselerek mide bulantısı yaşadı. Yakınları tarafından Nuri Subaşı, `MERS virüsü` kapmış olabileceği ihtimali üzerine Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine kaldırdı. Acil servise kaldırılan Nuri Subaş`ı, kırmızı alanda tutularak gerekli tahliller yapıldı. Tahlillerin yapıldığı sırada acil servisi çalışanlarına ve vatandaşlara maske dağıtılarak tedbir alındı.Yapılan tahlillerin ardından Nuri Subaşı, Sağlık Bakanlığı`na bağlı Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri`ne bağlı özel bir ambulansla Maltepe Süreyya Paşa Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne sevk edildi.Her iki hastaneden de hastanın son durumuyla ilgili bir açıklama yapılmazken; Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ndeki karantina alınan oda dezenfekte edilerek yeniden açıldı.


01 Kasım 2014 Cumartesi  04:35

Zaman

Manşet - İktidar yüksek yargıyı kuşatıyor, Danıştay ve Yargıtay`a 169 yeni üye


İktidar, yüksek yargıyı ele geçirmek için yeni bir kanun teklifi hazırladı. Buna göre Yargıtay`ın 387 olan üye sayısı 515`e, Danıştay`ın 156 olan üye sayısı ise 195`e çıkarılacak. Yargıtay`da 8, Danıştay`da ise 2 yeni daire kurulacak. Şu anda 14 bin olan hâkim ve savcı sayısına ise yeni atamalarla iki yıl içinde 8 bin 500 kişi eklenecek.HSYK`da çoğunluğu ele geçiren hükümet, yüksek yargının diğer kurumlarında da değişikliğe gidiyor. AKP milletvekillerinin dün Meclis`e sunduğu kanun teklifine göre, Yargıtay`a 128, Danıştay`a 39 yeni üye alınacak. Yeni üyeleri yeni HSYK belirleyecek. Danıştay üyelerinin 10`unu Cumhurbaşkanı doğrudan atayacak. Yargıtay`da 8, Danıştay`da 2 yeni daire kurulacak. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da bu yıl 3 bin 500, önümüzdeki yıl 5 bin yeni hakim ve savcı alacaklarını açıkladı. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, yeni düzenlemeyi, “AKP`nin yargıya tamamen yerleşme operasyonu” diye yorumladı.AKP milletvekillerinin imzası ile dün Meclis Başkanlığı`na sunulan kanun teklifi ile Yargıtay`a 128, Danıştay`a ise 39 yeni üye alınacak. Yeni üyeleri yeni HSYK belirleyecek. Danıştay üyelerinin 10`unu Cumhurbaşkanı doğrudan atayacak. Yargıtay`da 8, Danıştay`da 2 yeni daire kurulacak. Yargıtay ve Danıştay`daki dairelerde görev yapan üyelerin daireleri de yeniden belirlenecek. Böylece dairelerde çoğunluğu elde edecek şekilde üyeler yeniden görevlendirilecek. Ayrıca Adalet Bakanı Bozdağ, bu yıl 3 bin 500, önümüzdeki yıl ise 5 bin yeni hakim ve savcı alacaklarını açıkladı. Halen Yargıtay`da 387, Danıştay`da ise 156 üye bulunuyor; 14 bin civarında da hakim ve savcı görev yapıyor. Kanun teklifinin, `makul şüphe` ile arama yapma ve `mal varlığına el koymayı` kolaylaştıran yargı paketi ile birleştirilmesi planlanıyor.`Yargıdaki iş yükü` gerekçesiyle hazırlanan AKP`nin kanun teklifi ile Yargıtay ve Danıştay`ın yapısı tamamen değiştiriliyor. Buna göre Danıştay`da dava dairesi sayısı 14`ten 15`e, `idari daire` sayısı birden ikiye, toplamda Danıştay`ın daire sayısı 15`ten 17`ye çıkarılacak. Danıştay dava dairelerinde görev yapacak üyelerin `hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yer veren siyasal bilimler, idari bilimler, iktisat ve maliye alanlarında yapmış olma` zorunluluğu kaldırılacak. İdari daireler arasındaki iş bölümü Danıştay başkanı tarafından yapılacak.Danıştay`daki daire başkanlarından oluşan `Başkanlar Kurulu`nun görevleri arasında sayılan; `üyelerin görev yerlerini belirlemek, zorunlu hâllerde daire başkanı ve üyelerin dairelerini değiştirmek ve tetkik hâkimlerinin çalışacakları daireleri, kurulları ve görecekleri işleri belli etmek ve gerektiğinde yerlerini değiştirmek` şeklindeki görevler kaldırılacak. Bu yetkiler, Danıştay başkanının etkin olduğu `Başkanlık Kurulu`nca kullanılacak. Bu durumda, Danıştay `üyelerinin görev yerlerini belirlemek, zorunlu hâllerde daire başkanı ve üyelerin dairelerini değiştirmek, Danıştay tetkik hâkimlerinin çalışacakları daireleri, kurulları ve görecekleri işleri belli etmek ve gerektiğinde yerlerini değiştirmek`, Başkanlık Kurulu`nun yetkisinde olacak. Ayrıca Yargıtay`da görev yapan tetkik hakimleri Yargıtay yerine HSYK tarafından atanacak. Birden fazla ilk derece ceza mahkemesi olan yerlerde iş dağılımını da HSYK doğrudan yapacak.HÜKÜMETİN ACELESİ VAR!HSYK ve cumhurbaşkanı, yeni Danıştay üyelerini kanunun yürürlüğe girmesinden 10 gün sonra seçecek. Seçimin tamamlandığı tarihten itibaren on gün içinde Başkanlık Kurulu, iş durumunu dikkate alarak, dava daireleri arasındaki iş bölümüne ilişkin karar tasarısını hazırlayacak ve Danıştay Genel Kurulu`nun onayına sunacak. Danıştay Genel Kurulu, tasarıyı beş gün içinde karara bağlayacak. Danıştay Genel Kurulu`nun iş bölümünün onaylanmasına ilişkin karar derhal Resmî Gazete`de yayımlanacak.YARGITAY`IN YAPISI İÇİN KANUN DEĞİŞİKLİĞİAynı süreler HSYK`nın seçeceği Yargıtay`ın yeni üyeleri ve Yargıtay`ın yapısı için de geçerli olacak. Bu durumda yeni Yargıtay üyelerinin seçilmesinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu yeniden belirlenecek. Yeni Birinci Başkanlık Kurulu on gün içinde, iş durumunu dikkate alarak, ceza ve hukuk dairelerinin sayısı ile bu daireler arasındaki iş bölümüne ilişkin karar tasarısını hazırlayacak ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu`nun onayına sunacak. Yargıtay Büyük Genel Kurulu, tasarıyı beş gün içinde karara bağlayacak. Hükümet birkaç ay önce Yargıtay`ın yapısını değiştirmek için kanun çıkarmış, ancak Yargıtay`da istediği şekilde bir değişiklik olmamıştı. Bu kanun teklifi ile birlikte hükümet, Yargıtay`ın yapısını değiştirmek için ikinci bir kanun çıkarmış olacak.Bu kanun teklifi, AKP`nin yargıya tamamen yerleşme operasyonudurİktidarın Yargıtay ve Danıştay`a yönelik operasyonu muhalefetin tepkisini çekti. CHP ve MHP`li vekiller, iktidarın tek amacının yargıyı tamamen ele geçirmek olduğu konusunda hemfikir.MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: “Yüksek yargıyı kendine bağlamak isteyen AKP, sorumluluğunu daha da ağırlaştıran bir operasyon içinde! Devleti ele geçirme, devletin kurumlarını ele geçirme hırsında yeni bir hamle yapıyorlar. AKP`nin yasama tahakkümünden sonra yüksek yargıya tam anlamıyla bir yerleşme operasyonudur. Öyle anlaşılıyor ki, AKP yanlışlarının önüne çıkacak yargı engellerini bertaraf etmek istiyor.”CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin: “Ülke olarak içeride ve dışarıda çok sıkıntılı süreç geçiriyoruz. Böylesine kritik bir sürece rağmen, iktidar Cumhurbaşkanı`na mahkum, Cumhurbaşkanı da kin ve intikam duygularıyla Türkiye`yi yönetmeye çalışıyor. Bu kadar sıkıntı varken, devletin kurumlarını kendi emellerine göre dizayn etmesi ne iktidara ne Türkiye`ye bir yarar sağlar. Yargıyı siyasallaştırmanın, yüksek yargıyı AKP`ye bağlamanın bedelini ağır öderler. AKP, yargıdan korunmak için hukuk sistemini değiştiriyor. İşin çivisi çıktı.”Bu bir felaket, yargıda işler çığırından çıkacakEmekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel: “Bunun izah edilebilir yanı yok! Bu teklif yasalaşırsa hem yerel hem yüksek mahkeme, mahkeme olmaktan çıkar. Hükümetin bu tasarrufu ile yargıda işler temelli çığırından çıkacak. Davaların daha kısa sürede görüşülmesine dönük tedbirler gerekirken, istinat mahkemeleri gündemdeyken, Yargıtay`a gelen iş yükünün azaltılması gerekirken, yüksek yargıda üye sayısının artırılması siyasi bir adımdır. Bu yasa teklifinin tek anlamı var: Bu açıkça hükümetin yüksek yargıyı ele geçirme harekatıdır. Hem Danıştay, hem Yargıtay`ın hükümetten bağımsız değerlendirme yapma imkanına sahip yapısının siyasi iradede rahatsızlık oluşturduğu biliniyordu. HSYK marifetiyle yerel yargıyı, yeni üye seçilmesini temin edecek yasa teklifi ile de yüksek yargıyı hükümet kendisine bağlamak istiyor. Maalesef hem yerel yargı, hem yüksek yargının hükümete bağlanması gibi bir süreçten geçiyoruz. Bir ülke için bundan daha büyük bir felaket olamaz.”


01 Kasım 2014 Cumartesi  04:53

Zaman

Manşet - Yürek yakan madenci şarkıları


Soma faciasının acısı henüz tazeyken bir acı haber de Karaman`dan geldi. Tarihimizde yaşanmış birçok maden faciası var, bir de o olayları anlatan şarkılar ve türküler. Bazılarını hatırlatmak istedik.301 madencinin şehit olduğu Soma faciasının üzerinden henüz birkaç ay geçmişken, acı bir haber geldi Karaman`dan. 18 maden işçisi su baskını sonucu madende mahsur kaldı. Bu satırlar kaleme alındığı saatlerde bütün ülke madenden gelecek sevinçli bir haber bekliyor. Her geçen saat ümitler biraz azalsa da umarım bu yazı okunurken sağ salim madenden çıkarlar. Onlarla ilgili haberleri izlerken aklıma “Umutsuz bir sonbahar günüydü/Çocukları uyurken çıktılar/Ereğli sokaklarına/Üzülmez`e gidiyorlardı” sözleriyle başlayan, Selda Bağcan`ın seslendirdiği `Maden İşçileri` şarkısı geldi. Soma faciasının ardından dinlediğim bu şarkıyı bir kez daha açıp dinledim. Öfke dolu bir sesle hüzünlü hikâyeyi anlatıyor bize. `Unutmayalım ve bir daha bu acıları yaşamayalım` edasıyla marş gibi seslendiriyor. Diverekli kazmacı Ali Çakır, Çaycumalı Ali Uslu ve diğerlerinin acı dolu hikâyesini… Ebedi istirahatgâhlarına gidişlerini, “Verdiler el ele, gönüller gönüle” sözüyle özetliyor.Sadece Selda Bağcan mı? Ölen madenciler için söylenmiş o kadar çok şarkı var ki arşivlerde. Çünkü bu acı maalesef ilk kez yaşanmıyor ve geçmişte de acılar şiirlere, şarkılara döküldü. Madenciler için yazılmış her biri birer ağıt olan onlarca şarkı var. Onlardan aklımıza ilk gelenlerden biri de rahmetli Cem Karaca`nın `Yoksulluk Kader Olamaz` adlı albümünde seslendirdiği `Maden Ocağının Dibinde` adlı şarkı. “Maden ocağının dibinde/Hava yok, ışık yok/Maden ocağının dibinde/Besin yok, karın yok/Maden ocağının dibinde/Oğlun bile yok/Bir sen varsın direnen! Ayırdılar seni dünyadan…” Cem Karaca, bu şarkıyı hem kızgın hem de acıtan bir sesle söylüyor. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıllarda Hayko Cepkin ve Kurtalan Ekspres, bu şarkıyı yeniden yorumlamıştı.Kara kuyular derindirÂşık Mahzuni Şerif`in Madenciler ya da Kara Kuyular Derindir isimli türküsü de böylesine hüzünlü bir eser. Mahzuni Şerif türküde; “Kara kuyular derindir/Burda kalır madenciler/Ücreti bir aferindir/Zehir solur madenciler. Bir de kara yüzleri var/Yaşamdan hayli uzak/Kömür gibi kadere bak/Bilmem n`olur madenciler…” bu sözlerden sonra sözünü şöyle bitiriyor: “Der Mahzuni kuyu dardır/Bize kolay ona zordur/Bir onurlu teri vardır/Bunu bilir madenciler…”Grup Yorum`un “İndim maden ocağına kara elmas diyarına/Yeryüzü sıcak olsun diye dost diye” başlayan ve içinde Kemal Özer`in şiirinin yer aldığı Madenci`den isimli şarkı da unutulmaz madenci şarkılarından. Esin Afşar`ın seslendirdiği Aysun Timurcan şarkısı `Madenci` de yine bu acıyı anlatıyor. Gülbahar`ın şarkısı `Madencinin Karısı`nı da unutmamak gerek. Osman Sökmen`in Maden Ocağı, bugün de canımızı yakan derdin yalın bir ifadesi.Yurtdışında da madenciler için yazılmış ve neredeyse tüm dünyada bilinen şarkılar var. Kendisi de bir madenci kızı ve madenci eşi olan Florence Reese tarafından kaleme alınan ve bugüne kadar yer yer sözleri değiştirilip farklı hak mücadelelerine uyarlanan, Billy Bragg, Natalie Merchant, Pete Seeger, Ani Difranco gibi isimler tarafından da seslendirilen `Which Side Are You on` ilk akla gelenlerden. Merle Travis`in Sixteen Tons isimli şarkısı da madencileri anlatır. Folk müzisyeni Woody Guthrie, madenciler ve işçiler üstüne en çok şarkı yazmış isimlerden biri. 1913 Massacre şarkısı da grevdeki madenciler ve ailelerinin başına gelen büyük bir faciayı anlatır.Umarız bir daha madenci şarkısı yazdıracak olaylar yaşanmaz ve acılar şarkılarda kalır.


01 Kasım 2014 Cumartesi  02:05

Zaman

Manşet - Şahin Alpay - IŞİD tehdidi ve Türkiye-ABD ilişkileri


IŞİD ya da yeni adıyla İslam Devleti örgütünün ortaya çıkışı muhakkak ki bir tesadüf değil, Batı`nın Ortadoğu`ya çeşitli müdahalelerinin bir sonucu.Sömürgecilik dönemiyle başlayan söz konusu müdahalelere ve 2. Dünya Savaşı sonrasında kurulan İsrail`e kayıtsız destek politikalarına yönelik tepkiler 1980`lerin sonlarında Batılı devletlere ve onlarla işbirliği yapan yerel rejimlere karşı mücadele eden radikal İslamcı El Kaide`nin kuruluşuna yol açtı. El Kaide, 11 Eylül 2001`de doğrudan ABD`ye saldırmasına cevaben George W. Bush yönetimi bölgeye yeniden şekil vermek iddiasıyla 2003`te Irak`ı işgal etti. Savaş çoğu Sünni en az 500 bin kişinin ölümüne yol açtı. Savaş sonrası kurulan Şii Arapların ağırlıkta olduğu rejim, Saddam döneminin egemenleri olan Sünnileri marjinalleştirdi.Suriye`deki Nusayri azınlığa dayalı Beşar Esad diktatörlüğünün 2011 başında özgürlük talebiyle sokaklara dökülen halka karşı açtığı savaşta Rusya, İran ve Hizbullah`ın geniş çaplı desteğini gördü. Başta ABD olmak üzere Batı`nın büyük ölçüde seyirci kaldığı bu savaşta ölen 200 bin kişinin önemli bölümü de yine Sünni Araplar oldu. Bu nedenlerle kökleri El Kaide`ye dayanan IŞİD, Sünni Arap aşiretlerinin ve Irak`ta eski Baas rejimi taraftarlarının desteğini alıyor. Bu destek kesilmedikçe, yani Sünni Araplar gerek Irak, gerekse Suriye`de iktidara ortak olmadıkça veya bir Sünni Arap devleti kurulmadıkça, IŞİD`in bastırılmasını, karışıklığın son bulmasını beklemek hayal olabilir. Akılda tutulması gereken öteki nokta ise, bugün bölgeyi kasıp kavuran kargaşada, ABD ve Batı`nın taşıdığı sorumluluk. Bu hususun altının çizilmesi, geçmişte yapılan yanlışların tekrarlanmaması açısından önem taşıyor.IŞİD`nin bölge için arz ettiği tehditle nasıl mücadele edileceği konusunda ABD ile Türkiye, daha doğrusu Washington`da Barack Obama ile Ankara`da Tayyip Erdoğan yönetimleri arasında ciddi görüş ayrılıkları var. Obama yönetiminin esas hedefi IŞİD. Kurulan uluslararası koalisyonun IŞİD güçlerini havadan bombalamasını; IŞİD`e karşı Irak ordusuna, Suriyeli rejim muhaliflerine, Irak ve Suriye Kürtlerine silah desteği verilmesini öngörüyor ancak IŞİD`e karşı kara savaşına girmeyi düşünmüyor. Esad`ın da hedef alınmasının İran`ı Şam`a daha büyük çapta yardıma yöneltmesinden çekiniyor.Erdoğan yönetimi ise bölgedeki kargaşanın kaynağında Esad rejimini görmekte. Bunun için krizin başından itibaren Suriye`de rejim değişikliği peşinde. Bunu ABD ile birlikte yapabileceğine dair beklentileri gerçekleşmediği için yakın zamana kadar rejimle savaşan radikal İslamcı örgütlere örtülü yollardan destek verdi. Baş düşman Esad rejimi yanında IŞİD`i, Suriye Kürtlerinin (PKK ile ilişkili) PYD örgütünü ve de (barış görüşmeleri yürüttüğü) PKK`yı da düşman görüyor. IŞİD`e karşı uluslar arası koalisyona destek vermek için ise Suriye`de Esad`ın uçaklarına yasak bölge ilan edilmesini, buna paralel bir güvenli (tampon bölge) oluşturulmasını, rejime karşı savaşacak Özgür Suriye Ordusu`nun bu bölgede eğitilip donatılmasını, Suriyeli sığınmacıların da burada korunmasını şart koşuyor.Başbakan Davutoğlu 28 Ekim`de BBC`ye verdiği mülakatta Türkiye`nin ABD ve İngiltere`nin de öyle yapması halinde Suriye`ye asker gönderebileceğini söyledi; İncirlik üssünü ancak Suriye`deki rejimi de hedef alması halinde koalisyona tahsis edebileceğini ima etti. Ankara ile Washington arasındaki görüş ayrılıkları, IŞİD kuşatması altındaki Kürt kantonu Kobani`nin nasıl savunulacağı üzerinde odaklandı. Kobanili Kürtlerin Türkiye`ye sığınmasına izin vermekle yetinen Ankara, ABD`nin IŞİD güçlerini havadan bombalamakla kalmayıp PYD`ye havadan silah yardımı yapmasına karşı çıktı. Sonunda Washington`un baskısıyla, ağır silahlı Iraklı Kürt peşmergelerin Türkiye üzerinden Kobani`ye geçmelerine yeşil ışık yaktı. Peşmergeler Türkiye Kürtleri tarafından “Yaşasın Başkan Obama!” nidalarıyla karşılandı.Ankara`nın önerileri Washington`da kabul görebilir mi? Cumhuriyetçi Parti`nin gelecek ay yapılacak seçimde Senato`da çoğunluğu elde edecek olursa Obama yönetimini buna zorlaması ihtimali var. Öte yandan ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel ve Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey, Ankara`nın uçuşa yasak ve tampon bölge oluşturulması önerilerine kapıları kapatmış değil.Umarım Washington ve Ankara bölgede yakın zamanda yaşanan acı tecrübelerin ışığında aklıselimin emrettiği yolda buluşur, Esad rejimine ya da IŞİD`e karşı veya her ikisine birden kara savaşına girmekten uzak dururlar. Zira bu takdirde en güçlü olasılık, yabancı askerlere yönelik tepkilerin bölgenin daha da büyük çapta yangın yerine dönmesi, alevlerin Türkiye`yi de sarmasıdır. (Tehlikenin boyutları için bkz. Haluk Özdalga, Zaman, 24.10.2014.) ABD ve Türkiye dahil müttefiklerinin esas hedefi, gerek Esad`ın, gerekse IŞİD`nin hedef aldığı kesimlere yardım elini uzatmaktan geri durmaksızın bölgedeki krize diplomatik çözüm aramak olmalı. Zira bölgedeki sorunlara askeri değil ancak siyasi çözümler bulunabilir.


01 Kasım 2014 Cumartesi  02:05

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  

ölümlü trafik kazalary ekim 2008  çeklerde hapis affı son haberler 2009  çorum hakimiyet gazetesi 12 kasım 2010  ülke tv sıradışı programı 2 2009 takvim gazetesi a  öğretetmen adaylarına ek eğitim uygulammen adaylar  çorum haki 2009 milliyet  çorum hakimiyet gazetesi 23 ocak  öss sabah gazetesi deneme sınavı 4 cevap anahtarı  çayyolu haberleri  İç anadolu büyük teleskop projesi  ölümlü trafik kazaları 28 ekim 2008  öss cevap anahtary 11 mayys 2009 tarihli  öteki gündem video 12şubat 2010 saat 20 00  ülke tv arşiv programını izle  ölümlü tr  öldü sanılan ama yaşayan adam  bursa olr  ölümlü trafik kazaları 16 12 2009  çekiliş listesi  kanal d ana haber bülteni 24 ocak canlı yayın  çorlusa hayatini kaybeden kadin  adıyaman asu tv salı günü haberleri izle