Bulunan Haber Sayısı: 225
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Mehmet Çetingüleç - Türkiye`ye yatırım yapmak isteyen bir yabancı olsaydınız…


Muhalif ya da merkezdeki birçok işadamına dolaylı yoldan “operasyon” tehditlerinin savrulduğunu, Asya Bank gibi sermaye yeterliliğinde hiçbir sorun olmayan bir bankanın yönetimine el konulduğunu, Koza-İpek Holding gibi Türkiye`nin en büyük şirketler grubundan birine bir sabah aniden polislerin girdiğini, Bu holdingin şirketlerine ait hisselerin 1 günde yüzde 15 değer kaybettiğini görseniz ne yapardınız? Ülkedeki bazı gruplara, kişilere, hatta kamu kurumlarının yöneticilerine bile “vatan haini” damgasının kolaylıkla yapıştırılabildiğini görüp, “yabancı olduğum için beni de düşman ilan edebilirler” diye düşünmez miydiniz? Hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan insanların, mezhep veya etnik aidiyet üzerinden ayrışmaya ve ayrıştırılmaya başlamasından ötürü siz de “dışlanma” korkusu yaşamaz mıydınız? Toplumun her kesimine nefret tohumlarının ekildiği, düşünce farklılığı olanların sırf bu yüzden birbirlerine “kinle, öfkeyle” yaklaştığı, sosyal medya üzerinden terör estirildiği bir ortamda huzur bulabilir miydiniz? İnsanlarının büyük bölümü mutsuz, umutsuz ve gelecek kaygısı taşıyan ülkenin geleceğine güvenebilir miydiniz? Gazetelerin, televizyonların susturulmak istendiği, özgürlüklerin “aidiyet bağına göre” lütfedildiği bir yönetim anlayışını “demokrasi” ile bağdaştırabilir miydiniz? Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca`nın bir dizi film senaryosu yüzünden yaklaşık 300 gündür “terörist” muamelesiyle cezaevinde tutulduğunu duyunca ne düşünürdünüz? Yıllardır operasyonların bitmediğini, hukukun her dönem başka bir grubu hedef aldığını görüp “beni de hedef alabilirler. Malımın ve canımın garantisi yok” kaygısına kapılmaz mıydınız? Duruma göre; askerlerin, polislerin “terörist”, aydınların, gazetecilerin, hakimlerin, savcıların “terör örgütü üyesi” ilan edildiğini duyunca aklınız karışmaz mıydı? Devlet politikalarının ve hükümet ilişkilerinin sık sık değiştiğini, bir gün “dost” olanın ertesi gün “düşman” ilan edildiğini, bir gün aynı masada oturanların ertesi gün karşı cephelerde yer aldığını görüp “buraya güvenilmez” kanaatine varmaz mıydınız? Bölücü terör eylemlerinin 31 yıldır süregelmesinden ve “artık bitti” denildiği anda yeniden başlamasından ötürü güvenlik endişesine kapılmaz mıydınız? Ülkede yaşayan vatandaşların kendi aralarında sohbet ederken bile devlet yöneticilerinin adını andıklarında, eleştirdiklerinde, espri yaptıklarında sağa-sola bakıp seslerini kısma ihtiyacı duyduklarını gözleyince “Burası özgür bir ülke mi?” diye sormaz mıydınız? Bütün olumsuzluklara rağmen, herkesi barıştırma, kaynaştırma, geniş tabanlı bir koalisyon oluşturma gibi fırsatların kolaylıkla harcandığını görseniz, “buraya huzur zor gelir” diye düşünmez miydiniz? Açıkça, korkmadan söyleyin: Siz yabancı yatırımcı olsanız ne yapardınız?


05 Eylül 2015 Cumartesi  02:08

Zaman

Manşet - Antalya`da 23 bin 800 seçmen buharlaştı


CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Ahmet Kumbul, Antalya genelinde toplam 23 bin 800 seçmenin kaydının listelerden silindiğini iddia etti. CHP`nin Antalya İl Başkanlığı`nda basın toplantısı düzenleyen Muratpaşa İlçe Başkanı Ahmet Kumbul, yaptıkları çalışmalarda seçmen listelerinden silinen binlerce isim tespit ettiklerini anlattı. 10 Eylül`e kadar muhtarlıklarda askıda kalacak listeleri kontrol ettiklerini ifade eden Kumbul, Muratpaşa ilçesinin toplam seçmen sayısının 340 bin 806 olduğu bilgisini verdi. Yaptıkları çalışma sonucu seçmen kayıtlarında tuhaf bir durumla karşılaştıklarını dile getiren Kumbul, “7 bin 210 seçmenimiz buharlaşmıştır. Haziran ayında seçmen listesinde var olan 9 bin 61 seçmenimiz başka illere, ilçelere taşınmış ve Muratpaşa`dan ayrılmıştır. Ancak 7 bin 210 seçmenimiz ise ülkemizin hiçbir yerinde kayıtlı değil. Yani yok olmuşlar. Yok olan seçmenlerimiz arasında yaptığımız taramada 221 kişinin partimizin üyesi olduğunu gördük. İçlerinde çok iyi tanıdığımız arkadaşlarımız, eski yöneticilerimiz de var. Nasıl oluyor da haziran ayında oy kullanan, sandığa giden bu insanlarımız 2 ay içinde birden yok oldular?” diye sordu. Kumbul, gazetecilerin sorusu üzerine Antalya genelinde seçmen kaydı silinen kişi sayısının da 23 bin 800 olduğunu aktardı.


05 Eylül 2015 Cumartesi  02:08

Hürriyet

Ekonomi - Keçi sağmak için 6 bin lira ödüyorlar


Kapadokya`da yer alan bir ekolojik turizm firmasının gerçekleştirdiği tatil programına katılan yabancı turistler, karşılığında ücret alınması beklenen keçi sağmak, at bakımı, yoğurt ve peynik yapımı gibi işlerle geçirdikleri bir haftalık tatile 6 bin lira veriyor.


05 Eylül 2015 Cumartesi  05:28

Zaman

Gündem - Halil`ime kıyanların elleri kırılsın


Mardin Dargeçit`te şehit edilen Emniyet Amiri İbrahim Halil Aksoy da Antalya`nın Alanya ilçesinden son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin eşi Aysun Aksoy, oğulları Mehmet (12) ve Cengiz (4) tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Aysun Aksoy, “Eşimi götürmeyin, ben onsuz ne yaparım? Ona kıyanların elleri kırılsın. Bırakın tabutu. Allah`ım bize dayanma gücü ver.” diyerek gözyaşı döktü. Saldırıda şehit düşen polis memuru Ahmet Akalın (22) da memleketi Konya`nın Doğanhisar ilçesinde gözyaşları içinde toprağa verildi. Acılı anne, oğlunun naaşının eve getirilmesi sırasında “Ahmet`im, hoş geldin kuzum. Gel yanıma, seni çok özledim, koklayayım seni. Senin yerine ben geçeyim, beni polis yapın. Beni salıverin, PKK`lıları ben tarayacağım. Düğünün böyle mi olacaktı?” diye ağıt yaktı. Şehidin 5 ay önce nişanlandığı Kübra Eski de güçlükle ayakta durdu. Şehit Akalın`ın tabutunun üstüne çeyizindeki çorap ve tişört konuldu.


05 Eylül 2015 Cumartesi  02:08

Zaman

Manşet - A. Turan Alkan - Mardin Hoyratı


“Mardin`de hayatını kaybeden 4 polisten Akif Hatunoğlu`nun vasiyeti cebinden çıktı” Gazeteler Belki yirmi sene önce, ya bir takvim yaprağında, büyük ihtimâl bir gazetenin edebiyat sayfasında gördüm o şiiri. Modern şiirden zevk aldığımı söyleyemem fakat o mısrâlar şair ilhâmından ötede bir şeydi; had derecede trajik ve yürek sökücü bir hikâyenin, ancak bir şair kaleminde yoğunlaşıp üslûba çekilmiş hali. Şairi o zaman merak etmiştim: Onat Kutlar`mış. Cehâletimin derecesini takdir ediniz ki Onat Kutlar`ın şiir yazdığını bile bilmiyordum. O mısralar böğrümde paslı bir çivi gibi durmuş. Ramazan`da memlekete gittiğimde artık sararmaya yüz tutan eski karton dosyaların birinden o kupür çıktı. `Kim bilir daha ne güzel şiirleri vardır Onat Kutlar`ın` diye meraka düştüm. Kitapçıdan `Unutulmuş Kent`ini aldım, bir çırpıda gözden geçirdim. Hayır! `Mardin Hoyratı` kadim zamanlarda yaşandığı hissini veren kanlı bir hikâye olarak yegâneydi ve, -lütfen sevenlerine zalim bir hüküm gibi görünmesin- kitapta ona denk düşen bir başka şiir yoktu. Bazen tek şiir, hatta tek mısrâ bile şairin ehliyetini çerçeveler ve Mardin Hoyratı böyle bir şiir: - Nedendir oğul, sabaha karşı bir kanat gölgesi geçti yüzünden Kartal mı desem yoksa keder mi Bir günah işledin mi? - İşledim ana, bir ağaç kestim. - Kalk oğul uyku iyi değildir Bir arpa ekmeği yapayım sana Günün çayı yatıştırır öfkeyi Bu horoz neden ötmüyor? -Düşte uyur görüyorum kendimi. -Sormak bana düşmez oğul, erkek kendi kanadıyla uçar, git su boyuna yıka ellerini bir de tütün sar Düğün yok ellerin neden kınalı? - Ana ben sevdiğimi öldürdüm. Becerebilsem bu şiirin devamını yazardım. Yine aynı soruyu sorardı bir tanesine anası, derdi ki, “Nedendir oğul, bir kanat gölgesi geçti yüzünden sabaha karşı; bir günah mı işledin?” Oğul uyku mahmuru, pişman ve sararmış bir yüzle “İşledim ana” derdi, “Bir ağaç kestim, bir ağaçtan çok daha fazlası; korular, ormanlar yok ettim; yüce dağ başlarından, yeşil yaylalardan, su mecrâlarından yollar geçirdim, yeşillikleri betonla sıvadım. Kazanmanın en kolay yolu buydu...” Evlâdının kusurlarını unutmaya hazır her anne gibi teselli ederdi terli perçemlerini okşayarak, “Hadi kalk oğul, bir şeyler atıştır, güzel şeyler düşün, kendine gel”. Sonra o garip sessizliği ana da fark ederdi, “Niçin bu horoz ötmüyor; insanlar neden korkulu ve mutsuz, sakın başka bir şey yapmış olmayasın oğlum?” “Bilir misin ben artık uykuyu yitirdim anne; rüya görmüyorum artık; yapışkan ve ağır kokulu bir bataklığa gömülmüş birer kâbustan ibaret dalıp gitmekliklerim. Hastayım ana çok hastayım.” “Haydi haydi, kov şu kâbuslarını; eskisi gibi insanları mutlu etmek için geceni gündüzüne katan sen değil miydin, yine yap; yiğit düştüğü yerden kalkar. Seni hâlâ sevenler var. Yüzüne su çarp, ellerini yıka... ama neden ellerin kanıyor senin, bir düğün vardı da orada mı kınaladın? “Anacığım, ben sevdiğimi öldürdüm; ellerim göçmen çocukların, gariban memleket delikanlılarının kanı, mazlumların âhıyla kirlendi. İnsan eti yedim, başkalarının ıstırabıyla gönendim. Taşınmaz oldu bu eller. Kesip kurtulsam ne kolay. Cürmüm, kefâret kabul etmez derecede ağır; kızdırılmış ateşten bir lâle gibi boynumu sıkıştırıp duruyor. Korkuyorum, çok korkuyorum! Ah ana, niye doğurdun ki beni?”


05 Eylül 2015 Cumartesi  02:08

Sözcü

Gündem - Okullar ne zaman açılacak? (Özel okullar ve devlet okulları)



02 Eylül 2015 Çarşamba  11:51

Zaman

Manşet - Adli tatil, yarın bitiyor


Yargıda, 20 Temmuz günü başlayan adli tatil, yarın sona eriyor. Yargıtay adli yıl için Türkiye Büyük Millet Meclisi`ne (TBMM) kokteyl verecek. Türkiye Barolar Birliği (TBB) ise alternatif bir kutlama yapacak. 20 Temmuz 2015`te başlayan adli tatil yarın sona eriyor. Yeni adli yıl için Yargıtay 1 Eylül`de, TBMM`de `Adli Yıl Açılış Töreni ve Yargıtay Onur Günü` kokteyli verecek. Önceki yıllarda yaşanan tartışmalar neden ile adli yıl açılışları kaldırılmıştı. Yapılan düzenleme sonrası TBB bu yıl kendi adli yılını kutlama karar aldı. TBB, 5 Eylül Cumartesi günü uluslararası baro birlikleri temsilcilerinin de konuşacağı bir açılış programı yapacak. Konuşmaların ardından `adil yargılanma hakkı bağlamında bağımsız savunma` konulu konferans düzenlenecek. Konferansın ardından TBB üyeleri Anıtkabir`i ziyaret edecek. (CİHAN)


30 Ağustos 2015 Pazar  12:17

Zaman

Manşet - Şampiyon okullara polis baskınları sürüyor


Fatih Koleji`nin Küçükçekmece Atakent`teki şubesine sabah saatlerinde polis eşliğinde denetim memurları geldi. Türkiye`de ve uluslararası bilim olimpiyatlarında pek çok madalyası bulunan okula gelen memurlar kurum avukatlarının talep ettiği izin belgelerini göstermek istemedi. Okula gelen polislerin dünkü tepkilerden sonra yeleksiz gelmesi ve kameralardan kaçmaları dikkat çekti. Okul yetkilileri denetim evraklarında okulun isminin geçmediğini ve denetimin hukuksuz olduğunu belirtti. Kurum Avukatı Emrah Bayram da, `Aynı müfettişler 3 ay önce tekrar denetimlere geldi. Ne yaparlarsa yapsınlar Fatih Kolej velileri de müsterih olsun bu okullarda kanunun nizamın ve çıkardıkları yönergelerin altında hiçbir şey bulamazlar. Bu okullar Avrupa standartlarında eğitim yapan kurumlar.` dedi. Polis eşliğinde Fatih Koleji`nin Küçükçekmece Atakent`teki Şubesine gelen gıda, tarım, SGK, maliye ve belediye ekipleri okul görevlileri tarafından karşılandı. Denetim memurları genel bir belge ile denetim yapmak isteyince avukatlar karşı çıktı. Denetime ilişkin izin belgelerini bir türlü göstermek istemeyen görevliler ile avukatlar arasında bir süre tartışma yaşandı. Okulun avukatı Emrah Bayram, `Bu okullar 2 yıldır sürekli denetleniyor. Milli Eğitim müfettişleri geliyorlar. Biz diyoruz ki `bu okullar Nisan-Mayıs ayında denetlendi. Biz bu müfettiş raporlarının neticelerini istiyoruz` diyoruz. Onları vermekten dahi imtina ediyorlar. Nisan ayında gelmişler denetim yapmışlar o denetimin belgeleri onlarda ama yine o denetim belgelerini bizden istiyorlar. Ya zaten siz denetim yapıyorsunuz bu defterler sizde. Aynı belgeleri tekrar istiyorlar. Yani burada iş tabela ölçmek değil. Burada pırıl pırıl nesiller yetişiyor. Keşke buradaki müfettişler içler acısı milli eğitim okullarını görseler. Ne yaparlarsa yapsınlar Fatih Kolej velileri de müsterih olsun bu okullarda kanunun nizamın ve çıkardıkları yönergelerin altında hiçbir şey bulamazlar. Bu okullar Avrupa standartlarında eğitim yapan kurumlar.` açıklamasını yaptı. `Türkiye`de acılı günler yaşadığımız bu günlerde bir çok ilde yaşanan ironiyi burada yaşıyoruz.` diyen Bayram şöyle devam etti: `Hangi kurumdan talimat aldıkları belli olmayan, niçin buraya geldiklerini bilmeyen arakadaşlar geldiler ve denetim yapmak istediklerini söylediler. Ne bir görevlendirme yazıları var, hangi yetkiyle neyi kontrol edeceklerini dahi bilmeden, her haliyle siyasi saiklerle yapıldığı belli. Türkiye`nin en iyi eğitim kurumlardan bir tanesine denetime geldiler. Denetim işlemlerini yapmaya çalışırken birçok hukuksuzlukları yaşamaya devam ettik. Çünkü hangi kurumun talimatıyla iş yaptıklarını kendileri dahi bilmiyorlar. Yaptıkları denetimin içinde nasıl hatalar barındırdığını kendileri de biliyorlar. Sadece bu kayıt döneminde velileri taciz etmeye, insanları huzursuz etmeye yönelik idari işlemler yapılıyor. Bir Fatih koleji velisi olarakta söyleyeyim hiç bir hukuka aykırılık olmadığını standartların üzerinde bir eğitim kurumu olduğuna bizler şahidiz. Ne kadar denetim yaparlarsa yapsınlar hiç bir kanuna nizama aykırı bir durum yok. Bu okullar bu ülkede Fatihler yetiştirmek için kurulmuşlar. İyi insan yetiştirmeye devam edecekler.` Okulun velilerinden Levent Arda ise, `Biz öğrenci velisi olarak gerçekten de huzursuzuz. Okul başlamadan önce öğrencilerimizin oryantasyon programları var. Burada denetimleri görmeleri onları öğrencilerimizin huzursuz ediyor ve eğitimlerine olumsuz etkiliyor. Yani bir hukuk zemini içerisinde yapılmadığını fark ediyoruz. Özellikle bizim yavrularımızın bulunduğu okullara yapılması bizi ayrıca üzüyor.` ifadelerini kullandı.


03 Eylül 2015 Perşembe  13:54

Zaman

Manşet - CHP`li Tanal, `Büyük İstanbul Otogarı`nı Meclis`e taşıyor


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul milletvekili Avukat Mahmut Tanal, Büyük İstanbul Otogarı`nı meclise taşıdı. Tanal otogar sorunu ile ilgili İçişleri Bakanı`na cevaplaması talebiyle 11 soru yöneltti. CHP`li Tanal,Türkiye`nin ve Avrupa`nın en büyük otogarı olan Büyük İstanbul Otogarı`nda son dönemde gündeme gelen temizlik. tuvalet ve güvenlik sorunlarını Meclis`in gündemine getirdi. Günde binlerce insanın kullandığı otogarda tuvalet bulunmadığı ve insanların zor durumda kaldıklarını öne süren Tanal, alt katlardan kötü kokular geldiğini, otogarın çöpler içerisinde olduğunu ve özellikle akşam vakitlerinde güvenliğin olmadığını, bu sebeple otogar esnafı ve yolcuların rahatsız olduğunu ifade etti. `İÇİŞLERİ BAKANINA 11 SORU` Tanal, otogarda yaşanan olumsuzlukların sebebiyle ilgili, İçişleri Bakanı`na yönelttiği soru önergesi şöyle: 1-Büyük İstanbul Otogarı`nın duvarlarının çatlak ve dökük içinde olduğu doğru mudur? Şayet doğru ise gereken tadilat işlemleri ne zaman yapılacaktır? 2-Otogar içerisinde kaç adet tuvalet bulunmaktadır ve kaç tanesi faaliyettedir? 3-Tuvalet hizmeti ücret karşılığında mı verilmektedir? 4-Tuvaletlerde hijyen ne ölçüde sağlanmaktadır? Bu konuda gereken denetim yapılmamakta mıdır? 5-Tuvalet yokluğu nedeniyle vatandaşların tenha yerlerde ihtiyaçlarını gidermek zorunda kaldıkları Bakanlığınızca bilinmekte midir? 6-Otogar ve çevresinin temizliği ne sıklıkla yapılmaktadır? Özellikle alt katlardan kötü kokuların yayıldığı Bakanlığınızca bilinmekte midir? 7-Otogar esnafının düzenli olarak aidat ödemesine rağmen hizmet alamamalarının sebebi nedir? Ödenen aidatlar ne için kullanılmaktadır? 8-Otogarda güvenlik ne ölçüde sağlanmaktadır? Akşam vakitlerinde otogarın uyuşturucu bağımlıları tarafından kullanıldığı Bakanlığınızca bilinmekte midir? 9-Çöpler, dökük duvarlar, kötü kokular ve güvenliği olmayan bir ortamda Büyük İstanbul Otogarı`nda vatandaşlara ve turistlere nasıl hizmet verilecektir? Bu vaziyet İstanbul`a yakışmakta mıdır? 10-İş bu önergemde belirtmiş olduğum hususlar hakkında otogar yönetimi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi`nin acilen harekete geçirilerek sorunları giderici önlemler alınması sağlanacak mıdır? 11-Önerge tarihine kadar yaşanmış görüntü, koku ve çevre kirliliği nedeniyle sorumlular hakkında yasal işlem başlatılacak mıdır? (CİHAN)


01 Eylül 2015 Salı  11:17

Milliyet

Ekonomi - İşte Türkler`in en çok tatile gitmek istediği ülke


Araştırma şirketi DORinsight, Türkler`in yurt dışındaki tatil tercihlerini araştırdı. AA muhabirinin `Yurt dışı tatil tercihleri` başlıklı araştırmadan derlediği verilere göre ABD, Türkler`in yurt dışında en çok tatil yapmak istediği ülke oldu. Araştırma 8 bin 22 kişiyle ...


31 Ağustos 2015 Pazartesi  16:09

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  

8 ekim  14 mart sky tv haber bülteni video izle  gezginci  gazetesi ygs cevap anahtarı  10 ocak 2010 tır kazası  usobo  ege tv 26 ocak yayını  hepsi ıslanları  2 mart star tv ana haber izle  posta gazetesi çukurova eki adana 489  sami kutsal haberleri  sat  ege tv 11 ağustos  17 01 2011 radikal gazetesi  14 ocak p  2ocak 2010 fox tv ana haber izle  1990 senesi  8 02 2010  9 nisan 2009 zaman denemesi ygs cevap anahtarı  milliyet gazetesi 29 01 2012 tarihli oyak haberi  01 16 2009 foxon ana haber izle  balıkesir geçen haftanın hava durumu 4 ocak