Bulunan Haber Sayısı: 481
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Milliyet

Kültür Sanat - Ünlü işkadınını öz kardeşi darp etti


Arıkan Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda MEF Okulları`nın sahibi İbrahim Arıkan, geçen yıl kalp krizi sonucu felç geçirdi. Hareket edemeyen işadamı, özel odada bakıma alındı. Kızı Ebru Arıkan, babasının tedavisini olumlu yönde etkileyeceğini düşünerek terapi seanslarında ...


27 Nisan 2015 Pazartesi  09:03

Zaman

Manşet - Okulları bağışlar ayakta tutuyor


Bakanlık ödenek vermeyince okullar, velilerden topladığı bağışları artırdı. Temizlikten personel maaşlarına, kalorifer giderlerinden kapı, pencere tamiratına kadar bütün ihtiyaçlar velinin cebinden çıkıyor. Meydan gazetesinin haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı`nın (MEB) okullara yeterli ödeneği vermemesi, okulları veliden para toplamaya itiyor. Eğitim yılının başında, özel günlerde farklı gerekçelerle sürekli istenen bu paralar velileri zor durumda bırakıyor. Okulların ihtiyaçlarının tamamı velilerden toplanan paralarla karşılanıyor. Başta İstanbul olmak üzere MEB`e bağlı devlet okullarının tamamında durum aynı. Okul idareleri giderleri ve hizmetlilerin maaşını ödeyemeyince, okulun temizliği velilerin getirdiği malzemelerle veliler tarafından yapılıyor. Velilerden dönemlik ve yıllık şeklinde alınan bedellerle okulun ihtiyaçları gideriliyor. En son İstanbul Arnavutköy ve Fatih`te iki okul, velilere gönderdiği yazıda, okulun ihtiyaçları için 100 TL ve 30 TL olmak üzere bağış adı altında para istedi. PAMUK ELLER CEBE! Kaynağa ihtiyaç duyan okul yönetimleri zamansız velinin kapısını çalabiliyor. Arnavutköy`deki bir okulun yönetimi de geçtiğimiz günlerde öğrencilerinden de bağış adı altında 100 TL para talep etti. Okul Aile Birliği tarafından velilere gönderilen yazıda, “Sayın velim, okul aile birliği olarak bugüne kadar okulumuzun temizliğini bakım, onarımını, boyasını ve hizmetlerin aksamaması için elimizden gelen gayreti bazı değerli velilerimizle okul müdürümüzle beraber yaptık. Ama bu günden itibaren okulumuzun bütçesi olmaması sebebi ile hizmetlerin aksamaması için siz değerli velilerden öğrencimiz için yıllık 100 TL olan bağışlarınızı yapmanızı rica ederiz” ifadeleri yer aldı. BÜTÇE AÇIĞA İLAÇ OLMUYOR 2014 yılında 56 milyar TL olan MEB bütçesi, artan okul, derslik, öğretmen ihtiyacı ve acil çözüm bekleyen altyapı sorunlarına rağmen 2015 yılı için 62 milyar TL olarak öngörüldü. Eğitim Sen`in raporuna göre, eğitim harcamaları büyüyen ihtiyaçları karşılamaktan uzak. Bakanlığın okullara verdiği ödenekler ise sınırlı. Okullar da her yıl artan faturalarla velilerden daha çok bağış istiyor. DETERJAN, PERSONEL MAAŞI, TAMİRAT MASRAFI… Velilere gönderilen yazıda yer alan ihtiyaç kalemleri ise dikkat çekici. Okulun temizlik malzemesi, personel maaşı, kalorifer tamiratı, elektrik tamiratı ve florasan lamba, nalbur malzemesi, bilgisayar tamiratı, kırılan cam ve kapı onarımı, tebeşir ve benzeri ihtiyaçlarını velinin karşılaması istendi. SİGORTA ÖDEMESİNİ BİLE VELİ YAPIYOR Başakşehir`de bir ortaokulda da aynı sahne yaşanıyor. Velilere gönderilen yazıda, okulun giderleri için öğrencilerden dönemlik 30 TL isteniyor. Yazıda bu bedelin, okula mescit yaptırılması, fotokopi malzemesi alınması, boya badana temizliği, öğrencilere her ay yapılmak üzere alınacak deneme sınavları, okulda çalıştırılan 6 hizmetlinin çalıştırılması için istendiği yazıyor. Ayrıca, bunların karşılanması için ciddi bir ekonomik ihtiyaç gerektiği belirtilerek “Okul kantinimizden gelen 2.870 TL dışında hiçbir gelirimizin olmadığı gibi bu gelirimizle 2 hizmetlimizin maaş ve sigorta ödemelerini karşılamaktayız. Öğrencilerimizin daha donanımlı ve temiz bir ortamda ders görebilmeleri için siz velilerimizin yardımına ihtiyaç duyup ödemelerimizi yapamamaktayız” ifadeleri yer aldı.


22 Nisan 2015 Çarşamba  08:27

Zaman

Manşet - Afgan eğitim bakanı: Okul açmak isteyenler “Türkler gibi eğitim vereceğiz” diyor


Afganistan`ın başkenti Kabil`de Afgan Türk Çağ Eğitim Kurumları bünyesinde açılan eğitim merkezi, bölge halkının hizmetine sunuldu. Açılış törenine katılan Eğitim Bakanı Dr. Şefik Samim, Fethullah Gülen Hocaefendi`yi ülkedeki eğitim kurumlarının fikir mimarı olarak gördüğünü belirterek, kendisine ve Hizmet Hareketi`ne teşekkür etti. Samim, özel okul açmak için Eğitim Bakanlığı`na başvuranların artık `Türk okulları gibi kaliteli eğitim vereceğiz` demelerinin kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi. Bakan Samim, ülkede Türk okullarının örnek alınmasıyla iftihar ettiğini ifade etti. Afganistan`da 1995 yılından itibaren eğitim kalitesiyle ülke çapında adından söz ettiren Afgan Türk Çağ Eğitim Kurumları (ATCE) başkent Kabil`in Bagrami ilçesinde bir eğitim merkezi açarak bölge halkına hizmet vermeye devam ediyor. Açılış törenine Afganistan Eğitim Bakanı Dr. Şefik Samim, Kabil Vilayeti Milli Eğitim Müdürü Beşir Ahmet Vardak, ATCE Yönetim Kurulu Başkanı Numan Erdoğan, Bagrami Kaymakam Yardımcısı Muhammed Murit Huruşan`ın yanı sıra birçok seçkin davetli katıldı. YENİ EĞİTİM MERKEZİNDE 300`Ü KIZ TOPLAM 700 ÖĞRENCİ ÜCRETSİZ EĞİTİM ALIYOR Açılış konuşmasını yapan ATCE Yönetim Kurulu Başkanı Numan Erdoğan, 20 yıldan beri eğitim faaliyetlerine devam ettiklerini ve ATCE`nin Afganistan`da bu konudaki boşluğu doldurmaya çalıştığını ifade etti. Erdoğan, konuşmasında, eğitim merkezindeki 300`ü kız toplam 700 öğrencinin tamamının ücretsiz hizmet aldığına dikkat çekti. Bölgedeki çocukların açılan eğitim kurumuna gelerek üniversiteye hazırlanmalarını ve başarılı olmalarını amaçladıklarını belirten Erdoğan, Türk eğitim kurumlarından mezun olan öğrencilerin yüzde 98 başarı elde ettiğini vurguladı. ATCE`den mezun olan öğrenci sayısının 4 bine yakın olduğuna değinen Erdoğan, bu mezunların hayatın her kesiminde ülkesine, devletine ve halkına hizmet ettiklerini kaydetti. Erdoğan, halihazırda ülkenin 6 farklı vilayetinde, aralarında 2 bin kız öğrencinin de bulunduğu toplam 8 bin kişinin Türk okullarında eğitimlerini sürdüklerini hatırlattı. BAKAN: BU HİZMETLERİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ; HOCAEFENDİ VE HİZMET HAREKETİ`NE TEŞEKKÜR EDERİM `Türk kardeşlerim hoş geldiniz.` diyerek konuşmasına başlayan Eğitim Bakanı Dr. Şefik Samim ise binlerce Afgan çocuğunun Türk okullarında çok iyi eğitim aldığını söyledi. Samim, okullardan mezun olan öğrencilerin üniversite giriş sınavında ilk sıralarda yer aldıklarına dikkat çekti. Samim, Türk okullarının elde ettiği başarılarından dolayı ATCE yönetim kurulu ve kadrosuna teşekkür etti. Afgan halkının yapılan hizmetleri hiçbir zaman unutmayacağını dile getiren Bakan Samim, kendilerini her zaman Türklere karşı borçlu hissettiklerini belirtti. Cihan Haber Ajansı`na da konuşan Afganistan Bakan Dr. Şefik Samim, ATCE kurumlarına bir yenisinin eklenmesinden dolayı çok mutlu olduğunu ifade etti. Samim, Afgan öğrenciler ve eğitim camiası adına ATCE yönetimine ve özelikle de `kurumların fikir mimarı Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketi`ne` teşekkür ettiğini beyan etti. Türk okullarının artık herkes tarafından örnek alındığına dikkat çeken Bakan Samim şöyle devam etti: `Afgan-Türk okulları, Eğitim Bakanlığı ile omuz omuza çalışıyor. Türk okullarının ülkemizde örnek olması bize yeter. Milli Eğitim Bakanlığı`na özel okul açmak için başvuruyorlar. Ve bize Türk okulları gibi kaliteli eğitim vereceklerini söylüyorlar. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Türk okullarını örnek alıyorlar bu bizim için iftihardır.` İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ: HOCAEFENDİ İSLAM DÜNYASININ İFTİHARIDIR Kabil Vilayeti Milli Eğitim Müdürü Beşir Ahmet Vardak ise konuşmasında, `Hocaefendi, Müslüman dünyasının iftiharıdır.` dedi. Türk okullarındaki eğitim sistemi bünyesinde fen derslerinin yanında din derslerinin de verildiğine dikkat çeken Vardak, öğrencilerin bu dersler sayesinde kendi değerlerine sahip çıktığını belirtti. Türk girişimcilerin destekleriyle açılan okulların başarısından bahseden Vardak şöyle konuştu: `Türk okulları işlerinde çok başarılı. Yetenekleri bulmak için hep arayış içinde. Burada yetişen nesil çok iddialı. Biz Müslümanlar olarak hizmet hareketini destekliyoruz. Hizmet Hareketi, Müslümanların medarı iftihardır.` BU KERVANA KATILDIĞIM İÇİN KENDİMİ ŞANSLI HİSSEDİYORUM Eğitim merkezinde üniversiteye hazırlık kursu gören Şemsiye Haydari isimli kız öğrenci, ülkede savaşlar nedeniyle eğitim sistemin büyük zarar gördüğünü söyledi. Ülkenin geleceği için yeni bir neslin yetişmesine ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Haydari, Afgan-Türk okullarından mezun olan öğrencilerin buna aday olduğunu belirtti. Haydari, kendisini bu kervan içinde olduğu için şanslı hissettiğini aktardı. Gelecekte doktor olmak istediğini aktaran Ferşat isimli başka bir öğrenci ise `Afgan Türk öğrencileri her zaman üniversite sınavlarında başarının zirvesine ulaşıyor. Şimdi ben de burada sınavlara hazırlanıyorum. Hayallerimin gerçeğe dönüşmesi için geleceğe artık ümitle bakıyorum.` dedi. Program sonunda Bagrami Kaymakamlığı tarafından hazırlanan takdir belgesi, ATCE Yönetim Kurulu Başkanı Numan Erdoğan`a takdim edildi. Afgan-Türk okulları, Afganistan genelinde 6 farklı şehirde başta anaokulu, ilköğretim, lise, imam hatip lisesi, üniversite hazırlık kursları ve Anadolu Dil-Kültür Merkezleri olmak üzere toplam 24 kurumla faaliyet gösteriyor. Eğitim müesseselerinde eğitim gören öğrenci sayısı ise 8 bini buluyor. Ayrıca ülkedeki Türk okullarında 56`sı bayan olmak üzere 198 Türk öğretmen ve 350 Afgan öğretmen bulunuyor.


20 Nisan 2015 Pazartesi  13:25

Zaman

Manşet - Türk eğitim gönüllüleri, kaosa sürüklenen Yemen`den ayrılmadı


Yaşanan kaos nedeniyle Türk Büyükelçiliği`nin kapısına kilit vurduğu Yemen`de eğitime ara vermeyen Türk öğretmenler, cesaretleriyle halkın kalbini kazanıyor. Yemenli veliler ve yetkililer, bölünme ve iç savaş tehdidine rağmen ülkeden ayrılmayan Türk okulu öğretmenlerinin de `Yemenli` olduklarını belirtiyor. Yemen`de 17 yıldır eğitim-öğretime devam eden uluslararası Türk okulları, ülkenin siyasi bir kaostan geçtiği son dönemde de faaliyetlerini hız kesmeden sürdürüyor. Başkent Sana`nın kuzeyden gelen Husilerin kontrolüne girdiği, devlet başkanının başkentten kaçtığı Yemen`de bölünme ve iç savaş tehdidi giderek yükselirken Türk öğretmenler, görevlerini fedakârca devam ettiriyor. Güvenlik gerekçesiyle Türk büyükelçiliğinin ve personelinin tahliye edildiği ülkede, başta eğitim bakanlığı olmak üzere çok sayıda üst düzey devlet yetkilisi ve akademisyen, zor zamanda ülkeyi terk etmedikleri için Türk öğretmenlerine teşekkür ediyor. Öğrenci velileri de okul idareci ve öğretmenlerine ülkelerini terk etmedikleri için şükranlarını sunuyor. Elçilik gitti, öğretmenler kaldı Türk okullarına teşekkür ziyaretinde bulunan öğrenci velisi Yemen Müstakbel Üniversitesi Rektörü Dr. Abdülhadi el-Hamdani, “Biz buraya Türk okullarının gösterdiği cesareti ve bulunduğu seçkin konumdan dolayı teşekkürlerimizi sunmaya geldik.” ifadelerini kullanıyor. El-Hamdani, büyükelçiliğin bile ülkeyi terk ettiği bu dönemde zor şartlara rağmen okul çalışanları ve idarecilerinin tamamının burada kalacaklarını açıklamasının önemli bir cesaret olduğunu söylüyor. Yemen Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Abdo Ahmet En-Nuzeyli de, “Türkiye büyükelçiliği (güvenlik sebebiyle) Türk okulundaki idareci ve öğretmenlerin de ülkeden ayrılmasını istedi. Ama Türk okulları eğitime devam ederek büyük bir sorumluluk yüklenmiş oldu.” sözleriyle Türk eğitim gönüllülerinin fedakârlığına dikkat çekiyor. Türk okulunun eğitim kalitesinin hem devlet okullarından hem de diğer özel okullarından daha iyi seviyede olduğunu ifade eden En-Nuzeyli, “Biz onları her şekilde destekliyoruz. Cesur Türklere diyorum ki; onlar Yemenlidir, Yemen de onların memleketidir. Hiçbir korkuları olmasın. İnşallah onlara hiçbir kötülük dokunmayacak.” ifadelerini kullanıyor. Yemen Elektrik İdaresi Genel Müdürü Haris el-Amri ise, “Çocuklarımın okulda okuduğu sürede gözlemlediğim; okulu seçkin kılan şeyin sadece eğitim değil, aynı zamanda ahlaki değerlerimizi yaşatması.” diyor. Zor durumlarda okuldaki öğretmenlerin yanında yer alıp onlara destek olacağı sözünü veren El-Amri, “Türk öğretmenler, Yemen`i ikinci ülkeleri gibi görüyorlar. Bu zor dönemde tek bir aile gibi olacağız inşallah.” sözleriyle öğretmenlere sahip çıkma sözü veriyor.


24 Nisan 2015 Cuma  16:21

Zaman

Manşet - Muhalefetten hukuksuzluğa sert tepki: Tahliye kararının uygulanmasını engellemek, Anayasal darbedir


Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve tutuklu polis memurları için verilen tahliye kararının siyasi baskılarla uygulanmaması muhalefetin sert tepkisine neden oldu. 32. Asliye Ceza Mahkemesi`nin `tahliye` kararının uygulanmamasını skandal olarak değerlendiren siyasiler, iktidarın yargıyı intikam aracı olarak kullandığının tescillendiğini belirtti. Nöbetçi savcının, bir mahkemenin kararını `incelemek` gibi bir yetkisinin bulunmadığı üzerinde özellikle duran muhalefet partisi temsilcileri, tahliye kararını uygulamayan, uygulanmasına engel olanların suç işlediğini aktardı. İşte vekillerin görüşleri: Ankara Bağımsız Milletvekili Haluk Özdalga: “Türkiye`de hukuk devleti kalmadı. Tamamen siyasi iktidarın emrine bağlanmış yargı ve mahkemeler var. Bunda da en önemli unsurlardan bir tanesi sulh ceza hakimlikleri. Bu mahkemeler vasıtasıyla kendisine karşı en küçük bir eleştiri yapanı susturup, toplumun geri kalanını sindirmek isteyen bir yapı var. Sulh ceza hakimlikleri, Yargıtay ve HSYK`nın kendilerine bağlanması! Bu tabii Türkiye`de bu demokrasinin de olmadığını gösteriyor, bir tarafıyla bu ekonomiyi etkiliyor.” Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay: “Siyasi partiler, başkalarına yapılan hukuksuzluğa sessiz kalırsa yarın seçimlerde haksızlığa uğradıklarında onların sesini kim duyacak?” CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: “Tahliye, derhal yerine getirilmesi gereken kararlardandır. Yerine getirmeyenler suç işliyorlar. Yarın bu hükümet yanınızda olmayacak, biliniz.” CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker: “Türkiye`de hukuk denen bir şey kalmadı. Mahkemeler talimatlarla iş yapıyor. Bir mahkemenin bırakmak istediği kişiyi diğer mahkeme tutmak istiyor. Yahu bu adamlar kendi ayakları ile teslim olmuş insanlar. Bir suçları varsa zaten yargılanıyor. Mahkemenin verdiği kararı, nöbetçi savcının `inceleyeceğim` demesi gibi bir tabiri ilk kez duyuyoruz. 4 tane bakanın çocukları ile ilgili ciddi yolsuzluk iddialarında deliller ve belgeler var iken onları tutuklamıyorsunuz, hiçbir delili, ispatı olmayan bu vakada da insanları tutukluyorsunuz! Bugün resmen hukuk cinayeti işleniyor.” CHP Ankara Milletvekili Atilla Kart: “Tahliye kararını engelleyen Başsavcılık, Adalet, müfettişleri ve 10. Sulh Ceza Mahkemesi `suç üstüne suç` işliyor. Bu suçlar en üst düzeyde Cumhurbaşkanı, hükümet ve Adalet Bakanı`nın `kanunsuz emir ve talimatlarıyla` gerçekleştirilmektedir. Nüfuz suistimali ve intikam amacıyla yapılan ve `anayasal darbe` boyutlarına ulaşan bu ihlallerin hesabı, hukuk içinde sorulacaktır.” DSP Genel Başkanı Masum Türker: “Kararın uygulanmaması, kanunların güçlülerin istedikleri yönde düzenlendiğini gösteriyor. Bu, Türkiye`de keyfi bir yönetim olduğunun örneğidir. Ne zamandan beri savcılık hükümetin taleplerini yerine getiriyor? Bizim bildiğimiz savcılar hem mazlumun hem alacaklının hakkını arar. Mahkeme kararlarının uygulanmaması, AKP iktidarı ile kurulan hükümetler döneminde başladı. 28 Şubat döneminde bile, böyle bir uygulama yaşanmadı. Savcılık, kararı uygular ya da bir üst mahkemeye itiraz eder, ama `itiraz yapmayalım` diye hukuk masası kurulması bir yönlendirme olduğunu ortaya koyuyor. Bu doğru değil, bunu doğru bulmuyorum.” Mahkeme kararını tanımayanlar, seçim sonuçlarını da tanımaz! Bağımsız İstanbul Milletvekili Hakan Şükür: “Adalet mülkün temeliyken ne mülk bıraktınız ne de adalet! Elbet Allah`ın da terazisi var, bakalım kaç okka geleceksiniz? Mahkemenin bir tutukluyu serbest bırakma kararını uygulatmamak için iktidarınızın tüm yozlaşmış gücünü kullanan siz, anayasaya darbe yaptınız. Silivri`deki Hidayet Karaca ve diğer tutukluların tahliye kararını uygulamayanlar o andan itibaren onlar tarafından esir alınmışlardır. Mahkemenin tahliye kararını cebren ve hile ile uygulayın veya uygulamayın ama bu millet gerçek yüzünüzü artık gördü! Bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa daha sonra bu topraklara hukuk inşallah geri gelecek de, siz yine de Allah`ın adaletini bekleyin! Türkiye Cumhuriyeti`nde bugünleri tarihçiler sivil darbe dönemi olarak kaleme alacak. Sizleri ise darbeci diye tanımlayacak! Tüm dünya, mahkeme kararlarını askıya aldığınız an itibarıyla zulmünüzü bir kez daha görmüş oldu. 12 Eylül ve 28 Şubat ile anılacaksınız! Siz bugün mahkeme kararlarını uygulatmadıysanız yarın seçim sonuçlarını dahi tanımazsınız! Gösterdiniz ki siz hileyi çok iyi bilirmişsiniz!” Tahliye kararı veren hakimi görevden alırlar CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal: “Buradaki yargıcı yarın görevden alabilirler. Bunlar geçmişte, 3 tane kaçak TIR`la ilgili dokunan tüm savcıları, tahliye kararı veren tüm hakimlerin yerlerini değiştirdiler. Hatta kimisi hakkında da dava açtılar. Şimdi, bundan sonraki diğer yargıçlara gözdağı vermek için muhtemelen bu yargıçla ilgili işlem yapabilirler. Şu anda yapabilecekleri ikinci bir hukuksuzluk arkasındaki perde bu. Çünkü bugüne kadar iktidarın istemediği ama hukukun gereği olarak verilen kararları veren yargıçlar maalesef haklarında soruşturma açıldı, tayin edildi. 17-25 Aralık`ta tahliye edilen bakanların çocukları, Rıza Sarraf`lar nasıl tahliye edildi. Kaç saat sürdü? Bu kadar mücadele verildi mi? Türkiye`nin geldiği aşama maalesef bu.” O insanların hürriyetleri kısıtlanıyor, bu zorbalık! CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan: “Adliye teşkilatı içerisinde `mahkeme kararını tanımıyorum` diyebilen sözde hukukçular türedi. Mahkemenin verdiği tahliye kararını uygulamamak açıkça suç işlemektir. Çünkü açık bir şekilde hürriyeti tahdit suçu işleniyor. Bunu geciktiren, uygulatmayan, kararı imzalayıp cezaevine göndermeyen İstanbul Başsavcısı ve infaz savcısı dahil tüm hukukçular bu sorumluluğun altındadır. Eğer mahkeme kararını beğenmemişseniz, öncelikle yapacağınız ilk etapta kararı yerine getirmek, sonrasında da hukuki yollarla bu karara itiraz etmek için hukukun içerisinde bir yol aramaktır. Çözüm yine hukuk içerisinde aranır. Eğer mahkeme kararı uygulanmazsa, bunun adı zorbalık olur. Mahkeme kararını tanımama kültürü icat edenler ne yaparsa yapsın paçasını hukuktan kurtaramayacaklardır.” TUTUKLAMA KARARI GARABETİ! MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener: “Tahliye kararını olumlu ve memnuniyetle karşıladım. Çünkü orada bir garabet olduğu iddiaları var ve gerçekten böyle. Türkiye`de abuk sabuk hukuk hataları oluyor. Tutukluluk niçindir? Zanlının kaçmasını önlemeye yöneliktir. Kendi kendine gelip ifade veren, emniyete gidip `ben buradayım` diyen insanın bu mahkemeler tarafından tutuklanıyor olmasının bir manası yok. Tahliye kararını duyunca çok sevinmiştim. Ancak bir başka mahkemenin itiraz ettiğini öğrendim. Umarım sağduyu ve hukukun üstünlüğü hakim olur.” DİN-İMAN DİYEREK MİLLETİ SOYMUŞLAR Meral Akşener, önceki gece Erzincan`da milletvekili aday tanıtım toplantısında da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye`de 763 bin üniversite mezununun işsiz olduğunu anlattı. Akşener, “Hani bakan çocukları var ya, o bakan çocukları o kadar büyük paraların sahibi ki para sayarken parmakları acımasın diye aldıkları para makineleri evlerinden çıktı. Vatan çocukları işsiz, bakan çocukları para sayıyor. Haram olsun, haram olsun, haram olsun. Biz bunları kul hakkına riayet eden, alınları secdeye değen, kul hakkına riayet eden, devlet malını, millet malını beytülmal gören insanlar biliyorduk. 17-25 Aralık işinde gördük ki bu muhteremler bizi baştan aşağı soymuş. İslam diye diye, din iman diye diye soymuşlar. Yakalandılar, hep beraber cümbür cemaat ağlaşmaya başladılar. Her biri ayrı bir küçük Emrah, bütün hayatları ağlayarak geçiyor. Küçük Emrah büyüdü bunlar büyümedi kardeşim.” ifadelerini kullandı. Yargısız infazlar, yargı yoluyla infaza dönüştü CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce: “Artık yargısız infazlar, yargı yoluyla infaza dönüşmüştür. `Cemaate oh olsun` gibi bir yaklaşım doğru değil. Bugün sana ise yarın banadır. Türkiye`de bu iktidar döneminde hiç kimsenin güvenliği yoktur. Yarın milletvekillerine bunu yapabilir, bırakın gazeteci ve yurttaşları. Emin olun ki bu gidiş tehlikeli bir gidiştir. Baskı, zulüm hiç kimseye uzun süreli fayda sağlamamıştır. Yargı mensuplarının da aklını başına devşirmesini istiyor. Yani koca koca hakim ve savcılar Anayasa`ya, yasalara uymak zorundadır. Vicdanına uymak zorundadır.” BBP Genel Başkanı Mustafa Destici : “Adalet gecikmez tez verilmeli. Aylardır mağdur olanların mağduriyetlerini ortadan kaldıran tahliye kararları inşallah ivedilikle uygulanır.” CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç : “Asliye ceza mahkemesi tahliye kararı veriyor Sulh Ceza Mahkemesi durdurmaya çalışıyor, nöbetçi savcı adliyeden kaçıyor! Yeni Türkiye`de hukuk…” BBP Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Şenliler : “Hukuk neyi emrediyorsa bağımsız mahkemelerin kararı neyi gerektiriyorsa o uygulanmalıdır. Yani kişiye göre, hukuka göre bir anlayış, memlekette adalet duygusunu ortadan kaldıracağı gibi büyük bir kaos yaratır.” CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay : “Bir mahkeme tahliye kararı veriyor öbürü geçersiz diyor. Türkiye`de sokaktaki vatandaş sittin sene hukuka güvenmez.”


27 Nisan 2015 Pazartesi  02:04

Zaman

Manşet - Bilal Erdoğan, imam hatip müdürleriyle seçimleri konuşmuş


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın oğlu Bilal Erdoğan`ın geçen hafta Diyarbakır`da imam hatip müdürleriyle yaptı toplantının altından oy hesabı çıktı. Taraf `ın haberine göre, 7 Haziran seçimlerinde HDP`nin barajı aşması halinde iktidarı kaybetme riski bundan AKP`nin Kürt seçmenin yoğun olduğu bölgelerdeki okul müdürlerini markaja aldığı ortaya çıktı. Bilal Erdoğan`ın Diyarbakır`da İmam Hatip müdürleriyle buluşması da bu çerçevede yapılan etkinlikler arasında olduğu kaydedildi. Erdoğan`ın geçen hafta Diyarbakır`da yaptığı toplantının ardından söz konusu etkinlikte liselerinin durumunun ele alındığı ve bu kullanın sayısının artırılması için yapılması gerekenlerin tespit edildiği belirtilmişti. Ancak zirvenin asıl amacının 7 Haziran seçimleri olduğu ortaya çıktı. AKP yöneticilerinden edinilen bilgiye göre Bilal ve Sümeyye Erdoğan kardeşlerin, Diyarbakır çıkarmasının ardından sarayın AKP`ye olan güvensizliği yatıyor. İddiaya göre AKP yönetimi alınan kararlar doğrultusunda 7 Haziran seçimlerinde görev alacak okul müdürleri ile kaynaşma toplantıları düzenledi. Bu toplantılarda AKP ilçe teşkilatı ile okul müdürlerinin yakınlaşması sağlandı. Hatta bu kapsamdaki ilk toplantı 80 okul müdürüyle Ankara`nın Çankaya semtinde yapıldı. Baslında da yer alan söz konusu yemekli toplantıda seçimler de konuşuldu. Aynı toplantı farklı ilerde gerçekleştirildi. Bunlar arasında güneydoğu illeri de bulunuyor. Tepki çekmemesi için okul müdürleri ile gizlilik içinde toplantı yapıldı. Tüm bu etkinliklere rağmen Saray okul müdürleri ile ilgili yapılan toplantılardan tam olarak emin olamadı. Bu nedenle cumhurbaşkanı Erdoğan`ın çocukları Bilal ve Sümeyye Erdoğan`ın okul müdürleri ile bir araya gelerek seçimlerin önemini bir kez daha anlatması kararlaştırıldı. CİHAT BENZETMESİ Bilal Erdoğan`ın Kürt seçmenlerinin yoğun olduğu Diyarbakır`da imam hatip müdürleri ile ilgili yaptığı toplantıda alınan karar doğrultusunda gerçekleştirdiği ziyaret programı tamamen eğitim üzerine kuruldu. Toplantı hükümet yakınlığı ile bilinen sendika aracılığı İle müdür yapılan imam hatip lisesi müdürlerinin çağrılması kararlaştırıldı. Olağanüstü güvenlik tedbirleri altında yapılan toplantıda telefonlar toplanırken sinyal kesicilerde çalıştırıldı. Toplantıda ise Bilal Erdoğan uzun uzun Türgev`in çalışmalar hakkında bilgi verdi. Ardından ise sözü 7 Haziran seçimleri getirdi. Seçimi Cihat`a benzeten Bilal Erdoğan, okul müdürlerinden sandıkların güvenliğini sağlamak istediği seçimler konusunda farklı anlamlar yol açabilecek mesajlar verildi. Bu da 7 Haziran seçimleri yönelik endişelerin atmasına yol açtı. MÜDÜRLER TUVALETE GİTMİŞ Toplantıya katılan imam hatip lisesi müdürleri konuyla ilgili sorulara net cevap vermekten kaçındılar. Bazı imam hatip müdürlerinin Bilal Erdoğan`ın seçimlerle ilgili yaptığı uyarıları hatırlatılınca `Ben o bölümde yoktum bir ara tuvalete gitmiştim.` demesi dikkat çekti. Bazı müdürler de `Ben toplantıdan erken ayrıldım.` savunmasında bulundu.


24 Nisan 2015 Cuma  08:53

Hürriyet

Manşet - İki öğrencinin pompalı tüfekle vurulmasının nedeni ortaya çıktı


EYÜP`te iki lise öğrenicisinin pompalı av tüfeğiyle okul bahçesinde vurulması skandalının detayları ortaya çıktı. İddiaya göre lise öğrencisi okul çevresinde servis aracıyla hız yapıp, zikzak çizerek ilerleyen şoföre uyarıda bulundu. Bunun üzerine öğrenci ile servis şoförü tartışıp kavga etmeye başladı. Kavganın ardından şoför olay yerinden ayrıldı, bir süre sonra da akrabalarıyla birlikte tekrar okul önüne geldi. Bu sırada grup içerisinden bir kişi okul bahçesindeki 2 öğrenciyi pompalı av tüfeğ


23 Nisan 2015 Perşembe  12:44

Zaman

Manşet - Polisin baskın yaptığı Burç Okulu`nda kayıtlar şimdiden doldu


Adana`da erken kayıt döneminde polis ve maliyecilerin baskınına uğrayan Burç Okulları`na verilmek istenen `olumsuz algı` ters tepti. Ulusal ve uluslararası dereceleriyle kentin en başarılı eğitim kurumları arasında gelen Özel Burç Çukurova Okulları`nın 2015–2016 yılı kayıtları doldu. Okul yönetimi düzenlediği `Bahar Şenliği` etkinliğinde konfetiler eşliğinde astığı dev pankartla kayıtlara yoğun ilgi gösteren velilere teşekkür etti. Binlerce veli ve öğrencinin katıldığı organizasyon renkli kültürel ve sportif gösterilerle şölene dönüştü. 2015 YGS şampiyonunu çıkartan Burç Okulları`nda ortaya çıkan kaynaşma tablosu ile önümüzdeki yıla `hazırız` mesajı verildi. Burç Çukurova İlk-Ortaokul Müdürü İlhami Kara, Mart 2015 itibariyle yeni sezon kayıt yenileme işlemlerine başladıklarını belirtti. 21 Mart`ta yaklaşık 40 polis ve 4 maliyeciyle okula hukuksuz baskın yapıldığını hatırlatan Kara, `Bu tamamen bir algıydı. `Acaba kayıtları nasıl engelleyebiliriz?` tarzında bir girişimdi. Ancak Adana halkı okuluna sahip çıktı. Velilerimizin büyük teveccühü ile biz bunu aştık. Bine yakın kayıtla yeni dönem öğrenci alımını tamamladık. Okulumuzu tercih eden velilerimize teşekkür ediyoruz.` dedi. AYNI GÜN 80 KAYIT YAPILDI Kendisi de bir eğitimci olan velilerden Bayram Yiğit, okula yapılan polis baskınının geri teptiğini vurguladı. Aynı gün kuruma 80`in üzerinde yeni kayıt yapıldığını ifade eden Yiğit, `Buraya polisi kimin gönderdiğini bilmiyorum. Keşke 40 polisin yerine Bakanlık Müfettişi gelip, `bu okul eğitimde nasıl Adana birincilerini çıkartıyor?` sorusunun cevabını araştırsaydı.` diye konuştu. POLİS YERİNE MÜFETTİŞLER GELİP BAŞARIYI GÖRMELİYDİ Okullarda artan uyuşturucu, sigara ve benzeri kötü alışkanlıklar ile şiddet olaylarına dikkat çeken Yiğit, Burç Okulları`nda çocukların her yönden mükemmel bir şekilde yetiştirildiğini kaydetti. Yiğit, şöyle devam etti: `Burç`ta öğrencinin sadece bilişsel değil tüm alanlarda gelişimi sağlanıyor. Bu modeli diğer eğitim kurumlarına da taşınması lazım. Bu okul çocukların sabahları sevinerek gittiği, akşamları da ayrılmak istemediği bir yuva. Çünkü sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere doyuyor. Çocuklarımız çok mutlu. Buda derslerine yansıyor. Buradaki model ülke geneline yayıldığında eğitim sisteminin düzeleceğine inanıyorum. Son YGS sınavında 550 binin üzerindeki aday barajı geçemedi. Bir öğrenci 12 yıl eğitim görüyor ve barajı geçemiyor. Çok büyük bir ayıp. Polislerin yerine bakanlık müfettişlerinin gelip bu okulların başarılarını araştırması gerekirdi.` OKULUMUZ YIPRATILMAK İSTENDİ 21 Mart`taki polis baskınını yaşayan velilerden Süleyman Kıvrak ise son derece üzücü olan böyle bir girişimi hiç kimsenin istemediğini ifade etti. Kıvrak, `Ama bizler ve çocuklarımıza bu algı operasyonu yaşatıldı. Fakat buradaki bu topluluk ve yeni sezon kayıtlarının dolmuş olmasından memnunuz. Çocuklarımız hayırlı geleceği adına buraya gönderiyoruz. Elbette yavrularımız bu süreçten etkilendi. Ancak okul yönetimi, veli ve öğrenciler olarak bunun üstesinde geldik. Okulumuz ne kadar yıpratılmak istendi. Buradaki bu manzara sözü edilen niyetin ters teptiğini göstermiştir. İnşallah böyle bir şey hiçbir okulda bir daha yaşatılmaz. Eğitim devam ederken böyle bir baskının yapılmasını manidar buluyoruz.` Burç Çukurova İlkokul yöneticisi Servet Genç de muhteşem bir katılımla öğretmen, veli ve öğrenciler arasındaki birlikteliğin daha da pekiştiğini anlattı. Bu yıl her dalda onlarca derce elde ettiklerini aktaran Genç, kuruma gösterilen ilgiye layık olmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.


21 Nisan 2015 Salı  12:27

Habertürk

Gündem - Özele giden devleti seçemeyecek!


Türk ve yabancı özel liselerin kimi TEOG derslerinden 4`ünü kimi tümünü kullanacak. Bazı okullar MEB`in açıkladığı yerleştirme puanına göre öğrenci alacak bazıları da kendi puan hesaplamasını yapacak. Bu yıl özel okula kayıt yaptıran öğrenciler devlet liselerini tercih edemeyecek


27 Nisan 2015 Pazartesi  08:04

Zaman

Manşet - Nepal`de bilanço ağırlaştı: 3 bin 218 ölü


Önceki gün 7,9`luk büyük bir depremle sarsılan Nepal`de bilanço gittikçe ağırlaşıyor. Şu ana kadar en az 3 bin 218 kişi hayatını kaybetti. Son 80 yılın en büyük depreminin yaşandığı ülkede toplam 6,5 milyon vatandaş, bu büyük felaketten etkilendi. 7,9`luk depremin ardından yaşanan 24 artçı deprem nedeniyle beşik gibi sallanan Nepal`de halk, panik ve korku içinde. On binlerce kişi, geceyi sokaklarda geçirdi. Devlet ve özel okullar, barınak haline geldi. 2002 yılından bu yana ülkede faaliyet gösteren Meridyen Türk okulları, depremzedelere kapısını açan ilk kurumlardan biri oldu. Depremin neden olduğu hasar henüz belirlenemedi. İçişleri Bakanlığı`nın yaptığı açıklamada, kırsal bölgelerden gelecek haberler ile ölü sayısının artmasından endişe edildiği bildirdi. Kurtarma ekipleri, yaşanan heyelan nedeniyle bazı bölgelere ulaşmakta güçlük çekiyor. Birçok tarihi binanın ve evin yerle bir olduğu ülkede, UNESCO`nun tarihi eser olarak kabul ettiği 1800`lerde gözetleme kulesi olarak kullanılan 9 katlı Dharahara Kulesi moloz yığınına döndü. 1934 yılında yaşanan 8 büyüklüğündeki depremde başkent Katmandu`yu yerle bir eden deprem sonrası en şiddetli depremle karşı karşıya kalan Nepal`in yaralarını sarmak için birçok ülke yardım gönderme hazırlığı yapıyor. Norveç hükümeti, Nepal`deki depremzedelere ilk etapta 30 milyon Norveç Kronu (yaklaşık 4 milyon dolar) yardım göndereceğini açıkladı. Dışişleri Bakanı Børge Brende, yardımın Birleşmiş Milletler (BM) ve gönüllü yardım kuruluşları aracılığıyla ulaştırılacağını söyledi. Depremde hayatını kaybedenlerinin sayısını `korkunç` olarak nitelendiren Başbakan Erna Solberg ise Nepal`deki yoksulluk sebebiyle krizin boyutunun artabileceğini ifade etti. Bu arada Google yöneticisi Dan Fredinburg ile üç şirket çalışanı, Everest Dağı`na tırmanırken meydana gelen depremde hayatını kaybetti.


27 Nisan 2015 Pazartesi  07:45

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  

başpolislik  bus  10 temmuz kaçkar tv ana haber bülteni video izle  atv haber ithal titan çöktü  dünkü fox haberleri izle mehmet topal magazin  26 fu 582  gelusa resimleri  01 01 2010 posta gazetesi bebek resimleri  tayfun diyapoğlu kaza  ali biber  17 09 2009 tarihli zaman gazetesi  analiz yayınları 2 deneme sınavı cevap anahtarı  malatya doganşehir olay  6 mart pozitif öss deneme synavy 2 cevap anahtary  26 kasım 2009 ebruyla paylaştıkça  tayfun diyapoğlu kaza  vatan g  dünkü star tv izle 01 09 2009  flash tv haber arşivi 19 03 2010 tarihli haberleri  08 10 2009 posta gazetesi tv  pakize suda türkiye konuşuyor samsun gezisi  dünkü stv haber izle 17 04 2010