Bulunan Haber Sayısı: 455
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Gündem - Yerleştirme kargaşasında ikinci haftaya girildi


Öğrencileri evlerinden kilometrelerce uzağa yerleştirilen, gayrimüslimleri imam hatiplere kaydeden TEOG sisteminde ikinci haftaya girildi. 5 haftalık nakil sürecinde boş kontenjanlar doldurulacak. Aileler her seferinde tek okul seçecek ve nakil dilekçelerini yerleştikleri okul müdürlüklerine verecek. Başvurular 4 Eylül`de bitecek.İstemediği liseye yerleşen öğrenciler için yapılan nakil uygulamasında ikinci maraton dün başladı. E-okul sistemi kilitlendiği için ve ancak devletten özele geçişlerin yapılabildiği ilk hafta, nakil için ölü hafta oldu. Devletten özele geçişlerle oluşan 13 bin 398 kontenjana nakil başvurusu için aileler yeniden yollara düştü. İkamet adreslerinden kilometrelerce uzağa yerleştirilen 9 bin 802 aile için de nakil çilesi devam ediyor. Ayrıca kontenjanından fazla öğrenci yerleştirilen okullarda da doluluk oranı aynı. Birçok imam hatip ve meslek lisesinde kontenjandan fazla öğrenci yerleştiği için yer açılmıyor. Örneğin, Şişli Yunus Emre Anadolu İmam Hatip Lisesi`nin kontenjanı 344 olmasına rağmen 544 öğrenci yerleştirildi. Geçtiğimiz hafta 84 öğrenci bu okuldan özel okula kaydını aldırdı. Ancak hâlâ boş kontenjan gözükmüyor. Bu bölgede oturan bir veli bu okula naklini aldırmak istese bile yoğunluktan tercih edemiyor. Aynı zamanda bu okula yerleşen öğrenci başka okula nakil aldırsa dahi okul mevcudunda rahatlama olmuyor. Yine Zeytinburnu 100. Yıl Çok Programlı Anadolu Lisesi`nde sistemde 442 kişilik kontenjan ayrılmasına rağmen 765 öğrencinin yerleştirildiği ortaya çıkmıştı. İlk nakil haftasında 23 öğrencinin özel okula kaydını aldırmasına rağmen, açıklanan sonuçlarda okulda boş kontenjan bulunmuyor.Şişli Yunus Emre Anadolu İmam Hatip Lisesi`ne yerleşen Esra Yılmaz`ın annesi Fatma Yılmaz da nakil için koşuşturan velilerden. İmam hatibin tercihleri arasında olmadığını belirten anne, Alibeyköy`de oturduklarını ve yakın okullarda kontenjan açılmasını beklediklerini söyledi.Kağıthane Ahmet Buhan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi`ne yerleşen İrem Korkmaz ise gelmeyeceğini düşünerek bu okulu yazdığını ancak şimdi nakil için başvuru yaptıklarını ifade etti. Kızının sağlık alanında eğitim almasını istediğini ancak okullarda kontenjan bulamadıklarını dile getiren Hanife Korkmaz da nakille ilgili durumu şu sözlerle özetledi: “Ayazağa`da oturuyoruz. Daha yakın bir okul olmasını tercih ederdik. Burayı yazarken yerleşebileceğini hiç düşünmemiştik. Gelince şoke olduk. Boş kontenjan bulana kadar deneyeceğiz. Burası çok uzak, kızımı gönderemem.”İstanbul Fatih`te oturan Özge T. de Zeytinburnu İDMİB Deri Meslek Lisesi`ne yerleştirilmiş Naklini Fatih civarındaki okullara aldırmak istiyor. Puanının Fatih`teki okullara yettiğini kaydeden Özge T. sadece 3 meslek alanında eğitim veren okula kaydını yaptırmak istemediğini ifade ediyor. Öğrenci, “Deri üretim ve imalat hiç okumak istemediğim bir bölüm. Burası olmasın da neresi olursa olsun. Rastgele tercih yapıyoruz. Garantiye almak için puanımızın çok altındaki okulları tercih ediyoruz.” diyor. Baba Cahit T. de kararsızlığını şu sözlerle dile getiriyor: “Bir sene beklemesini istemem. Ekonomik durumumuz buna uygun değil. Okulu garantilemek adına puanın çok altında evimize yakın okulları tercih etmesi için ikna etmeye çalışıyorum. Elindeki fırsatı da kaçırmasını istemem.”


02 Eylül 2014 Salı  02:04

Zaman

Manşet - Ada ada dolaşıp okul aradılar


TEOG yerleştirme sonuçları, ilçesi dışındaki okula kaydı yapılan öğrenciler ile velilerini mağdur etti. Güngören`de ikamet eden Şevket Kurtoğlu da Heybeliada`da bir okula yerleştirildi. Ancak nakil için buraya gelen Kurtoğlu ve ailesi yeni bir şokla daha karşılaştı. Çünkü, okul Heybeliada`da değil Büyükada`daydı. Aile, iki gün okulu aradı.Eğitimde başlayan liselere yerleştirme kaosu sürüyor. Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) sonuçları ile birlikte, birçok öğrenci bölgesinden çok uzaktaki okullara yerleştirildi. Güngören`de ikamet eden Şevket Kurtoğlu`nun yerleştirme sonucuna göre Heybeliada`da bir okula gönderilmesi ilginç bir hikâyenin de ortaya çıkmasına sebep oldu. Sistemde Heybeliada`da görünen okulun Büyükada`da olması ise ailelere yeni bir mağduriyet yaşattı. İki gündür bu hata yüzünden işinden geri kalan öğrenci velisi Mecit Kurtoğlu, isyan etti: “Bu kadar saçma bir şey olabilir mi? Bu sıcakta eziyet çekiyoruz, o adadan diğerine gidip gelerek.”Büyük tartışmalara sebep olan Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) yerleştirme sonuçları, velileri ve öğrencileri mağdur etmeye devam ediyor. Yerleştirme sonuçları sonrasında birçok öğrenci, yaşadığı bölgeden çok uzaktaki okullara yerleştirildi. Bu öğrencilerden biri olan Şevket Kurtoğlu, Güngören`de ikamet etmesine rağmen Heybeliada`da Hüseyin Rahmi Gürpınar Çok Programlı Lisesi`ne yerleştirildi. Ancak öğrenciyi bir sürpriz de Heybeliada`da bekliyordu. Çünkü sistemde Heybeliada`da görünen okul aslında Büyükada`daydı. Kurtoğlu ve oğlu, soluğu önce Heybeliada`da aldı, okulun Büyükada`da olduğunu öğrenince oraya geçmek zorunda kaldı. Nakil işlemleri için iki gündür işinden de geri kalarak Adalar`da okul arayan baba Mecit Kurtoğlu, isyan etti. Çocuğunun hangi mantıkla Güngören`den buraya gönderildiğini anlamadığını belirten Kurtoğlu, şunları aktardı: “Beş tane ayrı ayrı yere tercih yapılsın denildi. Biz de yakın çevremizdeki okullardan beş tane tercihte bulunduk. Bu tercihlerimizden hiçbiri çıkmadı, bizimle hiç ilgisi ve alakası olmayan Heybeliada çıktı. Heybeliada neresi, Güngören neresi? Sabah sekizde yola çıktık, öğleye ancak geldik. Bir de bunun üzerine sistemde Heybeliada`da görünen Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi`nin orada olmadığını öğrendik. Meğerse okul Büyükada`daymış. Bu yanlışlık yüzünden önce Heybeliada`ya gittik, sonra buraya geldik. Bu sıcakta bu eziyeti çektirdiler bize.”Oğlunun her gün Güngören`den Adalar`a nasıl geleceğini soran baba Kurtoğlu, “Gerekirse bir yıl okula gitmez. Buraya nasıl gidip gelecek bu çocuk? Umarım nakille hallolur bu sorun.” dedi. Bunun yanı sıra okulun sistemde Heybeliada`da görünmesine karşın Büyükada`da bulunması konusunda açıklama yapan okul yetkilileri, “Bir ay kadar sonra okulumuz Heybeliada`ya taşınacak. Eğitim öğretime orada devam edeceğimizden dolayı okulumuz Heybeliada`da görünüyor.” dedi. Ancak bu konuda hiçbir açıklamanın yapılmaması, okulu Heybeliada`da zanneden velilerin yanılmasına sebep oluyor.Yaklaşık 1 milyon öğrencinin TEOG yerleştirme tercihlerini yapmalarından sonra başlayan liselere yerleştirme kaosu her geçen gün yeni mağdurları ortaya çıkarttı. Adrese dayalı yerleştirmeler nedeniyle bir haftadır veliler okul okul nakil yaptırmak için geziyor. Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi kapsamında liselere yerleştirme sonuçlarına göre 40 bin öğrenci imam hatip, 94 bin öğrenci de meslek liselerine zorunlu olarak kaydedildi. Ancak binlerce öğrencinin ikamet yerleriyle hiç alakası olmayan, hatta onlarca kilometre uzaklıktaki okullara yerleştirildiği ortaya çıktı.


31 Ağustos 2014 Pazar  02:04

Anadolu Ajansi

Son dakika - İstanbul`un 145 günlük suyu kaldı


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, `Şu anda bizim hiç yağmur yağmadığı takdirde 145 günlük suyumuz var. Ancak boşa akıtılmamalı, kullanım konusunda dikkatli olunmalı` dedi.


02 Eylül 2014 Salı  15:30

Sabah

Gündem - Kadir Topbaş: `İstanbul`un 145 günlük suyu var`


İBB Başkanı Kadir Topbaş, barajlardaki son durumla ilgili açıklamalarda bulundu Devamı için tıklayınız


02 Eylül 2014 Salı  15:05

Milliyet

Dünya - Ev ödevi yasaklandı


Saugenay`ın Jonquiere Halk Okulları Yönetimi, başlattıkları bir pilot projenin sonuçlarını görmek üzere, College de Saint-Ambrose isimli okulun ilkokul 1.sınıfından 6.sınıfına kadar olan kısmındaki 339 öğrenciye yıl boyunca ev ödevi verilmemesini kararlaştırdı. Jonquiere Halk Okulları ...


02 Eylül 2014 Salı  12:50

Zaman

Manşet - Özel okullar baskı altında


Eğitimde bitmek bilmeyen tartışmaların yanına son dönemde özel okullara uygulanan baskılar da eklendi.MEB, sergilediği teşvik yaklaşımlarının aksine özel eğitim kurumlarını hedefe koyan ve başarılarını gölgeleme yönünde adım atan siyasi bir yaklaşım içinde. Özel okullara baskıyı şöyle sıralamak mümkün: Mayıs ayında uluslararası program uygulayan okullara müfettiş denetimi yapıldı. E-okul sistemine (fişleme mahiyetinde) velilerin gelir durumunun girilmesi istendi. TEOG sonuçları açıklanırken de il başarı sıralamaları ve Türkiye geneli başarı sıralaması açıklanmadı. Bu, Türkiye`nin ilk yüzdelik dilimlerine ve en iyi okullarına öğrenci yerleştiren özel okulların başarılarını yansıtmamak üzere atılmış bir adımdı. TEOG`da bütün öğrencilerin devlet okullarına doğrudan yerleştirilmesi de özel okulların önüne kesme adına kullanıldı. Geçen hafta ise Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği`ne bağlı özel okullara `alternatif yerleştirme` gerekçesiyle soruşturma açıldı. Bazı özel okullar da imar planı hataları bahane edilerek mühürlendi, inşaat halindeki bir özel okulun arazisine el konuldu, bir özel okulun bahçesinden de yol geçirildi.Türkiye`de 5 binin üzerinde özel okul bulunuyor. Bu okulların gerek üniversiteye giriş sınavlarındaki başarıları, gerekse ulusal ve uluslararası alandaki başarıları yadsınamaz bir gerçek. Örneğin, okulların bütün öğrencilerinin sınavlarda elde ettiği başarıların ortalamasına göre yapılan sıralamada, Türkiye genelinde ilk 500 okulun yüzde 99`unun özel okul olduğu görülüyor. Üniversiteye girişte özel anadolu ve fen liselerinin başarısı, resmi anadolu ve fen liselerini geçiyor. Bu başarıların teşvik edilmesi gerekirken yapılan mevzuat değişiklikleri, fiili engellemeler ve olumsuz söylemler ile başarıya engel olma girişimleri eğitim tarihi karnesine eksi bir not olarak düşüyor.Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, bir gazeteye yaptığı açıklamada özel sektörün eğitimdeki yerini yüzde 3`ten 2023 yılına kadar yüzde 15`e çıkarmayı hedeflediklerini söylemişti. Aynı zamanda dershanelerin, kanun zoruyla kapatılıp, özel okula dönüştürülmesiyle de özel okullaşma oranının artacağı belirtildi. Son olarak özel okul öğrencisi 250 bin kişiye özel okulda eğitim için para yardımı yapılacak olması bizzat MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci tarafından, “Devletin üzerindeki eğitim yükünü de çok önemli oranda özel okullara kaydıracak.” şeklinde nitelendirildi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da, özel okulların atıl kapasitelerinin teşvik verilen öğrencilerle doldurulacağını ve bu sayede devlet okullarındaki aşırı kalabalıklaşmanın da önüne geçileceğini ifade etti. Ancak uygulamaya bakınca söylemlerin havada kaldığı görülüyor. Özel eğitim, adeta artan şekilde baskı altına alınıyor.`HÜKÜMET, OKULLARDAN BİLE RANT ELDE ETMEYE ÇALIŞIYOR`Özel öğretimin eğitim sistemindeki yerini değerlendiren ve son dönemdeki yanlışları teşhis eden TBMM Milli Eğitim Komisyonu üyesi MHP`li Özcan Yeniçeri, eğitimde gelecek nesilleri nasıl etkileyeceği hesaplanmadan adım atıldığını söyledi. Başından beri her bakana göre ayrı bir seçme ve yerleştirme yapıldığını belirten Yeniçeri, nesillerin nasıl hareket edeceği belli olmayan, sürekli değişen ve siyasi amaçlarla dönüştürülen, kalitesi düşen bir sistem oluşturulduğuna dikkat çekti. Bunun yanında eğitim sisteminin bir gruba duyulan kin ve intikam duygusunun aracı halini getirildiğini de dile getirerek şöyle konuştu: “Özel okullar olsun ama bizim öngördüğümüz kişiler bu sektörde bulunsun, bizim öngördüğümüz özel okullara gelenlere biz katkı sağlayalım anlayışı güdülüyor. Dolayısıyla okullardan bile adeta bir rant çıkarma, bir yandaş zenginleştirme sistemi olarak yararlandıkları veya buna yönelik düşündükleri anlaşılıyor.” Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfü Baydar da şu değerlendirmede bulundu: “Devlet okullarında öğrenciler yeteri kadar eğitilemezken, özel okulların teşvik edilmesi gerekir. Ancak şimdi özel okullardan çocukları alın, devlet okullarına yönlendirin anlayışı var. Eğitim politikası yazboz tahtasına döndü. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Özel okullardan çocukları alın, devlet okullarına yönlendirin anlayışı, AKP`nin günlük belirlediği, düşmana göre politika üretmesinin bir yeni örneğidir. Bu milli eğitim değildir, politika değildir.”`ÖZEL OKULLAR BÜROKRATİK ENGELLERE TAKILMAMALI`Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Başkanı İbrahim Taşel de özel okullaşmanın eğitimde kaliteyi artırdığını ve bu konuda müteşebbislerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye`deki özel okul oranının yeterli olmadığını dile getiren Taşel, “Ülkemizde henüz özel okullaşma oranı yüzde 4`lere yaklaşmıştır. Ancak bu oran yeterli değildir. Bu oranın mutlaka arttırılması gerekir bu da devletin özel okul müteşebbislerine sağlayacağı desteklerle gerçekleşir. Bu anlamda bu yıl uygulanan öğrenci başına destek olumlu buluyoruz ancak daha ileri adımlar atılmasını bekliyoruz.” dedi. Özel okulların kaliteyi arttıran ve rekabeti geliştiren kurumlar olduğunu ifade eden Taşel, “Özel okulların bürokratik engellere takılmaması, müteşebbisi engelleyecek unsurların olmasının önüne geçilmesi gerekir. Özel okul açmak isteyenler teşvik edilmeli ve bürokratik işlemler azaltılmalıdır. Okulların dünya çapında yarışmasını istiyorsak bu konuda ek programlar uygulamalarının yolunu da kolaylaştırmak lazım.” diye konuştu.


01 Eylül 2014 Pazartesi  12:46

Zaman

Manşet - Özel okullara baskı dönemi


Eğitimde bitmek bilmeyen tartışmaların yanına son dönemde özel okullara uygulanan baskılar da eklendi.MEB, sergilediği teşvik yaklaşımlarının aksine özel eğitim kurumlarını hedefe koyan ve başarılarını gölgeleme yönünde adım atan siyasi bir yaklaşım içinde. Özel okullara baskıyı şöyle sıralamak mümkün: Mayıs ayında uluslararası program uygulayan okullara müfettiş denetimi yapıldı. E-okul sistemine (fişleme mahiyetinde) velilerin gelir durumunun girilmesi istendi. TEOG sonuçları açıklanırken de il başarı sıralamaları ve Türkiye geneli başarı sıralaması açıklanmadı. Bu, Türkiye`nin ilk yüzdelik dilimlerine ve en iyi okullarına öğrenci yerleştiren özel okulların başarılarını yansıtmamak üzere atılmış bir adımdı. TEOG`da bütün öğrencilerin devlet okullarına doğrudan yerleştirilmesi de özel okulların önüne kesme adına kullanıldı. Geçen hafta ise Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği`ne bağlı özel okullara `alternatif yerleştirme` gerekçesiyle soruşturma açıldı. Bazı özel okullar da imar planı hataları bahane edilerek mühürlendi, inşaat halindeki bir özel okulun arazisine el konuldu, bir özel okulun bahçesinden de yol geçirildi.Türkiye`de 5 binin üzerinde özel okul bulunuyor. Bu okulların gerek üniversiteye giriş sınavlarındaki başarıları, gerekse ulusal ve uluslararası alandaki başarıları yadsınamaz bir gerçek. Örneğin, okulların bütün öğrencilerinin sınavlarda elde ettiği başarıların ortalamasına göre yapılan sıralamada, Türkiye genelinde ilk 500 okulun yüzde 99`unun özel okul olduğu görülüyor. Üniversiteye girişte özel anadolu ve fen liselerinin başarısı, resmi anadolu ve fen liselerini geçiyor. Bu başarıların teşvik edilmesi gerekirken yapılan mevzuat değişiklikleri, fiili engellemeler ve olumsuz söylemler ile başarıya engel olma girişimleri eğitim tarihi karnesine eksi bir not olarak düşüyor.Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, bir gazeteye yaptığı açıklamada özel sektörün eğitimdeki yerini yüzde 3`ten 2023 yılına kadar yüzde 15`e çıkarmayı hedeflediklerini söylemişti. Aynı zamanda dershanelerin, kanun zoruyla kapatılıp, özel okula dönüştürülmesiyle de özel okullaşma oranının artacağı belirtildi. Son olarak özel okul öğrencisi 250 bin kişiye özel okulda eğitim için para yardımı yapılacak olması bizzat MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci tarafından, “Devletin üzerindeki eğitim yükünü de çok önemli oranda özel okullara kaydıracak.” şeklinde nitelendirildi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da, özel okulların atıl kapasitelerinin teşvik verilen öğrencilerle doldurulacağını ve bu sayede devlet okullarındaki aşırı kalabalıklaşmanın da önüne geçileceğini ifade etti. Ancak uygulamaya bakınca söylemlerin havada kaldığı görülüyor. Özel eğitim, adeta artan şekilde baskı altına alınıyor.`HÜKÜMET, OKULLARDAN BİLE RANT ELDE ETMEYE ÇALIŞIYOR`Özel öğretimin eğitim sistemindeki yerini değerlendiren ve son dönemdeki yanlışları teşhis eden TBMM Milli Eğitim Komisyonu üyesi MHP`li Özcan Yeniçeri, eğitimde gelecek nesilleri nasıl etkileyeceği hesaplanmadan adım atıldığını söyledi. Başından beri her bakana göre ayrı bir seçme ve yerleştirme yapıldığını belirten Yeniçeri, nesillerin nasıl hareket edeceği belli olmayan, sürekli değişen ve siyasi amaçlarla dönüştürülen, kalitesi düşen bir sistem oluşturulduğuna dikkat çekti. Bunun yanında eğitim sisteminin bir gruba duyulan kin ve intikam duygusunun aracı halini getirildiğini de dile getirerek şöyle konuştu: “Özel okullar olsun ama bizim öngördüğümüz kişiler bu sektörde bulunsun, bizim öngördüğümüz özel okullara gelenlere biz katkı sağlayalım anlayışı güdülüyor. Dolayısıyla okullardan bile adeta bir rant çıkarma, bir yandaş zenginleştirme sistemi olarak yararlandıkları veya buna yönelik düşündükleri anlaşılıyor.” Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfü Baydar da şu değerlendirmede bulundu: “Devlet okullarında öğrenciler yeteri kadar eğitilemezken, özel okulların teşvik edilmesi gerekir. Ancak şimdi özel okullardan çocukları alın, devlet okullarına yönlendirin anlayışı var. Eğitim politikası yazboz tahtasına döndü. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Özel okullardan çocukları alın, devlet okullarına yönlendirin anlayışı, AKP`nin günlük belirlediği, düşmana göre politika üretmesinin bir yeni örneğidir. Bu milli eğitim değildir, politika değildir.”`ÖZEL OKULLAR BÜROKRATİK ENGELLERE TAKILMAMALI`Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Başkanı İbrahim Taşel de özel okullaşmanın eğitimde kaliteyi artırdığını ve bu konuda müteşebbislerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye`deki özel okul oranının yeterli olmadığını dile getiren Taşel, “Ülkemizde henüz özel okullaşma oranı yüzde 4`lere yaklaşmıştır. Ancak bu oran yeterli değildir. Bu oranın mutlaka arttırılması gerekir bu da devletin özel okul müteşebbislerine sağlayacağı desteklerle gerçekleşir. Bu anlamda bu yıl uygulanan öğrenci başına destek olumlu buluyoruz ancak daha ileri adımlar atılmasını bekliyoruz.” dedi. Özel okulların kaliteyi arttıran ve rekabeti geliştiren kurumlar olduğunu ifade eden Taşel, “Özel okulların bürokratik engellere takılmaması, müteşebbisi engelleyecek unsurların olmasının önüne geçilmesi gerekir. Özel okul açmak isteyenler teşvik edilmeli ve bürokratik işlemler azaltılmalıdır. Okulların dünya çapında yarışmasını istiyorsak bu konuda ek programlar uygulamalarının yolunu da kolaylaştırmak lazım.” diye konuştu.


01 Eylül 2014 Pazartesi  02:06

Zaman

Manşet - Çocuğunuzun sağlığını düşünerek çanta seçimi yapın


Yeni bir eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala veliler okul alışverişi telaşına başladı.Uzmanlar, çocuklarına okul alışverişi yapan ailelerin, özellikle çanta alımı konusunda son derece dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Hatalı çanta kullanımının uzun vadede duruş bozukluklarına sebep olabildiğini belirten Acıbadem Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Nurullah Ermiş, omurga sağlığı ve duruş bozukluklarının önlenmesi adına ergenliğin önemli bir dönem olduğunu belirtiyor. Omurgadaki eğriliklere verilen genel bir isim olan `skolyoz`un özellikle gelişme çağındaki çocuklarda görüldüğünü belirten uzman Ermiş, skolyoz hastalığının, çocuklarda yanlış oturma, sürekli sırtın bir tarafında yük taşıma gibi nedenlerle ortaya çıktığını ifade ediyor. Bu hastalığa yakalananların omurgaları arkadan bakıldığında C veya S şeklini alıyor. Boy kısalığına, estetik görünüm bozukluğuna, akciğer kapasitesinin daralmasına, psikolojik bozukluklara, ileri yaşlarda kireçlenmeyle beraber bel ile sırt ağrılarına da sebep oluyor. Çocukların taşıdıkları sırt çantalarının doğru seçimi ve doğru kullanımının önemli hale geldiğini ifade eden Dr. Nurullah Ermiş, “Sırt çantası, okul çağı çocuklarında en sık karşılaşılan yüklenme nedeni. Ağır sırt çantası taşımak, okul çocuklarının gelişmekte olan eklem, kas ve ligaman yapılarında zorlanmalara neden olarak, belde kas gerginliği mekanizmasını tetikleyebilir, bozuk yürüyüş, kötü duruş ve ciddi kronik bel ağrılarına yol açabilir.” diyor. Çocukların okul çantası ağır olursa veya tek taraflı omuz askısı kullanılırsa kas zorlanmalarına neden olacağını belirten Ermiş, “Özellikle boyun hızlı uzadığı yaşlarda tek el veya tek omuzla taşınan çantalar omurgada skolyoz gibi duruş bozukluklarına neden olabilir. Ayrıca ağır yüklenme, vücuda uygulanan yükün pozisyonu, yükün şekli ve büyüklüğü, taşıma süresi, çocuğun fiziksel ve ruhsal durumu bir araya gelerek ağrıya neden olur.” diyor.ÇANTA SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?Çantanın üzerinde ağırlığı artıracak türde süslemeler bulunmaması gerektiğini söyleyen Dr. Nurullah Ermiş, sırt çantası alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini şöyle sıralıyor: “Omuz kısımları geniş ve gerginliği yeterli derecede olmalı. Omuz ve sırt kısmında mümkünse sünger desteği bulunmalı. Dar askı, omuza baskı yaptığı için tercih edilmemeli. Böylece yer değiştirmesi önlenir ve postür (duruş) bozulmaz. Çantaların sırt desteği olmalı, ancak bu destek çok sert malzemeden olmamalı, ortopedik sırt desteğine sahip çantalar tercih edilmeli. Çantaların birçok bölme içermesine dikkat edilmeli. Birden fazla bölme yük dağılımının düzenli biçimde olmasını sağlar.”


27 Ağustos 2014 Çarşamba  02:10

Radikal

Türkiye - İstanbul`un 3 ilçesinde yarın elektrik kesintisi var


İstanbul`un Zeytinburnu, Beyoğlu, Şişli ve Bahçelievler ilçelerinde 3 Eylül`de (yarın) bazı semtlerde elektrik kesintisi yapılacağı bildirildi.


02 Eylül 2014 Salı  10:32

Zaman

Manşet - Topbaş`tan 20 yıllık okuldan yol geçirilmesiyle ilgili açıklama: Trafik sıkıştı


İstanbul İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 20 yıldır faaliyette olan Merter Fatih Koleji bahçesinden yol geçirilmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.Topbaş, `Maalesef biz okullarımızı bile doğru nitelikli alanlarda kurmadık. Bugüne kadar trafik yoğunluğu olmadığı için adım atılmamış. Yol da birinci öncelikli.` dedi.Kadir Topbaş, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merter`deki Fatih Koleji bahçesinden yol geçirilmesi sorulan Topbaş, bu konuda ön yargılı olmadığını, bir okulun, eğitim alanının, çocukların yetişme alanının da düzgün olması gerektiğini söyledi. Topbaş, `Bu durumu sordum. Bana aktarılan şu; planlarda yol olarak terk edilen yolun okul tarafından kullanıldığından bahsediliyor. Tabi trafiği etkileyen yolun açılıp trafiği rahatlatması gereken esasında yol olan bir alanın ihtiyaca bugüne kadar trafik yoğunluğu olmadığı için adım atılmamış. Ama yol olarak planlarda olan bir alanın artık yola katılması gerektiği yönünde çalışmalar yapılıyor. Şunu açıkça söyleyeyim; ön yargılı değil. Burada bir ihtiyaç varsa öncelikler ortaya konulur. Maalesef biz okullarımızı bile doğru nitelikli alanlarda kurmadık. Yol da birinci öncelikli. Farklı niyetler yok. Mümkün mertebe sıkıntı vermeden nasıl çözüleceğine bakıyor arkadaşlarımız.` dedi.Taksim yayalaştırma projesi hakkında da bilgi veren Topbaş, şöyle konuştu: `Bir hukuki süreç yaşandı. Bizim projelerimiz vardı. Koruma Kurulu`nun vereceği cevabı bekliyorduk. Şu anda sonuçlandı. Daha önce de medya vasıtasıyla İstanbullulara takdim ettiğimiz planımız kurul tarafından onandı ve somut adım atılmış oldu. Biz bu süreci beklemek zorundaydık. Üst yapı dediğimiz beton ortadan kalkacak. Yeşili, sert zemini olan ve kurul da kabul ettiği ölçekte bir çalışmayı tamamladık. Yakın tarihte bu işe girip bir an önce bitirmeyi planlıyoruz. İstiklal Caddesi`nin yenilenmesi de bu kapsamda olacak. Caddenin altındaki eski galeriyi İSKİ toparladı, problem ortadan kalkmış oldu. Seçilen malzeme ile yeni bir uygulama tamamlanacak. Malzeme üzerinde çok durduk, İstiklal Caddesi`nde Sultanahmet`te yaptığımız çalışmanın bir benzeri olacak. Yürüme konforunu bozmayacak biraz daha az kıvrımlı ve beton harç üzerinde olacak. İSTON özel olarak üretti. Meydanlar yaşandıkça algılanması çok daha farklı olur. Taksim`de maalesef sadece geçiş alanı olarak kullanılıyor. İstiyoruz ki Taksim Meydanı yaşanılır bir yer olsun, vakit geçirilsin.``145 GÜNLÜK SUYUMUZ VAR`Bütün doğal kaynakların doğru kullanılması gerektiğini aktaran Topbaş, İstanbul`da günde 2.7 milyon metreküp su kullanıldığını söyledi. Topbaş, `2007`de yüzde 7 olan baraj doluluğumuz şuanda yüzde 16 oranında. Şuanda bizim hiç yağmur yağmadığı takdirde 145 günlük suyumuz var. Ancak boşa akıtılmamalı, kullanım konusunda dikkatli olunmalı. Şahsen ben bardağıma bile içeceğim kadar su alıyorum. İçme kalitesindeki suyu her yerde kullanıyoruz. İstanbul`da rezerv alanlarını arttırmamız gerekiyor.` diye konuştu.BAŞBAKAN DAVUTOĞLU, ÇALIŞMALAR HAKKINDA BİLGİ ALACAKBaşbakan Ahmet Davutoğlu`na İstanbul`da yapılan çalışmalar hakkında bilgi vereceklerini kaydeden Topbaş, şöyle konuştu: `Bir helikopter turu ile Çamlıca Cami, Maltepe şehir parkı, üçüncü köprü, üçüncü havaalanı henüz netleşmedi ama Kanal İstanbul ile ilgili bölgede tarama yaptık. Kendileri İstanbul ile ilgili çalışmaları yakın takip etmek istediğini ifade etti. İnşallah bu Cuma günü bir nezaket ziyaretinde bulunacaklar. İstanbul`da yaptığımız çalışmalar hakkında bilgi vereceğiz.`16/9 binaları hakkında yıkım kararının nasıl uygulanacağı sorulan Topbaş, `Tabi yargı sürecine saygı göstermek zorundayız. Onaylanan kararla ilgili ilçe belediyesinin yaptığı çalışmalar var. Sonuçlandığı zaman yargı ne gerektirirse o uygulanacak.` cevabını verdi.


02 Eylül 2014 Salı  15:56

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  

01 haziran 2002 polis cengiz bilgiç haberleri  pakize suda türkiye konuşuyor samsun  bu hafta olan iş makinesi kazası  20 06 2009 ege tv ana haber izle  fox tv haber arşivi 27 09 2009  ölüm İlanlari 28 mart  yeni asır gazetesi izmir arsiv 27 11 2008  ankarada bugün olan kaza canlı  01 03 2011 fox ana haber arşivi  01 mart show tv sabah haberleri izle  18 mart ankara kurtçuoğlu kaza  28 temmuz  01temmuz habertürk arşivi  zeynep turan astroloji  27 mart 2010 posta gazetesi  samsun halk gazetesİ halim kaltakcı intihar haberi  üye kayıt  27 06 2011 hürriyet gazetesi eskişehir eki oku  01 03 2011 fox ana haber arşivi  dünkü izmir haberleri ege tv  çağtayın en kolay sınavı  fox ana haber arşivi 14 02 2011