Bulunan Haber Sayısı: 46
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - `Kürt sorunu vardır` diyerek yuvaları mı yıkacaksınız?


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye`de bir Kürt sorunu olmadığını öne sürdü. `Kürt sorunu` ifadesinin, `PKK`nın hainliklerini örtmek için, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan tarafından ortaya atıldığını` savundu. Genişletilmiş il istişare toplantılarında partililere seslenen Bahçeli, “Bin yıllık bir hukukla yaşadığımız, kız alıp kız verdiğimiz, 4 milyon 200 bine yaklaşan yuvalar kurduğumuz, kız ya da oğlan tarafı Kürt kökenli olarak kurulan ailelerde, 5, 6 veya 7 çocuğun bulunduğu bir Türkiye`de `Kürt sorunu vardır` diyerek, bir ayrımcılığa giderek bu yuvaları mı yıkacaksınız? 7 çocuğun hangisini Kürt, hangisini Türk diye ayıracaksınız? AKP kendisine tek başına iktidarı veren bu aziz millete bir yıkım projesi sunmuştur.” dedi. İktidarın, çözüm sürecinde `analar ağlamasın` diyerek halkı kandırdığını iddia eden Devlet Bahçeli, bu süreçte PKK`nın hakimiyet alanını genişlettiğini anlattı. Son dönemde yaşananların, bu hakimiyet alanı içerisinde gerçekleştiğini kaydeden Bahçeli, “Çözüm süreci ve demokratikleşme adı altında, terörle mücadeleyi bir kenara bırakıp müzakere etmeye başladıklarında, gizli anlaşmalardan toplumu haberdar etmek istemedikleri için `analar ağlamasın` sloganı adı altında milleti de kandırarak PKK`nın hakimiyet alanını genişletmişlerdir. Şimdi olan olaylar; o hakimiyet alanı içerisinde, olmayan bir devleti olur hale getirdiğiniz içindir. Meydana gelen çatışmalarda şehitler, ölümler olmaktadır.” diye konuştu. AKP`nin, büyükşehirlerin sayısını 16`dan 30`a çıkararak Kürdistan`ı kurmak isteyenlere imkan verdiğini öne süren Devlet Bahçeli, şu görüşü dile getirdi: “Bir an düşünün. Bu ülkede 16 büyükşehir vardı. 30`a çıkarıldı. `750 bini aşan illerimizde büyükşehir olsun` denildi. Buna kimsenin itirazı yok. Ama Türkiye buna hazır mıydı? Diyarbakır büyükşehir iken, Diyarbakır`ın kapsamını genişleterek, il hudutlarının hepsini Büyükşehir`e dahil edin. Bunu Van, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır olarak şekillendirdiğinizde, bu illere Şırnak, Bitlis, Bingöl, Tunceli, Batman ve Siirt gibi çevresindeki illeri de dahil ettiğiniz vakit, 8 milyon 200 bin nüfus, 114 bin kilometrekare toprak alanında Kürdistan kurmak isteyen hainlere bir alan yaratma imkanı veren bugünkü iktidardır.”


03 Ağustos 2015 Pazartesi  02:11

Sözcü

Gündem - Türk televizyonlarında gerçekleşmiş en acayip olaylar



03 Ağustos 2015 Pazartesi  06:22

Zaman

Manşet - Mardin`de trafo tarandı, Nusaybin`de köprü trafiğe kapatıldı


Mardin`in Nusaybin İlçesi`nde PKK`nın gençlik yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDGH), dün gece ilçedeki yolları trafiğe kapatınca polis müdahale etti. Mardin`de, Diyarbakır karayolu üzerinde bulunan Dicle Edaş`a ait elektrik dağıtım trafosu uzun namlulu silahlarla tarandı. Nusaybin`de Devrim ile Abdülkadir Paşa Mahallesi`ni birbirine bağlayan hastane yolundaki köprüde dün gece toplanan YDG-H üyeleri yola barikat kurarak köprüyü trafiğe kapattı. Bunun üzerine bölgeye çok sayıda zırhlı polis panzeri sevk edildi. Polis, yüzleri maskeleri gruba göz yaşartıcı gaz bombaları ve basınçlı su ile müdahale etti. Ara sokaklara kaçan göstericiler ise polise taş ve molotof kokteylleriyle karşılık verdi. Polis panzerleri göstericilerin kaçtığı ara sokaklara ise kazılan hendeklerden dolayı giremeyerek ana arterlerden gruba müdahaleyi sürdürdü. ZIRHLI POLİS KEPÇESİ İLE BARİKATLAR KALDIRILDI Göstericilerin yollarda kurduğu barikatlar İlçe Emniyet Müdürlüğü`ne ait zırhlı kepçe ile kaldırıldı. Zırhlı polis kepçesi ilk kez olaylar sırasında göstericilerin yollara koyduğu barikatların kaldırılmasında kullanıldı. Gaz bombalarından etkilenen çok sayıda kişi Devlet Hastanesi acil servisine başvurdu. Olaylar, gece geç saatlere kadar devam etti. TRAFO TARANDI Mardin il merkezine 13 kilometre uzaklıkta bulunan Diyarbakır karayolu üzerindeki Dicle Edaş`a ait elektrik dağıtım tarafosuna saat 00.35 sıralarında roketatar ardından uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. 2 özel güvenlik görevlisi ile 1 işçinin görev yaptığı trafo arızalandı. Saldırıda ölen ve yaralanan olmazken, trafonun bulunduğu bölgeye sevk edilen Jandarma Özel Harekat ve komando timleri bölgede operasyon başlattı. (DHA)


01 Ağustos 2015 Cumartesi  10:29

Hürriyet

Astroloji - Riskli durumlar, ani gelişmeler


Olaylar beklenmedik bir seyir izleyebilir veya ani gelişen olaylar meydana gelebilir.


30 Temmuz 2015 Perşembe  11:14

Hürriyet

Yazarlar - Gergin ortamlara dikkat - Niobe


Olaylar beklenmedik bir seyir izleyebilir veya ani gelişen olaylar meydana gelebilir.


30 Temmuz 2015 Perşembe  03:29

Hürriyet

Magazin - Gergin ortamlara dikkat


Olaylar beklenmedik bir seyir izleyebilir veya ani gelişen olaylar meydana gelebilir.


30 Temmuz 2015 Perşembe  03:11

Sözcü

Gündem - Çin`de yaşanan garip olaylar



31 Temmuz 2015 Cuma  06:44

Zaman

Manşet - Oylar düşünce olaylar başladı


Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, “Erdoğan`ı başkan seçtirmeyeceğiz aslında bir tahrikti. Asıl gerilimi başlatan hamle buydu.” sözlerinin çarpıtıldığını savundu. Ancak son 6 yılda yaşananlar, sürecin en önemli hedeflerinden birinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`ı başkanlığa taşımak olduğunu açık bir şekilde ortaya koyuyor. 2009 yılında gündeme getirilen Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ile 2012`den sonra hazırlanan çözüm süreci arasında dağlar kadar fark vardı. İlk açılım projesi sırasında gerek dönemin başbakanı Erdoğan gerekse de başdanışmanı Yalçın Akdoğan, ısrarla “Terör örgütü PKK ve elebaşısını muhatap almayacağız. Bu bir ihanettir. Terör örgütünü meşrulaştırmayacağız.” vurgusu yapıyordu. Peki ne değişti de 2011 seçimlerinden sonra hazırlanan çözüm sürecinde muhatap İmralı ve PKK haline geldi? Bu sorunun cevabını, eşzamanlı olarak Türkiye gündemine giren yeni anayasa çalışmalarında aramak zorlama bir yorum olmaz. AKP açısından yeni anayasa demek `başkanlık sistemi` demekti. Muhalefet, Erdoğan`ın bu hayaline ısrarla karşıydı. İmralı tutanakları ise Öcalan`ın “Tayyip Bey`in başkanlığına karşı çıkmayız” mesajını barındırıyordu. 2009 yılındaki `Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi`nin en önemli özelliği, muhatabın PKK değil Kürt vatandaşlar olmasıydı. “Terörle mücadele, siyasetle müzakere” söylemi de bu dönemin sloganıydı. Akdoğan, 26 Temmuz 2009 tarihli bir yazısında, “Sürecin merkezine Öcalan`ı oturtmak, gidişatı doğru okuyamamak olur.” diyordu. Muhatabın da asla PKK veya İmralı olamayacağının altını çiziyordu. Aynı yazıda DTP`nin (Yerine BDP kuruldu) sürekli Öcalan`ı meşrulaştırmaya çalıştığına dikkat çekiyor ve buna karşı çıkıyordu. Başkanlık sistemi ısrarı, yeni anayasa çalışmalarını da kilitledi Açılım belli bir aşamaya gelince 2012 sonrası çözüm sürecinde yöntemler de söylemler de değişti. Daha önce `ihanet` saydıkları bütün kırmızı çizgiler aşıldı. Artık muhatap PKK ve İmralı haline geldi. Aynı dönemde TBMM çatısı altında da yeni anayasa çalışmaları başlamıştı. Ancak AKP`nin başkanlık sistemini gündeme getirmesi sürpriz olmuştu. Çünkü bu sürpriz hamle, AKP`nin ne parti programında ne de `yeni anayasa` sözünün verildiği 2011 Seçim Beyannamesi`nde vardı. Yeni anayasa çalışmalarını tıkayan da tam bu başkanlık ısrarı olacaktı. Muhalefet, Erdoğan`ın `Türk tipi başkanlık` hayaline kapıları kapattı. İşte çözüm süreci de böyle bir ortamda, Öcalan`ı merkeze alan bir proje olarak gündeme getirildi. Öcalan bir `enstrüman` olarak kullanılacaktı. Yeni süreç, Öcalan`ın, Kürt halkı ve PKK üzerindeki gücünden faydalanmayı esas alıyordu. O İmralı`dan Kandil`e çağrı yapacak, teröristler sınır dışına çekilecek ve silahlar gömülecekti. Arkasından Kürt vatandaşlara yapılacak bir çağrıyla da Erdoğan başkan seçilecekti. Nitekim basına yansıyan İmralı tutanaklarında da Öcalan, “Tayyip Bey`in başkanlığını destekleriz.” diyordu. Böylece hem terör ortadan kaldırılacak hem Öcalan istediği şartlara kavuşacak ve hem de Erdoğan başkan olacaktı. Demirtaş`ın `Seni başkan yaptırmayacağız` çıkışı hesapları altüst etti 2012`de başlayan çözüm sürecinin varlığı, 2013 başında `resmen` duyuruldu. Takip eden 1,5 yıl boyunca PKK birçok tahrik eylemine imza atmasına rağmen AKP hükümeti tek bir karşılık bile vermedi. Ta ki Demirtaş, AKP`nin `başkanlık sistemi` referandumuna çevirdiği 7 Haziran 2015 seçimleri öncesi, “Seni başkan yaptırmayacağız” diyene ve bu söylemle yüzde 13 oy alana kadar... Dolayısıyla, “Bugün dünden farklı olarak ne yapıldı da AKP hükümeti, çözüm masasını devirmeyi tercih etti?” sorusu cevap bekliyor. Bu noktada Akdoğan`ın itiraf gibi sözleri etrafında yeniden düşünmek faydalı olabilir. 28 Şubat 2015`te, Dolmabahçe`de Başbakan Yardımcısı Akdoğan, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala ve AKP Grup Başkan Vekili Mahir Ünal, İmralı heyeti olarak bilinen Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve İdris Balüken`le ortak bir fotoğraf verdi. `Dolmabahçe Mutabakatı` olarak anılan bu toplantı, yandaş medyada `Barış Baharı` manşetleri ile verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Mart 2015`te Gaziantep mitinginde “400 milletvekilini verin ve bu iş huzur içinde çözülsün” diye seslendi. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 17 Mart 2015 tarihli grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan`a hitaben, “Seni başkan yaptırtmayacağız” dedi. Bir hafta sonra Erdoğan, “Dolmabahçe fotoğrafı yanlıştı” çıkışı yaptı. 11 Nisan`da Ağrı`daki `Bahar Şenliği`nde PKK`lılar askere ateş açtı. 4 asker yaralandı. Çıkan çatışmada 5 terörist ölü ele geçirildi. 18 Mayıs`ta HDP`nin Adana ve Mersin`deki il ve ilçe binalarında patlamalar oldu. Adana`daki patlamada 3 kişi yaralandı. Seçimden iki gün önce de HDP`nin Diyarbakır mitinginde patlatılan bomba sonucu 4 kişi hayatını kaybetti. Bu noktada en az AKP kadar PKK`nın pozisyonunu da sorgulamak gerekli. Bütün bu patlamalara rağmen seçime gidilirken ateşkesi bozmayan ve eylem kararı almayan PKK, neden erken seçime gidilirken tekrar silaha sarıldı? 7 Haziran öncesi ve sonrasında artan şiddetin kronolojisi 30 MART 2015- Berkin Elvan`ın ölümündeki ihmalleri araştıran Savcı Selim Kiraz, İstanbul Adliyesi`ndeki odasında DHKP-C militanlarınca şehit edildi. 1 NİSAN 2015- İstanbul Emniyet binasına silahlı saldırı düzenleyen DHKP-C eylemcisi Elif Sultan Kasen ölü ele geçirildi. 4 Nisan 2015- Fenerbahçe kafilesi, Trabzon`un Sürmene ilçesinde silahlı saldırıya uğradı. Şoför yaralandı, futbolcular ölümden döndü. 11 NİSAN 2015- Ağrı`da düzenlenen ağaç dikme şenliğinde PKK ile güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. 6 kişi öldü, 4`ü asker 6 kişi yaralandı. 18 NİSAN 2015- HDP`nin Ankara`daki genel merkez binasına sabaha karşı silahlı saldırı düzenlendi. 18 MAYIS 2015- Mersin ve Adana`da HDP teşkilat binalarına gönderilen bombalar eşzamanlı patlatıldı, 7 kişi yaralandı. 5 HAZİRAN 2015- Diyarbakır İstasyon Meydanı`ndaki HDP mitinginde bomba patlatıldı. 5 kişi hayatını kaybetti, 100`den fazla insan yaralandı. 9 HAZİRAN 2015- HÜDA–PAR`a yakın İhya-Der Başkan Yardımcısı Aytaç Baran, evinin önünde öldürüldü. Olayın ardından çıkan sokak çatışmalarında 3 kişi hayatını kaybetti. 20 TEMMUZ 2015- Kobani`yi yeniden inşa etme çağrısıyla Şanlıurfa`nın Suruç ilçesinde toplanan 300 kişilik gruba canlı bomba saldırısı oldu. 32 kişi öldü, 103 kişi yaralandı. 20 Temmuz 2015- Adıyaman`da terör örgütü PKK ile çıkan çatışmada bir asker şehit oldu. 22 TEMMUZ 2015- Şanlıurfa`nın Ceylanpınar ilçesinde polis memurları Feyyaz Yumuşak ile Okan Acar, kaldıkları evde şehit edildi. 23 Temmuz 2015- IŞİD`in elindeki Ayyeşe köyünden yapılan saldırıda 1 astsubay şehit oldu, 2 uzman çavuş yaralandı. 23 Temmuz 2015- Diyarbakır`da trafik polisine pusu kuruldu. Memurlardan Tansu Aydın şehit olurken, Ali Karahan ağır yaralandı. 25 Temmuz 2015- 3 yıl sonra Kandil bombalandı. 25 Temmuz 2015- Türkiye geneli IŞİD, PKK ve DHKP-C operasyonlarında 600`den fazla kişi gözaltına alındı. Canlı bomba olduğu iddia edilen DHKP-C militanı Günay Özaslan, operasyonda öldürüldü. 25 Temmuz 2015- Gazi Mahallesi`ndeki cemevinden Günay Özarslan`ın cenazesini kaldırmak isteyen gruba izin verilmedi. Çıkan çatışmada Çevik Kuvvet`te görevli Muhammet Fatih Sivri şehit oldu. 27 Temmuz 2015- Muş`un Malazgirt İlçesi Jandarma Komutanı Binbaşı Arslan Kulaksız, eşi ve kızıyla birlikte aracının içerisindeyken uğradığı saldırıda şehit oldu. 28 Temmuz 2015- Şemdinli`de görevli Uzman Çavuş Ziya Sarpkaya, banka sırasında başından vurularak şehit edildi. 29 Temmuz 2015- Diyarbakır`da polis otomobiline saldırı düzenlendi. Polis memuru Mehmet Uyar şehit olurken, yoldan geçen bir vatandaş öldü. 30 Temmuz 2015- Şırnak`ta teröristler, askere ateş açtı: 1`i subay 3 asker şehit. Diyarbakır`daki saldırıda da bir polis ve bir vatandaş hayatını kaybetti.


31 Temmuz 2015 Cuma  02:09

Zaman

Manşet - CHP`nin `terör olaylarının nedenleri araştırılsın` önergesi reddedildi


CHP`nin, Meclisi terör gündemiyle olağanüstü toplantıya çağırması sebebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu`nun 8. birleşimi saat 15.00`te elektronik yoklama yapılarak açıldı. Birleşimi TBMM Başkanvekili Şafak Pavey yönetti. CHP`nin toplumsal barışı tehdit eden artan terör olaylarının nedenlerinin araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verdiği Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi görüşüldü. Yapılan oylama sonucu Meclis Araştırma açılması kabul edilmedi. Oylamada HDP ve CHP evet derken, AKP hayır oyu kullandı.


29 Temmuz 2015 Çarşamba  18:31

Zaman

Manşet - Nusaybin`de gergin gece


Mardin`in Nusaybin ilçesinde korsan gösteri yapan eylemcilere polis ekipleri, biber gazı ve basınçlı suyla müdahalede bulundu. 1 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Alınan bilgilere göre, Nusaybin`de akşam saatlerinde Abdulkadir Paşa Mahallesi, Devrim Hastanesi civarı, Yeni Turan Sakarya ve Kışla Mahallesi ile Işık Önder Caddesi`nde olaylar çıktı. Barikat kurarak yolları trafiğe kapatan eylemciler, hastane yanından geçen araç ve motosikletleri durdurarak kimlik kontrolü yaptı. Durmayan araçlara taşlı saldırıda bulunuldu. Bölgeye gelen polis ekipleri gruplara biber gazı ve basınçlı suyla müdahale etti. Eylemciler polise havai fişek ve molotofkokteyliyle karşılık verdi. Olayların hastane civarında olması nedeniyle acil servise gelen çok sayıda hasta gazdan etkilendi. Bölgelerde gerginlik gece yarısına kadar sürdü. Gözaltına alınan A.Ö. (19), sağlık kontrolünden sonra İlçe Emniyet Müdürlüğü TEM şubesine götürüldü. (CİHAN)


02 Ağustos 2015 Pazar  10:24

Sayfa:1  2  3  4  5  

milliyet gazetesi adana güney ekİ 26 ekim 2010  13 05 2009 atv haberi  27 11 2010  habertürk egeli eki 08 10 11  03 09 2009 tarihli sabah gazetesi güney eki  20 eylül 2009 hava durumu  bugün posta gazetesinin arka ayfası  ak fırat  2 ölü  habertürk ankara eki arşivi 2 sayfa  10 aralık 2008 kanald haberleri izle video  tgrt haber  6 eylül 2009 tarihli milliyet gazetesi  fox haber arşivi 21012011  ümit ilköğretim okulu  ziver aksoy  25temmuz habertürk arşivi  24asta kaza  trıbun olayları  atv haber arşivi 24 ocak  17 04 2011 mersin  3 mart ygs