Bulunan Haber Sayısı: 436
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Milliyet

Ekonomi - GENEL ENERGY RADARDA


Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, ellerinde çok değerli enerji varlıkları bulunan bağımsız petrol ve gaz şirketlerinin düşen enerji fiyatların...


25 Nisan 2015 Cumartesi  01:04

Sözcü

Gündem - Aynaya bakınca çığlık attı!



25 Nisan 2015 Cumartesi  01:04

Zaman

Manşet - Milli Eğitim`in sınav sorusu yargıya taşındı


Türkiye Barolar Birliği (TBB), Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 7. sınıflara yönelik yapılan ve 152 bin öğrencinin katıldığı deneme sınavında din kültürü ve ahlak bilgisi testinde, `Alevilik-Bektaşiliğin dayandığı karakteristik özellikler arasında hangileri bulunur?` sorusunu yargıya taşıdı. TBB, sınav sorusunun öğrenciler arasında din ve mezhep ayrımcılığına neden olduğu iddiasıyla Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı`na suç duyurusunda bulundu. Açıklamada, “Öğrencilere yöneltilen soruda, cevap olarak Hz. Ali sevgisi, On İki İmam sevgisi maddeleri yer alırken, Kur`an sevgisi ve doğa sevgisinin Alevi-Bektaşiliğin dayandığı karakteristik özellikler arasında yer almaması dikkat çekti.” denildi. Suç duyurusu dilekçesinde şu ifadeler yer aldı: “Sağlıklı bir toplumun şu anki garantisi olan çocukların eğitim kurumlarında karşılaştığı din ve mezhep ayrımcılığına dair tavır, kendi inançlarından, kişiliklerinden endişe duymalarına sebebiyet vereceğinden, alıntılanan temel eğitim amacına aykırı şekilde `ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe` sahip olmalarını engellemekte, kendilerini diğer din ve mezhepteki akranlarından farklı görmek suretiyle ayrımcılığa yol açmaktadır.” Barolar Birliği ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı`ndan ilgililer hakkında idari soruşturma açılmasını talep etti.


25 Nisan 2015 Cumartesi  02:16

Hürriyet

Yazarlar - Rektörün cevabı - Taha AKYOL



25 Nisan 2015 Cumartesi  04:41

Zaman

Manşet - `Savaşları ve şiddeti besleyen Avrupa göç dalgasının sorumlusudur`


Katoliklerin merkezi Vatikan, göçmen teknelerini yola çıkmadan imha etmeyi gündeme getiren Avrupa Birliği`ne (AB) sert tepki verdi. Bunun bir savaş eylemi olacağını savunan Vatikan, İtalya başta olmak üzere Avrupa ülkelerini, bölgedeki ülkelere silah ihraç etmek suretiyle, savaşları ve şiddeti besleyerek bu göç dalgasına neden olmakla suçladı. Son olarak 19 Nisan`da 800`e yakın göçmenin Akdeniz`de ölümüyle sonuçlanan faciadan sonra AB liderleri acil toplanmış, yapılan görüşmelerde liderler, denizdeki göçmenleri kurtarmaya yönelik `insani` çözümler yerine, insan kaçakçıları ile mücadeleye ağırlık verecek önlemler üzerinde yoğunlaşmıştı. Zirvede, İtalya açıklarındaki Triton operasyonunun bütçesinin üçe katlanması, deniz ve hava unsurlarının yeni takviyelerle güçlendirilmesi kararı alınmıştı. Liderler, insan kaçakçıları tarafından kullanılmadan önce Libya kıyılarındaki tekneleri tespit etmeye, ele geçirmeye ve imhaya yönelik askeri yetki istenmesi konusunu da gündeme getirmişti. Ancak bu tekneleri imha için Birleşmiş Milletler (BM) kararı ve Libya yönetiminin rızası gerekiyor. TEKNELERİ BOMBALAMAKLA SORUN ÇÖZÜLMEZ Ne var ki, dünya genelindeki 1 milyar 200 milyon Katolik nüfusun yönetim merkezi Vatikan, bu plana şiddetle karşı çıktı. İtalyan Piskoposlar Birliği (CEI) destekli Katolik haber ajansı SİR`e röportaj veren Papalık Göçmenler ve Gezginler Konseyi Başkanı (bakanlık düzeyinde) Kardinal Antonio Maria Veglio, `Tekneleri bombalamak, garip bir fikir. Neyi bombalıyorlar? Uluslararası bazı haklar var. Bir ülkeyi bombalamak, bir savaş eylemidir` dedi. `Hedefleri ne? Sadece göçmenlerin küçük tekneleri mi?` diye sözlerine devam eden Kardinal Veglio, `O silahların, tekneleri vurmanın ötesinde yakınındaki insanları öldürmeyeceğini kim garanti ediyor? Varsayalım tekneler parçalandı, ancak çatışmadan, zulümden ve sefaletten kaçan göçmenlerin sorunu bitmeyecek, var olmaya devam edecektir` diye konuştu. GÖÇ DALGASININ SORUMLUSU AVRUPA`DIR Bu planı hayata geçirmenin anlamsız olduğunu savunan Veglio, `Çaresiz insanlar her zaman kaçmak için başka bir sistem bulacaktır: başka tekneler yapar ya da kara yolunu kullanırlar. Göçmenlerin çoğunun Akdeniz`den değil, kara sınırlarından giriş yaptığını da hatırlamalıyız. Savaşlar, diktatörler, terörizm ve sefalet olduğu sürece, mülteciler de gidebilecekleri yere kadar gitmeye devam edecektir` dedi. SİLAH GÖNDEREN ÜLKELERİ ISLAH EDEBİLİRSEK, SAVAŞLAR OLMAZ `Silah ihraç ederek, savaşları ve şiddeti besleyen Avrupa, özellikle bizim ülkemiz (İtalya), sürekli olarak dünyanın güneyinden Avrupa`ya göç dalgası yaşanmasının sorumlusudurö diyen Kardinal Veglio, `Bu silahların, İtalya da dahil gelişmiş ülkelerden geldiğini hepimiz biliyoruz. Bu ülkeleri ıslah etmeyi başarabilirsek, Suriye`de, Libya`da, Ortadoğu`da bir daha asla savaş, yolsuzluk ve gerilim olmaz` yorumunda bulundu. Bu mevzuların hiç kolay olmadığını da ekleyen Kardinal, `Avrupa, göçmenler konusunda bir politikaya sahip olmak için hiç iştahlı olmadı. Brüksel`de de gördüğümüz gibi, herkes para vermek için müsait, yeter ki ülkeleri rahatsız edilmesin. Ancak bu bir çözüm değildir` diye sözlerini sürdürdü. `VATİKAN BU ANLAŞMADAN MEMNUN DEĞİLDİR` `Biz bu anlaşmadan memnun değiliz` diyen ve bunun kendileri için tam bir hayal kırıklığı olduğunu söyleyen Veglio, AB`nin, uzun vadeli bir program, ciddi bir göçmen politikası belirlemesi gerektiğini de ekledi. Ortak ekonomik tutumu olan AB`yi, ortak bir dış politikaya sahip olmamasından dolayı eleştiren Veglio, `Göçmen sorununu çözebilirse bu Avrupa için çok prestijli olur. Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Latin Amerika`da ne kadar değerli? Hiç` diyerek, güzel bir proje olan Avrupa`nın, bugün bencil ve yorgun olduğunu ve Hristiyan değerlerini kaybettiğini öne sürdü. `İNGİLTERE BENCİL DAVRANDI` Veglio ayrıca, AB`nin söz konusu planına finansman sağlayacağını belirten İngiltere`nin, göçmenleri ise ülkelerine kabul edemeyeceklerini açıklamasını, `Bencillik` olarak niteledi. Vatikan`ın resmi gazetesi L`Osservatore Romano ise, Triton`un finansmanının artırıldığını, ancak asıl `dikenli` nokta olan göçmenlere kucak açma konusuna çözüm bulunamamasına dikkat çekti. Bu arada İtalya Başbakanı Matteo Renzi`nin, AB`nin bu konudaki eylem planını olumlu karşılayıp, `Nihayet Brüksel`in bu konuda bir stratejisi var` demesi ise ülkesinde eleştirilere neden oldu.


25 Nisan 2015 Cumartesi  03:10

Zaman

Gündem - Yandaş medya, `şampiyonu` göremedi!


Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçları dün açıklandı. Özel Samanyolu Fen Lisesi ve FEM Dershanesi öğrencisi Mehmet Enes Arıcı, 6 puan türünden 5`inde Türkiye birincisi oldu. Yamanlar Koleji öğrencisi Melih Demir ile İzmir Fen Lisesi öğrencileri Sueda Şanlı ve Dilan Atar da farklı puan türlerinde Türkiye ikinciliğini elde etti. Hükümete yakın medya ise, YGS birincisi Mehmet Enes Arıcı`nın birinciliği sonrası sessizliğe gömüldü. Bazısı, Enes Arıcı`ya hiç yer vermezken, bazıları ise okulun ismini vermeden sadece `şampiyonun` ismini açıklayıp başarıyı geçiştirdi. İşte yandaş medyanın `şampiyonun` Samanyolu ve FEM`den çıkması sonrası yaptığı o haberler: Sabah gazetesi, 6 puan türünden 5`inde birinci olan Mehmet Enes Arıcı`nın fotoğrafını kullanmadı. Okul ismini veremeyen Sabah, `Ankara`da okuyan…` ifadesine yer verdi. Gazete, YGS-2`de şampiyon olan Burak Arınalp`in fotoğrafını kullanmayı tercih etti. Star , Mehmet Enes Arıcı için, `5 dalın birincisi` ifadesini kullandı Star gazetesi de, Arıcı`nın okulu Özel Samanyolu Fen Lisesi`nin ismini kullanamadı, `Sinoplu…` diyerek geçiştirdi. Y.Şafak ise, haberini ÖSYM`nin sınavı 4 günde açıklaması üzerinden kurdu. ÖSYM`nin dün yaptığı açıklamalara yer veren gazete, YGS`nin şampiyonlarını hiç görmedi. Akşam da, `YGS birincisi Ankara`dan` başlığıyla verdiği haberde, Mehmet Emin Arıcı`nın okuluna hiç değinmedi, `Ankara`dan Mehmet Emin Arıcı` (Enes olacaktı!) ifadelerini kullandı. Y.Akit gazetesi de, ÖSYM`nin dün yaptığı ve genel bilgilerin verildiği haberleri kullandı. `Yüzde 85`i barajı geçti` başlıklı haberinde gazete, `şampiyonlara` hiç yer vermedi. Türkiye gazetesi de ÖSYM`nin sınavı 4 günde açıklamasını ön plana çıkardı, genel bilgilere yer verdi. Diğerleri gibi, YGS birincilerini hiç görmedi! Takvim , `Kızlar solladı` başlıklı haberinde yine ÖSYM`nin hızına vurgu yaptı. YGS`nin bu seneki şampiyonu Mehmet Enes Arıcı`ya değinen gazete, Samanyolu Fen Lisesi ve FEM Dershanesi`ne haberinde hiç yer vermedi.


21 Nisan 2015 Salı  08:34

Zaman

Manşet - Tekzip, gazetecileri susturmak için kullanılıyor


17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının ardından medya mensupları üzerindeki sindirme girişimleri adeta zulme dönüştü. Son zamanlarda ise tekzip sansür aracı olarak kullanılarak gazetecilerin özgürce düşüncelerini yazma hakları engellenmeye çalışılıyor. Uygulamaya tepki gösteren Basın Konseyi, tekzibin sansür aracı olmadığını vurguladı. Konseyden yapılan açıklamada, “RTÜK tarafından verilen cezalar, basın ve ifade özgürlüğü açısından telafisi zor olan sorunlar yaratmaktadır.” denildi. Açıklamada; “Uzun süredir takip ettiğimiz ve hep aynı yayın kuruluşlarına gönderilen tekziplerin bir baskı ve onun sonucu olarak sansür aracı haline getirilmesi kabul edilemez. Düzeltme ve cevap hakkı, Basın Kanunu`nun 14. maddesi ile sabit olsa da, belgeleri olan haberlere dahi tekzip gönderilmesi, kuralların keyfiyete göre uygulandığının apaçık göstergesidir.” ifadelerine yer verildi. Her geçen gün, halkın haber alma hakkını engelleyen bir anlayış sergilendiğinin belirtildiği açıklama şöyle devam etti: “Türkiye`nin uluslararası platformda ciddi prestij kaybına yol açacağı hiç de sürpriz olmayacaktır. Bu durum basın özgürlüğü adına endişelerimizi daha da artırmaktadır. Basın Konseyi olarak, yeni bir seçim dönemine girdiğimiz bu günlerde herkesi özeleştiri yapmaya davet ediyor, demokratik hukuk devletine uygun davranılmasını istiyoruz.”


25 Nisan 2015 Cumartesi  02:16

Zaman

Manşet - Ergenekon`un cinayetlerini Cemaat`e yıkacaklardı


Malatya`daki Zirve Yayınevi`nde yaşanan katliamın üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen dava sonuçlandırılmazken, gizli tanık ve sanık İlker Çınar`ın 2012`de savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. Millet Gazetesi`nin haberine göre Çınar, eski Malatya İl Jandarma Komutanı Mehmet Ülger`le konuşmasını aktarıyor: “Zirve cinayetlerini AKP ve Gülen Cemaati üzerine yıkacağız, zaten Hrant da Ramazan Akyürek`e yıkılacak. Bu beyanları Ülger bana bizzat söyledi.” Malatya`daki Zirve Yayınevi`nde 18 Nisan 2007 tarihinde yaşanan katliamda, Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürüldü. Dava, aradan 8 yıl geçmesine rağmen bir türlü sonuçlandırılamazken, Zirve davasının gizli tanığı ve sanığı İlker Çınar`ın 4 Şubat 2012`de Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı`na verdiği ifade ortaya çıktı. Millet gazetesinin ulaştığı ifadede çarpıcı bilgiler yer aldı. Habere göre Çınar, Zirve Yayınevi cinayeti, Ergenekon ve Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekât Dairesi (TUSHAD) yapılanmasıyla ilgili önemli iddialarda bulundu. Çınar, cinayetlerin Cemaat`e nasıl yıkılacağını şöyle anlattı: “Santoro, Hrant ve Zirve, bir operasyondu. Bu yaptığımız sahte istihbarat belgeleri ile buradaki Zirve olayını AKP ve Gülen Cemaati üzerine yıkacağız, zaten Hrant da Ramazan Akyürek`e yıkılacak. Bu beyanları Mehmet Ülger bana bizzat söyledi.” Eski İl Jandarma Komutanı Mehmet Ülger`in bu sözleri söylerken elinde kalın bir tesbih bulunduğunu belirten Çınar, “Ülger, `Hrant (cinayeti) Ramazan`ın (Akyürek) üzerine yıkılacak, yıkılmazsa gereken de kendisine yapılacak.” diye konuştu. Ülger`in kendisine söylediği sözlerin ne anlama geldiğini Ankara`da Kumrular saldırısı sonrası anladığını kaydederek, patlamanın Akyürek`in evinin civarında olduğunu, kızının da olayda yaralandığını belirtti. Çınar, azınlıklara dönük Kafes Eylem Planı deşifre olunca Ülger`in sözlerinin aklına geldiğini, Santoro, Dink ve Zirve cinayetlerinin Ergenekon`un operasyonu olduğuna kanaat getirdiğini vurguladı.


25 Nisan 2015 Cumartesi  02:16

Zaman

Manşet - Kamu görevlilerinin yargılanması talebine bakanlıktan olumsuz cevap


Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi`nde görülen Soma made faciası davasının müşteki avukatı Zeynel Balkız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`nın 15 Nisan 2015 tarihinde Danıştay kararına rağmen bürokratlarının sorgulanmasına izin vermediğini ve buna karşı Danıştay`da dava açacaklarını söyledi. Manisa Barosu eski başkanı ve MHP Manisa 2. sıra milletvekili adayı Balkız, Soma davasında müşteki ve müdahil avukatı olarak yer aldığını kaydederek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`nın bürokratlarının sorgulanmaları için Danıştay`dan karar çıkmasına rağmen bakanlığın bu talebi dikkate almadığını açıkladı. Balkız, müşteki ve müdahillerin taleplerini mahkeme heyetine sunduktan sonra mahkeme çıkışında bir basın açıklaması düzenledi. BAKANLIK İZİN VERMEDİ Mahkemeye çok önemli bir talepte bulunduklarını kaydeden Av. Balkız, `Başlangıçtan itibaren söylüyoruz, bu yargılamanın bir ayağı eksik. Sadece şirket yöneticileri ve memur olmayan Ege Linyitleri İşletmeleri (ELİ) kontrol mühendisleri üzerinden dava yürütülüyor. Halbuki bunun kamu ayağında önemli sayıda ve sıfatta şüphelilerin olduğunu biliyor ve düşünüyoruz. Bu bakımdan bilirkişi raporu doğrultusunda, hem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`nın bürokratları hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı`nın bürokratları hakkında suç duyurusunda bulunmuştuk. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı`nın bürokratlarının soruşturulmasına iznin verilmemesi üzerine dava açtık. Danıştay bu kararı kaldırdı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı`nın yeni bir ön inceleme yaparak, suçlular hakkında soruşturma izni verilmesi kararını verdi ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, bugüne kadar böyle bir cevap vermemişti. Ben de bir kısım müştekiler ve müdahiller vekili olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`na başvuruda bulunmuştum. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 15 Nisan 2015 tarihinde tarafımıza gönderilen yazıda, bakan adına denetim hizmetleri başkanı sıfatıyla imzalı cevap dilekçesinde yine hiçbir şey değişmemiş gibi kendi bürokratları hakkında, yani Maden İşleri Genel Müdürü, bizzat bir de Maden İşleri Genel Müdürlüğü adına bu madende denetim yapan müfettişlerin tamamı hakkında soruşturma izni verilmemesiyle ilgili yeni bir karar elimize geldi.` dedi. `DAVANIN ÜZERİNDE KARA BULUT` Bu kararla ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını cumhuriyet başsavcılığına da sorduğunu anlatan Balkız, `Burada cumhuriyet başsavcısına bir soru yöneltiyorum, çünkü bizim kadar cumhuriyet başsavcılığının da görevidir bu. Bilirkişi raporunda suçlanan kişiler varsa onlarla ilgili soruşturma izni istenmesi, cumhuriyet başsavcısının görevidir. Eğer bu cevap veya benzeri bir cevap cumhuriyet başsavcısına gitmişse 15 günlük süre içerisinde cumhuriyet başsavcısının bu karara itiraz etmesi gerekiyordu. Biz itiraz edilip edilmediğini bilmediğimiz için mahkemede bunun araştırılmasını istedik. Mahkeme, cumhuriyet başsavcılığına, `Size böyle bir olumsuz cevap geldi mi? Geldiyse buna karşılık Danıştay`da dava açtınız mı? Bir başvurunuz var mı?` diye sordu ama biz, bize ulaştığı andan itibaren kanuni süre içerisinde Danıştay`a başvuruda bulunarak, aynı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı`nda olduğu gibi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı aleyhine de Danıştay`da dava açacağız. Bunun kamuoyu tarafından bilinmesini arzu ediyoruz, çünkü dünyanın takip ettiği bir davada bugün açıkça görüyoruz ki hükümet, ilgili bakanlıklar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bu davanın üzerinde maalesef bir kara bulut gibi durmaktadır. Bu davayı etkilemeye çalışmaktadır. Bu davanın yargı bağımsızlığı ilkesine göre ve bu davanın adil yargılanma ilkesine göre yürütülmemesi için ellerinden gelen çabayı sarf etmektedirler. Ağırdan almaktadırlar. Danıştay kararı 4 Aralık`ta verilmesine rağmen aradan geçen 4,5 aylık bir süreye rağmen halen bakanlığın harekete geçmediği ortadadır. Şimdi ne yazık ki içeride yüzlerce aile, sanıkların yargılanmasını istiyor ama yargılananlar 45 tane memur sıfatı taşımayan, suçlu olabilirler ama düz vatandaş fakat ihmali olmasına rağmen bu işin içinde devlet yok, kamu personeli yok. Neden? Çünkü adil yargılamaya mani olan bir hükümet, bir bakanlık anlayışı var. Bu anlayış yıkılmadıkça Türkiye`de bir hukuk devletinin olmasından ve yargının bağımsızlığından asla bahsedemeyiz.` diye konuştu.


24 Nisan 2015 Cuma  12:12

Hürriyet

Yazarlar - Star gazetesi Genel Yayın Yönetmeni`ne cevap - Ahmet HAKAN


SEVGİLİ Nuh Albayrak.


21 Nisan 2015 Salı  04:43

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  

sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  ı cevap011 de  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  15 kasım okull4 2011 gaziantep olay tvhaber izle  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları  sabah gazetesi 918mart 2011 bulmaca cevapları