Bulunan Haber Sayısı: 303
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Yazarlar - Baklavam Antep fıstıklı olsun - Gila BENMAYOR


NEW York Times Gazetesi`ndeki “Gaziantep ve baklava” yazısını Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin`in önceki günkü tweetinde gördüm.


29 Temmuz 2014 Salı  03:27

Zaman

Manşet - Adalet Bakanı`na sordu: İkinci cadı avı Yargı`da mı yapılacak?


CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, emniyette başlatılan cadı avının yargıya sıçrayıp sıçramayacağını Adalet Bakanı Bekir Bozdağ`a sordu.Tanrıkulu, Meclis Başkanlığı`na sunduğu soru önergesinde, “22 Temmuz`da başlatılan ve emniyet görevlilerini hedef alan birinci cadı avı dalgasının ardından ikinci bir cadı avı dalgasının bu kez cumhuriyet savcıları ve hakimler için mi başlatılacaktır?” ifadelerini kullandı. CHP`li vekillerden Sezgin Tanrıkulu, iktidarın yargıda cadı avı başlatacağı yönündeki iddiaları Meclis gündemine taşıdı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ`ın cevaplaması talebiyle TBMM Başkanlığı`na soru önergesi veren Tanrıkulu, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay`ın Milliyet gazetesine verdiği röportajda kullandığı ifadeleri hatırlattı. Atalay, Cemaat`e yönelik operasyona ilişkin “Sadece burada kalmamalı. Özellikle çok insanın dinlenmesiyle ilgili kararlar veren ve bunlara imza atan yargı kesiminde falan da bunların devam etmesi lazım.” ifadelerini kullanmıştı. Ayrıca Başbakan Erdoğan da yaptığı bir konuşmada, operasyon için, “Bu daha başlangıç.” demişti. Sezgin Tanrıkulu`nun önergesinde, şu sorular sıralandı: “22 Temmuz 2014 gecesi emniyet mensupları için başlatılan cadı avı bu kez de 17 Aralık ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarını yürüten savcıları ve yasal dinlemeler için izin veren hakimleri mi hedef alacaktır? Gözaltına alınacak hakim ve savcıların isim listelerinin hazırlandığı ve bayram sonrasında yargıya yönelik ikinci cadı avının başlatılacağı iddiası doğru mudur? 22 Temmuz 2014 gecesi emniyet mensupları için başlatılan cadı avı süreci ile gerçekte amaçlanan bir taşla 2 kuş birden vurarak bir yandan yolsuzlukları, rüşvetleri, irtikapları ortaya çıkaran 17 Aralık ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarını diğer yandan da milli güvenliğimizi tehdit eden oluşumları ortaya çıkarmaya yönelik sürdürülen Selam Tevhid soruşturmasını kapatılacağı iddiası doğru mudur? Babek Zencani ve Reza Zarrab ile ilişkili kayıp 2 milyar dolarla ilgili açılan bir soruşturma var mıdır? Kayıp 2 milyar doların akıbeti nedir?


29 Temmuz 2014 Salı  02:19

ODATV

Gündem - Hrant Dink cinayetiyle ilgili bu sorulara cevap verin


O kadar kolay değil Sayın Başbakan


29 Temmuz 2014 Salı  16:55

Zaman

Manşet - Yahudi örgüt Erdoğan`dan ödülü geri istemedi diye sevindiler


Gazze`ye günlerdir süren İsrail saldırılarından sonra Amerika`da Yahudi örgütünün Başbakan Tayyip Erdoğan`a verdiği ödül çokça konuşulmuştu.Bugün Havuz Medyası`nın Sabah Gazetesi bununla ilgili çarpıcı bir haber yaptı. Söz konusu örgütün Başbakan`dan verdikleri ödülü almayacağını açıklamasını, gazete büyük bir sevinç içinde haberleştirdi. Sabah Gazetesi “ADL Başbakan`a verdiği ödülü geri istemeyecek” başlığıyla verdiği haberde Başbakan`a 2005 yılında `Himaye Cesaret` ödülü veren Yahudi örgütü Lekelemeye Karşı Birlik (ADL)`nin ödülü geri vermeyeceğini söylediğini açıkladı. Sabah haberinde, ADL Başkanı Abraham Foxman`un söz konusu ödülü Başbakan`a değil Türkiye devletine hediye ettiklerini söylediğini belirtti.


29 Temmuz 2014 Salı  16:01

ODATV

Gündem - Liderlik yapma durumunda değil


Barzani`nin gazetesinden Erdoğan`a soğuk duş...


29 Temmuz 2014 Salı  16:55

Zaman

Gündem - `Kaç İsmail kaç` skandalının gereğini yapın


CHP Milletvekili Mahmut Tanal`ın ziyareti sırasında odasındaki esrarengiz şahsa `kaç İsmail` diye bağıran hâkim İslam Çiçek`e meslektaşlarından tepki yağdı. Hâkimin tarafsızlığını kaybettiğine dair somut delillerin ortaya çıktığını vurgulayan hâkim ve savcılar, HSYK`yı göreve çağırdı: “Yolsuzluk ve Adana`daki MİT TIR`ları ile ilgili soruşturmalarda meslektaşlarımız hakkında hemen tedbir kararı veren HSYK, `kaç İsmail kaç` skandalına niye sessiz kalıyor?”-Yolsuzluk ve rüşvet zanlılarını tahliye eden hakimlerin, yeni kurulan Sulh Ceza Hakimliği`ne atanması hukukçuların tepkisini çekerken söz konusu isimlerin ilk görevlerinin polislere operasyon olması da tartışmalara yol açtı. Hakimlerin özel seçildiği iddiaları giderek güçleniyor. Ancak adı geçen hakimlerin tarafsızlığını yitirdiğinin en somut delili hakim İslam Çiçek`in odasında ortaya çıktı. CHP milletvekili Mahmut Tanal`ın ziyareti sırasında odadaki esrarengiz şahsa `kaç İsmail` diye bağıran Çiçek`e meslektaşlarından tepki yağdı. Yargının tümüne zarar verildiğine dikkat çeken hakim ve savcılar HSYK`yı göreve çağırdı. Yargı mensuplarının internet sitesi `adalet.org`da konuya ilişkin görüşlerini paylaşan hakim ve savcılar, yolsuzluk soruşturmaları ile Adana`daki MİT TIR`ları soruşturmasına atıf yaptı. Bu olaylarda görev alan meslektaşları hakkında tedbir kararları veren HSYK`ının `kaç İsmail kaç` skandalına sessiz kalmasına tepki gösterdiler.Sitede, `HSYK Göreve` konu başlığıyla oluşturulan forumda Diyarbakır Adliyesi Hâkimi Ahmet Türkeri, HSYK 1. Dairesi`nin üyelerine seslendi. Yaşanan hukuksuzları ise şöyle sıraladı: “Çağlayan adliyesinde sorgu yapan hâkimin odasından, polis veya MİT personeli fark etmez, vatandaş koşarak kaçıyor. Yasal gözaltı süreleri açıkça ihlal ediliyor. Daha önce verdikleri kararlar ortada olan, kişisel paylaşım sayfalarında başbakana sevgisini açıkça ilan eden hâkimler hem sorguya hem itiraza bakıyor. HSYK 1. Daire başkanı bu meslektaşların yetkileri ile ilgili hata yaptık diyor.”Hukukta çifte standart olmazBütün bunlara HSYK`nın neden sessiz kaldığını soran Türkeri şöyle devam etti: “Önceki soruşturmalardaki duyarlı tavrınızı şimdi niye göstermiyorsunuz? Yoksa bilmediğimiz ve açıklayamadığınız bir durum mu var? Bir hukukçu bu kadar açık çifte standart tasarruflarda bulunamayacağına göre baskı mı görüyorsunuz? Bu gidişle hepimiz adaletin yüksek hızlı treninin arkasından Vali Hüseyin Avni Coş gibi bakıp kalacağız farkında değil misiniz? Arkadaşlar kimse bu soruşturma yapılmasın demiyor. Peşin peşin meslektaşlarımız taraflı karar verecek de demiyor. Gerek 17 - 25 Aralık, gerekse bu soruşturmalar, aşağı yukarı benzer iddia ve savunmaları içeriyor. O zaman aynı tedbirler burada da uygulanmalıdır. 4 günde ifade alma işlemleri yapılamamışsa, dün sorgusu yapılan bugün tutuklanıp tutuklanmadığını bilmiyorsa, hakim de yoruldum diyorsa, o zaman bu meslektaşlar gerçekten zor durumda. Başka meslektaşlar niye görevlendirilmiyor? Atanacak başka meslektaşlar hukuki karalar veremeyecek mi?”Gözaltı süresi doldu, suç işleniyorSungurlu Adliyesi Hakimi Cüneyt Uysal da, “Bilmediğimiz bir durum var... Ama açık olan bir şey var ki İbrahim Okur bey `baskı gördük` diyemediği zaman `hata yaptık` şeklinde açıklama yapıyor.” dedi. Düzce Adliyesi`nden Savcı Halil Polat, gözaltı süresi geçmesine rağmen polislerin serbest bırakılmamasını eleştirdi. Polat, bunu görevi kötüye kullanma suçu olarak olarak nitelendirdi. İzmir Adliyesi`nden Hakim Murat Kopal, gözaltı süreleri dolan polislerin `muhafaza` adı altında zorla alıkonulmalarına değindi. Şu soruları yöneltti: “Bu iddianın doğru olması halinde bu hürriyeti tahdit suçu oluşmuyor mu veya en azından insan hakkı ihlali yapılmış olmuyor mu? Sırf bu yönüyle dahi HSYK`nın olaya müdahale etmesi gerekmez mi? `Kaç İsmail kaç` kısmı hakkında da en azından olayın muhatabı hakimden bilgi alınıp kamuoyunun aydınlatılması doğru olmaz mı? İsmail `ben resmi görevliyim` demiyor da niye kaçıyor?”HSYK`nın yaşanan hukuksuzluklara seyirci kalmamasını isteyen Eskişehir Adliyesi Hakimi Kemal Karanfil de, “Yoksa hem hukuk hem de Hak katında sorumluluktan kurtulamaz...” uyarısında bulundu. İstanbul`dan hakim Birol Bilen ise operasyonun farklı bir yönüne dikkat çekti. Selam Tevhid terör örgütü soruşturmasını devralan savcıların bir an önce soruşturmayı neticelendirmelerinin önemine işaret etti: “Ellerindeki dosyanın akıbetini `TBMM`nin yolsuzluk komisyonu kurmaktaki hızına` benzetmeden belirsizliğin ve hukuki kaosun bitirilmesi adına neticeye bağlamaları gerekir.”İşte taraflı hâkim için en somut delil: Kaç İsmail kaçHSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur geçen hafta bazı gazete ve televizyonlarda önemli açıklamalarda bulunmuştu. Polislerle ilgili soruşturmaya bakan hakimlerin özel seçildiği iddialarını değerlendirirken şunları söylemişti: “Sadece Hulusi Pur`un 17 Aralık soruşturmasında tutuklanan 6 kişinin tahliyesi kararını verdiğini biliyorduk. Aynı soruşturmada 3 hâkimin, sanıklar lehine karar verdiğini bilsek farklı bir tablo olabilirdi. Bu, hâkimlerin taraflı oldukları, olacakları anlamına gelmez ama yine de yanlış oldu.” Okur, hakimlerin taraflı davrandıklarının somut şekilde ortaya konulması halinde ise resen harekete geçeceklerinin altını çizmişti. HSYK 1. Daire Başkanı`nın sözlerinde yer alan somut delilin en dikkat çekici örneği iki gün önce hakim İslam Çiçek`in odasında yaşandı. Polislerin yargılanmasına verilen arada Hakim Çiçek`in odasına giden CHP milletvekili Mahmut Tanal, içeride 3 kişiyle karşılaştı. Bunların kim olduğunu sordu. TEM Şube Müdürü Kayhan Ay, Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı`nın yanında esrarengiz bir kişi daha vardı. Bu sırada hakim İslam Çiçek, söz konusu mavi tişörtlü ve silahlı şahsa `Kaç İsmail` diye bağırdı. Şahsın MİT mensubu olduğu gündeme gelirken, İstanbul Başsavcısı Hadi Salihoğlu, İsmail`in polis memuru olduğunu açıkladı. Ancak Savcının İsmail`e neden kaç diye bağırdığı sorusu cevapsız kaldı.


29 Temmuz 2014 Salı  02:06

Zaman

Manşet - Bağımsız milletvekili İhsan Barutçu: Kenan Evren`e rahmet okutuyorlar


İstanbul Bağımsız Milletvekili İhsan Barutçu, Çağlayan Adliyesi`ne gelerek, alıkonulan polislerin ailelerini ziyaret etti. Soruşturmanın hukukî dayanağı olmadığını dile getiren Barutçu, yeni vesayet dönemiyle birlikte hukuksuzluğun arttığını söyledi. Yaşananların 12 Eylül darbecisi Kenan Evren`e rahmet okuttuğunu belirtti. Hukuk ve adaletin Başbakan`ın iki dudağı arasında olduğunu ifade eden Barutçu, “Herhalde Kenan Evren, Sayın Erdoğan`ın içine kaçmış.” dedi.Bağımsız Milletvekili İhsan Barutçu, yeni vesayet dönemiyle birlikte hukuksuzluğun giderek arttığını söyledi. Yaşanan olayların adeta Kenan Evren`lere rahmet okutturacak bir durum oluşturduğunu belirtti. Barutçu, “Vesayet dönemi biterken yeni bir vesayet dönemi ile beraber hukuksuzluğun, hak ve hukuk ihlallerinin giderek arttığı bir iktidarla beraberiz. Adeta Kenan Evren`lere rahmet okutacak bir dönemdeyiz. Hukuk da adalet de Başbakan`ın iki dudağı arasındadır. Herhalde Kenan Evren, Sayın Tayyip Erdoğan`ın içine kaçmış vaziyette şu an.” ifadelerini kullandı. İhsan Barutçu, daha sonra sorgulamaların yapıldığı 6. kata çıkarak, avukatlardan bilgi aldı. Hükümete yakın medya, geçtiğimiz aylarda İhsan Barutçu`nun İstanbul polisi tarafından dinlendiği ve kendisine şantaj yapıldığı yalanını ortaya atmıştı. Polise destek için adliyeye gelen Barutçu, “Bu soruşturma hukuki değildir. Bizim buraya gelmemiz haksızlığa uğrayan bu polislere destek olma amaçlıdır.” diyerek yandaş medyaya gereken cevabı vermiş oldu.


29 Temmuz 2014 Salı  02:19

Zaman

Manşet - MHP`li Faruk Bal: Bu kişiye hâkim denemez


MHP Konya Milletvekili, emekli hâkim Faruk Bal, Çağlayan Adliyesi`nde önceki gece yaşanan `kaç İsmail kaç` skandalını yorumladı. Bal, “İsmail`e kaç diye talimat verenlere bizim kültür ve medeniyetimiz hâkim demez. Siyaset, yargıya emir veremez. Bu ancak diktatörlüklerde olur. Türkiye, yavaş yavaş oraya doğru gidiyor.” dedi.MHP`nin hukukçu milletvekillerinden Faruk Bal, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu`na destek olmak için geldiği Avusturya`da gündemi Cihan Haber Ajansı`na değerlendirdi. Avusturya Türk Federasyonu tarafından Viyana`da düzenlenen iftar yemeğine katılan Bal, Selam Terör Örgütü ve yolsuzluk operasyonunu yürüten polislere yapılan operasyonla ilgili açıklamalarda bulundu. Evrensel hukuk kurallarını hatırlatan Bal, “17 ve 25 Aralık`ta yapılan operasyonla yolsuzlukları ortaya çıkaran polis memurları, amirleri, müdürleri şimdi içeride ve hukuk yok. Bu çok ağır ve acı sonuçları olacak bir hukuk garabetidir. Günü gelecek şimdi onlar için talep ettiğimiz hukuk, bu zulmü yapan kişilere lazım olacaktır.” dedi. Faruk Bal, `kaç İsmail kaç` skandalını da yorumladı. Şöyle konuştu: “Böyle bir İsmail ile kovalamaca işi hakimlik mesleğinin tabiatında yoktur. Bizim kültür ve medeniyet değerlerimizde hakim, peygamber koltuğunda oturan kişidir. Hakim hiç kimseden korkmaz, hiç kimseden emir almaz. Hakim mecellenin hükmüne göre hükmeder. İsmail kovalayan veya İsmail`e kaç diye talimat veren, gizli kapaklı işleri yapanlara bizim kültür ve medeniyetimiz hakim demez.”SİYASET, YARGIYA EMİR VEREMEZFaruk Bal, kuvvetler ayrılığı ilkesini hatırlattı. Siyasetin yargıya hiç bulaşmaması gerektiğini belirtti. Şu değerlendirmelerde bulundu: “Eğer yargı siyasetin etkisi ile şekilleniyorsa onun adı yargı değil, hakimlik değil doğrudan doğruya diktatörlüktür. Siyaset yargı kararlarını etkiliyorsa bu ancak Saddam`ın Irak`ında ya da Esed`in Suriye`sinde görülen bir olaydır. Bu ancak diktatörlüklerde görülen bir olaydır ve Türkiye yavaş yavaş o tarafa doğru gidiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi bu diktaya gidişi, milletin makus talihini yenerek demokrasiye çevirebilme gayretidir.” şeklinde açıklamalarda bulundu.


28 Temmuz 2014 Pazartesi  02:10

Zaman

Manşet - `Besleme basın` böyle oluşturuldu


Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz, kamu reklamlarının gazetelere ve televizyonlara adaletsiz dağıtımını eleştirdi. Yılmaz `Emlak Konut, Halkbank, Vakıfbank gibi kamu şirket ve kurumları, Zaman`ın üçte birinden az tiraja sahip olan Sabah`a, Zaman`ın 22 katı, Zaman`ın sekizde biri kadar tirajı olan Star`a ise 17 katı kadar daha fazla ilan verdi.` dedi.Kamu reklamlarının gazetelere ve televizyon kanallarına adil dağıtılmamasını Zaman gazetesi geçtiğimiz hafta gündeme getirmişti. `Yandaş TV olmak iyi para getiriyor` başlıkla haberde, Nielsen`in verilerine göre, 2014`ün ilk yarısında A Haber; Çaykur, THY, Vakıfbank, Ziraat, Halkbank, Emlak Konut`un reklamının 86 bin saniye ile en çok yayınlayan kanal olduğu ortaya çıkmıştı. A Haber, ATV ve ATV Avrupa ile NTV, Kanal 24, TGRT, TVNet, Ülke ve Beyaz TV`de 356 bin saniye reklam yayınlanırken, CNN Türk, Kanal D, Fox TV 42 bin saniye reklam aldığı gözler önüne serilmiş, SHaber, Samanyolu, Bugün ve Kanaltürk televizyonlarına hiç reklam verilmediği kamuoyunu tepkisini çekmişti.Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz da bugünkü köşesinde kaleme aldığı ``Besleme basın` böyle yaratıldı` başlıklı yazısı, gazetelere ve televizyonlara verilen verilen kamu reklamının ne kadar adaletsiz olduğunu gözler önüne serdi. `Emlak Konut, Halkbank, Vakıfbank gibi kamu şirket ve kurumları, Zaman`ın üçte birinden az tiraja sahip olan Sabah`a, Zaman`ın 22 katı, Zaman`ın sekizde biri kadar tirajı olan Star`a ise 17 katı kadar daha fazla ilan verdi.` diyen Yılmaz, `AdEx raporlarındaki veriler, hükümete yakınlığı ile bilinen Sabah, Akşam, Star, Milliyet, Yeni Şafak, Takvim, Türkiye, Akit gibi gazetelere kamu ilanlarından aldığı payın patlama yaptığını gösteriyor.` ifadelerini kullandı.Yılmaz`ın verdiği verilere göre, kamu kurumları yılın ilk 6 ayında en fazla reklamı yaklaşık 34 bin sütun-santim ile Sabah`a verdi. İkinci sırayı 130 bin adetlik tirajına rağmen 26 bin sütun santime yakın ilan verilen Star alırken, üçüncü sırada 24 bin sütun santim ile Milliyet yer aldı. Hürriyet ise bunların ardından ancak dördüncü olabildi. En çok ilan verilen gazeteler sıralaması Akşam, Habertürk, Yeni Şafak, Takvim, Türkiye, Güneş, Posta, Akit ve Vatan şeklinde devam ediyor.Mehmet Yılmaz, kanallara verilen reklamlardaki adaletsizliğe de değindi. 2014`ün ilk yarısında A Haber; Çaykur, THY, Vakıfbank, Ziraat, Halkbank, EMlak Konut reklamlarını 86 bin saniye ile en çok yayınlayan kanal oldu. A Haber, ATV, ATV Avrupa ile NTV, Kanal 24, TGRT, TVNet, Ülke ve Beyaz TV`de 356 bin saniye reklam yayınlanırken, CNN Türk, Kanal D, Fox TV, toplam 42 bin saniye reklam aldı. S Haber, Samanyolu, Bugün ve Kanaltürk televizyonlarına ise hiç reklam verilmedi.Örnekler veren Yılmaz, Halkbank`ın 68 bin saniyelik reklamın üçte birini Kanal 24`e verildiğini yazdı. Ziraat`ın reklamları ise, yandaş medya haricinde hiçbir medya kuruluşunda yayınlanmadı. Vakıfbank, CNN Türk, Fox, Samanyolu gibi kanallara hiç reklam vermeye gerek duymazsen, Ülke TV; Beyaz TV, NTV`ye 151 bin 379 saniye reklam verdi. 2014 yılının ilk aldı ayında yandaş televizyonlardan Turkuvaz Medya Grubunun 3 kanalı toplam 40 bin 562 saniye, 24 televizyonu 15 bin 599 saniye, 360 TV 16 bin 300 saniye THY reklamı aldı.Yılmaz, 2013 yılında Ziraat, Vakıf ve Halkbank`ın reklam bütçelerinin toplamının 244 milyon lira tuttuğuna da yazısında yer verdi. CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli`nin bu bütçenin nerelere harcandığı ile ilgili bir soru önergesi verdiğini söyleyen Yılmaz, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan`ın cevap vermesi durumunda yandaş medyanın nasıl beslendiğinin daha somut görüleceğini belirtti.


23 Temmuz 2014 Çarşamba  15:08

Zaman

Manşet - Besleme basın böyle oluşturuldu


Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz, kamu reklamlarının gazetelere ve televizyonlara adaletsiz dağıtımını eleştirdi. Yılmaz `Emlak Konut, Halkbank, Vakıfbank gibi kamu şirket ve kurumları, Zaman`ın üçte birinden az tiraja sahip olan Sabah`a, Zaman`ın 22 katı, Zaman`ın sekizde biri kadar tirajı olan Star`a ise 17 katı kadar daha fazla ilan verdi.` dedi.Kamu reklamlarının gazetelere ve televizyon kanallarına adil dağıtılmamasını Zaman gazetesi geçtiğimiz hafta gündeme getirmişti. `Yandaş TV olmak iyi para getiriyor` başlıkla haberde, Nielsen`in verilerine göre, 2014`ün ilk yarısında A Haber; Çaykur, THY, Vakıfbank, Ziraat, Halkbank, Emlak Konut`un reklamının 86 bin saniye ile en çok yayınlayan kanal olduğu ortaya çıkmıştı. A Haber, ATV ve ATV Avrupa ile NTV, Kanal 24, TGRT, TVNet, Ülke ve Beyaz TV`de 356 bin saniye reklam yayınlanırken, CNN Türk, Kanal D, Fox TV 42 bin saniye reklam aldığı gözler önüne serilmiş, SHaber, Samanyolu, Bugün ve Kanaltürk televizyonlarına hiç reklam verilmediği kamuoyunu tepkisini çekmişti.Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz da bugünkü köşesinde gazetelere ve televizyonlara verilen verilen kamu reklamının ne kadar adaletsiz olduğunu gözler önüne serdi. `Emlak Konut, Halkbank, Vakıfbank gibi kamu şirket ve kurumları, Zaman`ın üzte birinden az tiraja sahip olan Sabah`a, Zaman`ın 22 katı, Zaman`ın sekizde biri kadar tirajı olan Star`a ise 17 katı kadar daha fazla ilan verdi.` diyen Yılmaz, `AdEx raporlarındaki veriler, hükümete yakınlığı ile bilinen Sabah, Akşam, Star, Milliyet, Yeni Şafak, Takvim, Türkiye, Akit gibi gazetelere kamu ilanlarından aldığı payın patlama yaptığını gösteriyor.` ifadelerini kullandı.Yılmaz`ın verdiği verilere göre, kamu kurumları yılın ilk 6 ayında en fazla reklamı yaklaşık 34 bin sütun-samtim ile Sabah`a verdi. İkinci sırayı 130 bin adetlik tirajına rağmen 26 bin sütun samtime yakın ilan verilen Star alırken, üçüncü sırada 24 bin sütun santim ile Milliyet yer aldı. Hürriyet ise bunların ardından ancak dördüncü olabildi. En çok ilan verilen gazeteler sıralaması Akşam, Habertürk, Yeni Şafak, Takvim, Türkiye, Güneş, Posta, Akit ve Vatan şeklinde devam ediyor.Mehmet Yılmaz, kanallara verilen reklamlardaki adaletsizliğe de değindi. 2014`ün ilk yarısında A Haber; Çaykur, THY, Vakıfbank, Ziraat, Halkbank, EMlak Konut reklamlarını 86 bin saniye ile en çok yayınlayan kanal oldu. A Haber, ATV, ATV Avrupa ile NTV, Kanal 24, TGRT, TVNet, Ülke ve Beyaz TV`de 356 bin saniye reklam yayınlanırken, CNN Türk, Kanal D, Fox TV, toplam 42 bin saniye reklam aldı. S Haber, Samanyolu, Bugün ve Kanaltürk televizyonlarına ise hiç reklam verilmedi.Örnekler veren Yılmaz, Halkbank`ın 68 bin saniyelik reklamın üçte birini Kanal 24`e verildiğini yazdı. Ziraat`ın reklamları ise, yandaş medya haricinde hiçbir medya kuruluşunda yayınlanmadı. Vakıfbank, CNN Türk, Fox, Samanyolu gibi kanallara hiç reklam vermeye gerek duymazsen, Ülke TV; Beyaz TV, NTV`ye 151 bin 379 saniye reklam verdi. 2014 yılının ilk aldı ayında yandaş televizyonlardan Turkuvaz Medya Grubunun 3 kanalı toplam 40 bin 562 saniye, 24 televizyonu 15 bin 599 saniye, 360 TV 16 bin 300 saniye THY reklamı aldı.Yılmaz, 2013 yılında Ziraat, Vakıf ve Halkbank`ın reklam bütçelerinin toplamının 244 milyon lira tuttuğuna da yazısında yer verdi. CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli`nin bu bütçenin nerelere harcandığı ile ilgili bir soru önergesi verdiğini söyleyen Yılmaz, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan`ın cevap vermesi durumunda yandaş medyanın nasıl beslendiğinin daha somut görüleceğini belirtti.


23 Temmuz 2014 Çarşamba  14:15

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  

hürriyet murcia  02 04 2010 fox 10 ana haber izle  İstanbul trafİk kazasi  9 ocak kanal d ana haber bülteni  radikal  motor kazası savaş güneş  yeni asır gazetesi arşivi 30 ağustos 2001  01 16 2009 foxon ana haber izle  web tv frekansi  ülke tv arşiv programını izle sıra dışı 28 mayıs  ığdır türkiye birincisi  01 şubat 2009 hürriyet akdeniz  22 10 2010 habertürk tv türkiye nabzı  antalya fevzi arslan  taksim  dünkü show haber izle  03 şubat 2010 haber turk gazetesi ege eki  boaz kprs intihar  buse kardelen dönmez  ülke tv bİlal göregen sıradışı programını izle  şubat ayı hava durumları  ocak ayı hava durumu grafiği ankara