Bulunan Haber Sayısı: 6.489
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Sabah

Gündem - Bu elbise ne renk?


Üç yaşındaymışım. Annem rakamlardan sonra, renkleri öğretmeye çalışmış. Sonra da sormuş: `Bu ne renk?` Cevap: `Üç renkhellip;` `Olur mu evladım; kırmızı o, kırmızıhellip; (Yeşili göstererek) Peki bu...Devamı için tıklayınız


01 Mart 2015 Pazar  02:20

Zaman

Ekonomi - Ford Otosan, 2014`te 110 patent başvurusu yaptı


Ford Otosan, 2014 yılında Türk Patent Enstitüsü`ne 110 patent başvurusu yaptı ve 33 patent tescil belgesi aldı.Bir önceki yıla göre patent başvurusunu yüzde 37,5 artıran Ford Otosan, patent başvuru sahibi çalışanlarını da ödüllendirdi. Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, “2014 yılında 16`sı Ford Motor Company üzerinden olmak üzere toplam 126 patent başvurusu yaptık. Ar-Ge ve inovasyonu, sürdürülebilir büyümemizin ve geleceğimizin anahtarı olarak görüyoruz. Ford Otosan olarak `100 yıllık otomotiv şirketi` olma hedefimize her geçen yıl güçlenerek ilerliyoruz.” dedi.Türk Patent Enstitüsü`ne patent başvurusunda bulunan çalışanlara ödülleri Vehbi Koç Vakfı Gölcük Kültür ve Sosyal Yaşam Merkezi`nde düzenlenen törende takdim edildi. Törende bir konuşma yapan Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına büyük önem veren ve Türkiye`nin ilk `Fikri Haklar Stratejisi`ni oluşturan Koç Topluluğu`nun ardından, ikinci özel sektör kuruluşu olarak 2013 yılında Ford Otosan`ın da Fikri Haklar Stratejisi`ni oluşturarak kendi sektöründe bir ilke imza attığını hatırlattı. Bugüne kadar 612 patent başvurusu yapan Ford Otosan, 2014 yılında 33 patentinin de tescilini gerçekleştirdi. Ford Otosan, böylelikle 12 yılda toplam 229 patent başvurusunu tescillemiş oldu.


01 Mart 2015 Pazar  02:19

Zaman

Manşet - `Merkez Bankası`na baskı yabancı yatırımcıyı kaçırır`


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`ın faiz indirimini az bularak Merkez Bankası`na yüklenmesinin ardından Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan`ın istifa edeceği söylentileri dış basında da geniş yer buldu. Piyasanın buna sert tepki vereceğini belirten ekonomistler, Merkez`in bağımsızlığının zedelenmesinin TL`nin değer kaybını artıracağı ve yabancı yatırımcıyı kaçıracağı uyarısında bulunuyor.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası`nın izlediği faiz politikasına yönelik eleştirilerinin dozunu giderek artıran Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`ın bu tutumu yabancı basında da geniş yer buldu. Amerikan Wall Street Journal`in websitesinde yer alan Dimitra DeFotis`in haberinde Merkez Bankası`nın bağımsızlığına yönelik artan baskıların yabancı yatırımcının ülkeden çıkması ve Türk Lirası`nı daha da zayıflatabileceği uyarısı yapıldı. Avrupa`nın ana finans şirketlerinden Societe Generale`nin ekonomistlerden Phoenix Kalen`ın görüşlerine dayandırılan haberde haziran genel seçimlerinden önce ekonomiyi canlandırmak için Merkez Bankası`na daha yüksek oranda faiz indiririmi yapması için yapılan baskının ülkenin ekonomik büyüme ve yabancı yatırım beklentisini olumsuz etkileyerek yatırımcıda güven şokuna yol açabileceğine dikkat çekiliyor. Merkez Bankası, geçtiğimiz hafta yaptığı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 25 baz puan indirimle 7,75`ten 7,50`ye çekti. Politika faizinin üst sınırı ise yüzde 11,25`ten 10,75`e düşürdü. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`ın, “Merkez Bankası lütfetti.” ifadesiyle yüklenmesi üzerine Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ve Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan`ın istifa edeceği söylentileri gündeme gelmişti.Konuyla ilgili Al Arabiya web sitesi, Londra merkezli Standard Bank`ın baş ekonomisti Timothy Ash`e dayandırdığı haberinde “Eğer Babacan ve Başçı, Erdoğan yönetimi tarafından istifaya zorlanırlarsa piyasa buna çok sert tepki verecek.” diye yazdı. Haberde Ash, Merkez Bankası`na ilişkin baskının uluslararası derecelendirme kuruluşları Fitch ve Moody`s`in Türkiye`nin yatırım yapılabilirliğine ilişkin notunu olumsuz etkileme ihtimali bulunduğuna dikkat çekti. İngiliz Financial Times Gazetesi ise konuyla ilgili haberinde Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın Merkez Bankası`nın faiz politikasına yönelik çok ağır eleştirilerinin ardından “Bir Merkez Bankası başkanı (veya bir Başbakan Yardımcısı) daha ne kadar katlanabilir?” dedi. Financial Times, “Ülkenizin cumhurbaşkanı sizin yabancı bir ajan olabileceğinizi ima ederse Merkez Bankası başkanı olarak görevinizden ayrılma zamanı geldi mi?” diye sorduktan sonra bu soruya verilecek yanıtın “Türkiye`nin ekonomik geleceğini belirlemeye yardımcı olabileceği” değerlendirmesinde bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın Merkez Bankası`nın son faiz kararına sert dille yüklenirken sarf ettiği, “Bize karşı bağımsızlık mücadelesi veriyorsun da acaba başka yerlere bağımlılık sözün mü var?” eleştirilerine yer verdiği haberinde, enflasyon hedefi üzerinde ve liranın büyük düşüşüne rağmen Erdoğan`ın faiz indirimlerini yetersiz bulduğunu belirtti. Erdoğan`ın Merkez`e ilişkin baskısının en az iki büyük meseleyi gündeme getirdiğine dikkat çeken Financial Times, şu değerlendirmelerde bulundu: “İlki, yönetimini güçlendirmek amacıyla icra yetkileri olan bir cumhurbaşkanlığı tesis etmeye çalışırken hükümetten (ve seçmenlerin iradesinden) bağımsızlığı adeta bir ihanet gibi görüp görmediğidir. İkincisi ise mevcut ekonomi politika yapıcılığının statüsünün ne kadar süreceği. Yani, Başçı ve onun çocukluk arkadaşı olan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan gibi kişiler, sanki görevlerini `hasar kontrolü` olarak görüyorlar. Başçı, geçen yıl yaptığı bir konuşmada böyle ifade etmişti.” İngiliz gazetesi, “Söz konusu hasar kontrolü ise büyük ölçüde Erdoğan`ı kendisinden korumak olabilir, Türkiye`nin iyiliği için. Örneğin, eğer Cumhurbaşkanı`nın istediği olursa ve faiz oranları 200 baz puan veya daha fazla indirilirse bunun Türk ekonomisi için nasıl olumlu olacağını görmek zor.” yorumunu yaptı. Haberde ayrıca büyük bir faiz indiriminin liranın dolara karşı iyice düşmesine yol açabileceğini, bunun da Türk şirketlerinin 170 milyar doları aşan yabancı para borçları ile dolarla alınan hammadde ve ara mallarına ilişkin ödemelerini daha da zorlaştıracağı belirtildi.


01 Mart 2015 Pazar  02:01

Zaman

Manşet - Sahur operasyonunda ilginç diyaloglar


Hâkim: Urla villalarının darbeyle ne ilgisi var? / Polis: Ben de aylardır bunu anlatmaya çalışıyorumTerör ve yolsuzluğu soruşturdukları için sahur operasyonu kapsamında tutuklanan polisler, önceki gün SEGBİS üzerinden yeni 3. Sulh Ceza hâkimine ifade verdi. Polislerin avukatı Ertuğrul Alperen de hâkim ile polislerin arasında geçen diyalogları paylaştı. Alperen`in Twitter hesabı üzerinden aktardığı bilgilere göre, yeni hâkim dosyayı şaşkınlıkla karşıladı. Urla villaları konusunda soru soran hâkim, “Bu konunun darbeyle ne ilgisi var?” dedi. Bunun üzerine tutuklu polis Mehmet Habip Kunt, “Ben de aylardır bunu anlatmaya çalışıyorum, darbeyle alakası yok.” karşılığını verdi. Avukat Ertuğrul Alperen`in, Silivri Cezaevi`nde bulunan polisler ile yeni hâkim arasında yaşanan diyaloglarla ilişkin tweet`leri şöyle:“Müvekkillerimiz SEGBİS sistemi ile hâkim karşısındaydılar. Bu sefer yeni hâkim iş başındaydı. Yeni atanan 3. Sulh Ceza hâkimi ile müvekkilim Mehmet Habip Kunt arasında ilginç diyaloglar yaşanmış. Konu darbe! Habip Kunt, dosya kapsamında Urla`daki villalardan bahsederken hâkim, `Urla villalarının darbe ile ne alakası var?` demiş. Habip bey, hâkimin bu ilginç çıkışı karşısında `Ben de aylardır bunu anlatmaya çalışıyorum, darbeyle alakası yok. Biz darbe yapmadık, yolsuzluk soruşturması yaptık. Urla`da da imar yolsuzluğunu soruşturuyorduk` demiş. Yeni 3. Sulh Ceza hâkimi ile bir garip diyalog da müvekkilim Kazım Aksoy yaşamış. Kazım Bey`in savunması mesai bitimine gelmiş. Servisi kaçırma korkusuyla hâkim, `Acele et evde çocuklar bekliyor.` demiş. Kazım Bey, `Bizi de.` diyebilmiş.YAKUP SAYGILI: `DÖNEMİN BAŞBAKANI` İBARESİNİ GÖSTERİN, 100 YIL YATMAYA HAZIRIMAynı hâkim bir diğer müvekkilim Yakub Saygılı Bey`e de `dönemin başbakanı` ibaresini sormuş. “Koca yalan` cevabını almış. `Dosyadaki birbirinden büyük yalanlardan sadece bir tanesi. 17-25 Aralık soruşturmalarında 20 bin sayfadan fazla evrak imzaladım. Bir tek sayfada `dönemin başbakanı` ibaresini gösterin, 100 yıl yatmaya hazırım` demiş Yakub Saygılı.”


01 Mart 2015 Pazar  02:01

Zaman

Manşet - Akit muhabiri profesyonel eylemci çıktı


Akit`in provokatörlük yapıp olay çıkarmaya doymayan muhabiri Mehmet Özmen yeni bir skandala daha imza attı.Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı`nın imza günü düzenlediği alana gelen Özmen, provokatif tavırlar sergileyerek usta gazeteciliğini tekrar sergilemişti!(https:///video.php?v=10204098381353864&pnref=stor)Ancak Özmen`in karıştığı olaylar bununla sınırlı çıkmadı. İşte bunlardan bazıları:Geçtiğimiz yıl ki İstanbul Barosu Olağanüstü Genel Kurulu`nda çıkan olayların kaynağı Mehmet Özmen idi. Divan Başkanı Köksal Bayraktar`ın gazetecilerin kürsüden inmesini istemesi üzerine kürsüdeki gazeteciler aşağı indirilmişti. Ancak Özmen duruma itiraz ederek kürsüden inmek istemeyince Özmen ile görevliler arasında tartışma yaşanmıştı. Özmen salonda bulunanlar tarafından darp edilmişti.TÜYAP kitap furanında kitapseverler tarafından kendini Show Tv muhabiri olarak tanıttığı öne sürülen AKİT muhabiri Mehmet Özmen`in bu, kendi kimliğini ne ilk ne de son gizlemesiydi. Daha önce de kendisini Sol Gazetesi`nin muhabiri olarak tanıtıp TKP üyelerini `Gezi Parkı eylemlerine katıldınız mı?` diye aradığı ortaya çıkmıştı. Provokatif muhabire, Sol Gazetesi`nden yalanlama gelmişti. Sol Gazetesi, gazetecilik etiğine hiçbir biçimde sığmayan bu hareketten dolayı söz konusu şahıs hakkında suç duyurusunda bulanacağını ifade etmişti.Selahattin Demirtaş`ın Cumhurbaşkanlığı`na adaylığı döneminde yine sahneye çıkan Özmen, bayrak üzerinden Demirtaş`a bir soru yönelterek yine provokasyon peşinde koşmuştu. “Salonda neden bayrak bulunmadığı” sorusunu yönelten Özmen`e Demirtaş`ın soğukkanlı cevap vermesi ortamı yumuşatmıştı. Akit`in, sitesinde yayınlanan aynı haber için `Akit`in sorusu Demirtaş`I terletti` ve `Demirtaş, muhabirimizin salonda neden Türk bayrağı bulunmadığı sorusu üzerine zor anlar yaşadı` ifadelerini kullanması ne amaçla sorular sorduğunu ortaya koydu.Aynı muhabir görev aşkından olsa gerek, geçtiğimiz günlerde bu kez de Validebağ`da ortaya çıktı. Validebağ Korusu`nun yanında yapılması planlanan caminin şantiyesi önünde yaşananları görüntüleyen ve Ehli Sünnet TV`den olduklarını söyleyen iki kişinin açıklama yaptıkları sırada Akit muhabiri Özmen, açıklama yapan cübbeli ve sarıklı kişileri “Siz insan değil misiniz, neden buradan dışlanıyorsunuz?” şeklinde kışkırtıcı cümlelerle yönlendirmeye çalışmıştı. Bunun üzerine alanda kısa süreli gerginlik olmuş, kimliğini söylemek istemeyen Akit muhabiri ve Ehli Sünnet Tv`den olduklarını söyleyen kişiler alandan çıkarılmıştı.Sadece Mehmet Özmen değil, Akit gazetesi de kurumsal olarak provokasyonla beslenen bir yapıya sahip. Akit bunun bir örneğini sene başında Zaman Gazetesi önünde gerçekleşmişti. Sıradan vatandaş kılığında Zaman Gazetesi önüne gelerek provokatif eylemler gerçekleştiren kişilerin Akit gazetesi çalışanları olduğu ortaya çıkmıştı.(http:///gundem_eylemcilerin-icinde-zabitalardan-sonra-akit-calisanlari-cikti_2198341.html)


17 Kasım 2014 Pazartesi  23:07

Zaman

Manşet - Mümtaz`er Türköne - Git ve patronun kim olduğunu göster!


İktidar uzun süreli olunca, siyaset tıpkı Amerikan filmlerinde olduğu gibi klişelere dönüşüyor.O kadar yuları iki elle tutmak çok zor. Arada bir güç gösterisi lâzım. İktidar gücünü makul olmasından ve hukuktan almıyorsa, devreye çobanın sürüyü yönetme becerileri giriyor. Yağıp gürleyecek, korku salacak, insanlar karşısında titreyecek, korku muhatapların iliklerine kadar işleyecek. Özendirerek, ikna ederek dediğinizi yaptıramıyorsanız korkutarak, haddini bildirerek istediğiniz kıvama getirecek ve hükmünüzü yürüteceksiniz.Konuşuyor, efeleniyor, hakaret ediyor, ekonomi türbülansa giriyor; acaba ne yapmaya çalışıyor? Herkeste bir endişe ve telaş. Liderliğin psikolojisinde elbette pek de rasyonel olmayan karanlık bölgeler var; ancak bizim aradığımız cevap yukardaki basit klişede saklı: Patronun kim olduğunu gösteriyor. “Öfke bir hitabet sanatıdır” düsturuna göre otoriteyi en şedit haliyle hatırlatmak gerekiyor. Cebinizdeki paraları basan ve üzerine imzasını koyan Merkez Bankası Başkanı`nın Cumhurbaşkanı tarafından vatan toprağını satmakla muadil bir ihanetle itham edilmesini, bu durumda “patronun kim olduğunun vurucu bir dille hatırlatılması” olarak anlamalıyız. Yoksa cüzdanınızdaki ihanete bulaşmış Merkez Bankası banknotlarına nasıl güveneceksiniz? Vatan haininin bastığı paranın değeri mi olur?“Her gün yeni bir başlangıçtır” lafını siyasetçiler, özellikle liderler uydurmuş olmalı. Her uzun günün sonunda dünyalar yıkılıyor, yeni birçok sorun önüne geliyor, darmadağın oluyorlar ve takatlerini tüketiyorlar. Sabah kalktıklarında yepyeni bir başlangıca ihtiyaçları var. Etrafa nizam vermek, çevresindekilerin bozulan ayarlarını düzeltmek veya yeni ihtiyaçlara uyumlu hale getirmek, sonuçta siyasetçinin ekmeği “güç” olduğuna göre iktidar oyununu hamle üstünlüğü ile sürdürmek gerekiyor. Hukuk yok, kimse ne yapması gerektiğini kurallara bakarak kestiremiyor, o zaman kutup yıldızı gibi yol gösteren kişinin bulutların arasından sıyrılıp ışıldaması, güneş olduğu iddiasıyla ortalığı aydınlatması lâzım. En önde, protokolde kendisine ayrılan koltuktan kalkacak, şöyle bir yaylanacak, emin adımlarla kürsüye yürüyecek, sinek sürüsü görmüş gibi karşısındaki kalabalığı ve kameraları aşağılayıcı nazarlarla süzecek ve sonra yağıp gürlemeye başlayacak. Derin bir nefes alıp içinden “patronun kim olduğunu göster onlara” dedikten sonra mağrur ve mütehakkim söze başlayacak.Söz bıraktığı tesir nispetinde terazide tartılır. Konuyu, ana fikri bir silah gibi seçmeli ve barutu ona göre doldurmalısınız. Herkese korku salmanız lazım. En çok da parası olanlar hop oturup hop kalkmalı. Söz mermi gibi hedefe saplanıp gürültülü şekilde patlamalı. Bu heybet, bu şevket, bu mehabet memleketin her yerinde hissedilmeli. Yer sarsılmalı, gök gürlemeli, fırtına her şeyi önüne katıp sürüklemeli, kendinizi selin üzerinde kâğıttan bir geminin içinde hissetmelisiniz.Koskoca cumhurbaşkanı değil mi? Bıraktığı tesirin bir şube şefinin üç beş kişiyi karşısına dizip, fırça atıp azarlayıp hizaya sokmasından bir farkı olmalı. Laflar ancak memleketin tek hakimine yakışmalı, karşısındaki de en az Merkez Başkanı düzeyinde olmalı.Hepsi ne için? Demek ki “patronun kim olduğunu göstermek” bir siyaset sanatı imiş. Bir tek kişinin sözü ile dolar da faiz de yükseliyorsa, o tek kişide yıkıcı büyük bir güç olmalı. “Yakarım ulan bu memleketi” kerametini anlayıp geri adım atmanız, “yaparsın, kıyma bize” diye boyun eğmeniz lazım ki arıza düzelsin.Merkez Başkanı`nın “vatan toprağı satar gibi ihanet ettiği”ni cumhurbaşkanının söyleyebildiği bir ülkede akıl ve mantığı ancak o tek kişinin güç ve iktidar hesaplarında arayabilirsiniz.Nisan başına kadar partiler aday listelerini belirleyecek. AK Parti`de milletvekilliği kimin iki dudağının arasında olacak? Döviz`i fırlatıp, hükümeti ve sermaye çevrelerini diken üstünde tutacak ve dediğini yaptıracak birine teslim olurlar mı acaba? Sadece tek sorun var: Hakaret düzeyi bu kadar yükseldiğine göre demek ki iddia sahibi çok güçsüz durumda.


01 Mart 2015 Pazar  02:01

Zaman

Manşet - Polislerin yerine kapıcıları gözaltına aldılar


Polise yönelik Ankara`da düzenlenen algı operasyonunda skandal bir işleme imza atıldı. 3 emniyetçiyi gözaltına almak için Demetevler Havacılar Sitesi`ndeki adreslerine giden ekipler, 3 apartman görevlisini kapıyı açmamak ve kendilerine direnmek suçlamasıyla gözaltına aldı.Olay şöyle meydana geldi: TEM ekipleri, 25 Şubat sabah 06.00`da 14 araçla Havacılar Sitesi`ne baskın yaptı. İlk bloka giden polisler, kapı zillerinde aradıkları emniyetçinin ismini bulamadı. Bunun üzerine apartmanın kapıcısının ziline basıldı. Ancak kapıcı sivil giyimli kişilerin polis olduğuna inanmadı ve kimliklerini göstermelerini istedi. Kısa bir tartışmanın ardından polisler kimliklerini gösterince görevli kapıyı açtı. Ekipteki polisler, aradıkları kişinin sitede oturup oturmadığını sordu. “Hayır, oturmuyor” cevabı üzerine kapıcıyı gözaltına aldılar.Sitedeki diğer bir bloklarda da benzer diyaloglar yaşandı. TEM polisleri, hakaret ettikleri diğer site görevlisini de, `şüpheli kişiyi kazan dairesinden kaçırdığı` gerekçesiyle gözaltına aldı. Üçüncü binada ise polisler doğru adrese baskın yaptı. Ancak aradıkları polis evinde değildi. Fakat polisler, kendilerine mukavemet ettiği gerekçesiyle üçüncü apartmanın kapıcısını da gözaltına aldı. Emniyete götürülen 3 apartman görevlisi, sorgularının ardından serbest bırakıldı.23 POLİS ADLİYEYE SEVK EDİLDİAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı`nın talimatıyla gerçekleştirilen usulsüz dinleme iddiaları ile ilgili gözaltına alınan 43 polisten 20`i emniyet sorgularının ardından serbest bırakıldı. 23 emniyet mensubu ise emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan eski Ankara Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Zeki Güven de dün emniyete gelerek teslim oldu. Güven, 2013`ten bu yana Ankara Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü görevini yürüten Cihangir Ulusoy`un soruşturma dosyasından ayıklandığını söyledi. Zeki Güven, Ulusoy`un gözaltındaki polislere suç delili olarak gösterilen çok sayıda belgeye imza atmasına rağmen hakkında hiçbir işlem yapılmadığı ve soruşturma dosyasının 2013`ten öncesiyle sınırlı tutulduğunu bildirdi.


01 Mart 2015 Pazar  02:01

Zaman

Manşet - Selahattin Demirtaş: Hükümet çözüm sürecinde zerre kadar umut vermiyor


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, PKK`ya silahı bırakma çağrısını, “Barışı istiyoruz. PKK`nın hazırlığını yapması gerekir.” cümleleriyle değerlendirdi.Antalya`da partisinin İl Başkanlığı`nın bir grup sanayici ve işverene yönelik düzenlediği toplantının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Demirtaş, hükümetin çözüm sürecinde zerre kadar umut vermediğini anlattı. Demirtaş, “Bu aşamadan sonra hükümetin somut adımlar atması gerekir. PKK`nın da, Öcalan`ın silahsızlanma konusunda Türkiye toplumuna bulunduğu taahhütler konusunda artık hazırlığını yapması gerekir. Karşılıklı senkronize bir şekilde süreci ilerletmek gerekir.” diye konuştu. Selahattin Demirtaş, çağrının ardından TBMM`de görüşmeleri devam eden güvenlik yasa tasarısının da gözden geçirilmesi gerektiğini anlattı. Demirtaş, “Hükümet bir yandan güvenlik yasa tasarısında bu haliyle ısrar edip öbür taraftan `demokrasi açısından adımlar atıyorum, taahhütte bulunuyorum` derse bu birbiriyle çelişkili bir durum olur. O güvenlik yasa tasarısı barış getirecek bir yasa tasarısı değildir.” ifadesini kullandı.Demirtaş`a, iki yıl önce de benzer bir çağrı yapılmasına karşın PKK`nın ne silah bıraktığı ne de sınır dışına çekildiği hatırlatıldı. Çağrının yenilenmesinin köşeye sıkıştığı iddia edilen hükümeti kurtarmaya yönelik olduğu eleştirileri soruldu. Bunun üzerine Demirtaş, “Bu, iktidarı kurtarma değil, Türkiye toplumuna demokrasi ve özgürlük manifestosu ve imkânı sunma girişimidir.” dedi.Selahattin Demirtaş, Yalçın Akdoğan`ın “Barışa çok yakınız.” yönündeki sözleriyle ilgili de, “İnşallah biz barıştan uzaklaşalım istemiyoruz. Bu hükümetin pratiğine bağlı. Hükümet yürüttüğü politikayla barış konusunda zerre kadar umut vermiyor. Attığı adımlarla zerre kadar barışa yaklaşmıyor. Güvenlik paketiyle sokaktaki uygulamalarla, tek kişiliğe doğru kurduğu sistemle barışa yaklaşılmaz. Bütün bunlardan değişim, dönüşüm konusunda bir güven veren adıma doğru ilerleyecek mi hükümet, onu görüp ancak barışa ne kadar yakınız söyleyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.


01 Mart 2015 Pazar  02:01

Zaman

Manşet - Umut Oran`dan, Ethem Sancak ve gazete yöneticileri hakkında suç duyurusu


CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Akşam Grubu sahibi Ethem Sancak ile Akşam, Güneş ve Star gazetesi yöneticileri hakkında `suç işlemek için örgüt kurmak, hukuka aykırı suç isnadı, suç için anlaşma ve işlenmediğini bildiği halde sahte kanıt yaratarak suç uydurdukları` gerekçesiyle 7 yıldan 27`şer yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`na suç duyurusunda bulundu.Suç duyurusunu, müşteki Umut Oran adına vekili Av. Haluk Pekşen bugün Ankara Başsavcılığı`na yaptı. Konu hakkında yazılı bilgi veren Umut Oran, `İktidarı elinde bulunduran muktedirler, Goebbels taktikleriyle ne kadar büyük yalan söylerse söylesin bu iftirayı atanlardan hesap soracağım. Ethem Sancak ve sahibi olduğu havuz gazetelerinin yöneticileri hakkında çete kurup, suç uydurdukları gerekçesiyle bugün suç duyurusunda bulundum. CHP Genel Merkezi de 30`u aşkın suç duyurusunda bulundu, ben de hem idari, hem adli her yoldan 18 ayrı girişimde bulundum. Bu işin peşini bırakmayacağız.` dedi.SUÇ DUYURUSU YAPILAN İSİMLERTürk Ceza Kanunu`nun (TCK) 267, 220, 316. ve 271. maddelerine göre yapılan suç duyurusunda şikayet edilenlerin isimleri ve görevleri şöyle sıralandı:Ethem Sancak (Akşam Gazetesi İmtiyaz Sahibi)Murat Kelkitlioğlu (Akşam Gazetesi Gen.Yay.Yön.)Onur Demirhisar (Akşam Gazetesi Yazı İşl. Mdr.)Turgay Güler (Güneş Gazetesi Gen.Yay.Yönetmeni)Zafer Polat (Güneş Gazetesi Yazı İşleri Müdürü)Murat Sancak (Star Medya Yayıncılık A.Ş.)Nuh Albayrak (Star Gazetesi Genel Yayın Yön.)Yücel Koç (Star Gazetesi Yayın Koordinatörü)Filiz Güler (Star Gazetesi Yazı İşleri Müdürü)


25 Şubat 2015 Çarşamba  13:01

Zaman

Manşet - Basın Konseyi 27. yaşını kutladı


Basın Konseyi üyeleri, 27. kuruluş yıldönümü münasebetiyle düzenlenen yemekte bir araya geldi.Geceye konseye üye basın kuruluşlarından 50`ye yakın davetli katıldı. Programda konuşan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, basının zor bir dönemden geçtiğini söyledi. Konseyin Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı`nın gözaltı sürecinde ilk açıklama yapan ve destek veren kurumlardan biri olduğunu kaydeden Türenç, “Basın özgürlüğünün önemi her geçen gün artıyor.” dedi. Türenç, Basın Konseyi`ne yeni katılan Zaman Gazetesi, Bugün Gazetesi, Millet Gazetesi, Kanaltürk ve Bugün TV`ye teşekkür etti. Geceye CHP milletvekilleri Oktay Ekşi ile Mehmet Haberal, avukat Turgut Kazan, gazeteci Altan Öymen, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Abdülhamit Bilici, Bugün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt, Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Utku Çakırözer ve eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk katıldı.


08 Şubat 2015 Pazar  02:20

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

ferdi akıncı at yarısı tahmini  5 mart 2009 zaman gazetesi arsiv  7 temmuz 2009 akşam gazetesi arşİvİ  örgü  izmirin hava durumu 9 mayıs  1992 günaydın gazetesi arşivi  trabzonspor  30 mayıs posta gazetesi 4 sayfası  14 temmuz 2009 hürriyet ege gazetesi kaza haberi  şubat ayında İstanbul daki trafik kazaları  atv haber arşivi 18 03 2010 günü  atv haber 30 aralık 2009 haberleri izle  20mart 2009 sabah gazetesi  02 şubat 2009 tarihli taraf gazetesi  18 agustos posta gaztesi  04 09 2010 haberler  16 08 2009posta gazetesi arsiv  01 05 1977 hürriyet gazetesi arsiv  döviz kuru  11 ocak 2011k maraş aksu tv haberleri  28 şubat 2010 habertürk arşiv  dünkü trt haber 12 haberleri izle