Bulunan Haber Sayısı: 250
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Bahçeli, `şeref` tartışmasına devam etti: Askerlerimizi katledene şerefsiz denir


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, başlattığı `şeref` tartışmasına yönelik eleştirileri cevapladı. Bahçeli, “Hırsıza hırsız demekten korkmamak ne kadar zorunluysa, şerefsize şerefsiz demek o kadar yüksek ve milli bir sorumluluktur`dedi. Bahçeli, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, `şeref` tartışmasıyla ilgili eleştirilere cevap verdi. Bahçeli, şeref tartışmasıyla ilgili ipe sapa gelmez yorumları, mesnetsiz söz ve açıklamaları da ibretle takip ettiğini belirtti. Şerefli olmanın manevi bir mükâfat, insan varlığının beyannamesi olduğunu ifade eden Bahçeli, hayatta haklı ve meşru bir gayesi olan, müdafaa edeceği değerleri bulunan herkes için şeref vazgeçilmez bir nimet olduğunu ifade etti. Bahçeli, şeref tartışmasında kendisine yönelik eleştirilere şöyle cevap verdi: “Gözyaşlarıyla şehit cenazeleri her gün omuzlardayken; şehitleri hatırlama, duayla yad etme zahmetine girmeyen kim varsa şeref yoksuludur. Sözde demokrasi ve çözüm narkozuyla silahlar sussun, 90`lara dönülmesin, eller tetikten çekilsin diyenler PKK`ya yataklık edenlerdir. Bir dilim ekmek bulamazken, canını bu kutlu vatan için feda eden asil yüreklerin acılarını paylaşmayıp zulme ortak olanlar şeref kaçkınıdır. Boğaza nazır mekanlara, yazlıklara, yalılara, konaklara, villalara çöreklenip PKK`ya özgürlük kılıfı giydirenler milli şereften kopanlardır. Mazlumların feryadını duymak yerine, Kandil-İmralı ve Oslo havarisi kesilerek değerlerine sırt dönenler şerefin karşı kıyısıdır. Şeref için fedakarlık yapmak yerine keyif için şerefe diyen bir avuç kaymak tabaka HDP ve PKK`nın kuyruğuna tutunmakla kaybetmişlerdir. Şeref; yanlışa direnmek, hakkın ve hakikatin yanında durmaktır.Bohem tavırlar, bozuk fıtratlar, basit hevesler şerefle bağdaşmaz. Şerefi olan için bayrak namus, vatan sevda, millet mukaddes bir emanet, ecdat el üstünde tutulması gereken hatıralar toplamının eseridir.” ŞEREFSİZE ŞEREFSİZ DEMEK MİLLİ SORUMLULUKTUR Bahçeli, şeref tartışması üzerinden AKP ve HDP`yi şu ifadelerle eleştirdi: “Hırsıza hırsız demekten korkmamak ne kadar zorunluysa, şerefsize şerefsiz demek o kadar yüksek ve milli bir sorumluluktur. Şahsen bu sorumluluğu yerine getirmenin huzurunu yaşıyorum. Şeref bir isim değil, bir kıymettir. Bu kıymeti ne akili anlar, ne kötü adamı bilir, ne de yattığı yerden Kandil özlemi çekenler anlar. Bakın, bugün dört şehit verdik. Dört eve ateş düştü Dört ocak karalar bağladı. Katillere ve destekçilerine şerefsiz demeyelim de ne diyelim? Kan döken, uyuyan evlatlarımıza kurşun sıkan, eşinin ve çocuğunun yanında askerlerimizi katledene tek kelimeyle şerefsiz denir.”


04 Ağustos 2015 Salı  22:17

Zaman

Manşet - 9 gazeteden 18 gazeteciye 7`şer buçuk yıl hapis talebi


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar`ın da bulunduğu 18 kişinin 7`şer buçuk yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmalarını istiyor. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz`ın Çağlayan`daki İstanbul Adalet Sarayı`nda teröristlerce öldürülmeden önce çekilip sosyal medyada paylaşılan fotoğrafını yayımladıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan 9 gazetenin sorumlu müdür ve yetkilisi hakkında iddianame düzenlendi. Aralarında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar`ın da bulunduğu Şok, Millet, Posta, Yurt, Bugün, Özgür Gündem, Aydınlık ve Birgün gazetelerinin sorumlu müdür ve yetkilisi 18 şüpheli hakkında “Terör örgütü propagandası yapmak` suçundan 7,5 yıla kadar hapisleri istendi. İddianame kabul edilirse şüpheliler, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkacaklar. SORUŞTURMA RE`SEN BAŞLATILDI İstanbul Cumhuriyet Savcılığı`nca hazırlanan iddianamede, 29 Mart 2015`te Savcı Mehmet Selim Kiraz`ın DHKP/C`li teröristler tarafından odasında rehin alındığı, akabinde hunharca şehit edildiği, şehit edilmeden önceki fotoğrafların sosyal paylaşım sitelerinde propaganda amaçlı paylaşıldığı belirtildi. İddianamede, bu fotoğrafların söz konusu gazetelerin 1 Nisan 2015 tarihli nüshalarında yayımlandığı, bu nedenle gazete sorumlu müdür ve bağlı olduğu yetkililer hakkında re`sen soruşturma başlatıldığı anlatıldı. 18 KİŞİ ŞÜPHELİ SIFATIYLA İDDİANAMEDE YER ALDI Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, Şok Gazetesi Sorumlu Müdürü Kaan Özbek ile bağlı olduğu yetkili Orhan Duman, Millet Gazetesi Sorumlu Müdürü Sedat Gülmez ile yetkili Cuma Ulus, Posta Gazetesi Sorumlu Müdürü Seçil Şengelir ile yetkilisi Mehmet Emin Öztürk, Yurt Gazetesi Sorumlu Müdürü Başak Günsever ile yetkilisi Orhan Şahin, Bugün Gazetesi Sorumlu Müdürü Gökhan Çorbacı ile yetkilisi Temel Tanadalan, Cumhuriyet Gazetesi Sorumlu Müdürü Abbas Yalçın ile yetkilisi Can Dündar, Özgür Gündem Gazetesi Sorumlu Müdürü Reyhan Çapan ile yetkilisi Emire Eren Keskin, Aydınlık Gazetesi Sorumlu Müdürü Murat Şimşek ile yetkilisi Mehmet Sabuncu ve Birgün Gazetesi Sorumlu Müdürü Berkant Gültekin ile yetkilisi İbrahim Aydın “şüpheli` sıfatıyla yer aldı. SUÇLAMALARI REDDETTİLER Şüphelilerin soruşturma kapsamında alınan ifadelerine de yer verilen iddianamede, terör örgütü propagandası yapmadıklarını belirterek suçlamayı reddettikleri ifade edildi. CAN DÜNDAR: FOTOĞRAF TERÖRÜN KARANLIK VE ÇİRKİN YÜZÜNÜ GÖSTERMEK İÇİN VERİLDİ “Karanlığa Girdiğimiz Gün` başlığıyla haberi yayımlayan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar`ın ifadesinde, kendilerinin terör mağduru bir gazete olduklarını, her türlü illegal örgüte karşı tutumlarının net olduğunu, fotoğrafın kullanılmasının terör örgütünün eylemini meşrulaştırmak değil, tam aksine terörün karanlık ve çirkin yüzünü göstermek niyetiyle verildiğini söylediği kaydedildi. “ŞÜPHELİLERİN BASIN YOLUYLA PROPAGANDA YAPMIŞ OLDUKLARI ANLAŞILDIĞINDAN..` İddianamede, şüphelilerin şehit Cumhuriyet Savcısının, teröristin ve terör örgütüne ait flamaların bulunduğu fotoğrafları herhangi bir mozaikleme ve karartma yapmadan olduğu gibi tüm çıplaklığıyla yayımladıkları belirtildi. İddianamede şöyle denildi: “Devletin bütünlüğüne, milletin birlik, beraberliğine kasteden terör örgütünün nihai amacının toplumun huzur ve refahını bozmak, ülke içerisinde kaos ortamı oluşturmak olduğu, devletin acziyet içerisinde olduğu, terör örgütünün her türlü eylemi yapabileceği ve güçlü olduğu mesajını vermek için öldürülen teröristlerin çekmiş olduğu söz konusu fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerinde yayımladıkları, haklarında soruşturma açılan gazetelerin de terör örgütünün belirtilen amaçlarına hizmet edecek şekilde bu fotoğrafları yayımladıkları, bu gerekçeler doğrultusunda şüphelilerin DHKP/C terör örgütünün basın yoluyla propagandasını yapmış oldukları anlaşıldığından 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu`nun 7/2 maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi mütalaa olunur.` İDDİANAME KABUL EDİLİRSE AĞIR CEZADA YARGILANACAKLAR Gazeteci Can Dündar`ın da aralarında bulunduğu 18 şüpheli hakkında “Terör örgütü propagandası yapmak` suçundan 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapisleri talep edildi. İddianame kabul edilirse şüpheliler, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkacaklar.


04 Ağustos 2015 Salı  19:17

Milliyet

Dünya - Kürtler o bölgeye giremeyecek!


ABD`de yayın yapan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Türkiye ve ABD`nin, Suriye`nin kuzeyinde IŞİD`den temizlenerek kurulması planlanan güvenli bölgeden Kürt militanların geçişine izin verilmeyeceği üzerinde fikir birliğine vardıklarını iddia etti. BBC Türkçe`de yer alan habere göre, ...


04 Ağustos 2015 Salı  20:48

Radikal

Türkiye - Mehmet Baransu çocuğunu kaybetti


Balyoz Davası`nda `kumpas` iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmanın ilk şüphelisi olarak tutuklanan Taraf gazetesi yazarı gazeteci Mehmet Baransu`nun hamile eşi Nesibe Baransu düşük yaptı.


04 Ağustos 2015 Salı  14:30

Zaman

Manşet - Mavi Marmara mağdurları AKP`den davacı oldu: Kırmızı bülteni İnterpole neden göndermediniz?


Akdeniz`in uluslararası sularında İsrail tarafından saldırıya uğrayan `Mavi Marmara` gemiside hayatını kaybedenlerin yakınları, aralarında olay tarihinde İsrail Genelkurmay Başkanı olan Rau Aluf Gabiel Ashknazi`nin de bulunduğu 4 sanık hakkında İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 26 Mayıs 2014`te çıkarılan kırmızı bülten kararını interpole göndermediği gerekçesiyle Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri hakkında, `Görevi kötüye kullanma` suçlamasıyla savcılığa şikayette bulundu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç`ın sözlerine de tepki gösteren aileler, `Bizleri hiçbir güç, hiçbir kurum yönlendirmemektedir. Bunu buradan kendisine iletirken `beyefendi sen de bir erkek olarak susmasını bil!` ifadesini kullandı. Mavi Marmara`da hayatını kaybedenlerin yakınları, Çağlayan`daki İstanbul Adliyesi`ne gelerek suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu öncesi adliye önünde basın açıklaması yapan mağdurlar, dava süresince kendilerine destek olan basın mensuplarına teşekkür etti. `BİLİNÇLİ YA DA BİLİNÇSİZ OLARAK ENGELLER ÇIKARILDIĞINI GÖRMEKTEYİZ` Mağdur aileler adına açıklamayı, gemiye yapılan saldırıda hayatını kaybeden Çetin Topçuoğlu`nun eşi Çiğdem Topçuoğlu yaptı. Hukuk çerçevesinde her platformda hak arayışlarının devam edeceğini ve bunu Filistinli çocuklar üzerinden boyunları üzerinde bir borç olarak gördüklerini belirten Topçuoğlu şöyle dedi: `Kırmızı bülten kararlarının üzerinden 15 ay geçmesine rağmen gereğinin yerine getirilmemiş olduğunu kendi devletimizin adli ve idari makamları tarafından bilinçli ya da bilinçsiz olarak engeller çıkarıldığını görmekteyiz.` dedi. `İSRAİLLİ KATİLLER, BELKİ ÜLKEMİZE BİLE GELMEKTEDİRLER` Bürokratların bu konudaki tavırlarını anlayamadıklarını anlatan Topçuoğlu, `O katiller kırmızı bültenle aranması gerekirken hala istedikleri yere gidebilmektedirler. Belki ülkemize bile gelmekteler. Hangi davada görülmüş ki mahkemenin aldığı kırmızı bülten kararı Dışişleri Bakanlığı`na sorulsun? Velev ki soruldu, nerede görülmüş ki Dışişleri Bakanlığı 10 vatandaşının katili sanıklarla ilgili kırmızı bülten kararını engellesin? Yaklaşık 6 ay önce yaptığımız basın açıklamasında sorduğumuz bu soruları bugün yeniden sormanın anlamsız kaldığını Adalet Bakanlığı`nın mahkemeye sunduğu cevap ile anlamış bulunmaktayız.` şeklinde konuştu. `BÜLENT ARINÇ, SENDE BİR ERKEK OLARAK SUSMASINI BİL` Topçuoğlu, Mavi Marmara olayı ile ilgili açıklamalar yapan Bülent Arınç`a da tepki gösterdi. Bir süre yaşanan `sus` polemiğinden yola çıkarak Arınç`ı eleştiren Topçuoğlu, `Geçenlerde çok üzücü bir şekilde açıklamalarda bulundu. Biz şehit aileleri olarak kimsenin aklına muhtaç değiliz. Bizleri hiçbir güç, hiçbir kurum yönlendirmemektedir. Bunu buradan kendisine iletirken `beyefendi sen de bir erkek olarak susmasını bil!` dedi.


04 Ağustos 2015 Salı  16:00

Milliyet

Dünya - Tuvaletten bebek çıktı!


Beijing Times gazetesinin haberine göre, Çin`in Pekin kentindeki bir umumi tuvaletten gelen ağlama sesleri, yetkilileri harekete geçirdi. Tuvaletin içinde baş aşağı duran bebeği gören bir polis memuru bebeği çıkardı. Hastaneye kaldırılan bebekte herhangi bir fiziksel engel ...


04 Ağustos 2015 Salı  15:43

Zaman

Manşet - Abdullah Gül dönüyor


Türkiye`de son dönemde siyasetle ilgili merak edilen konuların başlarında yer alan `Abdullah Gül siyasete dönecek mi?` sorusunun cevabı netleşiyor. Meydan Gazetesi yazarı Abdullah Kılıç, bugünkü köşesinde siyesete dönmek için uygun zamanı bekleyen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün, önüne gelen tarihi fısatı bu kez tepmeyeceği ve yakıhn bir zamanda miting alanlarına çıkacağını ifade etti. İşte Abdullah Kılıç`ın yazısının ilgili bölümü: `Türkiye`de siyasette belirsiz dört şey, daha doğrusu cevabı merak edilen dört soru var! Koalisyon kurulacak mı kurulamayacak mı? Kurulacaksa kiminle kurulacak? Erken seçim ne zaman? Ve Abdullah Gül siyasete dönecek mi? İlk üç sorunun cevabı bu hafta içinde netleşir! Gül`ün kararı da bu soruların netleşmesine bağlı… Gül açısından su hâlâ bulanık! Açıkçası gireceği suyun dibini görmek istiyor. Ama gönlü de Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın aksine AKP-CHP hükümeti kurulmasından yana! Hatta koalisyon kurması için Başbakan Davutoğlu`nu sürekli cesaretlendiriyor. Hem bizzat hem de aracılar vasıtasıyla “Mutlaka hükümet kurmalısın” mesajı veriyor. Hükümet kurulamadan yapılacak mecburi bir erken seçimin AKP aleyhine olacağını düşünüyor. Çünkü… Siyasal gerginlik, toplumsal kamplaşma 7 Haziran`da AKP`ye oy kaybettirdi. Şimdi buna bir de terör olayları ve şehit cenazeleri eklendi. Alarm veren ekonomik kriz, olası bir erken seçimde ise daha da belirginleşecek! Bir yandan Davutoğlu`na telkinlerde bulunurken bir yandan da kamuoyuna yaptığı koalisyon açıklamalarıyla Davutoğlu`nun işini kolaylaştırmaya çalışıyor. Eğer bütün çabalara rağmen AKP, bir koalisyon hükümeti kurmazsa o zaman Gül`ün kararı da netleşecek. Zaten siyasete dönmek için uygun zamanı bekleyen Gül, bu kez önüne gelen tarihi fırsatı tepmeyecek! Uzun lafın kısası: Abdullah Gül siyasete dönecek… Gül`ü miting alanlarında görmek için fazla da beklemeyeceğiz!`


04 Ağustos 2015 Salı  09:39

Milliyet

Politika - Savcı Kiraz fotoğrafına terör soruşturması


Aralarında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar`ın da bulunduğu 18 kişi hakkında, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 7,5 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, Şok Gazetesi Sorumlu Müdürü Kaan Özbek ile bağlı olduğu yetkili Orhan Duman, Millet Gazetesi ...


05 Ağustos 2015 Çarşamba  00:23

Zaman

Manşet - 18 gazeteciye 7`şer buçuk yıl hapis talebi


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar`ın da bulunduğu 18 kişinin 7`şer buçuk yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmalarını istiyor. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz`ın Çağlayan`daki İstanbul Adalet Sarayı`nda teröristlerce öldürülmeden önce çekilip sosyal medyada paylaşılan fotoğrafını yayımladıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan 9 gazetenin sorumlu müdür ve yetkilisi hakkında iddianame düzenlendi. Aralarında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar`ın da bulunduğu Şok, Millet, Posta, Yurt, Bugün, Özgür Gündem, Aydınlık ve Birgün gazetelerinin sorumlu müdür ve yetkilisi 18 şüpheli hakkında “Terör örgütü propagandası yapmak` suçundan 7,5 yıla kadar hapisleri istendi. İddianame kabul edilirse şüpheliler, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkacaklar. SORUŞTURMA RE`SEN BAŞLATILDI İstanbul Cumhuriyet Savcılığı`nca hazırlanan iddianamede, 29 Mart 2015`te Savcı Mehmet Selim Kiraz`ın DHKP/C`li teröristler tarafından odasında rehin alındığı, akabinde hunharca şehit edildiği, şehit edilmeden önceki fotoğrafların sosyal paylaşım sitelerinde propaganda amaçlı paylaşıldığı belirtildi. İddianamede, bu fotoğrafların söz konusu gazetelerin 1 Nisan 2015 tarihli nüshalarında yayımlandığı, bu nedenle gazete sorumlu müdür ve bağlı olduğu yetkililer hakkında re`sen soruşturma başlatıldığı anlatıldı. 18 KİŞİ ŞÜPHELİ SIFATIYLA İDDİANAMEDE YER ALDI Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, Şok Gazetesi Sorumlu Müdürü Kaan Özbek ile bağlı olduğu yetkili Orhan Duman, Millet Gazetesi Sorumlu Müdürü Sedat Gülmez ile yetkili Cuma Ulus, Posta Gazetesi Sorumlu Müdürü Seçil Şengelir ile yetkilisi Mehmet Emin Öztürk, Yurt Gazetesi Sorumlu Müdürü Başak Günsever ile yetkilisi Orhan Şahin, Bugün Gazetesi Sorumlu Müdürü Gökhan Çorbacı ile yetkilisi Temel Tanadalan, Cumhuriyet Gazetesi Sorumlu Müdürü Abbas Yalçın ile yetkilisi Can Dündar, Özgür Gündem Gazetesi Sorumlu Müdürü Reyhan Çapan ile yetkilisi Emire Eren Keskin, Aydınlık Gazetesi Sorumlu Müdürü Murat Şimşek ile yetkilisi Mehmet Sabuncu ve Birgün Gazetesi Sorumlu Müdürü Berkant Gültekin ile yetkilisi İbrahim Aydın “şüpheli` sıfatıyla yer aldı. SUÇLAMALARI REDDETTİLER Şüphelilerin soruşturma kapsamında alınan ifadelerine de yer verilen iddianamede, terör örgütü propagandası yapmadıklarını belirterek suçlamayı reddettikleri ifade edildi. CAN DÜNDAR: FOTOĞRAF TERÖRÜN KARANLIK VE ÇİRKİN YÜZÜNÜ GÖSTERMEK İÇİN VERİLDİ “Karanlığa Girdiğimiz Gün` başlığıyla haberi yayımlayan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar`ın ifadesinde, kendilerinin terör mağduru bir gazete olduklarını, her türlü illegal örgüte karşı tutumlarının net olduğunu, fotoğrafın kullanılmasının terör örgütünün eylemini meşrulaştırmak değil, tam aksine terörün karanlık ve çirkin yüzünü göstermek niyetiyle verildiğini söylediği kaydedildi. “ŞÜPHELİLERİN BASIN YOLUYLA PROPAGANDA YAPMIŞ OLDUKLARI ANLAŞILDIĞINDAN..` İddianamede, şüphelilerin şehit Cumhuriyet Savcısının, teröristin ve terör örgütüne ait flamaların bulunduğu fotoğrafları herhangi bir mozaikleme ve karartma yapmadan olduğu gibi tüm çıplaklığıyla yayımladıkları belirtildi. İddianamede şöyle denildi: “Devletin bütünlüğüne, milletin birlik, beraberliğine kasteden terör örgütünün nihai amacının toplumun huzur ve refahını bozmak, ülke içerisinde kaos ortamı oluşturmak olduğu, devletin acziyet içerisinde olduğu, terör örgütünün her türlü eylemi yapabileceği ve güçlü olduğu mesajını vermek için öldürülen teröristlerin çekmiş olduğu söz konusu fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerinde yayımladıkları, haklarında soruşturma açılan gazetelerin de terör örgütünün belirtilen amaçlarına hizmet edecek şekilde bu fotoğrafları yayımladıkları, bu gerekçeler doğrultusunda şüphelilerin DHKP/C terör örgütünün basın yoluyla propagandasını yapmış oldukları anlaşıldığından 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu`nun 7/2 maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi mütalaa olunur.` İDDİANAME KABUL EDİLİRSE AĞIR CEZADA YARGILANACAKLAR Gazeteci Can Dündar`ın da aralarında bulunduğu 18 şüpheli hakkında “Terör örgütü propagandası yapmak` suçundan 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapisleri talep edildi. İddianame kabul edilirse şüpheliler, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkacaklar.


04 Ağustos 2015 Salı  18:41

Zaman

Manşet - Gül`ün ekibinden böcek iddialarına yalanlama


11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün, Ayazağa`daki yeni çalışma ofisinde böcek olarak tabir edilen dinleme cihazı bulunduğu iddiası yalanlandı. Zaman`a konuşan Gül`e yakın kaynaklar, `Yazılanlar tamamen hayal ürünü` ifadelerini kullandı. Herhangi bir personelin görevinden alınmadığı kaydedildi. İddiaların `algı oluşturmak için` ortaya atılmış olabileceği belirtildi. Geçtiğimiz gün Sözcü Gazetesi`nde yer alan bir haberde Gül`ün de telekulak mağduru olduğu öne sürülmüştü. Habere göre CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, “Gül`ün ofisinde böcek bulundu” iddiasını Başbakan Ahmet Davutoğlu`na sordu. Tekin, şu sorulara cevap aradı: “Gül`ün ofisinde yapılan güvenlik kontrolünde böcek bulunduğu iddiaları doğru mudur? Bu ofis Maslak`taki Ayazağa Kasrı mıdır? Gül`ü korumakla görevli altı polis memurunun görevden alındığı doğru mudur? Bu polislerle ilgili soruşturma başlatılmış mıdır`.


04 Ağustos 2015 Salı  11:48

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  

02 04 2010 fox 10 ana haaza  07 05 2012 tarihli kanal 7 haber izle  ege dolphins  çocuk keme09 atv haber  habertürk ege eki yangin  24 mart cinayet  0105 1977 hürriyet gazetesi arsiv  niğde operasyonu  özgür kocaeli gazetesi 21 04 2009  katil ibrahim univer  sheraton haberleri  dün gece ölen ünlü popçu kim  27 04 2009 trt 2 ana habee haberleri  batı akademi 4 deneme sınavı cevap anahtarı  23 kasım 1996 posta gazete  01 ocak fox ana haber izle  01ocak 22 00 fox ana haber izle  atv ana haber pankreas kanser  ç beye s tr  31 mart 2009 kanal 7 ana haber bülteni video izle  ülke tv 1 mayıs olaylarıizle  23 kasım 1996 posta gazete