Bulunan Haber Sayısı: 6.335
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Fenerbahçe Ülker Mokova`yı yaktı


Basketbolda, Eurolig`in Final-Four favorilerinden CSKA Moskova`ya konuk olan Fenerbahçe Ülker, 81-75 kazandı. Sarı-Lacivertliler, Rusya`da baştan sona üstün oynadığı zorlu karşılaşmayla birlikte üst üste 8. deplasman galibiyetine ulaştı. Kanarya, Top 16`daki zafer sayısını da 6`ya çıkardı. Goudelock ve Vesely 14, Bogdanovic 13 sayıyla yıldızlaştı.Fenerbahçe Ülker, Eurolig Top 16 F Grubu`nun 8. haftasında CSKA Moskova`ya konuk oldu. 81-75 kazanan Sarı-Lacivertliler, Top 16`daki galibiyet sayısını 6`ya yükseltti. Goudelock ve Vesely 14, Bogdanovic 13 sayı üretti. Bjelica`nın üçlükle açılışını yaptığı maçta 10-0`lık seri yakalayan temsilcimiz, 5 dakika 29 saniye boyunca potasını rakibine kapattı. İlk periyodu da 10-17 önde bitirdi. İkinci çeyreğe Vesely`nin isabetiyle giren Kanarya, rakibin turnikesine Hickman`la cevap verince skor 15-24`e geldi. Oyunda 35-35`te eşitlik sağlandı. Vesely`nin serbest atışıyla yeniden öne geçen misafir, ardından 37-36 geriye düştü. Bogdanovic`le tabelayı yakalayan ekibimiz, soyunma odasına 37-39`luk avantajla yöneldi. Ruslar üçüncü periyotta 39-39`u bulsa da Bjelica devreye girdi. Zeljko Obradovic`in takımı, Emir Preldzic ve Goudelock`la 41-46`ya ulaştı. Dimitris Itoudis`in öğrencilerinin 6 sayısına `dur` diyemeyen Fenerbahçe Ülker, televizyon molasına 49-48`le gitti. Emir`in üçlüğü 51-51`lik beraberlik anlamını taşıdı.56-53`le morallenen CSKA`ya Semih Erden ve Vesely ile cevap veren konuk, finale 58-59`la başladı. Son bölümde bitime 5 dakika 30 saniye kala ev sahibi 64-63`teydi. Bogdanovic`in üretkenliği dikkat çekiciydi. Vesely`nin basket-faulünden yararlanan Fenerbahçe Ülker 67-69`la ayaklandı. Zoric`in inisiyatifini kullandığı anlarda coşan Sarı-Lacivertliler, hücumlara engel olamayınca 71-71 görüldü. Rusların ileri çıkışlarında bloklar devredeydi. Teodosic`in diskalifiye olmasıyla kazanılan 4 serbest atış değerlendirildi: 72-77. Kalan sürede farkın kapanmasına izin vermeyen Kanarya, salondan 81-75`le ayrıldı.Anadolu Efes, Boğa`ya çarptıEurolig Top 16 turu F Grubu 8. haftasında Anadolu Efes, evinde İspanyol Laboral Kutxa`ya 87-84 yenildi. Son bölümlerin nefes kestiği mücadeleye çok kötü başlayan ve bir ara 18 sayı geriye düşen Lacivert-Beyazlılar, 8. maçında 4 kez üzüldü. İvkovic`in öğrencileri, beklenmedik yenilgiyle ilk dört için rakibini umutlandırdı ve avantaj yitirdi. Heurtel, eski takımı önünde Efes formasıyla 17 sayı kaydetti. Laboral Kutxa`da ise Emeterio Fernando, 22 sayıyla takımını sırtladı. HÜSEYİN GÜLŞEN İSTANBUL


28 Şubat 2015 Cumartesi  02:57

Sabah

Gündem - Acaba Pensilvanya da `vatan toprağı` kapsamında mı?


Rıza Temel`e `Ormanın güzelliğini görüyor musun` diye sorunca Temel `Ağaçlar yüzünden ormanı göremiyorum` diye cevap vermiş ya... Bizler de büyük tabloya bakarken küçük ayrıntılara takılarak Temelleşmiyor...Devamı için tıklayınız


28 Şubat 2015 Cumartesi  02:10

Zaman

Manşet - Fenerbahçe Ülker Moskova`yı yaktı


Basketbolda, Eurolig`in Final-Four favorilerinden CSKA Moskova`ya konuk olan Fenerbahçe Ülker, 81-75 kazandı. Sarı-Lacivertliler, Rusya`da baştan sona üstün oynadığı zorlu karşılaşmayla birlikte üst üste 8. deplasman galibiyetine ulaştı. Kanarya, Top 16`daki zafer sayısını da 6`ya çıkardı. Goudelock ve Vesely 14, Bogdanovic 13 sayıyla yıldızlaştı.Fenerbahçe Ülker, Eurolig Top 16 F Grubu`nun 8. haftasında CSKA Moskova`ya konuk oldu. 81-75 kazanan Sarı-Lacivertliler, Top 16`daki galibiyet sayısını 6`ya yükseltti. Goudelock ve Vesely 14, Bogdanovic 13 sayı üretti. Bjelica`nın üçlükle açılışını yaptığı maçta 10-0`lık seri yakalayan temsilcimiz, 5 dakika 29 saniye boyunca potasını rakibine kapattı. İlk periyodu da 10-17 önde bitirdi.İkinci çeyreğe Vesely`nin isabetiyle giren Kanarya, rakibin turnikesine Hickman`la cevap verince skor 15-24`e geldi. Oyunda 35-35`te eşitlik sağlandı. Vesely`nin serbest atışıyla yeniden öne geçen misafir, ardından 37-36 geriye düştü. Bogdanovic`le tabelayı yakalayan ekibimiz, soyunma odasına 37-39`luk avantajla yöneldi. Ruslar üçüncü periyotta 39-39`u bulsa da Bjelica devreye girdi. Zeljko Obradovic`in takımı, Emir Preldzic ve Goudelock`la 41-46`ya ulaştı. Dimitris Itoudis`in öğrencilerinin 6 sayısına `dur` diyemeyen Fenerbahçe Ülker, televizyon molasına 49-48`le gitti. Emir`in üçlüğü 51-51`lik beraberlik anlamını taşıdı.56-53`le morallenen CSKA`ya Semih Erden ve Vesely ile cevap veren konuk, finale 58-59`la başladı. Son bölümde bitime 5 dakika 30 saniye kala ev sahibi 64-63`teydi. Bogdanovic`in üretkenliği dikkat çekiciydi. Vesely`nin basket-faulünden yararlanan Fenerbahçe Ülker 67-69`la ayaklandı. Zoric`in inisiyatifini kullandığı anlarda coşan Sarı-Lacivertliler, hücumlara engel olamayınca 71-71 görüldü. Rusların ileri çıkışlarında bloklar devredeydi. Teodosic`in diskalifiye olmasıyla kazanılan 4 serbest atış değerlendirildi: 72-77. Kalan sürede farkın kapanmasına izin vermeyen Kanarya, salondan 81-75`le ayrıldı.Anadolu Efes, Boğa`ya çarptıEurolig Top 16 turu F Grubu 8. haftasında Anadolu Efes, evinde İspanyol Laboral Kutxa`ya 87-84 yenildi. Son bölümlerin nefes kestiği mücadeleye çok kötü başlayan ve bir ara 18 sayı geriye düşen Lacivert-Beyazlılar, 8. maçında 4 kez üzüldü. İvkovic`in öğrencileri, beklenmedik yenilgiyle ilk dört için rakibini umutlandırdı ve avantaj yitirdi. Heurtel, eski takımı önünde Efes formasıyla 17 sayı kaydetti. Laboral Kutxa`da ise Emeterio Fernando, 22 sayıyla takımını sırtladı. HÜSEYİN GÜLŞEN İSTANBUL


28 Şubat 2015 Cumartesi  04:08

Zaman

Manşet - Erdoğan`dan Gül`e: Türk tipi başkanlık sistemi bal gibi olur!


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Türk tipi başkanlık sistemi olmaz.” diyen selefi Abdullah Gül`e cevap verdi.Erdoğan, “Türk tipi başkanlık sistemi bal gibi olur!” dedi. Saray`da ağırladığı valilere hitap eden Erdoğan`ın gündeminde Başkanlık sistemi vardı. 7 Haziran seçim sonuçlarının ülkedeki yönetim sisteminin geleceği bakımından kritik öneme sahip olduğunu anlattı. Seçim sonuçlarına göre yeni anayasa ve başkanlık sisteminin gündeme geleceğini belirtti. Erdoğan, “Geldiğimiz noktada da görüyoruz ki sistemi kökten değiştirmeden bu yapının ıslahı mümkün değildir.” dedi. Ardından geçtiğimiz hafta, `Türk tipi bir başkanlık sisteminin olmaması gerektiğini` söyleyen Abdullah Gül`ü hedef aldı. Erdoğan, “Diyorlar ki, `Türk tipi başkanlık sistemi olmaz.` Çok açık, çok net söylüyorum; bal gibi de olur. Niye olmazmış? Şu anda dünyadaki başkanlık sistemlerinin hepsi birbirinin aynı mıdır? Amerika`da, Meksika`da, Küba, Arjantin farklı başkanlık sistemleri var. Bir arı maharetiyle çiçeklerden nasibimizi alalım ondan sonra balımızı yapalım!” diye konuştu. Erdoğan, konuşmasında çözüm sürecine de değindi. Meclis`e poşularla gelen HDP`li vekilleri hedef aldı: “Ülkemizdeki kaos ve muhataplarımızın güçlü siyasi irade sergileme konusundaki yetersizlikleri sürecin daha sancılı geçmesine yol açıyor. Sokakları, Parlamento`yu terörize ederek çözüm olmaz. Parlamento, terörize edilme yeri ve teröristlerin gösteri alanı da değildir. Poşulu suratlar… Kürsüye getirilen bombalar, kırılan mikrofonalar, daha neler neler…”


28 Şubat 2015 Cumartesi  04:08

Zaman

Ekonomi - YGS şampiyonuna Fem`den son model araba


Malatya Fem Dershanesi, 2014 YGS-3, YGS-4 ve YGS-5 puanında Türkiye birincisi olan Oğuz Türkyılmaz`a son model bir araba hediye edecek.Malatya Fem, Hügem ve Anafen Dershaneleri üniversitelere giriş ve seviye tespit sınavlarında başarılı olan öğrencilerini ödüllendirmeye devam ediyor. Üniversiteye giriş sınavlarına Malatya Fem Dershaneleri`nde hazırlanarak 2014 YGS-3, YGS-4 ve YGS-5`te Türkiye şampiyonu olan Oğuz Türkyılmaz bu başarısıyla birlikte son model bir aracın da sahibi olacak. Hügem-Fem Dershaneleri Genel Müdürü Ergun Anıl, dershane olarak her yıl disiplinli ve özverili bir şekilde öğrencilere; sınavlara hazırlıkta destek eğitimi verdiklerini belirtti. Bu çalışmaların semerelerini sınavlarda derece olarak aldıklarını söyleyen Anıl, başarılı öğrencilerini de `marifet iltifata tabidir` prensibiyle ödüllendirmeyi planladıklarını ifade etti. Anıl, “Geçtiğimiz yıl kasım ayında yapılan TEOG sınavında tam puan alan 40 öğrencimiz ile geçen yıl YGS şampiyonu olan Oğuz Türkyılmaz isimli öğrencilerimizi ödüllendireceğiz. YGS şampiyonu öğrencimiz Türkyılmaz`a bir araba vermeyi planlıyoruz.” diye konuştu.


28 Şubat 2015 Cumartesi  02:07

Zaman

Manşet - ABD`den Ankara`ya IŞİD eleştirisi


Türkiye`nin, Irak ve Suriye`de terör estiren IŞİD`le mücadelede daha aktif rol oynamasını isteyen Washington`dan Ankara`ya bu konuda eleştiriler geldi.ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, IŞİD`le mücadelenin Türkiye`nin `yüksek öncelikleri` arasında yer almadığını, bunun sonucu olarak da bu örgüte katılmak isteyen yabancı savaşçıların Türkiye üzerinden Suriye`ye geçebildiğini söyledi. ABD`deki 17 gizli servisin başkanlığını yürüten Clapper, önceki gün Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi`nde düzenlenen oturumda ABD`li senatörlerin konuyla ilgili sorularını cevapladı. Clapper, Demokrat Senatör Jeanne Shaheen`in, “Türkiye`nin (IŞİD`le savaşa) şu an olduğundan daha fazla angaje olacağına dair iyimser misiniz?” sorusuna, “Hayır, değilim.” karşılığını verdi. Clapper, “Türkiye`nin farklı öncelikleri ve menfaatleri olduğunu düşünüyorum. Daha çok, tehdit olarak gördükleri Kürt direnişine odaklanmış durumdalar. Türkiye`deki kamuoyu araştırmaları IŞİD`in birincil tehdit olarak görülmediğini gösteriyor. Dikkatlerini daha öte ekonomi ve bunun gibi şeylere çevirmiş durumdalar.” dedi. Amerikalı yetkili, Türkiye`nin bu yaklaşımı sebebiyle de Suriye`ye geçmek isteyen yabancı savaşçılar için “müsamahakar bir ortamın” oluştuğunu ifade ederek, “Bölgedeki yabancı savaşçıların yüzde 60`ı Suriye`ye gitmek için kendilerine Türkiye üzerinden yol buldu.” şeklinde konuştu.Clapper`ın açıklamaları, Türkiye`nin ABD ile Suriyeli muhaliflere silahlı eğitim ve teçhizat verilmesini öngören eğit-donat programına dair mutabakata imza atmalarının ardından geliyor. Suriye`de IŞİD tehdidi altındaki Süleyman Şah Türbesi`nde bulunan askerlerin tahliye edilmesiyle eli rahatlayan Ankara`nın, uluslararası koalisyona daha fazla destek verebileceği konuşuluyordu.


28 Şubat 2015 Cumartesi  02:28

Zaman

Gündem - Makul şüphe aramasında Kur`an CD`si suç delili oldu


Hizmet Hareketi`ne yönelik kurgu soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun`un talimatıyla Buğra Gürdoğan isimli vatandaşın arabası önceki gün `makul şüphe`den arandı.Aramaya gerekçe olarak Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü`ne gelen bir ihbar telefonu gösterildi. İhbarın ardından yapılan aramalarda Ali Demirel`in Asr-ı Saadetten Günümüze İnfak Kahramanları, Kemal Sayar`ın Yavaşla, Mealli Delailü`n-Nur ve Reşit Haylamaz`ın Peygamber Efendimiz`i (sas) anlatan Şefkat Güneşi isimli kitaplarına el konuldu. Gürdoğan, gözaltına alınarak Ankara TEM Şubesi`ne götürüldü. 28 Şubat`ın yıldönümünde sürecin hâlâ devam ettiğini gösteren uygulamada vatandaş, gece 04.30`a kadar sorgulandı. Ankara`da yol kontrolü sırasında polisle tartışan eski haber kameramanı Yılmaz Koçyılmaz`ın `makul şüphe`si gözaltı sırasında hayatını kaybetmesinin ardından skandal bir uygulama daha yaşandı. Ulaşılan bilgilere göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 26 Şubat günü öğle vaktinde Yenimahalle`de Buğra Gürdoğan isimli bir vatandaşı durdurarak `makul şüphe` araması yaptı. Kendilerinin polis olduğunu belirten sivil giyimli üç kişi, yol kontrolü gerekçesiyle Gürdoğan`ın üst aramasını yaptı. Ardından da kimlik numarası üzerinden GBT`sine baktı. Ancak yapılan işlemlerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı. Bunun üzerine Gürdoğan, yoluna devam etti. Ancak gece yarısı 23.45 sularında Ankara TEM ekipleri, vatandaşın Yenimahalle`de bulunan ikametgâhına baskın yaptı. Kendisi ile ilgili arabasında `devletin güvenliğini tehlikeye sokacak çok gizli bilgi ve belgeler` bulundurduğuna dair ihbar olduğunu söylediler. Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun tarafından hazırlanan `arama kararı`nı da gösterdiler. Eve baskın düzenleyen 20`ye yakın polis, araçta bir saate yakın arama yaptı. İncelemede en ufak bir suç unsuruna rastlanmadı. Araçta bulunan Asr-ı Saadetten Günümüze İnfak Kahramanları, Yavaşla, Mealli Delailü`n-Nur, Şefkat Güneşi ile Hocaanne ve Ailesi isimli kitaplar ile çeşitli sanatçılara ait Peygamber Efendimiz`in hayatını anlatan şiir, ilahi ve Kur`an-ı Kerim CD`lerine el konuldu. Gürdoğan`ın karalama kâğıdı olarak kullandığı ve her kırtasiyede rahatlıkla bulunabilen optik formlar da tutanak altına alındı. Bunun yanı sıra Zaman gazetesinde cuma günleri yayımlanan Kürsü sayfası da suç delili sayıldı. Ayrıca Gürdoğan`ın günlük kullandığı bazı ilaçları da suç delili olarak adlî emanete alındı. Gürdoğan, daha sonra gözaltına alındı. Burada kaç telefon hattı kullandığı soruldu. Gürdoğan, kendi adına kullandığı telefon hattı haricinde başka bir numarası olmadığını kaydetti. Gürdoğan`a aracında bulunan optik formları nereden temin ettiği de soruldu. Gürdoğan, söz konusu formların, ÖSYM`nin bastığı cevap kâğıtları ile bir ilgisinin olmadığını aktardı. Bu formların istenildiğinde herhangi bir dershane ve kırtasiyeden temin edilebileceğini söyledi. Gürdoğan sabah 07.00 sularında serbest bırakıldı. SAVCI VE POLİSLERDEN ŞİKÂYETÇİYİZMüvekkilinin hukuksuz olarak gözaltına alındığını belirten avukat Şaban Yağcı, Savcı Serdar Coşkun ve polisler hakkında suç duyurusunda bulunacağını kaydetti. Yağcı, “Müvekkilimle ilgili arama kararı yokken üst araması yapılıyor. Gündüz yapılan işleme baktığımızda mahkeme kararı olmadan fizikî bir takip yapıldığını görüyoruz. Ardından gece yarısı evi basılarak bu defa aracında arama yapılıyor. Ardından da makul şüphe uygulanarak gözaltına alınıyor. Burada kişilerin hukukî güvenliğinin ihlal edildiğini görüyoruz. Hakkımızı aramak için her türlü hukukî yola başvuracağız.” dedi.


28 Şubat 2015 Cumartesi  02:07

Zaman

Manşet - Dün 28 Şubat mağduru dedikleri Hizmet`e bugün iftira atıyorlar


Yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra Hizmet Hareketi`ne karşı karalama kampanyası yürüten hükümet medyasının son malzemesi 28 Şubat oldu.Hizmet`in 28 Şubat`a destek verdiği ve postmodern darbeden yararlandığı yalanı üzerine yazı dizileri bile hazırlanıyor. Halbuki başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere partinin ileri gelenlerinin daha dün söyledikleri, yazıp çizdikleri ortada. Bugün her vesile ile tekrarlanan büyük yalanlar sebebiyle unutulan bu sözler, devletin resmi arşivlerinde duruyor.Dönemin başbakanı Erdoğan, Kasım 2012`de TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu`na gönderdiği mektupta, isim vermeden Hizmet`i `28 Şubat`ın mağduru` olarak nitelemişti. “Bu süreçte (28 Şubat) mağdur edilen kesimlerin, müdahaleci anlayışın işbirlikçisi veya destekçisi gibi takdim edilmesi son derece insafsız ve gerçek dışı bir değerlendirme olacaktır.” demişti. Bu cümleler, mektubun `Gülen Cemaatini ve AK Parti`yi Bitirme Planı` ile ilgili bölümünde zikredildiği için medya tarafından, `Hizmet Hareketi`ni kastettiği şeklinde yorumlanmıştı. Örneğin Milliyet, söz konusu cümleleri Fethullah Gülen Hocaefendi`nin fotoğrafı eşliğinde ve `Sürecin mağduru oldular` ara başlığı ile kullandı. Radikal haberi, `Gülen de mağdur` ara başlığı ile verdi.Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu, 28 Şubat mağduru olduğu gerekçesiyle 19 Kasım 2012`de Erdoğan`ın da görüşlerine başvurmuştu. Komisyon, Erdoğan`a 50 soru yöneltmişti. Bu sorulardan biri de cemaatin 28 Şubat`a destek verip vermediğiydi. Erdoğan, 26 Kasım 2012`de 29 sayfalık bir mektupla soruları cevapladı. Gülen`le ilgili soruya cevaben yukarıdaki cümlelerin yanı sıra şunları kaydetmişti: “İmkanlarını ve zamanlarını ülkemizin sosyal sorunlarının giderilmesine hasreden, manevi çalışmalar yürüten grup, camia ve kanaat önderlerinin geniş halk kesimlerini koruma duygusuyla ve sorumluluk hissiyatıyla ortaya koydukları söylemler, kesinlikle postmodern darbe sürecinin bir parçası olarak yaftalanamaz. Nitekim bu kesimler gerek yaşadıkları haksızlıklarla, gerek uğradıkları takibat ve yargılamalarla, bu sürecin mağduru durumuna düşmüşlerdir.”O dönem Erdoğan`ın başdanışmanı olan Yalçın Akdoğan da (Başbakan Yardımcısı) benzer açıklamalar yapmıştı. Erdoğan`ın komisyona gönderdiği yazıdan bir gün sonra, 27 Kasım 2012 tarihli Star`daki `Darbe mağdurlarına ithamlar` başlıklı yazısında cemaat`e 28 Şubat iftirasının asla tutmayacağını vurgulamıştı. Akdoğan yazısında, öncelikle, “AK Parti 28 Şubat`ın ürünüdür.” şeklindeki yorumlara cevap veriyordu. Çünkü Refah Partili eski bakan Şevket Kazan`ın, “28 Şubat müdahalesi Recep Tayyip Erdoğan`ın önünü açan bir darbedir.” iddiası da Meclis komisyon raporuna girmişti. Söz konusu iddiaya cevap veren Yalçın Akdoğan, “Kendi partilerinin darbe süreçlerindeki tavırlarını ve duruşlarını eleştiremeyenler, farklı çarpıtmalarla darbelerin mağduru olan kesimleri zan altında bırakmaya veya bugün darbelerle yüzleşen AK Parti`ye yönelik istifhamlar uyandırmaya çalışıyorlar.” savunması yapmıştı. Ardından, “Bu süreçte beni rahatsız eden iki noktayı da vurgulamak istiyorum.” demişti. Bunlardan birincisi, merhum Turgut Özal`ın da `darbeci` olarak yansıtılmasıydı. Yalçın Akdoğan`ı rahatsız eden ikinci husus ise Muhterem Fethullah Gülen`in 28 Şubat`ı desteklediği iddiasıydı. Böyle bir iftiranın asla tutmayacağını vurgulayan Akdoğan, o gün aynen şunları yazmıştı: “Bu tür iddiaların üzerine yakışmayacağı diğer bir isim de Fethullah Gülen`dir. Bir CHP milletvekili, Başbakan Erdoğan`a yönelik sorduğu sorularda AK Parti`nin 28 Şubat ve 27 Nisan olaylarından yararlandığını, Fethullah Gülen`in ise 28 Şubat sürecine destek verdiğini ifade ediyor. 28 Şubat sürecinde Hocaefendi`nin bir kısım konuşmalarını ve Zaman gazetesinin haberlerini örnek göstererek böyle bir yakıştırmada bulunulması insafla bağdaşmadığı gibi, hakikatle de örtüşmez. Sürecin mağduru olan kesimleri ve aktörleri, sürecin işbirlikçisi gibi göstermek tutmayacak bir kara çalmadır. Hakkında davalar açılan, yurtdışına gitmek durumunda bırakılan ve sempatizanları türlü zulümlere uğratılan bir kişiyi darbe destekçisi gibi lanse etmek, alçakça bir hezeyana saplanmaktır. Doğrusu sorumluluk sahibi kişiler şahıslarını değil kendisine gönül veren kitlelerin maslahatını düşünerek hareket ederler. Bu maslahatı, bir taviz olarak görmek de doğru değildir, bir destek olarak görmek de...”


28 Şubat 2015 Cumartesi  02:07

Zaman

Manşet - YGS ve LYS sınavlarına müracaat edip başarılı olan ÖSYM`ye 515 lira ödeyecek


Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, bu yıl üniversiteye girmek için yalnızca ÖSYM`ye 515 lira ücret ödenmesi gerektiğini söyledi.DES Genel Başkanı Gürkan Avcı yazılı açıklamasında `2015 YGS ve LYS sınavlarına müracaat edip başarılı olan bir öğrenci toplamda 515 lira ücret ödemek zorunda kalacak. ÖSYM`ye 2 milyonu aşkın üniversite adayı gencimiz adına sesleniyorum. ÖSYM`yi elini vicdanına koyup insaflı olmaya ve bu fahiş ücretleri yeniden düzenlemeye davet ediyorum.` dedi. `ŞİFRE ALMAK 5, FOTOĞRAF GÜNCELLEMEK 10 LİRA`Gürkan Avcı, şunları ifade etti:`Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) başvurularının bu hafta başladığını hatırlatan Gürkan Avcı, YGS`ye girmek isteyen adaylar ÖSYM`ye 50 lira sınav ücreti ödeyecek. YGS`den 180 puan alıp geçen adaylar daha sonra Lisans Yerleştirme Sınavı`na (LYS) girecek. LYS toplamda 5 oturumda yapılıyor. LYS`nin her bir oturumu için ÖSYM`ye 30 lira sınav ücreti ödemeniz gerekiyor. ÖSYM`den şifre edinmek için 5 lira, fotoğraf eklemek ve güncellemek için ise 10 lira ödemeniz gerekiyor. `CEVAP KÂĞIDINA BAKMAK 50 LİRA`Sınava girdikten sonra soru kitapçığını ve cevap kâğıdını görüntülemek isterseniz her biri için ÖSYM`ye 50 lira ödemeniz gerekiyor. YGS ve LYS`nin tüm oturumlarına girdiyseniz ve soru/cevap kâğıtlarına bakmak isterseniz 6 oturum için ÖSYM`ye 300 lira ödemeniz gerekiyor. Yani üniversiteye girmek için yalnızca ÖSYM`ye 515 lira ödemeyi gözden çıkarmanız gerekiyor.``TÜRKİYE`DEKİ SINAV SEKTÖRÜ SAĞLIKSIZ`Türkiye`deki resmi ve özel hemen her sınavın, ulusal yahut uluslar arası sınav sektörünün paydaşlarının talep ettiği ücret marjları ve ödenen sınav ücretlerine bakıldığında alınan paraların kar amaçlı olduğunun ortaya çıkacağını söyleyen Avcı, `Türkiye`deki çarpık sisteme dayalı olarak oluşan acımasız sınav sektörünün dayatmasıyla her yıl milyonlarca öğrenci adayı, iş ve terfi arayan gençler, insanlar haraca kesiliyor adeta. Sınavcı bir eğitim ve sınavcı bir işe alınma sistemi var Türkiye`de. Sınav sektörünün dayatmasının Türkiye`deki diğer bir adı soygun ve sömürüdür. Yapılanların bir bölümünü gasp olarak tanımlamak gerekiyor.` diye konuştu.`SINAVLAR YILDIRMAK İÇİN Mİ?`Avcı, Türkiye`deki sınavların ve oluşturulan sınav sektörünün adayların kendilerini değerlendirmelerinden ve seçmekten çok önünü kesmeyi, yıldırmayı amaç edindiğini söyleyereke, ÖSYM`nin yıl içinde yaptığı YGS, LYS, YDS, ALES, KPSS, YDUS gibi 47 çeşit sınava milyonlarca kişinin ödediği ücretleri fahiş bulduğunu belirtti. Avcı, sınav ücretlerinin üniversite öğrenci adaylarıyla işe girmeye, terfi etmeye çalışan gençlerin önündeki engellerden birisi olduğunu kaydetti.


09 Ocak 2015 Cuma  14:31

Zaman

Manşet - Sınav stresi, çocuk üzerinde açık kalp ameliyatı etkisi yapıyor


Melikşah Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Doğan, sınav stresinin öğrenci üzerinde açık kalp ameliyatı etkisi oluşturduğunu söyledi. Velileri uyaran Doğan, `Eğer sizler sürekli baskı kurarak öğrenciyi strese sokarsanız, çocuk yapabileceğinin en düşüğünü yapar.` dedi.Bu sene 15 Mart 2015 tarihinde gerçekleştirilecek Yükseköğretime Geçiş Sınavı`na (YGS) sayılı günler kaldı. Öğrenciler son hazırlıklarını yapıyor. Bu çerçevede Kayseri Özel Kılıçaslan Liseleri de `YGS`ye Hazırlanan Öğrenciye Ailenin Yaklaşımı Nasıl Olmalı?` konulu bir seminer düzenledi. Melikşah Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Doğan, son sınıf öğrencilerinin velilerine konuştu. Doğan, sınav sürecinde velinin sergilediği sözlü ve bedeni tavrın öğrenciye aynen yansıdığını söyledi. Veli olarak sakin ve soğukkanlı olmanın önemli olduğunu vurgulayan Doğan, `Eğer bizler sürekli baskı kurar ve çocuğu strese sokarsak, o yapabileceğinin en düşüğünü yapar. Çocuklarımıza `senin elinden gelenin en iyisini yapacağını biliyorum` yaklaşımında olmalıyız. Eğer biz bu şekilde davranır bunu sözlerimizle de desteklersek, çocuğumuz elinden gelenin en iyisini yapacaktır.` uyarısında bulundu. Sınav stresinin açık kalp ameliyatı stresiyle aynı olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Doğan, `Unutmayalım ki Türkiye`de sınava hazırlanan bir çocuk, açık kalp ameliyatı olan birinden daha fazla stres hormonu salgılıyor ve çok yıpranıyor.` dedi. YGS`de çocukların zekasının değil masa başında oturup çalışmasının ölçüldüğünü ifade eden Doğan, `Öğrencimizin kişiliğini ve değerini ölçmüyor. Bu sınav minimum gereklilikleri sağlamakla ilgilidir. Gerisi beceri. Onun için anne babalar soğukkanlı olmalı ki çocuk da stres yapmasın.` diye konuştu. Çocukların yarının dünyası için hazırlanması gerektiğini vurgulayan Doğan, `Çocuk, değişime hazır olmalı ve başkaları için değil kendisi için çalışmalı.` dedi. Seminerde gönüllü bir veli üzerinde de stres uygulaması yapıldı. Psikoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Doğan, velilerden gelen sorulara da cevap verdi. (CİHAN)


24 Şubat 2015 Salı  12:05

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

bursa hakimiyet gazetesi 02 ekim 2009  21 eylül 10 fox ana haber izle  yayladağında köy yolunda bulunan erkek cesedi  ölüm İl2009 önce sağlık  01 şubat9 atv tv haberleri  atv ana haber bülteni 5aralık  pakize suda habertürk türkiye konuşuyor yalova  posta gazetesi 12 sayfa  habertürk tv arşivi 04 07 2009  17 aralık istanbul hava durumu  17şubat fox tv ana haber izle  ankara altılı ganyan  haber arşivleri atv 20 nisan  trafik kazası 15 ekim  21 ekim çorum trfik kazaları  kanal 1 haberleri 13 nisan  07 10 2009 trt 1 ana haber blteni video izle  haber izmir ihale fesat karıştırma  gülizar öztürk ü kim öldürdü  şubatayı hava durumu sivas  star tv haber arşivi 20 06 2010  16 ocak 2009 haberleri mükerrer sayısı