Bulunan Haber Sayısı: 2.003
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Yunan gazeteleri: Zaman, Türk demokrasisinin ruhunu kurtarıyor


Yunan basın-yayın organları, Türkiye`de medyaya yönelik operasyonla gazetecilerin gözaltına alınmasına sert eleştirilerde bulunmayı bu hafta sonu baskılarında da sürdürdü. Zaman ve Samanyolu`na dayanışma mesajı gönderen gazeteler, `Medyaya bu tip girişimler, askeri rejimlerdeki diktatörlerin uygulamasıdır` yorumunda bulundu.Yunanistan`ın çok satan saygın gazeteleri, Türkiye`de geçen hafta medyaya yönelik gözaltı ve tutuklamaları `Pogrom` (bir gruba şiddet) olarak değerlendirdi. Gazeteler, Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan`a sert ifadelerle yüklendi. Ülkenin en saygın gazetelerinden Kathimerini, Ankara muhabiri Athanasios Ellis tarafından kaleme alınan yarım sayfalık analiz haberi için `Tayyip Erdoğan`dan basına pogrom` başlığını kullandı. Spotta ise `Erdoğan, eleştiri ve farklı görüşlerin olmamasını hedefliyor` değerlendirmesine yer verildi. `Cumhurbaşkanı seçildikten sonra iktidar sarhoşluğunun kibrine boyun eğen Erdoğan, kamuda kendisini sorgulayan az sayıdaki ses ile mücadele için basın özgürlüğünü daha şiddetli biçimde bastırmaya gidiyor.` yorumunda bulunan Kathimerini, AB`nin öncülüğünde ABD ve uluslararası camia tarafından alışılmışın dışında çok sert şekilde eleştirildiğini yazdı. `Erdoğan, her geçen gün daha da saldırgan bir otoriterliğe istikrarlı şekilde dönüşüyor` diyen gazete, `Hemen hemen her tip farklılığa ve eleştiriye sıfır tolerans gösteriyor. Son olarak ABD`de yaşayan Fethullah Gülen`e yakın gazetelere baskın yaparak, gazeteci, yönetmen ve senaristleri gözaltına almaktan çekinmiyor.` ifadelerine yer verdi. Zaman okurlarının İstanbul Adliye Sarayı önündeki destek gösterisine ilişkin bir fotoğrafla desteklenen analizde Kathimerini, `Basına yönelik `pogrom`un sonu görünmüyor.` yorumunda bulundu. `Zaman, Türk demokrasisinin ruhunu kurtarıyor` Yaklaşık 100 bin tiraj ile Pazar günleri en çok satan ikinci gazete durumundaki Ethnos, Türkiye`de medyaya yapılan operasyona tam iki sayfa ayırdı. İlk sayfadan girilen Yorgos Skafidas imzalı haber-yorumda, Erdoğan`a yönelik sert eleştirilere yer verildi. Ethnos, `Cumhurbaşkanı, oğlunun da karıştığı yolsuzlukları örtmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Yozlaştığını biliyor ve otoriter şekilde karşılık veriyor.` vurgusunda bulundu. `Zaman gazetecileri, ürküyorlar ancak Türk demokrasisinin ruhunu korumak için kontrolsüz bir otoriterin karşısında sonuna kadar mücadele etmeye kararlılar` denilen spotta, `Gazeteciler, hükümetin yolsuzluk skandallarını unutmadıkları ve Fethullah Gülen`e dostça sempati besledikleri için terörist olmakla suçlanıyorlar.` değerlendirmesinde bulundu. `Gözaltına alınanlar arasında 1 milyon tirajla ülkenin en çok satan Zaman gazetesinin genel müdürü Ekrem Dumanlı da vardı.` şeklinde ifadelere yer verilen haber-yorumda, imalı bir dille, `Rastlantısal olarak tam bir yıl önce bakanlar, işadamları ve Erdoğan`ın oğlu Bilal`in adının karıştığı yolsuzluk ve ekonomik skandallar patlak vermişti. Yine rastlantısal olarak gazeteciler de çekmeceye konulan ve kapatılan yolsuzluk dosyaları ve Erdoğan`ı eleştirdikleri için `iftira-terörist` suçlamalarıyla gözaltına alındılar.` görüşüne yer verildi. `Erdoğan, hükümetin kirli çamaşırlarını ortaya çıkaran bağımsız medya organlarını istemiyor.` ifadelerine yer verilen haberde, `Zaman yazarlarının boğucu havaya rağmen kılıçtan daha keskin olan kalemleriyle Türk demokrasinin ruhunu kurtarmak için savaşmaya devam edecekleri.` değerlendirmesinde bulunuldu. `Erdoğan Türkiye`sinin Avrupa`da yeri yok` To Paron gazetesi de Athinas Kouri`nin uzun yorum yazısına `Onlarca gazetecinin gözaltına alınması bardağı taşırdı; Erdoğan Türkiye`sinin Avrupa`da yeri yok...` başlığını uygun gördü. Gazete spotunda, `Yeni gözaltı dalgasının merkezinde `bilimsel fantazi senaryosu`ndan çıkan Erdoğan-Gülen savaşı var.` iddiasında bulundu. Gülen`e yakın gazetecilerin 2009 yılında El Kaide destekçisi bir gruba karşı yayın yapmakla suçlandıkları belirtilen analizde, Erdoğan`ın bakanlar, işadamları ve ailesinin karıştığı yolsuzlukları unutturmak için medya ve toplumsal kesimlere saldırdığı belirtildi. To Paron gazetesi, Erdoğan`ın 1150 odalı sarayında eski bakanlardan oluşan bir gölge hükümet kurduğu ve esasında ülkeyi kendisinin yönettiği değerlendirmesinde bulundu. Ülkenin sol eğilimli gazetesi Efimerida ton Sintakton, haftasonu baskısında, Zaman Gazetesi Dış Haberler Editörü Mustafa Edip Yılmaz`ın `Ben de orada olmak istedim` başlıklı medyaya yapılan operasyonun değerlendirildiği bir makaleye yer verdi.


21 Aralık 2014 Pazar  17:43

Zaman

Manşet - Özgür medyaya darbe operasyonuna tepkiler sürüyor: Medya kuşatma altında


14 Aralık medyaya darbe operasyonunda kararların açıklanmasının ardından gazeteci ve yazarlar basın özgürlüğü hakkındaki endişelerini seslendirmeye devam ediyor. Farklı basın kuruluşlarından birçok yazar, Türkiye`de ifade ve basın özgürlüğünün giderek azaldığını vurguladı. Muhalif basını susturmaya yönelik operasyonun diğer basın kuruluşlarına da sıçrayabileceği uyarısında bulunan yazarlar, Türkiye`nin basın özgürlüğünde son sıralarda olmasına dikkat çekti.İşte o yazılardan bazıları:Taraf Gazetesi yazarı Pelin Cengiz:Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması`nda Türkiye`nin, 180 ülke içinde 154. sırada olması tesadüf olmasa gerek Epeydir Türkiye`de hak ve özgürlüklerin nasıl engellediğinin, hukukun nasıl ayaklar altına alındığının, özellikle ifade özgürlüğünün nasıl kesintiye uğratıldığının şahidiyiz. Türkiye`de basın özgürlüğü hızla irtifa kaybediyor. Zaman ve Samanyolu TV yöneticilerine yönelik en son yapılan gözaltı ve tutuklamalar zincirin –şimdilik– son halkası. Hatırlanacak olursa, Freedom House`un “Dünyada Basın Özgürlüğü” raporunda Türkiye`nin “kısmen özgür” statüsünden “özgür olmayan” statüsüne düşürülmesi ortalığı karıştırmıştı. Raporda, Gezi direnişinin ardından medya üzerindeki siyasi baskının arttığı, pek çok işten çıkarmanın yaşandığı, özellikle 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının ardından bu konuda haber yapan gazetecilerin işlerine son verilmesi için baskı uygulandığı vurgulanmıştı. Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, 2014 Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması`nda Türkiye`yi, 180 ülke içinde 154. sırada göstermesi tesadüf olmasa gerek. Türkiye, hâlâ cezaevindeki tutuklu gazeteci sayısıyla önemli bir rekoru da elinde tutuyor. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Can Dündar:Medya kuşatma altında Cumhuriyet tarihinin en baskıcı, en şaibeli hükümetiyle, yolsuzluğu suçüstü belgelenmiş iktidarı ile karşı karşıyayız. Lakin bunu göstermesi gereken medya kuşatmada, hukuk ayaklar altında… Toplum, iğneli yatakta yoğun bakıma alınmış bir hasta gibi huzursuz… Gençler ayakta; işçi, madenci, köylü öfkeli, meslek örgütleri tepkili… Gözü kararan iktidar, eski işbirlikçilerini karşısına almış, peş peşe hata yapıyor. Batı, başta “ılımlı İslam” diye iltifat ettiği yatırımını çoktan gözden çıkarmış, ha bire eleştiriyor. Yani bir muhalefet partisinin gümbür gümbür iktidara yürümesi için her koşul mevcut… Hürriyet Gazetesi yazarı Cengiz Çandar:Siyasi paranoya ve ekonomi balonu Eğer “14 Aralık operasyonu” olarak siyasi tarihimizde yerini almış olan gelişmeye içte ve dışta çok geniş bir tepki olarak ortaya konmamış olsaydı, Ekrem Dumanlı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılır mıydı? Hayır bırakılmazdı. Eğer Hidayet Karaca ismi, Ekrem Dumanlı kadar bilinen bir isim olsaydı, önceki gün tutuklanır mıydı? Hayır tutuklanmazdı. Eğer Fethullah Gülen için yakalama kararının çıkartıldığı bir “Türkiye hukuk ortamı”nın “dayanılmaz ağırlığı” söz konusu olmasaydı, böyle bir ortamda Pınar Selek için dördüncü kez beraat kararı çıkarılabilir miydi? Türkiye`de adaletin yürütme tarafından “manipüle edilen” bir mekanizma görüntüsü en ziyadesiyle son bir haftada gözüktü. 14 Aralık`ta bir hayli acemice yürütülen polis operasyonunun “simge ismi” olan Ekrem Dumanlı`nın ifadesi, tam 80 saat sonra alındı. Daha büyük tuhaflık, mahkemenin kararını 24 saat sonra vereceğini açıklamasıydı. Yani operasyondan tam 5 gün sonra, dört duvar arasında kala kala sayıları 5 inmiş kişilerin 4`ü tutuklandı, biri (Ekrem Dumanlı) tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ne ülke içinde ne ülke dışında, Türkiye`de bağımsız yargı olduğuna dair aklı başında hiç kimseyi ikna etmenin mümkün olmadığı bir algı, son bir hafta boyunca yaratılmış oldu. Önceki gün New Yor Times gazetesinde yine Tayyip Erdoğan ve onun Türkiye`si hakkında bir başyazı vardı. Son bir yıl içinde, NYT`nin başyazısına konu olma rekoru sanırım Türkiye`nin Cumhurbaşkanı`nda Başka hiçbir lidere ona NYT başyazılarında verilen yer kadar yer ayırmadı. NYT`nin son başyazısı da “Erdoğan Türkiye”si için olumsuz bir yargı oluşturacak nitelikte. Alaycı ve ağır bir dille kaleme alınmış. Cumhurbaşkanı`nı “paranoya” ile bir tür ruh hastalığına kapılmış olmakla değerlendiriyor. “Paralel devlet ile mücadele” gerekçesi olarak gösterdiği 14 Aralık`ta gazeteciler, senaristler ve televizyon yapımcılarının toplatılmasını şu cümlelerle yorumluyor: “Erdoğan`ın eleştiri ve muhalefeti bastırma çabaları, paralel evrende yaşayan bir otoriter lideri gösteriyor.” NYT, bir demokraside, bir NATO üyesi ve Avrupa Birliği`ne aday bir ülkede, hukuk devletine son vermek ve ifade özgürlüğünü yok etmek girişimlerinin mümkün olamayacağından yola çıkarak, Tayyip Erdoğan`ı “paralel yapı”yla mücadele ediyorum derken “paralel evren”de yaşıyor olmakla anlatıyor. Yurt Gazetesi Yayın Yönetmeni Derya Sazak:Ben de Ekrem`i çok yakından tanırım. Ekrem tertemiz, dürüst bir adamdır Baskıyı sürdürecekleri anlaşılıyor. Ama medyaya baskı yapan hiçbir iktidara o baskılar hayır getirmemiştir. AKP`nin bir parça aklı varsa bu baskılara son verirler. “Bunlar gazetecilik faaliyeti yapmıyorlar” lafını kimseye anlatamazsınız kardeşim. Batı`da gazeteci gazetecidir. Beni Milliyet`in başından nasıl uzaklaştırdılar? Bu siyasi iktidarın baskısıyla oldu. Baskı başka nasıl olur yani. Ben de Ekrem`i çok yakından tanırım. Ekrem tertemiz, dürüst bir adamdır. Ben hiçbir yanlış işe bulaşacağını sanmıyorum. Bugün Gazetesi Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt: 14 Aralık Türkiye`nin uluslararası itibarını ve güvenirliğini de sıfırlama operasyonudur 14 Aralık operasyonu medya özgürlüğü, hukuka ve demokrasimize vurulmuş bir darbedir. Türkiye`nin uluslararası itibarını ve güvenirliğini de sıfırlama operasyonudurHayal ürünü bir dizi senaryosu ve üç köşe yazısından “terör örgütü” çıkarmaya çalışanlar, Türkiye`de ifade ve fikir özgürlüğünden rahatsız olanlardır. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu`nun açıklamaları maalesef siyasi iradenin bu hukuksuzlukların arkasında olduğunu ve yürümekte olan hukuki süreçlere müdahale ettiği izlenimini güçlendirmektedir. El Kaide uzantılı Tahşiye örgütüne yapılan operasyon gerekçe gösterilerek Türkiye`nin iki büyük medya kuruluşuna yapılan baskınları savunan Erdoğan ve Davutoğlu, tercihlerini apaçık ortaya koymuştur.


21 Aralık 2014 Pazar  16:50

Hürriyet

Manşet - Bild`den tartışma yaratacak iddia: Türk sınır görevlileri rüşvete meyilli ya da IŞİD sempatizanı


Almanya`nın en çok satan gazetesi Bild, Avrupa`dan IŞİD`e katılan genç kızlar konusunda yaptığı haberde, tartışma yaratacak sözlere yer verdi.


21 Aralık 2014 Pazar  17:44

Taraf

Gündem - `Türk sınır görevlileri IŞİD sempatizanı ya da rüşvete meyilli`


Almanya`nın en çok satan gazetesi Bild, Avrupa`dan IŞİD`e katılan genç kızlar konusunda yaptığı haberde, tartışma yaratacak sözlere yer verdi. “IŞİD genç kızları böyle kandırıyor” başlığıyla verilen haberde, başta İngiltere olmak üzere kandırılan genç kızların Almanya ve Türkiye üzerinden Suriye ve Irak`a ulaştıkları belirtilirken, “Türk sınırları nispeten geçirgen” olarak kabul ediliyor. Gazete, “Sınır muhafızları rüşvete eğilimli, ...


21 Aralık 2014 Pazar  16:50

Hürriyet

Manşet - YGS öncesi ÖSYM`den uyarı


Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 5 Ocak`ta başlayacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) başvuruları öncesi hazırladığı kamu spotuyla yaklaşık 2 milyon üniversite adayını başvurularını tamamlamaları konusunda uyardı.


21 Aralık 2014 Pazar  16:32

Zaman

Manşet - Prof. Yalçıntaş: Gülen`le ilgili karar, siyasi propaganda operasyonu


Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Fethullah Gülen Hocaefendi ile ilgili çıkarılan mahkeme karının sosyal psikolojiye yönelik siyasi propaganda operasyonu gibi gözüktüğünü söyledi. Türkiye`deki üst düzey siyasilerin daha önce de Hocaefendi için ABD`de talepte bulunduğunu ama Obama`nın bunu umursamadığını belirten Yalçıntaş, `Daha önceden Türkiye`deki üst seviyedeki bazı siyasi kişiler, siyasi mevkide bulunan ilgililer, Amerika Birleşik Devletleri`nin başkanı Obama`dan şifahen bunu istediler. Bazı şeyler ileri sürdüler. ABD buna aldırmadı, lüzum görmedi, açıklama dahi yapmadan yapılan bu şifahi talebi görmezlikten geldi. Şimdi böyle yeniden bir talebin kabul edilme şansının ben çok yüksek olmadığını söylemek istiyorum.` dedi.Büyük Birlik Partisi İstanbul İl Başkanlığı`nın düzenlemiş olduğu partiye katılım töreni Ataşehir`de düzenlendi. Törene Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel başkan yardımcıları ve parti teşkilatları ile çok sayıda vatandaşın yanı sıra Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş ta katıldı. Tören sonrasında basın mensuplarının `14 Aralık Özgür Basın`a Darbe Operasyonu`nu ile ilgili soruları cevaplayan Yalçıntaş, operasyonun psikolojik etkiyle yapıldığını belirtti. Yalçıntaş, “Birincisi bu 14 Aralık Operasyonu başlarken 30 küsur kişi celbedilmişti, gözaltına alınmıştı ve ayrıca da çok büyük ithamlar, çok büyük iddialarla bu operasyon başlatılmıştı, fakat prosedür, dava yürürken, önce bunların bir kısmını serbest bıraktılar. Yani televizyonda, dizide senaryo yazan vesaire onları serbest bıraktılar. Sorgu safhasında da bir de bu gözaltındaki kimseleri serbest bıraktılar. Tutuklama talebi ile biliyorsunuz savcı mahkemeye sevk etti. Orada da yine tahliyeler oldu. Evet böyle çok büyük bir gürültü kopartacak operasyon halindeyken, ağır ithamlar ortaya konmuşken, sonunda, en son Zaman Gazetesinin sorumlusunu tahliye ederek sadece bazı polis memurlarıyla Samanyolu Televizyonu`nun sorumlusu tutuklama kararı çıkıyor. Yani görülüyor ki, böyle büyük manşetlerle, iddialarla ortaya çıkan böyle bir operasyonun daha çok anlaşılan psikolojik etkisi göz önüne alınarak başlatılıyor. Yoksa çok daha yakinen, ciddi bir inceleme yapılsa, baştan böyle gazeteler, televizyonlar basılarak insanlar alıkonulmaz. Nihayet hakimin takdirine en yakın tutuklama kararı verilebilecekler incelemeye tabi tutuluyor, onlar sevk ediliyor.` dedi.Fethullah Gülen Hoca ile ilgili mahkeme kararını da değinen Prof. Yalçıntaş şunları dile getirdi: `Fethullah Gülen Hocayı bizim polis kuvvetlerimiz yakalayamayacağına göre, bir ecnebi devletin polisi, ilgili zabıtası yakalayacağına göre bu literatürde bir kırmızı bülten denilen bir belge, o ülkeye Amerika Birleşik Devletleri`ne gönderilmeden nasıl yakalayacak. Daha önceden Türkiye`deki üst seviyedeki bazı siyasi kişiler, siyasi mevkide bulunan ilgililer, Amerika Birleşik Devletleri`nin başkanı Obama`dan şifahen bunu istediler. Bazı şeyler ileri sürdüler. ABD buna aldırmadı, lüzum görmedi, açıklama dahi yapmadan yapılan bu şifahi talebi görmezlikten geldi. Şimdi böyle yeniden bir talebin kabul edilme şansının ben çok yüksek olmadığını söylemek istiyorum. O yüzden diyorum yine kitle psikolojisine, sosyal psikolojiye yönelik bir siyasi propaganda operasyonu gibi gözüküyor bana. Amaç itibardan düşürmek, suçlu olmak, silahlı terör organı diye milleti ürkütücü, korkutucu bir takım kavramları ortaya atarak bir sosyal psikolojik baskı ve propaganda yapılıyor. Bana öyle geliyor, yani daha önce bu talep çünkü yapıldı. Belgelere falan belki dayandırılamadı ama ülkemizin en üst seviyedeki yöneticileri bunlar bu talebi yaptılar. Eğer oradan müspet cevaplar gelseydi zaten bir şeyler başlardı. Bir kovuşturma, bir operasyon başlardı. Ben buna fazla bir ihtimal vermiyorum, sadece psikolojik bir propaganda girişimi olarak bana görünüyor.”


21 Aralık 2014 Pazar  18:19

Zaman

Manşet - Akit muhabiri profesyonel eylemci çıktı


Akit`in provokatörlük yapıp olay çıkarmaya doymayan muhabiri Mehmet Özmen yeni bir skandala daha imza attı.Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı`nın imza günü düzenlediği alana gelen Özmen, provokatif tavırlar sergileyerek usta gazeteciliğini tekrar sergilemişti!(https:///video.php?v=10204098381353864&pnref=stor)Ancak Özmen`in karıştığı olaylar bununla sınırlı çıkmadı. İşte bunlardan bazıları:Geçtiğimiz yıl ki İstanbul Barosu Olağanüstü Genel Kurulu`nda çıkan olayların kaynağı Mehmet Özmen idi. Divan Başkanı Köksal Bayraktar`ın gazetecilerin kürsüden inmesini istemesi üzerine kürsüdeki gazeteciler aşağı indirilmişti. Ancak Özmen duruma itiraz ederek kürsüden inmek istemeyince Özmen ile görevliler arasında tartışma yaşanmıştı. Özmen salonda bulunanlar tarafından darp edilmişti.TÜYAP kitap furanında kitapseverler tarafından kendini Show Tv muhabiri olarak tanıttığı öne sürülen AKİT muhabiri Mehmet Özmen`in bu, kendi kimliğini ne ilk ne de son gizlemesiydi. Daha önce de kendisini Sol Gazetesi`nin muhabiri olarak tanıtıp TKP üyelerini `Gezi Parkı eylemlerine katıldınız mı?` diye aradığı ortaya çıkmıştı. Provokatif muhabire, Sol Gazetesi`nden yalanlama gelmişti. Sol Gazetesi, gazetecilik etiğine hiçbir biçimde sığmayan bu hareketten dolayı söz konusu şahıs hakkında suç duyurusunda bulanacağını ifade etmişti.Selahattin Demirtaş`ın Cumhurbaşkanlığı`na adaylığı döneminde yine sahneye çıkan Özmen, bayrak üzerinden Demirtaş`a bir soru yönelterek yine provokasyon peşinde koşmuştu. “Salonda neden bayrak bulunmadığı” sorusunu yönelten Özmen`e Demirtaş`ın soğukkanlı cevap vermesi ortamı yumuşatmıştı. Akit`in, sitesinde yayınlanan aynı haber için `Akit`in sorusu Demirtaş`I terletti` ve `Demirtaş, muhabirimizin salonda neden Türk bayrağı bulunmadığı sorusu üzerine zor anlar yaşadı` ifadelerini kullanması ne amaçla sorular sorduğunu ortaya koydu.Aynı muhabir görev aşkından olsa gerek, geçtiğimiz günlerde bu kez de Validebağ`da ortaya çıktı. Validebağ Korusu`nun yanında yapılması planlanan caminin şantiyesi önünde yaşananları görüntüleyen ve Ehli Sünnet TV`den olduklarını söyleyen iki kişinin açıklama yaptıkları sırada Akit muhabiri Özmen, açıklama yapan cübbeli ve sarıklı kişileri “Siz insan değil misiniz, neden buradan dışlanıyorsunuz?” şeklinde kışkırtıcı cümlelerle yönlendirmeye çalışmıştı. Bunun üzerine alanda kısa süreli gerginlik olmuş, kimliğini söylemek istemeyen Akit muhabiri ve Ehli Sünnet Tv`den olduklarını söyleyen kişiler alandan çıkarılmıştı.Sadece Mehmet Özmen değil, Akit gazetesi de kurumsal olarak provokasyonla beslenen bir yapıya sahip. Akit bunun bir örneğini sene başında Zaman Gazetesi önünde gerçekleşmişti. Sıradan vatandaş kılığında Zaman Gazetesi önüne gelerek provokatif eylemler gerçekleştiren kişilerin Akit gazetesi çalışanları olduğu ortaya çıkmıştı.(http:///gundem_eylemcilerin-icinde-zabitalardan-sonra-akit-calisanlari-cikti_2198341.html)


17 Kasım 2014 Pazartesi  23:07

Sözcü

Gündem - Uzaya e-postayla İngiliz anahtarı gönderildi



21 Aralık 2014 Pazar  12:34

Taraf

Gündem - Uzay istasyonunda e-postayla İngiliz anahtarı yaptılar


Uluslararası Uzay İstasyonundaki astronotlar e-posta ile gönderilen talimatları üç boyutlu yazıcıya vererek ingiliz anahtarı yaptılar. Böylece ilk kez uzaya e posta yoluyla bir gereç yollanmış oldu. Uzay İstasyonu Komutanı Barry Wilmore bir `cırcırlı lokma anahtar` lazım olduğunu söyleyince, Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi Nasa böyle bir çözüm geliştirdi. Daha önce bu tür durumlarda uzay istasyonundaki ...


19 Aralık 2014 Cuma  21:29

Zaman

Manşet - BBP Genel Başkanı Destici: Basına operasyonu hukuki temele dayandıramadık


Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, özgür medyaya yapılan operasyonda gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı`yı makamında ziyaret etti.Destici, saat 11.00 sıralarında Yenibosna`daki Zaman gazetesi genel merkezine geldi. Zaman gazetesi yöneticilerinin karşıladığı Destici, ardından Ekrem Dumanlı`yı makamında ziyaret ederek görüştü. Görüşmenin ardından gazete içerisinde açıklama yapan Destici şu ifadeleri kullandı:- Doğru bildiğimiz, haklı bildiğimiz, her şeyin de yanında durduk. 28 Şubat sürecinde tanklar Muhsun Yazıcıoğlu`na ya da Büyük Birlik Partisi`ne çevrilmemişti ama namlusunu milletine döndürmüş tanka selam durmam diyen Muhsin Yazıcıoğlu oldu.- 14 Aralık`ta basına, özelde Zaman Gazetesi ve Samanyolu grubuna, bir takım dizi senaristlerine oyuncularına, emniyet mensuplarına yapılan bu gözaltılar ve operasyonları maalesef hukuki temele dayandıramadık.- Türkiye`deki muhalif siyasetin tamamı, sadece Türkiye içindeki değil, uluslararası arenada da gerçekten bunun hukuki temele ya da zemine yapılan bir operasyon olmadığı, tam tersine siyasi bir operasyon olduğu, özgür basını susturma adına, yıldırma adına, sindirme adına yapılmış olan bir operasyon olduğu çok net bir şekilde görüldü ve algılandı.- Ekrem Bey adına, diğer serbest kalanlar adına biz sevindiğimiz kadar aslında Türkiye`nin bir yerde itibarı da kurtuldu. `medyaya baskı yapılıyor` suçlamasınıdan kurtuldu TTürkiye. Bu yönüyle sevindik. Ama Hidayet Bey nazarında da onunhalen tutuklu olmasını da biz basına ve demokrasiye vurulmuş bir darbe olarak görüyoruz.- Özgür basını, muhalif sesleri susturma adına yapılmış ve hukuki temelden, zeminden yoksun bir tutuklamam olarak görüyoruz. Bir an önce bu süreçten geri dönülmesini ve hukuka müdahale edilmemesini, hukukun üzerindeki ellerin çekilmesini, ve yasama yürütme yargı dediğimiz kuvvetler ayrımının demokratik sistem içerisinde tam olarak işlemesini bekliyoruz.- Büyük Birlik Partisi olarak bu güne kadar özgür basına, demokrasimize, milli iradeye verdiğimiz destek bundan sonra da sürecektir. Kim ne yaparsa yapsın, demokrasiden yana tavrımızı, milli iradeden, hukuktan yana olan tavrımızı, mazlumların yanında duran duruşumuzu, bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğiz.- Türkiye`de gerçekten baktığımız zaman, Zaman Gazetesi`nin serüvenine çok zor şartlardan geçildi. Türkiye`de milli ve manevi değerlerin yerleşmesi, kökleşmesi adına ahlakımızın, Resullullah (SAV) Efendimizin, Kur`an ahlakının yerleşmesi adına çok katkıda bulundular. Belirli dönemlerdi fikir ayrılığına düştüğümüz dönemler de oldu. Ama önemli olan bütün bunlara saygı göstermek, hoşgörüyle yaklaşmak.


21 Aralık 2014 Pazar  14:21

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

bugn olay  selçuk mehmet kaya  12 08 2009 çayyolu haberleri  şırnak deprem  31 ekim cumartesi 2009 yeni asır arsiv  1983 kozlu grizu patlaması  sabah ankara eki 12 07 2010  norwegian  ötv hurda arage gazetesi kaza haberi  dünkü roj tv izle 22062010  9 mart 2009 show tv herşey dahil9 mart programı  28 09 2009 fox tv ana haber izle  tadilat dekorasyon org  atv cezaevi affı  foks haber bugün soygun  aksaray ocak ayı hava durumu listesi  at yarışı bültenİtik  10 kasım cine5 haberleri  habertürk gazetesi ankara eki arşivi 12 12 2010  zaman gazetesi 8 sınıf sbs deneme cevap anahtarı  29mart  usta öğretici görevlendirmeleri