Bulunan Haber Sayısı: 310
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Manşet - Tuğrul Türkeş`ten `Türkeş`in mirasını yedi` tepkisi


Geçici Seçim Hükümeti`nde Başbakan Yardımcısı olan ve MHP ile gergin günler yaşayan Tuğrul Türkeş, CNN TÜRK`te Başak Şengül`ün sunduğu Akıl Çemberi programına kendisi hakkındaki iddialara cevap vermek için CNN TÜRK rejisini aradı. Programa bağlanmak istemeyen Türkeş`in neler dediğini ise Başak Şengül açıkladı.


01 Eylül 2015 Salı  04:43

Zaman

Manşet - `AKP, muhalifleri susturmak için hukuku araç olarak kullanıyor`


Merkez Parti Genel Başkanı ve hukuk profesörü Prof. Dr. Abdurrahim Karslı, Sözcü Gazetesi`ne verdiği mülakatta yer alan, “Bu memlekette hukuk yok. Hukuk ve adalet yoksa, despotizm baskı ve hırsızlık hukuksuzluk vardır.” sözleri üzerine `Cumhurbaşkanı`na hakaret` suçlamasıyla ifade verdi. Dün sabah saatlerinde Küçükçekmece Adliyesi`ne giden Karslı, savcıların mülakatta yer alan sözlerini cımbızladığını söyledi. Zaman`a konuşan Karslı, AKP iktidarının, hukuku muhalifleri susturmak için araç olarak kullandığını vurguladı. “Mülakatımda, `Hukuk ve adalet yoksa, despotizm baskı ve hırsızlık hukuksuzluk vardır.` diyorum. Böyle söylediğim bir şeyi cımbızla alıp da buna `hakaret vardır` demek, sadece aleyhe konuşanı susturmak demektir. Hukuk, sadece muhalifleri susturmak için hukuk bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Gelişmiş demokrasilerde siyasete girenler daha çok tenkit edilir. Siyasete giren buna dayanacak.” diye konuştu. Abdürrahim Karslı, Türkiye`de son dönemde birçok faili meçhul cinayet yaşandığını ancak bir kişinin bile adaletin karşısına çıkarılmadığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı`nı eleştiren tweet atan herkesin yargılandığını belirten Karslı, “Kobani olaylarında 30 kişi öldü. Seçimden sonraki olaylarda 70`ten fazla insanımız hayatını kaybetti. Bir tek kişi yakasından yakalanıp adliyeye çıkarılmadı. Hukuk demek ki bir taraf için işliyor. Türkiye`de bir sürü faili meçhuller var. En çok üzüldüğüm adliyede şehit edilen savcımızın kaç aydır dosyası işlemiyor. Katledildi, ortada hâlâ bulunmuş bir vakıa yok. Kim vardı onların arkasında? Niye bu işler yapıldı? Hayatlar gidiyor, olaylar oluyor, insanlar ölüyor, bir sürü hırsızlıklar, uğursuzluklar oluyor ama hukuk burada işlemiyor. Ama cumhurbaşkanıyla ilgili biri eleştirel bir şey söylediği zaman benim gibi kendisini adliyede buluyor.” diye konuştu.


01 Eylül 2015 Salı  04:24

ODATV

Gündem - `Türk ordusu Erdoğan`ı eleştirdi`


İngiltere gazetesi Yarbay Mehmet Alkan`ın tepkisini analiz etti...


01 Eylül 2015 Salı  04:07

Hürriyet

Yazarlar - `Millet beka mücadelesinde!` - Mehmet Y. YILMAZ


HAVUZ gazetesinin bildirdiğine göre AKP`nin yenilenecek seçimdeki sloganı “İstikrara oy verin” olacakmış.


01 Eylül 2015 Salı  04:43

Zaman

Manşet - New York Times, Erdoğan`ın durumunu `Başkanın Adamları` filmine benzetti


New York Times gazetesi, AKP`nin iktidarı kaybettiği 7 Haziran seçimlerinin hemen ardından başlayan PKK saldırıları ve askeri operasyonlar için ilginç bir benzetme yaptı. “Türkiye`nin Dikkat Dağıtma Savaşı” başlığının kullanıldığı makalede, son gelişmeler, başrollerinde Robert De Niro ve Dustin Hoffman`ın oynadığı Türkçeye `Başkanın Adamları` olarak çevrilen “Wag the Dog” filmine benzetildi. Gazetenin dünkü sayısında yer alan ve yazı işleri kurulunun kaleme aldığı makalede “Erdoğan, askeri harekâtı yeniden başlatarak, Kürtlerin özerkliğine karşı çıkan Türk milliyetçilerinin şiddetle ilgisini çekmeye çalışıyor gibi görünüyor.” yorumu yapıldı. İlginç makalede şunlar kaydedildi: “Zor durumdaki siyasi liderlerin dikkati başka yöne çekme taktiklerine başvurmaları, olağandışı bir durum değil. Hollywood 1997 yapımı, meşhur “Wag the Dog” (Türkçeye Başkanın Adamları olarak çevrildi) filminde bu temadan faydalandı. Filmde bir siyasi manevra uzmanı, seçimlerden kısa süre önce, seçmenlerin dikkatini başkanın karıştığı bir seks skandalından başka bir yöne çekmek için, bir film yapımcısı aracılığıyla Arnavutluk ile sahte bir savaş çıkarıyordu. Şu anda bu senaryonun gerçek zamanlı ve tehlikeli bir versiyonunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın hazirandaki kritik seçimlerde İslamcı kökenli Adalet ve Kalkınma Partisi`nin iktidar için gerekli çoğunluğu kaybetmesinin ardından umutsuz bir mücadeleye giriştiği Türkiye`de yaşandığına dair şüpheler var. 1 Kasım`daki yeni seçimler öncesi Sayın Erdoğan geçen ay Kürt ayrılıkçılarla savaşı yeniden alevlendirdi. Bu, hükümete olan desteği artırmak ve böylece hem otoriter iktidarını hem de büyük ölçüde genişletilmiş yetkilerini sürdürme yönündeki ihtiraslarını canlı tutmak için yapılmış açık bir hamleydi. Son yıllarda Sayın Erdoğan, Türkiye`deki Kürt azınlığın haklarını tanıma yolunda büyük adımlar attı ve Türk hükümetine karşı 30 yıl savaşan ayrılıkçılarla kırılgan bir barışa doğru ilerledi. Çoğu güvenlik güçlerince, yaklaşık 40 bin kişi öldürüldü. Tüm bu diplomasi tarih olmuş gibi duruyor, zira Türk uçakları Kuzey Irak`ta ayrılıkçıların olduğu yerleri yeniden bombalamaya başladı. Gerekçe ise iki Türk polis memurunun öldürülmesiydi. Ancak öldürenler, hükümetin iddia ettiği gibi PKK dahi olsa, Sayın Erdoğan topyekûn savaş dışında yollar bulabilirdi.”


01 Eylül 2015 Salı  04:42

Zaman

Manşet - CHP`liyken Saray`a `israf` diyen Özkes`ten müthiş çark


CHP`den 21 Temmuz`da istifa eden İhsan Özkes, önceki akşam Cumhurbaşkanlığı Sarayı`nda düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonuna katıldı. Özkes`in resepsiyon sonrası kişisel Twitter hesabından attığı tweetler olay oldu. 2 Nisan`da Meclis kürsüsünde, “Hz. Muhammed yaşasa o Saray`a girmez. O Saray`da haram var, israf var.” diyen Özkes, önceki gün bu açıklamalarının tam tersi yönünde sözler sarf etti. Bağımsız İstanbul Milletvekili Özkes, “30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Sayın Cumhurbaşkanı`mızın verdiği resepsiyondayım. 30 Ağustos nedeniyle Sayın Cumhurbaşkanı`mızın verdiği resepsiyona katıldım diye bana hücum edenleri Allah ıslah eylesin. Keşke bana saldıranlar da orada olsaydılar. Hz. Muhammed bugün yaşıyor olsa Saray`a girer mi? Bu akşam orada hissetim ki kesinlikle girerdi, çünkü orada sünnetten emareler çok.” ifadelerini kullandı. Bu sözlerden sonra Özkes`e ait Twitter hesabının hacklendiği konuşuldu. Ancak Hürriyet`e demeç veren Özkes, yazdıklarının arkasında olduğunu açıkladı. Özkes, “Ben Peygamberimiz`i her şeye katmanın doğru olmadığını en iyi bilen insanlardan biriyim. Ama dün bana geçmişte söylediğim sözler hatırlatıldı. `Ben Saray`da israf var, israf da haramdır. Peygamberimiz yaşasaydı buraya gelmezdi.` diye yazmıştım. Dolayısıyla dün resepsiyona katılınca, hani önceden böyle diyordun, diye videolar yayınlandı, eleştiriler yapıldı. Ben de bunun üzerine öyle yazdım. Belki geçmişte Peygamberimiz`le ilgili cümle kullanmam doğru değildi.” ifadeleriyle kendisini savundu. İhsan Özkes, CHP`den vekil olduğu dönemde AKP`ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan`a en ağır sözlerle yüklenen isimlerin başında geliyordu. Erdoğan`ın 7 Haziran seçimleri öncesinde Siirt`te elinde Kur`an-ı Kerim`le yaptığı konuşmada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu`na söylediği sözlere cevap veren Özkes, “Tayyip Erdoğan Kur`an`la büyüdüğünü, Kur`an`la yaşadığını söylüyor. Kur`an`la büyüyüp, Kur`an`la yaşadığını iddia eden birinin, Kur`an`ın hırsızlığı haram kıldığını, yolsuzluğu haram kıldığını, rüşveti haram kıldığını, kul hakkı yemeyi haram kıldığını, israfı haram kıldığını, baskıyı ve zulmü haram kıldığını bilmesi gerekmez mi? Kur`an`la yaşadığını iddia eden birinin bu İlahî; emirlere harfiyen uyması gerekmez mi?” demişti.


01 Eylül 2015 Salı  04:42

Zaman

Manşet - Çavuşoğlu, cevap vereceğine blokladı


Avrupa Parlamentosu üyesi Andrew Duff`la girdiği `yalan` polemiği ve verdiği sözü tutmamasıyla hafızalarda yer eden Dışişleri eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu`nun İngiliz siyasetçiyi Twitter`da blokladığı ortaya çıktı. Zaman`a konuşan AP eski üyesi Duff, Çavuşoğlu`nun görevi bırakmadan önce kendisini blokladığını doğruladı. Kendisine ilk ismi ile hitap eden ve `dostum` diyen Çavuşoğlu tarafından neden bloklandığını sorduğumuz Duff, eski bakanın eleştirilere tahammül edemediğini söyledi. Duff, “Bazıları Twitter`ı diğerlerine göre daha iyi kullanıyor. Çavuşoğlu`nun kendisini eleştiren çok sayıda kişiyi blokladığı anlaşılıyor. Siyasetçilerin, sosyal medyada eleştirilere tahammül edememeleri demokrasi için kötü haber.” dedi. AP`nin eski İngiliz Liberal üyesi Duff, Çavuşoğlu`nun tanıdığı en kötü Türk dışişleri bakanı olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, 30 Mart seçimleri sonrası basına yaptığı görüntülü açıklamasında AP üyesi Andrew Duff`ın Hizmet Hareketi tarafından `ayarlandığını` ve bu sebeple AKP`yi eleştirdiğini ima etmişti. Duff, Brüksel ziyaretinde bu iddiasını kendisine hatırlatınca, Çavuşoğlu Zaman`ı yalancılıkla itham etmiş, görüntülü kayıtlara rağmen böyle bir lafı etmesinin mümkün olmadığını, konuşmasının metnini Ankara`ya döner dönmez hemen kendisine göndereceği sözü vermişti. Zaman`ın bu konudaki sorusunu cevaplayan Duff, esprili şekilde, “Hayır. Makamından ayrıldığı için gönderecek vaktinin kalmadığı anlaşılıyor.” diyerek konuşma metninin verilen söze rağmen hâlâ kendisine ulaşmadığını söyledi. TÜRK SİYASETİ PARANOYAYA TESLİM AKP iktidarının 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının ardından ortaya attığı “paralel yapı” tezine de AB`de kimsenin inanmadığını belirten Duff, “Hizmet Hareketi var ve etkileyici bir organizasyon. Ancak istese bile Gülen`in darbe yapabileceğine dair hiçbir delil yok. Erdoğan yönetimindeki Türk siyaseti paranoyaya teslim oldu.” dedi. “Erdoğan başkanlık talebinde başarılı olursa Türkiye nereye doğru gider?” sorusuna ise, “Eğer kasımda seçimleri kazanırsa Türkiye Ortadoğulu bir otokrasi olma yolunda mesafe kat etmiş olacak ve Avrupalı liberal demokrasi olma hedeflerinden uzaklaşacak.” cevabını verdi.


01 Eylül 2015 Salı  02:01

Zaman

Manşet - EPDK, yandaş şirket için bir skandala imza attı


Elektriğin vatandaşlara daha ucuz, kaliteli ve kesintisiz verilmesi için devletin elindeki bütün elektrik dağıtım şirketleri ihale yoluyla özel şirketlere devredildi. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından yapılan satışlarda ihaleyi kazanan şirketlere ayrıca kayıp-kaçak hedefleri verildi. Hedefi tutturan şirket kasasına gelir yazarken, hedeflerin gerisinde kalan şirket`de zararı kendisi karşılayacaktı. 2015 yılından itibaren de kayıp-kaçaktaki iyileşme abonelerin elektrik faturalarına indirim olarak yansıtılacaktı. Ancak, ihale sonrası tam tersi oldu ve özellikle kayıp-kaçağın yüksek olduğu bölgelerde hedefler tutturulamadı. Bu şirketlerin arasında yer alan Van Gölü Elektrik Dağıtım AŞ de EPDK`ya başvurarak kayıp-kaçak hedeflerinin yeniden belirlenmesini istedi. EPDK da daha önce `İhale şartnamesine ve rekabet kanununa aykırı` gerekçesiyle yatırımcıların karşı çıktığı başvuruya olumlu cevap verdi. Kurul, Van Gölü için hedefleri revize etti ve oranları yeniden belirledi. İhaleye katılan diğer yatırımcıların tepkilerine rağmen yeni hedefler belirleyen EPDK büyük bir skandala imza atarak, geçmişe yönelik düzenleme yaptı. Kurul ayrıca bu kararıyla Enerji Bakanı Taner Yıldız`ı da `yalancı` konumuna düşürdü. Çünkü Bakan Yıldız TBMM`de milletvekillerinin kayıp-kaçak oranlarıyla ilgili yazılı soru önergelerine verdiği cevaplarda içinde Van Gölü`nün de olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin kayıp-kaçak hedeflerini açıklamış ve hedefi tutturamayan şirketin zararı kesinlikle kendisinin çekeceğini ve vatandaşa herhangi bir yansıma olmayacağı bilgilerine yer vermişti. EPDK son kararıyla kamuyu milyonlarca lira zarara sokmanın yanı da elektrik abonelerinden yeni kayıp kaçak faturası çıkarmış oldu.Türkiye`de elektrik dağıtımı 21 ayrı bölgeye ayrıldı. Özelleştirmelerle birlikte 21 bölgenin tamamı özel şirketlere devredildi. EPDK`nın yeni kayıp-kaçak hedefi belirlediği Van Gölü ihalesini 118 milyon dolara Türkerler AŞ kazanmıştı. Şirketin devri ise Ekim Van Gölü ihalesi de 2013`te yapıldı. İhaleyi kazanan Türkerler Holding Başkanı Kazım Türker `Gerekli yatırımları hızlı bir şekilde yapacaklarını ve kaçak elektrik kullanımına müsaade etmeyecekleri` açıklaması yapmıştı. Elektrik dağıtım ihaleleri sonrası kesinti ve yatırımlar nedeniyle abone şikayetleri artarken, son yıllarda artan döviz kurları nedeniyle de ihaleyi kazanan şirketler mali yapılarının bozulduğunu ve bu duruma çözüm bulunmasını istiyorlardı. Özellikle kayıp-Kaçağın yüksek olduğu bölgelerde şirketler valiliklerden mücbir sebep yazısı alarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu`na (EPDK) başvuru yapmaya başladı. GEÇMİŞE YÖNELİK İNDİRİM YAPILDI EPDK, Van Gölü Elektrik Dağıtım AŞ`nin 2011-2015 ikinci uygulama dönemi gelir gereksinimini revize etti. Kurul, yeni düzenlemeyle Van Gölü için kayıp-kaçak hedeflerini de yeniden belirledi. Buna göre şirketin yeni kayıp-kaçak hedefleri şöyle oldu: 2011 yüzde 46,15; 2012 yüzde 38,33; 2013 yüzde 52,10; 2014 yüzde 52,10; 2015 yüzde 59,68. İhale Sürecinde bu rakamlar 2013 yılı için yüzde 31,84; 2014 için yüzde 26,45 ve 2015 için de yüzde 21,97 olarak belirlenmişti. Kurul, Van Gölü için ihalenin yapıldığı yıl itibarıyla geçmişe yönelik yeni hedef belirledi. Bu kararıyla EPDK, skandala da imza atmış oldu. Çünkü, ihaleye katılan veya katılacak diğer şirketlerin bu hedef oranlarının ihale sürecinde açıklanması halinde çok daha yüksek teklif verme durumu söz konusu olabilecekti. Bu yeni kararla kamunun milyonlarca zararının yanında elektrik abonelerine de çalınan elektrik için yeni bir fatura yükü çıkarılmış oldu. Çünkü Enerji Bakanı Taner Yıldız TBMM`de yazılı soru önergelerine verdiği cevapta 2015 yılından itibaren şirketlerin hedefleri yakalamasıyla tüketicilere yansıyacak kayıp-kaçak bedelinin düşeceğini açıklamıştı. EPDK bu kararıyla, Bakan Yıldız`ın resmi açıklamalarını da geçersiz kıldı. Sonuç olarak kamunun elinde olan ve vatandaşlara ucuz, kaliteli ve kesintisiz elektrik sağlanması amacıyla satılan elektrik dağıtım şirketleri, EPDK`nın yeni kararlarıyla zam kapısı olmaya başladı. Oysa EPDK mevzuatı, elektrik dağıtım şirketlerinin tarifelerini belirlerken tüketicilerin yani abonelerinde haklarının korunmasını emrediyor.


01 Eylül 2015 Salı  02:01

Zaman

Manşet - Apple CEO`sunda yatırmcılara mektup


Apple CEO`su Tim Cook şirketin hissesindeki düşüş sonrası yatırımcılara e-posta gönderdi. Apple hissesinin dün açılışta yüzde 13 düşerek açılması, Apple CEO`su Tim Cook`u harekete geçirdi. Çin odaklı endişeleri yatıştırmak için yatırımcılara e-posta yollayan Cook, Çin`de iPhone aktivasyonlarının geride kalan birkaç haftada ivme kazandığını ve Çin`in uzun vadede emsalsiz fırsatlar sunacağına inandığını kaydetti. Cook`un açıklaması sonrası Apple hisse senedi günü yüzde 2,5 düşerek tamamladı. Hisse halen ayı piyasasında. Apple hissesi en son 19 Nisan 2013`te ayı piyasasına girdiğinde hisse bölünmesi nedeniyle fiyat 19 Eylül 2012 kapanışındaki 100,30 dolarlık zirveden 55,79 dolara inmişti.


25 Ağustos 2015 Salı  16:27

Zaman

Manşet - Turhan Bozkurt - Sermayeyi tehdit etme çılgınlığı


17/25 Aralık 2013`te ortaya saçılan yolsuzluk dosyalarını sıfırlamak, bütün iktidar imkânlarını kullanmalarına rağmen mümkün olmuyor. Yolsuzlukların hesabının sorulmasını isteyen her kesimin üzerine gidiliyor. Bî;taraf olan bertaraf ediliyor. Saray ve avanesi, sermayeyi hedef alıyor. Zira, tesis etmek istedikleri antidemokratik sistemin önündeki en büyük mani, sermaye sahipleri. Darbe dönemlerinde bile görülmemiş baskılarla yıldıracaklarını zannettikleri yandaş olmayan sermayeyi şimdi el koymakla tehdit ediyorlar. Patronlar Kulübü TÜSİAD`ın Saray`ın kara listesinden olması Erdoğan`ın iktidarda olduğu son 13 senenin değişmeyen hakikati. Farklı tarihlerde kürsüden alenen tahkir edilen TÜSİAD üyelerinin derin sessizliği, defolu demokrasinin eseridir. Hayat tarzları, siyasi görüşleri AKP`nin hoşuna gitmediği için TÜSİAD üyelerini ayrımcılık ve nefret suçlarını işleme pahasına itibarsızlaştırmak memlekete zarar veriyor. Demokrasiyi hedef alan 28 Şubat zihniyetinden böyle hesap sorulmaz. O gün yapılan hukuk ihlallerini misli ile TÜSİAD etrafında tatbik etmek tam bir tutarsızlıktır. 28 Şubat davasının içini boşaltanların işadamlarına gözdağı vermesi acziyettir. Madem samimisiniz postmodern darbenin aktörlerini demir parmaklıkların ardına gönderin. Ne hazin hale düştük ki ekonomiyi ayakta tutan hür teşebbüs trollerin iftiralarıyla yıpratılıyor. El konulacağı söylenen holdingler, ihracatın yüzde 65`ini, kayıtlı istihdamın yüzde 80`ini üstleniyor. Sadece Koç Grubu`nun 90 bine yakın bordrolu çalışanı var. Taş üstüne taş koyan herkesi baş tacı yapacaklarını söyleyenler ticarethaneleri polis ordusu ile basıyor, bankaları gasp ediyor. Koç, Eczacıbaşı, Boyner ve öteki patronlar çıkıp cevap hakkını bile kullanmaktan içtinap ediyorsa, demokrasi lafazanlığı yapanlar kendileriyle ne kadar iftihar etseler azdır. G-20 liderleri 15 Kasımda Antalya`ya geliyor. Medya ve sermayeye el koyma cüretinde bulunanlar bakalım o zirvede konuşabilecek mi? Mülkiyet hakkı, teşebbüs ve sözleşme hürriyeti gibi en temel hak ve hürriyetler günden güne lüks hale geliyor. TÜSİAD, TUSKON, x, y, z fark etmez. Haksızlık haksızlıktır. Zulüm zulümdür. TÜSİAD`ın ekonomiye katkıları ortadadır. El konulacağı iddia edilen bazı grupların patronlarını şahsen tanıyorum. Kendilerini en iyi şekilde yetiştirmiş bu isimler Türkiye`nin beynelmilel yüzüdür. Yabancı sermaye geliyorsa onların referansı ile ve yine onlarla el sıkışarak geliyor. Son iki senedir gelmiyorsa ortaklarının başına gelenleri görüp dehşete kapıldığı içindir. Edirne`den öteye geçtiğinizde bayrağımızı TÜSİAD üyeleri ile Türk okullarının dalgalandırdığına şahit olursunuz. Hamaset dahilde prim yapsa da dünya liginde bizi kimse kale almıyor. Takdir edilmeyi beklerken farklı ithamlarla rencide edilen patronlar, her şeye rağmen bildikleri en iyi işi yapmaya devam edecek. Üretecekler, ihraç edecekler. Türkiye`yi sırtlayacaklar. Endişeliler, fakat zannedildiği gibi bir yere kaçmayacaklar. Her birinin bugünlerde tek derdi var o da giderek büyüyen krizin tesirlerini en aza indirmek ve hayatta kalmak. Kader birliği yaptığı işçisini kapının önüne koymanın ne ağır bir acı olduğunu erbab-ı ticaret olmayan bilemez. O yüzden aile olarak gördükleri çalışanları ile dolardaki artışa, 5 ayda bir tekrarlanan seçim komedisine karşı mücadele ediyorlar. Sermayeyi tehdit etmek diktatörlerin bile aklına gelmeyecek kadar çılgın bir teşebbüs. 1 Kasım`da bu çılgınlığın faturasını da AKP ödeyecek.


01 Eylül 2015 Salı  02:01

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  

04 kasım 200kazaları  11 ağustos 2011  çaldıran şarampol kazası  japon yasitlari unutmadilar  smackdown 27 temm  ıspartada asansöre kafası sıkışan çocuanal7 sağlık  6 eylül posta gazetesi yurt disi haber  27 ağustos kanal 7 ana haberleri  sabah gazetesi çukurova eki  03 11 2009 takvim gazetesi arsivtakvim  milliyet ankara eki 5 agustos 2012 den sonrası  ugur dndar video izle  11 ekim 2009 star tv ana haber izle  bekir kuvvet erim  vatan gazetesi arsivi 6 kasım 2009ege sayfası  1 temmuz 2010 habertürk kaplumbağa  23 haziran 2009 tarihli habertürk gazetesi  3 şehit  30 aralık eskişehir okullar tatilmi  star tv arşivi 18 10 2009  damacana su  1987 hürrİyet gazetesi arşivi 9 0cak