Bulunan Haber Sayısı: 295
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Bedelli askerlik Meclis gündemine taşındı


CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı soru önergesi verdi.Tanrıkulu, `Toplumun büyük bir beklenti içine girdiği Bedelli Askerlik yasası ile ilgili gerek Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş gerekse Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz`ın farklı açıklamaları mevcuttur. Zorunlu askerlik nedeniyle iş ve eğitim hayatlarını yarıda bırakacak on binlerce vatandaşımızı yakından ilgilendiren bu konu hakkındaki hükümetin resmi görüşü kamuoyu tarafından dikkatle takip edilmektedir.` dedi. Bu bağlamda Tanrıkulu, şu soruları yöneltti: `Hükümet üyelerinin Bedelli Askerlik Yasası ile ilgili farklı açıklamalarının kaynağı nedir?Eski Başbakanın Bedelli Askerlik konusunda 61. Hükümetin Milli Savunma Bakanlığına talimatı var mıdır? Bedelli Askerlik konusunda Hükümetinizin çalışması var mıdır? Varsa çalışmanın esasları nedir? Kamuoyunun beklentisi doğrultusunda Bedelli Askerlik Yasası çalışmalarında 25 yaş ve 15.000 TL talebi dikkati alınacak mıdır? Bedelli Askerlikten sağlanacak gelirin, Profesyonel Ordu için kullanılacağı iddiaları doğru mudur?`(CİHAN)


21 Ekim 2014 Salı  13:02

Zaman

Manşet - `Yav, ben zaten inanmamıştım ki!`


Hürriyet Gazetesi Yazarı Kanat Akkaya, bugünkü yazısında 17 - 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının kapatılmasına değindi. Akkaya, `Yav, ben zaten inanmamıştım ki!` başlıklı yazısına `Nasıl inanayım, nasıl inanılır canım böyle bir rezilliğe?` diye başlayarak 17 Aralık`tan bu yana gözler önüne serilen yolsuzluk delillerini sıraladı.İşte Kanat Akkaya`nın o yazısı:NASIL inanayım, nasıl inanılır canım böyle bir rezilliğe?Yok efendim dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, İran asıllı Reza Zarrab`a `Abicim sen rahat ol. Vallahi öyle bir şey varsa, senin önüne ben yatarım ya! İçişleri Bakanlığı`nda, Maliye`de ve MİT`te bir şeyin yok...` demiş.Türkiye Cumhuriyeti`nin koca bir bakanı yatar mı kimsenin önüne maddi çıkar sağlamak için?Böyle bir kepazelik olur mu?İnanmamıştım zaten!*Yok efendim devlet büyüklerimizin çocuklarının evlerinde, üst düzey bürokratların evinde banka kasalarından, ayakkabı kutularından milyonlarca dolar çıkmış...`Gözümle görsem inanmam` derler ya; gördüm inanmadım!`Sıfırla!` demişler, `Tamam babacım` cevabı almışlar.`Kulağımla işitsem inanmam` derler ya; işittim inanmadım.Nasıl inanayım?Böyle fütursuzca yetim hakkı yenilebilir mi hiç?Şahsi ikbal için `şıklaştırılımış hırsızlık` yapılabilir mi hiç?İnanmamıştım zaten!*Yok efendim kol saatleri, takım elbiseler...Bir bakanın, memleketin anahtarını, bir yerde namusumuzu teslim ettiğimiz bir bakanın bir kol saatine, bir takım elbiseye satılabileceğine inanılır mı hiç?Bıraktım sevdiklerini, seçmenlerini, partililerini; sabah aynada kendi yüzüne bakacak hal kalır mı o zavallıda?Böyle birini bakan yapar mı seçilmiş hükümetin sorumlu seçicisi; tutar mı etrafında, o koltukta hiç?İnanmamıştım zaten!*Yahu aklınız alıyor mu allasen?Şakşakçılık yapsın, algıları yamultsun, iktidarına fedailik yapsın diye medya havuzu kuracak bir lideri alıyor mu aklınız?İşi gücü bırakmış `Atın 100`er milyon` diyecek müteahhitlere ha?Onlar da garanti ihalelere kuvvet `Anasını s... bu milletin` diye atıp tutacak ha?Akıl alır mı, vicdan alır mı, namus-ahlak alır mı bunu?İnanmamıştım zaten!*Yeni Türkiye`nin savcısı 17 Aralık iddianamesini mahkemeye bile taşımadan `temize havale etti` nihayetinde...İhaleye fesat karıştırılmamış zaten.Kimse rüşvet almamış zaten.Balya balya para çıkmamış evlerden zaten.O kadar adam kaynayan büyük kazandan önlerine düşeni yalayıp tutmak için örgüt kurmamış zaten.Hee, ben de inanmamıştım zaten!Bakın ne diyeceğim size sevgili okur.Ben bu yapının örgüt olduğuna inanmam, inanmamıştım zaten!Ya neye inanırım?Sarp Kuray`ın tek kişilik örgüt davasından yıllardır hapiste tutulmasına inanırım.İnanırım zaten!


21 Ekim 2014 Salı  11:15

Zaman

Manşet - Necip Fazıl `paralelci` mi?


Yandaş medyanın paralel paronayası köşe yazılarında alay konusu oldu. Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan Çoşkun, Sabah Gazetesi`nin dün yayınladığı `İşte paralelin komuta konseyi` başlıklı haberine dikkat çekti. Ahmet Hakan, `SABAH gazetesini kutluyorum. Tam `Paralelle ilgili her şeyin haberini yaptılar, artık yeni bir haber bulamazlar` dediğim anda... Hop yeni bir haber daha patlatıveriyorlar.` ifadelerini kullandı.Necip Fazıl`ın `İdeolocya Örgüsü` adlı kitabındaki `Başyücelik Devleti` ifadesini hatırlatan Ahmet Hakan, `Sabah`ın haberinde geçen `Başyüceler Şûrası` tabirini okuyunca ister istemez şöyle dedim: Ne yani? Necip Fazıl da mı paralelci idi?` dedi.İşte Ahmet Hakan`ın yazısındaki o kısım:SABAH gazetesini kutluyorum. Tam `Paralelle ilgili her şeyin haberini yaptılar, artık yeni bir haber bulamazlar` dediğim anda... Hop yeni bir haber daha patlatıveriyorlar.*Sabah`ın paralelle ilgili son bombası şu:Meğer Paralel`in bir `komuta konseyi` varmış ve bu konseyin adı `Başyüceler Şûrası` imiş.`Başyüceler` tabirini görünce...Aklıma hemen Necip Fazıl`ın `İdeolocya Örgüsü` adlı kitabı geldi.O kitapta Necip Fazıl, hayalindeki `İslami Devlet Nizamı`nı bütün ayrıntılarıyla ortaya koyuyor ve bu düzene de `Başyücelik Devleti` adını veriyordu.*Sabah`ın haberinde geçen `Başyüceler Şûrası` tabirini okuyunca ister istemez şöyle dedim:Ne yani? Necip Fazıl da mı paralelci idi?KAYNAK: HÜRRİYET


21 Ekim 2014 Salı  11:15

Zaman

Manşet - Beyaz Saray, noktayı koydu; Obama, Kürt gruplara silah yardımını Erdoğan`a açıkça bildirdi


Beyaz Saray Sözcüsü Eric Schultz, ABD Başkanı Barack Obama`nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede Kobani`deki Kürt güçlere yardım niyetini açıkça ifade ettiğini söyledi.Sözcü Eric Schultz, Başkan Barack Obama`nın ziyaret ettiği Chicago`da basın mensuplarının sorularını cevapladı. Schultz, bir gazetecinin `Türkiye ABD`nin Kürtlere yönelik hava yardımını kabul etti mi veya onayladı mı?` şeklindeki sorusuna şu cevabı verdi:`Bu hafta sonu Başkan Obama ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin içeriğini hep birlikte okuduk. Türkiye`nin cevabının detaylarına girmeyeceğim ama size şunu söyleyebilirim ki Başkan Obama, bunu yapmaya niyetimizi ve gördüğümüz aciliyeti açıkça kendisine bildirdi. Yönetimden diğer yetkililerin yaptığı gibi.` dedi.Bu cevabının ardından `ABD, Türkiye`ye bunun gerçekleşmesine izin vermesini sağlayacak herhangi bir teklifte bulundu mu?` sorusu ile karşılaşan Schultz, Başkan Obama`nın ABD`nin Kobani`de IŞİD`in kuşatması altına çaresiz bir durumda savaşanlara yardım yapılmasının neden acil ve elzem olduğunu açıkça bildirdiğini söyledi. Schultz görüşmenin detaylarına girmedi.ABD ve Türkiye`nin IŞİD`in yok edilmesi, Suriye`de politik dönüşüm ve Irak`ta istikrarın sağlanmasında ortak çıkarları olduğunu belirten Schultz, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu`nun peşmergenin geçişine yardımcı oldukları yönündeki sözlerini hatırlattı. Schultz, Kobani`deki muhalif birliklerin uygun bir yolla desteklemesi konusunda Türkiye ve Kürt Bölgesel Yönetimi ile yakından çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: TÜRKİYE`Yİ BİLGİLENDİRDİKABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf ise Başkan Barack Obama`nın Cumhurbaşkanı Erdoğan`a, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry`nin de 17 Ekim günü mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu`na Kobani`deki Kürt kuvvetlerine yönelik silah yardımı niyetini açıkça dile getirdiklerini söyledi. Harf, `Neden bu yardımın yapılması gerektiğine inandığımızı açıkça ifade ettik.` dedi.Harf, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu`nun, Türkiye`nin, peşmergelerin sınırı geçmesine yardımcı olunduğuna ilişkin ifadelerinden de memnuniyet duyduklarını sözlerine ekledi.


21 Ekim 2014 Salı  06:36

Zaman

Manşet - Danimarka Başbakanı Thorning: Türkiye ile kriz bizim için bitmedi


Danimarkalı yazar Lars Hedegaard`ı öldürme teşebbüsünde bulunan şüpheli H.B.`nin Türkiye`de tutuklandıktan sonra iadesi istenmesine rağmen serbest bırakılmasına Danimarka`nın tepkisi büyüyor.Politiken gazetesine konuşan Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt, “Bu son derece anlaşılmaz ve kabul edilemez bir hareket. Zanlının neden Türkiye`de gözaltında olmadığına dair yanıtları halen bekliyoruz. Bu konunun kapanmadığına dair hiçbir şüphe olmamalı.” dedi.PERŞEMBE GÖRÜŞÜLECEKDanimarka Adalet Bakanı Mette Frederiksen de önceki gün Türkiye`nin, iadesini istedikleri Danimarka vatandaşı zanlının serbest bırakıldığını kabul ettiğini, fakat nedeni konusunda açıklama alamadıklarını söyledi. “Söz konusu kişinin serbest bırakılmasını anlaşılmaz buluyorum” ifadesini kullanan Frederiksen, geçen cuma gelen Danimarka heyetinin Türkiye`deki görüşme sonuçlarının 23 Ekim Perşembe günü Parlamento Dış İlişkiler Komisyonu`nda ele alınacağını da ekledi. Bu oturumda Danimarka hükümetinin bu konuda atacağı adımların da kararlaştırılması bekleniyor. `ELÇİ GERİ ÇAĞRILSIN`Olay Danimarka`da iç siyaseti de hareketlendirdi. Ana muhalefetteki Danimarka Halk Partisi Dışişleri Sözcüsü Soeren Espersen, Türkiye`nin Danimarka büyükelçisinin istişareler için geri çağrılması gerektiğini söyledi. Ülkenin önemli partilerinden Yeşil Birlik`in Savunma Sözcüsü Nicholas Villumsen; “Bu büyük bir problemdir, Türkiye ile Danimarka arasındaki güven ilişkisine büyük bir ihlaldir. Türkiye, IŞİD ile tutuklu takas ettiyse, bu bireysel bir sınırdışıdan daha önemlidir. Türkiye, uluslararası toplumun IŞİD ile mücadelesine ihanet etmiştir” dedi. Villumsen, Türkiye`de bir NATO operasyonu için bulunan 7 Danimarka askerinin de ülkeye geri dönmesi gerektiğini ifade etti. Hedegaard: KorkunçDanimarkalı yazar ve gazeteci Lars Hedegaard ise zanlının serbest bırakılmasına rağmen kendisini daha fazla tehdit altında hissetmediğini ve İslam Dini ve Müslümanlar hakkında düşüncelerini açıklamaya devam edeceğini belirtti. Danimarka basınına konuşan Hedegaard, “Son derece korkunç. Adalet Bakanı`ndan anladığım kadarıyla zanlının serbest bırakıldığı doğrulanmış ama nerede olduğu, ne zaman olduğu ve niye olduğuna dair bilgi yok” dedi.Akdoğan: Türkiye kartları yanlış oynadıDanimarka`nın Sosyal Demokrat Partili Türk asıllı politikacısı Yıldız Akdoğan da, olay karşısında şaşkına döndüğünü açıkladı. Danimarka`nın etkili gazetelerinden Berlingske Tidende`ye konuşan Akdoğan, suikast zanlısının serbest bırakılmasıyla ilgili Türk hükümetinin kartları tamamen yanlış oynadığını ileri sürerek “Danimarka`nın yanıtlara hemen sahip olacağını düşünmüyorum. Ancak Amerikalıların cevapları isteyeceğini hayal edebiliyorum” dedi. (Hürriyet)


21 Ekim 2014 Salı  06:54

Zaman

Manşet - FEM Akademi, Yeni Akit`in yalanına kira sözleşmesiyle cevap verdi


Gaziantep`te kiraladıkları binada dershanecilik yapan FEM Akademi`nin, yaşlı bir çifti dolandırdığını iddia eden Yeni Akit gazetesinin haberini kurumun avukatı belgeyle yalanladı. Safa Özel Öğretim Hizmetleri ve Eğitim Araçları Sanayi ve Ticaret AŞ avukatı Celalettin Terlemez, Yeni Akit gazetesinin bugün manşetten verdiği `Himmet Zimmet Oldu` başlıklı haberin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Gaziantep`teki FEM Akademi binasının kira olduğunu belirten avukat Terlemez, kira sözleşmesini de göstererek gazetenin yalan haberini hukuki açıdan da takip edeceklerini belirtti.Yeni Akit gazetesinin, `17-25 Aralık darbe girişimleri ve kirli ilişkileri ile anılan paralel yapının, Gaziantep`te birikimlerini öğrenci yurdu yapılması için cemaate bağışlayan yaşlı çifti sahte belgelerle aldatarak, 3 arsayı FEM Akademisi`ne dönüştürdüğü ortaya çıktı` şeklindeki haberinin doğruyu yansıtmadığını belirten avukat Terlemez, `Safa Özel Öğretim Hizmetleri ve Eğitim Araçları Sanayi ve Ticaret AŞ hakkında tamamı gerçek dışı, asılsız ve ticari itibarı zedeleyici yalan haber yapılmıştır. Zira haberin içeriğinde müvekkil şirkete ait FEM Akademi Dershanesi`nin, Nurettin ve Afife Uras isimli yaşlı çifte ait 3 adet arsanın öğrenci yurdu olarak bağış alınması; Uras çiftinin sahte belgelerle vakıf kurulduğu iddiası ile dolandırılması, daha sonra bu arsalardaki yapıların dershaneye dönüştürülmesi ile ilgili hiçbir şekilde ilgisi ve alakası bulunmamaktadır.` açıklamasını yaptı.FEM Akademi Dershanesi`nin 01.12.2013 tarihinde Yeniçağ Organizasyon Turizm ve Özel Öğretim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ isimli şirket ile yapmış olduğu kira sözleşmesi ile kiraladığını belirten avukat Terlemez, açıklamasına şu şekilde devam etti: `Haberde bahsi geçen 2010 yılı ve sonrasında zikredilen ve tarafına atfedilen olaylar ile hiçbir şekilde ilgi ve alakası bulunmamaktadır. Tamamen gerçek dışı ve bir karalama kampanyasının ürünü olan bu haberin içeriği ve veriliş tekniği ile müvekkil Safa Özel Öğretim Hizmetleri ve Eğitim Araçları Sanayi ve Ticaret AŞ okuyucu nezdinde küçük düşürülmüş, kişilik haklarına saldırıda bulunulmuş, müvekkilimin itibarının kamuoyu önünde fazlasıyla zedelenmesine neden olunmuştur. Bu konuda gereken hukuki süreç titizlikle takip edilecek olup; kamuoyunun bilgi ve takdirlerine saygıyla duyurulur.`


16 Ekim 2014 Perşembe  15:56

Sözcü

Gündem - Gazete tirajları bu hafta ne oldu?



20 Ekim 2014 Pazartesi  19:58

Zaman

Manşet - Yağmur ormanları kansere çare mi oluyor?


Yağmur ormanlarında bulunan bir bitkinin çekirdeklerinden baş ve boyunda bulunan tümörler ile kolon kanserine çare olması için deneysel bir ilaç geliştirildi.Avustralya`da Brisbane kentinde bulunan QIMR Berghofer Tıbbi Araştırma Enstitüsü`nde görevli bilimadamları EBC-46 isimli tek enjeksiyonlu bir aşı geliştirdi. Ön klinik denemeyi bitirilen ilaç kanserli tümörler üzerinde hızlı bir parçalanmaya yol açıyor.EBC-46, Avustralya`daki kuzey Queensland yağmur ormanlarındaki “blushwood” isimli bir ağacın meyvelerinin özünden çıkarılan bir bileşen.PLOS ONE dergisinde yayınlanan çalışmada, birçok vakada tek aşı tedavisinin 4 saat içerisinde kanserli hücrelerin canlılığını kaybetmesini sağlayıp tümörleri imha ediyor. Dr. Glen Boyle geliştirilen ilaç hakkında; `Ön klinik deneylerin yüzde 70`inden fazlasında yanıt ve tedavi uzun süreli ve daimi. 12 aylık süre boyunca çok küçük bir nüksetme görüldü.` dedi.Bilim adamlarının hayvanlar üzerinde sürdürdüğü klinik deneyleri Amerika`nın yanı sıra Avustralya`da da devam ediyor. Ancak, EBC-46 aşısının diğer organlara da yayılan kanserlere karşı etkili olup olmadığını gösteren bir kanıt henüz bulunamadı.


21 Ekim 2014 Salı  11:15

Zaman

Ekonomi - Ayinesi Facebook`tur kişinin CV`sine bakılmaz


Sosyal medyada oluşturulan imaj, iş arayanların kendilerini tanıtmak için hazırladıkları CV`nin (özgeçmiş) bir adım önüne geçti.Günümüzde işverenlerin, adayların CV`lerinden önce sosyal medyadaki profil fotoğraflarını ve özel bilgilerini değerlendirmeye aldığını belirten Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ferah Onat, “İş arayanlar, sosyal medyada önyargı oluşturacak paylaşımlardan uzak durmalı.” dedi. Günde ortalama 3 saatini internet başında geçiren gençler, artık sosyal medya üzerinden nerede ne yaptığını, ne yediğini, arkadaşlarını, tuttuğu takımı veya siyasi partiyi, hattâ en özel duygularını kimseden esirgemiyor. Bu durum da iş arayan gençleri gerçekten tanımak isteyen işverenlerin eline büyük ipuçları veriyor. İş arayan gençlerin sosyal medya imajını iyi yönetmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Onat, şu uyarılarda bulundu: “İş için bir kuruma başvurulduğunda, işvereniniz sizi merak edebilir. Bu yüzden sizi çeşitli arama motorlarında aratabilir. Öncelikle elektronik posta adreslerinin isim ve soy isimden oluşmasına dikkat edilmeli ve takma isimlerden uzak durulmalı. Kimlerle arkadaşlık kurduğunuz, takip ettiğiniz kişiler, üye olduğunuz gruplar da sizin nasıl biri olduğunuz konusunda ışık tutabilir. Fazla fanatik ve karşıt tavır sergilemek, özellikle iş arama sürecinde olan adayların imajını olumsuz yönde etkileyebilir. Profil yanındaki kapak fotoğrafları da küfürlü yazı içermeyen, fanatizmden uzak olmalı. Bu demek değildir ki siyasetten ve kişisel görüşlerden uzak olunsun. Buradaki hassas nokta, başkasının gözünden agresif ve şiddet yanlısı görünmemek. Tabii ki kişisel siyasi görüşü herhangi bir parti olabilir ama burada başkalarının görüşlerine saygılı olduğunu da tanımlamak lazım.” Sosyal medyadaki gizlilik ayarlarının da çok önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Onat, “Mümkün olduğunca özel konuları, görüşleri dışarıya açmamak lazım. Özellikle üniversite son sınıf öğrencileri, attıkları her adıma dikkat etmeliler. İlk CV`lerini, birinci döneme denk gelen tarihlerde oluşturmaları gerekiyor. Eşzamanlı olarak da sosyal medya hesaplarındaki fotoğraflara, metinlere ve link paylaşımlarına da özen göstermeliler.” dedi.


21 Ekim 2014 Salı  02:03

Sözcü

Gündem - Bir cevap da Genelkurmay`dan



21 Ekim 2014 Salı  12:39

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  

fotomaç tempocu  radikal gazetesi 17 ocak 2011ceple kazan  çayyolu kaza  12 12 2010 trt 1 ana haber bülteni video izle  bir bennudur istanbul  anne ile kızın ölümü  12 05 1977 hürriyet gazetesi arsiv  velayet davasi  05 07 2009 tarihli sabah gazetesi güney eki  zonguldak ta okul tatil mi 25 kasım 2009  atvana haber bülteni 19 kasım 2008 vİdeolari  çghb  dünkü show tv anahaber kanser tedavisi haberi  20 09 2010  01 02 2011 gaziantep kanal 27 haber izle  öss d kitapçığı cevap  işisteyengencemeydandayağı  türk silahlı kuvvetleri  çumra  06 10 2009  torba yasada cinayet hükümlülere ceza indirimi va  11 aralık show tv saat 19 haberleri