Bulunan Haber Sayısı: 197
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Radikal

Türkiye - 2013`ün en iyi gazetesi: Radikal


Galatasaray Üniversitesi İşletme Kulübü tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen ve 31 dalda verilen `EN 2013 Ödülleri` sahiplerini buldu. Radikal gazetesi, öğrencilerin oylarıyla 2013`ün en iyi gazetesi seçilirken, en iyi köşe yazarı ödülüne ise Radikal yazarı Cüneyt Özdemir layık görüldü. Galatasaray Üniversitesi Yiğit Okur Kampüsü Aydın Doğan Oditoryumu`nda,...


18 Nisan 2014 Cuma  01:19

ntvmsnbc

Dünya - Kanada Putin`e savaş uçağıyla cevap verdi


Kanada Başbakan Harper`ın `Putin`in militarist yayılmacı politikalarına cevaptır` dediği gelişme, Doğu Avrupa`daki olası bir NATO operasyonu için 6 adet savaş uçağının Belçika`ya gönderilmesi oldu.


18 Nisan 2014 Cuma  06:32

Hürriyet

Yazarlar - Ay büyürken uyuyamam - Osman MÜFTÜOĞLU


Ayın dolunay, yarım ay ya da hilal halinin sağlığımız, özellikle de uykumuz ve psikolojimiz üzerinde bir etkisi var mı? Ay tutulması dönemlerinde televizyon ekranlarında boy gösteren astroloji uzmanlarının söylediklerinin tıbbi olarak herhangi bir anlamı olabilir mi? İşte cevabı...


18 Nisan 2014 Cuma  03:31

Zaman

Gündem - Ethem Bey dikilen fidanlar nerede?


Ardahan`ın merkeze bağlı Sugöze köyünde, geçen sene oluşturulan hatıra ormanını görmek isteyen Vali Seyfettin Azizoğlu hayal kırıklığı yaşadı.İl Özel İdaresi`nin 2014 yılı çalışma sezonu için hazırlanan törenine katılmak üzere Ağzıpek köyüne giden Vali Azizoğlu, Ardahan Belediye Başkanı AK Partili Faruk Köksoy ve Orman İşletme Müdürü Ethem Kara ile birlikte Sugöze`deki 6 dönümlük orman alanında incelemede bulundu. Geçen yıl dikilen binlerce fidanın yerinde yeller estiğini gören Vali, Orman Müdürü Ethem Kara`ya, “Fidanlar nerede?” diye sordu. Fidanların hayvanlar tarafından tahrip edildiği cevabını alan Azizoğlu, bu yıl yeniden ağaçlandırma yapılmasını ve bunların iyi bir şekilde korunması için gereken önlemlerin alınmasını istedi.


18 Nisan 2014 Cuma  02:17

Zaman

Gündem - Dün `paralel kulak` dinliyor dediler bugün tekzip ettiler


Hizmet Hareketi`ni karalamak için yalan haber seferberliği başlatan Star, üst üste tekzip yayımlıyor. Gazete, `Paralel kulak Türkiye`yi böyle dinliyor` ve `SGK`nın kayıp kamyonları paralele para taşıdı` başlıklı haberlerinde dile getirdiği iddiaların gerçek dışı olduğunu ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını kabul etti.Star Gazetesi, yalan haber siciline bir yenisini daha ekledi. Gazete, 10 Şubat`ta manşetten verdiği `Paralel kulak Türkiye`yi böyle dinliyor` haberi için tekzip yayınladı. Dün birinci sayfadan okuyucuya duyurulan tekzipte, gündeme getirilen iddiaların gerçek dışı olduğu ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı kabul edildi. `Paralel kulak` haberinde, Tunceli`nin Çemişgezek eski Belediye Başkanı Metin Levent Yıldız`ın telefonlarının Hizmet Hareketi tarafından, sahte isim ve olmayan soruşturma üzerinden 11 ay boyunca dinlendiği öne sürülmüştü. Çemişgezek eski savcısı Ömer Bozoğlu da `Paralel yapı` ile irtibatlı diye suçlanmıştı. Savcı Bozoğlu, bu yalan haber için Star`a tekzip yayınlattı.Tekzip metnine göre habere konu olayın aslı şöyle: “İlçede 2001 yılında emniyet binalarına yönelik iki roketatarlı saldırı düzenlendi. Bu saldırılara ilişkin ilçedeki savcı Ömer Bozoğlu soruşturma başlattı. Saldırılara ilişkin terör örgütü KCK bağlantıları ortaya çıkınca savcılık yetkisizlik kararı çerçevesinde dosyayı Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı`na gönderdi. Savcılığın şüphelilerle ilgili yaptığı incelemede Metin Yıldız`ın kişilerle irtibatlı olduğu iddia edildi. Yıldız, mahkeme kararı çerçevesinde dinlemeye alındı. Soruşturmada Yıldız ve diğer şüpheliler aleyhine delil elde edilemediği için tedbir kaldırıldı. Şüphelilere dinlemelerin sonlandırıldığı ve kayıtların imha edildiğine ilişkin tebliğ gönderildi. Ancak tebliğ gönderilirken tüm şüphelilerin telefon numarası kısmına sehven Metin Yıldız`ın numarası yazıldı. Bunun üzerine şüphelilere daha sonra bu tebliğ doğru haliyle tekrar gönderildi.” Tekzipten anlaşılacağı üzere Star, terör saldırısına ilişkin soruşturmayı, `paralel örgüt`e fatura ederek olayın iç yüzünü araştırma gereği duymadı. Sehven yapılan hatayı gerçek gibi gösterip bunu Hizmet Hareketi`ne mal etmekten çekinmedi. Dönemin Çemişgezek savcısı Ömer Bozoğlu, tayini çıktıktan yaklaşık 2 yıl sonra gündeme gelen mahkeme kararıyla iletişiminin tespitine ilişkin hiçbir soruşturma faaliyetine katılmadığını söyledi. Buna rağmen gerçekleşmemiş olayların olmuş gibi haberleştirilip kendi şahsıyla ilgisi bulunmayan hatalı bir tebliğle kendisinin hedef yapılmasını hukuka aykırı ve kişilik haklarına saldırı diye nitelendirdi.Star Gazetesi, Sosyal Güvenlik Kurumu`nda (SGK) `paralel yapı` iddiasıyla arka arkaya yaptığı haberleri de yalanladı. Gazete 5 Şubat`ta `SGK`nın kayıp kamyonları paralele para taşıdı` manşetiyle başlayıp 13 Şubat`a kadar devam eden haberlerle ilgili önceki gün tekzip yayınladı. Söz konusu tarihler arasında yaptığı 8 haberin gerçek dışı ve kişilik haklarına, şeref ve haysiyete ağır saldırı olduğunu kabul etti. Star`ın yaptığı yalan haberler sebebiyle birçok kamu çalışanı yerinden olmuştu.Gazetenin, SGK ile ilgili haberlerinin ana noktasını `hurda kâğıt satışından 5 milyon para kazanıldığı ve bunun paralel yapıya gittiği` iddiası oluşturuyordu. Bu süreçte suçlanan Ankara SGK Müdürü Ramazan Yıldız, müfettiş incelemeleri tamamlanmadan görevden alındı. Yıldız, mahkemeye başvurdu. Mahkeme de arka arkaya tekzip kararı vermeye başladı. Gazete, 8 günlük yalan haber yayınını tek tekziple yayınladı. Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesi`nin verdiği kararda gazetenin, 5-6-7-8-9-10-11-12 Şubat 2014 tarihli nüshalarında yayımlanan haberlerin her birinin gerçek dışı olduğu belirtildi. Bu haberlerle Ramazan Yıldız`ın kişilik haklarına, şeref ve haysiyetine açık ve ağır saldırı yapıldığı kaydedildi.


18 Nisan 2014 Cuma  02:05

Zaman

Gündem - Beşinci kattan atladı, annesinin üzerine düştü


Tekirdağ`da Yükseköğretime Geçiş Sınavı`ndan (YGS) istediği puanı alamadığı için intihar etmek istediği öne sürülen 16 yaşındaki M.Ö., 5`nci kattaki balkondan aşağı sarkarken kayıp, aşağıda onu kurtarmak isteyen annesi 42 yaşındaki S.Ö.`nün üzerine düştü. Ambulansla hastaneye kaldırılan anne S.Ö. ayakta tedavi edilirken, M.Ö. ağır yaralandı.Olay, dün gece Yüzüncü Yıl Mahallesi Recai Şencan Sokak üzerine meydana geldi. Geçen Mart ayında girdiği YGS`de istediği puanı alamayan Tekirdağ Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi M.Ö., apartmanın 5`nci katındaki evlerinden, anahtarı ailesinde olan karşı boş daireye geçti. Kapıyı arkadan kilitleyerek bir süre boş dairede oturan M.Ö., annesi S.Ö.`nün seslenmesine `gelme kendimi aşağı atacağım` diyerek cevap verdi.ANNESİNİN ÜZERİNE DÜŞTÜ, ÖLÜMDEN DÖNDÜTelaşa kapılan anne S.Ö., ikna edemediği oğlunun atlama ihtimali üzerine apartmanın önüne indi. Bir süre balkondan aşağı sarkan M.Ö. kayarak aşağıda bekleyen annesi S.Ö.`nün üzerine düştü. Çevredekilerin ihbarıyla gelen ambulansla Tekirdağ Devlet Hastanesi`ne kaldırılan M.Ö. ile annesi S.Ö. tedavi altına alındı. Yapılan ilk müdahalede M.Ö.`ün düşmenin etkisi ile karaciğerinde yırtık oluştuğu ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığı belirlendi. Anne S.Ö. ise düşme sırasında başını yere çarpması sonucu kafasından yaralandı. M.Ö. ameliyata alınırken, anne ayakta tedavi edildikten sonra taburcu edildi. Polisin olayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.(DHA)


11 Nisan 2014 Cuma  19:04

Zaman

Gündem - TIR`ları durduran savcı ile hakim eşi, iftiraları yargıya taşıdı


Adana`da durdurulan MİT TIR`larıyla ilgili soruşturmayı yürüten savcı Aziz Takçı ile eşi hakim Selma Rahşan Takçı, şikâyet dilekçesi verdi. Savcı Takçı, TEM Şube müdürü ve 11 polis memurundan şikâyetçi olurken, hakim eşi Selma Rahşan Takçı ise Yeni Şafak Gazetesi ve www.son.tv internet sitesinde yer alan haberle ilgili dava açılmasını talep etti.Adana`da MİT TIR`larında arama yaptığı gerekçesiyle yetkileri alınan, önceki gün de Trabzon`a atanan savcı Aziz Takçı, hakkında tutanak tutan polislerden, eşi Selma Rahşan Takçı da, hakkında iftira içerikli haberler yayınlayan basın kuruluşlarından şikâyetçi oldu. Şikâyete konu olan olay, geçen hafta yasa dışı dinleme iddiasıyla tutuklanan polislerin adliyeden cezaevine gönderilişi esnasında meydana gelmişti. Mesai bitiminde adliyeden çıkarken bina önündeki kalabalığı gören nöbetçi savcı Aziz Takçı, kapıdaki polislere, “Ne yapıyorsunuz arkadaşlar, burada film mi çevriliyor? Uzaklaştırın bu arkadaşları (muhabirleri). Yoksa hakkınızda işlem yaparım.” demişti. Görevli polisler ise Takçı`nın ifadeleri hakkında tutanak tuttu. Takçı, hakkındaki tutanak üzerine 11 polisten şikâyetçi oldu.Aziz Takçı, şikâyet dilekçesinde, “Adliyeden çıkarken, orada bulunan polis memurlarından kalabalığı dağıtmalarını, adliye girişini açmalarını istedim. Emniyete ait aracı da arka kapıya götürmelerini, nöbetçi cumhuriyet savcısı olarak emrettim. Görevli memurlar kalabalığı dağıttı ve aracı da arka kapıya götürdü. Kısa süre sonra emniyet aracının tekrar ön kapıya geldiğini ve adliye girişinin aynı şekilde basın mensuplarınca kapatıldığını görmem üzerine geri geldim. TEM Müdürü Murat Zeren`e kalabalığı dağıtmasını, adliye girişini açmasını, eğer tutuklular binecek ise arka kapının daha uygun olduğunu söyledim.” ifadelerini kullandı.Dilekçesinde, TEM müdürüne bu tür sansasyonel olaylarda sürekli arka kapının kullanıldığını hatırlattığını ifade eden Takçı şöyle devam etti: “Emrimi yerine getirmedi. Ben de bunun üzerine masumiyet karinesini hatırlattım ve şüphelilerin suçu sabit olmuş gibi basında yer almasının bu ilkeyi zedeleyeceğini belirtmek için `Yarın bu insanlar beraat edebilir, bu konuda hassas olun, bunlar sizin meslektaşınız.` şeklinde uyarıda bulundum. Ayrıca basın tarafından görüntü alınmasına müsaade edilmemesini, eğer görüntü alınırsa nöbetçi savcı olarak soruşturma açacağımı ve gereğini yapacağımı söyledim ve oradan ayrıldım. Ancak emrim yerine getirilmemiş.”Daha sonra bir arkadaşının bildirmesi üzerine www.son.tv adlı internet sitesinde söz konusu polisler tarafından bir tutanak düzenlendiğine ilişkin haber olduğunu öğrendiğini kaydeden Takçı, haberin içeriğinin çarpıtmalarla dolu olduğunu anlattı. Tutanakta, söylemediği birtakım hususların söylenmiş gibi yazıldığını ifade eden Aziz Takçı, “Masumiyet karinesini hatırlatmak için `Bu kişiler yarın beraat edebilir.` dediğim halde tutanağa `Yarın bunlar serbest bırakılacak.` yazılmış. Yine ben `Soruşturma açarım.` dediğim halde `sonuçlarına katlanırsınız.` dediğim iddia edilmiş. Bilindiği üzere, adli kolluk görevlileri cumhuriyet savcısının verdiği emri yerine getirmek zorundadır. Bu olayda TEM Müdürü Murat Zeren, verilen emri yerine getirmemiştir. Bu durumda kendisi tarafından tek yanlı tutulan ve diğer görevlilere imzalattırılan tutanak ile de sabittir. Ayrıca tutanak olaydan hemen sonra basına sızdırılmıştır.” görüşlerine yer verdi. Takçı, söz konusu polisler hakkında kamu davası açılmasını talep etti.Savcı Aziz Takçı`nın Adana Adliyesi`nde hakim olarak görev yapan eşi Selma Rahşan Takçı ise Yeni Şafak Gazetesi ve www.son.tv isimli internet sitesi hakkında şikâyette bulundu. İftira, hakaret ve yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs suçlarından dava açılmasını isteyen Rahşan Takçı, dilekçesinde, `Paralel yapının 6 polisi kurtarma adına izlediği ilginç taktiği sulh hakimi bozdu`, `Nöbetçi hakim serbest bıraktı` ve `TIR savcısının hakim eşi, pazar günü nöbetçiydi` başlıklarıyla verilen asılsız haberlerle itham altında bırakıldığını bildirdi. Rahşan Takçı, “Bu soruşturmaların hiçbir aşamasında görev almadım. İddia edildiği gibi 13.04.2014 tarihinde nöbet tutmadım. Buna rağmen bu şekilde haber yapılması açıkça yalan ve iftira niteliği taşımaktadır.” ifadelerini yazdı.


18 Nisan 2014 Cuma  02:05

Zaman

Ekonomi - TÜSİAD: Siyaset yapmıyoruz demokrasiyi konuşuyoruz


`Çok siyaset konuşuyorsunuz` eleştirisine cevap veren TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, siyaset ve ekonominin aynı gerçekliğin iki farklı yüzü olduğunu söyledi. Ekonomideki yavaşlamada hukuktaki hasarların etkili olduğunu vurgulayan Yılmaz, kutuplaşmanın gelecek seçimlerde de sürmesi halinde demokrasiyi geliştirme konusunda mecalin kalmayacağını kaydetti.QTürk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK), Ankara`da dün toplandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`nun katıldığı toplantının açış konuşmasını yapan patronlar kulübünün başkanı Muharrem Yılmaz, demokrasi vurgusu yaptı. `Zaman zaman TÜSİAD`ı eleştirenlerin `Çok siyaset konuşuyorsunuz` dediklerini belirten Yılmaz, siyaset ve ekonominin aynı gerçekliğin iki farklı yüzü olduğuna işaret etti. “Biz siyaset için siyaset yapmıyoruz, demokrasiyi konuşuyoruz.” diyen Yılmaz, demokrasiyi konuşmanın da piyasa ekonomisini konuşmak demek olduğunu söyledi. Düzgün işleyen piyasa ekonomileriyle başarılı demokrasilerin iç içe geçmiş durumda olduğunun altını çizen Yılmaz, “Yavaş ve istikrarsız demokratikleşme, hızlı büyümek isteyen ülkeleri bu hedeflerine ulaşmakta kısıtlamaktadır.” dedi. Yılmaz`a göre Türkiye`nin yakın geçmişindeki yüzde 5-7 büyüme bandından yüzde 2-4 bandına inmesinde ekonomik gelişmeler, azalan iç ve dış talep gibi teknik ekonomik sebeplerin varlığının ötesinde siyasi gelişmelere bağlı sebepler de etkili oldu. Dört-beş yıl öncesine kadar dünyada demokratikleşme, makro uyum reform motivasyonu ve AB`ye uyum bağlamında örnek gösterilen Türkiye`nin bugün tüm bu başlıklarda geride kalmış gibi hissedildiğini ifade eden Yılmaz, “Son yıllarda demokratikleşme iradesinde eksiklikler gözlemler gibiyiz. Demokratikleşme paketleri ya geç ya da eksik kalabiliyor ve toplumsal motivasyon oluşturamıyor, ekonomide de istediğimiz etkiyi maalesef oluşturamıyor. Yavaş demokratikleşmenin ekonomik büyümesi de yavaş oluyor. Ekonomideki yavaşlamanın bir diğer temel sebebi de piyasa ekonomisinin üzerinde faaliyet gösterdiği hukuk zemininde oluşan hasarlar. Düşük büyümede ekonomideki reform iradesinin eksikliği de etkili.” diye konuştu. Yerel seçimler öncesi sert siyasi çatışmalar, kutuplaşmalar vahim yolsuzluk ve devlet içi örgütlenme iddialarıyla yıpratıcı geçtiğini belirten Yılmaz, cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler sürecinin de böyle geçmesi durumunda demokrasiyi geliştirme konusunu tartışmaya mecalin kalmayacağı korkusunu taşıdığını ifade etti. Yönetim üslubu ve demokrasiye verilen anlamı tartışmak için en uygun zaman olduğuna işaret eden Yılmaz, “Özgür bireylerin yaşadığı Türkiye`ye eksik demokrasiyle yeterince katma değer oluşturmayan bir ekonomi ve kutuplaşmış bir toplumsal yapıyla ulaşamayız.” diye konuştu. Dünyanın en gelişmiş 25 ülkesinin aynı zamanda en gelişmiş demokrasiler olduğuna dikkat çeken Yılmaz, Türkiye`nin de gelişmiş ülkeler seviyesine yükselmesinin gelişmiş bir demokrasiye sahip olmaktan geçtiğini ifade etti. Çoğunluğun verdiği yetkiyi azınlığın haklarını da koruyarak kullanan bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurgulayan TÜSİAD Başkanı şöyle konuştu: “Bu yönetim anlayışının kuvvetler ayrılığı, özerk kurumlar, idarenin tasarruflarının denetime açıklığı, yönetimde şeffaflık, hesap verebilirlik gibi özelliklerle de zenginleştirmeliyiz. Devletin, demokrasinin kurumlarının itibarını korumak esastır ve o ülkeyi yönetenlerin de vatandaşların da öncelikle sorumluluğudur.” Demokrasilerin temelinde hukukun üstünlüğünün olduğunu ifade eden Yılmaz, hukuk devletine sımsıkı sarılıp onun hasar görmesine, örselenmesine izin verilmemesi gerektiğini dile getirdi. Bireysel hak ve özgürlükleri genişleterek garanti altına almak, demokratik kurumları güçlendirmek için yoğun çaba sarf eden gelişmiş demokrasilerin siyasi ahlakı yaygınlaştırmayı, yolsuzluklarla mücadeleyi, gönüllü davranış kodları belirleyerek benimsenmesini sağladığını belirten Yılmaz, “Türkiye`nin de bunlara ihtiyacı olduğuna itiraz edilebilir mi? Bunlardan herhangi birini yok sayarak sağlıklı bir demokrasi kurabilir miyiz?” diye sordu. Türkiye`nin yüksek büyümeyi sağlayacak olan mikro yapısal reform ajandasına bir türlü odaklanmadığını ifade eden Yılmaz, başlatılan reformların yarım kaldığından ya da uygulamada aksaklıklar çıktığından yakındı. Piyasaların adil ve şeffaf çalışmasını sağlayacak olan bağımsız düzenleyici kurumların da etkilerini yitirdiğini belirten Yılmaz, iş dünyası olarak, dünyadaki gelişmeler karşısında hızlı tedbir alma gereğini gördüklerini ifade etti. TÜSİAD Başkanı, Türkiye`nin, kutuplaşmanın yerini toplumsal mutabakatın almasını sağlamak, toplum olarak ortak paydamızı yeniden tanımlamak, diyalog yollarını açarak enerjimizi kalkınmaya, demokrasimizi derinleştirmeye harcamak zorunda olduğunu söyledi. `BUGÜNDEN İTİBAREN REFORM SÜRECİ BAŞLAMALI`TÜSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu da seçimlerde kullanılan kutuplaştırıcı üslup ile basını baskı altına alma çabalarının ileri demokrasiyle bağdaşmadığını söyledi. Yücaoğlu, “Kısa süreler için olsa da, Türkiye`yi Twitter`a, YouTube`a erişimi engelleyen ülke olarak gördü dünya ve hiç arzu etmediğimiz bir kategoriye soktu.” dedi. Yücaoğlu, adalete güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirterek, bağımsız, tarafsız yargı algısının inşa edilmesi, yasama ve yürütmenin denetlenme fonksiyonunu yargı nezdinde güçlendirmesi gerektiğinin altını çizdi. Yücaoğlu, bugünden itibaren reform ve restorasyon süreci başlatılması çağrısında bulundu.


18 Nisan 2014 Cuma  02:05

Zaman

Ekonomi - İstifa yok, görevimizin başındayız


Merkez Bankası, olağan genel kurul toplantısını Ankara`daki merkez binada gerçekleştirdi.Toplantıda, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Türkiye ekonomisiyle ilgili bir sunum gerçekleştirirken, görev süresi bu ayın sonunda sona eren yetkililerle ilgili de seçim yapıldı. Toplantının ardından Başçı`ya son günlerde kendisi ve yardımcılarıyla ilgili olarak ortaya atılan `istifaya zorlandıkları` yönündeki iddialar soruldu. Resmî olmayan açıklamalara itibar edilmemesi gerektiğini belirten Başçı, “Her söylenti için de yalanlama beklemeyin. Çünkü onunla başa çıkamayız. Her söylentiye cevap vermek de doğru değil, görevimizin başındayız.” açıklaması yaptı. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı`nın istifa söylentisini yalanlamasının ardından dolar 2,13 seviyesinden 2,1215`e geriledi. Toplantıda Merkez Bankası olarak ekonomik gerçekleşme beklentilerini açıklayan Erdem Başçı, “Enflasyon, büyüme ve cari açık üçlüsüne baktığımızda enflasyon yüzde 5`in üzerinde. Cari işlemler dengesi yüzde 5`e yaklaşabilir, 6 ile 5 arasında bir yerde olabilir. Büyüme de şu anda yüzde 4`ün hafif altında görünüyor. Bu üç değişkende beklentilerimiz bu yönde.” dedi. Merkez Bankası, enflasyonun problem olmaktan çıkması ve fiyat istikrarının sağlanması için yüzde 4,5`e düşmesi gerektiğini, bunun da 2018 yılında sağlanmasının planlandığını ifade etti. Erdem Başçı, “Türkiye`de enflasyon tek haneye düştü ama henüz fiyat istikrarı diyebileceğimiz seviyelere gelemedik.” dedi. Önümüzdeki üç yıl için enflasyon hedefinin hükümetle birlikte yüzde 5 olarak belirlendiğini ve ilan edildiğini hatırlatan Başçı, “Onun ötesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi`nden geçen bir 10. Beş Yıllık Kalkınma Planı var. O kalkınma planında da 2018 yılında enflasyon hedefinin aslında yüzde 4,5 olarak planlanması öngörülüyor. Demek ki daha henüz fiyat istikrarı seviyesinde değiliz.” dedi. Başçı, fiyat istikrarını, “Burada vatandaşlarımızın hissetmediği kadar fiyat artışı olursa o zaman biz buna fiyat istikrarı diyebiliriz.” diye tanımladı. Amerikan Merkez Bankası (FED) çıkış sinyali verdiğinde Türkiye`de cari açık olduğu için bir ayarlama ihtiyacı hissedildiğini kaydeden Başçı, “Ayarlama ihtiyacı da iki tür olabilir. Ya faiz oranlarıyla ayarlar veya döviz kurları ayarlar. Dolayısıyla her ikisinde de bir ayarlama oldu ve dış dengede bu şekilde bir düzeltme söz konusu oluyor. O beş ülkenin beşinde de söz konusu. Bir iyileşme eğilimi orada var. Ancak biz bu tür dıştan gelebilecek şokların ileride ülkemizi bu kadar çok etkilememesi için Türkiye`de tasarrufları artırmalıyız.” diye konuştu. 10 yıl vadeli faizlerin Türkiye açısından son derece önemli olduğunu belirten Başçı, bunda ülke risk primi ve 10 yıllık enflasyon beklentilerinin etkili olduğunun altını çizdi. Başçı, faizlerle ilgili görüşlerini şöyle açıkladı: “Önümüzdeki 10 yıl boyunca enflasyon ne olacak? Biz ne diyoruz Merkez Bankası olarak, hükümetle birlikte ne yazdık? Yüzde 5. Piyasa neyi fiyatlıyor enflasyon beklentisi olarak? 6,5-7 arası. Dolayısıyla 6,5-7 arasında fiyatladığınız zaman onun üzerine 3 puan reel faizi koyduğunuzda yüzde 10`a geliyor. Şimdi şöyle bir düşünelim, Türkiye`nin risk priminde ilave düşüşler olsa, o 3 dediğimiz ilave reel faiz biraz daha aşağıya gelse, enflasyonda da herkes inansa ki Türkiye bu 5`i yapacak. O zaman uzun vadeli faizlerin çok daha düşük seviyelere geldiğini memnuniyetle gözleriz.”YENİ ŞAFAK YAZARI DENETİM KURULU`NDAMerkez Bankası`nın olağan genel kurul toplantısında bir de seçim gerçekleştirildi. 30 Nisan`da görev süreleri sona eren iki Banka Meclisi üyesi ve görev süresi yine aynı tarihte sona eren Denetleme Kurulu üyesi için seçim yapıldı. Halihazırda Banka Meclisi üyesi olarak görevlerini sürdüren Mehmet Vehbi Çıtak ve Doç. Dr. Lokman Gündüz göreve yeniden seçildi. Denetleme Kurulu üyeliği seçimlerindeyse ilginç bir gelişme yaşandı. Görev süresi 30 Nisan`da dolacak olan Prof. Dr. Hasan Türedi`nin yerine Yeni Şafak yazarı Mehmet Ziya Gökalp seçildi.


18 Nisan 2014 Cuma  02:05

Zaman

Ekonomi - Moralinizi bozmayın, işinize bakın


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TÜSİAD YİK toplantısında yaptığı konuşmada, seçim ortamında yaşanan gerginliklerin iş dünyasının moralini bozmamasını istedi.Sertlik ve gerginliğin Türk siyasi geleneğinde yer aldığını belirten Gül, “Bunların sizin moralinizi bozmaması gerekir. Şimdi önümüze bakmamız lazım. Cumhurbaşkanı seçimi var diye telaşa kapılmayalım. Herkesin işine ve gücüne bakması gerekir.” dedi. Gül, Türkiye`nin şeffaflaşması, hukukun eşit ve herkese bu çerçeve içerisinde uygulanmasının yüksek gelirli bir ülke olma yolundaki en önemli sınavları olduğuna vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Gül, onur konuğu olarak katıldığı TÜSİAD GİK toplantısında yaptığı konuşmada, işadamlarının elini taşın altına koyan insanlar olduğunu, bu sebeple geçmişte yaşanan acı deneyimlerin bir daha yaşanmaması için hassas davrandıklarını belirtti. Türkiye`nin reformlar sayesinde şoklara karşı da hazır hale geldiğini belirten Gül, “Bugün geldiğimiz noktanın kıymetini bilip nasıl daha ileriye taşınacağının konuşulması lazım.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı, orta üst gelire sahip bir ülke olan Türkiye`nin yüksek gelirli ülke standartlarına yükselmesi için hukukun önemine dikkat çekti. Yüksek gelirli ülkelerin çok yüksek demokratik standartları geliştiren ülkeler olduğunun altını çizen Gül, “Yüksek demokrasi dediğimizde hukukun üstünlüğü, hukuk standartlarının yüksekliği, hukukun uygulanmasındaki şeffaflık ve hukukun verdiği güvence. Hukuk her şeyin başı.” diye konuştu. Gül, Türkiye`nin şeffaflaşması, hukukun eşit ve herkese bu çerçeve içerisinde uygulanmasının yüksek gelirli bir ülke olma yolundaki en önemli sınavları olduğuna vurgu yaptı. Türkiye`nin AB`ye sadece üye olmak için girmek istemediğini, demokratik hukuk ve ekonomik standardına ulaşmak amacıyla müzakerelerin yürütüldüğünü kaydeden Abdullah Gül, iş dünyasında moral ve motivasyonun çok önemli olduğunun altını çizdi. Konjonktür gereği tartışmalar olabileceğini, demokratik ülkelerde, çoğulculuğun her şeyin başı olduğunu ifade eden Gül, “Çoğulculuğun olmadığı yerlerde tartışma söz konusu olmaz. Tartışmalar olacaktır ama önemli olan tartışmaların kırıcı olmaması, dışlayıcı olmaması ve neticesinde hepimizin kutuplaşmamasıdır. Bunun ötesinde herkes fikrini söyleyecek ve düşüncesini ortaya koyacaktır.” dedi. İş aleminin başarısının hükümetin olduğu kadar devletin de başarısı olarak görüldüğünü ifade eden Gül, şunları söyledi: “Özel sektör ne kadar gelişirse sizler ne kadar başarılı olursanız Türkiye`nin ekonomik göstergelerinde olumluluk gelişir. Sizler moralinizi bozmayın. İnanıyorum ki bu söylediklerimin herkes farkındadır.” diye konuştu.KILIÇDAROĞLU: Yeni Kenan Evren`e ihtiyacımız yokTÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan`ın tam yetkiyle Köşk`e çıkmak istediğini açıklamasını değerlendirdi. 12 Eylül darbesini gerçekleştiren eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren örneğini verdi. Evren`in 1982 Anayasası`na dayanarak aktif bir cumhurbaşkanlığı yaptığının hatırlatılması üzerine CHP lideri, “Yeni bir Kenan Evren`e ihtiyacımız yok arkadaşlar.” dedi. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün `Herkes işine baksın` sözüne katıldığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Ama hukukun üstünlüğünün ihlal edildiği bir toplumda, iş dünyası endişe taşıyorsa bu endişelerini de dile getirecek. O endişeleri giderecek olan yapı şu anda Türkiye`de yok. Hukukun üstünlüğünü sağlamak, dış politikada Türkiye`yi yalnızlığa iten sürecin ortadan kalkması, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki endişeler bunlar hâlâ taşınıyor. Eğer bir paralel devlet varsa devlet içinde, onunla da hukuk içinde kalınarak mücadele edilmeli.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığını kimsenin cebinde görmemesi gerektiğini vurgularken “Sonunda halkın kararı olacak ve hepimiz halkın kararına saygı duyacağız.” dedi.


18 Nisan 2014 Cuma  02:05

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  

6 temmuz antares çekilişi  1 aralk kaza haberleri  01 02 2012 mopaş nestle çekiliş sonuçları  28 kasym da olan tyr kazasy  afyon trafik kazaları 28 eylül  vakit gazetesi 30 08 2009  27 06 2010 tarihli yeni asr gazetesi oku  oyundan ölen çocuk  7 mayıs 2009 posta gazetesi öss cevap anahtarı  05 11 2008 tarihar ana haber bultenı  23 11 2009tarihli fox tv video haberler izle  habertürk bulmaca eki 240213 cevapları  şubat 2009 milliyet  koskep kredisi küçük işletmelere  19 temmuz 2009 show tv haberler  7 ocak 2011 ikballe diyar diyar  22 10 2008 takvim gazetesi arsiv  ülke tv 31 eylül sıradışı programını izle  13 ekim akşam gazetesi arşivi  aydında trafik kazası  24 mart zaman gazatesi 8 sınf sbs sonuçları  28 ocak 2011 trafik kazalari