Bulunan Haber Sayısı: 248
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Gündem - Sabah ve Takvim`den sonra yalan habere Akit de sarıldı


Hükümete yakın gazetelerin yalanlanan Erkul Koleji hakkındaki ithamlarına bu kez Akit Gazetesi sarıldı.Asılsız iddialarla ilgili Sabah ve Takvim gazetelerine dava açan Kolej, şimdi de Akit için yasal haklarını kullanacak. Sabah ve Takvim gazeteleri, yaklaşık 5 ay önce Kocaeli`ndeki Erkul Koleji hakkında yalan haber yaptı. Haber, kolej avukatı Süleyman Yıldırım`ın yaptığı açıklamayla yalanlanmıştı. Yıldırım, “Bir kısım gazetelerde müvekkil şirkete ait olan Erkul Koleji`nde `Fethullah Gülen`in hayatının ders olarak okutulduğu iddiası tamamen asılsızdır.” demişti. İddia edildiği gibi bu konuda bir sınav da yapılmadığını bildirmişti. Erkul Koleji`nin Milli Eğitim`e bağlı ve Milli Eğitim tarafından öngörülen müfredat çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetlerini yerine getirdiğine dikkat çekilen açıklamada, Milli Eğitim müfredatı ve yasal mevzuat dışında herhangi faaliyet söz konusu olmadığı aktarılmıştı.


01 Ağustos 2014 Cuma  02:07

Zaman

Ekonomi - Akit asparagas haber yayımladı


Yandaş Akit Gazetesi, dünkü nüshasında Borsa`da halka açık olmayan Kaynak Holding`i yüzde 30 değer kaybetmiş gibi yalan haber yaptı.Hükümete yaranmak için masum şirketleri yalan haberlerle karalayan Akit Gazetesi, dün basılı kâğıt gazetede asparagas bir habere imza attı. “Paralel sermaye Borsa`da yüzde 30 değer kaybetti” diye gerçek dışı haber yapan Akit, Borsa İstanbul`da işlem görmeyen Kaynak Holding`in, “Borsa`daki hisselerinin yüzde 30 değer kaybettiğini” okurlarına duyurdu. Haberde Borsa İstanbul kaynak gösterilerek, Kaynak Holding`in 16 farklı sektörde 23 şirket ve 100 marka ile faaliyet gösterdiği ve hisselerinin tepetaklak olduğu asparagas cümlelerine yer verildi. Hayal ürünü haberde Borsa`da işlem görmeyen şirketin `halktan ihanet tokadı yediği` ifadesi yer aldı.


01 Ağustos 2014 Cuma  02:20

Zaman

Gündem - Sözlerimi cımbızlayıp haber yapıyorlar Cemaat`i ima etmedim


Akademisyen Necip Hablemitoğlu suikastı dosyasının yeniden açılacağı söylentileri üzerine iktidara yakın medya organları cinayeti Hizmet Hareketi ile ilişkilendirme çabası içerisine girdi.Vatan Gazetesi`ne konuşan Necip Hablemitoğlu`nun eşi Şengül Hablemitoğlu, cinayetin ardında Gülen Cemaati`nin olduğunu ima ya da iddia eden doğrudan bir ifadesinin olmadığını söyledi. Hablemitoğlu, 2003`teki ifadelerinde suikastın arkasında Gülen Cemaati`nin var olduğunu söylediğine dair asılsız haberleri, Cemaat ile kendisinin karşı karşıya getirilme çabası olarak tanımladı. Hablemitoğlu, ifadesinden bazı bölümlerin cımbızlandığına dikkat çekti. Eşine yapılan suikastın 12 yıldır bekletiliyor olmasının bile başlı başına can sıkıcı ve vahim olduğunu ifade eden Şengül Hablemitoğlu, adalete olan güveninin sarsıldığını aktardı.Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002`de Ankara`da evinin önünde öldürülmüştü. Aradan geçen zaman içinde suikastın failleri ortaya çıkarılamadı. Hablemitoğlu suikastı Ergenekon davasında da gündeme gelmişti. Sanıklardan Osman Yıldırım, Hablemitoğlu`nu Osman Gürbüz`ün öldürdüğünü ve Veli Küçük ile Muzaffer Tekin`in azmettirdiğini öne sürmüştü. İstanbul`da beş kişiyi öldürmekten yargılanan Durmuş Anucin isimli kişi de suikastı, İbrahim Çiftçi`yle gerçekleştirdiklerini söylemişti. Çiftçi, 2006`da İzmir`de bombalı saldırıda ölmüştü. İstanbul Savcılığı, Hablemitoğlu dosyasını da incelemeye almıştı. Ancak bir netice alınmadı. Akşam gazetesi ise önceki gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`nın suikastı soruşturmak için harekete geçtiğini yazdı.


01 Ağustos 2014 Cuma  02:07

Hürriyet

Ekonomi - `Karadeniz`de boşuna petrol aramayın`



01 Ağustos 2014 Cuma  06:35

Hürriyet

Yazarlar - Demirel`i görünce boynuna sarılasım geldi - Yalçın BAYER


ÖZAL`ın eski basın müşaviri, gazeteci-yazar Can Pulak, Ali Şen`in Demirel`in onuruna verdiği yemekteki izlenimlerini yazmış...


01 Ağustos 2014 Cuma  03:01

ntvmsnbc

Gündem - İki gazetenin kapatılmasına protesto


Bolu`da iki yerel gazete ruhsatsız olduğu gerekçesiyle kapatıldı. Kapatma kararı protesto edildi.


01 Ağustos 2014 Cuma  06:35

ntvmsnbc

Gündem - Twitter kararı Resmi Gazete`de


Anayasa Mahkemesi`nin Twitter kararı Resmi Gazete`de yayımlandı.


01 Ağustos 2014 Cuma  06:35

Zaman

Manşet - Başbakan, atılan tweet`lerden hoşlanmıyorsa takibi bıraksın


40 ülkede 320 bin gazeteciyi temsil eden Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), başta Zaman Gazetesi olmak üzere Hizmet Hareketi`ne yakınlığı ile bilinen gazetecilere yönelik son aylarda artan baskı, tehdit ve kovuşturmaları Başbakan Erdoğan`ın eleştirel ve bağımsız gazeteciliği suç gibi gösteren `net ve sistematik bir stratejisi` olarak nitelendirdi.Yıllardır kriminalize edilen Kürt ve solcu araştırmacı gazetecilerin ardından, hedef alınan gazeteciler grubuna bir yenisinin eklendiğini belirten EFJ, Başbakan Tayyip Erdoğan`ın gazeteciliğe ve ifade özgürlüğüne yönelik hiç bitmeyen savaşını tamamen sonlandırması gerektiğini açıkladı. EFJ açıklamasında, Zaman Gazetesi muhabirlerinin Türk yetkililerince hedef alındığı en az 8 olay paylaşıldı. EFJ, Başbakan`a soru sordukları için sert bir dille azarlanan Zaman muhabirleri Derviş Genç, Ahmet Dönmez ve Tuğba Mezararkalı, AKP toplantılarından uzaklaştırılan Zaman Londra temsilcisi Kadir Uysaloğlu ve Zaman Strasbourg temsilcisi Mehmet Dinç`i hatırlattı. Sosyal medya sitesi Twitter`da paylaştığı mesajlardan dolayı hakkında kovuşturma başlatılan Today`s Zaman Genel Yayın Müdürü Bülent Keneş ile sınır dışı edilen Mahir Zeynalov olaylarına da değinen EFJ, tüm bu vakaları Başbakan Erdoğan`ın ülkesindeki eleştirel ve bağımsız gazeteciliği kriminalize eden “net ve sistematik” bir stratejisi olarak nitelendirdi. Açıklamanın devamında gazetecilerin paylaştıkları tweetlerden rahatsız olan Başbakan Erdoğan`a ilginç bir tavsiyede bulunularak “Eğer başbakan atılan tweetten hoşlanmıyorsa, hukuki misilleme prosedürü başlatmak yerine takibi bırakabilir.” denildi. Daha önce de merkezi Paris`te bulunan uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) ve uluslararası yazarlar birliği `English PEN` Zaman Gazetesi muhabirlerine yönelik baskıları endişe verici ve ifade hürriyetinin engellenmesi olarak nitelendirmişti.


28 Temmuz 2014 Pazartesi  02:10

ntvmsnbc

Ekonomi - Derviş: Muhalefet ekonomiye odaklanmalı


Ekonomiden sorumlu eski devlet bakanlarından Kemal Derviş, yerel seçimi Financial Times gazetesine değerlendirdi.


01 Ağustos 2014 Cuma  06:35

Zaman

Manşet - Bülent Korucu - Mehmet Altan`ı kim dinledi?


17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında görev yapan polislerin bir kısmı tutuklandı. Sorgu safahatındaki usule aykırılıklar ve insan hakkı ihlalleri daha çok tartışılacak gibi.Polislere isnat edilen suçlar arasında kanuna aykırı dinlemeler var. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın kontrolündeki medyanın haberleri doğal olarak kuşku uyandırıyor. Şahsen sadece ismimi yazsalar doğru mu diye birkaç kere okuma lüzumu duyuyorum. Dosya tamamıyla kamuoyuna açılana kadar ihtiyatlı yaklaşmakta ve algı operatörlerine malzeme olmamakta fayda var. Fakat bazı somut örnekler üzerinden gidebiliriz.Mesela tutuklanan bir emniyet müdürünün örgüt üyesi diye kardeşini dinlettiği iddiası doğrulandı. Ancak ilginç bir durum var. Şöyle ki: Polislerle halı saha maçı yaparken cep telefonu ve bir silah çalınıyor. Polisin silahını bulmak için söz konusu telefona dinleme kararı alınıyor. İyi niyetli gibi görünse de bir görevi kötüye kullanma ortaya çıkıyor. Olumlu tarafı ise polisin bu telefonu dinlemek için bile mahkeme kararına ihtiyaç duyması. Gerçekten birilerinin dediği gibi istedikleri kişiyi sınırsız dinliyor olsalardı, kardeşini örgüt üyesi göstermek zorunda kalmazdı.Hükümet medyası, bütün dinlemeleri suçmuş gibi gösteriyor. Hâlbuki mahkeme kararı ile yapılan dinlemelerde, yanıltıcı bilgi ve sahte evrak varsa bunların üzerine gidilir. Onun ötesi dinleme ile ilgili mevzuatı çıkaran Meclis`e kadar uzanır. Ortada mevzuat varsa uygulayana suç isnat edemezsiniz. Çok zorlarsanız listenin başına yasamayı gerçekleştiren siyasi iradeyi yazmak kaçınılmaz olur. Tamamen kanuna uygun bazı dinlemelerde ise etik ve siyasi sorgulama yapılabilir. İddialar doğruysa gazeteciler ve bazı işadamlarının takibi bu çerçevede değerlendirilir. Kanuna uygun teknik takiple elde edilen bilgi başka amaçlar için kullanılmış ise tehdit ve şantaj gibi suç tipleri devreye girer. Burada da olağan şüpheli siyasettir. Başkan Nixon`ın Watergate skandalı dâhil dünyadaki bütün örnekler bu yöndedir. “Fethullah Gülen`i kim dinledi, servis yaptı ve miting meydanlarında kullandı?” soruları haklı ve sahici sorulardır ama kimse sormuyor. Deniz Baykal kendine kurulan kumpasla ilgili hâlâ tatmin edici bir cevap alabilmiş değil. MHP`ye komplo da aynı şekilde.Özel hayata müdahale ihtimali belirdiğinde demokratik hukuk devletleri denetimi artırıcı refleksler gösteriyor. Denetim mekanizmaları çeşitlendirilir ve elekler daraltılır. Bizde ise tam tersi yapılmak isteniyor. Başbakan Erdoğan, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı`nın (TİB) kaldırılarak yetkinin tamamen MİT`e devredileceğini açıkladı. Milli İstihbarat Teşkilatı zaten 17 Aralık yolsuzluk operasyonlarından beri fiilen TİB`i ele geçirmiş durumda. Şimdi suç oluşturan fiilî duruma kılıf hazırlanıyor.TİB, dinleme yapan birimlerin (MİT, Emniyet, Jandarma) denetimi için kurulmuştu. Denetimin dinlemeyi yapanın eline verilmesinin bugünün dünyasında izahı yok. Neye yol açacağını somut örnek üzerinden görelim. 11 Temmuz 2013`te Sedat Ergin`in Hürriyet`te kaleme aldığı yazıdan bölümler aktarayım. “MİT`in İstanbul Bölge Başkanlığı, örneğin Ahmet Altan`ın telefon numarasını `Caşit` adındaki bir yabancı şahsa ait göstermişti. Amberin Zaman için `Demi`, Mehmet Altan için `Pastör` gibi sahte isimler kullanılmıştı. MİT, gazetecilerle ilgili dinleme taleplerini `terör ve uluslararası terör örgütlerinin faaliyetleri` ve `ülkemiz aleyhine yürütülen casusluk faaliyetlerinin önlenmesi` gibi gerekçelere dayandırmıştı.”7 Şubat krizinden sonra çıkan kanuna göre Başbakan Erdoğan izni vermeyince, Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner, takipsizlik vererek dosyayı kapattı. Ergin, şaşkınlıkla şu cümleyi yazıyordu: “Yani MİT, bu gazeteci ve yazarları farklı isimler altında dinlemesini hukuka uygun, meşru faaliyet olarak gösteriyor.” Ergin, bu yazıyı yeni kanun çıkıp, MİT, sınırsız yetkili, tamamen sorumsuz kılınmadan yazmıştı.


01 Ağustos 2014 Cuma  02:20

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  

sabah gazetesi ankara eki 4 şubat  öss 2009  12 haziran feci kaza  1 aylik hava durumu mersin  199 tl biligisayar  hurriyet gazetesi arşivi 1974  önce vurgun sonra aelm  19 ocak ege  01 04 2009 tarihli hürriyet gazetesiarsiv  6 mayıs 2009 posta gazetesi arsiv  24 nisan 2011 sozcu gazetesi emin çölaşan yazısı  ömer faruk eminağaoğlu vikipedi  ege tv arşivi  ülke tv arşi  ekİm aylık hava durumu  20 12 2010  5 agustos  ramazan partal intiharı  ege tv arşivi 12 haziran 2011 haberleri videoları  14ekim 2009 star ana haber izle  ömer çelik kaza 07 ba 02 05 2010 tarihinde olan  devlet hibe verecek