Bulunan Haber Sayısı: 8.865
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Kâğıt toplayarak Afrikalıların gözlerine ışık oluyor


Birçok insanın kendini emekliye ayırdığı yaşlarda, yollara düşmüş Halit Tekçe. Kimse Yok mu Derneği`nin Afrika`da yaptırdığı katarakt ameliyatlarına katkıda bulunmak için kâğıt topluyor. Her gün 5 kilometre yürüyüp, atık kâğıt toplayan Tekçe, 10 Afrikalıyı ışıkla buluşturmayı hedefliyor. -Kahvehaneye yaklaşan yaşlı adam, içeriye seslendi: “Katarakt gazetesi hazır mı?” Çoklarını şaşırtan bu soruya esnaf alışkındı. Koşarak içeriden bir tomar okunmuş gazete getirdi. Aldığı tomarı diğer gazetelerin üzerine yerleştirdi, Hacı Halit. Sırasıyla diğer dükkânlara aynı soruyu sordu, gazete yığınını artırarak gözden kayboldu. Bu yürüyüş onun için günlük 5 kilometreyi buluyordu. İlerlemiş yaşına ve ağarmış saçına aldırmadan kapı kapı dolaşıp kâğıt topluyordu. “Her geçen gün gazete topladığım yer sayısı artıyor. Bu yürüyüş sayesinde kilo da verdim. Bu iş beni canlandırdı, gençleştirdi.” diyor heyecanla. Bu sözler, kâğıt toplayıp Afrika`da yapılan katarakt ameliyatları için para biriktiren Halit Tekçe`ye ait. 69 yaşındaki Halit amca, Kimse Yok mu Derneği`nde izlediği bir sunumdan etkilenen İzmitli bir işçi emeklisi. “Benim gibi emekli olan insanlar var ve bomboş oturuyorlar. Bunu İzmit`te en az 10 kişi yapsa 10 kişiden 100 tane ameliyat parası çıkar.” diyor. Hayırsever, şöyle devam ediyor: “Oldum olası Afrika insanına karşı bir sevgim vardı. O ameliyatları görünce beni mahvetti ve içten yaraladı. Sonra gözlerimi kapattım ve gözleri görmeyen bir insanın yerine koydum kendimi. Gözsüz olmayı hissettim. Sonra kahvehaneler, dernekler, işyerleri... `Buralardan gazeteleri toplayabilir miyim?` diye düşündüm. Katarakt ameliyatının 100 dolar olduğunu öğrencince bunu yapabilirim deyip projemi herkese anlattım. Yolda giderken bile insanlara anlattım ve gazete toplamaya başladım.” 55 yıldır kâğıt toplayan Halit amcanın bu hayır yarışı son 7 yıldır devam ediyor. Halit amca, ilk ameliyat parasını denkleştirip gönderince, daha da heveslenmiş. Kendisine 3 ameliyat parası toplamayı hedef koymuş. Esnaf ve vatandaşların ilgisiyle hedef büyüten Tekçe, şimdi 10 Afrikalının ameliyat masrafını karşılama gayretinde. Hacı halit, gazeteleri bekliyor Halit amca bir de çağrıda bulunuyor: “İzmit içinde gazetesi olup da `Bunları nereye vereceğim?` diyenlere sesleniyorum. Hacı Halit hazır, bekliyor! Çağırın gelsin.” Halit amcaya destek için esnaflar da gayret ediyor. Daha önce çöpe attıkları gazeteleri, kâğıtları biriktirmeye başlıyorlar. Zira esnafa örnek olan Halit amca, alışveriş fişini dahi atmadığını belirtiyor. Hayırsever Halit Teke`nin bir de hayali var. Manevi olarak bir şirket kurmak, adını da Atık Kâğıt Toplama Anonim Şirketi (AKTAŞ) koymak istiyor.


29 Mart 2015 Pazar  02:50

Zaman

Manşet - Norveç`te gazeteci olmanın dayanılmaz sıkıcılığı


Türkiye, `son dakika` gelişmelerinin sıkça yaşandığı bir ülke. Bu sebeple ne haberciler ne de köşe yazarları konu sıkıntısı çekiyor. Peki, hayatın daima normal seyrinde aktığı, gündemi değişmeyen ülkelerde, mesela Norveç`te gazeteciler ne yapıyor, köşe yazılarında daha çok hangi konulardan söz ediliyor, onların kendilerine has sorunları ne? Türkiye`nin gündemi malum, neredeyse saat başı yeni bir gelişme yaşanıyor. Cinayetler, meclis kavgaları, terör eylemleri, sonu gelmeyen operasyonlar, kavgalar, ölümlü kazalar, döviz hareketleri, her sözü kavga konusu olan siyasetçiler… Her yeni güne yeni bir gündemle uyandığımız için köşe yazarları konu bulmakta sıkıntı çekmiyor hatta birkaç konu arasından seçim yapmak zorunda kalıyor. Peki, bizdeki gibi `son dakika` gelişmelerinin sıkça yaşanmadığı ülkelerde köşe yazarları ne yazar? Petrol zengini, demokrasi ve ifade özgürlüğünün beşiği, Kuzey Avrupa`nın Vikingler ülkesi Norveç`te gazetelerin, köşe yazarlarının ne yazdığını merak ettik. Sorularımıza cevap bulmak için ülkenin en büyük üç gazetesini inceledik ve şunu gördük: Norveç gazeteleri bizdekinin aksine siyasi meseleler üzerinde durmuyor. Kutuplaştırıcı ve taraf olabilecek dilden olabildiğince uzak durmaya çalışıyor. Siyasetçiler de aynı şekilde daha çok sosyal meseleleri ele alıp bu bağlamda beyanda bulunuyor. Norveç`te, Türkiye`deki gibi gazetecilere malzeme olacak kırıcı siyasi tartışmalar, yumruklaşmalar, hakaretler yaşanmıyor. Böyle bir olay yaşansa bile özür dilenerek mesele kapatılıyor. Örneğin yakın bir zamanda Norveç İlerleme Partisi (FRP) İkinci Başkanı Per Sandberg, Norveç Hıristiyan Partisi`ne yönelik sert eleştirileri nedeniyle özür diledi. Hatta iktidardaki Sağ Parti Başkanı ve Norveç Başbakanı Erna Solberg, Per Sandberg`i, koalisyon ortağı olmasına rağmen haddini aşmakla suçlamıştı. Hal böyle olunca, Norveç gazeteleri daha çok eğitim problemleri, radikalizm, entegrasyon, sağlık, azınlıkların hakları gibi konuları ele alıyor. Türkiye`deki gibi haftanın her günü yazan köşe yazarları yok. Genelde iki-üç gün yazıyorlar. Aftenposten`in gündemi: Nobel Komitesi başkanlık seçimi Geçtiğimiz haftalarda Norveç`in en büyük günlük gazetesi Aftenposten`de yazan 15 farklı köşe yazarı, birbirinden çok farklı konuları gündeme taşıdı. Birçoğu yeni Nobel Komitesi başkanlık seçimine değindi. Bunun yanı sıra; yalnızlık problemi, uyumak ve ağrıyı dindirmek için ilaç kullanımının artması, Emlak Vergisi, halkın çocuklarını daha çok Norveçlilerin fazla olduğu okullara göndermeyi istemeleri gibi konular üzerine yazılar kaleme alındı. VG: Annelere daha çok ihtiyaç var Diğer bir günlük gazete VG (Verdens Gang) ise sekiz köşe yazarıyla daha farklı konuları gündemine taşıdı. Norveç iktidar ortağı İlerleme Partisi Başkanı ve Maliye Bakanı Siv Jensen`in, parti liderliği ve maliye bakanlığı görevinde yalnızlaştığını yazdı. Gazete, son dönemlerde özellikle Suriye`ye savaşmak için giden gençler hakkında da bazı ilginç karşılaştırmalarda bulundu. 1938`lerde Norveçli genç askerlerin İspanya`ya giderek oradaki zulüm için savaştığını; bugünkü genç Norveçlilerin ise Suriye ve Irak`taki zulmü durdurmak için barbarlara karşı savaştığını yazdı. VG, ayrıca bugünkü dünyanın, düşünüldüğünden daha çok annelere ihtiyacı olduğu mesajını verdi. Dagbladet: Kadınlar şiddete maruz kalıyor Dagbladet gazetesinin dört köşe yazarı ise `eşitlik` üzerinde durdu. 1972`den bu yana Norveç kadın hakları hareketlerinin bir araya gelip Uluslararası Kadınlar Günü`nü kutladığı ifade edildi. 2014`teki kutlamalara katılanların azlığından yakındı bir yazar. Yazıda, bazı istatistiklere de yer verildi. Dünya genelinde fakirlik yaşayanların yüzde 70`inin kadın olduğu, 18 yaş altı 14 milyon genç kızın zoraki evlendirildiği bilgileri yer alıyordu yazıda. 47 bin kadınınsa çocuk aldırırken hayatını kaybettiğinin altı çizildi. Norveç`te her yıl 8 ila 16 bin kadının şiddete maruz kaldığı bilgisi de yazıda yerini almıştı. Son günlerde Norveç`te bir hayli gündem olan, Katolik Kilisesi`ne telefon kataloğundan binlerce sahte üye yaptıklarını itiraf eden Piskopos Bernt Eidsvig de yazı konusuydu. Katolik din adamının hapis cezasına çarptırılması halinde, meselenin uluslararası bir hareketlenmeye de neden olacağı ifade ediliyordu. Norveçli gazeteci, haber cenneti Türkiye`ye geliyor Norveç`in en büyük gazetesi Aftenposten`de köşe yazarlığı yapan, kısa bir süre önce Norveç Radyo-Televizyon Kurumu`na (NRK) geçen gazeteci Kristin Solberg`in konuyla ilgili düşüncelerini aldık. Tecrübeli gazeteci Solberg, yakın zamanda İstanbul`a yerleşip Türkiye siyaseti ve toplumsal meseleler hakkında yazacağını söylüyor. Ona göre, Türkiye hakkında yazacak çok şey var. Ülkede yabancı bir gazeteci olarak çalışmanın kendisi için oldukça heyecan verici olacağını söylüyor. Ona göre, doğu ve batının kesiştiği merkezî; bir konumda bulunan Türkiye, uluslararası bir devlet konumunda. Solberg`in daha önce çalıştığı gazetedeki görevi, Ortadoğu üzerineydi. Türkiye`ye göç eden Suriyeliler hakkında da epey yazısı var. Solberg ayrıca daha önce Türkiye, Ortadoğu, Pakistan ve Afganistan`da görev yaptı. Kristin Solberg, Türkiye ile Norveç`teki basın özgürlüğünü karşılaştırıyor ve “Norveç`teki basın özgürlüğü, Türkiye`ye göre oldukça yüksek.” diyor. Türkiye`deki gazeteci arkadaşlarıyla konuştuğunda, onları baskı altında gördüğünü anlatıyor. Onların, mesleklerini kaybetme riskiyle beraber, hapse girme riski taşıdıklarını düşünüyor. Bu durumun endişe verici olduğunu söyleyen Solberg, aynı zamanda cesur ve yetenekli Türk arkadaşlarının kendisini etkilediğini ifade ediyor. Solberg, Norveç`te gazetecilerin özgür olduklarını hatırlatıyor. Hükümetin, Norveç`teki gazete ve medya kurumlarına yaptığı mali kısıntıların olumsuz neticelerine de değiniyor: “Ancak bu tür kurumlara ayrılan maddi desteğin kesintiye uğraması ve medya barajındaki kötü ekonomi, editörlere baskı oluşmasına neden oluyor.” Solberg, hem Norveç hem de Türkiye`de gazetecilik yapmayı seviyor ancak Norveç dışında gazetecilik yapmayı tercih ediyor. Türkiye, haber bakımından çok zengin Jan-Erik Smilden, uzun yıllar Norveç`in en büyük günlük gazetelerinden Dagbladet`de köşe yazarlığı yapıyor. Daha çok Ortadoğu hakkında yazan Smilden, Türkiye`yi de yakından tanıyan bir isim. Jan-Erik Smilden de, diğer Norveçli meslektaşı gibi düşünüyor. Norveçli köşe yazarı, Türkiye`nin haber bakımından oldukça zengin olduğunu dile getiriyor. Ancak Türkiye`nin ifade özgürlüğü söyleminde eskiye nazaran daha da düşüş yaşadığını ifade ediyor. Zira Smilden, bugünkü Türkiye`de herhangi bir gazetecinin herhangi bir şey hakkında eleştiri yapmasının hapisle sonuçlandığını söylüyor.


29 Mart 2015 Pazar  02:13

Sabah

Gündem - Bavul eri Tuncay Opçin


Balyoz belgelerinin olduğu bavulu Baransu`ya verdiği tespit edilen Tuncay Opçin`in, Baransu askere gittikten sonra da gazeteye belge taşımaya devam ettiği ortaya çıktı. Belgelerle ilgili sorulara da Baransu...Devamı için tıklayınız


29 Mart 2015 Pazar  02:50

Milliyet

Dünya - Muhafazakârların başkan adayı


Daily Beast`te İranlı gazeteci Reza HaghigatNejad imzasıyla yayımlanan bir habere göre Suriye ve Irak`ta askeri önderliğiyle dikkat çeken Süleymani`nin 2017`de cumhurbaşkanlığı seçiminde olası adaylığına muhafazakarlar yoğun destek veriyor. Eski cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad`ın nükleer ...


29 Mart 2015 Pazar  02:32

Zaman

Gündem - Star`ın, şerif ali tekalan`a yönelik iftirasına tepki: Hükümet medyası, kendini savcılık makamında görüyor


Hükümete yakın gazetelerden Star, KPSS soruşturmasıyla hiçbir ilgisi bulunmamasına rağmen Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan`ı hedef aldı. Tekalan`ın KPSS soruşturmasında şüpheli olduğu yalanını atan gazete, rektörün operasyon öncesi yurtdışına çıkmasını suç gibi gösterdi. Tekalan`ın avukatı Yüksel Cora, iftirayı sert bir dille yalanladı. Tekalan`ın KPSS soruşturması ve bu soruşturma kapsamında iddia edilen hususlarla en ufak bir ilgisi bulunmadığını aktaran Cora, savcılık tarafından da şu ana kadar müvekkiline bildirilen bir husus olmadığının altını çizdi. Cora, Tekalan`ın yurtdışına çıkmasının en doğal hakkı olduğunu vurgulayarak, şunları ifade etti: “Üniversitenin dünya ile entegre olması, öğrencilerin dünyanın değişik üniversitelerinde öğrenim görmelerini kolaylaştırma ve üniversitenin tanınırlığını artırma adına, dünyanın farklı ve önemli üniversitelerini ziyaret etmekte olup yine bu kapsamda 22 Şubat 2015 tarihinde Pakistan`a bir ziyaret gerçekleştirmiş ise de iddianın aksine 27 Şubat 2015 tarihinde ise tekrar yurda dönmüştür. Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan`ın KPSS soruşturması ve bu soruşturma kapsamında iddia edilen hususlarla en ufak bir ilgisi bulunmamaktadır. Gerçek dışı bu ve benzeri haberlere karşı hukuk içerisinde mücadelemizi sürdüreceğiz.”


29 Mart 2015 Pazar  02:13

Zaman

Manşet - Zaman Google Play Gazetelik`te


Google Play Gazetelik Android uygulamasında abone olunan yayında takip edilen haberler tablet veya cep telefonundan en rahat okunacak şekilde optimize edilerek sunuluyor. Google Play Gazetelik ile okuyucunun ilgi alanına giren haberler, okuyucunun takip sıklığına göre üst sıralara taşınırken, uygulama sayesinde makalelere, resimlere, ses ve videolara rahatça erişilebiliyor. Uygulamada makaleleri daha sonra okumak için işaretlemek ya da internete bağlı değilken de okumak mümkün. Konuyla ilgili olarak Google Türkiye resmi blogunda yer alan açıklama aşağıdaki gibidir: Tüm Yayınlar Tek Bir Noktada Buluşuyor! Google Play Gazetelik Google Play kullanıcılarının Türkiye`nin önde gelen gazete ve dergilerine, Google Play Gazetelik (Newstand) Android uygulaması üzerinden abone olabileceğini açıklamaktan memnuniyet duyuyoruz. En son haber başlıklarını, siyasetteki gelişmeleri, moda önerilerini ve hayallerinizdeki hafta sonu seyahati ile ilgili lokasyon seçeneklerini dilediğiniz yayınlardan takip edebileceksiniz. Play Gazetelik; takip ettiğiniz dergi, gazete ve blogları tek bir noktada toplayarak eşsiz bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Gazetelik uygulamasında ilgi alanınıza giren haberler, takip sıklığınıza göre üst sıralara taşınıyor. Okumaktan keyif aldığınız dergi, gazete, blog ve haber sitelerine abone oluyorsunuz, biz de Gazetelik uygulaması ile bu haberleri tablet veya cep telefonunuzdan en rahat okunacak şekilde optimize ediyoruz. Sadece parmaklarınızı kaydırarak makalelere, resimlere, ses ve videolara uygulama içerisinden rahatça erişebiliyorsunuz. Makaleleri daha sonra bakmak için işaretlemenizi ya da offline iken okumanızı mümkün kılıyoruz. Türkiye`de 60`ın üzerinde yayın Gazetelik Uygulamasında Gazetelik uygulaması ile çok sayıda (ücretli ve ücretsiz) yayına abone olup, takip edebilirsiniz. Lansmanla birlikte birçok yabancı yayının yanı sıra, Türkiye`den 60`in üzerinde yayına Google Play Gazetelik uygulaması ile erişebileceksiniz. Bunların arasında ana günlük gazetelerden, popüler kadın dergilerine, hobi ve seyahat yayınları ile bloglara kadar geniş bir yelpazeyi Türk kullanıcılarımız ile buluşturuyoruz. Google Play Gazetelik uygulamasını Android tablet veya telefonunuza Google Play`den indirebilirsiniz. Keyifli okumalar!”


27 Mart 2015 Cuma  16:55

Zaman

Gündem - Pilot, `Herkes benden bahsedecek` demiş


Germanwings uçağını kasten düşürerek 150 kişinin ölümüne neden olan Alman ikinci pilot Andreas Lubitz`in eski kız arkadaşı, Lubitz`in psikolojik rahatsızlıkları olduğunu ve kendisine “Bir gün herkes benden bahsedecek, bir gün öyle bir şey yapacağım ki bu düzen değişecek ve adım hafızalarda kalacak.” sözlerini dediğini söyledi. Bild gazetesine konuşan hostes Maria W., sürekli çalışma koşullarından ve az maaş almaktan şikayet eden Lubitz`in gelecek kaygısı nedeniyle işten bahsederken sinirlendiğini belirtti. Lubitz`i yumuşak huylu ve sevecen biri olarak nitelendiren Maria W., “Bazen ansızın sinirleniyordu. Problemli olduğunu anladığımda kendisinden uzaklaştım. Kendi içinde yaşadıklarını dışarıya karşı çok iyi gizliyordu. Rahatsızlığı nedeniyle uzun mesafeli uçuşlara katılması ve bir gün kaptan pilot olma hayalinin gerçekleşemeyeceğini biliyordu. Evinde yırtılmış halde bulunan iş göremez raporu, hayalini kurduğu pilotluk mesleğini kaybetmeyi kabullenemeyeceğinin kanıtı.” dedi. Lubitz`in, olay öncesinde aşırı derecede para harcamaya başladığı tespit edildi. Polis yetkilileri, Lubitz`in birkaç hafta evvel iki pahalı spor arabayı aynı anda satın aldığını belirtti. Öte yandan Lufthansa, uçak kazasında hayatını kaybeden Germanwings yolcularının yakınlarına acil para yardımı yapılacağını duyurdu. Kaza sonrası tepki toplayan Germanwings ise metro istasyonlarında yer alan reklam afişlerindeki `Şaşırmaya hazır olun` cümlesini çıkardı.


29 Mart 2015 Pazar  02:13

Zaman

Manşet - Namaz tesbihatı bile devlet tekeline alındı


Kültür ve Turizm Bakanlığı, telif haklarına aykırı olduğu tepkilerine rağmen Risale-i Nurlar üzerindeki hakların Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kullanılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararını çıkarttı. Karar, dün Resmî Gazete`de yayımlandı.Diyanet İşleri Başkanlığı, bundan sonra Risale-i Nurların basımını ve satışını kendisi yapacak. Risalelerin resmi vârislerinin herhangi bir itirazı olması durumunda, `makul bir meblağ` tayin edilecek. Düzenlemeye göre, Sözler, Mektubat, Lem`alar ve Şualar, bütün ya da ayrı ayrı konu başlıkları halinde basılamayacak. `Küçük kitaplar` ve `diğer eserler` başlıkları içinde de onlarca eser tek tek sayıldı. Bunlar arasında namaz tesbihatı, Delailü`n-Nur, Uhuvvet Risalesi, Hanımlar Rehberi, Gençlik Risalesi ve İhlas Risalesi gibi yayınlar bulunuyor. Risale-i Nurlara ilişkin kararın Resmî Gazete`de yayımlanmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı`nın bandrol alımı için harekete geçmesi bekleniyor.BU TEKELCİ DÜZENLEME ANAYASA MAHKEMESİ`NDEN DÖNERCHP, söz konusu yasanın Meclis`ten geçmesinin ardından, iptali için Anayasa Mahkemesi`ne başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi`nin iptal etmesi durumunda, Risale-i Nurlar devlet tekelinden çıkarılmış olacak. Karara eleştiriler de devam ediyor. İşte tepkiler:Kaynak Kültür Yayıncılık Genel Müdürü Özden Demir: Toplumun büyük kesiminin hassasiyetle takip ettiği ve anayasa ile evrensel hukuk normlarına uygunluğu konusunda ciddi şüphelerin ve itirazların bulunduğu böyle meseleler hakkında `Ben karar aldım, uygularım` yaklaşımı şık değil. Hem hukuk hem de vicdanlar nezdinde meselenin en güzel şekliyle çözülmesini temenni ediyorum.Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kazım Güleçyüz: Bu karar, evrensel hukuka, ifade ve düşünce özgürlüğüne aykırı, tekelci bir yaklaşım. Risale-i Nur Neşriyatı basımının hak ve yetkilerinin iktidarın tasarrufu ile Diyanet`e devredilmesi ve daha sonra Diyanet üzerinden bazı gruplara bu yetkilerin aktarılması hiçbir şekilde tasvip edilemez.Eski Kültür ve Turizm Bakanı, İzmir Bağımsız Milletvekili Ertuğrul Günay: Yasa ile bir yayında devlet tekeli oluşturmak, hukuk devleti kurallarına da Türkiye`nin yayın özgürlüğü alanındaki kazanımlarına da tamamen aykırı. Bugün Risale-i Nur Külliyatı`nın başına gelen yarın bu yasanın verdiği yetki ile Mehmet Akif`in ya da Nazım Hikmet`in de başına gelebilir. Umuyorum ki bu düzenleme Anayasa Mahkemesi`nden dönecektir.


27 Kasım 2014 Perşembe  02:16

Zaman

Manşet - Karadeniz`de petrol umudu


Shell, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Batı Karadeniz`de ortak petrol arayacak.Petrol ve doğalgaz kaynaklarını araştırmak üzere, Batı Karadeniz`de kıyıdan yaklaşık 100 kilometre açıkta, 2 bin metre deniz suyu derinliğinde bir arama kuyusu açacak. Sondaj gemisi üç adet gemi ve iki helikopterle desteklenecek. Projede kıyı tedarik üssü dahil 240 kişinin çalışması planlanıyor. Sondaj Bulgaristan karasularına yakın bir bölgede ve Romanya`nın keşifleri olan bir coğrafyada yapılacak.Karadeniz`de gerçekleşecek arama çalışmalarının ortağı olan, Türkiye Petrolleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Besim Şişman, “Shell ile gerçekleştirdiğimiz çalışma, erken dönem arama projesidir. Ülkemizin petrol ve gaz kaynaklarını geliştirmeyi hedefleyen bu proje kapsamındaki öncelikli hedefimiz, olabildiğince veri toplamak ve bu verileri analiz etmekten geçmektedir. Arama çalışmalarının olumlu sonuçlanması en büyük dileğimiz.” dedi.Projenin ortak işletme anlaşmasının bir parçası olarak, TPAO`nun Barbaros Hayreddin Paşa gemisiyle üç boyutlu sismik veriler toplandığını aktaran Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, Shell ve Türkiye Petrolleri arasındaki uyumlu ortaklık, özverili çalışma, düzenleyici kuruluşların ve yetkili makamların desteğiyle arama kuyusunun açılma tarihini 1 yıl erkene çekmeyi başardıklarını kaydetti. Türkiye petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 5`inin, doğalgaz ihtiyacının ise sadece yüzde 2`sinin yerli kaynaklardan karşılandığını ifade eden Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem “Bu kuyu ile Batı Karadeniz`de hidrokarbon kaynaklarının olup olmadığı konusunda önemli bilgilere ulaşacağız. Türkiye, petrol ve doğalgaz alanında yerli üretimi daha üst seviyelere çekmeye çalıştığı için bu çalışmalar oldukça önemli.” dedi.Programın sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Enerji Bakanı Taner Yıldız`a Sayıştay`ın Soma`daki ocağında 301 madencinin öldüğü şirketin devlete kömür diye taş satmasıyla ilgili raporu soruldu. Taner Yıldız bu soruyu şöyle cevapladı: “Herkes taş olduğunu görmüyor, bir tane haberi yapan gazete görüyor. Böyle bir şey olmaz. Birçok teknik detayı var. Rakamların önemli bir kısmı yanlış, `8 bin ton civarında kömür taş olarak dışarı atılmıştır.` deniyor. Hayır, her kalorifik değerin karşılık geldiği rakamlar ayrı ve kullanılacakları yerler ayrı. Bir kısmı termik santralde kullanılıyor. Oradaki yaklaşık 1 milyon tona yakın kömürün termik santralde kullanıldığı yazmıyor.”


07 Ocak 2015 Çarşamba  02:19

Zaman

Manşet - Erdoğan, devlet içinde ayrı bir devlet kuruyor


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`a istihbarat toplama ve örtülü ödenek kullanma yetkisi verilmesine tepki gösterdi. Demirtaş, Erdoğan`ın devlet içinde ayrı bir devlet kurduğunu söyledi. Demirtaş, partisinin il başkanları toplantısında Meclis Genel Kurulu`nda kabul edilerek yasalaşan iç güvenlik paketi üzerinden iktidara ve Cumhurbaşkanı Erdoğan`a yüklendi. Yalnızca Başbakanlık tarafından kullanılan örtülü ödeneğin, Cumhurbaşkanlığı`na da tahsis edilmesine tepkiliydi. “Sarayın istihbarat yetkisi almış özel ordusu var, gizli örtülü özel bütçesi var. Yani devletin içinde tek kişilik ayrı bir devlet kurmuş durumda.” diyen Demirtaş, “Ola ki iktidarı kaybederlerse parlamentoya bağlı olmayan, hesap vermeyen denetlenemeyecek bir liderlik dikta yönetimi oluşturmak istiyorlar. Bugünden onun hazırlığını yapıyorlar. Güvenlik yasası bunun özel yasası idi. Örtülü ödenek özel bütçesidir. İstihbarat yetkisi ve kurduğu özel ordu onu koruyacak özel güvenlik birimidir. Yani özel devlet. Şu anda kendi özerkliğini ilan etmiş durumda. Bu devlet içinde özerk bir yapı olarak orada Yenimahalle`de bir sarayda yaşıyor. Kendisini eleştirdiğimiz zaman da sen misin eleştiren deyip hakaretler yağdırıyor. Tetikçisi olan para ile tuttukları gazeteciler akşamları televizyonlarda, gündüz köşelerinde bizlere hakaret ve tehditler yağdırarak geri adım attırmaya çalışıyorlar.” dedi. ERDOĞAN`IN CİDDİYETSİZ TUTUMUYLA SÜREÇ İLERLEMEZ! Selahattin Demirtaş`ın gündeminde seçim süreci de vardı. Çözüm sürecinde hükümetin kendilerini suçladığını aktaran Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu`na, “Hangi demokrasi paketini getirdiniz biz engel olduk?” diye sordu. AKP`nin Meclis`ten geçirdiği yasa ile sürecin sabote edildiğini anlatan Demirtaş, “Aman diyorlar Sayın Erdoğan`ı eleştirmeyin. Öfkelenince çözüm süreci anında duruveriyor! Atılması gereken bütün adımlarda geri plana itiliyor. Düşünün ki bir ülkenin barışı bir tek insanın bir tek adamın psikolojisine ve ruh haline bağlı durumuna gelmiş. Evlatlarınızın ölüp ölmeyeceğine cumhurbaşkanının psikolojik durumu karar veriyor ruh hali karar veriyor. Yani barış onun psikolojisine bağlı. Biz böyle yaptık diye psikolojisini bozduk diye süreci engellemiş oldu. Bu kadar basit, ciddiyetsiz, lakayt bir tutumla bu ülke yönetilemez çözüm süreci falan ilerleyemez.” dedi.


29 Mart 2015 Pazar  02:50

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

polis cengiz bilgiç haberleri  10 ocak fox tv ana haber izle okan karaca  fox tv dünkü filmler 03 24 2013  30temmuz 2009 atv ana haber bülteni video izle  sabah deneme sınavın cevap anahtarları  03matı  erdoğanın askere anneler günü süprizi neydi  kağıthanede sokak tartışması  24 03 1992  kağıthanede sokak tartışması  damat 50 gelin 29 yaşında  15 haziran 2009 yeni asır gazetesi arsiv  28 nİsan 2009 akşam gazetesi öss denemesİ  28 nisan 2009 haberlerİ  atv haber arşivi 14 12 2006  fox tv haber arşivi 15 02 2010  de5aralıktaki kaza  çukurova gazetesi 30 ocak 2009 çukurova eki  03 12 3009 selim dindar toprağa verildi  yurtlar arası  olay tv ana  16 ekim fox ana haber bülteni izle