Bulunan Haber Sayısı: 434
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Okulda muhalif gazete yasak: Öğretmen getiriyor müdür çöpe atıyor


17 Aralık sonrası Milli Eğitim`de başlayan müdür tasfiyeleri, okulda yasak olarak meyvesini verdi. Yandaş müdürler, okullara muhalif gazetelerin getirilmesini yasakladı. Pek çok okulda durum şu: Öğretmen derse girince, müdür öğretmenler odasındaki gazeteleri toplayıp çöpe atıyor. Meydan Gazetesi`nin haberine göre, 17 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrası Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) da tasfiye modasına uydu. Temmuz 2014`te 7000 okul müdürünün tasfiye edilmesinin ardından yapılan atamalarla müdürlerin yüzde 81`i hükümete yakın Eğitim Bir Sen üyesi oldu. Ancak bu kez okulda baskı ve yasak dönemi başladı. Kanunen hiçbir engel olmadığı halde birçok okul müdürü, öğretmenleri okula muhalif gazete getirmemeleri yönünde uyarıyor. Bazı okullarda durum tehdit ve baskılara kadar vardı. Okullarda gazete savaşları başladı. Bazı müdürler, öğretmenlerin derste olduğu saatlerde öğretmenler odasına dalarak topladığı gazeteleri çöpe atıyor. Çöpe atılan gazeteler arasında Zaman, Sözcü, Cumhuriyet, Hürriyet ve Meydan da bulunuyor. En son 12 Eylül döneminde okulda okunacak gazetelerin belirlenmesi Talim Terbiye Kurulu iznine bağlanmıştı. Darbe dönemindeki uygulamalar geri döndü. İstanbul`un farklı 4 ilçesindeki okulda yaşanan durumu öğretmenler anlattı: TEPKİ GÖSTERDİK KAZANDIK Beşiktaş`ta bir ilköğretim okulunda çalışıyorum. Öğretmenler odasında toplantıdaydık. Müdür bey, “Bundan böyle muhalif gazeteler masanın üzerinde durmasın” dedi. Bunun üzerine öğretmen arkadaşların çoğu “Böyle bir anlayış olamaz. Hangi gerekçeyle?” diye karşı çıktı. Bunun üzerine müdür bey geri adım attı. GAZETELERİ ÇÖPE ATIYORLAR 3 yıldır Üsküdar`da bir ilköğretim okulunda çalışıyorum. 17/25 Aralık yolsuzluk operasyonuna kadar her öğretmen istediği gazeteyi okula getirebiliyordu. İsteyen de istediği TV kanalını öğretmen odasında izleyebiliyordu. Ancak son bir yıldır bizim müdüre bir şeyler oldu. Bir gün müdür öğretmenleri topladı. “Okula gazete getirmek yasak” dedi. Fakat biz öğretmenler yasakçı tavra sert karşılık verince müdür geri adım atmak zorunda kaldı. Müdür bey pes etmedi. Bu kez gazete getirenlerle birebir konuşarak ikna etme yolunu seçti. Yasağın gerekçesini sorduğumuzda “Öyle olması gerekiyor” diyerek kestirip atıyor. Biz de gazete getirmeye devam ediyoruz. Geçen gün bir arkadaşın getirdiği muhalif Sözcü gazetesini çöpe attılar. Konuyla ilgili 15.03.2015`te BİMER`e şikâyet dilekçesi yazdık. Yazı önce İstanbul Valiliği`ne sonra da İl Milli Eğitim`e gitti. En son ilçe kaymakamlığına gönderildi. Hâlâ cevap yok. CUMHURBAŞKANI`NIN KULAĞINA GİTMİŞ ÇOK KIZMIŞ Başakşehir`de Eğitim Bir Sen üyesi bir müdürün yönettiği okulda öğretmenim. Müdür bey sene başında “Okula muhalif gazete getirmeyin” diye uyardı. Birkaç arkadaş karşı çıktık. İlginç olan okulun güvenlik görevlisini tembihlemiş müdür bey. Güvenlik görevlisi gazete getirmemem konusunda senenin başından beri beni birkaç kez uyardı. Bir defasında ise “Cumhurbaşkanımızın kulağına gitmiş çok kızmış buraya gelecekmiş. Ben senin iyiliğin için diyorum, sen sıkıntı yaşama” diye uyardı. En son dinlemeyince müdür bey kendisi de söyledi. “Bu, propagandaya girer okula fazla gazete getiriyorsunuz” dedi. Ben de “Böyle yasal bir engel yok” dedim. Okulda bazen öğretmenler odasındaki gazeteler kayboluyor. Kimse bilmiyor nereye gittiğini. GAZETE GETİRMEYECEĞİMİZE DAİR İMZA TOPLADILAR İstanbul Arnavutköy`de bir İmam Hatip`te öğretmenim. Müdür bey muhalif gazetelerin getirilmesini yasakladı. Öğretmenler odasına üç farklı zamanda gelerek “Muhalif gazete gelmesin. Bu masanın üzerinde görmeyim” diye uyarıda bulundu. Tabii biz baskıya boyun eğmedik. Bu sefer müdür bey “Giderken gazetenizi götürün okulda kalmasın. Gerekirse yasal süreç başlatıp soruşturma açarız. Hepimiz memuruz, işinizden olmayın” diye açık açık tehdit etti. Bu da işe yaramayınca müdür beyden imzalı bir kâğıt geldi öğretmenler odasına. “Öğretmenler odasında gazete bulundurmayacağım” diye imza atmamız istendi. Öğretmenlerin bazıları buna imza atmadı. Şu an okulda gazete okumaya devam ediyoruz. Bazen derse gidiyoruz. Dönüyoruz gazeteler toplanıp çöpe atılmış.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  08:18

Zaman

Manşet - `Karalama kampanyasını kınıyoruz hakaretlere son ver`


Dünyanın en köklü gazetecilik örgütlerinden Uluslararası Basın Enstitüsü, Erdoğan ve AKP hükümetinin Hürriyet gazetesine yönelik saldırılarına karşı bir bildiri yayınladı. Tüm yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalanan bildiride “Karalama kampanyasını kınıyoruz. Hakaretlere son verin, kurumlardan özür dileyin.” denildi. Dünyanın en köklü ve yaygın gazetecilik örgütlerinden olan Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümetine seslenip Doğan Medya Grubu ve Hürriyet`e karşı sürdürülen karalama kampanyası ve hakaretlere son verilmesi çağrısı yaptı. 120 ülkeden üyesi bulunan, dünyanın önde gelen medya kuruluşlarının yayın yönetmenleri ve editörleri tarafından imzalanan bildiride “Karalama kampanyasını kınıyoruz. Doğan ve Hürriyet`ten özür dile.” denildi. Bildiride, hurriyet.com.tr`de 16 Mayıs`ta “Dünya şokta! Yüzde 52 oy alan Cumhurbaşkanı`na idam” başlığıyla Mısır`ın bir önceki Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için verilen idam kararının duyurulduğu ve o günden beri Erdoğan`ın eleştirilerinin ve ardından AKP`nin bazı destekçilerinin Doğan Medya Grubu`nu hedef aldığı belirtildi. Tutuklama talepli suç duyurularına varan kampanyayı kınayan örgüt, Türkiye`de `basın özgürlüğünün son 10 yılda bir dizi darbe yediğini` gözler önüne serdi. IPI İcra Direktörü Barbara Trionfi, `Türkiye`deki IPI üyeleri ve birçok meslektaşlarının susmayı seçmesine neden olan korku iklimine karşın bağımsız, eleştirel gazetecilik yapmaya çalışan tüm gazeteciler, editörler ve yayıncılar konusunda çok endişeli olduğunu` söyleyip bu baskının diğer gazetecileri sansüre zorladığını kaydetti. `HÜRRİYET`TEN ÖZÜR DİLE` Cumhurbaşkanı ile Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun açıklamalarının yanı sıra Erdoğan`ın eski metin yazarı ve AKP milletvekili adayı Aydın Ünal, Erdoğan`ın başdanışmanı Yiğit Bulut, Başbakan Yardımcısı Süleyman Soylu ve Hürriyet yöneticilerinin tutuklanmasını isteyen AKP milletvekili aday adayı Resul Kurt`un beyanları ile suç duyurularına ve tazminat davalarına atıfta bulunuldu. Bildiride şu ifadeler kullanıldı: “Erdoğan`ın suçlamaları ve taraftarlarınca başlatılan kampanya, özellikle Türkiye 7 Haziran genel seçimlerine gidiyorken, abes olduğu kadar, tehlikelidir de. Cumhurbaşkanı Erdoğan`ı kendisini eleştirenleri hedeflemek için kullandığı hakaretle ilgili mevzuata bağlılığına son vermeye; Doğan Medya Grubu ve Hürriyet`ten özür dilemeye çağırıyoruz. Aynı şekilde, seçimlerde aday olanlar dahil AKP üyelerini de, bu kampanyayla aralarına mesafe koymaya ve bağımsız medyayı, hele ki böyle sorumsuz bir tavırla hedeflemekten kaçınmaya davet ediyoruz. Son olarak Türk savcılarına, söz konusu başlığı gerekçe göstererek gazetecileri hedef alan o absürt suç duyurusunu reddetme çağrısında bulunuyoruz.” IPI, 1950`de basın özgürlüğünü ve gazetecilik pratiklerini geliştirmek üzere kuruldu. ABD`de yayın yapan Miami Herald gazetesinin dünya editörü ve IPI`nin başkanı John Yearwood`un yanı sıra Bangladeş, İskoçya, İsviçre, Avusturya, Norveç, Katar, İngiltere, Kenya, Arjantin, Güney Afrika, Almanya, Japonya, Ürdün, Azerbaycan, Hindistan, Finlandiya, Rusya gibi birçok ülkenin en etkili gazetecileri dünkü bildiriye imza attı.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  03:07

Zaman

Manşet - RSF: Medya çoğulculuğuna saygı, demokratik seçimler için şart


Savcı Serdar Coşkun`un muhalif medya kuruluşlarının susturmasına yönelik talimatına tepki gösteren uluslararası kuruluşlar arasına, Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü de katıldı. Tüm dünyada medya özgürlüğü için mücadele veren Paris merkezli örgüt, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`nın, birçok muhalif medya organının yasaklanmasını istemesini eleştirdi. RSF, 7 Haziran`daki parlamento seçimlerine iki hafta kala hükümetin bağımsız medyaya yönelik yıldırma girişimlerini de listeleyerek kınadı. RSF Programlar Direktörü Lucie Morillon, “Seçimlere günler kala yetkililerin, seçimlerin demokratik tarzda gerçekleşmesinin bir şartı olarak, medya çoğulculuğuna saygı göstermeleri temel önem taşıyor.” dedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`nın girişimini endişeyle karşılayan RSF, yaptığı yazılı açıklamada, “Girişim kabul görmesi halinde, birçok kanalın kamuya ait uydular üzerinden yayın yapmaları engellenerek yayın çeşitliliğine korkunç bir darbe indirilmiş olacak.” dedi. RSF, Türkiye`de ve uluslararası alanda büyük tepki çeken söz konusu girişimin, iktidarın bir numaralı düşmanı haline gelen Hizmet Hareketi`ne yönelik baskıların arttığı bir dönemde geldiğini bildirdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`nın, Ulaştırma Bakanlığı`na bağlı Türksat Genel Müdürlüğü`ne bir yazı göndererek, aralarında Samanyolu TV ve Bugün TV`nin de olduğu medya organlarının uydudan yararlandırılmamasını istediği 18 Mayıs`ta kamuoyuna yansımıştı. Bu skandal talimata Avrupalı önde gelen siyasilerin yanı sıra Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) sert şekilde tepki göstermişti.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  03:25

Zaman

Manşet - Cumhurbaşkanlığı 5 yeni zırhlı araç siparişi yaptı


AK Saray filosundan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez`e bir zırhlı araç verilirken aynı anda 5 yeni zırhlı araç siparişi yapıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`ın Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez`e zırhlı Mercedes vermesi dikkatleri Saray`ın araç filosuna çevirdi. Millet Gazetesi`nin haberine göre, Başbakanlık`tan ayrılırken 61 aracı Cumhurbaşkanlığı Sarayı`na götüren Erdoğan`ın kullanımında toplamda 107 araç bulunuyor. Bunların 21`i, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`den kalma. Bu yıl içinde de 25 yeni makam aracı alındı. Saray filosundan Mehmet Görmez`e verilen zırhlı Mercedes`ten sonra Erdoğan`a 5 zırhlı makam otomobili daha alınacak. Toplam araç filosu ise sadece 1 eksilerek 106 olacak. Bu arada AK?Saray`daki araçların aylık benzin giderinin 300 bin lira dolayında olduğu belirtildi. Bu rakama Saray`a servis hizmeti veren araçların dahil olmadığı belirtildi. SARAY`IN FİLOSU - Başbakanlık`tan götürülen 20`si binek 2`si zırhlı toplam 61 - 2015 bütçesiyle alınan 12`si binek, 2`si zırhlı toplam 25 - 11. Cumhurbaşkanı Gül`den kalan 5`i binek 2`si zırhlı toplam 21 - Minibüs, panelvan dahil edildiğinde toplam 107 araç bulunuyor.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  09:30

Zaman

Manşet - Gaziden yoksul öğrencilere `ibretlik` yardım


Devlet adamlarımız ve bürokratların lüks makam aracı tutkusunun artarak sürdüğü ülkemizde, başından vurularak tekerlekli sandalyeye mahkum olan gazinin yoksul öğrencilere yardımları `ibret olsun` dedirtiyor. ÇATIŞMADA?BAŞINDAN?VURULDU Millet Gazetesi`nin haberine göre, Hakkari`de 1995 yılında, Dağ Komando Taburu`nda uzman çavuş olarak görev yapan Sebahattin Aslan (47), PKK`lı teröristlerle girilen çatışmada başına isabet eden bir mermiyle ağır yaralandı. 20 yıl boyunca 13 ameliyat geçiren Aslan, tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. ENGELLER?ONU?DURDURAMADI Adana`daki evinin önünde atık kağıt toplayan çocukları görünce, boş oturmak yerine vatana ve millete hizmet etmek için kolları sıvadı. Tekerlekli sandalyesiyle sokaklarda kağıt toplayan Aslan, bir dernek kurdu ve 3 yılda yoksul öğrencilere 100 bin liralık yardım yaptı. YOKSULLARA?YARDIM?EDİYOR 3 yılda 35 bin öğrenciye kırtasiye, ve giyecek yardımında bulunan Adanalı terör gazisi Sebahattin Aslan “Çocuklar beni hayata bağlıyor” dedi.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  09:30

Zaman

Manşet - Rekabet Kurulu kilitlendi


Başkan ve iki üyesinin görev sürelerinin dolmasının ardından yeni isimler netleşmeyince Rekabet Kurulu karar alma yeter sayısını kaybetti. Özellikle rekabet ihlalleri için soruşturma ve yaptırım kararları alınamıyor. Rekabet Kurulu Başkanı Nurettin Kaldırımcı ve üyeler Kenan Türk ile Murat Çetinkaya`nın görev süresinin dolmasının ardından 7 üyeli kurul 4 kişiye düşerek karar alma yeter sayısını kaybetti. Kurul, nisan başından bu yana toplanamıyor. Otomatik onay süreci Bugün Gazetesi`nin haberine göre, hisse devirlerinde Rekabet Kurulu`ndan onay almak zorunda olan şirketler, başvuru süresi 30 günü doldurduğu ve karar alınmadığı takdirde otomatik olarak onay elde etmiş oluyor. Bu kapsamda çok sayıda şirket hisse devri doğrudan onaylanırken, Migros`taki hisse devri zorunlu uzatmaya takıldı. Migros için özel formül Büyük kapsamlı bir devir yapılacağı ve devre itiraz bulunduğu için yasal sorun yaşamaktan çekinen Rekabet Kurumu, onay süre bitiminde otomatik olarak alınmasın diye devri, sorunlu devirler için uygulanan “nihai inceleme” kapsamına aldı. Migros`un hisselerinin Anadolu Endüstri Holding ile İngiliz BC Partner arasında eşit paylaşımı için ticari anlaşma yılbaşından bu yana hazır durumdayken, devre onay süreci beklemeye girdi. Operasyon endişesi var Ayrıca rekabet ihlalleri için ön inceleme ve soruşturma açılması da Kurul kararı gerektirdiğinden, ihlaller için yaptırım uygulanamıyor. Böylece ihlale açık hale gelen piyasada, ilgili sektör temsilcileri arasında “Bu ortamda bazı şirketler için operasyonlar olabilir mi” endişesinin doğduğu ifade edildi. Canikli`nin tercihi Maliye Atanacak üç üye için isim bildirecek üç kurumdan ikisi adaylarını gösterdi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı`nın Maliye kökenli Bakan Nurettin Canikli nedeniyle Maliye bürokratı önerdiği ileri sürüldü. Bakanlık atanacak bir kişilik kontenjan için iki isim bildirirken, Yargıtay`ın kontenjan için üyelik süresi sona ermiş olan Kenan Türk`ü yeniden aday gösterdiği ifade edildi. TOBB atamasında başkanlık sıkıntısı TOBB kontenjanından atanacak üye konusunda sıkıntı yaşandığı, Kurul çalışamaz hale geldiği halde isim bildirilmediği öğrenildi. TOBB kontenjanından üye olarak atanacak ismin Kurul Başkanı olarak da görevlendirilmesinin planlandığı kaydedilirken, hükümetin bu atamada söz sahibi olmak istediği için sürecin uzadığı iddia edildi. Bilindiği gibi Kaldırımcı da TOBB kontenjanından atanmıştı.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  08:54

Zaman

Manşet - MHP`li Zühal Topcu: 1 milyon çocuk suça sürüklendi


Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Zühal Topcu, okul çağında olup da suça sürüklenen çocuk sayısının 1 milyon civarında olduğunu ancak MEB`in hiçbir adım atmadığını belirtti. Bugün Gazetesi`nin haberine göre, MEB`in kendi yandaşlarına kadro temin etme derdinde olduğunu ifade eden Topcu, “MEB herkese diz çöktürme, korku imparatorluğu oluşturma derdinde. Okullardaki şiddet olaylarının önüne geçilememektedir. Eğitimde başarı çok düşük. Okullar Malum-Sen`in yoğun baskısı altında. Öğretmenler sendikalarını değiştirip, Malum-Sen`e geçmeleri için baskı altına alınmaktadır” şeklinde konuştu. YÜZÜNE BULAŞTIRDI Cumhurbaşkanı ve hükümetin Türk okullarını kapattırma çabasını eleştiren Topcu, Anayasa`nın 42. maddesine göre eğitim dilinin Türkçe olduğunu vurguladı. “Milli Eğitim Bakanı`na soru önergeleri, gensoru vermemize rağmen Kürtçe eğitim veren okullar kapatılamamış ve karneler verilmiştir. Cumhurbaşkanı ve hükümete sesleniyorum. `Yeni vakıf kurup Afrika`daki okulları kapatacağız` diyeceğinize, gidin Güneydoğu Anadolu`daki Kürtçe eğitim veren kaçak okulları kapatın” dedi. Hükümetin eğitimde sistematik iyileştirme yapma yerine sorun olarak gördüğü dershaneleri kapatmayı seçtiğini ve eline, yüzüne bulaştırdığını anlattı. TAM BİR FİYASKO “Dershaneleri kapattılar. Ne oldu şimdi; sorun çözüldü mü, başarı arttı mı, sistem mükemmel hale mi geldi? Okullarda kurslar açtılar. Acaba bu açtıkları kurslar ne alemde. Tam bir fiyasko” dedi. TALİMAT ANAYASA İHLALİ Ankara`da bir savcının muhalif medyayı susturma talimatının Anayasa ihlali olduğunu da vurgulayan Topcu, bu medya kuruluşlarının, yasal ve hukuka uygun olarak yıllardır hizmet verdiğinin altını çizdi. “Bu demokrasinin askıya alınması, Türkiye`yi 1930`ların Almanya`sı haline getirmek demektir. Ama böyle bir kepazeliğe izin verilmeyeceğini de herkesin bilmesi gerekir” dedi. YANDAŞLIK EN EMEK KRİTER MEB`de partizanlığın zirve yaptığını dile getiren Topcu, bir zamanlar okullarda görev yaparken, dershanelerle öğrenci başına belli ücret karşılığı iş yapanların şimdi eğitimde ahkam kestiğini söyledi. Okul idarecilerinin atamalarında tek kriter olarak yandaşlığın temel alındığını ve milli eğitimin siyasallaştırıldığını vurguladı.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  08:36

ntvmsnbc

Magazin - Ünlü gazeteci Bradlee öldü


Richard Nixon`ın istifa etmesiyle sonuçlanan Watergate skandalını ortaya çıkaran The Washington Post`un o zamanki genel yayın yönetmeni Ben Bradlee hayatını kaybetti.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  05:21

Zaman

Manşet - `IŞİD, asker ve silah transferini Akçakale`den yapıyor` iddiası


Amerikan haber sitesi The Daily Beast, IŞİD`in insan ve silah transferini Şanlıurfa`nın Akçakale ilçesinde bulunan gümrük kapısından kolaylıkla yaptığını yazdı. Jamie Dettmer imzalı haber, sitede “IŞİD bombalarını nerede alıyor?” başlığıyla yer buldu. Yüzlerce kilometrelik Türkiye-Suriye sınırındaki diğer geçişlerde durumun aynı olmadığına dikkat çekilen haberde, Kilis ve Kobani sınırındaki Suruç`ta ise adeta kuş uçurtulmadığını yazdı. İlçedeki kaçakçılarla konuşan ve bölgedeki izlenimlerini aktaran Amerikalı gazeteci, sınırın hemen ötesindeki Tel Abyad`a geçişler karşısında Türk görevlilerin “oralı olmadığını” ve yetkililerce kapatıldığı söylenen sınır kapısının IŞİD`e katılımların ve el yapımı silahların geçişi için adeta suyoluna döndüğünü iddia etti. Türkiye`nin NATO`nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu hatırlatan Dettmer, “NATO`yu kendinden menkul ilk cihatçı devlet (IŞİD) ile ayıran bu sınır kapısında asker ve silah kaynadığını düşünebilirsiniz. Ancak buradaki sahneyi Peter Sellers`in tehditkâr bir küçük devleti konu alan eski komedi filmi Kükreyen Fare`ye benzetmek hiç de abes olmaz.” ifadelerini kullandı. Dettmer, “IŞİD`in fiili başkentine en yakın sınır kapısına hoş geldiniz!” diyerek, bölgedeki durumu alaya aldı. Amerikalı gazeteciye konuşan savunma uzmanı Darren White ise, “Kalınlığı ve çaplarına bakıldığında boruların havan topu üretiminde kullanılması mümkün.” dedi. 25 yıl İngiliz ordusunda çalışan White, “Ancak boruların el yapımı patlayıcılar ve boru bombası yapmak için kullanılıyor olmaları daha muhtemel. Irak ve Suriye`de bu tip el yapımı patlayıcılar görüldü.” diye konuştu.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  02:31

Zaman

Gündem - Karalama kampanyasını kınıyoruz hakaretlere son ver


Dünyanın en köklü gazetecilik örgütlerinden Uluslararası Basın Enstitüsü, Erdoğan ve AKP hükümetinin Hürriyet gazetesine yönelik saldırılarına karşı bir bildiri yayınladı. Tüm yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalanan bildiride “Karalama kampanyasını kınıyoruz. Hakaretlere son verin, kurumlardan özür dileyin.” denildi. Dünyanın en köklü ve yaygın gazetecilik örgütlerinden olan Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümetine seslenip Doğan Medya Grubu ve Hürriyet`e karşı sürdürülen karalama kampanyası ve hakaretlere son verilmesi çağrısı yaptı. 120 ülkeden üyesi bulunan, dünyanın önde gelen medya kuruluşlarının yayın yönetmenleri ve editörleri tarafından imzalanan bildiride “Karalama kampanyasını kınıyoruz. Doğan ve Hürriyet`ten özür dile.” denildi. Bildiride, hurriyet.com.tr`de 16 Mayıs`ta “Dünya şokta! Yüzde 52 oy alan Cumhurbaşkanı`na idam” başlığıyla Mısır`ın bir önceki Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi için verilen idam kararının duyurulduğu ve o günden beri Erdoğan`ın eleştirilerinin ve ardından AKP`nin bazı destekçilerinin Doğan Medya Grubu`nu hedef aldığı belirtildi. Tutuklama talepli suç duyurularına varan kampanyayı kınayan örgüt, Türkiye`de `basın özgürlüğünün son 10 yılda bir dizi darbe yediğini` gözler önüne serdi. IPI İcra Direktörü Barbara Trionfi, `Türkiye`deki IPI üyeleri ve birçok meslektaşlarının susmayı seçmesine neden olan korku iklimine karşın bağımsız, eleştirel gazetecilik yapmaya çalışan tüm gazeteciler, editörler ve yayıncılar konusunda çok endişeli olduğunu` söyleyip bu baskının diğer gazetecileri sansüre zorladığını kaydetti. `HÜRRİYET`TEN ÖZÜR DİLE` Cumhurbaşkanı ile Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun açıklamalarının yanı sıra Erdoğan`ın eski metin yazarı ve AKP milletvekili adayı Aydın Ünal, Erdoğan`ın başdanışmanı Yiğit Bulut, Başbakan Yardımcısı Süleyman Soylu ve Hürriyet yöneticilerinin tutuklanmasını isteyen AKP milletvekili aday adayı Resul Kurt`un beyanları ile suç duyurularına ve tazminat davalarına atıfta bulunuldu. Bildiride şu ifadeler kullanıldı: “Erdoğan`ın suçlamaları ve taraftarlarınca başlatılan kampanya, özellikle Türkiye 7 Haziran genel seçimlerine gidiyorken, abes olduğu kadar, tehlikelidir de. Cumhurbaşkanı Erdoğan`ı kendisini eleştirenleri hedeflemek için kullandığı hakaretle ilgili mevzuata bağlılığına son vermeye; Doğan Medya Grubu ve Hürriyet`ten özür dilemeye çağırıyoruz. Aynı şekilde, seçimlerde aday olanlar dahil AKP üyelerini de, bu kampanyayla aralarına mesafe koymaya ve bağımsız medyayı, hele ki böyle sorumsuz bir tavırla hedeflemekten kaçınmaya davet ediyoruz. Son olarak Türk savcılarına, söz konusu başlığı gerekçe göstererek gazetecileri hedef alan o absürt suç duyurusunu reddetme çağrısında bulunuyoruz.” IPI, 1950`de basın özgürlüğünü ve gazetecilik pratiklerini geliştirmek üzere kuruldu. ABD`de yayın yapan Miami Herald gazetesinin dünya editörü ve IPI`nin başkanı John Yearwood`un yanı sıra Bangladeş, İskoçya, İsviçre, Avusturya, Norveç, Katar, İngiltere, Kenya, Arjantin, Güney Afrika, Almanya, Japonya, Ürdün, Azerbaycan, Hindistan, Finlandiya, Rusya gibi birçok ülkenin en etkili gazetecileri dünkü bildiriye imza attı. KAMİL ARLI İSTANBUL


23 Mayıs 2015 Cumartesi  02:14

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  

29oc  02 08 2009 atv ana haber izle  15 9 2010 posta gazetesi ege eki  milliyet ankara eki arşivi 25ocak 2010  19 mayıs 2009 tatili  kuşadası beledi  17 10 2010 tv 41  31 12 2  5 temmuz sakarya03 2009 izle metin2  kanal d dunku ana haber video  narhapisiparis net  öteki n 2012  atatürk ve hg wels  yegan perİm  aks  konya ovası  atv haber arşivi 26mayıs2005 haberleri izle  29nisan 2009 tarihli resmi gazete eki  25 mayıs tarihli  ötv indirimi haberleri 200api gen tr  ankara yıldız kız futbol  İzmİt derince devlet hastanesi