Bulunan Haber Sayısı: 314
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - İBB ekipleri Zaman gazetesi tabelasını söktü


İstanbul Büyükşehir Belediyesi`ne (İBB) bağlı ekipler, gece saatlerinde Mecidiyeköy`de bulunan Zaman gazetesi bürosunun tabelasını söktü.İBB ekipleri gece saat 03.00 sıralarında Mecidiyeköy Merkez Caddesi üzerinde bulunan Zaman gazetesi bürosunun da bulunduğu binanın önüne geldi. İş makineleri yardımıyla Zaman gazetesi tabelasını söken ekipler binada bulunan başka şirketlere ait tabelaları da indirdi. Herhangi bir açıklama yapmayan yetkililer söktükleri tabelaları kamyonetlere yükledi.


26 Temmuz 2014 Cumartesi  05:26

Zaman

Gündem - Bu dönemdeki baskıyı sıkıyönetimlerde gördüm


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, siyasilerin basına müdahalesinden dert yandı.Basının zor bir imtihan verdiğini vurgulayarak, “Ben bu dönemi sıkıyönetim dönemlerinin bazılarında gördüm. Neden bu kadar baskı var?” diye sordu. Gazetecinin her zaman gerekli olduğuna işaret eden Olcayto şu örneği verdi: “Mesela Sayın Başbakan, basından hep şikâyet ediyor ama öte yandan da her gün televizyonların, gazetelerin başköşesinde. Yani gazeteciler olmazsa kiminle duyuracak fikirlerini?”Cihan Dergi`nin sorularını cevaplayan Turgay Olcayto, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Turgut Özal ve darbe dönemlerinde gazetecilik yapan bir isim. Tecrübeli gazeteci yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi: “Adnan Menderes`in basınla sıkıntıları oldu. O aralar Hüseyin Cahit Yalçın hapse girdi, Ahmet Emin Yalman vuruldu. Bunlar münferit olaylardı. Menderes bir ara sendikayı kapatmaya kalktı, çok kızdı. Sonra vazgeçti. Yine Demirel dönemi gazeteciler için rahat bir dönemdi, Özal dönemi de. Ama şu an öyle değil. Ben, böyle sistemli bir şekilde basın üzerine oynandığı bir dönem hatırlamıyorum.” Gezi olayları ve 17 Aralık sonrası gazetecilere baskının iyice arttığını belirten TCG başkanı şöyle konuştu: “Basın özgürlüğü halkın hakikatleri öğrenme, doğru haber alma hakkıdır. Türkiye`de bu maalesef yapılamıyor. Haber karartılıyor, habere yasak konuluyor. Bilhassa ana akım medyada bazı haberleri hiç göremiyorsunuz.”


26 Temmuz 2014 Cumartesi  02:07

Zaman

Manşet - Zulmetmeyin, bayramı bu millete zehir etmeyin


Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı Çağlayan Adliyesi önünde bekleyen polis yakınlarını ziyaret etti. Ziyareti sırasında bir açıklama yapan Dumanlı `adalet` vurgusu yaptı.Türkiye`de yıllardan beri siyasetçilerin `üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü`diye nutuk attığını hatırlatan Dumanlı, `Önce bir mahkeme kurup bir kanun çıkaracaksınız sonra çıkardığınız kanun varolmayan bir davaya mesnet olacak. Olmayan bir mahkemenin üzerinden yeni bir mahkeme kurduktan sonra O kurduğunuz mahkemeye bilinen ve seçilmiş 10 küsur bin insanın arasından bilinen ve seçilmiş hakimleri ve savcıları atayacaksın, sonra sahur vakti baskın yapacaksın insanların sahur yapmasına bile müsade etmeyeceksin, sonra yıllarca devlet vazifesi yapmış insanlara kelepçe takacaksın. bunlar devrim kanunlarında, İstiklal mahkemesi gibi hukuk tanımayan, kanun tanımayan, nizam tanımayan, adalet tanımayan üstünlerin hukukuyla emirle ve talimatla insanlara ceza veren mahkemeler de olabilir.` şeklinde konuştu.Geçtiğimiz Salı günü sahur operasyonuyla gözaltına alınan polis yakınlarının Vatan Emniyet Müdürlüğü önündeki nöbeti İstanbul Adalet Sarayı önünde devam ediyor. Gece geç saatlerde aileleri ziyaret eden Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, hukukun önemli bir eşikten geçtiğini söyledi. Bir kaç gündür yapılan muamelelerden rahatsız olduğu için ailelerin yanına gelmek istediğini söyleyen Dumanlı, `Şimdi başta sayın başbakan olmak üzere, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ olmak üzere ve elini vicdanına koyan yıllardan beri üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü diye nutuk atanlara buradan mahşeri vicdanın yaralandığını söylemek için geldim.` dedi.BU İNSANLARIN PARALEL OLDUĞUNU NEREDEN BİLİYORSUNUZ?Zaman Gazetesi`nin gözaltına alınan polislere sahip çıkmasını eleştrenlere cevap veren Dumanlı, `Birde şöyle bir şey uyduruyorlar; Zaman Gazetesi başta olmak üzere neden bu insanlara bu kadar sahip çıkılıyor? Önce şunu belirtmek lazım yüz küsur emniyet mensubunu alıyorsunuz ve anlına paralel diye bir yafta yapıştırıyorsunuz. Önce bunun hesabını verin. Bu insanların paralel olduğuna dair, bu insanların herhangi bir cemaate mensup olduğuna dair ne biliyorsunuz? Elinizde hangi somut şeyler var? İnsanları Önce yaftalayıp sonra cezalandırmaya kalkarsanız bunun adı despotluktur. bunun adı diktatöryadır. Bunun adı hukuksuzluktur.` dedi.GÖZALTINA ALINAN POLİSLER ARSINDA HER FİKİRDEN İNSAN VARGözaltına alınan insanlara paralel yaftası yapıştırıldığını ifade eden Dumanlı, `Ben inanıyorum ki burada gözaltına alınan insanların, yapılırken de hukukuna tecavüz edilen insanların arasında her fikirden, her düşünceden, her inançtan emniyet mensubu vardır. Ama o insanları dar bir çerçeveye sıkıştırarak, o insanların alınlarına bir yafta koyarak en baştan suçluymuş gibi muamele ederek insanlar hakkında hukuk dışı işler yapılıyor. Hukuk maalesef çok çetin bir sınavdan geçmektedir. Bu sınav içinde yer alan hakimlere savcılara sesleniyorum; yıllardan beri bu ülkenin başbakanı, yıllardan beri bu ülkenin siyasetçileri hukukun üstünlüğü esastır, üstünlerin hukuku esas değildir diyorsa, ey hakimler, ey savcılar! Elinizi vicdanınıza koyun üstünlerin buyruklarıyla değil emirleriyle değil talimatlarıyla değil adaletle hükmedin.`ADALETLE HÜKMEDİNSavcı ve hakimlerin çok büyük bir sınavdan geçtiğinin altını çizen Dumanlı, `Eğer adaletle hükmetmesseniz bilin ki bu vicdanları yaralı insanlar, Türkiye`deki bütün yaralı vicdanlar mutlaka bunu hukuk karşısında sizin önünüze koyacaktır. Adalet mülkün temelidir deniyor. Evet adalet mülkün temelidir ama herkes için temelidir. Eğer şu mübarek ramazan gününde kadir gecesi demeden oruç demeden sahur demeden iftar demeden bu memleketin yetiştirdiği çok kıymetli insanlar önce yaftalanarak, gözaltına alınıyorsa, listeler oluşturuluyorsa, haklarında bir kısım tahkikatlar yapılıyorsa insanların adalete duyduğu güven sarsılır. Bunu sarsmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Bu ramazan günde Allah için bayramı milletimize zehir etmeyin. Hakkaniyetten ve adaletten ayrılmayın.`ÇOK YİĞİT EVLATLAR DOĞURMUŞSUNUZEvladı görevini yaptığı için tutuklanan anne ve babalara seslenen Ekrem Dumanlı, `Buradan birde anne ve babalara sesleniyorum. Sizde büyük bir mücadele veriyorsunuz. Allah size sabır versin. Çok yiğit evlatlar doğurmuşsunuz. Allah sizi başımızdan eksik etmesin.`


26 Temmuz 2014 Cumartesi  03:00

Zaman

Manşet - Dumanlı: Üstünlerin hukuku mu hukukun üstlüğü mü?


Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı Çağlayan Adliyesi önünde bekleyen polis yakınlarını ziyaret etti. Ziyareti sırasında bir açıklama yapan Dumanlı `adalet` vurgusu yaptı.Türkiye`de yıllardan beri siyasetçilerin `üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü`diye nutuk attığını hatırlatan Dumanlı, `Önce bir mahkeme kurup bir kanun çıkaracaksınız sonra çıkardığınız kanun varolmayan bir davaya mesnet olacak. Olmayan bir mahkemenin üzerinden yeni bir mahkeme kurduktan sonra O kurduğunuz mahkemeye bilinen ve seçilmiş 10 küsur bin insanın arasından bilinen ve seçilmiş hakimleri ve savcıları atayacaksın, sonra sahur vakti baskın yapacaksın insanların sahur yapmasına bile müsade etmeyeceksin, sonra yıllarca devlet vazifesi yapmış insanlara kelepçe takacaksın. bunlar devrim kanunlarında, İstiklal mahkemesi gibi hukuk tanımayan, kanun tanımayan, nizam tanımayan, adalet tanımayan üstünlerin hukukuyla emirle ve talimatla insanlara ceza veren mahkemeler de olabilir.` şeklinde konuştu.Geçtiğimiz Salı günü sahur operasyonuyla gözaltına alınan polis yakınlarının Vatan Emniyet Müdürlüğü önündeki nöbeti İstanbul Adalet Sarayı önünde devam ediyor. Gece geç saatlerde aileleri ziyaret eden Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, hukukun önemli bir eşikten geçtiğini söyledi. Bir kaç gündür yapılan muamelelerden rahatsız olduğu için ailelerin yanına gelmek istediğini söyleyen Dumanlı, `Şimdi başta sayın başbakan olmak üzere, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ olmak üzere ve elini vicdanına koyan yıllardan beri üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü diye nutuk atanlara buradan mahşeri vicdanın yaralandığını söylemek için geldim.` dedi.BU İNSANLARIN PARALEL OLDUĞUNU NEREDEN BİLİYORSUNUZ?Zaman Gazetesi`nin gözaltına alınan polislere sahip çıkmasını eleştrenlere cevap veren Dumanlı, `Birde şöyle bir şey uyduruyorlar; Zaman Gazetesi başta olmak üzere neden bu insanlara bu kadar sahip çıkılıyor? Önce şunu belirtmek lazım yüz küsur emniyet mensubunu alıyorsunuz ve anlına paralel diye bir yafta yapıştırıyorsunuz. Önce bunun hesabını verin. Bu insanların paralel olduğuna dair, bu insanların herhangi bir cemaate mensup olduğuna dair ne biliyorsunuz? Elinizde hangi somut şeyler var? İnsanları Önce yaftalayıp sonra cezalandırmaya kalkarsanız bunun adı despotluktur. bunun adı diktatöryadır. Bunun adı hukuksuzluktur.` dedi.GÖZALTINA ALINAN POLİSLER ARSINDA HER FİKİRDEN İNSAN VARGözaltına alınan insanlara paralel yaftası yapıştırıldığını ifade eden Dumanlı, `Ben inanıyorum ki burada gözaltına alınan insanların, yapılırken de hukukuna tecavüz edilen insanların arasında her fikirden, her düşünceden, her inançtan emniyet mensubu vardır. Ama o insanları dar bir çerçeveye sıkıştırarak, o insanların alınlarına bir yafta koyarak en baştan suçluymuş gibi muamele ederek insanlar hakkında hukuk dışı işler yapılıyor. Hukuk maalesef çok çetin bir sınavdan geçmektedir. Bu sınav içinde yer alan hakimlere savcılara sesleniyorum; yıllardan beri bu ülkenin başbakanı, yıllardan beri bu ülkenin siyasetçileri hukukun üstünlüğü esastır, üstünlerin hukuku esas değildir diyorsa, ey hakimler, ey savcılar! Elinizi vicdanınıza koyun üstünlerin buyruklarıyla değil emirleriyle değil talimatlarıyla değil adaletle hükmedin.`ADALETLE HÜKMEDİNSavcı ve hakimlerin çok büyük bir sınavdan geçtiğinin altını çizen Dumanlı, `Eğer adaletle hükmetmesseniz bilin ki bu vicdanları yaralı insanlar, Türkiye`deki bütün yaralı vicdanlar mutlaka bunu hukuk karşısında sizin önünüze koyacaktır. Adalet mülkün temelidir deniyor. Evet adalet mülkün temelidir ama herkes için temelidir. Eğer şu mübarek ramazan gününde kadir gecesi demeden oruç demeden sahur demeden iftar demeden bu memleketin yetiştirdiği çok kıymetli insanlar önce yaftalanarak, gözaltına alınıyorsa, listeler oluşturuluyorsa, haklarında bir kısım tahkikatlar yapılıyorsa insanların adalete duyduğu güven sarsılır. Bunu sarsmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Bu ramazan günde Allah için bayramı milletimize zehir etmeyin. Hakkaniyetten ve adaletten ayrılmayın.`ÇOK YİĞİT EVLATLAR DOĞURMUŞSUNUZEvladı görevini yaptığı için tutuklanan anne ve babalara seslenen Ekrem Dumanlı, `Buradan birde anne ve babalara sesleniyorum. Sizde büyük bir mücadele veriyorsunuz. Allah size sabır versin. Çok yiğit evlatlar doğurmuşsunuz. Allah sizi başımızdan eksik etmesin.`


26 Temmuz 2014 Cumartesi  02:34

Zaman

Gündem - `Kupür` davasında 6 polise ihraç


Gazete kupürleri dayanak gösterilerek 10 polis hakkında dinleme iddiasıyla Adana`da açılan davada skandal bir gelişme yaşandı. 2`si emniyet müdürü 6 polis hakkında meslekten ihraç istemiyle rapor hazırlandığı ve meslekten atıldıkları öğrenildi.Adana`da aralarında hakim ve savcıların da bulunduğu kişilerin cep telefonlarının dinlendiği iddiasıyla 10 polis hakkında 3 ayrı dava açıldı. Emniyet Müdürü İ.B. ve E.Y. ile emniyet amiri A.A., komiser F.M. ve polis memurları A.K., A.Ş., B.A.D., M.A., H.S. ve R.K. hakkında açılan davaların birleştirilmesine karar verildi. Emniyet Genel Müdürlüğü mülkiye müfettişlerince yürütülen disiplin soruşturması neticesinde ise emniyet müdürleri İ.B. ve E.Y., emniyet amiri A.A., komiser F.M. ve polis memuru H.S. ile emekli polis başmemuru A.K. hakkında birden fazla defa meslekten ihraç kararı verildi. Polis memuru A.Ş. de 24 ay kıdem durdurma cezasına çarptırıldı. Soruşturmada M.A. R.K., B.A.D. hakkında ise cezaya gerek görülmedi. Meslekten ihraç edilen İ.B., karara itiraz edeceklerini söyledi. İ.B., şöyle konuştu: “Allah var gam yok. Her şeyin hayırlısı. Ahireti isteyen ahireti, dünya isteyen dünyayı alır. Bizim talebimiz öbür taraf için; dünyada gözümüz yok. Yiyecek ekmeğin parasını da buluruz. Biz suç işlediğimize inanmıyoruz. Adli ve idari açıdan davanın takipçisi olacağız. Adalet mutlaka yerini bulur. Hukuki anlamda tekrar İdare Mahkemesi`ne başvuracağız. Bu kararın hukuki sonuçları bitmemiştir.”


26 Temmuz 2014 Cumartesi  02:07

Zaman

Gündem - Eşi, Schumacher`in dünyayı dolaştığı jetini satılığa çıkardı


Geçen sene aralık ayında kayak yaparken düşen ve o günden beri yoğun bakımda tedavi gören Formula 1`in efsanevi pilotu Michael Schumacher`in eşi, özel jetlerini satışa çıkardı.Bu, 45 yaşındaki Schumacher`in bir daha eskisi gibi gezemeyeceği iddialarına yol açtı. Schumacher`in eşi Corinna, gri renkteki Falcon 2000EX tipi uçak için 12 milyon sterlin istiyor. Schumacher`in, bu özel jetiyle her yıl 300-400 saatlik yol giderek, dünyayı gezdiği belirtiliyor. Ancak Fransa`da geçirdiği kaza sonrası hayatının değiştiği ve bir daha jeti kullanma ihtimali olmadığı iddia ediliyor. Saatteki hızı 920 kilometre olan jetin yolcu kapasitesi 8. Corinna`nın eşi için önemli olan jeti neden satmak istediği bilinmiyor. Bu arada İsveç gazetesi SonntagsBlick`e göre, Schumacher ilerleyen günlerde tedavi gördüğü klinikten ayrılabilir ve bundan sonraki bakımı evde olabilir.


26 Temmuz 2014 Cumartesi  02:07

Milliyet

Politika - `Frak geleneğimizde yok`


Türkiye gazetesinden Yıldıray Oğur`un dünkü köşe yazısına göre Erdoğan`a “Cumhurbaşkanı seçilirseniz frak giyecek misiniz?” diye soruldu. İlk ol...


26 Temmuz 2014 Cumartesi  01:29

Zaman

Manşet - Abdülhamit Bilici - Gaz odalarını mı bekliyoruz?


“ Biz Hendek`i bu adamlardan kurtaracağız. Bundan sonra Hendek`te tek bir kişi bile kalamayacak, tek bir Paralelci bile barınamayacak! Burada kalmaları, yaşamaları ve ticaret yapmaları mümkün değil.İlk olarak kendimize ve belediyelere ait yurtları boşalttırdık. Bu gruptan ve örgütten olanları vatandaşlar da evine sokmayacak. Zaten Başbakan`ımız bütün belediye başkanlarına gereğinin yapılması talimatını vermişti. Ben de Başbakan`ımızın izinden gidiyorum ve kendisi balyozla vuruyorsa ben de demirle vuruyorum. Vurmaya da devam edeceğim.”Hendek Belediye Başkanı Ali İnci`nin mübarek Ramazan ayında ve bayrama doğru giderken sarf ettiği bu utanç verici sözler, 4 bakanın istifasına yol açan yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının ortaya çıkması üzerine Başbakan Erdoğan`ın başlattığı nefret kampanyasının memleketimizi ne hale getirdiğinin açık göstergesi. Başbakan olarak gerilimleri düşürmesi beklenen Erdoğan, birlik ve beraberliğimizin sembolü olan cumhurbaşkanlığı seçimine de aynı kampanyayla gidiyor. Hizmete gönül vermiş, Fethullah Gülen Hocaefendi`yi seven ve işadamı, memur, esnaf, gazeteci, öğretmen, anne, öğrenci olarak hayatın her alanında bulunan milyonlarca insan için Erdoğan`ın kullandığı hakaretler tüyler ürpertici: Sapık, haşhaşi, hain, ajan, sülük, virüs, terörist, sahte peygamber, âlim müsveddesi…Bir ülkenin başbakanı ayrım yapmadan bir toplumsal grubu böyle hedef alırsa bir ilçenin belediye başkanının da “Burada kalmaları, yaşamaları ve ticaret yapmaları mümkün değil.” demesi şaşırtıcı değil. Bu tavır, Mekke`de ilk Müslümanlarla alışverişi, onlara kız alıp vermeyi yasaklayan yüz karası boykotu, iktidar hırsı için Peygamberimiz`in (as) biricik torunu Hz. Hüseyin (ra) ve arkadaşlarının katledildiği Kerbela dramını hatırlatıyor.Modern dönemde de böyle insanlık dışı hadiseler yaşandı. Halk desteğine sahip olan Nazilerin, Almanya`da Yahudileri önce şeytanlaştırıp sonra topluca katletmesi, devlet eliyle uygulanan nefret siyasetinin korkunç sonuçlarından. Ülkemizde de devlet ya da devlet adına hareket ettiği iddiasındaki derin yapıların kışkırtmasıyla dindarlar, Kürtler, Aleviler, ülkücüler, solcular, gayrimüslim azınlıklar çok acı yaşadı. Mesela böyle linç hadiselerinden biri olan 6-7 Eylül olaylarının, derinlerin organizasyonu olduğunu öğrendik.Yaşanan bu büyük acılardan dolayı belli bir grup ya da kişiyi inancı, ırkı, cinsiyeti, yaşı nedeniyle aşağılamak, tehdit etmek artık nefret söylemine giriyor ve hukuken suç oluşturuyor. Bir yıl önce Türk Ceza Yasası`ndaki değişiklikle ülkemizde de nefret suçunun cezası ağırlaştırıldı.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`nin de bu konudaki tavrı net. AİHM`ye göre, nefreti yayan, tahrik ve teşvik eden, meşrulaştıran her türlü dil, nefret söylemi kapsamına girmektedir ve ifade özgürlüğü koruması dışındadır. Üstelik Erdoğan bu nefret dilini sadece kendisi kullanmıyor, başkalarını da zorluyor. Ve bu yaklaşım, gece yarısı eğitim kurumlarının tabelaların indirilmesi, fişlenme, işadamlarına denetim baskısı, kamuda ayrımcılık, linç operasyonları gibi somut hukuk ihlallerine de dönüşüyor. Dahası belki modern tarihte ilk kez “cadı avı”, bir ülkenin başbakanı tarafından alenen ilan ediliyor. Hâlbuki AİHM açısından, bir hükümet liderinin nefret söylemini kullanması daha önce görülmemiş bir şey. Avusturya`da kısa süre hükümet ortağı olan ırkçı Jörg Haider bir istisna. Ama o da bu çizgisi nedeniyle yaptırımlara muhatap olup görevi bırakmak zorunda kaldı.Erdoğan`ın aylardır sürdürdüğü nefret kampanyası ve Hendek Belediye Başkanı`nın sözleri, artık Türkiye`nin ve Hizmet`in ciddi bir insan hakları sorunuyla karşı karşıya olduğunun habercisi. Bu nefret suçları, iç hukukta, olmazsa AİHM`de mahkûm olacaktır. İnsanı endişelendiren, bu tahriklerin telafisi zor acılara yol açma riski ve bazı aydınların, âlimlerin, sanatçıların, iktidara yakın veya uzak vicdan sahibi siyasetçilerin, insan hakları örgütlerinin ve duyarlı tüm insanların bu dehşet verici tabloyu sessizce seyretmesi. Hayrola, evlere çarpı işaretleri konmasını mı, yoksa gaz odalarının kurulmasını mı bekliyoruz!? a.bilici@zaman.com.tr


26 Temmuz 2014 Cumartesi  02:07

Zaman

Gündem - Klasik tatil çilesi


Hemen her bayram olduğu gibi bu Ramazan tatilini de İstanbul dışında geçirmek isteyenler, dün TEM Otoyolu Gerede istikametinde trafiği durma noktasına getirdi.Karadeniz ile bağlantıyı sağlayan Gerede ve Yeniçağa gişeleri önünde 10 kilometreyi bulan araç kuyrukları oluştu. İstanbul`da öğleden sonra trafik kangrene döndü. Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yönünde araçlar saatlerce bekledi. Avrupa yakasından Asya`ya geçişte de ulaşım tıkandı, trafik Mahmutbey Köprüsü`ne kadar uzandı. TEM`de yaşanan yoğunluğun hafta başına kadar devam etmesi bekleniyor.Hafta sonu tatiliyle birlikte 5 güne çıkan bayram iznini değerlendirmek isteyenler yola çıkmaya başladı. Trafik yoğunluğu dikkate alınarak TEM ve D-100 karayolunda tüm bakım-onarım çalışmaları durduruldu. Muhtemel kazalarda anında müdahale için TEM Kocaeli geçişinde her 5 kilometrede bir ekip bulunduruluyor. Bayram alarmı verilen güzergâhlardan biri de Kocaeli geçişi. Yalova ve Bursa istikametine gidecek olanların bir bölümü TEM`in Bayramoğlu gişelerinden çıkarak Gebze Eskihisar`daki feribot iskelesine yöneldi. İDO ve diğer şirkete ait feribotlarla Yalova Topçular`a geçti.Bu arada İDO, 5 günlük sürede birçok hatta ek seferler koydu. İşletme ayrıca iç hat deniz otobüsü ve Sirkeci-Harem araba vapuru hattında çarşamba gününe kadar `Pazar günü tarifesi` uygulayacak. Tatil boyunca hızlı feribot ve dış hat deniz otobüsü hatlarında da 740 sefer yapılacak. Öte yandan trafik uzmanları, bazı noktalarla ilgili uyarılarda bulundu. Buna göre İstanbul`dan yola çıkan sürücülerin, TEM ve D-100 karayolunun Kocaeli geçişinde, en çok Dilovası Rampası, tüneller ve Hereke geçişi, Mağaraburnu Virajı`nda çok dikkatli olması gerekiyor. Sıklıkla kaza görülen bu noktalarda aşırı hız yapılmaması ve sollamalara dikkat edilmesi hayati önem taşıyor. TEM`den gelip Ankara yönüne gidecek araçların zorunlu olmadıkça İzmit kent içine girmemeleri ve TEM`den yollarına devam etmeleri öneriliyor. Yalova Bursa ve İzmir istikametine gidecek olan ve Eskihisar feribot iskelesini kullanacak sürücülerin ise İzmit yönüne devam edip buradan İzmit-Yalova yoluna girmeleri isteniyor.


26 Temmuz 2014 Cumartesi  02:07

Zaman

Manşet - Ödüllü müteahhit dolandırıp kaçtı


Konya merkezli Apron Mobilya İnşaat isimli şirketin sahibi Cengiz Acar, `Ev al emekli ol` diyerek vatandaştan para topladıktan sonra şirket ortaklarıyla birlikte kayıplara karıştı.Konya ve Alanya başta olmak üzere Türkiye genelinde binden fazla kişiden para topladığı iddia edilen Cengiz Acar, 17 Aralık 2012`de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın da katıldığı `Yılın Ekonomi Ödülleri` töreninde, Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı`nın elinden ödül de almıştı. Son yıllarda gazete, televizyon ve billboardlarda `Ev al emekli ol` sloganıyla vatandaşları ev sahibi yapmayı vaat eden Cengiz Acar`ın birkaç gün önce kayıplara karıştığı ortaya çıktı. Acar ve şirket ortaklarının, vatandaşlardan topladığı paralar ve şirket evraklarıyla birlikte yurtdışına kaçtığı iddia ediliyor. Başbakan Erdoğan ile birlikte çekildiği fotoğrafları kullanarak vatandaşları ikna yöntemini kullanan Acar, Konya`nın en değerli semtlerindeki arsalarda apart oteller ve bina inşaatları başlattı. Acar, Mevlana Türbesi yakınlarında 20`ye yakın projesinin ilkini tamamlayarak vatandaşların önce güvenini kazanma yolunu seçti. AKP Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı`nın elinden aldığı `Ekonomi Ödülü`nü ve Başbakan Erdoğan ile birlikte çekilmiş fotoğrafları da güven ve ikna aracı olarak kullanan Cengiz Acar, çok sayıda gazete, televizyon ve billboardlarda uzun süre `Ev al emekli ol` sloganıyla projelerinin tanıtımlarını yaptı.15 YIL KİRA GARANTİSİ VERDİApron Mobilya İnşaat, Mevlana Türbesi yakınlarında yaptığı apart oteller için, vatandaşlara 50 bin TL karşılığında daire sahibi olmayı vaat etti. Acar, sattığı dairelerde şirket olarak kiracı olacaklarını ve 15 yıl boyunca mal sahibine 600 TL kira ödeyeceklerini taahhüt etti. İlk projesini birkaç yıl önce tamamlayarak güven kazanan firma, umut tacirliğine başlayarak proje sayısını 20`ye çıkardı. Bu şekilde güven elde eden Cengiz Acar`ın, Antalya`nın Alanya ilçesinde de çok sayıda proje için tanıtım yapıp vatandaşlardan para topladığı ortaya çıktı. Acar`ın bu şekilde yurt genelinde bine yakın vatandaştan para topladığı öne sürülüyor. Konya Büyükşehir Belediyesi`nin otel ve konaklama alanı olarak imar düzenlediği bölgede yaklaşık 20 proje geliştiren Apron Mobilya İnşaat`ın, apart otel olarak inşa ettiği projelerde bir daireyi birden fazla kişiye sattığı öne sürülüyor. 75 dairelik bir binada 90 kişiye daire satışı yapıldığı anlaşıldı. Firmanın 3 projeyi tamamladığı belirtilirken 2014`ün Ocak ayında bitirileceği taahhüt edilen çok sayıda binanın ise henüz temeli bile atılmadı. Apron Mobilya İnşaat`ın mudileri, firma tanıtımlarında özellikle Cengiz Acar`ın Başbakan Tayyip Erdoğan ile çekilmiş fotoğrafları ve AKP`lilerin elinden alınan ödüller kullanılarak kandırıldıklarını aktarıyor. Mudilerden Tarık Turan, firmanın 15 yıl boyunca kendisine 600 TL kira ödeme taahhüdü üzerine firmaya 50 bin TL ödeme yapmış. Turan, söz konusu inşaatın 2014`ün Aralık ayında bitirilmesi gerekirken arsada henüz temel bile atılmadığını söyledi. Mağdurlardan Mehmet Çetiner`e, firmayla yaptığı 55 bin TL ödeme karşılığında 15 yıl boyunca aylık 660 TL ödeme yapılacağı taahhüt edilmiş. İki daire satın aldığını belirten Çetiner, Cengiz Acar`ın Başbakan Erdoğan ile olan resimlerine güven duyarak şirketten daire aldığını söyledi. Çetiner, `İnşaat 2014`ün Aralık ayında bitecekti ama temel bile atılmadı. Tapu alamadık.` diyor.Şirket sahibi olarak bilinen Cengiz Acar ile şirket ortakları Yasin Elek, Erman Demircier, Ramazan Sarıyıldız, Ali Öymen, Ramazan Öymen`in 6 gün önce kaçtığı anlaşıldı. Şirket ortaklarından Muammer Sarıyıldız`ın ise yine Cengiz Acar ve şirket ortakları tarafından dolandırıldığı iddia ediliyor. Mudiler, firmanın Konya`daki ofisine gittiklerinde yetkili hiç kimseyi bulamamaları üzerine dolandırıldıklarını anladıklarını ifade ediyor. Olayın ortaya çıkmasından kısa bir süre sonra firmanın Cengiz Acar`ın annesi Ayşe Acar`ın üzerine olduğu, Cengiz Acar`ın annesinden vekalet alarak firmayı yönettiği de ortaya çıktı. Konuyla ilgili görüşlerini almak istediğimiz şirketten herhangi bir kimseye ulaşılamadı.


26 Temmuz 2014 Cumartesi  02:07

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  

19 şubat ankara resim sergileri  askerlik düşecek mi 16 mayıs 2010  çerkezköy kapalı spor salonu önünde olan kaza  şeytan 04 01 2011 tarihli haberleri  kayseri özel hastande mobilyacı amaliyat skandalı  ahmet demirer  şoför iş ilanları istanbul posta gazetesiosta  7 mart haberleri  ünlü popçu öldü  tarihinde olan trafik kazaları  beyaz tv haber arsivi  ygs deneme 2 cevap anahtarı  11 subat 2009 hürriyet gastesi  ülke tv arşiv programını izle sıra açık deniz  07martposta gazetesi arşivi  çekte af son dakika haberi  20 05 201ali  ünlü kabadayı ismail alaaddin oğlu ölümü  22 02 2009 sabah gazetesi  çek mahkumuna af  10 mayıs 2009 haber ozel ızle  mart 1999 hürriyet gazetesi