Bulunan Haber Sayısı: 482
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Ertuğrul Özkök, Y.Şafak`ın sahibi Albayrak`a seslendi: Şimdi ne yapacaksınız?


Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, Y. Şafak Gazetesi sahibi Mustafa Albayrak`a 28 Şubat`ta yaşadıklarını hatırlatarak çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Özkök, 28 Şubat sürecinde polis evinize geldiğinde bizim mahallemiz bunu kınayan bir bildiri yayınlamıştı, Akın İpek`e yapılanlar karşısında sizin mahallenizden insaflı bir ses gelecek mi?` diye sordu. İşte Ertuğrul Özkök`ün Hürriyet`teki köşesindeki o bölüm; Yeni Şafak gazetesinin sahibi Mustafa Albayrak... Şimdi sizden bir mertlik bekliyorum. Bir insanlık jesti, bir delikanlılık. Koza-İpek Grubu`nun başkanı Akın İpek, evine gelen polislerin, çocuğunun odasına bile girdiğini söyledi. Hatırladınız mı bu sahneyi... Habir bir 28 Şubat sabahı, polis evinize gelmişti. Çocuklarınızın önünde sizi alıp götürmüşlerdi . Yengenizin çocuklarını bile almışlardı. Bu sahneyi yıllarca 28 Şubat`ın zulmünün en çarpıcı örneği olarak durmadan anlatmıştınız. Merak ediyorum, Akın İpek`in sözlerini okuyunca ne hissettiniz? O günlerde, bizim mahallenin Gazete Sahipleri Birliği bunu kınayan bir bildiri yayınlamıştı. Bakalım bugün de sizin mahallenizden de insaflı bir ses gelecek mi?


03 Eylül 2015 Perşembe  13:18

Zaman

Manşet - Ertuğrul Özkök Y.Şafak`ın sahibi Mustafa Albayrak`a seslendi: Şimdi ne yapacaksın?


Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, Y. Şafak Gazetesi sahibi Mustafa Albayrak`a 28 Şubat`ta yaşadıklarını hatırlatarak çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Özkök, 28 Şubat sürecinde polis evinize geldiğinde bizim mahallemiz bunu kınayan bir bildiri yayınlamıştı, Akın İpek`e yapılanlar karşısında sizin mahallenizden insaflı bir ses gelecek mi?` diye sordu. İşte Ertuğrul Özkök`ün Hürriyet`teki köşesindeki o bölüm; Yeni Şafak gazetesinin sahibi Mustafa Albayrak... Şimdi sizden bir mertlik bekliyorum. Bir insanlık jesti, bir delikanlılık. Koza-İpek Grubu`nun başkanı Akın İpek, evine gelen polislerin, çocuğunun odasına bile girdiğini söyledi. Hatırladınız mı bu sahneyi... Habir bir 28 Şubat sabahı, polis evinize gelmişti. Çocuklarınızın önünde sizi alıp götürmüşlerdi. Yengenizin çocuklarını bile almışlardı. Bu sahneyi yıllarca 28 Şubat`ın zulmünün en çarpıcı örneği olarak durmadan anlatmıştınız. Merak ediyorum, Akın İpek`in sözlerini okuyunca ne hissettiniz? O günlerde, bizim mahallenin Gazete Sahipleri Birliği bunu kınayan bir bildiri yayınlamıştı. Bakalım bugün de sizin mahallenizden de insaflı bir ses gelecek mi?


03 Eylül 2015 Perşembe  13:01

Zaman

Manşet - `Sorulan sorular, operasyonun medyayı susturma operasyonu olduğunu gösteriyor`


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekilleri Barış Yarkadaş, İpek Medya Grubu`na yapılan operasyonun medyayı susturma operasyonu olduğunun ve tüm toplumu hedeflediğinin sorulan sorulardan ortaya çıktığını vurguladı. Operasyonda gözaltına alınan 7 kişiye sorulan soruların bu operasyonun şirketlere, kara para aklamaya yönelik değil aksine direkt medyayı hedef aldığını gösterdiğini belirten Yarkadaş, `Eğer mali suç varsa tabi araştırılmalıdır. `Kara para aklama operayonu yapıyorum` diye Bugün gazetesi ve Bugün Tv`ye el koymaya çalışmak kabul edilemez. Bunu açık bir dille söylememiz gerekiyor.` dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul milletvekilleri Barış Yarkadaş, Eren Erdem ve CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Mecliste basın toplantısı düzenledi. CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, 4 polisin şehit olması sebebiyle başsağlığı diledi. Türkiye`nin biran önce terör belasından kurtulup huzura ermesini temenni etti. CHP`nin kurduğu Medya Komisyonunun yaptığı çalışmaları hakkında bilgi veren Yarkadaş, İpek Medya Grubu, Sözcü, Zaman, Birgün gibi gazeteleri ziyaret ettiklerini söyledi. Bu medya organlarının baskı altında ve mali kıskacında olduklarını örnekleriyle, ayrıntılarıyla anlattıklarını dile getiren Yarkadaş, hergün polis baskını olacağı psikolojisiyle işe gelindiğini vurguladı. 250 MİLYON LİRALIK REKLAMDAN TEK KURUŞ MUHALİF GAZETEYE GELMEMİŞ `Türkiye`yi çölleştirmek, oksijensizleştirmek, sadece kendilerinin duyacağı bir sese mahkum etmek istiyorlar.` diyen Yarkadaş, bunun adının `yeni bir rejim kurmak` olduğuna dikkat çekti. Adeta Erdoğan rejimi oluşturulmaya çalışıldığını savunan Yarkadaş, `Yargı, maliye, reklam verenlerin baskısıyla ehlileştirmeye, susturulmaya, terbiye edilmeye çalışılıyor. 250 milyon liralık kamu bankaları reklam vermişler. Ama bundan tek bir muhalif gazete faydalanamamıştır. Tamamı AKP iktidarını destekleyen, havuz medyası denilen medyaya gitmiştir.` diye konuştu. `ANKA`NIN BASIN KARTLARI İPTAL EDİLDİ` ANKA Haber Ajansı`nın baskı altında sindirilmeye çalışıldığını ifade eden Yarkadaş, basit sebeplerle çalışanların basın kartlarının iptal edildiğini söyledi. Baskı altındaki tüm televizyon ve gazetelerin genel yayın yönetmelerinin bir araya geleceğini anlatan Yarkadaş, `Ne Erdoğan`ın tek adam olma heveslerine ne de AKP`nin otoriter anlayışına teslim olmayacak. Buna en baştan medya çalışanları ve CHP karşı duracak.` ifadelerini kullandı. `YURT GAZETESİNDEYKEN POLİS 6 TEBLİGAT GETİRDİ` Yurt gazetesini ziyaretleri sırasında Cumhurbaşkanlığı tarafından açılan 6 davanın tebligatının geldiğini belirten Yarkadaş, bunun adının Erdoğan rejimi oluşturulurken medyayı teslim almak olduğunu vurguladı. İpek Medya Grubu`na yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 7 kişiye sorulan soruların bu operasyonun şirketlere, kara para aklamaya yönelik değil aksine direkt medyayı hedef aldığını gösterdiğini dile getiren Yarkadaş, sorulardan birinin de Bugün gazetesine `para aktarılıp aktarılmadığının` olduğunu ifade etti. `SORULAN SORULAR, MEDYAYI SUSTURMA OPERASYONU OLDUĞUNU GÖSTERİYOR` Operasyonun medyayı susturma operasyonu olduğunu, tüm toplumu hedeflediğinin sorulan sorulardan ortaya çıktığını dile getiren Yarkadaş, `Eğer mali suç varsa tabi araştırılmalıdır. `Kara para aklama operayonu yapıyorum` diye Bugün gazetesi ve Bugün Tv`ye el koymaya çalışmak kabul edilemez. Bunu açık bir dille söylememiz gerekiyor.` şeklinde konuştu. `HAVUZ, GAZETECİLİK YAPMIYOR` CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem ise medyayla savaşın faşizmin en ileri aşaması olduğunu vurgulayarak, `Faşizme karşı birleşmeyenler, faşizmin zindanlarında buluşurlar.` dedi. Bugün bazı gazetelerin manşetlerinin Saray`ın içinden atıldığını öne süren Erdem, havuz medyasının gazetecilik yapmadığını, parti bülteni olarak çıktığını ifade etti. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de hukukun bir gün herkese lazım olacağını belirterek, baskı gören herkesin yanında olacaklarını kaydetti.


03 Eylül 2015 Perşembe  13:01

Zaman

Manşet - Hukuk ve basın özgürlüğü bir kez daha ayaklar altında


Koza İpek Medya Grubu`yla başlayan `özgür medyayı susturma operasyonu`na, pek çok yazar köşesinden tepki gösterdi. Hürriyet`ten Mehmet Yılmaz, operasyonla basın özgürlüğünün bir kez daha ayaklar altına alındığını belirterek yaşananları 17–25 Aralık`ın hesabı olarak değerlendirdi. Taha Akyol ise “Bir hukuk devletinde böyle bir baskın düşünülemez.” diye yazdı. Habertürk yazarı Fehmi Koru ise basına ve iş dünyasına gözdağı niteliğindeki operasyonun AKP için büyük bir talihsizlik olduğunu ifade etti. Yazarların görüşleri özetle şöyle: Taha Akyol (Hürriyet): İki televizyon kanalının ve Bugün gazetesinin sahibi olan Koza İpek Holding`e çok sayıda polis eşliğinde operasyon başlatıldı. İpek Üniversitesi bile bundan nasibini aldı! Bir hukuk devletinde böyle bir baskın düşünülemez. Mehmet Y. Yılmaz (Hürriyet): İktidar, 17–25 Aralık`ın hesabını görmek peşinde. Hukuk da, basın özgürlüğü de bir kez daha ayaklar altında. Fehmi Koru (Habertürk): İçinde gazete ve televizyonların da bulunduğu bir şirketin bütün binalarına, Terörle Mücadele Yasası gerekçe gösterilerek sabahın erken saatlerinde baskın yapıldı. Gazete ve televizyonlara el konulacağından, bazı yazar ve kanaat önderinin gözaltına alınacağından söz ediliyor. Üzerinde `geçici` sıfatı bulunsa bile, AK Parti ağırlığı hissedilen bir hükümetin işbaşında bulunduğu günümüzde, bu gelişmelerin yaşanması, büyük bir talihsizliktir. Hak ve özgürlüklerin gözden çıkarıldığı, medyaya baskı, iş dünyasına gözdağı mesajı taşıdığı için AK Parti açısından gerçekten büyük talihsizlik... İnsanlar unutuyor belki, ama tarih unutmuyor.


03 Eylül 2015 Perşembe  02:15

Zaman

Manşet - CPJ`den Davutoğlu`na mektup: Haber yapmak suç değildir


Basın özgürlüğünün korunması konusunda önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri olan Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Diyarbakır`da tutuklanan iki İngiliz gazetecinin serbest bırakılması için Başbakan Ahmet Davutoğlu`na hitaben bir mektup yazdı. Genel Direktör Joel Simon tarafından kaleme alınan `Türkiye, terör suçlaması ile VICE News çalışanları hakkında açtığı davayı düşürmeli` başlıklı mektupta gazetecilerin serbest kalması için Davutoğlu`nun devreye girmesi istendi. Simon, mektubunda, “Gazetecilerin hassas konuları dahi haber yaparken kaynakları ile görüşmeleri asla suç olarak görülmemeli.” ifadelerini kullanırken İngiliz gazeteciler Jake Hanrahan ile kameraman Philip Pendlebury ve tercümanları Muhammed İsmail Rasul`ün tutuklanmasına gerekçe olarak hiçbir delilin ortaya koyulmadığına dikkat çekti. Başbakan ile 2014 yılında yaptıkları görüşmeyi hatırlatan Simon, Davutoğlu`nun gazetecilerin fiziksel ya da tüzel bir tehdit ile karşılaşmaları durumunda kendisiyle direkt temasa geçebilecekleri sözünü hatırlattı. Simon, Davutoğlu`na derhâl bu konuya dikkatini çevirmesi ve gazetecilerin serbest kalması için elinden geleni yapması çağrısında bulundu. Mektup, Davutoğlu`nun yanı sıra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve birçok uluslararası kuruluşun temsilcisine de gönderildi.


03 Eylül 2015 Perşembe  02:15

Zaman

Manşet - `Türkiye`de gazetecilerin durumu endişe verici`


Koza-İpek Grubu`na yapılan polis baskını uluslararası medya ve sivil toplum kuruluşları arasında infial uyandırdı. Dünyanın en büyük gazetecilik örgütü WAN-IFRA, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ve Avrupa`nın en büyük gazetecilik örgütü Avrupa Gazeteciler Birliği gibi kurumların kınadığı baskına Londra merkezli Uluslararası Af Örgütü`nden (Amnesty International) de tepki geldi. Örgütün uluslararası sekreterliği Türkiye Kampanya Yöneticisi Milena Buyum, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Türkiye`de gazetecilerin mesleklerini yapamadığını, durumun giderek daha da kötüleştiğini ve endişe verici olduğunu vurguladı. Buyum, özgürlükler ve insan hakları ile ilgili reformların olduğu bir dönemden son yıllarda ifade özgürlüğünde kısıtlama, Gezi`de gösteri hakkına engel, polisin aşırı güç kullanımı, sosyal paylaşım sitelerine kısıtlamaların yaşandığı bir döneme girildiği uyarısında bulundu. İnsanların düşüncelerinin adli takip konusu yapılmaması gerektiğine dikkat çekti. Gazetecilerin alanda görevlerini özgürce yapabilmeleri gerektiğini vurguladı. Baskını eleştiren Irak Kürdistan Gazeteciler Sendikası Başkanı Azad Şeyh Yunus da Türkiye`nin diktatörlük bulunan ülkelerdeki gibi tek ses ve tek renk bir medya düzenine doğru gittiğini ifade ederken, Kosova Medya Enstitüsü Kurulu Başkanı Fazli Veliu ise “Gazetecilere karşı yapılan herhangi bir saldırı demokrasiye karşı yapılmıştır.” dedi.


03 Eylül 2015 Perşembe  02:15

Zaman

Manşet - Basına operasyon, Türkiye`nin imajına büyük zarar veriyor


Özgür medyayı susturmaya yönelik İpek Medya Grubu`na yapılan polis baskınına tepkiler çığ gibi büyüyor. Avrupa`dan farklı siyasi gruplara mensup siyasetçiler, baskınla iktidarın, muhalif sesleri sindirmek istediğini belirterek, operasyona sert tepki gösteriyor. Avrupa Konseyi`nin Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ve Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Rebecca Harms gibi isimlerin ardından dün de AP Başkan Yardımcısı Alexander Graf Lambsdorff, baskını eleştirerek kınadı. Baskını, `Türkiye`de basın özgürlüğüne yapılan ciddi tehdit, endişe verici bir gelişme` diye niteleyen Alman siyasetçi, ``Özellikle de seçimlerden önce bağımsız haber yapılabilmesi demokrasi içerisindeki temel haklardandır. Gazetecilere yapılan her türlü korkutma ve sindirme hareketini şiddetle kınıyoruz.” dedi. AP-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu üyesi olan Lambsdorff, aynı zamanda parlamentodaki liberal grubun gölge Türkiye raportörü olarak görev yapıyor. ALMAN DIŞİŞLERİ: BASKINLARI TAKİP EDİYORUZ Almanya Parlamentosu Başkan Yardımcısı ve Almanya-Türkiye Parlamentoları Dostluk Grubu üyesi Claudia Roth, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`ın muhalif basına `savaş açtığını` kaydederek, gelişmelerin `çok kaygı verici` olduğunu belirtti. Roth, “Koza-İpek Medya Grubu`na yapılan baskın eylemleri Türk hükümetinin ve her şeyden önce ise Cumhurbaşkanı`nın ülkeyi bir otokrasiye dönüştürme isteğinin başka bir denemesidir.” dedi. Demokratik kazanımlardan geriye gidildiğini belirterek, Türkiye`nin siyasi bir uçuruma doğru sürüklendiği uyarısında bulundu. Zaman`a konuşan Almanya Dışişleri Bakanlığı çevreleri de Türkiye`de medya kurumlarına yapılan polis baskınlarıyla ilgili haberlerin ve gelişmelerin dikkatle izlendiğini kaydetti. Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, İpek Grubu`na yapılan baskını, diğer basın kuruluşlarına gözdağı verme çabası olarak değerlendirdi. Seçim öncesinde yapılan kamuoyu yoklamaları istenen sonucu vermeyince bu yönteme başvurulduğu yorumunu yapan Cem Özdemir, “Demokratik seçimlerden korktukları için bu yönteme başvuruyorlar. Demokratik hiçbir ülkede hükümet sadece hoşuna giden gazetecileri ödüllendirip, diğerlerine gözdağı verip, tehdit edip, mahkemelerde süründürüp hapse atar diye bir şey olmaz. Bu, Türkiye`ye müthiş bir zarar veriyor. İmaj olarak Türkiye`ye bu, inanılmaz zararlar veriyor. Türkiye nerelere gelmişti ve bugün nereye gidiyor? Bunu dışarıda yaşayan ve Türkiye kökenli biri olarak üzüntüyle görüyorum. Gazetecilerin cezaevinde olduğu ve gazetecilere operasyonlar yapılan bir Türkiye, Avrupa Birliği`ne giremez… Dilerim Türkiye, bu yoldan bir an önce vazgeçer ve tekrar demokrasi yoluna, özgürlük yoluna kavuşur.” diye konuştu. Bugün bir gazeteye yapılanların yarın başka bir yayın kuruluşunun da başına gelebileceği uyarısını yapan Türk kökenli Alman lider, gazetecilerin bu baskılara karşı dayanışma içinde olması çağrısında bulundu. İngiltere Parlamentosu`nun üst kanadı Lordlar Kamarası üyesi Liberal Demokrat Partili Sarah Ludford da bütün Avrupa ülkelerinden Türkiye`de muhalif basının susturulmaya çalışılmasını şiddetle kınamalarını istedi. Basın özgürlüğünün demokratik ve bağımsız bir toplumun temel bileşeni olduğunu vurgulayan Barones Lutford, “Türkiye`de sürekli olarak gazetecilere yönelik saldırılarının devam ettiğini görmek dehşete düşürüyor.” ifadelerini kullandı.


03 Eylül 2015 Perşembe  02:15

Zaman

Manşet - Hakan Şükür: O para kira ödemesi.


Hakan Şükür, Koza İpek Holding`e yaptığı 12 bin TL`lik ödemenin Ankara`da oturduğu evin bir yıllık kira ödemesi olduğunu söyledi. Koza- İpek Holding`e yapılan operasyon kapsamında savcılık Hakan Şükür`ün holdingde bir kişiye yaptığı 12 bin TL`lik ödemeyi neden ve hangi amaçla yaptığını inceleme altına aldığı iddia edilmişti. 24. Dönem milletvekili ve eski futbolcu Hakan Şükür Twitter hesabından belgesi ile birlikte bu ödemenin oturduğu evin kirası olduğunu açıkladı. Milletvekili olarak göreve başladığı 1 Eylül 2011`den beri Ankara`da Akın İpek`e ait olan bir evde oturduğunu belirten Şükür, “Ben Ankara`da Akın Bey`in evinde oturuyorum. Kendisi aile dostumuz olduğu için `bedel ödemeden kalın` demişti. Fakat biz her şeyin bedelini ödemek isteriz” diye konuştu. Şükür Ankara`ya gittiği zaman söz konusu evde kaldığını da ifade etti. İşte o kira sözleşmesi HAKAN ŞÜKÜR TWİTTER`DAN TEPKİ GÖSTERDİ 1- Daha iki gün önce 67. yaş gününü kutlayan Hürriyet`in bu haberi ve habercilik anlayışı beni şaşırttı!! 2-Hürriyet gibi yarım asırlık gazetenin temel habercilik prensibi 5N 1K yı yok sayması objektif haberciliğin geldiği nokta açısından üzücü. 3- Hürriyet`in iddiasına göre İpek Koza Holding`e 12 bin TL (Yazıyla oniki bin) havale etmişim savcılık da soruşturma açmış(!) 4- Haberi öyle sunulmuş ki sanki 700 bin euroluk saat alınmış, çikolata kutuları havalarda uçuşmuş, ayakkabı kutuları yığılmış. 5- Hürriyet ve diğer medya kuruluşları umarım açıklamamı, bu belgeleri gurur yapmadan yüksün meden objektif habercilik anlayışıyla girerler. 6- MV olduğumda Ankara`da oturduğum evi Koza İpek Holding`ten kiralamıştım. Buyrun kira sözleşmesi ve bedeli. Rakama bakın ama lütfen. 7- Eğer az da olsa habercilik sorumluluğunuz duruyorsa 12 bin TL lik bu kira sözleşmesini yazarsınız. 8- Kimi gazeteler, gazeteciler Milyonlarca Euro yolsuzluğu konuşamamanın vicdani sorumluluğunun üstüne birde bizim kul hakkımızı eklemesin. 9- Medya büyük bir imtihandan geçiyor ya gerçek habercilik yapıp korkmayacak yada hep emir altında ezik biçimde yaşayacak. 10- Dört polisimizin şehit olduğu bugünde şehit haberlerini unutturmak için gündem değiştirmekse amaç o da Allah`a havale...


03 Eylül 2015 Perşembe  12:25

Zaman

Manşet - AP Yeşiller Başkan Yardımcısı Keller: İpek baskınını kınıyorum


Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Başkan Yardımcısı Ska Keller, İpek-Koza Grubu`na yapılan polis baskınını kınadı. Cihan`a konuşan Keller, 1 Kasım seçimleri öncesi hükümetin muhalif medyayı susturmaya yönelik girişimlerinden derin endişe duyduklarını açıkladı. Çok sayıda muhalif gazetecinin ya işinden olduğuna ya da sindirildiğine işaret eden Keller, İpek Grubu`na yapılan baskının kendilerini çok kaygılandırdığını vurguladı. İpek Grubu`na yönelik hukuki sürecin adli standartlara uygun yürütülmesi gerektiğine işaret eden Keller, grup bünyesinde çalışan gazetecilerin de işlerine ara vermeden devam etmeleri gerektiğini söyledi. `TERÖR İDDİALARINA İNANMIYORUM` İpek Grubu`nun teröre destek verdiği suçlamalarına inanmadığını belirten Keller, daha önce de gazetecilerin terör faaliyetlerine karıştığına dair iddialar olduğunu ancak şimdiye kadar bu iddiaların ispatlandığına şahit olmadığını söyledi. AP-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu üyesi de olan Keller, `İpek Grubu`nun ya da diğer basın yayın kurumlarının terörü desteklediğine dair iddialara inanmak çok zor. Şimdiye kadar beni ikna edecek herhangi bir delil görmedim.` dedi. Türkiye`nin nereye doğru yol aldığının sorulması üzerine Keller, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın seçimler sonrası Kürt açılımını sonlandırmasının da endişelere yol açtığını söyledi. Çözüm sürecini `Erdoğan`ın en büyük başarısı` olarak değerlendiren Keller, bu açılımdan aniden vazgeçilmesinin Türkiye`nin gittiği yönü bulanıklaştırdığını kaydetti. Keller, `Türkiye`nin acilen İŞİD terörüyle mücadele etmesi gerekirken, HDP Belediye başkanlarının ya da üyelerinin tutuklanması iyi bir fikir değil.` dedi. (CİHAN)


03 Eylül 2015 Perşembe  13:36

Milliyet

Ekonomi - Deniz suyu sıcaklığı balıkçıları üzdü


Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Mutlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni av sezonun ilk günleri olmasına rağmen istenilen balık avının yapılamadığını belirterek, deniz suyu sıcaklığının yüksek olmasının balıkçıları zor durumda bıraktığını söyledi. Bu sürecin ...


03 Eylül 2015 Perşembe  12:43

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  

12 01 2010 radikal gazetesi  star tv haber arşivi 24 07 2003  çözüm süreci haberi  final  çözüm süreci haberi  aşk gemisine eleman araniyor  smackdown 26 hafta izle 2009 foxta  şişli etfşişli etfal  çözüm süreci haberi  01 01 2011 kon tv canlı haber arşivi  hürriyet ankara eki arşivi 24 temmuz  çöp kavgasi 100 gün hapİs  ötv araçlar 30 üstü  ülke tv arşiv programını açık deniz  abide park alışveriş çekiliş sonuçları 27 09 2011  İzmİr de firtina has  3lidirne  İzmİr de firtina has  süper loto otomatik oyna  İzmİr de firtina has  dag evi dolandiriciligi  konyada özel hastane skandalı