Bulunan Haber Sayısı: 795
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
ntvmsnbc

Gündem - 3. Köprü inşaatında kaza


İstanbul`da inşaatı devam eden 3. köprünün Reşadiye-Çamlık bağlantı yolu üzerindeki bir viyadük çalışmasında iş kazası oldu, 3 işçi öldü, 1 işçi ağır yaralandı. Hayatını kaybeden 2 işçinin kardeş oldukları öğrenildi.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  05:21

Milliyet

Kültür Sanat - Tofaş ve Mako`da anlaşma sağlandı


Bursa`da maaşlarının iyileştirilmesi talebiyle 8 gündür üretime ara veren Tofaş işçileri, yönetimle işçi temsilcilerinin yaptığı görüşmede anlaş...


23 Mayıs 2015 Cumartesi  05:21

Hürriyet

Gündem - Sabah temel akşam ölüm


Temeli önceki gün atılan Mecidiyeköy-Kabataş metrosu inşaatında ilk günden iş kazası meydana geldi, Adil Kolukısaoğlu can verdi. Aynı şantiyede çalışan kardeşi Eyüp Kolukısaoğlu “Öldüğünü eşine söyleyemedim” diye ağladı.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  03:08

Radikal

Ekonomi - Renault`ta maaş krizi yayıldı, tüm vardiyalar iş bıraktı


Otomotiv devi Renault`ta çalışan yaklaşık 5 bin işçinin sendika ile yaşadıkları maaş artışları sorunu sebebiyle dün gece başlattıkları eylem sürüyor. Dün gece 00.00 vardiyası için fabrikaya gelen işçiler içeri girmemiş, çalışan işçiler de dışarı çıkmamıştı. Sabah 08.00 vardiyası için gelen işçilerin ardından öğleden sonra 16.00 vardiyası işçileri de fabrikaya girmedi. Anlaşma sağlanamazsa işçilerin yarın fabrika bahçesine çadır kuracakları belirtiliyor. Oyak Renault sözcüsü fabrikada çalışanların yaptığı eylem ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Sözcü, `15 Mayıs saat 00:00 itibariyle önceden öngörülmeyen bir duruş yaşıyoruz` diye konuştu.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  05:21

Zaman

Manşet - Yandaşa 1,2 TL`den verdiğin mazotu çiftçiye 1,5 TL`den vereceğim


CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, çiftçiye mazotu 1 buçuk liradan vereceğini söyledi. Devletin 3. havalimanının inşaatını yapan firmalara mazotu 1 lira 21 kuruştan verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Sen havaalanını yapanlara 1 lira 21 kuruşa verirken oluyor da ben çiftçiye 1 buçuk lira verirken niye olmuyor? Çünkü çiftçi aç kalsın istiyor.” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Ankara`nın Elmadağ ve Yenimahalle ilçeleri ile Kırıkkale, Kırşehir ve Aksaray`da halka hitap etti. Seçim çalışmalarını yoğunlaştıran Kılıçdaroğlu, halka seçim vaatlerini anlattı. Mazotu çiftçiye 1,5 liradan vereceğini belirten CHP lideri, geçtiğimiz gün basında yer alan, “Ucuz mazot çiftçiye yok, Mehmet Cengiz`e var.” haberlerini hatırlattı. Üçüncü havalimanının inşaatını yapan Cengiz-Limak-Kalyon-Mapa-Kolin ortak girişim grubuna mazotun 1 lira 21 kuruştan verildiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Bana, `nasıl bir buçuk liraya vereceksin` diyorlar. Sen havaalanını yapan şoföre 1 lira 21 kuruşa verirken oluyor da ben çiftçiye bir buçuk liraya verirken niye olmuyor? Çünkü istiyor ki çiftçi aç kalsın, bana muhtaç olsun. Çiftçiyi aç bırakmayacağım. Çiftçi ekecek, alın terinin karşılığını alacak. Emin olun ülkem için, bayrağım için çalışıyorum.” diye konuştu. `YÜZYILIN PROJESİ`NE HİÇ KİMSE YANLIŞ DİYEMİYOR ÇÜNKÜ HESAPLADIK Kemal Kılıçdaroğlu, `yüzyılın projesi` ismini verdikleri `Mega Kent` projesine iktidarın yanlış diyemediğini, her ayrıntısını hesapladıklarını belirtti. Türkiye`nin, jeopolitik konum olarak dünyanın en önemli yerlerinden birinde bulunduğuna dikkat çeken CHP lideri, “Anadolu`yu bütün dünyanın imrendiği bir merkez haline getirecek. Türkiye öyle bir yerde ki, Afrika, Avrupa Kafkasya, Orta Asya arasında bir pırlanta gibi coğrafî; üstünlüğü var. Bunu şu ana kadar hiçbirisi değerlendiremedi. Projeyi hazırladık. Bu projeye hiçbir iktisatçı `yanlıştır` demiyor. Hiçbir siyasetçi, Davutoğlu dahil, `y anlıştır` demiyor. Her kuruşunu hesapladık. Bizim projemizi onlar hayal bile edemezler.” diye konuştu. CHP lideri, Kırıkkale mitinginde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu`na yüklendi. Milletin kavgadan bıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, siyasetin kavga aracı olmadığını vurguladı. Davutoğlu`nun Erdoğan`ın başkan olması için çalıştığını belirten Kılıçdaroğlu, “Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyasetin görevi vatandaşın derdini çözmektir. Allah aşkına bu esnaf nasıl kazanacak? Refah tabana nasıl yayılacak? Kırıkkale`de 48 bin emekli var, Türkiye`de de 11 milyonu aşkın emekli var. Refahı tabana yayacağız dedik, bir avuç insan zenginleşmemeli. Vatandaş büyümeden payını alıyor mu, tepede bir avuç insan alıyor. Yıl 2013 Türkiye nüfusunun yüzde 1`i Türkiye`nin servetinin yüzde 54`üne sahip. Vatandaş refahtan pay almıyor. 77 milyona yansıtacağız. Size bir şey söylüyorum: Davutoğlu, Erdoğan için ben ise halk için çalışırım.” dedi. CHP`den yeni başvuru: YSK, Erdoğan`ın faaliyetlerini denetleyebilir CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Tayyip Erdoğan`ın meydanlara çıkarak tarafsızlıkla bağdaşmayan nitelikteki konuşmalarının hukuka aykırılığının tespit edilerek denetlenmesi için YSK`ya başvurdu. Erdoğan`ın konuşmalarında Anayasa`yı çiğnediğini anlatan Tezcan, YSK`nın başvuruları reddetme gerekçesinin de geçersiz olduğunu vurguladı. YSK`nın, `Cumhurbaşkanı`nın faaliyetlerini denetlemeye yetkili olunmadığı` gerekçe gösterilerek başvurularını reddettiğini hatırlatan Tezcan, dilekçesinde, “Bu görev, YSK`nın anayasal sorumluluğudur. Anayasa YSK`nın görevlerini `kişi` yönünden değil, `konu` yönünden sayarak belirlemiş bulunmaktadır. Bu bağlamda, seçimin dürüstlüğüne, güvenliğine ve son tahlilde adil bir ortam içinde yapılmasına yönelik müdahalelerin `kimden` geldiğinin, anılan müdahalelerin önlenmesi bakımından hiçbir etkisi bulunmamaktadır.” dedi.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  03:25

Zaman

Manşet - Boyama kitabı ciddi bir iştir çocuklara bırakılamaz!


Geçen haftanın çok satan ilk 20 kitabı listesinde üç tane boyama kitabı var. Üstelik çocuklar değil, büyükler için. Yetişkinler için boyama kitapları trendini başlatan kişi İskoçyalı ressam Johanna Basford. Ve ona göre bu akıma kapılanların ataları, yıllardır çocuklarının kitaplarını gizlice boyayan yetişkinler. Hepimiz hayatın oyundan ibaret olduğu bir dönemden geçtik. Sonra fark etmediğimiz bir zaman diliminde büyüdük. Artık oyun dediğimiz şey, bize eski kaygısız zamanlarımızı hatırlatan bir nostaljiden ibaretti. Zaman zaman `çocuklarla vakit geçiriyorum` bahanesinin ardına saklanarak ufak ufak çocuklarımızın, yeğenlerimizin oyunlarına dahil olduk. Oyuncak arabaları bir ileri bir geri oynatırken, bebeklerin saçlarına şekil verirken yakaladık kendimizi. En çok da boyama kitaplarının sayfalarına takıldı gözümüz. Hatta belki gizli gizli boyadık da. Ama artık utanacak sıkılacak bir şey yok. Çünkü etki alanını hızla genişleten bir akım var: Yetişkinlere yönelik boyama kitapları. En ünlüleri Esrarengiz Bahçe. Bu bahçedeki çiçek çiçek desenlerin çizeri ve bir anlamda bu çılgın akımın başlatıcısı Johanna Basford, bakın ne demiş: “İnsanlardan sık sık e-mailler alıyorum. Benim kitaplarım çıkmadan önce çocuklarının uyumasını beklediklerinden ve onlar uyuduktan sonra gizli gizli kitaplarını alıp boyadıklarından bahsediyorlar.” Sanatçının şaka yollu `yıllarca yeraltında faaliyet gösteren` diye tanımladığı bu yetişkinler, kitapların piyasaya çıkmasıyla gün ışığına çıktı ve nihayet toplumsal kabul gördü. Basford, 4 yıl öncesine kadar boyama kitapları ile hiçbir ilgisi olmayan İskoçyalı bir ressam. Çalışmaları ise grift ve siyah beyaz. Eserlerinin alıcılarında, içini boyama isteği uyandıracak kadar. Biraz da bu söylemlerin etkisiyle yetişkinler için boyama kitabı tasarlamaya karar vermiş. İlk başta çok fark edilmeyen kitap, uzun süredir çok satanlar listesinde yer alıyor. Basford`a göre yetişkinlerin boyama kitaplarına bu kadar ilgi göstermesinin üç sebebi var. İlki bu alanın stres atmak için birebir olması. Tabiri caizse bir işe gömülmenin verdiği yatıştırıcı etkiden bahsediyor sanatçı. Ve bu işin analog olmasından yani dijital çağda kişiye çevrimdışı olma fırsatı sunmasından... Twitter`dan, Facebook`tan uzak… İkinci neden Basford`a göre her insanda olan ve açığa çıkmayı bekleyen `kreatif` taraf: “Boş bir kâğıt göz korkutucu olabilir. Kitaplarım, dayanışma ürünü. Ben taslağı çiziyorum, kitabı alan kişi renklendiriyor.” Ve son sebep olarak nostalji faktörünü sunuyor Basford. Ona göre boyama, özellikle iş hayatında olan yetişkinlere yeniden oyun oynama ve dertsiz zamanlarını hatırlatarak kendilerini şımartma fırsatı sunuyor. Büyüdük diye neden boyamadan vazgeçmek zorundayız ki? Yakın zamanda Gizemli Orman adlı yeni kitabı da çıkan Basford, bu akımı başlatan kişi ama bu alanda tek değil. “Animal Kingdom` (Hayvan Krallığı) adlı kitabı İngiltere`de çok satanlar listesinde olan sanatçı Millie Marotta var mesela. Marotta da yayıncısı kendisine teklif getirdiğinde stilinin yetişkinler için boyama kitabına çok uygun olduğunu düşünmesine rağmen tereddüt etmiş. Ama daha sonra kendi kendine şu soruyu sormuş: “Sadece büyüdüğümüz için neden boyama kitaplarından vazgeçmek zorunda kalıyoruz ki.” Marotta`ya göre yetişkinlere yönelik kitapların çocuk boyama kitaplarından en büyük farkı detaylarda. Kendi grift stilinin boyama kitaplarına çok uygun olduğunu düşünmesi de ondan. Zaten Hayvan Krallığı kitabını edinenler, kendilerini bir kitabın sayfalarını değil de sanatsal bir çalışmanın paçalarını boyuyormuş gibi hissettiklerini söylüyorlarmış. Marotta, özellikle ince detaylara sahip bir görseli boyamanın, kişiyi normal şartlarda bir tarafa bırakmayı beceremediği `beyni meşgul eden ve kişiyi strese sokan şeyler`den uzaklaştırdığını düşünüyor. Bu işin ne kadar rahatlatıcı ve şifa verici olduğunu ise şu sözlerle anlatıyor: “Birkaç saatliğine de olsa kendi iç dünyana doğru kayıplara karışmak ve kendinden bir şeyler üretmek kadar güzel bir duygu olabilir mi?” Beyin, otomatik pilot durumuna geçiyor İngiltere`de en çok satan 10 kitaptan beşinin bu tür yayınlardan olması yetişkinlerin stresten uzaklaşmaya ne kadar ihtiyacı olduğunu gösteriyor. O beş kitaptan biri de Art Therapy-Colouring Book (Sanat Terapi-Boyama Kitabı) kitabın çizeri İngiliz Richard Merritt. Merritt`e göre de çocuk boyama kitaplarıyla yetişkin boyama kitapları arasındaki tek fark çizgilerin ayrıntılı ve karmaşık oluşunda. Boyama uğraşının kişinin modern hayatın getirdiği stresten uzaklaşmasını sağladığını düşünen sanatçı, ilginç bir benzetme yapıyor: “Bir şeyleri boyarken beyniniz bir çeşit otomatik pilot durumuna geçiyor. Böylece başka hiçbir şeyi düşünmüyorsunuz.” Üç sanatçının da üzerinde özellikle durduğu nokta ise bu uğraşın kişiyi dijital dünyadan uzaklaştırma suretiyle ona `nefes alma` imkânı sunması. Merritt`in deyimiyle “Akıllı telefonlara gömülen insan sürekli bir bilgi bombardımanına tutuluyor. Fakat boyama işi söz konusu olduğunda sadece `siz, kâğıt ve boya kalemi` varsınız. Bitirdiğinizde benzersiz bir sanat eserinin oluşturulmasına yardımcı olmuş hissi de işin bonusu.” Yorulan ruhların dinlenme mekânı Psikolog Gülten Kılıç`a göre aslında bu kitaplar bir yönüyle yetişkinleri yeniden oyun alanına çağırıyor. Kılıç, çocukluk dönemindeki oyun gibi bu kitapları kişiyi dış dünyadaki gerçeklikle kendi gerçekliği arasında geçişi kolaylaştıran bir araç olarak görüyor. Kılıç`a göre insanlar bu geçişe ihtiyaç duyuyor. Çünkü insanın uyum sağlaması gereken bir dış dünya var. Bu gerçeklere adapte olmak ruhsal dünyayı bazen yorabiliyor. Tamamen bu gerçeklikten kaçış da kişiyi çıkmaza sürükleyebiliyor. Oyun görevi gören bu kitaplar da yorulan ruhların dinlenme mekânı olarak görev alabilir. Tıpkı sanatın iyileştirici gücü gibi… Uzun yıllar çocukların resim faaliyetlerini gözlemleyen psikolog, `Esrarengiz Bahçe`yi de bizzat gezmiş bir isim. Kılıç`ın bahçede renklerle dolaşırken dikkatini çeken bir nokta da boyandıkça daha önce şekilden ibaret olan çizgilerin estetik olarak zenginleşmesi. Bu da kişiye dış gerçekliği güzelleştirebilme kapasitesini ortaya çıkarma imkânı veriyor. Bunu yaparken kitap, size çerçevesi belli basit ama kendi yorumunuzu katabileceğiniz bir alan sağlıyor. Ve kitabın çizeri ile yapılan bu işbirliği ruhsal iyileşmeyi sağlıyor. Türk yayınevleri de keşfetti İnternet kitapçılarının `yeni çıkanlar` bölümünde bir değil birkaç farklı yayınevine ait boyama kitaplarının çokluğu bu haberin de çıkış sebebi aslında. Bu yayınlar arasında Esrarengiz Bahçe`nin bir miktar gölgesinde de kalsa Türk çizerlere ait kitaplar da var. İndigo Yayınları`ndan çıkan Yasin Öksüz imzalı Renkler Sokağı onlardan biri. Libros Kitap`tan çıkan Japon Desenleri, Maya Kitap`tan çıkan Vintage Desenler, Yaratıcı Desenler ile Yeni Yıl Desenleri de telefonunu tabletini kapatıp renklerin dünyasında misafir olmak isteyenleri bekliyor.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  03:07

Radikal

Kültür Sanat - İstanbul`da 50`lerin sanat ortamı nasıldı? İşte yanıtı...


İş Sanat Kibele Galerisi`nde açılan `Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar-Biz Mektup Yazardık` sergisi ve İş Bankası Kültür Yayınları`ndan çıkan kitap, ünlü ressam ve şairin özel arşivinden mektupları ilk kez gün yüzüne çıkarıyor. 1951`de Türkiye`nin ilk özel sanat galerisi Maya`yı açan dönemin önemli entelektüeli Adalet Cimcoz`un Eyüboğlu ailesine yazdığı mektuplar, 50`lerin sanat ortamıyla ilgili pek çok ipucu barındırıyor.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  05:21

Zaman

Ekonomi - Kadın girişimcilere kredi desteği verecek


Türk Ekonomi Bankası (TEB), Kadın Bankacılığı hizmetini hayata geçiriyor. TEB, kadın KOBİ ve girişimcilere finansman yanı sıra ihtiyaç duydukları her alanda bilgi ve danışmanlık desteği verecek. Bu çerçevede kadınlara finans, pazar, eğitim ve network gibi sorunlarına çare aranacak. Les Ottoman`s Otel`de düzenlenen basın toplantısı ile kadın bankacılığı hizmetini tanıtan TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, son 2 senedir girişim bankacılığıyla Türkiye`de bir ilki gerçekleştirdiklerini söyledi. Leblebici, “Kadınlarla ilgili bir şeyler yapmamız gerektiğini görüyoruz çünkü bir toplumda kadınlar ekonomiye ne kadar daha fazla katılırlarsa renk getiriyorlar. Bizim toplumumuzda biraz daha farklı da olsa kadınların dominant olduğunu, iş yapmaya çok açık olduklarını, işleri geliştirmekte çok başarılı olduklarını görüyoruz. O nedenle onları bu yeni hayatın içinde daha fazla alabileceğimiz ve onların ekonomiye daha fazla katılabileceği yerlerde destekçi olmamız ve onları daha fazla katmamız gerekiyor.” diye konuştu. TEB KOBİ Bankacılığı Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Müdür Vekili Turgut Boz da dünyanın bilgi toplumuna girdiğinden bahsetti. Boz, “Dünya bilgi toplumuna girdi. Biz ısrarla şunu söyledik. Artık sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçmemiz lazım, Bilgi toplumunda rekabet bireye indi, artık bireyin bilgiye ulaşması rekabette çok önemli dedik. Ve 10 senedir KOBİ bankacılığında bu yaklaşımla bankacılığın dışına çıkarak sosyal sorumluluk projesiyle birçok projeler yaptık.” dedi.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  02:14

Zaman

Gündem - Baraj inşaatında can pazarı


Türkiye`de iş kazalarının önüne bir türlü geçilemiyor. Dün Edirne`nin İpsala ilçesine bağlı Yapıldak köyünde yaşanan iş kazası yürekleri ağızlara getirdi. Hamzadere Sulama Barajı inşaatında yığılan topraklar işçilerin üzerine kaydı. Göçük altında kalan 4 işçi kurtarılırken, 1 işçiyi arama çalışmaları devam ediyor. Türkiye`de önüne geçilemeyen iş kazalarına dün bir yenisi daha eklendi. Dehşet veren haber, bu sefer Edirne`den geldi. İpsala ilçesine bağlı Yapıldak köyü yakınlarında yapımı devam eden Hamzadere Barajı`nın sulama kanalı inşaatında göçük meydana geldi. Toprak altında kalan 4 işçiden 3`ü kurtarıldı. 1 işçiyi kurtarma çalışmaları ise devam ediyor. İpsala`nın Yapıldak köyü yakınlarında yapımı devam eden Hamzadere Barajı`nın sulama kanalı inşaatında çalışma devam ederken, kazıdan yığılan toprak, beton kalıpları hazırlayan 4 işçinin üzerine kaydı. Göçükte toprak altında kalan 4 işçiden Eyüp Çokalbaş, kendi imkânlarıyla hafif yaralı olarak kurtulurken, İlker Karagedik, Mehmet Taneli ve Veli Gök toprak altında kaldı. Diğer işçilerin telefonla ihbarı üzerine Edirne AFAD, jandarma, sağlık görevlileri bölgeye ulaşarak göçük altında kalan 3 işçinin çıkarılması için çalışmalara başladı. Birinci saatte toprak altından çıkarılan İlker Karagedik, hazır bekletilen ambulanslardan birine konulup Keşan Devlet Hastanesi`ne götürülerek tedavi altına alındı. Toprağın altında kalan ve ekiplere bağırarak sesini duyuran Mehmet Taneli`ye ise yaklaşık 5 saat süren çalışmaların ardından ulaşıldı. Sağlık ekipleri Taneli`yi konuşturarak uzun süre moral verdi. Bir bacağının kırıldığı tespit edilen Taneli de işçiler ve AFAD ekiplerinin çalışması sonucu toprağın altından çıkarılarak Keşan Devlet Hastanesi`ne kaldırıldı. VALİ ŞAHİN: ÜMİDİ KESTİK Hamzadere Sulama Barajı inşaatındaki göçükte toprak altında kaldığı belirtilen Veli Gök`e ise tüm çalışmalara rağmen ulaşılamadı. Kurtarma ekipleri, iş makineleri ve küreklerle yığılan toprağı açarak Gök`e ulaşmaya çalışıyor. Ekiplerin toprak altındaki işçi Gök`ü çıkarma çalışmaları aralıksız sürüyor. Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Veli Gök`ün sağ çıkarılması ümidinin yitirildiğini ifade ederek, “Kurtarılan 1 kişi yoğun bakımda. Sağlık durumunun bayağı ağır olduğunu öğrendim.” dedi. Yapımına 2013 yılında başlanılan ve 2017 yılında bitirilmesi planlanan Hamzadere Barajı ile bölgedeki arazilerin sulanması amaçlanıyor. Ekiplerin çalışmaları sürerken, Devlet Su İşleri tarafından ihale edilen sulama barajını Kolin İnşaat`ın yüklenici firma olarak kazandığı, daha sonra ise alt taşeron olarak İsmail Çelik İnşaat`a verdiği öğrenildi. Alt taşeronun da su kanalı beton döküm işini Or-Ned isimli firmaya verdiği ortaya çıktı. Göçükte toprak altında kalan işçilerin Or-Ned adına çalıştıkları belirtildi.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  02:14

Zaman

Gündem - Sağlık Bakanlığı hukuksuzluğa devam ederse süresiz iş bırakacağız


Aile hekimlerinin zorunlu nöbete karşı 3 günlük eylemi dün sona erdi. Ancak Sağlık Bakanlığı ile aradaki sorun çözülmedi. Aile hekimleri duruma tepkili: “Bu, uyarı niteliğinde bir eylemdi. Halkımız mağdur edilmedi. Sonrasını bakanlığın alacağı tutum belirleyecek. Hukuksuzluğa devam ederlerse süresiz iş bırakacağız.” Aile hekimleri, Sağlık Bakan-lığı`nın hafta sonu nöbet uygulamasına tepki olarak 3 günlük iş bırakma eylemi yaptı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) çatısı altında 22 bin doktorun eyleminden sonra bir basın açıklaması yapıldı. Aile hekimlerinin yapmış olduğu eylemin Türkiye genelinde yoğun ilgi gördüğünü açıklayan TTB Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Hekimoğlu, “Bu uyarı niteliğinde bir eylemdir. Halkımız mağdur edilmeden başarıya ulaştı. Sağlık Bakanlığı, taleplerimizi yerine getirmezse mücadelemiz artarak devam edecektir. Bundan sonraki aşamayı Sağlık Bakanlığı`nın alacağı tutum belirleyecek.” dedi. Aile Hekimleri Derneği 2. Başkanı Hakan Uzun ise “Hukuksuzluğa devam ederlerse, biz süresiz iş bırakacağız.” şeklinde konuştu. Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanlarının, 8 saatlik cumartesi nöbetlerine karşı 3 günlük iş bırakma eylemi dün bitti. Sağlık Bakanlığı ile aile hekimleri arasındaki inatlaşma, 3 Ocak 2015 tarihindeki cumartesi nöbet uygulamasıyla başlamıştı. Aile hekimlerinin eylemlerine karşılık Sağlık Bakanlığı, nöbete gitmeyen hekimlere verilen 5 ceza puanını 20`ye çıkarttı. Doktorların iş bırakma eyleminde sadece acil ve raporlu hastalara ilaç yazılarak vatandaş mağdur edilmedi. Türk Sağlık-Sen, TTB, Aile Hekimleri Derneği Federasyonu, İstanbul Tabip Odası başta olmak üzere tüm sağlık sendikaları iş bırakma eylemine katıldı. Eylemlerde Mardin, Mersin, Gaziantep, Giresun, Trabzon ve Zonguldak`ta yüzde 95 katılım vardı. İstanbul, İzmir ve Ankara`da ise yüzde 80 katılım sağlandığı açıklandı. Sağlık Bakanlığı`nın yaptığı her uygulamanın `kervan yolda düzülür` mantığında olduğunu söyleyen Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “Bakanlık, 4 bin aile hekimi ve 7 bin aile sağlığı çalışanına ihtiyaç olduğunu söyledi. Yani aile hekimleri, kendi görevlerinin dışında 4 bin aile hekiminin işini yapıyor. Çalışanların önüne sorun getirenler, sorunu çözmek yerine başka dayatmalara gitmektedir. Fakat bilmelidirler ki, ben yaptım oldu ve ben emrettim, siz uyacaksınız devri bitti.” ifadesini kullandı.


23 Mayıs 2015 Cumartesi  02:14

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

ölümlü trafik kazaları 25 kasım 2009 rapor hali  fox tv haber arşivi mobese başkent 16 ekim  k maraş çaglayancereit seçİm sonuçlari  11 haziran  y şirin  incirlide kazas  şubat ayı trafik kazaları  özel okul  yanan taşlar  7 mart zaman denemesi 8 sınıf cevap anahtarı  İzmİr millet  dünki flaş haber  çarşamba günü olan trafisım 2009  yıllık 500 euroya eğitim  çağlar müziks 2009 önce sağlık programını izle  12 aralık200  aytekİn kara  keleşoğlu  posta gazetesi arsivi 6 nisan 2010  foxs haber  polis akademisi  26 ağustos kin