Bulunan Haber Sayısı: 168
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
ntvmsnbc

Gündem - Yarışırken kaza yaptılar: 4 ölü


İstanbul Kartal`da sabaha karşı meydana gelen trafik kazasında 4 kişi hayatını kaybetti. Kazanın sürücüler arasındaki yarış nedeniyle gerçekleştiği sanılıyor.


25 Nisan 2014 Cuma  05:44

Hürriyet

Ekonomi - İnşaat sektöründe 100 kişiden 4`ü iş kazası mağduru


Türkiye`de iskele ve kalıp sistemleri sektörünü değerlendiren Kalıp ve İskeleciler Derneği (KALİSDER) Başkanı Serdar Urfalılar, Türkiye`de inşaat sektöründe yaşanmakta olan iş kazalarına ilişkin çarpıcı rakamlar paylaştı.


25 Nisan 2014 Cuma  05:44

Zaman

Manşet - İsrail, Filistin`le doğrudan barış görüşmelerini askıya aldı


Filistinli grupların önceki gün yedi yıl aradan sonra `mutabakat hükümeti` kurma anlaşmasına varması üzerine toplanan İsrail güvenlik kabinesi, Filistin sorununun çözümü için yürütülen müzakereleri askıya aldıklarını açıkladı.İsrail medyası, buna ek olarak Batı Şeria`daki Filistin yönetimine de ekonomik yaptırımların uygulanabileceği iddialarına yer verdi. İsrail ve en büyük destekçisi ABD, şiddeti reddetmemesi ve İsrail`i tanımaması nedeniyle Hamas`la masaya oturmayı reddediyor. Ayrıca Hamas, ABD`nin terör örgütü listesinde de yer alıyor. Gazze`de bir araya gelen Hamas, El Fetih ve İslami Cihad grupları, beş hafta içinde ortak bir hükümet kurarak altı ay sonra seçime gideceklerini duyurmuştu. 2007 yılında Hamas`ın Gazze`deki seçimi kazanmasının ardından El Fetih`le ilişkiler bozulmuştu. 2011-2012 yıllarında da Kahire ve Doha`da bir araya gelerek anlaşma imzalayan gruplar, ilk kez ortak hükümet kurma kararı almıştı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry`nin girişimleriyle başlayan barış görüşmeleri, İsrail`in sık sık işgal ettiği topraklarda yeni yerleşim yerleri inşa edeceğini açıklaması nedeniyle sürekli kesintiye uğruyordu. Taraflar, 1991 yılında Madrid Konferansı ile başlattıkları görüşme trafiğinde şimdiye dek 15`ten fazla kez masaya oturdu. Bu görüşmelerden İsrail`in 2005`te Gazze`den çekilmesinden başka herhangi bir somut sonuç çıkmadı.


25 Nisan 2014 Cuma  03:06

Zaman

Manşet - 17 Aralık iddianamesi kabul edildi, ilk duruşma 7 ay sonra


Daha önce belirlenen eksiklikler yüzünden iade edilen 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk iddianamesi bu kez mahkeme tarafından kabul edildi.İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi`nin ilk duruşma için 7 ay sonraya gün vermesi dikkat çekti. İlk hazırlanan iddianamede 31 olan sanık sayısı 10 kişi hakkında daha takipsizlik kararı verilerek 21`e düşürüldü. Soruşturmaya sonradan atanan Savcı Ekrem Aydıner, daha önce tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk ettiği Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir`in de aralarında olduğu 100 şüpheli hakkında takipsizlik kararı vermişti. Eski bakan çocukları, Barış Güler ve Kaan Çağlayan ile eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan hakkındaki soruşturma ise devam ediyor. Yine Reza Zarrab ile TOKİ`ye yönelik soruşturmada gözaltına alınan işadamı Ali Ağaoğlu ve eski Bakan Erdoğan Bayraktar`ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar hakkındaki soruşturmalar da sürüyor.RÜŞVET TRAFİĞİ, İDDİANAMEYE GİRDİİddianamede 21 şüpheliye `rüşvet almak-vermek`, `resmi belgeyi bozma-yok etme veya gizleme`, `2863 sayılı yasaya muhalefet` suçlamaları yöneltildi. 17 Aralık 2013 tarihinde Fatih Belediyesi`ne yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan Mustafa Demir`in de aralarında olduğu 19 kişi mahkemedeki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Tutuklanan 2 şüpheli ise avukatlarının yaptığı itiraz üzerine daha sonra serbest bırakılmıştı. İddianamede Fatih ilçesinin tarihî ve turustik bir bölge olduğu ve burada tarihî binaların otel yapılmak istendiği vurgulandı. Koruma altındaki bu binalarda yasalara göre işlem yapılamaması üzerine illegal yollara başvurulduğu ifade edildi. Yapılmak istenen onarım veya yeni projelerin kanun ve yönetmeliklerde belirtilen şartlarda yapılmasının mümkün olmaması ya da yapılması halinde istenen düzeyde ekonomik gelirin elde edilemeyecek olması sebebiyle illegal yollara başvurulduğu belirtildi. Projeleri yapmak isteyen kişilerden bazılarının, aracı şahıslar vasıtası ile izinleri veren kurumlarda bulunan görevlilere ulaşıp, maddî menfaat sağlayarak istedikleri şekilde projelerini onaylatma yolunu tercih ettiklerinin anlaşıldığı kaydedildi. 17 Aralık operasyonu ile ilgili soruşturmayı Savcı Celal Kara büyük oranda tamamlamış, iddianameyi yazmaya başlamıştı. Kara`nın görevden alınmasının ardından Savcı Ekrem Aydıner, dosyada tek başına kaldı.


25 Nisan 2014 Cuma  02:54

Zaman

Manşet - 17 Aralık yolsuzluk iddianamesi kabul edildi, ilk duruşma 7 ay sonra


Daha önce belirlenen eksiklikler yüzünden iade edilen 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk iddianamesi bu kez mahkeme tarafından kabul edildi.İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi`nin ilk duruşma için 7 ay sonraya gün vermesi dikkat çekti. İlk hazırlanan iddianamede 31 olan sanık sayısı 10 kişi hakkında daha takipsizlik kararı verilerek 21`e düşürüldü. Soruşturmaya sonradan atanan Savcı Ekrem Aydıner, daha önce tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk ettiği Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir`in de aralarında olduğu 100 şüpheli hakkında takipsizlik kararı vermişti. Eski bakan çocukları, Barış Güler ve Kaan Çağlayan ile eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan hakkındaki soruşturma ise devam ediyor. Yine Reza Zarrab ile TOKİ`ye yönelik soruşturmada gözaltına alınan işadamı Ali Ağaoğlu ve eski Bakan Erdoğan Bayraktar`ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar hakkındaki soruşturmalar da sürüyor.RÜŞVET TRAFİĞİ, İDDİANAMEYE GİRDİİddianamede 21 şüpheliye `rüşvet almak-vermek`, `resmi belgeyi bozma-yok etme veya gizleme`, `2863 sayılı yasaya muhalefet` suçlamaları yöneltildi. 17 Aralık 2013 tarihinde Fatih Belediyesi`ne yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan Mustafa Demir`in de aralarında olduğu 19 kişi mahkemedeki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Tutuklanan 2 şüpheli ise avukatlarının yaptığı itiraz üzerine daha sonra serbest bırakılmıştı. İddianamede Fatih ilçesinin tarihî ve turustik bir bölge olduğu ve burada tarihî binaların otel yapılmak istendiği vurgulandı. Koruma altındaki bu binalarda yasalara göre işlem yapılamaması üzerine illegal yollara başvurulduğu ifade edildi. Yapılmak istenen onarım veya yeni projelerin kanun ve yönetmeliklerde belirtilen şartlarda yapılmasının mümkün olmaması ya da yapılması halinde istenen düzeyde ekonomik gelirin elde edilemeyecek olması sebebiyle illegal yollara başvurulduğu belirtildi. Projeleri yapmak isteyen kişilerden bazılarının, aracı şahıslar vasıtası ile izinleri veren kurumlarda bulunan görevlilere ulaşıp, maddî menfaat sağlayarak istedikleri şekilde projelerini onaylatma yolunu tercih ettiklerinin anlaşıldığı kaydedildi. 17 Aralık operasyonu ile ilgili soruşturmayı Savcı Celal Kara büyük oranda tamamlamış, iddianameyi yazmaya başlamıştı. Kara`nın görevden alınmasının ardından Savcı Ekrem Aydıner, dosyada tek başına kaldı.


25 Nisan 2014 Cuma  02:06

Zaman

Manşet - Erivan`da bayrak provokasyonu


Ermenistan`da 1915 olaylarıyla ilgili sözde soykırım gösterilerinde Türk bayrağı yakıldı.Rus basınında yer alan haberlere göre, Ermeni gençlik örgütlerinin düzenlediği gösteri için Özgürlük Meydanı`nda toplanan kalabalık, ellerinde meşalelerle `Soykırım Anıtı`na kadar yürüdü. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı gecede caddeler trafiğe kapatıldı ve Türkiye aleyhine sloganlar atıldı. Türkiye`den 1,5 milyon Ermeni`nin soykırıma uğratıldığını tanımasını isteyen pankartlar taşıyan göstericiler, yanlarında getirdikleri Türk bayrağını da meşalelerle tutuşturup yaktı. Göstericiler Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan`dan 2009`da parafe edilen ancak onaylanmayan Türkiye ile normalleşme protokollerinden ülkesini çekmesini istedi. Sarkisyan ve diğer devlet erkânı da `Soykırım Anıtı`na giderek düzenlenen törene katıldı. 24 Nisan`la ilgili açıklamasında Sarkisyan, Türk toplumunu düşman olarak görmediklerini, ancak 1915`te gerçekleşen “soykırımı” tanımalarının gelecekte benzer olayların yaşanmamasının tek çaresi olduğunu söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın önceki gün 9 dilde yayımlanan taziye mesajını da değerlendiren Cumhurbaşkanı, “Osmanlı İmparatorluğu`nun halefleri Ermeni soykırımını inkâr etmeyi ilelebet sürdüremeyecek.” ifadelerini kullandı. Erivan`ın da desteklediği iddialara göre, Birinci Dünya Savaşı`ndan 1923`e kadar 1,5 milyon Ermeni soykırıma uğradı. İddiaları reddeden Ankara ise savaş yıllarında karşılıklı olarak kayıpların yaşandığını, o dönemdeki olayları tarihçilerin araştırması gerektiğini savunuyor.


25 Nisan 2014 Cuma  02:06

Zaman

Manşet - Trafik sorununa teknolojik çözümler


Türkiye gibi bir çok ülkenin en önemli sorunları arasında gelen trafik problemi gün geçtikçe çekilmez bir hal alıyor. Amerika, Avrupa ve Asya`da trafik sorunlarına sistemli trafik yönetiminin yanı sıra, akıllı yolların ve araçların yer aldığı çözümler üretiliyor.Trafiğin yoğun olduğu saatlerde ek şerit açma işlemini `zipper` yapıyor.Bir çok ülkede yaygın olarak kullanılan hareketli bariyer sistemi `zipper` olarak adlandırılıyor. Sistem, taşıyıcı bir araç vasıtasıyla çalışıyor. Bu araç yolun ortasına yerleştirilen beton bariyerleri hızlı bir şekilde sağdaki veya soldaki bir şerit çizgisine taşıyabiliyor. Bariyerlerin taşınmasıyla trafiğin akıcı olduğu yöndeki bir şerit diğer yönde hareket eden araçlara tahsis ediliyor. Böylece, araç trafiğinin yoğun olduğu yöndeki şerit sayısı artırılıyor.Hareketli bariyer sistemine dünyanın gelişmiş ülkelerinde sıkça rastlamak mümkün. Sistem, Avrupa`nın belli başlı şehirlerinde olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri`n de köprü ve otoyollarda kullanılıyor.Türkiye`de köprü ve otoyollarda ek şerit açma işlemi elle yapılıyor.Trafiğin en yoğun olduğu il olan İstanbul`da ise durum kötü. Çözüm olarak sabah ve akşam saatlerinde akıcı olan yöndeki bir şerit, konilerle ayrılarak trafik rahatlatılmaya çalışılıyor. Konileri koyma işlemi elle yapıldığı için trafik sıkışıklığı giderek artıyor. Çin`de trafik sorununa çözüm `içinden araba geçen otobüs` ile sağlanacak.Çinliler trafik sıkışıklığını rahatlatmak amacıyla içinden araba geçen `3D Express Coach` isimli otobüs tasarladı.Sıkışan trafiği rahatlatmak ve daha az enerji tüketerek toplu taşımayı sağlamak için 3 boyutlu otobüs olarak bilinen `3D Express Coach` isimli otobüsü tasarladı. Bu otobüsler bir nevi metro görevi yapıyor. Üretimi ve maliyeti ise metrolardan çok daha düşük. Yolcu taşıma kapasitesi 1200-1400 kişi ve saatte maksimum 60 km yapabiliyor. Dünyada en uzun süren trafik sıkışıklığı 2010 yılında Çin`de meydana gelmiş ve 12 gün sürmüştü. Çinliler, kısa bir süre önce de, hareket halindeki lokomotife vagon ekleme çıkarma yöntemiyle çalışan hiç durmayan tren planıyla kendinden söz ettirmişti.


23 Nisan 2014 Çarşamba  02:08

Zaman

Manşet - Nuriye Akman - Yalan ülke


23 Nisan kutlamaları, çocukları büyüklerin elinde oyuncak olmaya zorluyor. Seçilmiş cici çocuklara müsamere düzeyini bile geçemeyen sahneler kurup onları onurlandırdığımızı zannediyoruz.Kendisine minderlerle yüksetilmiş başbakanlık koltuğu ikram edilen çocuğa “Cumhurbaşkanı olmayı düşünüyor musunuz?!” diye soruyoruz. Küçük muhatabımız, “Ben buradan kalkınca gerçek başbakana sorsanız daha iyi olur.” diyerek ayıbımızı yüzümüze vuruyor. Utanacağımıza alkışlıyoruz onu. Masumiyet kaybını hızlandırıyormuşuz, suça itilenler artıyormuş, ağır işlerde çalıştırılıyorlar, polis kurşunuyla öldürülüyorlarmış, hiçbiri bayram neşemizi bozamıyor. Diğer bayram ve özel günlerde de durum farklı değil. İşçi Bayramı`nda en büyük tartışma, kutlanacak mekân üzerine yapılıyor. İşçilerin teri alınlarında kururken, devlet onları kazalardan koruyacak önlemleri almıyor. Gençlik Bayramı`mız var ama sınavlarda sıfır çekilmesine kayıtsız, uyuşturucu kullanımının artışında çaresiz kalınıyor. Zafer bayramlarında gelen ve giden paşaları takip etmekten zaferin hangi ruhla kazanıldığı hatırlanmıyor. 29 Ekim`lerde Cumhuriyet`imiz yaşlanıyor ama bilgeleşip çocukluk hastalıklarından kurtulmuyor. Ramazan Bayramı`mız var ama bir aylık oruç terbiye edemiyor bizi, kıtlıktan çıkmışçasına dolduruyoruz midemizi. Mışıl mışıl uyuyoruz “komşularımız” açken. Kurban Bayramı`nda çoğu kez kurbanı bağışlayıp yasak savıyoruz. Etleri lüpletirken nefsimizi dünyaya kurban verdik mi diye düşünmüyoruz. Yeni yılı kutlarken başka bir idrakle donanıp hayatımızı yeni kılmıyoruz. Enerji Tasarrufu Haftası, vaktimizi boşa harcadığımız duygusunu uyandırmıyor. Dünya Kadınlar Günü`nde cins-i latife karanfil dağıtıyoruz ama gördükleri şiddeti engellemek ilk vazifemiz olmuyor. Deprem haftaları gelip geçiyor, depreme dayanıksız binalar yapılmaya devam ediliyor. Bilim ve Teknoloji Haftası ihdas etsek de bilimi rehber almıyor, teknoloji üretmiyoruz. Son model ürünleri edinmekte ise yarış halindeyiz. Şehitler gününde hamasi nutuklar atarken şehit aileleri geçim sıkıntısından kurtulamıyor. Öğretmenler Günü`nde sadece güzellemeler yapıyoruz, öğretmenlerin eğitimi ve psikolojisi kimsenin umurunda olmuyor. Yaşlılar Haftası, darülacezedeki eğlence programlarıyla geçiştiriliyor. Genç bedenlerdeki yaşlı zihniyet sorgulanmıyor. Dünya Tiyatrolar Günü, hangi oyun sahnelenebilir, hangisi sakıncalıdır tartışmalarıyla geçiyor. Hayatında hiç tiyatro görmemiş milyonlarca insanı unutuyoruz. Polis Haftası, polise duyulan güveni artırmıyor, aksine onları siyasi kutuplaşmanın sembolü haline getiriyor. Turizm Haftası`nda kimse yakın çevresindeki turistik yerlerin tarihini öğrenmeye heveslenmiyor. Kutlu Doğum Haftası, hükümetlerin dini siyasete alet etmesine yarıyor. Resulullah`ın ahlakı rol model haline getirilemiyor. Kütüphaneler Haftası, kütüphanelerin sayısını internet kafelerin üstüne çıkarmayı hedeflemiyor. Trafik Haftası, trafik bilinci yaratmayı başaramıyor; geliyorum diyen kazalar hep sözlerinde duruyor. Anneler Günü`nde annesizlerin, Babalar Gü-nü`nde babasızların ve çocuksuzların hüznüne aldırmıyoruz. Engelliler Haftası, ne ülkeyi engelliler için bir cennete çevirebiliyor, ne de vücut ve zihin bütünlüğü olan insanları görünmeyen engelleriyle tanıştırıyor. Müzeler Haftası, kahvede veya TV başında zaman öldürenleri en yakınlarındaki müzeye yönlendirmiyor. İstanbul`un Fethi, asıl fethin nefsin kalın duvarlarını yıkmakla mümkün olacağını hatırlatmıyor. Çevre Koruma Haftası`nda, evrenle bütünleşme bilinci olmadan insanın kendini bile koruyamayacağı anlatılmıyor. Deniz Bayramı, amatör denizciliğe özendirmiyor kimseyi, denizleri yağmalayıp kirletmekten alıkoymuyor. Basın Bayramı, mesleğin düştüğü esfel-i safilini görecek gözler bulamıyor. Camiler Haftası`na rağmen, tarihî camilerde aslına uygun olmayan çirkinleştirme faaliyetleri devam ediyor, kadınlara ferah-feza yerler ayrılmıyor. Ve daha önemlisi insanlar gönüllerini cami haline getirmiyor. Hayvanları Koruma Günü bizi hayvanlara eziyet eden toplum olmaktan kurtarmıyor. Atatürk Haftası, Anıtkabir ziyaretleriyle sınırlı kalıyor, Kemalizm`in getirisi götürüsü üzerine milli konsensüs sağlanamıyor. Mevlana Haftası, Pir`in öğretisini hayata geçirmemize değil onu popüler kültür nesnesi haline sokmamıza hizmet ediyor. İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası`nda körlerin fil tarifinden öteye gidilemiyor. Bu kavramları sadece kendimize istiyoruz ama bir türlü içselleştiremediğimizden hep beraber cayır cayır yanıyoruz. İşte böyle, hem güzel, hem de yalan ülkemizin hâli pür melâli...


25 Nisan 2014 Cuma  02:06

Sözcü

Gündem - İstanbul`da kanlı gece!



20 Nisan 2014 Pazar  07:47

Zaman

Manşet - `Soykırım` demedi


Beyaz Saray`a çıkmadan önce eyalet senatörüyken 1915 olaylarını `soykırım` olarak nitelendiren ABD Başkanı Obama, bu yılki 24 Nisan mesajında da Ermenice `büyük felaket` anlamına gelen `meds yeghern` tabirini kullanmakla yetindi. Obama, `kendi` görüşünün ise değişmediğini vurguladı.Türkiye`nin baskıları yine sonuç verdi ve ABD Başkanı Barack Obama, geçtiğimi yıllarda olduğu gibi bu yılki 24 Nisan Ermeni Anma Günü mesajında da 1915 olayları için `soykırım` kelimesini kullanmadı. Başkan seçilmeden önce olanları `soykırım` olarak nitelendiren Obama, Beyaz Saray antetli yazılı mesajında bu konudaki “kendi” görüşünün değişmediğini hatırlatırken, Ermenice `büyük felaket` anlamına gelen `meds yeghern` tabirini kullanmakla yetindi. Amerikan Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA), Başkan Obama`nın göreve gelmeden önce verdiği resmi tanıma sözünü tutmamasından “bir kez daha” büyük hayal kırıklığına uğradıklarını açıkladı. Ankara ve birçok sivil Türk oluşumu, hukuki bağlayıcılığı olduğuna inanılan `soykırım` kelimesinin ABD`nin resmi metinlerinde geçmemesi için yoğun lobicilik çalışmaları yürütüyor. Mesajında 99 yıl önce `Osmanlı İmparatorluğu`nun son dönemlerinde` 1,5 milyon Ermeni`nin `katledildiğini` ve `ölüme yürüdüğünü` belirten Obama, “Bugün Meds Yeghern`i anıyor ve 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birinde can verenleri onurlandırıyoruz.” dedi. Obama, “Kaybedilen hayatların ve o erkekler, kadınlar ve çocukların çektiği ızdırapların yasını tutuyoruz.” diye ekledi. “Olanların tam, içten ve adil şekilde kabullenilmesi hepimizin çıkarınadır.” diyen Başkan Obama, “Halklar ve uluslar geçmişin acılı unsurlarını kabul ederek ve hesaplayarak daha güçlenir ve daha adil ve toleranslı bir geleceğin temelini inşa eder.” ifadelerini kullandı. Obama, ABD`nin kendi tarihinin bazı “en karanlık” anlarıyla da yüzleşmeye gayret gösterdiğini hatırlattı. Hükümetlerin ve kendisinin arka çıkmasıyla bu yolu seçen artan sayıda “cesur” Ermeni ve Türk`ü kutlayan Obama, “Daha da fazlasına teşvik ediyoruz.” dedi. İnsanlık tarihinin böyle “karanlık” dönemlerinin ve bu tür `zulüm`lerin asla tekrarlanmaması ve hatırlanması çağrısında bulunan ABD lideri, Ermenistan halkına `bağlılıklarının` devam ettiğini vurguladı. Ermeni halkını `olağanüstü cesaret`leri ve `kendilerini toparlamaları`ndan dolayı öven Obama, “Demokratik, barışçı ve müreffeh bir ulus inşa etmeye çalışırken Ermeni halkını desteklemede ortak kararlılığımız var.” şeklinde konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan`da yaptığı tarihi açıklamayla 1915`teki Ermeni kayıplarından dolayı ilk kez Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına taziyelerini sunmuştu. Ankara, Ermenistan`la ilişkilerin normalleşmesi için ise Karabağ sorununun çözülmesini ön şart koşuyor. Ermeni gruplar 1915 olaylarının 100. sene-i devriyesi olan 2015`te Türkiye`ye `soykırım`ı tanıma baskısını artırma amacıyla kapsamlı bir uluslararası kampanyaya hazırlanıyor. Bu arada Amerika`daki çeşitli Türk gruplar da, ABD Senato Dış İlişkiler Komitesi`nde bu ay kabul edilen `Ermeni soykırımı` karar tasarısının Genel Kurul gündemine alınmaması ve oylanarak geçmemesi yönünde kampanya yürütüyor.


25 Nisan 2014 Cuma  02:06

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  

ganyan tahminleri  vatan gazetesi 21 aralık  oktay özcan  4 mayıs 2009 sinop hava durumu  ege tv 18 mart  posta gazetesi cvp anahtarı  trafik kazası antalya 29 kasım  radikal 06 08 2009  15 nisan 2011 habertürk gazetesi trafik kazası  3 haziran 2009 hürriyet gazetesi  tuhan demir  sakarya gazetesi 1993 mart gazetesi  kırıkkale il gazetesi arşivi 2005 sahte para  smackdown 4 ağustos izle  pazartesi günkü hürriyet gazetesi  habertürk 21 ekim 2010 yayın lanan programlar  ülke tv arşiv programın izle 3 ocak  21 mart star tv ana haber bülteni  28 ekim 2008 iş makina kazazi  oranıum xl açılışı ankara  25 kasım grev  ülke tv 29 temmuz 2009 sıradışı programını izle