Bulunan Haber Sayısı: 1.837
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - `Yan baktın` kavgası: 1 ölü 2 yaralı


Adana`nın Çukurova ilçesinde, iki grup arasında çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.Adana`da gençlerden oluşan iki grup, kavga etmek için randevulaştıkları parkta birbirine girdi. Silahların kullanıldığı olayda, 23 yaşındaki Tibet Alp öldü, biri ağır 2 kişi yaralandı. Kavganın, kendisi yüzünden çıktığını söyleyen 17 yaşındaki O.A., `Bir gün önce 3 kişi, ters baktığım için beni dövdü, ben de intikam almak için arkadaşlarımı çağırdım. Böyle olacağını tahmin edemezdim, pişmanım` diye gözyaşı döktü.Merkez Çukurova İlçesi`nin Yurt Mahallesi`nde oturan O.A., Toros Mahallesi`ndeki Hayalpark`ta dolaşırken tanımadığı bir grubla ters bakma yüzünden tartıştı. Tartışma sırasında 3 genç O.A.`yı dövdü. Dayak yemeyi içine sindiremeyen O.A., uzaktan akrabası olan 23 yaşındaki Tibet Alp, 21 yaşındaki Yakup Eksik ve 19 yaşındaki Mehmet Özgün`e haber verip yardım istedi. Tibet Alp ile arkadaşları O.A.`yı da yanlarına alıp, olayın yaşandığı parka giderek beklemeye başladı. Bir süre sonra O.A.`yı döven grup da olay yerine geldi. Kendi aralarında tartışan gençlerden kimliği belirlenemeyen saldırgan, yanında taşıdığı tabancayı çıkarıp, ateş etmeye başladı. Saldırganın silahından çıkan kurşunlardan 3`ü Tibet Alp`e, biri Yakup Eksik`e, diğeri ise Mehmet Özgün`e isabet etti. Karın ve sağ kasığından yaralanan Tibet Alp, özel bir hastaneye kaldırıldı, yapılan ilk müdahalenin ardından Adana Devlet Hastanesi`ne sevk edildi. Diğer yaralılar Yakup Eksik ile Mehmet Özgün ise özel Avrupa Hastanesi`nde tedavi altına alındı. Saldırganlar olay yerinden kaçtı. Adana Devlet Hastanesi`nde yoğun bakıma alınan Tibet Alp, hayatını kaybetti.KAVGA BENİM YÜZÜMDEN ÇIKTISilahlı kavgaya neden olan O.A., polis ekiplerince gözaltına alındı. Yapılan ilk görüşmede, olaya kendisinin neden olduğunu söyleyen O.A., `Hayalparkta 3 kişi `yan baktın` diyerek beni dövdü. Ben de intikam almak için Tibet`e haber verdim. Onlarla buluştuk, adamlar silahlıymış, sıktılar. Böyle olacağını tahmin edemezdim, pişmanım` diye gözyaşı döktü.Ölen Tibet Alp`in cesedi otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu`na kaldırıldı. Hayati tehlikesi bulunan Yakup Eksik ile Mehmet Özgün`ün tedavisi sürerken, polis ekipleri olaya karışanların kimliklerini tespit edip yakalamak için çalışma başlattı.DHA


04 Mart 2015 Çarşamba  21:31

Sözcü

Gündem - Şans Topu sonuçları: MPi 4 Mart 2015 Şans Topu sonucu



04 Mart 2015 Çarşamba  17:37

Sözcü

Gündem - ÖSYM Diyanet İşleri Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı Sonuçları



04 Mart 2015 Çarşamba  11:34

Zaman

Manşet - Yemen`den Türk öğretmenlere övgü: Burası, cesur Türklerin de memleketi oldu


Yemen`de 17 yıldır eğitim-öğretime devam eden Uluslararası Türk Okulları, kaosun hüküm sürdüğü bugünlerde de faaliyetlerini hız kesmeden sürdürüyor.Başta eğitim bakanlığı olmak üzere çok sayıda üst düzey devlet yetkilisi ve akademisyen, zor zamanda ülkeyi terk etmedikleri için Türk öğretmenlerine teşekkür ediyor. Öğrenci velileri de okul idareci ve öğretmenlerine ülkelerini terk etmedikleri için şükranlarını sunuyor.REKTÖR HAMDANİ: ELÇİLİK GİTTİ, TÜRK OKULU GÖREVLİLERİ KALDITürk okullarına teşekkür ziyaretinde bulunan öğrenci velisi Yemen Müstakbel Üniversitesi Rektörü Dr. Abdülhadi el-Hamdani, `Biz buraya Türk okullarının gösterdiği cesareti ve bulunduğu seçkin konumdan dolayı teşekkürlerimizi sunmaya geldik. Ülkenin içinde bulunduğu zor şartlara rağmen okul çalışanları ve idarecilerinin tamamının, büyükelçiliğin bile ülkeyi terk ettiği bu dönemde burada kalacaklarını açıklaması, önemli bir cesaret örneği.` dedi.EĞİTİM BAKANLIĞI YETKİLİSİ: CESUR TÜRKLERE HİÇBİR KÖTÜLÜK DOKUNMAYACAKYemen Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Abdo Ahmet En-Nuzeyli, Türk okulunun eğitim kalitesinin hem devlet okullarından hem de diğer özel okullarından daha iyi seviyede olduğunu ifade etti.En-Nuzeyli, `Türkiye Büyükelçiliği (güvenlik sebebiyle) Türk okulundaki idareci ve öğretmenlerin de ülkeden ayrılmasını istedi. Ama Türk okulları eğitime devam ederek büyük bir sorumluluk yüklenmiş oldu. Biz onları her şekilde destekliyoruz. Cesur Türklere diyorum ki; onlar Yemenlidir, Yemen de onların memleketidir. Hiçbir korkuları olmasın. İnşallah onlara hiçbir kötülük dokunmayacak.`TEK BİR AİLE GİBİ OLACAĞIZÇocuklarını Türk okuluna gönderen Yemen Elektrik İdaresi Genel Müdürü Haris el-Amri ise `Çocuklarımın okulda okuduğu sürede gözlemlediğim; okulu seçkin kılan şeyin sadece eğitim değil, aynı zamanda ahlaki değerlerimizi yaşatması.` ifadesini kullandı.Zor durumlarda okuldaki öğretmenlerin yanında yer alıp onlara destek olacağı sözünü veren el-Amri, `Türk öğretmenler, Yemen`i ikinci ülkeleri gibi görüyorlar. Bu zor dönemde tek bir aile gibi olacağız inşallah.` dedi.3 ŞEHİRDE 5 TÜRK OKULU HİZMET VERİYOR1998`de, başkent Sana`da 33 öğrenci ile bir ilkokulda başlayan eğitim ve öğretime başlayan Türk okulları, başkent Sana`da 3, Taiz ve Aden şehirlerinde ise birer okul ile 1215 öğrenciye hizmet veriyor. Anaokulu, ilkokul ve lise düzeyindeki eğitim dili İngilizce ve Arapça olan okullarda, Türkçe ise yabancı dil olarak okutuluyor.Çok sayıda ödülün yanı sıra, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Yemen lise bitirme sınavında ülke 2`incisi ve 3`üncüsü Türk okullarından çıkmıştı.(CİHAN)


04 Mart 2015 Çarşamba  13:40

Zaman

Manşet - Bu yarıyıl tatilini, sosyal aktivite ve seyahate ayırın


Yaklaşık 17 milyon öğrenci için yarıyıl tatili bu hafta sonu başladı. İki hafta sürecek bu ara tatilde hem öğrencilerin hem de ailelerinin çeşitli planları var. Dönem boyu yorulan öğrenciler, yorgunluğu atmanın hayalini kurarken, aileler de çocuklarını bu boşlukta nasıl yönlendireceğini düşünüyor.Yarıyıl tatilinin yaklaşması ile hem öğrencileri hem de velileri tatlı bir telaş sardı. Dönem boyu proje ödevleri ve sınavlarla boğuşan öğrenciler, sosyal aktivitelere vakit ayırmakta güçlük yaşıyor. Yarıyıl tatilinde düzenli bir program ayarlayan çocuklar, hem dinlenebilir hem de derslerindeki eksikleri tamamlayabilir. Aileler iki haftalık tatilde çocuklarına neler yapmak istediğini sormalı ve birlikte tatil programı yapmalı. Spor, yüzme gibi değişik sosyal faaliyetlerin yanında ailecek kısa mesafeli de olsa seyahat ve akraba ziyaretleri yapmak, ikinci döneme motive etmek için öğrencilere iyi gelecektir. FEM Yayınları Rehberlik Koordinatörü Faruk Ardıç, ailelerin çocuklarıyla başarısız derslerinin düzelmesi adına konuşmasını ve sosyal aktivitelerin yanında bol bol kitap okuma hedefleri öneriyor. Ailelerin öğrencilere dinlenmeleri için fırsat vermelerini ve onlarla birlikte zaman geçirmelerinin önemli olduğunu dile getiren Ardıç, “Bu iki haftalık mola ikinci dönemin motivasyonunu da oluşturacak bir süreç. Bu nedenle öğrenciler sosyal aktivitelerle, spor faaliyetleri ve kültür gezileriyle de bu tatili renklendirebilir.” diyor. Bu süre zarfında derslerden de uzaklaşılmaması gerektiğini belirten Ardıç, çok çalışmak yerine verimli çalışmayı tavsiye ediyor: “Sürekli olarak çalışmanın da öğrenciye bir getirisi olmayacaktır. Bu nedenle öğrenciler dinlendikleri zamanlar dışında günlük verimli ve nitelikli ders çalışma programları oluşturabilir, konu tekrarları yapabilir.”Üniversite adayları için ara tatil sıçrama tahtası8 Şubat`ta sona erecek tatilden 1 ay sonra adaylar, Yükseköğretime Geçiş Sınavı`na (YGS) girecek. Ardıç, bu sınava girecek adayların ise avantajlı hale gelmeleri için iki haftalık tatilin önemli olduğunu söylüyor. Ardıç, “Eksikliklerin belirlenmesinde en gerçekçi bilgileri deneme sınav sonuçları verecektir. Sınav sonuçları incelenerek, hangi ders ve konuda eksikliğin olduğu belirlenmelidir. Özellikle konu eksiği fazla olanlar, tatili eksiklerini tamamlamaya ayırmalı. Çünkü ikinci dönemde hem zamanın daha kısa olması, hem sınavın yaklaşmasıyla birlikte yaşanacak stres, hem de bahar mevsiminin gelmesiyle ders çalışmadaki isteksizlik öğrenci adına kaygı oluşturur.” diyor.


24 Ocak 2015 Cumartesi  02:18

Taraf

Gündem - AÖF sınav sonuçları açıklandı… Sonuçlar için tıklayın


24-25 Ocak tarihinde yapılan AÖF Güz dönemi final sınavları sonuçları için heyecanlı bekleyiş sona erdi. AÖF sınav sonuçları açıklandı. AÖF 2015 Güz dönemi final sınavı sonuçları için bekleyiş sona erdi. Milyonlarca Açıköğretim Fakültesi öğrencisi için sonuçlar AÖF resmi sitesi üzerinde açıklandı. Sınav sonuçları için tıklayın Sonrası AÖF sınav sonuçları açıklandı… Sonuçlar için tıklayın Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.


10 Şubat 2015 Salı  18:31

Zaman

Manşet - `En iyi denemeciler sürekli okunur`


Yazar, müzisyen, yönetmen ve ressam... Bu sıfatları taşıyan Mehmet Güreli, sanatın faklı alanlarında önemli eserler verdi. Alope`nin Odası, Hayaller ve Sokaklar, son olarak Bedrufi`nin Nefesi adlı yapıtların yazarı olan Güreli; Vapurlar/Blues, Cihangir`de Bir Gece, Yağmur, Odamda Yolculuk, İplerin Kopuşu gibi müzik albümlerine imza attı. Vapurlar, Bir Oyuncunun Portresi: Necdet Mahfi Ayral (Belgesel), İstanbul`a Yolculuk (Dünya Yazarlarının Gözüyle, Belgesel), Gölge (Peyami Safa`nın Selma ve Gölgesi kitabından) gibi filmleri çekti. Taraf gazetesi kültür sayfasında her perşembe köşe yazıları da yazan Mehmet Güreli, ekim ayında yazdığı veda yazısıyla gazeteden ayrıldığını duyurdu. Mehmet Güreli ile son deneme kitabı Bedrufi`nin Nefesi üzerine konuştuk.Bedrufi Nefesi`ni okurken ister istemez sormak gerekir, kimdir Bedrufi ve Mehmet Güreli`nin yazarlık serencamında nasıl bir yere sahiptir? Kierkegaard şöyle der: “İnsanların çoğunun idealleri büyük ve olağanüstüdür; asla gerçekleşmez.” Kendi hakkında ya da kendi başına düşünürken insan öyle hülyalara dalar gider ki bazen, hangi tema onun ilgi alanında onunla çok yakındır, tam anlamıyla kestiremez. Öylece bakar kalır kelimelere. İşte bir ikinci bakışa gereksinme duyduğunu haykırır bazı notlar. Üzerleri çizilmeden, önemleri vurgulanmadan bir çağrıdır bu. Yol gösterildiğinde de yürüyemezsiniz hemen. Kuşkular erimez bir anda. Boşlukta sallanırken hele hiç güvenmezsiniz adımlarınıza. Her çizgide bir tereddüt, bir şüphe, bir eritilmiş amacın gölgeleri gizlidir. Öteki dediğiniz tanınan biridir, sadece yazdığı beldeler silikleşir zamanla, yolda silinir; size ulaştığında size öğretmek için yazmadığını hemen anlarsınız. Ama boşu boşuna olmadığını da. Hayatın gördüğünüz kadarıyla ilerlediğiniz alanında küçük bir sekme, bir çelme bile sizi uyarmayabilir çoğu kez. Oysa her şeye hakim olabildiğinize o kadar inanmış mısınızdır ki? O sekmenin bir işaret olduğunu da anlamayabilirsiniz. Yoldan çıkmış olsanız bile, hatta düşseniz bile… Bir yeni ışıktır bir filozof.Bedrufi de bir gün yazılarıyla gelivermiştir öyle. Tüm birikimini sizin odanıza bırakıvermiştir. Bir gün bana şöyle demiştir: “Bildiğiniz oyunu oynayın, bilmediğinizi seyredin.” Bana, her şeye başka açılardan bakmayı göstermiştir. Zaman içinde satırlar hayat bulur onda. Sizden hiçbir şey beklemeden açar dünyasını. Düşündüklerini döker ortaya. Beklentilerinize cevap vermek için oraya geldiğini düşündüğünüzü bilir. Söyleyeceğini söyler, yazacağını bırakır gider. Bir kurtarıcıdan çok bir yardımcı gibi hisseder kendini. Gerçek adını bile tam söylemediğini düşündürür insana. Bir muamma gibi görünür; oysa bir şeyi bile çözse mutlu olacak biridir. Kaprisleri üzerine düşünen Cioran gibidir; hem uykusuz, hem dost, hem de derinlerde yüzmekten korkmayan biri… Kendi söyleyeceklerinizi Bedrufi üzerinden ifade ederken denemeye de alan açmış oluyorsunuz. Çünkü deneme, başka yazarların dediklerine de fazlaca imkân sunan bir tür, yanılıyor muyum? Deneme, bir yolculuk gibidir. Her denemeciye göre de yolu yordamı farklıdır. Bazılarıysa hiçbir yere gitmez görünürler. Oturdukları koltuktan resmederler dünyayı. Hiç yerlerinden kalkmadan sunarlar her şeyi size. Kimi romandan söz eder, kimi şiirden. Haydut, kürek mahkûmu ve sahte kuklacı, Ginesillo de Parapilla ve ayrıca Pedro Usta adlarıyla da anılan Gines de Pasamonte kendi yaşamını anlatan bir kitap yazmaktadır. “Kitap bitti mi?” diye sorar Don Kişot. Gines şu yanıtı verir: “Yaşamım bitmediğine göre kitap nasıl bitsin?” Bazıları nasıl yazdığını anlatır, bazıları nasıl okuduğunu. Hayat, denemenin ilgi alanları içinde sere serpe uzanır, öylece akar gider. Bazılarında filmler yeniden başlar akmaya. En iyi denemeciler sürekli okunur. Birden karşınıza hiç duymadığınız bir yazar ya da sinemacı çıkabilir. Ve sizi bilmediğiniz bir beldeye taşıyabilir. Carlos Fuentes okurken Kenji Mizoguçi`nin `Yağmur Sonrasının Solgun Ayının Öyküleri` filminde bulabilirsiniz kendinizi. Deneme, prensiplerden konulara atlamak değildir. Sadece inceliklerle dolu, bilgi yüklü ve güler yüzlü geçişlerin türüdür. `Şuna inanırım, hakikat eğer varsa bir kelimeye sığar zaten.` diyorsunuz. Bu biraz da yaş almanızla ilgili olabilir mi? Çünkü gençlikte hakikat bazen bir davada, bazen bir ideolojide bazen de Tanrı`da bir kelimeye sığacak kadardır. Yanılıyor muyum? Bu biraz da hakikatin saflığını, yalınlığını karşılıyor bence. Yoksa yıllar içinde yol almayla bir ilgisi yok. Size doğru gelen çizgide ilerlemenizle ilintili sadece. Bir tür prensipleri saptama meselesi. Ayrıca kendinizi korumayla da bağlantılı değil. Seçimle, davranış özelliklerinizin alanlarıyla iyi okumalar gerekiyor. Geçmiş, bize hakikate ne kadar yaklaşmış olduğumuzu gösteriyor, hatta hiç yaklaşamadığımızı da gösterebilir. Bu yüzden zaman hiçbir şey ifade etmiyor. Siz kıyaslamalarla, deneylerle sonuçlara varıyorsunuz. Saf aklınızın tarihi kaç kelimeyle yüreğinizi temiz tuttuğunuzu size söyleyecektir mutlaka. Ahmet Altan özelinde yazarın hakikate bağlılığı, rüzgâra göre yön değiştirmesi meselesi üzerine söz açıyorsunuz. Sanırım böyle yazarlar edebiyatımızda nadir olarak karşımıza çıkıyor? Evet, bazı yazarlar zor bulunur. Onların yazdıkları ise hiç kaybolmaz. Onlar hiçbir zaman unutulmazlar da. Fırtınayı da çok güzel anlatırlar, hayatın büyüsünü de. Onları okumak zevktir. Okuduğunuz bir hikâyeyi bile onlardan bir daha okusanız, yeni duygular, farklı titreşimler yaşarsınız. Ayrıca denemeler yeni denemelerin de habercisidirler. Birbirlerini çoğaltırlar, birbirlerinden beslenirler ve sizleri başka kitaplarla, yeni yazarlarla da tanıştırırlar. Maksim Gorki şöyle der: “Kitap yazmayı kendileri için bir zanaat, bir `geçim vasıtası` olarak görenler vardır; onlar insanla ilgili yalan söylemezler, insanı olduğundan daha kötü göstermezler.” Bu yüzden de bazı yazarlar kolay yetişmez ve onlara çok az rastlarsınız. Evet, bazı yazarlar zor bulunur. `Hayatı şimdiki zamandan uzak tutmalı, onun aceleci, aç gözlü, kıskanç bakışlarından da sakınmalı.` cümlenizi okurken aslında her an şimdiki zamana mahkûm olmanın çaresizliğini de hissediyor insan. Hayatı niçin şimdiki zamandan uzak tutmalı, sakınmalı?` Herodot`un sadece tarihe değil, insanın yaşamına da ilişkin bir yasasından söz etmeli: “Talih insana sonuna kadar yar olmaz.” Hayatı da çok çabuk verilen kararlardan biraz uzak tutmalı gibi geliyor bana. Hiçbir yapıt bir anda oluşmuyor. Onun zaman dilimi içinde yavaş yavaş kendini bulması gerekiyor. Bir düşünce, bir fikir için de aynı şey tabii. Kelimelerle örse de kendini bir yapıt, uzun yaşayabilmesi için çok sayıda tarih, felsefe, edebiyat okumaları yapması gerekiyor. Tarih senin hemen bir şeyler söylemeni değil, kalıcı olabilecek doğru şeyler söylemeni değerlendirir eninde sonunda. Bugün dendiğinde dün ve yarını anlamalıyız. Ve yine Herodot`la bitirelim: “Nasıl başlanacağı bilinir, nasıl biteceği bilinmez.” Denemeyle bir hayli hemhal olmuş, pişmiş bir kaleminiz var. İyi bir deneme yazısı sizce hangi niteliklere sahip olmalıdır? Denemede insanı çeken belki de büyük usta Montaigne`in, “Ruhum şöyle bir yere tutunabilse, kendimi denemekten vaz geçer, ben de kararlı bir kişi olurdum: ne yapayım ki ruhum çıraklık çağından, deneme çağından bir türlü kurtulamıyor”, sözlerinde saklı. Hayatının sadeliğinde ve kendini tanımaya harcadığı çabanın içinde gizli. Amacı da Zweig`in dediği gibi, kendinden yola çıkmak ve yine kendine varmaktır. Ve tüm bu çabalar bir anlamda okumayla başlar kuşkusuz; ikinci merhale de yazmaya hazırlık. Montaigne`in de inanmak güç de olsa Rönesans çağına kadar yazılmış her metni okuduğu söylenir. Bu da tabii denemenin temel taşları. Notlar ve biriktirmek. Sonrası ise onlar için defterler yaratmak, önemli bulduklarını yeniden hayata geçirmek. Denemenin ustalarını tanıdıkça zaten iyi denemeye ulaştığını hissetmeye başlar okur. Heyecanlandıkça, notlar aldıkça, ulaşmak istediği kitaplar çoğaldıkça yeni bir şeylerle karşılaştığını da bilir. Benim için de iyi deneme, geçişlerin, ipliklerin, bağlantı yerlerinin hissedilmediği, kişinin akışın büyüsüne kendini kaptırmasıdır. Değişik, uzak bir konuya bile insanı yakınlaştırabilmesi, sıcaklık duymayışını sağlayabilmesidir. Bir yazınızda, “Ne kadar derin, ne kadar kutsal bir şeydir bazı kişilerden sürekli söz etme ihtiyacını duymak. Onların ölümsüzlüğünü hissetmek, yapıtlarının içinde yaşamak ve dünyayı sanki onların kestiği bir camın içinden seyre dalmak.” diyorsunuz. Tam da bu bağlamda sormak isterim, yazarlık tutumunuzu etkileyen, kaleminizi besleyen yazarlar ve kitaplar hangileri oldu?“Bedrufi`nin Nefesi” bir anlamda son ilgilendiğim, yeni bulduğum yazarlar, sanatçılarla çocukluğumdan bu yana hiç vazgeçmediklerimin buluşması sayılabilir. Cervantes, Stefan Zweig, Sait Faik, Andre Suarez, Nabokov, Rilke, Robert Walser, A. Platonov, S. Birsel, Ahmet Rasim, Beckett, Thomas Bernhard, Hamsun, Refik Halid, Henri Michaux, Kafka, Panait İstrati, Georges Simenon, Borges, Poe, Primo Levi, Kierkegaard,Cioran ve niceleri… Zaten evimin bir köşesi bu yazarlara ayrılmıştır. Diğer bölümlerde de hayran olduğum sinemacılar yer alır. Hayat bu kitaplar arasında yaşamaktır bir bakıma ve geçişler çok önemlidir.


04 Mart 2015 Çarşamba  02:10

Sözcü

Gündem - Yılın ilk ehliyet sınavının sonuçları belli oluyor! İşte 10 Ocak ehliyet sınavı sonuçları



20 Ocak 2015 Salı  10:57

Zaman

Manşet - Uyuşturucuyu en çok lise 12. sınıf öğrencileri deniyor


Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı ve Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü`nün İzmir`deki liselerde yaptığı madde bağımlılığı araştırması, genç neslin karşı karşıya olduğu tehlikeyi gözler önüne serdi.Araştırmaya göre 9. sınıflarda sigara deneme oranı yüzde 31,7, alkol deneme oranı yüzde 67,4 olarak çıktı. Yaş ilerledikçe bu oranın ciddi artış gösterdiğini ise lise 12. sınıflar üzerinde yapılan araştırma ortaya koydu. Bu sınıfta okuyan öğrencilerde sigara deneme oranının yüzde 50,6, alkol deneme oranının yüzde 83,3`e yükseldiği görüldü. Araştırma sonucuna göre 9. sınıf öğrencilerinin yüzde 4`ü ve 12. sınıfların yüzde 6,8`inin de esrar, eroin, kokain, ecstasy, uçucu ve uyarıcı maddeler denediği ortaya çıktı. Lise 12. sınıf öğrencilerinin yüzde 50,6`sı sigara denediğini, yüzde 30,3`ü son bir ay içinde sigara içtiğini ifade etti. Öğrencilerin yüzde 84,3`ünün hayatında en az bir kez alkol kullandığı, yüzde 51,2`sinin alkolü 10`dan fazla denediği, yüzde 15,7`sinin hiç denemediği, yüzde 56,8`inin hayatında en az bir kez sarhoş olduğu ortaya çıktı. Araştırmada, 9. sınıflara göre 12. sınıf öğrencilerin esrar, eroin, bonzai ve kokain gibi uyuşturucu madde deneme oranında da ciddi artış gözlendi. Araştırmaya katılan 4 bin 313 öğrencinin yüzde 6,8`i, uyuşturucu madde denediğini söyledi. Anne ve babası boşanmış ailelerin çocuklarında madde kullanım oranı yüzde 16,3 çıktı. Madde kullananların yüzde 84`ü arkadaşlarının esrar içtiğini, madde kullanımıyla arkadaşları aracılığıyla tanıştığını belirtti.Çocuklar uyuşturucuya daha rahat ulaşıyorSosyolog Demet Havaçeliği Atlam, “Araştırma sonuçlarımızı Türkiye`deki diğer liselerle karşılaştırdığımızda, kullanımların daha yoğun olduğunu gördük. Çocuklar maddeye daha çok ulaşıyor. Bununla ilgili takip çalışmalarında, her yıl kullanımın daha da arttığını görmekteyiz. Bu da ürkütücü bir sonuç.” dedi. Özellikle son dönemde madde kullanımının arttığına dikkat çeken Atlam, bu tür maddelere öğrencilerin, en yakınındaki kişiler olan arkadaşları aracılığıyla ulaştığını, `hayır` diyememek, o gruba ait olmak ve `bir kere denemekten bir şey olmaz` düşüncesinin en büyük yanılgı olduğunu ifade etti. Araştırma sonuçlarının 9 ve 12. sınıflardaki artışı gözler önüne serdiğini kaydeden Atlam, ailelerin `Benim çocuğuma bir şey olmaz` demeden, bu konuda çok hassas davranmaları gerektiği uyarısında bulundu.


01 Ocak 2015 Perşembe  02:18

Zaman

Manşet - Yandaş memura torpil ayarı: MEB`de uzmanlık için puanı 30`a düşürdüler


Kamuya personel alımında torpil iddialarını destekleyen bir haber de Milli Eğitim Bakanlığı`ndan geldi. Açılan 75 milli eğitim uzmanlığı pozisyonu için istenen şartlar adeta `kişiye özel kadro` tabirini hatırlatıyor. Yürürlükteki yönetmelik yabancı dil için en az 70 puan şartını ararken, söz konusu kadroya başvurularda 30 puan yeterli sayıldı. Üstelik adaylar sadece sözlü sınava tabi tutulacak.Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), geçtiğimiz günlerde 75 `Milli Eğitim Uzmanı` alınacağını duyurdu. Ancak yayımlanan kılavuzda adeta kişiye özel kadroyu andıran kriterler yer aldı. Alınacak personel için Yabancı Dil Sınavı`ndan (YDS) en az 30 almak ve KPDS puanı yeterli görüldü. Üstelik alımın, sadece sözlü sınavla yapılacağı açıklandı. Yönetmeliğe göre uzman yardımcılığından uzman kadrosuna geçişte yabancı dil seviyesi için en az 70 puan şartı aranıyor.MEB`in adeta torpile kapı aralayan uygulamasına eğitim sendikalarından tepki geldi. 22 Şubat`ta başvuru süresi sona eren uzman alımı için normalde uygulanması gereken bazı şartların göz ardı edildiğini belirten sendika temsilcileri, hukuksuz alımın durdurulmasını istedi. İlan süresinin çok kısıtlı olmasından dolayı birçok kişi başvuru yapamamaktan şikâyetçi oldu. Tüm Eğitimciler ve Eğitim Müfettişleri Sendikası Genel Başkanı Nermin Taşçıoğlu, kılavuzun Anayasa ve normlara aykırı olduğunu ve bu haliyle uygulanması durumunda mağduriyetler oluşturacağını vurguladı. Kılavuzun uzman yardımcılığı için değil, doğrudan 75 uzman kadrosunun alımı için yayımlandığına dikkat çeken Taşçıoğlu, “Kılavuzda 75 kişi için öngörülen sınav koşulları incelendiğinde kamuoyunda bu 75 kişinin neredeyse isim isim önceden saptandığı, `sınav` olarak açıklanan işlemlerin ise yapılan işe yasal zemin hazırlama gayreti olduğu algısı oluşmuştur.” şeklinde konuştu.Aktif Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcısı Hayati Durmuş ise kişiye özel, adrese teslim alım yapılmak istendiğini kaydetti. Durmuş, “MEB, kriz çıkacağını bile bile risk almaya devam ediyor. Yönetmeliklere aykırı işlemler içeren bu kılavuzla yapılacak atamaların açtığımız dava ile çok kısa bir sürede mahkeme tarafından iptal edileceği kuvvetle muhtemeldir.” dedi. Öte yandan daha önce kurumda göreve başlamış uzman yardımcılarının da MEB`in bu politikasını eleştirdiği ve rahatsızlık duyduğu öğrenildi. MEB, ilk kez 2013 yılında uzman yardımcısı alımı gerçekleştirdi. Yönetmeliğe göre uzman yardımcılığı süresi en az 3 yıl, bu sürenin sonunda tezi kabul edilen yardımcılar yeterlilik sınavını da başarıyla geçerse uzmanlık kadrosuna atanabiliyor. Bakanlık, Yabancı Dil Sınavı`ndan (YDS) 30 puan ve üstü alan adaylar arasından doğrudan sözlü sınavla atama yapabilecek.Taraf gazetesinin dün birinci sayfadan verdiği, `MEB`de KPSS`siz uzman alımı` başlıklı haber üzerine Milli Eğitim Bakanlığı bir açıklama yaptı. Haberin kamuoyunda yanlış algı oluşturmaya yönelik olduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi: “Millî Eğitim Uzmanlığı sözlü sınavı ilk defa devlet memurluğuna alınacaklar kapsamında yapılmamakta olup meslekte adaylık dahil başvuru tarihinin son günü itibarıyla en az 5 yıl hizmeti bulunmak şartı aranmaktadır. Dil puanı taban puan belirlemesi çalışmalarında, bazı alanlarda yüksek dil puanı karşılanamayacağı anlaşıldığından, dil puanı düzeyi 30 (otuz) olarak belirlenmiştir. 30 dil puanı sadece müracaat şartı olup dil puanı en yüksek olan adaydan başlanarak sıralama yapılmıştır.”


04 Mart 2015 Çarşamba  02:10

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

usak kaza görüntüleri 13 ekim  münire güven çam  17 temmuz cine 5 haberleri izle  otopark kavgası  20 temmuz sakarya gazetesi eskişehir  ülke tv 9 şubat yayin akişi programını izle  ülke tv arşiv programınakları  flash tv haber arşivi 21 02 2010 tarihli haberleri  bursa temmuz ayı intiharları  19 03 2011 yeni asır gazetesi cinayet salihli  24 ekim sky tv cumhur kaplan ile baştacı izle  24kasım hürriyet kelebek eki  adana 28 ekim kaza haberleri  antalya gülay bolatan  ankara yolunda trafik kazası  milliyet ankara eki arşivi 08 şubat 2011  17 eylül habertürk gazetesi arsivi  deniz kuloglu  kontv haberleri izle 14 nisan 2011  posta gazetesi bulmaca eki cevapları 22 06 2011  sabah ankara eki arşivi 22 kasım 2009  ülke tv sıradışı programı 19 01 dışı programı 19 0