Bulunan Haber Sayısı: 4.502
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Sabah

Gündem - Algoritmayı sızdırdılar


KPSS skandalında Paralel Yapı, soruların algoritmasını sızdırdı. Cevap şıklarında yer alan en yüksek rakamın sağındaki şık doğru olarak belirtildi Devamı için tıklayınız


30 Mart 2015 Pazartesi  02:26

Zaman

Manşet - Üniversite sınavına 10 gün kaldı, bunlara dikkat


Bu yıl 2 milyonu aşkın aday, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi`ne (ÖSYS) üniversiteli olma hayaliyle başvuru yaptı. Lisans Yerleştirme Sınavı`na katılmayacak (LYS) yaklaşık 950 bin aday ise 15 Mart`ta üniversiteye giriş sınavlarının ilk adımı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı`na (YGS) girecek.Sınav yaklaştıkça kaygısı artan gençlere uyarılarda bulunan rehberlik uzmanları YGS öncesi, stratejik çalışarak kalan zamanı verimli değerlendirmelerini tavsiye ediyor. FEM Yayınları Rehberlik Koordinatörü Faruk Ardıç, YGS`nin telafisi mümkün bir sınav olduğunu belirterek, “Bu sınav toplam sınav puanının yüzde 35-40`ını oluşturuyor. Geri kalan yüzde 60-65`lik dilimi ise ikinci basamak sınavları olan LYS`ler ile elde edilecek.” bilgisini verdi.Yükseköğretime Geçiş Sınavı`na (YGS) az bir zaman kala yapılacak çalışmaların, adayların şu ana kadar yaptıkları çalışmaları daha anlamlı kılacağını söyleyen Ardıç, adayların alanlarına göre yapacakları soru çözümleri ve tekrarlarının faydalı olacağını belirtti. Deneme sınavlarının, teknik, taktik ve psikolojik anlamda gerçek sınavın provası olduğuna dikkat çekiyor. “Deneme sınavlarının sonunda genel bir analiz yapılarak eksik konular belirlenmelidir. Bu şekilde yetersiz olan yönler etkili biçimde tamamlanabilir.” ifadelerini kullanıyor.SINAV STRESİ YAŞAMAK NORMALDİRÇalışma zamanı olarak ise sabah 8-12 arası saatlerin en verimli vakitler olduğunu hatırlatan Ardıç şu önerilerde bulunuyor: “Bu zamanda beden dinlenmiş, beyin rahat ve zihin öğrenmeye hazır durumda iken çalışmamak için hiçbir bahane kalmamıştır. Öğleden sonra saat 14 ile akşam yemeğine kadarki süre içinde öğle arasında dinlenmek şartıyla çalışmaya uygundur. Akşam yemeği yedikten sonra ve biraz dinlenme yapmak şartıyla 22-23`e kadar çalışmak ve birkaç sayfa kitap okuduktan sonra erken uyumak ders çalışmak için ideal bir düzendir.”Psikolojik danışman Hakan Metan ise birçok öğrencide sınavın yaklaştığı son günlerde ümitsizlik ve öğrenilmiş çaresizlik oluşabildiğini ifade etti. Metan, şimdiye kadar yaptıkları çalışmaların boşa gitmemesi için son bir gayretle yeniden şevklenmeleri ve motive olmaları konusunda uyarılarda bulundu. Adaylara sınavdan korkmamaları gerektiğini hatırlattı: “Son dönemece girerken daha çok çalışmaktan ziyade iyi bir ruhsal durum yönetimi daha önemlidir. Bu durumu kendi yönetemeyenler mutlaka psikolojik destek almalıdır. Sınav günü yaklaştıkça stresin artması normaldir. Nefes ve gevşeme egzersizleriyle ve doğru oto telkinlerle bu durum düzeltilebilir.”YGS`ye kalan zaman nasıl değerlendirilmeli?Konu eksikliği olan adaylar konuları bitirmeye odaklanmalı, konu eksikliği olmayan adaylar ise deneme sınavlarıyla konuları pekiştirmelidir.Küçük kağıtlara notlar almayı alışkanlık haline getirin. Unuttuğunuz bir formül, hatırlamakta zorlandığınız bir tanım ya da sürekli karıştırdığınız bir anlaşma maddeleri olabilir. Bunları küçük kağıtlara not alırsanız; serviste, okulda, yolda ve hatta yatarken bile bakma şansınız olacaktır.Deneme sınavlarıyla sınav stratejisi belirlenmeli, yapılan yanlışlara göre çalışmalar yönlendirilmelidir.Sınava hangi testten başlıyorsunuz, hangi testi ortalama ne kadar sürede bitiriyorsunuz, bu durumun netleşmesi gerekmektedir.Önceki yıllarda sorulmuş sorular, bu yıl çıkacak soruların habercisidir. Hangi konulardan ne tip sorular sorulduğunu bilmeniz size fayda sağlayacaktır.Uyku ve beslenme düzeninize önem verilmelidir.Son günlerde çalışma temponuzu düşürmemek için zamanınızı verimli kullanın.


05 Mart 2015 Perşembe  02:02

Sözcü

Gündem - MEB, ehliyet sınavı soruları ve cevap anahtarını yayımladı!



24 Mart 2015 Salı  11:02

Zaman

Manşet - YGS ve LYS sınavlarına müracaat edip başarılı olan ÖSYM`ye 515 lira ödeyecek


Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, bu yıl üniversiteye girmek için yalnızca ÖSYM`ye 515 lira ücret ödenmesi gerektiğini söyledi.DES Genel Başkanı Gürkan Avcı yazılı açıklamasında `2015 YGS ve LYS sınavlarına müracaat edip başarılı olan bir öğrenci toplamda 515 lira ücret ödemek zorunda kalacak. ÖSYM`ye 2 milyonu aşkın üniversite adayı gencimiz adına sesleniyorum. ÖSYM`yi elini vicdanına koyup insaflı olmaya ve bu fahiş ücretleri yeniden düzenlemeye davet ediyorum.` dedi. `ŞİFRE ALMAK 5, FOTOĞRAF GÜNCELLEMEK 10 LİRA`Gürkan Avcı, şunları ifade etti:`Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) başvurularının bu hafta başladığını hatırlatan Gürkan Avcı, YGS`ye girmek isteyen adaylar ÖSYM`ye 50 lira sınav ücreti ödeyecek. YGS`den 180 puan alıp geçen adaylar daha sonra Lisans Yerleştirme Sınavı`na (LYS) girecek. LYS toplamda 5 oturumda yapılıyor. LYS`nin her bir oturumu için ÖSYM`ye 30 lira sınav ücreti ödemeniz gerekiyor. ÖSYM`den şifre edinmek için 5 lira, fotoğraf eklemek ve güncellemek için ise 10 lira ödemeniz gerekiyor. `CEVAP KÂĞIDINA BAKMAK 50 LİRA`Sınava girdikten sonra soru kitapçığını ve cevap kâğıdını görüntülemek isterseniz her biri için ÖSYM`ye 50 lira ödemeniz gerekiyor. YGS ve LYS`nin tüm oturumlarına girdiyseniz ve soru/cevap kâğıtlarına bakmak isterseniz 6 oturum için ÖSYM`ye 300 lira ödemeniz gerekiyor. Yani üniversiteye girmek için yalnızca ÖSYM`ye 515 lira ödemeyi gözden çıkarmanız gerekiyor.``TÜRKİYE`DEKİ SINAV SEKTÖRÜ SAĞLIKSIZ`Türkiye`deki resmi ve özel hemen her sınavın, ulusal yahut uluslar arası sınav sektörünün paydaşlarının talep ettiği ücret marjları ve ödenen sınav ücretlerine bakıldığında alınan paraların kar amaçlı olduğunun ortaya çıkacağını söyleyen Avcı, `Türkiye`deki çarpık sisteme dayalı olarak oluşan acımasız sınav sektörünün dayatmasıyla her yıl milyonlarca öğrenci adayı, iş ve terfi arayan gençler, insanlar haraca kesiliyor adeta. Sınavcı bir eğitim ve sınavcı bir işe alınma sistemi var Türkiye`de. Sınav sektörünün dayatmasının Türkiye`deki diğer bir adı soygun ve sömürüdür. Yapılanların bir bölümünü gasp olarak tanımlamak gerekiyor.` diye konuştu.`SINAVLAR YILDIRMAK İÇİN Mİ?`Avcı, Türkiye`deki sınavların ve oluşturulan sınav sektörünün adayların kendilerini değerlendirmelerinden ve seçmekten çok önünü kesmeyi, yıldırmayı amaç edindiğini söyleyereke, ÖSYM`nin yıl içinde yaptığı YGS, LYS, YDS, ALES, KPSS, YDUS gibi 47 çeşit sınava milyonlarca kişinin ödediği ücretleri fahiş bulduğunu belirtti. Avcı, sınav ücretlerinin üniversite öğrenci adaylarıyla işe girmeye, terfi etmeye çalışan gençlerin önündeki engellerden birisi olduğunu kaydetti.


09 Ocak 2015 Cuma  14:31

Zaman

Manşet - Ehliyet sınav sayısı 9`dan 6`ya indirildi


Milli Eğitim Bakanlığı, 2015 yılında uygulanan ehliyet sınavlarında değişikliğe gitti. Bakanlığın 2015 yılı için hazırladığı `Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerleri Sınavı e-Kılavuzu`na göre, yılda 9 kez yapılan ehliyet sınavı sayısı 6`ya indirildi. 2015 yılının ilk ehliyet sınavı 10 Ocak 2015 Cumartesi günü yapılırken, yılın son sınavı ise 12 Aralık 2015 Cumartesi gerçekleştirilecek.Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü (ÖDSGM) ve Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü `2015 Yılı Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerleri Sınavı Kılavuzu` hazırladı. Sınav uygulamasıyla ilgili işlemler için Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü`ne, başvuruyla ilgili işlemler ise bakanlık Bilgi İşlem Grup Başkanlığı`na yapılacak. Özel Motorlu Taşıt Sürücü Kursu (MTSK) Modülü ile ilgili işlemleriyle Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü Trafik ve Sürücü Eğitimleri Grup Başkanlığı ilgilenecek.2014 yılında yılda 9 kez yapılan motorlu taşıt sürücü kursiyerleri sınav sayısı bu yıl 6`ya indirildi. Kursiyer, en fazla 4 (dört) yazılı, 4 (dört) uygulama sınavına girme hakkına sahip. Teorik derslerin sınavlarında başarılı olup direksiyon eğitimi dersi sınavlarında dört dönem sonunda da başarısız duruma düşenler, istemesi hâlinde aynı kursta ilan edilen direksiyon eğitimi dersinin ücretini ödemek ve sertifika sınıfında belirtilen sayıda direksiyon eğitimi dersi almak kaydıyla dört dönem daha sınava girebilecek. Teorik derslerin sınavından dört dönem sonunda, direksiyon eğitimi dersi sınavında ise ikinci dört dönem sonunda da başarısız duruma düşenler, kayıt işlemlerini tamamlamak ve ücretlerini ödemek suretiyle kurslara yeniden kayıt yaptırabilecek.Teorik sınavda 2014 yılında yapılan düzenlemelerde herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Ehliyet sınav soru sayısında ve sınav süresinde 2014 yılındaki gibi uygulanacak. Bütün sertifikalar için soru sayısı 50 ve sınav süresi 60 dakika olarak belirlendi. Ehliyet sınavında trafik ve çevre dersinden 27, Araç Tekniği dersinden (Motor) 10`a ve ilk yardımda dersinden 13 soru sorulacak.ENGELLİLER İÇİN SINAV SALONUNDA İŞARET DİLİ BİLEN ÖĞRETMEN BULUNACAKSürücü belgesi almak isteyen ve gerekli belgeleri tamamlayan kursiyerler, motorlu taşıtlar sürücü kurs müdürlüklerine kayıt yaptıracak. Kayıt şartları şu şekilde sıralandı: `A1, A2, F ve H sınıfı sürücü kursları için 17 (on yedi) yaşını bitirmiş olmak. B ve G sınıfları için 18 (on sekiz) yaşını bitirmiş olmak. C, D ve E sınıfları için 22 (yirmi iki) yaşını bitirmiş olmak. (Üniversitelerin sürücü eğitimi veren yüksek okul ve Türk Silahlı Kuvvetleri`nin askerî ihtisas görevleri için subay ve astsubay sınıf okullarında ve uzman jandarma okullarında açılan sürücü eğitimi kurslarından mezun olanlarda bu şart aranmaz.) A1, A2, B, C, D, E, F, G ve H sınıfı için en az ilkokul düzeyinde eğitim almış olmak. Pratisyen tabip veya uzman tabip tarafından verilen `sürücü olur` sağlık raporu almış olmak. `Sabıka kaydının olmadığına dair` dilekçeyi kurs müdürlüğüne vermek. Sürücü belgesi süresiz olarak geri alınmamış olmak. Son 6 (altı) ay içinde cepheden çekilmiş 1 (bir) adet vesikalık fotoğrafını ve nüfus cüzdanı fotokopisini Özel MTSK Müdürlüğü`ne teslim etmek.`İşitme engelli kursiyerler için sınav salonunda görevlendirilecek öğretmenler öncelikle işaret dili bilen ve bakanlığa bağlı okul/kurumlarda görevli öğretmen personelden seçilecek. Yoksa il ve ilçede bulunan kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personel arasından görevlendirme yapılacak. Ortopedik engeli olan kursiyerler sınav binalarının giriş katlarındaki salonlara yerleştirilecek. Engelli kursiyerin ihtiyacına göre salon düzeni ya da ek oturma düzeni hazırlatılacak.SINAVA İTİRAZ İÇİN BANKAYA 10 LİRA YATIRILACAKSınav değerlendirmesinin güvenliği açısından kursiyerlerin cevap kâğıdı, iki adet optik okuyucu tarafından çift kontrol sistemiyle okutulacak. Kursiyerlerin derslere göre sorulara verdikleri doğru cevap sayıları tespit edilecek. Yanlış cevaplar dikkate alınmayacak. Tespit edilen doğru cevap sayıları üzerinden her bir ders için 100 puandan hesaplama yapılacak. Her ders için 100 üzerinden 70 ve üzeri puan alan kursiyer başarılı sayılacak. Merkezi sistem sınavında her soru puan olarak eşit ağırlığa sahip olacak. Sınav sonuçları www.meb.gov.tr internet adresinden duyurulacak.Ehliyet sınavı sorularına, ehliyet sınavı cevap anahtarına ve ehliyet sınavı sonuçlarına yapılacak olan itirazlar internetten yayımlanmasından itibaren en geç 10 (on) gün içinde dilekçeyle yapılabilecek. İtiraz dilekçeyle Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü 06500-Teknikokullar/Ankara adresine yapılabilecek. Kursiyerler, sınav sonuçlarına ve sınav uygulamasına ilişkin itiraz başvurularını, T.C. Ziraat Bankası Başkent/Ankara şubesi, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Ankara Merkez şubesi ve Türkiye Halk Bankası A.Ş. Küçükesat şubelerinden herhangi birine, `Kurumsal Tahsilât Programı` aracılığı ile 10 TL (On TL KDV Dahil) itiraz ücreti yatıracak. Alınan banka dekontu ve sınav adının yazılı olduğu dilekçe ile birlikte yapılacak. Faksla yapılan itirazlar dikkate alınmayacak.


09 Aralık 2014 Salı  14:36

Zaman

Manşet - Bu yarıyıl tatilini, sosyal aktivite ve seyahate ayırın


Yaklaşık 17 milyon öğrenci için yarıyıl tatili bu hafta sonu başladı. İki hafta sürecek bu ara tatilde hem öğrencilerin hem de ailelerinin çeşitli planları var. Dönem boyu yorulan öğrenciler, yorgunluğu atmanın hayalini kurarken, aileler de çocuklarını bu boşlukta nasıl yönlendireceğini düşünüyor.Yarıyıl tatilinin yaklaşması ile hem öğrencileri hem de velileri tatlı bir telaş sardı. Dönem boyu proje ödevleri ve sınavlarla boğuşan öğrenciler, sosyal aktivitelere vakit ayırmakta güçlük yaşıyor. Yarıyıl tatilinde düzenli bir program ayarlayan çocuklar, hem dinlenebilir hem de derslerindeki eksikleri tamamlayabilir. Aileler iki haftalık tatilde çocuklarına neler yapmak istediğini sormalı ve birlikte tatil programı yapmalı. Spor, yüzme gibi değişik sosyal faaliyetlerin yanında ailecek kısa mesafeli de olsa seyahat ve akraba ziyaretleri yapmak, ikinci döneme motive etmek için öğrencilere iyi gelecektir. FEM Yayınları Rehberlik Koordinatörü Faruk Ardıç, ailelerin çocuklarıyla başarısız derslerinin düzelmesi adına konuşmasını ve sosyal aktivitelerin yanında bol bol kitap okuma hedefleri öneriyor. Ailelerin öğrencilere dinlenmeleri için fırsat vermelerini ve onlarla birlikte zaman geçirmelerinin önemli olduğunu dile getiren Ardıç, “Bu iki haftalık mola ikinci dönemin motivasyonunu da oluşturacak bir süreç. Bu nedenle öğrenciler sosyal aktivitelerle, spor faaliyetleri ve kültür gezileriyle de bu tatili renklendirebilir.” diyor. Bu süre zarfında derslerden de uzaklaşılmaması gerektiğini belirten Ardıç, çok çalışmak yerine verimli çalışmayı tavsiye ediyor: “Sürekli olarak çalışmanın da öğrenciye bir getirisi olmayacaktır. Bu nedenle öğrenciler dinlendikleri zamanlar dışında günlük verimli ve nitelikli ders çalışma programları oluşturabilir, konu tekrarları yapabilir.”Üniversite adayları için ara tatil sıçrama tahtası8 Şubat`ta sona erecek tatilden 1 ay sonra adaylar, Yükseköğretime Geçiş Sınavı`na (YGS) girecek. Ardıç, bu sınava girecek adayların ise avantajlı hale gelmeleri için iki haftalık tatilin önemli olduğunu söylüyor. Ardıç, “Eksikliklerin belirlenmesinde en gerçekçi bilgileri deneme sınav sonuçları verecektir. Sınav sonuçları incelenerek, hangi ders ve konuda eksikliğin olduğu belirlenmelidir. Özellikle konu eksiği fazla olanlar, tatili eksiklerini tamamlamaya ayırmalı. Çünkü ikinci dönemde hem zamanın daha kısa olması, hem sınavın yaklaşmasıyla birlikte yaşanacak stres, hem de bahar mevsiminin gelmesiyle ders çalışmadaki isteksizlik öğrenci adına kaygı oluşturur.” diyor.


24 Ocak 2015 Cumartesi  02:18

Zaman

Manşet - `En iyi denemeciler sürekli okunur`


Yazar, müzisyen, yönetmen ve ressam... Bu sıfatları taşıyan Mehmet Güreli, sanatın faklı alanlarında önemli eserler verdi. Alope`nin Odası, Hayaller ve Sokaklar, son olarak Bedrufi`nin Nefesi adlı yapıtların yazarı olan Güreli; Vapurlar/Blues, Cihangir`de Bir Gece, Yağmur, Odamda Yolculuk, İplerin Kopuşu gibi müzik albümlerine imza attı. Vapurlar, Bir Oyuncunun Portresi: Necdet Mahfi Ayral (Belgesel), İstanbul`a Yolculuk (Dünya Yazarlarının Gözüyle, Belgesel), Gölge (Peyami Safa`nın Selma ve Gölgesi kitabından) gibi filmleri çekti. Taraf gazetesi kültür sayfasında her perşembe köşe yazıları da yazan Mehmet Güreli, ekim ayında yazdığı veda yazısıyla gazeteden ayrıldığını duyurdu. Mehmet Güreli ile son deneme kitabı Bedrufi`nin Nefesi üzerine konuştuk.Bedrufi Nefesi`ni okurken ister istemez sormak gerekir, kimdir Bedrufi ve Mehmet Güreli`nin yazarlık serencamında nasıl bir yere sahiptir? Kierkegaard şöyle der: “İnsanların çoğunun idealleri büyük ve olağanüstüdür; asla gerçekleşmez.” Kendi hakkında ya da kendi başına düşünürken insan öyle hülyalara dalar gider ki bazen, hangi tema onun ilgi alanında onunla çok yakındır, tam anlamıyla kestiremez. Öylece bakar kalır kelimelere. İşte bir ikinci bakışa gereksinme duyduğunu haykırır bazı notlar. Üzerleri çizilmeden, önemleri vurgulanmadan bir çağrıdır bu. Yol gösterildiğinde de yürüyemezsiniz hemen. Kuşkular erimez bir anda. Boşlukta sallanırken hele hiç güvenmezsiniz adımlarınıza. Her çizgide bir tereddüt, bir şüphe, bir eritilmiş amacın gölgeleri gizlidir. Öteki dediğiniz tanınan biridir, sadece yazdığı beldeler silikleşir zamanla, yolda silinir; size ulaştığında size öğretmek için yazmadığını hemen anlarsınız. Ama boşu boşuna olmadığını da. Hayatın gördüğünüz kadarıyla ilerlediğiniz alanında küçük bir sekme, bir çelme bile sizi uyarmayabilir çoğu kez. Oysa her şeye hakim olabildiğinize o kadar inanmış mısınızdır ki? O sekmenin bir işaret olduğunu da anlamayabilirsiniz. Yoldan çıkmış olsanız bile, hatta düşseniz bile… Bir yeni ışıktır bir filozof.Bedrufi de bir gün yazılarıyla gelivermiştir öyle. Tüm birikimini sizin odanıza bırakıvermiştir. Bir gün bana şöyle demiştir: “Bildiğiniz oyunu oynayın, bilmediğinizi seyredin.” Bana, her şeye başka açılardan bakmayı göstermiştir. Zaman içinde satırlar hayat bulur onda. Sizden hiçbir şey beklemeden açar dünyasını. Düşündüklerini döker ortaya. Beklentilerinize cevap vermek için oraya geldiğini düşündüğünüzü bilir. Söyleyeceğini söyler, yazacağını bırakır gider. Bir kurtarıcıdan çok bir yardımcı gibi hisseder kendini. Gerçek adını bile tam söylemediğini düşündürür insana. Bir muamma gibi görünür; oysa bir şeyi bile çözse mutlu olacak biridir. Kaprisleri üzerine düşünen Cioran gibidir; hem uykusuz, hem dost, hem de derinlerde yüzmekten korkmayan biri… Kendi söyleyeceklerinizi Bedrufi üzerinden ifade ederken denemeye de alan açmış oluyorsunuz. Çünkü deneme, başka yazarların dediklerine de fazlaca imkân sunan bir tür, yanılıyor muyum? Deneme, bir yolculuk gibidir. Her denemeciye göre de yolu yordamı farklıdır. Bazılarıysa hiçbir yere gitmez görünürler. Oturdukları koltuktan resmederler dünyayı. Hiç yerlerinden kalkmadan sunarlar her şeyi size. Kimi romandan söz eder, kimi şiirden. Haydut, kürek mahkûmu ve sahte kuklacı, Ginesillo de Parapilla ve ayrıca Pedro Usta adlarıyla da anılan Gines de Pasamonte kendi yaşamını anlatan bir kitap yazmaktadır. “Kitap bitti mi?” diye sorar Don Kişot. Gines şu yanıtı verir: “Yaşamım bitmediğine göre kitap nasıl bitsin?” Bazıları nasıl yazdığını anlatır, bazıları nasıl okuduğunu. Hayat, denemenin ilgi alanları içinde sere serpe uzanır, öylece akar gider. Bazılarında filmler yeniden başlar akmaya. En iyi denemeciler sürekli okunur. Birden karşınıza hiç duymadığınız bir yazar ya da sinemacı çıkabilir. Ve sizi bilmediğiniz bir beldeye taşıyabilir. Carlos Fuentes okurken Kenji Mizoguçi`nin `Yağmur Sonrasının Solgun Ayının Öyküleri` filminde bulabilirsiniz kendinizi. Deneme, prensiplerden konulara atlamak değildir. Sadece inceliklerle dolu, bilgi yüklü ve güler yüzlü geçişlerin türüdür. `Şuna inanırım, hakikat eğer varsa bir kelimeye sığar zaten.` diyorsunuz. Bu biraz da yaş almanızla ilgili olabilir mi? Çünkü gençlikte hakikat bazen bir davada, bazen bir ideolojide bazen de Tanrı`da bir kelimeye sığacak kadardır. Yanılıyor muyum? Bu biraz da hakikatin saflığını, yalınlığını karşılıyor bence. Yoksa yıllar içinde yol almayla bir ilgisi yok. Size doğru gelen çizgide ilerlemenizle ilintili sadece. Bir tür prensipleri saptama meselesi. Ayrıca kendinizi korumayla da bağlantılı değil. Seçimle, davranış özelliklerinizin alanlarıyla iyi okumalar gerekiyor. Geçmiş, bize hakikate ne kadar yaklaşmış olduğumuzu gösteriyor, hatta hiç yaklaşamadığımızı da gösterebilir. Bu yüzden zaman hiçbir şey ifade etmiyor. Siz kıyaslamalarla, deneylerle sonuçlara varıyorsunuz. Saf aklınızın tarihi kaç kelimeyle yüreğinizi temiz tuttuğunuzu size söyleyecektir mutlaka. Ahmet Altan özelinde yazarın hakikate bağlılığı, rüzgâra göre yön değiştirmesi meselesi üzerine söz açıyorsunuz. Sanırım böyle yazarlar edebiyatımızda nadir olarak karşımıza çıkıyor? Evet, bazı yazarlar zor bulunur. Onların yazdıkları ise hiç kaybolmaz. Onlar hiçbir zaman unutulmazlar da. Fırtınayı da çok güzel anlatırlar, hayatın büyüsünü de. Onları okumak zevktir. Okuduğunuz bir hikâyeyi bile onlardan bir daha okusanız, yeni duygular, farklı titreşimler yaşarsınız. Ayrıca denemeler yeni denemelerin de habercisidirler. Birbirlerini çoğaltırlar, birbirlerinden beslenirler ve sizleri başka kitaplarla, yeni yazarlarla da tanıştırırlar. Maksim Gorki şöyle der: “Kitap yazmayı kendileri için bir zanaat, bir `geçim vasıtası` olarak görenler vardır; onlar insanla ilgili yalan söylemezler, insanı olduğundan daha kötü göstermezler.” Bu yüzden de bazı yazarlar kolay yetişmez ve onlara çok az rastlarsınız. Evet, bazı yazarlar zor bulunur. `Hayatı şimdiki zamandan uzak tutmalı, onun aceleci, aç gözlü, kıskanç bakışlarından da sakınmalı.` cümlenizi okurken aslında her an şimdiki zamana mahkûm olmanın çaresizliğini de hissediyor insan. Hayatı niçin şimdiki zamandan uzak tutmalı, sakınmalı?` Herodot`un sadece tarihe değil, insanın yaşamına da ilişkin bir yasasından söz etmeli: “Talih insana sonuna kadar yar olmaz.” Hayatı da çok çabuk verilen kararlardan biraz uzak tutmalı gibi geliyor bana. Hiçbir yapıt bir anda oluşmuyor. Onun zaman dilimi içinde yavaş yavaş kendini bulması gerekiyor. Bir düşünce, bir fikir için de aynı şey tabii. Kelimelerle örse de kendini bir yapıt, uzun yaşayabilmesi için çok sayıda tarih, felsefe, edebiyat okumaları yapması gerekiyor. Tarih senin hemen bir şeyler söylemeni değil, kalıcı olabilecek doğru şeyler söylemeni değerlendirir eninde sonunda. Bugün dendiğinde dün ve yarını anlamalıyız. Ve yine Herodot`la bitirelim: “Nasıl başlanacağı bilinir, nasıl biteceği bilinmez.” Denemeyle bir hayli hemhal olmuş, pişmiş bir kaleminiz var. İyi bir deneme yazısı sizce hangi niteliklere sahip olmalıdır? Denemede insanı çeken belki de büyük usta Montaigne`in, “Ruhum şöyle bir yere tutunabilse, kendimi denemekten vaz geçer, ben de kararlı bir kişi olurdum: ne yapayım ki ruhum çıraklık çağından, deneme çağından bir türlü kurtulamıyor”, sözlerinde saklı. Hayatının sadeliğinde ve kendini tanımaya harcadığı çabanın içinde gizli. Amacı da Zweig`in dediği gibi, kendinden yola çıkmak ve yine kendine varmaktır. Ve tüm bu çabalar bir anlamda okumayla başlar kuşkusuz; ikinci merhale de yazmaya hazırlık. Montaigne`in de inanmak güç de olsa Rönesans çağına kadar yazılmış her metni okuduğu söylenir. Bu da tabii denemenin temel taşları. Notlar ve biriktirmek. Sonrası ise onlar için defterler yaratmak, önemli bulduklarını yeniden hayata geçirmek. Denemenin ustalarını tanıdıkça zaten iyi denemeye ulaştığını hissetmeye başlar okur. Heyecanlandıkça, notlar aldıkça, ulaşmak istediği kitaplar çoğaldıkça yeni bir şeylerle karşılaştığını da bilir. Benim için de iyi deneme, geçişlerin, ipliklerin, bağlantı yerlerinin hissedilmediği, kişinin akışın büyüsüne kendini kaptırmasıdır. Değişik, uzak bir konuya bile insanı yakınlaştırabilmesi, sıcaklık duymayışını sağlayabilmesidir. Bir yazınızda, “Ne kadar derin, ne kadar kutsal bir şeydir bazı kişilerden sürekli söz etme ihtiyacını duymak. Onların ölümsüzlüğünü hissetmek, yapıtlarının içinde yaşamak ve dünyayı sanki onların kestiği bir camın içinden seyre dalmak.” diyorsunuz. Tam da bu bağlamda sormak isterim, yazarlık tutumunuzu etkileyen, kaleminizi besleyen yazarlar ve kitaplar hangileri oldu?“Bedrufi`nin Nefesi” bir anlamda son ilgilendiğim, yeni bulduğum yazarlar, sanatçılarla çocukluğumdan bu yana hiç vazgeçmediklerimin buluşması sayılabilir. Cervantes, Stefan Zweig, Sait Faik, Andre Suarez, Nabokov, Rilke, Robert Walser, A. Platonov, S. Birsel, Ahmet Rasim, Beckett, Thomas Bernhard, Hamsun, Refik Halid, Henri Michaux, Kafka, Panait İstrati, Georges Simenon, Borges, Poe, Primo Levi, Kierkegaard,Cioran ve niceleri… Zaten evimin bir köşesi bu yazarlara ayrılmıştır. Diğer bölümlerde de hayran olduğum sinemacılar yer alır. Hayat bu kitaplar arasında yaşamaktır bir bakıma ve geçişler çok önemlidir.


04 Mart 2015 Çarşamba  02:10

Zaman

Manşet - Dolapdere`de esrarengiz kurşunlar: SGK servisindeki 12 kişi ölümden döndü


Beyoğlu Dolapdere`de, kimliği belirsiz bir kişinin kaldırımdan çevreye tabancayla ateş etmesi sonucu, SGK çalışanlarını taşıyan servis minibüsü ile park halindeki bir servis aracı ve kargo firmasına ait bir araca kurşun isabet etti. SGK çalışanı 12 kişinin bulunduğu servis minibüsüne tek kurşun isabet ederken, olayda ölen veya yaralanan olmadı. Park halindeki servis minibüsü ile kargo firmasına ait aracın camları ise isabet eden kurşunlarla hasar gördü.Olay saat 16.30 sıralarında Dolapdere Irmak Caddesi üzerinde meydana geldi. Yol kenarında kimliği belirsiz bir kişi tabancasını çekerek, kaldırımdan çevreye tabancayla ateş etti. O sırada cadde üzerinde gitmekte olan ve SSK Beyoğlu Şubesi çalışanlarını taşıyan 34 JN 8462 plakalı servis minibüsünün kaportasına 1 kurşun isabet etti. Caddede park halinde bulunan bir başka servis aracı ile bir kargo firmasına ait aracın camlarına da kurşunlar isabet etti. Her iki aracın camları da kırıldı.SGK servis minibüsünün kaportasını delen kurşunun aracın içine girmediği anlaşıldı.ŞÜPHELİ, KAYIPLARA KARIŞTIAteş açan kişi kayıplara karışırken, SGK servis aracının sürücüsü Kenan Deniz, minibüsü 200 metre ileride durdurup, polisten yardım istedi. Olay yerine gelen polis ekipleri, mermi kovanlarının bulunduğu yaya kaldırımında güvenlik çemberi oluşturdu. Çevrede de geniş çaplı arama başlatıldı.YOLCULAR ŞOKE OLDUMinibüste bulunan yolcular neye uğradıklarını şaşırdıklarını söylediler. Beyninin hâlâ zonklamaya devam ettiğini belirten Emine Günay,`Kurşunun geldiği tarafta oturuyordum. 15 santim aşağıya gelse, bana isabet edebilirdi. Saniyelik bir olay. Bu ne böyle, rezalet... Hayat bu kadar ucuz mu? Oradan birdenbire ses duyduk. Herhalde bir şey patladı. Cam patladı zannettik. Bir baktık, çın diye ses gelmesi ile kendimizi yere attık. Deldi geçti. Bu nedir, insanlar böyle ölüyor işte. Bu insanların dengesizliği` diye konuştu.Kaportayı delen kurşunun minibüse girmediğini gösteren başka bir yolcu ise, `Tüm personel servisteydi. Bilgi Üniversitesi`nin önündeki ışıkları geçtikten sonra birkaç el tabanca sesi duyduk Hızlıca olay mahallinden uzaklaştık. Yaklaşık 200 metre sonra durduk. Aracımıza merminin saplandığını gördük. Polisi aradık` dedi.(DHA)


03 Şubat 2015 Salı  19:00

Zaman

Manşet - Adliye lojmanına atılmak istenen patlayıcı eve isabet etti


Şırnak`ın Cizre ilçesinde adliye lojmanlarına atılmak istenen patlayıcı bir eve isabet etti. Bir mahalle sakinin evine isabet eden patlayıcı, penceren içeri girerken, şans eseri oda da kimsenin olmaması bir faciayı önledi.Kale Mahallesi Şen Sokak`ta bulunan adliye lojmanlarına bir saldırı düzenlendi. Kimliği belirsiz kişiler tarafından atılan patlayıcı adliye lojmanın yerine aynı sokakta bulunan bir eve isabet etti. Evin penceresinden içeri giren patlayıcı maddi zarara yolaçtı. Saldırının yaşandığı saatte şans eseri evin odasında kimsenin olmadığı kaydedildi. 5 katlı binanın her katında 2 dairenin olduğu ve yaklaşık 50 insanın ikamet ettiği öğrenildi.Saldırıdan sonra olay yerine çok sayıda polis, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Adliye binasının çevresinde yoğun güvenlik önlemi alan polis,daha sonra bölgeye Olay Yeri İnceleme ekibini çağırdı. Polis ekipleri eve isabet eden patlayıcı maddeleri toplayarak emniyete götürdü. Patlayıcının tam olarak ne olduğu henüz öğrenilemezken, olayda ölü veya yaralı olmadı. Yaşanan saldırı ile ilgili soruşturma başlatıldı. Yafes Mahallesi çevreyolu mevkiinde nereden geldiği belli olmayan bir kurşunun hedefi olan 12 yaşındaki Nihat Kazanhan bugün toprağa verilmiş, cenzaden sonra olay yerine giden sivil toplum kuruluşları, faillerin bulunmasını istemişti.Öte yandan, 27 Aralık 2014 tarihinden beri Cizre`de olaylar devam ediyor. Her gün yeni bir olayın yaşandığı ilçede şu ana kadar 6 kişi hayatını kaybetti. Cizre`de olayların dinmesi için Abdullah Öcalan`ın mesajını önceki gün Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Hatip Dicle tarafından ilçe halkına iletilmişti.


16 Ocak 2015 Cuma  04:17

Zaman

Manşet - Bekir Salim - Nuri Şahinoğlu - Hicap günü... [BABACANLAR - ZamanTV]


“Müslüman terörist, terörist Müslüman olamaz.”M.Fethullah GÜLENŞAHİNOĞLU:Hadi, “Paralel”e gülüp geçtik de,Terörist demeye insan utanır.Ellerin ağzıyla unvan seçtik de,Bunu zikrederken lisân utanır.SALİM:Yahu, ne diyorsun! Bırak insanı,Böyle bir ithamdan şeytan utanır.Bu rezil hâllerin en acı yanı,Dostlardan daha çok düşman utanır.ŞAHİNOĞLU:Orta yere belge, delil süren yok.Teröristin sırlarına eren yok.Bir su tabancası desen, gören yok;Bu yalana dağda çoban utanır.SALİM:Ajanları her tarafa saldılar.İslâm`ın yüzüne kara çaldılar.Tekbir getirerek çok can aldılar;Katilin yerine kurban utanır.ŞAHİNOĞLU: Şahinoğlu demez “Neyime gerek?”Bunlardan zehirsiz çıktı engerek.Yok mu karşı koyan bir aslan yürek?Bu lekeden ehl-i vicdan utanır.SALİM:Salim`deki güveni de yıktılar.Abuk sabuk bin bir lâkap taktılar.Aramıza büyük nifak soktular;Müslümanlar “Müslüman”dan utanır.GÜNEŞ ÜFLEMEKLE SÖNMEZ...Şahinoğlu, ayak sırası bende, ama sana bağışladım:ŞAHİNOĞLU:Ey arkadaş, şimdi eski günleri,Anar mısın anmaz mısın? Cevap ver.Oklar gösterince farklı yönleri,Döner misin dönmez misin? Cevap ver.SALİM:Sen de düştü isen âteş-i aşka,Yanar mısın yanmaz mısın? Cevap ver.Vasıtamız yoktur imandan başka,Biner misin binmez misin? Cevap ver.ŞAHİNOĞLU:“Bir sırrım var.” deyim, kıyamet kopa.Çıkışın yok; yollar sapa mı sapa.Gösterince aba altından sopa,Siner misin sinmez misin? Cevap ver.SALİM:Sen kıyl ü kâl ile gönlünü eyle.Ağzına geleni, utanma, söyle.Eğer güneş olsan, bir üflemeyle,Söner misin sönmez misin? Cevap ver.ŞAHİNOĞLU:Güneş, ay derdime olamaz deva,Seninle mahşerde biter bu dava.Mevsim kış, şartlar zor, çok soğuk hava,Donar mısın donmaz mısın? Cevap ver.SALİM:Müminler tehditten korkmaz ihtiyar.Her kışın sonunda olur ya bahar.Şükür, “İnne meal usri yusra…” var.Kanar mısın kanmaz mısın? Cevap ver.ŞAHİNOĞLU:O bir ayet hükmü, başka sözler seç.Ya kavganı tam yap, ya da gel vazgeç.“Barışalım” dersem bana bir süreç,Sunar mısın sunmaz mısın? Cevap ver.SALİM:Biz çok duyduk senin “süreç” sözünü,O, kaybetti mânâsını, özünü.Herkes gördü kirli, paslı yüzünü,Yunar mısın yunmaz mısın? Cevap ver.ŞAHİNOĞLU:Elini ver, alamazsın kolunu.Zaptiyeler, bak, kesecek yolunu.Sen küçüksün, koca Şahinoğlu`nu,Yener misin yenmez misin? Cevap ver.SALİM:Salim der ki, uçma körü körüne,Çok güvenme kanadının ferine.Eninde sonunda mahşer yerine,Konar mısın konmaz mısın? Cevap ver.USTA SÖZÜHalkı rencîde eden âlemde,Kendi rencîde olur son demde.Şeyhülislâm Yahya EfendiDÖRTLÜK TAMAMLAMABu haftaki `dörtlük tamamlama`mızın ilk iki satırı:Kötünün sövmesi iltifât olur.Ayranıma ekşi diyene bakın.


11 Ocak 2015 Pazar  02:05

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

13 eylül gökmert  3 ekim hürriyet gazetesi ege ilavesi adü  İstanbul da okullar tatil mi  teğmen çelebi  01ec232  esnaf kredisi  mehmet özbay intihar haberi haber izle  15ocak atv ana haber bülteni video izle  öçal dan fransa ya damardan mesaj  12 04 2010 habertürk gazete arşivi habertürk  ömer yıazetesi 2 sayfa oku  2 ocak yeni asır gazetesi  16 şubat 1997 posta gazetesi arşiv  09 ekim 2003 hürriyet gazetesi çukurova eki oku  kurtarma rezaleti  19 ocak 20011 izmirmenderesyolunda kaza  21 haziran 2009 star tv haberleri izle video  edirne yolunda trafik kazası  yeni asır 11 ocak 1997 arşivi  16 şubat istanbulda trafik kazalari  10 nisan 2008  5 ocak 2009