Bulunan Haber Sayısı: 3.523
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
BloombergHT

Gündem - ABD`de işsizlik başvuruları beklenenden kötü


ABD`de işsizlik maaşı başvuruları beklenmtiyi aştı


05 Mart 2015 Perşembe  16:07

Sözcü

Gündem - Cuma günü hasta olmayın!



05 Mart 2015 Perşembe  15:29

Zaman

Manşet - Midenize yedikleriniz değil çektiğiniz sıkıntılar dokunuyor


Çözülemeyen kimi sorunlar karşısında “İçime dert oldu” deriz. İnsanların kendi iç dünyalarında yaşadığı böylesi birtakım olumsuz duygular, sonrasında yerini psikolojik sorunlara bırakıyor. Yaşanılan her stres karşısında beden bir tepki veriyor. Uzmanlar bu sıkıntıların mide ve bağırsak ülserleri, astım gibi hastalıklara yol açtığını söylüyor.Bazen bir çarpıntı ya da mide ağrısı, bazen de tansiyondaki değişimler içinizde büyüttüğünüz bir sıkıntının yansıması olabilir. Kişinin iç dünyasında yaşadığı rahatsızlığın bu şekilde fiziksel bir hastalığa dönüşmesine psikosomatik hastalık deniliyor. Yoğun strese maruz kalan bir kişinin midesinde ülser oluşmasının psikosomatik olduğunu belirten Acıbadem International Hastanesi`nden psikolog Ferahim Yeşilyurt, “Mide ve bağırsak ülserleri, astım bronşiale, ülseratif kolit gibi hastalıklar da psikosomatiktir.” diyor. Bu hastalığın ortaya çıkmasında birçok nedenin olabileceğini dile getiren Yeşilyurt, “Kaygılı, depresif, titiz, mükemmeliyetçi, hırslı ve planlama güçlüğü yaşayan kişiler bu tür hastalıklara daha sıklıkla yakalanabilirler. Mizaç olarak çabuk sinirlenme ve öfkeyle baş etme sorunu yaşayanlar da yine risk altında olan diğer kişilerdendir.” diyor. Hastalığın ilgili uzman tarafından tedavisinin yapılması gerektiğini belirten uzman psikolog, ülser için gastroenteroloji uzmanına giden kişinin tedavide başarıya ulaşması için mutlaka psikiyatrik desteğinin de ihmal edilmemesini belirtiyor. Böylelikle olası hastalığın önüne geçilebileceğini aktarıyor.Psikosomatik hastalıkların tedavisinde bunlara dikkat!Yardım alın: Eğer psikosomatik hastalıklardan birini yaşıyorsanız stres yönetiminde farkında olduğunuz ya da olmadığınız bazı sorunlar yaşıyorsunuz demektir. Bu inanç ve davranışları değiştirmek için mutlaka bir uzmandan yardım alın.Planlı olun: Plansızlığın karşıtı, acelecilik, işlerin yetişmemesi durumunu da beraberinde getirir. Planlama bizi belirsizlikten koruyarak amaçlarımızı gerçekleştirmemize yardımcı olur.Sorumlulukları azaltın: Çok fazla sorumluluk taşımak stresi artıran nedenlerin başında gelir. Yapılacak işlerin çokluğu, dinlenecek zamanın olmaması da stresi artırır.Sağlıklı iletişim kurmayı öğrenin: Bu konudaki becerinizi geliştirin. Sağlıklı bir aile yaşamı, iyi bir evlilik ilişkisi kişinin hayatını kolaylaştırır.Hobi edinin: Hobi edinmekteki amaç yapılan işten keyif almaktır. Bazı kişiler hobilerinde bile bir yarış halindedir, diğer kişiler ile sürekli rekabet ederler, bir türlü gevşeyemezler.Gevşemeyi öğrenin: Uzun süre strese maruz kalan kişinin bedeni gerginleşir. Yani vücut ve beyin sürekli alarm durumundadır. Bu durumda bedende bazı sorunlar, kas ve eklem ağrıları baş göstermeye başlar. Stres reaksiyonunda artan adrenalini azaltmak için, vücudu gevşetme egzersizleri faydalıdır. Spor ya da kısa egzersizler de kullanılabilir.


27 Kasım 2014 Perşembe  02:16

Zaman

Manşet - Okmeydanı sakinlerinin tapu isyanı


İstanbul Büyükşehir Belediye binası önünde toplanan Okmeydanı sakinleri, tapularını almak için eylem yaptı. Semt sakinleri, her seçim öncesinde `tapularınıza kavuşacaksınız` vaadiyle kapılarının çalındığını belirterek, `Okmeydanı`nın Sulukule gibi olmasını istemiyoruz.` dedi.2981 Sayılı İmar Affı Yasası ile tapu tahsis belgesi sahibi olan ancak o günden bugüne kadar tapularını alamayan Okmeydanı sakinleri, tapu taleplerini dilekçe ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi`ne iletti. Bu kapsamda Okmeydanı`nın Beyoğlu sınırlarında kalan Fetihtepe, Kaptanpaşa, Keçecipiri, Piripaşa, Piyalepaşa Mahallelerinden 953, Şişli sınırları içerisinde kalan Mahmut Şevket Paşa Mahallesi`nden de 269 dilekçe, belediyeye teslim edildi.Belediye önünde yapılan açıklamada, `1984 yılında tapu tahsislere af getiren 2981 sayılı yasa hükümet tarafından Mayıs`ın 15`nde kaldırılacak. Bize tapu sorunun çözeceğiz diyen siyasiler bugüne kadar sorunlarımızla ilgilenmedikleri gibi bizlere yol göstermiyor. Bu yasa, imar ıslah planlarını yaptıktan sonra ilçe belediyelere yetki veriyor. Bu yetkiyi kullanmayan belediye başkanlarına yıllarca oy vermedik mi? Neden bu yetkilerini kullanmıyorlar? Tapu talebinde bulunan komşularımıza, `İlçe belediyelerin yetkisi yok. Gidin tapularınızı büyükşehirden isteyin.` diyorlar. İlçe belediyeleri sorumluluktan kaçamazlar. Yasa ortada ilçe belediyelerinin bu yetkisi ellerinden alınmışsa vatandaşların hakkını korumak için neden öncülük etmiyorsunuz? Vatandaşı tek başına çaresiz bırakıyorsunuz. Sorumluluktan kaçamazsınız.` denildi.`40-50 YILDIR OTURDUĞUMUZ EV BİZE SATILMAYA ÇALIŞILIYOR`40-50 yıldır oturduğu evin kendilerine satılmak istendiğini dile getiren Keçeci Piri Mahallesi`nde ikamet eden İsmail Gülen, `Tapumuz yok. Tapu tescil belgemiz var. 1983 yılında Özal döneminde 2 bin liralık makbuz karşılığında bize tapu tahsis belgesi verdiler. Belediye bize doğru dürüst cevap vermiyor. Verilen cevaplar da sözde kalıyor. Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz. Ancak 2981 nolu yasaya göre yerlerimizin bize tahsis edilmesini istiyoruz.` dedi.`OKMEYDANI SULUKULE GİBİ OLMASIN!`Piyalepaşa Mahallesi`nde oturan Ümit Çakır da, Okmeydanı`nın Sulukule gibi olmasını istemediklerine dikkat çekiyor. `Oturduğumuz yerde kalmak istiyoruz.` diyen Çakır, `İlk toplantı yapıldığında Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, `Tapu tahsis belgenizi tapuya dönüştüreceğiz.` dedi. `Yeri istediğiniz müteahhide verin, evinizi depreme dayanıklı yaptıracaksınız.` dedi. Her toplantıda söylemleri değişti. Ahmet Misbah`a güvenimiz kalmadı. Biz dönüşüme karşı değiliz. Elbette sağlıklı yerlerde yaşamak istiyoruz. Ama yerimizden yurdumuzdan edilmek istemiyoruz.` şeklinde konuştu.50 yıldır Okmeydanı`nda oturduğunu vurgulayan Çakır, `Ben babamın emeklerini Erdoğan`ın oğluna peşkeş çektirtmem. Örnektepe Mahallesi`ni dağıttılar. Orayı henüz yapmadılar. Beyoğlu`nda bir yeri yıktılar orası halen harabe. Oraları önce yapıp, halka teslim etsinler, görelim. Güvenimizi kazansınlar. İstediklerini verelim.` ifadelerini kullandı.`EVİMİZİ BAŞIMIZA YIKMASINLAR!``Evimi istiyorum. Evimizi başımıza yıkmasınlar.` diyen Emine Tekbaş, `Biz fakir zümreyiz. Tayyip Erdoğan fakirlikten gelmiş ama fakirlerin kıymetini bilmiyor. Şimdi götürdüğü paralarla övünmesin. Ama Allah var. Allah ona tacını tahtını yıkacak. Verilen sözler tutulmadı. Başkan olmak için neler yaptı? Ne sözler söyledi! İşçiye, emekliye sözler verdi. Ne oldu o sözlere?` diye konuştu.Grup, dilekçeleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkililerine vermesinin ardından belediye önünden ayrıldı.


05 Mart 2015 Perşembe  16:24

Sözcü

Gündem - Hastanede `uyuz` alarmı!



05 Mart 2015 Perşembe  13:57

Zaman

Manşet - Karpal Tünel tedavisi için geç kalmayın!


Karpal Tünel Sendromu, parmak ve ellerdeki sinir sıkışmalarının sonucunda oluşuyor. Bilek yapısı, altta yatan bazı sağlık sorunları ya da çalışma koşulları gibi pek çok neden bu hastalığın oluşmasına zemin hazırlıyor.Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Ay, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 2`sinde görülen bu sağlık problemiyle ilgili `Sorun önemsenmez ve tedavisi geciktirilir ise maalesef kalıcı sinir ve kas hasarına neden olabilmektedir` diyerek Karpel Tünel Sendromu ile ilgili merak edilenleri açıklıyor.Kimlerde görülüyor?Karpal Tünel Sendromu, el parmaklarımızın hareketini ve duyusunu sağlayan sinirin, bilek seviyesinde sıkışmasıyla ortaya çıkan bir durumdur.Öncelikle baş parmak, işaret parmağı, orta parmakta uyuşma ve karıncalanma ile başlar. Daha sonra, elde ve bilekte yanıcı ağrı ile tüm elde güç kaybı ve zayıflık ortaya çıkar.Daha çok orta yaş grubunda görülen bu sorun kadınlarda, erkeklere oranla iki ila beş kat daha çok görülüyor. Özellikle 40-60 yaş grubu kadınlarda görülme sıklığı artıyor. Hastaların yüzde 50`sinden fazlasında iki eli birden tutuyor.Ne zaman hekime başvurulmalı?Eğer hastada Karpal Tünel Sendromu`nun varlığını düşündürücü belirtiler varsa ve bu sorunlar hastanın gündelik hayatını etkiliyor, uyku düzenin bozulmasına neden oluyorsa, zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.İlk adımda nasıl tedavi ediliyor?Hastalığın erken döneminde; el bileği hareketlerinin kısıtlanması, bileklik kullanmak, günlük yaşam aktivitelerini düzenlemek, belli bazı hareketlerden kaçınmak şikayetleri azaltıyor.Bunlara ek olarak alınacak anti-enflamatuar ilaçlar da belirtileri hafifletebiliyor.Ne zaman cerrahi müdahale gerekiyor?İlk adımda uygulanan tedaviye rağmen şikayetler devam ediyorsa, hastalığı ilerlemiş kişilerde cerrahi müdahale gerekebiliyor.Bu müdahale, el bileğine yapılan çok küçük bir kesi ile lokal anestezi altında yapılıyor. Operasyon, ortalama 15-20 dakika sürüyor. Hastanın ameliyat sonrası hastanede yatması gerekmiyor, aynı gün eve gidebiliyor. Ameliyat sonrası hastaların yüzde 85-90`ında ağrı ve duyu bozuklukları düzeliyor. İyileşme dönemi sinirdeki hasara bağlı olarak 3-6 ay arasında değişebiliyor.Başka hastalıklarla karıştırılabilir mi?Karpal Tünel Sendromu, boyun fıtığıyla karışabileceği gibi, sinirlerin dirsek ve daha yukarıda koltuk altında sıkışabildiği başka hastalıklarla da karışabiliyor.Şikayetleri dikkatle dinlemek ve iyi bir muayene, tanıya götüren en önemli basamak oluyor. Ayrıca, elektrofizyolojik testler de tanıya yardımcı oluyor. Bu testlerden, elektromiyografi (EMG) ve sinir ileti hızı çalışmaları (NCV) sıklıkla kullanılıyor.


02 Aralık 2014 Salı  12:51

Anadolu Ajansi

Son dakika - Kasıktan girip beyindeki tümorü aldılar


Gaziantep Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesinde beyninde tümör tespit edilen hasta, kasıktan girilen kapalı sistem ameliyatla tedavi edildi.


05 Mart 2015 Perşembe  14:14

Zaman

Manşet - Türkiye, dünyanın en sefil 9`uncu ekonomisi


Türkiye ekonomisindeki kötü gidişat uluslararası araştırma şirketlerinin raporlarına da yansıdı.ABD`nin önde gelen ekonomi ve iş dünyası yayını Bloomberg`in, dünyanın durumu kötü olan ekonomilerini sıraladığı araştırmada Türkiye, 9`uncu sırada yer aldı. Bloomberg`in `sefiller` (Les Miserables) adını verdiği araştırmada, ülkelerin işsizlik oranları ve enflasyon (tüketici fiyat endeksi) verileri baz alınıyor.2023`e kadar dünyanın en gelişmiş 10 ekonomisinden biri olmayı hedefleyen Türkiye, dünyanın durumu kötü olan 9`uncu ekonomisi oldu. Listede ilk 5 sırayı ise Venezuela, Arjantin, Güney Afrika, Ukrayna ve Yunanistan alıyor. Ukrayna için bu denkleme savaş faktörünün de dahil edildiği ve savaşın kurbanlarından birin de ekonomi olacağı belirtildi. Bloomberg`e göre savaş, Ukrayna`ya ekonomik kayıplar getirmeye devam edecek. Bölgede yaşanan gerilim ve çatışmaların sürmesi halinde işsizlik ve enflasyonun artması bekleniyor. Ukrayna`nın, (tüketicilerinin) aralarından Euro Bölgesi`nin dahil olduğu 51 ekonomi sıralamasında `en dertli` 4`üncü ülke olacağı belirtildi. 2015`te en berbat ekonomiye sahip olması beklenen Venezuela`da enflasyonun yüzde 78,5 seviyesine yükselmesi öngörülüyor. 2015`te en çok ekonomik sefalet çekecek üç ülke sırasıyla Güney Afrika, Arjantin ve Venezuela olacak.Bloomberg`in en berbat ekonomiler sıralamasında 9. sırada yer verdiği Türkiye ekonomisi, 2014 yılı 3`üncü çeyreğinde sert fren yaparak sadece yüzde 1,7 oranında büyüdü. Ekonomideki yavaşlama, istihdamı da olumsuz etkiledi. Türkiye İstatistik Kurumu`nun (TÜİK) Kasım 2014 verilerine göre Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri işsiz sayısı son 4 yılın zirvesine çıkarak 3 milyon 96 bin kişiye oldu. Ekim, kasım ve aralık aylarını kapsayan kasım dönemi işsizlik oranı, zayıf iç talep ve işgücüne katılımdaki artışla en son Şubat 2011`de görülen yüzde 10,7 düzeyine yükseldi.


05 Mart 2015 Perşembe  02:02

Zaman

Manşet - Prof. Dr. İzzet Özgenç: Çözüm süreci için hukukun çiğnenmesine sessiz kalınamaz


Ceza hukuku profesörü İzzet Özgenç, Twitter üzerinden çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Hükümet ile Kandil arasında yürütülen müzakereler kapsamında, tutuklu bulunan PKK`lıların `hasta` oldukları gerekçesiyle tahliye edileceği yönündeki iddialara dikkat çekti. Özgenç`in konuyla ilgili paylaşımları şöyle: “Malum çözüm sürecinde `müzakere` edilen hususlardan biri, tutuklu veya hükümlü olarak infaz kurumlarında bulunan PKK mensuplarının `hasta` muamelesine tabi tutularak tahliyelerinin sağlanmasıdır. Hükümlülerin (ve dolayısıyla tutukluların) hasta olması sebebiyle tedavilerinin infaz kurumu dışında yapılmasının usul ve esasları kanunda belirlenmiştir. Bu kanuni hükümler yürürlükte iken, PKK mensubu hükümlü ve tutukluların `hasta` kabul edilerek tahliyelerinin `müzakere` konusu yapılması, abesle iştigaldir. Müzakere konusu edilse bile, gerçeğe rağmen, hekimler `hasta` raporu yazmaz, yazamaz; hâkim ve savcılar da `hasta` olduğu gerekçesiyle hükümlü ve tutukluları salıvermez, salıveremez. HSYK`ya `akredite` hakim ve savcıların bu hususa özgü olarak görevlendirilmiş olması, bu realiteyi değiştirmez. Ancak bu süreçte hukuku ayaklar altına alan yöntemlere başvurulması karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir.”


16 Şubat 2015 Pazartesi  02:17

Zaman

Manşet - PKK`lı hasta mahkum polemiği


Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, hükümetin hapishanelerdeki PKK`lıları hasta tutuklu veya mahkum diye çıkarma yoluna girdiğini açıkladı.Değişik yargı paketleri ile hapishanelerdeki KCK`lıların tamamının salındığını kaydeden Destici, `Bir tane bile KCK`lı içeri de kalmadı. PKK`lı teröristlerinde hemen hemen tamamına yakını salınıyor. Şu anda hapishanelerdeki 170 bine yakın mahkumun binde biri bile terörist, PKK`lı değil. Şimdi bunları da çıkaracaklar. Yargı paketleri ile çıkarmayı başaramadıkları, polisler ve adliyelere her türlü operasyona rağmen çıkarmadıkları geride kalan PKK`lıları da şimdi hasta tutuklu veya mahkum diye çıkarmaya yoluna girdiler. Bu konuda da bir anlaşma sağlamış vaziyetteler. Bir mutabakat sağlamış vaziyetteler. Önümüzdeki günlerde bunları da hasta adıyla, numarasıyla tamamını içeriden çıkaracaklar ve içeride bir tane bile PKK`lı kalmayacak.` dedi.`AHİRETTE ŞEHİTLERİN YÜZÜNE HANGİ YÜZLE BAKACAKSINIZ`Türkiye`nin en önemli gündem maddelerinden birinin hükümetin çözüm süreci olarak adlandırdığı, kendilerini ise çözülme, ayrışma ve bölünme süreci olarak adlandırdıkları süreç olduğunu anlatan Destici şunları söyledi: `Diyarbakır`da hanımının yanında kafasına sıkılarak şehit edilen astsubayın, Bingöl`de şehit edilen Atıf müdürün, 30 yıl içinde şehit edilen 30 bin şehidin katillerini, bu 21. Yüzyıl eşkıya sürülerini hapisten çıkaracaksınız ahirette bu şehitlerin yüzüne nasıl bakacaksınız. Hangi yüzle karşılaştığınızda bakacaksınız.` açıklamasında bulundu.ADALET BAKANLIĞI ÇALIŞMAYI BAŞLATTIAdalet Bakanlığı, HDP`nin talepleri arasında yer alan hasta tutuklu ve hükümlülerle ilgili bir çalışmayı başlatırken cezaevlerinde 757 ağır ve sürekli hastalığı bulunan hükümlü ve tutuklunun olduğu ortaya çıktı.CEZA İNFAZ KURUMLARINDA HASTA HÜKÜMLÜ SAYISI 757CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt`ün soru önergesine Bakan Bozdağ`ın verdiği yanıt, 21 Ağustos 2014 tarihi itibarıyla, ceza infaz kurumlarında 757 ağır ve sürekli hastalığı bulunan hükümlü ve tutuklu bulunduğunu ortaya koydu.244 HÜKÜMLÜ VE TUTUKLUNUN İNFAZI GERİ BIRAKILDISoru önergesini yanıtlayan Bekir Bozdağ, 21 Ağustos 2014 tarihi itibarıyla, ceza infaz kurumlarında 757 ağır ve sürekli hastalığı bulunan hükümlü ve tutuklu bulunduğunu, 244 hükümlü ve tutuklunun hastalık nedeniyle cezasının infazının geri bırakılmasına karar verildiğini söyledi.


22 Kasım 2014 Cumartesi  17:09

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

20 kasım 2009 sabah gazetesi ankara eki oku  abdulkadir özyurt  atv haber arşivi 24 mart 2011 haberleri izle  freestyle  kontv cuma kar haberleri konya  mersin trafik kazası mehmet ozay 26 ekim  06 02 200kanal 7 ana haber bülteni skine akkuş  25 01 2009bursa at yarısı sonucları  milliyet akdeniz eki 05 08 2011  sudanla ilgili haberler  16 ağustos zaman gazetesi bulmaca eki  show tv 20 10 08  hrt haber izle 28 ekim  kaza menderse  12 ocak 2010 kaza turkcell aracının kazası  09 11 2009 ege tv ana haber izle  17 mart habertürk arşivi  etv edirne haber  09 08 2011 kaçkar tv ana haber bülteni tekrar izle  özel yetkili cumhuriyet  19 10 2009 foxon ana haber izle  dünkü rojtv vicdani ret programi 26 12 2010