Bulunan Haber Sayısı: 321
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - MERS şüphelisi hastanede ambulanstan kaçtı


Bursa`da MERS hastası olduğu iddia edilen bir kişi hastane önünde ambulanstan kaçtı.Orhaneli ilçesine bağlı Gümüşpınar köyünde yaşayan Y.Ç., yüksek ateş şikayetiyle gittiği hastaneden, Bursa Çekirge Devlet Hastanesi`ne sevk edildi. Ambulansla hastaneye gelen Y.Ç., kimsenin ilgilenmemesi üzerine ambulanstan inerek olay yerinden uzaklaştı. Hastane yetkilileri, acil serviste izolasyon çalışması yaparken hastanın gittiği açıklamasını yaparken, Bursa Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, hastada gribal enfeksiyon olduğunu söyledi. İzmir`de ise üniversite öğrencisi H.Ö.K, ebola veya MERS virüsü taşıdığı şüphesiyle hastanede tedavi altına alındı. Ege Üniversitesi`nde öğrenci olan H.Ö.K.`nin bir ay önce Somali`ye seyahat ettiği ileri sürüldü. Konya`da 80 yaşındaki L.G. ile Kahramanmaraş`ta Ali A. ve eşi Safiye A. da hastanede tedavi altına alındı. Sağlık Bakanlığı ise medyadan, kesin teşhis konulmamış vakaların “kâbus, korku, panik, alarm” gibi endişe uyandıran başlıklar kullanılarak haber yapılmamasını istedi. Açıklamada, “Türkiye`de ebola teşhisi konulan hasta bulunmuyor.” denildi.


23 Ekim 2014 Perşembe  02:11

Zaman

Manşet - Cildinizin ele verdiği 9 hastalık


Dermatologlara genellikle akne tedavisi, ben kontrolü ya da saç dökülmesi gibi nedenler için gidilir. Fakat cilt uzmanları çölyaktan şeker hastalığına kadar birçok hastalığın erken dönem belirtisini cildinizde görebilirler.İşte o hastalıklar:


23 Ekim 2014 Perşembe  02:11

ntvmsnbc

Gündem - Kenan Işık`ın son durumu


Yoğun bakımda tedavisi devam eden Kenan Işık`ın son durumuyla ilgili hastaneden yapılan açıklamada, `Hayati tehlikesi devam etmekte olan hastamızın izlem ve tedavisi yoğun bakım ünitemizde sürmektedir` denildi.


23 Ekim 2014 Perşembe  06:45

Hürriyet

Ekonomi - En `hassas` şirket


KENAN İstanbullu`nun kurduğu Tem Ltd., yılda 40 bin elektronik terazi (tartı)üretiyor. Firma, İsveçli bir hastane zinciri ile `obezite, onoreksiya ve bulumiya` hastalarının online takibi için 100 bin adetlik üretim anlaşması yaptı.


23 Ekim 2014 Perşembe  06:27

Hürriyet

Yazarlar - Şizofreni hastalarını görmezden gelmeyelim - Ayşe ARMAN


Her şeyin bir ilki var!


23 Ekim 2014 Perşembe  03:25

Zaman

Manşet - Çocuk İzlem Merkezleri`ne ayda 9 bin istismar vakası geliyor


İstismar, toplumun içinde sessizce büyüyen bir tehlike haline geliyor. Üstelik bu trajedi sadece gariban ve ilgisiz aile çocuklarının başına gelmiyor. Uzm. Dr. Fadime Yüksel, istismarın artık toplumun bütün kesimlerinde yaşanan bir risk olduğunu ve Çocuk İzlem Merkezleri`ne ayda 9 bin vakanın geldiğini söylüyor.Ankara Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk İzlem Merkezi`nde (ÇİM) çalışan Uzm. Dr. Fadime Yüksel`in anlattıkları, istismar vakalarının vahametini gözler önüne serdi. Sadece gariban çocukların istismara uğramadığının altını çizen Yüksel, “Doktor çocukları da var, hukukçu çocukları da var, hatta milletvekili çocukları da var. İstismarın cezasını bilen bir avukat bile kendi çocuğuna tacizde bulunabiliyor. Hepimizin çocuğu risk altında.” diyor. Sağlık Bakanlığı`nın, cinsel istismara maruz kalmış çocukların korunmasını sağlamak, örselenmelerini asgariye indirmek amacıyla kurduğu Çocuk İzlem Merkezleri dört yıldır sadece 18 ilde faaliyet gösteriyor. Yüksel, ÇİM`lere ayda 9 bin vakası geldiğini söylüyor. 630 cinsel istismar vakası üzerinde yapılmış bir araştırmada çocukların yüzde 79`unun maruz kaldıkları istismarı yalanladıklarını ya da anlatmakta tereddüt yaşadığını aktaran Yüksel, yüzde 22`sinin ifadelerini geri aldığını, çok az bir kısmının olayı anlattığını kaydediyor.Toplumda cinsel istismar konusunda doğru bilinen birçok yanlışın olduğunu belirten Fadime Yüksel, toplumda istismarcıların genellikle erkek olduğu yönünde algı olduğunu fakat kadın vakalarla da karşılaştıklarını dile getiriyor. Bütün çocukların istismara açık olduğunu ifade eden Yüksel, istismara uğrayan çocukların bazı nedenlerle yaşadıkları bu kötü durumu gizleme eğiliminde olduklarını aktarıyor. Bu durumun nedenlerini ise şöyle sıralıyor: “Çocuk, eğer tacizci tanıdık biriyse onu korumak ister. Ailenin parçalanmasından korkar. Yine tacizcinin tehditlerinden korktuğu için konuşmayabilir. Kendisine inanılmayacağını düşünür, utanır hatta suçluluk duygusuna kapılabilir.” Ailelere, çocuklarının istismara maruz kalma konusunda şüphelenmeleri konusunda tavsiyelerde bulunan Yüksel, şunları söylüyor: “İlk olarak çocuğun güveni kazanılmaya çalışılmalı. Anne-babalar, sakin olmalı ve üzüldüklerini, şaşırdıklarını, çocuğa acıdıklarını göstermemeli. Kabullenici bir yaklaşım gösterilmeli ve vaatlerde bulunulmamalı. Olay ortaya çıktıktan sonra ise ebeveynin çocuğun söylediklerine inanması gerekiyor. İlk etapta çocukla saçını okşamak, kucaklamak gibi bedensel temas kurmaktan mutlaka kaçınılmalı. Çocuğa, olanlarda suçu olmadığı söylenilmeli. Ayrıca abartılı tepkilerden kaçınılmalı. Konunun ayrıntıları öğrenilmeye çalışılmamalı. Ve acilen güvenlik, gizlilik gibi ihtiyaçları belirlenmeli. Aile sorduğu soruların kendi merakı için mi yoksa çocuğun yararı için mi olduğunu iyi ayırt etmeli. Çocuğun söylediklerinin doğru olup olmadığını araştırmamalı. Kesinlikle şüpheli kişiyle yüzleştirilmemeli. Son olarak şüpheliyi cezalandıracak vaatlerde bulunulmamalı.”İstismar vakalarında bunlara dikkat!İstismar konusunda hikâye uyduran çocuklar çok azdır.İstismarın kısa ve uzun dönem etkileri vardır.Çocukların görünüş ya da davranışı istismara neden olmaz.İstismarcılar, yüzde 80-95 çocuğun tanıdığı kişilerdir.Olay genellikle çocuğun çevresinde ve bildiği mekânlarda gerçekleşir.Düşük oranda da olsa kadınlar da istismarcı olabilir.Özürlü çocuklardan alınan bilgi güvenilirdir.


23 Ekim 2014 Perşembe  02:11

Zaman

Manşet - Prof. Dr. Sarandöl: Şizofreni hastaları ilaçlarını düzenli kullanmalı


Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Sarandöl, şizofreni hastalarının tedavilerinin başarıya ulaşması için düzenli ilaç kullanmaları gerektiğini söyledi.Bursa Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından şizofreniye karşı farkındalık oluşturulması amacıyla `Şizofreniyle Yaşamak` paneli düzenlendi. Ördekli Kültür Merkezi`nde gerçekleşen panelde Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Sarandöl ile avukat Emine Kocabey Çakır, hastaların durumu ve tedavi yöntemleri ile hastaların sosyal ve hukuksal hakları konusunda bilgi verdi.GERÇEK DÜNYA İLE RÜYA ALEMİNİ BİRLİKTE YAŞIYORLARŞizofreni hastalarının gerçek dünya ile rüya âlemini bir arada yaşadığını dile getiren UÜ Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Psikiyatri Prof. Dr. Aslı Sarandöl, `Şizofreninin tam nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte ortalama her yüz kişiden bir kişi şizofreni riski altındadır. Hastalığa yakalanan kişilerde düşünce bozuklukları, halüsinasyonlar, davranış değişikliği ve çevresinde olaylara kayıtsız kalma, tepki vermeme durumları görülür.` dedi.TEDAVİ İÇİN DÜZENLİ İLAÇ KULLANILMASI ŞARTHastaların ilaç tedavisini kabul etmeden tedavide ileriye gidilemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Sarandöl, şu bilgileri verdi: `Hastaların ilaçlarını düzenli ve sürekli bir biçimde alması gerekir. İlaçların düzenli alınmaması durumunda hastanın tedavisinde ileri gidilemez. Bireyde hastalığın ortaya çıkmasıyla hasta ailelerinde önceleri endişe, şaşkınlık, tükenmişlik, toplumdan geri çekilme gibi durumlar yaşanabilir. Ancak aileler kısa süre içinde durumu kabullenip hasta aile ferdine tedavi için gerekli desteği sağlamaları gerekmektedir.`ÇAKIR: HASTALAR SOSYAL YARDIM ALABİLİRHastaların hukuksal hakları konusunda konuşma yapan Av. Emine Kocabey Çakır ise 2022 sayılı kanun çerçevesinde şizofreni hastalarının sosyal yardım alabileceklerini belirtti. Çakır, şunları dile getirdi: `Kanun kapsamında başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde hasta olduklarını tam teşekküllü hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporuyla kanıtlayan ve kanunen bakmakla mükellef kimsesi bulunmayan hastaların her türlü gelirleri toplamının aylık ortalaması belirli bir miktarın altında olanlara maaş bağlanır. Bunun dışında kimsesi olmayan hastalar özel bakım merkezlerinde ihtiyaçları devletten karşılanmak suretiyle tedavi olabilmekteler.`Oğlunun şizofreni hastası olduğunu ve hastalıkla mücadelede ailelere çok iş düştüğünün altını çizen Serpil Erkan da hastanın ilaçlarını düzenli olarak almaları için ailelerin takipte olmaları gerektiğini söyledi.


16 Ekim 2014 Perşembe  16:56

Zaman

Manşet - Ebola şüphesi üzerine kapatılan acil servis yeniden açıldı


Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi`nde dün akşam hareketli saatler yaşandı. Acil servis, ebola virüsü taşıyan yabancı uyruklu bir hasta sebebiyle karantinaya alınarak kapatıldı. Hastaneye, hasta kabul edilmezken, tedavi için gelen vatandaşlar da başka hastanelere yönlendirildi. Acil servis saat 01.30 itibariyle yeniden hizmete açıldı.Alınan bilgiye göre, söz konusu üniversitenin acil servisine saat 19.00 sularında Sabiha Gökçen Havalimanı`ndan bir hasta getirildi. Hastanın yapılan ilk müdahalesinde ebola teşhisi konulması üzerine hastanenin acil servisi boşaltıldı. O sırada hastanede bulunan hastalar da başka hastanelere sevk edildi. Hasta yakınları da maske dağıtılarak acil servisten uzaklaştırıldı. Durumdan habersiz hastaneye gelen vatandaşlar da güvenlik görevlileri tarafından uyarılarak başka sağlık kurumlarına yönlendirildi. Ebola virüsü taşıyan hastanın geceyi hastanede geçireceği ve sabah saatlerinde Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne sevk edileceği öğrenildi. Hasta yakınları duruma tepki gösterirken, hastane yönetiminden ise konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı. Kapatılan acil servis yeniden açıldıEbola virüsü taşıdığı iddia edilen bir hasta sebebiyle karantinaya alınarak kapatılan Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisi, saat 01.30 itibariyle yeniden hizmete açıldı. Acil servisi tamamen boşaltılan hastaneye uzun süre hasta kabul edilmedi. Hastaneye gelen vatandaşlar başka hastanelere yönlendirildi. Ancak gece saatlerinde hastanenin acil bölümü yeniden hizmete açıldı. Hastaneden henüz herhangi bir açıklama da yapılmadı.Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine, dün saat 19.00 sıralarında Sabiha Gökçen Havalimanı`ndan bir hasta getirilmiş, hastanın yapılan ilk müdahalesindeki ebola virüsü şüphesi sebebiyle hastanenin acil servisi boşaltılmıştı. Hastanın geceyi hastanede geçireceği ve sabah saatlerinde Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne sevk edileceği bildirilmişti.


16 Ekim 2014 Perşembe  02:23

Zaman

Manşet - İşsizlik, son dört yılın zirvesinde


TÜİK, Temmuz 2014`e ait Hanehalkı İşgücü İstatistikleri`ni yayınladı. Buna göre temmuz döneminde işsizlik yüzde 9,8`e yükseldi. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise 0,4 puanlık artışla yüzde 10,4`e çıkarak Ekim 2010`dan beri en yüksek seviyeyi gördü. Uzmanlar büyümedeki yavaşlamanın tetiklediği işsizliğin yükselmeye devam edeceği görüşünde.İşsizlik oranı ekonomideki yavaşlamanın etkisiyle haziran, temmuz ve ağustos aylarını kapsayan temmuz döneminde yüzde 9,8`e yükselirken, tarımdışı işsizlik ise yüzde 12 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2014 Temmuz`da işsiz sayısı bir önceki döneme göre 316 bin kişi artarak 2 milyon 867 bin kişiye çıktı. İşsizlik oranı ise bir önceki aya göre 0,7 puan birden yükselerek 9,8 oldu. İşsizlik oranı geçen yılın temmuz döneminde yüzde 8,6, bu yılın haziran ayında ise yüzde 9,1 olmuştu. TÜİK`e göre, mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı ise bir önceki döneme göre 0,4 puanlık artış ile yüzde 10,4 olurken, Ekim 2010`dan beri en yüksek seviyede gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu, 2014 yılı Temmuz ayına ait hanehalkı işgücü istatistiklerini dün açıkladı. Buna göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı temmuz döneminde 2.867 milyon kişi olurken, 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 18,2 iken, 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 10 olarak gerçekleşti. TÜİK, haziran dönemi için daha önce yüzde 9,9 olarak açıkladığı mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranını yüzde 10`a revize etti. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) konuyla ilgili raporunda “Tarım dışı işgücündeki kuvvetli artışı tarım dışı istihdamdaki sınırlı artış dengeleyememiş ve tarım dışı işsizlik artmıştır.” ifadelerini kullandı. Sektörel verilerin, inşaat istihdamında bir durgunlaşma olduğunu gösterdiğine temas edilen raporda şu ifadelere yer verildi: “Sanayi istihdamındaki kayıplar, hizmetler istihdamındaki artışlarla dengelemiştir. Kariyer.net verilerini kullanarak yaptığımız tahmin modelinin sonucuna göre tarım dışı işsizliğin Ağustos 2014 döneminde de artmaya devam edeceğini göstermektedir.” İşgücü nüfusu Temmuz döneminde 29,28 milyon kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 51,3 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 72,3 kadınlarda ise yüzde 30,8 oldu. Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı temmuz döneminde yüzde 36,4 olarak gerçekleşti. Bu oran tarım sektöründe yüzde 84 iken, tarım dışı sektörlerde yüzde 22,7 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam sayısı bir önceki döneme göre 72 bin kişi azalarak 25,79 milyon kişi olarak gerçekleşti. TÜİK verilerine göre tarım sektöründe çalışan sayısı 5,9 milyon kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 20,5 milyon kişi olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin yüzde 22,4`ü tarım, yüzde 19,9`u sanayi, yüzde 7,3`ü inşaat, yüzde 50,5`i ise hizmetler sektöründe yer aldı. İşgücüne katılma oranı geçen yılın temmuz döneminde yüzde 49,1 seviyesindeydi. TÜİK, hanehalkı işgücü araştırmasında 2014 Şubat dönemiyle birlikte Avrupa Birliği`ne tam uyumun sağlanmasına yönelik yeni düzenlemelere geçti.


16 Ekim 2014 Perşembe  02:05

Zaman

Manşet - Seyfettin Gürsel - İşsizlik hızla artıyor


Dün açıklanan işgücü piyasası temmuz dönemi istatistikleri mayıs ve haziran dönemlerinde görülen işsizlikteki yüksek artışın devam ettiğini gösterdi.Temmuz döneminde (haziran-temmuz-ağustos) işsizlik oranı yüzde 9,1`den 9,8`e, tarım dışı işsizlik oranı da yüzde 11,1`den 12,0`ye sıçradı. İşsizlik cephesinde ne olup bittiğini anlamak için son ayların mevsim etkilerinden arındırılmış rakamlarına bakmak gerekiyor.Geçen yılın aralık ayında mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 9,1`e gerileyerek son yılların en düşük seviyesine inmişti. Ardından aşağı yukarı yatay seyreden işsizlik oranı nisan döneminde yüzde 9,2 idi. Mayısta yüzde 9,6`ya, haziranda yüzde 10`a, temmuzda da yüzde 10,4`e yükseldi. Üç ay içinde işsizler ordusuna tam 363 bin kişi katıldı ve işsiz sayısı 3 milyona çıktı. Kriz dönemi hariç 2002`den bugüne hiçbir dönemde işsizlikte bu kadar hızlı bir artış yaşanmamıştı. Böyle bir gelişme her demokratik ülkede birinci sayfaya manşet olur. Bakalım bizim medya, özellikle hükümet yanlısı medya haberi nasıl verecek!İşsizlik neden bu kadar hızlı arttı, artış devam eder mi, soruları hem toplumsal hem de siyasal açıdan büyük önem kazandı. Son üç ayda gözlemlenen yüksek işsizlik artışının birincil nedeni basit: Nisan ve mayısta yerinde sayan istihdam, haziran ve temmuzda yüzde 0,7 oranında geriledi. İstihdam edilenlerin sayısı 25 milyon 961 binden 25 milyon 791 bine düşerken işgücü sayısı 28 milyon 709 binden 28 milyon 792 bine yükseldi.Toplam işgücü artışı normal. Tarım dışı işgücünde son dönemde 133 binlik güçlü bir artış var. Tarım dışı istihdam da yerinde saymış durumda. İnşaat ve sanayide büyük istihdam kayıpları söz konusu. Mayıs-temmuz döneminde sanayi 130 bin istihdam kaybetti. İnşaatta ise Mart döneminde başlayan istihdam kayıpları 218 bini buluyor. Sanayi üretimi yavaş da olsa artmaya devam ederken istihdam kayıpları işgücü verimliliğinin artmakta olduğunu gösteriyor. Büyümenin kalitesi açısından iyi ama işsizlik açısından kötü. İnşaattaki büyük istihdam kaybı ise bu sektörde bir süredir hüküm süren durgunluğa bağlanabilir. Konut sektöründe arz fazlası olduğunu biliyoruz. Hizmet sektöründe istihdam artışı devam ediyor ama bu artış işsizlik artışını engellemeye yetmiyor.İstihdamdaki bu olumsuz gelişme ne ölçüde zayıf büyümeye, ne ölçüde Ortadoğu`daki kanlı savaşın ve göç dalgasının Güneydoğu Bölgesi ekonomisine yaptığı olumsuz etkiye bağlı bilmiyoruz. TÜİK, bölgesel işgücü istatistiklerini yıllık olarak yayınlıyor. Elimizde en son 2013 rakamları var. Bu yıl bölgede neler olduğunu çok geç öğreneceğiz. Ancak nedenleri ne olursa olsun işsizliğin kısa süre içinde bu ölçüde artması hayra alamet değil. Büyüme düşük kaldığı sürece önümüzdeki dönemlerde bu kadar olmasa da işsizliğin artmaya devam etmesi çok muhtemel. Düşük büyüme-yüksek istihdam artışı dönemi kapanmış görünüyor.Bu gelişmenin toplumsal ve siyasal sonuçları olacağı aşikâr. Eğer tahmin ettiğim gibi özellikle Güneydoğu`da büyük bir işsizlik patlaması yaşanıyorsa, son günlerde bölgede yaşanan toplumsal gerginliğin gelecekte şiddetlenmesini teşvik edecek bir zemin de gelişiyor demektir. Bu durum Kürt sorununa ve barış sürecine oyalama yerine elle tutulur gerçekçi adımlarla yaklaşmanın aciliyetini hatırlatıyor.İşsizlikte güçlü artışa AKP hükümetinin, özellikle de Cumhurbaşkanı`nın nasıl bir tepki vereceği de önemli bir gündem maddesi haline geldi. Başkanlık ihtirası nedeniyle AKP açısından son derce kritik kabul edilen genel seçimlere giderken işsizlik artışına seyirci kalınması düşünülemez. Cumhurbaşkanı ne der? Hükümet ne yapabilir? Bu da başka bir yazının konusu.


16 Ekim 2014 Perşembe  02:05

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  

26 nisan 2009 izmir hava durumu  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası  02 09 2009 tarihli fox tv haberler izle  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası  ümitköy kaza 03 05 2010  akderede cinayet video izle ankara  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası  3 nisan fox haber başlıkları  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası  fox haber 9eylül kanser  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası  17 aralık antalya da okullar tatil  dünya  hurda arac yasası ne zaman çıkacak  ceza evlerınde salım genel af 2011  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası  27 şubat 2010 istanbulda olan trafik kazaları  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası  çağla menderes  İstanbul avrasya maratonu  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası