Bulunan Haber Sayısı: 4.287
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - `Engelli kızım arkada kalmasın` diye dua eden anne, kızıyla aynı anda öldü


Adana`da anne ile kızı aynı anda hayatlarını kaybetti. Kalp hastası ve kısmı felç olan 78 yaşındaki Gezer Şahbaz ile hasta ve zihinsel engelli kızı 48 yaşındaki Hayriye Şahbaz, merkez Sarıçam ilçesindeki Buruk Mezarlığı`nda yan yana toprağa verildi. Annesi ile kız kardeşinin ölüm anına şahit olan Songül Geçer, `Annem gözüme bakıp iki kelime mırıldandı, sonra tavana baktı. Gözleri tuhaf oldu, bir nefes sesini duydum, koştum diğer odaya `annem gitti` diyecektim. Ablamın yanındakiler `Hayriye gitti` dediler. Aynı saniyede annemle ablam uçtu gitti.` deyip gözyaşı döktü. Merkez Yüreğir ilçesi Levent Mahallesi`nde oturan Gezer Şahbaz, 7 ay önce beyin kanaması geçirdi. Beyin damarı tıkanan ve kısmı felç geçiren Şahbaz, 22 gün Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi`nde tedavi gördü. Doktorların `Yaşından dolayı ameliyat edemeyiz masadan kalkamaz` dedikleri kalp yetmezliğinin yanı sıra hipertansiyon hastası 4 çocuk annesi Şahbaz`ı ailesi Adana`daki evine getirdi. Yaşlı kadının doğuştan zihinsel engelli kızı Hayriye Şahbaz da 3.5 yıl önce kalp krizi geçirdi, beyin damarında pıhtılaşma oldu. Engelli kadın da annesi gibi felçli kaldı. Anne Şahbaz ile kızı Hayriye`nin bakımını aile fertleri üstlendi. Her gün yanlarına biri gelerek bakımlarına yardımcı oldu. 29 Mart pazar günü anne-kızın durumları ağırlaştı. Yakınlarının ifadesine göre, Gezer Şahbaz ile kızı Hayriye Şahbaz saat 12.45`te hayata gözlerini yumdu. Anne- kız Buruk mezarlığındaki aile kabristanına yan yana defnedildi. Anne Gezer ile kızı Hayriye`nin ölümüne bu sırada evde olan yakınları da tanık oldu. Annesi ile ablasının ölüm anına şahit olan Songül Geçer, o anları şöyle anlattı: `Son 3 günde ikisi de çok kötü oldu. İki hastayla ilgileniyorduk, sürekli yatılı kalıyorduk. Son üç günde de konuşamadılar. Annem ömür boyu oruç tuttu, hep `kızım Hayriye arkamda kalmasın` derdi. Tek dileği oydu, hep Hayriye ablam için dua ederdi. Annemin yanındaydım, annem su istedi, suyunu içtikten sonra gözüme bakıp iki kelime mırıldandı, herhalde `kızım hakkını helal et` dediğini sanıyorum. Ben ailenin en küçüğü olduğum için annem beni çok severdi. Sonra tavana bakmaya başladı. Gözleri bir tuhaf oldu, baktı, bir nefes sesini duydum, koştum diğer odaya `annem gitti` diyecektim. Ablamın yanındakiler `Hayriye gitti` dediler. Ne yapacağımı şaşırdım. Böyle bir an yaşadık biz. Aynı saniyede öldüler. Aynı saniyede annem nasıl uçup gittiyse, bacımda o saniyede uçup gitti. Annemin duaları yerine gitti. Tek duası oturup kalkıp ablama dua ederdi, `kızım garipti arkamda kalmasın` derdi. Canım annem. Hayriye arkamda kalmasın dedi canım annem. Ne kadar birbirlerine düşkünmüşler.` (CİHAN)


01 Nisan 2015 Çarşamba  16:35

Hürriyet

Manşet - Küçük ihmaller hastalık sebebi



01 Nisan 2015 Çarşamba  18:36

Zaman

Manşet - Midenize yedikleriniz değil çektiğiniz sıkıntılar dokunuyor


Çözülemeyen kimi sorunlar karşısında “İçime dert oldu” deriz. İnsanların kendi iç dünyalarında yaşadığı böylesi birtakım olumsuz duygular, sonrasında yerini psikolojik sorunlara bırakıyor. Yaşanılan her stres karşısında beden bir tepki veriyor. Uzmanlar bu sıkıntıların mide ve bağırsak ülserleri, astım gibi hastalıklara yol açtığını söylüyor.Bazen bir çarpıntı ya da mide ağrısı, bazen de tansiyondaki değişimler içinizde büyüttüğünüz bir sıkıntının yansıması olabilir. Kişinin iç dünyasında yaşadığı rahatsızlığın bu şekilde fiziksel bir hastalığa dönüşmesine psikosomatik hastalık deniliyor. Yoğun strese maruz kalan bir kişinin midesinde ülser oluşmasının psikosomatik olduğunu belirten Acıbadem International Hastanesi`nden psikolog Ferahim Yeşilyurt, “Mide ve bağırsak ülserleri, astım bronşiale, ülseratif kolit gibi hastalıklar da psikosomatiktir.” diyor. Bu hastalığın ortaya çıkmasında birçok nedenin olabileceğini dile getiren Yeşilyurt, “Kaygılı, depresif, titiz, mükemmeliyetçi, hırslı ve planlama güçlüğü yaşayan kişiler bu tür hastalıklara daha sıklıkla yakalanabilirler. Mizaç olarak çabuk sinirlenme ve öfkeyle baş etme sorunu yaşayanlar da yine risk altında olan diğer kişilerdendir.” diyor. Hastalığın ilgili uzman tarafından tedavisinin yapılması gerektiğini belirten uzman psikolog, ülser için gastroenteroloji uzmanına giden kişinin tedavide başarıya ulaşması için mutlaka psikiyatrik desteğinin de ihmal edilmemesini belirtiyor. Böylelikle olası hastalığın önüne geçilebileceğini aktarıyor.Psikosomatik hastalıkların tedavisinde bunlara dikkat!Yardım alın: Eğer psikosomatik hastalıklardan birini yaşıyorsanız stres yönetiminde farkında olduğunuz ya da olmadığınız bazı sorunlar yaşıyorsunuz demektir. Bu inanç ve davranışları değiştirmek için mutlaka bir uzmandan yardım alın.Planlı olun: Plansızlığın karşıtı, acelecilik, işlerin yetişmemesi durumunu da beraberinde getirir. Planlama bizi belirsizlikten koruyarak amaçlarımızı gerçekleştirmemize yardımcı olur.Sorumlulukları azaltın: Çok fazla sorumluluk taşımak stresi artıran nedenlerin başında gelir. Yapılacak işlerin çokluğu, dinlenecek zamanın olmaması da stresi artırır.Sağlıklı iletişim kurmayı öğrenin: Bu konudaki becerinizi geliştirin. Sağlıklı bir aile yaşamı, iyi bir evlilik ilişkisi kişinin hayatını kolaylaştırır.Hobi edinin: Hobi edinmekteki amaç yapılan işten keyif almaktır. Bazı kişiler hobilerinde bile bir yarış halindedir, diğer kişiler ile sürekli rekabet ederler, bir türlü gevşeyemezler.Gevşemeyi öğrenin: Uzun süre strese maruz kalan kişinin bedeni gerginleşir. Yani vücut ve beyin sürekli alarm durumundadır. Bu durumda bedende bazı sorunlar, kas ve eklem ağrıları baş göstermeye başlar. Stres reaksiyonunda artan adrenalini azaltmak için, vücudu gevşetme egzersizleri faydalıdır. Spor ya da kısa egzersizler de kullanılabilir.


27 Kasım 2014 Perşembe  02:16

Milliyet

Kültür Sanat - `Hiç bir hastamız hayati riskle karşı karşıya kalmadı`



01 Nisan 2015 Çarşamba  12:37

Zaman

Ekonomi - Grip virüsünün özelliği dönem dönem değişiyor, hastalığı hafife almayın!


Son günlerde artan grip salgını vakaları üzerine açıklama yapan Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları bölümünden Uzman Dr. Tuğba Erdoğan, hastalığa yakalanmamak için toplu alanlarda bulunulmamasını söyledi. Erdoğan, bol bol bol sıvı ve C vitamini tüketilmesi gerektiğinin altını çizdi. Zonguldak Ereğli`de son günlerde grip hastalığından hastanelere başvuranların sayısının arttığını, hastalık virüsünün uzun süre devam ettiğini ve tehlikeli boyuta çıktığını ifade eden Anadolu Hastanesi Başhekim yardımcısı ve Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları bölümünden Uzman Dr. Tuğba Erdoğan, virüsün dönem dönem özellik değiştirdiğini; astım, kanser ve diğer kronik hastalığı olanların zaman geçirmeden doktora başvurması ve hastalığı hafife almamaları gerektiğini söyledi. Doktor Erdoğan, şu uyarılarda bulundu: `Son dönemde grip şikayeti ile hastaneye başvuran hastaların sayısı oldukça arttı. Bu hastalar genellikle üst solunum yolları enfeksiyonu bulguları ile geliyor. Burun akıntısı, boğaz ağrısı, yüksek ateş, vücut kırgınlığı şeklinde. Birçoğu da solunum sıkıntısı ile geliyor. Son dönemdeki virüsün, salgının özelliği biraz uzunca bir süre devam ediyor. Ateş yanıtı çok geç oluyor ve akciğeri etkiliyor. Bu aslında bildiğimiz mevsimsel bir grip. Bu hastalığın virüslerinin özelliği dönem dönem özellik değiştiriyor. Değiştirdikleri özelliğe göre hastalandırıcılık potansiyelleri değişiyor. Bir dönem boğaz akıntısı gibi seyrederken ikinci dönem akciğer enfeksiyonu gibi karşımıza çıkıyor. Bu hastalığın özellikle kronik hastalığı olanlar bu tür şikayetlerde hemen doktora başvurmalıdır.` Gribe yakalanmamak için nelere dikkat etmek gerekir? * Bol sıvı tüketmek * C vitamininden zengin gıdalarla beslenmek * Toplu alanlarda çok uzun süre kalmamak * Elleri sık sık yıkamak. (CİHAN)


29 Mart 2015 Pazar  23:58

Zaman

Manşet - Karpal Tünel tedavisi için geç kalmayın!


Karpal Tünel Sendromu, parmak ve ellerdeki sinir sıkışmalarının sonucunda oluşuyor. Bilek yapısı, altta yatan bazı sağlık sorunları ya da çalışma koşulları gibi pek çok neden bu hastalığın oluşmasına zemin hazırlıyor.Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Ay, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 2`sinde görülen bu sağlık problemiyle ilgili `Sorun önemsenmez ve tedavisi geciktirilir ise maalesef kalıcı sinir ve kas hasarına neden olabilmektedir` diyerek Karpel Tünel Sendromu ile ilgili merak edilenleri açıklıyor.Kimlerde görülüyor?Karpal Tünel Sendromu, el parmaklarımızın hareketini ve duyusunu sağlayan sinirin, bilek seviyesinde sıkışmasıyla ortaya çıkan bir durumdur.Öncelikle baş parmak, işaret parmağı, orta parmakta uyuşma ve karıncalanma ile başlar. Daha sonra, elde ve bilekte yanıcı ağrı ile tüm elde güç kaybı ve zayıflık ortaya çıkar.Daha çok orta yaş grubunda görülen bu sorun kadınlarda, erkeklere oranla iki ila beş kat daha çok görülüyor. Özellikle 40-60 yaş grubu kadınlarda görülme sıklığı artıyor. Hastaların yüzde 50`sinden fazlasında iki eli birden tutuyor.Ne zaman hekime başvurulmalı?Eğer hastada Karpal Tünel Sendromu`nun varlığını düşündürücü belirtiler varsa ve bu sorunlar hastanın gündelik hayatını etkiliyor, uyku düzenin bozulmasına neden oluyorsa, zaman kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.İlk adımda nasıl tedavi ediliyor?Hastalığın erken döneminde; el bileği hareketlerinin kısıtlanması, bileklik kullanmak, günlük yaşam aktivitelerini düzenlemek, belli bazı hareketlerden kaçınmak şikayetleri azaltıyor.Bunlara ek olarak alınacak anti-enflamatuar ilaçlar da belirtileri hafifletebiliyor.Ne zaman cerrahi müdahale gerekiyor?İlk adımda uygulanan tedaviye rağmen şikayetler devam ediyorsa, hastalığı ilerlemiş kişilerde cerrahi müdahale gerekebiliyor.Bu müdahale, el bileğine yapılan çok küçük bir kesi ile lokal anestezi altında yapılıyor. Operasyon, ortalama 15-20 dakika sürüyor. Hastanın ameliyat sonrası hastanede yatması gerekmiyor, aynı gün eve gidebiliyor. Ameliyat sonrası hastaların yüzde 85-90`ında ağrı ve duyu bozuklukları düzeliyor. İyileşme dönemi sinirdeki hasara bağlı olarak 3-6 ay arasında değişebiliyor.Başka hastalıklarla karıştırılabilir mi?Karpal Tünel Sendromu, boyun fıtığıyla karışabileceği gibi, sinirlerin dirsek ve daha yukarıda koltuk altında sıkışabildiği başka hastalıklarla da karışabiliyor.Şikayetleri dikkatle dinlemek ve iyi bir muayene, tanıya götüren en önemli basamak oluyor. Ayrıca, elektrofizyolojik testler de tanıya yardımcı oluyor. Bu testlerden, elektromiyografi (EMG) ve sinir ileti hızı çalışmaları (NCV) sıklıkla kullanılıyor.


02 Aralık 2014 Salı  12:51

Zaman

Manşet - Kadınlarda kansızlık panikatağı tetikliyor


Panikatak hastalığı yüzde 75 gibi yüksek bir oranda kadınlarda görülüyor. Kadıköy Şifa Sağlık Grubu Kadıköy Hastanesi Psikiyatrist Uzmanı Dr. Aysun Genç Dişçigil; yoğun korku nöbetleri ile kendini gösteren panikatağın tedavi edilmediğinde hastanın duygusal ve ekonomik yönden çok yıprandığını belirtiyor. 25-45 yaş aralığında daha sık görülen panikatak, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme, titreme, göğüs ağrısı, baş dönmesi, bulantı, karın ağrısı, üşüme veya ateş basması gibi belirtiler veriyor. Kansızlık, tiroit, şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi fiziksel hastalıkların panikatağa neden olabileceğini aktaran uzman, hayattaki önemli değişimlerin de hastalığı tetikleyebileceğini aktarıyor.


01 Nisan 2015 Çarşamba  02:54

Zaman

Gündem - İşten çıkarılan babanın evlat acısı: Bisiklet alamadım kızıma


Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından işten çıkarılan işçilerin başlattığı eylemin simgesi haline gelen lösemi hastası 9 yaşındaki Sudenaz Koku, hayatını kaybetti.Ailesi ve işçilerin omuzlarında taşınarak son yolculuğuna uğurlanan Sudenaz`ın tabutuna konulan gelinlik ve uçan balon, cenazeye katılanları gözyaşlarına boğdu. Acılı baba, “Bisiklet istiyordun benden, alamadım.” diye feryat etti. Büyükşehir Belediyesi`nden sözleşmeleri sona erdiği gerekçesiyle bin 893 işçi işten çıkarılmıştı. Hak arayışına başlayan işçiler, 30 Eylül 2014`te Özgür Çocuk Parkı`nda çadır kurup destek standı açmıştı. 41 yaşındaki Serkan Koku da, işsiz kaldığı için lösemi hastası olan kızı Sudenaz`ın tedavisi konusunda büyük sıkıntılar yaşadığını söyleyerek sesini duyurmaya çalışmıştı. Eyleme destek vererek simge haline gelen Koku`nun lösemi hastası kızı, önceki gün tedavi gördüğü Ankara`dan Mersin`e getirildi. Doktorların “Artık tıbben yapacak bir şey kalmadı.” dediği Sudenaz, çok sevdiği memleketinde şehir turu attırıldıktan sonra Hamidiye Mahallesi`ndeki evine götürüldü. Yakınlarının da ziyaret ettiği Sudenaz, saat 19.20`de son nefesini verdi.Sudenaz, son yolculuğuna da babasıyla birlikte işten çıkartılan işçilerin omuzlarında taşındı. Açılan mezara girerek cenazeyi toprağa koyan acılı baba, gelinliği alarak kefenin üzerine serdi. İlk toprağı kendi elleri ile atan Koku, kızının mezarı başına çöktü. Koku, “Bak ablan balon getirmiş sana. Bisiklet istiyordun benden, alamadım. O bisikleti alamadığıma yanıyorum. Alacağım ama, alıp baş ucuna koyacağım o bisikleti kızım. O bisikleti alacağım sana.” diyerek gözyaşlarına boğuldu.


15 Mart 2015 Pazar  02:17

Zaman

Manşet - Prof. Dr. İzzet Özgenç: Çözüm süreci için hukukun çiğnenmesine sessiz kalınamaz


Ceza hukuku profesörü İzzet Özgenç, Twitter üzerinden çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Hükümet ile Kandil arasında yürütülen müzakereler kapsamında, tutuklu bulunan PKK`lıların `hasta` oldukları gerekçesiyle tahliye edileceği yönündeki iddialara dikkat çekti. Özgenç`in konuyla ilgili paylaşımları şöyle: “Malum çözüm sürecinde `müzakere` edilen hususlardan biri, tutuklu veya hükümlü olarak infaz kurumlarında bulunan PKK mensuplarının `hasta` muamelesine tabi tutularak tahliyelerinin sağlanmasıdır. Hükümlülerin (ve dolayısıyla tutukluların) hasta olması sebebiyle tedavilerinin infaz kurumu dışında yapılmasının usul ve esasları kanunda belirlenmiştir. Bu kanuni hükümler yürürlükte iken, PKK mensubu hükümlü ve tutukluların `hasta` kabul edilerek tahliyelerinin `müzakere` konusu yapılması, abesle iştigaldir. Müzakere konusu edilse bile, gerçeğe rağmen, hekimler `hasta` raporu yazmaz, yazamaz; hâkim ve savcılar da `hasta` olduğu gerekçesiyle hükümlü ve tutukluları salıvermez, salıveremez. HSYK`ya `akredite` hakim ve savcıların bu hususa özgü olarak görevlendirilmiş olması, bu realiteyi değiştirmez. Ancak bu süreçte hukuku ayaklar altına alan yöntemlere başvurulması karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir.”


16 Şubat 2015 Pazartesi  02:17

Zaman

Manşet - PKK`lı hasta mahkum polemiği


Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, hükümetin hapishanelerdeki PKK`lıları hasta tutuklu veya mahkum diye çıkarma yoluna girdiğini açıkladı.Değişik yargı paketleri ile hapishanelerdeki KCK`lıların tamamının salındığını kaydeden Destici, `Bir tane bile KCK`lı içeri de kalmadı. PKK`lı teröristlerinde hemen hemen tamamına yakını salınıyor. Şu anda hapishanelerdeki 170 bine yakın mahkumun binde biri bile terörist, PKK`lı değil. Şimdi bunları da çıkaracaklar. Yargı paketleri ile çıkarmayı başaramadıkları, polisler ve adliyelere her türlü operasyona rağmen çıkarmadıkları geride kalan PKK`lıları da şimdi hasta tutuklu veya mahkum diye çıkarmaya yoluna girdiler. Bu konuda da bir anlaşma sağlamış vaziyetteler. Bir mutabakat sağlamış vaziyetteler. Önümüzdeki günlerde bunları da hasta adıyla, numarasıyla tamamını içeriden çıkaracaklar ve içeride bir tane bile PKK`lı kalmayacak.` dedi.`AHİRETTE ŞEHİTLERİN YÜZÜNE HANGİ YÜZLE BAKACAKSINIZ`Türkiye`nin en önemli gündem maddelerinden birinin hükümetin çözüm süreci olarak adlandırdığı, kendilerini ise çözülme, ayrışma ve bölünme süreci olarak adlandırdıkları süreç olduğunu anlatan Destici şunları söyledi: `Diyarbakır`da hanımının yanında kafasına sıkılarak şehit edilen astsubayın, Bingöl`de şehit edilen Atıf müdürün, 30 yıl içinde şehit edilen 30 bin şehidin katillerini, bu 21. Yüzyıl eşkıya sürülerini hapisten çıkaracaksınız ahirette bu şehitlerin yüzüne nasıl bakacaksınız. Hangi yüzle karşılaştığınızda bakacaksınız.` açıklamasında bulundu.ADALET BAKANLIĞI ÇALIŞMAYI BAŞLATTIAdalet Bakanlığı, HDP`nin talepleri arasında yer alan hasta tutuklu ve hükümlülerle ilgili bir çalışmayı başlatırken cezaevlerinde 757 ağır ve sürekli hastalığı bulunan hükümlü ve tutuklunun olduğu ortaya çıktı.CEZA İNFAZ KURUMLARINDA HASTA HÜKÜMLÜ SAYISI 757CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt`ün soru önergesine Bakan Bozdağ`ın verdiği yanıt, 21 Ağustos 2014 tarihi itibarıyla, ceza infaz kurumlarında 757 ağır ve sürekli hastalığı bulunan hükümlü ve tutuklu bulunduğunu ortaya koydu.244 HÜKÜMLÜ VE TUTUKLUNUN İNFAZI GERİ BIRAKILDISoru önergesini yanıtlayan Bekir Bozdağ, 21 Ağustos 2014 tarihi itibarıyla, ceza infaz kurumlarında 757 ağır ve sürekli hastalığı bulunan hükümlü ve tutuklu bulunduğunu, 244 hükümlü ve tutuklunun hastalık nedeniyle cezasının infazının geri bırakılmasına karar verildiğini söyledi.


22 Kasım 2014 Cumartesi  17:09

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

29 şubat 2009 fox tv ana haber bülteni video izle  10 ocak hava durumu aydın gece gündüz  26 eylül 2009 ankara trafik kazaları  27 şubat kanal 7 haber izle  ege tv arşivi 02 kasım 20011  27 haziran 2009 show tv akşam haberleri video izle  irem  aliağa çandarlı yolunda trafik kazası  serkanın resimleri  sabah ankara eki 26 şubat 2009  7 aralık habertürk arşivi  fox tv haber arşivi 11 12 2010  fox haber otobüs yangınları  rasimepli  yusuf yolal  mehmet dogan sina mobilya sahibi  izmir trafik kaza haberleri  dövİz kuru  15 nisan 2000 zaman gazetesi manşet  hürriye  21 m aşagı  2 ocak 2009 hava durumu