Bulunan Haber Sayısı: 422
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Habertürk

Gündem - Dünyanın kaderi ellerinde!


Çin`in piyasalarda sebep olduğu sarsıntı FED`deki bölünmeyi artırdı. 2 günlük Jackson Hole toplantısından FED`in faizleri ne zaman artırmaya başlayacağına ilişkim mesaj çıkmadı


31 Ağustos 2015 Pazartesi  03:01

Zaman

Manşet - Prof. Kadıoğlu: Meteorolojinin başında inşaat mühendisi var, asıl afet bu!


Artvin`de 8 kişinin canına mal olan sel ve heyelanla ilgili olarak yetkililerden, merkezi ve yerel yetkililerden aşırı yağış açıklamaları gelirken, Profesör Mikdat Kadıoğlu felaketin nedeninin yanlış yerleşim uygulamaları olduğunu söyledi. İklim değişiklikleri konusunda yaptığı çalışmalarla tanınan meteoroloji mühendisi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, suçun `iklime` atılmasına tepki gösteriyor. Radikal`e konuşan Kadıoğlu, yanlış yerleşim politikalarına dikkat çekti. Kadıoğlu, `Meteorolojinin başında inşaat mühendisi var. İklim değişikliği müzakerelerini yürüten kişi de inşaat mühendisi. İşte asıl afet bu` dedi. Yıllardır iklim değişikliği konusunda farkındalık oluşturmaya çalışan ender isimlerden biri olan Kadıoğlu, iklim değişikliğinin günah keçisi yapıldığını vurgulayarak `İklim değişti böyle oldu demek doğru değil. Yerine iklim değişiyor bu iş daha da kötüleşecek deyip daha fazla tedbir almak doğru yaklaşımdır` dedi. METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRÜ İNŞAAT MÜHENDİSİ! `Bakıyorsunuz meteoroloji genel müdürü inşaat mühendisi; ya da iklim değişikliği müzakerelerini yürüten kişi inşaat mühendisi. Türkiye`nin en önemli afeti bu` diyen Kadıoğlu, hem Artvin`deki afeti hem de devletin politikalarını şöyle değerlendirdi: Her bürokrat işi işte öğrenmeye çalışıyor. Eskiden Türkiye`nin gelenekleri görenekleri vardı. Ben medeniyet gerilemesi görüyorum. Yıldız parkındaki Ihlamur kasrına bakın; derenin içine yapılmış. Ama girişi yüksek kat. O zamanki diplomasız, bilgisayarsız mühendisler, dere yatağına yaptıklarını bilerek inşa etmişler. Bir de bugünün diplomalı modern mühendislerin yaptığına bakın. Herşey gözardı. Büyük projelerde bile iyi mühendislik göremiyorsunuz. Gelişmekte olan ülkelerin en büyük sorunu uzmanlarla uygulayıcılar arasında bir köprü olmaması. Herkes yakın çevresiyle çalışmak istiyor. Her şeyde bir şey bilen değil bir şeyde çok şey bilen insanlar lazım. (Kaynak: Radikal)


31 Ağustos 2015 Pazartesi  13:27

Zaman

Manşet - Yeni bakanlar basın yasağını kaldırdı


HDP`li bakanlar Müslüm Doğan ve Ali Haydar Konca, bugün gerçekleştirecekleri basın toplantılarında, muhalif basına uygulanan akreditasyon uygulamasını kaldırdı. Her iki bakanın bugün bakanlık binalarında gerçekleştireceği toplantıda akreditasyon uygulaması, bakanlık düzeyinde ilk kez uygulanmayacak. Bugün saat 14.00`da bakanlık binasında tanışma toplantısı gerçekleştirecek olan Avrupa Birliği Bakanı ve HDP Kocaeli Milletvekili Ali Haydar Konca, `Bakanlık binamızda gerçekleştireceğimiz toplantıda, bakanlıklar düzeyince kimi basına uygulanan akreditasyon uygulamasını kaldırdık. Madem basın özgür, o zaman herkes katılsın, bizlerin açıklamalarını takip etsin.` dedi. (DHA)


31 Ağustos 2015 Pazartesi  13:27

Zaman

Manşet - Çalıntı aracın parçaları, polisin aracında çıktı


Çalıntı aracın parçalarını kaza yaptığı otomobiline monte ettirmek istediği öne sürülen polis, 12 yılla yargılanacak. Adana`da bir polis memuru hakkında, ele geçirilen çalıntı bir otomobildeki bazı parçaları kaza yaptığı kendi otomobiline taktırdığı iddiasıyla dava açıldı. Polis memuru H.K. hakkında 12 yıla kadar, kendisine yardımcı olduğu ileri sürülen kaportacı E.Ç. için ise 6 yıl ceza isteniyor. Emniyet Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği`nde görevli polis memuru H.K., 5 Mart 2015`te bir ihbarı değerlendirerek ekip arkadaşlarıyla birlikte Ankara`da çalıntı kaydı olan 06 BP 0074 plakalı otomobili Sarıçam ilçesinde ele geçirdi. Otomobil, adli işlemlerin yapılması için emniyet müdürlüğü otoparkına çekildi. Polis memuru H.K., iddialara göre, 11 Mart`ta teslim aldığı otomobili yediemin otoparkı yerine kaportacı E.Ç.`nin işyerine bıraktı. Aynı gün akşam polis memuru H.K., ekip arkadaşı L.Ö.`yü arayıp tutanak tutmaları gerektiğini söyledi. Polis memuru L.Ö., emniyet müdürlüğüne geldiğinde çekici üzerinde yediemin deposuna park edecekleri otomobilin bir çok parçasının olmadığını gördü, bunun üzerine tutanağı imzalamadı. H.K. ise söz konusu aracı birçok parçasının eksik olmasına rağmen yediemin otoparkına teslim edilmek üzere trafik ekiplerine teslim etti. Polis memuru L.Ö. ise arkadaşı H.K. ile yaşadığı olayı 21 Mart`ta amirlerine bildirdi. H.K., 23 Mart`ta emniyet müdürlüğüne çağrılıp savunması alındı. H.K.`nın kazalı bir otomobili olduğunu ve gerekli parçaları da aynı model olan bu araçtan söküp kendi otomobile taktırdığını söylediği öğrenildi. İfadenin ardından polis, tamirci E.Ç.`nin işyerine baskın yaparak otomobilden söküldüğü belirlenen parçalar buldu. Yediemin otoparkına çekilen araçta bilirkişi ile yapılan incelemede, aracın sağ ön ve arka kapısının sökülüp takıldığı, arka sağ kapı fitilinin yerinde olmadığı görüldü. Ayrıca stepne, kriko ve bijon anahtarlarının yerinde bulunmadığı tespit edildi. Otomobilin klima elektronik beyni, ön cam eleği, silecek motorları ve kolları, su devir daim yedek su deposunun da olmadığı, enjektörlerinin de sökülüp takıldığı ortaya çıktı. Emniyet müdürlüğünde ifadeleri alınan polis memuru H.K. ve kaportacı E.Ç. hakkındaki soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet savcısı, ağır ceza mahkemesine gönderdiği dosyada `zimmet, zimmete yardım etmek` suçlamasında bulunup polis memuru H.K.`nın 12 yıl, tamirci E.Ç.`nin ise 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. İddianamede, Ankara`da çalıntı kaydı olan 06 BP 0074 plakalı otomobilden değiştirilmek veya sökülmek suretiyle alınan parçaların değerinin 7 bin 740 lira olduğu belirtildi. Hakkında idari soruşturma da başlatılan H.K.`nın otomobili ile eşini hastaneye götürürken kaza yaptığını söylediği de aktarılan iddianamede şöyle denildi: `Şüpheli H.K.`nın görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin zimmetine geçirmesi suretiyle zimmet suçunu işlediği, diğer şüpheli E.Ç.`nin de şüpheliye yardım etmesi nedeniyle suçtan yardım eden olarak sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.` denildi. Polis memuru H.K. ve kaportacı E.Ç., tutuksuz olarak yargılanacak. (CİHAN)


31 Ağustos 2015 Pazartesi  13:08

Zaman

Manşet - ABD`de ilk İslami üniversite eğitime başladı


ABD`de Müslümanlar tarafından kurulan ve İslami eğitim verecek olan ilk üniversite, eğitim-öğretim hayatına başladı. Türk girişimciler tarafından Pennsylvania eyaletinin Bethlehem şehrinde kurulan Respect Üniversitesi`nde (Respect Graduate School-RGS) temelde İslami dersler verilecek. RGS`de okuyacak öğrenciler, akademisyenlik ve diğer uzmanlık alanlarının yanı sıra imam da olabilecek. ABD`nin birçok eyaletinden gelen farklı dinlerden çok sayıda temsilcinin katıldığı açılış programı, üniversite öğrencilerinden Najeeb Johnson tarafından okunan Fatiha süresi ile başladı. Açılışta ilahiyatçı-yazar Prof. Dr. Suat Yıldırım da hazır bulundu. Bethlehem şehrinde bulunan bir başka kurum Moravian İlahiyat Fakültesi`nden Dr. Frank Crouch ise dini eğitim verecek bir kurumun Lehigh Valley bölgesinde kurulmasının kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi. Bu yolda bazı zorlukların olabileceğini belirten Dr. Crouch, `Üniversitenin misyonuna baktığımda, dini konularda derin düşünen insanların bir araya geleceği bir ortam olacak. İnsanların hayat, sabır, merhamet gibi konularda ders alacağını görüyorum. Burdan eğitim alacak insanlar sadece, duvara fazladan bir diploma daha asmak için değil, başka insanlar içinde fedakarlık yapacak şeyleri öğrenecekler.`diye konuştu. Dr. Crouch, Respect ile ,din, eğitim konularında müşterek program yapmanın yolları bulmayı umduklarını ifade ederek `Sizin burda olmanıza çok sevindik. Sonuçta bu eğitim bizim için değil, eğitim diğer tarafındaki insan içindir.`diye konuştu. MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN AÇILMASI, BİR İLK... Kürsüye çıkan Respect Üniversitesi Başkanı Süleyman Eriş, yüksek lisans (master) programında hem akademik hemde uzmanlık eğitimi (imamlık vb) verileceğini söyledi. ABD`de dini liderlerin, imamların ve diyalog ortamlarında liderlik yapacak insanların eksik olduğunu, bu alanda öğrenci yetiştirmek gerektiğini belirten Eriş, `Siyasiler, akademik çevreler, dini liderler yeni açılan okulun ABD`ye katkısı olacağını düşünüyor. Biz de ABD`deki Müslümanların temsili açısından, buradan yetişecek liderler açısından hem Amerikan kültürünü bilen hem de İslami özünden kavramış fikriyle, kalbiyle İslamı temsil edecek liderlerin kazandırılması açısında çok önemli buluyoruz.` dedi. Okullarının diğerlerinden farklı yönleri olduğunu anlatan Eriş, `Respect`in Müslümanlar tarafından açılması bir ilktir. Yöneticileri Müslüman ağırlıklı bir üniversite. ABD`de birçok üniversite bulmak mümkün. İslam öğreten de bulmak mümkün. Ama temelde bunları Müslümanlar icra etmiyorlar. Bu açıdan bizim okul ayrıcalıklı bir konumda.` şeklinde bilgi verdi. OLUMSUZ MÜSLÜMAN İMAJINI DÜZELTMEMİZ LAZIM Üniversitedeki dini görevlilerinden Meryem Teke ise ABD`deki çeşitliliğe dikkat çekerek bu konuda Müslümanlara büyük görevler düştüğünü söyledi. Teke, bu programa katılma sebebi olarak `Müslüman kimliğimizle Müslüman olarak çok sorulara muhatap oluyoruz. Müslümanların negatif imajı olduğu bir dönemde, İslam`ı doğru anlatabilmemiz ve dinimizi iyi temsil edebilmemiz lazım. Bu ülkede Müslümanların var olduğunu da saygı çerçevesinde anlatabilmek için katıldım.` şeklinde açıkladı. (CİHAN)


31 Ağustos 2015 Pazartesi  12:50

Zaman

Manşet - Nusaybin`de askeri araç kaza yaptı: 4 asker yaralı


Mardin`in Nusaybin İlçesi`nde devriye görevindeki askeri aracın, freninin boşalması nedeniyle önünde seyreden başka bir askeri araca çarpması sonucu meydana gelen kazada 4 asker yaralandı. Suriye sınırına paralel uzanan Nusaybin- Cizre karayolunda devriye görevi yapan 2 askeri zırhlı araçtan biri, freninin boşalması sonucu sonucu önünde giden diğer askeri araca çarptı. Meydana gelen kazasında 4 asker yaralandı. Yaralanan 4 asker, 112 Acil Servis ambulansı ile Nusaybin Devlet Hastanesi`ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı askerlerinin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.


31 Ağustos 2015 Pazartesi  12:50

Zaman

Manşet - Başbakan yardımcılarının görev dağılımı belli oldu


Seçim hükümetin görev yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcılarına bağlı kurum kuruluşlar belli oldu. Hükümet sözcülüğü görevi Numan Kurtulmuş`a verildi. Görev dağılımları şöyle: Başbakan Ahmet Davutoğlu: Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Türkiye Yatırım Destek ve Kalkınma Ajansı Başkanlığı. Yalçın Akdoğan: TBBM ile ilişkiler, Kamu Diplomasisi ile ilgili işlerin yürütülmesi, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Tanıtma Fonu Kurulu Genel Sekreterliği. Numan Kurtulmuş: Hükümet sözcülüğü, insan hakları ile ilgili kurullar ve insan hakları ile ilgili konularda koordinasyon, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Türkiye-İnsan Hakları Kurumu. Cevdet Yılmaz: ekonomik konularda genel koordinasyon, Hazine Müsteşarlığı, T.C. Merkez Bankası, T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, Türkiye Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü, Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Genel Müdürlüğü, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu. Tuğrul Türkeş: Danıştay ile ilişkiler, Milli Güvenlik Kurulu`nun tavsiye kararlarının ve görüşlerinin değerlendirilmek üzere Bakanlar Kurulu`na sunulması ve Bakanlar Kurulu`nda kabulü halinde tavsiye kararlarının uygulanmasının koordinasyonu ve izlenmesi, Kıbrıs ile ilgili koordinasyon işleri ve Medeniyetler İttifakı Projesi`nin yürütülmesi, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı. (CİHAN)


31 Ağustos 2015 Pazartesi  11:57

Zaman

Manşet - `Vatanın bir karış toprağından, hukuk devleti ve demokrasiden vazgeçilemez`


Ege ve Marmara Genişletilmiş Baro Başkanları Toplantısı`nın sonuç bildirgesinde hukuk devleti, demokrasi ve ülke bütünlüğü mesajı verildi. Çanakkale`nin Bozcaada ilçesindeki toplantının ardından 21 baro adına yapılan açıklamada, `Çanakkale geçilmez, vatanın bir karış toprağından, hukuk devletinden ve demokrasiden vazgeçilemez. Anayasa çiğnenemez.` denildi. Ege ve Marmara`dan 21 baro başkanı, toplantının sonunda Türkiye`nin içinden geçtiği kritik günlerle ilgili Avukatlık Kanunu`nun 76. maddesi, temel yurttaşlık görevi ve topluma karşı olan sorumlulukları gereği hazırladıkları bildirgeyi kamuoyuna açıkladı. Bildirgede ülkenin çok sıkıntılı günlerden geçtiği, hızla bir kardeş kavgasına ve bölünmeye, parçalanmaya, kaosa sürüklendiği belirtildi. Açıklamada, şu tespitlere yer verildi: `Emperyalist bir planlama içerisinde aayasal sisteme, üniter devlete, ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı sözde `özerklik` ilanlarıyla fiili, eylemli bir kalkışma ve ayaklanma söz konusudur. Daha vahimi, Anayasa ve hukuk bizzat ülkeyi yönetenler tarafından askıya alınarak, yargı bağımsızlığı ve hukuk güvenliği yok edilmiş, hukuk devleti büyük yara almıştır.` `ANAYASAL SİSTEMİN UYGULANMAYACAĞI İTİRAF EDİLMİŞTİR, MECLİS VE SAVCILAR BUNUN GEREĞİNİ YAPMALIDIR` Anayasa`ya bağlı kalacağına, hukukun üstünlüğünü gözeteceğine ant içmiş olan Cumhurbaşkanı`nın, Anayasa`dan kaynaklanmayan yetkileri kullandığı, rejimin fiili olarak değiştirildiğini açıkça ikrar ettiği iddia edilen açıklamada şunlar kaydedildi: `Anayasa`ya göre hiç kimse, Anayasa`dan kaynaklanmayan bir yetkiyi kullanamaz. Her ne kadar Cumhurbaşkanı`nın seçilme usulü değişmişse de yetkilerinde yasal bir değişiklik olmamıştır. Bu durumda hukuki bir değişiklik olmadığı halde fiili olarak Anayasa`nın değiştirildiği, anayasal sistemin uygulanmayacağı itiraf edilmiştir. Bu ciddi bir hukuksuzluktur. Meclis, cumhuriyetin savcıları ve yargı bunun gereğini yapmalıdır.` Ayrıca vatandaşların hak ve özgürlüklerinin güvencesi, koruyucusu ve kollayıcısı olan avukatların pek çok sıkıntısı bulunduğu, bunların esasen şahsi olmaktan çok, hukuk güvenliği bakımından bütün vatandaşların sıkıntısı olduğu belirtildi. Açıklamanın devamında, `Bununla birlikte devletin ve milletin varlığının, cumhuriyetin büyük bir tehdit altında olduğu, hukukun askıya alındığı bir ortamda avukatlık mesleğine ilişkin sorunların çözümü mümkün görülmemektedir. Gerçekten hukukun ve hukuk devletinin, Anayasa`nın fiilen ortadan kaldırıldığı bir ortamda avukatların da görevlerini etkin bir biçimde yapmaları olanaksız hale gelmiştir.` denildi. `TERÖRLE, DEVLET OLMANIN SORUMLULUĞU İÇİNDE MÜCADELE EDİLMELİ` Türkiye`deki 21 baronun ortak açıklamasında, terörle kararlılıkla ancak devlet olmanın sorumluluğu ve hukuk sınırları içinde kalınarak mücadele edilmesi gerektiği belirtilerek, bu mücadeleden taviz verilmemesi istendi. Emperyalizmin dayattığı terör ve bölünmeye karşı tarihi gerçeklerden ders çıkararak etkin bir tavır sergilenmesi gerektiği vurgulandı. Etnisite, mezhep veya bölge gibi hiçbir ayrım gözetilmeksizin, herkes için daha fazla demokrasi ve özgürlük talep edilmesi gerektiği de kaydedildi. Yaşananların, hukuk güvenliğinin herkes için bir gerekli olduğunu gösterdiği ifade edilerek, şu görüşlere yer verildi: `Hiçbir gücün yargıya egemen olmasına izin verilmemelidir. Ülkeyi yönetenlerin Anayasa`ya, hukuka, yargı denetimine, ülkenin bölünmez bütünlüğüne bağlı olarak hareket etmesi bir zorunluluktur. Bu nedenle hızla hukuk devletinin temeli olan kuvvetler ayrılığına, yargı bağımsızlığına ve hukukun üstünlüğüne geri dönülmelidir. Bununla birlikte avukatların, yargının kurucu unsuru ve hak arama özgürlüğünün güvencesi olduğu gözardı edilmemelidir. Bir zamanların hukuk tanımaz, bazı `kudretli` savcılarının ülkeyi kaçarak terketmesi, özellikle elinde bulundurduğu yargısal yetkilerini başka güç odakları adına farklı amaçlarla kötüye kullanan tüm hâkim ve savcılar için bir ders olmalıdır. Üniter devletten, Misak–ı Millî; ile belirlenen sınırlardan, Anayasa`nın değiştirilemez ilk dört maddesiyle beliren anayasal sistem ve ilkelerden, hukuk devleti ve demokratik rejimden, ülkenin bir karış toprağından hiçbir şekilde vazgeçilemez ve taviz verilemez. Türkiye`yi kanlı bir boğazlaşmaya götürecek birtakım provokasyonlara karşı uyanık olunmalı, etnik veya mezhepsel ayrımlar reddedilmeli, kardeşlik ve birlikten uzaklaşılmamalı, millî; birlik ve beraberliğe, hukukun üstünlüğüne sımsıkı sarılınmalı, emperyalizme karşı bir bütün olunmalıdır. Siyaset arenasında belirli bir seviye ve üslup muhafaza edilmeli, ülkenin ve ulusun çıkarları, cumhuriyet değerleri ortak payda ve yol gösterici olmalıdır.` Bildirgeye Adana, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Bursa, Çanakkale, Edirne, Isparta, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Mersin, Muğla, Uşak, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova baro başkanları imza attı. (CİHAN)


31 Ağustos 2015 Pazartesi  11:57

Zaman

Manşet - Süper değil doğal anne olun!


Ekonomik şartlar ve toplumsal gelişmelerle birlikte annelerin eğitim düzeyinin yükselmesi ve çalışan anne sayısının artması annelik beklentilerini yükseltti. Teknolojik gelişmelerle internetin ve akıllı telefonların hayatımıza girmesi, bilgiye ulaşmamızı kolaylaştırdı. Fakat bu kolaylık, sorunları da beraberinde getirdi. Çocuk yetiştirme konusunda bilgi kirliliği arttı. Sosyal medyanın anneler arasında sık kullanılması anneler arasındaki çocuk yetiştirme konusunda tavsiyelerin hızlıca yayılmasına ve annelerin “Acaba ben iyi bir anne miyim” kaygısını yaşamasına neden oldu. Anneler diğer anneleri model alarak kendilerini eksik görmeye ya da yüksek beklentiler koyarak hayatı kendilerine zorlaştırdılar. Annelere tarih boyunca verilen temel roller, “Yuvayı dişi kuş yapar” atasözümüze de yansıyor. Anne hem yuvayı yapar hem çocuk doğurur hem de evin düzenine bakar. Bu da yetmez gibi bir de son yıllarda çalışan anne rolü eklendi bunlara. Anne hem çocuk bakacak, hem evdeki işleri ve düzeni sağlayacak, hem de işe gidecek. Tüm bu görevleri yaparken de mükemmel olması gerekiyor. DAHA İYİ OLMA DÜŞÜNCESİ STRES YAPIYOR Bütün bu sorumluluklar annelerin süper anne sendromu yaşamasına neden oluyor. `Süper anne sendromu` adından da anlaşılacağı üzere annelik konusunda mükemmeli yakalamaya çalışmaktır. Mükemmel bir anne olma ve her şeyini eksiksiz bir şekilde yapma düşüncesi kaygı ve strese neden olur. Özellikle bu sendrom ilk defa anne olan ya da çok geç yaşta anne olan eğitim düzeyi yüksek annelerde görülmektedir. Süper anne sendromunun en önemli belirtisi kendine gerçekçi olmayan yüksek beklentiler koymaktır. Yani kendini zorlamaktır. Bir birey olarak anne robot değildir ve olağanüstü güçleri yoktur. Anne de olsa dinlenmeye, kendini şımartmaya ve kendini beslemeye ihtiyacı vardır. SAĞLIĞIN BOZULMASINA NEDEN OLUR Aslında merkezimize gelen annelerin yüzde 90`ının süper anne sendromu taşıdığını söyleyebilirim. Çünkü anneler hem çalışıyor hem de evdeki sorumluluklarını aksatmadan yapmaya çalışıyorlar. Bütün bu fedakârlıklarına rağmen anneler kendilerinden şüphe ediyor ve kendilerini yeterli görmüyorlar. “Türk kadını fedakârdır” anlayışını yaşıyoruz. Aşırı fedakârlık birey olan annenin kendini unutmasına sebep oluyor. Anne de olsak hayatımızdaki rolleri dengelemeliyiz. Sadece eş, anne ya da çalışan rolünde kalmak hayat kalitemizi düşürür. Süper anne olmak yerine doğal anne olmalıyız. Anneler her şeyi mükemmel yapmaya çalışmak yerine kendilerine hata yapma fırsatı vermeli, en önemlisi kendilerine zaman ayırmalı. Eğer kaygıları çok yüksekse mutlaka uzman desteği almalılar. Çünkü süper anne olmak sadece kendilerinin değil, çocuklarının gelişimini de olumsuz etkiler. Anne bir süre sonra sağlık problemleri yaşamaya başlar. Çünkü mükemmel anne olmak mümkün değilken mükemmel olmak adına sürekli kendi ihtiyaçlarından ödün vermek sağlığı bozar. Pedagog Sevil Yavuz`un Meydan Gazetesi`ndeki yazısı için tıklayınız..


31 Ağustos 2015 Pazartesi  11:39

Zaman

Manşet - Dış ticaret açığı, Temmuz ayında yüzde 6,5 arttı


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre ihracat, 2015 yılı Temmuz ayında 2014 yılının aynı ayına oranla yüzde 16,2 azalarak 11 milyar 181 milyon dolar; ithalat yüzde 8,7 azalarak 18 milyar 209 milyon dolar olarak gerçekleşti. Temmuz ayında ise dış ticaret açığı yüzde 6,5 artarak 6 milyar 596 milyon dolardan 7 milyar 28 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2014 Temmuz ayında yüzde 66,9 iken, 2015 Temmuz ayında yüzde 61,4`e düştü. Avrupa Birliği`nin (AB-28) ihracattaki payı 2014 Temmuz ayında yüzde 45 iken, 2015 Temmuz ayında yüzde 46,3 oldu. Birliğe yapılan ihracat, 2014 yılının aynı ayına göre yüzde 13,8 azalarak 5 milyar 176 milyon dolara geriledi. Almanya`ya yapılan ihracat 2015 yılı Temmuz ayında 1 milyar 100 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla İngiltere (810 milyon dolar), Irak (630 milyon dolar) ve ABD (605 milyon dolar) takip etti. Çin`den yapılan ithalat, 2015 yılı Temmuz ayında 2 milyar 86 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla Almanya (1 milyar 980 milyon dolar), Rusya (1 milyar 706 milyon dolar) ve İtalya (1 milyar 20 milyon dolar) izledi. MEVSİM VE TAKVİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ SERİYE GÖRE İHRACAT YÜZDE 0,1 ARTTI Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre 2015 Temmuz ayında bir önceki aya oranla ihracat yüzde 0,1, ithalat yüzde 3,9 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye oranla da 2015 yılı Temmuz ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 17,2, ithalat yüzde 12,5 azaldı. (CİHAN)


31 Ağustos 2015 Pazartesi  11:03

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  

19şubat 2011 posta gazetesi bulmaca cevapları  İzmölümv p  milliyet deneme sınavı şifre kartı  11 03 2011 yeni asır gazetesi arsiv zayi  urfa tahmini  dünkü show tv epilasyon haberi  30 05 2010  tuma özdemir haber  7dinci kosu sonuçları  cine 5 20 temmuz ana haber bülteni izle  antalyada hırsızlık  2 kasim  köyceğizde trafik kazası  foxhaber 5 30 24 mart  son astsubay maaşları zam  1 haftalik hava durumu antalya gece gündüz  19 mart 2009 taryhly sözcü gazetesi  yahnici  4 nisan 2009 hürrİyet gazetesİ ölüm İlanlari  gaziantep kanal 27 ali dinç  haber özel perşembe canlı  17mart 2011 ygs cevap anahtarı