Bulunan Haber Sayısı: 420
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Gündem - Çocuk Gelin`lerin vebali RTÜK`ün üzerindedir


RTÜK tarafından Küçük Gelin dizisine 76 bin liralık para cezası verilmesiyle ilgili konuşan eleştirmen Atilla Dorsay, insanları rahatsız edecek ögelere başvurmayan bir kanala böyle bir ceza verilmesini üzüntü ile karşıladığını söyledi.Türkiye`deki `çocuk gelin` sorununu ekrana taşıyan `Küçük Gelin` dizisine Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından ceza verildi. 76 bin liralık para cezasının gerekçesi ise dizinin gençleri olumsuz etkilemesi. Samanyolu Yayın Grubu, cezaya tepki gösterdi. Yayın Grubu Sorumlu Müdürü Abdullah Bağ, uygulanan cezanın Küçük Gelin dizisini değil, Samanyolu Yayın Grubu`nu hedef aldığını söyledi. Konuyla ilgili hukuki sürecin başladığına değinen Bağ, “Bunun sorumluluk ve vebali RTÜK üyeleri üzerindedir.” dedi. Samanyolu Yayın Grubu`nun her yaptığı projede faydalılık esasını ön planda tuttuğunu ifade eden Bağ, ülkenin önemli sorunu olan küçük gelinleri sosyal sorumluluk olarak gördüklerini, dizide evlendirilme sürecinde yaşanan olayları olabildiğince gerçek bir şekilde ortaya koymaya, çözümleri anlatmaya çalıştıklarına ifadelerinde yer verdi. RTÜK, ceza gerekçesinde dizideki tarım ilacıyla intihar sahnelerinin gençleri olumsuz etkileyeceğini belirtti.Yazılı açıklama yapan Bağ, “Şu ana kadar Samanyolu Yayın Grubu`na komik gerekçelerle iki buçuk trilyona yakın ceza kesilmiştir. RTÜK, basın tarihinde görülmemiş para cezalarıyla basın özgürlüğüne en büyük darbeyi vuran kurum olarak tarihte yerini alacaktır.” ifadeleriyle yapılan haksızlığı anlattı. Devletin, diziye ödül vermesi gerektiğini de savunan Bağ, yayın grubunu cezalandırmak adına böylesine bir projenin karşısında durulduğuna değindi. Konuyla ilgili hukuki sürecin başladığına da değinen Bağ, “Televizyonumuzu örgüt gibi gösteren havuz medyası gazetelerine de dava açılacaktır. Davadan kazanılan tazminatları da küçük gelinlerle ilgili projelerde harcamayı düşünüyoruz.” diye konuştu.Ceza, hükümetin cemaate karşı politikasının sonucuSinema eleştirmeni Atilla Dorsay, kitle iletişim alanında internet sitelerine kadar uzanan büyük bir sansür olayının gerçekleştirilmeye çalışıldığına değindi. Pek çok kanalın son zamanlarda üst üste çok ceza aldığına işaret eden Dorsay, bunların çağdaş, eşitlikçi ve hakkaniyetli tavır olduğuna inanmakta insanların güçlük çektiğini ifade etti. “Samanyolu TV gibi oldukça büyük bir kitleye seslenen ve benim zaman zaman da olsa görebildiğim kadarıyla hiçbir açıdan insanları irkiltecek ve rahatsız edecek ögelere başvurmayan bir kanalın böylesine büyük bir cezaya maruz kalması çok açıktır ki hükümetin cemaate karşı olan politikasının bir sonucu.” diye konuşan Dorsay, STV`ye verilen bu cezalardan üzüntü duyduğunu, protesto edenleri de kınadığını aktardı.Gazeteci ve TV eleştirmeni Aykut Işıklar ise bunun sadece Samanyolu TV meselesi olmadığını, ülkede buna benzer birçok olay yaşandığını söyledi. Bunun baskı rejiminin bir göstergesi olduğunu kaydeden Işıklar, “Neden ve niye olduğu belli. Amaç, susturmak, korkutmak. İnşaatçısından işadamına, gazetecisinden yazarına çizerine kadar herkese karşı uygulanan bir korkutma politikası.” dedi.


25 Ekim 2014 Cumartesi  02:26

Sabah

Gündem - Altan Tan`dan sonra Sakık da isyan etti


HDP`nin önemli isimlerinden Ağrı Belediye Başkanı Sakık, 6-8 Ekim olaylarından sonra önemli dersler çıkarmak zorunda olduklarını söyledi.#8200;Sakık, “Siyasetçiler olarak üzerimize düşen neyse yapmalıyız”...Devamı için tıklayınız


25 Ekim 2014 Cumartesi  09:28

ntvmsnbc

Teknoloji - Apple Pay için geri sayım


Şirketin dün düzenlediği lansmanda konuşan Tim Cook, Apple Pay`in ne zaman kullanıma gireceğini açıkladı.


25 Ekim 2014 Cumartesi  07:03

Zaman

Manşet - `Mobil fişleme ekipleri` iddiası Meclis gündeminde


`Mobil fişleme ekipleri` kurulduğu iddiasını Meclis gündemine taşıyan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, `İllerdeki fişleme çalışması yapan 4 kişilik ekibin üyeleri kimlerdir?` diye sordu.Tanrıkulu, Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde şöyle dedi:`AKP hükümetinin, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasından sonra kendisine muhalif olan tüm kesimleri tespit edip kontrol altında tutmak için 81 ilde `mobil fişleme ekipleri` kurduğu iddiası doğru mudur?Doğruysa, mobil fişleme ekipleri hangi yasal mevzuata uygun olarak teşekkül etmişler ve görevlendirilmişlerdir?Mobil fişleme ekipleri oluşturulması ve görevlendirilmesi ile ilgili yayınlanan bir genelge, yönetmelik veya Bakanlar Kurulu kararı bulunmakta mıdır? Bulunmaktaysa söz konusu genelgenin, yönetmeliğin veya Bakanlar Kurulu kararının orijinal nüshası nedir?`Mobil fişleme ekiplerine ayrıca MHP, CHP ve HDP siyasi partilerine destek veren sivil toplum kuruluşları ve şirketleri de takip altında tutmaları görevi verildiği iddiası doğru mudur? `Mobil fişleme ekiplerinin sağlanan teknik destekle gizli dinlemeler de yaptıkları iddiası doğru mudur?İllerde tamamı kamu görevlisi olan 4 kişilik bir `mobil fişleme ekibi`` oluşturulduğu ve bu ekibin, AKP muhalifi olarak değerlendirilen sivil toplum kuruluşları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler de dahil şirketlerin haklarında kapatılmalarını, cezai müeyyidelere maruz kalmalarını sağlamaya yönelik raporlar hazırlamakla görevlendirildikleri iddiası doğru mudur?Mobil fişleme ekibinin çalışmalarının Emniyet Müdürlüğü ile adliyeler de içine alan 4`lü bir yapı tarafından koordine edildiği iddiası doğru mudur?İddialar doğruysa, illerdeki fişleme çalışması yapan 4 kişilik ekibin üyeleri kimlerdir?İllerdeki 4`lü fişleme yapısı içinde yer alan adliye görevlileri ile Emniyet görevlileri kimlerdir?Şu ana dek hangi ilde ve hangi sivil toplum kuruluşları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler de dahil hangi şirketler fişlenmişlerdir?` (ANKA)


25 Ekim 2014 Cumartesi  11:18

Zaman

Manşet - Yeniden doğmuş gibiyim


İlkay Gündoğan “3-4 haftada geçer” denilen bir sakatlıktan ancak 14 ayda kurtulabildi. Bu süre içinde futbola dönüp dönemeyeceği konusunda bile endişe yaşadığını belirten yıldız futbolcu, iyileşip formasına kavuşmayı, dünyaya yeniden gelmek gibi görüyor. Dortmund takımıyla İstanbul`da bir maç yapmayı hep hayal ettiğini belirten İlkay, bu özlemini giderdi. Şimdi Dortmund`da formayı kapıp kısa sürede Alman Milli Takımı`na da dönmeyi umuyor.İlkay Gündoğan ile basınımızdaki ilk röportajı gerçekleştirdiğimde (Zaman, 24 Mart 2013) o zirveye çok yakın bir yerdeydi. Dortmund`la birlikte füze gibi yükseliyordu; çok yakında Şampiyonlar Ligi finali oynayıp orada penaltıyı atmak gibi parlak bir konuma gelecekti. Alman Milli Takımı`nın da Dünya Kupası`ndaki en büyük kozlarından biri olacağı düşünülüyordu.O dönemde gelen sakatlığın uzun sürmeyeceği kanısındaydı uzmanlar. Belindeki sıkıntının birkaç hafta içinde geçeceği söylenmişti. Gerçi takımından 3-4 hafta uzak kalmak bile pek hoş bir durum değildi ama klasik deyişle futbolda bunlar da vardı, katlanmak gerekiyordu. Ancak o süre önce 3-4 aya çıkıp sonra da ne zaman biteceği belirsiz bir hal alınca işler karışıyordu. O dönemde çektiği sıkıntıyı şimdi hatırlamak bile istemiyor İlkay. “Çok zordu. En kötüsü de belirsizlikti. Ne zaman iyileşebileceğimi kimse söyleyemiyordu. Değişik tedaviler uygulanıyordu. Kendinizi bir gün iyi ertesi gün kötü hissettiğiniz oluyordu. İnsanın kendini çaresiz kalmış gibi hissetmesi çok kötü. Benim üzüntüm ailemi de etkiliyordu. Onlar da ne yapacaklarını kestiremez gibiydi. Neresinden baksanız sıkıntılı günlerdi.” diye anlatıyor. Kuşkusuz ki kulübün sağladığı imkanlarla en iyi doktorlara görünüp tedavi olma şansı vardı. Gereken neyse tam olarak yapılıyordu ama sanki modern tıbbın çaresiz kaldığı bir durum ortaya çıkmıştı. Daha doğrusu önce bu sakatlığın ameliyatsız geçirilmesi kararı verilmiş, sonrasında bunun mümkün olmadığı anlaşılmıştı.Çare Ukrayna`daOperasyonun gerçekleştirilmesinden sonra da yine belirsiz bir dönem vardı ama neyse ki o uzun sürmemiş, her geçen gün biraz daha iyileşmeye başladığını görmüştü İlkay. “Ondan sonrası nispeten daha kolaydı. Çünkü artık ne yapacağım belliydi. Çok çalışıp yeniden takıma girecektim.” diyor. Tabii söylendiği kadar kolay değil ama hangi yoldan nasıl yürüyeceğinizi biliyorsunuz.Kestirmeden anlatıyoruz ama tam 14 ayı bulan sürede tedavi için daha bir yığın durum yaşanmıştı. “Almanya`da her türlü imkan var fakat bazı durumlarda herkes başka bir şey söylüyor ve siz de bir türlü iyileşemeyince bundan etkileniyorsunuz. O dönemde İstanbul`daki doktorlar arasından da tavsiye edilenler oldu. Hatta Ukrayna`da bile derdimize çare aramak zorunda kaldık.” diye anlatıyor.Tabii bu Ukrayna işinin daha ilginç bir boyutu da var. Kendisinin uzaktan akrabası olan milli voleybolcu Naz Aydemir benzer türden bir sakatlık geçirmiş, derdinin devasını Ukrayna`da bulmuştu. Yani iş sadece modern tıpla sınırlı kalmamış belli bir noktada alternatif tıptan da yardım alınmıştı. Benzer bir durumu ben de yaşadığımdan bu tür işlerin önemini ve değerini biliyordum. Modern tıp da bunları pek sempatiyle karşılamasa bile şarlatanlık olarak görmüyordu.Zorlu bir sürecin ardından geçen hafta formasına yeniden kavuşmuştu. Bunu da “Adeta yeniden doğmuş gibiyim. O zor günler geride kaldı. Kendimi çok iyi hissediyorum.” diye anlatıyordu... Maçtan 48 saat sonra doğum gününün oluşu da ilginç bir rastlantı sayılırdı. 24 Ekim 1990 doğumlu İlkay Gündoğan`ın dışarıda pek konuşkan biri olduğunu söylemek zor ama futbol sahalarında daha söylenecek çok sözü olduğunu kestirebilmek kolay.`Senin için dua ediyoruz`Bir sezondan daha uzun süren sakatlık sırasında yaşadıklarını çeşitli açılardan merak etmemek mümkün değildi. “Kulübüm ve teknik direktör Jürgen Klopp elbette ki durumumu yakından izliyorlardı ama onların daha çok yoğunlaşmaları gereken işler vardı. Sonuçta benim iyileşmem konusunda onların doğrudan yapacakları bir şey yoktu. Öteki sorumlulukları da büyüktü; oynayabilecek durumdaki oyuncularla ilgilenmek daha öncelikliydi.” diye yaşadıklarını olgunlukla karşıladığını belirtiyor.Fakat iş memlekete gelince değişiyor. Sakatlık sürecinde Kasım 2013 sonunda babaannesi Ayşe Gündoğan`ın vefatı üzerine cenaze törenine katılmak üzere babası ve kardeşiyle birlikte Balıkesir`in Dursunbey ilçesine geliyor. Gerçi kötü hava koşulları yüzünden uçağın inemeyişi gibisinden sorunlar yaşanıyor ama o günlerde hemşerilerinden gördüğü ilgi ve yakınlığı unutamıyor. “Hepsi futbolcu olarak beni tanıyor ve Dortmund`u da biliyorlardı. Benimle gurur duyduklarını söyleyip sarılıp öpenler oluyordu. Bir an önce iyileşip tekrar sahalara dönmem için dua ettiklerini söyleyenler de vardı. Tabii bütün bunlar insanı etkiliyor. Ben de çok duygulandım o zaman.” diye anlatıyor bu boyutta yaşadıklarını.İstanbul`da oynamak hayalimdiİlkay`ın her fırsatta İstanbul`a gelip burada olmaktan keyif aldığını biliyoruz ama maç için gelmek ilk kez Galatasaray eşleşmesi nedeniyle mümkün olmuş. “Daha önceki sezonlarda da iki takımın eşleşmesini çok istedim ama denk gelmedi. İstanbul`da bazı maçları seyrettim, özellikle taraftarın çılgınlıkları ilgi çekici. Futbolcular arasında da arkadaşlarım var. Şimdi oynama fırsatının çıkmış olmasına çok seviniyorum.” diyor. Maç günü Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı`nda yapacakları idman öncesinde kampta oldukları otelde konuşurken 11`de yer almaktan umutlu görünüyor ama Klopp`un ona ancak maçın sonlarına doğru oynama imkanı vermesinin de şaşılacak bir yanı yok. Galatasaray`ın UEFA Kupası`nı kazanma sürecindeki Dortmund maçlarını soruyoruz. Konuşurken pek heyecanlanan biri değil İlkay ama bu noktada bir kıpırdanma oluyor. “Elbette ki hatırlıyorum.” diyor. Özellikle Almanya`da Galatasaray`ın 2-0 kazandığı maç, Hakan Şükür ve Hagi`nin golleri unutulacak gibi değil. Bu başarıların etkisiyle onun da geçmişte Sarı Kırmızılı renklere gönül verdiğini bilsek de bugün artık böyle bir durumdan söz etmenin imkanı yok. Bayern Münih`in Avusturyalı yıldızı Alaba, Sarı Kırmızılı takımı tuttuğunu söylüyor olsa da İlkay için bu zor.Aslında daha sormak istediğim pek çok şey var. Bizim Milli Takım`ın durumuyla ilgili olarak ne düşündüğü, Alman Milli Takımı`nın son dönemdeki başarısız sonuçları, Gökhan Töre olayı gibi soruları 4 Kasım`da Dortmund`da yapılacak maç öncesindeki buluşmamıza ertelemek zorunda kalıyoruz. İdmana gidecek otobüs kalkmak üzere…


25 Ekim 2014 Cumartesi  02:08

Zaman

Manşet - Galatasaray`da başkanlık seçimi başladı


Galatasaray Kulübü`nün Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı, Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu`nda yapılıyor.Aidatlarını yatıran 6 bin 815 kulüp üyesi, Galatasaray Kulübü başkanını seçmek için sandığa gidecek. Başkan adaylarından Alp Yalman için `sarı`, Duygun Yarsuvat için ise `kırmızı` oy pusulası kullanılacak.Öte yandan sabah saatlerinde başlayan genel kurulda yönetim kurulu adına Özkan Olcay üyelere hitap etti.Olağanüstü genel kurulda oy verme işlemi saat 15.00`te sona erecek.


25 Ekim 2014 Cumartesi  10:59

Milliyet

Politika - `İŞİD üzerinden olumsuz islam algısı rağbet görmüyor`


AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu, Anna Lindh Vakfı`nın 2014 yılı raporunun, IŞİD üzerinden yaratılmak istenen olumsuz İslam algısının, toplumlar nezdinde çok fazla rağbet görmediğini ortaya koyduğunu söyledi. Aynı zamanda Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi Türk ...


25 Ekim 2014 Cumartesi  10:42

Radikal

Ekonomi - Tazminatsız işten atılabilirsiniz!


Yeni iş yasasının ayrıntıları belli olmaya başladı. Yeni düzenlemede iş güvenliğine ikazlara rağmen uymayan işçinin tazminatsız işten çıkarılma yolu açılıyor.


25 Ekim 2014 Cumartesi  07:02

Milliyet

Dünya - Psaki: ÖSO`nun Kobani`ye gitmesini destekliyoruz


Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, başkent Washington`da düzenlediği basın toplantısında, `Cumhurbaşkanı Erdoğan, PYD`nin 1300 ÖSO savaşçısının Kobani`ye geçmesi için fikir birliğine vardığını açıkladı. Buna ilişkin görüşünüz nedir` sorusuna `Açıklamayı gördük, rakamın bu olduğuna ilişkin ...


25 Ekim 2014 Cumartesi  04:34

Zaman

Manşet - Denize düşen balıkçı kurtarılamadı


Balıkesir`in Erdek ilçesinde ağları toplarken dengesini kaybederek denize düşen balıkçı hayatını kaybetti.Bir balıkçı teknesinde tayfa olarak çalışan Yaşar Karasu (49), Paşalimanı Adası açıklarında ağları toplarken dengesini kaybederek denize düştü. Boğulma tehlikesi geçiren ve arkadaşları tarafından denizden çıkartılan Karasu, tekneyle Erdek`e getirilirken yolda yaşamını yitirdi. Erdek Neyyire Sıtkı Devlet Hastanesi`ne kaldırılan Yaşar Karasu`nun cesedi, buradan Bursa Adli Tıp Kurumu`na gönderildi.


25 Ekim 2014 Cumartesi  02:44

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  

hürriyet gazetesi 11 şubat 2009 tarihli haberler  01 mart show tv sabah haberleri izle  03 10 1984 hürriyet gazetesi arsiv  02 02 2011 hürriyet gazetesi bursa eki  çanakkale çan 11 10 2008 tarfik kazası  kon tv dunku haberler  01 05 2010 kaçkar tv ana haber bülteni  adanada motor hırsızları  01 08 2009 hürriyet akdeniz gazetesi oku  çöp  05 09 2009hürriyet ege  15 03 2010 tarihli posta gazete haberleri  01 05 2010 fox ana haber izle  ibrahim etik  ülke programını sorunu  salim dervişoğlu trafik ka  01 03 10 habertürk arşiabertürk arşiv  10nısan 2011 habertürk arşiv  çekiliş sonuçları radikal gazetesi çekiliş mogaz a  09 01 2013 hangi şehirlerde okular tatil  05 11 2009 tarihli haberleri  03 haziran 2009 fox haber izle