Bulunan Haber Sayısı: 3.913
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Üç usta, üç söyleşi


Kitap Zamanı, şubat sayısında üç usta yazarı kapağına taşıdı. Dünya edebiyatının seçkin yazarlarından Macar öykücü Péter Nádas, 50 kuşağının ustalarından Demir Özlü ve İbrahim Yıldırım, yeni eserlerini Kitap Zamanı okurları için anlattı.Kitap Zamanı, şubat sayısında üç usta yazarı kapağına taşıdı. Günümüz dünya edebiyatının seçkin yazarlarından Macar öykücü Péter Nádas, 50 kuşağının önemli isimlerden Demir Özlü ve İbrahim Yıldırım, yeni eserlerini Kitap Zamanı okurları için anlattı.İki yıl önce Türkçeye çevirilen öykü kitabı Ölümle Baş Başa`dan sonra Türk okurunun karşısına Bir Aile Romanının Sonu (Can Yayınları) ile çıkan Péter Nádas, romanı ile ilgili soruları cevapladı. Başak Bingöl`ün yaptığı söyleşide ömrünü yazmaya adayan, az sayıda ama ince işçilik ürünü, ustalıklı eserler veren Nádas, kendini şöyle tarif ediyor: “Ben bir firariyim. Yarım yüzyıl önce bir dikta rejimi tarafından doğduğum şehirden atıldım. Topluma ters düşerek ayrı duran biriydim. Ve artık onlara katılmak, oportünist bir yaşam sürmek istemedim.”Péter Nádas`ın ilk romanı olan Bir Aile Romanının Sonu, masallar ve efsanelerle örülü bir kurguya sahip. Yazarın hayatından izler taşıyan eserde 1950`lerin Macaristan`ında annesi ölmüş, babası vatana ihanetle suçlanan, büyükannesi ile büyükbabası tarafından yetiştirilen bir çocuğun, toplumsal gerilimlerin her yanı sardığı bir dönemde masallarla dolu dünyasında hayata tutunma çabasını konu ediniyor.Kitap Zamanı`nın bir başka `ağır` misafiri Demir Özlü, yeni kitabı İşte Senin Hayatın`ı (YKY) Azra İnci`ye anlattı. Edebiyatımızda bir kırılma noktası sayılabilecek 50 Kuşağı`nın önemli isimlerden Özlü, Sait Faik`ten çok şey öğrendiğini söylerken, mensup olduğu kuşağın, `bilinçaltının kapılarını açtığını` ifade etti: `Türk diline ve edebiyatına sanırım geniş bir yaratma özgürlüğü getirdik. Bilinçaltının kapılarını açtık. Ben başlangıçtan beri `düşünceye dayanan edebiyat` yanlısıydım. Edebiyat, felsefeden beslenmelidir. Bir şeyler de söylemelidir, oyunlara kapılmamalıdır.` 35 yıldır Stockholm`de yaşayan Demir Özlü, yeni kitabında önceki anlatılarından tanıdığımız temaları işliyor, büyük kent insanının yalnızlığını incelikli gözlemler ile anlatıyor.`İdeolojiler edebiyata zarar verir`Edebiyatımızın üretken kalemlerinden İbrahim Yıldırım ise son romanı Dokuzuncu Haşmet (Doğan Kitap) ve ideoloji-edebiyat ilişkisine üzerine Musa İğrek ile söyleşti. Yaşarken adı unutulmuş bir şairin gözünden Türkiye`nin sancılı dönemlerine odaklanan yazar, `Türkiye`nin sıkıntı tarihi` olarak tanımladığı romanında `ülkedeki karanık karnaval`ı işaret ediyor. Edebî yolculuğunda, `Bir insanı nereye kadar tanıyabiliriz?` sorusunun peşine düşen Yıldırım, ideolojilerin edebiyata zarar verdiğini düşünüyor.Kitap Zamanı`nın `Çevirmen Gözüyle` köşesinde Sevin Okyay, kitaplarını dilimize kazandırdığı Alberto Manguel`i yazdı. Mesut Çevikalp imzalı Barış Okulları ve Peygamber Yolu Araştırma Heyeti`nin hazırladığı Sulh Peygamberi, gündemle yakından ilgili iki kitap. Thomas Bernhard`dan Eduardo Galeano`ya, Baudelaire`den Oktay Rifat`a, Rebecca Solnit`ten Karin Karakaşlı`ya farklı coğrafyalar ve yazı türleri Kitap Zamanı`nın sayfalarında...


01 Şubat 2015 Pazar  02:18

Zaman

Manşet - Kahve ve şeker, cildi yaşlandırıyor


Günlük tüketilen yemekler ve içecekler, cilt sağlığı üzerinde etkilidir. Cilt için zararlı olan besinler kimi zaman çabuk yaşlanmaya ve sağlıksız bir cilde sebep olabilir.Dermatec Polikliniği dermatoloji uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, günde iki-üç bardaktan daha fazla kahve tüketmenin vücuttaki kortizol denen stres hormon düzeyini artırdığını, bunun da cildi yıprattığını ve yaşlanmayı hızlandırdığını söylüyor. Kahvenin vücudu susuz bıraktığını da kaydeden Ertek, “Vücut susuz kaldığı zaman da ciltte kuruluğa ve cansızlığa sebep olur. Bu durum cilt kırışıklıklarının oluşmasını kolaylaştırır.” diyor. Şekerin de cildin düşmanları arasında olduğunu belirten Ertek, cildin daha parlak ve sağlıklı bir yapıda olması için kandaki şeker miktarının sürekli kontrol altında tutulması gerektiğini dile getiriyor. Ertek, “Şeker, bağışıklık sistemini zayıflatırken bakterilere karşı savaşan antikorların üretimini baskılayabilir. Zayıflayan bağışıklık sistemi ciltte lekeler, sivilce ve aknelere yol açabilir. Yine şekerli içecekler de cildin kurumasına neden olabilir. Bu nedenle cildin sıvı ihtiyacını su ile karşılamak en doğru seçenek olacaktır.”


01 Şubat 2015 Pazar  02:18

Milliyet

Politika - `Padişahlık` ifadesi yalan


Bozdağ, başkanlık sistemi ile dış güçlerin etkisinin azalacağını, darbe dönemlerinin sona ereceğini ve her zaman milletin iradesinin Ankara`da iktidar olacağını ileri sürdü. Bakan Bozdağ, şunları söyledi: “Bu sistemde siz bir partiye, bir parti programına oy veriyorsunuz. Koalisyon oluyor, ...


01 Şubat 2015 Pazar  01:02

Zaman

Ekonomi - Eğlence verisi giderek artıyor


Veri depolama ve yönetimi alanında dünyanın lider şirketlerinden NetApp, gişe rekorları kıran filmlerin yarattığı veri miktarı ile ilgili bir araştırma yaptı.Eğlence sektörünün 2017`deki veri üretiminin 87.000 Petabayt`a ulaşacağı tahmin ediliyor. 5 yıl içerisinde 4 kat büyüme anlamına gelen bu rakam 1 milyon 157 bin 100 yıllık HD TV içeriğine denk. Günümüzde bir film dosyasının büyüklüğü, cep telefonlarında görüntülenmek üzere 150 MB ile, 3D HD Blu-ray olarak 54 GB arasında değişiyor.


01 Şubat 2015 Pazar  02:18

Sözcü

Gündem - ”Aziz Yıldırım o zaman orayı bombalasın”



01 Şubat 2015 Pazar  01:02

Zaman

Gündem - Hastaneden kaçıp yeni doğan bebeğini sokağa terk etti


Muğla`nın Fethiye ilçesinde yeni doğum yapan 18 yaşındaki E.G., bilinmeyen bir sebeple bebeğini alıp kaçtığı hastaneye geri dönünce yakalandı.Olay, Fethiye Devlet Hastanesi`nde yaşandı. Hastanenin Kadın Doğum Servisi`ne yatırılan E.G. sabah saatlerinde kız bebek dünyaya getirdi. Üzgün olduğu belirtilen E.G. doğumun ardından görevlilerle tartıştıktan sonra bebeğiyle hastaneden çıktı. Hastane bahçesinden çıkan E.G., bebeği kaldırım kenarına bırakıp gözden kayboldu. E.G., akşam saatlerinde geldiği hastanede yakalandı.Uludere`de askere bombalı, taşlı saldırı: 1 asker ağır yaralıŞırnak Uludere`de kaçakçılıkla ilgili faaliyetten yaya olarak dönen askerlere el yapımı bombalı ve taşlı saldırı düzenlendi. Genelkurmay`dan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “15-20 kişilik bir grup tarafından, Ortasu köyü Salatalık Pınarı bölgesinde keşif, gözetleme ve pusu faaliyetinden yaya olarak dönüş esnasında, Ortasu köyü içerisinde evlerin çatısından unsurumuza el yapımı gaz bombası ve taşlı saldırıda bulunulmuştur. Saldırıda, bir personelimiz başından hayati tehlikesi olacak şekilde yaralanmıştır.”Emniyet Genel Müdürlüğü 10 daire daha kuracakİçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatında 10 daire başkanlığı ile bunlara bağlı 30`a yakın şube kurulması kararı aldı. Resmî Gazete`de yayımlanan kararda, daire başkanlıklarının adları ve işlevleri ile ilgili herhangi bir değerlendirmelerde bulunulmadı. Ancak kurulması planlanan daireler arasında `Kayıp Şahışları Arama Dairesi Başkanlığı, Çevik Kuvvet Daire Başkanlığı, Aile İçi Şiddetle Mücadele Daire Başkanlığı`nın olacağı öğrenildi. Emniyet bünyesinde şu an 38 daire ve yüzlerce de şube yer alıyor.Şiddetli fırtınanın yıktığı duvarın altında kalan işçi öldüKonya`nın Akşehir ilçesinde acı bir olay yaşandı. Şiddetli rüzgârın bir bina duvarını yıkması sonucu ağır yaralanan 43 yaşındaki Ramazan Ekici, kaldırıldığı hastanede öldü. Olay, dün saat 11.00 sularında Nasreddin Hoca Mahallesi`nde meydana geldi. Bir mobilya mağazasında işçi olan Ekici, araçların park edildiği boş arazinin bitişiğinde bulunan metruk bina duvarının altında kaldı. Ağır yaralanan Ekici, hastanede yapılan bütün müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Polis, soruşturma başlattı.Gülsuyu`nda `terör` operasyonuİstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından saat 03.00 sularında Maltepe Gülsuyu, Gülensu ve Esenkent mahallerindeki birçok adrese eşzamanlı operasyon gerçekleştirildi. Baskınlara Özel Harekât timleri de destek verirken, polisin 3 mahallede de `akrep` diye tabir edilen zırhlı araçlarla geniş güvenlik önlemi aldığı görüldü. Operasyon sırasında, Gülensu Mahallesi Emek Caddesi`ndeki Mahir Hüseyin Ulaş Parkı`na da giren ekiplerin, kullanıma hazır çok sayıda molotof bombası ele geçirdiği belirtildi.Gaziantep`te yolcu minibüsü takla attı: 1 kişi öldü, 4 yaralıGaziantep`te direksiyon kontrolünün yitirildiği minibüs takla atınca sürücü 55 yaşındaki Mustafa Özkılıç öldü. Kaza, dün sabah Yavuzeli ilçesine bağlı Karakuyu Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Yavuzeli`nden Gaziantep`e yolcu taşıyan Mustafa Özkılıç, yağıştan kayganlaşan yolda 27 K 0221 plakalı minibüsün direksiyon kontrolünü yitirdi. İçinde 13 yolcu bulunan minibüs, takla atarak devrildi. Kazada sürücü Mustafa Özkılıç olay yerinde ölürken, 4 yolcu da yaralandı.


01 Şubat 2015 Pazar  02:18

Zaman

Gündem - Mazlum`u getirin bana!


Algı operasyonları, hukuk devleti açısından acıklı bir hal aldı. Vatandaşı keyfî uygulamadan koruması beklenen hukuk, tam ters yönde işletiliyor.Evrensel hukuk mantığı ve kanunlarla dalga geçercesine aynı kişilere yönelik tekrarlanan operasyonlar ile temel insan hakları ihlal ediliyor. Bunun son örneği İzmir`de yaşandı. İzmir Başsavcılığı, Ağustos 2014`te hükümet medyasının manşeti delil gösterilerek gözaltına alınıp serbest bırakılan polislere ikinci kez operasyon yaptı. Serbest kalan bir kişiye yönelik ikinci kez operasyon ancak “yeni, hukuken geçerli ve somut bir delil” ortaya çıktığında yapılır. Ama tekrarlanan operasyonda ne polislere ne de avukatlarına, bu yönde hiçbir somut delil gösterilmedi. 5 gün boyunca keyfî bir şekilde gözaltında tutulan polisler ve onları bekleyen aileleri bir kez daha mağdur edildi. Hakimler ve Savcılar Kanunu`nun 4`üncü maddesi, “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.” diyor. Kanundaki yargı bağımsızlığı düzenlemesi çok açıkken, İzmir`de polislere yönelik operasyon, başsavcı ile gözaltı kararı veren hakimin operasyon öncesi toplantı yaptığı iddiası gölgesinde gerçekleşti. Yargı, polis avukatlarının gündeme getirdiği bu iddianın doğru olup olmadığını araştırması gerekirken tam tersine bu habere soruşturma açtı. Türk yargısının geldiği ibretlik hali göstermesi açısından önemli bir örnek. Öte yandan polisler hakkında gözaltı kararı veren Hakim Dilek Çeliktaş, aslında o sırada görevli değildi. Normal nöbet sırası olan sulh ceza hakimi rapor alarak izne ayrılmış, yerine Çeliktaş görevlendirilmişti. Anayasal ilkelerin göz ardı edildiği, ayak oyunlarına sahne olan bu operasyonun ayrıntıları da sıradan bir vatandaşın ya da bürokratın, yargı alet edilerek nasıl sindirilmeye çalışılacağını gösteriyor.19 Ağustos 2014`te “yasa dışı dinleme ve örgüt” iddiası ile gözaltına alınan 32 polis hakkında iddianame hazırlayan Savcı Okan Bato, ikinci kez operasyonun düğmesine basıyor. Suç konusu yine dinlemelerle ilgili. Halbuki, Savcı Bato`nun ilk iddianamesi, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi`nin kararı ile hukukî açıdan bir ibret vesikası olarak mahkûm edilmişti. Mahkeme, savcının örgüt suçlamasına dair, değil somut bir delil, herhangi bir olgu bile bulunmadığını ve bu açıdan iddianamenin bir “hukuk garabeti” olduğunu vurgulamıştı. Avukatlar da 36 sayfalık iddianamede, 30 ayrı maddî hata tespit etmişti. Böyle bir durum karşısında savcının özür dilemek yerine o polisleri yeniden gözaltına aldırması hangi motivasyondan kaynaklanıyor merak konusu. Kaldı ki, ikinci kez gözaltına alınan 24 polisten 14`ü mahkemeye sevk edildi. Bunlardan 10`u “evrakta sahtecilik”, 4`ü ise “örgüt” suçlamasına maruz kaldı. 2 polis tutuklandı. Madem yoğun olarak “evrakta sahtecilik” iddiası var ve madem 22 polis serbest kaldı, böyle bir durumda savcı niye gözaltı işlemi yapar? Yoksa asıl mesele bir suçun varlığı, delil toplamak değil de, polisler üzerinden algı operasyonu yapmak mı? Nitekim, uygulamada polisleri toplayıp toplayıp adliyeye çıkarma, hukuk devleti ciddiyetinden uzak bu duruma işaret ediyor. Ve Şark Bülbülü filmindeki meşhur “Mazlum`u getirin bana!” repliğini akla getiriyor. Kendini rahatlatmak isteyen iktidar, toplumu baskı altına almak için polisleri dövüyor. Olay bu. 6 BUÇUK AYDIR İDDİANAME YAZILMADI22 Temmuz 2014`te İstanbul`da operasyona uğrayan polisler hakkında, 6,5 ay geçmesine rağmen herhangi bir iddianame yazılmadı. Terör, İstihbarat ve Mali Şube polislerinin tahliye talepleri, özel görevlendirilmiş sulh ceza hakimliklerince reddediliyor. İzmir`de tutuklanıp serbest kalan polisler hakkında iddianame yazıldı ama aynı isimler ikinci kez yargı operasyonuna maruz kaldı. Hükümet medyasının manşetleri ve siyasilerin meydanlarda söylediği “casusluk, darbe teşebbüsü, çete” iddiaları dışında soruşturma dosyalarına girmiş ve bu iddiaları doğrular tek somut, ciddi delil yok. Ama buna rağmen, hukuka rağmen yargı operasyonları yapılıyor. Bu da, Roma hukukundaki meşhur deyişi doğruluyor: “Satın alınabilen adaletten daha kötü bir şey olamaz.”


01 Şubat 2015 Pazar  02:18

Zaman

Manşet - 5 yılda 300 milyon dolar yatırım yapacağız


Süt ve süt ürünleri üreticisi Sütaş`ın Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, şirketin geçen yıl yüzde 18 büyüyerek 2,2 milyar liraya ulaşan cirosunu gelecek beş yılda iki katına çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.Sütaş`ın 40. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Yılmaz, iki kat büyüme hedefinin yılda yüzde 15-16 arasında büyümeye karşılık geldiğini ifade ederek, “Beş yıl sonra ciro hedefimiz iki milyar dolar. Hedefimiz 10 yıl içinde dünyanın 25 büyük üreticisi arasına girmek. Yüzde 15 büyümeyi sürdürürsek dört milyar dolar ciro ile ilk 25`e girmek mümkün.” dedi.Şirketin halka açılmasını düşünmediğini ifade eden Yılmaz, ciro artışını sağlamak için geçen beş yılda yapılan 250 milyon dolar yatırımı önümüzdeki beş yılda 300 milyon dolara yükselteceklerini ve planlanan yatırımın yüzde 40`ının özkaynaklardan karşılanacağını söyledi. Sütaş`ın 2013`te 15,5 milyon dolar olan ihracatının geçen yıl da aynı seviyede kaldığını belirten Yılmaz, Rusya`nın Avrupa gıda üreticilerine uyguladığı yaptırım nedeniyle Avrupa`da oluşan arz fazlasının ihracat koşullarını zorlaştırdığını kaydederek, “Euro`nun değer kaybı, yaptırım sonrası AB`de süt fiyatlarının düşmesi uzun yıllar beklediğimiz ihracat imkanına rağmen realizasyon açısından sorun oluşturuyor.” diye konuştu. Rusya geçen yıl ekonomisine yönelik yaptırım uygulayan Batılı ülkelere karşılık vererek Avrupa Birliği ve ABD`den gıda ithalatına sınırlama getirmişti. Yaklaşık 5 milyar dolar büyüklükteki Rusya ithal gıda pazarının süt ürünleri alanında fırsat oluşturduğunu belirten Yılmaz, “Rusya`ya ihracat izni almış az sayıda şirketten biriyiz. Ancak Rusya`da formaliteler yavaş ilerliyor. Hızla pazara girmek için lojistik altyapıyı oluşturmak istiyoruz.” dedi. Sütaş, 2016`da Tire`de 2017`de ise Bingöl`de işleme tesisi kurmayı ve Makedonya`daki yatırımları ile AB üyesi Romanya`daki üretim tesisi yatırımlarını tamamlamayı hedefliyor.


01 Şubat 2015 Pazar  02:18

Zaman

Manşet - Afrika Birliği`nden Boko Haram`a karşı 7 bin 500 asker


Etiyopya`nın başkenti Addis Ababa`da iki günlük zirve için toplanan 54 Afrika Birliği ülkesi, Nijerya`nın kuzeydoğusunda kanlı terör eylemlerine imza atan Boko Haram`la mücadele için 7 bin 500 kişilik bir askeri gücün bölgeye konuşlandırılmasına karar verdi.Birliğin Barış ve Güvenlik Konseyi Başkanı Samil Chergui, askerlerin beş Batı Afrika ülkesinden gönderileceğini söyledi. Beş yıldır binlerce kişiyi katleden terör örgütü Boko Haram, Nijerya`da 14 Şubat`ta yapılacak genel seçimler öncesi saldırılarını artırdı. Afrika Birliği`nden gelen asker gönderme kararı öncesinde Nijerya`nın doğu komşusu Çad, Boko Haram`la mücadeleye destek vermek için perşembe günü bölgeye savaş uçakları ve askeri birlikler sevk etmişti. Çad birlikleri, teröristleri Nijerya`nın doğu sınırındaki kasabalardan püskürtmeyi başarmıştı.


01 Şubat 2015 Pazar  02:18

Zaman

Gündem - Bana ve oğluma değil, sahte hukukçulara acıyın


Sulh ceza hâkimliklerinin kaldırılmasını istedikten sonra Zonguldak`a düz hâkim olarak atanan Eskişehir 1`inci Sulh Ceza Hâkimi Kemal Karanfil, yaşadıklarına tepki gösterdi.10 yaşındaki oğlu komadan yeni çıkan ve bu nedenle tedavisi sürdüğü için atamasının durdurulmasına ilişkin itirazı HSYK tarafından kabul edilmeyen Karanfil, “Bana ve aslan oğluma değil, hukuku yerle bir eden, güç karşısında eğilip bükülen, haklının yanında değil, zalimin yanında duran ve basit dünya menfaatleri için ahiretini berbat eden sahte hukukçular, sahte Müslüman ve sahte demokratlara acınılması gerekir.” dedi. Sosyal paylaşım sitesindeki hesabından açıklamalarda bulunan Karanfil, amacının kimseyi kendine ve çocuğuna acındırmak olmadığını, sadece hukuksuzluğun boyutunu göstermek ve tarihe not düşme adına bunları yazdığını dile getirdi. `Suçlarımı itiraf ediyorum` başlıklı bir metne yer vererek, `üstünleri rahatsız eden` kararlara imza attığına dikkat çekti. Eskişehir`de polise yönelik yapılması düşünülen algı operasyonlarına da engel olduğunu anlatan Karanfil, şöyle devam etti: “Yerime atama yapıldığında Eskişehir`de yapılacak ilk iş, polise yönelik bir algı operasyonu yapmak olacak. Zira kulağıma gelen duyumlarda merkezden özellikle Eskişehir`de polise yönelik bir operasyon yapılması talebinin geldiği, ancak somut bir delil bulunamadığından şahsımın yapılacak bir operasyona prim vermeyeceğim, bu da iktidarı zor durumda bırakacağı, gelen dedikodular arasında.”


01 Şubat 2015 Pazar  02:18

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

hürriyet gazetesi bilbul bulmaca cevapları  19 10 2008 haber  fanatık yariş tahmini adanaatyarişi  24nisan milliyet  kırıkkale il gazetesi arşivi 26 ağustos 2005  askere zam  evrenkaya  bilken t  posta gazetesi trakya eki  ben ezgi ben  yorumlar  9 06 2009 tarihli posta gazetesi altin haberİ  14 09 2010 posta gazetesİ çekİlİş sonuçlari  30 mayıs 2011 kanal z haberleri  eylül 1990 gazete arşiv  yasin celik  bu gün okul varmı  burs haberlerİ  15 07 2011  habertürk ahmet söylemez  18 eylül denizli gazetesi dokumacı  mobese görüntülü trafik kazası 28 mart 2010