Bulunan Haber Sayısı: 33
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Ekonomi - Otomobil üretmek 5 dakika ama...


Otomobil Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) Genel Sekreteri Özgür Tezer, Türkiye`de yüzde 145`lere kadar uygulanan özel tüketim vergisinin (ÖTV), yerli otomobil üretimini ve yatırımları engellediğini öne sürerek, `Türkiye`de çok değerli patronlar, mühendisler ve işçi kardeşlerimiz var. Yerli otomobil üretmek, onlar için 5 dakika ama bunu yaptıktan sonraki kısmı, soru işareti. ÖTV`nin kademeli azaltılması gerektiğini düşünüyoruz` dedi.


30 Ağustos 2014 Cumartesi  06:19

Radikal

Ekonomi - `BDDK`nın ücret taslağı tüketici yasasına aykırı`


Tüketici Sorunları Derneği Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, BDDK`nın bugün yayınladığı `bankaların ücret ve komisyonları` yönetmeliği taslağının `Danıştay`da iptal edilmeye mahkum olduğunu` söyledi.


29 Ağustos 2014 Cuma  07:03

Radikal

Politika - CHP`li Batum, açılım yasasının iptali imza topluyor


CHP`li Süheyl Batum çözüm sürecini yasal statüye kavuşturan yasanın iptali için AYM`ye başvurmaya hazırlanıyor.


26 Ağustos 2014 Salı  17:03

Zaman

Manşet - Yeni Türkiye, eskinin baskıcı tutumundan uzak olsun


Başarılı oyunculuğuyla adından söz ettiren Ahmet Mümtaz Taylan, bu yaz İz TV`de yayınlanan `Farklı Rotalar` programı için Arjantin ve Brezilya`da belgesel çekti. Taylan, “Güney Amerika belgeseli, öğretici, ibret verici ve şaşırtıcıydı.” diyor.`Kelebeğin Rüyası`, `Sen Aydınlatırsın Geceyi`, `Bir Zamanlar Anadolu`da`, `Ejder Kapanı` ve `Leyla ile Mecnun` usta oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan`ın rol aldığı yapımlardan bazıları... Dizilerde son yıllarda oynadığı karakterlere bakıldığında ekranların `baba` yüzü Taylan`ın diğer uğraşları tiyatro yönetmenliği ve köşe yazarlığı. Kendi ifadeleriyle `çalışmaktan başka bir şey bilmeyen` usta oyuncu şimdilerde Muğla`da çekilen `Güzel Köylü` dizisiyle ekranlarda. Dizi başlamadan önce İz TV`de yayınlanan `Farklı Rotalar` belgeseli için Brezilya ve Arjantin`e giden Taylan, işi gereği birçok kez seyahat etmiş olsa da ilk kez gezi programı sundu. “Güzel bir deneyimdi.” dediği seyahati sırasında bu ülkeler ile Türkiye arasında kıyaslama yapma imkanı bulduğunu söyleyen Taylan`la buluşup, izlenimlerini ve projelerini konuştuk. Brezilya ve Arjantin`in bizim gibi son derece baskıcı siyasi süreçler yaşadıklarını hatırlatan Taylan, “Ona rağmen bizden daha özgürlükçü olduklarını gözlemledim. İnsan odaklı şehircilik belediyecilik gelişkin.” diyor. Muhalif kimliğiyle bilinen oyuncu, son dönemin moda tabiri `Yeni Türkiye` sorusuna, “Hâlâ 90 yıllık devlet refleksleriyle hareket ediliyor. Ülke tarihimizde iktidardan muhaliflere bir baskı var. Vazgeçilse çok hoş olur ama buna dair bir işaret yok. Aksine baskı genişliyor. Yeni Türkiye`nin eskinin baskıcı tutum ve davranışlarından uzak olmasını diliyoruz.” ifadeleriyle cevap veriyor.Güney Amerika belgeseli; öğretici ve ibret vericiydiKışın dizi ve tiyatroyla, yazın sinemayla uğraştıkları için iş temposunun Güney Amerika ziyaretine el vermediğini belirten Taylan, belgesel vesilesiyle Brezilya ve Arjantin`e gittiği için mutlu. Deneyimini, “Hem bilgi görgü açısından, hem kendi coğrafyamda yaşadıklarımla orada gördüklerimi kıyaslamak, karşılaştırmak, farklılıklarını tespit etmek, benzerliklerini görmek ilham vericiydi. Keşke imkan olsa da insanlar daha sık seyahat edebilse diye düşündüm. Öğreticiydi, ibret vericiydi, şaşırtıcıydı. Iguazu Şelalesi`ni görmek doğanın gücünü görerek kavramak heyecanlıydı.” diyerek anlatıyor. Programı denk geldiği sürece benzer tekliflere açık olduğunu söylüyor usta oyuncu.MARMARAY`I NİYE ELEŞTİREYİM Kİ?Güney Amerika ülkelerinin doğası üzerine konuşurken söz, ülkemizdeki çevre problemlerine geliyor: “Çevreye rağmen bir gelişimimiz var.” yorumunu yapıyor Taylan. Son HES yasasının tartışıldığını belirten usta oyuncu şöyle devam ediyor: “Marmara`yı niye eleştireyim? 9`dan 5`e kadar çalışan işçi, işten çıkıp 5 dakikada karşıya geçiyorsa düşünene de yapana da teşekkür ederiz. Üçüncü köprü lazım! Yapana teşekkür ederiz. Fakat yapıldığı yer çevreye zarar veriyorsa tartışırız. Bir tek ağaca dokunmadan 5 lira yerine 10 liraya yapılacaksa onu tercih ederiz. 5 lira harcamamak için bu topraklara verdiğimiz zararı 55-105 liramız olsa telafi edemeyiz.” Buna teknolojik gelişme denilmesini ironik bulan Taylan, “Geliş-me! Aman diyeyim, sakın gelişme gibi bir şey.” ifadelerini kullanıyor. Temel itirazlarından biri de siyasetin ötekileştirmeyi, kutuplaştırmayı öne çıkaran biçimde yapılması. Anlaşabildiğimiz konuları öne çıkararak yaşamayı öğrenmek zorunda olduğumuza değinen ünlü oyuncu, “Sosyal ve siyaseten ekonomik refahının nemasının paylaşımı konusunda daha adil ve vicdanlı olmayı öğrenmek, paylaşmayı, birlikte talep etme pratiğini tesis etmek ve geliştirmek zorundayız.” yorumunu yapıyor.İktidar için `belalı bir oyuncak` değerlendirmesini yapan Taylan, şöyle devam ediyor: “12-13 yıllık bir iktidarın bu hataya düştüğünü, hatanın içinde debelendiğini görüyoruz. Bir tür iktidar sarhoşluğu mu diyelim her ne ise onun adı. Muktedirlerin baskıcı tutum davranışlar sergilemesi bilindik bir şey. Ancak kendisi de vakti zamanında benzer mağduriyetler yaşamış kişilerin aynı tutumu yönetici koltuğunda göstermesi şaşırtıcı. Demek ki kendisi hiç ibret almamış diye düşünüyoruz ya da bir rövanş olarak görüyordur.”Provokasyona meze yapmadan sosyal medya kullanılmalıTwitter`ı aktif kullanan ünlü oyuncu, direkt iletişim mecrası olması sebebiyle sosyal medyayı sevdiğini dile getiriyor. Twitter ve YouTube`un yasaklanmasını anlamsız bulan Taylan, “Her öğrencinin bir tabletinin olması, her sınıfta akıllı tahta bulunması alkışlanacak şeyler. Ancak bu teknolojiyle birlikte hayatımıza giren diğer ürünleri mecraları yasaklamak, yok saymak ya da baskı altında tutmaya çalışmak tutarlı bir davranış değil. Hayatta karşılığı yok. İncitmeden, provokasyona meze yapmadan bu mecraları nasıl kullanabiliriz bunu düşünmeliyiz.” yorumunu yapıyor.Önceliğim iyi baba olmak16 yaşında kız babası olan Taylan, ebeveyn çocuk ilişkisinin ötesinde dost arkadaş faslına geldiklerini söylüyor. Taylan, “Daha fazlası mümkün. Ayşe de ben de o konuda hem hevesli hem çalışkanız. Çoğu zaman benim için öğretici.” diye anlatıyor. Kızıyla arasındaki eşitlikten bahseden usta oyuncu, “Benim yaşım ve tecrübem nedeniyle bir fazlalığım var şüphesiz. Ama abartmamaya ve buna dayanarak çocuğumla aramda bir iktidar ilişkisi kurmamaya dikkat ediyorum. Amacım, iyi bir oyuncu olmaktan öte iyi bir baba, iyi bir insan olabilmek.” diyor.


01 Eylül 2014 Pazartesi  02:06

Hürriyet

Ekonomi - Otomotivde ikinci ele ilgi sürüyor


Otomotiv sektörü yılın ilk yarısında yüzde 25 oranında daralırken, ikinci el araç satışları geçen yıla oranla sınırlı da olsa arttı. Sıfır otomobil pazarı, kurdaki oynaklık, ÖTV ve kredi sınırlandırması gibi düzenlemelerinin de etkisiyle irtifa kaybını sürdürürken, Ramazan Bayramı öncesi ikinci el otomobil satışlarında hareketliliğin daha da artması bekleniyor.


31 Ağustos 2014 Pazar  06:17

Zaman

Ekonomi - Çiftçinin stok yapacak gücü kalmadı


Söke Ziraat Odası Başkanı Mustafa Kemal Kocabaş, ekonomik olarak zor durumda olan çiftçinin, stok yapacak gücü olmadığını söyledi.Tarım sektöründe üretilenden çiftçinin değil, başkalarının para kazandığını ifade eden Kocabaş, “Çiftçi, tüm zararına rağmen üretime devam edebiliyorsa alnından öpülmeyi hak ediyordur.” dedi. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Başkanı Feyzi Kopuz`un geçen hafta yaptığı, “Çiftçiye, köylüye milletin efendisi derler ama çiftçi milletin efendisi olmaktan çıkmış, spekülatörlerin, stokçuların efendisi olmuş.” açıklamasına tepki gösteren Oda Başkanı, “Sayın Kopuz, kamuoyuna doğru bilgi vermiyor. Tarımdaki üretici fiyatları haziran ayında yüzde 0,18, temmuz ayında yüzde 0,73 gerilerken Kopuz`un başkanlığını yaptığı sektörün geçen ay itibarıyla son bir yıldaki fiyat artışı yüzde 12,56`yı buldu. Kuraklık ve don nedeniyle rekolte kayıplarının daha çok yaşandığı buğday ve fındık fiyatlarındaki artıştan yola çıkarak tarım ürünlerinde, örneğin pamuktaki fiyat düşüşünün gerçeği ortadayken Topuz`un, yapılacak yüksek gıda zammını gerekçelendirme telaşı içinde faturayı çiftçiye kesmeye çalıştığını görüyoruz. Güneş balçıkla sıvanmaz. Türk çiftçisi, spekülatif oyunları bilmez. Çiftçinin stok yapacak gücü de yok.” açıklamasında bulundu. Çiftçinin mazot, gübre, zirai ilaç gibi girdi maliyetlerinin yüksekliğine, ÖTV, KDV gibi vergilerin dayanılmaz yüküne karşı hâlâ üretmede direndiğini kaydeden Kocabaş, “Asıl suçlular, ürünlerimizi en düşük fiyattan alıp stoklayarak katlama fiyatlarla satan gıda spekülatörleridir. Bugün domatesimizi 50 kuruştan alıp markete 2-3 TL`ye satanlar, karpuzu 30 kuruştan alıp markete 1-2 TL`ye satanlar herhalde biz değiliz.” dedi.


28 Ağustos 2014 Perşembe  02:08

Radikal

Ekonomi - Kozmetik gaz, LPG`li araçlara satılıyor


Sektörün rekabet gücünü arttırmak için kozmetikte kullanılan LPG`den alınan ÖTV sıfırlandı. Ancak kolay kazanç peşinde koşanlar özellikle deodorant ve sprey parfümlerde kullanılan vergisiz LPG`yi bazı istasyonlarda otogaz olarak satmaya başladı.


25 Ağustos 2014 Pazartesi  07:44

Milliyet

Ekonomi - `Kara Tren`in son makinisti


Seferleri 1978`den sonra azalmaya başlayan ve 1990 sonrası tamamı raylardan uzaklaşarak bir kısmı hurdaya bazıları da müzelere çekilen buharlı l...


29 Ağustos 2014 Cuma  14:55

Zaman

Manşet - Başbakan Davutoğlu: Meclis`e bir seviye getirmek lazım


Başbakan Ahmet Davutoğlu, Adli Yıl Açılış Resepsiyonu`nda yaptığı açıklamada, `Meclis`e bir seviye getirmek lazım. Eleştiri olur, eleştiriye cevap olur. Meclis zaten müzakere yeridir. Doğrusu biz de dinlemek isteriz muhalefetin söylediklerini. Katkıları olur onları eleştirilerini almak isteriz. Zenginlik katar. Ama kasıt eğer burada şu anda nasıl bir engelleme yaparım ya da nasıl bir şekilde oradaki ortamı etkilerim oldu mu işin esası Meclis`in ruhu kayboluyor.` dedi.Başbakan Davutoğlu, Yargıtay tarafından TBMM`de verilen Adli Yıl Açılış Resepsiyonu`na katıldı. Davutoğlu, resepsiyona Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile birlikte geldi. Davutoğlu, resepsiyonda bir süre Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Bekir Bozdağ, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Yargıtay Başkanı Ali Alkan ile ayaküstü sohbet etti. Davutoğlu ve Özel burada 30 Ağustos Zafer Bayramı`nda Türk Yıldızları`nın yaptığı gösteriye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, Türk Yıldızları`nın son 2-3 yılda 12`den fazla ülkede gösteri yaptığını belirtirken, Davutoğlu da bu konuda görüştüğü başka ülkelerin dışişleri bakanlarının da hayranlıklarını dile getirdiklerini söyledi. Davutoğlu, yanında duran Cemil Çiçek için de `Türk siyasetinin yürüyen hafızası` ifadelerini kullandı.MUHALEFETİN SÖYLEDİKLERİNİ DİNLEMEK İSTERİZArdından bir ara gazetecilerin yanına gelen Davutoğlu, burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlk olarak bugün hükümet programını okuduğu Meclis oturumu hakkında konuşan Davutoğlu, `Seviyeli bir oturum oldu. Bir tek Numan beyle ilgili... Meclis`e bir seviye getirmek lazım. Eleştiri olur, eleştiriye cevap olur. Meclis zaten müzakere yeridir. Meclis`in zaten doğuş şartları da müzakere içindir. Müzakereye seviye gelirse onun şahsiyetini hele hiç değil ama söylenen sözü hedef alırsa Türk siyasetine seviye gelir katkı gelir. Doğrusu biz de dinlemek isteriz muhalefetin söylediklerini. Katkıları olur onları eleştirilerini almak isteriz. Zenginlik katar. Ama kasıt eğer burada şu anda nasıl bir engelleme yaparım ya da nasıl bir şekilde oradaki ortamı etkilerim oldu mu işin esası Meclis`in ruhu kayboluyor.` ifadelerini kullandı.Sunum esnasında sükunet içinde olunmasından memnun olduğunu belirten Davutoğlu, `İnşallah hep böyle devam eder. Sükunetten kastımız eleştiri olmasın değil.` diye konuştu.POLEMİK DOZUNU DÜŞÜRMEK LAZIM`Salı grup toplantılarında tansiyon daha düşük olacak diyebilir miyiz?` şeklinde bir soru yöneltilen Davutoğlu, şöyle devam etti: `Onu göreceğiz. Mesela; Cumhurbaşkanlığı yemin törenin o tansiyon yükselmesinin müsebbibi AK Parti grubu ya da Cumhurbaşkanımız kesinlikle değil. Bugün de söylediğim gibi, sehven dahi olsa bizim grubumuzda herhangi bir şekilde Meclis`in o seviyeli havasına ve toplum kültürüne aykırı bir şey olmamalı. Şu da olmaması lazım: Engelleme, boykot veya bir şekilde yasama sürecini... Nihayet bu yasama faaliyetleri sonuca eriştiğinde bütün toplum için yapılıyor. Yasama faaliyetinin durması yavaşlaması demek aslında reformun durması demek. Hayat değişirken hayat akarken eğer yasama faaliyeti o hayat akışına intibak edemezse bir müddet sonra toplumsal gelişmenin ve dünyadaki gelişmenin gerisinde kalmaya başlarız. Çünkü artık eskiden bir kanun yapılırdı... 20 yıl 30 yıl bizim böyle kanunlarımız var. Dışişleri teşkilat yasasını değiştirdiğimizde onlarca yıl geçmişti. Şimdi ise o kadar hızlı değişiyor ki kullanılan araçlar, o araçlarla birlikte gelen yeni problemler. Birçok şeyin yeniden ele alınması gerekiyor. Yasama faaliyeti yavaşladı mı sonuçta hayatın akışına intibak edemez hale gelir. O yasa herkese lazım. Biz hangi muhalefet partisinden gelirse gelsin yasamaya pozitif katkı yapan her şeye her zaman açık olacağız. Yeter ki o dediğim gibi doğrudan işin kendisi ile ilgili olsun. Yoksa bu mücadele o siyasi polemik bitmez. Polemik dozunu düşürmek lazım.`KILIÇDAROĞLU SEÇİLİRSE CUMHURBAŞKANI GÖREV VERİR Mİ?Ardından Kemal Kılıçdaroğlu`nun `Bundan sonra muhatabımız Davutoğlu`dur` sözlerine ilişkin değerlendirmesi de sorulan Başbakan Davutoğlu, `İşte bu zaten bu cevap vermeye çalıştım. Doğru bir yaklaşım değil. Yani hepimizin devlet temsili anlamında muhatabı Cumhurbaşkanımızdır. O muhatabı kendince yok saymaya çalışmak Türk devlet ahlakına da geleneğine de uymaz demokrasi kültürüne de uymaz. Yani şunu diyebiliyorsa Kılıçdaroğlu; aslında cumhurbaşkanlığı bizi adayımızın hakkıydı da bir yanlışlık yapıldı diyorsa bunu hep beraber tartışalım. Bunu demeye kimsenin gücü yetmez. Ortada olan vakıa var. Demokratik yollarla Türkiye`de ilk defa bir Cumhurbaşkanı seçimi yapılmış. Kim olursa olsun onlar açısından karşı siyasetten biri de olsa onu incelikle yaşamak lazım. O bakımdan ben sayın Bahçeli`nin bugün hem hükümet programına katılması hem cumhurbaşkanımızın yemin törenine katılmasını çok olumlu bir tavır olarak değerlendiriyorum. Böyle böyle biz teamülü oluştururuz. Herkes bütün bu şeyleri doğru bir zeminde değerlendirir. O bakımdan ben doğrusu çok şanssız bir açıklama olarak değerlendiriyorum. Söyledim de. 95 ülke ve uluslararası örgüt temsilcisi gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın Cumhurbaşkanımıza o itibar ve onuru göstermiş. Ana muhalefet liderinin bunu tartışmasının ne dünyada karşılığı vardır ne halk nezdinde karşılığı vardır. Konya`da yüzde 75 aldı sayın cumhurbaşkanımız. Konya`da diyebilir mi sayın Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı benim muhatabım değil. Ya da yüzde 80`in üzerinde oy aldığı Bayburt`ta hatta yüzde 30 oy aldığı bir yerde dahi. Diyemez çünkü nihayet o halk seçti onu. Cumhurbaşkanımıza saygı halkın tercihine saygıdır Bu kişisel bir mesele değil. Dolaylı bir şey de var orada. Bir itiraf mı diyeyim, bir kabullenme mi? Diyelim yarın 2015 seçimlerine giriyoruz, biz ihtimal vermiyoruz tabi bizim açımızdan. İnşallah görünür gelecekte AK Parti iktidarları var ama onların buna en azından kendilerinin seçim kazanma ihtimalini göz önüne almaları lazım ki seçim kazandın ertesi gün görevi kim verecek ona? Varsayımsal olarak konuşuyorum. Kim verecek? Sayın Cumhurbaşkanımız görev vermeden o göreve başlayabilir mi, başbakan olabilir mi? Olamaz. Türkiye`de bir hukuk devleti var. Bu şu demektir. Sayın Cumhurbaşkanımız döneminde iktidar ümitleri yok. Yani Böyle bir şeyi kazanma ihtimali görmüyor ki bu kadar şey konuşabiliyor. Yani o anlama gelir.` şeklinde konuştu.YARGIYA KARŞI TUTUMUMUZ VE TAVRIMIZ AÇIKTIRArdından Yargıtay`ın Adli Yıl Açılış Resepsiyonu`na katılmasının bir teamül veya tutum değişikliği anlamına mı geldiği sorulan Davutoğlu, ilk önce cevaplamak istemediğini belirtti, ardından ise `Tutumumuz ve tavrımız açıktır. Onları ayrıca tartışırız. Yargıya duyduğumuz hürmeti gösterir.` demekle yetindi.Davutoğlu açıklamalarını yaptıktan sonra bir süre daha resepsiyonda kaldı. Daha sonra Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da resepsiyona geldi. Feyzioğlu ve Davutoğlu, tokalaştı ancak konuşmadı. Davutoğlu ardından resepsiyona katılan bazı kadınlarla fotoğraf çektirdi ve ayrıldı. (CİHAN)


01 Eylül 2014 Pazartesi  22:45

Milliyet

Kültür Sanat - İzmir`de korkutan görüntü


Eskiden belde olan büyükşehir yasasıyla mahalle statüsüne geçirilen Kınık`a bağlı Poyracık`taki çiftçiler, Bakırçay Nehri ile kıyısı bulunan ala...


27 Ağustos 2014 Çarşamba  16:21

Sayfa:1  2  3  4  

star tv haber arşivi 01022009  İstanb stv ana haber izle  25 haziran posta gazetesi kpss cevap anahtarı  8synyf zaman denemesi cevap anahtary 10 ocak  10 kasım2006 posta gazetesi  kocaeli tv dünkü haberleri izle  1 ağustos 2009 star tv kaza haberleri izle video  şoför iş ilanları ankara posta gazetesişöför  tekzen  urfa yolu trafik kazası22  10 şubat 2010 zaman denemesi ygs cevap anahtarı  10 05 2012 konya berberler kuaförler seçimi  01 02 2009 haber  5aralık fox haber izle  serkan esenin ceset resimleri  17 haziran 2010 habertürk gazetesi İstanbul eki  ülke tv 13 nisan 2009 sıradışı programını izle  6 ocak 2010 zaman  17 ocak çekiliş sonucu  10 01 2009  flash tv dünkü haber izle taksim  bucadan altay macında karsıyakaya destek