Bulunan Haber Sayısı: 618
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Manşet - Siverek`te hafif ticari araç devrildi: 4 yaralı



30 Ocak 2015 Cuma  12:04

Zaman

Manşet - 17 bin hurda kamyon tekrar trafiğe çıkacak


Karayollarında güvenliği artırmak için 1990 model ve altı araçların hurdaya ayrılmasına yönelik bir kanun çıkarılmıştı. Protokol imzalanan kurum MKEK, hurda alımını 1 yıl önce sonlandırınca 17 bin kamyon ortada kaldı. Ömrünü dolduran taşıtların hurdaya alınmayıp yeniden trafiğe çıkması trafikte tehlike oluşturuyor.Karayollarında güvenliğin artırılması, çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla 1990 ve daha eski model ticarî araçların hurdaya ayrılmasıyla ilgili kanunun süresi 31 Aralık 2014`e kadar uzatıldı. Ancak protokol imzalanan Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) hurda alımını bir yıl önce bitirince 17 bin kamyon ortada kaldı. Ekonomik ve teknik ömrünü dolduran bu taşıtların alınmaması halinde yeniden trafik tescilinin yapılacağı ve yollara çıkacağı, bunun ise trafik güvenliğini tehlikeye atacağı belirtiliyor.Karayollarında güvenliğin artırılması ve çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla 1990 model ve daha eski kamyon, kamyonet, otobüs, minibüs, tanker ve çekicilerin hurdaya ayrılmasına yönelik bir kanun çıkarıldı. 18 Şubat 2009 tarihinde yürürlüğe giren ve 31 Mayıs 2012`de sona eren 5838 sayılı kanunun süresi, eklenen bir maddeyle 31 Aralık 2014`e kadar uzatıldı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, söz konusu taşıtların hurdaya ayrıldıktan sonra tekrar kullanılmaması için Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) ile protokol imzaladı. Uygulama kapsamında MKEK`in Kırıkkale, İzmir Aliağa ve Kocaeli Seymen`deki hurda müdürlüklerine 118 bin 555 taşıt teslim edildi. Hurdaya ayrılan bu taşıtlar için 581 milyon lira ödendi. Bakanlığın hurdaya ayrılacak taşıtların sahiplerine 2015 yılı sonuna kadar ödeyeceği tutarın 950 milyon liraya ulaşması bekleniyordu ancak MKEK, hurda alımını bir yıl önce sonlandırdı. Ömrünü dolduran bu taşıtların alınmaması halinde yeniden trafik tescilinin yapılacağı ve yollara çıkacağı belirtiliyor. Bu durumun ise trafik güvenliğini tehlikeye atacağı ifade ediliyor.İlgili bakanlıklardan hurdaya ayrılan ancak MKEK tarafından teslim alınmayan arabalarla ilgili Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, arabaların teslim takviminin 31 Aralık 2013 tarihinde dolduğunu, bu sebeple ödeme yapılamayacağını belirtti ancak ilgili tebliğ kapsamında hurda taşıtların 31 Aralık 2014 tarihine kadar MKEK hurda işletme müdürlüklerince teslim alınmasının mümkün olduğunu bildirdi. Bakanlık ayrıca söz konusu taşıtların sahiplerine ödeme yapılabilmesi için de yeni bir tebliğ çalışmasının sürdüğünü iletti. Maliye Bakanlığı ise belirlenen takvim içinde MKEK`e teslim edilmeyen taşıtların tescil kaydının tekrar yapılmasının uygun olacağını, yeni tebliğ yayımlanmadığından dolayı kanunun son faydalanma tarihi olan 31 Aralık 2014`e kadar hurda taşıtların teslim edilmesinin mümkün olduğu görüşünü beyan etti.`KANUN AÇIK OLDUĞU HALDE HURDA ALIMI YAPILMIYOR`Kanun açık olduğu halde hurda araç alımı yapılmadığını belirten hurda işleriyle uğraşan Celal Kılınç, “Türkiye genelinde 17 binin üzerinde hurdaya ayrılmış ancak MKEK`e teslimatı yapılamamış kamyon var. Bu araçların 2014 sonuna kadar teslim edilmesi gerekiyordu. Devlet, kanun çıkardığı halde bu taşıtları almadı. Teslim edilmeyen bu taşıtların, 2015 yılında yeniden tescil edileceği belirtiliyor. Emniyet, trafikten çekilerek hurdaya ayrılan bu taşıtları yeniden ruhsatlandırmak istiyor. Bunların tekrar yollara çıkması ciddi tehlike arz ediyor.” dedi. Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Genel Başkanı Hitay Güner, hurdaya ayrılan ve yaş haddini dolduran kamyonların trafiğe çıkmasının ciddi tehlike oluşturacağını söyledi. Trafik açısından yaşlı araçların mümkün olduğunca devre dışı bırakılması gerektiğini vurgulayan Güner, hurda kamyonları trafikteki canlı bomba olarak nitelendirdi.


26 Ocak 2015 Pazartesi  02:07

Zaman

Manşet - Bedelli askerlik için 113 bin kişi başvurdu


Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bedelli askerlik için başvuranların sayısının dün 17.00 itibariyle 112 bin 966 olduğunu açıkladı.Bir dizi açılış ve programlar için Sivas`ta bulunan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, partisinin ocak ayı il danışma meclisi toplantısında yaptığı konuşmada bedelli askerlik yasası ile ilgili ayrıntıları paylaştı. Bakan Yılmaz, Meclis`ten bedelli yasası çıkardıklarını anlatarak, şunları ifade etti: `Bedelli yasası şu; kimin bedelli yapacağını bilmiyoruz, bunun parayla da bir ilgisi yok. Silahlı Kuvvetleri, hem bedenen hem de mali desteklememiz lazım. Bizde kardeşlerimize diyoruz ki; Bir bedelli yasası çıkaralım ister 18 bin lira, aylık bin 500 lira ödeyerek 12 ayda 18 bin lira eder. Dolayısıyla bedelli askerliğe gidebilirsin ya da sözleşmeli erbaş yasasıyla, 3 bin lira operasyon tazminatı ile ayda 3 bin 500`e çıkıyor, biz sana para verelim. Burada profesyonel askerliğe geçişte önemli bir aşama.` 45 gün önce kabul edilen bedelli askerlik yasasından faydalanan kişi sayısını açıklayan Bakan Yılmaz, ` Dün 17.00 -17.30 itibariyle bedelli askerlikten yararlanan kardeşlerimizin sayısı 112 bin 966. Bu konuda çok teşekkür alıyoruz. Yakınları nedeniyle vatandaşlar bedelli yasası nedeniyle teşekkür ediyor. Hem insanlarımızın problemini çözüyoruz, hem de Silahlı Kuvvetlerimize mali yönden destek oluyoruz.` şeklinde konuştu.


24 Ocak 2015 Cumartesi  17:54

Zaman

Ekonomi - Gemi söküm sektöründe kriz: 12 firma kapandı


İzmir Aliağa`da firmaların kapanması, hurda çelik üretimini yüzde 30`a düşürdü. 2 bin kişinin çalıştığı bölgede yüzlerce kişi işsiz kaldı. Gemi sökümcülerin tek umudu, AB Çevre ve İş Sağlığı Yönetmeliği.Avrupa`nın en büyük gemi söküm bölgesi olan İzmir`in Aliağa ilçesindeki tesisler krizin pençesinde. Bangladeş, Hindistan, Pakistan gibi Asya ülkelerinin gemi söküm maliyetlerini düşürmesi, sektörde krize yol açtı. Aliağa`da faaliyet gösteren 22 firmadan 12`si kriz sebebiyle faaliyetine ara verdi. Yaklaşık 2 bin kişinin çalıştığı bölgede istihdam da 800`e kadar düştü. 2014`te 198 adet gemi sökümünden 572 bin ton hurda çelik elde eden sektör, 2013 yılına göre yüzde 30 seviyelerinde düşüş yaşadı. Gemi sökümcülerin tek umudu, AB Çevre ve İş Sağlığı Yönetmeliği. Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) Yöneticisi Ersin Çeviker, gemi söküm sektöründe faaliyet gösteren firmaların Bangladeş, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin başlattığı haksız rekabet sebebiyle iflas riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Çeviker, “Gemi söküm bölgemizde bulunan 22 firmadan 12`si, yaşanan kriz nedeniyle faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldı. Bunun sonucunda hem yüzlerce kişi işsiz kaldı hem de firmaların milli ekonomiye sağladığı katkı büyük ölçüde sekteye uğradı.” dedi.Asya ülkelerinde gemi sökümü maliyetleri, Türkiye`ye göre çok daha avantajlı hale geldi. Bangladeş, Hindistan ve Pakistan, söküm maliyetindeki avantajları son dönemde gemi alımı noktasında fiyat yükselterek kullanmaya başladı. Buna karşı Türk gemi söküm sektörünün tek umudu, AB Çevre ve İş Sağlığı Yönetmeliği, çünkü Türkiye, diğer Asya ülkelerine göre bu yönetmeliğin gerekliliklerini yüzde 95 seviyesinde yerine getiren tek ülke. 2015`te söz konusu yönetmeliğin esas alınması halinde haksız rekabet uygulayan ülkeler, AB bayraklı gemileri sökemeyecek. GEMİSANDER yöneticisi Çeviker`in verdiği bilgiye göre Aliağa`da 2008`e kadar ortalama yıllık 150 bin ton hurda geminin geri dönüşümü yapılıyordu. Sektör, 2009`da deniz taşımacılığını olumsuz etkileyen küresel krizle birlikte yükselişe geçti. Sektör, 2012`de 927 bin ton çelik üretimiyle tarihinde ilk defa tam kapasite tonajına ulaştı ancak son bir yıldır düşüşe geçerek, 2014`te yüzde 30 daraldı. Sektörün, dünya demir çelik piyasası hurda fiyatları ve dolar kurundaki dalgalanmalardan etkilendiğini kaydeden Çeviker, bu kaybın ana sebeplerini şöyle açıklıyor: “Firmalarımız tarafından hurda gemi alış fiyatları, hurda satış fiyatlarına ve ton başı maliyet hesaplarına göre belirlenmektedir. Daha önceden tedarikleri yapılan hurda gemiler, hurda fiyatlarındaki ani düşüşler nedeniyle zarara uğramışlardır. Türk firmalarımızın hurda gemi alımı noktasında başta Hindistan ve diğer Asya ülkeleri ile rekabet şansının bulunmaması, bu ülkelerin düşük işçi maliyetleri, çevre yatırımları, makineleşme ve atık bertaraf maliyetlerinin bulunmaması, hurda gemilere yüksek fiyatlar vermesine neden olmaktadır.”2009`dan itibaren gemi söküm çalışanlarının faaliyetlerinin devamlılığının, ekonomisi için büyük bir kazanç olduğunu dile getiren Çeviker, ancak 2014`te yaşanan kapasite düşüşleri nedeniyle birçok firmanın, işçi çıkarmak ve faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını söyledi.2015`te hurda fiyatı istikrarının sağlanması yönünde beklenti içinde olduklarını sözlerine ekleyen Çeviker, “AB bayrağı taşıyan gemiler, yönetmelik kapsamında 2015`ten itibaren Asya ülkelerinde sökülemeyecek. Bu çerçevede çevre ile işçi sağlığı ve güvenliğini dikkate almayan Asya ülkelerinde gemi sökümü engellendiği takdirde Türk gemi söküm sektörü, dünya liderliği konumuna yeniden dönecektir. Ancak 2015 için iyimser tahminde bulunmak mümkün değil. En azından 2015`te psikolojik rakam olan 500 bin tonun altına düşmemek beklentisindeyiz.” diye konuştu.


22 Aralık 2014 Pazartesi  02:05

Zaman

Manşet - İzmir`in göbeğinde yaşam mücadelesi


İzmir`in Karabağlar ilçesinde metruk bir bina içine kurdukları çadır içinde yaşayan ailenin dramı yürek burkuyor. Hurda toplayarak ailesinin geçimini sağlamaya çalışan Tuncay Cabık (40) yokluk içinde ailesine bakmaya çalıştığını söyleyerek yetkililerden yardım bekliyor.İşsizlik sebebiyle Adana`dan göç eden Tuncay Cabık, 2012 yılında İzmir`e geldi. Tuncay Cabık, eşi Gülcan çocukları Olcay (15) ve 13 yaşındaki Umut ile birlikte bir süre geçici işlerde çalıştı. Herhangi bir gelir kaynağı bulunmayan Tuncay Cabık, ailesine bakabilmek için hurda toplamaya başladı. Aile daha sonra kalmak için tavanı olmayan bir metruk bina buldu. Cabık ailesi, boş arazide bulunan metruk binaya yerleşti. Üstü açık metruk bina içine çadır kuran ve burada yokluk içinde yaşam mücadelesi veren aile, vatandaşların da yardımıyla geçinmeye çalışıyor. Eşi Gülcan Cabık`ın Adana`da geçirdiği trafik kazası sebebiyle iki bacağında da platin bulunduğunu ve yürümekte zorluk çektiğini belirten Tuncay Cabık, `Eşim ve iki çocuğumla yaşam mücadelesi veriyorum. Hurda toplayarak geçinmeye çalışıyoruz. Büyük oğlum benimle birlikte hurda topluyor. Hiçbir imkanımız yok. Perişan haldeyiz. Yetkililerden yardım bekliyoruz.` dedi. Soğuk kış günlerinde hastalıklarla boğuştuklarını anlatan acılı baba Cabık, `Muhtar vasıtasıyla Kaymakamlık tarafından bir ev ayarlayacağını duyduk. İnşallah kısa sürede bir eve çıkarız.` diye konuştu.(CİHAN)


07 Aralık 2014 Pazar  10:36

Hürriyet

Manşet - Hurda gemi sökümünde Aliağa rekor kırdı


İZMİR`in Aliağa İlçesi`nde bulunun gemi söküm tesisleri hurda gemi bulmakta zorlanınca, Avrupa ülkelerinin savunma bakanlıklarıyla görüşüp hurda savaş gemilerini almaya başlayarak B planına geçti.Aliağa`da faaliyet gösteren 22 şirketin gemi geri dönüşüm tesislerinde, geçen yıl rekor kırılırken, sökülen gemilerden 900 bin tonun üzerinde hurda elde edildi.


27 Kasım 2014 Perşembe  19:15

Zaman

Manşet - İzmir`de uçak yakıtı vurgunu


İzmir`in Aliağa İlçesi`ndeki TÜPRAŞ`tan havacılık sektöründe uçak yakıtı olarak kullanılmak üzere ÖTV`siz olarak aldıkları, piyasa değeri yaklaşık 25 Milyon TL olan 8 bin 30 ton JET A-1 yakıtını sektörde kullanmayarak piyasaya sürdüğü iddia edilen gruba yönelik Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından operasyon düzenlendi.Operasyon kapsamında 14 kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.Gümrük Muhafaza ekipleri, akaryakıt kaçakçılığına yönelik yaptıkları çalışmalarda, ÖTV tutarı sıfır olarak uygulanması nedeniyle piyasadaki diğer akaryakıt türlerine göre çok daha ucuz fiyata temin edilen ve sadece uçak yakıtı olarak kullanılabilen JET akaryakıtının kaçak olarak piyasaya verildiğini tespit etti. İncelemede, İstanbul merkezli S.A.D.T. adlı bir firma tarafından sadece uçak yakıtı olarak kullanılabilen JET A-1 cinsi akaryakıtın, uçaklara verilmeyerek amacı dışında kullanıldığı belirlendi. İlgili firma hakkında yapılan araştırmada ise firmanın Milas- Bodrum ve Trabzon havalimanlarındaki uçaklara verilmek üzere toplam 8 bin 300 ton ÖTV`siz JET yakıtı aldığı, Trabzon Havalimanı`na yapılan 7 sevkiyattan 6`sının Trabzon Havalimanı`na giriş- çıkış kayıtlarının bulunmadığı, Milas Havalimanı`na yapılan 17 sevkiyattan da 15`inin Milas Havalimanı`na giriş- çıkış kaydının bulunmadığı, ayrıca, Milas Havalimanı`nda bulunan depolama şirketlerinin S. A. D. T. adlı firmayla anlaşmalarının bulunmadığı, bu firmadan JET A-1 yakıtı almadıkları tespit edildi.TANKERLERİ FİRMA ŞOFÖRLERİ TESLİM ALMIŞNakliye işlerini yapan şoförlerin, JET yakıtlarını teslim noktasına götürmek üzere yola çıkıldıktan bir süre sonra firma yetkililerince yükün boşaltma yerinin değiştirildiği, nakliye şoförlerine kendilerine bildirilen yerlerde beklemelerinin söylendiği, daha sonra binek araçlarla gelen firma şoförlerine tankerlerin teslim edildiği ve bir süre sonra araçların nakliye şoförlerine boş olarak teslim edildiği yönünde ifade verdikleri belirtildi. Öte yandan söz konusu firma yetkililerinin TÜPRAŞ`tan alınan JET yakıtlarının uçaklara verildiğine dair mal teslim makbuzlarını da ibraz edemediği bildirildi.14 ŞÜPHELİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUGümrük Muhafaza yetkilileri, TÜPRAŞ`tan havacılık sektöründe uçak yakıtı olarak kullanılmak üzere ÖTV`siz olarak aldıkları piyasa değeri yaklaşık 25 Milyon TL olan 8 bin 30 ton JET A-1 yakıtını ,sektörde kullanmayarak kaçak olarak piyasaya sürdüğü iddia edilen 14 kişi hakkında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı`na suç duyurusunda bulundu. (DHA)


27 Kasım 2014 Perşembe  16:44

Hürriyet

Ekonomi - Hurda gemi sökümünde Aliağa rokor kırdı


İZMİR`in Aliağa İlçesi`nde bulunun gemi söküm tesisleri hurda gemi bulmakta zorlanınca, Avrupa ülkelerinin savunma bakanlıklarıyla görüşüp hurda savaş gemilerini almaya başlayarak B planına geçti.Aliağa`da faaliyet gösteren 22 şirketin gemi geri dönüşüm tesislerinde, geçen yıl rekor kırılırken, sökülen gemilerden 900 bin tonun üzerinde hurda elde edildi.


27 Kasım 2014 Perşembe  12:39

Zaman

Manşet - Vagonlar maden faciasının boyutunu gösteriyor


Karaman`ın Ermenek İlçesi`nde su baskını sonucu meydana gelen maden faciasında mahsur kalan 18 işçiden 2`sinin cansız bedenlerinin çıkartılmasının ardından 16 işçinin bulunması için 21`inci günde çalışmalar sürüyor. Ocaktan çıkartılan 1 ton yük taşıma kapasiteli 200 kilo ağırlığındaki vagonların su baskını sonucu hurdaya dönüşmesi ise facianın şiddetini gözler önüne seriyor.Ermenek İlçesi Pamuklu Köyü Cenne Mevkii`nde 28 Ekim Salı günü saat 12.15 sıralarında Has Şekerler Madencilik şirketine ait kömür ocağını, kullanılmayan eski ocakta biriken suyun basması sonucu 34 işçiden 18`i mahsur kaldı. Yapılan çalışmalar sonucu 6 Kasım Perşembe günü işçilerden Kerim Haznedar ve İsa Gözbaşı`nın cesetleri ocaktan çıkartıldı. Aşağı Çağlar Köyü`nde oturan 2 işçinin cenazesi, Madenci Şehitliği olarak düzenlenecek mezarlığa yan yana defnedildi.Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında `Bilinçli Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Sebebiyet Vermek` suçundan gözaltına alınan 8 kişiden aralarında maden ocağı sahibi Saffet Uyar ve ruhsat sahibi Ermenek Cenne Linyit Kömür şirketinin sahibi Abdullah Özbey, tutuklandı. Özbey`in avukatı Metin Tevfik Buğdaycı, Özbey`in tutuklanma kararı için Karaman Sulh Ceza Mahkemesi`ne itirazda bulunup, tahliye edilmesini istedi.2 MADENDE ÜRETİM DURDURULDUÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu da Has Şekerler Madenciliğe ait kömür ocağının yakınındaki Özkar Madencilik ile Tarkom Madencilik Şirketi`ne ait ocakta yaptığı denetimlerde eksiklikler saptadı. Bunun üzerine iki ocakta da eksiklikler giderilene kadar üretimi durdurma kararı aldı.VAGONLAR HURDAYA DÖNMÜŞ16 işçiye ulaşılması için çalışmalar da devam ediyor. Çalışmalar sırasında ocaktan çıkartılan 1 ton yük taşıma kapasiteli 200 kilo ağırlandığındaki vagonların hurdaya dönmüş hali ise facianın boyutunu gözler önüne serdi.AFAD, dün en son yaptığı açıklamada ise arama yapılacak alana477 metre kaldığını belirtti.


17 Kasım 2014 Pazartesi  11:56

Zaman

Manşet - Geleceğin mesleği hurdacılık


Birçok köy veya kasabadan geçerken yol kenarında, `Hurdacı, bohçacı, dilenci giremez` gibi tabelalar görürüz. Bu yasağı kim, hangi kanuna göre, yetkiye göre kullanıyor diye düşünülmez.Bilhassa hırsızlıklara önlem amacıyla yapılan bu uygulama, Türkiye`de geleceğin mesleği olarak görülen hurdacıları veya günümüzde cazibeli olsun diye yerleştirilmeye çalışılan adıyla `geri dönüşüm` sektörünün temsilcilerini rahatsız ediyor.Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muammer Kaya, sanayileşmenin yol açtığı tahribatı yok etmek için alınacak tedbirlerin dev sektörlerin doğmasına sebep olacağını, Türkiye`nin AB çevre standartlarına geçmesi ve Kyoto Protokolü`nün gereklerini yerine getirmek için yaklaşık 140 milyar dolar gerektiğini, bunun da gelecekteki yeni iş hacmine işaret ettiğini söylüyor. Hurdaların atık, geri dönüşümün de nihai yok etme olmadığının anlaşılacağını, ABD`de 2006 yılında geri dönüşüm sektörünün büyüklüğünün 65 milyar doları aştığını, özellikle e-atık, hurda araçlar, demir çelik, kağıt, lastik geri dönüşümünün önem kazanacağını ifade ediyor. Sektör temsilcilerinin ilk etapta küçümsendiğini ancak bazı illerde vergi rekortmeni olduğunu belirten Kaya, sektörün geleceğinin parlak olduğunu savunuyor.`HURDACIDA KİMSE ÇALIŞMAK İSTEMİYOR, BİZ GERİ DÖNÜŞÜMCÜYÜZ`Denizli Hurdacılar Sitesi`ndeki yaklaşık 300 esnaftan biri olan Asya Geri Dönüşüm Metal`in sahibi İsmail Safalı, yaptıkları işlerin hurdacılık değil, geri dönüşüm olduğunu söylüyor. Safalı, `Hurda kelimesini artık kullanmıyoruz. Biz burada normal esnaflık yapıyoruz. Nasıl kaportacı, telefoncu esnafsa biz de öyle esnafız. Bizim de ruhsatlı işyerlerimiz var.` deyip geri dönüşümün ülke ekonomisine katkılarını uzun uzadıya anlatıyor. Safalı`ya göre bu sektör olmasa atıklarla çevre adeta çöp dağlarıyla dolar. Belediyelere çok masraf çıkaran bu işi yapılarak hem ülke ekonomisine katkı sağlanıyor hem vergi veriliyor hem de istihdam sağlanıyor. Sektörde çalışanlar, para kazansa da `hurda` kelimesinin imajından çalışanlar rahatsız. Safalı, `Diploma istemeyen, başlangıçta çok para istemeyen bu mesleği, önyargısı olmayan herkes yapmaya başlayabilir ancak işçi bulmakta zorluk yaşıyoruz. İşçiler, hurdacıda çalışmak istemiyor. Orta 1`de kızım var, öğretmeni babasının mesleğinin sorunca, hurdacı demekten utandığını söyledi. Devletin sektöre teşvikleri var ancak hep büyüklere. Büyük işyerleri zaten kendini kurtarmış, önemli olan küçükleri büyütmek.` diyor.İnan Hurdacılık`ın sahibi Cemal Kavakoğlu ise çatılardan çıkan sac, demir gibi kullanılabilen her türlü malzemenin, fabrikaya vermeden ikinci el olarak değerlendirildiğini anlatıyor. Alagöz Hurda Ticaret`in sahibi Çetin Alagöz de `Hurdacılar giremez` yazılarından rahatsız. Alagöz, `Nasıl bir sütçünün, sucunun bir yere giremez diye yasaklanması doğru değilse hurdacılar için de bu geçerlidir. O levhaların kaldırılmasını rica ediyoruz. Hangi devirde yaşıyoruz?` diye tepki gösteriyor. Karlıdağ Metal`in sahibi İbrahim Ahrar, şehir dönüşümünün geri dönüşüm demek olduğunu anlatıyor. Dönüşümde elde edilen malzemelerin sitelerinde değerlendirildiğini, ikinci el eşya almak isteyenlerin mutlaka sitelerine başvurması gerektiğini söylüyor.


15 Kasım 2014 Cumartesi  12:45

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

27 haziran 2004  hürriyet çukurova eki 12 mayıs 2011  kulu okullar tatil mi  fenerbahçe taraftar  adana uçak kazası  antalya okullar tattılmı  5 haziran milliyet gazetesi pozitif cevap anahtarı  tulay goren  çakma platin fox haber  ece turooıuuılıhan  hepsiatv  okul tatili kurban bayramı istanbul  8 mayıs 2009 cuma günkü ceza filmi bedava  adana hava durumu  izmirde taksi kazaları  13 temmuz 2011 şile yolunda kaza  İstanbul İncİrl  fox edirne  fethi yaşar  İstanbul 3 boyutlu haritası  türk ticaret kanunu ile ilgili proğram  abdullah güder