Bulunan Haber Sayısı: 1.058
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - ABD`den `İç Güvenlik Paketi` yorumu: Özgürlüklere getirilen engeller, demokratik toplumları güçlendirmez


Türkiye Büyük Millet Meclisi`nde (TBMM) dün kabul edilen `İç Güvenlik Paketi` için, ABD`den `özgürlüklere getirilen engeller, demokratik toplumları güçlendirmez, daha da zayıflatır` yorumu geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Basınla İlişkiler Direktörü Jeff Rathke, başkent Washington`da düzenlediği basın toplantısında kamuoyunda `İç Güvenlik Paketi` olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı`nın kabul edilmesi ile ilgili, Sivil Toplum Kuruluşlarının kaygılarını paylaştıklarını söyledi. Toplantıda `İç Güvenlik Paketi` ile ilgili soruya verdiği yanıtta, özgürlükleri kısıtladığı ve polise aşırı yetki verdiği gerekçesiyle yasayı eleştiren Sivil Toplum Kuruluşlarının kaygılarını paylaştıklarını ifade eden Rathke, `Türk güvenlik yasasının farkındayız. Daha önce de söylemiş olduğumuz gibi, temel özgürlüğüne getirilen engeller, demokratik toplumları güçlendirmez, daha da zayıflatır. Türkiye`nin güvenlik yasasına ilişkin, başka sivil kuruluşların taşıdığı endişeleri, görüş farklılıkları alanını daraltacağı endişesini biz de paylaşıyoruz. Temel özgürlükleri güvence altına almanın yanı sıra, yasal değişiklerle temel özgürlükleri aşındırma olmaması gerektiğinin önemini, Türk hükümet yetkilileri ile görüşmeyi sürdüreceğiz` dedi. MEKTUBA ELBETTE CEVAP VERECEĞİZ Rathke, ABD Kongresi Dış İlişkiler Komitesi üyesi milletvekillerinin, Dışişleri Bakanı John Kerry`ye, `Türkiye`de insan hakları ve hukukun üstünlüğü` ile ilgili yazdıkları bir mektup ile ilgili soruyu da, `Mektuptan haberimiz var. Elbette ki bu mektuba yanıt vereceğiz. Ama daha genel olarak, geçmişte de söylediğimiz gibi, Türkiye`de ifade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğü konularındaki endişelerimiz sürmekte. Bu mektup, bu konudaki sorularımızı daha da artırdı` diye yanıtladı. IŞİD`E KARŞI VERİMLİ BİR İLİŞKİMİZ VAR Jeff Rathke, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James R. Clapper`ın, `Suriye konusunda Türkiye ile ABD`nin farklı yaklaşımlarının, ikili ilişkilerde gerilime yol açtı` sözleri ile ilgili soruya da, `Bu yorumları görmedim, ne amaçla söylediğini de bilmiyorum. Türkiye ile bütün hatlarda, aylardır IŞİD ile mücadele etmekteyiz. Bunun içinde yabancı savaşçı geçişinin önlenmesi, IŞİD`e para akışının önlenmesi, IŞİD`in meşrulaştırılmasının önlenmesi, eğit ve donat programı da var. Yani Türkiye ile IŞİD`e karşı mücadelede verimli bir ilişkimiz var böyle sürmesini umuyoruz` yanıtını verdi. (dha)


28 Mart 2015 Cumartesi  09:36

Hürriyet

Yazarlar - `Dokun ulan dokun` dünyası - Akif BEKİ


MHP`li Oktay Vural, yeni internet düzenlemesi için `Kes ulan kes` yasası diyor.


28 Mart 2015 Cumartesi  03:29

Hürriyet

Manşet - İç Güvenlik yasası neleri değiştirecek?



28 Mart 2015 Cumartesi  03:11

Zaman

Manşet - Taştekin: İç Güvenlik Yasası, paralel hükümetin işi


Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi (GÜSAM) Başkanı, emekli Emniyet Müdürü Ercan Taştekin, İç Güvenlik Yasası ile ilgili Yurt Gazetesi`ne önemli değerlendirmelerde bulundu.“İç güvenlik yasası paralel hükümetin işi” diyerek devletin ve polisin kötü yönetildiğini belirten Taştekin ` Polisin silah kullanma yasası evrensel hukuka ve kurallara uygun olmasına rağmen 2007 yılından bu yana polis kurşunlarıyla 179 vatandaşımız öldürüldü. Şimdi bu yasa tasarısıyla da sapanla taş atana karşı polise silah kullanma yetkisi veriliyor. Böyle olursa da millet maktul, polis katil, ülke de cenaze evi olur. Özgürlük ve güvenlik dengesi asla bu şekilde sağlanamaz.` ifadelerini kullandı. Meclis`e geldiği ilk günden itibaren, muhalefet partilerinin ve birçok sivil toplum kuruluşunun tepkisiyle karşılaşan İç Güvenlik Paketi, emekli Emniyet Müdürü Ercan Taştekin`in de gündemindeydi. Paketin Türkiye Cumhuriyeti`nin kurulduğu andan itibaren karşılaşılandan çok daha büyük problemlere sebep olabileceğini belirten Taştekin, bunun faturasını büyük oranda vatandaşa ödettirileceğini söyledi. Demokrasilerden diktatörlüklere geçişlerde ülkelerin ilk önce iç güvenlik ve kolluk görevlerinde değişikliğe gittiğini kaydeden emekli Emniyet Müdürü Taştekin `Önce polis iktidarın sopası haline getirilir sonra bu sopayla halk anti demokratik uygulamalarla hizaya sokulur. Bu paketin özü budur. Bu tasarı tüm maddeleriyle Anayasaya aykırı. TBMM`deki çoğunluklarıyla bu tasarıyı da Meclis`ten geçirecekler. Anayasa Mahkemesi`nin bunu iptal edeceğini biliyorlar. O zaman kadar polis teşkilatı üzerinde partizanca tasarrufta bulunmayı planlıyorlar. Daha önceki yasalarda olduğu gibi. Bu da demokratik ülkelerde karşılaşmayacağınız kadar büyük hukuk katliamıdır.` ifadelerini kullandı.`Halkın gözlerinin içine baka baka yanıltılması, utanç verici` İç Güvenlik Paketiyle kamuoyunda `molotofla ilgili kanun çıkarılıyor` görüntüsü verilmek istendiğini belirten Ercan Taştekin, `Molotof yasalarımıza ve Yargıtay içtihatlarımıza göre zaten suç. Konu ilgili yeni düzenleme yapılıyormuş gibi yalan söyleyerek, halkı kandırılıp, kamuoyunu etkilemeye çalışılıyor. Halkın gözlerinin içerisine baka baka kamuoyunun yanıltılması gerçekten utanç verici. Hükümet bunun Avrupa Birliği mevzuatına uyumlu olduğunu söylüyor. Bu kesinlikle doğru değil. Halkı yanıltıyorlar. Böyle yasalar, dikta rejimlerinde, anti demokratik ülkelerde görebileceğiniz yasalardır. Bu tasarı Ahmet Davutoğlu, Hükümeti kurduğunda Hükümet Planı`nda açıklananlar arasında yoktu. Aniden çıktı. Tam da bu yüzden İç Güvenlik Yasası, Paralel Hükümet`in işidir.` şeklinde konuştu.`Bu yasadan en büyük zararı, mevcut iktidar tabanı görecek` 17-25 Aralık operasyonlarından sonra devletin polisinin imha edildiğini söyleyen eski emniyetçi,yapılanların bir kesimin tasfiyesi değil, partiye, dar oligarşik yapıya biat edenlerin dışındaki bütün kesimleri tasfiyesi olduğunu belirtti. Aynı zamanda Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi Başkanı`da olan Ercan Taştekin ` Mevcut iktidarın tabanı zannetmesin ki “Bizim partinin polisi kuruluyor” buradaki `parti` deyimi `dar oligarşik yapı` anlamı taşıyor. Şunu iddia ediyorum bu yasadan en büyük zararı mevcut iktidarı tabanı görecek. Kendi siyasi partilerinde demokratik ortamın tamamen kalktığını görecekler.` ifadelerini kullandı.


23 Şubat 2015 Pazartesi  00:23

Zaman

Manşet - Suruç`ta polise uzaktan kumandayla bombalı saldırı


Şanlıurfa`nın Suriye sınırındaki Suruç ilçesinde dün sabah hareketli saatler yaşandı. Polis kontrol noktası yanındaki çöp konteynerine konulan bomba uzaktan kumandayla patlatıldı. Zırhlı polis aracının yanındaki Özel Harekât polisi Sıddık Bilgin, esnaftan Adnan Akaltun ile işçisi Mehmet Şahinsoy yaralandı. Beyaz renkli araç hurdaya dönerken bombayı kimlerin patlattığı akıllarda şüphe bıraktı.Şanlıurfa Suruç-Aligör yolu üzerindeki polis noktası yakınında çöp konteynerine yerleştirilen zaman ayarlı patlayıcı, saat 10.50 sularında infilak etti. Patlama sonucu beyaz renkli otomobil tanınamaz hale gelirken otomobil sahibi esnaf Adnan Akaltun, işçisi Mehmet Şahinsoy ve Manisa Emniyet Müdürlüğü`ne bağlı Özel Harekât polisi Sıddık Bilgin yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla Suruç Devlet Hastanesi`ne kaldırıldı, buradaki ilk müdahalenin ardından 3 kişi Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne sevk edildi. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Olayın hemen ardından Suruç Kaymakamı Abdullah Çiftçi ile Şanlıurfa Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı olay yerine gelerek incelemeler yaptı. Olay yeri inceleme işlemleri yaklaşık 3 saat sürdü. Detaylı incelemenin yapıldığı patlama bölgesine yakın arazilere dağılan polis, geniş arazide delil aradı. Polis, daha sonra patlama sonucu hurdaya dönen 63 PP 179 plakalı otomobili çekici ile bölgeden kaldırdı. Emniyet, patlamaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlattı.Suruç Kaymakamı Abdullah Çiftçi, patlamanın hurdaya dönen araç içinde değil, polis kontrol noktasına yakın çöp konteynerine konulan zaman ayarlı bir bomba ile gerçekleştirildiğini belirtti. Çiftçi, “Çok şükür herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Patlama anında biri görevli polis, ikisi sivil vatandaş olmak üzere üç vatandaşımız hafif şekilde yaralandı.” dedi. Tanınamaz hale gelen araçla ilgili de konuşan Kaymakam Çiftçi, “Araç, polis kontrol noktasına yakın demircilikle uğraşan bir esnafımıza aittir. Patlamayla ilgisi yoktur. Bombanın şiddeti çok etkili olduğu için araç hurdaya dönmüştür.” diye konuştu. Bu arada Şanlıurfa Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı, yaralanan Özel Harekât polisi Sıddık Bilgin`i tedavi gördüğü hastanede ziyaret ederek, sağlık durumu hakkında doktorlardan bilgi aldı. Çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplayan Pınarbaşı, polis memurunun sağlık durumunun iyi olduğunu ifade ederken, patlamanın meydana geldiği bölgede incelemelerin sürdüğünü kaydetti. Patlamanın ardından Şanlıurfa merkezi ile Suruç`ta güvenlik önlemleri artırılırken, şüpheli görülen araçlar durdurularak didik didik arandı.


14 Şubat 2015 Cumartesi  02:12

Zaman

Manşet - `Darbe mağduruyum` diyen iktidar 12 yıldır darbe yasalarına sarılıyor


AKP hükümetinin Türkiye`yi illüzyonla yönettiğini söyleyen Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkan Yardımcısı Kemal Abdullahoğlu, iktidarın darbe mağduru görünmesine rağmen 12 yıldır darbe yasalarına sıkı sıkıya bağlandığını belirtti.Zaman`a gündeme ilişkin açıklamalar yapan tecrübeli siyasetçi, Türkiye`de bir kavram kargaşası olduğunun altını çizdi. İktidarın siyaset sahnesindeki yanlışlarını ve toplumda oluşturduğu darbe paranoyasına değindi. Abdullahoğlu, “Lafa gelince `Biz darbelerden çok çektik. Darbe mağduruyuz.` Darbeyi gelsinler DYP`ye ve yaşayanlara sorsunlar. Bir yandan 12 Eylül darbesini ve beraberinde gelen anayasayı sürekli kötüleyip, darbe mağduru ve mazlum rolü oynayacaksınız, öte yandan 12 Eylül darbe anayasasına sıkı sıkı sarılacaksınız! Ne kadar? 12 yıl boyunca! Hem de elinizde salt parlamento çoğunluğu olduğu dönemde. Partiler ve seçim yasası, RTÜK yasası, YÖK yasası ve sendikalar ve çalışma yasası gibi darbe yasaları tam 12 yıldır yürürlükte. Sanki geldik, bir daha hiç gitmeyeceğiz havasındalar.” diye konuştu. TÜRKİYE`DE EKONOMİ, İLLÜZYONDAN İBARETAbdullahoğlu, AKP hükümetinin algı oluşturduğunu alanlardan en önemlisinin de ekonomi olduğunu anlattı. Türkiye`nin 2002 yılında iç ve dış toplam borcu 222 milyar dolar iken şimdi gelinen dönemde ise bu rakamın 625 milyar dolara vardığını belirtti. Döviz bazında Türkiye`nin borcunun 3 kat arttığını ve her yeni doğan bebeğin yaklaşık 7 bin dolar borçla doğduğu bilgisini verdi. “Böyle acı bir durum varken, şaşaalı saraylara, uçaklara, lüks makam araçlarına harcanan paraları ne dinimiz, ne halkın vicdanı kabul eder.” dedi. Değerlendirmesinde AKP`li 4 eski bakan hakkında yapılan Yüce Davan oylamasına da değinen Kemal Abdullahoğlu, yaklaşık 50 AKP`li vekilin aksi yönde karar vermesini, “Bu, AKP`nin yavaş yavaş çözülme sürecine girdiğine ve içeriden seslerin yükselmeye başladığına işarettir. Tüm baskılar ve açılan telefonlarla oylamanın 10 gün ertelenmesi 48 kişinin kararını değiştirmeye yetmedi.” sözleriyle değerlendirdi.GAZETECİNİN TEM`LE NE ALAKASI OLABİLİR?14 Aralık`taki medyaya ve özgürlüklere darbe operasyonlarına değinen Abdullahoğlu, Cumhuriyet tarihinde darbe dönemlerinde bile sansürler ve müdahaleler yaşansa da, bu denli yargısız infaz yapılmadığını söyledi. “Sırtında Terörle Mücadele (TEM) yazan ekiplerce bir gazete genel yayın yönetmeni, bir televizyon grup başkanının bir baskınla adeta kaçacaklardı son anda yakaladık izlenimi vererek binalarından alındı. Gazete genel yayın yönetmeni ve televizyon grup başkanının TEM`le ne alakası olabilir?” diye sordu.


26 Ocak 2015 Pazartesi  02:07

Zaman

Manşet - 17 bin hurda kamyon tekrar trafiğe çıkacak


Karayollarında güvenliği artırmak için 1990 model ve altı araçların hurdaya ayrılmasına yönelik bir kanun çıkarılmıştı. Protokol imzalanan kurum MKEK, hurda alımını 1 yıl önce sonlandırınca 17 bin kamyon ortada kaldı. Ömrünü dolduran taşıtların hurdaya alınmayıp yeniden trafiğe çıkması trafikte tehlike oluşturuyor.Karayollarında güvenliğin artırılması, çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla 1990 ve daha eski model ticarî araçların hurdaya ayrılmasıyla ilgili kanunun süresi 31 Aralık 2014`e kadar uzatıldı. Ancak protokol imzalanan Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) hurda alımını bir yıl önce bitirince 17 bin kamyon ortada kaldı. Ekonomik ve teknik ömrünü dolduran bu taşıtların alınmaması halinde yeniden trafik tescilinin yapılacağı ve yollara çıkacağı, bunun ise trafik güvenliğini tehlikeye atacağı belirtiliyor.Karayollarında güvenliğin artırılması ve çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla 1990 model ve daha eski kamyon, kamyonet, otobüs, minibüs, tanker ve çekicilerin hurdaya ayrılmasına yönelik bir kanun çıkarıldı. 18 Şubat 2009 tarihinde yürürlüğe giren ve 31 Mayıs 2012`de sona eren 5838 sayılı kanunun süresi, eklenen bir maddeyle 31 Aralık 2014`e kadar uzatıldı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, söz konusu taşıtların hurdaya ayrıldıktan sonra tekrar kullanılmaması için Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) ile protokol imzaladı. Uygulama kapsamında MKEK`in Kırıkkale, İzmir Aliağa ve Kocaeli Seymen`deki hurda müdürlüklerine 118 bin 555 taşıt teslim edildi. Hurdaya ayrılan bu taşıtlar için 581 milyon lira ödendi. Bakanlığın hurdaya ayrılacak taşıtların sahiplerine 2015 yılı sonuna kadar ödeyeceği tutarın 950 milyon liraya ulaşması bekleniyordu ancak MKEK, hurda alımını bir yıl önce sonlandırdı. Ömrünü dolduran bu taşıtların alınmaması halinde yeniden trafik tescilinin yapılacağı ve yollara çıkacağı belirtiliyor. Bu durumun ise trafik güvenliğini tehlikeye atacağı ifade ediliyor.İlgili bakanlıklardan hurdaya ayrılan ancak MKEK tarafından teslim alınmayan arabalarla ilgili Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, arabaların teslim takviminin 31 Aralık 2013 tarihinde dolduğunu, bu sebeple ödeme yapılamayacağını belirtti ancak ilgili tebliğ kapsamında hurda taşıtların 31 Aralık 2014 tarihine kadar MKEK hurda işletme müdürlüklerince teslim alınmasının mümkün olduğunu bildirdi. Bakanlık ayrıca söz konusu taşıtların sahiplerine ödeme yapılabilmesi için de yeni bir tebliğ çalışmasının sürdüğünü iletti. Maliye Bakanlığı ise belirlenen takvim içinde MKEK`e teslim edilmeyen taşıtların tescil kaydının tekrar yapılmasının uygun olacağını, yeni tebliğ yayımlanmadığından dolayı kanunun son faydalanma tarihi olan 31 Aralık 2014`e kadar hurda taşıtların teslim edilmesinin mümkün olduğu görüşünü beyan etti.`KANUN AÇIK OLDUĞU HALDE HURDA ALIMI YAPILMIYOR`Kanun açık olduğu halde hurda araç alımı yapılmadığını belirten hurda işleriyle uğraşan Celal Kılınç, “Türkiye genelinde 17 binin üzerinde hurdaya ayrılmış ancak MKEK`e teslimatı yapılamamış kamyon var. Bu araçların 2014 sonuna kadar teslim edilmesi gerekiyordu. Devlet, kanun çıkardığı halde bu taşıtları almadı. Teslim edilmeyen bu taşıtların, 2015 yılında yeniden tescil edileceği belirtiliyor. Emniyet, trafikten çekilerek hurdaya ayrılan bu taşıtları yeniden ruhsatlandırmak istiyor. Bunların tekrar yollara çıkması ciddi tehlike arz ediyor.” dedi. Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Genel Başkanı Hitay Güner, hurdaya ayrılan ve yaş haddini dolduran kamyonların trafiğe çıkmasının ciddi tehlike oluşturacağını söyledi. Trafik açısından yaşlı araçların mümkün olduğunca devre dışı bırakılması gerektiğini vurgulayan Güner, hurda kamyonları trafikteki canlı bomba olarak nitelendirdi.


26 Ocak 2015 Pazartesi  02:07

Zaman

Manşet - Bedelli askerlik için 113 bin kişi başvurdu


Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bedelli askerlik için başvuranların sayısının dün 17.00 itibariyle 112 bin 966 olduğunu açıkladı.Bir dizi açılış ve programlar için Sivas`ta bulunan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, partisinin ocak ayı il danışma meclisi toplantısında yaptığı konuşmada bedelli askerlik yasası ile ilgili ayrıntıları paylaştı. Bakan Yılmaz, Meclis`ten bedelli yasası çıkardıklarını anlatarak, şunları ifade etti: `Bedelli yasası şu; kimin bedelli yapacağını bilmiyoruz, bunun parayla da bir ilgisi yok. Silahlı Kuvvetleri, hem bedenen hem de mali desteklememiz lazım. Bizde kardeşlerimize diyoruz ki; Bir bedelli yasası çıkaralım ister 18 bin lira, aylık bin 500 lira ödeyerek 12 ayda 18 bin lira eder. Dolayısıyla bedelli askerliğe gidebilirsin ya da sözleşmeli erbaş yasasıyla, 3 bin lira operasyon tazminatı ile ayda 3 bin 500`e çıkıyor, biz sana para verelim. Burada profesyonel askerliğe geçişte önemli bir aşama.` 45 gün önce kabul edilen bedelli askerlik yasasından faydalanan kişi sayısını açıklayan Bakan Yılmaz, ` Dün 17.00 -17.30 itibariyle bedelli askerlikten yararlanan kardeşlerimizin sayısı 112 bin 966. Bu konuda çok teşekkür alıyoruz. Yakınları nedeniyle vatandaşlar bedelli yasası nedeniyle teşekkür ediyor. Hem insanlarımızın problemini çözüyoruz, hem de Silahlı Kuvvetlerimize mali yönden destek oluyoruz.` şeklinde konuştu.


24 Ocak 2015 Cumartesi  17:54

Zaman

Ekonomi - Gemi söküm sektöründe kriz: 12 firma kapandı


İzmir Aliağa`da firmaların kapanması, hurda çelik üretimini yüzde 30`a düşürdü. 2 bin kişinin çalıştığı bölgede yüzlerce kişi işsiz kaldı. Gemi sökümcülerin tek umudu, AB Çevre ve İş Sağlığı Yönetmeliği.Avrupa`nın en büyük gemi söküm bölgesi olan İzmir`in Aliağa ilçesindeki tesisler krizin pençesinde. Bangladeş, Hindistan, Pakistan gibi Asya ülkelerinin gemi söküm maliyetlerini düşürmesi, sektörde krize yol açtı. Aliağa`da faaliyet gösteren 22 firmadan 12`si kriz sebebiyle faaliyetine ara verdi. Yaklaşık 2 bin kişinin çalıştığı bölgede istihdam da 800`e kadar düştü. 2014`te 198 adet gemi sökümünden 572 bin ton hurda çelik elde eden sektör, 2013 yılına göre yüzde 30 seviyelerinde düşüş yaşadı. Gemi sökümcülerin tek umudu, AB Çevre ve İş Sağlığı Yönetmeliği. Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) Yöneticisi Ersin Çeviker, gemi söküm sektöründe faaliyet gösteren firmaların Bangladeş, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerin başlattığı haksız rekabet sebebiyle iflas riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Çeviker, “Gemi söküm bölgemizde bulunan 22 firmadan 12`si, yaşanan kriz nedeniyle faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldı. Bunun sonucunda hem yüzlerce kişi işsiz kaldı hem de firmaların milli ekonomiye sağladığı katkı büyük ölçüde sekteye uğradı.” dedi.Asya ülkelerinde gemi sökümü maliyetleri, Türkiye`ye göre çok daha avantajlı hale geldi. Bangladeş, Hindistan ve Pakistan, söküm maliyetindeki avantajları son dönemde gemi alımı noktasında fiyat yükselterek kullanmaya başladı. Buna karşı Türk gemi söküm sektörünün tek umudu, AB Çevre ve İş Sağlığı Yönetmeliği, çünkü Türkiye, diğer Asya ülkelerine göre bu yönetmeliğin gerekliliklerini yüzde 95 seviyesinde yerine getiren tek ülke. 2015`te söz konusu yönetmeliğin esas alınması halinde haksız rekabet uygulayan ülkeler, AB bayraklı gemileri sökemeyecek. GEMİSANDER yöneticisi Çeviker`in verdiği bilgiye göre Aliağa`da 2008`e kadar ortalama yıllık 150 bin ton hurda geminin geri dönüşümü yapılıyordu. Sektör, 2009`da deniz taşımacılığını olumsuz etkileyen küresel krizle birlikte yükselişe geçti. Sektör, 2012`de 927 bin ton çelik üretimiyle tarihinde ilk defa tam kapasite tonajına ulaştı ancak son bir yıldır düşüşe geçerek, 2014`te yüzde 30 daraldı. Sektörün, dünya demir çelik piyasası hurda fiyatları ve dolar kurundaki dalgalanmalardan etkilendiğini kaydeden Çeviker, bu kaybın ana sebeplerini şöyle açıklıyor: “Firmalarımız tarafından hurda gemi alış fiyatları, hurda satış fiyatlarına ve ton başı maliyet hesaplarına göre belirlenmektedir. Daha önceden tedarikleri yapılan hurda gemiler, hurda fiyatlarındaki ani düşüşler nedeniyle zarara uğramışlardır. Türk firmalarımızın hurda gemi alımı noktasında başta Hindistan ve diğer Asya ülkeleri ile rekabet şansının bulunmaması, bu ülkelerin düşük işçi maliyetleri, çevre yatırımları, makineleşme ve atık bertaraf maliyetlerinin bulunmaması, hurda gemilere yüksek fiyatlar vermesine neden olmaktadır.”2009`dan itibaren gemi söküm çalışanlarının faaliyetlerinin devamlılığının, ekonomisi için büyük bir kazanç olduğunu dile getiren Çeviker, ancak 2014`te yaşanan kapasite düşüşleri nedeniyle birçok firmanın, işçi çıkarmak ve faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını söyledi.2015`te hurda fiyatı istikrarının sağlanması yönünde beklenti içinde olduklarını sözlerine ekleyen Çeviker, “AB bayrağı taşıyan gemiler, yönetmelik kapsamında 2015`ten itibaren Asya ülkelerinde sökülemeyecek. Bu çerçevede çevre ile işçi sağlığı ve güvenliğini dikkate almayan Asya ülkelerinde gemi sökümü engellendiği takdirde Türk gemi söküm sektörü, dünya liderliği konumuna yeniden dönecektir. Ancak 2015 için iyimser tahminde bulunmak mümkün değil. En azından 2015`te psikolojik rakam olan 500 bin tonun altına düşmemek beklentisindeyiz.” diye konuştu.


22 Aralık 2014 Pazartesi  02:05

Zaman

Manşet - İzmir`in göbeğinde yaşam mücadelesi


İzmir`in Karabağlar ilçesinde metruk bir bina içine kurdukları çadır içinde yaşayan ailenin dramı yürek burkuyor. Hurda toplayarak ailesinin geçimini sağlamaya çalışan Tuncay Cabık (40) yokluk içinde ailesine bakmaya çalıştığını söyleyerek yetkililerden yardım bekliyor.İşsizlik sebebiyle Adana`dan göç eden Tuncay Cabık, 2012 yılında İzmir`e geldi. Tuncay Cabık, eşi Gülcan çocukları Olcay (15) ve 13 yaşındaki Umut ile birlikte bir süre geçici işlerde çalıştı. Herhangi bir gelir kaynağı bulunmayan Tuncay Cabık, ailesine bakabilmek için hurda toplamaya başladı. Aile daha sonra kalmak için tavanı olmayan bir metruk bina buldu. Cabık ailesi, boş arazide bulunan metruk binaya yerleşti. Üstü açık metruk bina içine çadır kuran ve burada yokluk içinde yaşam mücadelesi veren aile, vatandaşların da yardımıyla geçinmeye çalışıyor. Eşi Gülcan Cabık`ın Adana`da geçirdiği trafik kazası sebebiyle iki bacağında da platin bulunduğunu ve yürümekte zorluk çektiğini belirten Tuncay Cabık, `Eşim ve iki çocuğumla yaşam mücadelesi veriyorum. Hurda toplayarak geçinmeye çalışıyoruz. Büyük oğlum benimle birlikte hurda topluyor. Hiçbir imkanımız yok. Perişan haldeyiz. Yetkililerden yardım bekliyoruz.` dedi. Soğuk kış günlerinde hastalıklarla boğuştuklarını anlatan acılı baba Cabık, `Muhtar vasıtasıyla Kaymakamlık tarafından bir ev ayarlayacağını duyduk. İnşallah kısa sürede bir eve çıkarız.` diye konuştu.(CİHAN)


07 Aralık 2014 Pazar  10:36

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

trafik kazası ankara haberleri izle 17 subat  7 snf sbs deneme cevap anahtar  çengel bulmaca cevap sözcü gazetesi  fahİr çamurtrafİk kazasi  08 ekim 2009 yeni a  rotary kulübü  08 ekim 2009 yeni a  7 eylül 2009 hürriyet akdeniz gazetesi antalya  14 eylül 2009 hürriyet akdeniz gaetesi antalya  atv tevitöl mesut  star tv haber 2001  dünkü posta gazetesi manşeti  30 temmuz 2009 fox haberleri  fanatik gazetesi fenerbahce  gezgi  enver toçoğlu elektrik hırsızlığı  liseler tatil  fox tvspor g s paulacenku trasferi  bitlis pmyo  analiz yayınları 3 bds cevap anahtarı 8 sınıf  dünkü star tv anahaber  15 03 2009 izmir yarış sonuclari