Bulunan Haber Sayısı: 224
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Cumhuriyet `yolsuzluk` dosyasını açıyor


Cumhuriyet gazetesi `yolsuzluk ve rüşvet` operasyonu dosyasını yeniden açıyor. Can Dündar`ın hazırladığı yazı dizisi Pazar gününden itibaren Cumhuriyet`te yayınlanacak.Cumhuriyet Gazetesi bugünkü sayısında yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili bir haber yaptı. Binlerce sayfalık yolsuzluk dosyasını satır satır inceleyen Can Dündar`ın yazı dizisinin 3 Ağustos Pazar gününden itibaren Cumhuriyet gazetesinde yayınlanacağı duyuruldu.YOLSUZLUK VE RÜŞVET OPERASYONUBir dizi ihbarla Eylül 2012 ve Şubat 2013`te başlayıp, 17 Aralık 2013 günü Cumhuriyet Savcısı Celal Kara`nın gözaltı talimatları ve ilgili mahkemelerin arama kararlarının yerine getirilmesi ile gündeme geldi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen, aralarında iş adamları, bürokratlar, banka müdürü, çeşitli düzeyde kamu görevlileri 4 bakan ile 3 bakan çocuğunun olduğu kişiler hakkında `rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık` suçlarını işledikleri iddiasıyla yürütülen soruşturmadır.İçişleri Bakanlığı`nca, savcılığın gözaltı ve mahkemenin arama kararlarını yerine getiren adli kolluk amir ve memurlarının ciddi bir kısmının görev yerleri değiştirildi, görevden alındı veya meslekten ihraç edildi. 29 Ocak 2014`te soruşturma savcısı Celal Kara, 11 Şubat 2014 tarihli HSYK kararnamesi ile de soruşturma iznini veren İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Zekeriya Öz`ün aralarında bulunduğu 166 hakim ve savcının görev yeri değiştirildi.


01 Ağustos 2014 Cuma  13:04

Zaman

Manşet - Mazlumder: Polis gözaltısında insan hak ve hürriyetleri ihlal edildi


Mazlumder: Polislere karşı yürütülen soruşturmada yargının bağımsızlığına gölge düşmüş ve insan hak ve hürriyetleri ihlal edildi.17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet operasyonunu yürüten polislere düzenlenen operasyon süresince yaşanan insan hakları ihlalleri ve yargının bağımsız ve tarafsızlığının zedelendiğine dair Mazlumder basın açıklaması yapıldı. 22 Temmuz`dan itibaren başlayan sürecte yaşananları raporlayan açıklamada, soruşturma süresince, temel insan hak ve hürriyetleri ihlal edilerek özgürlüklerin kısıtlandığına dikkat çekildi. Mazlumder Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arif Koçer, yargılama makamlarını etkileme çabası içerisinde olunmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu vurguladı.Açıklamada, soruşturma süresince şüpheli kişilerin henüz yargılama yapılmadan suçlu ilan edilmelerinin “Masumiyet Karinesi` ilkesine gölge düşürdüğü ve yargının bağımsız ve tarafsız işleyişini zedelendiğine dikkat çekildi.Koçer`in açıklamalarında gözaltında kötü muamele, gece gündüz demeden yapılan sorgunun, tek bir hâkim tarafından yürütülmesini, hem şüpheliler hem de sorguyu yapan hâkim için hak ihlali olarak değerlendirdi. Koçer, “Medya üzerinden propagandaya dönüşen şüphelilerin lehinde ve aleyhindeki yayınlar ile politikacıların gözaltındaki şüphelilere ve soruşturmaya ilişkin açıklamaları, bu ilkeleri ihlal etmiş ve soruşturmaya gölge düşürmüştür.” açıklamasında bulundu.“Şüphelilerden bazıları, iddia edildiği gibi, geçmişte, hukuksuz veya usulsüz işlemlerde yer almış olsalar bile; aynı usulü onlara karşı yürütmek hak ihlalidir. `Usul esasa mukaddemdir` düsturunun çiğnenmesinin mağduriyetler ve yeni intikam duyguları da oluşturmaktadır.” açıklamalarında bulunuldu.MAZLUMDER`in tam metin açıklaması şöyle:MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arif KOÇER`in 22 Temmuz 2014 tarihinde gözaltına alınan emniyet mensuplarının gözaltı süreçlerine ilişkin yaptığı açıklama aşağıdadır.Bağımsız, Tarafsız ve Adil Bir Yargı İhtiyacı Bir Kez Daha Ortaya Çıkmıştır22 Temmuz 2014 gününün ilk saatlerinde bir kısım Emniyet mensubuna yönelik İstanbul merkezli operasyon gerçekleştirilmiş ve 49 polis memuru gözaltına alınmıştır. 29 Temmuz 2014 gecesi, gözaltına alınan 49 şüpheliden 38`inin serbest bırakılmasına, 11 kişinin tutuklanmasına karar verilmiştir. Serbest bırakılan 38 şüpheliden 8`i hakkında yurt dışına çıkma yasağı konulmuş, 17 şüphelinin ifadesi alınmadan dosya üzerinden serbest bırakılmasına karar verilmiştir.Usulsüz dinleme, resmi belgede sahtecilik, sahte delil üretmek ve casusluk gibi ağır / ciddi suçlamalar atfedilen şüpheliler hakkındaki soruşturma işlemlerinde “Adil Yargılanma Hakkı”nın ihlali niteliğindeki yargı sisteminin kadim sorunları bir kez daha yaşanmıştır.Kanunlar veya uygulayıcılar ne kadar değişirse değişsin, pratik değişmemekte; yargının bağımsız ve tarafsız işleyişine dair şüpheler ortaya çıkmakta, şüphelilere suçlu muamelesi yapılmakta, medya üzerinden masumiyet karinesinin ihlali, yargılama makamlarını etkileme çabası, Gözaltında kötü muamele, gözaltı sürelerinin aşılması ve benzeri sorunlar yaşanmaya devam etmektedir. Soruşturma ve kovuşturmadaki usulsüzlük ve hukuka aykırılıklar adil olmayan bir yargılamaya neden olmakta, sonuçta verilen nihai hükmü de hukuken sakat hale getirmektedir. Bu nedenle, soruşturmanın başından kovuşturma sonuna kadar bütün aşamalarda adil bir yargılamanın tüm güvenceleri sağlanmalıdır.Bahse konu operasyonda şuphelilerin dört gün yasal gözaltı süresinden sonra, bir eşya gibi `muhafaza altına alınarak` özgürlüklerinin kısıtlı tutulmaya devam edilmesi suretiyle savcılık ve sorgu işlemlerinin sürdürülmesi kabul edilemez. Şüpheli olarak gözaltına alınanlar hakkında mümkün olan en kısa sürede karar verilmesi gerekir. Devlet, özgürlüğünü kısıtladığı kişiler hakkında en kısa sürede serbest bırakılma veya tutuklama yönünde bir karar verilmesini sağlamak ve gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Günler süren ve gece gündüz demeden yapılan sorgunun, tek bir hâkim tarafından yürütülmesi, hem şüpheliler hem de sorguyu yapan hâkim için hak ihlalidir.Adil bir yargılamanın en büyük güvencesi mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olması, hiçbir kişi ve kurumdan talimat almadan görevini yapması ile “Masumiyet Karinesi` ilkesine riayettir. Medya üzerinden propagandaya dönüşen şüphelilerin lehinde ve aleyhindeki yayınlar ile politikacıların gözaltındaki şüphelilere ve soruşturmaya ilişkin açıklamaları, bu ilkeleri ihlal etmiş ve soruşturmaya gölge düşürmüştür.Şüpheli kişilerin henüz yargılama yapılmadan suçlu ilan edilmeleri, adil bir yargılama beklentisini ortadan kaldırmaktadır..Şüphelilerden bazıları, iddia edildiği gibi, geçmişte, hukuksuz veya usulsüz işlemlerde yer almış olsalar bile; aynı usulü onlara karşı yürütmek hak ihlalidir.Adil yargılanma ve masumiyet karinesi ilkesi sadece kağıt üzerinde kalan ilkeler olmamalıdır.Geçmişte yapılan hak ihlallerini misli ile yapmak ve bunu meşru göstermeye çalışmak yeni mağduriyetler doğurmakta ama eski mağduriyetleri de ortadan kaldırmamaktadır.Esas olan bu ihlalleri doğuran mekanizmaları sorgulamak, denetlemek ve bir daha aynı hak ihlallerinin meydana gelmemesi için gerekli yasal düzenlemeleri ve güvenceleri sağlamak olmalıdır. `Usul esasa mukaddemdir` düsturunun çiğnenmesi davanın özune zarar vermekten başka bir işe yaramadığı gibi yeni mağduriyetler ve yeni intikam duyguları da oluşturmaktadır.MAZLUMDER olarak esas sorunun, İstiklal Mahkemeleri`nden, Yassıada`ya, Sıkıyönetim Mahkemeleri`nden, DGMlere, Özel Yetkili Mahkemeler`e dek uzanan, siyasetin ve vesayetin yargıyı bir tedip aracı olarak görme alışkanlığına dayalı mekanizma sorunu olduğuna inanıyoruz. Bu sorun ile yüzleşerek, insan hakları ihlali doğuran sistemin değişmesi ve değiştirilmesi gerektiğini belirtmek istiyoruz. Bir dönem sistemin sahibi gibi görünen ve ihlale neden olanların bir süre sonra aynı sistemin mağduru olduğu tarihi gerçeğini hatırlatarak, usul, hukuk ve adaletin herkes için her zaman savunulması gerektiğinin altını çizmek isteriz. Hakkındaki suç isnadı ne olursa olsun, herkesin adil bir şekilde soruşturulması, yargılanması en başta gelen haklardandır. Aksi halde, adalet adı altında zulüm dağıtılmaya devam edilir.Kamuoyuna saygıyla duyurulur..Mehmet Arif KOÇERMazlumder Gn Bşk Yrd


01 Ağustos 2014 Cuma  15:19

Hürriyet

Magazin - Gelenekten Evrensele Osmanlı Mutfağı


Osmanlı ve Ortadoğu mutfakları üzerine uzmanlaşan Yunus Emre Akkor`un yeni kitabı Osmanlı Mutfağı Alfa Yayınları`ndan çıktı.


01 Ağustos 2014 Cuma  16:27

Radikal

Türkiye - PKK, ABD`nin terörist listesinden çıkarılabilir


Center for American Progress (CAP) düşünce kuruluşu, Türkiye`deki çözüm sürecine ilişkin yayınladığı analizde PKK`nın ABD`nin terörist listesinden çıkarılabileceğini açıkladı.


01 Ağustos 2014 Cuma  13:59

Anadolu Ajansi

Son dakika - Alman basını `antisemitizm` iddialarıyla katliamı örtüyor


Ülkedeki bazı büyük medya gruplarının İsrail yanlısı yayınları ve ülkede devam eden Filistin`e destek gösterilerini Yahudi karşıtlığıyla ilişkilendirme çabaları tepki topluyor.


01 Ağustos 2014 Cuma  13:18

ODATV

Gündem - Beyaz TV`de büyük sansür


Kadir Çelik ayrılıyor...


01 Ağustos 2014 Cuma  12:52

Zaman

Manşet - Ekmeleddin İhsanoğlu: İstiklal Marşı mevzuu yanlış yansıtıldı


Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, İstiklal Marşı meselesinin yanlış yansıtıldığını belirterek `Mehmet Akif Ersoy`un en yakın arkadaşının oğluyum ve bu eşsiz eseri Arapça`ya çevirdim. Benim bu marşı bilmemem mümkün mü? Görüntüler üzerinde oynayarak istedikleri gibi yansıtıyorlar.” dedi.Cumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu Best FM`de yayınlanan Konuşan Türkiye programında Haber Müdürü Tufan Yakar`ın sorularını cevapladı.Seçim çalışmalarının takvimsel ve maddi sıkıntılarından bahseden İhsanoğlu, sürenin çok kısa olmasının ve adaylara getirilen bağış kısıtlamalarının kendileri için bir engel olduğunu söyledi. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir kampanya metodunun olmadığını belirten Ekmeleddin İhsanoğlu, bunun birileri için özel olarak ayarlandığını iddia etti.Medyanın adaletsizliği de cumhurbaşkanı adayının gündemindeydi. Özellikle TRT`nin tek aday lehine yayınlarından rahatsızlını dile getiren İhsanoğlu, bu durumun adil bir seçime uygun olmadığını ifade etti.Programda İhsanoğlu`ya yüzde altmış oy alacağına dair tahminini koruyup korumadığı da soruldu. Ekmeleddin İhsanoğlu bunun bir tahmin olmadığını, seçmenlerin huzur aradığını, adaylığının seçmenlerce büyük bir memnuniyetle karşılandığını söyledi.Peki, İhsanoğlu seçilirse nasıl bir cumhurbaşkanı olacak? Türkiye`nin birleştirici bir cumhurbaşkanına ihtiyacı olduğunu vurgulayan İhsanoğlu, özellikle diğer adaylardan Başbakan Erdoğan`ın ötekileştirici söylemlerini eleştirdi. Türk Milleti`nin adil bir cumhurbaşkanı istediğinin de altını çizen İhsanoğlu, ona oy verenleri de vermeyenleri de eşit gören bir yöneticiye ihtiyaç olduğunu belirtti.“İstiklal Marşı mevzuu yanlış yansıtıldı”Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, medyaya yansıyan görüntüler hakkında ise sert açıklamalarda bulundu.” Aday olmasaydım oyumu Selahattin Demirtaş`a verirdim” şeklinde bir ifadesinin olmadığını söyleyen İhsanoğlu, bunun bir iftira kampanyası olduğunu ve ispatlamayanların müfteri olacaklarını belirtti.Tufan Yakar`ın “İstiklal Marşı`nı biliyor musunuz?” sorusuna, Mehmet Akif Ersoy`un en yakın arkadaşının oğlu olduğunu ve bu eşsiz eseri Arapça`ya çevirdiğini vurgulayan İhsanoğlu, “Benim bu marşı bilmemem mümkün mü? Görüntüler üzerinde oynayarak istedikleri gibi yansıtıyorlar.” dedi.“Kadınlar kahkaha atmalı”Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç`ın kadınların sokakta kahkaha atmasını eleştirdiği konuşma da programda gündeme geldi. Ekmeleddin İhsanoğlu sadece kadınların değil, herkesin kahkaha atmasının güzel bir davranış olduğunu, toplumun gülmeye ihtiyacı olduğunu ifade etti, toplumdaki kutuplaşmanın son bulması için 10 Ağustos`un son viraj olduğunu vurguladı.


01 Ağustos 2014 Cuma  11:42

Zaman

Ekonomi - Yargıtay: Nitelikli işte asgari ücret hayatın olağan akışına ters


Eskişehir`de bir firmanın paketleme servisinde forklift işçisi olarak çalışan işçi, maaşının sigorta matrahında gösterilen kısmını banka aracılığı ile geri kalan kısmını ise iş yerinde bulunan bir odada zarfla aldığını belirterek, tespit davası açtı.Zarfın verildiği kamera kayıtlarını da mahkemeye delil olarak sunan işçi, dava reddedilince konuyu Yargıtay`a taşıdı. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, mahkemenin, delilleri yeterince incelemeden hüküm kurduğunu belirterek, `Nitelikli ve tecrübeli bir işçinin, yaptığı işin özelliğine göre asgari ücret ile çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır.` görüşü kapsamında, mahkeme kararının bozulmasına karar verdi. Çifteler`de bir firmanın paketleme bölümünde forklift işçisi olarak çalışan genç ve arkadaşları, maaşlarının sigorta matrahında gösterilen bölümünü bankadan, kalan kısmı da iş yerinde bir odada işçilerin sıraya girmesiyle verilen zarfla aldıklarını belirterek, Çifteler Asliye Hukuk Mahkemesi`ne tespit davası açtı. İşçiler, zarf içinde elden para ödenmesine ilişkin iş yerinde bulunan kamera kayıtları görüntülerine ait CD`yi de mahkemeye sundu. İşçilerin bir oda kapısı önünde sırada beklediklerine dair görüntülerde, odadan çıkanların elinde ince uzun zarfların olduğunun görüldüğü ortaya çıktı. Kararını açıklayan mahkeme davayı reddetti. `MAHKEME EKSİK ARAŞTIRMAYLA KARAR VERDİ`Davacı avukatı, kararı temyiz etti. Dava dosyasını yeniden ele alan Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, mahkemece, gerçek ücretle çalışma tespitine ilişkin talebin reddine ilişkin kararın, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verildiğine dikkat çekti. Nitelikli ve tecrübeli bir işçinin, yaptığı işin özelliğine göre asgari ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun vurgulandığı Yargıtay kararında, işveren tarafından asgari ücret üzerinden düzenlenen belgelerin aksinin kanıtlanamayacağının düşünülemeyeceğinin altı çizildi. Kararda, somut olayda davalı iş yerinde ücretin, sigorta matrahında gösterilen kısmının banka aracılığı ile geri kalan kısmının ise iş yerinde bulunan bir odada işçilerin sıraya girmesi suretiyle elden zarf içinde ödendiği iddiası ile birçok işçinin gerçek ücretin tespiti için davanın açıldığı vurgulandı.Aynı nitelikteki davalarda bahsi geçen zarf içinde elden para ödenmesine ilişkin iş yerinde bulunan kamera kayıtları görüntülerine ait CD`nin dosyaya sunulduğunun hatırlatıldığı kararda; görüntülerde işçilerin bir oda kapısı önünde sırada bekledikleri ve içeriden çıkanların elinde ince uzun zarfların olduğunun görüldüğü belirtildi. Tanıkların da iş yerinde böyle bir uygulama olduğunu beyan ettiklerine işaret edilen Yargıtay kararında, işçilerin ücret bordrolarının da imzasız olduğu dile getirildi. Forklift işçisi olarak çalışan işçiye Eskişehir Ticaret Odası yazısında 2007-2010 yıllarında emsal işi yapanların asgari ücretin yüzde 30 fazlası ücret aralığında ücret alabileceğinin bildirildiğinin kaydedildiği açıklamada, `Mahkemece yapılacak iş, dosyaya delil olarak sunulan kamera görüntülerini de delil başlangıcı kabul ederek, Sosyal Güvenlik Kurumu`ndan davacının sicil dosyası ile iş yerine ilişkin dönem bordrolarını getirtmekti. Yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile iş yerinin kapsam ve kapasitesini belirlemek, gerektiğinde işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurulması da gerekirdi. İşverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde de durulmamıştır. Davacının bildirilen ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, bildirilen ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığının da değerlendirilmesi lazımdı. Bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde, bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan iş yerlerinden, gerektiğinde ilgili meslek odasından ve Türkiye İstatistik Enstitüsü`nden emsal ücret araştırması yaparak, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekiyordu. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine oy birliğiyle karar verildi.`


25 Temmuz 2014 Cuma  11:21

ODATV

Gündem - Korkmayın kardeşim yayınlayın gitsin


Kılıçdaroğlu`ndan Erdoğan`ın Baykal kasetiyle ilgili çağrı:


01 Ağustos 2014 Cuma  12:52

Zaman

Manşet - Gazze`de 72 saatlik yeni bir ateşkes ilan edildi


Birleşmiş Milletler ve ABD, İsrail ve Hamas arasında Cuma günü sabah saatlerinden itibaren geçerli olmak üzere 72 saatlik bir ateşkes anlaşması yapıldığını duyurdu.BM ve ABD tarafından yayınlana ortak bildiride, çatışmanın her iki tarafının da insani ateşkesi koşulsuz olarak kabul etmesinin, daha uzun ömürlü ateşkes görüşmelerinin yapılması için teminat olduğu belirtildi.


01 Ağustos 2014 Cuma  01:00

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  

öğr görv dr  6 kasım sözcü gazetesi köşe yazıları  çumra  05 10 2010  16 temmuz 2009 star gazetesi çekiliş  ocak ayında olan trafik kazalarının sayısı  salih kükrek  atv haberleri 02 06 9 2009  01 mart olay tv ana haber izle  karabal karakol baskını 1993 ölü  9 mayıs 2009 fox tv akşam haber bülteni video izle  12 ağustos 2009 tarihli gazete oku  21 09 2009 posta gazetesi oku  hürriyet gazetesi 18 şubat 2009 tarih  04 08 2009 atv ana haber izle  ülke tv 13 nisan 2009 sıradışı programını izle  analiz yayınları 1 deneme sınavı cevap anahtarı  15 nisan habertürk gazetesi  05 04 kurye video 12 04 2010  genel af 2011 de varmı  17 01 2010 fox tv habrler  çukurova ekİ haberlerİ 16 ocak