Bulunan Haber Sayısı: 253
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - RTÜK`ün belgesel zulmü!


17 ve 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra muhalif yayın yapan kanallara baskıyı artıran Radyo Televizyon Üst Kurulu`nun (RTÜK) hukuksuz kararları, sadece yayın kuruluşları için değil, izleyici için de eziyete dönüştü.Kurulun AKP`li üyelerinin hukuksuz kararları sonucu televizyon programlarına yayın durdurma cezası veriliyor. Yayını durdurulan programların yerine, belgesel yayınlama mecburiyeti getirilerek televizyonlara belgesel gönderiliyor. Geçtiğimiz 8 ay boyunca onlarca yayın durdurma cezası verilen kanallar, tozlu raflardan indirilen ve artık izlenme ihtimali olmayan, teknik açıdan zayıf, modası geçmiş belgeselleri yayınlamak mecburiyetinde bırakılıyor.“ÇOĞU BELGESELİN YAPIMCISI ARTIK ARAMIZDA DEĞİL”Yayın durdurma cezası verilen kanalların izleyicisi, Matematiğin Aydınlık Dünyası, Çatal Höyük, Kuş, Sazlık gibi 30 yıl önce VHS kameralarla çekilmiş kalitesiz, bozuk ve içerikten yoksun belgeseller izlemeye mahkûm ediliyor. Özellikle Samanyolu Haber TV ve Bugün TV`nin maruz kaldığı cezalar, sadece kanallara değil, aslında izleyiciye kesiliyor. RTÜK`ün, kendilerine 1980 ve 90`larda çekilmiş kalitesiz belgeselleri dayattığını söyleyen Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros, “Belgesellerin jeneriğine bakıyorsunuz isimlerin çoğu hayatta değil. Ne kadar yayın durdurma aldıysanız, o süre kadar belgesel yayınlama zorunluluğu getiriliyor. Normal bir parti ile ilgili yaptığınız haber yüzünden bile bize ceza verilirken, yasakları alenen çiğneyenlere ceza kesilmiyor.” diyor. Bugün TV`de Gök Kubbede Gezintiler (1999), Türkiye`nin Kuşları (1998), Sonsuzluğa Uzanma (2002), Akdeniz`de Gezintiler (1994), Akdeniz Gezgini (2001), Kuş Cenneti (1988) ve Matematiğin Aydınlık Dünyası (1994) gibi belgeseller yayınlandı.Yerel seçimler sonrası 46, cumhurbaşkanı seçimi sürecinde ise 3 kez yayın durdurma cezası alan Samanyolu Haber TV Genel Yayın Yönetmeni Metin Yıkar, gelinen noktayı yayıncılık açısından `vahim` olarak değerlendirirken, RTÜK`ün uygulamaları karşısında sessiz kalanları ise `Basın özgürlüğü herkese lazım.` diyerek eleştiriyor. Samanyolu Haber TV en çok 19 defa `Akdeniz`de Gezintiler` adlı belgeselle cezalandırılmış. 1996 yapımı belgeselde gece ve gündüz su altı dalışları yayınlanıyor. 10 bölüm halinde yayınlanan Akdeniz Gezgini adlı belgesel 2001 yapımı. Ankara`nın Müzeleri (1996), Çatal Höyük, Deprem, Gökkubbede Gezintiler (1999), Kuş Cenneti, Matematiğin Aydınlık Dünyası (1994), Selimiye Kışlası, Sonsuzluğa Uzanmak, Türkiye`nin Kuşları (1998) ve Zamanın Durduğu Yer Kaya Köyü gibi onlarca belgesel RTÜK tarafından kanala gönderilmiş. Belgeselleri adeta `ceza` aracı olarak kullanan RTÜK, sadece kanala ve izleyicilere eziyet etmekle kalmıyor, belgesellerin çoğu aramızda olmayan yapımcı, yönetmen ve emekçilerine de haksızlık ediyor.


14 Ağustos 2014 Perşembe  02:09

Sözcü

Gündem - Tarihin akışını değiştiren anlar



20 Ağustos 2014 Çarşamba  01:00

Zaman

Manşet - Ramazan Akyürek, iddiaları yalanladı


Eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, hakkında Sabah gzetesinin yaptığı yayınlara ilişkin avukatı Adnan Şeker aracılığı ile bir açıklama yaptı. Gazetede yer alan iddiaların asılsız olduğunu ifade eden Akyürek, yayını hazırlayan kişilerle hukuki mücadelenin sürdürüleceğini belirtti.Akyürek`in avukatı Adnan Şeker tarafından yapılan açıklamada, gazetenin 18 Ağustos 2014 tarihli nüshasında, manşetten verilen `Pensilvanya`nın Kozmik İhaneti` ve `Paralel Enerji Casusluğu` haberleri ile Akyürek hakkında verilen haberlerin tamamen gerçek dışı ve hayal mahsulü olduğu ifade edildi. Haberde Ramazan Akyürek`in, `Gülen`in Has Adamı` ve `Gülenist Polis Şefi` gibi ifadeler kullanılarak bir grupla irtibatlandırma yapılmak istendiğini belirten avukat Şeker, algı operasyonu yapılarak karalama kampanyası yürütüldüğünü kaydetti.`HABERDE YER ALAN 4 İDDİA GERÇEK DIŞI`Yayınlanan haberlerin Ramazan Akyürek ile alakalı olmadığı, gerçek dışı ve hayal mahsulü olduğunu örneklerle açıklayan Şeker şöyle devam etti: `EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ve üyelerinin 2009 tarihinden sonra teknik ve fiziki takibe alındığı, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ve ailesinin takip edildiği ileri sürülmüştür. Oysa müvekkilim Ramazan Akyürek, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı görevini 2009 yılında bırakmıştır. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz`ın 2009 yılında dinlenildiği ve takibe alındığı ileri sürülmüştür. Mustafa Yılmaz Şubat 2014`te EPDK Başkanı olmuştur. Haberde belirtilen tarihte EPDK başkanı Mustafa Yılmaz değildir. 2009 tarihinde Mavi Akım, Şahdeniz ve Nabucco projelerinin gündemde olduğu dönemde, dinleme ve teknik takibe başlandığı iddia edilmiştir. Oysa Mavi Akım Projesinin 2000`lerin başında imzalandığı, Nabucco ve Şahdeniz projelerinin de 2011 ve 2012`de gündemde olduğu ve imzalandığı düşünüldüğünde haberin hayal mahsulü olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. Yine ilgili haberde, Ramazan Akyürek hakkında bu konuya ilişkin açılan soruşturma bulunduğu, bu soruşturma kapsamında bilgi belgelere ulaşıldığı iddia edilmiştir. Oysa müvekkilim hakkında açılmış böyle bir soruşturma olmadığı gibi, haber ile ilgili hiçbir belgeye yer verilmemiştir. Haberi doğrular nitelikte somut bir delil, bilgi belge sunulmamış ve gösterilmemiştir. İddialar gerçek olmadığı için bir belge gösterilmesi de mümkün değildir.`Gazetede yer alan yayınlar ve yayını hazırlayan kişiler ile hukuk çerçevesinde mücadeleye devam edileceğini kaydeden Şeker, yayını yapanlar hakkında hukuki ve cezai takibat yapılacağı ve titizlikle takip edileceğini belirtti.(CİHAN)


18 Ağustos 2014 Pazartesi  16:14

Zaman

Manşet - İsrail, Brezilya`dan özür diledi


İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff`i telefonla arayarak Gazze saldırıları esnasında yayınlanan bildiri karşısında, İsrail makamlarının Brezilya`ya yönelik kullandığı `diplomatik cüce` benzetmesi için özür diledi. İkili telefonda ayrıca Gazze Şeridinde yaşanan çatışmaları ve son gelişmeleri değerlendirdi.Konuya ilişkin Brezilya Devlet Başkanlık Sarayı`ndan yapılan açıklamada, yeni İsrail Cumhurbaşkanı`nın, çalışanlar tarafından yapılan açıklamaların, halkın görüşünü ve ikili ilişkilerin mevcut durumunu yansıtmadığını söylediği ifade edildi. Brezilya`nın pozisyonunun sabit olduğunu savunan Rousseff`in de uluslararası kuruluşların kararlarına saygı duyduklarını ve ölen sivillere dikkat çekerek yalnızca adaleti savunduklarını dile getirdiği bildirildi.Yayınlanan notta ayrıca, İsrail tarafı, saldırıları kendilerini savunma amacıyla gerçekleştirdiğini söylerken; Rousseff`in sürekli bir ateşkes ve kalıcı çözüm için barış görüşmelerinin hızlandırılmasını talep ettiği dile getirildi.Brezilya hükümeti, Temmuz ayında gerçekleşen saldırıda İsrail ordusunun orantısız güç kullandığını söyleyerek İsrail hükümetini suçlamış ve buna karşılık İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yigal Palmor, yaptığı karşı söylemle Brezilya`yı `diplomatik cüce` olarak tanımlamıştı.(CİHAN)


13 Ağustos 2014 Çarşamba  15:25

Zaman

Manşet - CHP`de olağanüstü kurultay 5-6 Eylül`de toplanacak


CHP`nin kurultay tarihi belli oldu. Buna göre delegeler, 5-6 Eylül tarihlerinde sandık başına gidecek. MYK toplantısında alınan kararları açıklayan Parti Sözcüsü Haluk Koç, kurultayda `çarşaf liste` uygulamasının esas olacağını söyledi. Koç ayrıca, dar kapsamlı bir tüzük değişikliğine gideceklerini anlattı.CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı. MYK devam ederken basın toplantısı düzenleyen Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, alınan karar doğrultusunda belirlenen olağanüstü kurultay tarihini açıkladı. Buna göre, CHP`nin 18. Olağanüstü Kurultayı 5-6 Eylül 20014 tarihlerinde ATO Congresium`da toplanacak. Koç, Genel Başkan Kılıçdaroğlu`nun parti tüzüğündeki yetkisini kullanarak olağanüstü kurultay için çağrı yaptığını hatırlattı. Şöyle konuştu: “CHP`nin olağanüstü kurultayı 5-6 Eylül 2014 tarihlerinde ATO Kongre Merkezi`nde, bütün salon ve fuayeler dahil bütün alanlarda yapılacaktır. MYK bu kararı aldı. Bundan sonra arkadaşlarımız yasal süreci, organizasyon sürecini hazırlayacaklardır.”Haluk Koç, gazetecilerin, “Kurultayda tüzük değişikliğine gidilecek mi?” sorusu üzerine ise `dar kapsamlı` bir tüzük değişikliğinin düşünüldüğünü belirtti. 26-27 Şubat 2012 tarihlerinde CHP`nin geniş kapsamlı bir tüzük değişikliği gerçekleştirdiğini hatırlattı. “CHP`de tekrar güçlü genel sekreterliğe dönüleceği kulislerde söyleniyor, bu yapılacak mı?” sorusu üzerine, mevcut tüzükte pratikte yaşanan bazı aksaklıkların giderilmesi yönünde bazı adımların atılacağını, kapsamlı bir değişikliğin söz konusu olmadığını vurguladı.TÜRKİYE`DE FİİLÎ BİR DARBE SÜRECİ YAŞANIYORHaluk Koç, kurultayda yönetimin belirlenmesinde blok liste ya da çarşaf liste usulünün mü uygulanacağı yönündeki soruya ise, “CHP kurultaylarında, son yapılan tüzük değişikliğinde de çarşaf liste uygulaması esastır. Ancak kongrenin akışı sırasında, yine tüzüğe göre blok liste ile seçime gidilmek istenirse verilen önerge değerlendirilir, oylamaya sunulur, karar verilir. Asıl olan çarşaf listedir.” şeklinde cevap verdi. Bununla ilgili bir kararın söz konusu olmadığını belirten Koç, “Normal tüzük akışı yapılacaktır.” dedi. Haluk, Türkiye`nin esas gündeminin ise `fiili bir darbe süreci` yaşanması olduğunu kaydetti. YSK`nın mazbatayı iletmesinin ardından cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan`ın milletvekilliği, başbakanlık ve parti üyeliği sıfatlarının düştüğünü belirten Koç, “Şu anda Erdoğan`ın bu sıfatlar çerçevesinde attığı her adım hukuken boştadır. Bunun çok ciddi bir şekilde Türkiye`de mevcut Anayasa`nın ihlali bakımından bir suç olduğunu hatırlatmak istiyorum.” ifadelerini kullandı. ankara zaman


18 Ağustos 2014 Pazartesi  02:07

Zaman

Manşet - Medyada istifa ve tasfiyeler devam ediyor


Başbakan Erdoğan`ın hedef gösterdiği Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu`nun istifasının ardından medyada tasfiyeler hız kazandı. Köşe yazısı baskıdan çıkarılan Yılmaz Özdil, Hürriyet`ten istifa etti. MİT TIR`larını haber yapan Radikal muhabiri Fatih Yağmur işten çıkarıldı. Ciner Grubu`na ait Habertürk TV`den 3 editör ayrıldı. Twitter fenomeni `fuatavni` önceki gün, medyada kıyım listeleri hazırladığını yazmıştı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Malatya`da gerçekleştirilen mitingde Doğan Medya Grubu`nu hedef göstermesinin ardından Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu görevinden istifa etmişti. Medyada seçim öncesi başlayan yaprak dökümü devam ediyor. Dünkü yazısı baskıdan çıkarılan Hürriyet Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil görevinden istifa etti. İstifalar bununla da sınırlı değil. Ciner Grubu bünyesinde yayın yapan Habertürk TV`de görev alan 3 editör kanalla yollarını ayırdı. Muhsin Gül, İclal Turan ve Serdar Akdoğar, ayrılma kararlarını Genel Yayın Yönetmeni Erhan Çelik`e bildirdi. MİT TIR`larıyla ilgili haberleriyle gündeme gelen Radikal muhabiri Fatih Yağmur ise işten çıkarıldı. Milliyet Gazetesi finans ve enerji portalı uzmanpara.com`un editörü Ufuk Şanlı görevinden ayrıldı. Şanlı Twitter hesabından ayrılık haberini şu ifadelerle duyurdu.“Milliyet Gazetesi ile yollarımızı ayırdık. Sebebini az çok tahmin ediyorsunuzdur. Yaşasın ileri demokratik Yeni Türkiye!!!” 2007 yılından beri Hürriyet Gazetesi`nde yazan Yılmaz Özdil, özellikle hükümete karşı olan muhalif tutumu ile biliniyordu. Berberoğlu`nun istifasının ardından yayın yönetmenliği görevini Fikret Ercan`ın vekaleten yürüttüğü gazete, Yılmaz Özdil`in yazısını dün yayınlamadı. Özdil, `Başbakan Bilal Olsun` başlıklı yazısında, `Erdoğan`dan sonra yeni başbakan kim olacak?` tartışmalarına ironik bir üslupla değiniyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`a halef olarak oğlu Bilal Erdoğan, Reza Zarrab ve 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında ismi geçen Cengiz İnşaat`ın sahibi Mehmet Cengiz gibi isimleri öneriyor. Hürriyet, istifa eden Yılmaz Özdil`in yayımlanmayan yazısı hakkında açıklama yaparak “Yazarımız Yılmaz Özdil`in bugün yayımlanması gereken yazısında, Doğan Yayın İlkeleri`ne aykırı bazı ifadeler yer alıyordu. Ancak Özdil, değişiklik yapmak yerine yazısının yayınlanmamasını tercih etti. Okurlarımızla bu bilgiyi paylaşırız.” ifadelerine yer verdi.Dün medyada yaşanan istifa depreminin diğer aktörü ise Radikal Gazetesi muhabiri Fatih Yağmur. Adana`da MİT`e ait TIR`ların durdurulmasıyla ilgili yaptığı haberlerle gündeme gelen Yağmur, yandaş medya ve AK troller tarafından karalama kampanyasına maruz kalmıştı. Yağmur; işadamı Ali Ağaoğlu`na imar değişikliği kıyağı, tarihi Süleymaniye Camii`ndeki yanlış restorasyon sonucu ses akustiğinin bozulması ve Çağlayan Adliyesi`nde görev yapan gazetecilerin başsavcı vekili tarafından kayıt altına alınması gibi haberlerle de adından söz ettirmişti. Fatih Yağmur konuyla ilgili olarak Twitter`dan yaptığı açıklamada, “Radikal ile bugünden itibaren yollarımız ayrıldı. Benim için geriye dönüp baktığımda güzel bir süreçti.” dedi. Yağmur açıklamasını, “Verdiğim rahatsızlıktan ötürü de gurur duyuyorum.” diyerek sonlandırdı.Habertürk TV işten ayrılan 3 editörüyle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, “Serdar Akdoğar henüz deneme sürecinde olduğundan, kanalımızda kadrosu bulunmamaktaydı. Yine adı geçen Muhsin Gül`ün ise iş akdi kanal tarafından feshedilmiştir. İclal Turan ise kendi isteği ile işten ayrılmıştır.” denildi.`Başbakan, kendinden olmayan gazetecilere karşı kin ve nefret içinde`Medyada yaşanan tasfiyelere en sert tepki Türkiye Gazeteciler Federasyonu`ndan geldi. Genel Başkan Atilla Sertel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın Taraf yazarı Amberin Zaman`ı ağır sözlerle eleştirmesi, Hürriyet Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil`in yazısının sansürlendiği iddiaları ve bazı muhalif gazetecilerin işten atılmasını değerlendirdi. “Başbakan kendinden olmayan gazetecilere karşı çok büyük bir kin ve nefret içinde.” diyen Sertel, Türkiye`nin basın özgürlüğü alanında Afrika ülkelerinin, Uganda`nın dahi altına indiğini savundu. Sertel, “Bunu biz söylemiyoruz, bunu uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü söylüyor. Biz bu memleketin evlatlarıyız. Bizim sözümüz de dinlensin istiyoruz ama dinlemeyenler, Anayasa`yı değiştirerek tek adam yönetimine doğru gitmek isteyen bir yapı var. Yeni başbakanla ilgili dileğim aklıselim olması. Cumhurbaşkanı`nın uydusu değil, ülkenin başbakanı olması.” diye konuştu. Hasan Çilingir İzmir


16 Ağustos 2014 Cumartesi  02:01

Zaman

Manşet - A. Turan Alkan - Yayın kurulu zabıtları


Sevgili arkadaşlar, Resmî gazetemizin bugünkü yayın toplantısını açıyorum. Haberiniz vardır; Başbakanlık mevzuatı geliştirme ve yayın genel müdürü büyüğümüz, âcilen gördüğü lüzum üzerine tatile çıktı.Kendisine bendeniz vekâlet ediyorum ve recâ ederim, şiddetle aramızda kalsın. Gündemin ilk konusu YSK`dan gönderilen cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları. Bombayı kucağımıza bırakıp savuştular resmen! Normal şartlarda baskıyı durdurup mükerrer sayı ile bu mazbatayı hemen basmamız gerekiyor fakat mâlum, yine milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulduğu günlerdeyiz. Yeni başkana şöyle on-oniki gün kadar avans vermek gerek. İyisi şöyle yapalım; mazbata yerine Elbistan Şeker Fabrikası Müdürlüğü`nün, “Şeker ambarı tahmil tahliye hizmetlerinin açık ihale usûlü ihâlesi hakkındaki çok âcil duyuruyu koyalım. İtiraz eden olmadığına göre, değerli şiirlerimden birini bir köşeciğe koyalım derim ben; bir ilk olur!-Müdür bey, ben de öteden beri hep söylerim; Gazetemiz ruhsuz efendim, hareketsiz! Bizim gazeteyi mütayitlerle avukatlardan başka kimse okumuyor; bence okunurluğu artırmalıyız. Arkayı spor sayfası yapsak.... Tirajımız artar. Fal köşesi de olmalı. 3. sayfaya da cinayet, rezalet haberleri, araya bir mayolu kız fotoğrafı atarız. Ortam hareketlenir. Ayrıca hükümet icraatlarını tanıtan ekler yapmalıyız; nasıl olsa AA Başbakanlığa bağlı, ordan alırız. Bir de kampanya şart bence. 300 kupon getirene sahildeki kamu misafirhanelerinde 7 gün tatil!-Hmm, kaydediyorum evet, yeni başbakana arz ederiz bu teklifleri; benim aklımdan da gazeteyi renklendirmek geçiyordu zaten. Birinci sayfaya yeni başkanımızın, ikinciye başbakanın resmini renkli basalım derim ben; her gün ama! Altına da “Bu halk size minnettardır; ey ulu önderimiz” cümlesini koyarız. Mevzuata ilişkin kanun tüzük vesaireyi yeşil, ilân kısmını da kırmızı basarız; nasıl ama?-Fevkalâde bir fikir sayın âmirim. Bu arada kurum çalışanları olarak bir hicrânımızı dile getirmek isterim; efendim, iki günlük çocuklar bile gazeteciyim diye hava atıyorlar; biz tam 94 senedir bu gazeteye emek verdiğimiz halde gazeteciden, yazardan sayılmıyoruz. Bana çok dokunuyor efendim.-N`aapalım azizim, mevzuat böyle...-Ben de onu söylüyorum efendim. Yazarız iki satır mevzuat icabında; meselâ bir bakanlar kurulu kararı. Metin üslûbu ezberimizde nasıl olsa; deriz ki, Resmi Gazete mensupları, sair gazeteci takımının bütün haklarından yararlanır. Ayrıca yılda dört maaş ikramiye; iki ay izin, bastığımız ilan, tüzük, yönerge vs. başına prim!-Olur mu yahu; sahtecilikten dâvâ açarlar hakkımızda; süründürürler!-Amaan, beyefendinin düşündüğü şeye bak. İddiaya varım, kimsenin rûhu bile duymaz sevgili âmirim. Zaten herkes bizim gazetede kendisini ilgilendiren şeyleri takib ediyor; aradan sıyrılır çıkarız, nasıl?-Fena fikir değil, yine de müdür bey izinden gelene kadar erteleyeyim bu konuyu. Ertelemek deyince arkadaşlar, YSK`dan gelen mazbatayı iyi yere sakladınız değil mi? Bir aceminin eline geçer, haberimiz olmadan baskıya verir; oyarlar hepimizi valla, aman ha!-Hiç merak etmeyin müdürüm. Benim masadaki sümenin içinde gizli bir göz var, oraya sakladım. Üstüne de son on yılın Resmi Gazete koleksiyonlarını koydum. Şerlok Holms gelse bulamaz.- Bu arada temelli kaybetmeyelim de; ayın 28`i hangi güne geliyor? Perşembe mi? Hah, o gün mazbatayı, “Şok, şok, şok” diye sürmanşetten görelim. Kenarına “Düşmanlar çatlasın, yiğidim geliyor” diye spot patlatırız! Bir gün önceden havuz TV`lerine 5` saniyelik reklâm da verelim; matbaaya söyleyin 5 milyon basılsın perşembe gazetesi. Tarihî gün!-Mazbatayı 90 gram kuşeye basalım efendim zemini pembe, etrafına kabartmalı altın yaldız çerçeve çekeriz. Çerçevede güller, papatyalar, bülbülller olsun; hani nikâh davetiyelerinde var ya...-Aferin arkadaşlar, iyi çalıştık bugün; toplantıyı kapatıyorum!


20 Ağustos 2014 Çarşamba  02:17

Hürriyet

Manşet - 4 büyükler cep yakıyor


2014-2015 sezonu başlamasına sayılı günler kaldı. Kulüpler sezonluk kombine kartları satışa çıkarırken, yayıncı kuruluş da Süper Lig`deki paket fiyatlarını açıkladı. 4 büyüklerin maçını tribünden ya da TV karşısından izlemek ise cep yakıyor. Kulüplerin kombine kart fiyatları 400 lira ile 5 bin 517 lira arasında değişirken, ortalama maç bileti fiyatları da 25 lira ile 40 lira arasında seyrediyor. Lig TV abonelik ücretleri ise 42 lira ile 62 lira arasında değişiyor.


13 Ağustos 2014 Çarşamba  16:56

Sabah

Gündem - 17-25 Aralık operasyonları yolsuzluk soruşturması değildi


Bir dönem `Cemaat`in önde gelen isimleri` arasında zikredilen, eski Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce`den 17-25 Aralık opersyonları hakkında bomba açıklamalar. Hüseyin Gülerce Beyaz TV`de yayınlanan... Devamı için tıklayınız


18 Ağustos 2014 Pazartesi  00:38

Milliyet

Ekonomi - Bakanlıktan e-vize açıklaması


Dışişleri Bakanlığı, bazı basın-yayın organlarında yer alan, yabancıların bazı havalimanlarına e-Vize ile giriş yapamadığına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Dışişleri Bakanlığı`ndan yapılan açıklamada, “Bazı basın-yayın organlarında Elektronik Vize (e-Vize) uygulamasına ...


20 Ağustos 2014 Çarşamba  11:27

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  

şanlıurfa  1993 cinayet  metin atılan  22nisan 2011 posta gazetesi bulmaca cevaplari  cüneyt meral at yarışı tahminleri habertürk  14 11 2009 tarihli yeni asır gazetesi oku  fox tv dünkü geçmiş haberlr 20 mayıs  15 temmuz 2009 milliyet gazetesi arşivi  19 ocak 2009 tarihli sabah gazetesi  unkapanı  münich  29 kasım 2009 trafik kazası  pursaklar cinayet ankara  27 şubat 2009 milliyet gazetesi cevap anahtarı  çay yolu bariş ünal trafik kazası haber  05 01 2009 zaman gazetesi  gordion avm  21mayıs 2009 kanal d canlı yayın  20 mart 2010 denizli deha20 iş ilanı  yenİ teşvİk ve isdihdam yasasi  02 ocak 2010 habertürk egeli arşiv  diechmann çe 2010