Bulunan Haber Sayısı: 15.175
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Manşet - İzmir`in sevimlisi Deniz büyüyor



28 Kasım 2014 Cuma  15:21

TRT

Gündem - Saniye Şahin son yolculuğuna uğurlandı


M. Ali Şahin`in eşi Saniye Şahin Karabük`te toprağa verildi.


28 Kasım 2014 Cuma  15:21

Zaman

Gündem - Gastronomi Dünya Kupası`nda, Türkiye 25 madalya aldı


Türk aşçılar, dünyanın en prestijli Gastronomi Dünya Kupası`nda bir ilki gerçekleştirdi. Milli takımda mücadele eden aşçılar 25 madalya alarak yeni bir rekora imza attı.Gastronomi Dünya Kupası`ndan başarıyla dönen Türkiye Aşçılar Milli Takım Direktörü ve kaptanı Erdem Dırbalı, yeni yapılanmayla, kadro ve oluşum sayesinde verimli yarışmalar geçirdiklerini, Türkiye`nin adını gastronomi dünyasında üst sıralara taşımayı başardıklarını açıkladı. Dırbalı, Türk damak zevkini de tanıtmaya devam edeceklerini söyledi. Dünya Kupası`ndaki sergilenen birbirinden renkli ürünler ise ziyaretçileri adeta büyüledi. Türk lokumu üzerine yapılan Boğaz Köprüsü ve İstanbul silueti ise dikkat çekti.22- 26 Kasım tarihleri arasında Lüksemburg`da gastronomi dünyasının en prestijli ve zor yarışması olarak bilinen Culinary World Cup gerçekleştirildi. Türkiye`nin ismini Gastronomi`de üst sıralara taşıyan Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TAŞFED) önderliğinde ve Milli takım kaptanı Erdem Dırbalı yönetiminde 16 kişilik dev kadro ile olimpiyatlara katılım gerçekleştirildi. 70 ülkenin katıldığı, 4 yılda bir düzenlenen, bölümünde seçkin ve uzman şeflerin yarıştığı Dünya Kupası bu yıl zorlu mücadelelere ev sahipliği yaptı. 55 bin 500`den fazla ziyaretçi, 20 bin metrekareden büyük bir alana yayılan Luxexpo Fuar alanında gerçekleştirilen festivalde 4 gün boyunca Gastronomi Dünyasının en son trendlerini yerinde görme şansı buldu.Dünya Olimpiyatları`nda TAŞFED`e bağlı aşçılar 5 altın, 9 gümüş ve 11 bronz ile 25 madalya alarak yeni bir rekora ulaştı. Dünyada çok az ülkenin ulaşabildiği ve Türkiye de bugüne kadar kazanılmamış bir başarı elde eden aşçılar bir ilki de gerçekleştirmiş oldu.Türkiye Aşçılar Milli Takım Direktörü ve kaptanı Erdem Dırbalı, Gastronomi Dünya Kupası`nın zorluk derecesini ve ne kadar emek istediğini bildiğini söyledi. Uzun soluklu çalışma ve büyük emek harcanarak ekibinin bugünlere geldiğini hatırlatan Erdem Dırbalı, `Ekibimin bugünlere gelmesi Türkiye`nin ismini Gastronomi Dünyasında ses getirmesi yalnızca bizim değil, ülkemizin büyük başarısıdır. Buradan ekip arkadaşlarımı kutluyor ve yanımızdan bir an olsun ayrılmayan federasyon başkanımız Yalçın Manav`a teşekkür ediyorum.` dedi.TÜRK LOKUMUNÜN ÜZERİNE, İSTANBUL, BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE SULTANAHMETTürkiye`nin sadece yemek dalında katılmadığı Culinary World Cup`ta miili takım aşçıları birçok sanat ürünü kategorilerinde de yer aldı. Yağdan heykel, sebze oymacılığı, parmesan peynir oymacılığı, pirinç ve anason gibi baklagiller üzerine microart çizimler gerçekleştirdi. Çikolatadan heykeller, şeker hamurundan figürler, Türk lokum üzerine İstanbul, Boğaz Köprüsü ve Sultanahmet çizimleri ise ziyaretçileri adeta büyüledi. Önceden hazırlanıp jöle ile şekillendirilen yemek tabakları, midye dolması, havuç ile sarılmış tavuk köfte, mıhlama üzerine kalkan pirzola, Türkiye de yetişmiş yabani mantar çorbası, somon ve soğan dolması ve Türk kahveli krem brule dünya kupasına katılan ziyaretçilere sunuldu.(CİHAN)


28 Kasım 2014 Cuma  15:20

Hürriyet

Manşet - Yayın yasağına itiraz reddedildi


Meclis soruşturma komisyonuna ilişkin haberlere getirilen yayın yasağına yapılan itiraz reddedildi.


28 Kasım 2014 Cuma  15:03

Sabah

Gündem - Erdoğan`dan Papa`ya atlı karşılama


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye`ye gelen Katolik aleminin ruhani lideri Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus`u resmi törenle karşıladı.Devamı için tıklayınız


28 Kasım 2014 Cuma  15:03

Zaman

Manşet - Erdoğan, Papa Francis`i Ak-Saray`da karşıladı


Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ı ziyaret ediyor.İlk ziyaretini Anıtkabir`e gerçekleştiren Katolik dünyasının ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis buradan Cumhurbaşkanlığı Sarayı`na geçti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Papa Francis`i Ak-Saray`da törenle karşıladı. Erdoğan, Ak-Saray`daki ilk konuğu olan Papa Francis ile ikili ve heyetler arası bir görüşme gerçekleştirecek. Bunun ardından dini, siyasi, sanat ve diplomasi çevrelerinin önemli temsilcilerinin de hazır bulunacağı Ak-Saray`da birer hitap gerçekleştirecekler.Türk diplomatik kaynaklar, coğrafi öneme sahip olan Türkiye`nin, Ortadoğu, Avrupa ve Kafkaslar kavşağında bulunması, Papalığın duyarlılıkları ve öncelikleri ile Türkiye`ninkilerin insani noktalarda kesişmesi, uluslararası ilkeler doğrultusunda ve BM`nin aktif dahiliyle insani ve bölgesel sorunlara, ihtilaflara diyalogla çözüm bulunması bakımından bu iki hitabın öneminin altını çiziyor.Papa Francis`in Ankara`daki ilk durağı Anıtkabir oldu...Papa Francis, selefi 16. Benedikt`in 27 Kasım-1 Aralık 2006 günlerinde yaptığı ziyaretten tam sekiz yıl sonra Türkiye`ye geldi. 6. yurtdışı seyahatini Türkiye`ye yapan Papa Francis`i taşıyan uçak saat 12.50`de Ankara Esenboğa Havalimanı`na iniş yaptı. Papa Francis, 30 Kasım gününe kadar sürecek ziyaret sırasında Ankara`daki en üst düzeyde yapacağı temasların ardından İstanbul`a geçerek Rum Ortodoks Patriği Bartholomeo ile buluşacak. Papa Francis uçakta muhabirlere yaptığı açıklamada `Türkiye, sınırındaki çok sayıda mülteciye kucak açmış bir ülkedir.` dedi.


28 Kasım 2014 Cuma  15:02

Habertürk

Gündem - Topkapı alt geçidinde büyük yangın!


Birçok işyeri yanıyor!


28 Kasım 2014 Cuma  14:45

ntvmsnbc

Dünya - Erdoğan: Papa`yla aynı düşünüyoruz


Papa Francis`le bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmenin verimli geçtiğini belirterek, “Farklı düşündüğümüz konu hemen hemen hiç yok” dedi.


28 Kasım 2014 Cuma  16:16

TRT

Gündem - İtirazlar reddedildi


Meclis Soruşturma Komisyonu haberlerine yayın yasağına itirazlar reddedildi.


28 Kasım 2014 Cuma  16:15

Zaman

Manşet - HSYK Bağımsız adayı Berber`den kararnameye tepki: Etik sözleşmesi bitmiştir


Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu`na bağımsız aday olup kazanamayınca dünkü kararnameyle Elazığ`a sürgün edilen HSYK Tetkik Hakimi Dr. İdris Berber, kararnameye tepki gösterdi. Berber, kendisinin kurumun yıpranmaması amacıyla atama talep ettiğini belirterek bu talebinin önce gündeme alındığını belirtti. Berber talebinin Kurul`un 1 numaralı gündemi olduğu halde, “sen gidemezsin, biz seni göndeririz” denilerek 2. Sıraya alındığını savundu. Daha sonra hazırlanan kararnameyle Elazığ`da görevlendirilen Berber`in atama talebinin incelenmesine gerek görülmedi. Berber, bu atamayla seçimleri kazanan Yargıda Birlik Platformu adayları tarafından açıklanan etik sözleşmesinin bittiğini ifade etti.İdris Berber`in Adalet.org internet sitesi üzerinden yaptığı açıklama şu şekilde: “Bilindiği üzere, 12 Ekim 2014 tarihli HSYK Üyeliği seçimlerinde aday olarak seçimlere girmiş ve girmiş olduğum bu seçimi 5003 meslektaşımızın oyunu alarak tamamlamış ve her meslektaşımız gibi sonucun mesleğimiz ve ülkemiz adına en hayırlısı olduğuna olan inancımı sizlerle paylaşmıştım. Ancak, göreve başlayalı henüz 1 ay dahi dolmayan yeni HSYK`nın vermiş olduğu kararlara bakıldığında, ülke yargısının geleceğinin, maalesef birleştiricilikten ve objektiflikten uzak, kişiye göre değişen bir sistem üzerine inşa edilmek üzere olduğuna şahit olmaktayız.Bu kapsamda; öncelikle özelde şahsımı da ilgilendiren 19 Kasım 2014 tarihli izahı mümkün olmayan HSYK Genel Kurul Kararının ortaya çıkardığı resmi sizlerle paylaşmak istiyorum.Seçimden kısa bir süre sonra, bu Kurul`un 2. günü 28 Ekim 2014 tarihli dilekçeyle;“Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünde ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda yaklaşık 6 yıl tetkik hâkimi olarak çalışmak benim için büyük bir onur ve kıvanç vesilesi olmakla birlikte;12 Ekim 2014 Pazar günü gerçekleştirilen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üyeliğine, seçilen Sayın Üyelerimizle birlikte adaylığımı koymuş olmam nedeniyle, bu aşamadan sonra aynı Kurumda devam etmemin bürokratik etik ilkelerine uygun olmayacağını düşünmekteyim…”Diyerek, 6087 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu`nun 42 nci maddesi gereğince, Birinci Daire tarafından atamam yapılmak üzere Genel Kurul`dan karar alınmasını talep etmiştim.Seçimde aday olmam nedeniyle, Kurul`un şahsımla ilgili bir tasarrufta bulunmak isteyebileceğini pekâlâ tahmin etmekteydim. Ben de, 1- Kurul`un bu hususta yıpranmaması ve zorlanmaması amacıyla, 2- Kurul seçimlerinde aday olan birisini re`sen gönderen bir Kurul olarak anılmalarının çok hoş olmayacağı kanaatiyle, 3- Bu durumun, uluslararası sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde Türkiye`nin itibarına zarar verebileceği düşüncesiyle,4- Bürokratik etik ilkelerine uygun bir davranış olacağı inancıyla,Bizzat Kurul`dan ayrılma talebinde bulunmuştum.19 Kasım 2014 tarihli Genel Kurul gündemi de, her Genel Kurul gündemi gibi Sayın Bakan`ın “olur”uyla hazırlanmış ve Üyelere dağıtılmıştır.Buna göre İnsan Kaynakları Bürosunun gündeminin; 1. maddesi: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Tetkik Hakimi Dr. İdris Berber`in Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Tetkik Hakimliği görevinden ayrılma talebinin görüşülmesi.2. maddesi ise: 6087 Sayılı Yasanın 12. Ve 42. Maddeleri uyarınca bir kısım Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Tetkik Hakimlerinin 1. Daire tarafından uygun görülecek başka bir göreve atanmaları için karar alınması olarak düzenlenmesine rağmen,HSYK Genel Kurulu tarafından, Türk filmlerinde örneği görülecek şekilde, adeta “sen gidemezsin, biz seni göndeririz” denilerek, İnsan Kaynakları Bürosunun gündeminin 1. sırasında bulunan talebim hakkında “red” anlamına gelecek şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Sayın Bakan`ın “olur”uyla hazırlanan İnsan Kaynakları Bürosunun gündeminin ilk sırasında Kurul`dan ayrılma talebim olmasına rağmen, Genel Kurul, Sayın Bakan`ın katılmadığı toplantıda önce gündem sırasını değiştirmeyi oylamış ve talebimi “seni biz göndeririz” edasıyla 2 nci sıraya aldıktan sonra, takip eden madde gereğince Kurul dışında bir yere atanmama karar vermiştir. Ardından Kurul`dan ayrılma talebim tekrar gündeme alınmış ve “zaten İdris Berber`le ilgili az önce bir karar verdik” denilerek, talebim hakkında bu sefer karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.6087 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin sistematiğine açıkça aykırı olarak, zaten talebim olmasına rağmen, gündem sırası değiştirilerek “senin talebin önemli değil” denilmek suretiyle verilen bu kararla ilgili düşüncelerimi yazmasam kendimle çelişirdim. Kimse alınmasın ve lütfen kimse kusura bakmasın.Madem İdris Berber`i re`sen göndermek istiyordunuz, “Sen gidemezsin, biz seni göndeririz” mesajı vermek istiyordunuz, Sayın Bakan`a gündemi teklif eden sizlersiniz. Ben hazırlamadım o gündemi. En başta, gündem Sayın Bakan`a teklif edilmeden önce benim talebimi 2 nci sıraya yazsaydınız. Ya da talebimi hiç gündeme almasaydınız. Doğrudan 2 nci maddeyi tek gündem maddesi olarak hazırlasaydınız. En azından bu kadar zor duruma düşmezdiniz. Bu neyin öfkesidir? Neyin kinidir? 12 Ekim 2014 seçimlerinde Kurul Üyesi adayı olmam YBP listesinden seçilen Sayın Üyeleri ve bu liste için çalışan Sekreteryayı neden bu kadar rahatsız etti? Bu mu demokrasi anlayışınız, birleştirici yaklaşımınız, kişiye göre değişmeyeceğini vadettiğiniz felsefeniz? Ortalama 5400 meslektaşın oyuyla seçilen Üyelerimizin ve Kurul`umuzun bu şekilde yıpranması gerçekten çok üzüntü verici. Bu enteresan kararı öğrenen bir meslektaşım; “Hâkim bey size yapılan, kalp krizi geçiren bir insana hasmının önce kalp masajıyla yaşama döndürüp, daha sonra kafasına kurşun sıkmasından başka bir şey değil. Sen kendin ölemezsin, ben seni öldürürüm demek” benzetmesini yapınca, durumun hiç de farklı olmadığını ifade etmiştim kendisine. Yeri gelmişken isterseniz bir hatırlayalım ne yazıyordu YBP`nin tribünlere oynamak maksatlı hazırlandığı açıkça ortada olan, dostlar alışverişte görsün amacıyla yazılan sözüm ona o meşhur “Etik Sözleşmesi`”nin ilk 4 maddesinde;“1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, kanunlarına, Birleşmiş Milletler etik kodlarına uygun davranacağına, hiçbir cemaat, grup veya kişinin tesiri altında kalmayacağına, kanun ve vicdan dışında hiçbir güce biat etmeyeceklerine,2. Kişiye ve zamana göre değil, her zaman ve herkes için adaleti gözeteceklerine, bağımsızlık, tarafsızlık ve objektifliği tüm çalışmalarında benimseyeceklerine,3. Görünüşte değil esasta şeffaf, hesap verme mekanizmalarını işleten bir kurul oluşturmaya,”4. Yapacakları tasarruflarda kıdem, liyakat ve objektif kriterleri dikkate alacaklarına ve kimseyi ötekileştirmeyeceklerine,… söz veririz.”Nerede kaldı “Etik Sözleşmesi`”nin o şatafatlı içi boş cümleleri? Nerede kaldı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, kanunları, Birleşmiş Milletler etik kodları…?Seçimlerden önce bu ilkeleri koca koca cümlelerle anlatarak meslektaşlardan oy isteyenler, meslektaşların iradelerini etkilemeye çalışanlar, keşke açıkça “Bu Etik Sözleşmesi denen şeyde böyle yazıyor ama siz bize bakmayın, öyle birleştiricilik, objektiflik, herkese eşit mesafede durmak gibi uygulamaları bizden beklemeyin” deselerdi, daha şık ve gerçekçi olurlardı diye düşünüyorum.Bahsetmeyi istediğim bir diğer karar ise, önceki Kurul`da Üye olarak görev yapan meslektaşlarımızla ilgili HSYK Genel Kurulunun 5 Kasım 2014 tarihli atama kararıdır. Sayın İsmail Aydın`ı 1. tercihi olan (Genel Kurulda ilk sırada oylanan) Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına atayan Genel Kurul`un, diğer Üyelerden hiçbirini 1. tercihlerine atamamasının hukukun hangi evrensel ilkelerine uygun olduğunu, hangi kadro ve ihtiyaç durumuna uyduğunu doğrusu çok merak etmekteyim. “Ben ilgilinin yapmış olduğu 3 tercihten 1 tanesine ilgiliyi atayabilirim. Kanun bana bu yetkiyi verdi” demek, bu işin sadece geçiştirme cevabıdır. Sayın İsmail Aydın hangi gerekçeyle 1. tercihi olan Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına atandı da, yıllarını bu mesleğe vermiş, hatasıyla sevabıyla yargı camiasına büyük katkıları olan Sayın İbrahim Okur 1. tercihi olan Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına atanamadı? Yine Sayın Nesibe Özer, Hüseyin Serter Teoman Gökçe, Ahmet Kaya, Ömer Köroğlu ve Resul Yıldırım neden Sayın İsmail Aydın gibi 1. tercihlerine atanmadılar da 3. tercihlerine atandılar?“Etik Sözleşmesi”nin o süslü cümlelerini bir daha hatırlatmaya gerek yok sanırım. Her şeye rağmen mesleğimizin geleceği adına umutlarımın devam ettiğini, bu tür eleştirel yaklaşımlarla Kurulumuzun bundan sonraki her türlü tasarrufunda olması gereken duruşu sergileyeceğine olan inancımın tam olduğunu belirtir,Siz değerli meslektaşlarımın bilgilerine ve takdirlerine sunarım.”


28 Kasım 2014 Cuma  15:39

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

atv ana haber gecmıs 10 03 2011  çukurova üniversitesi 10 yaş gelişim kampı haberi  çalı kavşör iş ilanları izmir  10 tl dvd pl  askere maaş zam  çorum katliamı hürriyet gazetes  03 03 2010 tarihli haberler  02 12 2008 hürriyet ölüm ilanları  atv ana haber gecmıs 10 03 2011  üsküdar kültür merkezi açıldı  çatıdan düşen adam konya 02 08 2010  ömer yılmaz  atv ana haber gecmıs 10 03 2011  İzmİr melemen salı günü olan araba kazaları  ekonomi  atv sabah haberleri video izle 19 ocak 2011  türkiye gazetesi bulmaca cevapları  çankaya belediyesi ağaç  04 10 2012günlük gazeteler  habertürk tv arşivi 12 04 2011  atv sabah haberleri video izle 19 ocak 2011  şubatayı hava durumu sivas