Bulunan Haber Sayısı: 141.005
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Anadolu Ajansi

Son dakika - Teröristler adliyeye cübbe ve sahte kimlikle girmiş


İstanbul Adliyesi`ndeki saldırıyı gerçekleştiren 2 teröristin, avukat cübbeli olarak geldikleri adliyeye sahte avukat kimliğini göstererek aranmadan girdikleri öğrenildi.


01 Nisan 2015 Çarşamba  01:58

Habertürk

Gündem - Teröristler adliyeye nasıl girdiler?


Çağlayan Adliyesi`ndeki saldırıyı gerçekleştiren iki teröristin, avukat cübbeli olarak geldikleri adliyeye sahte avukat kimliğini göstererek aranmadan girdikleri öğrenildi


01 Nisan 2015 Çarşamba  01:41

Hürriyet

Manşet - SGK açıkladı | Prim ve diğer alacakların tahsilat işlemleri ne zamana kadar uzatıldı?



01 Nisan 2015 Çarşamba  01:40

Sözcü

Gündem - İşte o teröristler!



01 Nisan 2015 Çarşamba  01:40

Milliyet

Dünya - Lübnan`dan Türkiye`ye siber saldırı


Lübnan`daki bir hükümet kurumu ya da siyasi gruptan kaynaklandığı belirtilen casusluk faaliyetinin hedefleri arasında Türkiye de var. Lübnan, İ...


01 Nisan 2015 Çarşamba  01:22

Habertürk

Gündem - Galatasaray`a Bruma şoku


Galatasaray`ın Portekizli futbolcusu Bruma, Çek Cumhuriyeti ile oynadıkları maçta sakatlandı


01 Nisan 2015 Çarşamba  01:04

Zaman

Manşet - Toplumdaki Berkin Elvan mutabakatına sabotaj


Yasadışı örgüt DHKP-C, Sabancı cinayeti sonrasındaki en sansasyonel eylemlerinden birini gerçekleştirdi. Örgüt, dün öğle sularında Berkin Elvan soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz`ın odasını bastı, savcıyı rehin aldı. İki saldırganın öldüğü, savcının da şehit düştüğü eylem, belki de en fazla Berkin Elvan üzerinden oluşan toplumsal mutabakatı zedeledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın `terörist çocuk` tezini güçlendirdi. Bu eylem, Türkiye`deki güvenlik zaafiyetinin hangi boyutlara ulaştığını gösteren dörtbaşı mamur bir örnek aslında! Örgütün 1978`den, yani Devrimci-Sol`dan bu yana yaptığı ve hâlâ şaibesini koruyan eylemlerini hatırlamadan önce önemli bir noktaya vurgu yapmak gerekiyor. 2013 yılında, örgütün gençlik ve avukat yapılanmasına geniş çaplı operasyonlar yapılmış ve çok sayıda örgüt militanı gözaltına alınmıştı. Bu operasyonlar, örgütü neredeyse iş yapamaz hale getirmişti. Çarpıcı bir örnekle durumun vahameti ortaya konulabilir. 2013 operasyonları sonrasında örgütün İstanbul`da sadece 15 tane kadrosu (yönetici) kalmıştı. Bugün bu rakam 100 civarında. Savcıyı gözaltına alan, adliyeden anlık fotoğraf geçerek propaganda yapan Şafak Yayla, iki yıl önce örgütün gençlik yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınmıştı. Yayla, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında tahliye edilen onlarca DHKP-C`liden sadece biriydi. DHKP-C, bugüne kadar hep, derin birtakım yapıların taşeronu olmakla suçlandı. Bu suçlamaya altyapı teşkil edecek çok sayıda eylemin olduğu biliniyor. Fakat, örgütü tamamen derin yapıların kontrolünde göstermekte tam olarak rasyonel değil. Mesela örgüt militanlarının, 2007-2008 yılına kadar Yunanistan`dan gönderdiği militanların kullandığı silah ve bombalar üst üste tutukluluk yapmış, bombalar patlamamıştı. Belli ki bir militan Yunanistan`da derin yapılarla işbirliği içindeydi. Örgüt bu militanı bularak cezalandırdı. Derin yapılarla çalıştığını tespit ettiği bir isme gereken yapılmıştı. CEVAPSIZ SORULAR Dünyanın her yerinde örgütlerin içine birtakım istihbarat elemanları sızarak örgütü yönlendiriyor. Bu durum DHKP-C`nin tarihinde onlarca şaibeli eylemin yapılmasına neden oldu. 1989`da Ankara Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı, Dursun Karataş`ın Bayrampaşa`dan kaçacağının istihbaratını almıştı ve gerekli kurumlara yazı yazmıştı. İşte tam da bu sırada, derin yapıların Karataş`a `Bizimle çalışır mısın?` teklifi sunduğu biliniyor. İddialara göre Karataş, bu teklifi kabul etti ve işler bir anda değişti. 1989`dan 1991 yılına kadarlık kısa bir süre içinde aralarında Temel Cingöz, Hulusi Sayın gibi 10`a yakın paşayı öldürüyor örgüt. MİT`in iki numarası olan Hiram Abas da aynı tarih aralığında öldürülüyor. O günlerin birçok cevapsız sorusu var. Örneğin, örgüt 10`a yakın çok önemli üst düzey askerin nerede oturduğunu, sabah evlerinden saat kaçta çıktığını, o dönemde nasıl öğrenebilmişti? Bu tip muammalar hâlâ çözülemedi. Bir de ünlü Sabancı Center cinayeti var. Fehriye Erdal`ı Sabancı Center`a yerleştiren sadece dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ mıydı? Fehriye Erdal`ın referans mektubunda başkalarının isimleri de vardı. Cinayet sonrasında bu kişiler ilk iş olarak Fehriye`nin referans mektubunu yırttılar. O dönemde başta PKK olmak üzere diğer sol fraksiyonlar bile DHKP-C`yi derin devletin taşeronu olmakla suçlamıştı. Çünkü o 1996`ya kadar örgüt, Migros kamyonunu kaçırıp halka dağıtmak dışında kapitalist sermayeye hiç bulaşmamış, eylem düzenlememişti. O dönemde, emniyetçi Kocadağ`ın kimlerle ilişkiler içerisinde olduğu hiç araştırılmadı, davanın üstü kapatıldı. Dışişleri Bakanlığı, Fehriye Erdal hakkında Belçika`ya doğru bilgi belgeler gönderseydi belki cinayet aydınlatılabilirdi ama bu yol da bile isteye kapatıldı. Örgütün son dönemde tekrar eylemlerini artırması, patlamayan silah ve el bombaları, Taksim Meydanı`nda göz göre göre militanların eylem düzenlemesi ve elini kolunu sallayarak kaçması kafalarda yeni soru işaretlerinin doğmasına neden oluyor.


01 Nisan 2015 Çarşamba  02:36

Zaman

Manşet - 79 şehirde birden hayat durdu


Zaman`a ulaşan bilgilere göre, İzmir`de çalışan bir elektrik santrali kaynaklı patlak veren kriz, iletim hattını çökertti. Normalde, sistem korumasının (röle) devreye girmesi gerekiyordu. Sistem çalışmayınca, domino etkisiyle Türkiye genelinde elektrik sistemi devre dışı kaldı. Türkiye dün korkunç bir gün yaşadı. Elektrik sistemi çöktü. Ev ve işyerleri karanlıkta kaldı. Sular akmadı. Birçok hastanede ameliyatlar yapılamadı. Metrolar tünellerde durdu. Bazı uçaklar farklı havalimanlarına indi. Trafik ışıkları söndü. Telefon-GSM ve internet sistemleri düzenli çalışmadı. Saat 10.40 civarında patlak veren kriz sonrası Enerji Bakanı Taner Yıldız ortalarda yoktu. Elektrik piyasalarını düzenleyen ve denetleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ise hiç konuşmadı. Zaman`a ulaşan ilk bilgilere göre, İzmir`de çalışan bir elektrik santrali kaynaklı patlak veren sorun, iletim hattını etkiledi. Normalde, sistem korumasının (röle) devreye girmesi gerekiyordu. Sistem çalışmayınca, domino etkisiyle bütün Türkiye elektrik sistemi devre dışı kaldı. Sistem çöküşünün kesin nedeni ise yapılacak incelemeler sonrası ortaya çıkacak. Kesintilerde Enerji Yönetimi`nin net bir bilgi verememesi bir skandal. Sistemin kriz durumlarına hazır hale getirilmemiş olması da ayrı bir skandal. Türkiye elektrik sisteminde yaşanan çöküş, iki konuyu öne çıkardı. Bunlardan ilki; Türkiye 1999`da deprem felaketi yaşadı ve elektrik sistemi devre dışı kaldı. Bu, beklenmeyen ve olağanüstü bir durumdu. Elektrik sisteminde dün yaşanan çöküş gösteriyor ki, depremde yaşanan elektrik krizinden ders alınmamış ve gerekli yatırımlar yapılmamış. İkincisi ise Türkiye elektrik elektrik-iletim sistemi; savaş, sel, deprem gibi durumlarda yaşanabilecek krizlere hazır değil. Bu korkunç bir hata. Enerji Yönetimi mutlaka bunun hesabını vermeli. Sistem, dış kaynaklı arızadan çökseydi demek ki toparlanması günler alacaktı. Olayın yaşanmasından sonra “terör veya siber saldırı olabilir” açıklamaları dikkatleri farklı yönlere çeken algı yönetimi. Çünkü elektrik sistemini yöneten TEİAŞ, kısa bir süre sonra arızanın Ege Bölgesi kaynaklı olduğunu fark etmişti. AVRUPA`DAN KOPTUK Türkiye, Avrupa ile elektrikte sistemi entegrasyonu kapsamında ENTSO-E olarak adlandırılan sisteme üye olmuştu. 35 yıllık bir çalışma sonrası üyelik sonrası Türkiye-AB elektrik sistemi birbirine bağlanmış ve iletimde ortak sistem kullanılmaya başlanmıştı. En önemli avantajı, elektrik kesintileri azalacaktı. ENTSO-E`ye bağlanmak için Türkiye`nin gerekli altyapıyı kurması gerekiyordu. Bunu deklare ettikten sonra sistem entegrasyonu sağlanmıştı. Dünkü sistem çöküşü gösterdi ki, Türkiye elektrik iletimde gerekli altyapıyı tamamlamamış. Büyük ihtimal Avrupa önümüzdeki günlerde Türkiye`yi ENTSO-E dışında tutacak veya ek süre verecek. Bu da son derece olumsuz bir gelişme olacak. Çünkü ENTSO-E`ye bağlı olmak, Türkiye elektrik iletim sistemi ve kalitesi açısından önemli bir adımdı. Sonuç olarak Türkiye dün enerji sistemleri üzerinden bir felaket yaşadı. Öncelik bu felakette gerekli tedbirleri almayan Enerji Yönetimi (Enerji Bakanı, EPDK Başkanı, TEİAŞ ve diğerleri) kamuoyunun önüne çıkıp gerekeni yapmalı. Ayrıca; çok acil elektrik iletim sisteminin savaş, sel, deprem gibi felaket ve olağanüstü durumlara hazır hale getirilmesi için gerekli yatırımlar yapılmalı. Elektrik sisteminde yaşanabilecek arızaların bölgeler içinde izole edilmesi sağlanmalı. Aksi halde dün olduğu gibi bir bölgede yaşanan kriz, bütün Türkiye`yi karanlığa gömer. Depremde bu felaket yaşandı ve gerekli önlemlerin alınmadığı dün ortaya çıktı. Bu korkunç bir ihmal. En azından son felaket ders olmalı. Öte yandan iletim sistemi ve yatırımları için EPDK sadece mevzuat yayınlamamalı, denetim de yapmalı. Sistemi yöneten Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) çok acil durum değerlendirmesi yapmalı. Ayrıca, milletin yaşadığı felaketin hesabını vermeli. Bu felaket, vatandaşı karanlıkta bırakanların yanına kâr kalmamalı. Elektrikler kesilince Ankara, Eskişehir ve Konya yakınlarındaki hızlı trenler yolda kaldı. Yolcuları otobüslerle tahliye edilirken, hızlı trenleri de dizel lokomotifler çekti. Hızlı trenleri dizel lokomotif çekti Ülke genelinde yaşamı felç eden elektrik kesintisi, Ankara-Eskişehir ve İstanbul seferini yapan hızlı trenlerin de yolda kalmasına neden oldu. Ankara-İstanbul seferini yapan hızlı trenlerden biri Eskişehir`e 10 kilometre kala elektriğin aniden kesilmesi sonucu yolda kaldı. Tren yolcuları, İstanbul`a ve Eskişehir`e otobüslerle nakledildi. Hızlı Tren de Eskişehir garından giden dizel lokomotif tarafından Eskişehir garına çekildi ve yolcular 1,5 saat trenin içinde kaldı. Ankara`ya gelirken yolda kalan hızlı tren de dizel lokomotifle çekildi. Başkent Ankara`da (diğer şehirlerde olduğu gibi) elektrik kesintisi yüzünden trafik lambaları çalışmadı, caddelerde keşmekeş yaşandı. Bakan bilgi veremedi Enerji Bakanı Taner Yıldız, Türkiye genelindeki elektrik kesintisinin sebebini belirleyemediklerini, enerjinin yeniden verilmesine odaklandıklarını söyledi. Slovakya`da basın mensuplarına açıklama yapan Yıldız, enterkonnekte sisteminin merkezinin bulunduğu yerlerde yoğun çalışmanın devam ettiğini dile getirdi. Elektrik Mühendisleri Odası`nın `ucuz elektrik vermek istemeyen enerji üretim şirketlerinin bu duruma sebep olduğu` iddiasını yadırgadığını ifade eden Yıldız, “İzmir tarafında özel sektöre ait bir santralin bir gerekçeyle devre dışı olduğu, onun bir domino tesiri yaptığından bahsedildi bana ilk anda. Ama bunu da teyit etmem, kesinleştirmem lazım.” dedi. Avrupa enerji ağının Türkiye`yi sistemden çıkardığı iddiasına Yıldız, bunun sistemde küçük bir yekun teşkil ettiğini kaydetti. Yıldız şöyle konuştu: “Birçok iddialar, söylentiler dolaşıyor. Bunların hepsine şu anda kesin bir şekilde cevap vermem doğru değil. Terör müdür, deniyor; siber midir deniyor, teknik bir arıza mıdır deniyor.” Antalya`da elektrik kesintisi yüzünden hafızası sıfırlanan sistem baraj kapaklarını açınca yolu su bastı. Sanayi yara aldı Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, yazılı açıklamayla elektrik kesintisine tepki gösterdi. Yorgancılar, şunları ifade etti: “Elektrik kesintisiyle Türkiye`yi karanlığa gömmenin ötesinde, en büyük yarayı sanayi almıştır. 4 saatin ardından kısıtlı verilen elektrik ve ne yazık ki sebebi tam açıklanamayan bir durum olarak yaşanılan kaos ortamı bugünün Türkiye`sine yakışmamıştır. Elektrik kesintisi üretimi sekteye uğratırken, milyonlarca dolarlık makinelere de zarar vermekte. Şu anda jeneratörü olan büyük ölçekli kuruluşlarımız ve belli bölümlerde kullananların dışında sadece İzmir`de değil, diğer illerimizde de sanayicilerimiz şaşkın ve öfkeli olmanın dışında ellerinden bir şey gelmemekte. Belirsizlik, durumu daha da güçleştirmekte.” Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, elektrik kesintisi nedeniyle sadece Antalya`nın saatlik zararının 4,4 milyon TL olduğunu açıkladı. KAYSERİ Ani kayıp çökertti Türkiye Elektrik Üretim AŞ`ye (TEİAŞ) ait olan ve `otoyol` olarak tabir edilen büyük elektrik hatlarındaki 50 Hertz olması gereken frekansta birden yüzde 10`luk düşüş olduğu ve arızanın bundan kaynaklandığı ortaya atıldı. Dün de enterkonnekte sistemde yüzde 10`luk frekans düşüklüğünün, sistemin çökmesine ve tüm enerji santrallerinin otomatik olarak devre dışı kalmasına neden olduğu ileri sürüldü. EÜAŞ, hidroelektrik santrallerini kontrollü olarak devreye alarak saat 13.30 sularında Türkiye genelindeki üretilen enerji miktarı 1900 megavata kadar çıktı. Sistemdeki enerji miktarının artmasıyla birlikte frekans değeri de 50 Hz`e geldi. EÜAŞ Genel Müdürü Halil Alış şu açıklamayı yaptı: “Türkiye`de sistem oturdu (çöktü). Oturunca da santraller servis dışı kalır. Şu anda Türkiye`nin genelinde sistem oturdu, toparlamaya çalışıyoruz. Santrallerde arıza yok, sistem oturduğu için de santraller mecburen açık kalıyor.”


01 Nisan 2015 Çarşamba  02:36

Zaman

Manşet - Rehine operasyonu kanlı bitti: İşte Çağlayan`da dakika dakika yaşananlar


Berkin Elvan soruşturmasına bakan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, Çağlayan Adliyesi`nin 6. katındaki odasında rehin alındı. Yaklaşık 9 saat süren rehine krizinin ardından polis tarafından yapılan operasyonla Savcı Mehmet Selim Kiraz ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Savcı Kiraz yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit oldu. 2 terörist de ölü olarak ele geçirildi. Çağlayan`daki İstanbul Adliyesi`nde Berkin Elvan soruşturmasına bakan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, DHKP-C militanı oldukları belirtilen iki terörist tarafından dün öğlen saatlerinde adliyenin 6. katındaki odasında rehin alındı. Yaklaşık 9 saat süren rehine krizi dün akşam 20.30 sıralarında polis tarafından yapılan operasyonla son buldu. Operasyon sonrası ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Savcı Mehmet Salim Kiraz yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit oldu. Savcıyı rehin alan 2 terörist ise kullandıkları silahlar ile birlikte ölü olarak ele geçirildi. İşte Çağlayan`da dakika dakika yaşananlar 00:08 - Operasyon sonrası Okmeydanı karıştı İstanbul Adalet Sarayı`ndaki kanlı rehine operasyonunun ardından Okmeydanı karıştı. İzinsiz gösteri yapan maskeli şahıslar polise molotof, havai fişek ve taşla saldırdı. Polis de biber gazı ile müdahale ederek grubu dağıttı.Okmeydanı`ndaki gerginlik ve polisin güvenlik önlemi devam ediyor. 23:15 - Davutoğlu`ndan operasyon açıklaması: Başbakan Ahmet Davutoğlu Savcı Mehmet Selim Kiraz`ın şehit olması üzerine kameraların karşısına geçti. Davutoğlu, `Çağlayan adliyesine gelen teröristler savcımızı rehin alıp bu süreç sonrasında da uzunca bir süre savcıyı rehin tuttuktan sonra şehadetine sebep olacak bir terör eyleminde bulundular. Olayı haber alır almaz kriz yönetimine geçtik. Verilen talimat sayın savcımızın zarar görmeden her türlü tedbirin alınması yönündeydi. Her türlü çaba gösterildi. Ama bu çabalar karşılık bulmadı. Tam saat 20.24`te bir avukatın içeriyle temas halinde bu meseleyi çözmek için girişimde bulunduğu sırada silah sesleri gelmesi üzerine emniyet güçlerimiz müdahale etti. Operasyon kısa zamanda tamamlanmış savcımız ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmış. Yoğun çabalara rağmen az önce hayatını kaybetmiştir.` dedi. Davutoğlu, eylemi gerçekleştiren teröristlerin kimliklerini de açıkladı. Şafak Yayla; Zonguldak 1991 doğumlu, Bahtiyar Doğruyol; Ardahan 1987 doğumlu. 23:00 - SAVCI MEHMET SELİM KİRAZ ŞEHİT OLDU: Rehine krizinde ağır yaralı olarak kurtarılan Savcı Mehmet Selim Kiraz hastanede şehit oldu. 22:50 - RTÜK yayın yasağını kaldırdı: RTÜK, Çağlayan Adliyesinde İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz`ın rehin alınmasıyla ilgili haberlere ilişkin geçici yayın yasağını kaldırdı. 22:10 - Erdoğan`dan `operasyon` açıklaması: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çağlayan Adliyesi`ndeki operasyonla ilgili açıklama yaptı. Erdoğan,`Avukat cüppesiyle içeriye girip savcıyı rehin aldılar. Savcı ameliyatta, savcının sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Savcımız 3 tane başından ve 2 tane de vücudunun değişik yerlerinden kurşun aldı.` 21:50 - Teröristlerin cesetleri savcının odasında: Savcı Mehmet Selim Kiraz ağır yaralı olarak kurtarıldığı operasyonda öldürülen teröristlerin cesetleri savcının odasında inceleme devam ediyor. 21:35 - İstanbul Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı: Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok ile birlikte rehine olayına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Kapıcı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: `Bugün Çağlayan Adliyesi elim bir gün yaşadı. Bir değerli meslektaşımız vazifesini yapmaktayken 2 silahlı terör örgütü mensubu tarafından odasına kilitlenerek ve kafasına silah dayanarak bir eyleme maruz kaldı. Tabi yaşadığımız bu 9 saatlik süre içinde biz hep iyi niyetle, iletişim kanallarını açık tutarak, karşılıklı düşünceleri alarak kimsenin bir kılına zarar gelmeden bu eylemin bitirilmesini bekledik. Hep iyi niyetlerle yaklaşıldı. Tüm kamu görevlileri ve Ümit Kocasakal`ın da gayretleri ile iletişim kanalları sürekli açık tutulup eylemin sonlandırılması istendi. Silah sesleri gelmesi üzerine güvenlik güçlerimiz müdahalede bulundu. Müdahale sonrası savcımız ağır yaralı olarak hastanede. Kendisine yüce Allah`tan sağlık diliyoruz. İki terörist de suçta kullandıkları silahlarla birlikte ele geçti. Biz adalet camiası olarak gerekli dersler çıkartılacaktır. Hukukun elverdiği sınırlar içinde terörle mücadele devletimizin tüm birimleri tarafından hep birlikte yürütülecektir.` 21:30 - Emniyet Müdürü Selami Altınok: Operasyon sonrasında açıklama yapan Emniyet Müdürü Selami Altınok şunları söyledi, `Bugün iki terörist adliyemize girerek savcımız Mehmet Selim beyin odasına girmişler ve rehin almışlardır. 6 saat boyunca gerek emniyet teşkilatı, gerek başsavcılığımız, vekillerimiz iletişim kanallarını açık bırakmak suretiyle yapılması gereken bütün görüşmeleri yaptı. İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal da bu iletişim kanallarının kurulmasında emniyet teşkilatına yardımcı olmuştur. 6 saat boyunca sabırla ve metanetle ve bütün güvenlik önlemlerini almak şartıyla, yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda maalesef teröristler telefonla iletişim kurulduğu bir anda rehin almış oldukları başsavcımızın odasından silah seslerinin gelmesi üzerine, emniyet birimlerimiz güvenlik kuvvetlerimiz odaya operasyon yapmışlardır. Başsavcımız Mehmet Selim Bey ağır yaralı olarak hastanededir. Operasyon sonucu iki terörist de ölü olarak ele geçirilmiştir. Bütün iyi niyete rağmen olumlu bir netice alınmamış ve savcımıza silahla müdahalede bulunmuşlardır. Biz de operasyonu gerçekleştirdik. Savcımız şu anda hastanede ameliyatta. Acil şifalar diliyorum.” 21:00 - Kurtarma operasyonu tamamlandı: Operasyon sona erdi. Savcı Mehmet Selim Kiraz hafif yaralı olarak kurtarıldı. 1 polisin yaralandığı operasyonda 2 teröristin öldürüldüğü iddia ediliyor. 20:55: Savcı ve teröristler hastaneye kaldırıldı: Savcı da teröristler de Adliye`nin yanındaki bir özel hastaneye kaldırıldığı iddia ediliyor. Teröristlerden ikisinin durumunun ağır olduğu iddia ediliyor. 20:50 - Adliye`den sedye ile yaralı çıkartıldı: Rehine krizinde silah seslerinden sonra Çağlayan Adliyesi`ne sedye çıkartıldı. Adliye binasından sedye ile bir yaralının çıkarıldığı ve savcının hayatta olduğu iddia ediliyor. Savcı operasyon sırasında bayılmış. Hastaneye kaldırıldığı ve sağlık durumunun iyi olduğu iddia ediliyor. 20:45 - Silah sesleri ve bağrışmalar: Silah sesleri ve bağrışmalar devam ediyor. Polisin içeriye girdiği ve 3 terör örgütü üyesinin etkisiz hale getirildiği iddia ediliyor. 20:15 - 6. katta patlama sesi geldi: Rehine krizinin yaşandığı Çağlayan Adliyesi`nin 6. katında patlama sesleri geldi. 10-15 el silah sesleri ve `yat yat` diye bağrışma sesleri geliyor. Sağlık ekipleri ve olay yeri inceleme ekipleri binaya alındı. Operasyon yapıldığı iddia ediliyor. 20:15 - Müzakereciler dışarı çıkartıldı: Müzakereyi yürütenler adliye dışına çıkartıldığı ve polisin müdahale edilebileceği iddia ediliyor. 19:49 - Eylemin sonlandırılacağı iddiası: Eylemin saat 19:49`da sonlandırılacağı iddia edildi. Ancak bir gelişme yaşanmadı. 19:00 - DHKP-C`li grup oturma eylemi yapıyor: DHKPC`li 20 kişilik bir grup Çağlayan Adliyesi önünde oturma eylemi yaptı. Sık sık Berkin Elvan lehine slogan atan gruba polis ekipleri herhangi bir müdahalede bulunmadı. Polis ekiplerinin adliye etrafındaki geniş güvenlik önlemleri ise devam ediyor. 18:50 - Twitter, fotoğraf paylaşan hesabı kapattı: Savcı Mehmet Selim Kiraz`ın rehin alınmasıyla ilgili örgüt adına fotoğraf ve yazı paylaşımı yapan Twitter hesabının kapanmasından sonra yeni bir hesap açılmıştı. Yeni açılan hesap ise Twitter tarafından kapatıldı. 18:40 - Berkin Elvan`ın babası rehin alanlarla görüştü: Berkin`in babası Sami Elvan eylemcilerle telefonda görüştü. 17:40 - Arabulucu olması istenen Feyzioğlu adliyede: Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, savcının rehin alındığı Çağlayan`daki İstanbul Adalet Sarayı`na geldi. Feyzioğlu açıklama yapmadı. 16:39 - Davutoğlu`ndan rehine krizi toplantısı : Rehine krizinin ardından Davutoğlu`nun, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk ve Adalet Bakanı Kenan İpek`i parti genel merkezine çağırarak bir toplantı düzenlediği belirtildi. Toplantıya iki bakanın yanı sıra Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile seçim nedeniyle istifa eden İçişleri eski Bakanı Efkan Ala ile Adalet eski Bakanı Bekir Bozdağ`ın da katıldığı öğrenildi. 16:45 - Feyzioğlu:Rehine olayı terör olayıdır: Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz`ın odasına silahlı kişiler tarafından rehin alınması ile ilgili Twitter`dan yayınladığı mesajında, `Cumhuriyet Savcısını rehin alma eylemi bir terör eylemidir. Hiçbir gerekçe bunu masum ve haklı gösteremez. Dualarımız savcımızla` dedi. 16:40 - Muhabirler gözetim altında: Berkin Elvan soruşturması yürüten Savcı Mehmet Selim Kiraz`ın adliyede rehin alınmasını takip eden İstanbul Adalet Sarayı`nda görevli basın mensupları, güvenlik görevlilerinin gözetiminde tutuluyor. Basın odasına gözetimde tutulan yaklaşık 30 basın mensubu, ihtiyaçlarını karşılamak için güvenlik görevlileriyle birlikte odadan çıkabiliyor. 16:38 - Başkent`te `rehine` zirvesi: Başbakan Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk ve Adalet Bakanı Kenan İpek`i AK PartiGenel Merkezi`ne çağırdı. Genel Merkez`deki kritik zirveye, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile seçim nedeniyle görevlerini bırakan İçişleri eski Bakanı Efkan Ala ile Adalet eski Bakanı Bekir Bozdağ da katılıyor. Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezi`nde seçim çalışmlarını yürütüyordu. 16:36 - Başsavcı Vekili: Berkin bizim çocuğumuzdur: İstanbul Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı, Savcı Mehmet Kiraz`ın rehin alınmasıyla ilgili Çağlayan Adalet Sarayı önünde açıklama yaptı. Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı`nın yaptığı açıklama şu şekilde: `Bugün öğle saatlerinde savcımız Mehmet Kiraz, odasına iki şahıs girerek bu eylemi gerçekleştirmeye başladı. Bu süreçte devletin tüm kurumları ve yardımcı olmaları gerekenler yardımcı oluyorlar. Tabi eylemin amacı bildiğiniz gibi Bekin Elvan soruşturma nedeni ile olmuştur. Elvan bizim çocuğumuz ve kardeşimizdir. Onun ölüm olayı hepimizi üzmüştür. Biz hukukçular olarak soruşturmayı etkin ve zamanında yapmak zorundayız. Bu konuda elimizden gelen her türlü gayreti sarf ediyoruz. Bu eylemin fiilide devletin bize verdiği yetki ve hukuk sınırları içerisinde bulunmaya çalışılınacaktır. Bu konuda Emniyet ve başsavcılık olarak gayret sarf edeceğiz. Biz istiyoruz ki şuan başka bir hadise olmasın. Bu konuda gayretleri sarf ediyoruz. İnşallah herhangi bir kaza ve sıkıntı olmadan bu sonuçlanır. İçeride kimin olup olmadığını bilmiyoruz. Biz yeni bir can kaybı olmasın derdindeyiz.` 16:30 - Müzakereler sürüyor: Adliye içerisindeki müzarakeler sürüyor. Dışarıda ise, Berkin Elvan lehine sloganlar atılıyor. 16:26 - Rehine olayı ile ilgili yayın yasağı getirildi: İstanbul Çağlayan Adliyesi`nde yaşanan rehin alma olayı ile ilgili olarak yayın yasağı getirildi. Yasak, `Milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hallerde yahut kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu durumlarda, Başbakan veya görevlendireceği bakan geçici yayın yasağı getirebili.` hükmü gereğince verildi. 16:05 - Emniyet Müdürü`nden açıklama: İstanbul Adliyesi`ne gelerek incelemelerde bulunan Selami Altınok, Savcı Mehmet Selim Kiraz`ın rehin alınması olayına ilişkin açıklama yaptı. İçeride eylemcilerle görüşmelerin devam ettiğini söyleyen Altınok şunları söyledi: `Bugün saat 12.36 itibariyle adliyemizin 6. katında savcımız Mehmet Selim Bey`in odasına 2 eylemcinin gelerek savcımızı rehin alma olayı gerçekleşti. Bu andan itibaren gerek başsavcı vekilimiz, başsavcı vekillerimiz, diğer adliye personeli ve emniyet teşkilatımızın personeli, il valimiz, ben, Ankara`da sayın bakanlarımız olaya müdahil olduk. Olayın suhuletle, hiç kimsenin canı yanmadan bir an önce sonuçlanabilmesinin gayretini gösteriyoruz. İnşallah umudumuz odur ki bir an önce bu eylem kimsenin canı yanmadan hiçbir arkadaşımızın zarar görmesine imkan vermeden gerçekleşmiş olur, sonuçlanmış olur diye düşünüyoruz. Şu an itibariyle herhangi bir sıkıntımız yok. Herhangi bir arkadaşımızın sorunu yok. Arkadaşlarımız ve müzakereci arkadaşlarımız bize katkı veren İstanbul Barosu başkanımız ve diğer arkadaşlarımız eylemcilerle görüşüyor. Umudum eylemin bir an önce kimsenin burnunun kanamadan sona ermesidir.` 15:50 - Kılıçdaroğlu: MİT vazifesi olmayan işlerle uğraşırsa...: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çağlayan Adliyesi`de savcının rehin alınmasıyla ilgili olarak güvenlik zafiyetine dikkat çekti. `Savcının göz göre göre rehine alınmasını izleyen hükümet ve istihbarata sormak istiyorum; Bayrak, flama, silah, plastik kelepçe gibi eylem araçları ile adliyeye nasıl girildi?` sorusunu dile getiren CHP lideri Kılıçdaroğlu bu malzemelerin adliyeye sokulmasında yaşanan elektrik kesintisinin etkili olup olmadığını sordu. Kılıçdaroğlu, şu soruları yönelitti: Yoksa elektirik bu iş için kasıtlı mı kesilmiştir? Adliye`nin var olan jeneratörü devredeyse, bu malzemelerin içeri sokulmasında kimler yardım etmiştir? Hükümetin kesinti sonrası “Terör saldırısı olabilir” açıklaması, rehin alma olayında parmağı olduğunun göstergesi midir? Ülke güvenliğini ve bütünlüğünü sağlamak görev tanımınızda var mıdır? Bir ülkenin Milli İstihbarat Teşkilatı, vazifesi olmayan işlerle uğraşırsa, Cumhuriyet`in savcılarının odası da davulla zurnayla basılır! 15:43 - Kocasakal, Adliye`de: İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, Çağlayan Adliyesi`ne geldi. Basın mensupları da adliye kapısına kadar çıkarıldı. 15:09 - Görüşme yapıldı: Başsavcı Vekili Vedat Yiğit ile teröristlerin görüşme yaptığı öğrenildi. 14:57 - Adliye boşaltıldı: Polis, Çağlayan Adliyesi`ni boşalttı. Adliye personeli dahil, polis dışında binada kimse bulunmuyor. 14:43 - Berkin`in Babası; Başka biri ölmesin: Berkin Elvan`ın babası Sami Elvan, `Oğlum öldü ama başka biri ölmesin. Savcı Serbest bırakılmalı. Kanla kan yıkanmaz.` dedi. 14:42 - Vali Şahin de geldi: İstanbul Valisi Vasip Şahin de, Adliye`ye geldi. 14:41 - Sihalı avukat mı soktu?: İçeride biri avukat 3 kişinin olduğu ve silahı adliye binasına avukatın soktuğu iddia edildi. 14:25 - Altınok, adliyede: İl Emniyet Müdürü Selami Altınok, Çağlayan`daki İstanbul Adalet Sarayı`na geldi. 14:18 - Özel harekatçılar adliyede: Berkin Elvan soruşturmasını yürüten Savcı Mehmet Kiraz`ın rehin alınmasının ardından Çağlayan`daki İstanbul Adalet Sarayı`na özel harekat polisleri geldi. Adliye içerisi ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. 14:06 - Sağlık Ekipleri bekliyor: Savcı`nın odasının bulunduğu 6. katta, sağlık ekipleri bekletiliyor. 14:05 - Taleplerini açıkladılar: Berkir Elvan`ı öldüren polislerin yargılanmasını isteyen yasadışı örgüt üyeleri, aksi halde 15:36`ya kadar taleplerinin yerine getirilmezse savcıyı ölümle cezalandıracaklarını açıkladı. 14:02 - Savcı Kiraz`ın rehin alındığı fotoğraf yayınlandı: Yasa dışı bir örgüte yakınlığı ile bilinen Twitter hesabından Savcı Kiraz`ın başına silah dayalı halde foto yayınlandı. 13:56 - Katın yarısı bariyerlerle kapatıldı: Savcının rehin alındığı 6. katın yarısı bariyerlerle kapatıldı. Aynı şekilde, 5. ve 7. katlar da bariyerlerle kapatıldı. 13:55 - Silah sesleri: Savcının rehin alındığının ortaya anlaşıldığı ilk zaman, özel güvenlik ve polis olay yerine geldi. İçeriden kilitli kapı temlenerek açılmaya çalışıldı Kapının tekmelenmesi üzerine içerden bir el silah sesi geldi. Bu ses üzerine rehine krizinin büyüklüğü fark edildi. 13:51 - Savcı rehin alındı: Gezi olaylarında hayatını kaybeden Berkin Elvan soruşturmasını yürüten Savcı Mehmet Kiraz`ın 6. kattaki odasına giren bir kişi tarafından rehin alındığı belirtiliyor. Savcılık koridoru da boşaltıldı.


01 Nisan 2015 Çarşamba  02:16

Zaman

Manşet - Hastane yetkilileri: Savcımız getirildiğinde hayati fonksiyonu yoktu


Rehine krizinde ağır yaralı olarak kurtarılan Savcı Mehmet Selim Kiraz hastanede şehit oldu. İstanbul Adalet Sarayı`ndaki 8 saat süren rehine krizi polisin yaptığı operasyonla sona erdi. Operasyonda 2 terörist ölü ele geçirilirken rehin alınan savcı Mehmet Selim Kiraz`ın ağır yaralı olarak kaldırıldığı ve hastanede hayatını kaybettiği açıklandı. Öğle saatlerinde başlayan rehine krizinin ardından adliyedeki duruşmalar ve diğer işlemler sonlandırıldı. Saat 15.00 sıralarından adliye tamamen boşaltıldı. Basın mensupları da giriş kattaki basın odasına alındı. Adliyeye giriş ve çıkışlar tamamen kapatıldı. Eylemcilerle saatlerce görüşmeler sürdü. Müzakereciler ile eylemciler arasında telefon görüşmesi sürerken savcının rehin tutulduğu odada akşam 20.15 sıralarında silah sesi duyuldu. Odadan silah sesinin duyulmasının ardından savcının odasının önünde hazır bekletilen özel tim ekipleri odayı basarak operasyona başladı. Patlama sesinin ardından silah sesleri duyuldu. Kısa bir süre sonra bir patlama sesi daha duyuldu. Yaklaşık 20 dakika süre içerisinde bir kaç kez patlama ve çok sayıda silah sesi yankılandı. Operasyon sonunda eylemciler ölü ele geçirilirken savcı Kiraz`ın ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Kiraz`ın tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği açıklandı. SAĞLIK MÜDÜRÜ VE BİLİM ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ ŞEHİT OLDUĞUNU AÇIKLADI İstanbul Sağlık Müdürü Selami Albayrak ile İstanbul Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çavlan Çiftçi yaptığı açıklama ile Savcı Mehmet Selim Kiraz`ın şehit olduğunu söyledi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; `Ameliyathanede her türlü müdahaleye rağmen maalesef şehit verdik. Geldiğinde hayatını kaybetmişti. Solunumu kalbi tamamen durmuştu. Hiç bir hayati fonksiyonu yoktu. Geri döndürmek için yapılan çalışmalarda ne yazık ki muvaffak olamadık. Ve şehit verdik. Tam 20:50 sıralarında geldi 21:55`te kaybettik. Ama geldiğinde zaten kaybetmiştik. 1 saat boyunca müdahale ettik. Cerrahi müdahalemizi yaptık. Hem beyin hem göğüs bölgesi hem pil taktık. Tüm müdahalelere rağmen kurtulmadı. Zaten biz tüm ekibimiz burada hazır bekliyorduk. Menfur olaydan dolayı hepimiz burada hazırdık. Savcımızı hemen aldık. Maalesef tüm çabalara rağmen kaybettik.`


01 Nisan 2015 Çarşamba  02:16

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

akşam gazetesi  gazetesi çekiliş sonuçları  denizli de trafik kazası  dünkü show tv anahaber sağlık  orhangazibelediyesi burs sonuçları çıkanları ismi  fox haber arşivi 6kasım2012  mart  traktör çekiliş sonucu  kuzenlerini vuran çocuk  cuma günkü gündem gazetesi  24 01 2011 konya tv  etiler de  28 haziran 2009 tarihli sabah akdeniz eki  dünkü filmler  zaman gazetesi arşivi 14 ocak 2011  hürriyet gazetesi haberler 18 ekim 2009  3 nisan  bunu yapan insan mı  zaman deneme sınavı sonuçları 27 ocak  foxtv ana haber bul ve izle yeşim  at yarısıi  tıp bayramı törenleri ankara