Bulunan Haber Sayısı: 303
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
FotoMac

Manşet - İlk prova Rusya ile Antalya`da


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın, 5 Eylül`deki Hırvatistan sınavı öncesi 31 Ağustos`ta Antalya`da oynanacak maça Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin`i davet etmesi bekleniyor. Devamı için tıklayınız


29 Temmuz 2016 Cuma  02:13

Anadolu Ajansi

Son dakika - UEFA Avrupa Ligi`nde gecenin sonuçları


UEFA Avrupa Ligi üçüncü ön eleme turu ilk maçları 29 karşılaşmayla tamamlandı.


29 Temmuz 2016 Cuma  02:03

Zaman

Manşet - Tüm sınavlar iptal edilebilir


Darbe girişiminde bulunan FETÖ`nün TSK`ya askeri okullardan sızdığının ortaya çıkması ve sınavı yapan komutanlardan bazılarının darbe girişimine katıldığının tespit edilmesinin ardından askeri lise ve astsubay meslek yüksekokullarına giriş sınavları incelemeye alındı. FETÖ`nün darbe girişiminin hemen öncesinde yapılanların da aralarında olduğu sınavların iptal edilmesi gündemde. Darbe girişiminde bulunan Fetullahçı Terör Örgütü`nün (FETÖ), Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) askeri okullardan sızdığının ortaya çıkması ve sınavı yapan bazı komutanların darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alınmasının ardından TSK`ya girişi sağlayan sınavlar mercek altına alındı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Astsubay Meslek Yüksek Okulu sınavları geçen hafta, FETÖ`nün darbe girişiminden hemen önce yapılmış, sınav kazananların mülakatı ise dün gerçekleştirilmişti. Sınavı yapan komutanlardan bazılarının da darbe girişimine katıldığını tespitinin ardından söz konusu sınavlara ilişkin soru işaretleri ortaya çıktı. Sınavlarda görev alanlardan Hava Teknik Okulları Komutanı Tümgeneral Ahmet Cural, darbe teşebbüsüne katıldığı iddiasıyla tutuklandı. Cural`ın yanı sıra, FETÖ`nün darbe girişimi kapsamında, TSK`ya giriş için düzenlenen sınav sonuçlarının değerlendirilmesi ve öğrenci seçiminde etkin olan çok sayıda isim hakkında da tutuklama kararı verildi. Ulaştırma Personel ve eğitim Komutanı Tümgeneral Mustafa İlter, İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanı Tuğgeneral Osman Nadir Saylan, Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Süleyman Manka, Amfibi Okullar Komutanı Tuğamiral Erdal Ergün, Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Hakan Eser, Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral Veyis Savaş ve Gaziemir Hava Sınıf Okulları Komutanı Tuğgeneral Ersal Ölmez`in ise `Türkiye Cumhuriyeti`nde silahlı isyan teşebbüsü`, `Yasama organını engellemeye teşebbüs`, `Anayasa`yı ihlal`, `Cumhurbaşkanı`na suikast` ve `fiili saldırı` suçlamalarıyla tutuklanmasına karar verildi. Paralel Devlet Yapılanması (PDY) kapsamında askeri liselere giriş sınavlarında usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle Kayseri`de 3 Haziran 2015`te başlatılan operasyonda, haklarında gözaltı kararı çıkartılan 8 kişiden 4`ü gözaltına alınmış, zanlılardan 1`i savcılık talimatıyla 3`ü ise çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Aynı soruşturma kapsamında 28 Aralık 2015`te Kayseri Adliyesi`ne çağrılarak ifadesi alınan eski ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir hakkında da adli kontrol kararı verilerek yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti. Firari durumdaki zanlılardan E.C, 24 Haziran`da Çin`e gitmek üzereyken İstanbul Atatürk Havalimanı`nda gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Kırgızistan`a gittiği tespit edilen 3 kişi ise halen aranıyor. SINAVLAR YENİLENEBİLİR Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, PDY`nin öncelikle askeri liseler, astsubay okulları, harp akademileri ile kuvvet komutanlıklarının personel başkanlıklarında örgütlendiğine işaret ederek şunları söyledi: `Bu nedenle somut olarak bir şey söyleyemeyiz ama mevcut kurumlar, mercek altına alınmadan hem sınavların hem mülakatların doğru olarak kabul edilmemesi gerekir. Sınavı yapanlara dikkat ederek sınavların yenilenmesine bile karar verilebilir. Aslında askeri liseler, mesleğe herhangi bir katkısı olmayan okullar. Sadece örgütlenme ve ideolojik kadrolaşmalara sebep olan eğitim müesseseleri. Bir an önce Milli Eğitim Bakanlığına devredip köklü değişiklik yapmak gerekir. Devredildikten sonra Harp Okullarına direkt öğrenci almak daha sağlıklı olur. Harp Okullarının da mutlaka Milli Savunma Bakanlığı bünyesi içerisinde bulunması gerekir. Harp Okullarına girişte başarı dikkate alınarak sınavlar düzenlenmelidir. Ancak askeri liselerin kaldırılmasını, buna en köklü çözüm olarak görmek lazım.` Astsubay Meslek Yüksek Okulu sınavlarını yapan komutanlardan bazılarının darbe girişimine katıldığının tespit edilmesine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Tanrıverdi, `Hem askeri liselere giriş, hem de astsubay meslek yüksekokullarına girişte kullanılan sınavların mercek altına alınması lazım. Bunun ardından lüzum görüldüğünde sınavların yenilenmesi lazım. Sınav soruları da sızdırılmış olabilir.` diye konuştu. Başkanlığını yaptığı Adaleti Savunanlar Derneğine haksızlığa uğradığını belirten askeri okul öğrencilerinin müracaat ettiğini aktaran Tanrıverdi, `Bu öğrenciler, bu okulların hem idari hem eğitim kadrolarında PDY`nin fevkalade kadrolaştığını beyan ettiler. Olaylar da onu gösterdi.` dedi. Özellikle askeri öğrencilere sağlık raporu veren doktorların da incelenmesi gerektiğine dikkati çeken Tanrıverdi, `Bunların üzerinde durulmalı. Bunlar değiştirilmeden veya eskiler iyice mercek altına alınmadan yapılan imtihanlar geçerli sayılmamalı.` görüşünü aktardı. YAŞ kararıyla 1998`de emekli olan Jandarma Kurmay Albay Kemal Şahin ise kendisinin akademiyi bitirdiği 1994`ten itibaren PDY`nin Harp Akademilerine girenlere sınav sorularını vererek hep kendilerinden olanları bu okullara aldıklarının açık olduğunu belirtti. Harp Akademisi sınavlarının çok zor olduğunu vurgulayan Şahin, `1-2 sene çalışılan bir sınavdır. Edindiğimiz intiba, bütün askeri sınav sorularını vermişler, ondan sonra yapılanmışlar. Bu çok aşikar.` dedi. Şahin, şöyle konuştu: `Besbelli. Hiç şüphemiz yok şu anda, hepsi sınavları kendi taraftarlarına, yandaşlarına vererek bu okullara almışlar, yetiştirmişler, kadrolarını oluşturmuşlar. Cumhurbaşkanı`nın, tüm kuvvet komutanlarının emir subayı, yaveri olacak kadar gitmişler. Zaten tugay komutanlıklarının hemen hepsi onların elinde çünkü kalkışmaya katılanların pek çoğu tugay komutanı, çok az katılmayan var. Onlar da karmaşadan, halkın engellemesinden katılmadılar. Bu belli oldu.` Harp Okulu yıllarında, sınav sorularını çaldığından şüphelendiği isimler olup olmadığı sorulan Şahin, şunları kaydetti: `Bazı bizimle okuyan arkadaşlarımızın eğitim yılı içerisindeki performanslarından bunların akademiyi nasıl kazandığından şüphe ettiğimizi şimdi düşünüyorum. O zamanlar, insan bazı soruları bilemez, derslerde başarılı olamaz filan diye düşünüyoruz ama bütünü göz önüne aldığımızda öyleleri var ki şimdi bunlardan bir kısmı darbe teşebbüsü suçuna iştirak ettiler. Böyle bir şey o yıllarda varsa bile çok azdı. Ama ileriki yıllarda besbelli zaten bütün devlet memurluğu sınavlarında soruları verdikleri ortaya çıktı. Artık bunu da kimse inkar edemiyor. Silahlı Kuvvetler, milletten oluşursa ancak böyle sızmalar olmaz, dengeler olur, kalkışmalar olmaz, herkes birbirini dengeler. Şablon koymayacaksınız. Orayı ele geçiren `Türkiye`ye ele geçireceğim, Ortadoğu`yu kontrol edeceğim` gibi hesaplar içine girmez. İnşallah şimdiden sonra bu Oyun da bozuldu.`


24 Temmuz 2016 Pazar  18:43

Zaman

Manşet - Emniyet Genel Müdürlüğü açıkladı: 2 bin kişi alınacak


Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Başkanlığı Polis Amirleri Eğitim Merkezine emniyet mensubu olmayan lisans mezunu adaylar arasından ilk derece amirlik eğitimi (komiser yardımcısı adayı) için 200`ü kadın, bin 800`ü erkek olmak üzere 2 bin öğrenci alımı yapılacağı açıklandı. Emniyet Genel Müdürlüğü`nden yapılan açıklamada, `Emniyet Genel Müdürlüğünce Polis Akademisi Başkanlığı Polis Amirleri Eğitimi Merkezine (PAEM) 2016-2017 eğitim-öğretim yılında emniyet mensubu olmayan lisans mezunu adaylar arasından ilk derece amirlik eğitimi (komiser yardımcısı adayı) için 200`ü kadın, bin 800`ü erkek olmak üzere 2 bin öğrenci alımı yapılacak` denildi. Ön başvuruların 27 Temmuz-5 Ağustos 2016 tarihleri arasında yapılacak olup sınav tarihi ve sınav yerlerine ilişkin duyurular ise daha sonra bildirileceği kaydedilerek 2016 yılı ilk derece amirlik eğitimine başvuracak emniyet mensubu olmayan lisans mezunu öğrenci adaylığı için gereken şartlar şöyle açıklandı: `Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, lisans mezunu olmak veya denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak, 2015 ve 2016 yılı KPSS lisans P3 puan türünden (70,000) taban puan veya üzerinde puan almış olmak, Emniyet Teşkilatı personeli şehit veya vazife malulü eş veya çocukları için en az (63,000) taban puanı almış olmak, 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak şartıyla, sınavın yapıldığı yılın 31 Aralık tarihi itibariyle erkek ve kadın adaylar için otuz yaşından gün almamış olmak. Başvuruya ilişkin diğer hususlar Polis Akademisi Başkanlığının resmi internet sitesinden (www.pa.edu.tr) ilan edilecek.` İlk derece amirlik eğitimi için bin öğrenci alacak Emniyet Genel Müdürlüğü, Polis Akademisi Başkanlığı Polis Amirleri Eğitim Merkezine emniyet mensubu adaylar arasından ilk derece amirlik eğitimi için 100 kadın, 900 erkek olmak üzere bin öğrenci alımı yapılacağını açıkladı. Emniyet Genel Müdürlüğü`nden yapılan açıklamada,`Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Başkanlığı Polis Amirleri Eğitimi Merkezine (PAEM) 2016-2017 eğitim-öğretim yılında emniyet mensubu adaylar arasından ilk derece amirlik eğitimi (komiser yardımcısı adayı) için 100`ü kadın, 900`ü erkek olmak üzere 1000 öğrenci alımı yapılacak` denildi. Ön başvurular 8-19 Ağustos 2016 tarihleri arasında Personel Bilgi Sistemi (PBS) üzerinden yapılacak olup sınav tarihi ve sınav yerlerine ilişkin duyurular ise daha sonra bildirileceği ifade edilerek 2016 yılı ilk derece amirlik eğitimine başvuracak emniyet mensubu öğrenci adaylığı için gereken şartlar şöyle açıklandı: `En az dört yıllık lisans seviyesindeki bir yükseköğretim programından veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak, Başvuru tarihi itibariyle meslekte fiilen iki yılını doldurmuş olmak, Sınavın yapıldığı yılın 31 Aralık tarihi itibariyle kırkbeş yaşından gün almamış olmak, Son iki performans değerlendirme puanı iyi veya çok iyi olmak, son iki yıl içinde kısa süreli durdurma cezası ve meslek yaşantısı içerisinde uzun süreli durdurma cezası almamış olmak, Haklarında meslekten veya memuriyetten çıkarma cezasını gerektirecek suçlardan dolayı adli veya idari soruşturma yapılıyor olmamak. Başvuruya ilişkin diğer hususlar Polis Akademisi Başkanlığının resmi internet sitesinden (www.pa.edu.tr) ilan edilecek.`


26 Temmuz 2016 Salı  20:43

Zaman

Manşet - Enes Bayraklı - Darbe karşısında Batı`nın İslamofobik tutumu


15 Temmuz`da Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmeye çalışılan ve 179`u sivil, toplamda 246 insanımızın katledildiği darbe girişimine batının verdiği tepki hepimizi hayrete düşürdü. Siyasetçisinden medya mensuplarına, Think Tank dünyasından akademisyenlere kadar batı dünyasının kahir ekseriyeti sanki ortada Türkiye Cumhuriyetinin resmi kurumlarına sızarak gerçekleştirilen vahşi ve gözü dönmüş bir darbe girişimi yokmuş gibi hareket ettiler. Darbenin ilk saatlerinde darbeye meşruiyet sağlayan yayınları ve söylemleri yaydılar. Bu girişim, tarihte eşine benzerine az rastlanır bir sivil direniş ile püskürtüldükten sonra dahi darbe girişimini görmezden geldiler. Batı kamuoyunda yaygınlaşan söylemlerde başlıca unsur, bu darbenin Erdoğan`ı güçlendireceği ile ilgili manipülasyon oldu. Hatta hatta Ortadoğu halklarının komplo teorilerine çok fazla meylettiğini iddia ederek aşağılayan aydınlanmış Batı entelijansiyasının ve medyasının bir kısmı bu darbenin Erdoğan tarafından planlandığı gibi bir deli saçmasına kendilerini inandırdılar. Darbe girişimi sırasında tekbir getirerek ölüme yürüyen Müslüman Türk halkını; Müslüman, gayri Müslim, çocuk, yaşlı, kadın demeden herkesi en vahşi bir biçimde katleden IŞİD militanlarını ile bir tuttular. Hâlbuki yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede, ölüme yürüyen insanların tekbir getirmesinden daha doğal ne olabilirdi? Bu insanlar tankların karşısında yoga yapacak yahut Budist ilahileri söyleyecek değillerdi. Bu dezenformasyon kampanyasının zirvesinde New York Times gazetesi “Erdoğan takipçileri koyundur ve Erdoğan kendilerine ne söylerse onu yaparlar.” diyerek Müslüman Türk halkının aslında demokrasiye layık olmadığını ima etti. Yapılan birçok yorumda tekbir getiren, sarıklı, çarşaflı bu yobazlar mı demokrasiyi getirecek tarzı ifadelerle bu insanların demokrasiye layık olmadığı ön plana çıkarıldı. Özellikle seçilen bu resimlerle her kesimden insanın darbeye karşı çıktığı gerçeği örtbas edilmeye çalışıldı. Diğer taraftan bu ifadelerle aslında Türk halkının Müslüman kimliğinden dolayı siyasi bir aktör olamayacağı söylenmek istenmektedir. Türk halkının siyasi bir aktör olarak kendi hakkını hukukunu korumak için canını ortaya koymuş olmasını görmezden gelen böyle bir tavrın islamofobik olduğu apaçıktır. Boğaz Köprüsü`nde tek başına tankların üzerine yürüyen ve batıda kocasının zoruyla başını örttüğüne ve esaret altında olduğuna inanılan başörtülü o kadın, dünya demokrasi tarihine geçecek bir sivil direniş ve cesaret örneği sergilemiştir. Fakat gelgelelim, Batı`nın başörtülü Müslüman kadınlar ile ilgili ezberlerini bir çırpıda bozan o kahraman kadınının Müslüman olmayan bir toplumda gerçekleşse kahramanlaştırılacak olan hikâyesi tamamen görmezden gelinmektedir. Bütün bu tavırlar Batı kamuoyunun kahir ekseriyetinin İslam dünyasına bakışının ne kadar sorunlu olduğunu ortaya koymaktadır. İslam dünyasına demokrasi getirmek için Afganistan ile Irak`ın altını üstüne getirmiş olanlar, bugün Amerika`da yaşayan ve kendi İslam yorumu dışındaki bütün yorumları hakir gören bir meczubun örtülü bir teokratik düzen kurmak üzere yeltendiği darbe girişiminin şakşakçıları konumuna düşmüşlerdir.


26 Temmuz 2016 Salı  10:43

Zaman

Manşet - Yaşamını yitiren Türk genç Gümülcine`yi yasa boğdu


Almanya`nın Münih kentinde İran asıllı bir Alman`ın düzenlediği saldırıda, Batı Trakya Türkü 17 yaşındaki Hüseyin Dayıcık`ın hayatını kaybetmesi memleketi Gümülcine`deki yakın çevre ve akrabalarını derin üzüntüye Almanya`nın Münih kentinde İran asıllı bir Alman`ın düzenlediği saldırıda, Batı Trakya Türkü 17 yaşındaki Hüseyin Dayıcık`ın hayatını kaybetmesi memleketi Gümülcine`deki yakın çevre ve akrabalarını derin üzüntüye boğdu. Hüseyin`in yakınları, AA muhabirine yaptıkları açıklamalarda, hala yaşanan acı olayın etkisinde olduklarını ve gencecik masum bir insanın bu şekilde hayatını kaybetmesini kabullenemediklerini belirtti. Babası kalp krizi geçirdi Almanya`da, Hüseyin`in babası Süleyman Dayıcık`ın oğlunun ölüm haberi üzerine kalp krizi geçirerek kaldırıldığı hastanede yoğun bakıma alındığını anlatan yakınları, bu zor anda ailenin yanında olmak için Batı Trakya`dan bazı akrabalarının Münih`e gittiğini söyledi. İsimlerinin yazılmasını istemeyen akrabalar, Münih`teki terör saldırısında kurşunların hedefi olarak hayatını kaybeden Hüseyin`in üçüz kardeşlerinden biri olan Gülfer`i korumak için kendini feda ettiğini belirterek cenazenin Almanya`daki işlemlerin tamamlanmasının ardından çarşamba ya da perşembe günü Yunanistan`a getirilerek babasının köyü olan Karacaoğlan`da toprağa verileceğini bildirdiler. Bu arada, Yunan vatandaşı Hüseyin Dayıcık`ın kız kardeşini kurtarmak için kendisini feda etmesi Yunan medyasında geniş yer buldu. Yunan basın yayın organları, yaz tatili öncesinde yakınlarına hediye almak için kardeşiyle Münih`teki alışveriş merkezine giden Hüseyin`in, saldırı başladığında kız kardeşini kurtarmak için önüne geçtiğini ve kurşunların hedefi olduğunu yazdı. Haberlerde “Yunan kahraman” olarak nitelendirilen Hüseyin`in, Batı Trakya`daki Müslüman azınlık mensubu olduğu ve ailesiyle çalışmak için gittiği Münih kentinde yaşadığı belirtildi. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Twitter hesabından yayımladığı mesajda, Münih`teki saldırıda bir Yunan`ın da hayatını kaybettiğini ifade etti. Yunanistan Dışişleri Bakanlığından olayla ilgili yapılan açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlerin arasında bir “Yunan vatandaşının da bulunduğu” belirtilerek ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunuldu.


25 Temmuz 2016 Pazartesi  14:43

Zaman

Manşet - FETÖ, Didemin ölümüne neden oldu: Baba isyanda


3 sene önce kızının tabutu başında feryat ederken bu söylediklerine kimsenin inanmadığını anlatan acılı baba emekli astsubay Yaşar Yaylalı, `Kızımın ölümüne sebep olanlar bugün cezaevinde. Onlar bize acımadı, ama ben onların ailelerine acıyorum` dedi. 26 yaşındaki genç hakim adayı Didem Yaylalı 3 yıl önce tatil için gittiği Muğla`nın Fethiye ilçesindeki bir otel odasında ölü olarak bulundu. Genç kadının yapılan otopsinin ardından aşırı strese bağlı kalp krizinden hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Kızının tabutu başında gözyaşı döken astsubay babası Yaşar Yaylalı, o zaman, HSYK ve Adalet Akademisi`ni suçlayarak kızının baskılar yüzünden hayatını kaybettiğini ileri sürüp, Adalet Akademisi Başkanı bu kızın katilidir. Çıksın açıklama yapsın. Hepsini biliyorsunuz, yazın. Her şeyi kişiselleştirdiler. 26 yaşındaki çocukla oynadılar. Çocuğu Adalet Bakanlığı`nda çaycı gibi 1.5 yıl kullandılar. Onun ölümüne sebep olanlar Adalet Bakanı, HSYK, Adalet Akademisi ve müsteşardır. Ben size bununla ilgili her bilgiyi vereceğim” demişti. Basında çıkan haberlerin ardından HSK`dan yapılan açıklamada Didem Yaylalı`nın, verilen karara karşı HSYK Genel Kurulu`na yapmış olduğu itiraz üzerine, HSYK Genel Kurulunca, 22.05.2013 tarih ve 2013/451 karar numarası ile, 3 üyenin muhalefetine karşın 15 üyenin oyu ile HSYK 3. Dairesi`nin vermiş olduğu karar yerinde görülerek mesleğe kabul edilmemesine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir” demişti. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FÖTÖ terör örgütüne yapılan operasyonlar kapsamında Didem Yaylalı`yı, özel hayatını ileri sürüp kendilerine biat etmediği için hakimliğe almayan eski HSYK üyelerinin bazıları tutuklandığını anlatan baba Yaşar Yaylalı, Adalet Akademisi`nde rahatsızlığı sebebiyle 2 derse devam edemeyen kızının hastaneden aldığı raporun sahte olduğu iddia edilerek hakimliğe alınmadığını, o dönem kızının dosyasını incelemekle görevlendirilen HSYK Tetkik Hakimi Mustafa Arslan`ın `sahte rapor` iddiasında bulunduğunu, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım`ın da mülakatta `Bizden olacaksın. Bize biat edeceksin` dediğini, ancak kızının kabul etmediğini söyledi. Didem Yaylalı`nın `sahte evrak` suçlamasıyla mesleğe kabul edilmediğini belirten Yaşar Yaylalı, `Ankara İdare Mahkemesi`ne dava açtık. Ancak mahkeme, HSYK`nın bu tür soruşturmaları yapmasını olağan kabul etti` dedi. Kızının hakim olmasını engellediğini öne sürdüğü Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım, eski HSYK 1`ince Daire Başkanı İbrahim Okur ve eski HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici ile tetkik hakimi Mustafa Arslan`ın darbe soruşturmasında tutuklandıklarını belirten Yaşar Yaylalı, `Başkalarının mağduriyetine sevinmem. Söz konusu yargı üyelerinin çocuklarının ne durumda olduğunu tahmin ediyorum. Ailelerinin bir suçu yok. Allah`ın adaleti devletin adaletinden daha hızlı tecelli etti. Bakın kendilerini ele verdiler ve şu anda içerdeler. Bize acımadılar, ama ben onların ailelerine acıyorum. Beni evladımdan mahrum ettiler. Onlar da aynısını yaşasın. Kızımın geri gelmeyeceğinin farkındayım, fakat en azından iade-i itibar yapılmalı. Kızımın ismini bir sokağa ya da adliyede bir odaya verirlerse acılarım biraz olsun rahatlar dedi.


27 Temmuz 2016 Çarşamba  21:44

Zaman

Manşet - TSK`da son 36 yıl incelenecek!


Askeri sınav sorularını çalarak TSK`ya mensuplarını yerleştiren FETÖ`ye bir darbe daha vurulacak. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar`ın başyaveri Levent Türkkan`ın “1989`da sorular sınavdan bir gün önce cemaat evinde verildi” itirafı üzerine savcılık, soruşturmayı derinleştirdi. FETÖ`cü askerlerin ihanet girişiminde kilit rol oynayan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar`ın itirafçı Başyaveri Levent Türkkan`ın ifadesi, askeri sınav soruşturmasını derinleştirdi. Türkkan`ın, `Fethullah Gülen Cemaati ile ortaokul döneminde tanıştım. 1989 yılında Işıklar Askeri Lisesi`nin sınavlarına girdim. Abiler bana sınav olmadan önceki gece yarısı getirip soruları verdiler. Şıkların üzerine cevaplar işaretlenmişti` şeklindeki ifadesi üzerine savcılık harekete geçti. Binlerce gencin hakkının gasp edildiği 2010 KPSS ile ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Yücel Erkman, daha önce başlattığı askeri lise sınavı soruşturmasını genişletti. Devletin bütün kurumlarına sızan FETÖ`nün bugünkü darbe girişiminin temellerini 1980`den itibaren atmaya başladığı ortaya çıkmıştı. Bunu dikkate alan savcı Erkman, 1980 ile 2016 yılları arasında yapılan tüm askeri sınavları incelemeyi kararlaştırdı. Erkman tarafından ÖSYM`ye gönderilen yazıda, FETÖ`nün Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri Komutanlıkları ile Gülhane Askeri Tıp Fakültesi ve Bando Astsubay Okuluna öğrenci seçmek için yapılan askeri lise sınavlarının sorularının önceden ele geçirildiği belirtildi. 1980 ile 2016 yılları arasında yapılan askeri lise sınavlarını kazananlarının tam listesinin gönderilmesi talep edildi. Bununla beraber, Matematik, Türkçe, Fen ve Sosyal Bilgilerden adaylara yöneltilen soruların test ortalaması, test ortalama güçlüğü, sınava giren aday sayısı, sınavdaki ortanca zorluk, testte tamamına doğru cevap veren aday sayısı, 1, 2 ve 3 yanlış yapan aday sayısının istatistiki olarak yıllara ve her bir teste göre ayrı ayrı çıkarılması, testlerden herhangi birini tamamen doğru cevaplayan adayların listesinin Başsavcılığımıza gönderilmesi istendi.


27 Temmuz 2016 Çarşamba  11:44

Zaman

Manşet - Fethullah Gülen`den `İade etmeyin` çağrısı: Batı`nın hizmetindeyiz


FETÖ lideri Gülen ABD`ye çağrı yaparak `Beni Türkiye`ye iade etmeyin. Ben ve arkadaşlarım Batı`nın hizmetindeyiz` dedi New York Times gazetesinde Fetullah Gülen imzasıyla yayımlanan makelede `Batı`nın ılımlı Müslüman seslere ihtiyacı olan bu dönemde` kendisi ve arkadaşlarının Batı`nın hizmetinde olduğunu söyledi. Yazıda Adalet Bakanı Bekir Bozdağ`ın FETÖ propagandası ile suçladığı Uluslararası Af Örgütü`nün kötü muamele iddialarına atıf yapılması dikkat çekti. Fethullah Gülen, Pennsylvania eyaletinden yazdığı makalede Amerika Birleşik Devletleri`ne `beni Erdoğan`a verme arzusuna direnmelisiniz` ifadesini kullandı.


26 Temmuz 2016 Salı  10:43

Sözcü

Gündem - Sayısal Loto sonuçları (23 Temmuz)


Her hafta büyük umutlarla oynanan ve Milli Piyango İdaresine bağlı 5 farklı kazanç sisteminden bir tanesi olan Sayısal Lotonun 1028. hafta sonuçları bu akşam açıklanacak. 23 Temmuz 2016 tarihli Sayısal Loto sonuçları açıklanır açıklanmaz aşağıdaki linke tıklayıp Milli Piyango İdaresinin resmi web sitesinden sonuçları öğrenebilirsiniz. 1028. HAFTA SAYISAL LOTO SONUÇLARI OYUNUN ÖZELLİKLERİ İdare tarafından düzenlenen, []


23 Temmuz 2016 Cumartesi  16:17

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  

bugünkü atv haberleri bitliste kaza  öteki gündem video 12 şubnı izle  mayys 2009 hürriyet avrupa  soruyorum  ölüm haberleri 10 01 2009 okçuluk  01 02 2010 fox tv haber  sinem şenkaya  habertürk tv arşivi 30052011  02 kasım sabah gazetesi haberi  1993 gazete başlıkları  30 nisan 2009 posta gazetesi kpss cevap anahtarı  14temmuz show tv ana haber  gecen hafta kanal d haber bar baskını  29 10 2009 nusaybinlı kendini asan kız  bursa olay gazetesi trafik kaza haberleri 19 mayys  kontv haberleri izle 02 mayıs 2011  smackdown 28  14 kasım 2009 yeni asır arsiv  07 mayıs  habertürk ege hatice turgay  13 milyon yıllık fosil  ülke tv 07 10 arı