Bulunan Haber Sayısı: 214
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Sınavlar seçim haftasına kondu 6 milyon üniversitelinin oyu tehlikede


Seçimlere sayılı günler kala Türkiye`nin en çok kontenjana sahip üniversitelerinin hazırladıkları sınav takviminin seçimlerle çakıştığı ortaya çıktı. Aralarında Marmara, Yıldız Teknik, Orta Doğu Teknik, Karadeniz Teknik ve Dicle Üniversitesi`nin de bulunduğu birçok üniversite, seçimden bir gün öncesine ve sonrasına sınav koydu. Gerekli kolaylıkların sağlanmaması durumunda yaklaşık 6 milyon üniversiteli öğrenci oy kullanamayacak. Öğrenciler, üniversitelerin bu skandala bir çözüm bulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili tepkisini dile getiren Marmara Üniversitesi öğrencisi B.E., “6 Haziran ve 8 Haziran`a okul sınav koymuş. Benim ikametim Erzurum`da. Ben bu sene mezun olacağım. Şimdi seçim için Erzurum`a nasıl gideyim? Okul bunları hiç düşünmüyor mu acaba? Öğrenciler, final ve bütünleme sınavlarının ertelenmesini istiyor. Üniversite yönetimi ise kulak tıkıyor.” dedi. Öte yandan, Boğaziçi, Galatasaray ve İstanbul Teknik Üniversitesi ise seçimleri dikkate alarak sınav tarihlerini yeniden düzenledi. Bu üniversitelerde sınavların 7 Haziran`dan önce bitmesi öngörülüyor.


29 Mayıs 2015 Cuma  03:33

Zaman

Manşet - El Nusra lideri Batı`ya saldırmama teminatı verdi


Suriye iç savaşında rejim karşıtı safta bulunan ve ABD`nin terör listesinde yer alan El Nusra Cephesi`nin lideri Ebu Muhammed el Cilani, Katar merkezli medya grubu El Cezire`ye röportaj verdi. El Cilani, temel hedeflerinin Esed rejimini devirmek olduğunu söyledi. Cilani, “kışkırtılmadıkları sürece” gündemlerinde Batı`yı hedefe almanın bulunmadığını belirtti. Cilani, şöyle dedi: “Nusra Cephesi`nin, Batı`yı hedef alma yönünde hiçbir hedefi ya da emri yoktur. Rejim karşıtı temel misyonumuzu baltalamamak için, ABD veya Avrupa`ya saldırmak için bir sıçrama tahtası yapmama yönünde net emirler aldık.” “El Kaide`nin başka yerlerde ABD`yi hedef alması muhtemel olsa da burada değil.” diyen El Nusra lideri, ABD`nin saldırılarının devam etmesi durumunda ise bu tutumlarının değişeceğini kaydetti. Cilani, “Bize Suriye`de saldırmaya devam ederlerse, Amerikalıları hedef alma yönündeki seçeneklerimizin ucu açık.” dedi. El Nusra lideri, Pentagon tarafından “Amerikan güçlerini vurmayı amaçlayan gizli bir hizip” diye tanımladığı Horasan grubunun da aslında var olmadığını öne sürdü. “Horasan diye bir grup yok. Amerikalılar bunu kamuoyunu kandırmak için ileri sürdüler.” dedi. Batı`nın Suriye`deki savaşta Esed rejiminden yana olduğunu iddia eden muhalif lider, “Batı El Nusra`yı hedef alıyor, çünkü Esed rejimine gerçek tehdidin bizden geldiğini biliyor.” diye konuştu.


29 Mayıs 2015 Cuma  02:39

Radikal

Yazarlar - Dış politikada `Yalnız Kurt` dönemi - MURAT YETKİN - Radikal


Türk seçmeninin çoğu dışarıya, özellikle de Batı`ya kafa tutulmasından hoşlanıyor; çıkarlarını ABD ve AB ile ilişkilerde görmesine rağmen onlara karşı söylemde teselli buluyor. Ve bu ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politika konusunda da giderek tek belirleyici konumuna doğru ilerliyor. - MURAT YETKİN


29 Mayıs 2015 Cuma  03:15

Sabah

Gündem - Batı`da demokrat Doğu`da vahşisiniz


HDP`nin sokak çağrısıyla fitili ateşlenen 6-7 Ekim olaylarında çocukları öldürülen gözü yaşlı anneler, saz çalıp türkü söyleyerek sempati toplamaya çalışan Demirtaş`a ateş püskürdü: Batı`da demokrat, Doğu`da...Devamı için tıklayınız


29 Mayıs 2015 Cuma  09:20

Radikal

Politika - Liderler cumhurbaşkanı olduktan sonra partileri seçimde ne yaptı?


1980 sonrasının üç cumhurbaşkanı, Özal, Demirel ve Erdoğan, iktidar partilerinin başında ve başbakanken bu göreve geldiler. Üçünün de gerek cumhurbaşkanı seçilme süreçlerinde gerekse partilerinin kendilerinden sonraki ilk seçim sınavına girme koşullarında ortak yanlar var. Özal ve Demirel Köşk`e çıktıktan sonra, iktidarda olan partileri eridi. Peki AKP aynı akıbeti yaşayacak mı? - HAKKI ÖZDAL


29 Mayıs 2015 Cuma  07:47

Hürriyet

Spor - Bisiklette Türkiye için kötü fotoğraf


Merkezi Brüksel`de olan Avrupa Bisiklet Sürücüleri Federasyonu`nun en son 2013-2014 yılı istatistik sonuçlarına göre Avrupa ülkeleri içinde en çok bisiklet kullanan ülke Hollanda, bisiklet dostu ülke ise Danimarka listenin başında yer alan ülkeler oldu. Bisiklet turizminde ise Finlandiya Avrupa`nın en iyisi seçildi.


29 Mayıs 2015 Cuma  05:23

Hürriyet

Dünya - Nusra lideri: Düşmanımız Batı değil Esad



29 Mayıs 2015 Cuma  04:47

Zaman

Manşet - Sınav kalkmadı, dershaneler kaldırıldı; Velilerde 2016 kâbusu


Dershanelerin 1 Eylül 2015`te kapatılması kararı, gelecek yıl sınava girecek 900 bin lise ve 1 milyon 400 bin ortaokul öğrencisi ile velilerini kara kara düşündürüyor. Öğrencilerin sınava nasıl hazırlanacağı tam bir muamma. Ayrıca hükümetin, maddi yükü azaltacak iddiasıyla sunduğu sistem, sınava hazırlık maliyetini en az ikiye katlıyor. Lise sona geçen öğrenci, iyi bir üniversiteye girmek istiyorsa dershaneden dönüşen temel liselere gitmek ya da özel ders almak zorunda. Temel liselerin fiyatı 6 bin liradan başlıyor, 20 bine kadar çıkıyor. Bu, yıllık 1.500 ile 4 bin lira arasında olan dershane ücretini katlıyor. Özel ders ile sınava hazırlanmanın faturası da yaklaşık 24 bin lira. Diğer seçenek Milli Eğitim Bakanlığı`nın (MEB), okullarda açtığı takviye kursu. Ancak Kırşehir`deki bir okulda 1.500 lira `ek ders` parası istenmesi, okul kurslarının söylendiği gibi ücretsiz olmayacağını, veliye dershane kadar maliyet yükleyeceğini gösteriyor. Mezun olmuş ama üniversiteye giremeyen öğrencilerin temel liselerden hazırlık hizmeti alma imkânı yok. Onlar için tek alternatif Halk Eğitim Merkezleri. Bu kurumların eğitim kalitesi ve öğrenciye ne kadar destek sunacağı belirsiz. Dershaneler 1 Eylül`de kanun zoruyla kapanacak ama eğitim sisteminden kaynaklanan takviye ders ihtiyacı bitmeyecek. Her yıl liselere yerleştirme sınavına yaklaşık 1 milyon 400 bin öğrenci, üniversite sınavlarına ise 2 milyonu aşkın aday giriyor. Büyük çoğunluğunu lise son sınıf öğrencilerinin oluşturduğu bu rakamın 500 binlik dilimini, mezun olup tekrar sınava girenler oluşturuyor. Tüm eğitim camiası zorunlu kapanma ve dönüşüme karşı çıkarken hükümet, uyarılara kulak tıkamış durumda. Eğitimciler, dershanelerin kapatılması için gerekçe gösterilen `vatandaş ineğini satmak zorunda kalıyor` tezinin de gerçeği yansıtmadığına dikkat çekiyor. Aileleri sınava hazırlık için bir inek parasından daha fazlasını bulmaya itecek bir sistemin oluşacağının altını çiziyorlar. Dershanenin bir veliye maliyeti yerel olarak farklılıklar gösterse de yıllık olarak bin 500 ile 4 bin lira arasında değişiyordu. Kapatmayla birlikte boşluğu dolduracak alternatiflerin veliye yansıması ise şöyle olacak: Devlet okulunda 1.500 liraya dershane! Dershaneleri kapatma girişimi ile doğacak ihtiyacı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okullarda açtığı takviye kurslarla gidermeye çalışıyor. Ders başına ücret alan okuldaki öğretmenlerle, öğrencilere kurs veriliyor. Beklenen ilgiyi görmeyen bu kurslar yerine veliler başka arayışlara yöneliyor. Yine, Kırşehir`de bir okulda velilerden `ek ders` adı altında istenen para skandal niteliğinde. MEB`e şikâyet mektubu gönderen veli ek ders adı altında ve zorunlu olarak kendisinden 1.500 lira istenmesine tepki gösterdi. Veli mektubunda, lisede okuyan çocuğundan hafta içi ve hafta sonları verilecek dershane hizmeti için, dershane bedelini bile aşan miktarlar istendiğinin altını çizdi. Mezunlar HEM`lere! Dershaneden temel liseye dönüşen okullar da lise son sınıfa geçen öğrenciler için alternatiflerden biri. Dershaneler kapanacak düşüncesi ile ek ders desteğini bu okullara geçerek almak isteyen öğrenciler, şimdiden kayıt yaptırıyor. Söz konusu liselerde öğrenciler hem okul müfredatına hem de sınav sistemine yönelik eğitim alacak. 2018-2019 yılına kadar eğitim verebilecek olan bu okulların fiyatı yıllık 6 bin liradan başlıyor. 20 bin liraya kadar çıkıyor. Mezun öğrencilerin ise sınava hazırlıkta dönüşüm lisesinden hizmet alma şansı yok. Mezunlara, tek alternatif Halk Eğitim Merkezleri (HEM) kalıyor. Buralardaki eğitim kalitesi ve ne kadar öğrenciye eğitim desteği sunacağı ise muamma. Tek ders veren kurslar 12 bin lira Bir diğer alternatif ise `Matematik ve Fizik Kurs Merkezi`, `Eğitim Danışmanlık` gibi adlarla faaliyet gösteren yerler. Fakat burada hem kurslar sınırlı hem de belirli dersleri verebildikleri için alınacak derslere göre fiyatlandırma yapılıyor. Ödenecek paranın bir ders için yıllık 2 bin ile 3 bin lira arasında değişmesi bekleniyor. Sınavlara hazırlanan adayların en az 4 ders aldıkları düşünülürse kursun maliyeti 12 bin lirayı buluyor. Özel ders isteyen 24 bin lira verecek Bu seçenek yasal olarak bir zemine oturmamakla birlikte, gelir durumu yüksek ailelerin evlerinde ders aldırma yöntemi olarak ortaya çıkıyor. Bir ders ücreti 60-300 lira arasında değişiyor. Ortalama 150 lira olduğu düşünülerek basit bir hesaplama yapıldığında, haftalık en az 4 ders alan bir öğrencinin aylık ödemesi gereken tutar 2 bin 400 lirayı buluyor. 10 aylık sınava hazırlık maliyeti ise 24 bin lira. Uzman olmayan bir ders veren tercih edilirse yıllık rakam ancak 9 bin 600 liraya düşüyor. `Veliye de öğrenciye de yazık` Aktif Eğitim-Sen Genel Başkanı Osman Bahçe, dershaneleri kapatmanın zararının veliye ve gençlere çıkacağına dikkat çekiyor. Sınavlar var olduğu sürece velilerin çocuklarına takviye eğitimi aldıracağını ve daha ciddi bedeller ödemek zorunda kalacağını vurgulayan Bahçe şu tespit ve uyarılarda bulunuyor: “Dershaneleri kapatan devlet hafta sonları bizzat kendisi devlet okullarında dershanecilik yapmaya kalkıyor ve başarılı olamıyor. Sınavlara hazırlama bahanesiyle veliden para alsa da devlet mantığıyla hareket ediyor. Dershanelerde oluşan sinerji oluşmadığından velinin parasına, çocukların zamanına yazık olacak. Hükümet dershanelerin kapanması sürecinde hiçbir mağduriyet yaşatmayacağını söyledi ancak bu sözleri yerine getirmedi. Dershane öğretmenlerini MEB`de işe alarak mağdur etmeyeceklerini söylediler, ancak bazılarını eleyebilmek için subjektif sözlü sınav getirdiler. Dershaneleri okula dönüştürerek işletmecileri mağdur etmeyeceklerini söylediler, ancak iptal edilmiş yönetmeliklere bağlı taciz denetimleriyle, düzmece şikâyetlerle başlatılan soruşturmalarla bazı kurumları dönüştürmemek için kampanya başlattılar. Bakan düzeyinde beyanlarla `millete ait bazı kurumlara bir yolunu bulup dönüşüm izni vermeyeceklerini` ifade ettiler. Süreci başlatırken söylenen gerekçelerin tamamı bahaneymiş.”


26 Mayıs 2015 Salı  04:00

Zaman

Manşet - Sınav kalkmadı, dershaneler kapatıldı; Velilerde 2016 kâbusu


Dershanelerin 1 Eylül 2015`te kapatılması kararı, gelecek yıl sınava girecek 900 bin lise ve 1 milyon 400 bin ortaokul öğrencisi ile velilerini kara kara düşündürüyor. Öğrencilerin sınava nasıl hazırlanacağı tam bir muamma. Ayrıca hükümetin, maddi yükü azaltacak iddiasıyla sunduğu sistem, sınava hazırlık maliyetini en az ikiye katlıyor. Lise sona geçen öğrenci, iyi bir üniversiteye girmek istiyorsa dershaneden dönüşen temel liselere gitmek ya da özel ders almak zorunda. Temel liselerin fiyatı 6 bin liradan başlıyor, 20 bine kadar çıkıyor. Bu, yıllık 1.500 ile 4 bin lira arasında olan dershane ücretini katlıyor. Özel ders ile sınava hazırlanmanın faturası da yaklaşık 24 bin lira. Diğer seçenek Milli Eğitim Bakanlığı`nın (MEB), okullarda açtığı takviye kursu. Ancak Kırşehir`deki bir okulda 1.500 lira `ek ders` parası istenmesi, okul kurslarının söylendiği gibi ücretsiz olmayacağını, veliye dershane kadar maliyet yükleyeceğini gösteriyor. Mezun olmuş ama üniversiteye giremeyen öğrencilerin temel liselerden hazırlık hizmeti alma imkânı yok. Onlar için tek alternatif Halk Eğitim Merkezleri. Bu kurumların eğitim kalitesi ve öğrenciye ne kadar destek sunacağı belirsiz. Dershaneler 1 Eylül`de kanun zoruyla kapanacak ama eğitim sisteminden kaynaklanan takviye ders ihtiyacı bitmeyecek. Her yıl liselere yerleştirme sınavına yaklaşık 1 milyon 400 bin öğrenci, üniversite sınavlarına ise 2 milyonu aşkın aday giriyor. Büyük çoğunluğunu lise son sınıf öğrencilerinin oluşturduğu bu rakamın 500 binlik dilimini, mezun olup tekrar sınava girenler oluşturuyor. Tüm eğitim camiası zorunlu kapanma ve dönüşüme karşı çıkarken hükümet, uyarılara kulak tıkamış durumda. Eğitimciler, dershanelerin kapatılması için gerekçe gösterilen `vatandaş ineğini satmak zorunda kalıyor` tezinin de gerçeği yansıtmadığına dikkat çekiyor. Aileleri sınava hazırlık için bir inek parasından daha fazlasını bulmaya itecek bir sistemin oluşacağının altını çiziyorlar. Dershanenin bir veliye maliyeti yerel olarak farklılıklar gösterse de yıllık olarak bin 500 ile 4 bin lira arasında değişiyordu. Kapatmayla birlikte boşluğu dolduracak alternatiflerin veliye yansıması ise şöyle olacak: Devlet okulunda 1.500 liraya dershane! Dershaneleri kapatma girişimi ile doğacak ihtiyacı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okullarda açtığı takviye kurslarla gidermeye çalışıyor. Ders başına ücret alan okuldaki öğretmenlerle, öğrencilere kurs veriliyor. Beklenen ilgiyi görmeyen bu kurslar yerine veliler başka arayışlara yöneliyor. Yine, Kırşehir`de bir okulda velilerden `ek ders` adı altında istenen para skandal niteliğinde. MEB`e şikâyet mektubu gönderen veli ek ders adı altında ve zorunlu olarak kendisinden 1.500 lira istenmesine tepki gösterdi. Veli mektubunda, lisede okuyan çocuğundan hafta içi ve hafta sonları verilecek dershane hizmeti için, dershane bedelini bile aşan miktarlar istendiğinin altını çizdi. Mezunlar HEM`lere! Dershaneden temel liseye dönüşen okullar da lise son sınıfa geçen öğrenciler için alternatiflerden biri. Dershaneler kapanacak düşüncesi ile ek ders desteğini bu okullara geçerek almak isteyen öğrenciler, şimdiden kayıt yaptırıyor. Söz konusu liselerde öğrenciler hem okul müfredatına hem de sınav sistemine yönelik eğitim alacak. 2018-2019 yılına kadar eğitim verebilecek olan bu okulların fiyatı yıllık 6 bin liradan başlıyor. 20 bin liraya kadar çıkıyor. Mezun öğrencilerin ise sınava hazırlıkta dönüşüm lisesinden hizmet alma şansı yok. Mezunlara, tek alternatif Halk Eğitim Merkezleri (HEM) kalıyor. Buralardaki eğitim kalitesi ve ne kadar öğrenciye eğitim desteği sunacağı ise muamma. Tek ders veren kurslar 12 bin lira Bir diğer alternatif ise `Matematik ve Fizik Kurs Merkezi`, `Eğitim Danışmanlık` gibi adlarla faaliyet gösteren yerler. Fakat burada hem kurslar sınırlı hem de belirli dersleri verebildikleri için alınacak derslere göre fiyatlandırma yapılıyor. Ödenecek paranın bir ders için yıllık 2 bin ile 3 bin lira arasında değişmesi bekleniyor. Sınavlara hazırlanan adayların en az 4 ders aldıkları düşünülürse kursun maliyeti 12 bin lirayı buluyor. Özel ders isteyen 24 bin lira verecek Bu seçenek yasal olarak bir zemine oturmamakla birlikte, gelir durumu yüksek ailelerin evlerinde ders aldırma yöntemi olarak ortaya çıkıyor. Bir ders ücreti 60-300 lira arasında değişiyor. Ortalama 150 lira olduğu düşünülerek basit bir hesaplama yapıldığında, haftalık en az 4 ders alan bir öğrencinin aylık ödemesi gereken tutar 2 bin 400 lirayı buluyor. 10 aylık sınava hazırlık maliyeti ise 24 bin lira. Uzman olmayan bir ders veren tercih edilirse yıllık rakam ancak 9 bin 600 liraya düşüyor. `Veliye de öğrenciye de yazık` Aktif Eğitim-Sen Genel Başkanı Osman Bahçe, dershaneleri kapatmanın zararının veliye ve gençlere çıkacağına dikkat çekiyor. Sınavlar var olduğu sürece velilerin çocuklarına takviye eğitimi aldıracağını ve daha ciddi bedeller ödemek zorunda kalacağını vurgulayan Bahçe şu tespit ve uyarılarda bulunuyor: “Dershaneleri kapatan devlet hafta sonları bizzat kendisi devlet okullarında dershanecilik yapmaya kalkıyor ve başarılı olamıyor. Sınavlara hazırlama bahanesiyle veliden para alsa da devlet mantığıyla hareket ediyor. Dershanelerde oluşan sinerji oluşmadığından velinin parasına, çocukların zamanına yazık olacak. Hükümet dershanelerin kapanması sürecinde hiçbir mağduriyet yaşatmayacağını söyledi ancak bu sözleri yerine getirmedi. Dershane öğretmenlerini MEB`de işe alarak mağdur etmeyeceklerini söylediler, ancak bazılarını eleyebilmek için subjektif sözlü sınav getirdiler. Dershaneleri okula dönüştürerek işletmecileri mağdur etmeyeceklerini söylediler, ancak iptal edilmiş yönetmeliklere bağlı taciz denetimleriyle, düzmece şikâyetlerle başlatılan soruşturmalarla bazı kurumları dönüştürmemek için kampanya başlattılar. Bakan düzeyinde beyanlarla `millete ait bazı kurumlara bir yolunu bulup dönüşüm izni vermeyeceklerini` ifade ettiler. Süreci başlatırken söylenen gerekçelerin tamamı bahaneymiş.”


26 Mayıs 2015 Salı  02:10

Zaman

Manşet - Gümrük müşavirliğinde liyakat gitti, mülakat geldi


Gümrük Yönetmeliği`nde yapılan son değişiklikle gümrük müşavirliği ve gümrük müşavir yardımcılığına yazılı sınavdan sonra sözlü sınav şartı getirildi. Gümrük müşaviri olmak için yazılı ve sözlü sınavlarının her birinden 70 veya üzeri, gümrük müşavir yardımcısı olmak içinse 60 veya üzerinde puan almak gerekiyor. Yönetmelik değişikliğiyle daha önce yapılan ön eleme de kaldırıldı. Böylece kamu personeli olabilmek için siyasi referans şart haline geldi. VIP torpil iddiaları ve kadrolaşmanın gündemden düşmediği bugünlerde torpilin önünü açacak bir uygulama daha hayata geçirildi. 13 Mayıs 2015 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği`nde değişikliklere gidildi. Yönetmeliğin 566, 567, 568 ve 569`uncu maddelerindeki değişikliklerle gümrük müşaviri alımlarında ön eleme kaldırılarak sözlü sınav şartı getirildi. Daha önce sadece yazılı sınavla gümrük müşavir yardımcısı olunabilirken yeni değişiklikle yazılı sınav dışında sözlü sınav uygulamasına geçildi. Böylece gümrük müşaviri olmak için yazılı ve sözlü sınavlarının her birinden yetmiş veya üzerinde puan almak, gümrük müşavir yardımcısı olmak içinse yazılı ve sözlü sınavlarının her birinden altmış veya üzerinde puan almak gerekiyor. Gümrük Yönetmeliği`nde yapılan söz konusu değişiklik şöyle: Madde 566-(1) Gümrük müşavirliği ve gümrük müşavir yardımcılığı sınavları, yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamada yapılır. (2) Yazılı sınavı kazananlar, Bakanlıkça tayin edilecek yer ve zamanda sözlü sınava tabi tutulur. (3) Yazılı sınavın zamanı ve başvuru koşulları en az bir ay önce ilan edilir.” TORPİLİ OLMAYANA MEMURLUK HAYAL Kadrolaşmayla birlikte AKP, `parti devleti` olma yolunda hızla ilerlerken, kamu personeli olmak için siyasi referans, neredeyse devlete girebilmenin yegane şartı oldu. Pek çok kurumda iktidar yanlısı kişiler, liyakate bakılmaksızın önemli makamlara getirilirken, merkezi sınav sistemi olan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) adeta devre dışı bırakıldı. Referanslı adaylara yüksek mülakat puanları verilirken torpili olmayan vatandaş için memurluk hayal oldu.


25 Mayıs 2015 Pazartesi  02:12

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  

cinsel taciz  okul acilisi  fox tv hacamat  04 03 1990 arşivi  26 şubat 2009 sabah akdeniz eki  01 03 2011 fox ana haber arşivi  recep silo  övgü onu  25 eylül 2009 trafik kazaları  mart 2009 haberleri  öteki gündem video 23 ocak 2010  ülke tv arş  12 05 2009  öteki gündem video 12 şubat 2010 saatvideo 12 şuba  20şuba haber  metin2 haberi  çiftetelliye söz yazıldı haberi  15 haziran 2009 araba çekilis sonucu  çiçek  sanko bursu sonular yazn veriyor m  05 10 2010 trt 2 izle  15 temmuz 2009 ntv akşam haberleri video izle