Bulunan Haber Sayısı: 727
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - AKP`li adayın tanıtım aracına otomobil çarptı: 2 yaralı


Ankara`da, AK Parti Ankara milletvekili adayı Nuri Elibol`un tanıtım minibüsüne bir otomobil arkadan çarptı. Sıkışan 2 yaralı itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Kaza, saat 00.30 sıralarında Samsun Yolu, 1011 Kavşağı`nda yaşandı. Mamak istikametine seyreden 06 FJ 1584 plakalı AK Parti Ankara milletvekili adayı tanıtım minibüsüne, aynı istikamete seyreden 06 LU 352 plakalı otomobil arkadan çarptı. Minibüsün şoförü kazadan yara almadan kurtuldu. Otomobildeki 2 kişi çarpmanın etkisiyle adeta hurdaya dönen araç içinde sıkıştı. Olay yerine ambulans, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ekiplerin çalışmasıyla sıkıştıkları yerden çıkarılarak ambulansa götürüldü. İsmi öğrenilemeyen yaralılar ambulansla Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne kaldırıldı. Trafiğe kapanan yol araçların kaldırılmasıyla tekrar açıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


28 Mayıs 2015 Perşembe  03:09

Zaman

Manşet - MİT`e özel dinleme mahkemesi tahsis edildi


Meclis`ten geçen yasasıyla `istihbarat devleti` yetkileriyle donatılan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) için özel dinleme mahkemesi de oluşturuldu. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), MİT`in talebi üzerine istihbari dinlemelerle ilgili gerekli izinleri vermesi için Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi`ni görevlendirdi. Gerekçe olarak `ihtisaslaşma` ileri sürüldü. Ancak bu durum MİT`e geniş dinleme yetkisi ve serbestliği tanındığı yorumlarını beraberinde getirdi. MİT artık dinleme yapmak adına tek ve kurgulanmış bir mahkemeden izin alma rahatlığına kavuşmuş oldu. Hükümetin kontrolündeki HSYK, talep üzerine MİT`e dinlemelerle ilgili özel bir mahkeme tesis etti. Usulsüz dinleme iddiasıyla Emniyet`te büyük tasfiye gerçekleştirilirken MİT`e geniş bir dinleme yetkisi verilmesi dikkat çekti. MİT`le ilgili dinleme şikayetleri ve davalarında ise yargı üzerinde baskılar kurularak süreçler uzatılıyor. Tüm bunlara rağmen HSYK`nın, MİT`e özel dinleme mahkemesi ataması soru işaretleri oluşturdu. Resmî; Gazete`de yayımlanan kararda, “Bu kapsamda, anılan kanun değişikliklerinden sonra, önleme (istihbari) amaçlı olarak iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınması konularında gizliliğin korunması ve karar mekanizması ile denetimde etkinliğin sağlanması bakımından, Ankara ağır ceza mahkemelerinden hangi üyelerinin karar vereceğinin belirlenmesinin uygun olacağı; bu bağlamda daha önce anılan kararları vermekle yetkilendirilen Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi üyelerinin belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.” denildi. Böylelikle MİT`e sağlanan ayrıcalıklara bir yenisi eklenmiş oldu. Geçtiğimiz aylarda MİT`e, yurtiçi ve yurtdışında sınırsız operasyon yapma gibi yetkiler de verilmişti. Ayrıca MİT personelinin kanunsuz emri uygulama durumunda cezai sorumluluğu kaldırılmıştı. Yani MİT personeline adam öldürme durumunda dahi, `emri uyguladım` diyerek cezadan kurtulabilme hakkı sunulmuştu.


28 Mayıs 2015 Perşembe  02:51

Zaman

Manşet - MİT için özel mahkeme görevlendirildi


Meclis`ten geçen yasasıyla `istihbarat devleti` yetkileriyle donatılan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) için özel dinleme mahkemesi de oluşturuldu. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), MİT`in talebi üzerine istihbari dinlemelerle ilgili gerekli izinleri vermesi için Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi`ni görevlendirdi. Gerekçe olarak `ihtisaslaşma` ileri sürüldü. Ancak bu durum MİT`e geniş dinleme yetkisi ve serbestliği tanındığı yorumlarını beraberinde getirdi. MİT artık dinleme yapmak adına tek ve kurgulanmış bir mahkemeden izin alma rahatlığına kavuşmuş oldu. Hükümetin kontrolündeki HSYK, talep üzerine MİT`e dinlemelerle ilgili özel bir mahkeme tesis etti. Usulsüz dinleme iddiasıyla Emniyet`te büyük tasfiye gerçekleştirilirken MİT`e geniş bir dinleme yetkisi verilmesi dikkat çekti. MİT`le ilgili dinleme şikayetleri ve davalarında ise yargı üzerinde baskılar kurularak süreçler uzatılıyor. Tüm bunlara rağmen HSYK`nın, MİT`e özel dinleme mahkemesi ataması soru işaretleri oluşturdu. Resmî; Gazete`de yayımlanan kararda, “Bu kapsamda, anılan kanun değişikliklerinden sonra, önleme (istihbari) amaçlı olarak iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınması konularında gizliliğin korunması ve karar mekanizması ile denetimde etkinliğin sağlanması bakımından, Ankara ağır ceza mahkemelerinden hangi üyelerinin karar vereceğinin belirlenmesinin uygun olacağı; bu bağlamda daha önce anılan kararları vermekle yetkilendirilen Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi üyelerinin belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.” denildi. Böylelikle MİT`e sağlanan ayrıcalıklara bir yenisi eklenmiş oldu. Geçtiğimiz aylarda MİT`e, yurtiçi ve yurtdışında sınırsız operasyon yapma gibi yetkiler de verilmişti. Ayrıca MİT personelinin kanunsuz emri uygulama durumunda cezai sorumluluğu kaldırılmıştı. Yani MİT personeline adam öldürme durumunda dahi, `emri uyguladım` diyerek cezadan kurtulabilme hakkı sunulmuştu.


28 Mayıs 2015 Perşembe  02:33

Milliyet

Politika - Şimşek`in kızı yoğun bakımda


Şimşek`in 16 aylık kızı Azra Esma, 20 Mayıs Çarşamba gecesi aniden rahatsızlanması üzerine Ankara`daki bir üniversite hastanesine kaldırıl...


28 Mayıs 2015 Perşembe  01:22

Zaman

Manşet - 17 Aralık dosyası tekrar açıldığında `Paralel` paranoyası bitecek


CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın `paralel` paranoyasının 17/25 Aralık yolsuzluk dosyaları yeniden açıldığında son bulacağını söyledi. Diyanet İşleri Başkanı`na uçak tahsis edilmesi konusunun sorulması üzerine ise, “Kimse Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden kendisine meşruiyet kazandırmasın.” ifadelerini kullandı. Kemal Kılıçdaroğlu, Denizli mitingi öncesi özel uçakta gazetecilerin sorularını cevapladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun seçim meydanlarında, `CHP, MHP ve HDP ile paralel yapı, Kandil ve DHKP-C`nin altıgen çete kurduklarına` dair açıklamalarını, “Kendisi söylerken bile emin olun inanmıyordur. Akademisyen kimliğine üzülüyorum, başka bir şey değil. Belki mizah dergilerine konu olabilir.” sözleriyle değerlendirdi. Davutoğlu`nun kendisine yönelik `okuma özürlü` şeklindeki ifadesinin hatırlatılması üzerine ise “Cevap vermeye değmez.” dedi. İktidar temsilcilerinin CHP`yi sürekli olarak 1930`lar, 40`lar örnek gösterilerek eleştirildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, “17 milyon yoksul, 6 milyon 200 bin işsiz var. O işi gücü bırakmış, `1930`da, 40`ta şu oldu, bu oldu.` Ne yapayım ben o yıllarda doğmamıştım. Bırak tarihçiler otursun, hesabını yapsın. 1930`ların, 40`ların Türkiye`sinde değiliz ki. Dünya değişti, ilim, teknoloji, insanlar değişti ama onların kafası değişmedi. Kafaları hâlâ 1930`larda, 40`larda, millet de bıktı.” diye konuştu. CHP lideri, seçimlerde yüzde 35 oy oranını yakalayacaklarına inandıklarını anlattı. HDP`NİN BARAJ KAYGISI YOK Kemal Kılıçdaroğlu, `seçim sonuçlarında HDP`nin baraj meselesinin belirleyeceği` yorumlarının hatırlatılması üzerine, “HDP`nin şu anda bir baraj kaygısı yok gördüğüm kadarıyla. Aşağı yukarı bütün anketlerde HDP`nin barajı aştığı görülüyor. Dolayısıyla AKP biraz HDP`nin barajı aşmaması için özel bir çabanın içinde. Ama kamuoyuna yansıyan bütün anketlerde HDP barajı aşmış görünüyor.” ifadelerini kullandı. SANDIKLARDA DAHA FAZLA OLACAĞIZ Seçim ve sandık güvenliği konusunda ise sivil toplum örgütlerinin yoğun çabası olduğunu, CHP`nin de sivil topluma destek verdiğini anlattı. Aynı zamanda parti örgütlerinin de bu konuda teşvik edildiğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, “Sandıklarda daha fazla olacağız, güvenliği sağlama konusunda ciddi çalışıyoruz. Türkiye`de demokrasi, hukukun üstünlüğü yok. Bunu kendi özel çabamızla gerçekleştirmeye çalışıyoruz, sandık güvenliğini oluşturmaya çalışıyoruz. Bütün aşamalarda, arkadaşlarımızın en azından gözlemci olarak bulunmalarını istiyoruz.” ifadelerini kullandı. YOLSUZLUK DOSYALARININ KAPANDIĞINI SANIYORLAR! Kendini `sosyalist` olarak tanımlayan Hakim Tamer Akgökçe`nin, davasına baktığı bir sanık tarafından `paralel` olmakla suçlanmasının ardından dosyadan el çektirilmesi konusu da Kılıçdaroğlu`na soruldu. Kılıçdaroğlu, “17-25 Aralık dosyalarının kapandığını sanıyorlar. O dosyalar açıldığı zaman bu tür suçlamalar gerçekten son bulacaktır. Bir hakim kararı nedeniyle tutuklanamaz. Eğer hakimin kararı yanlışsa Yargıtay düzeltir, o da yanlışsa Anayasa Mahkemesi düzeltir, o da yanlışsa AİHM düzeltir. Bütün süreçleri bir tarafa atıyorsunuz, bir yargıcın verdiği karar nedeniyle onu hakimlikten atıyorsunuz ve elinden dosyasını alıyorsunuz. Bu doğru bir uygulama değil. Aslında bu Türkiye`de hukukun bittiğini gösteriyor. Hukuk siyasi otoritenin emrinde olduğu zaman `hukuk` oluyor, emrinde olmadığı zaman `tu kaka` oluyor. Bir şekilde yargının dışına atalım diye özel çaba harcanıyor. Bu yargıya, siyasal iktidara, uluslararası arenada imajına da zarar verir.” dedi. Kılıçdaroğlu, TBMM`ye gelişinde de basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, “Diyanet İşleri Başkanı`na bir uçak tahsis edilmesi noktasında Cumhurbaşkanı`nın açıklaması oldu, nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna, “Kimse Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden kendisine meşruiyet kazandırmasın.” şeklinde cevap verdi. Kadri kılıç kırklareli


28 Mayıs 2015 Perşembe  02:15

Zaman

Manşet - Kaçak Saray`ın çatı maliyeti, 89 bin asgari ücretli işçinin maaşına denk


Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı`nın ana bina ve ek yapılarında kullanılan çatı malzemelerinin 85 milyon liraya mal olduğunu açıkladı. Candan, Danıştay`ın kararıyla ikinci kez kaçak olduğu tescillenen Saray`da, Alman malı özel çinko malzeme kullanıldığını söyledi. `Rheinzink` marka bu malzemenin içerisinde alüminyum, bakır ve titanyum bulunduğunu, çatı aksamının metrekaresinin KDV`siyle birlikte 2 bin 124 lira civarında olduğunu belirtti. 35 bin metrekareyi bulan çatı alanının toplam maliyetinin, asgari ücretle çalışan 89 bin 568 işçinin maaşına denk geldiğini kaydetti. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı, şöyle konuştu: “Temelinden çatısına kadar meşruiyeti yok ve ateş pahası. Kaçak sarayın ve eklentilerinin çatı maliyeti yaklaşık 85 milyon lira. Kaçak sarayın çatısı 89 bin 568 asgari ücretlinin maaşına denk. Bir asgari ücretlinin ortalama 4 kişilik aileden oluştuğu varsayıldığında, kaçak sarayın çatısının maliyeti 358 bin 272 kişinin yaşamını doğrudan etkiliyor. Kaçak sarayın abartılı çatı maliyeti 355 bin nüfuslu Düzce`de her evden bir kişinin iş sahibi olmasına denktir.”


28 Mayıs 2015 Perşembe  02:15

Zaman

Manşet - MİT`e özel dinleme mahkemesi


Meclis`ten geçen yasasıyla `istihbarat devleti` yetkileriyle donatılan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) için özel dinleme mahkemesi de oluşturuldu. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), MİT`in talebi üzerine istihbari dinlemelerle ilgili gerekli izinleri vermesi için Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi`ni görevlendirdi. Gerekçe olarak `ihtisaslaşma` ileri sürüldü. Ancak bu durum MİT`e geniş dinleme yetkisi ve serbestliği tanındığı yorumlarını beraberinde getirdi. MİT artık dinleme yapmak adına tek ve kurgulanmış bir mahkemeden izin alma rahatlığına kavuşmuş oldu. Hükümetin kontrolündeki HSYK, talep üzerine MİT`e dinlemelerle ilgili özel bir mahkeme tesis etti. Usulsüz dinleme iddiasıyla Emniyet`te büyük tasfiye gerçekleştirilirken MİT`e geniş bir dinleme yetkisi verilmesi dikkat çekti. MİT`le ilgili dinleme şikayetleri ve davalarında ise yargı üzerinde baskılar kurularak süreçler uzatılıyor. Tüm bunlara rağmen HSYK`nın, MİT`e özel dinleme mahkemesi ataması soru işaretleri oluşturdu. Resmî; Gazete`de yayımlanan kararda, “Bu kapsamda, anılan kanun değişikliklerinden sonra, önleme (istihbari) amaçlı olarak iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınması konularında gizliliğin korunması ve karar mekanizması ile denetimde etkinliğin sağlanması bakımından, Ankara ağır ceza mahkemelerinden hangi üyelerinin karar vereceğinin belirlenmesinin uygun olacağı; bu bağlamda daha önce anılan kararları vermekle yetkilendirilen Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi üyelerinin belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.” denildi. Böylelikle MİT`e sağlanan ayrıcalıklara bir yenisi eklenmiş oldu. Geçtiğimiz aylarda MİT`e, yurtiçi ve yurtdışında sınırsız operasyon yapma gibi yetkiler de verilmişti. Ayrıca MİT personelinin kanunsuz emri uygulama durumunda cezai sorumluluğu kaldırılmıştı. Yani MİT personeline adam öldürme durumunda dahi, `emri uyguladım` diyerek cezadan kurtulabilme hakkı sunulmuştu.


28 Mayıs 2015 Perşembe  02:15

Zaman

Manşet - Hakan Şükür: Askerî vesayet bitti sivil vesayet başladı


İstanbul 3. Bölge Bağımsız milletvekili adayı Hakan Şükür, AKP`ye ilk defa 2010 referandumunda destek verdiğini söyledi. Tarihi referanduma o gün oy veren herkes gibi yalnızca daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük ve hukuk istediğini belirten Şükür, “Peki bugün neredeyiz? `2010 Referandumu` sürecini bırakın; neredeyse 35 yıl gerideyiz. 1980 12 Eylül darbe dönemine geriledik. 77 milyon vatandaş artık `makul şüpheli`… Ve her yerde cadı avları başladı: Emniyet, yargı, bürokrasi… Tüm milletin ve devletin unsurları ele geçirilmeye çalışılıyor… Sendikalar, spor kulüpleri, sivil toplum örgütleri. Bugün Türkiye`de askeri vesayet darbeler son buldu diyoruz. Askeri vesayet bitti ama sivil vesayet başladı.” dedi. Rotahaber`e konuşan Türk futbolunun efsanevi ismi Hakan Şükür, “AK Parti içindeyken neden konuşmadın?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “İçeride konuştuklarımızı ve ettiğimiz kavgaları kimse bilmiyor. Örneğin bana spor bakanlığı sözü verildi. Bana `Sen bakansın, hazırlığını yap` diyen kişiler, bugün `talimatla geldi bunlar, tuzluk` diyebiliyor. Yazık! `İnançlarından, fikirlerinden ötürü sen bedel ödedin, bize yakışırsın, bizimle olmalısın` diyerek AK Parti`ye davet edildim. Ben de ülkeme milletime hizmet ederim diye girmişim. Hüsnüzanla girmişim. Bugün aynı insanlar bana veya benim gibi düşünen insanlara inançlarından ve fikirlerinden dolayı bedel ödetiyor.” MHP ZULME KARŞI DAHA KARARLI DURMALI Hakan Şükür, 17-25 Aralık sonrasında yapılan hukuksuzlukların bir gruba yapıldığını düşünmenin de bir yanılgı olduğunun altını çizdi. Bu konuda anamuhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile aralarında geçen diyaloğu şöyle aktardı: “Kendisi 3-4 ay önce görüştüm. `Siz demokrat ve vicdanlı bir insansınız. Grup toplantılarında bunlara `hırsız` dediniz. Siz bunların bu fiilleri işlediğine inanıyor musunuz?` dedim… Kemal Bey `Evet, biz bunlara inanmasak söylemeyiz` diye cevap verdi. Ben de, `O halde bütün bu hırsızlık ve yolsuzlukları ortaya çıkaran, milletin hakkını savunan polis, hakim ve savcıların yaşadıkları hukuksuzluklara karşı CHP kurumsal kimliğiyle neden zulme karşı bir duruş göstermiyor. Mahmut Tanal geliyor ama siz neden gelmiyorsunuz? Ergenekon ve Balyoz davalarında bizzat Silivri`ye gittiniz. Bu insanlar için de gitmelisiniz.` dedim. Benim bu sözlerim üzerine Kemal Bey, `Haklısınız.` dedi ve ertesi gün CHP`den iki önemli ismi Ali Özgündüz ve Sezgin Tanrıkulu`nu Silivri`ye gönderdi. Mesela MHP bu konuyla ilgili daha etkin bir duruş sergilemeli. Bu zulmün bir azınlığa yapıldığı düşüncesiyle böyle davranıyorlarsa yanılıyorlar.” BENİM İÇİN HAYIRLI BİR DÖNEM OLDU “Kendi açımdan hayırlı bir dönem yaşadığımı düşünüyorum. Daha önce hiç iletişim kuramadığım topluluklarla, bireylerle diyalog kurma imkanım oldu. Türkiye`de bir nefret ve kutuplaştırma yaşıyoruz. Ama ben sokaklarda çok büyük bir teveccüh görüyorum. İçinden ayrıldığım partiden insanlar da bana büyük ilgi gösteriyor. İlginç gelecek hatta bana tebessüm ettiren bir şey ama bazıları beni hâlâ AK Parti`de zannediyor. Ayrıldığımı söyleyince o zaman “oyum sana” diyorlar.”


28 Mayıs 2015 Perşembe  02:15

Zaman

Manşet - Öğretmeni gözaltına aldılar, komadaki eşi ortada kaldı


KPSS soruşturmasında Ömer öğretmenin gözaltına alınması, büyük bir drama yol açtı. Eşi Hülya Fırıncı, 4 ay önce fenalaşıp komaya girdi. Hayati tehlikesi olduğu için eşinin yanından ayrılmayan öğretmen, gözaltına da hastanede alındı. Komadaki eşi ve 3 çocuğu ortada kaldı. Sıkıntı savcıya anlatıldı ama çare olmadı. Kopya iddiaları sebebiyle iptal edilen 2010 Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) soruşturmasında, zulüm ve skandallar bitmek bilmiyor. Bir önceki operasyonda 9 aylık hamile kadın gözaltına alınırken, son soruşturmanın ardından yeni bir dram çıktı. 4 aydır komada olan Hülya Fırıncı`nın coğrafya öğretmeni olan eşi Ömer Fırıncı`nın adı da gözaltı listesinde yazıyordu. Polis, sabah 6`da evine gitti ancak orada yoktu. Kapıyı açan kayınvalidesi şoke olurken polisleri gören çiftin 3 çocuğu ağlamaya başladı. Ömer Fırıncı`nın komadaki eşinin yanında hastanede olduğu söylendi. Polisler hastanenin yolunu tuttu. Gözaltı kararı, Kocaeli SEKA Hastanesi`ne tebliğ edildi. Ancak Ömer Fırıncı polislere, “Eşim 4 aydır komada yattığından dolayı vücudunun birçok yerinde yaralar çıktı. Beslenmeyi ve diğer bütün hayatsal faaliyetleri makinelerle yapıyor. Benim haricimde eşime bakacak kimse yok. Hatta eşimin yanında bazı günler uyumadan 24 saat nöbet tutuyorum. Eşimin hayati tehlikesi olduğundan yanından bir an bile ayrılmadım. 3 tane de bakıma muhtaç çocuğum var. Ben Kocaeli ve İstanbul arasında hastane hastane dolaşıyorum.” dedi. Bu sözleri söyledikten sonra Ömer Fırıncı, nefes borusunu tıkayan kronik rahatsızlığı nedeniyle fenalaşıp komaya giren eşinin sağlık raporunu gösterdi, gözaltı konusunda kolaylık gösterilmesini istedi. Polisler, durumu savcıya bildirdi. Ancak savcı 42 yaşındaki kadının komada olmasına rağmen gözaltı işleminin uygulanmasını istedi. Bu sırada eşinin yanına bir refakatçi çağırmasına müsaade edilmedi. Ömer öğretmen, direnmesin diye de polisler kelepçelemek istedi ancak hastanedeki diğer hasta yakınlarının tepkisi üzerine bundan vazgeçildi. Komadaki eşi, okula giden 9 yaşındaki erkek, 12 ve 15 yaşlarındaki kız çocuklarını ise kayınvalidesine emanet ettikten sonra gözaltına alınıp Ankara`ya getirildi. Avukatlar “Bu şartlar altında müvekkilin bırakın kaçmayı, özel işlerini yapmaya bile vakti yoktur. Hastanın başına gelecek muhtemel sorumluluklardan dolayı gözaltı ve tutukluluk veren hâkim ve savcı sorumludur.” diye karara tepki gösterdi. KADIN ÖĞRETMEN GÖZALTINDA BAYILDI Seçime 10 günden daha az süre kala gündemi değiştirmek isteyen iktidar, KPSS soruşturmasında önceki gün 3. operasyonu yapmıştı. Ankara Savcısı Yücel Erkman 44 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarttı. Gözaltına alınanlar Ankara Emniyeti`ne getirilirken ifade işleminin sürdüğü öğrenildi. Polisler, öğretmenlere bir önceki soruşturmada olduğu gibi HTS kayıtları ile ilgili sorular yöneltti. Gözaltındaki bir öğretmene, biriyle sürekli telefonda görüştüğü soruldu. Bu telefon numarasının, eşine ait olduğunu söylemesi skandalı ortaya çıkarttı. Öğretmenlere ayrıca 2010 öncesi ve sonrasında Hizmet Hareketi`yle irtibatlı eğitim kurumlarında çalışıp çalışmadıkları soruldu. Sorgu aşamasında gözaltına alınan bir kadın da baygınlık geçirdi, kadın ambulansla hastaneye götürüldü. Sağlık kontrollerinin ardından bayanın yeniden emniyete getirildiği kaydedildi. Öte yandan soruşturmanın üçüncü dalgasında bir skandal da Ankara Emniyet Müdürlüğü`nde gerçekleşti. Emniyet, gözaltına alınan kadın ve erkekleri aynı şube içerisindeki nezarethanelere koydu. Avukatlar ise bu karara tepki gösterip kadın ve erkeklerin farklı yerlerde tutulmasını istedi. Soruşturmada emzirme yaşında çocuğu olan bir kadın serbest bırakıldı. Bu arada KPSS operasyonu, Adıyaman`a da uzandı, 12 kişi gözaltına alındı. 5 yıl sonra yalan haberlerle gelen soruşturma KPSS operasyonları, iktidar yandaşı medyanın yalan haberlerinden sonra başladı. 5 yıl önceki iptal edilen sınav sorularının çalındığı algısı üzerinden eğitimciler başta olmak üzere, devlet memurları ve öğretmenler hedefe kondu. Birbiriyle ilgisi olmayan insanları örgüt kapsamına almayı hedefleyen operasyonda birçok hukuksuzluğa imza atıldı. Soruların sızdırılmasından sorumlu olması gereken ÖSYM yöneticilerinin üzerine gidilmedi. Konuyla hiçbir ilgisi bulunmayan Fethullah Gülen`in adı dosyaya eklendi. Ankara Başsavcısı Harun Kodalak`ın yargılama başlamadan “Bin 435 şüphelinin belirli bir yapıyla bağı tespit edildi.” ifadesi, kötü niyeti ortaya koydu. En önemli delil veya suçlanan kişilerin lehine olabilecek soru kitapçıkları imha edildi. Bu zamana kadar KPSS operasyonunda 205 kişi hakkında gözaltı kararı çıkartıldı. 205 kişiden ise 59`u tutuklandı.


28 Mayıs 2015 Perşembe  02:15

Zaman

Gündem - Bombacılarla mücadele ettik, tek suçumuz bu!


Antalya`da istihbarat polislerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan polislerden 3`ü tutuklandı, 4 kişi ise serbest kaldı. Antalya`da yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle İstihbarat Daire Başkanlığı`nda görevlendirilen Emniyet Müdürü Mehmet Erdil, sağlık kontrolünden çıktığı sırada, “Neden gözaltına alındınız?” sorusuna, “Biz bombacılarla mücadele ettik. PKK ile uğraştık. Başka hiçbir suçumuz yok. Hepsi bu.” diye cevap verdi. Antalya merkezli operasyonda 25 Mayıs sabahı gözaltına alınan polislerin emniyetteki ifade işlemleri önceki gece sona erdi. Usulsüz dinleme suçlamalarıyla gözaltında tutulan polisler dün sabah saatlerinde sağlık kontrolüne götürüldü. Daha sonra adliyeye getirilen polisler, savcıya 6 saat ifade verdi. Mehmet Erdil, Sunal Sevindik ve Erol Çomaklı tutuklandı. Bu sırada adliye koridorlarında alışık olunmayan görüntüler yaşandı. Gözaltındaki polis yakınlarının, emniyet kamerasıyla video kayıtları alındı. İfadelerin alındığı koridorun girişi Çevik Kuvvet polisleri ve sandalyelerle kapatıldı. HIRSIZLIK YAPMADINIZ, SİZİ BURAYA GETİRENLER UTANSIN Savcıya ifade verdikten sonra odadan çıkan emekli polis müdürü Sunal Sevindik, kendisini bekleyen yakınlarına seslenerek, “Siz rahat olun, başka bir derdimiz yok. Zaten her şey belli.” dedi. Polis müdürleri, adliyenin alt katında bulunan mahkeme salonuna indirilirken aileleri alkışlarla onlara destek verdi. Yakınlarından bazıları, “Hırsızlık yapmadınız, yolsuzluk yapmadınız. Siz buraya getirenler utansın. Bu şeref size sonsuza kadar yeter. Her zaman arkanızdayız.” dedi. Polisler de gülerek, “Siz canınızı sıkmayın” şeklinde karşılık verdi.


28 Mayıs 2015 Perşembe  02:15

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

konya okullar tatil mi 9 mart 2011  inegölde okullar kaç gün tatil  cumartesi gunu olan kazalar izmir  04 02 1957 hürriyet gazetesi arsiv  2 sayfa  astsubaylara ek zam  11 mart  5 aralık fox haber izle  29 09 2009  21 mart 2011 tarihindeki haberler  27ocak hürriyet kelebek eki  16 ekim 2009 hürriyet gazetesi ankara eki oku  2005 trafik kazası  çeke hapis  9mayıs 2009 ntv haberleri izle video  21şubat 2009 kaza haberleri istanbul  nayyf ulug intihar izle fox  cnn turk  bolu akin lokantasi  20 haziran 1995  21 12 2009 atv ana haber bülteni izle canly  ayhan bozkurt