Bulunan Haber Sayısı: 561
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Magazin - Hadi İnşallah Kasım`da vizyonda


Murat Boz ve Büşra Pekin, “PuCCa Günlük” adlı kitaptan uyarlanan “Hadi İnşallah” için kamera karşısına geçti.


29 Ağustos 2014 Cuma  03:47

Zaman

Ekonomi - Müşterilerinin yüzde 80`ini internete taşıdı


TEB`in internet ve mobil bankacılık kullanıcı tabanı, aktif müşterilerinin yüzde 25`ine ulaştı. Şirketin bankamatik, internet şubesi, çağrı merkezi ve mobil bankacılık gibi alternatif kanallarını kullanan müşteri sayısı da 550 bini geçti. Bankanın mobil uygulamasını kullanan müşterilerinin yüzde 48`i ise bankaya hiç uğramıyor.-Bankacılık alanında farklı uygulamaları hayata geçirmeyi sürdüren Türk Ekonomi Bankası (TEB), kullanıcı sayısını da buna paralel artırıyor. Şirketin Bireysel ve Özel Bankacılık Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, 2014`ün ilk 7 ayında dijital bankacılık kanallarının kullanımında önemli bir artış elde ettiklerini ve banka müşterilerinin yüzde 82`sini bu kanallara taşıdıklarını açıkladı. Böylece bankanın internet ve mobil bankacılık kullanıcı tabanı, aktif müşterilerimizin yüzde 25`ine ulaştı. Şirketin Alternatif Dağıtım Kanalları`nı (ADK) kullanan müşteri sayısı da 550 bini geçti. 2014 yılı ilk yarısında mobil bankacılık uygulaması CEPTETEB`i kullanan müşterilerin yüzde 48`inin sadece bu kanalı kullanarak bankacılık işlemlerini yaptığını belirten Mendi, “Şimdi de Türkiye`de ilk kez bir bankacılık uygulaması ile iBeacon teknolojisini pazarlama kampanyasında kullanarak bu alanda sektörde bir ilki gerçekleştiriyoruz. TEB müşterilerinin bankacılık işlemlerini her an, her yerden ücretsiz gerçekleştirebildikleri CEPTETEB`e iBeacon teknolojisini entegre ettik. CEPTETEB`e entegre ettiğimiz bu uygulamayla cihazın bulunduğu lokasyondaki müşterilerimize anlık bilgilendirme ve yönlendirme yapabiliyoruz. Bu uygulamayla, iBeacon cihazının bulunduğu anlaşmalı mağazaların yakınından geçen CEPTETEB kullanıcıları, kendilerine özel olarak hazırlanan teklifleri anında görüp fırsatlardan yararlanırken, anlık iletilerle güncel kampanyalar hakkında bilgi sahibi olabiliyor.” açıklamasında bulundu. Özellikle yakın gelecekte akıllı saat ve gözlükler başta olmak üzere giyilebilir teknolojilerin günlük hayatta daha fazla yer alacağını öngörerek bu alana önemli yatırımlar yaptıklarını belirten Mendi, “Bu yıl dünya çapında 50 milyon giyilebilir ürünün satılacağını ve bu rakamın 2018 yılında yaklaşık 500 milyona ulaşacağını tahmin ediyoruz. Giyilebilir Teknolojiler alanındaki yatırımlarımızı Türkiye`de akıllı gözlük Google Glass`a özel geliştirdiğimiz ilk finansal uygulamamızın ardından akıllı saat segmentine de taşıdık. Samsung Gear 2 ve Gear 2 Neo modelleri için dünyanın ilk bankacılık uygulamasını hayata geçirdik.” bilgisini verdi. Banka akıllı telefonlar, tabletlerin yanında hızla yaygınlaşan Smart TV`leri de önemsediklerini aktaran Mendi, “Buna paralel olarak Windows 8 uyumlu bankacılık uygulamamızı hazırladık ve bu alanda yine öncü bankalardan biri olduk.” dedi.


29 Ağustos 2014 Cuma  02:09

Zaman

Manşet - Zenginle fakirin arasına Berlin duvarı


Çarpık kentleşmeyi önlemek için uygulamaya konulan kentsel dönüşüm projesi, arsa sahiplerinin tepkisini çekiyor.Ankara`nın Çankaya ilçesinde Büyükşehir Belediyesi`nin ihale ettiği kentsel dönüşüm projesi inşaatı, yüklenici firma ile arsa sahiplerini karşı karşıya getirdi. Projeyi yürüten Sinpaş, toprak sahipleri için ayrıca apartman inşa etti. Şirket, toprak sahiplerine verilen binalar ile 1 milyon liraya satılan dairelerin bulunduğu apartmanların arasına 5 metre yüksekliğinde duvar yaptı. Farklı nizamiye kapısından girip çıkacak olan toprak sahipleri, uygulamayı, `utanç duvarı`, `Berlin Duvarı`, `İsrail`in Filistinlilerin geçişini engellemek için yaptığı duvar` olarak nitelendirerek tepki gösterirken, Sinpaş Altınoran yetkilileri ise duvarın normal olduğunu, `güvenlik alanı oluşturulduğunu` söyledi. Toplam 1 milyon 850 bin metrekare alan üzerine kurulan Sinpaş Altınoran, Türkiye`nin en büyük toplu konut projesi olarak kabul ediliyor. 9 bin 249 konuttan oluşan projede 2 bin 419 toprak sahibi bulunuyor. 2006 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya`nın Oran semtindeki kentsel dönüşüm alanını üçüncü ihale sonunda Sinpaş Yapı`ya verdi. Hak sahiplerine yüzde 37 kat karşılığı verilen projede sona gelindi. 45 gün sonra ilk etabın konutları teslim edilmeye başlanacak. Ancak firmanın konutları inşa ederken uyguladığı yöntem, tartışma konusu oldu. Şirket yönetimi, toprak sahiplerine verdiği konutlarla, kendine ayırdığı konutların arasına yüksekliği 5 metreyi bulan duvar örmeye başladı. Sözleşmede yer almayan duvardan rahatsız olan toprak sahipleri, ayrımcılığa uğradıklarını düşünüyor. Şirketin kendilerini dışladığını iddia eden hak sahipleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi`nin duvara göz yumduğunu öne sürüyor. Toprak sahiplerinden Hüseyin İldeniz, `güvenlik gerekçesiyle` konutların ortasından geçirilen duvarın, İsrail`in Filistinlilerin geçişini engellemek için kurduğu duvara benzediğini söyledi. Mustafa Binmez ise Ankara Büyükşehir Belediyesi`ne güvenerek arazilerini verdiklerini; ancak bugün sahipsiz kaldıklarını kaydetti. Adının açıklanmasını istemeyen bir başka hak sahibi, “Bize verdikleri konutlar ile satış için kendilerine hazırladıkları konutlar arasında ciddi fark var. Bunu anladık; ancak konutların ortasında örülen bir duvarla bizi ayırmaları ayrımcılığın en ileri noktasıdır. Güvenlik gerekçesiyle diyorlar. Biz kimin güvenliğini tehdit ediyoruz ki? Firma, müşterilerine daha izole edilmiş, lüks bir yer bırakmak için bizim konutlarımızın arasında Berlin Duvarı gibi duvar örüyor.” şeklinde konuştu. Kendileri için inşa edilen blokların çevresindeki peyzaj çalışması ile firmanın satışa sunduğu konutlardaki peyzaj çalışması arasında dağlar kadar fark olduğunu ifade eden toprak sahipleri, `kendi topraklarında yabancı` bırakıldıklarını savundu. Sinpaş Altınoran yetkilileri ise, duvarın `güvenlik gerekçesiyle` inşa edildiğini, `normal bir uygulama` olduğunu açıkladı. Duvarın herkesten habersiz gizlice yapıldığı iddialarını reddeden şirket yetkilileri, projenin güvenliği sebebiyle duvar inşa edildiğini, kimsenin mağdur edilmediğini iddia etti. Yetkililer, “Bir güvenlik alanı oluşturulması lazımdı. Biz de bunu duvarla sağlıyoruz. Duvarın dışında kalanlar da kendi güvenlik önlemlerini alıp, alanlarını oluşturabilirler. Bu normal bir uygulama.” dedi.


29 Ağustos 2014 Cuma  02:09

Zaman

Manşet - 2023 hedefleri mümkündü, hayâl oldu?


Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023`e yönelik olarak iktidar tarafından 2011 yılı başında ekonomik hedefler ilan edildi.Bu hedeflerden müşahhas ve ölçülebilir olarak öne çıkanlar şunlardır: Dünyada ilk on ekonomi arasına girme, 2 trilyon dolarlık milli gelir (GSYH), kişi başına 25 bin dolar gelir ve 500 milyar dolarlık ihracat.Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde ve sonrasında yapılan konuşmalarda ülke yönetimini temsil edenler tarafından yaklaşık dört yıl önce belirlenen hedefler de dile getirilerek `yeni Türkiye` söyleminin temel ekonomik hedefi olarak “daha yüksek toplumsal refah” hedefi ifade edilmektedir.2023 hedeflerinin belirlenmesinden ve konuşulmaya başlanmasından günümüze yaklaşık dört yıl geçti. Dolayısıyla hedeflere ulaşılmasının mümkün mü yoksa hayal mi olduğuna dair bir değerlendirme yapılabilir ve söz konusu hedeflere günümüzdeki vizyon belgelerinde ve konuşmalarında yer verilmesinin ne kadar gerçekçi olduğuna ilişkin bir kanaate de varılabilir:1. Hedef: Dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına girmeEkonomik büyüklük bakımından 2001 krizi öncesinde dünyada 19. sırada yer alan Türkiye`nin, 2013`te 17. sırada olduğu ve 2014`te yine 17. sırada yer alacağı göz önünde bulundurulacak olursa, 2002 sonrasında dünya ekonomisindeki sıralamasında çok büyük bir değişiklik olmadığı söylenebilir. 2011`den sonraki dönemde sıralaması hep aynı kaldığından, on büyük ekonomi arasında yer alma açısından geçen dört yıl Türkiye için kayıp yıllar olmuştur.Türkiye`nin 2023`te 10. büyük ekonomi olabilmesi için; on büyük ülkenin 2013 yılı GSYH`ları dikkate alındığında 10. sırada yer alan ve son on yıldaki büyüme hızı ortalama %5,8 olan Hindistan`ın 1.875 milyar dolar GSYH ile yerinde sayması yani hiç büyümemesi, diğer yandan Türkiye`nin de yıllık %10 civarında büyümesi gerekmektedir. İki ihtimalin birlikte gerçekleşmesi mümkün olmadığına göre, Türkiye`nin 2023`te dünyanın en büyük on ekonomisi arasında yer alması hayaldir.2. Hedef: 2 trilyon dolarlık GSYHGSYH`mızın 2023`te 2 trilyon dolar olabilmesi için yaklaşık %10 büyümemiz gerekmektedir. Ancak 2011-2014 arasında GSYH`da yıllık ortalama artış %4`ün bile altında kalmıştır. Yani söz konusu yıllar GSYH hedefi açısından da kayıp yıllar olmuştur. Öte yandan başarısı yere göğe sığdırılamayan son oniki yılın ortalama büyüme oranının, 1923`ten günümüze ülkenin potansiyel büyüme oranı olan %5`e eşit olduğu görülmektedir. Ülkemizin 820 milyar dolar olan 2013 yılı GSYH`sı ve %5 olan potansiyel büyüme hızı dikkate alındığında, 2023`te GSYH yaklaşık 1,3 trilyon dolar olacaktır. Son oniki yılın ortalama büyüme oranının, potansiyel büyüme oranı olan %5`e eşit olduğu ve büyüme oranının 2014`te %3,5 ve 2015`te %4 civarında beklendiği göz önüne alınırsa 2 trilyon dolarlık ekonomi hedefi de hayal demektir.3. Hedef: Kişi başına 25 bin dolar gelirDünyada nüfusu 10 milyondan fazla olan 14 ülkeye ilişkin yapılan bir çalışmada kişi başına gelirin 10 bin dolardan 25 bin dolara sıçraması, en düşüğü 19 yıl olmak üzere ortalama 33 yıl almakta iken, Türkiye`nin bu hedefe ulaşabilmesi için önünde sadece sekiz yıl var. Öte yandan ülkemizde son yedi yıldır `orta gelir tuzağı` diye adlandırılacak şekilde kişi başına gelir 10-11 bin dolar arasında sıkışmıştır. Dolayısıyla kişi başına gelir hedefi açısından da ilk dört yıl kayıp yıllar olmuştur. Türkiye`nin yıllık nüfus artış hızının %1,2 ve kişi başına gelirinin 2014`te yaklaşık 11 bin dolar olacağı dikkate alındığında, yıllık büyüme hızının %10 civarında olması gerekir ki 2023`te kişi başına gelir 25 bin dolara ulaşsın. Şayet ekonomi potansiyel büyüme oranı olan %5 düzeyinde büyürse, kişi başına gelir 2023`te 15 bin doların bile altında kalacaktır. Dünya tecrübesinin yanı sıra yapılan bu hesaplamalar, hem Türkiye`nin orta gelir tuzağında kalmaya devam edeceği hem de kişi başına 25 bin dolarlık gelirin hayal olduğu anlamına gelmektedir.4. Hedef: 500 milyar dolarlık ihracatKrizden dolayı 2009`da %22 azalma kaydetmesine karşın, 2003-2010 arasında ihracatın yıllık ortalama artış hızı yaklaşık %17 olmuştur. Aynı artış hızını 2011`den itibaren de devam ettirmiş olsaydı, ülkemiz 2023`te çok rahat bir şekilde 500 milyar dolar hedefine ulaşmış olacaktı. Ancak ihracatın yıllık ortalama artış hızı 2011-2014 arası %8,5 ve 2012-2014 arası ise sadece %5,5`tir. Dolayısıyla 2023 hedefi olarak belirlendiğinde mümkün gözüken 500 milyar dolarlık ihracat hedefi her geçen yıl hayal olmaya doğru yol almaktadır.2023`e kadar neler olacak?Yukarıda değerlendirmeye alınan 2023 hedeflerinin 2002-2014 verilerine bakıldığında, geçen 13 yıl iki ana döneme ayrılabilir: 2002-2008 dönemi ve 2009-2014 dönemi. İlk döneme ilişkin verilerden yola çıkarak ekonomide genelde başarılı bir performans sergilendiği söylenebilir. İkinci dönemde ise başarılı performans yerini durgunluğa bırakmıştır. Birinci dönemdeki başarının arkasında dört temel etken vardır: Siyasi istikrar, uygulanan tutarlı ekonomik politikalar, imalat sanayiinde üretim potansiyelinin mevcudiyeti ve küresel ekonomideki genişleme trendi. İkinci dönemdeki durgunluğun dört ana nedeni ise şunlardır: 2008 küresel krizinin baş göstermesi, küresel genişlemenin yerini durgunluğa bırakması, ülke yönetiminde 2010`dan itibaren `ortak akıl`dan `akıl tutulması`na doğru bir yönelimin yaşanmaya başlaması ve üretim yapısının rekabet gücü ve katma değeri yüksek ileri teknolojili ürünlere yönelik değiştirilememesi. Son dört yıla ait ekonomik veriler, 2023 hedeflerinden gerçekleştirilmesi mümkün olanların da artık hayal olduğuna işaret etmektedir. Bundan sonraki süreçte ise; küresel piyasalardaki gelişmelerin olumsuz etkilerinin devam edecek olmasına ilaveten, siyasi istikrarda kırılmaların yaşanması ve yeni hükümet ile birlikte ekonomi politikalarında değişiklikler olması durumunda, krize kapı aralayacak şekilde ülke ekonomisinde olumsuzluklar kendini gösterecektir.Türkiye 2002 sonrası ekonomide sıçramayı imalat sanayiine ağırlık vererek kaydetmiştir. Yani ekonomik sıçramada temel üretim faktörü fizikî sermaye olmuştur. Son beş yıla ait büyüme ve ihracat gibi makroekonomik göstergelerin performanslarına bakıldığında, mevcut üretim yapısıyla yeni bir sıçramanın yapılamayacağı anlaşılmaktadır. Türkiye`nin ekonomide yeni bir sıçramayı gerçekleştirmesinin yolu; verimlilik düzeyi, rekabet gücü ve katma değeri yüksek ileri teknolojili ve inovatif ürünler üretmesidir. Bunun için de temel üretim faktörü olarak artık fizikî sermaye değil beşerî ve entelektüel sermaye yani nitelikli insan gücü önem arz etmektedir. Ancak 2010`dan itibaren bırakınız nitelikli insan gücüne yatırım yapmayı, mevcut nitelikli insan gücünün ve bu güce katkıda bulunan kurumların sindirildiği, tasallut ve tahakküme maruz kaldığı bir atmosfer ülkemize hakimdir. Söz konusu atmosferde ülkemizin yeni bir ekonomik sıçramayı yapması ise mümkün olamayacaktır.2023 hedeflerinin belirlenme aşamasına pozitif bakılması durumunda bile, son dört yıla ait gelişmeler dikkate alındığında söylenecek özsöz şudur: Hedefler mümkündü hayal oldu! Dolayısıyla vizyon belgelerinde ve konuşmalarında hala 2023 hedeflerine yer veren yönetim ülke insanına ne yazık ki evdeki bulgurdan etme ihtimali de olan hayal pilavı yedirmektedir.Türkiye`yi muhtemel bir ekonomik krize düşmekten kurtaracak, eldeki kazanımlardan ve evdeki bulgurdan etmeyecek, aksine yeni bir sıçrama sürecine sokacak olan ise; bulut üzerine inşa edilen hayal havuzunda yüzme yerine, ayakları yere basan ekonomik hedefler ve bu hedeflere ulaşma güvenini ve gücünü verecek babacan duruşlu bir ekonomi yönetimidir.*Doç. Dr., Fatih Üniversitesi


29 Ağustos 2014 Cuma  02:09

Zaman

Manşet - Suriye sınırı, kaçak boru hatlarıyla delik deşik


TSK, son 10 günlük sınır denetimlerinde Asi Nehri ve çevresinde kaçakçılıkta kullanılan yaklaşık 14 bin metre yeni boru hattı ve boru tespit etti. Sektör kaynakları, Suriye sınırından yapılan ve ekonomiye ağır darbe vuran akaryakıt kaçakçılığının engellenmesi için bölgede EPDK`nın marker, Çevre Bakanlığı`nın ise emisyon denetimi yapmasını istiyor.Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Suriye sınırında yaptığı son kontrollerde Asi Nehri üzerinde akaryakıt kaçakçılığında kullanılan yaklaşık 14 bin metre boru ve boru hattı ele geçirdi. TSK, geçen ay sonu da aynı bölgede 55 bin metre (55 km) boru hattı tespit etmişti. Adını açıklamak istemeyen sektör kaynakları, Suriye`den ülkeye giren kaçak akaryakıtla ilgili “Talep kesilmeden kaçakçılık bitmez.” değerlendirmesi yaptı. Aynı kaynaklara göre kaçak akaryakıtı engellemek için EPDK bölgede marker, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise emisyon denetimi yapmalı. Aksi halde, ekonomiye ağır darbe vuran kaçak devam edecek. Konuyla ilgili Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), bölgede kamyon otobüs gibi ticarî araçlara yönelik marker denetimi yapılması için valiliklere yazı gönderildiği bilgisini verdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise bölgedeki emisyon denetimleriyle ilgili herhangi bir bilgilendirme yapmadı. Türkiye`nin sınır komşuları Irak ve Suriye`de yaşanan iç karışıklık ve savaş, akaryakıt kaçakçılığını artırdı. Sınır güvenliğinin ortadan kalkmasıyla kaçakçılar; `plastik boru hattı, Asi Nehri üzerinden sal ve bidonlarla taşıma, araçlara büyük yakıt deposu ekleme` gibi yöntemlerle Türkiye`ye akaryakıt sokmaya başladı. Son zamanlarda ise Türkiye-Suriye arasında kurulan plastik boru hatlarıyla akaryakıt kaçakçılığı yapılıyor. Kaçak yakıt, terör örgütleri için en önemli gelir kapılarından. Zaman 5 Temmuz 2014`te `Suriye sınırında 55 kilometre kaçak petrol hattı` başlığı ile konuyu kamuoyunun gündemine taşımıştı. Sınırdan ülkeye sokulan akaryakıtın engellenememesi, sektörü mağdur ediyor. Adını açıklanmak istemeyen sektör kaynakları, “Talep olduğu sürece kaçak devam eder.” diyerek, kaçağın engellenmesi için önce talebin kesilmesini istedi.” Aynı kaynaklar konuya açıklık getirdi: “Suriye başta olmak üzere sınır illerinden önemli miktarda kaçak akaryakıt ülkeye sokuluyor. Niye? Alıcı var, talep var. Eskiden kaçak yakıt sınır illerine satılırdı, şimdi ülkeye yayılıyor. Yapılacak iş EPDK, bu bölgede yoğun marker denetimi yapmalı ve aynı şekilde Çevre Bakanlığı da emisyon denetimi yapmalı. Aksi halde kaçağın önüne geçilemez.” Sektör kaynakları, TSK`nın yakalayıp imha ettiği boru hatları konusunda da önemli bir konuya dikkat çekti: “Kaçakçılık için yakalanan borular, pvc-plastikten yapılmış. Getirilen akaryakıtın yanında maddi değeri konuşulmayacak kadar düşüktür. Zaten tespit edilene kadar boru hattı üzerinden akaryakıt da ülkeye sokulmuş oluyor.” Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), sınır güvenliği kontrollerinde akaryakıt kaçakçılığına ağır darbe vuruyor. TSK verilerine göre, 16-25 Ağustos tarihleri arası Suriye sınırı denetimlerinde Asi Nehri üzerinde ve kaçakçılıkta kullanılan yaklaşık 14 bin metre boru ele geçirildi. TSK, aynı dönemde bir seferde en fazla boruyu 4 bin metre ile 25 Ağustos`ta ele geçirdi. Sınır kontrollerinde boruların yanı sıra değişik miktarlarda motorin, yine akaryakıt kaçakçılığında kullanılan sal ve bidon ele geçirildi. TSK, yakalanan kaçak malzemeyi cumhuriyet savcılığının talimatıyla olay yerinde kullanılamaz hale getiriyor.


29 Ağustos 2014 Cuma  02:09

Zaman

Manşet - Rum liderden Erdoğan`a mektup


Kıbrıs Rum basını, Rum lider Nikos Anastasiadis`in dün yemin ederek cumhurbaşkanlığı görevine başlayan Recep Tayyip Erdoğan`a mektup gönderdiğini yazdı.Yemin törenine katılan Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos ile iletilen mektupta Anastasiadis`in Erdoğan`dan, Kıbrıs`ta çözüm iradesiyle ilgili açıklamalarında samimi olmasını istediği ifade edildi. Rum basını, Anastasiadis`in Erdoğan`dan görüşme talep etmediğini ancak Kıbrıs sorununun çözümünde Türkiye`nin işbirliğini istediğini ileri sürdü. Lefkoşa`nın, Ankara tarafından yapıcı tavır sergilenmesini beklediğini yazdı.


29 Ağustos 2014 Cuma  02:09

Zaman

Manşet - Almanya`dan yeni bir iddia daha


Alman devlet televizyonu ARD, dün Suriye ve Irak`ta dehşet saçan IŞİD`e karşı mücadelede Batı`nın destek beklediği Türkiye`yi zora sokacak bir haber yayınladı. Avrupa Birliği Komisyonu uzmanlarına dayanarak verdiği haberde, IŞİD örgütünün İstanbul`un Fatih semtinde irtibat bürosu bulunduğunu iddia etti. Birçok militanın bu büro üzerinden harcırah verilerek Suriye`ye gönderildiğini ileri sürdü. Haberde, “Fatih`te terör örgütünün gayri resmî bilgilendirme bürosu bulunuyor. Militanlar burada, sınırı geçmek için 400 Euro`ya kadar başlama parası ve yardım alıyorlar.” denildi.Alman birinci devlet kanalı, bu yabancı savaşçıların Suriye`deki IŞİD kampında da önce ideolojik olarak radikalleştirildiğini, ardından da askeri eğitim verildiği kaydetti. ARD, “Bir çoğu da daha sonra tekrar AB`ye geri gelmeye çalışıyor.” ifadelerini kullandı. ARD`ye konuşan AB Komisyonu yetkilileri, Suriye`ye Avrupa`dan giden 2 binden fazla IŞİD militanı bulunduğunu tahmin ettiklerini söyledi. Haberde Suriye ve Irak`ta savaç tecrübesi edinen bu kişilerin geri döndüklerinde Avrupa için büyük bir tehdit oluşturacakları belirtildi. İngiliz Daily Mail gazetesi de önceki gün sınırdaki görevlilere 10 dolar veren IŞİD militanlarının kolaylıkla Suriye`ye geçtiğini, her gün 20 kişinin bu şekilde örgüt saflarına katıldığını iddia etmişti. IŞİD`e göz yumulduğu iddialarını reddeden Ankara ise Batılı ülkelerin, yabancı savaşçıların havaalanlarında durdurulabilmesi için şüphelilerle ilgili yeterince istihbarat paylaşımı yapmadığını savunuyor. Bu arada Amerikan New York Times gazetesi dünkü editoryal yazısında Obama yönetimine, Suriye`de IŞİD`e karşı düzenlenecek muhtemel hava operasyonları için Türkiye ve bazı Körfez ülkelerinin askeri üslerinin kullanılmasına izin verdiğini yazdı. ABD Başkanı Barack Obama da milli güvenlik danışmaları ile yapacağı toplantı öncesi IŞİD`e karşı Orta Doğu`daki partnerlerinin katılımıyla “bölgesel strateji” geliştirmeleri gerektiğini açıkladı.


29 Ağustos 2014 Cuma  02:09

Zaman

Gündem - Özel okullar, `alternatif sistem` iddiasını yalanladı


Türkiye Özel Okullar Derneği Birliği, bazı medya organlarında yer alan `özel okullar TEOG`a alternatif yerleştirme yapıyor` iddialarını sert dille yalanladı.MEB`in bilgisi dışında bir uygulama yapılmadığının dile getirildiği açıklamada, alternatif bir sistem oluşturmanın aksine bakanlığın sisteminin desteklenmeye çalışıldığı belirtildi. Açıklamada şöyle denildi: “Öğrenci alacak özel okullarımız, bakanımızın izni ile çalışmalara başlamış ve tüm aşamalarında bakanlığımıza bilgi arz etmiştir. Son olarak da hangi sınavlar kullanılarak puanların hesaplanacağı ve hangi okulların bu şekilde kayıt yapacağı bilgisi 20 Şubat 2014 tarihinde Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü`ne yazılı olarak bildirilmiştir.” Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından geçtiğimiz günlerde TEOG yerleştirmeleri kapsamında farklı bir puanlama ile öğrenci kaydı yaptıkları gerekçesiyle özel okullara soruşturma açılmıştı. Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği de bakanlık yetkilileriyle görüşerek tüm işlemlerin MEB izni alınarak ve bilgi verilerek yapıldığını açıkladı. Dernek tarafından yapılan açıklamada tüm kayıt işlemlerinin bakanlıkla görüşmeler yapılarak yürütüldüğü belirtildi. Yapılan soruşturma ile özel okulların `alternatif bir model oluşturmaya çalıştığı gibi bir durum olup olmadığının` araştırıldığı ifade edildi. Dernek veya oluşturulan komisyon tarafından özel okullara herhangi bir başvuru ya da öğrenci kaydı yapılmadığı vurgulandı. Dernek yönetim kurulu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “22 Ağustos`tan bu yana bakanlığımızın bilgisi dahilinde TEOG modeli çerçevesinde gerçekleştirilen merkezi sınavlardan bir kısmının puanları ve 8`inci sınıf yıl sonu başarı puanını kullanarak öğrenci alımı yapan özel okullarda maarif müfettişleri tarafından inceleme yapılıyor.”


28 Ağustos 2014 Perşembe  02:22

Zaman

Gündem - Özel okullar için teşvik başvuruları 29 Ağustos`a uzadı


Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) özel okullarda öğrenim görecek 250 bin öğrenci için verilecek eğitim ve öğretim desteğinde başvuruları 29 Ağustos`a kadar uzattı.Bu süre içinde eğitim ve öğretim desteği isteyen öğrenciler e-okul üzerinden, özel okullar ise MEBBİS üzerinden başvuruda bulunacak. 1 Eylül tarihinde ise teşvik alacak öğrenciler ve özel okulların listesi ilan edilecek.Kılavuzda yer alan başvuru şartlarına göre, teşvik için resmi ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okullarının ara sınıflarında veya azınlık okullarında kayıtlı olmak gerekiyor. Teşvik almaya hak kazanan öğrencilerin velileri, 5-9 Eylül tarihleri arasında e-okul üzerinden en fazla 15 okul tercihi yapacak. Yerleştirme sonuçları ise 10 Eylül`de ilan edilerek 18 Eylül`e kadar kesin kayıt yapılacak. Özel okulların ara sınıflarında okuyan öğrenciler teşvikten yararlanamayacak. Teşvikten özel okulların bu yıl ilk kez okul öncesi, 5. ve 9. sınıfa başlayacak öğrencileri başvuruda bulunabilecek. Özel okul öncesi kurumlara gideceklere 2 bin 500, ilkokullara gidecek öğrencilere 3 bin, ortaokullara ve liselere gideceklere 3 bin 500, temel liselere gidecek öğrencilere ise 3 bin liralık yıllık ödeme yapılacak.İŞTE VELİLERİN İZLEMESİ GEREKEN YOLBaşvuru için, ailenin haziran ayı toplam gelirini gösteren maaş bordrosu ya da gelir belgesi; üniversitede okuyan kardeşi olanlar için öğrenci olduğunu gösteren belge gerekiyor.Gerekli belgeleri alarak adrese göre kayıtlı olduğu resmi okula başvuracak.Resmi okulda Ek 12 Formu`nu okul müdür yardımcısı, velinin verdiği bilgilere göre dolduracak. Ek 12 Formu onaylanmış olarak veli alacak.Başvurular 29 Ağustos 2014 günü saat 17.00`de sona erecek.1 Eylül 2014 günü teşvik almaya hak kazanan okullar ve öğrenciler ilan edilecek.5 Eylül-9 Eylül 2014 tarihleri arasında eğitim ve öğretim desteği almaya hak kazanan öğrencilerin velileri, e-okul üzerinden istedikleri 15 okul tercihi yapacak.


26 Ağustos 2014 Salı  02:14

Milliyet

Ekonomi - Teşvik için pazartesi son gün


Eğitim ve öğretim desteği almak isteyen özel okullar ve öğrenciler,  yarın saat 17.00`ye kadar başvurularını yapabilecek. Destekten yararlanmak isteyen özel okullar, başvuru takviminde yer  alan tarihlerde okul yöneticileri tarafından MEBBİS`te yer alan `Özel Öğretim  Kurumları Modülü` ...


24 Ağustos 2014 Pazar  12:03

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

06 aralık 2008 istanbul trafik kaza haberleri  öss soru ve cevapları  20 09 2010habertürk gazetesi İstanbul eki  şoför iş ilanları ankara  dünkü milliyet gazetesi ankara eki  izmir gümüldür ürkmezde trafik kazası  15 06 2009 tarihli posta gazetesi eki  27 kasım 2010 habertürk gazetesi arsivi  10 mayıs ana haber bulteni video izle  26 mart 2009 zaman gazetesi  21 03 2011 tarihli yeni asır gazetesi  04 10 201  06 02 2011 günü olan trafik kazaları ankara  fox ana haber izle  dünkü atv kaza haberleri  12 2009 2009 fox tv ana haber izle  kendini asan kız  05 07 2009 atv haber  27 eylül haberleri osman gül  14 temmuz hürriyet akdeniz eki  habertürk ege eki sani ketenci  habertürk gazetesi istanbul eki arşivi 05 08 2011