Bulunan Haber Sayısı: 89
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
ODATV

Gündem - Atatürk önünde eğilen kadınlara öyle bir şey söyledi ki...


30 Ağustos Zaferi`ni bir de böyle okuyun


29 Ağustos 2015 Cumartesi  18:20

Anadolu Ajansi

Son dakika - Su üzerinde 460 kişi barış sembolü oluşturacak


Mudanya`da, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri çerçevesinde, deniz üzerinde 460 kişiyle oluşturulacak `Barış Sembolü` ile Guinnes Rekorlar Kitabı`na girme denemesi yapılacak.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  17:26

Zaman

Manşet - Elektrikli otomobille dünya hız rekoru denemesi


Venturi firması ve Ohio Eyalet Üniversitesi elektrikli otomobiller için hız testi kategorisi hazırladı. 2010 yılında Venturi Buckeye Bullet, saatte 494 kilometre hızla dünya rekoru kırdıktan sonra ortaklar 2013 yılında amaca uygun yapılmış EV yapmaya başladı. VBB-3 olarak bilinen update edilmiş araç rekor denemesinde sadece batarya gücüyle 3 bin beygir güce ulaştı. Ancak, temmuz ayındaki yağışlar nedeniyle hız rekoru denemesi bu ayın başlarına ertelendi. Rekor denemesini yapıldığı tuz gölünü yüzeyi VBB-3 sürüşü için tamamen kurumamıştı. Mesafe 20 kilometreden 16 kilometreye düşürüldü ve engebeli çamur ve ıslak tuzdan dolayı bazı bölümler çıkarıldı. Bu zor yol şartları VBB-3`ün aşırı sallanmasına, mekanik bileşenler ile elektrik sistemlerinde aksaklıklara yol açtı. Takım 1.6 kilometrede ortalama 386 kilometre sürat yaptı. Bu sonuç VBB-2.5`den daha az ve hatta otomobilin saatte 700 kilometrelik tahmini üst hızından çok düşük. Bu araçla sadece tek deneme yapılabildi, çünkü ön soğutma tankı delinmişti. VBB-3`ün pilotu Roger Schroer ise, son 11 yıl içinde hiç böyle zor yol koşullarında sürüş yapmadığını ifade etti.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  13:51

ODATV

Gündem - HDP ile Tuğrul Türkeş`i buluşturan ne


Barış Doster yazdı


29 Ağustos 2015 Cumartesi  09:05

Zaman

Manşet - NASA: Dünya genelinde deniz suyu yükseldi


Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), 1992 yılından bugüne kadar dünya genelinde denizlerin yaklaşık 8 cm (3 inç) yükseldiğini rapor etti. Gerekçe olarak da havaların ısınmasını ve buzulların erimesini gösterdi. NASA bilim insanları tarafından düzenlenen panelde, ABD`nin batı kıyılarında deniz seviyesinin uydu verilerinden elde edilen analize göre geçen 23 yıl içinde bazı bölgelerde suların 25 cm yükseldiğine işaret edildi. NASA tarafından yapılan çalışmayı gazetecilere aktaran bilim adamı Tom Wagner, “İnsanlar anlamalı; dünya sadece değişmiyor, değişti de.” ifadelerini kullandı. NASA Dünya Bilim Direktörü Michael Freilich, özellikle alçak bölgelerin savunmasız kaldığını belirterek, sıradan gelgitlerin dahi Miami gibi kıyı şehirlerinin sokaklarında sellere yol açtığına dikkat çekti. Colorado Üniversitesi Jeofizik Uzmanı Steve Nerem ise deniz seviyesinin, 50 yıl öncesine göre daha hızlı yükseldiğini ve gelecekte daha da kötü olmasının yüksek ihtimal olduğunu dile getirdi.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  02:12

Milliyet

Dünya - Can simidi ile kaçış denemesi



29 Ağustos 2015 Cumartesi  01:37

Sözcü

Gündem - KPSS kağıdı görüntüleme: 2015-KPSS A Grubu ve Öğretmenlik sınavı soruları!



25 Ağustos 2015 Salı  09:51

Milliyet

Spor - `Sabote ettiler!`


SBS`nin yerine önümüzdeki perşembe-cuma günleri Mili Eğitim Bakanlığı`nın merkezi olarak yapacağı sınav için hazırlıklar sürerken Bakan Avcı `Mi...


22 Ağustos 2015 Cumartesi  05:19

Zaman

Manşet - Mehmet Kamış - Yürek acısının itirazı


Bugün, `terör ticareti`ne artan bir sesle yapılan itirazlar, Türkiye`de çok önemli bir sosyolojik gelişmenin haberini veriyor. Şehit cenazelerinde yükselen tepkilerin terör tüccarlarına söylediği bir şey var: Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bilindiği gibi bu topraklarda terör kurbanları yıllardır yoksul, kimsesiz insanların çocukları arasından çıkar. Daha zengin ve daha güçlü ailelerin bu konunun dışında kalmasının temel sebebi, onların olayları sorgulamasından duyulan kaygıdır. Terör yıllardır siyaseti dizayn etme ya da ülkeyi yönetme aracı olarak kullanıldığı için, toplumda itiraz eden kesimlerden terör kurbanlarının çıkması, ülkede başka tartışmaları tetikleyecekti. Mesela 35 yıldır uzayıp kısalmayan, birilerinin istediği zaman çıkan, sonra tekrar geri çekilen PKK terörü temelden tartışılmaya başlanacaktı. Yıllar içinde terör kurbanlarına tek tek baktığınızda hep aynı demografik yapıdan geldiğini görürsünüz. İtiraz etmeyen, sorgulamayan, devlet büyüklerine bağlılıklarını bildiren, tam da muktedirlerin istediği tepkileri veren insanlardı bunlar. Çünkü itiraz etmeye ne güçleri vardı ne de kurulan tezgâhı analiz edecek durumları... PKK terörü bu yüzden temelden sorgulanamadı, ona temelden itiraz geliştirilemedi. Türkiye demokratikleştikçe terörün faaliyetlerini neden artırdığını, neden her kritik evrede devreye girdiğini, sonra neden kendini geri çektiğini bir türlü sorgulayamadık. Hep birlikte `çocuklarımıza niye kıyıyorsun, 20 yaşında bir ana kuzusunu şehit edince eline ne geçiyor?` diye haykıramadık. PKK terörü, oldu bitti bana muvazaalı gelir. İhtiyaca göre infial uyandıran, ihtiyaca göre can acıtan, ihtiyaca göre ortaya çıkan bir örgüt... Tıpkı oyu düşen muktedirlerin imdadına yetişmek için terörü yeniden başlatmaları gibi. Ülkede bugün başlayan terörün, oyu düşenlerin ihtiyacına binaen ortaya çıktığı konusunda herkes hemfikir. Ama bu kez bir farklılık var. Bugüne kadar evlat verip sesini çıkartmayan, o gariban, o mustazaf kitle artık itiraz ediyor. Ayağında giyecek ayakkabısı olmamasına rağmen `ne oluyor` diye sesini yükseltiyor. Daha önce de cenaze törenlerinde sesini yükseltenler, protesto edenler olurdu ancak bunların neredeyse tamamı organize tepkilerdi. Şehit cenazesinden siyasi hesap görmek isteyen çevrelerin tertiplediği bu tepkiler, toplumun kılcallarına inmezdi. Ancak bu kez farklı! Bu kez acıyla `ne oluyor?` diye soruyor insanlar. İktidarının ve gücünün lale devrini yaşayanlardan gelen telefonlara yüreğinde ne yaşıyorsa onunla cevap veriyor. Ve itirazını cesaretle söylüyor. “Sizin de evladınız böyle bayrağa sarılı gelseydi bizi o zaman anlardınız.” deyiveriyor. “O zaman çocuklarımızın 35 senedir aynı şekilde şehit edilmesine müsaade etmezdiniz.” serzenişinde bulunuyor. Sadece terör oyununu anlama kapasitesi çok yüksek olması beklenen yarbay değil tepki gösteren, ayağındaki çarıktan başka kaybedecek bir şeyi olmayan, belki ayın sonunu nasıl getireceğini dahi bilmeyen en yoksul kesim bu tezgâha itiraz ediyor. Evlat acısı sadece yüreğe değil, dile de düşüyor. Kuşkusuz bu memleketteki her ailenin içinde bu topraklar için savaşmış, şehit düşmüş, gazi olmuş nice yiğitler var. Vatan tehdit altında kaldığında yine canını seve seve vermeye hazır milyonlarca insan var. Ama kendi evlatlarını korumak için başka ana kuzularının feda edilmesine artık `dur` diyorlar. Terörü oy için azdırıyorsanız siz en iyisi bir anket daha yaptırın. Siz de görün, korkarım ki oylarınız düşüyor. Ülkedeki büyük çoğunluk bu terörün arkasındaki yüzü görüyor. Yok eğer tek meşruiyet alanınız olan sandıktan da vazgeçtiyseniz, kaos üzerinden ülkenin üzerine çökmeyi düşünüyorsanız o işin rengi başka!


29 Ağustos 2015 Cumartesi  11:28

Zaman

Manşet - Mehmet Çetingüleç - Türkiye nereye gidiyor?


Bölücü terörün 31 yıldır sona ermemiş olması Türkiye`yi bataklığa çekiyor. Can kayıpları ve malî; kayıplar artıyor. Yatırımcı iştahsız. Terörün olduğu yere gelmek istemiyor. Bundan 7 yıl önce 22 milyar dolar seviyesine ulaşan yıllık dış yatırımların 2015 sonunda 10 milyar doları yakalaması bile başarı olacak. Moody`s “not indirim” sinyali veriyor. Peki ekonomisi zayıflayan, bölücü terör sorunu çözülmemiş, ayrılıkçı söylemleri artmış bir ülke bölünebilir mi? Artan terör olayları nedeniyle herkesin aklına gelen bu sorunun arkasındaki kaygıyı eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş`le konuştuk: Şimdiden Türkiye`nin bölünme noktasına gittiği konusunda bir tespit yapmamız doğru olmaz. Ancak Türkiye Kürt sorununu çözme becerisini gösteremediği süreçlerde daima bir bölünme riskini tartışma durumunda kalacaktır. Türkiye`nin iç dinamiklerinin getirdiği sorunlarla bölgesel gelişmelerin getirdiği sorunların kesişmesi ve ağırlanması noktasında Kürt siyasetinin hangi istikametlerde gelişeceğini kestirmek güç. İşte risk burada yatmakta. Türkiye`nin Güneydoğusundaki sorunlara en fazla kafa yoran isimlerden biri olan Cevat Öneş “çözüm sürecinin önemine” değindi: Çözüm süreci; önemli yetersizliklerine, önemli aksaklıklarına rağmen ortaya çıkardığı çatışmasızlık dönemi Türkiye için yeni bir fırsat yaratmıştı. Bu çatışmasızlık döneminde Kürt sorununu çözerek, Türkiye`nin demokratikleşme adımlarından sonuçlar alarak PKK`nın silahsızlandırılması sağlanabilirdi. Fakat Türkiye siyaseti, siyasi iktidarıyla ve muhalefetiyle bu beceriyi gösterememiştir. Ve bugün karşılaştığımız ciddi sorunlar ortaya çıkmıştır. Bir başka soru: HDP barış sürecinde güçlü bir fonksiyon üstlenebilir mi? HDP önemle analiz edilmesi gereken siyasi bir hareket. PKK`nın etkilediği kitleler üzerinde siyaset yapan bir hareket. HDP`nin; etnik kökenden uzaklaşarak ama geçmişteki birikimini de bünyesinde bulundurarak bir Türkiyelileşme projesi ortaya koyması Türkiye için çok önemliydi. Çözümde önemli bir fonksiyon icra edebilirdi, edecektir de. Ama HDP sadece kendi imkan ve kabiliyetleriyle tayin edici rol oynayamayacaktır. Tayin edici rol siyasi iktidara aittir. Maalesef çözüm süreci, Türkiye`deki seçim sürecine heba edilmiştir. Peki çözüm süreci başarıya ulaştığında Türkler ve Kürtler Türkiye ekonomisini güçlendirmek üzere dayanışma içerisine girebilecek mi? “Türklerle Kürtler” ayrımını ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bu olay Türkiye için ciddi bir demokratikleşme, derinlikli bir kurumsallaşma ve Parlamento`nun bünyesinde demokratik güçlerin en geniş işbirliği ile başarılacak bir meseledir. Türkiye, 7 Haziran seçimlerinde bir fırsat yakalamıştı. Ancak siyasi iktidar bu imkânı kullanamamıştır. Yeni seçimde ne olur? Yeni seçimde de aynı şartların, benzer şartların ortaya çıkacağı ihtimali kuvvetlidir. Benzer şartlar ortaya çıkmasa, AK Parti çoğunluk iktidarına sahip olsa dahi, yeni bir anayasanın inşası çerçevesinde geniş koalisyon zorunludur. Ancak böylesine demokratik bir koalisyon çerçevesinde Türkiye`nin temel sorunları çözülebilir. Yeni bir toplumsal konsensüs içerisinde PKK`yı silahsızlandırarak, Türkiye`ye yeni bir yön çizecek, önünü açacak bir harekete ihtiyacımız var.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  02:12

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  

yusuf çarboğa adana  18 agustos 2009 diyarbakır trafik kazaları  18 aralık show tv deryalı günler video izle  02 temmuz 2009 hürriyet arsiv  17 mayıs 2009 kanal d canlı yayın  çarşamba günü olan trafik kazaları ahmet kurban  paşa torunu  08 04 1988  14 ocak 2010 sabah akdeniz eki  mayıs ayı hava durumu 2011 istanbul  kon tv haber arşivi 15 mayıs  7 ocak 2010 sigara  26 kasim 2009 sabah gazetesi akdeniz eki  yılmaz alilesi  habertürk cengiz ergun  çukurova üniversitesi 10 yaş gelişim  fildisi sahilleri türkiye maci  İstanbul da okullar tatilmi 10 12 2010  çarşamba haberlerİ güneş  star gazetesi ygs deneme sınavı  osman gazi  dovos haberleri fox ana haber izle