Bulunan Haber Sayısı: 608
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Gündem - Hükümet yanlısı medyanın KPSS çelişkisi


2010 KPSS`de soruların paralel yapı tarafından çalındığına yönelik haberler yapan hükümet yanlısı medya, söz konusu dönemde çok daha farklı yayınlar yaptı.İktidar medyasının 5 yıl öncesi haberlerinde soruların çalınmasında Ergenekon bağlantılı gruplar, PKK ve ülkücüler sorumlu tutulmuştu. Şimdi ise `paralel yapı` safsatasına sarıldılar.`Soruları paralel yapı çaldı` haberleriyle algı operasyonuna su taşıyan hükümet yanlısı medyanın geçmişteki haberleri tam aksini gösteriyor. 2010 yılında KPSS skandalı ortaya çıktığında Sabah gazetesinin eylül ayında yaptığı haberler kopyacıların sınav çetesi olduğu ve çetenin PKK`ya dayandığı yönündeydi. 19 Eylül 2010 tarihinde, ÖSYM personelinin de içinde bulunduğu bir çetenin yakınlarına soruları sızdırdığını yazdı. Star`ın 2 Eylül 2010 tarihli haberinde ise soruların ÖSYM içerisindeki bir çete tarafından 10 bin dolara satıldığı iddia edildi. Star gazetesi, 16 Eylül 2010 tarihli `ÖSYM`ye kafes operasyonu` manşetiyle, Anadolu`da Vakit gazetesi (Akit) ise 17 Eylül tarihli `ÖSYM`ye kafes baskını” haberiyle kopya çetesinin arkasında Ergenekon bağlantısının olduğuna dikkat çekti. Star, 18 Eylül 2010`da kopya çetesinin zanlıları arasında MHP`li bir milletvekili adayının olduğunu belirtti. Yine aynı haberde liderliğini MHP`li O.A.U.`nun yaptığı 72 kişilik kopya çetesinin, eski Ülkü Ocakları Başkanı Z.B.`nin de işbirliğiyle soruları parayla sattığını iddia etti.AKP`ye verdiği destekle bilinen Abdurrahman Dilipak, 2010 yılında kaleme aldığı köşe yazılarında tamamen farklı bir tutum sergilemişti. Dilipak`ın 26 Eylül 2010 tarihli `ÖSYM` başlıklı köşe yazısında, “Bana göre bugün yaşananlar, geçmişe göre devede kulak olsa da, derin güçler varlıklarını sürdürüyor ve rollerini oynamaya devam ediyorlar. ÖSYM skandalının daha ilk günden bir ucunun çetelere, bir ucunun MHP`ye uzanması da boşuna değil.” ifadelerini kullanmıştı. Yine Dilipak, 28 Eylül 2010 tarihli `Bir de buna bulaşmamış olun` başlıklı yazısında ise şöyle demişti: “Şimdi tekrar şu KPSS işine geri dönecek olursak, bu işin sağı-solu, Alevi`si-Sünni`si yok diyoruz ya, habere bakar mısınız? Kopyacıların coğrafî dağılımı da belli illerde oldu. Van ve Tunceli`nin sınavlarda çok sayıda derece çıkarması da mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM`nin tepe yöneticilerinin isimlerinin Kafes Eylem Planı`ndaki DVD`lerde geçtiği belirlenmişti.”


18 Ocak 2015 Pazar  02:03

Zaman

Manşet - Meclis`in gündemi özgür basına operasyon: 17-25 Aralık çetesinin hukuk darbesi


Demokrasi ve medyaya darbe operasyonu Meclis`in ana gündemini oluşturdu. MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, “17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet çetesinin hâkimlere, hukuk devletine yaptığı darbe devam ediyor.” dedi. CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök ise Türkiye`nin bir polis devletine doğru gittiğini söyledi.Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının yıldönümünde konuşmasını engellemek için hukuk ve basın özgürlüğünün ayaklar altına alınması Genel Kurul`daki bütçe görüşmelerine damgasını vurdu. 2015 yılı bütçe görüşmelerine geçilmeden önce muhalefet partileri söz alarak basına yönelik darbeye sert tepki gösterdi. İlk sözü MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural aldı. Operasyonun 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu unutturmak için yapıldığını belirtti. İşte vekillerin konuya ilişkin görüşleri:Halkın gerçekleri öğrenmesinden korkuyorlarMHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural:“Günlerden beri konuşulan operasyon gerçekleştirildi. 17-25 Aralık sürecini unutturmak amacıyla böyle bir operasyonun yapılacağı günlerdir konuşuluyordu. Ama 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet çetesinin, açıkçası, adli kolluğa, hâkimlere, hukuk devletine yaptığı darbe devam ediyor. Aslında medyaya yapılan bu baskı ve tehdit halkın gerçekleri öğrenmesinden korkanların zihniyetidir. Zamanlaması itibarıyla yapılan operasyonun siyasi amaç taşıdığı, doğrudan doğruya demokrasiye, medyaya, bu milletin hakkına, hukukuna el uzatan 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk çetesinin halk tarafından öğrenilmesini engellemeye yönelik olduğu kanaatindeyim. Bu bakımdan, demokrasiye, medyaya, özgürlüklere, hakkımıza, hukukumuza el uzatan yolsuzluk çetesiyle mücadele etme konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin kararlılıkla hareket etmesi gerektiği kanaatimi paylaşmak istiyorum.”POLİS DEVLETİNE DOĞRU GİDİYORUZCHP Grup Başkan Vekili Levent Gök:“Bu operasyonun gerekçesi nedir? Zamanlaması neden bugündür? 3 gün sonra bir yıl önce gerçekleştirilen 17-25 operasyonunun algısını yok etmeye yönelik bir operasyon mudur? Halk bunları göremeyecek kadar cahil mi zannediyorsunuz? Türkiye nereye gidiyor? Bir polis devletine doğru gittiğini biz görüyoruz. Ardı ardına gelen yasalarla kişi hak ve hürriyetleri tahrip edilmiştir. Kişi hak ve hürriyetleri ayaklar altına alınmıştır. Böylesine bir düzenlemeyi gerçekleştiren iktidar partisi zannetmesin ki bu devran böyle dönecektir. Bu operasyonun bugünkü gerekçelerinin kamuoyuyla paylaşılması ve bizlerin de bilgilendirilmesini istiyoruz.”İfade özgürlüğüne darbeyi kınıyorumCHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu: “Bu sabah ifade özgürlüğüne yönelik olarak başlatılan bu darbe operasyonlarını, basın özgürlüğüne yönelik olarak başlatılan bu darbe operasyonlarını kınıyorum. Bunun demokratik hukuk devletine yakışmadığını düşünüyorum.”


15 Aralık 2014 Pazartesi  07:26

Zaman

Manşet - 17-25 Aralık çetesinin hukuk darbesi


Demokrasi ve medyaya darbe operasyonu Meclis`in ana gündemini oluşturdu. MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, “17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet çetesinin hâkimlere, hukuk devletine yaptığı darbe devam ediyor.” dedi. CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök ise Türkiye`nin bir polis devletine doğru gittiğini söyledi.Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının yıldönümünde konuşmasını engellemek için hukuk ve basın özgürlüğünün ayaklar altına alınması Genel Kurul`daki bütçe görüşmelerine damgasını vurdu. 2015 yılı bütçe görüşmelerine geçilmeden önce muhalefet partileri söz alarak basına yönelik darbeye sert tepki gösterdi. İlk sözü MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural aldı. Operasyonun 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu unutturmak için yapıldığını belirtti. İşte vekillerin konuya ilişkin görüşleri:Halkın gerçekleri öğrenmesinden korkuyorlarMHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural:“Günlerden beri konuşulan operasyon gerçekleştirildi. 17-25 Aralık sürecini unutturmak amacıyla böyle bir operasyonun yapılacağı günlerdir konuşuluyordu. Ama 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet çetesinin, açıkçası, adli kolluğa, hâkimlere, hukuk devletine yaptığı darbe devam ediyor. Aslında medyaya yapılan bu baskı ve tehdit halkın gerçekleri öğrenmesinden korkanların zihniyetidir. Zamanlaması itibarıyla yapılan operasyonun siyasi amaç taşıdığı, doğrudan doğruya demokrasiye, medyaya, bu milletin hakkına, hukukuna el uzatan 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk çetesinin halk tarafından öğrenilmesini engellemeye yönelik olduğu kanaatindeyim. Bu bakımdan, demokrasiye, medyaya, özgürlüklere, hakkımıza, hukukumuza el uzatan yolsuzluk çetesiyle mücadele etme konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin kararlılıkla hareket etmesi gerektiği kanaatimi paylaşmak istiyorum.”POLİS DEVLETİNE DOĞRU GİDİYORUZCHP Grup Başkan Vekili Levent Gök:“Bu operasyonun gerekçesi nedir? Zamanlaması neden bugündür? 3 gün sonra bir yıl önce gerçekleştirilen 17-25 operasyonunun algısını yok etmeye yönelik bir operasyon mudur? Halk bunları göremeyecek kadar cahil mi zannediyorsunuz? Türkiye nereye gidiyor? Bir polis devletine doğru gittiğini biz görüyoruz. Ardı ardına gelen yasalarla kişi hak ve hürriyetleri tahrip edilmiştir. Kişi hak ve hürriyetleri ayaklar altına alınmıştır. Böylesine bir düzenlemeyi gerçekleştiren iktidar partisi zannetmesin ki bu devran böyle dönecektir. Bu operasyonun bugünkü gerekçelerinin kamuoyuyla paylaşılması ve bizlerin de bilgilendirilmesini istiyoruz.”İfade özgürlüğüne darbeyi kınıyorumCHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu: “Bu sabah ifade özgürlüğüne yönelik olarak başlatılan bu darbe operasyonlarını, basın özgürlüğüne yönelik olarak başlatılan bu darbe operasyonlarını kınıyorum. Bunun demokratik hukuk devletine yakışmadığını düşünüyorum.”


15 Aralık 2014 Pazartesi  02:03

Zaman

Manşet - Ali Bulaç - Erbakan olsaydı!


Vefatının 4. yılında rahmetli Necmettin Erbakan`ı anmak üzere Konya`ya gittim. Coşkulu bir kalabalığın doldurduğu salonda Milli Gazete`den Mustafa Kurdaş`la Erbakan Hoca`yı anlatmaya çalıştık.Hakikaten bazı insanların değeri onlar hayatta iken yeterince anlaşılamıyor. Bugün Türkiye`nin içeride ve bölgede içine düştüğü duruma baktığımızda, Erbakan Hoca`nın değerini insan daha iyi anlıyor. Hoca, Türkiye`deki dindar kitleleri siyasetle tanıştırdı; haklarını kanuni siyaset yaparak aramalarının yollarını gösterdi. Seçimle işbaşına geldi, seçimle gitmeyi kabul etti. Şahsına ve politikalarına kimileri hayli ağır eleştiri ve suçlamalar yönelttiği halde, onun herhangi bir cemaati açıktan, doğrudan, rencide edici, itibardan düşürücü beyanda bulunduğunu hatırlamıyorum. İslam Birliği idealini hep diri tuttu, hep bunun için çalıştı. 28 Şubat darbesi ona karşı yapılmıştı; haksız yere iktidardan düşürüldü, buna rağmen milyonlarca seçmenine sabır ve metanet tavsiye etti, hatta “Hocam yeter, patlamak üzereyiz!” diyenlere “Gidin ormanda bağırın” dedi. O sıkıntılı günlerde “Bu bizim tarihsel yürüyüşümüzde bir virgül hükmündedir” dedi, insanları teskin etti; Türkiye`yi bir Cezayir, bir Suriye durumuna düşmekten kurtardı.Bu arada SP Genel İdare Kurulu Üyesi Lütfü Yayman ve Mustafa Kurdaş`tan öğrendiğim bir bilgiyi paylaşayım: 1982`de Suriye`de Müslüman Kardeşler, Hafız Esed rejimine karşı silahlı ayaklanmaya karar verdiklerinde Türkiye`ye gelir, Erbakan Hoca`ya da fikrini sorarlar. Erbakan Hoca onlara şöyle der: “Sizin tüfekleriniz, hafif silahlarınız var. Karşı tarafın topu, uçağı, tankı var. Çok büyük zayiat olur.” Pek memnun kalmamış olacaklar ki, Hoca arkasından “Mamafih başka alimlere de sorun” der. Bu sefer İsmailağa`da Mahmut Hocaefendi`ye gider, sorarlar. O muhterem zatın da dediği şu olur: “Müslümanların çoğunluk olduğu yerlerde dahili cihad olmaz. Bundan Müslümanlar zarar görür.”Ben de Erbakan`ın: “Hocam, İslam aleminin başında diktatörler, zalim idareciler var, neden bunlara karşı tavır almıyorsunuz?” sorusuna şu cevabı verdiğini biliyorum: “Zalim oldukları muhakkak, onlara karşı tavır alırsak Müslümanlara daha çok zulmederler. Hem İslam aleminde her ne yapacaksak bu idarecilerle yapmak durumundayız.”Kimilerine göre Hoca`nın bu yaklaşımı pasifliktir. Hayır! Bu yaklaşımın gerisinde muazzam bir basiret ve feraset vardır. Üstelik, tarihte cair yönetimlere karşı gelişen Sünni “temkin doktrinin” özet ifadesidir. Türkiye`nin yanlış politikaları dolayısıyla Suriye`nin bu hale gelmesi konusunda “N`apalım, Suriye konusunda değerlendirme hatası oldu, devlet politikalarında böyle şeyler olur” diyen eski İslamcılara bakıyorum da, bunlar İslami/İslamcı fikriyattan zerre miktarı nasiplerini almamışlar. Utanmadan “Efendim, Türkiye Esed`i kaç defa uyardı, bizi dinleseydi bunlar olmazdı. Hem Suriye`de halk ile yönetim karşı karşıya geldiğinde tabii ki halkın yanında duracaktık” deyip kararmış vicdanları üzerine bir kara perde daha çekiyorlar. Bu gerekçeleri öne sürenler, Taksim gösterileri sırasında güvenlik kuvvetlerinin gösterileri bastırırken 10 gencin hayatına son verdiğini unutuyorlar. Bütün devletler ve hükümetler gaddardır. Beşşar Esed de babası gibi gaddardır. Asıl yapılması gereken, kişinin karşısında Kalaşnikoflu mafya çetesine karşı elindeki tabanca ile karşı koymaya kalkışmamasıdır. Hiç kimsenin milyonlarca Suriyelinin hayatını ve geleceğini böylesine musibete ve felakete duçar etmeye hakkı yoktu. Kimi oturduğu yerden cihad oyunu oynadı, kimisi Suriye üzerinden yeniden Osmanlı`yı kurarız türünden postmodern sömürgecilik hayalleri kurdu. Olan milyonlarca masum insana oldu. Bu mazlum Suriye halkının yüce Allah elbette hesabını soracak, hem bu dünyada, hem Mahkeme-i Kübra`da.“Bu iş Erbakan`ın kafasıyla olmaz” diyenlerin Suriye, Mısır ve Libya`nın bu hale gelmesindeki rollerine bakıyoruz da, bunların yıllarca yanında durdukları Erbakan Hoca`dan hiçbir şey öğrenemediklerini anlıyoruz. Kesinlikle şuna inanıyorum: Erbakan Hoca olsaydı -daha doğrusu onun fikriyatı takip edilseydi-, Suriye, Mısır ve Libya bu durumda olmaz, Türkiye Ortadoğu`dan bu trajik biçimde tardedilmezdi. Ortadoğu konusunda da yüz yıllık emek heba oldu!


02 Mart 2015 Pazartesi  02:20

Zaman

Gündem - Uyuşturucu çetesi üyeleri, uzman çavuşu yaraladı


Batman`da bir uzman çavuş, uyuşturucu çetesi ile girdiği çatışma sonucu yaralandı.Şırnak`ın İdil ilçesinde görevli Uzman Çavuş Bahadır Avşar (25), bir uyuşturucu çetesi tarafından İstanbul`dan Batman`a getirilen yeğeni Muhammed Avşar`ı (15) almak için Batman`a geldi. Uyuşturucu çetesini takip eden ve yeğenini almak isteyen Bahadır Avşar ile kimliği belirsiz kişiler arasında Pamukçular Caddesi üzerinde tartışma çıktı. Tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Çete üyeleri ile uzman çavuş arasında yaşanan silahlı çatışmada Avşar, omzuna isabet eden kurşun sonucu yaralandı. Saldırının yaşandığı bölgeye çok sayıda güvenlik gücü sevk edildi. Saldırganlar olay yerinden Avşar`ın yeğenini de alarak izlerini kaybettirdi. Yaralanan Uzman Çavuş Avşar, ambulansla Batman Bölge Devlet Hastanesi`nde tedavi altına alındı. Avşar`ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olay yerinde güvenlik önlemi alan polis, geniş çaplı soruşturma başlattı.


01 Aralık 2014 Pazartesi  02:13

Zaman

Manşet - Uzman çavuş uyuşturucu çetesi ile çatıştı


Batman`da bir uzman çavuş uyuşturucu çetesi ile girdiği çatışma sonucu yaralandı.Şırnak`ın İdil ilçesinde görevli Uzman Çavuş Bahadır Avşar (25), bir uyuşturucu çetesi tarafından İstanbul`dan Batman`a getirilen yeğeni Muhammed Avşar`ı (15) almak için Batman`a geldi. Uyuşturucu çetesini takip eden ve yeğenini almak isteyen Bahadır Avşar ile kimliği belirsiz kişiler arasında Pamukçular Caddesi üzerinde tartışma çıktı. Çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Çete üyeleri ile Uzman çavuş Avşar arasında yaşanan silahlı çatışmada Avşar, omzuna isabet eden kurşun sonucu yaralandı. Saldırının yaşandığı bölgeye çok sayıda güvenlik güçleri sevk edildi. Saldırganlar olay yerinden Avşar`ın yeğenini de alarak izlerini kaybettirdi.Yaralanan Uzman Çavuş Avşar, olay yerine gelen ambulansla Batman Bölge Devlet Hastanesi`nde tedavi altına alındı. Avşar`ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olay yerinde güvenlik önlemi alan polis, geniş çaplı soruşturma başlattı.


30 Kasım 2014 Pazar  16:41

Zaman

Manşet - Batman`da 15 Şubat gerginliği devam ediyor


Batman`da Abdullah Öcalan`ın yakalanmasının yıl dönümü olan 15 Şubat dolayısıyla gün içerisinde yaşanan gerginlik akşam da devam etti.Sokak aralarında ateş yakarak polise taş ve Molotof atan gruba müdahale edildi. Alınan bilgilere göre, sokak aralarına dağılan grup Karsıyaka Mahallesi`nde bulunan Telekom binasına Molotof attı. Koçerler bulvarında ateşe verilen bir araç tamamen yandı. Çıkan olaylarda bir çocuk yaralandı. Bağlar ve İluh Mahallesi`nde polislere Molotof kokteyli, havai fişek ve ses bombası ile saldıran gruba polis gaz bombası ve tazyikli su ile müdahale etti. Grup polisin müdahalesiyle ara sokaklara dağıldı. Bu arada göstericiler 10 Nisan Polis Karakoluna Molotof atarken, karakolu koruyan zırhlı araca av tüfeğiyle ateş etti. Gerginlik mahalle aralarında devam ediyor. Kent genelinde çok sayıda polis görev aldı.


15 Şubat 2015 Pazar  21:45

Sözcü

Gündem - Gökhan Tepe`nin aracına çete lideri biniyormuş



26 Aralık 2014 Cuma  14:50

Milliyet

Kültür Sanat - Yürekleri ağza getiren kaza hayat kurtardı


İnşaata düşünce tedbir amacıyla tomografisi çekilen küçük Eren`in beyninde milyonlarca larva bulunan kist tespit edildi, ameliyatla çıkarıldı Duyanları hayrete düşüren olay izmir`de yaşandı. Kaza sonucu başını taşa vuran 3 yaşındaki çocuğun beyninde içinde milyonlarca lavra bulunan kist ...


26 Kasım 2014 Çarşamba  10:20

Sözcü

Gündem - Şeref Meselesi 11. yeni bölüm: Kardeşler hesaplaşacak!



01 Şubat 2015 Pazar  14:12

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

çayyolun da kaza  çayyolun da kaza  çayyolun da kaza  çayyolun da kaza  çayyolun da kaza  çayyolun da kaza  çayyolun da kaza  çayyolun da kaza  çayyolun da kaza  04 05 2009hürriyet güney eki  çiğdem  22 ekim kon tv haber izle  şirince ile ilgili haber  dünkü stv haber izle  atilla cihaner  sevda sonay  çayyolu mesa migros haberleri  çayyolu mesa migros haberleri  çayyolu mesa migros haberleri  çayyolu kaza 22 ekim  çayyolu kaza 22 ekim  10 şubat 1999 gazeteleri