Bulunan Haber Sayısı: 37
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Kamalak: İntikam duygusu ile hareket ediliyor


Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, yolsuzluk operasyonunu yürüten polislere yönelik sahur vaktinde yapılan operasyona tepki gösterdi. Hukuk devletinde önce sanık belirleyip sonra delil uydurma yoluna gidilemeyeceğini vurgulayan Kamalak, `Eğer bir devlet, adaletten ayrılırsa o ülkenin en güçlü çetesi olur.` dedi.Kamalak, cumhurbaşkanı adayları ile ilgili parti kararını açıkladıktan sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı. Yolsuzluk operasyonunu yürüten polislere yönelik sahur vaktinde yapılan operasyonu değerlendiren Kamalak, `Bir hukuk devleti, eğer kanun ihlal ediliyorsa şu veya bu kişi ve kişiler tarafından suç işleniyorsa, elbette onun gereği yapılmalıdır ama hukuk çerçevesinde yapılmalıdır. Eğer hukuk kuralları zorlanıyorsa bir halk deyişi var; `keser döner sap döner gün gelir hesap döner.` Yapılan uygulamaların hukuk kuralları işletmekten ziyade biraz hınç ve öfkeye dayanmakta, intikam duygusu ile hareket edilmektedir gözüküyor. Hukuk adalet herkes lazımdır. Bu kadar zaman içerisinde dün alkışlanan, altına zırhlı araçlar verilen, hatta demokrasi kahramanı ilan edilen kişilerin şu an bir şafak operasyonu ile gözaltına alınmış olmaları, eline zincirlerin vurulması, kelepçelerin takılması, kanaatimizce rahatsız edici yaklaşımdır diye düşünüyorum. O kelepçeli emniyet müdürleri, kelepçe olmasa kaçacaklar mı gerçekten? Ülke dışına mı gidecekler? Bu tür yaklaşımların Türkiye`ye itibar kazandırmayacağı düşüncesindeyim.` ifadelerini kullandı. `UYGUN MAHKEMELER OLUŞTURULUYOR SONRA OPERASYONLAR BAŞLATILIYOR`Kamalak, bir hukuk devletinin önce sanık belirleyip sonra delil uydurma yoluna gidemeyeceğine dikkat çekerek, `Varsa suç delilleri tespit edilir, oradan sanığa gidilir. Ortada bir suç var. Bu suçun faili kimdir araştırması ondan sonra yapılır. Aylardır bir kesim suçlanıyor. Ona uygun mahkemeler oluşturuluyor sonra operasyonlar başlatılıyor.` şeklinde konuştu.`DEVLET, ADALETTEN AYRILIRSA O ÜLKENİN EN GÜÇLÜ ÇETESİ OLUR`Özel yetkili mahkemelerin kapatıldığını da hatırlatan Kamalak, açıklamasını şöyle tamamladı: `O fasıl kapatıldı. Yeni sanıklar ihdas edildi. Yeni sanıklar içinde bir bakıma özel yetkili mahkemeler kuruluyor. Bir hukuk devleti bakımından kabul edilemez bir durumdur. Kollarını kelepçe vurduğun insanları yargılayacak ağır ceza mahkemeleri yok mu? Bunların cezaları ağır cezada yargılanacak kadar ağır değil. Koluna niye kelepçe vuruyorsun o zaman? Ortada bir çelişki yok mu? Hukuk adalet herkese lazımdır. Eğer bir devlet, adaletten ayrılırsa o ülkenin en güçlü çetesi olur.`(CİHAN)


23 Temmuz 2014 Çarşamba  14:55

Sözcü

Gündem - Alaçatı `da Dutlu Kahve keyfi



17 Temmuz 2014 Perşembe  11:12

Habertürk

Gündem - Ali Raif ve Ömer Dinçkök kardeşler arasında kavga şiddetlendi!


`Sermayen yoksa neden uçak aldın?`


17 Temmuz 2014 Perşembe  06:59

Hürriyet

Manşet - Nazi gelini şaşırttı: Onlara güvenmiyorum


Almanya`da 8`i Türk 10 kişiyi öldüren neonazi terör çetesi NSU davasında bugün sürpriz bir gelişme yaşandı. Başsanık Beate Zschaepe, avukatlarını kovdu. Duruşma ertelendi.


17 Temmuz 2014 Perşembe  10:46

ntvmsnbc

Gündem - İzmir`de 5 polis açığa alındı


İzmir Emniyet Müdürlüğü`nde görevli 4 polis ile 1 başkomiser, çeşitli ses kayıtlarını yaydıkları iddiasıyla açığa alındı.


24 Temmuz 2014 Perşembe  06:29

Zaman

Manşet - Uygun mahkemeler kurulup, operasyon yaptılar


Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, yolsuzluk operasyonunu yürüten polislere yönelik sahur vaktinde yapılan operasyonu, `hukuk devletinde önce sanık belirleyip sonra delil uydurma yoluna gidilemeyeceğini` hatırlatarak eleştirdi.Devletin adaletten ayrılması durumunda `çete`ye dönüşeceğini söyleyen Kamalak, operasyonların intikam duygusuyla yapıldığını anlattı. Bir hukuk devletinin önce sanık belirleyip sonra delil uydurma yoluna gidemeyeceğini belirten Kamalak, “Aylardır bir kesim suçlanıyor. Ona uygun mahkemeler oluşturuluyor sonra operasyonlar başlatılıyor.” şeklinde konuştu. SP lideri Mustafa Kamalak, yolsuzluk operasyonunu yürüten polislere yönelik sahur vaktinde yapılan operasyonla ilgili soruları cevapladı. Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı üzerinde duran Kamalak, ortada bir suç varsa bununla hukuk içinde kalarak mücadele edilmesi gerektiğini hatırlattı. Kamalak, “Eğer hukuk kuralları zorlanıyorsa, bir halk deyişi var; `keser döner sap döner gün gelir hesap döner.` Yapılan uygulamalar hukuk kurallarını işletmekten ziyade biraz hınç ve öfkeye dayanmakta. İntikam duygusu ile hareket edilmekte. Öyle gözüküyor. Hukuk adalet herkes lazımdır.” ifadelerini kullandı. Mustafa Kamalak, söz konusu polislerin daha düne kadar iktidar tarafından `alkışlandığını` hatırlattı. Demokrasi kahramanı ilan edilen bu insanların bir şafak operasyonu ile gözaltına alınmış olmalarının, ellerine kelepçeler takılmasının kendilerini rahatsız ettiğini belirtti. Kamalak, “O kelepçeli emniyet müdürleri, kelepçe olmasa kaçacaklar mı gerçekten? Ülke dışına mı gidecekler? Bu tür yaklaşımların Türkiye`ye itibar kazandırmayacağı düşüncesindeyim.” ifadelerini kullandı.DEVLET ADALETTEN AYRILIRSA `ÇETE` OLURMustafa Kamalak, son dönemde yapılan yargıya yönelik düzenlemeleri de eleştirdi. Hukuk devletinin önce sanık belirleyip sonra delil uydurma yoluna gidemeyeceğine dikkat çekti. Kamalak, “Varsa suç delilleri tespit edilir, oradan sanığa gidilir. Aylardır bir kesim suçlanıyor. Ona uygun mahkemeler oluşturuluyor, sonra operasyonlar başlatılıyor. Özel yetkili mahkemeler kapatıldı. Yeni sanıklar ihdas edildi. Yeni sanıklar içinde bir bakıma özel yetkili mahkemeler kuruluyor. Bir hukuk devleti bakımından kabul edilemez bir durumdur. Kollarını, kelepçe vurduğun insanları yargılayacak ağır ceza mahkemeleri yok mu? Bunların cezaları ağır cezada yargılanacak kadar ağır değil. Koluna niye kelepçe vuruyorsun o zaman? Ortada bir çelişki yok mu? Hukuk adalet herkese lazımdır. Eğer bir devlet, adaletten ayrılırsa o ülkenin en güçlü çetesi olur.” dedi.Hiçbir adaya DESTEK vermeyeceğizSP lideri Mustafa Kamalak, partisinin genel merkezinde cumhurbaşkanı seçimine ilişkin partisinin kararını açıkladı. Kamalak, cumhurbaşkanı adaylarının Milli Görüş`ün ilke ve prensiplerine uymadıkları gerekçesi ile hiçbir adaya oy vermeyeceklerini söyledi. SP lideri, “Çünkü söylemleri farklı gibi gözükmese de eylem ve yönleri aynıdır, Batıcıdır. Oy vermek onay vermektir, sorumlu olmaktır. Bizler Milli Görüş`ün ilke ve prensiplerine uygun olmadıkları için 10 Ağustos`ta yapılacak oylamada hiçbir adaya oy vermeyecek ve ileride yapacakları muhtemel yanlışların sorumluluk ve vebaline ortak olmayacağız. Eğer seçim ikinci tura kalır, adaylar da icraatlarını aziz milletimizin temel değerlerine, ruh köküne göre ayarlayacak olurlarsa o zaman biz de gayet tabii olarak kararımızı tekrar gözden geçiririz.” dedi. Kamalak, “Parti yönetiminden veya parti tabanından tepki gelmesini bekliyor musunuz?” sorusuna ise, “Bir tepki geleceğini sanmıyoruz, çünkü biz tabandan süzülerek aldığımız fikirleri açıklıyoruz burada.” cevabı verdi.


24 Temmuz 2014 Perşembe  02:16

Zaman

Manşet - Hükümet `casusluk` senaryosu düzenledi


Nazlı Ilıcak Bugün Gazetesi`nde yayınlanan yazısında, hükümetin “Pensilvanya çetesi” iddiasının altını doldurmak maksadıyla Selam Tevhid Örgütü soruşturması üzerinden bir senaryo düzenlediğini söyledi. Davanın sulandırılmasına tepki gösteren Ilıcak, savcının böylesine kapsamlı bir çalışmayı hâkime intikal ettirmeden takipsizlik kararıyla sonuçlandırmasını eleştirdi. Nazlı Ilıcak Bugün Gazetesi`nde yayınlanan “Selam Tevhid Örgütü ve yasa dışı dinleme yalanları” adlı yazısında, 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu`nu yapan polislere operasyon yapmak için Selam Tevhid Örgütü soruşturması üzerinden “yasadışı dinleme” senaryosunun düzenlendiğini belirtti. Yazısında Selam Tevhid dosyasındaki ciddi iddialara da yer veren Ilıcak, Sulh Ceza Hâkimliğine iktidara yakın kişiler getirilerek, polislere yönelik operasyon için gerekli şartların hükümet tarafından oluşturulduğunu ifade etti.Nazlı Ilıcak`ın Bugün Gazetesi`nde yer alan yazısı:76 polis Selam Tevhid Örgütü kapsamında casusluk ve suç örgütü üyeliği isnadıyla gözaltına alındı. İstihbarat Şubesi`nden 39 emniyet mensubu ise “yasa dışı dinleme” yaptıkları iddiasıyla karşı karşıya.39 polisi ilgilendiren yasadışı dinlemelerin ne olduğu tam olarak bilinmiyor ama Selam Tevhid Örgütü çok tartışıldı. Güler misiniz, ağlar mısınız?.. Esasında bu dosya, Türkiye`deki İran`la bağlantılı casusları hedef alıyordu. Devrim Muhafızları Ordusu, Türkiye`de bazı isimlere çengel atmış, onlarla işbirliğine girişmişti. İçinde çok ciddi iddialar ve devletin üst kademelerine kadar uzanan isimler mevcuttu. Bu dosya, Savcı İrfan Fidan tarafından takipsizlik verilmek suretiyle kapatıldı. Mahkemeye intikal ettirilmedi. Eşzamanlı olarak, Türkiye`deki İran casuslarının izini süren polisler, casusluktan gözaltına alındı.Selam Tevhid Örgütü`nün içeriği değil ama bu bağlamda “7 bin kişinin dinlendiği” hususu, hükümete yakın gazetelerde yer almıştı. (Star ve Yeni Şafak/24 Şubat 2014.) Dinlenenlerin arasında kimlerin ismi sayılmıyordu ki! Defne Samyeli, Ertuğrul Özkök, Ali Bayramoğlu, Yalçın Akdoğan, CHP Genel Merkezi vs. Daha sonra, Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu bir açıklama yaptı. “Dolaylı dolaysız 2 bin 280 kişinin dinlendiğini” belirtti. Böylece, 7 bin rakamı, resmen 2 bin 280`e düşmüş oldu.Dosyanın eski savcıları Adnan Çimen ile Adem Özcan, bu rakama itiraz etti. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu`nu göreve çağırdılar; değişik zamanlarda toplam 234 kişinin hâkim kararıyla dinlendiğini açıkladılar. Hatta Adnan Çimen, kendisine bu iftirayı atanlara karşı dava da açtı.Sonunda dün Hadi Salihoğlu, gerçeği itiraf etmek zorunda kaldı. Dedi ki: “2010 yılında soruşturmaya başlandı. 3 yıl boyunca 251 hedef kişi, dolaylı dinlenenlerle birlikte toplamda 2 bin 280 kişi dinlendi.”Böylece gerçek meydana çıktı ve dosyanın savcılarının hakikati söylediği anlaşıldı. Buna rağmen, evvelki gün CNN Türk`te Abdülkadir Selvi, gerçek dışı iddiaları sürdürüyor. Star ve Yeni Şafak gazetelerini göstererek hâl⠓7 bin kişi dinlendi” diyor. Mühim olan hedef kişiler. Onların telefonlarına takılanlar değil. Çünkü herhangi bir kişi dinlenirken, ilgisiz birçok isimle irtibata geçebilir; bunlar “dolaylı dinlemelerdir” ve dosyayla ilişkisi yoktur.Belli ki hükümet, “Pensilvanya çetesi” iddiasının altını doldurmak maksadıyla böyle bir senaryo düzenledi. Bir yandan Selam Tevhid gibi önemli bir dosyayı kapatırken, bir yandan da hâkim kararıyla ve CMUK`un verdiği yetkiye dayanarak teknik takip yapan polisleri gözaltına aldı. Gözaltı kararının, bu göreve yeni tayin olan ve daha önce 19. Sulh Ceza Mahkemesi hâkimiyken Halk Bankası eski Genel Müdürü Süleyman Aslan`ı tahliye eden 2. Sulh Ceza Hâkimi Hulusi Pur tarafından verildiğini hatırlatalım. Gözaltına itirazlar, 3. Sulh Ceza Hâkimi İslam Çiçek`e yapılacak. Çiçek kim derseniz? Onun da ismi, Facebook`ta `Allah UZUN ömür versin UZUN adam` sayfasına verdiği destekle duyulmuştu. Çiçek, Rıza Sarraf ve Zafer Çağlayan ile Muammer Güler`in çocuklarını tahliye etmişti.* Önce Sulh Ceza Hâkimlikleri ihdas edildi. Sonra buralara iktidara yakın kişiler getirildi.* Tutuklama, gözaltı, arama kararlarını Sulh Ceza Hâkimlerinin vermesi ve itirazın da Asliye Ceza veya Ağır Ceza`ya değil, sadece bir üst Sulh Ceza Hâkimi`ne yapılabilmesi yasalaştırıldı.* Kamuoyunda algı yaratmak amacıyla, iktidara yakın medya, “7 Bin kişi dinlendi” iddiasını ortaya attı.* İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, dolaylı dinlemeleri de hesaba katarak rakamı 2 bin 280 olarak açıkladı.* Sonunda gerçek anlaşıldı. Başsavcı Salihoğlu, sadece 251 kişinin hedef isim olarak dinlendiğini itiraf etti.Selam dosyasındaki ciddi iddialar Savcı İrfan Fidan tarafından takipsizlik kararıyla kapatılan Selam Tevhid Örgütü dosyasında, İran`daki Devrim Muhafızları Ordusu`yla ilişkili bir casus şebekesi ele alınmıştı. İçinde hükümete yakın kişiler de vardı. Mesela 2 dönem Ankara milletvekilliği yapan Faruk Koca`nın Nargile Kafe`de istihbari amaçla buluşmalar tertip ettiği, Metin Fidan`ın, 28 yaşındayken örgüt tarafından devşirildiği söyleniyordu. Dosyanın içeriğindeki bazı bilgileri paylaşmak isterim:1990-2000 arasında, siyasal İslâmcılar, İran benzeri bir yönetimin hayalini kurmakta, birçok radikal unsur, şiddet eylemlerini yüceltmektedir. Selam Tevhid Örgütü, aydınları katlederken (Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy 1990`da, Uğur Mumcu 1993`te bu örgüt tarafından öldürüldü) Hizbullah, görülmedik vahşetlere imza atmaktadır. 17 Ocak 2000 günü, Beykoz`daki Hizbullah terör örgütünün arşivinin bulunduğu hücre evine operasyon gerçekleşir. Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu`nun ölü olarak ele geçirildiği operasyonda emniyet, örgütün ana arşivini bulur. Arşivde yer alan belgeler arasında, İran Devrim Muhafızları Ordusu ajanlarıyla görüşen Hizbullahçılar`ın, Hüseyin Velioğlu için hazırladıkları raporlar da vardır. Bu raporlardan biri emniyetin dikkatini çeker. Aralık 1998`de, İran ajanlarının Hizbullahçılar`la görüştüğü bir evde unuttukları defterde yer alan 2 sayfalık Farsça metin, 22 Mayıs 1999`da 2 Hizbullahçı tarafından tercüme edilerek, örgüt yönetimine rapor edilmiştir. Hizbullah belgesinde, İran ajanlarının irtibatlı olduğu Türk vatandaşları bulunmaktadır. Raporda, bazılarının devlet görevlisi olduğu belirtilen şahıslar, dönemin Emniyet Genel Müdürü Turan Genç imzalı 15.05.2001-7585 sayılı yazıyla MİT ve Türk Silahlı Kuvvetleri`ne bildirilir. O dönem, rutin bir yazışma olarak devlet arşivlerinde yerini bulan bu rapor, 2011`de başlatılan Selam Tevhid Örgütü soruşmasıyla birlikte, Türk siyasi tarihinde iz bırakacak bir belgeye dönüşür.Raporda ismi geçenler arasında “Metin Fidan” adına rastlanıyor. Metin Fidan isminin karşısında şu bilgiler yer alıyor: “Almanya`daki NATO Askeri Üniversitesi mezunu; 28 yaşında, Türkiye ile dünya istihbaratı dalında İngilizce bir tez hazırlamış. Şimdi Genelkurmay`da bilgisayar bölümünde çalışıyor. Evli ve 2 çocuğu var. İsmail Ünal vasıtasıyla irtibat kurulabilir. Uzun zaman içinde bu arkadaşlar vasıtasıyla ordu içinde bir şebeke kurabiliriz. Dindar ve İslâm ahkâmına bağlıdır.”Soruşturma dosyasında, Hakan Fidan`ın aile çevresinde “Metin” diye çağrıldığı da belirtiliyor.Bunlar sadece iddia… Ama soruşturulması gerekmez mi? Savcı, böylesine kapsamlı bir çalışmayı, hâkime intikal ettirmeden takipsizlik kararıyla sonuçlandırabilir mi? Hukuk normal işlese, elbette hayır… Fakat Türkiye`de bu dosya kapatıldı ve vazifesini ifa eden polisler “casusluk” ile itham edildi.


24 Temmuz 2014 Perşembe  12:01

Zaman

Ekonomi - İstanbul, İzmir ve Ankara`da kiralar arttı


Emlak sektörünün en hareketli olduğu ilkbahar ve sonbahar dönemleri saptamasının artık geçerli olmadığı İstanbul`da emlak hareketleri her dönem çok yoğun geçiyor.Ankara, İzmir ve İstanbul gibi büyük illerin kiralık konutlarında büyük artışlar söz konusu. İstanbul`da kira fiyatlarının son 3 ayda en çok artış gösterdiği bölgelerin Gaziosmanpaşa, Kadıköy ve Beşiktaş olduğunu belirten Altın Emlak Genel Müdürü Hakan Erilkun, “Kiralıklarda metrekare fiyatı Gaziosmanpaşa`da 19,5 TL`ye, Beşiktaş`ta 41 TL`ye, Kadıköy`de ise 39 TL`ye çıktı. Gaziosmanpaşa`da son bir yılda yüzde 125 değer artışı yaşandı. Bir konutun kira değeri ortalama 17 yılda amorti ettiği ülkemizde bu süreyi inanılmaz kira değer artışıyla o bölgede 11 yıla kadar indirdi.” dedi.


22 Temmuz 2014 Salı  02:13

Sözcü

Gündem - İzmir`de büyük korku



21 Temmuz 2014 Pazartesi  13:45

Milliyet

Kültür Sanat - İzmir`de 2.7 şiddetinde deprem


İzmir`de saat 20.37`de 2.7 şiddetinde bir deprem ölçüldü. Kandilli Rasathanesi verilerine göre depremin merkez üssü Gaziemir. İzmir`de dün d...


20 Temmuz 2014 Pazar  22:11

Sayfa:1  2  3  4  

ülke tv sıradışı programı 25 12 2008  23temmuz 2009  01 01 2011 kon tv canlı haber arşivi  foça  ülke tv 31 mayıs 2009 önce sağlıkülke tv 31 mayıs  trafik kazası aykut sezgin  ülke tv 2 şubat 2009 sıradışı programı  14 mart turnuvası hacettetepe tıp  1 matıs 2008  04 güney eki  14 şubat vatan gazetesi kipa çekiliş sonuçları  29 02 2012  26şubat11994  05 12 2009 yeni asır gazetesi  029 03 2009 tarihli posta gazetesi  haber arşivleri atv 18 temmuz  ferhat aydın kaza  habertürk tv arşivi karsit gorus 01 12 2010  istanbulda olan trafik kazaları 26 nbulda olan tra  03 01 2011kon tv canlı haber arşivi ali güler  kum ve çamurcu atlar orjınler  ülke tv saglıklı yasam