Bulunan Haber Sayısı: 339
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Binlerce Anzak `Şafak Ayini`nde buluştu


Çanakkale Kara Savaşlarının 99. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma törenleri kapsamında Gelibolu`daki Anzak Koyu`nda, `Şafak Ayini` olarak bilinen `Şafak Töreni` düzenlendi.Binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı, 99 yıl önce yapılan Çanakkale Savaşı`nda hayatını kaybeden atalarını, çıkarmanın yapıldığı Anzak Koyu`nda düzenlenen `Şafak Ayini`nde andı. Ayine ünlü komedyen Cem Yılmaz da Avustralyalı sevgilisi ile katıldı.Çanakkale`de 99 yıl önce Arıburnu`nda çıkarma yaparken hayatını kaybeden Anzaklar, torunları tarafından aynı yerde Şafak Ayini ile anıldı. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı`ndaki Anzak Koyu`nda yapılan ayine Yeni Zelanda Genel Valisi Jerry Mateparae, Avustralya Gazi İşleri Bakanı Michael Ronaldson, Türkiye adına ise Çanakkale Vali Yardımcısı Hüseyin Kulözü katıldı.Dün akşam saatlerinden itibaren koya gelen Anzak torunlarının bir bölümü, tören başlayıncaya kadar uyku tulumlarının içinde uyudu. Ayin öncesi Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri ile Yeni Zelanda Kraliyet Hava Kuvvetleri`ne ait bando tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi. Tören alanına kurulan dev ekranlardan savaş ile ilgili belgeseller ve savaşa katılan askerlerin anıların anlatıldığı röportajlar gösterildi. Avustralya Muhafız Birliği ve Yeni Zelanda Silahlı Kuvvetleri üyelerinden oluşan merasim kıtasının saat 05.30`da alana gelmesiyle Şafak Ayini başladı.`GELİBOLU`DA YALNIZ DEĞİLİZ`Törende bir konuşma yapan Yeni Zelanda Genel Valisi Jerry Mateparae, Gelibolu`da yalnız olmadıklarını söyledi. Hem Müttefik hem de Osmanlı tarafındaki diğer birçok ülkenin savaşta insanlarını kaybettiğini hatırlatan Mateparae, `Yeni Zelanda ve Avustralya için, Gelibolu aynı zamanda Türkiye ile yeni ve derin bir ilişkiyi şekillendirmiştir. Gelibolu savaşının karşıt tarafları olarak, Türkiye ve Türk halkıyla büyük bir saygı ve yakınlık oluşturduk. Her Anzak Günü`nde, Türk Hükümeti ve Türk halkı bizim en nazik ev sahiplerimiz oluyorlar. İlk Anzak torunlarına atalarımızın fedakarlık gösterdikleri topraklardaki savaş deneyimini anma fırsatı veriyorlar. Bunun için burada bulunan, evlerinde ve dünyadaki tüm Yeni Zelandalılar adına sizlere teşekkür ediyorum. Anzak Koyu`ndaki bu anma bölgesi Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda`nın ortak bir girişimi olarak yapılmıştır. Burada savaşan insanlar burada gelecekte bunun olacağını neredeyse tahmin edemezlerdi. Ancak bugün, burada bulunarak, onların örneklerini hatırlıyor ve en karanlık zamanlarda dahi bir umut olabileceğini biliyoruz. Bu sabah bulunduğum yerden bakarken, bu Şafak Ayini için bir araya gelen çok sayıda insanı görmek ve Anzak Günü etkinliklerinin dünya çapında bir çok ülkede yapıldığını bilmek çok duygulandırıcı. Bu anma törenlerinin çapı insanların burada olanlardan ne kadar derinden etkilendiğini gösteriyor.Anzak Günü`nde Gelibolu`daki acı ve kayıpları hatırlarken, aynı zamanda zorluğun içinde yükselen değerleri: dostluk, cesaret, şefkat, sadakat ve çoğunluğun iyiliği için fedakarlığı kutluyoruz. Ve geriye baktığımızda, savaşların geçtiğini fakat bu değerlerin ve daha iyi bir barış ümidinin var olduğunu biliyoruz. Bu Anzak Günü`nde burada olmamız, bize ulaşan ve bizim de çocuklarımıza ulaştırabileceğimiz ve onların da kendi çocuklarına ulaştıracağı anı meşalesini canlı tutuyor. Bu yolla geçmiş nesillerin umudu, fedakarlığı ve hizmetinin asla unutulmayacağını garantiye alıyoruz` şeklinde konuştu.ATATÜRK`ÜN MEKTUBU OKUNDUDaha sonra Mustafa Kemal Atatürk`ün 1934 yılında Anzak annelerine hitaben yazdığı mektup, Türk subayları tarafından Türkçe ve İngilizce olarak okundu. Mektup şöyle: `Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.`Konuşmaların ardından anma duası yaptırıldı, ilahiler okundu. Ataları için dua eden torunlar, duygulu anlar yaşadı. İki dakikalık saygı duruşunun ardından son dua yaptırıldı. Ardından İstiklal Marşı, Avustralya ve Yeni Zelanda ulusal marşları çalınarak ülke bayrakları göndere çekildi. Şafak ayini, savaşa katılan ülke çelenklerinin Anzak yazısının bulunduğu kaideye sunulmasıyla sona erdi. Buradaki törenlerin ardından Avustralya ve Yeni Zelanda mezarlıklarında anma törenleri yapılacak.Bu arada, şafak ayinine ünlü komedyen Cem Yılmaz da Avustralyalı sevgilisi ile katıldı. Tribünde oturan ikili, Şafak Ayini`ni sonuna kadar takip etti. Zaman zaman sevgilisi ile fotoğraf çektiren Yılmaz, daha sonra protokol geçişinde ayrıldı.


25 Nisan 2014 Cuma  08:18

Radikal

Yazarlar - Küfredenlere bir çift sözüm var - ORAL ÇALIŞLAR - Radikal


Böylesine büyük bir değişimin psikolojik tahribatlar getirmesi kaçınılmaz. Eski yönetici sınıflar ve onların çocukları değişim karşısında zorlanıyor. - ORAL ÇALIŞLAR


25 Nisan 2014 Cuma  05:55

Hürriyet

Yazarlar - Başbakan`ın samimiyetinden bize ne? - İsmet BERKAN


DEVLETİMİZ, bundan 99 yıl önce yaşanmış olan ve o zamanlar Anadolu`daki nüfusu 1.5 milyonun hayli üzerinde olan Ermeni komşularımızın bugün hâlâ aramızda olan 70 bini hariç hepsinin Anadolu`dan silinmesiyle sonuçlanan acı ve kanlı olaylarla ilgili olarak bir taziye mesajı yayınladı.


25 Nisan 2014 Cuma  03:19

Zaman

Manşet - Önce kupa, sonra tatil


Rizespor`u yenerek şampiyonluğunu ilan etmek isteyen Fenerbahçe`de kalan 3 haftada fazla forma şansı bulamayan futbolcular görev yapacak. Milli takım kamplarına gidecek veya ülkeleri adına 2014 Dünya Kupası`nda mücadele edecek isimlerin erken tatile çıkması da gündemde. Ancak `şampiyonluk fotoğrafı` eksik kalır endişesi üzerine bu düşünce şimdilik rafa kaldırıldı.Fenerbahçe, 19. şampiyonluğunu ilan etmek için geri sayıma geçti. Sarı-Lacivertliler, pazar günü Çaykur Rizespor`u yenerek mutlu sona ulaşmak istiyor. Kutlama programı ise henüz netleşmedi. Rizespor karşılaşmasından en az beraberlik sonucu çıkarsa sadece kadın ve çocukların izleyebileceği mücadelenin ardından Şükrü Saracoğlu Stadı`nda tur atılacak. Sarı-Lacivertlilerin bir hafta sonraki durağı Akhisar Belediyespor deplasmanı. Karabükspor sınavı da Kadıköy`deki son maç olacak. Yönetim, şu an için kutlamaları Karabükspor mücadelesinin akabinde düşünüyor. Bazı sanatçıların da katılacağı şölene, biletle girileceği ve paralı olacağı belirtiliyor. Takımda fazla forma şansı yakalayamayan futbolcuların gözü de hafta sonu oynanacak maçta. Teknik heyet, şampiyonluğun garantilenmesi üzerine kalan 3 haftada yedeklere şans verecek. Lig bitiminde milli takımlara dağılacak ve fazla izin yapamayacak isimlerin erken tatile çıkması da gündemde. Dirk Kuyt, Webo, Emenike, Meireles ile Bruno Alves gibi ülkeleri adına Brezilya`daki 2014 Dünya Kupası Finalleri`nde boy gösterecek oyunculara da kolaylık sağlanabilir. Ancak 5 yabancının yanı sıra şampiyonlukta payı bulunan birçok oyuncunun yer almayacağı kutlama fotoğrafının uygun olmayacağı endişesi de hakim. Bu yüzden erken tatil düşüncesi şimdilik rafa kaldırılmış durumda. Öte yandan Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu, F.Bahçe`ye verilen 1 maç seyircisiz oynama cezasını onarken, yaptırımın ertelenmesi talebini de reddetti. Böylece Sarı-Lacivertlilerin pazar günü Çaykur Rizespor ile Şükrü Saracoğlu Stadı`nda oynayacağı maçı, tribünlerden sadece kadın ile 12 yaş ve altı çocuk taraftarları izleyebilecek.`Caner`i Avrupa`dan soruyorlar`Fenerbahçeli Caner Erkin`in yeni sözleşme imzalamaması üzerine menajerinin Süper Lig`de bazı kulüplerle masaya oturduğu yönündeki iddialar yalanlandı. Milli futbolcunun menajeri Batur Altıparmak, Sporx`e yaptığı açıklamada, “Fenerbahçe ile görüşmeden adım atmayacağız. Beşiktaşlı İsmail Köybaşı ile G.Saraylı Selçuk İnan`ın da menajeriyim. Bu kulüplere gidip bazı görüşmelerde bulunmam normal.” dedi. Altıparmak, Kanarya`dan henüz `gelin, görüşelim` talebi almadıklarını, Avrupa`dan ise çok soranların olduğunu kaydetti.Ali Koç`tan Kılıçdaroğlu`na 34 klasör!Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve yöneticilerin şike iddiasıyla görülen davada yeniden ve adil yargılanması talebiyle `Adalete Fener Yak Kampanyası`nı başlatan 1907 F.Bahçe Derneği, ilgililerle görüşmelerini sürdürüyor. Dernek Başkanı Ali Koç, 500 bini aşkın imzayı ve yorumları 34 klasörü ile AYM Başkanı Haşim Kılıç ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli`nin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`na da sundu. Toplanan imzalar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`a da iletilecek.


25 Nisan 2014 Cuma  03:18

Zaman

Manşet - Uykusuzluğa genç çözüm!


Uykusuzluk, günümüzün en büyük sorunlarından biri. Özel Samanyolu Fen Lisesi öğrencileri Ömer Tuğrul Demir ve Mustafa Fatih Maytalman, geliştirdikleri `REM Uykusunun Tespiti ve Mavi Işıkla Dinç Uyanma` projesiyle uykusuzluk sorununa çözüm sunuyor.İşe veya okula gitmek için erkenden kalkıyoruz çoğu sabah. Güne erken başlamak bereket getirir dense de uykusunu alamamış kişiler için güne mutsuz bir başlangıç anlamını taşır bu durum. Ankara Özel Samanyolu Fen Lisesi öğrencileri, uykusuzluk sorunu yaşayan veya uyanırken zorluk çeken kişilerin rahat ve sağlıklı uyanmaları için bir göz maskesi üretti. Maskenin özelliği, uykunun son aşaması olarak bilinen REM uykusunu tespit ederek, dinç bir halde uyanmayı sağlamak. Bunu mavi ışık sayesinde yapıyor genç öğrenciler.Lise son sınıf öğrencisi Ömer Tuğrul Demir, projenin fikir babası. Mustafa Fatih Maytalman ise bilişim olimpiyatlarına katılmış, ülkemizi yurdışında temsil etmiş bir öğrenci. Aynı zamanda Ömer Tuğrul`un sınıf arkadaşı. 17 yaşındaki bu gençlerin yaşları küçük, hedefleri büyük: “İnsanların birçoğu düzensiz uyku geçirip, gün boyu uykusuzluk çekiyor. Bu durum, bireyin verimini düşürürken, kazaların birçoğuna da sebebiyet verebiliyor. Hastalıklarla da kol teması kuruyor. Biz de insanların düzenli bir uyku geçirmesini nasıl sağlarız diye düşündük ve araştırmaya başladık.”Araştırmaları sonucunda bu eksikliği giderebilecek birkaç tane ürün olduğunu ancak sağlık açısından uygun olmadığını söyleyen öğrenciler, “Bu ürünlerin çoğu radyasyon yaydığı için sağlığa çok zararlıydı. Estetik olmadıkları gibi sonuçları da etkili olmuyordu. Biz de sağlığa zarar vermeyen bir maske tasarladık.” diyorlar.Maskenin yapım aşamasının hikâyesini ise şöyle anlatıyorlar: “Uykunun evrelerini algılayan bir sisteme ihtiyacımız vardı. Kızılötesi sayesinde, voltaj farkından yararlanarak göz hareketleri ve uykunun evrelerini algılayan göz maskesine basit bir sensör yerleştirdik. Oluşan voltaj farkı ve sensör sisteminden elde ettiğimiz datalardan Arduino (mikro çip) üzerinde uykunuzun çok hafif anında uyandıracak bir yazılım oluşturduk. Kişi, yatmadan önce belli bir saati alarm olarak kuruyor ve yazılım sizi kurduğunuz saate en yakın `REM` evreniz sonunda uyandırıyor. Uyandırma kısmında ise buzzer (zil sistemi) ve mavi LED ışıktan yararlandık.”Klasik müzikle uyandırıyorDemir, uykunun hafif kısmını algılayan bir kızılötesi sensör ile sistemin temelini attıklarını söylüyor. Böylece, bireyin daha rahat uyumasını ve uyku düzeninin kendi isteği doğrultusunda olmasını sağlayan bir göz maskesi aparatı elde ettiklerini belirtiyor. Bu aparat, kişileri mavi ışık ve klasik müzikle uyandıran bir sistem. Klasik müziğin projede yer almasının sebebi, rahatlatıcı etkisi ve beyni geliştirmeye olan katkısı. Öğrenciler, projede yer alan mavi ışığa yer vermelerinin sebebini şöyle açıklıyor: “Mavi ışığın insanın biyolojik saati üzerinde düzenleyici bir etkisi var. Uyku hormonu olan melatonin etkisini kırarak insanı uyanmaya uygun fizyolojik bir duruma getiriyor.”Çalışma esnasında çok detaylı sensör araştırması yapan öğrenciler, sensör seçerken en çok gözü rahatsız etmemesine önem vermiş.Kendi projelerinin benzerlerinin yurtdışında olduğunu ve milyon dolarlık satışlar yaptığını söyleyen öğrenciler, yeterli sponsor desteği sağlanması halinde projelerinin de büyük ses getireceğinden eminler. Maskenin şimdilik ilkel bir yöntemle çalıştığını anlatan proje sahipleri, sponsor desteği olduğu halde hem projenin görsel olarak daha iyi hem de küçücük bir çiple bütün yazılımın tamamlanabileceğini belirtiyor.Sonuç olarak gece yatmadan önce alarmınızı kuruyorsunuz ve yazılım sizi saatinizi kaça kurduysanız ona göre uyandırıyor. Maksimum 15 dakika sapıyor. Sabah, az uyusanız dahi dinç kalkıyorsunuz. Bu durum mavi ışık sayesinde gerçekleşiyor. Proje sahiplerine göre, yaklaşık bir hafta kadar maskeyle uyanırsanız biyolojik saatiniz istediğiniz düzene girmiş olur. Böylece bir hafta sonra vücut, istediğiniz saatte kalkmaya otomatik olarak hazır hale gelmiş oluyor.Rüyaların en sık görüldüğü vakitUykuya daldığımızda, bilinç düzeyimiz değişir. Non-REM ve REM uykusu arasında gidip geliriz. Non-REM uykusu, dört evreye ayrılıyor. Bu evrelerin tümü 90 dakika sürüyor. Diğer bir uyku çeşidi olan, aynı zamanda da projede ismi geçen REM uykusu ise toplamda 5-30 dakika sürüyor. Öğrenmeyi ve hafızayı etkiliyor. Rüyaların yüzde 90`ı bu evrede görülüp, hafızaya kaydediliyor. REM uykusunda uyandırılan kişilerde, korku ve sinirlilik hali sıkça görülüyor. Bu evre yeterli düzeyde uyunmalı.Rüya görürken vücudumuz gözle görülür değişimler gösterebilir. Adrenalin salgısı artar, kan basıncı yükselir, kalp atışları hızlanır. Bir uyku boyunca dört ila yedi kez REM uykusuna geçiş yapılabilir. REM uykusunda kan basıncı ve kalp atışları sürekli dalgalanma gösterir ve artar. Kaslar tamamen gevşer ve vücut hareketsiz kalır. Gece boyunca yatakta sağa sola dönebilirsiniz ancak REM uykusunda hareket edemezsiniz. Bu duruma da `REM felci` denilir.Projenin yapım aşamasındaki maliyeti* Arduino UNO R3 63 TL* Kızılötesi verici 9 TL* BreadBoard 5 TL* Mavi LED 10 adet 3 TL* 2 adet fototransitör 1 TL


25 Nisan 2014 Cuma  02:06

Zaman

Manşet - Hapishaneyi Medrese-i Yusufiye`ye çevirdiler


Necdet Yüksel, `damdan düşenin halinden anlayan` eski bir hükümlü. Şimdilerdeyse Kader Mahkûmları Derneği`nin başkanı, mahkûmların abisi...İnternet hayatımıza yerleşene dek hangimizmektuplar yazmadık ya da beklemedik ki... Biz ne kadar unutmuş olsak da mektuplar cezaevlerinin hâlâ olmazsa olmazı. Bunun en güzel örneği yaklaşık 200 cezaevi sakininin mektubunun geldiği Kader Mahkûmları Derneği. Derneğin başkanı Necdet Yüksel. `Damdan düşenin halinden anlayan` eski bir hükümlü o. On ağaç kestiği için on ay hapis yatan Yüksel, `Gelin hep birlikte bir insan kazanalım` sloganıyla çıkar çıkmaz bu derneği kuruyor. Hikâyesini kendisinden dinleyelim:“Hapse düştüğümde baktım ki bu dar alanda 50-100 kişi volta atıyor, şapkayı ters koymuş, elinde tespih, ayakkabı topuğunu çiğnemiş... Üç-beş gün insan dar bir alanda idare eder ama beş yıl ne yapsın? Bu insanları illa ki bir yere kanalize etmek lazım diye düşündüm. Dönemin adalet bakanlığına mektup yazdım, var mı mahkûmlarla ilgili bir dernek diye. İki ay sonra cevap geldi: Maalesef yok.” Cezaevinde kitap ihtiyacını karşılamak üzere sorduğu sorunun yanıtı olarak sessizlikle karşılaşan Yüksel, henüz içerideyken bu gediği kapamak üzere kolları sıvar. Tüzüğünü hazırlayıp, çıkar çıkmaz arkadaşlarıyla derneği kurar. Devletin tahsis ettiği bir alanda çalışmalara başlarlar. On senedir Türkiye`nin her yerinden günde yaklaşık 200 mektup ellerine ulaşıyor. Mektupların neredeyse hepsinde kitap isteği var. Kimisi özellikle kitap ve yazar ismi de belirtiyor. İsteklerin içinde mahkûmların aileleri için de ihtiyaçlar bulunuyor. Necdet Yüksel ve gönüllüler, ihtiyaçları sahiplerine ulaşıyor. Süreç duygusal, heyecanlı ve çok keyifli onlar için. Gelen mektuplar tek tek açılıp, satır aralarına dek okunuyor. İhtiyaçlar tespit ediliyor, ilgili şahıs adına hemen bir koli açılıyor. Gönüllüler aracılığıyla doldurulan koliler, üzerleri yazıldıktan sonra kargoya veriliyor. Ancak koliler kuru kuru gönderilmiyor tabii. Her kolinin içinde iki tane mektup oluyor. Birinde teknik olarak gönderilenlerin listesi, diğeri de yazılan asıl mektuba cevap niteliğinde. Bunca kitap isteğinin oluşunu da şöyle açıklıyor Yüksel: “Geçmişte cezaevine düşen insanlar okur-yazar bile değildi. Ama şimdi artık lise, üniversite mezunu, yüksek lisans yapmış insanlar var içeride.”Türk cezaevlerinde 94 ülkeden 4 bin civarında yabancı uyruklu mahkûmun olduğunu söylüyor Yüksel. Bu hükümlülerden de gelen mektupların sayısının çok olduğunu belirtiyor. Brezilyalı bir kadın mahkûmun hikâyesini aktarıyor: “Brezilyalı bir mahkûm Türk cezaevinde, İncil istemişti. İncil`i temin ettik, kıyafet istemiş beden ölçülerine göre, onları koyduk, bir de çeviri olarak Kur`an-ı Kerim, dinî kitaplar ekleyip gönderdik. Yedi ay sonra bu mektup geldi: `Gönderdiğiniz kitapları okudum, Müslüman oldum`. Bizim onu Müslüman yapma gibi bir niyetimiz yok. Kimsenin dinine, diline, ırkına, cinsiyetine bakmıyoruz, insan odaklı çalışıyoruz.”Diğer bir hikâye de yakın zamanda kolisi hazırlanıp gönderilmeyi bekleyen Anna`ya ait. Rus vatandaşı olduğunu söyleyen Anna, İslam dinine geçeli altı yıl olduğunu yazıyor mektubunda. Şu an bulunduğu yeri, yani cezaevini, “İbadet etmek, kendi içine yolculuk etmek için en uygun yer” olarak tanımlıyor. Fakat aşamadığı dil problemi önünde engel. Bunun için Rusça Kur`an-ı Kerim ve hadis-i şerif kitabı istiyor. Ve Yüksel de arayıp buluyor Anna için. Kolisini hazırlıyor heyecanla. Fakat...195 koli maddi yetersizlikten gönderilemiyorGelen yardımlar, gönüllü çalışmalar ihtiyacı karşılamasa da güç bela hazırlanıyor koliler. Fakat asıl sıkıntı bundan sonra. Seçimlerden üç gün önce 2 bin 200 koli çıkartılıyor. Ancak 195`i hâlâ ilgili yerlere ulaştırılamamış. Dernek prensip gereği direkt para ile işlemiyor ve gönderme bedeli 10 TL olan koliler maddi yetersizlik sebebiyle bekliyor. “Para pul istemiyoruz, sadece kolilerimizin gitmesini istiyoruz.” diyen Yüksel, Mevlânâ`dan alıntılayarak, “Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.” diyor. Anna`nın kolisi gibi pek çokları da bekleyenler arasında...Türkiye`de böyle bir dernek olmadığını söyleyen Yüksel, “Cezaevlerini eğitim yuvası haline dönüştürmeye çalışıyoruz. Dokunulması gereken insanlar var.” diyor. Cemil Tokpınar`ın `Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?` kitabından 5 bin tane göndermesi örneği üzerinden, diğer yazarlara sesleniyor. Zaman zaman göndermek üzere seccade, Kur`an-ı Kerim, Efendimiz`in hayatı üzerine kitaplar bulamadığını, kendisine gelen kitaplar konusunda da seçici davrandığını söyleyen Yüksel, bu konuda ihtiyaçlarının olduğunu anlatıyor. “Anlattım ya size, yardım etseniz de etmeseniz de artık sizin vebaliniz. Tek başıma taşıyamıyorum bu yükü.” diyor. Her şeyi devletten beklememek gerektiğini söylüyor: “Her şeyi devletten bekleseydik, bugün Türkiye dünyanın 160 ülkesinde bilinmezdi.”`Maaşımı koli bandına yatırıyorum`“İş; mektubu al, oku, koliyi gönderle bitmiyor.” diyor Necdet Yüksel. Mahkûmlara yönelik konser, konferans, tiyatro çalışmalarının olduğunu belirtiyor. Yaklaşan 23 Nisan için de Maltepe Çocuk Islahevi Müdürlüğü`nde düzenlemek üzere hazırladıkları programdan bahsediyor. 211 çocuğu giydirmek üzere hazırlık içinde olduklarını anlatıyor. Fakat özellikle de bu sıralarda çok sıkıntılı olduklarını, Emekli maaşını dahi kolileri bantlamak ve üzerlerine adres yazmak için koli bandı ve ispirtolu kaleme yatırdığını söylüyor. Bu kapsamlı faaliyetlerin sürekliliğini sağlayabilmek adına da Beylikdüzü Belediyesi`ne bir projeyle çağrıda bulunuyor: “Bu kolilerin üzerinde gönderilen yer olarak Beylikdüzü yazacak. Türkiye`nin her yerindeki cezaevlerine gidiyor koliler. Dünyanın 124 ülkesinde 21 bin Türk mahkûm var. Bunlara da 21 bin koli hazırlayıp göndermek istiyoruz. Belediyeyle işbirliği içinde çalışmalıyız.”Diğer bir projesi de önemle üzerinde durduğu rehabilite merkezi. Hapisten yeni çıkanların, iş bulup hayatlarını kendi başlarına idame ettirebilecekleri zamana kadar, dışarıya adapte olmalarına yardımcı olacak bir merkez.7 gün 24 saat aktif ve kapıları herkese açık olan Kader Mahkumları Derneği, Beylikdüzü`nde... 0212 873 67 00 – 0212 873 10 61 ya da adresinden ulaşılabilir.


25 Nisan 2014 Cuma  02:06

Zaman

Manşet - İstanbul`da yoğun sis etkili oldu


İstanbul, sabah saatlerinde yoğun sisin etkisi altında kaldı.Yoğun sisten dolayı Boğaziçi Köprüsü de görünmez hale geldi. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi`nden alınan bilgiye göre İstanbul Boğazı, `düşük görüş` nedeniyle gemi trafiğine kapatılabilir. Sis, Boğaziçi Köprüsü`nde kartpostallık görüntüler oluşturdu.


25 Nisan 2014 Cuma  08:06

Zaman

Manşet - Anzak Koyu`nda `Şafak Ayini` yapıldı


Çanakkale Kara Savaşlarının 99. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma törenleri kapsamında Gelibolu`daki Anzak Koyu`nda, `Şafak Ayini` olarak bilinen `Şafak Töreni` düzenlendi.Gelibolu Yarımadası Milli Parkı`ndaki Anzak Koyu`nda `Şafak Töreni` yapıldı. Binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı, dün akşam saatlerinden itibaren Çanakkale`den Gelibolu`ya giderek, törenin başlamasını uyku tulumlarında bekledi. Bekleyiş sırasında dev ekranlarda Çanakkale Savaşı`na ilişkin belgesel ve röportajlar gösterildi. Müzik dinletisinin ardından tören kıtasının yerini almasıyla başlayan tören, konuşmalar ve iki dakikalık saygı duruşunun ardından Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda milli marşlarının okunması ve alana çelenklerin konulmasıyla sona erdi.


25 Nisan 2014 Cuma  08:06

Milliyet

Spor - Beşiktaş İnönü Stadı yeniden ne zaman açılacak


Kara Kartal Beşiktaş İnönü Stadı bugün son kez maç oynayacak.Çarşı Duygu dolu besteleri son kez söyleyecek ve Dolmabahçe`yi inletecek. ...


25 Nisan 2014 Cuma  05:44

Milliyet

Spor - Fenerbahçe-Galatasaray maçı ne zaman saat kaçta


Fenerbahçe-Galatasaray derbisine nefesler tutuldu, futbol severler yarını bekliyor. Süper Ligin bitimine 2 hafta kala Sivasspor`u 4-...


25 Nisan 2014 Cuma  05:44

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  

15 eylül habertürk gazetesi arsivi  18 ekim posta gazetesi arşivi  hürriyet gazetesi 28 071988 tarihli  21 haziran habertürk ege eki hentbol  habertürk ankara eki oku 16 şubat  bakirköy motor kazası  25 aralık günü olan trafik kazaları  fox tv haber arşivi mobese ankara  23 nisan programı yenikent  5 eylül cine5 ana haber bülteni 26 eylül  şanlıurfa haberleri  tarsus ta cinayet  01 mayıs 1991 hürriyet arsiv  temmuz2009 arşivi  1 aylık hava durumu hatay nisan ayı  atv ana haber gecmıs 04 03 2011  hürriyet gazetesi 290cak 2009 12 sayfa  star tv haber quest net  7sınıf zaman denemesi cevap anahtarı göster  kayseri tomarzadaki cinayet  20 mart hürriyet akdeniz gazetesi oku  26 ocak 2011 habertürk gazete arşivi ht tarih