Bulunan Haber Sayısı: 1.080
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Bozdağ`ı karşılamayan vali konuştu


Diyarbakır Valiliği`nden merkeze alınan ve dün kente gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ`ı karşılamadığı için `boykot` ettiği öne sürülen Vali Mustafa Cahit Kıraç, `Bakan beyin valilik ziyaretini yapacağını düşünmedim. Kendisiyle de konuştum. Devlete yıllardan beri hizmet ediyoruz. Devlette küslük olmaz, kime küseceksiniz? Gönül ilişkisiyle yapılır. Verilirken iyi, alınırken kötü olmaz` dedi.Merkeze alınan Diyarbakır Valisi Mustafa Cahit Kıraç, veda ziyaretleri kapsamında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı DBP`li Gültan Kışanak`ı ziyaret etti. Kışanak, Vali Kıraç`ın Diyarbakır adına sorunları çözmede diyalogu ön planda tuttuğunu ve bunun gayreti içinde olduğunu söyledi. Vali Kıraç ise, gazetecilerin dün kentte gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ`ı karşılamaması ve makamında görüşmemesi ile ilgili sorusu üzerine, valiler kararnamesinin gece yarısı yayımladığını anımsatarak, şöyle dedi: `Bakan beyin valiliği ziyaret edeceğini düşünmemiştim. Dolayısıyla öyle oldu. Kendisiyle de konuştum. Ben öyle bir düşüncede olamam. Evine gelen bir kişiye nezaketsizlik yapmak bizim geleneğimizde, örfümüzde öyle bir şey yok.` Vali Kıraç, merkeze alınması nedeniyle kırgın olup olmadığı ile soru üzerine ise, `Niye kırgın olayım? Türkiye`de en çok valilik hizmeti yapan görevlilerden birisiyim. Bu hizmet böyle yürüyor. Zaman zaman görevler verilir, zaman zaman alınır. Benim dışında olan bir şey, görev takdiri edenler bunun cevabını verir. Bize görev verildiği sürece o görevleri en iyi şekilde yapma gayreti içerisinde oldum. İnşallah halkımızın nezdinde iyi izlenim bırakmışızdır. `Ya gitti de kurtuldu` yerine `Allah razı olsun` dedirtmek istiyoruz` dedi. (DHA)


17 Eylül 2014 Çarşamba  15:06

Zaman

Manşet - Davutoğlu: `Kılıçdaroğlu`nun mektubu gelmedi` dedi; üslubunu eleştirdi


Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`nun gönderdiği mektubun kendisine gelmediğini söyledi. Mektubun içeriğinden çok üslubunu eleştiren Davutoğlu, `Ciddiyet içinde ve doğrudan iletmesini beklerdim.` ifadelerini kullandı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski`yi Başbakanlık merkez binada resmi törenle karşıladı. Baş başa ve heyetler arası görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenlendi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak Gruevski`nin ilk misafir olduğunu ifade etti. Türkiye`nin Makedonya`nın NATO üyeliğini desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini ifade eden Davutoğlu, ekonomik ilişkilerin istenilen düzeyde olmadığına dikkat çekti. Bölgesel konularda da yakın işbirliğinde olduklarını dile getiren Davutoğlu, akşamki yemekte bölgesel konuların ele alınacağını kaydetti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`nun Bank Asya ve bankalara ilişkin gönderdiği mektubun sorulması üzerine ise Davutoğlu, öyle bir mektup gelmediğini ifade etti. `Ciddiyet içinde ve doğrudan iletmesini beklerdim.` diyen Davutoğlu, mektupta Cumhurbaşkanına yönelik kullanılan ifadelerin utanç verici olduğunu savundu. Görüş ayrılıklarının Cumhurbaşkanı makamına saygısızlık yapılmasını gerektirmeyeceğini vurgulayan Davutoğlu, bu metnin okunup dilinin kutuplaştırma ve provokasyon açısından incelemeye tabi tutulmasını istedi. Ülkenin yüzde 100`ünün Cumhurbaşkanına yönelik kullanılan üslubun Türk siyasetine yakışmayacağını belirten Davutoğlu, `Belki Kılıçdaroğlu`na yakışır ama ana muhalefet liderine yakışmaz.` şeklinde konuştu. Kılıçdaroğlu`nda bırakın Başbakan olmayı ana muhalefet lideri olma nezaketi olmadığını ileri süren Davutoğlu, mektupta bahsedilen 25 bankanın battığı dönemden ülkeyi çıkaranın ise AKP iktidarları olduğunu söyledi. Garantörün Türkiye Cumhuriyeti hükumeti olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, ülkeyi kriz varmış gibi göstermenin ihanet olduğunu ve bunun hesabını vermesi gerektiğini kaydetti. `Kime neyi jurnalliyor. Ülkeyi zan altında bırakacak ifadeler sorumsuzluktur.` diyen Davutoğlu, kuralların belli olduğunu ve bu kurallar nasıl işletilecekse işletileceğini ifade etti. Davutoğlu, ekonomik ve siyasal istikrarın teminatı hükümetleri olduğunu savundu. Müslüman kardeşlerle ilgili bir soruya Davutoğlu, Türkiye`nin özgür, demokratik ve hukuk devleti olduğunu hatırlattı. Sakıncalı olmayan herkesin ülkeyi ziyaret edip kalabileceğini vurgulayan Davutoğlu, aksi durumlarda gerekli incelemelerin yapılacağını belirtti. Bu konuda herhangi bir siyasi veya dini tercihi gerekçe olarak görmediklerini dile getiren Davutoğlu, uluslararası açısından bir sakınca yoksa konuların o çerçevede değerlendirileceğini söyledi. Her müracaatın kendi içinde değerlendirilip karar verileceğini belirtti. Tampon bölge kurulması ve güvenlik zirvesi konusundaki bir soruya Davutoğlu, olağanüstü gelişmeler sebebiyle bir takım toplantılar yapıldığını belirterek çözüm süreciyle ilgili de yarın toplanılacağını söyledi. Bugün Köşkteki toplantıda Cumhurbaşkanına bilgi sunulduğunu dile getiren Davutoğlu, tampon bölge veya herhangi bir kararın alınmadığını genel olarak atılması gereken adımların konuşulduğunu kaydetti. Gelişmeler karşısında her türlü senaryoya hazır olunması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, atılacak adımları sürekli bir şekilde istişare etmek ve gelişen şartları değerlendirmenin zorunlu olduğunu söyledi. Davutoğlu, ülkenin, halkın güvenliği, bölgenin huzuru için her türlü hazırlığı yapıp tedbiri alacağını söyledi. Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski de Davutoğlu`nu yeni görevinden dolayı tebrik etti. Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi anlamında yapılması gereken çok şey olduğunu anlatan Gruevski, daha fazla yatırım talebinde bulundu. Eğitime çok önem verdiklerini belirten Gruevski, daha kolay iş bulunması için bunu yaptıklarını vurguladı. Türkiye`nin desteklerinin ülkeleri için önemli olduğunu belirten Gruevski, Makedonya hükümetlerinde bir de Türk bakan bulunduğunu ve katkılarının çok olduğunu ifade etti. Makedonya`da Türkiye aleyhtarlığının yapıldığı bir tiyatro oyununa ilişkin soruya ise Gruevski, siyasiler olarak böyle durumların olmaması için ellerinden geleni yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini kaydetti. Üsküp`te Türk tiyatrosu inşaatının devam ettiğini dile getiren Gruevski, Mustafa Kemal Atatürk`ün babasının evinin inşaatının devam ettiğini söyledi. Türk kültür evinin inşaatı içinde bir anlaşma yapıldığını ve onaydan geçtiğini anlatan Gruevski, bazı belediyelerde Türkçe`nin ikinci resmi dil olarak kullanıldığını ifade etti.(CİHAN)


17 Eylül 2014 Çarşamba  20:29

Zaman

Manşet - Apple`ın yeni işletim sistemi iOS 8 güncellemesi bugün geldi


Apple, yeni telefon modelleri iPhone 6 ve iPhone 6 pulus`ın ardından yeni işletim sistemi iOS 8 çıkardı. Bu akşam saat 20.00`de iOS 8 tüm iPhone ve iPad kullanıcılarına sunuldu.Merakla beklenen yeni iPhone modelleri geçtiğimiz hafta Apple`ın San Francisco`daki merkezinde tanıtıldı. Şimdi ise sıra yeni işletim sistemi iOS 8`e geldi. Peki Apple`ın yeni işletim sisteminde ne gibi yenilikler var? Onları sizlerle paylaşalım. Öncelikle iOS 8`de mesajlar bölümünün artık Türkçe anlayabilmesi en dikkat çeken özellik olarak göze çarpıyor. iOS 8 ile birlikte mesajlar kısmındaki mikrofon tuşuna basan kullanıcılar, Türkçe konuşarak mesaj gönderebilecek. iOS 8`in bir diğer dikkat çeken özelliği ise sağlıkla ilgili. iOS 8 sayesinde tansiyon ölçebilecek, kilo kontrolü yapabilecek, hastalık geçmişi HealthKit uygulaması ile birlikte öğrenilebilecek.iOS 8`i destekleyen iPhone, iPod Touch ve iPad modelleriApple ürünlerinde iOS 8 döneminin başlaması ile birlikte bazı cihazlar güncellemeden mahrum kalacak. Apple`ın geçtiğimiz hafta San Francisco`daki etkinlikte açıkladığı listeye göre iOS 8`i destekleyecek cihaz listesi şu şekilde; iPhone 4SiPhone 5iPhone 5CiPhone 5S5. nesil iPod Touch, iPad 2, iPad Retinai, Pad Air, iPad Mini, iPad Mini Retina... Bu modellerin altındaki cihazlar ise iOS 8 için güncelleme yapamayacak.


17 Eylül 2014 Çarşamba  20:29

Zaman

Gündem - Selvi`ye Twitter`dan `koruma müdürü` tepkisi


Yeni Şafak Gazetesi Ankara Temsilcisi Abdulkadir Selvi`nin, Köşk`te düzenlenen veda resepsiyonunda, Hayrünnisa Gül ile aralarında yaşananlarla ilgili yaptığı açıklamalara sert tepki geldi. Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürü Osman Çangal, `Akreditasyon uygulanmadığı için katılabildiği resepsiyonda bile fitne çıkartmaya çalışan şahsın yeni fitne girişimlerine şahit olmaktayız` şeklinde `tweet` attı.Selvi, bugün Hürriyet`e verdiği mülakatta, yaşadığı tokalaşma kriziyle ilgili şunları söylemişti: `Tam Köşk`ten ayrılmak üzereyken Hanımefendi`ye de veda etmek istedim. Kendisi bir köşede bir grup gazeteciyle görüşüyordu. Elimi uzattım. `Size kırgınım, elinizi sıkmayacağım` dedi. `Neden? Konuşalım` diye cevap verdim. `Kırgınım size` dedi. Ben de `o zaman hoşça kalın` dedim ve ayrıldım. Hayrünnisa Hanım bana bu hareketi yaparken, yanında `eşi başörtülü biri Çankaya`ya çıkamaz, tehlikenin farkında mısınız` diye kampanya yapanlar vardı. İşte bu beni çok üzdü. Ben Erdoğan`ın, Abdullah Gül`ü tercih etmeyeceğini gördüm ve bunu birçok kez yazdım. Yani görevimi yaptım. Sanırım Hanımefendi başka bir beklenti içindeydi, ondan dolayı bana kırılmış olabilir.”


17 Eylül 2014 Çarşamba  20:11

Zaman

Manşet - Yandaşlarda, CIA, Mossad iftirası tutmadı, BND`ye yapışalım hamlesi


Hizmet Hareketi`ni karalamak için her gün onlarca mesnetsiz iddiayı sayfalarına taşıyan havuz medyası artık kendi yazıp çizdiklerini inkâr eder hale geldi.Daha önceki haberlerinde hiçbir somut delil göstermeden Camia`ya Amerikan CIA ajanı, İsrail ajanı diye iftiralar atan havuz medyası bugün ise rotayı Almanya`ya çevirdi.Hükümete yakınlığı bilinen Star gazetesi, `Paralel arşiv Avrupa`ya kaçtı` başlıklı bir masabaşı haberi manşet yaptı. Yandaş gazete Star, TİB ve Emniyet`te silinen dinlemelerin olduğunu iddia etti ve hiçbir delil göstermeden de bu dinlemelerin izine Almanya ve Sırbistan`da ulaşıldığını yazdı.Star, hiçbir somut ifadeye yer verilmeyen haber ile, Türkiye`yi dinlediğini açıkça söyleyen ve Ankara`nın sessiz kaldığı Almanya`nın gizli servisi BND ile Hizmet Hareketi`nin irtibatlı gösterme algısı oluşturmaya çalıştı.Star`ın akıl ve mantık sınırlarını zorlayan bu haberinde tek bir somut delil bulmak imkansız. Her mantık sahibi insanın soracağı `Cihangir`de bir kafede BND ajanları ile kimler buluşmuş?`, `Silinen dinlemelerin izine Almanya ve Sırbistan`da nasıl ulaşılmış?` gibi sorular da cevapsız.Hükümet yandaşı diğer gazeteler gibi Star da, 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları sonrasında yaptığı birçok iftira içerikli haberde kendisi ile çelişti. Bu haberler için de tekzip yayımlamak zorunda kaldı.


17 Eylül 2014 Çarşamba  13:36

Zaman

Manşet - Gazi Binbaşı`nın sözleri yürekleri dağladı


Siirt`te 28 Ekim 2007 tarihinde PKK`lı teröristlerin tuzakladığı mayının patlaması sonucu gözleri ve ellerini kaybeden Gazi Jandarma Binbaşı Mehmet Bedri Aluçlu, `Bizim yaptığımız bir şey yok, asıl işi yapanlar şehitler. Biz sadece gittik, geldik o kadar. Bizim sadece kolumuz, bacağımız kopmuş ama öbürleri şehit oldular; öldüler. Bizim kaybımız bir şey değil. Allah onların ailelerine sabır versin, bize değil` dedi.Genelkurmay Başkanlığı 19 Eylül Gaziler Günü nedeniyle bu yıl ilk kez yurdun dört bir yanından davet edilen ve aralarında askerin yanı sıra polis, köy korucusu ve hemşire olmak üzere 22 gazi ve ailesini Ankara`da misafir edecek. 18- 20 Eylül 2014 tarihleri arasındaki etkinliğe davet edilen gazilerin en yaşlısı 83, en genci 28 yaşında.Gaziler Günü dolayısıyla Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel`in özel davetiyesini Ankara`da yaşayan gazilere Ankara Merkez Komutanı Tuğgeneral Nevzat Büyükceran ve eşi Necla Büyükceran evlerinde ziyaret ederek iletti.Doğan Haber Ajansı, başkentte yaşayan Kıbrıs gazisi hemşire 77 yaşındaki Gülten Tosun ve Gazi Jandarma Binbaşı Mehmet Bedri Aluçlu`ya davetiyelerinin verilmesini özel olarak izledi.Siirt`te terör örgütünün kurduğu mayının patlaması sonucu gözleri ve ellerini kaybeden Gazi Jandarma Binbaşı Mehmet Bedri Aluçlu ve eşi İclal Aluçlu, çocukları 10 yaşındaki Hakan ve 4 yaşındaki Okan Aluçlu, Tuğgeneral Büyükcercan ve eşi Necla Büyükceran`ı kapıda karşıladı.ALUÇLU, İLK KEZ 2009 DA DİKKATLERİ ÇEKMİŞTİGazi Binbaşı Aluçlu, 16 Kasım 2009 tarihinde, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) bünyesinde öğrenci grup komutanlığı iken, önceki yıl Alay seviyesine yükseltilen Öğrenci Alayı`na Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün de katıldığı törenle sancak verilmesi törenine katılarak burada dikkatleri çekmişti.ANKARA MERKEZ KOMUTANI DAVETİYEYİ İLETTİAnkara Merkez Komutanı Tuğgeneral Büyükceran, Gazi Binbaşı Aluçlu`ya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel`in Gaziler Günü dolayısıyla düzenlenecek programla ilgili özel davetiyesini iletti. Davetiyesini alan Gazi Binbaşı Mehmet Bedri Aluçlu, Tuğgeneral Büyükceran`a, `Bizim yaptığımız bir şey yok, biz sadece bulunduk, asıl işi yapan şehitler, biz sadece gittik geldik o kadar yani. Bize komutanımız davetiye getirmiş lütfetmiş; Genelkurmay Başkanımızda yollamış lütfetmişler, o bizim hakkımız değil. Bizim sadece kolumuz, bacağımız kopmuş ama öbürleri şehit oldular, öldüler; bu insanlardan çok gördük. Bizim kaybımız bir şey değil. Allah onların ailelerine sabır versin, bize değil` diye konuştu.ELLLERİ VE GÖZLERİNİ KAYBETTİĞİ ANI İLK KEZ ANLATTISiirt`te 28 Ekim 2007 tarihinde terör örgütünün kurduğu mayının patlaması sonucu gözleri ve ellerini kaybeden Gazi Jandarma Binbaşı Mehmet Bedri Aluçlu, olay anını ilk kez şöyle açıkladı:`Çatışmaya girdik, 7 kişi öldü, 3-4 kişi de sağ ele geçti. Sağ ele geçirdiğimiz çocuklardan birisi bölgeye mayın döşediklerini belirtti ve yer göstermeye gittiğimizde mayınlardan biri hariç diğerlerini buldu. Olaydan 52 gün sonra tekrar olay yerine gittik ve çocuk mayınının yerini buldu ve gösterdi. Ben fünyeyi sökerken statik elektrik nedeniyle mayın patladı. Ben dokunduğum anda kaldırdı beni. 46 gün yoğun bakımda kaldım. Benim vücudumu epey bir tamir ettiler, benim kafatasımın büyük bir bölümü suntadır, tahtadandır. Yüzümü epey bir düzeltirler, göz kapaklarımı temizlediler. En son bu kadar oldu işte. Ben arkadaşları kayaların arasına geçirmiştim, başka kimseye bir şey olmadı. Ben patlayıcı eğitimi aldığım için orada olabilecekleri biliyordum. Sadece yaralanan ben oldum. Allah`tan başka kimse yaralanmadı. Normalde biliyorsunuz bu işleri bir uzman çavuş, bir er, bir astsubay yapabilir. O zaman bir bölük komutanı olarak kahrolurdum, Allah`tan bana oldu. Sonuçta herkes kaderini yaşar, bizde kaderimizi yaşıyoruz. Benim bir sıkıntım yok. Ben evliyim, çocuklarımla yaşıyorum. Bir derdim tasam yok. Dediğim gibi birçok insan öldü, ölüyor, hala ölüyor. Asıl acı onların ailelerine düşüyor, bize değil. Olayı bu kadar rahat olarak anlatmam garibinize gidebilir, ama sonuç olarak biz çok ölüm gördük. Ben uçtuğum zaman eşimde Pervari`de evdeydi. Benimle birlikte onu ve çocuğumu da helikoptere getirdiler. Ben uçtuktan sonra off`tum yani şok haldeydim. GATA`da 46 gün sonra gözümü açtım. Mesele şu; resmi ortamdan baktığın zaman bizim oradaki birliğimizin 5`i biri şehit, 4`te biri gazi oldu. Hoş bir rakam değil yani. Herkes bir şekilde yaşıyor hayatını. Türkiye değişik bir ülke olduğu için sokakta yürürken de ölebilirsiniz, illaki dağda olmanıza gerek yok.`Gazi Binbaşı Aluçlu, devletin gazi subaylar için 10 yıllığına tanıdığı haktan yararlanarak evi olmadığı için kirada oturduğunu da sözlerine ekleyerek, `Devletimizin verdiği haktan yararlanarak 2 yıldır kiram ödeniyor, 8 yılımız daha var. Gazilere böyle bir kıyağı var devletin. Onun dışında fazla bir kıyağı yok. Ben subay olduğum için yararlanabiliyoruz sıkıntım yok ancak gazi erlerin durumu bu anlamda kötü` diye konuştu.KIBRIS GAZİSİ HEMŞİREAnkara Merkez Komutanı Tuğgeneral Nevzat Büyükceran ve eşi Necla Büyükceran daha sonra Kıbrıs Barış Harekatı`na hemşire olarak katılan TSK Hemşire 77 yaşındaki Gülten Tosun`u evinde ziyaret ederek Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel`in Gaziler Günü davetiyesini evinde ziyaret ederek iletti.Tuğgeneral Büyükceran ve eşi Necla Büyükceran, kendilerini kapıda karşılayan Gazi Hemşire Gülten Tosun`un elini öptü. Misafirlerine ikramda bulunan Tosun`a Tuğgeneral Büyükceran`ın eşi Necla Büyükceran da yardım etti.Genelkurmay Başkanının kendisini Gaziler Günü`ne davet etmesinden dolayı çok gurur duyduğunu belirten Tosun, Kıbrıs Barış Harekatı`nda yaşanılanların anlatmasının çok zor olduğunu söyleyerek, `Gittik, yaşadık, geldik` dedi.Kıbrıs`a Kasım Paşa Devlet Hastanesi`nden 4 hemşire gittiklerini belirten Tosun, `Biri benim Gülten Tosun, diğerleri Zeynep Süngü, İffet Senkıl ve Aysel Ekren. Ben bu arkadaşlarımla görüşüyorum ama diğer kara kuvvetlerinden gelen hemşirelerle irtibatım yok. Nerede olduklarını bilmiyorum. Milli Savunma Bakanlığı`nda bunların adresleri vardır iletebilirseniz, yaşayıp yaşamadıklarını öğrenirsem çok mutlu olurum` dedi. Tuğgeneral Büyükceran ise, o dönemde görev alan hemşirelerle ilgili bilgileri araştırıp kendilerine ileteceklerini söyledi.Ertuğrul Çıkartma Gemisi`nde görev yaptığını belirten Gazi Hemşire Tosun, `Gemide 2 katlı olan ranzaların boyunu 4 kata çıkartmıştık yer kazanmak için. Gelen yaralıları buralara yatırıp tedavi ediyorduk. Hatta yer kalmadığı için geminin içinde sedyelere koridorlara yatırmıştık yaralıları. Çünkü bir gelişte 150 ila 200 yaralı geliyordu` dedi.Tosun, kendisine Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel`in davetiyesini ve hediyesini ileten Büyükceran çiftini ısrar ederek araçlarına kadar uğurladı.(DHA)


17 Eylül 2014 Çarşamba  19:18

Zaman

Manşet - Fethullah Gülen Hocaefendi: Bugün halka cevretmek kolay, yarın Hakk`ın imtihanı var


Fethullah Gülen Hocaefendi`nin “417. Nağme: Allah, Hizmetlerinizi Zayi Etmeyecek, Tamamına Erdirecektir!” isimli yeni sohbeti dün herkul.org sitesinde yayınlandı. Hizmet Hareketi`ne yönelik yapılan zulümlere değinen Hocaefendi, “6 aydır dünyanın değişik yerlerinde aman bunlara fırsat vermeyin, iflah etmeyin, damarlarını kesin, gelir kaynaklarını kesin, okullarını kapatın, bunlar hainlerden daha haindir dedikleri halde bir, iki küçük yerde menfaate, müşterek çıkara bağlı, uyardıkları tereddütün dışında o 160 küsur ülkede Allah`ın izni inayetiyle sinek kanadı kadar bir tesire sahip olamadılar.” dedi. Bugüne kadar Hizmet Hareketi`nin yaptıklarının arkasında her an Allah (cc)`un olduğunu söyleyen Hocaefendi, “Hiç tereddütünüz olmasın. Allah (cc) şimdiye kadar böyle makul götürülen bir işi hiçbir zaman yarıda bırakmak sureti ile o işi yapan insanları inkisara uğratmamıştır.” diye konuştu. “Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah`ı var. Bugün halka cevretmek kolay, yarın hakkın imtihanı var.” diyen Fethullah Gülen Hocaefendi, “Allah`ın izni inayetiyle cennette hurisiyle gılmanıyla, Boğaziçi yalılarının çok çok üstünde, her tarafıyla dilnişin bahçelerle donatılmış, cennet bahçelerine bile dilbeste olmadık. Dilbeste olduğumuz zata karşı onu saygısızlık saydık. Allah varken onlara dilbeste olunmaz. Hz. Muhammed`in mahiyeti varken onlara dilbeste olunmaz” diye ifade etti. Ama bunları onların anlayamayacağını söyleyen Hocaefendi, “Çünkü onların dünyasında bu türlü şeyler yok. Onların dünyasında koltuk kapma var. Koltukla yeni bir koltuk kapma var. Koltukla kaptıkları koltukla yeni bir taht Şah İsmail`in tahtını kapma var. Şah İsmail saltanatı kapma var. Aynı yolda gidişlerinden anlaşılan şey o. Aynı kaynaktan beslenmeleri itibari ile takip ettikleri yolda o. Bence bu öyle bir denaet, öyle bir şenaat ve milletimiz adına öyle bir fezaattir ki…” şeklinde değerlendirdi.Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi`nin sohbetinin tam metni şöyle:ALLAH VARKEN ONLARA DİLBESTE OLUNMAZGünümüzün yüce davaya gönül vermiş insanları, gönül erleri… Elalem sizi öyle tanımayabilir. Kendileri gibi… Âlemi nasıl bilirsin, kendin gibi bilirsin. Gözleri makam da mansıpta, şöhrette, hubbu cahta, yiyip içip yan gelip bilmem neler gibi kulaklarının üzerine yatmada gören, hayatı öyle yorumlayan insanlar kendilerine nasıl bakıyor, kendilerini nasıl dinliyor… Kendilerini nasıl tanıyorlarsa sizin hakkınız da da aynı şeyleri düşünüyorlardır. Acaba fırsat bunların da eline geçince neler yaparlar. Şu hareketleri, davranışları bizim önümüzü kesmeye mi matuftu? Bizi bertaraf ettikten sonra yerimize oturma niyetleri mi vardı? Biz öyle şeylere dilbeste olduk ki… Allah`ın izni inayetiyle cennette hurisiyle, gılmanıyla, Boğaziçi yalılarının çok çok çok üstünde, her tarafıyla dilnişin bahçelerle donatılmış, cennet bahçelerine bile dilbeste olmadık. Dilbeste olduğumuz Zata karşı onu saygısızlık saydık. Allah varken onlara dilbeste olunmaz. Hz. Muhammed`in (sas) mahiyeti varken onlara dilbeste olunmaz. Ama bunu onlar anlamazlar. Çünkü onların dünyasında bu türlü şeyler yok. Onların dünyasında koltuk kapma var. Koltukla yeni bir koltuk kapma var. Koltukla kaptıkları koltukla yeni bir taht, Şah İsmail`in tahtını kapma var. Şah İsmail saltanatı kapma var. Aynı yolda gidişlerinden anlaşılan şey o. Aynı kaynaktan beslenmeleri itibari ile takip ettikleri yol da o. Bence bu öyle bir denaet, öyle bir şenaat ve milletimiz adına öyle bir fezaattir ki? Hafizanallah… Göz açıp kapayıncaya kadar, bu türlü çirkin levsiyat sayılan mülahazalara bakışlarınızı verdiğiniz zaman bakış israfına girmiş olursunuz. Kulak kabarttığınız zaman, kulak israfına, mesmuat israfına girmiş olursunuz. Muhakemenizi o istikamette yorarsanız, muhakeme israfına girmiş olursunuz.CENAB-I HAK O EVLERİN BİNLERCESİNİ DÜNYANIN DEĞİŞİK YERLERİNDE İHSAN ETTİAllah`ın size verdiği her şeyi, rantabl olarak değerlendirmek suretiyle, santimini israf etmeden, elimizde olmayarak, bizi sevk ettiği o yolda, kullanma mecburiyetindeyiz. Şu bulunduğumuz mevkie gelmeye bizim aklımız ermezdi. Bir evde bir üniversiteli, bir liseli talebe gelince orada on tane insana onları tanıtmak suretiyle kuvve-i maneviyelerini takviyeye giderdik. Bak bu arkadaşımız lise okuyor. Yarın üniversite okuyacak. Öbür günde bir yere gelecek. Bunlarla müteselli olmaya çalışıyor ve karşı tarafın ümitlerini bunlarla beslemeye çalışıyorduk. Ve bunun ötesinde ki şeylere aklımız hiç ermiyordu. Bir ev için de üç beş tane insanı bir araya getirince adeta kendimizi cihanı fethetmiş, Bedrin Arslanları gibi, Çanakkale`de haçlılara karşı zaferyap olmuş insanlar gibi görüyorduk. Ama gün geldi Allah (cc) sayısını bilemeyeceğimiz –bende bilmiyorum- belki işin içinde olanlar bile sayısını saymada hata edebilirler. Cenab-ı Hak ev değil o evlerin binlercesini dünyanın değişik yerlerinde ihsan etti. O yurtların binlercesini ihsan etti. Bir tane okul açıldığı zaman `bir tane okulumuz var` diye herkes kanatlanıp uçuyordu. Yav uçulacak şey diyordu. Allah (cc) binlercesi lütfetti onun. Hiç kimseye müyesser olmayan, 160 küsur ülkede size okul açma, ev açma, yurt açma, pansiyon açma… Ve aynı zamanda orada kredinize kapılar açma imkânını bahşetti. Herkes seviyor. Herkes bağrına basıyor. Herkes nezdinde sizin için, Kur`an-ın ifadesi ile `vüd vaz` edilmiş. İman etmiş, Salih amel yapmışınız, o salih amelinizin içine gıll u gış karıştırmamışsınız. Allah (cc) da mükâfat olarak o insanların içine kalbine size karşı sevgi alaka itimat güven vaz etmiş. 6 AYDIR AMAN BUNLARA FIRSAT VERMEYİN DEDİKLERİ HALDE SİNEK KANADI KADAR TESİRE SAHİP OLAMADILAR6 aydır dünyanın değişik yerlerinde aman bunlara fırsat vermeyin, iflah etmeyin, damarlarını kesin, gelir kaynaklarını kesin, okullarını kapatın, bunlar hainlerden daha haindir dedikleri halde bir, iki küçük yerde menfaate bağlı, müşterek çıkara bağlı, uyardıkları tereddütün dışında o 160 küsur ülkede Allah`ın izni inayetiyle sinek kanadı kadar bir tesire sahip olamadılar. Bunu yapan kimdir? Bugüne kadar bu işleri kim yaptıysa odur Allah`ın izni inayetiyle... Bugüne kadar bunu Allah (cc) yaptı. Bugüne kadar Allah neyi yapmışsa, bugünden sonra yapacağı şeylerin aldatmayan en güçlü referansı odur. Hiç tereddüttünüz olmasın. Allah şimdiye kadar böyle makul götürülen bir işi hiçbir zaman yarıda bırakmak sureti ile o işi yapan insanları inkisara uğratmamıştır. Benden bu kadardır dememiştir Allah (cc). O Adil-i Mutlak`tır, Rahim-i Mutlak `tır, O Rahman-ı Mutlak `tır Allah (cc). Bugüne kadar size bir şey yaptırsın da siz boşuna hizmet edin, ben şimdi bozuyorum desin ondan sonra rahmetini, inayetini, kilayetini vekâletini kessin sizden. Sizi, sizin güç ve kuvvetinizle baş başa bıraksın. Bu hiç görülmüş şey değildir, onun inayet ve keremiyle. Öyleyse tekrar ediyorum, bugüne kadar olanlar tamaman onun inayeti, riayeti ve kilayetiyledir. Başkalarının şu ölçüde oyunları, entrikaları hatta zahiren güçlü görünmeleri, sesleri biraz tiz perdeden çıkması...Bakmayın önemli değil yani.BUGÜN HALKA CEVRETMEK KOLAY, YARIN HAKK`IN İMTİHANI VARYalancının mumu yatsıya kadar yanar, hiçbir zalim sonuna kadar iflah olmamıştır. Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah`ı var. Bugün halka cevretmek kolay, yarın hakkın imtihanı var.Zulüm ile abat olanın, ahiri berbat olur demişlerdir. Bu açıdan Allah (cc)`ın o engin inayetine, riayetine, kilayetine güvenerek, mevzumuz nedir bizim, konumuz nedir. Oturup kalkıp onun etrafında alternatif yöntemler oluşturalım. Ezkaza yüzde 1 ihtimalle, yürüdüğümüz şu güzergahta, herhangi bir köşe başında karşımıza bir gulyabani çıkarsa ne yaparız? Bu mevzuda birkaç tane alternatifimiz olmalı. Her hangi bir yerde yüzerken karşımıza rotası belli olmayan bir gemi çıkarsa ne yaparız. Ona karşı 5-10 tane alternatifimiz olmalı. Oturup kalkıp hep bunları düşünmeliyiz. Çünkü yapılan şey Allah içindir.RUH ABİDEMİZİ İKAMEDEN BAŞKA BİR DÜŞÜNCEMİZ OLMADI Bu mevzuda fiilen o şeyin ortaya koyulması, realize edilmesi bir sevaptır. Allah böyle bir sevaba bazen 7, bazen 70, bazen de 700 sevap ihsan eder. Fakat unutmayın bu meselenin planı, projesi üzerinde Üstad Necip Fazıl`ın ifadesiyle, `Öz beynini burnundan kusarcasına` oturup meşveret eden insanlara 7 milyon verir, 7 trilyon verir. İnayetiyle verir. Oturup kalktığımız her yerde şakaklarımız bununla zonklamalı, kasıklarımızda bunun sancısını duymalıyız, bununla oturup bununla kalkmalıyız, bununla doymalı, bununla dolmalıyız. Boşluğumuz olmamalı ki başkaları onun içine bir şeyler karıştırıversin. Boşluğumuz olmamalı Allah`ın izni ve inayetiyle. Bunları size söylemek zaittir. Sizin ufkunuz bunların çok ötesinde, ileride yürüyor Allah`ın izni, inayetiyle. Biliyorum ki ben, Cenabı Hak bugüne kadar size yaptırdığı bu şeyleri itmam edecek, `Etmemtü` diyecek `Ekmeltü` diyecek. `radiytü lekümül İslame diyna (Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim.) İslam`dan başka, milli mefkûre ve abidemizi ikameden başka, kim kime ait abideleri ikame ederse etsin, ruh abidemizi ikameden başka bir düşüncemiz olmadı. En günahkâr, en kıtmiriniz olan kıtmir, `Kafiye`nin` metnini ezberlerken tesbihimi elimde böyle dolaştırır caminin etrafında... Ben bu rüyalarla, bu hülyalarla neşet ettim. Vesselam.


17 Eylül 2014 Çarşamba  15:42

Zaman

Manşet - YEŞİLAY Başkanı`ndan çok sert `sigara` tepkisi


Habertürk gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca`nın sigara yasağının genişletilmesiyle ilgili sözlerine Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı M. İhsan Karaman`dan sert cevap geldi. Sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden Nihal Bengisu Karaca`yı eleştiren Karaman, Karaca`nın sigaranın esiri olduğunu, kendi keyfini halkın sağlığına tercih ettiğini iddia etti.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu`nun, sigara ile mücadelede yasağın kapsamını genişleteceklerini açıklamasının ardından Nihal Bengisu Karaca konuyla ilgili Twitter`da, “Sigara yasağı alanını genişleterek Bonzai meselesi çözülmüş olmuyor yalnız... Beyhude çabalar bunlar.” dedi. Bu sözlerin üzerine M. İhsan Karaman`dan cevap gecikmedi. “Elinden düşürmediği sigarasının esiri olanlar; elmayla armudu karıştırır, keyiflerini halkın sağlığına tercih ederler.” beyanında bulunan Karaman, bunun oldukça komik ve çok acı olduğunu belirtti. Karaman, Karaca için, “Komik olan, körpe ciğerleri zehirleme özgürlüğü elinden alınanların beyhude feryadı! Komik de değil, çok acı!” şeklinde konuştu. Nihal Bengisu Karaca ?@nibenka Bonzai meselesini çözemeyip o hınçla avm girişinde ve parklarda sigara içmeyi yasaklamak pek komik @OrtakSoz Nihal Bengisu Karaca ?@nibenka Sigara yasağı alanını genişleterek Bonzai meselesi çözülmüş olmuyor yalnız... Beyhude çabalar bunlar . M.İHSAN KARAMAN @mikaraman Elinden düşürmediği sigarasının esiri olanlar; elmayla armudu karıştırır, keyiflerini halkın sağlığına tercih ederler pic.twitter.com/MikODMkxbP M.İHSAN KARAMAN ?@mikaraman Komik olan, körpe ciğerleri zehirleme özgürlüğü elinden alınanların beyhude feryadı! Komik de değil, çok acı! pic.twitter.com/bnjh2hQ5H5


17 Eylül 2014 Çarşamba  15:24

Zaman

Manşet - Efkan Ala: Anayasal kurumlardaki zihniyeti bekliyoruz ki emekli olsunlar


İçişleri Bakanı Efkan Ala, Anayasal kurumların başında bulunan zihniyet yapısının bir an önce değişmesi gerektiğini söyledi. `1940 ve 50`lerde pozitivist eğitim almış bazı insanların zihinsel kodları oraya ait, halen aynı adamlar iş başında.` ifadelerini kullanan Bakan Ala, mevcut anayasal düzenin düzen olmadığını belirtti. Ala, `Bunları bekliyoruz ki emekli olsunlar da başkaları gelsin. Başkanları geldiği zaman da yine sizin yerinize yeni nesil gelecek ve o gelenler engel kalmış olacak. Bu anayasal düzen düzen değil. Devletin temel kurumları belirlenmiş, neden temel kurumsa, oralara gelenler hep geç kalmış olacaklar.` dedi.Bakan Efkan Ala, Ankara Sanayi Odası tarafından düzenlenen 21. ASO Gündem Toplantısı`na katıldı. Ankaralı sanayici ve işadamlarına seslenen Ala, Türkiye`nin yeni bir anayasa ile yoluna devam etmesi gerektiğini kaydetti. Bugünkü anayasal kurumların zihniyetinin eskidiğine işaret eden Bakan Ala, `1940 ve 50`lerde pozitivist eğitim almış bazı insanların zihinsel kodları oraya ait, halen aynı adamlar iş başında. Aynı zihniyet yapısı anayasal kurumlarda iş başında. Bunları bekliyoruz ki emekli olsunlar da başkaları gelsin. Başkanları geldiği zaman da yine sizin yerinize yeni nesil gelecek ve o gelenler engel kalmış olacak. Bu anayasal düzen düzen değil. Devletin temel kurumları belirlenmiş, neden temel kurumsa, oralara gelenler hep geç kalmış olacaklar. Sizin işlerinize yürütecek yeni girişimcilerden bile geç kalmış olacak. Onların zihinleriyle aynı paralelde düşünemeyecek. Bu bize maliyet olarak dönecek.` ifadelerini kullandı. Yeni anayasa konusunda Türkiye`nin yeni bir düzene geçmesi gerektiğini işaret eden Bakan Ala şöyle devam etti: `Tek bir şeyimiz var. Devlet yapısını değiştirmek, dönüştürmek ve bize uygun hale, millete uygun hale getirmek. Milleti mi uygun hale getireceğiz? İşimiz belli. Milleti bir yere gönderemeyeceğimize göre bir yerden millet de getiremeyeceğimize göre milletin arzu ve isteklerine uygun bir düzen kuracağız. Burada da muhalefet partileriyle birlikte hareket ederek bir iklim oluşturalım. Biz Türkiye olarak yeni bir anayasayı bütün siyasetten istiyoruz.` Darbe dönemlerinden kalan anayasanın değişmesi için siyasi partilerin de buna destek vermesi gerektiğini söyleyen Ala, `Gelişen demokrasi ve ekonomimizi yeni bir anayasal düzenle artık geri dönülmez biçimde garanti altına almalıyız. En önemli hedefimiz bu olmalı. Bugüne kadarki düzeni 1960`da mantığı kurgulanmış, 1970`de bazı yanlışlıklar verilerek geri alınmış, 1980`de tamamen yenilenmiş, bir darbe hukuku içerisinde iş yapmaya çalışıyoruz. Türkiye`nin siyasi istikrarından daha kıymetli bir değeri yok.` açıklamalarında bulundu.


17 Eylül 2014 Çarşamba  13:36

Zaman

Manşet - Yeni sigara yasağı yılbaşında yürürlüğe giriyor


Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, açık alanlarda sigara kullanımıyla ilgili yeni düzenlemeler yaptıklarını ve yeni sigara yasağının yılbaşında yürürlüğe gireceğini söyledi.Müezzioğlu, hastane ve AVM giriş ve çıkış kapılarının hemen önünde de sigara içilmesinin yasak kapsamına alınacağını belirtti. Mehmet Müezzinoğlu: Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi açılış törenine katılmak üzere Karabük`e geldi. İlk olarak Vali Orhan Alimoğlu`nu makamında ziyaret eden Müezzinoğlu, burada gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Sigara yasağının genişletilmesiyle ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan Müezzinoğlu, sigara yasağının yeni bir yasal düzenleme olmadığını ve bununla ilgili düzenlemeyi daha önce yaptıklarını ve buna ihtiyaçları olmadığını hatırlattı. Sigara yasağını düzenleyen yasa kapsamına nargileyi de aldıklarını belirten Müezzinoğlu, şunları kaydetti: `Ama yönetmeliklerle kapsamda yeni genişlemeler yapıyoruz. Özellikle çocuk parklarında tamamen yasaklama, diğer parklarda da belirli bir mekanda, parkın belirli bir köşesinde sigara içilen alan yapma. Yine hastane ve ibadethane bahçelerinde sigara içilebilecek alan yapılması. Halka açık restoran ve kafeterya gibi açık havadaki olan mekanlarda da açık havanın sigara içilen ve içilmeyen bölümleri gibi düzenlemelerin hazırlıklarını yapıyoruz. Onlar tamamlanacak, Başbakanlığa sunacağız. Genelge olarak yayınlayacağız. Muhtemelen önümüzdeki bir iki ay içerisinde tamamlanmış, 2015 yılbaşı itibariyle de başlamış oluruz.` Düzenlemenin içeriğiyle ilgili bir başka soru üzerine Bakan Müezzinoğlu, hastane ve AVM giriş ve çıkış kapılarının belirli bir mesafe uzaklıkta sigara içilebileceğinin ve bunun da yeni düzenleme içinde yer alacağının altını çizdi. Müezzinoğlu, bu alanların da sarı çizgilerle belirleneceğini sözlerine ekledi.


17 Eylül 2014 Çarşamba  15:06

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

göztepe hacettepe  fethiyede türk halk müziği konseri  zeynep turan aslan burcu  olay gazetesİ iş ilanları  bursa olay gazetesi 17 mayıs 2010  çumra  ötv mayıs 2009 atv ana haber bülteni video izle  atv gun ortasi  kilo haberleri  01 03 2011 fox ana haber arşivi  13 kasım 2009 atv ana haber bülteni izle  özel saint mic4 04 2009 hürriyet gazete  01 07 2010 fox ana haber izle  çocuklarla ilgili haber  01 01 2009 hürriyet çukurova gazatesi  5 kasım 2009 habertürk gazetesi  ege tv arşiv  10 mayıs hava durumu  01 03 2011 habertürk canlı haber arşivi  fox haber ozonla bel fıtığı tedavisi  01 10 2009 k arşiv 28 agustos 2009 izle  01 07 1992 sabah gazetesi arşiv