Bulunan Haber Sayısı: 6.386
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Olmayan belgeyi yok etme suçu!


Millet Gazetesi yazarı Ergun Babahan, o dönemde Taraf`ta yönetici konumunda bulunan Yıldıray Oğur`un, Balyoz darbe planına ilişkin belgeleri yayınladığı için tutuklanan Mehmet Baransu`yla ilgili olarak söylediği `Baransu, teslim ettiği değil, teslim etmediği ve yok ettiği söylenen Egemen Harekat Planı için suçlanıyor.” sözüne tepki gösterdi. Dünya hukuk literatürüne geçecek bir suçlamayla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Babahan, herkesin ``işlenmemiş bir cinayetin olmayan silahını yok etmekle`` suçlanıp tutuklanabileceğini söyledi. `Belge yok ama iddia makamı olmayan belgenin Baransu`da olduğuna kani.` diyen Millet yazarı, mahkemenin bulamadığı belgenin yok edildiğini düşündüğünü, tutuklama istediğini, mahkemenin de tutukladığını yazdı.İşte Ergun Babahan`ın `Olmayan belgeyi yok etme suçu!` o yazısı:`Baransu, teslim ettiği değil, teslim etmediği ve yok ettiği söylenen Egemen Harekat Planı için suçlanıyor.”Bu satırlar Balyoz darbe planı belgeleri yayınlandığı sırada Taraf`ta yönetici konumda olan Yıldıray Oğur`a ait. Oğur bu yazıyı dün Türkiye gazetesindeki köşesinde yazdı. Yani gazeteci Mehmet Baransu, hepimizin zannettiği üzere Türk Ceza Kanunu`nun 327. maddesini ihlalden dolayı tutuklanmamış.Bu madde “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin etmek” suçunu düzenliyor. Yani ``Devlet sırrı``nın ifşasını suç haline getiriyor.Baransu`nun suçu ortada olmadığına göre, yok ettiği tahmin edilen Egemen Hareket Planı`nı imha planı ile ilgiliymiş. İddia buysa, dünya hukuk literatürüne geçecek bir suçlamayla karşı karşıyayız demek.Baransu`nun tutuklanma gerekçesi gerçekten buysa, yarın herkes ``işlenmemiş bir cinayetin olmayan silahını yok etmekle`` suçlanıp tutuklanabilir. Anladığım kadarıyla belge yok ama iddia makamı olmayan belgenin Baransu`da olduğuna kani. Bulamadığı belgenin yok edildiğini düşünüyor, tutuklama istiyor, mahkeme de tutukluyor.Bu durum gerçekse, dünya hukuk literatürüne geçecek bir durumla karşı karşıyayız demektir.TESBİH TANESİ GİBİ DİZİYORKabul etmemiz gereken bir gerçek var, AKP denetimi altına aldığı yargıyı toplumdaki her kesime karşı ustaca kullanarak sesini çıkaran herkesi tesbih tanesi gibi ipe diziyor. Şimdi sıra kendisinden olmayan muhafazakarlarda.Elbette her zaman en büyük payı gazeteciler alıyor.Bugün kendisine gazeteci diyen kesimler, Balyoz darbe planı olmadığına, Ergenekon diye bir örgütlenmenin var olmadığına, Hrant Dink`i okeyci öfkeli çocukların öldürdüğüne inanmamızı istiyor. Ahmet Davutoğlu`nun `öfkeli Sünni gençler` teorisi kadar ikna ediciler.Ortada bir gerçek var. Ordu yıllar boyu bu ülkenin siyasetini de, gazeteciliğini de belirleyen güçtü. Perde arkası gücü yetersiz kaldığı zaman da darbe yaparak doğrudan yönetiim ele aldı. Türk Silahlı Kuvvetleri`nin 1908`den bu yana darbeci bir geleneği vardır.YORUM DEĞİL HABER MESLEĞİAKP dün liberal demokratlar, Cemaat`le tasfiye ettiği askerle bugün kol kola girdi, hepsini etkisiz hale getirme mücadelesinde. Bu hesaplaşmanın bitmesinin ardından sıranın Kürtlere geleceğinden de kimsenin kuşkusu olmasın. Herkesin geçmişinden gelen hataları, kusurları var. Bugün yapmamız gereken geçmişin kusurlarını tartışmaktan sonra, giderek daralan gazetecilik mesleğinin alanını korumak, ifade ve haber özgürlüğüne sahip çıkmaktır.Gazetecilik, yorumdan daha çok haber vermek üzerine kurulu bir meslektir. Özgürce haber yapma yetisi kısıtlanmış bir gazetecilik, Türkiye`nin diktatoryal bir rejime kayma sürecini hızlandıracaktır.Türkiye`de gazetecilik var olacaksa, gazeteciler yaptıkları haberler, yazdıkları yazılar nedeniyle cezaevine girmemelidir. Mehmet Baransu kusurları ne olursa olsun, gazetecilik yapmıştır ve yeri kesinlikle cezaevi olmamalıdır.


05 Mart 2015 Perşembe  11:44

Zaman

Manşet - CHP`li Kaplan: Hâkim ve polislerin yerini sık değiştirmek vicdanlara sığmaz


TBMM Genel Kurulu`ndaki İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde konuşan CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, `Birilerinin hükûmete karşı, devlete karşı Türkiye Cumhuriyeti`ni küçük düşürücü bir davranışı varsa hukuku işletin ama onun dışında, savcıların, hâkimlerin, emniyet birimlerinin, amirlerin sık sık yerini değiştirmek vicdanlara sığmaz` dedi.Kaplan, kimi zaman MİT`e kimi zaman askere alternatif olarak kullanılan emniyet birimlerinin artık devletin emniyet birimi olmaktan çıktığını, hükûmetin bir birimi olmaya başladığını, ülkenin bir emniyet birimi ve bireyleri koruyan emniyet birimi olma noktasından çıktığını ifade etti. Her gün bir ilde bir operasyon yapıldığına dikkat çeken Kaplan, şöyle devam etti: `Hemen hemen her gün çeşitli illerde operasyon. `50 tane polis memuru tutuklandı`, `Gözaltına alındı`, `Hakkında şu kadar işlem yapıldı`; bir gün, iki gün sonra büyük bir kısmı ne yazık ki yine serbest bırakılıyor. Polislerin gözaltına alınması, baskı altına alınması, yer değiştirilmesi, soruşturma açılması, ne hikmetse sizin çıkarmak istediğiniz bu iç güvenlik yasasıyla çelişiyor. Bir taraftan emniyet güçlerini iç güvenlik tehdidi nedeniyle güçlendirmek, dilediğinizi yapmak, ama bir taraftan da emniyeti itibarsızlaştırma noktasında özel bir gayretiniz var. Hatırlatmak istiyorum, daha düne kadar bunlarla beraber çalışan sizler değil miydiniz? Bu Hükûmetiniz değil miydi? Can yoldaşlarınız değil miydi? Ne oldu birden? Siz bunlara o zaman emir verdiniz, Hükûmetinizin verdiği emirle `dinle` dediniz, dinlediler, `vur` dediniz, vurdular, `Sık ulan, sık!` dediniz, sıktılar. Ne oldu? Birden tablo değişti, birden kötü oldular, birden paralelci oldular, birden hain oldular, darbeci oldular. Ne zamandan beri? 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet olayları Türkiye`de patladığı günden itibaren siz bu konudaki tavrınızı değiştirdiniz.`5 YILDA 157 POLİS İNTİHAR ETTİ`Ergenekon`un, Balyoz`un şimdiki paralelcilerin üst üste bindiği hadiseleri göz önüne getirdiğinizde, acaba paralelci kim? Doğru yapan kim? Devleti itibarsızlaştırarak, emniyet güçlerini itibarsızlaştırarak, vatandaşın emniyet güçlerine olan güvenini ortadan kaldırıyorsunuz.` diyen Kaplan, şunları söyledi:`Sakın ola ki Cumhuriyet Halk Partisi, paralelci dediğiniz, darbeci dediğiniz birilerini koruma noktasında değil, Cumhuriyet Halk Partisinin burada savunduğu tek nokta şu: Kimse mağdur olmasın. Dün mağduriyeti yaşayan, bugün kimse, hangi siyasal görüşte olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi hep yanında olacaktır. Eğer bu polislerin bir suçu varsa lütfen hukuku işletin. Çıkarın mahkemenin karşısına, ne cezaları varsa cezalarını alsınlar ama bir gün içerisinde, bir ay içerisinde, bir ilde aynı polisler hakkında defalarca soruşturma açıp, gözaltına alıp yer değiştirmek ne Hükûmetinize yakışıyor ne de bahsettiğiniz, şimdiki iç güvenlik paketiyle uyum hâlindedir. Hatırlatmak istiyorum. Bunlar da insan, bunlar da devlet memuru. Biraz önce bir hatip arkadaşımız söyledi. Türkiye`de polis memurlarının ortalama çalışma süresi 48 saat. Devlet memurları 40 saat çalışıyor. Emniyet birimlerinin Avrupa`daki benzerleri 35 ve 40 saatin üzerine çıkmıyor. Sayın İçişleri Bakanına sorduğumuz sorudan aldığımız yanıtlara bakın: 1181 polis 17 Aralıktan itibaren disiplin cezası aldı. 150 polis meslekten ihraç edildi. Son beş yılda 157 polis intihar etti. Bir şey hatırlatmak istiyorum, hekimim. Yine son beş yılda 2.500 polis ruh hastalıkları nedeniyle -başvuru demiyorum- tedavi edildi, kayıtlarda var bunlar. Şimdi size soruyorum: Eğer emniyet güçlerinde iç güvenlik paketiyle Türkiye`de huzuru, barışı sağlamak istiyorsanız, bir, emniyet güçlerini bu kadar itibarsızlaştırmaya hakkınız yok. Tekrar vurgulamak istiyorum. Birilerinin Hükûmete karşı, devlete karşı Türkiye Cumhuriyeti`ni küçük düşürücü bir davranışı varsa hukuku işletin ama onun dışında, savcıların, hâkimlerin, emniyet birimlerinin, amirlerin sık sık yerini değiştirmek vicdanlara sığmaz. Bunların da aileleri var, bunların da çocukları var. Siz de aynı konumda olabilirsiniz. Birilerinin bir ay içerisinde 4 defa soruşturmayla yerini değiştirmek doğru değil. Ben Kocaeli Milletvekiliyim. Kocaeli emniyet birimlerinin içerisinde müdür düzeyinde, bir ay içerisinde 7 defa yer değişikliğine uğrayan arkadaşımız var. Ben bu konuda vicdanlara seslenmek istiyorum. Hukukun üstünlüğünü göz önünde bulunduralım. Bunlar da Türkiye Cumhuriyeti`nin bir memuru. Dolayısıyla, haksızlığa ve hukuksuzluğa izin vermeyelim diyorum.`


05 Mart 2015 Perşembe  08:43

Zaman

Manşet - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti: Böyle giderse gazetecilik yapacak kimse kalmaz


Balyoz darbe planına ilişkin belgeleri yayınladığı için gazeteci Mehmet Baransu`nun tutuklanmasına, meslek örgütlerinden sert tepki geldi.4 bin üyesi bulunan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Baransu`nun tutuklanmasına karşı çıktı. “Gazetecilik mesleğini yapacak kimse kalmayabilir.” denilen açıklamada, yargılamanın tutuksuz yapılması çağrısında bulunuldu. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ise basın mensuplarının gazetecilik faaliyetlerinden tutuklanamayacağını söyleyip “Bugün, demokrasimiz adına utanç duyarken, gazetecilerin tutuklu yargılanmalarını, gazetecilik faaliyetleri açısından tehdit olarak görüyoruz. Hele kaçma şüphesi de yoksa, ellerine kelepçe vurulamaz.” dedi.Baransu`nun tutuklanmasıyla ilgili TGC Yönetim Kurulu`nun yaptığı açıklamada, “Devlet sırrı kavramı tartışmalıdır. TCK`nın 326 ve devam eden maddelerinin gazetecilere uygulanması halinde gazetecilik mesleğini yapacak kimse kalmayabilir. Mehmet Baransu`nun geçmişteki çalışmaları Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi`ne göre tartışmalı olsa da resmi makamların her istediği bilginin açıklanmasını yasaklamak yetkisi, demokratik bir düzende kabul edilemez.” denildi.TGC, gazetecinin tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma, olayları izleme ve araştırma hakkına sahip olduğunu belirtip keyfî yasaklamalarla demokratik düzen ve toplumsal barışın zedeleneceği uyarısı yaptı. Açıklamada “Hukuka aykırı eylemler sır sayılmaz. Kamuoyunun haber alma hak ve hürriyetinin kısıtlanması, ancak Anayasa`nın olanaklı kıldığı hallerde kabul edilebilir. Gazetecinin görevini yaptığı için cezalandırılması basın özgürlüğüne aykırılık teşkil etmektedir.” ifadeleri yer aldı.Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ise yaptığı yazılı açıklamada, Baransu`nun ellerinin kelepçelenerek tutuklanmasına tepki gösterdi.Türenç, “Gazeteci Mehmet Baransu`nun, Balyoz davası sonucu Başsavcılık tarafından terör ve örgütlü suçlar bürosunca, önce evinde 10 saatlik arama yapılmasını, gözaltından sonra da ellerine kelepçe vurularak tutuklanmasını kabul edemeyiz. Çünkü normal demokrasilerde, gazeteciler, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklanamazlar. Hele kaçma şüphesi de yoksa, ellerine kelepçe vurulamaz.” dedi.Demokrasinin yaralı olduğunun altını çizen Pınar Türenç, şunları dile getirdi: “Elindeki belgeleri araştırıp yayınlamak bir gazetecinin normal faaliyeti olduğu gibi, kaynağının gizliliğini korumak da demokrasilerde olmazsa olmazımızdır. Bu ilkenin ihlali, kabul edilemeyeceği gibi, haber kaynağı belgelerin de basın organınca istenildiği zaman bazı makamlara teslim edilmesi ya da servis yapılması da yanlıştır. Gerçek demokrasilerde, gazeteci hiçbir güce hizmet yarışına girmeden, doğru, tarafsız, çıkar gözetmeden haberciliği ile toplumu aydınlatır. `Başımıza neler gelecek?` korkusu ile özgür habercilik yapılamaz. Bu korku ve endişe ortamı, otosansürü beraberinde getirir ki, kaybeden önce halktır, halkın haber alma özgürlüğünün yitirilmesidir. Bugün hapishanelerde tutulan gazeteciler hakkında öncelikle delillerin bir an önce ortaya konulmasını ve gazetecilerin tutuksuz yargılanmalarını istiyoruz.”Baransu`ya kelepçeden sonra tek kişilik hücre zulmüBalyoz darbe planıyla ilgili belgeleri temin etmek suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Mehmet Baransu, Metris Cezaevi`nde tek kişilik hücreye konuldu. Balyoz davası sanıklarının ifadesi sonrasında `terör örgütü kurmak` ile gözaltına alınan ancak `gizli belge temin etmek` iddiasıyla tutuklanan gazeteci Mehmet Baransu`nun, tutuklandıktan sadece 2 gün sonra tek kişilik hücreye konulması dikkat çekti. Baransu`nun kaçma şüphesi olmamasına rağmen kelepçelenmesi tepki çekmiş, intikam alma olarak yorumlanmıştı. Grihat`ın haberine göre cezaevi yönetimi Mehmet Baransu`nun tek kişilik hücreye konulmasında güvenlik gerekçesini öne sürdü. Baransu, avukatları aracılığıyla “Moralim iyi. Kimse endişe etmesin.” mesajını iletti.TUTUKLAMAYA TEPKİLERGazetecilik öldü, helvasını yiyoruzGAZETECİ-YAZAR Perihan Mağden:DGM`lerde süründüm ama o günler iyi günlermiş. İnanılmaz karanlık bir tablo olduğunu düşünüyorum ve her gün iyice artırıyorlar. Korkunç karanlık bir tablo içindeyiz. Mevcut iktidarın işine gelmeyen, her nevi haberi yapmak ölmüştür. Habercilik ölmüştür, helvasını yemekteyiz. Bir anket şirketi basılabiliyor, sonra iflasa götürülüyor. Anket şirketleri bile artık özgür değil, değil habercilik. Öylesine irrasyonel bir propaganda makinesi yarattılar ki, dün dediklerini bugün mahkum edebiliyorlar. Artık daha fazla irrasyonel olamayız. İktidar suçüstü yakalandı 17 Aralık döneminde. Sonra dev bir düşman yarattılar. Düşman giderek büyütülüyor. Kati suretle hesap vermediler. Yokuş aşağı yuvarlanıyoruz, bilmiyorum nerede duracağız. İşimiz Allah`a kaldı diyebilirim ancak. Dünyanın hayretle ve dehşetle izlediği bir liderimiz oldu son yıllarda. Bütün bunların hiçbiri hayra alamet değil. (Aktifhaber`den alınmıştır.)GAZETECİ-YAZAR Hayko Bağdat:Baransu`nun tutuklanması bir süredir medya üzerindeki ibreti alemlik baskıların, tutuklanmaların halkasından bir tanesi. Basınla ilgili çıkan son yasal mevzuat bundan çok daha fazlasını yapabilmeye müsait. Dolayısıyla Baransu`yla aynı fikirde olmaya gerek yok. Ki değilim siyaseten ve ideolojik olarak. Fakat artık mesele karşıdaki insanın fikrine katılıp katılmama meselesinden çıktı. Devletin tüm enstrümanlarıyla tüm muhaliflere saldırdığı bir hal aldı. Hangi toplumsal kesim olursa olsun devletin bu saldırısına karşı o tür tepki göstermekte fayda var. 13 yıllık iktidarında çok fazla suç işlemiş, suça karışmış, aklanmamış, yüzleşmemiş, adalet karşısına çıkmayan bir iktidardan bahsediyoruz. Ben artık Tayyip Erdoğan`ın Abdullah Gül gibi cumhurbaşkanlığını bitirdiğinde gidip bir evde oturabilecek noktada kendisini hissetmediğini düşünüyorum. Tayyip Erdoğan`ın hep iktidarda kalmak gibi bir mecburiyeti varmış gibi davranıyor. Her türlü ittifak kurulabilir, her türlü ittifaklar bozulabilir. Tek amaç var artık, güçlü bir şekilde iktidarda kalmak, bu suçlarla hesaplaşmanın, yüzleşmenin hiçbir zaman karşısına çıkmayacağı pozisyonda olmak. Bu yüzden bu işin içinde etik aramayın. Baransu`nun içeride kalması olayını, içeridekiler ne kadar içeride kalacak diye değil, dışarıdakiler ne kadar dışarıda kalacak diye düşünmek lazım.Hukukçu-Yazar Erdal Doğan:17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması sonrasında hükümetin çok ciddi bir şekilde darbeci olarak nitelendirdiği ekip, davaları kumpas sihriyle altını oymaya ve davaları itibarsızlaştırmaya başladı. Mehmet Baransu`yu seversiniz sevmezsiniz, Ergenekon`dan tutuklanan bazı gazeteci ve yazarları seversiniz sevmezsiniz. Mustafa Balbay olur, Tuncay Özkan olur. Bu tutuklanmalar hataysa, aynı şekilde Mehmet Baransu için de geçerli. Yargılama değil, siyasi bir linç. Mehmet Baransu ile ilgili savcılığın mahkemeye intikal ettirdiği suçlamalar ve iddialar tamamen mesleği olarak faaliyet yürüttüğü, o dönemde kendisine gelen belgelerle ilgili haber yapmış olması. Bunu daha önce neden sormadınız?Millet Gazetesi yazarı Murat Aksoy:Bu, medyayı susturma operasyonunun bir parçası. Medyada köşe yazarlarına, televizyon yorumcularına daha dikkatli olun değil, artık bir susun talimatı. İçişleri Bakanı açık açık ifade etmişti; “Gerekirse yasa yapar, yaptığınızı suç olmaktan çıkarırız, savcıdan korkmayın siz.” Bu uzun süre beklenen bir tutuklamaydı ama hukuki kılıf bulunamadı. Bu haberleri bütün gazeteler, bütün köşe yazarları manşetlerinden kullandılar. Tutuklamanın gerekçesi hukuki gözükse bile zemini de, zihniyeti de siyasaldır.GAZETECİ-YAZAR Nevval Sevindi:Hiçbir gazetecinin evden apar topar alınıp götürülmesi, tutuklanması doğru değil. Bütün özgürlüklerimiz, haklarımız AKP tarafından gasp edilmiştir. Türkiye, AKP`nin baskısıyla basın özgürlüğünü kaybetmiş durumda. AKP iktidarı sürecinde birçok gazete basıldı, Cumhuriyet basılmayan bir haberden dolayı basıldı. Taraf`ın haber masasını bastılar. Ağır bir sansür uyguluyorlar. Sansür gördük ama AKP dönemindeki sansür heyeti Türkiye`ye gelmemiş yani.Araştırmacı-yazar Cafer Solgun:Gazetecinin işi ülkenin geleceği açısından tehlikeli olan belgeleri yayınlamaktır. Bundan sonrası yargının işidir. Yargı mekanizmaları bunu soruşturur, belgeler kanıtlanmış ya da kanıtlanamamış olur. Gazeteci burada örgüt kurmak ve gizli belgeleri yayınlamak gibi suçlarla nasıl suçlanabilir? Muhalif medyanın sindirilmesi, korkutulması ve susturulması dayatmasının yeni bir örneği ile karşı karşıyayız.


05 Mart 2015 Perşembe  03:17

Sabah

Gündem - Meclis sabaha kadar çalıştı


Meclis Genel Kurulu iç güvenlik yasa tasarısı nedeniyle sabah saatlerine kadar çalıştı. Oturumu yöneten Güldal Mumcu ile AK Partili vekiller sık sık tartıştı. Zaman zaman gerginlikler yaşandı. MHP milletvekili...Devamı için tıklayınız


05 Mart 2015 Perşembe  02:22

Milliyet

Kültür Sanat - Yaşar Kemal`e Nobel`i Kürt gazeteci engelledi


Ahmet Güneştekin, `Nobel`e aday olduğunda, İsveç`te yaşayan bazı sözde Kürt ve Türk aydınları, Nobel Ödül Komitesi`nden etkili bir üyeye gidip, `Yaşar Kemal`e ödül vermeyin. Beşinci sınıf bir yazardır. Türk devletinin adamıdır. Devletle anlaşma yaptı` diye gammazlamışlar. Bu sözler üzerine ...


05 Mart 2015 Perşembe  09:57

Habertürk

Gündem - `Volkan`la pazar günü görüşeceğiz`


F.Bahçe`yi füzeleriyle yıktığı maç sonrası “Volkan zaman geçirmeye çalıştı, cezalandırdım” diyen Hollandalı yıldız, Kadıköy`deki derbi için de ilginç mesajlar gönderdi: “F.Bahçe taraftarı beni korkutmuyor. Volkan`a Arena`da 2 gol atmıştım. Pazar günü yine görüşeceğiz.”


05 Mart 2015 Perşembe  09:38

Habertürk

Gündem - `Pazar günü görüşeceğiz`


F.Bahçe`yi füzeleriyle yıktığı maç sonrası “Volkan zaman geçirmeye çalıştı, cezalandırdım” diyen Hollandalı yıldız, Kadıköy`deki derbi için de ilginç mesajlar gönderdi: “F.Bahçe taraftarı beni korkutmuyor. Volkan`a Arena`da 2 gol atmıştım. Pazar günü yine görüşeceğiz.”


05 Mart 2015 Perşembe  04:31

Zaman

Manşet - Konya`da `eğitim uçağı düştü` ihbarı


Türk Hava Kuvvetleri ile Azerbaycan Hava Kuvvetleri`nin `Turaz Şahini 2015` tatbikatının devam ederken, bir uçağın düştüğü ihbarı yapıldı.Konya`daki 3`üncü Ana Jet Üssü`ndeki tatbikat bu sabah başladı. Saat 09.50 sıralarında Konya- Aksaray karayolunun 22`nci kilometresinde Ortakonak Mevkii`nde bir eğitim uçağının düştüğü ihbarı yapıldı. Bölgeye arama kurtarma ekipleri sevk edildi.(DHA)


05 Mart 2015 Perşembe  10:32

Zaman

Manşet - ABD`den Davutoğlu`nun ziyaretine şaşırtan cevap


ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Marie Harf, kendisine yöneltilen bir soru üzerine, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek`in, ABD`ye yapmakta oldukları ziyaretten haberi olmadığını söyledi.Harf, başkent Washington`da düzenlediği günlük basın toplantısında bir gazetecinin, ``Şu sıralarda Türkiye Başbakanı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, hepsi New York`ta ve iki üç gün orada kalacaklar, D.C`ye gelmeyecekler gibi görünüyor…`` dedi. Gazeteci sorusunu bitiremeden Harf`in ``Ben duymadım`` yanıtını verdi. Harf, Türk yetkililerle ayarlanmış bir görüşme olup olmayacağı sorusunu da, ``Kontrol edebilirim. Üzgünüm, ben duymadım ama kontrol edebilirim`` diye yanıtladı.Marie Harf, gazeteci Mehmet Baransu ile ilgili soruya, ``Haberleri gördük. Söylediğimiz gibi herhangi bir soruşturma, adil, şeffaf ve demokratik biçimde yapılmalı. Türkiye`de adalete erişim, fikir özgürlüğü ve gazetecilerin özgürce çalışabilmelerine ilişkin endişelerimiz sürmekte. Bunlar süregelen endişeler`` dedi.(DHA)


05 Mart 2015 Perşembe  10:32

TRT

Gündem - Partiler seçim sonucunu izleyebilecek


YSK, 7 Haziran`da seçime girecek siyasi partilerin sonuçları eş zamanlı izleyebilmesine imkan sağlayan genelgeyi kabul etti.


05 Mart 2015 Perşembe  09:56

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

9kasım 2009 trafik kazaları tekirdağ  4 mayıs 2009 haberleri  22 02 2009 tarİhlİ takvİm gazetesi  ersun yalçın  05 01 2009 arena programı  17 aralıktaki beylidüzü trafik kaza haberleri  bu günkü bülten  kanal d haber bulut  hürriyet gazetesi 1 şubat 2009 kelebek  incirlideki motor kazası i  29 01 2011 trafik kaza haberleri  15 01 2013  15993 karabal jandarma karakolu baskini  ankara eki habertürk  3kasım 1996  deryalı günler  konya erotikfantezishop com  özel ege lisesi  yeni asır gazetesi arşivi 15 01 2010  15 09 2010 posta gazetesİ çekİlİş sonuçlari  hurda araç İndİrİmİ haberlerİ 19ocak2009  21 temmuz cnn türk haberleri izle