Bulunan Haber Sayısı: 7.049
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - ABD Kongresi`nden Kerry`ye bir Türkiye mektubu daha


ABD Kongresi`nin iki kanadı Temsilciler Meclisi ve Senato üyeleri Dışişleri Bakanı John Kerry`ye Türkiye`deki basın özgürlüğü ve insan hakları ihlallerine yönelik kaygıların dile getirildiği mektuplar yazmaya devam ediyor. Son olarak Demokrat Kongre Üyesi Bill Keating bir mektup kaleme alarak Kerry`den Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükümet yetkilileri ile görüşmelerinde basın özgürlüğü, güçler ayrılığı, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi meseleleri gündeme getirmelerini istedi. Keating`in mektubuna aralarında Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce`un da olduğu 4 kongre üyesi de imzalarıyla destek verdi. Mektupta sivil toplum, demokrasi ve insan haklarının desteklenmesinin onlarca yıldır Amerikan dış politikasının temel özelliği olduğu belirtilerek, Türkiye`nin demokratik prensiplere, adil yargıya ve hukukun üstünlüğüne yönelik taahhütlerini yerine getirmesinin önemine vurgu yapıldı. HÜKÜMET SİVİL TOPLUMU VE ÖZGÜR BASINI ZAYIFLATIYOR Türkiye`deki sivil toplum ve özgür basının, mevcut ve önceki dönemdeki hükümetlere öncülük eden yetkililer tarafından zayıflatıldığının dile getirildiği mektupta, Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde yüzlerce kişinin komplocu suçlamalar ile gözaltına alındığına dikkat çekildi. Mektupta, insan hakları ve demokratik değerlere saygı gösteren ülkelerin daha güçlü ve güvenilir müttefikler olduğunun Kerry ve Obama tarafından sürekli tekrar ettiği belirtilerek, `Bu ilkeyi ABD-Türkiye ilişkilerinde de uygulamanın zamanı geldi.` ifadelerine yer verildi. BİLL KEATİNG; TEMSİLCİLER MECLİSİ TTIP KURULU EŞ BAŞKANI Bill Keating, Kongre üyeleri ile Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) müzakerelerini yürüten yetkililer arasında etkili bir iletişim sağlanması adına kurulan Temsilciler Meclisi TTIP Kurulu`nun eş başkanlığını yürütüyor. Keating, Türkiye`nin dışında kalmamak için büyük çaba sarf ettiği TTIP projesindeki bu önemli sorumluluğu nedeniyle Türk iş dünyasınca yakından tanınıyor. TÜSİAD Eski Başkanı Muharrem Yılmaz, Washington ziyaretinde Keating ile de bir araya gelmişti. İŞTE 5 KONGRE ÜYESİNİN KERRY`YE GÖNDERDİĞİ MEKTUP Büyükelçi John Bass ve Ankara`daki büyükelçilik çalışanlarının Türkiye`de sivil toplum grupları ve sivil toplum kuruluşları ile yakın ilişkiler kurmak adına son zamanlarda gösterdikleri çabalara yönelik güçlü desteğimizi ifade etmek adına bunu yazıyoruz. Başkan Yardımcısı Joe Biden`ın sivil toplum kuruluşları ile yakın zamanda daha iyi bir demokrasi ve çoğulculuk yolunda çalışmak üzere yapmış olduğu görüşmeler, sivil toplum ile üst düzey ilişkilerin güzel bir örneği. Bunun Türkiye ile ilişkilerin anahtar bileşeni olması gerekiyor. Sizden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer üst düzey Türk hükümet yetkilileri ile görüşmelerinizde basın özgürlüğü, güçler ayrılığı, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün önemini vurgulamaya devam etmenizi talep ediyoruz. `ABD, DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARINI DESTEKLER` Sivil toplum, demokrasi ve insan haklarının desteklenmesi Başkan Barack Obama`nın dönemi dahil on yıllardan bu yana Amerikan dış politikasının temel özelliğidir. ABD`nin yakın ve uzun dönemli müttefiki olan Türkiye`nin demokratik prensiplere, adil yargıya ve hukukun üstünlüğüne yönelik taahhütlerini güçlendirmenin çok önemli olduğuna güçlü bir şekilde inanıyoruz. Sadece Türk halkı, ülkenin siyasi sistemindeki yolsuzluk ve gücün kötüye kullanımını tetikleyen sistematik eksikliklere çare bulabilir. Amerikalı yetkililerin, sivil toplum gruplarını ve ilgili meseleleri Türk yetkililer ile görüşmelerine dahil etmelerinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye`deki sivil toplum ve özgür basın, mevcut ve önceki dönemdeki hükümetlere öncülük eden yetkililer tarafından zayıflatıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın döneminde yüzlerce kişinin `ulusal güvenlik` gibi komplocu suçlamalar ile gözaltına alınması özgür basın ve sivil toplumun faaliyet göstermesine müsaade edilen alanların azaldığını gösteriyor. YÜRÜTME VE YARGI BİRLİKTE HAREKET EDERSE `ADİL YARGI` İHLALE UĞRAR Yürütme ve adli mercilerin ortak noktada buluşmaları; kanıtların savcılar tarafından sistematik manipülasyonu dahil adil yargıda ihlallere neden olur. Bu, düşman olarak addedilen binlerce avukat, akademisyen, gazeteci, etnik azınlık, işadamı ve yetkilinin hapse atılmasıyla sonuçlanır. Çok sayıda Amerikan vatandaşı ve akrabalarını da etkileyen bu eziyet nihayetinde Türkiye`de demokrasinin çoğulcu görüşünü zayıflatıyor ve bu, ikili ortaklığımızın geleceği ile ilgili büyük kaygılara neden oluyor. Maalesef Türkiye parlamentosu polisin yetkilerini daha da güçlendirecek ve polislerin keyfi suistimallerinden korunmasını azaltacak yeni bir güvenlik tasarısının üzerinde duruyor. `ERDOĞAN`IN MUHALİFLERE BASKIYI ARTIRMASINDAN ENDİŞE EDİYORUZ` İnsan hakları, basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğünün ABD`nin Türkiye`ye yönelik politikasının ayrılmaz parçası olduğunu belirten net bir açıklama olmadığı takdirde, Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın eleştiri yapanlara, muhaliflere ve kendisinin yürüttüğü politikalar ile aynı fikirde olmayanlara yönelik baskıyı artırmasından büyük kaygı duyuyoruz. Dolayısıyla bu Türkiye`nin demokratik mirasını daha da zayıflatacaktır. Türkiye`yi ABD ve Avrupa`dan giderek artan oranda uzaklaştıracak ve muhtemelen toplumda istikrarsızlığı tetikleyecektir. Bu büyüyen problemlere eğilmenin en etkili yolu karşılıklı saygı ve açık iletişim temelli resmi diyalogun kurulmasıdır. Yapısal diyalog, Türk hükümet yetkililerinin Anti-Semitik ve Anti-Amerikan söylemleri de dahil olmak üzere başkalarını suçlu çıkarma taktiklerinin gündeme getirilmesi ihtimalini taşıyor. Bu tarz konuşmalar sadece uygun olmamakla kalmıyor haksız bir şekilde bahsi geçen okyanusun iki tarafındaki diplomatların, ziyaretçilerin ve yetkililerin huzuru için potansiyel tehlike oluşturuyor. TÜRK SİVİL TOPLUMU İLE İLETİŞİM KURULMALI Bir kez daha bakanlığınızı ve başkan yardımcısını Türk sivil toplumu ile iletişim kurmanız adına teşvik ediyor ve bu yöndeki çabalarınızı artırmanızı istiyoruz. Siz ve Başkan Obama`nın çok defa belirttiği gibi insan hakları ve demokratik değerlere saygı gösteren ülkeler daha güçlü ve güvenilir müttefiklerdir. Bu ilkeyi ABD-Türkiye ilişkilerinde de uygulamanın zamanı geldi. Türkiye`deki ve dünyanın başka ülkelerindeki Amerikalıların menfaatlerini korumak amacıyla sizle çalışmayı sürdürmek için sabırsızlanıyoruz.`


28 Mart 2015 Cumartesi  12:40

Zaman

Manşet - Danıştay aile hekimlerine nöbeti kaldırdı


Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Genel Sekreteri ve Kahramanmaraş Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Lütfi Tiyekli, Danıştay, aile hekimlerine zorunlu nöbet öngören yönetmeliğin yürütmesini durdurduğunu, aile hekimlerinin nöbet sorununun tamamen ortadan kalktığını söyledi. Sağlık Bakanlığı`yla aile hekimleri arasında nöbet yönetmeliği nedeniyle süren hukuk mücadelesinde Danıştay, çarpıcı bir karar imza attı. Danıştay 5. Dairesi, Kahramanmaraş`ın Andırın ilçesinde görevli bir aile hekimi tarafından açılan davada, aile hekimlerine nöbet öngören yönetmelik için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kahramanmaraş`ın Andırın ilçesinde Aile Sağlık Merkez`inde görevli R.B. isimli aile hekimi, 2011 yılında acil nöbeti ve adli nöbet uygulamasını Gaziantep 1. İdare Mahkemesi`ne bireysel dava açarak yargıya taşıdı. Mahkeme, aile hekimi R.B.`nin itirazını `Kamu Yararını` göz önünde bulundurarak geri çevirdi, Andırın Kaymakamlığı`nca yapılan idari işlemi ise onadı. Bunun üzerine dava temyiz için 2012 yılında Danıştay`a gönderildi. Başvuruyu görüşen Danıştay 5. Dairesi, yerel mahkemenin ret kararını davacı hekim lehine bozarak, 2015/1711 sayılı kararında `Aile hekimlerinin görevleri, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun (işlem tarihindeki adı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kanunudur) 2. maddesindeki tanımda yer almaktadır. Keza, statüleri ve mali hakları da aynı Kanunda düzenlenmiş, sair hususların Yönetmeliklerle düzenlenmesi, Kanunun 8.maddesiyle öngörülmüştür. Farklı bir statüde görev yapan aile hekimlerine Kanunda sınırları çizilip tarifi yapılan ve imzalanan sözleşmelerle de sınırları belirtilen görevleri dışında başka görevler verilmesini olanaklı kılan yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, dava konusu işlemde olduğu gibi, aile hekimlerinin adli tabiplik hizmetlerinde görevlendirilmeleri ve bu hususta nöbet çizelgelerine dahil edilmeleri yasal dayanaktan yoksun olup, bu yönde tesis edilmiş olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, 2015/1711 Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 26/02/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.` kararını verdi. `AİLE HEKİMLERİNİN NÖBET SORUNU TAMAMEN ORTADAN KALKTI` Konuyla ilgili açıklamada bulunan Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Genel Sekreteri ve Kahramanmaraş Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Lütfi Tiyekli, Danıştay kararından sonra aile hekimlerinin nöbet sorununun tamamen ortadan kalktığını belirtti. Kararla hekimlere, kendi görev tanımları dışında hiçbir görev verilemeyeceğinin altını çizen Tiyekli, `Aile hekimliğinde nöbet sorunu artık tamamen ortadan kalkmıştır. Danıştay, aile hekimlerine kendi görev tanımları dışında hiçbir görev verilemeyeceğini karara bağlamıştır. Bundan sonra Türkiye`de aile hekimliği uygulamaları daha iyi yapılacaktır, aile hekimleri kendi işlerini yaptığı için, angaryalardan kurtulduğu için Türkiye sağlık sisteminde daha üst noktalara taşınacaktır.` dedi. Dava süreciyle ilgili bilgi veren Tiyekli: `Biz 2011 yılında aile hekimlerine yazılan adli nöbetler, hastane nöbetleri ile ilgili dava açmıştık. Bu davamız Gaziantep İdare Mahkemesi tarafından kabul edilmemişti, buna gerekçe olarak ta `kamu yararı` gösterilmişti. Fakat biz yılmadık bunu Danıştay`a taşıdık, Danıştay bizim tezimizin haklı olduğunu kabul etti ve aile hekimlerine görev tanımları dışında hiçbir şey yapılamayacağını, hiçbir görev verilemeyeceğini söyledi. Aile hekimlerinin görev tanımı da 5258 sayılı kanun ikinci maddesinde yer almaktadır, buradaki yazan dışında aile hekimlerine artık hiçbir görev verilemez.` diye konuştu. `HEKİMLERE NÖBETE GİTMEDİĞİ İÇİN CEZA VERİLMEYECEK` Artık hekimlere nöbete gitmediği için ceza verilemeyeceğini ifade eden Tiyekli, yaklaşık 10 bin aile hekimine verilen cezaların mahkeme yoluyla iptalinin isteneceğini ve tazminat davalarının açılacağını kaydetti. İptal ve tazminat davaları nedeniyle kamu kaynaklarının gereksiz yere israf edileceğini dile getiren Tiyekli, bu duruma görevini yapmayan idarecilerin sebep olduğunu öne sürdü. Ortalama bir İdare Mahkemesi masrafının avukatlık ücreti dahil 900 lira olduğunu hatırlatan Tiyekli şöyle konuştu: `Bu mahkeme kararının en önemli sonuçlarından biri de şu olacaktır; Artık aile hekimlerine nöbete gitmedi, defin nöbetine gitmedi, adli nöbete gitmedi diye ceza verilemez. Şuanda bizim bildiğimiz verilere göre aile hekimlerine 10 bin civarında verilmiş ceza var, bunların hepsini biz mahkemelere taşıyacağız ve bu mahkemelerde bu cezaların iptalini isteyeceğiz. Bunun kamuya getireceği yükü siz düşünün, bugün ortalama bir İdare Mahkemesinin masrafı, avukatlık ücreti dahil 900 TL`dir. Bu rakamı düşündüğünüz zaman korkunç rakamlar ortaya çıkacaktır ve buna da görevini yapmayan idareciler sebep olmaktadır. Aile hekimlerine görevleri olmadığı halde yeni ekstra işler vermektedirler ve bu yüzden de ceza vermektedirler. Bu cezalar da aile hekimleri iptal edildiği zaman mahkeme bunlara masraf çıkaracaktır. Buda idarecilere rucu edilmesi gereken bir olaydır. Biz aile hekimleri olarak bu davaların takipçisi olacağız ve bununla ilgili tazminat davaları da açacağız. Zaten ilk tazminat davasında biz Kahramanmaraş`ta bu nöbet listeleri için açmış bulunmaktayız. Örneğin Kahramanmaraş`ta 300 küsür aile hekimi var, bunlara ceza verildi zaman Kahramanmaraş Valiliğinin sadece ödeyeceği avukat parası 270 bin TL`dir. Kamu kaynaklarının israfıdır bu. Lütfen bu yanlıştan vazgeçelim ve gerçek anlamda halkı mağdur etmeden kanunları uygulayalım, aile hekimleri de gerçek aile hekimliğini yapsın.` `AİLE HEKİMİNİN GEREĞİ NEYSE O İŞİ YAPMAK İSTİYORUZ` Doğukent Aile Sağlı Merkez`inde görevli aile hekimi Hasan Ceyhan ise kararı sevinçle karşıladıklarını belirtti. `Aile hekiminin gereği neyse o işi yapmak istiyoruz` diyen Ceyhan, `Biz kendi işimizi yapmak istiyoruz. Acil nöbetleri olsun, hafta sonu nöbetleri olsun bunlarla uğraşmak istemiyoruz. Biz aile hekiminin gereği neyse o işi yapmak istiyoruz.` diyerek karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


28 Mart 2015 Cumartesi  12:22

Zaman

Manşet - Uçağı düşüren pilot: `Öyle bir şey yapacağım ki adımı herkes öğrenecek`


Alman Germanwings havayolu şirketine ait uçağın Fransa üzerinde, kasıtlı olarak düşüren ikinci pilot Andreas Lubitz`in, ayrıldığı kız arkadaşına `öyle bir şey yapacağım ki adımı herkes duyacak` dediği belirtildi. Yapılan araştırmalarda Andreas Lubitz`in, olay öncesinde aşırı derecede para harcamaya başladığı tespit edildi. Polis yetkilileri, ikinci pilot Lubitz`in birkaç hafta evvel iki pahalı spor arabayı aynı anda satın aldığını belirtti. Alman medyasında yer alan haberlere göre lüks spor arabaların ikisi de Audi marka. Alman Focus dergisi, araçların Düseldorf şehrine 20 dakika mesafedeki bir araba galerisinden satın alındığını aktardı. Galerideki araçların fiyatlarının 50 bin Euro`dan başladığı ve yüzbinlerce Euro`ya çıktığı belirtiliyor. Öte yandan Lubitz`in kız arkadaşı olduğu belirtilen ve Maria takma adıyla gazetelere demeç veren bir kadının, Lubitz`in kendisine, `bir gün öyle bir şey yapacağım ki, bütün sistem değişecek. O zaman herkes benim adımı öğrenecek ve beni hatırlayacak` dediğini aktardı. Lubitz`in sözlerine o zaman bir anlam veremediğini belirten Maria, `Lubitz, olan biteni başka insanlardan saklamayı çok iyi biliyordu. Ne demek istediğini şimdi anladım.` şeklinde konuştu. Bu arada araştırmacılar, Lubitz`in Mart ayının 10`unda Düseldorf hastanesinde psikolojik tedavi gördüğünü, ancak söz konusu rahatsızlığını havayolu şirketinden sakladığını tespit etti. (CİHAN)


28 Mart 2015 Cumartesi  09:55

Zaman

Manşet - İlkokul öğrencilerinin kavgası kanlı bitti


Şanlıurfa`da, Mimar Sinan İlkokulu 1`inci sınıf öğrencisi 7 yaşındaki Y.D., kavga ettiği aynı yaştaki sınıf arkadaşı H.Ç. tarafından kalemtıraş bıçağıyla boynundan yaralandı. Yaralanan ve hastanede boynuna 14 dikiş atılan öğrencinin ailesi şikayetçi olmadı. Olay, dün öğle saatlerinde Topdağı Mahallesi`nde bulunan Mimar Sinan İlkokulu`nda meydana geldi. İddiaya göre, 1`inci sınıf öğrencisi olan Y. D. ile sınıf arkadaşı H.Ç. arasında sıra yüzünden kavga çıktı. Kavga sırasında öğrencilerden H.Ç. kırdığı kalemtıraşın bıçağıyla arkadaşı Y.D.`yi boynundan yaraladı. Kanlar içerisinde kalan Y.D. sınıf arkadaşlarının haber verdiği öğretmenler tarafından Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne götürüldü. Acil serviste boynuna 14 dikiş atılan Y.Ç., öğretmenlerinin çağırdığı ailesine teslim edildi. Tedavisinin ardından taburcu edilen Y.D.`nin annesi Türkan D., `Öğretmeni arayarak hastaneye gelmemi istedi. O sırada oğlumun yaralandığını öğrendim. İki çocuk arasında sıra yüzünden bir kavga çıkmış. Sınıf arkadaşı kalemtıraş bıçağıyla oğlumun boyunu kesmiş. Allah`a şükür oğlumun durumu iyi o yüzden şikayetçi olmadım. Tek isteğim bundan sonra oğlumun kendisini yaralayan çocukla aynı sınıfta eğitim görmesi` diye konuştu.(DHA)


28 Mart 2015 Cumartesi  16:23

Zaman

Manşet - İranlı vekilden Erdoğan`a: İran`a gelme


İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Siyaset Komisyonu Başkanvekili Mansur Hakikatpur, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın daha önce yaptığı ziyarette `ikinci evim` dediği İran`a `gelme` dedi. İran merkezli Tasnim Haber Ajansı`na konuşan Hakikatpur, `Erdoğan`ın İran karşıtı sözlerinin ardından Tahran`a yapacağı ziyaretin her hangi bir getirisi olmayacak bu yüzden bu sefere ertelenmeli` diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan`dan sözlerini geri almasını ve davranışlarını gözden geçirmesini isteyen İranlı milletvekili, `İran`ın Yemen`in iç işlerine müdahale ettiğine dair Erdoğan`ın kullandığı ifadeler, boş ve münafıkçadır çünkü Türkiye kendisi DAİŞ gibi terör örgütlerini desteklemekle suçlanıyor` yorumunda bulundu. TÜRKİYE`YE SERT CEVAP VERİLMELİ Mansur Hakikatpur, Fars Haber Ajansı`na yaptığı değerlendirmede Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın kullandığı ifadelerin İran için `hazmedilebilir` olmadığını söyledi. Hakikatpur, `Dışişleri Bakanlığı bir an önce Erdoğan`ın bu müdahaleci ifadelerine sert cevap vermeli` diye konuştu. (DHA)


28 Mart 2015 Cumartesi  15:45

Zaman

Manşet - Kemal Kılıçdaroğlu`nun duygusal anları


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`nun hayatını anlatan `Anadolu`nun Kemal`i` isimli belgeselin gösterimi, Kılıçdaroğlu, eşi Selvi Kılıçdaroğlu, kızları Zeynep Kılıçdaroğlu, Azime Aslı Nadir ve torunu Duru`nun yanı sıra ağabeylerinin katılımıyla İstanbul Kongre Merkezi`nde yapıldı. Belgesel gösteriminin ardından konuşan Kılıçdaroğlu, hayatından kesitler anlatırken duygusal anlar yaşadı. `GÖZYAŞI DA VAR SEVİNÇLER DE VAR` `Bu öykünün içinde acılar da var gözyaşı da var sevinçler de var` diyen Kılıçdaroğlu, `Cumhuriyeti cumhuriyet yapan bu eğitimdir` dedi. Kılıçdaroğlu, `Babamın nasıl okula başladığını anlatmak isterim. Köyden dedemle birlikte Nazimiye ilçesine geliyorlar. Caddede yürürken bir zil çalıyor ve bir kapıdan çocuklar dışarı fırlıyor. Babam `bunlar kimin çocukları` diyor. Dedem `burası ev değil oğlum okul` diyor. Babam okula gitmek istiyor ancak dedem karşı çıkıyor` dedi. `BEN BU ÜLKE İÇİN PIRIL PIRIL 3 ÇOCUK YETİŞTİRDİM` Babasının ısrarları sonucu yaşını küçültürüp okula kaydolduğunu belirten Kılıçdaroğlu, `Onun direnci bizi buraları taşıdı. Annem okuma yazma bilmezdi. Ama ben bu ülke için pırıl pırıl 3 çocuk yetiştirdim. Hangi anne baba çocuklarının iyi okumamasını ister. Cumhuriyeti cumhuriyet yapan bu eğitimdir` diye konuştu. Gözleri dolan Kılıçdaroğlu, 7 kardeşten üniversitesi okuma şansı olan tek kişi olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, `Babamın 7 çocuğuna birden ayakkabı aldığını hiç hatırlamıyorum. Pardösüm üniversiteye geldiğimde oldu` dedi. `NEDEN BİZ ÜÇÜNCÜ SINIF DEMOKRASİYE RAZI OLUYORUZ` Kılıçdaroğlu, `Eğer bugün buralara geldiysek, onurlu bireyler olarak yurttaşların karşısına çıkıyorsak biz bunu cumhuriyete borçluyuz. Ama bazılarımızı var ki cumhuriyetin sayesinde bi ryerlere gelmelerine rağmen cumhuriyetin değerini bilemediler` şeklinde konuştu. `Neden biz üçüncü sınıf demokrasiye razı oluyoruz` Kemal Kılıçdaroğlu, `Bu ülkenin insanı neden birinci sınıf demokrasiye layık değil. Bizim hedefimiz bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi getirmek` ifadesini kullandı. KILIÇDAROĞLU`NUN BELGESELİ: ANADOLU`NUN KEMAL`İ Belgeselde, 17 Aralık 1948`de Tunceli`nin Nazimiye Köyü`nde dünyaya gelen Kemal Kılıçdaroğlu`nun, yoksul ailesiyle birlikte geçen çocukluk yılları, başarılı okul dönemi, bürokrasi dönemi ve SSK`da görev yaptığı yıllar anlatılıyor. Ayrıca, ailesi ile birlikte hayatının çeşitli dönemlerinde yer alan iş ve okul arkadaşları ile yapılan röportajlara da yer veriliyor. Belgeselde, Kılıçdaroğlu`nun çocukluk yılları, üniversite yılları eşi Selvi Kılıçdaroğlu ve çocuklarıyla çekilen fotoğraflara da yer alıyor. Belgeselde Kılıçdaroğlu`nun SGK Genel Müdürlüğü yaptığı dönemden kareler, evlilik fotoğrafları, çocukluk fotoğrafları da bulunuyor. Belgeselin bir bölümünde ise Kılıçdaroğlu`nun eşiyle birlikte otomobiliyle markete gittiği ve burada alış veriş yaparak aldıklarını poşetlediği görülüyor. Ayrıca belgeselde CHP eski Genel Başkanı Örsan Öymen ile bir röportajda yer verildi. (DHA)


28 Mart 2015 Cumartesi  14:50

Zaman

Manşet - İranlı vekilden Erdoğan´a: İran´a gelme


İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Siyaset Komisyonu Başkanvekili Mansur Hakikatpur, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın önümüzdeki günlerde İran`a yapmayı planladığı ziyaretin iptal edilmesini istedi. İran merkezli Tasnim Haber Ajansı`na konuşan Hakikatpur, `Erdoğan`ın İran karşıtı sözlerinin ardından Tahran`a yapacağı ziyaretin her hangi bir getirisi olmayacak bu yüzden bu sefere ertelenmeli` diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan`dan sözlerini geri almasını ve davranışlarını gözden geçirmesini isteyen İranlı milletvekili, `İran`ın Yemen`in iç işlerine müdahale ettiğine dair Erdoğan`ın kullandığı ifadeler, boş ve münafıkçadır çünkü Türkiye kendisi DAİŞ gibi terör örgütlerini desteklemekle suçlanıyor` yorumunda bulundu. TÜRKİYE`YE SERT CEVAP VERİLMELİ Mansur Hakikatpur, Fars Haber Ajansı`na yaptığı değerlendirmede Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın kullandığı ifadelerin İran için `hazmedilebilir` olmadığını söyledi. Hakikatpur, `Dışişleri Bakanlığı bir an önce Erdoğan`ın bu müdahaleci ifadelerine sert cevap vermeli` diye konuştu.


28 Mart 2015 Cumartesi  15:27

Zaman

Manşet - Kılıçdaroğlu`nun duygusal anları


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Kongre Merkezi`ndeki `Anadolu`nun Kemal`i, Türkiye`nin Başbakanı` belgeselinin gösterimine katıldı. Belgesel gösteriminin ardından konuşan Kılıçdaroğlu, hayatından kesitler anlatırken duygusal anlar yaşadı. `GÖZYAŞI DA VAR SEVİNÇLER DE VAR` `Bu öykünün içinde acılar da var gözyaşı da var sevinçler de var` diyen Kılıçdaroğlu, `Cumhuriyeti cumhuriyet yapan bu eğitimdir` dedi. Kılıçdaroğlu, `Babamın nasıl okula başladığını anlatmak isterim. Köyden dedemle birlikte Nazimiye ilçesine geliyorlar. Caddede yürürken bir zil çalıyor ve bir kapıdan çocuklar dışarı fırlıyor. Babam `bunlar kimin çocukları` diyor. Dedem `burası ev değil oğlum okul` diyor. Babam okula gitmek istiyor ancak dedem karşı çıkıyor` dedi. `BEN BU ÜLKE İÇİN PIRIL PIRIL 3 ÇOCUK YETİŞTİRDİM` Babasının ısrarları sonucu yaşını küçültürüp okula kaydolduğunu belirten Kılıçdaroğlu, `Onun direnci bizi buraları taşıdı. Annem okuma yazma bilmezdi. Ama ben bu ülke için pırıl pırıl 3 çocuk yetiştirdim. Hangi anne baba çocuklarının iyi okumamasını ister. Cumhuriyeti cumhuriyet yapan bu eğitimdir` diye konuştu. Gözleri dolan Kılıçdaroğlu, 7 kardeşten üniversitesi okuma şansı olan tek kişi olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, `Babamın 7 çocuğuna birden ayakkabı aldığını hiç hatırlamıyorum. Pardösüm üniversiteye geldiğimde oldu` dedi. `NEDEN BİZ ÜÇÜNCÜ SINIF DEMOKRASİYE RAZI OLUYORUZ` Kılıçdaroğlu, `Eğer bugün buralara geldiysek, onurlu bireyler olarak yurttaşların karşısına çıkıyorsak biz bunu cumhuriyete borçluyuz. Ama bazılarımızı var ki cumhuriyetin sayesinde bi ryerlere gelmelerine rağmen cumhuriyetin değerini bilemediler` şeklinde konuştu. `Neden biz üçüncü sınıf demokrasiye razı oluyoruz` Kemal Kılıçdaroğlu, `Bu ülkenin insanı neden birinci sınıf demokrasiye layık değil. Bizim hedefimiz bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi getirmek` ifadesini kullandı. (DHA)


28 Mart 2015 Cumartesi  13:54

Milliyet

Dünya - Uçağı düşüren pilot hakkında şok bir detay daha!


Daily Mail`in haberine göre Lubitz`in eski kız arkadaşı olduğu belirtilen bir kadın  Maria takma adıyla Alman gazetelerine demeç verdi. Maria, Lubitz`in kendisine, `Bir gün öyle bir şey planlıyorum ki, bütün sistem değişecek. O zaman herkes benim adımı öğrenecek ve beni hatırlayacak` dediğini ...


28 Mart 2015 Cumartesi  11:46

Zaman

Manşet - Nihat Doğan Galatasaray`dan ihraç edildi


Şarkıcı Nihat Doğan, Özgecan Aslan cinayeti sonrası attığı tweet nedeniyle Galatasaray Kulübü`nden ihraç edildi. Şarkıcı Nihat Doğan`ın Mersin`in Tarsus ilçesinde evine gitmek için bindiği minibüste tecavüz edildikten sonra vahşice öldürülen Özgecan Aslan cinayetinden sonra attığı `Siz de mini eteği giyip, soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın` şeklindeki tweeti tepki çekmişti. Bu tweetlerinden sonra Nihat Doğan, Galatasaray Kulübü tarafından disiplin kuruluna sevk edilmişti. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi`ndeki mali genel kurulda disiplin cezalarının ele alındığı bölümde Nihat Doğan, kulübün onur ve saygınlığına zarar verdiği gerekçesiyle oy çokluğu ile üyelikten çıkarıldı.


28 Mart 2015 Cumartesi  20:22

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

17 nisan 2009 kanal 7 ana haber izle  07092009 tarihindeki kontör çetesi operasyonu  genel af 2010 varmı  16 11 2009 gaziantep olay tvhaber izle  dr huseyin h serdar  yeni asır gazetesi 29 nisan 2009  sabah gazetesi ankara eki arşivi 6 kasım 2009  kanal 33 mersin ana haber bülteni izle 24 nisan  kana 7 avrupa arsıv  18 mart 2009 tarihli sabah gazetesi ankara eki  hayalleriyle oynadılar  analiz yayınları 4 bds cevap anahtarı 4sınıf  2008 26 ekİm trafik kazası çorum  mandıralı inşaat  milliyet pozitif sbs deneme sınavı 4 cevap anahtar  19 02 2009 tarİhlİ fanatİk gazetesİ galatasaray  fox on haber izle 29 07 2009  yılbaşı kutlamasına katılan köpek  analiz yayınları 6 sınıf bds4 cevap anahtarı  21haziran 2009 ntv akşam haberleri video izle  kement avcısı ferdi akıncı yarış tahminleri  1987 hürrİyet gazetesi arşivi 3 ocak