Bulunan Haber Sayısı: 7
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Dünyaca ünlü ozan vefat etti


UNESCO `yaşayan insan hazinesi` Aşık Şeref Taşlıova, Kars`ta tedavi gördüğü hastanede 76 yaşında vefat etti.Taşlıova`nın ölüm haberi meslektaşlarını yasa boğdu. Kars`taki bir programa katılan aşıklar da, Taşlıova`nın ölüm haberi üzerine sazlarını yere bırakıp geceyi sonlardırdı.13 Eylül Cumartesi günü aniden rahatsızlanan Aşık Şeref Taşlıova, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne kaldırıldı. Beynine giden damarlardan birisinde emboli attığı açıklanan ve ameliyata alınan Taşlıova dün saat 21.30 sıralarında yaşamını yitirdi. Aynı saatlerde Kars`ta yeni kurulan Karapapak Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, aşıklar gecesi düzenledi. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü Salonu`ndaki program oldukça renkli ve coşkulu başladı. Birbirinden güzel eserler sunan halk ozanları katılımcıları adeta mest etti. Sık sık birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği gecede sahne alan Aşık Mürsel Sinan, kısa süre önce tedavisi için hastaneye kaldırılan Şeref Taşlıova için dua istedi. Aşık Mürsel Sinan`ın Taşlıova`ya armağan ettiği türküyü söylemesinin hemen ardından ise ölüm haberi geldi.SAZ BIRAKTIRAN ÖLÜM HABERİGecede olan İpekyolu Dergisi Yayın Yönetmeni, İpekyolu Stratejik Araştırmalar Derneği Başkanı Seyfullah Türksoy gelen acı haberle yıkıldıklarını söyledi. Acı haber üzerine sazlarını oldukları yere bırakan aşıklar da programı sonlandırdı.TAŞLIOVA KİMDİR?10 Nisan 1938`de Ardahan`ın Çıldır ilçesi Gülyüzü köyünde doğdu. Küçük yaşlarda babası öldü. 10 yaşında şiir yazmaya başladı. İlkokuldan sonra bir süre öğretmen okuluna devam etti. Bu yıllarda da bağlama çalmayı öğrendi. Kuzeydoğu Anadolu aşıklık geleneğinin önemli isimlerinden Aşık Şenlik`in oğlu Aşık Kasım`a çıraklık yaparak kendini geliştirdi ve yöredeki aşıklarla tanışma fırsatı buldu. 1966 yılından itibaren Kars Radyosu bünyesinde 10 yıl süreyle aşıklara ilişkin programlar hazırladı ve sundu. Ayrıca Türkiye ve Türkiye dışında birçok radyo ve televizyon programına katıldı. Bazı radyo programlarına danışmanlık yaptı. 1991`de Müzik-San Vakfı tarafından, 1996 yılında ise Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın sanatçısı seçildi. 2000 yılında Türksav tarafından `Türk Dünyasına Hizmet Ödülü` verildi. Şeref Taşlıova, UNESCO tarafından, âşıklık geleneği temsilcisi olarak `Yaşayan İnsan Hazinesi` seçildi. Bu ünvan, 14 Ocak 2010 tarihinde İstanbul`da Lütfi Kırdar Kongre Merkezi`nde yapılan törenle ilan edildi.Kars`ın eski Belediye Başkanlardından Naif Alibeyoğlu, Şeref Taşlıova`nın heykelini diktirmişti.


21 Eylül 2014 Pazar  12:21

ntvmsnbc

Magazin - Hindistan o katili asıyor


Hindistan, 19 genç kız veya çocuğu vahşice öldüren adamı idam etmeye hazırlanıyor. Surinder Koli isimli katil, bir genç kızı parçalara ayırdığını ve etini yetiğini itiraf etmişti.


21 Eylül 2014 Pazar  07:00

Zaman

Manşet - Yeşilçam`ın unutulmaz yüzleri


Yeşilçam`ın 100. yılı kutlamaları çerçevesinde “Güngör Özsoy`un Objektifinden Yeşilçam” isimli bir sergi açıldı. Depo Photos`un katkılarıyla İstanbul Fotoğraf Müzesi`nde gerçekleşen serginin küratörlüğünü Cengiz Kahraman üstleniyor.Türk sinemasının 100. yılı kutlamaları çerçevesinde Yeşilçam`ın unutulmaz yüzlerinin yer aldığı ve adeta sinemamızın fotoğraf albümü niteliğindeki sergisinde bir dönemin unutulmaz yıldızları bir araya geldi. Cengiz Kahraman küratörlüğünde Yeşilçam`ın usta set fotoğrafçısı ve foto muhabiri Güngör Özsoy`un eserlerinden oluşan sergi, Depo Photos`un da katkılarıyla İstanbul Fotoğraf Müzesi`nde açıldı. Sergi, Özsoy`un “Güngör Özsoy`un Objektifinden Yeşilçam” adlı seçkiyle birlikte “Mavi” ismini verdiği ikinci bir edisyonu da içeriyor. 5 binden fazla sinema ve İstanbul fotoğrafından oluşan seçkide Belgin Doruk, Ayhan Işık, Çolpan İlhan, Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Yılmaz Güney, Cüneyt Arkın, Ediz Hun, Tarık Akan, Kemal Sunal, Adile Naşit, Münir Özkul, Halit Akçatepe gibi Yeşilçam sinemasının unutulmaz isimlerinin portreleri ve set fotoğrafları yer alıyor. Diğer seçki ise Güngör Özsoy`un “Mavi” adını taşıyan İstanbul fotoğraflarından oluşuyor.`Farkında olmadan meğer sanat yapıyormuşum!`Bugünkü magazin fotoğrafçılarının yıpratıcı olmasından yakınan Güngör Özsoy, elli yıllık meslek hayatında bir kere bile küslük ve kırgınlık hatırlamadığını anlatıyor. Özellikle gazetecilik yaparken sanatçılarla aralarında saygı ve güvene dayanan bir ilişki olduğunu, bu yüzden de ne bir sanatçı ne de bir yöneticiyle tartıştığını belirtiyor. Setlerde fotoğraf çekerken ve foto muhabiri olarak çalışırken sadece iyi ve kaliteli kareler peşinde olduğunu söyleyen Güngör Özsoy, “Farkında olmadan meğerse sanat yapıyormuşum.” diyor. “Bir foto muhabiri olarak hiçbir zaman sefalet ve yoksulluk felsefesi yapmadım.” derken de siyah beyaz günlerden renkli günlere Türk sinemasının Yeşilçam günlerine ait anılarını paylaşıyor. Yedi kuşak İstanbullu ve fotoğraflarının çoğunda İstanbul`un güzellikleri görülen Özsoy, kaybolan günlerden, eski İstanbul`dan ve birçoğu şimdi yaşamayan Yeşilçam`dan unutulmaz anlar paylaşıyor. 18 Aralık`a kadar görülebilecek sergi, bir anlamda bu sene 100. yılını kutlayan Türk sinemasının içinde açılmış nostaljik bir albüm niteliği taşıyor.Türkiye`yi on beş kez dolaştıMüzisyen bir ailenin çocuğu olarak 1941 yılında İstanbul`da doğdu. 1958-60 yıllarında dönemin ünlü müzikholü Küçük Çiftlik Gazinosu`nun sahnesinde çalıştı. 1960 yılında, o güne kadar amatör olarak ilgilendiği fotoğrafa magazin muhabiri olarak 19 yaşında profesyonel olarak başladı. Gece Postası ve Radyo Alemi gibi dönemin ünlü gazete ve dergilerinde çalıştı. Hürriyet Fotoğraf Ajansı`nda daha aktif bir gazetecilik dönemi yaşadı. Artist, Sinema, Ses ve Perde gibi magazin ağırlıklı dergilerde de görev aldı. Birçok Yeşilçam filminin setinde görev yaptı. Piyasanın en iyi yönetmenleriyle en iyi filmlerinde çekim yapan Özsoy, Hababam Sınıfı filminin fotoğrafları da dahil olmak üzere 15 sene 100 filmde çalışmış. Özsoy; Hülya Koçyiğit ,Türkan Şoray, Fatma Girik, Tarık Akan gibi birçok ünlü isimle çalışma imkanı buldu. 1980`lerde kendisine bir reklam ajansı kuran fotoğrafçı, 90`lardan sonra doğa fotoğrafçılığına yöneldi. Türkiye`nin ulaşılması güç bölgelerine dağılmış yüzlerce tarihi, doğal güzellikleri görüntülemek için Edirne`den Kars`a kadar Türkiye`yi 15 kez gezen fotoğrafçı, 40 bin kare biriktirdi.


21 Eylül 2014 Pazar  02:12

ntvmsnbc

Gündem - Pamir`in annesi ilk kez konuştu


Pamir`in annesi Süverce Dikdik, `Hepiniz bizim çocuğumuz gibi gördünüz. Allah herkesten razı olsun` dedi.


21 Eylül 2014 Pazar  07:00

Zaman

Manşet - Abdülhamit Bilici - Türkiye`nin ötekileri ve Kürt çözümü


Siyasetten ekonomiye, dış politikadan demokrasiye birçok sıkıntıyla yüz yüze olan olumsuz Türkiye tablosundaki ender iyi gelişmelerden biri, Kürt sorununun çözümüne dair iyimser atmosfer. Ülkemizin bir numaralı sorununun çözümüne toplumun verdiği büyük destek umut verici.Boğaziçi Üniversitesi`nden Prof. Hakan Yılmaz`ın yönetiminde yapılan, “Kimlikler, Kürt Sorunu ve Çözüm Süreci” başlıklı araştırmanın en çarpıcı sonuçlarının başında da sürece verilen destek geliyor. Araştırmaya göre toplumunun yüzde 57`si süreci destekliyor. Bu oran, AK Parti tabanında yüzde 75`in üzerinde. Kürtçe bilenler arasında yüzde 83`e; BDP tabanında ise yüzde 91`e çıkıyor. Süreçle ilgili olumlu ya da olumsuz konuşan herkesin dikkate alması gereken bir tablo bu.Güçlü toplumsal destek, bu zor sürecin devam ettirilmesi için ciddi bir motivasyon kaynağı. Ama aynı zamanda ülkemiz ve süreci yönetenler için büyük bir sorumluluk. Özellikle sürece büyük umutla bağlanan Kürt vatandaşlarımız için muhtemel bir başarısızlığın yol açacağı hayal kırıklığı ve bunun tetikleyeceği kaos insanı ürkütüyor.Araştırmanın ortaya koyduğu sıkıntılı noktalardan biri ise özellikle AK Parti ve BDP çizgisindeki büyük desteğe rağmen sürecin partiler arası geniş uzlaşma eksenine oturtulmamış olması. CHP tabanında sürece verilen destek yüzde 30`a düşerken, MHP tabanındaki destek yüzde 28. Eğitim ve gelir seviyesi arttıkça insanların sürece verdiği desteğin gerilemesi de sağlıksız bir durum. Artı ve eksileriyle tartışılarak hazmedilmiş, devlet katında ilgili tarafların ve kanaat önderlerinin ikna olduğu bir yoldan ziyade duygusal ve basit akıl yürütmelere dayanan, ciddi kuşkuların eşlik ettiği bir süreç izlenimi güçlü.Kürt sorununun kaynağının ne olduğu ve dolayısıyla nasıl çözüleceği konusunda, sürece en fazla destek veren AK Parti ve BDP tabanlarının bile bakışları taban tabana zıt. BDP tabanının yüzde 54`ü sorunun Kürt kimliği üzerindeki baskılardan kaynaklandığını düşünürken, AK Parti seçmenleri arasında böyle düşünenlerin oranı yüzde 7. CHP, MHP de farklı değil. Sorun daha çok, işsizlik, geri kalmışlık meselesi olarak görülmekte. Kürt meselesini, kimlik sorunu olarak görenlerin oranı yüzde 9. Kürtçe bilenlerin bile sadece beşte biri, kimlik sıralamasında önceliği etnik kimliğe veriyor.Araştırmaya göre, “Türk milletinin mensubu olmak”, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak”, “Müslüman olmak” gibi kimlikler, Kürtçe bilenler için etnik kimliğin daha önünde geliyor. Kürt meselesinin kuşkusuz bir kimlik yanı var ama bir de hiç yabana atılmaması gereken sosyoekonomik tarafı bulunuyor. Çözüm için çatışma ortamının bitmesi ve ekonomik sorunların çözülmesine destek yüksek ancak bunun dışındaki beklentilere toplum soğuk. Toplumun sadece yüzde 19`u, Kürt illerine demokratik özerklik ve eğitim dilinin Kürtçe olması gibi adımların gerçekleşebileceği görüşünde. Halbuki BDP tabanının yarısından fazlasına göre çözüm bu adımların atılması demek. Bu uçurumun nasıl giderileceği ve şimdilik işe yaradığı görülen çözüm sürecinin içeriğini bilinçli olarak belirsiz bırakmanın süreci daha ne kadar taşıyacağı ciddi soru işareti.İdeolojik pozisyonunuza göre uluslaşma veya asimilasyon başarısı olarak bakabileceğiniz çarpıcı sonuçlardan biri ise Türkiye toplumunun büyük bir çoğunluğunun “en önemli kimlik” olarak sırasıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı (yüzde 74), Türk milletinin mensubu olmayı (yüzde 61) görmesi; yüzde 93 gibi büyük bir kitlenin anadilinin Türkçe olduğunu söylemesi. Yüzde 30`luk toplum kesimi bir şekilde etnik kimlik sahibi ancak “Hayatımda birinci derecede etnik dilim/kültürüm gelir” diyenlerin oranı sadece yüzde 10. Kürtçe bildiğini söyleyenlerin yarısı, çocuğunu Kürtçe eğitim veren bir okula göndermek isteyeceğini söylüyor.Araştırmadaki acı gerçeklerden biri de devlet daireleri, karakol ve lüks mağazalarda kötü muamele görme açısından ilk sırada Kürtlerin olması. Yani Kürtler birinci öteki. Büyük ihtimalle Aleviler ve azınlıklar da bu grupta. Son yıllardaki değişimin getirdiği ilginç bir sonuç, kötü muameleye maruz kalma bakımından “laik, Atatürkçü ve modernlerin” ikinci öteki sırasına oturması ve dindarların ötekilikten kurtulması. Ancak dindar kesimin parçası olan `cemaat`in, dünün zencileri tarafından ötekileştirilmeye çalışıldığını da unutmayalım.Keşke bu alt üst oluş, toplumsal kesimlerin birbirinin halini daha iyi anlamasına kapı açsa; bir hayal kırıklığı yaşanmadan Kürt sorunu çözülse ve herkes için ötekisiz bir Türkiye doğsa.


21 Eylül 2014 Pazar  02:12

Zaman

Manşet - `UNESCO hazinesi` Aşık Şeref Taşlıova vefat etti


UNESCO `yaşayan insan hazinesi` Aşık Şeref Taşlıova, Kars`ta tedavi gördüğü hastanede 76 yaşında vefat etti. Taşlıova`nın ölüm haberi meslektaşlarını yasa boğdu. Kars`taki bir programa katılan aşıklar da, Taşlıova`nın ölüm haberi üzerine sazlarını yere bırakıp geceyi sonlardırdı.13 Eylül Cumartesi günü aniden rahatsızlanan Aşık Şeref Taşlıova, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne kaldırıldı. Beynine giden damarlardan birisinde emboli attığı açıklanan ve ameliyata alınan Taşlıova dün saat 21.30 sıralarında yaşamını yitirdi. Aynı saatlerde Kars`ta yeni kurulan Karapapak Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, aşıklar gecesi düzenledi. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü Salonu`ndaki program oldukça renkli ve coşkulu başladı. Birbirinden güzel eserler sunan halk ozanları katılımcıları adeta mest etti. Sık sık birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği gecede sahne alan Aşık Mürsel Sinan, kısa süre önce tedavisi için hastaneye kaldırılan Şeref Taşlıova için dua istedi. Aşık Mürsel Sinan`ın Taşlıova`ya armağan ettiği türküyü söylemesinin hemen ardından ise ölüm haberi geldi.SAZ BIRAKTIRAN ÖLÜM HABERİGecede olan İpekyolu Dergisi Yayın Yönetmeni, İpekyolu Stratejik Araştırmalar Derneği Başkanı Seyfullah Türksoy gelen acı haberle yıkıldıklarını söyledi. Acı haber üzerine sazlarını oldukları yere bırakan aşıklar da programı sonlandırdı.TAŞLIOVA KİMDİR?10 Nisan 1938`de Ardahan`ın Çıldır ilçesi Gülyüzü köyünde doğdu. Küçük yaşlarda babası öldü. 10 yaşında şiir yazmaya başladı. İlkokuldan sonra bir süre öğretmen okuluna devam etti. Bu yıllarda da bağlama çalmayı öğrendi. Kuzeydoğu Anadolu aşıklık geleneğinin önemli isimlerinden Aşık Şenlik`in oğlu Aşık Kasım`a çıraklık yaparak kendini geliştirdi ve yöredeki aşıklarla tanışma fırsatı buldu. 1966 yılından itibaren Kars Radyosu bünyesinde 10 yıl süreyle aşıklara ilişkin programlar hazırladı ve sundu. Ayrıca Türkiye ve Türkiye dışında birçok radyo ve televizyon programına katıldı. Bazı radyo programlarına danışmanlık yaptı. 1991`de Müzik-San Vakfı tarafından, 1996 yılında ise Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın sanatçısı seçildi. 2000 yılında Türksav tarafından `Türk Dünyasına Hizmet Ödülü` verildi. Şeref Taşlıova, UNESCO tarafından, âşıklık geleneği temsilcisi olarak `Yaşayan İnsan Hazinesi` seçildi. Bu ünvan, 14 Ocak 2010 tarihinde İstanbul`da Lütfi Kırdar Kongre Merkezi`nde yapılan törenle ilan edildi.Kars`ın eski Belediye Başkanlardından Naif Alibeyoğlu, Şeref Taşlıova`nın heykelini diktirmişti.(DHA)


21 Eylül 2014 Pazar  11:45

Zaman

Manşet - Aslan`ı yıldırım çarptı


Galatasaray bu sezon Süper Lig`e çıkan Balıkesirspor`a 2-0 mağlup oldu. 90 dakika boyunca hiçbir varlık gösteremeyen Sarı-Kırmızılılar, Sercan Yıldırım ve Gökhan Ünal`ın gollerine boyun eğdi: 2-0. Kırmızı-Beyazlılar, 1975-76 sezonunda evinde 1-0 yendiği Cim Bom`un yüzünü yine güldürmedi.Geçtiğimiz hafta Eskişehirspor ile Arena`da golsüz berabere kalan Galatasaray, Balıkesir deplasmanında Süper Lig`deki ilk mağlubiyetini yaşadı. Sarı-Kırmızılı ekibin hocası Cesare Prandelli, deplasmandaki karşılaşma için küçük bir sürpriz yapmıştı. Cim Bom`un dört resmî sınavında 90`ar dakika sahada kalan Veysel, İtalyan hocadan kesik yemiş, sağ bek mevkii Yasin`e teslim edilmişti. Rakipte ise Okan ile Bülent bu sezon ilk kez kanatlarda birlikte görev yapıyordu. Takımlar, orta sahalarının gücüyle birbirlerine fark oluşturma çabası içine girdi.Şu ana kadar ligin en az şut çeken iki ekibinin mücadelesine Galatasaray hızlı başladı. Topun kontrolü tamamen Sarı-Kırmızılılarda olsa da, en etkili ataklar ve goller ev sahibinden geldi. 22`de Alanzinho ile gelişen Balıkesir atağında Sercan`ın vuruşu Semih`e de çarparak filelerle buluştu: 1-0. İlk yarım saatte Sneijder`in şutu dışında tehlike oluşturamayan Cim Bom`da, Burak Yılmaz ilk devre tam 5 kez ofsayta yakalanarak rekorunu geliştirmeye devam etti.Ligde oynadığı iki müsabakada sadece iki isabetli şutu bulunan İsmail Baki Ertekin`in talebeleri, 45 dakika içinde Galatasaray`a ikinci golünü attı. 44`te gelişen atakta Gökhan durumu 2-0 yaptı. Filelere giden iki topta da Chedjou`nun vuruşunda meşin yuvarlak rakibe asist oldu. İki golden sonra konsantrasyon eksikliği yaşayan Aslan, uzatmalar dahil geride kalan sürede Burak ile savunma arkasında farkı azaltma düşüncesine girdi fakat başaramadı.Balıkesirspor ikinci yarıda savunmasında adeta etten duvar ördü. 47`de Sneijder`in serbest vuruşu çerçeveyi bulmadı, iki dakika sonra Burak`ın yakaladığı pozisyonda top Emrullah`ta kaldı. Konuk takımın yakaladığı en kritik anlarda verdiği pasların şiddetini ayarlayamayan Sneijder`in çektiği şutlarda da eski günlerini aratması taraftarlara saç baş yoldurdu. Dzemaili ve Bruma`nın yerine Umut ile Emre`nin girişi, gol bulmaya yönelik basit bir hamleydi. Aslan baskıyı artırdıkça ev sahibi kapandı. Son 10 dakikadaki Pandev değişiminin kazandırdığı serbest vuruşta Sneijder`in şutunu Emrullah başarılı şekilde çıkardı. +5 dakika da neticeyi değiştirmedi. Balıkesirspor, 1975-76 sezonunda 1-0 yendiği Galatasaray`ı yine güldürmedi.Balıkesirsporlu taraftarlar, 16 Kasım 1975`den sonra Galatasaray`ı ağırladı.Galatasaray Teknik Direktörü Prandelli, mağlubiyet sonrası çöktü.


21 Eylül 2014 Pazar  02:12


pazartesi  01 kasım2010 fox haber kaza haberi  öteki gündem video 11 subat 2011  01 03 2013 tv58 ana haber bülteni video izle  koray kurt fotogol  01şubat 2009 kanal a ana haber bülteni video ikana  idda so  12temmuz posta ege  zayıflama uğruna ölen kız  genel kurmay  çanakkale de okulla  02 02 2009 tarİhli atv haber yayinlari  09 04 2011 kanal urfa haberleri  01 05 2 haber izle  okul kıyafet tasarısı  20 2 2009  öss zaman denemesi cevap anahtary  8 mayıs motor kazası  hirsiz  ölen üniversiteli genç kızların son sözleri  dünkü show tv anahaberlerinde elif okur  dünkü kanal 7 haberindeki kabile g