Bulunan Haber Sayısı: 14
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
ntvmsnbc

Kültür Sanat - Kuğu Gölü ve La Bayadère geliyor


Dünyanın en önemli klasik bale topluluklarından biri olan Saint Petersburg Bale Topluluğu (SPBT), iki ölümsüz eser Kuğu Gölü ve La Bayadère ile 19-21 Aralık`ta TİM Show Center`da…


25 Nisan 2015 Cumartesi  05:17

Zaman

Manşet - Erivan`da liderler buluşması


1915`te Osmanlı Ermenilerinin Anadolu`dan göçe zorlanması ve bu süreçte yaşanan toplu ölümler, trajik olayların 100. yılında dün Erivan`da matem havasında anıldı. Resmî; törene Rusya, Fransa, Sırbistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi bizzat liderlerini; 50`den fazla diğer ülke ise daha alt düzey temsilcilerini gönderdi. Türkiye`nin `zorunlu tehcir kararı` olarak kabul ettiği, Ermenistan dışında 19 ülkenin daha ise resmen `soykırım` olarak nitelendirdiği olayların 100. yılı anmaları için dün Erivan`da geniş katılımlı bir organizasyon yapıldı. Aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande`ın da bulunduğu 60 ülkeden temsilci sabahın erken saatlerinde `Soykırım Anıtı`nda buluştu. Büyük güvenlik önlemleri alınan buluşma kapsamında liderler önce Erivan`a hâkim bir tepede bulunan anıtın müze bölümünü gezdi. Ardından da anıta giden uzun yolu tek başlarına ellerinde bir tek sarı gülle kat ederek tören alanına geldi. Fransa, Sırbistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi`nden de liderlerin yürüdüğü yol boyunca Ermenistan askerleri sadece Putin`e tüfekli selam durdu. Putin gibi Hollande`ın da tören alanına geldiğinde ve konuşmasını yaparken alkışlanması dikkat çekti. Hollande, “Halkınızın yaşadığı trajediyi asla unutmayacağız.” dedi. Putin ise Ukrayna üzerinden Rus karşıtlığı uyarısı yaptı. “Geçmiş yılların trajik olaylarını hatırlarken, geleceğimiz hakkında iyimser olmalı, dostluk ve karşılıklı destek ideallerine inanmalıyız.” dedi. Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve eşi Rita Sarkisyan konukların taziyelerini kabul etti. Soykırım iddialarını kabul eden ülke bayrakları da tören boyunca dalgalandı. Konuşmaların ve dini törenin ardından ilk olarak yabancı devlet temsilcileri Cumhurbaşkanı Sarkisyan ile birlikte anıta çiçek bıraktı. Özellikle Putin`in çiçek bıraktıktan sonra dua ettiği gözlerden kaçmadı. Anıta çiçek bırakılması sırasında liderlere Bütün Ermeniler Katolikosu Garegin II ve Ermenilerin dünyaca ünlü sanatçısı Charles Aznavour eşlik etti. Resmi törenlerin ardından da öğle saatlerinde anıt halka açıldı. Ermenistan`ın çeşitli şehirlerinden ve diasporadan gelen Ermeniler de anıta çiçek bıraktı, bol bol `selfie` çekildi. Halk ziyaretinde Hrant Dink tişörtleri ve `Hepimiz Ermeni`yiz` yazılı Türkçe pankart ve dövizler taşıyanlar da vardı. Öğleden sonra yağan kuvvetli yağmur da anıt önünde uzun kuyruklar oluşmasını engellemedi.


25 Nisan 2015 Cumartesi  02:16

Radikal

Ekonomi - Trafiğe kayıtlı araç sayısı Şubat`ta 19 milyonu aştı


Türkiye genelinde trafiği kayıtlı araç sayısı Şubat sonunda 19 milyonu aştı.


25 Nisan 2015 Cumartesi  05:16

Zaman

Manşet - AYM, 9 yılda davada tazminata hükmetti


İki ayrı özel şirkette kamyon sürücüsü olarak çalıştıktan sonra işten ayrılan kişi, Ankara 3. İş Mahkemesi`nde açtığı hizmet tespitine ve işçi alacaklarının tahsiline ilişkin davaların makul sürede tamamlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi`ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. Bireysel başvuruları karara bağlayarak mağduriyetlerin önüne geçen yüksek mahkeme, kamyon sürücüsünün dokuz yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiğine dikkat çekerek başvurucuya 19 bin 450 lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Ankara`da 1 Nisan 1999 ile 15 Şubat 2004 tarihleri arasında iki ayrı özel şirkette kamyon sürücüsü olarak çalışan Mehmet S.A. isimli kişi, hizmet sürelerinin Sosyal Sigortalar Kurumu`na eksik bildirildiğini ve işçi alacaklarının eksik ödendiğini belirterek, 14 Ekim 2005`te Ankara 3. İş Mahkemesi`nde, çalıştığı iki şirket ile Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine işçi alacaklarının tahsili ve eksik bildirilen hizmetinin tespiti istemiyle dava açtı. Mahkeme 7 Şubat 2007`de verdiği ara kararla, hizmet tespitine ilişkin davanın mevcut dosya üzerinden yürütülmesine, işçi alacaklarına ilişkin davanın tefrik edilmesine (ayrılmasına) karar verdi. İşçi alacaklarına ilişkin dava aynı mahkemenin 2007/128 sayılı dosyasına kaydedildi. İşçi alacaklarının tahsiline ilişkin davada mahkeme, hizmet tespiti davasının sonucunun beklenmesine karar verdi. Hizmet tespitine ilişkin davada ise mahkeme, 27 Nisan 2011`de verdiği kararla davanın kısmen kabulüne hükmetti. Davalı şirket avukatlarının temyiz müracaatı üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 28 Şubat 2013`te davalı şirketlerden birinin tasfiye halinde olduğu, dolayısıyla bu şirketin tasfiye sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı araştırılarak bu hususa göre tebligat yapılması ve tebliğ tarihinden itibaren temyiz süresinin dolmasının beklenmesinden sonra dosyanın Yargıtaya gönderilmesi gerektiği belirtilerek, dosyanın geri çevrilmesine karar verdi. Davalı şirketlerden biri, 25 Mayıs 2013`te hizmet tespitine ilişkin davaya ilişkin tavzih (açıklama) talebinde bulundu. Ancak mahkeme bu talebi reddetti. Daha sonra Mahkeme, 9 Haziran 2014`te tavzih kararı verdi. Tavzih kararı tebliğ aşamasında olduğu için dosya henüz temyiz incelemesi için Yargıtay`a gönderilmedi. İşçi alacaklarının tahsiline ilişkin davada ise 10 Eylül 2012`de hizmet tespiti davasının temyizden dönmesinin beklenmesine karar veririlirken dava halen devam ediyor. Yargılamanın uzun sürdüğünü belirten Mehmet S.A., Ankara 3. İş Mahkemesinde açtığı, hizmet tespitine ve işçi alacaklarının tahsiline ilişkin davaların makul sürede tamamlanmadıklarını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Yüksek mahkemece hazırlanan raporda, başvuruya konu işçi alacağı davasının hizmet tespiti davasının bekletici mesele yapılması dışında, hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların niteliği, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzak olduğu vurgulandı. Başvurucunun tutum ve davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğunun da söylenemeyeceğinin dile getirildiği raporda, devletin uyuşmazlıkların makul süre içinde nihai olarak sonuçlandırılmasını garanti edecek bir yargı sistemi oluşturma yükümlülüğü nazara alındığında, somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve dokuz yılı aşkın süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varıldı. DOKUZ YIL SÜRMESİ TAZMİNAT GEREKTİRİR Kamyon sürücüsünün açtığı davaların dokuz yılı aşkın süredir devam etmesi sebebiyle makul sürede yargılanma hakkını ihlal edildiğine hükmeden AYM, Anayasa`nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ilhal edildiğine karar verdi. Yüksek mahkeme, başvurucu Mehmet S.A.`a hizmet tespitine ilişkin dava yönünden net 8 bin 650 lira, işçi alacaklarının tahsiline ilişkin dava yönünden de net 10 bin 800 lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.


25 Nisan 2015 Cumartesi  10:05

Zaman

Manşet - En zalim düşman bile Kimse Yok mu`ya bunu yapmazdı


Kimse Yok mu Derneği Genel Başkanı İsmail Cingöz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`nın dernek hakkında başlattığı `silahlı terör örgütü` soruşturması ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Derneğin sadece TBMM tarafından değil, Peru, Filistin ve ABD gibi ülkeler dâhil yaklaşık 80 ülkede devlet nişanına layık görüldüğünü belirten Cingöz, “Bu kadar güzel faaliyeti tüm dünyada bu ülke, bu millet ve insaniyet adına kahramanca yapan bir sivil toplum kuruluşuna (STK) haksızca, ahlaksızca çamur ve iftira atmak... `Silahlı terör örgütü üyeliği` isnadıyla hukuksuzca davalar açmak... En zalim düşman bile yapmazdı bunları!” dedi. Kimse Yok mu`ya açılan davayı siyasî; bir linç kampanyası olarak niteleyen Cingöz, açıklamasında derneğin dünya çapında yaptığı yardımlar hakkında bilgi verirken, soruşturmanın hukuksuzluğuna işaret etti. Cingöz, özetle şu tespit ve eleştirilerde bulundu: “İktidar maalesef sivil toplum bağımsızlığının önündeki engelleri kaldırmak yerine, kanun ve kamu kaynaklarını kendini ve siyasal ideolojisini destekleyen `sivil devlet kuruluşları` oluşturmak için kullanmaktadır. En kısa süre içerisinde akıl, vicdan ve insaf mekanizmaları harekete geçirilerek bu yanlıştan dönüleceğini ümit ediyorum. 210 bin gönüllüsüyle dünyanın dört bir tarafında hizmet üretiyoruz. Derneğimiz, yurtdışı insanî; yardımları tam 113 ayrı ülkeye ulaştırabilme gibi çok zor, devasa bir organizasyonu başarabilmektedir. Ülkemiz adına önemli bir prestij kaynağı olan Kimse Yok mu, (KYM), BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi`nin danışman üyesidir. DÜNYADAKİ EN ETKİN 100 STK ARASINDA KYM, “Global Genova” tarafından dünyadaki en etkin 100 STK`dan biri seçilmiştir. Bu Cumhuriyet tarihimizde Türk STK`ları açısından bir ilktir. Temiz su projeleri ile bugüne kadar 19 ülkede 2 bin 130 su kuyusu açan KYM, yaklaşık 5 milyon kişinin hayat standartlarının iyileşmesine vesile olmuştur. Başta Somali olmak üzere; ihtiyaç duyulan beş ülkede hastane kompleksleri inşa eden derneğimiz, sağlık alanında birçok uluslararası çalışmayı da beraberinde yürütmektedir. Bu kapsamda, sadece katarakt ameliyatları vesilesiyle sağlığına kavuşan kişi sayısı 33 bini bulurken, yıl sonu itibarıyla da bu sayının 60 bin katarakt hastasının yeniden görebilmesi hedeflenmektedir. TÜRKİYE`DE 2 MİLYON KİŞİNİN YARDIMINA KOŞTU Burundi`den Filipinler`e, Sudan`dan Çad`a kadar onlarca yetimhaneyi inşa etmiş ve bugüne kadar yaklaşık 60 bin yetimin sığındığı bir sığınak olmuştur. Bunlarla birlikte dünyada tam 36 okul inşa ederek devletimize, Birleşmiş Milletler`e ve yerel otoritelere teslim etmiştir. Sudan Orhaniye ve Pakistan İkbaliye kasabaları gibi okulunu, camisini, çarşısını içinde barındıran, her türlü ihtiyaca cevap verebilen çok büyük yaşam alanları kurmasıyla da dünyaya örnek olmuştur. Derneğimiz, sadece ülkemizde 300 bin aileye, yani yaklaşık 2 milyon kişiye sahip çıkmaktadır.”


25 Nisan 2015 Cumartesi  02:16

Zaman

Manşet - `Savaşları ve şiddeti besleyen Avrupa göç dalgasının sorumlusudur`


Katoliklerin merkezi Vatikan, göçmen teknelerini yola çıkmadan imha etmeyi gündeme getiren Avrupa Birliği`ne (AB) sert tepki verdi. Bunun bir savaş eylemi olacağını savunan Vatikan, İtalya başta olmak üzere Avrupa ülkelerini, bölgedeki ülkelere silah ihraç etmek suretiyle, savaşları ve şiddeti besleyerek bu göç dalgasına neden olmakla suçladı. Son olarak 19 Nisan`da 800`e yakın göçmenin Akdeniz`de ölümüyle sonuçlanan faciadan sonra AB liderleri acil toplanmış, yapılan görüşmelerde liderler, denizdeki göçmenleri kurtarmaya yönelik `insani` çözümler yerine, insan kaçakçıları ile mücadeleye ağırlık verecek önlemler üzerinde yoğunlaşmıştı. Zirvede, İtalya açıklarındaki Triton operasyonunun bütçesinin üçe katlanması, deniz ve hava unsurlarının yeni takviyelerle güçlendirilmesi kararı alınmıştı. Liderler, insan kaçakçıları tarafından kullanılmadan önce Libya kıyılarındaki tekneleri tespit etmeye, ele geçirmeye ve imhaya yönelik askeri yetki istenmesi konusunu da gündeme getirmişti. Ancak bu tekneleri imha için Birleşmiş Milletler (BM) kararı ve Libya yönetiminin rızası gerekiyor. TEKNELERİ BOMBALAMAKLA SORUN ÇÖZÜLMEZ Ne var ki, dünya genelindeki 1 milyar 200 milyon Katolik nüfusun yönetim merkezi Vatikan, bu plana şiddetle karşı çıktı. İtalyan Piskoposlar Birliği (CEI) destekli Katolik haber ajansı SİR`e röportaj veren Papalık Göçmenler ve Gezginler Konseyi Başkanı (bakanlık düzeyinde) Kardinal Antonio Maria Veglio, `Tekneleri bombalamak, garip bir fikir. Neyi bombalıyorlar? Uluslararası bazı haklar var. Bir ülkeyi bombalamak, bir savaş eylemidir` dedi. `Hedefleri ne? Sadece göçmenlerin küçük tekneleri mi?` diye sözlerine devam eden Kardinal Veglio, `O silahların, tekneleri vurmanın ötesinde yakınındaki insanları öldürmeyeceğini kim garanti ediyor? Varsayalım tekneler parçalandı, ancak çatışmadan, zulümden ve sefaletten kaçan göçmenlerin sorunu bitmeyecek, var olmaya devam edecektir` diye konuştu. GÖÇ DALGASININ SORUMLUSU AVRUPA`DIR Bu planı hayata geçirmenin anlamsız olduğunu savunan Veglio, `Çaresiz insanlar her zaman kaçmak için başka bir sistem bulacaktır: başka tekneler yapar ya da kara yolunu kullanırlar. Göçmenlerin çoğunun Akdeniz`den değil, kara sınırlarından giriş yaptığını da hatırlamalıyız. Savaşlar, diktatörler, terörizm ve sefalet olduğu sürece, mülteciler de gidebilecekleri yere kadar gitmeye devam edecektir` dedi. SİLAH GÖNDEREN ÜLKELERİ ISLAH EDEBİLİRSEK, SAVAŞLAR OLMAZ `Silah ihraç ederek, savaşları ve şiddeti besleyen Avrupa, özellikle bizim ülkemiz (İtalya), sürekli olarak dünyanın güneyinden Avrupa`ya göç dalgası yaşanmasının sorumlusudurö diyen Kardinal Veglio, `Bu silahların, İtalya da dahil gelişmiş ülkelerden geldiğini hepimiz biliyoruz. Bu ülkeleri ıslah etmeyi başarabilirsek, Suriye`de, Libya`da, Ortadoğu`da bir daha asla savaş, yolsuzluk ve gerilim olmaz` yorumunda bulundu. Bu mevzuların hiç kolay olmadığını da ekleyen Kardinal, `Avrupa, göçmenler konusunda bir politikaya sahip olmak için hiç iştahlı olmadı. Brüksel`de de gördüğümüz gibi, herkes para vermek için müsait, yeter ki ülkeleri rahatsız edilmesin. Ancak bu bir çözüm değildir` diye sözlerini sürdürdü. `VATİKAN BU ANLAŞMADAN MEMNUN DEĞİLDİR` `Biz bu anlaşmadan memnun değiliz` diyen ve bunun kendileri için tam bir hayal kırıklığı olduğunu söyleyen Veglio, AB`nin, uzun vadeli bir program, ciddi bir göçmen politikası belirlemesi gerektiğini de ekledi. Ortak ekonomik tutumu olan AB`yi, ortak bir dış politikaya sahip olmamasından dolayı eleştiren Veglio, `Göçmen sorununu çözebilirse bu Avrupa için çok prestijli olur. Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Latin Amerika`da ne kadar değerli? Hiç` diyerek, güzel bir proje olan Avrupa`nın, bugün bencil ve yorgun olduğunu ve Hristiyan değerlerini kaybettiğini öne sürdü. `İNGİLTERE BENCİL DAVRANDI` Veglio ayrıca, AB`nin söz konusu planına finansman sağlayacağını belirten İngiltere`nin, göçmenleri ise ülkelerine kabul edemeyeceklerini açıklamasını, `Bencillik` olarak niteledi. Vatikan`ın resmi gazetesi L`Osservatore Romano ise, Triton`un finansmanının artırıldığını, ancak asıl `dikenli` nokta olan göçmenlere kucak açma konusuna çözüm bulunamamasına dikkat çekti. Bu arada İtalya Başbakanı Matteo Renzi`nin, AB`nin bu konudaki eylem planını olumlu karşılayıp, `Nihayet Brüksel`in bu konuda bir stratejisi var` demesi ise ülkesinde eleştirilere neden oldu.


25 Nisan 2015 Cumartesi  03:10

Milliyet

Politika - CHP açıkladı: 57.2 milyar lira


CHP Genel Merkezi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu`nun, 19 Nisan`da açıkladığı `CHP Seçim Bildirgesi`ne yönelik yazılı açıklama yaptı. Açıklamad...


24 Nisan 2015 Cuma  22:57

Zaman

Manşet - İşte CHP`nin seçim vaatlerinin maliyeti


CHP yazılı bir açıklamayla, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`nun 1 yıl içinde gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği vaatlerin net maliyetinin 57.2 milyar lira olduğu açıklandı. CHP Genel Merkezi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu`nun, 19 Nisan`da açıkladığı `CHP Seçim Bildirgesi`ne yönelik yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, `Kemal Kılıçdaroğlu`nun 1 yıl içinde yapmayı taahhüt ettiği vaatlerinin kesin maliyeti belirlendi. Yapılan hesaplamalara göre CHP`nin 1 yıl içinde gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği vaatlerin net maliyeti 57.2 milyar liradır. Bunun GSYH`ya oranı ise yüzde 2.94`tür` denildi.


24 Nisan 2015 Cuma  22:56

Zaman

Manşet - BM: Yemen`de 3 haftada 100 bin kişi evinden oldu


Birleşmiş Milletler`in Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) dün Cenevre`de yaptığı açıklamada üç hafta önce başlayan Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Yemen müdahalesi sonucu 100 bin kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını duyurdu. UNICEF, 74 çocuğun olaylarda hayatını kaybettiğini, 44`ünün de yaralandığını açıkladı. Fonun sözcüsü Christophe Boulierac, ülkedeki savaşın sağlık sistemini ve içme suyuna erişimi olumsuz etkilediğini söyledi. Ürdün`ün başkenti Umman`da konuyla ilgili konuşan UNICEF Yemen temsilcisi Julien Harneis de çocukların durumuna değinerek “Öldürülüyorlar, sakat kalıyorlar ve evlerini terk etmek zorunda kalıyorlar. Sağlıkları tehdit edildi ve eğitimleri sekteye uğradı.” dedi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de 19 Mart`ta koalisyon güçlerinin İran destekli Husi milislerine karşı başlattığı operasyonlarda şimdiye kadar 540 kişinin öldüğünü açıkladı. WHO`nun Cenevre`deki BM ofisinde verdiği rakamlara göre bin yedi yüz kişi de yaralandı.


24 Nisan 2015 Cuma  16:21

Zaman

Manşet - Sare Davutoğlu`nun ziyaret edeceği evin önünde silahlı kişi gözaltına alındı


Annesinin adına yapılan Kuran Kursu`nun temel atma törenine katılmak için Afyonkarahisar`a gelmesi beklenen Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun eşi Sare Davutoğlu`nun ziyaret edeceği akraba evinin önünde silahlı bir kişi gözaltına alındı. Dumlupınar Mahallesi, Karagözoğlu Sokak`taki Alimoğlu Apartmanı`na gelmesi beklenen Sare Davutoğlu için polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. 155 Polis İmdat hattına gelen ihbar üzerine harekete geçen ekipler üzerinde tabanca bulunan bir kişiyi kovalamaya başladı. Yakalanacağını anlayarak silahı bir apartmanın bodrum katındaki pencereye fırlatan şüpheli kaçmaya çalıştı. Kısa sürede gözaltına alınan 19 yaşındaki Cemil Y. emniyete götürüldü. El konulan silahın dolu ve bir merminin namluda olduğu öğrenildi. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Afyonkarahisar`ın İhsaniye İlçesi`ndeki Kuran Kursu`nun açılışına katılması beklenen Sare Davutoğlu`nun olayın ardından akrabalarının evine ziyarete gelip gelmeyeceği henüz bilinmiyor. (DHA)


24 Nisan 2015 Cuma  14:12

Sayfa:1  2  

07 şubat flaş tv ana haber izle  yeni asır gazetesi ik 20 03 2009  saadet  07 şubat flaş tv ana haber izle  televizyon eki  23 kasım eskişehir okullar tatiedildimi  televizyon eki  televizyon eki  televizyon eki  televizyon eki  televizyon eki  televizyon eki  televizyon eki  televizyon eki  sabah gazetesi 14ocak 2011 bulmaca cevapları  trafik kazası gümüşyaka  19 10 2009 sİhİrlİ kuklalar  22 09 2005 tarih 2009 rapor hali  fox tv haber arşivi 7 mart  mardin erotikfantezishop com  16 ağustos 2009 sow ana haber  16 ağustos 2009 sow ana haber