Bulunan Haber Sayısı: 37.847
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Manşet - TRT Haber, Gülen haberini kaldırdı


14 Aralık operasyonu kararlarının ardından TRT Haber`den bomba bir iddia geldi. TRT Haber`e göre mahkeme kararları dışında Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen`e de yakalama kararı çıkarıldı. Bu haberi manşet yapan TRT Haber bir süre sonra haberi kaldırdı. Ancak haberin neden yayından kaldırıldığı konusunda bir açıklama yapılmadı.


19 Aralık 2014 Cuma  15:25

Taraf

Gündem - TRT`ten Fethullah Gülen iddiası


14 Aralık operasyonu kararlarının ardından TRT Haber`den bomba bir iddia geldi. TRT Haber`e göre mahkeme kararları dışında Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen`e de yakalama kararı çıkarıldı. TRT Haber`in haberi şöyle: “Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen hakkında yakalama kararı çıktı. Paralel Yapı operasyonu kapsamında bugün görülen duruşmada Ekrem Dumanlı serbest bırakılırken terör örgütü liderliğiyle suçlanan Fethullah ...


19 Aralık 2014 Cuma  15:07

Zaman

Manşet - Savcıdan yayın yönetmenine komik sorular: Bu haberleri neden yapıyorsunuz?


Medyayı susturma operasyonunda savcının Ekrem Dumanlı`ya yönelttiği soruların gazetecilik faaliyetine yönelik olduğu öğrenildi. Örgüt üyeliği yalanını güçlendirmek için dershanelerin kapatılması sürecinde haber yapılması suç gibi sunuldu. Yolsuzluk soruşturmalarında görev alan polislere yapılan operasyonların haberleştirilmesi de delil sayıldı.Özgür basına darbe operasyonunda savcı tarafından Zaman Gazetesi Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca`ya yönelttilen sorular, gazetecilik faaliyetinin yargılama konusu yapıldığını ortaya koydu. Alınan bilgilere göre savcı Fuzuli Aydoğdu, Zaman`da yayınlanan 2 köşe yazısı ve 1 habere dayanarak Dumanlı`ya `silahlı örgüte üye olmak` suçlaması yöneltti. Başkaca delil gösterilmedi. Gazetecilik faaliyetinin altında suç arayan savcı, Dumanlı`ya adeta sorgu genelinde “Neden gazetecilik yaptın?” diye sordu. Örgüt üyeliği suçlamasını güçlendirmek için dershanelerin kapatılması sürecinde haber yapılması suç gibi takdim edildi. Yine yolsuzluk soruşturmalarında görev alan polislere yönelik operasyonlarda yaşananların haberleştirilmesi delil sayıldı. Karaca`ya da Samanyolu TV`de yayınlanan dizilerdeki hayali karakterler arasında geçen diyaloglar delil yapılarak `örgüt yöneticisi olmak` suçlaması yöneltildi. Sorguda, gazetecilik mesleğini terör suçu ile yan yana getirme amacı güden kurgu soru ve iddialar sıralandı. Savcının bir gazetenin herhangi bir konuda haber yapmasının altında özel bir anlam araması tüm basın yayın kuruluşlarını tehdit ediyor.Her ne kadar gazetecilere yönelik operasyonun gerekçesi El Kaide bağlantılı Tahşiye grubunun `mağdur` edilmesi olarak lanse edilse de, aslında yolsuzluk haberlerinin intikamının alındığı gazetecilere yöneltilen sorulardan görülüyor. Savcının Dumanlı ve Karaca`ya yönelttiği sorular, Tahşiye grubu ile ilgisi olmayan konulardan oluştu. Dumanlı`nın dershanelerin kapatılması sürecinde kaleme aldığı `Başbakan`a açık mektup` başlıklı yazısına suç muamelesi yapıldı. Dumanlı`nın, dershanelerin kapatılmasına ilişkin fikirlerini aktardığı yazısıyla ilgili soruya “Herhangi bir dershane ile bir bağlantım yoktur. Dershaneler konusunda sadece ben ve bizim gazete değil bütün basın bunu aylarca tartıştı. Dershanelerin kapatılmaması için Başbakan`a açık mektup şeklinde gazetemde kendi köşemde yazıda yazdım.” şeklinde cevap verdiği öğrenildi. Fethullah Gülen Hocaefendi`nin 2009`daki bir sohbeti de, takip eden günlerde haber olarak Zaman`da yer almıştı. Herhangi bir somut delile dayanmadan bunu suçmuş gibi kabul eden savcı, Dumanlı`ya bu sohbetin neden haber yapıldığını sordu. Yine Tahşiye isimli grup hakkında Ahmet Şahin ve Hüseyin Gülerce tarafından kaleme alınan yazılar soruldu. Dumanlı, bunların rutin gazetecilik faaliyeti olduğunu vurguladı. Ülke gündeminde önemli yer teşkil eden ve birçok haber kuruluşu tarafından takip edilen konuların Zaman Gazetesi tarafından da haber ve köşe yazılarına konu olabileceğine dikkat çekti. Gazetecilik faaliyetinin suç olarak kabul edildiğini ifade eden Dumanlı, aynı konuda haber yapan Hürriyet ve Vatan gazetelerinin nüshalarını örnek gösterdi. Hocaefendi`nin farklı tarihlerde yaptığı sohbetler birçok gazete tarafından haberleştirilmişti.SAVCI MASUMİYET KARİNESİNİ HİÇE SAYDISoruşturma savcısının, yolsuzluk ve terörü soruşturan polislere yönelik 22 Temmuz`da yaşanan operasyona ilişkin sorular da yönelttiği belirtildi. Sahur operasyonu, bütün medya kuruluşları tarafından yakından takip edilmişti. Hiçbir delil göstermeden Zaman`da çıkan haberleri `çarpıtma` olarak nitelendiren savcı, hukukun temel ilkelerinden olan masumiyet karinesini hiçe saydı. Savcının Ekrem Dumanlı`ya, gözaltına alınan polislerden Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün ve Ömer Köse gibi isimlerle akrabalığı olup olmadığı yönündeki sorusunun amacı ise anlaşılamadı. Dumanlı`nın ise bu kişileri haklarındaki olaylar sebebiyle basından tanıdığı kaydedildi. Sorulan sorular ve gösterilen belgeler nedeniyle gözaltına alınmaması gerektiği kanaatinde olduğunu vurgulayan Dumanlı, bunun Türkiye için üzüntü verici olduğunu dile getirdi. İki yazı ve bir haber için bu kadar zahmet verilmesinin üzüntü verici olduğunu söyleyen Dumanlı, hiçbir örgütle ilişkisi bulunmadığını vurguladı. Gazetenin yayınıyla ilgili Hocaefendi`den talimat alınmasının söz konusu olmadığının altını çizdi.Demokrasiden asla dönüş yokÖzgür basına darbe operasyonunda gözaltına alınan Zaman Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile birlikte 12 kişi, hukuk skandallarına sahne olan bir sorgulama sonucu tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi. Dumanlı ve Karaca, sabah erken saatlerde geniş güvenlik önlemleri altında Eyüp Devlet Hastanesi`nde sağlık kontrolünden geçirildi. Hastane girişinde iki işaret parmağını havaya kaldıran Dumanlı, kendisini görüntüleyen kameralara, `Yezidlere boyun eğmek yok. Demokrasiden dönüş yok. Özgürlükten dönüş yok.` dedi. Muayenesi bir buçuk dakika süren Ekrem Dumanlı, hastaneden el sallayarak çıktı. Gazetecilere, “Allah`a emanet olun. Vatan sağ olsun, ülke sağ olsun.” diye seslendi. Polis otobüsünün ön koltuğuna otururken de basın mensuplarına el salladı. Ancak polis ekipleri, Dumanlı`nın önüne geçerek gazetecilerin görüntü almasını engelledi.Özgür Türkiye, özgür basın susmazSamanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca da Zaman Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı`dan beş dakika sonra Eyüp Devlet Hastanesi`ne getirildi. Hastane girişinde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Karaca, “Bir dizi filminden terör örgütü oluşturuluyor. Özgür Türkiye özgür basın susmaz.” dedi. Karaca, beş dakikalık sağlık kontrolünün ardından hastaneden çıktı. Kendisini bekleyen basın mensuplarına dönerek, “Bir medya grup başkanı eğer terörden tutuklanıyorsa daha ne diyeyim. Yeni Türkiye demokrasisinin geldiği nokta bu.” diyerek el salladı. Öte yandan Karaca`nın gözaltı sırasında büyük bir skandala maruz kaldığı ortaya çıktı. Karaca`nın avukatı Fikret Duran, müvekkiline ilaç içmesi için su verilmediğini duyurdu. Duran, yaşananları Twitter hesabından şu ifadelerle duyurdu: “Müvekkilim Hidayet Bey ilaç almak için su istiyor, su vermiyorlar. Nezarethane çok soğuk Hidayet Bey zaten hasta”


19 Aralık 2014 Cuma  02:08

Habertürk

Gündem - Ekrem Dumanlı`ya müjdeli haber!


14 Aralık operasyonu kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı`nın bu sabah bir kızı oldu


19 Aralık 2014 Cuma  14:13

Zaman

Manşet - Hamzaçebi: 14 Aralık operasyonu hazırlanmış, planlanmış bir operasyondur


CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 14 Aralık 2014 tarihinde yapılan operasyonun hazırlanmış, planmış bir operasyon olduğunu söyledi.`Basın özgürlüğüne vurulmuş bir darbe operasyonudur.` diyen Hamzaçebi, `Senaristlerden, filmlerden, haberlerden, köşe yazılarından bir örgüt yaratılmak isteniyor. Gazetecinin kalemi silahıdır. Kalemi silah olarak gören bir anlayış var.` dedi.Meclis`te basın toplantısı düzenleyen Hamzaçebi, Maraş katliamının yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, şimdiye kadar olayın aydınlatılamadığını ifade etti. Demokrasi için bunun aydınlatılmasında büyük bir yarar olduğunu vurgulayan Hamzaçebi, hükümetin basın özgürlüğünü katletmekle, siyasi parti binalarına baskın yapmakla meşgul olduğunu belirtti. Dost ve barış ortamı yakalama dileğinde bulundu.Yarbay Ali Tatar`ın da ölüm yıl dönümü olduğunu dile getiren Hamzaçebi, Türk Silahlı Kuvvetleri`nin (TSK) değerli bir subayının intihara sürüklendiğine dikkat çekti. Onun ölümüne neden olunduğunu ifade eden Hamzaçebi, `İntihara götüren süreç, Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetlerinin baskıcı süreçleridir. Hukuksuz davaların yarattığı bir sonuçtur. Hukuksuz Ergenekon davalarına bulaştırılan Ali Tatar, bir onur intiharı gerçekleştirmiştir. Geçmişteki bu hukuksuz davalarla birçok insanın ve TSK`nın zayıflamasına, darbe almasına neden olmuştur. Birçok insanın hayatı kararmıştır. Anısı önünde saygıyla eğiliyor, rahmetle anıyorum.` diye konuştu.`HÜKÜMET CHP BİNALARINA BASKIN DÜZENLİYOR`17/25 operasyonları sebebiyle 14 Aralık`ta bütün CHP örgütleriyle bunu tanıtmak için afişler hazırladıklarını, programlar düzenlediklerini hatırlatan Hamzaçebi, `Ancak afişlerimiz astırılmadı. Bu afişler, bilbordlara asma imkanı bulamadı. Bunun yerine CHP il binalarına asılmış ancak mahkeme kararlarıyla engellenmiştir. Bununla yetinilmemiş CHP binlarına polis baskınları yapılmış, parti binaları aramaya girilmiştir. Arama yapmak demokrasi adına utanç verici bir olaydır. CHP İstanbul il binasında yaşanan olaylar kara bir olay olarak geçilecektir.` şeklinde konuştu.Vinç yardımıyla binanın önünden kaldırılanlara ilişkin fotoğraflar gösteren Hamzaçebi, `Hükümet bütün gücüyle, polisiyle, vinciyle, iş makinalarıyla CHP binalarına baskın düzenlemiştir.` ifadelerini kullandı. Başbakan Davutoğlu`nun ileri demokrasi kavramını kullandığını belirten Hamzaçebi, ancak selefi Erdoğan`ın, ileri demokrasi anlayışından bir farkı olmadığının ortaya çıktığını söyledi. Davutoğlu`nun arkasına bakıldığında Recep Tayyip Erdoğan`ın rahatlıkla görülebildiğini kaydetti.`PARALARIN İADE EDİLME KARARI DEMOKRASİ ADINA UTANÇ VERİCİ BİR OLAYDIR`17 Aralık`ta hakimlerin verdiği kararların kabul edilebilir bir karar olmadığına dikkat çeken Hamzaçebi, `Afişler polisle toplanırken, hakimler paraları faizleriyle iade edilmesine karar veriyor. 17/25 Aralık süreci sonuçlanmış değil. Komisyon çalışmalara devam ediyor. Nasıl sonuçlanacağını bilemeyiz, bir tahmin yapabilir ama bu çalışmalar sonuçlanmış değil. Bunlar sonuçlanmadan paraların iade edilme kararı demokrasi adına utanç verici bir olaydır.` dedi.Başbakan Davutoğlu`nun sabun köpüğü gibi programlar açıkladığını anlatan Hamzaçebi, programlara çok güzel isimler verildiğini belirterek, Davutoğlu`nun projelerinin `zihni sinir projeleri`nin gerisinde kaldığını vurguladı. İç tasarruflar alınmadan büyümede mesafede alınamayacağını ifade eden Hamzaçebi, `Tasarrufların oranı yüzde 13,4. Bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en düşük tasarruf oranıdır. Plaketlerden tasarruf ederek iç tasarrufları artıracağız diyorlar. Kaçak sarayın yıllık giderini karşılamaya yetmez, bir günlük masrafını karşılamaya yetmez. Sayın Davutoğlu milletle dalgı mı geçiyorsunuz, milleti saf mı zannediyorsunuz? Sabun köpüğü olacak kadar ömürleri vardır. CHP programına baksın, doğru yolu bulacaktır.` diye konuştu.`İKTİDAR MİLLETVEKİLLERİ ÖZGÜR İRADELERİYLE KARAR VERİRSE YÜCE DİVAN KARARI ÇIKACAĞINA İNANIYORUM`Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında eski 4 bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu`nun tatminkar bir çalışma yürütmediğini dile getiren Hamzaçebi, şöyle devam etti: `Birçok polisi, emniyet görevlisini dinlemediler. Komisyonun dinlemediği kişileri CHP üyeleri dinledi. Onların ortaya koyduğu iddiaları bir kenara bırakarak komisyonun objektif bir karar vereceğini beklemiyorum, kanaatini taşımıyorum ama millet adına umutlu olmak istiyorum. Komisyonun `burda birşey yoktur` demesinin zor olduğunu düşünüyorum. İktidar partisi milletvekillerinin ne kadar özgür iradeleriyle karar vereceğini bekleyeceğiz. Gerçekten özgür iradeleriyle karar verilirse Yüce Divan kararı çıkacağına inanıyorum. Komisyon üyelerinin vicdanlarına danışacaklarını ümit etmek istiyorum.``TERÖR ÖRGÜTÜ YARATMAK İSTİYORLAR; GAZETECİNİN SİLAHI KALEMİDİR`14 Aralık operasyonuyla ilgili bir soruya ise Hamzaçebi, `14 Aralık operasyonu hazırlanmış, planmış bir operasyondur. Basın özgürlüğüne vurulmuş darbe operasyonudur. Haber yapılıyor diye sorgulanması, basın özgürlüğüne darbedir. Neden haber yapılıyor diye sorulamaz. Terör örgütü yaratmak isteniyor. Gazetecinin kalemi silahıdır, kalemi silah olarak gören bir anlayış var. Daha önce Ahmet Şık, basılmamış kitapları için bombadan tehlikeli diyen bir anlayış vardır, aynı anlayış devam ediyor. Uydurulmuş bir davadır. Senaristlerden, filmlerden, haberlerden, köşe yazılarından bir örgüt yaratılmak isteniyor. Altı boş çıkacak. Böyle bir örgüte ihtimal vermiyorum. Fethullah Gülen`i tanıyor musun; sana ne, tanır yada tanımaz, seni neden ilgilendiriyor ki.` dedi.Belediye Başkanı Hayri İnönü`nün `Bana küfür etti bundan sonra beraber çalışamayız` dediği eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül`ün oğlu ve Şişli Belediye Başkanvekili Emir Sarıgül`ün Esentepe`deki eski belediye binası önünde açıklama yaparak başkanvekilliği görevinden isitfa etmesiyle ilgili Hamzaçebi, haberi yeni duyduğunu ve yorum yapamayacağını belirterek, bu konuların parti içerisinde konuşulup çözülmesi gerektiği kanaatinde olduğunu söyledi.


19 Aralık 2014 Cuma  14:30

Zaman

Manşet - Avustralya`nın ünlü haber spikerinden Dumanlı ve Karaca`ya destek


Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca`nın özgür basını hedef alan 14 Aralık operasyonu kapsamında gözaltına alınmalarına bir tepki de Avustralya`dan geldi. SBS Televizyonu ve Kanal 10`un ünlü haber spikeri George Donikian, Dumanlı ve Karaca`nın derhal bırakılmalarını istedi.Dumanlı ve Karaca`nın, ifadeleri alınmaksızın günlerce emniyette tutulmalarının ve hukuksuz bir şekilde sorgulanmalarının Türkiye`nin yurtdışındaki imajına büyük darbe indirdiğini belirten George Donikian, tepkisini şöyle dile getirdi: `Meşhur bir söz vardır. İyi insanlar bir şeyler yapmazlarsa, şeytanlar zafer kazanır. Dünyada pek çok iyi insan ve iyi niyetler var. Zaman Gazetesi ve Samanyolu Televizyonu`na yapılan hukuksuzluğa karşı sessiz kalmamalıyız. Şimdi harekete geçme zamanı. Şimdi meslektaşlarımızı destekleme zamanıdır. Onların izzetli bir şekilde, gerçekleri söyleyebilmelerini sağlamalıyız.`Ünlü spiker Donikian, yapılan zulme karşı gösterilen dirayeti de büyük takdirle karşıladığını belirtti. `Bu hukuksuzluğu yaşayanlara şunu söylemek istiyorum. Benim için konuşmak kolay olabilir. Çünkü ben hapiste değilim.` diyen ünlü haber spikeri, Dumanlı ve Karaca`ya hitaben `Profesyonel tavrınızı ve ahlak anlayışınızı tebrik ediyorum. Bu yoldaki dirayetinizi takdirle karşılıyorum. Yakın bir zaman sonra oradan çıkacaksınız. Sadece haklı olduğunuz için değil, yöneltilen suçlamaların doğru olmadığına inanıyorum.` dedi. Avustralya`nın tanınmış haber spikeri Donikian, pazar günü yapılan baskını vahim bir olay olarak niteledi. Medya duayeni Donikian, kendisinin de Türkiye`den binlerce kilometre uzakta yaşayan herkes gibi, polis baskınını hükümetin bir `intikamı` olarak gördüğünün altını çizdi.ŞİMDİ HAREKETE GEÇME VE DESTEKLEME ZAMANIHizmet Hareketi`nin olağanüstü bir girişim olduğuna dikkat çeken Donikian, birkaç gün önce gönüllüler hareketi anlatan `Love is a Verb` belgeselini Melbourne`de izlediğinde, bir kez daha bunu gördüğünü kaydetti. Donikian, belgesel hakkındaki düşüncelerini şöyle dile getirdi: `Bence Hizmet Hareketi olağanüstü güzel bir girişim. Birkaç gün önce `Love is a Verb` belgeselini izledim. Hizmet mensuplarının, çalışmalarını, ümitlerini, dualarını anlatıyordu. Bu belgeselde, hiç kimsenin gitmek istemediği, dünyanın en yoksul bölgelerindeki insanları eğitmek ve destelemek isteyen Türk öğretmenleri, genç erkek ve bayanları gördük.`Donikian, belgeselin aynı zamanda şu mesajı verdiğini dile getirdi: `Eğer kendinizde o inancı buluyorsanız, öne çıkın. Eğer kendinizde o inancı görüyorsanız gelin beraber yürüyelim. Sizinle aynı şekilde düşünen insanlarla bir araya gelin ve özel bir şeyler yapın.`(CİHAN)


19 Aralık 2014 Cuma  13:54

Zaman

Manşet - Bülent Korucu - Basın hürdür sansür edilemez


Basın özgürlüğü demokratik hukuk devletlerinde hayat hakkı kadar önemli görülür. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde bu önemle doğru orantılı yer alır. Hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ayrıntılarıyla tanımlanır. Soyut ifadeler yerine basın özgürlüğü ve araçları koruma altına alınır. Mesela Anayasa`nın 30. maddesi bu hürriyeti kullanma araçlarını “Suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.” ifadesiyle dokunulmaz ilan eder.Başlığa taşıdığım 28. madde özgürlüğe mutlak himaye sağlarken devlete “basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri” tesis yükümlülüğü getirir. Bu, aslında gazetecilerin bireysel özgürlüğü ile birlikte hatta daha ziyade toplumun haber alma hakkının teminatıdır. Toplumun siyaset kurumu ve bürokrasiyi denetlemesinin en etkin yolu olduğu için medya böylesine önemli ve korunaklı bir alandır.Türkiye birkaç gündür `Özgür medya susturulamaz` sloganlarıyla inliyor. Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, 10`dan fazla meslektaşıyla gözaltına alındı. Şüpheliler arasında köşe yazarları, senaristler, yönetmenler ve bir grafikçi de var. İfadesi alınanların önemli kısmı serbest bırakıldı. Dumanlı ve Karaca`nın içeride tutulmaları için bastıran bir irade olduğu saklanmıyor bile. Bir ülkenin cumhurbaşkanı ve başbakanı daha avukatların görmediği, yargıcın önüne gitmemiş dosya hakkında hüküm veriyor; sonuç açıklıyor. Yargı bağımsızlığının böylesine açık ihlali ve talimatla kurulacak hükümlerin yüksek yargı denetiminden geçmeyeceği muhakkak. En kötü ihtimal Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`nden döner. Bu gerçek biline biline yapılanlar, bir can yakma ve intikam operasyonu. Dünyadaki `diz çökmeyen ve yolsuzlukların üzerine giden medya susturuluyor` kanaatini ispatlayan epey karine mevcut.Ceza hukuku analizlerini diğer yazılara havale edip basın hürriyeti faslından devam edelim. Basın suçları, doğası gereği yayın anında oluşur. O sebeple kanun koyucu ceza davası açılması için zaman sınırı koymuş. Kanun, günlük süreli yayınlarla ilgili ceza davası açmayı dört ay ile sınırlamış. Ve başka kanunlarda yaptığı gibi bazı istisnalar getirmemiş. Mesela devletin güvenliği ile ilgili suçlarda farklı zaman sınırı koymamış. Ekrem Dumanlı, Nisan 2009`da gazetede yayımlanan bir haber ve iki köşe yazısından dolayı suçlanıyor. Karaca da aynı günlerde yayınlanan bir dizi filmden soruşturuluyor. Aradan neredeyse beş yıl geçmiş. Kanun çok açık, dört ay içinde açılmamış ceza davası talebi işleme dahi konulamaz.Basın Kanunu, diğer maddeleriyle de Dumanlı`nın soruşturulamayacağını emrediyor. “Süreli yayınlar ve süresiz yayınlar yoluyla işlenen suçlardan eser sahibi sorumludur.” Yani kanuni süresi içinde soruşturma açılsaydı yine yazarlar sorumlu olacaktı. Zaten yazarlar Hüseyin Gülerce ve Ahmed Şahin de ifadeye alınıp bırakıldı. Dışarıya yansıdığı kadarıyla ikisi de kimseden talimat almadan yazdıklarını beyan etmişler. Sorumluluk her halükârda eser sahibinde olmakla birlikte, talimat söz konusu olsaydı yine ortada tuhaf bir durum olacaktı. Asli failler dışarıda iken azmettirici nasıl içeride tutulabilir? Başka tuhaflıklar da var. Yayının üzerinden dört yıl geçtikten sonra şikâyetçi olan kişiler, cevap ve düzeltme talebinde bulunmamış. Basın suçlarında mağduriyet varsa ortadan kaldırmanın yolu olan cevap hakkını kullanmamışlar. Konjonktürün rüzgârını arkaya alarak haklarında devam eden ceza davasından kurtulma niyeti fazlasıyla sırıtıyor. O davadan söz açılmışken şunu izah edebilen var mı? Yargılandıkları davadan beraat almadan mağdur olduklarına kim, nasıl karar veriyor? Hukuka şeklen bile olsa saygı duyulmuyor. Beraatı bekleyecek kadar sabrı yok demek ki birilerinin.


19 Aralık 2014 Cuma  11:48

Zaman

Manşet - 14 maddede skandal operasyon! 4 gün hukuksuz gözaltı, 6 saat sorgu, 7 saat belirsizlik


14 Aralık`ta medyayı susturma operasyonuyla gözaltına alınan isimlerden 16`sının ifade işlemleri silahların gölgesi altında İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü binasında tamamlandı.Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Medya Grubu Başkanı Hidayet Karaca, iki köşe yazısı, bir haber ve bir televizyon dizisinin senaryosunda yayınlananlar nedeniyle 4 gün boyunca zulüm gibi adli süreç yaşadı. Savcı sorgu işlemini adliyede değil emniyette yaptı, 6 saatlik sorgunun ardından gözaltındaki isimler 7 saat boyunca adeta psikolojik baskıya maruz bırakıldı. İşte darbe dönemi hukuku ile keyfi sorgulamadaki skandal ihlaller:SORUŞTURMA YOK DENDİ, BİR GÜN SONRA OPERASYON BAŞLATILDI1- 12 Aralık 2014`te gazeteciler, avuka-tlarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı`na haklarında bir soruşturma olup olmadığını sordu. Aynı gün 16.30 itibarıyla `Herhangi bir soruşturma yoktur` cevabı yazılı olarak verildi.MAKUL ŞÜPHE YASASI ÇIKTI, PROJE MAHKEMELER HAREKETE GEÇTİ2- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdo-ğan`ın 12 Aralık Cuma günü akşam 17.30 sularında onayladığı `makul şüphe` yasası olarak adlandırılan yargı paketi onaylandı. Erdoğan`ın proje mahkemeler diye tanımladığı sulh ceza hakimlikleri eliyle yakalama, arama ve gözaltı kararları çıkarıldı. Terör örgütü soruşturması başlatıldıHUKUK İŞLETİLMEDİ, MEDYAYA BASKIN YAPILDI3- 13 Aralık 2014 tarihli soruşturma dosyası ile bir gün sonra, yani pazar sabahı Zaman`ın binasına baskın yapıldı. 30`un üzerinde isme gözaltı kararları çıkarıldı. Türkiye`nin 1 milyon ile en yüksek tiraja sahip gazetesi Zaman`ın Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı çağrılıp ifade alımı gibi hukuki usullere başvurulmak yerine arama ve gözaltı kararı çıkartıldı. Medyaya darbe yapıldı.SİLAHLARIN GÖLGESİNDE İFADE ALIMI YAPILDI4- Çağlayan`daki İstanbul Adliyesi yerine İstanbul Emniyeti`nde silahların gölgesi altında ifade alımı yapıldı. Sorgu için Emniyet binasının seçilmesi tam bir darbe dönemi uygulaması olarak hayata geçti. Neden emniyette sorgu yapıldığı açıklanmadı.80 SAAT SORU SORULMADI, HÜRRİYETLERİ KISITLANDI5- Bir haber ile iki yorum dışında hiçbir somut delil olmamasına karşın operasyon yapılan isimler, haksız şekilde 4 gün gözaltında tutuldu. Hürriyeti tahdit suçu, nefret suçu işlendi. Yaklaşık 80 saat sonra ifade alımına başlandı.DOSYA İÇERİĞİ SAVUNMA AVUKATLARINA KAPATILDI6- Dosyaya kısıtlama getirildi. Avukatlar, müvekkillerinin neyle suçlandığını hâlâ öğrenemedi. Dosyayı inceleme talepleri bizzat hakim ve savcılar eliyle reddedildi.MEDYATİK LİNÇ İLE İTİBAR SUİKASTI YAPILDI7- Dosya, avukatlara verilmezken yandaş ve havuz medyasına sızdırıldı, soruşturma içeriği deşifre edilip medyatik linç gerçekleştirildi.25 AVUKAT 10 METREKARE ODAYA MAHKÛM8- Avukatlar için emniyette bir oda hazırlandı ancak 10 metrekarelik bu odada fotokopi makinesi, bilgisayar, masa, sandalye, kâğıt, su bile verilmeyerek adeta baskı altına alındı. Avukatlar dilekçe hakkını bile kullanamadı.SİLAHLI POLİSLERİN KUŞATMASINDA SAVUNMA9- Avukatlar her giriş çıkışlarında hem Emniyet girişi hem de mahkeme sorgu alanı haline getirilen TEM Şube binasında silahlı memurların çevrelediği bir ortamda çalışmak zorunda bırakıldı. Avukatların her giriş çıkışında kimlik tespiti niteliğinde uygulamalar yapıldı.SORGU BİTİMİNDEN 7 SAAT SONRA BİLGİ VERİLMEDİ10- Sorgular 23.30 itibarıyla tamamlanmasına karşın savcı avukatlara müvekkilleri hakkında 6-7 saat bilgi vermedi. Sabah 04.00 sularında savcıların Emniyet binasından ayrıldıkları öğrenildi. Sabah 06.15 itibarıyla gözaltındaki isimler sağlık kontrolü için sevk edildi.AVUKATLARA, ÇAĞLAYAN ADLİYESİ DUVAR OLDU11- Skandal uygulamalar kısmen Çağlayan`daki İstanbul Adalet Sarayı`na da yansıdı. Müvekkillerine ulaşmak isteyen avukatlara, nerede oldukları, adliyeye gelip gelmedikleri bilgisi bile verilmedi.BARO HUKUKSUZLUK TESPİTİ YAPTI, AÇIKLAMA OLMADI12- İstanbul Barosu Avukat Hakları İzleme Merkezi`nde avukatların gece yarısı avukatların yaşadığı hukuksuzlukları ve yoksunlukları tespit ettiği öğrenildi. Ancak avukatlara sahip çıkan açıklamalar yapılmadı.SAVCILARLA GÖRÜŞMELER KISITLANDI13- Ekrem Dumanlı`nın sorgusu-na Savcı İrfan Fidan ve Fuzuli Aydoğdu`nun katıldığı öğrenildi. Hidayet Karaca`nın sorgusunu ise Savcı Hasan Yılmaz`ın yaptığı ifade edildi. Savcılar ile avukatların görüşmeleri kısıtlandı. Avukatların tespitine göre savcılar, talimatla hareket etti.DİZİ SEYREDER MİSİN, RAHLE, TAHŞİYE NEDİR?14- Savcıların şüphelilere sorduğu sorular “komedi sorgulama” olarak kayda geçti. `Rahle, tahşiye nedir, Fethullah Gülen`in sohbetlerini izler misiniz? Tek Türkiye ve Şefkat Tepe dizilerini izler misiniz?` soruları yöneltildi.Basına darbeye tepkilerTürkiye`de hukuk yok, bunları uygulayanlar hukukçu değilMuammer Aydın (Eski İstanbul Baro Başkanı): AKP`nin iktidar olması daha sonra da gücü eline geçirmesiyle hukukun üstüne çullanıp bunları yaptığını görüyoruz. İddiaları şüpheli ya da sanık bilemezse onun savunma yapması ya da onun vekilinin savunma yapması mümkün olmaz. Adil yargılanma ilkesi tamamen ortadan kaldırılmıştır. Suyu bulandırsan da bulandırmasan da seni istediğim şekilde yiyeceğim diyorlar. Ergenekon, Balyoz, Oda TV soruşturmalarında böyle yapıldı. Makul şüpheyi getirmeleri, el koymayı getirmeleri, avukatların dosyayı inceleme yetkilerinin kısıtlanması ve getirdikleri diğer hükümlerle bu 14 Aralık`ın izleri önceden oluşturulmuştu. Nitekim 17 ve 25 Aralık`ı örtmek için de 14 Aralık`ı yapmak zorundaydılar. Ortada delil yok. Aslında Türkiye`de hukuk yok. Bunları uygulayanların da hukukçu olduğuna inanmıyorum.”Hukuk siyasete alet ediliyorProf. Dr. İştar Gözaydın (İdare hukukçusu): Hukukun en önemli haklarından bir tanesi savunma hakkıdır. Avukatların, son derece açık bir şekilde bilgilendirmesi gerekir ki gerektiği şekilde vazifelerini yapabilsinler. Bunun engellenmesi başlı başına açık bir hukuksuzluktur. Bu süreç hukuki değil hukukun siyasete alet edilmesidir. Makul şüphe son derece muğlak, içi her şekilde doldurulabilecek bir şeydir. Oysa hukuktaki temel prensip aksi ispatlanana, suçluluğu ispatlanan kadar herkesin masum karinesi altında olmasıdır. Her birimiz şu anda herhangi bir şekilde bu suçlama altına girebiliriz.Sorular başka, suçlama başkaAhmet Nazlı (Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı): Eğer Tahşiye ile ilgili yazar yazdığı yazıdan dolayı serbest bırakılmışsa aynı suçtan dolayı genel yayın müdürü tutuklu bulunuyorsa burada hukuksuzluk vardır. Gazetenin yaptığı bir haberin sorgulamada soru olarak yöneltilmesi hukuki değil. Siyaseten bir yargılama yapıldığı anlaşılıyor. Görüldüğü kadarıyla sorulan sorular ile isnat edilen suç arasında doğrudan bir bağ da görünmüyor. Ayrıca 17 Aralık darbesi olarak bahsedilen konu ile bu sorgulamanın bağlantısını göremiyorum. Suçlamalar ne ile ilgili bilmiyoruz. Sorulan sorular ile darbe iddiasının alakası yok.Bu soruşturma değil, görevi kötüye kullanmaÜmit Kardaş (Emekli Askeri Hakim): Egemenliğin paylaşımına yönelik silahlı terör örgütü kurmak gibi bir şeyden bahsediyorsunuz bu çok ağır bir şey. Yapılan zaten gazetecilik faaliyeti, tabi bunları söyleyecek, yapacak, yazacak. Bu medya özgürlüğünün, basın özgürlüğünün özüne bir müdahale, merkezine bir müdahaledir. Bunun zaten hiçbir şekilde sorgusu da yapılamaz, sorulamaz da. O açıdan ben bunu meşru hukuka uymayan bir uygulama olarak görüyorum. “Siz bu şekilde niye haber yaptınız?” ya da “Sizin bu diziden niye sizin iki yazarınız yazı yazdı?” diye bir sorunun soruşturma kapsamında sorulması hukuka aykırıdır, anti-demokratiktir. Bu şekilde soruşturma yönetmek aynı zamanda görevin kötüye kullanılması olur. Yarın öbür gün sorumlu olurlar.


19 Aralık 2014 Cuma  02:08

Hürriyet

Manşet - Serbest bırakılan Dumanlı`dan önemli açıklamalar


14 Aralık soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve az önce serbest bırakılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı konuşuyor.


19 Aralık 2014 Cuma  15:25

Radikal

Türkiye - Akademisyene Erdoğan`a hakaretten 11 ay hapis


Yrd. Doç. Dr. Elifhan Köse, Berkin Elvan yürüyüşünde Cumhurbaşkanı Erdoğan`a hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada 11 ay hapse mahkum edildi. Karar, Yargıtay`a götürülecek.


19 Aralık 2014 Cuma  15:24

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

satlık köy  01 07 1994  hüseyin mutlu  26 şubat  çorlu kaza socuk hakları  buca andolu lisesi  11 11 2009 takvim gazetesi arsiv  bağkurlular  posta loca  fox tv pazazresi  çanakkale şehitler anma törenini izle  çankaya traramı 27 01 2009  1nisan 2009  103 bin  tsk 25  02121997gazetesi arsiv  çek cezalarına hapis affı 2009  ötv çıktımı kaç model araçlar  ölüm haberleri 10 maerler salihli  fox haberleri mendereste çalınan koyun ve araba  uğur çakır  çeklere gelen hapis af 10 mayıs 20