Bulunan Haber Sayısı: 688
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Selin Sayek Böke: `Nefret suçu` haberini yapanlar adına utanıyorum


CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, hükümetin kayyım marifetiyle el koyduğu Bugün gazetesinde önceki gün yayımlanan hakkındaki iddialara cevap verdi. `CHP sözcüsü Böke vaftiz edilmiş` başlıklı haberin bir nefret suçu olduğunu belirten Böke, “Ben de herkes kadar bu ülkenin çocuğuyum.” diye konuştu. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı, dün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantı sonrasında partinin gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan CHP Sözcüsü Selin Sayek Böke, önceki gün kayyım gazetesi Bugün`ün hakkında ortaya attığı iddialara cevap verdi. Böke, “Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bu çağda, böyle bir nefret suçuna dair bir açıklama yapmak zorunda kalmaktan utanç duyuyorum. Benim ailem, kökenim, soyum ortada. Gizleyeceğim, saklayacağım, korkacağım hiçbir şey yok. Esas utanması gerekenler nefret suçu işleyenlerdir. Ben onlar adına utanıyorum bugün. Benim ailem yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan, herkes kadar buralı, herkes kadar bu ülkenin yurttaşı insanlar. Ailemin bir tarafı Hıristiyan, diğer tarafı Müslüman. Her ikisi de Anadolu`nun çocukları. Ben 44 yıllık hayatını herkes kadar bu ülkenin çocuğu, herkes kadar bu toprağın insanı bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yaşadım.” ifadelerini kullandı. HİÇ KİMSENİN, TÜRKİYE`Yİ DİPSİZ BİR KUYUYA ATMAYA HAKKI YOK Selin Sayek Böke, Türkiye`nin Suriye`ye yönelik bir askerî; harekatta bulunmasına da sonuna kadar karşı çıkacaklarını kaydetti: “Rusya ve İran başta olmak üzere Arap dünyasını da karşısına alarak Türkiye`nin Suriye`ye yapacağı bir kara harekatı Türkiye`nin başına çok zor işler açacaktır. Türkiye`yi bu dipsiz kuyuya itmeye kimsenin hakkı yok.”


11 Şubat 2016 Perşembe  02:04

Zaman

Manşet - İki ayda göz renginizi değiştiren 10 yiyecek


Sağlığınızın ve ruhunuzun anahtarı olan gözlerinizin rengi, ailenizden genetik olarak aldığınız bir özelliktir. Bir çocuğun göz rengi doğumdan önce tahmin edilemez, ancak beslenme alışkanlığınızdaki birkaç basit değişiklik uzun zamandır sahip olduğunuz mükemmel göz rengine sahip olabilirsiniz. Göz rengini ne belirler? İris, gözün renkli olan tabakasıdır. Bu renk melanin isimli pigment tarafından belirlenir. Çocuk büyüdükçe göz rengi de değişir. Çünkü iristeki melanin yoğunluğu çocuğun gelişme yılları boyunca değişir. İnsan gözünün rengi 3 genden oluşur. Bunların sadece ikisi tam olarak anlaşılabilmiştir. Healthy Panda isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte göz renginizi hızlı bir şekilde değiştirebilecek, gözlerinizin parlaklığını ortaya çıkarabilecek gıdalar:


11 Şubat 2016 Perşembe  02:04

Zaman

Manşet - Gül`den Erdoğan`a 1 Mart tezkeresi sitemi: Irak politikasında beraberdik nerede yanlış yaptık?


AK Parti`nin kurucularından Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik`in, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hükümete yönelik peş peşe sert eleştirilerinin ardından ilginç bir gelişme yaşandı. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, devreye girdi ve Ankara`da sürpriz görüşme trafiği başlattı. Önce ilk kez Saray`a giderek Erdoğan`la görüşen Gül, ardından Arınç`la evinde buluştu. AK Parti cephesinde hareketliliğe yol açan sürpriz görüşmelerin ilki önceki gün gerçekleşti. Karşılıklı atışmaların ardından mekik diplomasisine başlayan Abdullah Gül, geçtiğimiz salı akşamı Saray`da yemekte Erdoğan`la buluştu. Yaklaşık 3 saat süren görüşme ile ilgili iki taraftan da herhangi bir açıklama yapılmadı. Edinilen bilgilere göre Erdoğan`la görüşmesinde Gül, `1 Mart Irak tezkeresinde hata yapıldığına` ilişkin sözlerini hatırlattı. Tezkere oylaması sırasında Başbakanlık koltuğunda oturan Gül, “Irak politikasında beraberdik. Nerede yanlış yaptık?” diye sordu. Dış politikaya yönelik görüş ve uyarılarını da aktaran Gül, Suriye`ye girilmemesi gerektiğini de söyledi. Arınç`ın evindeki zirve 2,5 saat sürdü Abdullah Gül, dün ise son günlerde yaptığı açıklamalarla Saray ve destekçilerinin boy hedefi haline gelen Bülent Arınç`ı evinde ziyaret etti. Gül`ün Arınç`ın evine yine eleştirel çıkışlarıyla öne çıkan eski AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik`le birlikte gitmesi dikkat çekti. Görüşmede eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile eski Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün de hazır bulundu. Zirve yaklaşık 2,5 saat sürdü. Arınç: Ülke meselelerini görüştük Görüşme sonrası Habertürk`e konuşan Arınç, “Hükümetimizi ve ülke meselelerini görüştük, faydalı oldu. Farklı anlamlar yüklememek lazım. Biz bu partinin kurucularıyız. Trollerin troliçelerin ne dediğinin önemi yok.” dedi. “Erdoğan`a kırgın mısınız?” sorusuna ise “Hissi konulara girmemek lazım. Ben edepli cevaplar verdim. Umarım herkes bu açıklamalardan bir ders çıkarmıştır.” karşılığını verdi.


11 Şubat 2016 Perşembe  03:33

Zaman

Manşet - Irak politikasında beraberdik nerede yanlış yaptık?


AK Parti`nin kurucularından Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik`in, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hükümete yönelik peş peşe sert eleştirilerinin ardından ilginç bir gelişme yaşandı. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, devreye girdi ve Ankara`da sürpriz görüşme trafiği başlattı. Önce ilk kez Saray`a giderek Erdoğan`la görüşen Gül, ardından Arınç`la evinde buluştu. AK Parti cephesinde hareketliliğe yol açan sürpriz görüşmelerin ilki önceki gün gerçekleşti. Karşılıklı atışmaların ardından mekik diplomasisine başlayan Abdullah Gül, geçtiğimiz salı akşamı Saray`da yemekte Erdoğan`la buluştu. Yaklaşık 3 saat süren görüşme ile ilgili iki taraftan da herhangi bir açıklama yapılmadı. Edinilen bilgilere göre Erdoğan`la görüşmesinde Gül, `1 Mart Irak tezkeresinde hata yapıldığına` ilişkin sözlerini hatırlattı. Tezkere oylaması sırasında Başbakanlık koltuğunda oturan Gül, “Irak politikasında beraberdik. Nerede yanlış yaptık?” diye sordu. Dış politikaya yönelik görüş ve uyarılarını da aktaran Gül, Suriye`ye girilmemesi gerektiğini de söyledi. Arınç`ın evindeki zirve 2,5 saat sürdü Abdullah Gül, dün ise son günlerde yaptığı açıklamalarla Saray ve destekçilerinin boy hedefi haline gelen Bülent Arınç`ı evinde ziyaret etti. Gül`ün Arınç`ın evine yine eleştirel çıkışlarıyla öne çıkan eski AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik`le birlikte gitmesi dikkat çekti. Görüşmede eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile eski Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün de hazır bulundu. Zirve yaklaşık 2,5 saat sürdü. Arınç: ülke meselelerini görüştük Görüşme sonrası Habertürk`e konuşan Arınç, “Hükümetimizi ve ülke meselelerini görüştük, faydalı oldu. Farklı anlamlar yüklememek lazım. Biz bu partinin kurucularıyız. Trollerin troliçelerin ne dediğinin önemi yok.” dedi. “Erdoğan`a kırgın mısınız?” sorusuna ise “Hissi konulara girmemek lazım. Ben edepli cevaplar verdim. Umarım herkes bu açıklamalardan bir ders çıkarmıştır.” karşılığını verdi.


11 Şubat 2016 Perşembe  02:04

Zaman

Manşet - `1 Kasım`da insanlar kahrederek bize oy verdi`


AK Parti`nin kurucu isimlerinden eski Hükümet Sözcüsü Hüseyin Çelik, bir dönem birlikte yürüdükleri, partiye emek veren arkadaşlarının bugün bir kenara itildiğini söyledi. Geminin su aldığını belirten Çelik, 1 Kasım`da insanların kerhen AK Parti`ye oy verdiğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Hürriyet`ten Ahmet Hakan`ın sorularını cevaplayan Çelik, Türkiye`nin 5 temel sorunu olduğunu anlattı. Bu sorunları ise “Kutuplaşma. Dış politikada allak bullak oluş. Ekonomi iyi değil. Kürt meselesi ve terörle mücadelede gelinen son nokta... Paralelle mücadelenin bir paranoyaya dönüşmesi...” olarak sıraladı. Çelik`in açıklamalarından satırbaşları şöyle: ARKADAŞLARIMIZ KENARA İTİLMİŞTİR: “Parti kurulmadan önce parti programını yazan 11 kişilik ekipte yer aldım. O ekipten hiç kimse şu anda partide karar alma mercilerinde yer almıyor. Birlikte yola çıktığınız, birlikte emek sarf ettiğiniz, ter döktüğünüz insanlar sistematik bir şekilde dışlanmıştır, kenara itilmiştir.(…) Derdimiz bireysel değil. Bir gemidesiniz. Sizin kamaranız çok rahat olabilir. Eğer geminin dibi su alıyorsa, siz de batarsınız!” TAYYİP BEY`E İYİLİK ETMİYORLAR!: “Biz Kemalistlere neden kızıyoruz? Bütün bir milletin iman ve haysiyet mücadelesi olan Milli Mücadele`yi sadece bir kişiye izafe ettikleri için değil mi? Şimdi biz de Kemalistlerin düştüğü hataya düşmüyor muyuz? Tayyip Bey`i savunuyor görünüp edepsizce laflar edenler şunu bilmelidirler ki Tayyip Bey`e iyilik etmiyorlar.” 1 KASIM`DA İNSANLAR KERHEN OY VERDİ: “1 Kasım`ı çok iyi okumak lazım. 1 Kasım`da vatandaşın bir kısmı bize kahrede kahrede oy verdi. İnsanlar istikrarın devam etmesi, ekmeğin küçülmemesi için oy verdiler. 7 Haziran`ı unutmamak lazım.” ASIL KÖTÜ OLAN, LİNCE MÜDAHALE EDİLMEMESİ: “100 meselede lideri müdafaa ediyor ama bir meselede `şöyle olsa iyi olmaz mı` diyorsunuz. Bunu dediğiniz zaman birileri sizi linç etmeye kalkıyor. Birilerinin linç etmelerini kendi karaktersizliği. Asıl kötü olan buna müdahale edilmemesidir.” VAHAMETİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ ARZ ETTİM, DİKKATE ALINMADI: “Sayın Gül daha cumhurbaşkanı iken de maalesef bu marazi durum vardı. Ben o zaman da büyüklerimize işin vahametini örneklerle arz etmiştim. (...) Güya AK Parti`ye yakın bazı gazeteciler ona buna küfredip tehditler ediyor, racon kesiyorlar. Bu adamların şahsen bir kıymeti yok. Güçleri kendilerinden kaynaklanmıyor.”


11 Şubat 2016 Perşembe  02:04

Hürriyet

Magazin - Barış Arduç sağlık durumunu anlattı


Zaman zaman haklarında ayrıldıklarına dair haberler çıkan Gupse Özay ve Barış Arduç, İrem Sak`ın doğum gününe el ele katıldı.


11 Şubat 2016 Perşembe  01:30

Zaman

Manşet - `Kıdem tazminatını leş kargalarına yedirmeyeceğiz`


Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyesi işçiler, hükümetin kıdem tazminatları ile ilgili yapacağı düzenlemeyi protesto etmek için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde eylem yaptı. DİSK Genel Başkanı Kani Beko, yaptığı açıklamada, “Kıdem tazminatlarını bireysel fona devrederek tasarruf teşvik fonları, konut edindirme fonları, işsizlik fonları gibi bizim paramıza leş kargaları gibi konmak istiyorlar. Kıdem tazminatlarını leş kargalarına yedirmeyeceğiz.” dedi. DİSK üyesi işçiler, hükümetin kıdem tazminatları ile ilgili yapacağı düzenlemeyi protesto etmek için `Kıdem tazminat iş güvencemizdir dokunma!` adı altında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde eylem yaptı. Bakanlık önünde toplanan grup adına basın açıklaması yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, şunları kaydetti: “2011-2012 yıllarında 6,8 milyar dolar şartlı kredi aldılar. Kredinin karşılığında `Ulusal İstihdam Stratejisi` adı altında bu programı TBMM`den geçirin dediler. Uluslararası sermayeler `biz Türkiye`deki işçilerin kıdem tazminatlarıyla uğraşamayız, siz bu kıdem tazminatını kaldırın` dediler. Bedeli ne olursa olsun sonuna kadar direneceğiz. 100 yıllık kazanımımız olan kıdem tazminatlarını leş kargalarına yedirmeyeceğiz. Kıdem tazminatlarını fona devrederek fakir fukara fonu, tasarruf teşvik fonları, konut edindirme fonları, işsizlik fonları gibi anamızın ak sütü gibi helal olan bizim paramıza leş kargaları gibi konmak istiyorlar. Bunlara karşı cevabımız genel grev olacak.”


11 Şubat 2016 Perşembe  02:04

Zaman

Manşet - `Birilerini rahatsız etmeyeceksek dergi çıkarmanın bir anlamı yok`


Dergi raflarındaki ömrü daha birkaç ayla sınırlı olsa da Pulbiber dergisi kısa zamanda kendine bir yer edindi ve okur kitlesini oluşturmayı başardı. İsmiyle Didem Madak`a selam gönderen Pulbiber`in yazarları arasında Mine Söğüt, Nermin Yıldırım, Gonca Özmen gibi isimler var. Derginin hikâyesini yayın yönetmeni Deniz Durukan ile konuştuk. Piyasada çok satan güçlü rakipler varken, Pulbiber`i çıkarmaya nasıl cesaret ettiniz? Bir derginin gücü ve etki alanı satış rakamıyla orantılı değildir. Elbette derginin yaşaması için belli bir tiraj gerekiyor ama biz daha büyük bir hedef koyduk önümüze… Evet, aslında dergi kısa sürede kendine bir alan açtı ve okurunu buldu, bunu nasıl başardı? Okurlar dergiyi sahiplendi çünkü bu dergide kendilerini buldular. Yazarların hepsi çok samimi, hesapsız kitapsız kullandı kalemlerini. Bu enerji okura da yansıdı. `MAHALLENİN SAK İNLERİ ÇOĞALDI` Peki, Pulbiber ismi nereden çıktı, kimin fikriydi, birilerinin ağzına biber sürmeyi de düşündünüz sanırım… Dergi fikri oluştuğunda birçok isim düşündük ama hiçbiri içimize sinmedi. Pulbiber`i arkadaşlarıma önerdiğimde herkes benimsedi. Üstelik çok sevdiğimiz şair arkadaşımız Didem Madak`ın Pulbiber Mahallesi`ne de gönderme olacaktı. Biz zaten o mahallenin sakinleriydik. Zamanla o mahalle sakinleri çoğaldı. Biber sürme meselesine gelince, söylediklerimizden rahatsız olanların ağzını yakacak tabii ki... Popüler dergiler arasında diğerleriyle hem bir benzerliği var, hem de onlardan bariz bir şekilde ayrılıyor Pulbiber. Bu anlamda dergi, okuruna ne vaat ediyor? Benzerliği farklı sanat disiplinlerinden isimlerin yer alması, farkıysa tavırda ve üslupta ortak bir duruş göstermesinden kaynaklanıyor. Yani biz popülist söylemi bertaraf ederek çıktık ve bunu popüler bir alanda yaptık. Başka bir farkı da, bağlamlı yazıların yanı sıra estetik kaygıyı da dert edinen bir dergi olması. Var olan popülizmi yeniden üretmemek gibi bir amacımız var. Bu bizim kırmızı çizgimiz. Kürtaj, sansür, mülteciler, moda ve beden algısı... Birilerini rahatsız edecek kapaklar ve içerikle çıkıyorsunuz. Günümüzde bir şey söylemenin, dert anlatmanın etkili yollarından biri de bu mu? Cevap sorunun içerisinde aslında. Rahatsız etmeyeceksek, var olan algıyı çoğaltacaksak dergi çıkarmanın ve yazmanın bir anlamı yok. Ancak böyle farkındalık yaratılabilir. Gerçeğin yozlaşması, çarpıtılması bizim rahatsız olduğumuz şeyler. Sistem gerçeği yozlaştırmaktan çekinmiyorsa, biz de bunu dile getirmekten, reddetmekten çekinmiyoruz. `CİNSİYETÇİ DEĞİL, BİRLEŞTİRİCİYİZ` “Kadınlar, çocuklar, hayvanlar ve ağaçlar için hayat çok zor. Biz bunu kolaylaştırmaya geldik.” gibi bir iddianız da var. Bunu nasıl başarmayı umuyorsunuz ve ilk işaretler ne yönde? Çıkış iddiamızda yukarıdakine ek olarak “Bize ayrılan süre yeni başlıyor” da dedik. Yani bize ayırdığınız süre ve kota ya da uygun gördüğünüz yaşam biçimi bizim kabulümüz değil. Eril anlayışa karşı çıkıyoruz. Sözünü ettiğimiz anlayış sadece kadını değil, erkeği de eziyor. Bir iktidar dili oluşturup insanlığı tehdit ediyor. Bu anlamda cinsiyetçi değil, birleştiriciyiz. Mağdur dili kullanmıyoruz, biat etmiyoruz, eril anlayışın getirdiği şiddeti de onaylamıyoruz. Daha çok yeni bir dergi Pulbiber ama şimdiden kabul gördü, kendine kemik bir okur kitlesi yaratabildi. İlk işaretler, bunun gittikçe gelişeceğini, Pulbiber`in ciddi bir platform oluşturacağını gösteriyor. Peki, bundan sonra hangi alanları `kurcalamayı` düşünüyorsunuz? Hayata ilişkin her şey Pulbiber`in konusu aslında. Ama sıradanlığın ve yaygın anlayışın dışından bakıyoruz her konuya. Mesela bu ayki sayımızın dosya konusu aşk. Bu konu bizim farkımızı daha belirgin biçimde gösterecek; çünkü en çok yağmalanan ve prim yapan bir konudur aşk. Aşka, insanlardaki aşk eğilimini sömürmeden yaklaşılabileceğini de gösterebildiğimizi sanıyorum bu dosyayla.


11 Şubat 2016 Perşembe  02:04

Zaman

Manşet - PYD krizi büyüyor: ABD `değişiklik yok` dedi, Ankara ikinci resti çekti


ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Ankara`nın tepkisine rağmen “PYD`yi terör örgütü olarak görmüyoruz.” görüşünün arkasında olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bir kez daha, “Ey Amerika! Siz bizimle mi yoksa bu terör örgütü PYD ile mi berabersiniz?” çıkışında bulundu. ABD ile Türkiye arasında terör örgütü PKK bağlantılı Suriyeli Kürt oluşum PYD`ye karşı farklı bakış açısı sebebiyle patlak veren kriz, iki başkent arasındaki restleşmelerle tırmanıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Ankara`nın sert tepkisine rağmen `PYD`yi terör örgütü olarak görmüyoruz.` açıklamasının arkasında durdu. Kirby, önceki gün düzenlediği basın toplantısında “ABD hükümetine göre PYD terör örgütü değildir şeklindeki önceki açıklamanızın arkasında mısınız?” sorusuna, “Bu doğru. Bu konudaki politikamızda hiçbir değişiklik yok.” cevabını verdi. PKK`yı ise terör örgütü olarak gördüklerini vurguladı. ABD`nin Ankara Büyükelçisi John Bass`ın, önceki akşam Dışişleri Bakanlığı`na çağırılmasına yol açan krizle ilgili Amerikalı sözcüye Ankara`dan cevap ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`dan geldi. Erdoğan dün Cumhurbaşkanlığı Sarayı`nda muhtarlara hitap ettiği konuşmada Washington`a “ya PYD ya Türkiye” restini yineledi. PYD`nin `bal gibi terör örgütü` olduğunu söyledi. Erdoğan, “Ey Amerika, size kaç kere söyledim. Siz bizimle beraber misiniz yoksa bu terör örgütü PYD ve YPG`yle mi berabersiniz? Ey Amerika, ne PKK`yı bize tanıtabilirsiniz ne PYD`yi bize tanıtabilirsiniz ne YPG`yi bize tanıtabilirsiniz. Bunları biz gayet iyi biliriz. DAİŞ`i (IŞİD) de biz biliriz, bunları da biz biliriz. Ama siz bunların hiçbirini bugüne kadar tanıyamadınız. Tanıyamadığınız için bölge kan gölü halinde. Bu nasıl ortaklık?” diye çıkıştı. Müttefik ülkelerin PYD`ye sahip çıkmasından üzüntülü olduğunu kaydederken, “Bu iş akreple kurbağanın hikâyesi gibidir. O akrep mutlaka bir gün onları da sokacaktır… Defalarca anlatmamıza rağmen karşımızda susuyorlar. Gıyabımızda biz böyle bakmıyoruz bunlara, diyorlar. Siyasetin dilini, diplomasinin imkanlarını, pazarlık gücünü biz bugüne kadar ihmal etmedik. Bundan sonra da etmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu da ABD`ye, “O yılan yarın gelir sizi de sokar!” diye seslenmişti. PYD MOSKOVA`DA TEMSİLCİLİK AÇTI ABD Başkanı Barack Obama`nın IŞİD ile mücadele özel temsilcisi Brett McGurk 10 gün kadar önce PYD kontrolündeki Kobani`ye giderek PYD yöneticileri ile görüşmüştü. Erdoğan bu ziyarete “Ben miyim senin ortağın yoksa Kobani`deki teröristler mi?” diye sert tepki göstermiş, Washington`dan ise “PYD`yi terör örgütü olarak tanımlamıyoruz. IŞİD`e karşı başarılı olan bu Kürt savaşçıları bu mücadelede önemli bir ortak olarak görüyoruz.” cevabı gelmişti. Bu arada Suriye`nin kuzeyindeki PYD`nin hakimiyetinde bulunan Cezire, Kobani ve Afrin Kürt kantonları, Rusya`nın başkenti Moskova`da temsilcilik açtı. Yetkililer, temsilciliğin yasal açıdan Rusya Adalet Bakanlığı`na bağlı bir kamu kuruluşu olarak faaliyet göstereceğini, aynı zamanda elçilik formatında çalışacağını belirtti. John Kerry`den muhaliflere: Rusya ile savaşa mı girelim? Amerikan New York Times gazetesi, Esed güçlerinin Halep`te Rus hava saldırılarının desteğinde ilerleyişi karşısında Suriyeli muhaliflerin moral çöküntü yaşadığını yazdığı dünkü haberinde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile muhalif temsilciler arasında geçen ilginç bir diyaloğu aktardı. Habere göre Londra`da geçen hafta yapılan Suriye bağış konferansı sonrası verilen kokteylde muhalifler, Kerry`den hava saldırılarını durdurması için Rusya üzerindeki baskının artırılmasını istiyor. Kerry ise ocak ayı sonundaki Cenevre barış görüşmesine katılmayı reddettikleri için muhalifleri suçluyor. Suriyeliler ise görüşmelerin başladığı gün Halep`e 230 varil bombası atıldığını söylüyor. ABD`li bakan ise bu rakamı “180” diye düzeltiyor ve ekliyor. “Durum daha da kötüye gidecek. Bu, üç ay sürecek ve muhaliflerin büyük kısmı yok olacak.” Muhaliflerin taleplerinde ısrar etmesi üzerine Kerry bu kez, “Ne yapmamı istiyorsunuz? Rusya ile savaşa girmemizi mi?” diyor. Haberde ayrıca birçok muhalif liderin Amerikalı yetkililerle görüşmek üzere salı günü İstanbul ve Ankara`ya geçtikleri aktarıldı.


11 Şubat 2016 Perşembe  02:04

Zaman

Manşet - Kuzey Kore, yeni bir füze denemesi hazırlığında


Kuzey Kore, bu ay uzaya uydu fırlatmak için uzun menzilli füze denemesi yapacağını duyurdu. Kuzey Kore, dün Uluslararası Denizcilik Örgütü(IMO), Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) ve Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) gibi uluslararası kurumları uzaya uydu fırlatmak için uzun menzilli füze denemesi yapacağı yönünde bilgilendirdi. Güney Kore yönetimi ise Kuzey Kore`nin uzaya uydu fırlatmak bahanesi ile askeri amaçlı uzun menzilli füze denemesi yapmak istediğini ifade etti. Devlet Başkanlık Sarayı Mavi Köşk`ten yapılan resmi açıklamada, Pyongyang yönetimini, böyle bir füze denemesi yapması halinde büyük bir bedel ödemek zorunda kalacakları konusunda uyardı. Kuzey Kore uluslararası kurumlara yaptığı bilgilendirmede, uydu fırlatma tarihini 8 ila 25 Şubat arasında olacağını ifade etti. Uzmanlar ise Pyongyang yönetiminin uydu fırlatma tarihini lider Kim Jong-un`un babası Kim Jong-il`in doğum günü olan Şubat 16`ya denk getireceğini öngörüyor. ÇİN`DEN SIRA DIŞI KUZEY KORE ZİYARETİ Çin`in Kore Yarımadası Sorumlusu ve 6`lı Görüşmeler Temsilcisi Wu Dawei dün Kuzey Kore`ye süpriz bir ziyaret gerçekleştirmişti. Diplomatik kaynaklar, Wu`nun Kuzey Kore yönetimine, muhtemel uzun menzilli füze denemeleri yapmaktan çekinmesi yönünde Pekin yönetiminin mesajını götürdüğünü ileri sürdü. (CİHAN)


03 Şubat 2016 Çarşamba  10:34

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

eczacılar birliği haberi  barbaros kaza  28 temmuz 2009 sabah gazetesi  rachel cayman  posta gazetesi arsivi 7 mart 2010  25 aralık 2009 tarihli ankara eki mamakta  dost eli bremen  öğretmenlere ek yolu trafik k d haber bülteni  çengel bulmaca habertürk gazetesi  star gazetesi arşivi 21 temmuz 1999  1 aylik hava durumu tokat  mıllıyet gazet  kontv ana haber 09 ocak 2011  galatasary braga maç sonucu  özel yabancy okullar synavy ceynavy cevap anahtary  türksat 3a nın kablo tv ayar  radikal eki 01 mart 2009  10 haziran 2009 flaş tv  24 yunus binici  01 06 2009 tv58 ana haber bülteni video izle  116 aralık 2011 habertürk ege eki  kayseri özel hastanesinde çiğköfte partisi