Bulunan Haber Sayısı: 399
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
ntvmsnbc

Teknoloji - Maganda dedektörü


New York`ta silahla ateş edildiği zaman, yeri hemen belirleyen bir sistem kuruluyor. 2 yıl süreyle test edilecek `atış tarayıcı` ne zaman ve nerede ateş edildiği hemen belirliyor ve güvenlik birimlerine kesin bölge bildiriyor


30 Eylül 2014 Salı  07:06

Zaman

Manşet - Tuzla`da boya fabrikasında korkutan yangın


Tuzla`da, Boya ve Vernik Organize Sanayi Bölgesi`nde bulunan iki katlı bir fabrikada yangın çıktı. Alevlerin sardığı fabrikadaki yangını söndürmek için olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.Yangın, saat 02.00 sıralarında, Orhangazi Mahallesi Cengizhan Caddesi üzerinde bulunan Boya ve Vernik Organize Sanayi Bölgesi`ndeki boya fabrikasında çıktı. Yangını söndürmek için Tuzla, Pendik, Kartal, Erenköy, Kadıköy ve Ümraniye itfaiye amirliklerinden çok sayıda takım olay yerine geldi. İtfaiye ekipleri alevlere kısa sürede müdahale etti. Zaman zaman parlayan alevler, itfaiye ekiplerini zor durumda bıraktı. Yangın kontrol altına alınırken soğutma çalışmaları sürüyor.


30 Eylül 2014 Salı  04:20

Zaman

Manşet - Çevirmenlerden anadilini serbestçe kullanma çağrısı


Bugün Dünya Çeviri Günü. Uluslararası Çevirmenler Federasyonu`nun öncülüğünde senelerdir kutlanan bu günün 2014 teması `Dil Hakları: Tüm İnsan Haklarının Olmazsa Olmazı`. İnsanların onurlu bir hayat sürmesi için anadilini serbestçe kullanmaya ve seçmeye vurgu yapan tema, herkesi bunun farkındalığına davet ediyor.Edebiyat çevirisinin ülkemizde çok da önemsendiğini söylemek doğru olmaz. Türkçenin özensiz kullanıldığı çevirileri bir kenara bırakırsak, bu çeviri eylemi Alberto Manguel`in deyişiyle, `basit bir saf değiş-tokuş` olarak değerlendirilemez. Kültürün vazgeçilmez bir dinamiği olan çeviri, Tomris Uyar`ın tespitiyle `Türkiye edebiyatına her zaman taze bir kan, yeni bir soluk getirmiş, öz yapıtları etkilemiş, dilin olanaklarını genişletmiş. Kapalı odanın panjurlarını şöyle bir itip gün ışığını salmış içeri.` Fakat çeviri edebiyatla beslenen ülkelerin başında gelen Türkiye`de çevirmenlik mesleği, karşılığı pek alın­amayan ve az kazanç getiren zorlu bir iş. Edebiyatın bu görünmez kahramanları çoğu zaman yok sayılır. 1953`te kurulan Uluslararası Çevirmenler Federasyonu, çevirmene hak ettiği itibarı vermek ve buna dikkat çekmek için 1991`den bu yana 30 Eylül`ü Dünya Çeviri Günü olarak kutluyor. Her yıl belli bir tema belirleyen federasyonun bu yılki teması `Dil Hakları: Tüm İnsan Haklarının Olmazsa Olmazı`. İnsanların onurlu bir hayat sürmesi için anadilini serbestçe kullanmaya ve seçmeye vurgu yapan bu seneki tema herkesi bunun farkındalığına davet ederken, dilin sadece bir iletişim aracından öte bir kimlik olduğu vurgusu yapıyor. Tam da bu günde, Fethullah Gülen`in geçtiğimiz yıl Erbil`de Kürtçe yayımlanan Rudaw Gazetesi`ne verdiği söyleşide dile getirdiği şu sözleri hatırlatmakta yarar var: `Anadilde eğitimin ilke planında kabul edilmesi devletin vatandaşlarına karşı adil olmasının gereğidir. (...) Kürt veya Türk olmak elimizde ve bizim tercihimize bağlı değilken, anadil olarak Türkçe veya Kürtçeye sahip bulunmak elimizde, tercihimiz ve irademiz dahilinde gerçekleşmemişken, Türk veya Kürt olmayı, Türkçe veya Kürtçe konuşuyor olmayı bir ayrım sebebi yapmak, garabetten ve hepimizin zararına olmaktan başka ne manâya gelir?`ÇEVİRMENLERİN EMEĞİ ÇALINMAMALIMarquez`den alıntılarsak, çevirmenlerin `Entelektüeliteden çok, sezgileri güçlü`dür ve yayıncıların `yaptıkları işin karşılığında onlara ödediği kesinlik­le çok yetersiz ancak edebi bir eser ortaya çıkardıklarını da gör­müyorlar.” Usta romancının seneler öncesinden belirlediği bu açmazdan çok da kurtulabilmiş değiliz. Dünya Çeviri Günü`nde çevirmen, yazar Sabri Gürses`in geçtiğimiz yıl yaptığı çağrı hâlâ tazeliğini koruyor: `İşverenler çevirmenlere hak ettiği saygıyı ve ücreti vermeli. Sağlık sigortası ödeme zorunluluğuyla karşı karşıya kalan serbest çevirmenler, kendilerini başka işletmelerde çalışıyormuş gibi gösterip sigortalı olmak gibi yollara başvurma mecburiyetinden kurtarılmalı: Serbest çevirmenden hizmet alan işletme, hizmet süresince onun sağlık sigortasını ödemeli. Çevirmenler standart, asgarisi belirli olan, keyfi olarak değiştirilmeyen çalışma koşullarında çalışmalı. Çevirmenlerin emeği çalınmamalı–bir başkasının, örneğin Dostoyevski çevirisini çalıp başka isimle yayınlayan sahtekârlar için, çeviri intihalcileri için ağır cezalar getirilmeli; bunu yaparak çevirmenlik mesleğini lekeleyenlerin kamuya ilan edilmesi serbest olmalı.`ONLAR ÇEVİRMEZSE DÜNYA DÖNMEZYayınevleri bir taraftan çevirmen bulamamaktan şikâyet ederken, öte taraftan çevirmenin haklarını maalesef görmezden gelebiliyor. Hele çeviri piyasasında yeniyseniz işiniz daha da zor. Ülkemizde sadece çeviri yaparak geçinmenin zorluğu ister istemez kötü çevirilerin piyasada cirit atmasına sebebiyet verirken, okurun da payına düşenler yok değil. Zira çeviri kitaplara olan ilginin azlığı, yayınevlerinin baskı sayısını gitgide azaltmasına neden oluyor. Geciken ödemeler, yerine getirilmeyen sözleşmeler de bu zorlu çevirmenlik mesleğinin can sıkıcı taraflarından. Kültür Bakanlığı`nın çevirmenlerin sorunlarına ciddi eğilmeyişi ise bir başka önemli sorun olarak listenin başında.Pablo Neruda, “Cortazar`ın hiçbir yapıtını okumamış olmak, ömür boyu şeftali yememiş olmak gibi bir şeydir, o kadar kötüdür.” der. İnsanın merak duygusunu kamçılayan bu kışkırtıcı cümle karşısında Cortazar`ı okumamak elbette imkânsızdır. Bu zorluğu aşarak başka dildeki metinleri önümüze getiren iyi çevirmenlere Dünya Çeviri Günü`nde anmak ve onlara çok şey borçlu olduğumuzu hatırlatmak gerekir. Geçtiğimiz yıllarda düzenlenen Dünya Çeviri Günü`nde söylediklerinden hareketle söylersek, “onlar çevirmezse dünya dönmez”!


30 Eylül 2014 Salı  02:15

Zaman

Manşet - Radikal Budistler, Müslümanlara karşı birleşti


Myanmar`da Müslümanlara yönelik şiddet olaylarını kışkırtan 969 hareketinin lideri radikal Budist rahip Ashin Wirathu, Sri Lankalı benzer bir Budist grupla işbirliğine gittiklerini açıkladı.Bir dönem kendisine “Myanmar`ın Bin Ladin`i” diyen Wirathu, dün Sri Lanka`nın başkenti Kolombo`da `Bodu Bala Sena` (BBS) isimli Budist grubun toplantısına hitap etti. “Budizm bugün tehlikededir. Alarm zillerini duyuyorsak, güçlü bir şekilde el ele vermeliyiz.” diyen rahip, Sri Lanka Cumhurbaşkanı Mahinda Rajapaksa`ya da kendisine, bazı Müslüman grupların protestolarına karşın, vize verdikleri için teşekkür etti. 21 milyonluk Sri Lanka`da halkın yüzde 70`i ise Budizm`e inanıyor. Toplam nüfusun yüzde 10`unu da Müslümanlar oluşturuyor. Wirathu`nun ülkesi Myanmar`da ise Budistler yüzde 80, Müslümanlar ise yüzde 4`e karşılık geliyor. Özellikle ülkenin Bangladeş sınırındaki Arakan eyaletinde yaşayan Rohingya Müslümanları, dünyanın en fazla gadre uğratılmış azınlıklarından biri kabul ediliyor. Myanmar`la kıyas edilemeyecek olsa da Sri Lanka`da da zaman zaman Budist çoğunluk ve Müslüman azınlık arasında şiddet olayları yaşanıyor.


30 Eylül 2014 Salı  02:15

ntvmsnbc

Magazin - Shakira müjdeyi Twitter`dan verdi


Brezilya`daki Dünya Kupası kapanış törenindeki performasından sonra hamile olduğu iddia edilen Shakira, bu iddialara Twitter hesabından cevap verdi. Ünlü şarkıcı ikinci kez anne olacağını açıkladı.


30 Eylül 2014 Salı  07:06

Hürriyet

Yazarlar - `Duvarların Dili` olsa - Doğan HIZLAN


DUVAR yazıları benim belleğimde her zaman bir başkaldırı hareketiyle birlikte çağrıştırılır.


30 Eylül 2014 Salı  03:11

Zaman

Manşet - KKTC Başbakanı Yorgancıoğlu: Doğalgaz, Ada`da çözüm şansını artırdı


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu, Ada`da bulunan doğalgaz kaynakları sayesinde bugün Kıbrıs müzakerelerinde daha avantajlı bir noktada olduklarını söyledi.Zaman`a özel açıklamalarda bulunan Yorgancıoğlu, 2004 yılında Ada`da birleşme için yapılan Annan Planı referandumunda kendilerini motive eden hususun Avrupa Birliği (AB) üyeliği olduğunu anlattı. “Barış olmadan (AB`ye) Rumlar girdiği için o treni kaçırmış olduk, ama şimdi hem Rumların hem Türklerin yaşam kalitesini artıracak bir doğalgaz seçeneği var önümüzde. Şansımız yüksek.” şeklinde konuştu. Tecrübeli Türk siyasetçi, İstanbul`da Zaman`ın sorularını cevapladı. Ada`da bulunan doğalgaz rezervleri gibi bölge ülkelerdeki çatışmaların da Rumlarla yürütülen müzakerelerde Kıbrıs Türklerini daha avantajlı bir noktaya getirdiğini belirterek, çözüm ihtimalinin arttığını vurguladı. “Biz bunun artık düşünceden pratiğe dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu yalnızca Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerin değil, Türkiye`nin de Yunanistan`ın da Avrupa Birliği ülkelerinin de beklediği bir sonuçtur.” ifadelerini kullandı. Ada`nın güneyinde yer alan `Afrodit` sahasında 170 milyar metreküpe kadar doğaz gaz rezervi olduğu tahmin ediliyor. Bunun da piyasa değeri 70 milyar dolar civarında bulunuyor. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis arasında devam eden müzakerelere de değinen Yorgancıoğlu, Anastasiadis`in halkını Ada`da çözüme hazırlaması gerektiğini söyledi. “Bu konuda yeterince çalışmadıklarını düşünüyorum. Bir tarafta çözüm için masada oturup müzakere yaparken, diğer taraftan da kendi halkına muhtemel bir çözümün nasıl olacağını anlatmaları gerekir.” şeklinde konuştu. Müzakerelerin neticelenmesi için arzulu ve kararlı olmak gerektiğinin altını çizen Yorgancıoğlu, bu konuda Türkiye`nin desteğinin istikrarlı bir şekilde devam ettiğini dile getirdi. Kıbrıslı Türk lider, inşaatı devam eden ve Türkiye`den KKTC`ye su temin edecek proje hakkında ise Rum tarafında bazı endişeler bulunduğunu söyleyerek güven sorununa dikkat çekti. “Rumların bazıları bu proje ile KKTC`nin Türkiye`ye bağlanacağını düşünüyor.” dedi. Kendi görüşünün ise Türkiye`den getirilecek suyun Türkler gibi Rumların da yararına olacağı şeklinde olduğunu vurguladı.


30 Eylül 2014 Salı  02:51

Zaman

Manşet - Doğalgaz, Ada`da çözüm şansını artırdı


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu, Ada`da bulunan doğalgaz kaynakları sayesinde bugün Kıbrıs müzakerelerinde daha avantajlı bir noktada olduklarını söyledi.Zaman`a özel açıklamalarda bulunan Yorgancıoğlu, 2004 yılında Ada`da birleşme için yapılan Annan Planı referandumunda kendilerini motive eden hususun Avrupa Birliği (AB) üyeliği olduğunu anlattı. “Barış olmadan (AB`ye) Rumlar girdiği için o treni kaçırmış olduk, ama şimdi hem Rumların hem Türklerin yaşam kalitesini artıracak bir doğalgaz seçeneği var önümüzde. Şansımız yüksek.” şeklinde konuştu. Tecrübeli Türk siyasetçi, İstanbul`da Zaman`ın sorularını cevapladı. Ada`da bulunan doğalgaz rezervleri gibi bölge ülkelerdeki çatışmaların da Rumlarla yürütülen müzakerelerde Kıbrıs Türklerini daha avantajlı bir noktaya getirdiğini belirterek, çözüm ihtimalinin arttığını vurguladı. “Biz bunun artık düşünceden pratiğe dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu yalnızca Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerin değil, Türkiye`nin de Yunanistan`ın da Avrupa Birliği ülkelerinin de beklediği bir sonuçtur.” ifadelerini kullandı. Ada`nın güneyinde yer alan `Afrodit` sahasında 170 milyar metreküpe kadar doğaz gaz rezervi olduğu tahmin ediliyor. Bunun da piyasa değeri 70 milyar dolar civarında bulunuyor. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis arasında devam eden müzakerelere de değinen Yorgancıoğlu, Anastasiadis`in halkını Ada`da çözüme hazırlaması gerektiğini söyledi. “Bu konuda yeterince çalışmadıklarını düşünüyorum. Bir tarafta çözüm için masada oturup müzakere yaparken, diğer taraftan da kendi halkına muhtemel bir çözümün nasıl olacağını anlatmaları gerekir.” şeklinde konuştu. Müzakerelerin neticelenmesi için arzulu ve kararlı olmak gerektiğinin altını çizen Yorgancıoğlu, bu konuda Türkiye`nin desteğinin istikrarlı bir şekilde devam ettiğini dile getirdi. Kıbrıslı Türk lider, inşaatı devam eden ve Türkiye`den KKTC`ye su temin edecek proje hakkında ise Rum tarafında bazı endişeler bulunduğunu söyleyerek güven sorununa dikkat çekti. “Rumların bazıları bu proje ile KKTC`nin Türkiye`ye bağlanacağını düşünüyor.” dedi. Kendi görüşünün ise Türkiye`den getirilecek suyun Türkler gibi Rumların da yararına olacağı şeklinde olduğunu vurguladı.


30 Eylül 2014 Salı  02:15

ntvmsnbc

Kültür Sanat - `Sivas` filmine iki ödül


Venedik`te `Altın Aslan` için yarışan `Sivas` filminin küçük oyuncusu Doğan İzci, festivalin en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı. Filme aynı zamanda jüri özel ödülü verildi.


30 Eylül 2014 Salı  07:06

Zaman

Manşet - PKK`nın Amanos yapılanmasını çökerten polislere gözaltı


17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının ardından polislere yönelik İstanbul, Ankara, Adana ve İzmir`de düzenlenen operasyonlar devam ediyor. Dün Antalya`da da gazete kupürleri delil gösterilerek `usulsüz dinleme` iddiasıyla 13 polis gözaltına alındı. Polislerin, Amanoslar`da 10 kişiyi şehit eden PKK`lıların bölge yapılanmasını çökerttiği öğrenildi.Emniyet mensuplarına yönelik başlatılan hukuksuz operasyonlara bir yenisi eklendi. Antalya`da 2 hafta önce göreve başlayan savcı Serkan Beyoğlu`nun talimatıyla gazete kupürleri ihbar kabul edilerek düzenlenen operasyonda `usulsüz dinleme, evrakta sahtecilik ve kişisel bilgileri kaydetme` suçlamasıyla 13 istihbaratçı gözaltına alındı. Ekibin, 2010`da Amanoslar`da 10 güvenlik görevlisini şehit eden PKK`lıların bölge yapılanmasını çökerttiği öğrenildi.17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından polislere yönelik algı operasyonu devam ediyor. Mesnetsiz ve hayali iddialarla başlatılan hukuksuz operasyonlara bir yenisi de Antalya`da eklendi. Geçmişte başarılı çalışmalara imza atan eski İstihbarat Şube Müdürü şu an il emniyet müdür yardımcısı olan Yavuz Bölek`le birlikte, 3. sınıf Emniyet Müdürü Bülent Elaldı, 4. sınıf Emniyet Müdürü Gökhan Tayuk, komiserler İsa Yıldırım, Asım Demirel, Rüştü Çetinkasap ve Şenol Oral`ın da aralarında olduğu 13 kişi gözaltına alındı. Antalya`daki soruşturmada da ağustos ayında İzmir`de yapılan operasyonda olduğu gibi gazete kupürleri ihbar kabul edildi. 18 Mart 2014 tarihinde Star ve Sabah gazetelerinde yayımlanan haberler suçlama için yeterli sayıldı. İki hafta önce göreve başlayan Savcı Serkan Beyoğlu`nun talimatıyla gözaltına alınan ekibin başarılı çalışmalara imza attığı ortaya çıktı. Ekibin, 2010 yılında Amanos Dağları`nda 6 asker ve 4 polisi şehit eden 7 PKK`lı teröristin yakalanmasına ve takibine yönelik istihbarat sağladıkları, bu sayede yakalanmalarında önemli rol oynadıkları öğrenildi. Ekibin başarısında Bingöl emniyet müdürüyken yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası başlatılan tasfiyelere tepki olarak istifa eden Ercan Taştekin de dikkat çekti. İfadelerde müvekkillerinin yanında bulunan avukatlar emniyet çıkışında ailelerle bir araya geldi. Burada kısa bir açıklama yapan Avukat Osman Yengil, suçlamaların 2011-2012 yılları arasında yapılan istihbarî amaçlı dinleme çalışmalarıyla ilgili olduğunu söyledi. Yengil, “Bu operasyonda dosyada benim görebildiğim, elle tutulur herhangi bir delil yok. Bütün dinleme çalışmalarının hepsi mahkeme kararına dayanarak ve mevzuata uygun yapılmış olmasına karşın, sanki bunların içerisinde yasa dışı bir faaliyet varmış gibi lanse edilmeye, algı oluşturmaya yönelik bir çalışma dosyadan ibaret. Bu sebepten dolayı suçlamaların tamamı komedi.” dedi.`O kutlu kervana biz de katıldık`Gözaltına alınan polislerin yakınları Emniyet önünde eşlerine destek verdi. Eski İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Bülent Elaldı`nın eşi Şengül Elaldı, böyle bir operasyonu beklediklerini ifade ederek, “Sonunda oldu. Allah`a şükürler olsun ki bu kutlu kervana biz de katıldık.” dedi. Allah`ın takdir ettiği hiçbir şeyin geri döndürülemeyeceğini belirten Elaldı, “Onun yaktığı ateşi hiç kimse söndüremez. Bu Kurban Bayramı`nda biz de kurbanların arasına girdik. Vatanımız ve milletimizin bekası için her türlü fedakarlığı yaptılar. Allah`a şükür yüzümüz ak, alnımız ak. Biz de Hz. İsmail gibi bu bayramda kurban olduk.” ifadelerini kullandı. Basın mensuplarına açıklama yapan baba Pevril Elaldı da “Şu bayram sevineceğimiz yerde, çocuklar bizi ziyaret edeceği yerde. Biz onlara böyle bir durumda üzüldük gerçekten. 27 yıl Makine Kimya`da çalıştım. Bırakın haramı şüpheli bile yedirmedim.” dedi. Anne Emine Elaldı ise şöyle konuştu: “Benim oğlum hırsızlık yapmadı. Rüşvet yemedi. Bir suçu yok. Oğlumu bıraksınlar. Kırıkkale`den nasıl geldiğimi bilemedim. Benim oğlumun suçu yok.”


30 Eylül 2014 Salı  02:33

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  

ülke tv 29 ocakler  1 aylik hava durumu edirne  özel yabancı okullar sınavı cevap anahtarı  12 temmuz 2011sabah gazetesi oku  çeşme kaza  03 11 2010 haberleri izle  16 11 2008 at yarış programı fanatik  02 09 2010 flash tv kpss haberleri  ötv alımları ne zaman başlıyo  ülke tv arşiv programını izle sıra dışı 30 kasım  13 10 2008  24 07 2011 gaziantep olay tvhaber izle  arda turan darp  ülke tv arşiv programını izle sıra dışı 18 mart  11 eyll flah tv gece haberleri izle  İstanbul maltepede camcida cİnayet  İstanbul İncİrlİdekİ motosstanbul İncİrlİdekİ moto  ötv indirimi kampanyası  03 ocak 22 00 fox ana haber izle  04 07 2010 fox 10 ana haber izle  05nisan 2009 atv tv akşam haberleri video izle  20 mart show tv sabah haberleri izle