Bulunan Haber Sayısı: 5.603
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - MHP`li Yılmaz: Dünyanızı kurtarırsınız ama ahirette hesabını verirsiniz


MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, İç Güvenlik Paketi`nde polis meslek yüksek okullarının kapatılmasını içeren maddeye ilişkin açıklamalarda bulundu.Okulların kapatılmasıyla bu okullarda okuyan ÖSYM sınavını kazanmış ve başarılı olmuş binlerce çocuğun akıbetinin ne olacağının belirsiz bir hale geleceğini belirten Yılmaz, `O çocuğun haksızlığa uğramasına vicdanınız nasıl el verecek. Böyle bir bakış açısı olur mu? Devlet haklıyı haksızı ayırmayı getirir. Sizin kahraman dediğiniz zaman şu dediğiniz zaman o çocuklar da bu okula girmiş onları yerlerinden yurtlarından ediyorsanız cumhurbaşkanını başbakanı ve bakanları da yerlerinden etmeniz lazım. Akıl vicdan herşey bunu gerektirir. Şimdi sadece milletvekilliğinizi korumak hükümetinizi korumak imkanlar içinde durmak adına o masum çocuklarda bir tanesinin vebalini alırsanız, emin olun bu dünyanızı kurtarırsınız ama ahirette mutlaka bunun hesabını verirsiniz` dedi.İç Güvenlik Paketi`nin bugün yapılan Genel Kurul görüşmelerinde paketin 34, 35 ve 37. maddeleri kabul edildi. Paketin kabul edilen 37. Maddesi ile Polis meslek yüksekokulları (PMYO) İçişleri Bakanı`nın onayıyla polis meslek eğitim merkezine (PMEM) dönüştürülebilecek. Paketin 37. Maddesi üzerine MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz söz aldı. 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanununa göre ÖSYM tarafından yapılan sınavı kazanan ve bakanlıkça yapılan özel yetenek sınavı ile bu polis meslek yüksek okullarına öğrenci alındığını belirten Yılmaz, `Şimdi burada bakanlar kurulu kararı yetkisi ile kurulan polis yüksek okullarının kapatılma yetkisini bakana devrediyorsunuz. Ve bu okullarda okuyan ÖSYM sınavını kazanmış ve başarılı olmuş binlerce çocuğun akıbetinin ne olacağı belirsiz bir hale geliyor` diye konuştu.`PARALEL PARANOYASI..`Yılmaz, `Birilerinden korkarak veya bir paralel paranoyasına kapılarak Anadolu`nun masum çocuklarını, ailelerinin dişinden tırnağından kısarak yokluklar içerisinde umut bağladığı çocuklarını okullarından, yerlerinden yurtlarından etmek hangi vicdana sığar? Burada binlerce polis okulunda okuyan öğrencilerin çocukların ne suçu var. Velev ki dün bunlar dün hepinizin kapılarına gidip kaç taneniz içinizden o bugün hain dediğiniz Fetullah Hocanın dizinin dibinde durduğunuzu kendi kendinize sorun. Hanginiz gitti. Kimler gitti. Onların yurtdışındaki okullarına hanginiz ve kimler gitti. Onların burada yaptığı Türkçe olimpiyatlarında hanginiz methiye duydu bunu kendi vicdanlarınıza sorun. Veya hangi belediyeler finanse etti` şeklinde konuştu.`ÇOCUKLARI YURTLARINDAN EDİYORSANIZ CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN VE BAKANLARI DA YERLERİNDEN ETMENİZ LAZIM`MHP`li Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: `İllaki güç birinin elinde olduğu zaman ona biat ederek o zaman suçlu arıyorsanız elinizi vicdanınıza koyun hanginiz gitti ise bugün onlar da suçlu, onları da milletvekilliğinden atın. Bu mantıkla bakıyorsanız. Hepiniz koşa koşa gidiyordunuz. Kurban yardımı diyordunuz kurbanlarınızı veriyordunuz. Çocuklarınız onların okullarında okuyordu. Şimdi bu çocuklar Anadolunun masum çocukları, insan Allah`tan korkar. Gerçekten diyorum. Varsa bir suç işleyen onlara gereğini yapın ama birileri talimat verdi diye Başbakan talimat verdi diye bu çocuklardan ne istiyorsunuz. Devletin devlet olma özelliği şudur. Devlet paralel yapı oluşturmaz. Paralel yapı ile gelip hep beraber mücadele edelim. Ajan kimse onlarla beraber mücadele edelim. Yanlış yapan kimse gelin beraber mücadele edelim. Ama neyin paranoyasına kapıldınız, neyin korkusuna kapıldınız bu çocuklardan ne istiyorsunuz?``BEDDUALARDAN KORKMUYOR MUSUNUZ?``Bunların içinde binlerce öğrenci, bir tanesi bile Allah rızası için sizin düşündüğünüz gibi veya bu kanun tasarısını hesaplayan bunlara hain görenlerin düşündükleri gibi hain değilse bunu eğer kaldırdığınızda o Anadolu`da dişi ile tırnağı ile çocuğunu dualarla gönderdiği okuldan çocukları attığınızda bir beddua etmesinden hiç korkmuyor musunuz?` Bedduayı da bırakın o çocuğun haksızlığa uğramasına vicdanınız nasıl el verecek. Böyle bir bakış açısı olur mu? Devlet haklıyı haksızı ayırmayı getirir. Devlet suçlu ile suçsuzu ayırmayı getirir. Topyekün herkesi suçlu kabul edeceksiniz. O zaman gerçekten objektif düşünün kimin bağlantısı varsa kim ilişki kurmuşsa başta o zaman cumhurbaşkanının cumhurbaşkanlığından istifa etmesi lazım. Kendisi demedi mi biz ne istedilerse verdik diye. Kadroları onlara teslim etti. Bugün hain ilan ettiği polislere kahraman dedi. Size 20 tane demecini gösteririm. Bakanların 50 tane demecini gösteririm o zaman onların da bakanlıktan alınması lazım. Sizin kahraman dediğiniz zaman şu dediğiniz zaman o çocuklar da bu okula girmiş onları yerlerinden yurtlarından ediyorsanız cumhurbaşkanının başbakanı ve bakanları da yerlerinden etmeniz lazım. Akıl vicdan herşey bunu gerektirir. Şimdi sadece milletvekilliğinizi korumak hükümetinizi korumak imkanlar içinde durmak adına o masum çocuklarda bir tanesinin vebalini alırsanız emin olun bu dünyanızı kurtarırsınız ama ahirette mutlaka bunun hesabını verirsiniz.`


04 Mart 2015 Çarşamba  05:10

Zaman

Manşet - Ahmet Altan meydan okudu: Ben buradayım benimle konuşun


Bizim Mehmet Baransu`nun evini basmışlar, on saat aramışlar, gözaltına almışlar, sonra da mahkemeye sevk edip tutuklamışlar.Niye yapmışlar bütün bunları, neymiş suçu?“Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri yok etmek, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek, devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak.”Örgüt kurmuş ama şimdilik “örgütün diğer üyelerini” saptayamamışlar.Bir bavul dolusu belgeyi savcılığa teslim ettiği halde “devletin güvenliğine ilişkin belgeleri” yok ettiğini söylüyorlar, ne kadar belge vardı ki Baransu yok etti?En çok da Balyoz darbe planından “devletin güvenliğine ilişkin bilgi” ve “devletin gizli kalması gereken bilgileri” diye söz etmelerine bayıldım.Ne zamandan beri darbe planları “devletin güvenliğine ilişkin belge” ve “devletin gizli kalması gereken bilgileri” olarak niteleniyor?Ne zamandan beri olacak, hırsızlarla darbeciler hukuktan kurtulmak için kol kola girdiğinden beri…Hırsızlık yaparken yakalanan bir iktidar, paçasını kurtarabilmek için hırsızlıktan da büyük suçlar işlemeye başlayınca, gidip darbecilere sığınmaya karar verdi.Ellerinde planlarıyla ortaya çıkan darbeciler de, dizleri korkudan titreye titreye, hırsız olduklarını açıkça bildikleri adamların arkasına utanmadan saklandılar…Birlikte onların suçlarını ortaya çıkaranları suçlu ilan etmeye çalışıyorlar.`Çoluk çocuğu bırakın`Önce işi bir netleştirelim.Ben Taraf gazetesinin kurucularından biriyim, o gazeteyi beş yıl yönettim, Balyoz darbe planlarının basılmasına ben karar verdim.O planları bin defa önüme getirseler bin defa da basarım.Darbecilerin zorbalığından da, hırsızların zorbalığından da nefret ederim.Bu duygum hiç değişmedi, hiç değişmeyecek.Onun için çeşitli insanların isimlerini ortada dolaştırarak, Baransu`yu tutuklayarak meselenin etrafında dolaşmaktan vazgeçin.Yasemin Çongar`ı, Baransu`yu, şimdi itirafçı olmuş çoluk çocuğu bir kenara bırakın.O itirafçılar kendilerinin “kullanışlı aptal” olduklarını söyledikten sonra bizim de “kullanışlı aptal” olduğumuzu söylüyorlarmış.O zavallı çocuklar, birkaç kuruş için bir hırsız çetesinin oda hizmetçiliğine soyundukları için hayat onlara alçaklıkla aptallıktan başka seçenek bırakmadı.Daha yaşları kırka varmadan, alçaklıklarını itiraf etmemek için aptal olduklarını söylemek zorunda kaldılar.Aptal olduklarını kabul etmezlerse, alçak olduklarını söylemek zorunda kalacaklar çünkü.Zavallı çocuklar.Onlarla uğraşmayın, onlar zaten sizin adamınız olmuş.O haberi basan, o haberi basmaya karar veren, Balyoz`un bir darbe hazırlığı olduğundan bir an bile kuşku duymayan adam benim.Hadi gelin bir konuşalım bakalım, Balyoz planları “devletin gizli kalması gereken” bilgisi miymiş?`Donanmadaki belge aynı`Bana gelirken uğramanız gereken bir yer var. Genelkurmay Başkanlığı.Yayınladığımız belgeler, Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Dairesi Başkanlığı`ndan çıktı.Birebir aynı belgeler.Şimdi o belgelerin “sahte” olduğunu söyleyen hiç kimse gidip de Genelkurmay Başkanlığı`na, “O belgeler sizin Donanma istihbaratın merkezinden nasıl çıktı” diye sormuyor.Resmi bir kuruluşta bulunan, resmi belgeler onlar.O belgelerin sahte olduğunu mu söylüyorsunuz?O zaman, o “sahte” belgeler Donanma`nın istihbarat merkezinde ne arıyordu diye soracaksınız.Bütün subayların sicil numaralarını, görev yerlerini gösteren bavul dolusu belgeyi Donanma İstihbarat Merkezi`ne kim yerleştirdi?İstihbarat merkezi bu, halk plajı değil.Parolası, şifresi, kamerası, muhafızı, kayıt defteri olması gerek.Nerede kayıtlar? Nerede kamera görüntüleri?Kim koydu onları oraya?Neden Genelkurmay beş yıldan beri bu konuda tek bir açıklama bile yapmıyor?Neden “sahte” olduğu iddia edilen “resmi” belgeleri istihbarat merkezine koyanları açıklamıyor, yakalamıyor, suçlamıyor?Eğer Genelkurmay, kendi Donanma istihbaratına “bir bavul dolusu” belgeyi koyanı bulmaktan acizse, siz zaten o orduyu lağvedin gitsin… Ordu falan değil o.Ya da o belgeler gerçek ve bizzat askerler tarafından oraya saklandı.Şimdi bana bunu bir açıklayın önce.Darbeci kayınpederini aklayabilmek için kıvranıp duran damada da, “askeri vesayetin” yıkılmasında onurlu bir rolü bulunanlardan nefret eden “askerci” gazetecilere de şu soruyu sormak isterim:Neden aklınıza bu soruyu Genelkurmay`a sormak hiç gelmedi?Neden hiç gelmiyor?Neden o belgelerin Donanma İstihbarat Merkezi`nden çıktığından bir kere bile söz etmiyorsunuz?Çünkü darbeciliğin ortaya çıkmasından ödünüz patlıyor.Hırsız bir iktidarın zaaflarından yararlanarak darbeciliği aklamaya çalışıyorsunuz.Tabii ki darbecilerle ve hırsızlarla işim böyle bir soruyla bitmiyor.Bir adam var, adı Yalçın Akdoğan, şimdiki işi Başbakan Yardımcılığı.Bu rezilliği, “Ordumuza kumpas kuruldu” diyerek o başlattı.Bugüne kadar da hiçbir savcı ona “Bu kumpas hakkında ne biliyorsun” diye sormadı.Eğer bir kumpas varsa, Başbakan Yardımcısı bunun bilgilerine ve belgelerine sahipse, bunu derhal adalete ulaştırmak zorunda.Açıklasın bakalım şu “kumpasın” belgelerini.Eğer elinde bir belge yoksa, o zaman da bir davanın seyrini değiştirmekten muradının ne olduğunu, neden yalan söylediğini, iftira attığını bir anlatsın.“Askerci” gazetecilerin aklına bu konu da hiç gelmiyor nedense.Şimdi gelelim şu Balyoz Darbe Planları`na.Bir kere şunu söyleyeyim, başka hiçbir belge olmasaydı bile sadece oradaki generallerin “resmi” konuşma bantlarını dinleseydim, gene onları “darbe” hazırlığı olarak yayınlardım.Herkese soruyorum, bizzat darbe komutanının emriyle kayda alınan o konuşmaları dinlediniz mi?`Yalçın Akdoğan`a soru`Yalçın Akdoğan`a da soruyorum, dinledin mi o konuşmaları?Adamlar neyi hazırladıklarını zaten o konuşmalarda açıkça anlatıyorlar.Şimdi o konuşmaları tümüyle unutup, bulunan diğer belgelerle ilgili olarak “belgeler sahte” diye ortada dolaşanlar var.Araya sahte belgeler karıştı mı karışmadı mı, o sorunun cevabını verecek bir yazılım uzmanlığına sahip değilim.Ama Namık Çınar`ın defalarca sorduğu bir soruyu, “belgeler sahte” diyenlere bir daha sormak istiyorum.O belgeler “sahte” ise “gerçekleri” nerede? Nerede gerçek belgeler?“Zaten hiç belge yoktu” demeye hazırlanan kurnaz hırsızlarla, kurnaz darbecilere ve kurnaz “askercilere” de cevap vermeleri gereken bir soru soracağım.`Engin Alan`ın sözleri`Korgeneral Engin Alan`ın o seminerdeki konuşmasını dinlediniz mi ya da okudunuz mu?Ben size o konuşmanın bir bölümünü hatırlatayım:“Birlikler tamam. İstanbul üzerine çöküyoruz. Yönetime el koyuyoruz. Belediye başkanları, kamu kurumunda çalışanlar değiştirilecek. Tutuklanacaklar.Sert müdahale olacak. Acıma bilmem ne yapmak yok, tepeleme var. İsrail örneğinde olduğu gibi sert müdahale olacak.Rejim aleyhtarı dernek, gazeteler, yurtlar, kuruluşların listesi dosyada ve perdede.”Şimdi söyleyin bakalım, “sahte” olmayan listedeki “rejim aleyhtarları” kimler?Nerede o gerçek liste?Benim gördüğüm listenin tepesinde kardeşimin adı yazıyordu.Sizin “gerçek” listenizin üstünde kimlerin adı vardı?Kimleri tutuklayacak, vuracak, öldürecektiniz?O spor salonlarına, futbol sahalarına kimleri dolduracaktınız?Bütün hırsızlara, darbecilere, askercilere söylüyorum:Bunlara cevap verin, sonra isterseniz size daha başka sorular da sorarım.“Balyoz darbe planı değildi” ha, “ordumuza kumpas kuruldu” ha…“Devletin gizli kalması gereken belgeleri” ha…Bütün suçları işleyip şimdi bir de devletin gücünü elinize geçirdiniz diye, o suçları ortaya çıkaranları suçlamaya kalkıyorsunuz.Balyoz, bir darbe planıydı.O planları ben yayınladım.Ben buradayım.Ne konuşacaksanız benimle konuşun.Ve bana sorular sormadan önce, benim sorduğum sorulara cevap verin.Verebilirseniz tabii…*3 Mart 2015 tarihinde yayımlanan bu yazı, Cumhuriyet Gazetesi`nden alınmıştır.


04 Mart 2015 Çarşamba  02:10

Zaman

Manşet - İç Güvenlik Paketi`nin 37. maddesi kabul edildi


İç Güvenlik Paketi`nin Genel Kurul görüşmelerinde 12 saat süren çalışma sonucu 34, 35 ve 37. maddeler kabul edildi. Paketin 36. Maddesi`nde, gerek görüldüğü takdirde Polis Akademisi Başkanı`nın dört yıllık görev süresi sona ermeden önce görevinden alınabilmesine izin verilmesi paketten çıkarıldı. Paketin kabul edilen 37. Maddesi ile Polis Meslek Yüksekokulları (PMYO) İçişleri Bakanı`nın onayıyla polis meslek eğitim merkezine (PMEM) dönüştürülebilecek.TBMM Genel Kurulunun 68. birleşimi yoklama ile açıldı. Birleşimi TBMM Başkanvekili Şükran Güldal Mumcu yönetti. Genel kurulda kanun tasarı ve tekliflerinin görüşmelerine başlandı. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK`larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülmesine geçildi.Tasarının 34. Maddesi ile ilgili görüşmelere milletvekilleri tarafından verilen önergelerin görüşülmesiyle başlandı. İç güvenlik paketinin 34. Maddesi görüşüldü. 208 milletvekilinin katıldığı elektronik oylama sonucu 208 Evet oyu ile 34. Madde kabul edildi. Kabul edilen 34. Maddeye göre 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanununun 2`nci maddesinin birinci fıkrasının s bendi şu şekilde değiştirildi: `Öğretim Elemanları: Akademi, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğü, enstitü, polis meslek eğitim merkezi müdürlükleri ve polis meslek yüksek okullarında görevli öğretim üye ve yardımcıları ile öğretim görevlileri ve okutmanları`Paketin 35. Maddesinin görüşmelerine geçildi. Görüşmesi tamamlanan 35. Maddenin oylamasına 213 milletvekili katıldı. Elektronik oylama sonucu 208 Evet ve 5 red oyu ile 35. Madde kabul edildi. 35. Maddeye göre 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanununun 3. Maddesinin c bendi, `Ön lisans düzeyinde eğitim-öğretim yapan polis meslek yüksekokulları ile polis meslek eğitim merkezlerinde polis memuru yetiştirilmesini sağlamak` şeklinde değiştirilerek, `Emniyet Teşkilatı personelinin ihtiyaçlarına uygun eğitim programları hazırlamak, koordine etmek ve eğitim ihtiyaçlarının en üst düzeyde karşılanmasını desteklemektir` ibaresi eklendi.İç güvenlik paketinin 36. Maddesinin görüşülmesine geçildi. Verilen 3 önerge ile maddenin güvenlik paketinden çıkarılması istendi. Önergelerin AK Partili vekillerin oylarıyla kabul edilmesi ile birlikte 36. Madde paketten çıkarıldı. Bu madde, Polis Akademisi Başkanı`nın gerek görüldüğü takdirde, dört yıllık görev süresi sona ermeden önce de görevinden alınabilmesiyle ilgili düzenlemeydi.Paketin 37. Maddesinin görüşülmesine geçildi. Madde üzerine yapılan görüşmelerin ardından elektronik oylama yapıldı. 215 milletvekilinin katıldığı oylamada 204 evet ve 11 red oyu çıktı. Kabul edilen maddeye göre 4652 sayılı 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu`nun 10`uncu maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere şu fıkra eklendi: `Birinci fıkra hükümlerine göre kurulan polis meslek yüksekokulları Bakan onayı ile polis meslek eğitim merkezine dönüştürülebilir. Dönüştürülen polis meslek yüksekokullarında görev yapmakta olan personel, ayrıca bir işleme gerek olmaksızın polis meslek eğitim merkezi kadro ve görev unvanlarına uygun kadrolara atanmış sayılırlar. Polis meslek eğitim merkezleri Başkanlığa bağlı olarak faaliyetlerini yürütür.` Kabul edilen maddeye göre Polis meslek yüksekokulları İçişleri Bakanı`nın onayıyla polis meslek eğitim merkezine dönüştürülebilecek. Buradaki personel, ayrıca bir işleme gerek olmaksızın polis meslek eğitim merkezi kadro ve görev unvanlarına uygun kadrolara atanmış sayılacak.38. madde de kabul edildiTBMM Genel Kurulunun 68. birleşimi yoklama ile açıldı. Birleşimi TBMM Başkanvekili Şükran Güldal Mumcu yönetti. Genel kurulda Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK`larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşüldü. İç Güvenlik Paketi`nin dün ve bugün yapılan Genel Kurul görüşmelerinde paketin 34, 35 ve 37. maddeleri kabul edildi. 36. Madde, yani Polis Akademisi Başkanı`nın gerek görüldüğü takdirde, dört yıllık görev süresi sona ermeden önce görevinden alınabilmesine izin verilebilmesi önerge ile paketten çıkarıldı. Görüşmelerin ardından yapılan oylama sonucu 38. Madde de kabul edildi. Mumcu, oturuma 3 dakika ara verdi. Aranın ardından Mumcu, Meclis Genel Kurulu`nun bugün saat 14.00`de toplanmak üzere kapanmasına karar verdi. Bugün yapılacak görüşmelerde, İç Güvenlik Paketi görüşmelerine devam edilecek.


04 Mart 2015 Çarşamba  04:34

Hürriyet

Yazarlar - HSYK`ya cevap - Taha AKYOL


HSYK, yargı bağımsızlığının en önemli idari kurumudur; çünkü hâkim ve savcıların sicili, teftişi, soruşturulması, atanması, cezalandırılması bu kurulun elindedir.


04 Mart 2015 Çarşamba  03:41

Sabah

Gündem - `Türkiye AB`den hiç vazgeçmedi`


Başbakan Davutoğlu reform vurgusu yaptı: AB`ye üyelik konusundaki irademiz güçlü şekilde devam etmektedir Ne zaman AB yeni fasıl açmak isterse biz eskileri kapatıp yenilerini açmaya hazırız. Olumlu bir... Devamı için tıklayınız


04 Mart 2015 Çarşamba  02:46

Sabah

Gündem - `Silah bırakma çağrısı manevradır`


MHP lideri Devlet Bahçeli, `PKK`nın silah bırakma çağrısı zaman kazanmaya dönük bir manevradır ve kandırmacadan ibarettir` dedi. 24`üncü Dönem`in son Meclis Grubu toplantısına katılan Bahçeli, bütün milletvekillerine... Devamı için tıklayınız


04 Mart 2015 Çarşamba  02:46

Zaman

Manşet - Kırıkkale`de otobüs kamyonla çarpıştı: 2 ölü, 9 yaralı


Kırıkkale`de yolcu otobüsüyle kamyonun çarpışması sonucu 2 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Yaralıların tedavisi Kırıkkale İhtisas Hastanesi ve Kırıkkale Üniversitesi Hastanesi`nde devam ediyor.Kırıkkale`ye gelen Salim Alpay yönetimindeki 53 HK 888 plakalı yolcu otobüsü ile aynı yöne seyir halinde olan ve şoförünün kimliği henüz belirlenemeyen 19 DZ 400 plakalı tuğla yüklü kamyon, Kırıkkale-Samsun karayolunun 52. kilometresinde çarpıştı. Kamyon, çarpışmanın etkisiyle yol kenarındaki tarlaya devrildi. Kazada ilk belirlemelere göre 2 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. Yaralılar, kaza yerine sevk edilen ambulanslarla Kırıkkale`deki hastanelere kaldırıldı. Artvin`in Hopa ilçesinden İzmir`e gitmek üzere yola çıkan yolcu otobüsünde 2 şoför, 1 muavin ve 13 yolcu bulunduğu belirtildi.Balışeyh Kaymakamı Yusuf Yıldırım, `Kaza sonunda 2 vatandaşımız yaşamını yitirdi. Toplam 9 yaralımız var ve 5 yolcumuzda herhangi bir şey yok. Kamyonun ve otobüsün şoförleri hafif yaralandı. Ne yazık ki, otobüsün yedek şoförü ve bir yolcumuz vefat etti. Yaralılar Kırıkkale`deki çeşitli hastanelere kaldırıldı. Kaza ile ilgili savcımıza talimat verildi. Geçmiş olsun diyorum` dedi.


04 Mart 2015 Çarşamba  02:46

Zaman

Manşet - Bir algı operasyonu daha çöktü: Eskişehir`de bütün polisler serbest


Eskişehir`de polislere yönelik geçtiğimiz cumartesi günü yapılan operasyonda gözaltına alınan polislerin hepsi serbest kaldı. Hâkim karşısına çıkarılmak üzere adliyeye getirilen polisler, farklı suçlardan mahkûmların kaldığı nezarethaneye konulunca ortalık karıştı. Polis avukatlarından Turgay Balaban, bu duruma “Gözaltı işkenceye dönüştü, ağır ceza almış kişilerle polisleri nasıl aynı ortamda bulundurursunuz?” diyerek tepki gösterdi.Eskişehir merkezli 12 ilde geçtiğimiz cumartesi polislere yönelik başlatılan algı operasyonunda gözaltına alınan polislerin tümü serbest kaldı. 29 polisten eski Eskişehir İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün, eski İstihbarat Müdürü Mustafa Arık, Başkomiser Erhan Soydan, polis memurları Hasan Keklik, Fatih Tepebaşı ve Musa Kahraman tutuklanmaları talebiyle mahkemeye gönderildi. Eskişehir 1`inci Sulh Ceza Hakimliği, 6 kişiyi adli kontrol ve yurtdışına çıkış yasağı kararıyla serbest bıraktı.Serbest bırakılanlar, yakınlarının alkışları arasında adliyeden çıktı. Polis avukatlarından Turgay Balaban, adliye çıkışında bir basın açıklaması yapıp adli kontrol ve yurtdışı yasağına itiraz edeceklerini söyledi. Balaban, gözaltı sürecinde adliyede yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekti. Polislerin savcılık sorgusu için getirildiği adliyede suçlu muamelesi gördüğünü vurgulayan Turgay Balaban, şöyle konuştu: “Polisler suçlu nezarethanesine atıldı. Oradaki suçlular, bu polislere hakaret ve ağır küfürler etti. Jandarma kuvvetleri olayları yatıştırmakta zorlandı. Avukatlar olarak müvekkillerimizle bir süre görüştürülmedik. Müvekkillerimize 4 gün boyunca nezarethanede sadece yarım ekmek kumanya verildi. Böylece gözaltı süresi bir işkenceye dönüştürüldü. Ama bir algı operasyonu daha çöktü. Suç örgütlerinin çökertilmesinde büyük emeği geçen emniyet personeline bu algıyı yaşatanlar utansın.”AİLELERE `DESTEĞE GİTMEYİN` BASKISIAvukat Turgay Balaban, gözaltındaki polislerin ailelerine telefon açılıp “Adliye önüne desteğe gitmeyin. Siz de sıkıntıya girersiniz.” dendiğini açıkladı. Serbest kalan eski İstihbarat Müdürü Mustafa Arık, “Bütün çalışmalar bize yetki ve sorumluluk veren ilgili mevzuat çerçevesinde olmuştur. Eğer bu suçsa, şu an 81 ilin istihbarat müdürleri bu suçu işlemekte.” dedi. Eskişehir eski İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün ise “Kanunlar çerçevesinde dinleme yapılmıştır. Ama bunu şu an niye böyle yapıyorsunuz diye iki müfettiş geliyor, hakimin kararını sorguluyor.” şeklinde konuştu. Aygün, son 8 ayda Eskişehir`den terör örgütü PKK`ya 10`un üzerinde, IŞİD`e ise 12`nin üzerinde kişinin katıldığını belirtip “Bizim 5 yıllık görev süremizde bu örgütlere katılanların sayısı son bir yılda gidenlerin sayısının 3`te biri kadardır. İşte durumu siz karşılaştırın ve ülkenin halini görün.” diye konuştu.


04 Mart 2015 Çarşamba  02:28

Zaman

Manşet - Yandaş memura torpil ayarı: MEB`de uzmanlık için puanı 30`a düşürdüler


Kamuya personel alımında torpil iddialarını destekleyen bir haber de Milli Eğitim Bakanlığı`ndan geldi. Açılan 75 milli eğitim uzmanlığı pozisyonu için istenen şartlar adeta `kişiye özel kadro` tabirini hatırlatıyor. Yürürlükteki yönetmelik yabancı dil için en az 70 puan şartını ararken, söz konusu kadroya başvurularda 30 puan yeterli sayıldı. Üstelik adaylar sadece sözlü sınava tabi tutulacak.Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), geçtiğimiz günlerde 75 `Milli Eğitim Uzmanı` alınacağını duyurdu. Ancak yayımlanan kılavuzda adeta kişiye özel kadroyu andıran kriterler yer aldı. Alınacak personel için Yabancı Dil Sınavı`ndan (YDS) en az 30 almak ve KPDS puanı yeterli görüldü. Üstelik alımın, sadece sözlü sınavla yapılacağı açıklandı. Yönetmeliğe göre uzman yardımcılığından uzman kadrosuna geçişte yabancı dil seviyesi için en az 70 puan şartı aranıyor.MEB`in adeta torpile kapı aralayan uygulamasına eğitim sendikalarından tepki geldi. 22 Şubat`ta başvuru süresi sona eren uzman alımı için normalde uygulanması gereken bazı şartların göz ardı edildiğini belirten sendika temsilcileri, hukuksuz alımın durdurulmasını istedi. İlan süresinin çok kısıtlı olmasından dolayı birçok kişi başvuru yapamamaktan şikâyetçi oldu. Tüm Eğitimciler ve Eğitim Müfettişleri Sendikası Genel Başkanı Nermin Taşçıoğlu, kılavuzun Anayasa ve normlara aykırı olduğunu ve bu haliyle uygulanması durumunda mağduriyetler oluşturacağını vurguladı. Kılavuzun uzman yardımcılığı için değil, doğrudan 75 uzman kadrosunun alımı için yayımlandığına dikkat çeken Taşçıoğlu, “Kılavuzda 75 kişi için öngörülen sınav koşulları incelendiğinde kamuoyunda bu 75 kişinin neredeyse isim isim önceden saptandığı, `sınav` olarak açıklanan işlemlerin ise yapılan işe yasal zemin hazırlama gayreti olduğu algısı oluşmuştur.” şeklinde konuştu.Aktif Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcısı Hayati Durmuş ise kişiye özel, adrese teslim alım yapılmak istendiğini kaydetti. Durmuş, “MEB, kriz çıkacağını bile bile risk almaya devam ediyor. Yönetmeliklere aykırı işlemler içeren bu kılavuzla yapılacak atamaların açtığımız dava ile çok kısa bir sürede mahkeme tarafından iptal edileceği kuvvetle muhtemeldir.” dedi. Öte yandan daha önce kurumda göreve başlamış uzman yardımcılarının da MEB`in bu politikasını eleştirdiği ve rahatsızlık duyduğu öğrenildi. MEB, ilk kez 2013 yılında uzman yardımcısı alımı gerçekleştirdi. Yönetmeliğe göre uzman yardımcılığı süresi en az 3 yıl, bu sürenin sonunda tezi kabul edilen yardımcılar yeterlilik sınavını da başarıyla geçerse uzmanlık kadrosuna atanabiliyor. Bakanlık, Yabancı Dil Sınavı`ndan (YDS) 30 puan ve üstü alan adaylar arasından doğrudan sözlü sınavla atama yapabilecek.Taraf gazetesinin dün birinci sayfadan verdiği, `MEB`de KPSS`siz uzman alımı` başlıklı haber üzerine Milli Eğitim Bakanlığı bir açıklama yaptı. Haberin kamuoyunda yanlış algı oluşturmaya yönelik olduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi: “Millî Eğitim Uzmanlığı sözlü sınavı ilk defa devlet memurluğuna alınacaklar kapsamında yapılmamakta olup meslekte adaylık dahil başvuru tarihinin son günü itibarıyla en az 5 yıl hizmeti bulunmak şartı aranmaktadır. Dil puanı taban puan belirlemesi çalışmalarında, bazı alanlarda yüksek dil puanı karşılanamayacağı anlaşıldığından, dil puanı düzeyi 30 (otuz) olarak belirlenmiştir. 30 dil puanı sadece müracaat şartı olup dil puanı en yüksek olan adaydan başlanarak sıralama yapılmıştır.”


04 Mart 2015 Çarşamba  02:10

Milliyet

Ekonomi - `Topyekün yatırıma` devam edecek


“Topluluğumuz açısından 2014 yılının önemi tarihimizin en büyük yatırım dönemi olmasıydı” diyen Durak, şunları kaydetti: “Her zaman olduğu gibi işimize odaklandık. Uzun vadeli düşündük, ülkemiz için çok çalışarak yatırımlarımızı  planladığımız zamanlarda ve bütçelerle tamamladık. Bu yıl da ...


04 Mart 2015 Çarşamba  01:16

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

rixos otel 19 kasım 2011  izmit trafik kazası 17 01  15 agustos 2009 antalya trafik kaza haberleri  star tv ana haber izle  04 şubat foxon haber izle  10 yaşında hamile  fox tv dünkü fox haber izle esenyurt yangını  at yarişi  14 kasım cumartesi  durmuş şentürk kazası  07 şubat fox tv an  ekstrem dershanesi kazanan listesi  çekerek hakimi  yeni asır gazetesi arşivi24temmuz 2010  kanal 33 mersin ana haber bülteni izle 19 ağustos  milliyet sbs 7 deneme sınavı cevap anahtar  16 12 2009 milliyet gazetesi akdeniz eki  18 03 2011 haberleri  ülke tv arşiv program izle s  ankara da 23 kasımda okullar tatil mi  trafik kazaları sebep sonuçları  oto hurda teşvik yasası