Bulunan Haber Sayısı: 3.666
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Gündem - Hukuksuzlukta 28 Şubat darbecilerini bile geçtiler


Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında bir yılı aşkın süredir 28 Şubat darbe sürecini bile geride bırakan iftira kampanyası yürütülüyor.Ortada somut delil olmamasına rağmen iktidar yanlısı medyanın manşetleriyle yargı süreci başlatıldı. Amerika`dan Hocaefendi`yi talep etmek için kurmaca bir davaya altyapı oluşturuldu. Bu hukuksuzluk, 28 Şubat sürecinde de yaşandı. Benzer iftiralarla açılan dava, Hocaefendi`nin beraatiyle bitti. Dönemin DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından açılan davada, Ankara 2 No`lu DGM`nin cezanın ertelenmesi kararına Gülen`in avukatları itiraz etti. Yeniden yargılanma talebi kabul edildi ve Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Mayıs 2006`da Emniyet`in Gülen`in `Terörle Mücadele Kanunu`na aykırı sayılabilecek faaliyetinin bulunmadığı` görüşünü de dikkate alarak oybirliğiyle beraat kararı verdi. Ancak, duruşma savcısı, temyize gitti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da davanın zamanaşımından düşmesini istedi. Bunu yerinde bulmayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, beraati oybirliğiyle onadı. Kararda, Gülen`in `cebir ve şiddet kullanarak, cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, laik düzeni yıkmak veya ele geçirmek için terör örgütü kurduğu yolunda delil olmadığı` vurgulandı. Buna rağmen, Başsavcılık, olağanüstü kanun yolu olarak bilinen ceza genel kuruluna itiraz etti. Dönemin Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya bile suç işlendiğini değil, iddianamenin hazırlandığı tarihten itibaren davanın zamanaşımı süresi dolduğu için düşmesi gerektiğini savundu. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sürece 2008`de son noktayı koydu. İtirazı haksız buldu. Böylece, Gülen suçlamalardan, af ve zaman aşımı gibi yoları reddederek beraat etmiş oldu.Cumhurbaşkanı`nın proje mahkemeleriGülen ve Hizmet hareketi hakkında kurgulanan yargı süreçlerinin alt yapısı hükümet tarafından oluşturuldu. Torba yasalar ile 100`ün üzerinde kanunda değişiklik yapıldı. Adli Kolluk Yönetmeliği, HSYK`nın yapısı değiştirildi. Hakim ve savcılar sürgün edildi. MİT`e mahkeme kararı olmaksızın istediği kişileri dinleme imkanı tanındı. Yargıtay ve Danıştay`ı dizayn etmek için 3 torba yasa çıkarıldı. Dönemin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan`ın “Bir proje geliştiriyoruz, binlerce dava açacağız.” diyerek açıkladığı sulh ceza hakimlikleri kuruldu. HSYK da bu projeye uygun hakimler atadı. Bunların işbaşı yaptığı gün harekete geçilerek, 22 Temmuz Sahur Operasyonu yapıldı. Operasyonlar farklı illere yayıldı. Ancak sadece İstanbul`da tutuklama çıktı. Bunun üzerine geçtiğimiz ekim ayında, soruşturma dosyasının avukatlardan saklanması ve makul şüpheyi yeterli gören yasa yürürlüğe girdi. Bunun üzerinden 24 saat bile geçmeden medyaya darbe operasyonu başlatıldı. 31 kişi hakkında gözaltı kararı verilerek, aralarında Samanyolu Grup Medya Başkanı Hidayet Karaca`nın da bulunduğu 4 kişi tutuklandı.


21 Aralık 2014 Pazar  02:08

Zaman

Manşet - TCDD`den rekor zarar: 1,3 milyar TL


Hızlı tren projeleriyle gündeme gelen Devlet Demiryolları`nın (TCDD) 2013 dönem zararı, yüzde 45 artışla 1 milyar 280 milyon liraya ulaştı. Rekor zararda, yolcu ve yük taşımacılığından elde edilen gelirdeki azalma, giderlerdeki yüksek artış ve faaliyet dışı giderlerin yükselmesi önemli rol oynadı. Kuruma geçen sene görev zararı ve yol bakım onarımı için genel bütçeden 1 milyar 78 milyon lira da destek verildi.Hazine Müsteşarlığı`nın 2013 Kamu İşletmeleri Raporu ve TCDD`nin 2009-2013 yıllarına ait istatistik yıllığında demiryollarıyla ilgili çarpıcı rakamlar yer aldı. Son yıllarda devreye giren hızlı tren hatlarına rağmen banliyö ve anahatlarda yolcu sayısında ve gelirlerdeki azalış dikkat çekti. Sirkeci-Haydarpaşa, Ankara ve Marmaray`dan oluşan banliyö hatlarında 2009`da 57 milyon 253 bin yolcu seyahat ederken, bu sayı 2013`te 25 milyon 451 bine geriledi. Sirkeci-Haydarpaşa hattında yolcu sayısındaki düşüşte hat yenileme çalışmaları sebebiyle tren seferlerinin durması etkili oldu.Anahat kapsamındaki ekspres trenlerde ise 2009`da 18 milyon 224 bin olan yolcu sayısı geçen yıl 15 milyon 130 bine geriledi. Mavi trenlerde seyahat eden yolcu sayısı 2009`da 1 milyon 389 bin iken geçen yıl 943 bine, normal yolcu sayısı 1 milyon 910 binden 579 bine geriledi. Yataklı seferlerde seyahat eden yolcu sayısı ise 5 yılda 133 binden 32 bine kadar geriledi. Yüksek hızlı trenlerle seyahat eden yolcu sayısı 2009`da 942 bin iken 2013`te 4 milyon 207 bine yükseldi. TCDD`nin uluslararası seferlerindeki yolcu sayısında 5 yıl içinde ciddi düşüş meydana geldi. 2009`da 241 bin olan uluslararası yolcu sayısı geçen yıl 99 bine geriledi. Genel toplamda bakıldığında 2009`da 80 milyon 92 bin yolcu Devlet Demiryolları ile seyahat ederken, 2013`te bu sayı 46 milyona düştü. İzmir Büyükşehir Belediyesi`yle TCDD`nin yüzde 50`şer ortaklığıyla kurulan İZBAN`ın İzmir Aliağa-Cumaovası arasındaki işlettiği banliyö hattında ise 2013`te 61 milyon yolcu taşındı.ÇİFT HATLI YOLLAR ARTIRILMALIAnahatlarda yolcu sayısı dikkat çekici bir şekilde azalan TCDD`nin yük, yolcu ve liman gelirlerinden oluşan faaliyet geliriyle giderleri arasındaki uçurum yıllar geçtikçe büyüdü. Yolcu taşımacılığından 2009`da 639 milyon lira zararı olan kuruluşun bu zararı 2012`de 799, 2013`te ise 881 milyon liraya yükseldi. Devlet Demiryolları`nın yük taşımacılığından zararı 2009`da 941 milyon lira iken, 2012`de 1 milyar 393 milyon, 2012`de ise 1 milyar 438 milyon liraya çıktı. Liman hizmetlerinden 2009`da 72 milyon lira kâr elde eden kuruluş 2012`de 65, 2013`te ise 79 milyon lira kâr elde etti. Devlet Demiryolları, Van Gölü feribot işletmesinden ise 2012`de 24, 2013`te ise 30 milyon lira zarar etti. Kuruluşun tüm faaliyetleriyle ilgili toplam zararı 2009`da 1 milyar 522 milyon lira iken, 2012`de 2 milyar 151 milyon, 2013`te ise 2 milyar 270 milyon liraya yükseldi. 2009`da faaliyet dışı gelirleri 502 milyon liradan 395 milyon liraya gerilerken, faaliyet dışı giderleri ise 242 milyon liradan geçen yıl 498 milyon liraya yükseldi. Türkiye`de halen 12 bin kilometrelik toplam demiryolu ağının sadece yüzde 9`u çift hatlı, yüzde 29`4`ü elektrikli ve yüzde 37,8`si sinyalizasyon sistemine sahip. Sayıştay denetim raporunda zararın azaltılması ve maliyetlerin düşürülmesi için çift hatlı yolların artırılması, elektrikli hat ve elektrikli tren setlerinin yaygınlaştırılması, sinyalizasyon ağının genişletilmesi, hızlı tren projelerinin yaygınlaştırılması, yolculara daha konforlu ve kaliteli hizmet sunulması, garların modernize edilmesi istendi.Her yıl zarar eden Devlet Demiryolları`na Hazine`den yol bakım onarımı için sübvansiyon ile ekonomik olmayan hatlar için görev zararı ödemesi yapılıyor. Hazine`den kuruma aktarılan destek 2009`da 746 milyon lira iken, 2010`da bu rakam 867 milyon, 2011`de 1 milyar 16 milyon, 2012`de 1 milyar 11 milyon liraya, 2013`te ise 1 milyar 78 milyon liraya yükseldi. Faaliyet gelirine Hazine desteği de dahil edildiğinde kuruluşun dönem zararı 2009`da 515 milyon lira iken 2012`de 877,5, 2013`te ise 1 milyar 280 milyon lira olarak gerçekleşti.Demiryolunda hâlâ son sıralardayızTCDD`nin Türkiye`yle 18 ülkeyle kıyasladığı çalışmada ortaya çıkan sonuçlar, Türkiye`nin demiryollarında hâlâ kat edecek çok yolunun olduğunu gösteriyor. 2011 yılı rakamları dikkate alınarak yapılan kıyaslamaya göre Türkiye`de demiryolu toplam anahat uzunluğu 9 bin 642 kilometre iken İngiltere`de 15 bin 884, Almanya`da 41 bin, Çin`de 66 bin, Rusya`da 85 bin, Hindistan`da 63 bin, ABD`de ise 375 bin kilometre. Türkiye`de trenlerle bir yılda seyahat eden yolcu sayısı 86 milyon iken, bu rakam İngiltere`de 1 milyar 389 milyon gibi çok yüksek seviyede. Almanya`da 2 milyar 368 milyon, Fransa`da 1 milyar 102 milyon, Rusya`da 993 milyon, Hindistan`da 7 milyar 246 milyon yolcu trenlerle seyahat etmiş. Trenle seyahat eden yolcu sayısı 36 milyar 142 milyon olan ABD ile 29 milyar yolcu sayısına ulaşan Japonya, bu rakamlarla dünyada açık ara önde. Türkiye yolcu sayısında sadece 3 ülkeyi geçebildi. Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya, yolcu sayısında Türkiye`nin altında kaldı. Türkiye`de nüfusun demiryoluyla seyahat etme sıklığıyla ilgili oran yüzde 1,2 olurken bu rakam İngiltere`de yüzde 22,2, İspanya`da 12,6, Avusturya`da yüzde 28,6, Almanya`da yüzde 29 olarak gerçekleşti.


14 Aralık 2014 Pazar  02:07

Zaman

Manşet - Aslan`dan muhteşem geri dönüş


Galatasaray, Mersin İdman Yurdu karşısında geriye düştüğü maçı 3-2 kazandı. Güven Varol bir rakip bir de kendi filelerini havalandırdı. Mitrovic penaltıdan konuk takımı öne geçirdi. Aslan`ı liderlik koltuğuna oturtan goller; Burak (pen.) ve Umut`tan geldi. Penaltı tartışmalarının çokça yaşandığı kritik müsabakada Vederson kırmızı kartla atıldı.Süper Lig`de zirveye konmak isteyen Galatasaray, iki kez geriye düştüğü maçta Mersin İdman Yurdu`nu geçmeyi başardı: 3-2. Sarı-Kırmızılı futbolseverler, Roberto Mancini ve Cesare Prandelli döneminde saymayı unuttuğu 11`ini Hamza Hamzaoğlu ile birlikte yeniden ezberledi. Genç hoca, geçen hafta deplasmanda Konyaspor`a 5 atan takımını değiştirmedi. Rıza Çalımbay`la ligin üst sıralarını zorlayan Akdeniz temsilcisi ise eksik olmasına rağmen puanlar için Arena`ya geldiğini başlama düdüğüyle birlikte gösterdi. İlk yarının başrol oyuncusu Güven Varol oldu. 33 yaşındaki futbolcu, 9`da perdeyi açtı. Telles`in arkasına atılan topu Nakoulma, dokunması için Güven Varol`a güzel asist yaptı: 1-0. 18`de Güven Varol bir kez daha sahneye çıktı. Galatasaray`da Telles, soldan ceza alanına sert orta yaptı. Şanssız oyuncu, uzaklaştırmak isterken meşin yuvarlağı kendi kalesine yolladı: 1-1. 25`te hakem Fırat Aydınus, Chedjou`nun Futacs`ı kale alanında düşürdüğüne ikna olunca penaltı nortasını işaret etti. Mitrovic, Muslera`yı ters köşeye yolladı: 2-1. Sarı-Kırmızılılar, ikinci bölümde oyunu ciddiye aldı. 50`de Hamit`le direği sıyıran Aslan, 4 dakika sonra penaltı kazandı. Burak, uzun topta kaleciyle karşı karşıya iken yerde kaldı. Aydınus`un parmağı yine beyaz noktadaydı. Burak eşitliği sağladı: 2-2. Vites artıran Cim Bom, 65`te Chedjou`yla direğe takıldı. İyi oynayan Mersin, savunma güvenliğini unutunca 79`da golü yedi. Sabri Sarıoğlu, atağa kalkmak isteyen rakibini önce durdurdu. Sonra takipçiliğiyle boştaki Umut`a galibiyet golünü attırdı: 3-2.Chedjou`dan net penaltı itirafıGalatasaray`ın yıldızı Aurelien Chedjou, sebep olduğu penaltı pozisyonuyla ilgili Twitter hesabından samimi itirafta bulundu. Savunma oyuncusu, “Maçta yaptığım hareket net penaltıydı. Bunu kabul ediyorum. Sonuç olarak kazandık mı? Evet. Mutluyuz.” dedi. Deneyimli isim, önceki gün Fenerbahçe`nin Erciyes karşısında kazandığı penaltı golü sonrası ise “Şu anda televizyondan komedi filmi izliyorum.” ifadesini kullanmış ve Sarı-Lacivertlilerin tepkisini çekmişti. Fenerbahçeli bir taraftarın küfretmesi üzerine ise, “Bunu gel de yüzüme söyle.” diye karşılık vermişti.`Gerekirse Terim`den yardım isterim`Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, Mersin İdman Yurdu karşısında geriye düşmelerine rağmen oyunu bırakmadıklarını ve futbolcularının kazanma azminden memnun olduğunu söyledi. Genç hoca, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim`den ihtiyaç duyması halinde yardım isteyeceğini ifade etti. Hakemlerin maçlardaki rolleri için ise Hamzaoğlu, “Hakemlerin kasıtlı olacağını düşünmüyorum. Mutlaka zaman zaman hatalı kararlar veriyorlar. Biz de isyan ediyoruz. Kazanmayı arzulayan bir yapımız var. Belki bazı pozisyonlarda etki altında kalmış olabilirler.” dedi.Nihat: Burak`a hakkımı helal etmiyorumMersin İdman Yurdu kalecisi Nihat Şahin, Galatasaray`ın kazandığı penaltı pozisyonunda Burak Yılmaz`ın kendini yere attığını belirtti. Sarı-Kırmızılıların golcüsüne hakkını helal etmediğini söyleyen file bekçisi, “Pozisyonun penaltıyla uzaktan yakından alakası yok. Ben topa dokunamıyorum, ama Burak bana çarpıyor ve her zaman yaptığı gibi kendini yere atıyor. Sabri ağabey pozisyonun penaltı olmadığını söylüyor. Burak da arkadan gülüyor. Hakkımı helal etmiyorum. Biri penaltı desin kaleciliği bırakırım. Sneijder ile Melo da hakeme küfretti. Hakem görmezden geldi.” diye konuştu.


21 Aralık 2014 Pazar  02:08

Zaman

Manşet - İşte bu komik sorularla Ekrem Dumanlı`ya tutuklama istendi


Özgür medyaya darbe operasyonu kapsamında gözaltına alınan medya mensupları ve polislerin maruz kaldığı hukuk skandalları devam ederken, sorguda sorulan sorular da başka bir skandal olarak kayıtlara geçti.İşte Hürriyet`in yayınladığı o sorular:- Fethullah Gülen`le tanışıklığınız var mı? Hangi tarihten bu yana, ne kadar tanırsınız?- Bu zamana kadar Fethullah Gülen adlı kişinin demeçlerini, kitaplarını ve bu kişi ile ilgili haberleri takip eder misiniz? 2009 yılında herkul.com isimli internet sitesinde yaptığı konuşmaları takip ettiniz mi? 2009 yılı Nisan ayındaki konuşmaların konusu ve içeriği nelerden oluşuyordu.- Geride kalan sürede bizzat Fethullah Gülen tarafından ya da aracılar vasıtasıyla size verilen görev ya da talimatlar var mıdır?- Mustafa Akın isimli kişiyi tanır mısınız?- Vefat eden Mustafa Sungur isimli kişiyi tanır mısınız?- Tahşiye ve rahlenin kelime anlamını biliyor musunuz?- Tahşiye ve rahle adını 2009 yılından önce ve sonra herhangi bir yerde duyduğunuz mu? Tahşiye ve Rahle isimleriyle ilgili herhangi bir araştırmanız oldu mu? Tahşiye ve Rahle adının bir yayınevine ait olduğunu biliyor muydunuz?- Tahşiye ve Rahle Yayınevlerinin yayınladığı kitaplardan bilginiz var mı?- Fethullah Gülen 6 Nisan 2009`da herkul.org adlı internet sitesinde yaptığı irtica paranoyası adlı konuşmasında kimi, neyi kast ediyor. Konuşmayla tahşiye yayınevini ve nur cemaatinin bir kolu olan gruba bağlı kişileri hedef mi gösteriyor. Fethullah Gülen`in konuşmasında belirttiği karanlık karar kurullarında alınan kararlarla yapılan şeylerdir söyleminden kasıt hangi karanlık karar kuruludur?- Fethullah Gülen`in Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV ile herhangi bir yasal bağı var mı? Bu kişinin konumu ve görevini açıklayınız.- Genel Yayın Müdürlüğünü yaptığınız Zaman Gazetesi yayım politikası ve gazetede yayımlanacak haberler Fethullah Gülen`in söylemleri ve talimatlarına görev mi şekillenir?- Fethullah Gülen`in yaptığı konuşmadan 2 gün sonra Zaman Gazetesi`nde “Terör örgütü üretenler yeni tezgah peşinde” başlıklı bir haberde Fethullah Gülen`in hedef gösterdiği Nur Cemaatinin bir kolu olan ve Said Nursi`nin Risalelerini yayınlayan Tahşiye Yayınevi`nin ve bu gruba mensup kişilerin terör örgütleri ile irtibatlı gibi gösterildiği ve ileride yapılması muhtemel soruşturmalara zemin hazırlayarak kamuoyunda algı yönetimi yapıldığı değerlendirilmiştir. Fethullah Gülen`in konuşmasının aynısının iki gün sonra Zaman gazetesi`nde yayınlanması sizce tesadüf mü? Terör örgütü yeni tezgah peşinde konulu haber yapmanızın sebebi nedir?


18 Aralık 2014 Perşembe  11:47

Zaman

Manşet - İşte bu komik sorgularla Ekrem Dumanlı`ya tutuklama istendi


Özgür medyaya darbe operasyonu kapsamında gözaltına alınan medya mensupları ve polislerin maruz kaldığı hukuk skandalları devam ederken, sorguda sorulan sorular da başka bir skandal olarak kayıtlara geçti.İşte Hürriyet`in yayınladığı o sorular:- Fethullah Gülen`le tanışıklığınız var mı? Hangi tarihten bu yana, ne kadar tanırsınız?- Bu zamana kadar Fethullah Gülen adlı kişinin demeçlerini, kitaplarını ve bu kişi ile ilgili haberleri takip eder misiniz? 2009 yılında herkul.com isimli internet sitesinde yaptığı konuşmaları takip ettiniz mi? 2009 yılı Nisan ayındaki konuşmaların konusu ve içeriği nelerden oluşuyordu.- Geride kalan sürede bizzat Fethullah Gülen tarafından ya da aracılar vasıtasıyla size verilen görev ya da talimatlar var mıdır?- Mustafa Akın isimli kişiyi tanır mısınız?- Vefat eden Mustafa Sungur isimli kişiyi tanır mısınız?- Tahşiye ve rahlenin kelime anlamını biliyor musunuz?- Tahşiye ve rahle adını 2009 yılından önce ve sonra herhangi bir yerde duyduğunuz mu? Tahşiye ve Rahle isimleriyle ilgili herhangi bir araştırmanız oldu mu? Tahşiye ve Rahle adının bir yayınevine ait olduğunu biliyor muydunuz?- Tahşiye ve Rahle Yayınevlerinin yayınladığı kitaplardan bilginiz var mı?- Fethullah Gülen 6 Nisan 2009`da herkul.org adlı internet sitesinde yaptığı irtica paranoyası adlı konuşmasında kimi, neyi kast ediyor. Konuşmayla tahşiye yayınevini ve nur cemaatinin bir kolu olan gruba bağlı kişileri hedef mi gösteriyor. Fethullah Gülen`in konuşmasında belirttiği karanlık karar kurullarında alınan kararlarla yapılan şeylerdir söyleminden kasıt hangi karanlık karar kuruludur?- Fethullah Gülen`in Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV ile herhangi bir yasal bağı var mı? Bu kişinin konumu ve görevini açıklayınız.- Genel Yayın Müdürlüğünü yaptığınız Zaman Gazetesi yayım politikası ve gazetede yayımlanacak haberler Fethullah Gülen`in söylemleri ve talimatlarına görev mi şekillenir?- Fethullah Gülen`in yaptığı konuşmadan 2 gün sonra Zaman Gazetesi`nde “Terör örgütü üretenler yeni tezgah peşinde” başlıklı bir haberde Fethullah Gülen`in hedef gösterdiği Nur Cemaatinin bir kolu olan ve Said Nursi`nin Risalelerini yayınlayan Tahşiye Yayınevi`nin ve bu gruba mensup kişilerin terör örgütleri ile irtibatlı gibi gösterildiği ve ileride yapılması muhtemel soruşturmalara zemin hazırlayarak kamuoyunda algı yönetimi yapıldığı değerlendirilmiştir. Fethullah Gülen`in konuşmasının aynısının iki gün sonra Zaman gazetesi`nde yayınlanması sizce tesadüf mü? Terör örgütü yeni tezgah peşinde konulu haber yapmanızın sebebi nedir?


18 Aralık 2014 Perşembe  11:29

Zaman

Manşet - Barajlarda doluluk oranı yüzde 38`e ulaştı


İstanbul`da yaşanan kuraklığın ardından barajlarda doluluk oranları geçtiğimiz Ağustos ayında 17.23`e kadar inmişti. Son yağışlarla tüm barajlardaki su seviyeleri yükselirken, toplam doluluk oranı da yüzde 37.76`ya ulaştı. Ancak baraj seviyelerindeki yükselişe rağmen, doluluk oranı 2009 yılından bu yana alınan Kasım ayı ortalamalarını geçemedi.Kuraklıktan en fazla etkilenen barajlar arasında yer alan Papuçdere`de doluluk oranı Ağustos ayı sonunda yüzde 0.44 olarak ölçülürken, baraj da kullanım dışı kalmıştı. Aynı tarihlerde Sazlıdere barajında doluluk oranı yüzde 5.8, Büyükçekmece`de yüzde 7.4, Alibeyköy barajında yüzde 12.41, Kazandere barajında yüzde 9.9, Darlık Barajı`nda yüzde 12.11 olarak ölçülmüştü.ÇEVRESİNDE ORMAN BULUNAN BARAJLAR REKOR KIRDISonbahar yağmurlarının başlamasıyla birlikte barajlardaki doluluk oranları yavaş daolsa her geçen gün artmaya devam ediyor. Bu konuda en büyük artış ise geçtiğimiz Ağustos ayında susuzluk yüzünden kuruyarak kullanım dışı kalan Papuçdere barajında yaşandı. Barajda daha önce 0.44 olarak ölçülen doluluk oranı şu anda yüzde 83.82 olarak kayıtlara geçti. Aynı bölgede bulunan doluluk oranı yüzde9.9`a kadar gerileyen Kazandere barajında ise doluluk oranı yüzde 83.58`e ulaştı. İstanbul`un kuzeyinde bulunan bu iki barajdaki rekor su artışı nedeninin çevrelerinin yoğun ormanlarla kaplı olması bu nedenle bol miktarda yağış alması olduğu belirtildi.DİĞER BARAJLARDA DA DA ARTIŞ VARYağmurlarla barajlardan da iyi haberler geliyor. Alibeyköy barajında doluluk oranı yüzde 56.97 olarak açıklanırken, doluluk oranları Terkosta yüzde 75.33, Elmalı`da yüzde 47.66 Istarancalar`da yüzde 98,22 olarak kayıtlara geçti.ARTIŞ SON 5 YIL ORTALAMASININ ALTINDA KALDIAncak baraj seviyelerindeki artan su artışına rağmen, doluluk oranının 2009 yılından bu yana alınan Kasım ayı ortalamalarını geçemediği belirtildi. İstanbul barajları kasım ayı ortalamalarında 2009 yılında doluluk oranı yüzde 87.23, 2010 yılında yüzde 71.22, 2011 yılında yüzde 56.18, 2012 yılında yüzde 46.43, 2013 yılında yüzde 39.06 olarak açıklanmıştı.BARAJLARIN HALEN 62.29`U BOŞYetkililer baraj su seviyelerindeki artışa rağmen,barajların halen 62.24`ünün boş olduğunu belirtilerek vatandaşları suyu tasarruflu kullanmaları konusunda uyardılar.


21 Kasım 2014 Cuma  11:27

Zaman

Manşet - Tahşiyecilerin adını MİT koymuş, takibe de 2004`te başlamış


Medya operasyonu soruşturmasına gerekçe gösterilen Tahşiyecileri MİT 2004`den bu yana izlerken grup hakkında müsteşar Emre Taner de rapor hazırlamış.2010 yılında davaya dönüşen Tahşiyeciler soruşturması 14 Aralık Medya operasyonuna gerekçe yapıldı. Savcılık Tahşiyeciler isimli grubu Fethullah Gülen`in 2009`daki konuşması ile hedef gösterdiğini sonrasında operasyonun başladığın öne sürüyor. Ancak yeni ortaya çıkan bilgi ve dökümanlara göre MİT 2004 yılından başlayarak Tahşiyecileri izlemiş. Gruba `Tahşiyeciler` adınıda MİT vermiş ardından 2008` de güvenlik kurumlarına operasyon için bilgi aktarmış. 2009`da da MİT Müsteşarı Emre Taner grupla ilgili kapsamlı bir rapor hazırlamış.BELGELER YALANLIYOR`Tahşiye Grubu` ile ilgili devam eden davanın dosyasında yer alan belgeler, medya operasyonunu yapan savcılığın `Tahşiyecileri Gülen hedef gösterdi` iddiaların çürütüyor. Dosyaya göre; Tahşiye yapılanmasını ilk olarak Milli İstihbarat Teşkilatı 2004 yılı öncesinde takibe almış. Emniyet İstihbarat polisi ise 2008`in ilk aylarında MİT` ten aldığı bilgi üzerine çalışmalar yapmış. Yani takip ve soruşturma çalışmalar Fethullah Gülen`in sohbetinden yıllar önce başlamış.MİT`İN VERDİĞİ BİLGİYLE EMNİYET DÜĞMEYE BASTIEmniyet İstihbarat 3 Aralık 2008 tarihinde 12 İl Emniyet Müdürlüğü ve İstihbarat Daire Başkanlığı`na yazı yazarak bilgileri paylaşıyor. Nur Cemaati görünümlü grubun 5 bin kişi civarında mensubu olduğu anlatılıyor. Son olarak MİT, 17 Şubat ve 30 Mart 2009 tarihlerinde Emniyet İstihbarat`a bilgi notları göndererek yazışmalar yapıyor. İstihbarattan raporu alan İstanbul Terörle Mücadele Şubesi de Mayıs 2009`da dosyayı İstanbul Adliyesi`ne gönderiyor. Böylece Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatılıyor ve şüpheliler teknik takibe alınıyor.MİT MÜSTEŞARI EMRE TANER TAHŞİYECİLER RAPORUNU HAZIRLAMIŞSoruşturma sürürken dönemin MİT müsteşarı Emre Taner Tahşiyeciler gubu ile ilgili kapsamlı bir rapor hazılamış. Ve rapor tüm güvenlik kurumlarına gönderilmiş.`GÜL VE ERDOĞAN`I DA HEDEF ALMIŞLAR`Teknik takip sonucunda kendileri dışındaki tüm cemaatleri, tarikatları kafir ve münafık ilan eden Tahşiye Grubunun lideri Mehmet Doğan`ın, AK Parti liderlerinin, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün öldürülmesi talimatı verdiği ortaya çıkıyor. Grubun lideri Mehmet Doğan sohbetinde, kendileri dışındaki cemaat ve tarikat mensuplarını kafir ilan ederek öldürülmeleri için herkesin evinde silah yapması gerektiğini açıklıyor. Ele geçen görüntülü kayıtta, Doğan, El Kaide lideri Bin Ladin`i önder, ordusunu Mehdi`nin ordusu olarak kabul ediyor. Yapılan çalışmalarda örgütün Afganistan, Irak ve Pakistan`a illegal yollardan eleman gönderdiği de tespit ediliyor. Yargı süreci devam ediyor.MİT`İN TAHŞİYECİLER RAPORU GÜVENLİK KURUMLARINDATahşiyeciler gurubunun yapısını ve nedeflerini anlatan rapor emniyet ve jandarma arşivlerinde mevcut. Ancak soruşturma savcısı medya operasyonunu başlatmadan önce bu raporu ilgili kurumlardan istemedi.Yaşanan süreci Bugün Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Erhan Başyurt`da tweet`daki hesabından duyurdu.1-Dünkü manşetimizle Tahsiyeciler grubuna kumpas kurdular iddiası` ve dolayısı ile de `Demokrasi ve medyaya yapılan operasyon` çöktü.2-MİT, isim babalığını yaptığı Tahsiyecileri 2004 te takibe aldı. İddia edildiği gibi Hocaefendi nin 2009 daki sohbeti ile süreç başlamıyor3-Emre Taner döneminde 2009 yılında güvenlik kurumlarına Tahsiye grubu ile alakalı kapsamlı bir bilgi notunu yazılı olarak vermiş.4- İddia edildiği gibi güvenlik kurumları bu grupla alakalı ilk bilgiyi Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi`den duymuş değil.5-Savcı Orhan Kapıcı; MİT in güvenlik kurumlarına dağıtımını yaptığı bilgi notlarını, o kurumlardan talep etmeyi ne zaman düşünebilecek?6- Güvenlik Kurumlarından bahsi geçen yazılar mahkeme aşamasında eline geçtiğinde, çöpe gidecek dosyası Savcı Orhan Kapıcı`yı hayli üzecek!7- Savcı Orhan Kapıcı aynı zamanda Cuma akşamı Ekrem Dumanlı ve yazarımız Nuh Gönültaş için `haklarında soruşturma yok` yazısını veren isim!Kaynak: Haberler.com


18 Aralık 2014 Perşembe  15:56

Zaman

Manşet - Banka borcunu ödeyemeyen 3,7 milyon kişi yasal takipte


Bankalara bireysel kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyemediği için, 2009 yılından bu yana yasal takip altında alınan kişi sayısı 3.7 milyona ulaştı.Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi`nin, `Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı İstatistikleri` raporuna göre, 2009-2014 döneminde, 1.8 milyon kişisi bireysel kredi borcundan ve 1.9 milyon kişisi de bireysel kredi kartı borcundan olmak üzere toplam 3.7 milyon kişi yasal takibe girdi. Bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe `intikal eden` kişi sayısı geçen yılın ilk 10 ayında 704 bin iken, 2014 yılının ilk 10 ayında 714 bine yükseldi.Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi tarafından `Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı İstatistikleri`ni yayınladı. Buna göre tekilleştirme işlemi yapılmadan incelendiğinde ise bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı da geçen yılın ilk 10 ayında 982 bin iken, 2014 yılının ilk 10 ayında 1,1 milyon`a yükseldi. Bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı geçen yılın ilk 10 ayına göre yüzde 5 oranında artarak, 2014 yılının ilk 10 ayında 569 bin, bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise geçen yılın ilk 10 ayına göre yüzde 8 artarak 884 bin kişi oldu.Aynı yıl içinde ancak farklı aylarda takibe intikal etmiş kişler için bir tekilleştirme işlemi yapılmadan incelemeye devam edildiğinde; bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girmiş toplam kişi sayısı geçen yılın ilk 10 ayında 1,5 milyon iken, 2014 yılının ilk 10 ayında 1,6 milyona yükseldi. Öte yandan, aynı yıl içinde birden fazla kaydı bulunan kişilerin bir kez sayılmasıyla elde edilen veriler dikkate alındığında; 2014 yılının ilk 10 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artışla 1,1 milyon kişi oldu.HALA YASAL TAKİPTE OLAN SAYISI 1,8 MİLYONA YÜKSELDİ2009 Ocak-2014 Eylül döneminde bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hala yasal takipte olan kişi sayısı 2,8 milyon iken, 2009 Ocak-2014 Ekim döneminde yaklaşık aynı düzeyde kaldı. Diğer taraftan 2009 Ocak-2014 Ekim döneminde bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe girip hala yasal takipte olan kişi sayısı bir ay önceye göre yüzde 4 artarak 1,8 milyon kişiye ulaşırken, bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hala yasal takipte olan kişi sayısı yine son ay içerisinde yüzde 1 azalarak 1,9 milyon kişi oldu.Bireysel kredi ve kredi katları ile ilgili vahim tablolar şöyle:Bireysel Kredi ve Bireysel Kredi Kartı Borcundan Yasal Takibe Girmiş Kişilerin Bir Kez Sayılması Sonrası Yıllık Gelişim (bin kişi)Dönemler Bireysel Kredi Bireysel Kredi Kartı2012* 685 9072013* 645 916Ekim 2014 569 884(*) Yıl toplamıBireysel Kredi Veya Bireysel Kredi Kartı Borcundan Dolayı Yasal Takibe Girip Hala Yasal Takipte Olan Kişilerin Bir Kez Sayılması Sonrası Gelişme2009-2014 Eylül* 2009-2014 Ekim* Değişim **Bireysel Krediler 1,78 1,85 3,5Bireysel Kredi Kartları 1,91 1,89 -0,9Bireysel Kredi veya Kredi Kartları 2,79 2,82 0,8(*) Milyon kişi (**) Yüzde


17 Aralık 2014 Çarşamba  12:04

Zaman

Manşet - 2 milyar dolarlık cep telefonu ithal ettik, yeni vergiler gelebilir


Cep telefonu ithalatı 2014 yılı ilk 9 ayında 8.6 milyon adet oldu. İthalat değeri yaklaşık 2 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalatın aşağı çekilememesi durumunda yeni vergiler gelebilecek.Ekonomi Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, `Cep Telefonları İthalatında Korunma Önlemi Soruşturması Açılmasına İlişkin Tebliğ`in bugün itibarıyla Resmi Gazete`de yayımlandığı anımsatılarak, `İthalatta korunma önlemleri hakkında mevzuat çerçevesinde açılan korunma önlemi soruşturmasının en geç 9 ay içerisinde tamamlanması gerekmekte, ihtiyaç olması halinde bu süre 6 ay daha uzatılabilmektedir. Artan ithalatın yerli üretimde zarara neden olduğu iddiasıyla yerli üreticiler tarafından Ekonomi Bakanlığı`na yapılan başvurunun değerlendirilmesi sonucunda cep telefonlarının ithalatında korunma önlemi soruşturması başlatılmıştır. Anılan Tebliğ ile taraflara soruşturma kapsamında kendilerini ilgili taraf tanıtmaları için yirmi gün, soru formunu doldurmaları için otuz gün süre tanınmıştır` ifadelerine yer verildi.CEP TELEFONLARININ İTHALATI SON DÖNEMDE ÖNEMLİ ORANDA ARTTTIİthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Mevzuat çerçevesinde açılan söz konusu soruşturmanın anılan mevzuat çerçevesinde İthalat Genel Müdürlüğü tarafında yürütüleceği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:`Soruşturma sürecinde artan ithalatın yerli üretimde bir zarara yol açıp açmadığı hususu değerlendirilecek ve ilgili mevzuatta bulunan şartların gerçekleştiğinin tespit edilmesi halinde ithalatta korunma önlemi uygulanabilecektir. İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Mevzuat çerçevesinde korunma önlemi gümrük vergisinde artış yapılması, ek mali mükellefiyet getirilmesi, miktar/değer kısıtlaması, tarife kontenjanı uygulaması veya bunların birlikte uygulanması şeklinde olabilmektedir. Cep telefonlarının ithalatı son dönemde önemli oranda artmıştır. Yolcu beraberinde gelenler hariç olmak üzere, cep telefonu ithalatı 2013 yılında bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 15 oranında artarak 12.2 milyon adet olarak gerçekleşmiş ve ithalat değeri 2.7 milyar dolara ulaşmıştır. 2009-2013 arasında ithalat toplam yüzde 11 oranında arttı. 2013 ve 2014 yılları ilk 9 aylarında ithalatta bir önceki yılların aynı dönemine göre sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 0.5 oranında artış gerçekleşti. 2014 yılı ilk 9 ayında ithalat 8.6 milyon adet olmuş ve ithalat değeri yaklaşık 2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.` (ANKA)


05 Aralık 2014 Cuma  17:28

Zaman

Manşet - Erçıktı: Tahşiye`yi ilk MİT tespit etti


Eski Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Ertan Erçıktı, savcılıkta verdiği ifadede Tahşiye grubuna yönelik ilk tanımlamanın MİT tarafından yapıldığını söyledi. Soruşturma talimatını da savcıdan aldıklarını söyledi.Özgür basına yönelik operasyon kapsamında mahkemeye sevk edilenlerden eski Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Ertan Erçıktı, Tahşiye grubuna yönelik ilk tanımlamayı MİT`in yaptığını anlatı. Soruşturmanın ilk olarak 2008 yılında MİT ve İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından kapsamlı bir şekilde yapıldığını anlatan Erçıktı, bu kapsamlı çalışma sonucu 2009`da terör şubeye rapor edildiğini kaydetti. Dosyanın başlangıcının 2008 yılı olduğunu vurgulayan Erçıktı`ya Fethullah Gülen Hocaefendi`nin 2009 yılında yaptığı bir konuşmada Tahşiye ifadesinin geçmesi, soruşturmanın Gülen`in talimatıyla yapılıp yapılmadığı soruldu. Hiçbir yerden emir almadığını ifade eden Erçıktı, soruşturma talimatını Cumhuriyet Savcılığı`ndan aldığını kaydetti.Kendilerine gelen bilgilerin istihbarat şube tarafından bildirildiğini söyleyen Erçıktı, adli kolluk amiri olarak görevi gereği şube müdürlüğüne vekaletten baktığını için Cumhuriyet Savcılığı`na sunduğunu belirtti. Savcının talimatı üzerine soruşturmanın başladığını anlattı.Tahşiye adıyla başlayan soruşturmanın El Kaide terör örgütüne yönelik bir soruşturma olduğunu vurgulayan Erçıktı, bu çalışmanın ne kadar doğru olduğunu operasyonda elde edilen silah, doküman ve mühimmatların ortaya koyduğunu ifade etti.17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası görevden alınan Ertan Erçıktı, ABD`li Sarai Sierra cinayeti ile Ermeni vatandaşlara yönelik saldırıları aydınlatan ekibin başında olduğu belirtildi. Erçıktı bir canlı bombanın üzerine atlayarak yakaladığı görüntülerle de gündeme gelmişti.


18 Aralık 2014 Perşembe  14:52

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

samanyoluhaber video izle  engin nurşani kaza anı vİdeosu  avm  2 gün önceki milliyet gazetesi ankara eki  atv dünkü haberleri izle  posta gaabah gazetesi arşiv  kontv haberleri izle 07 04 2011  alanya atv ana haber 27 ocak 2009  aydın otobanda olan trafik kazaları  www yuu gen tr  7 sınıf töder sınavı soruları cevapları  20 aralık perşembe okullar tatilmi sivas  ödüllü yemek yarışması  şokgazetesi 17 aralık 2008  08 07 1993 sabah gazetesi arşivi  ısparta kar tatili haberleri  ege tv 13 11 09 yayn  15 nisan hürriyet akdeniz gazetesi  fox haber arşivi bugün 200tl dolandıran kadın  denzili gazetesi  dİlber firtina öldümü  karabal jandarma karakolu baskini 1993 şırnak