Bulunan Haber Sayısı: 229
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - `Çılgın` proje hayal oldu: Firma iflas etti, İzmir-Manisa Tüneli yarım kaldı


İktidarın `çılgın proje` olarak açıkladığı İzmir-Manisa arasındaki Sabuncubeli Tüneli inşaatında çalışmalar, yüklenici firma Koçoğlu Şirketler Grubu`nun iflası sebebiyle geçen yılın kasım ayında durdu. Yeni alıcı çıkmadığı için proje tekrar ihale edilemedi. İnşaatta çalışan işçilere de aylardır maaşları ödenmiyor. Manisa-İzmir arasını karayoluyla 15 dakikaya indirmek için 9 Eylül 2011`de yapımına başlanan, hükümetin çılgın projeleri arasında yer alan Sabuncubeli Tüneli`nde çalışmalar firmanın iflas etmesiyle 4 Kasım 2014`te tamamen durdu. AKP`nin İzmir için açıkladığı `35 İzmir 35 Proje` arasında yer alan, yapımı devam ederken, yap-işlet-devret modeliyle ihaleyi alan Sabuncubeli AŞ`nin ana hissedarı Koçoğlu Şirketler Grubu iflas etti. Tünelde çalışmalar 4 Kasım 2014`te durmasına rağmen yeni alıcı çıkmadığı için tekrar ihale edilemedi. Kamu kaynaklarıyla tünelin yapılması için de henüz bir adım atılmadığı için çılgın projesi hayal kırıklığı oldu. Karayolları İzmir 2. Bölge Müdürlüğü`nden alınan bilgiye göre, yapıldığında Manisa-İzmir arasını karayoluyla 15 dakikaya indirecek Sabuncubeli Tüneli`nin İzmir tarafında sol tüpte bin 416, sağ tüpte ise bin 341 metreye ulaşıldı. Tünelin Manisa tarafındaki giriş yapısında ise sol tüpte 70 metre, sağ tüpte 223 metre delinebildi. Toplamda sağ tüpte bin 564, sol tüpte bin 486 metre ilerleme sağlandı. Bitirilmesi halinde Sabuncubeli Tüneli projesi, İzmir-Manisa yolunun Sabuncubeli mevkiinde 2,8 kilometre tünel ve 1,24 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 4,4 kilometre uzunluğunda 2x2 şeritli yoldan oluşacaktı. Koçoğlu Şirketler Grubu`nun finansman sıkıntısı sebebiyle tünelde çalışmalar 4 Kasım 2014 tarihinde durdu. Karayolları İzmir 2. Bölge Müdürlüğü tarafından mevcut sözleşmenin feshi ve yeni yapılacak ihaleyle ilgili çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi. İşçi alacakları sözleşme kapsamında değerlendirilmekte olup konu ile ilgili kanuni prosedürün devam ettiği bildirildi. Sabuncubeli Tüneli`nin, iktidarın geçen seçim döneminde Manisa ve İzmir için en önemli seçim vaatlerinden biri olduğuna işaret eden CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, tünelin ihalesinin yapıldığı günden itibaren şartnamesindeki sıkıntıları ve ileride oluşabilecek aksaklıkları hep dile getirdiklerini söyledi. Tünelin inşaatı sırasında defalarca toprak kayması ve göçük meydana geldiğini vurgulayan Özel, “Bu yüzden tünelin yapım hızı düştü. O şartnameye göre bu şartlar altında yüklenici firmanın bu işi bırakıp gideceğini defalarca söyledik. Gerçekler kamuoyundan gizlendi. Vatandaşlar kandırıldı.” dedi. İktidar partisinin, aylardır işçilerin parasının ödenmesi ve ihalenin yeniden yapılması konusunda adım atamadığını söyleyen Özel, “Gelinen noktada ihale yenilenmedi ve firma bulunamadı. Söz verildiği gibi kamu kaynaklarıyla işin tamamlanması konusunda da bir adım atılmadı. Burada çalışıp da işine son verilen işçilerin tamamı ise alacaklı. Milli servet tarumar durumda. İktidarın yanlış yönetimi yüzünden devlete kul hakkı yedirdiler. Derhal bu işçilerin parası, devlet tarafından ödenmelidir. Tüneldeki zarar daha da büyümeden bu konuya devlet el atmalıdır.” diye konuştu. 9 Eylül 2011 tarihinde yapımına başlanan ve toplam uzunluğu 4 bin 70 metre olan Sabuncubeli Tüneli`nin mevcut ihalesi, yap-işlet-devret şeklindeydi. Süresi 12 yıl 11 ay 11 gündü. Yapım süresi ise üç yıldı.


19 Nisan 2015 Pazar  02:11

Zaman

Manşet - Aslan Karadeniz`de zirveyi bırakmayacak


Süper Lig`de zirvenin ortaklarından Galatasaray, bugün Trabzonspor`la oynayacağı maçın tüm hesaplarını galibiyet üzerine yaptı. Sarı-Kırmızılılar, Avrupa hedefi kovalayan rakibini şampiyonluk yolundaki en büyük engellerden biri olarak görüyor. Sakatlıkları tamamen geçen Wesley Sneijder ve Burak Yılmaz, ilk 11`de görev yapacak. Galatasaray, Trabzonspor ile bugün zorlu bir maça çıkıyor. Sarı-Kırmızılılar, sahadan galibiyetle ayrılıp şampiyonluk yolunda önemli bir virajı daha aşmak istiyor. Avni Aker`de oynanacak mücadelede Ali Palabıyık düdük çalıyor. Sakat futbolcuları düzelen Cim Bom`un ideale yakın kadrosuyla rakibinin karşısına çıkması bekleniyor. Sarı-Kırmızılı ekipte hazır hale gelen Melo, Sneijder ve Burak, Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu`nun skoru değiştirebilecek en önemli futbolcuları olacak. 7 futbolcu ise sarı kart görmeleri halinde bir sonraki hafta sahasında ağırlayacağı Gaziantepspor karşılaşmasında forma giyemeyecek. Bu isimler; Semih, Melo, Telles, Olcan, Yekta, Hamit ve Sneijder. Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu, kritik sınav öncesi talebelerini ciddi şekilde uyardı. Sakatlıkları geçen Sneijder, Burak, Melo ve Semih karşılaşmanın kadrosuna alınırken, genç hocanın oyuncularına bu mücadelenin önemini aktardığı belirtildi. Hamzaoğlu`nun, “8 haftamız kaldı, 8 final maçımız var. Trabzonspor en kritik virajlardan bir tanesi. Rakibimiz evinde baskılı oynuyor. Bu baskıya karşı sakin kalmanızı, sadece kendi oyunumuzu sahaya yansıtmanızı istiyorum. Şampiyonluk ve 4. yıldız için 3 puanı alacağız ve yolumuza devam edeceğiz. Sizden isteğim mücadeleyi asla bırakmamanız.” dediği öğrenildi. Başarılı hoca bugünkü oyun sistemini Sneijder-Burak-Selçuk üçlüsü üzerine kurmayı planlıyor. Bu isimlerin Sarı-Kırmızılı forma altında kaydettikleri toplam gol sayısı 25. Hamzaoğlu`nun gelişiyle hücumda daha atak gözükmeye başlayan Cim Bom`da Selçuk 3 asist, 5 gol; Sneijder 2 asist, 8 gol ve Burak 3 asist, 14 golle mücadele ediyor. Burak ile Selçuk`un eskiden Trabzonspor forması giymesi de avantaj olarak görülüyor. İki oyuncu eski takımlarının filelerini 3`er kez sarsmayı başarmıştı. Bu arada Galatasaray kafilesi, akşam saatlerinde Trabzon`a geldi. Geniş güvenlik önlemleri altında konaklayacağı otele yerleşti. Albayrak`a `ayrılma` baskısı Galatasaray`ın futbol şubesinden sorumlu ismi Abdurrahim Albayrak`ın göreve devam etmesi yönünde futbolculardan baskı aldığı öğrenildi. 23 Mayıs`taki kongreyle birlikte görev süresi bitecek Albayrak`ın seçimde hangi başkan adayının listesinde olacağı belirsizliğini koruyor. Albayrak`ın, oyuncuların şampiyonluk yolunda takımı yalnız bırakmamasını istemelerine “Trabzonspor maçını kazanın, ben de kararımı açıklayacağım.” ifadesini kullandığı öğrenildi. Trabzonspor, Avrupa hedefinden sapmak istemiyor Bu sezon lig yarışına erken havlu atan Trabzonspor, şampiyonluğun en güçlü adaylarından lider Galatasaray`ı eli boş göndermenin planlarını yapıyor. Avrupa kupalarına katılma hesapları yapan Bordo-Mavili ekip, taraftarının önünde bu hedefine biraz daha yaklaşmak için ter dökecek. Karadeniz temsilcisi, aynı zamanda, ligin ilk yarısında deplasmanda 3-0 mağlup ettiği rakibine rövanşı da kaptırmamanın peşinde. Ligde zorlu bir maç trafiğine girecek Bordo-Mavililer, Galatasaray, Gençlerbirliği ve Beşiktaş ile üst üste oynayacağı zorlu sürece galibiyetle başlamak istiyor. Bordo-Mavililerde, sezonu kapatan Aytaç Kara ile kart cezalısı Fatih Atik bugünkü randevuda kadroda olmayacak. Uzun süreli sakatlığın ardından takımla çalışmalara başlayan kaleci Onur ve Belkalem`in de forma giymesi beklenmiyor. Sakatlığı tamamen geçen Yusuf Erdoğan ile Bosingwa ise oynayacak durumda. Kaptan Bosingwa`nın ilk 11`de olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Karadeniz ekibinde, gözler bu sezon ligde attığı 15 golle takımın yükünü çeken Paraguaylı forvet Oscar Cardozo`nun üzerinde olacak. Bordo-Mavili forma altında 3 büyük takımla oynanan maçlarda fileleri havalandıramayan ünlü forvet, Galatasaray maçıyla siftah yapmak istiyor. Ligin ilk yarısında deplasmanda Fenerbahçe`ye karşı sakatlığı sebebiyle görev yapamayan Cardozo, Arena`da 3-0 kazandıkları Galatasaray maçında 87 dakika, Konya`da 3-0 kaybedilen Beşiktaş ile Avni Aker`de golsüz biten Fenerbahçe mücadelelerinde 90 dakika sahada kalmasına rağmen gol atamamıştı.


19 Nisan 2015 Pazar  02:11

Zaman

Manşet - Türkiye`de maalesef adalet mülkün temeli değilmiş


Malatya`da 18 Nisan 2007`de Zirve Yayınevi`nde Alman uyruklu Tilmann Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel`in boğazlarının kesilerek öldürüldüğü olayın üzerinden 8 yıl geçti. Olayla ilgili 21 sanık, `hükümete darbeye teşebbüs`, `kasten öldürme`, `kasten öldürmeye azmettirme` ve `yağma` gibi suçlamalarla yargılanıyor. Ancak 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının ardından yapılan düzenlemeler ve iktidarın tavır değişiklikliğiyle davanın seyri değişti. Geçen yıl özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla başlayan süreç, suçüstü yakalanan 5 gencin tahliyesiyle devam etti. Ardından peyderpey diğer sanıklar için de verilen tahliye kararlarıyla sadece bir tutuklu kaldı. Yayınevinde öldürülen Alman Tilmann Ekkehart Geske`nin eşi Susanne Geske, son 1 yılda yaşananlar sebebiyle ülkede adalete olan inancını yitirdiğini belirtiyor. Geske, “Duruşma salonunun duvarında `Adalet mülkün temelidir` diye bir yazı okuyorum. Aslında öyle olmalı. Ancak gerçekte böyle değil.” diyor. Kızları Michael (21), Miriam (16) ve oğlu Lucas (18) ile birlikte Malatya`da yaşayan Geske, “8 sene bizim için zor geçti. O döneme ait bir şey hatırlamak bile istemiyorum.” ifadelerini kullanıyor. 11 yıldır Malatya`da olduğunu, Almanya`ya gidince burayı özlediğini anlatıyor. Dava süreci başlayınca kafasında olaya ilişkin büyük fotoğrafın canlanmaya başladığını söyleyen Geske, “Benim için ilk zamanlar `5 kişi, 3 kişiyi öldürmüş` gibi bir olay vardı. Bir de buna neden olan nefret söz konusuydu. Ama daha sonradan başka şeyler öğrenince çok şaşırdım. Davada askerler de yargılanmaya başlandı. Kafes Eylem Planı filan. Ondan sonra ben `İslamcılar öldürdü` diye değil, daha kapsamlı bakmak gerektiğini gördüm. Aslında din burada kullanıldı. Şimdi başka ülkeler, Türkiye`de Müslümanlar böyle yapıyor, diye düşünüyor. Aslında öyle değil. Din kullanıldı.” şeklinde konuşuyor. Olayı gerçekleştiren 5 genci affettiklerini vurgulayan Geske, ancak sanıkların kanunlarda bu suça ilişkin cezasını da adalet için çekmesi gerektiğine işaret ediyor. Asıl cezayı azmettirenlerin çekmesi gerektiğinin altını çizen Geske, “Çünkü onlar, azmettirdikleri gençlerin de hayatlarını mahvetti. Bir Rahip Santoro, bir Hrant Dink öldürüldü. Öldürenler hapis yatarken, yaptıranlar rahatlar.” değerlendirmesini yapıyor. 2012`de Türk vatandaşlığına geçiş başvurusu yaptığını açıklayan Geske, “Erdoğan Bey`e dilekçe yazdım. Adalet Bakanı ile (Bekir Bozdağ) Ankara`da yüz yüze görüştüm ama hâlâ yanıt alamadım.” bilgisini veriyor.


19 Nisan 2015 Pazar  02:11

Zaman

Manşet - Yol olmayınca ulaşım eşeklere kaldı!


Kahramanmaraş`ta, Merkez Onikişubat ilçesine bağlı Hasancıklı Mahallesi`nin yolu olmayan 89010. Sokak sakinleri zor koşullarda yaşamlarını sürdürüyor. Vatandaşlar dört yanı tarlalarla çevrili evlerine ulaşabilmek için 200 metrelik patika yolu kullanıyor. Araçları sokağın diğer ucundaki stabilize yola park eden mahalleli, acil durumlarda hasta ve çocukları otomobillerine eşek sırtında taşıyor. Şehir merkezine 3 kilometre uzaklıkta bulunan yolsuz sokakta, 5 hanede 25 kişi yaşıyor. Sokağın hemen yanı başında bulunan TOKİ`nin yaptığı lüks konutlar ise dikkat çekiyor. Evlerini 2009 yılında İl Özel İdaresinden alınan yapı izin belgesiyle bölgeye inşa eden mahalleli, tüm vergileri ödedikleri halde belediyelerin hiçbir hizmetinden yararlanamadıklarını söyledi. Evlerine ulaşacak bir yol olmadığı için araçların evlerine yaklaşamadığını, hastaların eşek sırtında taşındığını ifade eden mahalleli, acil bir durum olduğunda ambulansın ya da itfaiyenin evlerinin önüne girebilmesi için bir yol yapılmasını istiyor. Seçim dönemlerinde siyasilerce verilen sözlerin yerine getirilmesini isteyen vatandaşlar, genel seçimlerde tepki için sandık başına gitmeyeceklerini açıkladı. `ALMADIĞIMIZ HİZMETİN VERGİSİNİ ÖDÜYORUZ` Mahalle sakinlerinden Durdu Biricik, şehir merkezine 20 dakika uzaklıkta eşekle hasta taşıdıklarını söyledi. Almadığı hizmetlerin vergisini ödediğini kaydeden Biricik, `Görmediğimiz çöp konteynrının, üzerine basamadığımız yolların ne hikmetse vergisini ödüyoruz. 2009 yılında buraya ev yaptık. Yolun açılması için Büyük Şehir Belediyesine, Onikişubat Belediyesine ve Kaymakamlığa dilekçe ile başvuruda bulunduk ancak bir sonuç çıkmadı. Seçim döneminde sandığa gitmeyi hiç düşünmüyoruz. Şehre sadece 20 dakikalık bir mesafede eşekle hasta taşıyoruz.` diye konuştu. `ÇAMURSUZ YOL İSTİYORUZ` İlkokul 2`nci sınıf öğrencisi İlayda Biricik de yağmur yağdığında ayaklarının çamur olduğunu öğretmenlerin bu nedenle okula almadığını belirtti. Çamursuz yol istiyoruz diyen Biricik: `Öğretmenimiz çamur olduğu için bizi almıyor okula, annelerimizde ayaklarımızın çamur olmaması için bizi sırtında taşıyor. Biz yol istiyoruz.` dedi. `YOLUMUZU YAPMAYANLAR OY İÇİN GELMESİN` Vatandaşlardan Bilal Biricik ise sorunu çözmeyen siyasilerin seçim döneminde oy için yanlarına gelmemesini istedi. Çoluk çocuk perişan olduklarını dile getiren Biricik: `Eşekle hastalarımızı, çocuklarımızı yola taşıyoruz. Eşyaları sırtımızda taşıyoruz. Yolumuzu yapmayanlar yanımıza oy için gelmesinler.` diyerek tepkisinin dile getirdi.


18 Nisan 2015 Cumartesi  12:06

Zaman

Gündem - Yolu olmayınca ulaşım eşeklere kaldı!


Kahramanmaraş`ta, Merkez Onikişubat ilçesine bağlı Hasancıklı Mahallesi`nin yolu olmayan 89010. Sokak sakinleri zor koşullarda yaşamlarını sürdürüyor. Vatandaşlar dört yanı tarlalarla çevrili evlerine ulaşabilmek için 200 metrelik patika yolu kullanıyor. Araçları sokağın diğer ucundaki stabilize yola park eden mahalleli, acil durumlarda hasta ve çocukları otomobillerine eşek sırtında taşıyor. Şehir merkezine 3 kilometre uzaklıkta bulunan yolsuz sokakta, 5 hanede 25 kişi yaşıyor. Sokağın hemen yanı başında bulunan TOKİ`nin yaptığı lüks konutlar ise dikkat çekiyor. Evlerini 2009 yılında İl Özel İdaresinden alınan yapı izin belgesiyle bölgeye inşa eden mahalleli, tüm vergileri ödedikleri halde belediyelerin hiçbir hizmetinden yararlanamadıklarını söyledi. Evlerine ulaşacak bir yol olmadığı için araçların evlerine yaklaşamadığını, hastaların eşek sırtında taşındığını ifade eden mahalleli, acil bir durum olduğunda ambulansın ya da itfaiyenin evlerinin önüne girebilmesi için bir yol yapılmasını istiyor. Seçim dönemlerinde siyasilerce verilen sözlerin yerine getirilmesini isteyen vatandaşlar, genel seçimlerde tepki için sandık başına gitmeyeceklerini açıkladı. `ALMADIĞIMIZ HİZMETİN VERGİSİNİ ÖDÜYORUZ` Mahalle sakinlerinden Durdu Biricik, şehir merkezine 20 dakika uzaklıkta eşekle hasta taşıdıklarını söyledi. Almadığı hizmetlerin vergisini ödediğini kaydeden Biricik, `Görmediğimiz çöp konteynrının, üzerine basamadığımız yolların ne hikmetse vergisini ödüyoruz. 2009 yılında buraya ev yaptık. Yolun açılması için Büyük Şehir Belediyesine, Onikişubat Belediyesine ve Kaymakamlığa dilekçe ile başvuruda bulunduk ancak bir sonuç çıkmadı. Seçim döneminde sandığa gitmeyi hiç düşünmüyoruz. Şehre sadece 20 dakikalık bir mesafede eşekle hasta taşıyoruz.` diye konuştu. `ÇAMURSUZ YOL İSTİYORUZ` İlkokul 2`nci sınıf öğrencisi İlayda Biricik de yağmur yağdığında ayaklarının çamur olduğunu öğretmenlerin bu nedenle okula almadığını belirtti. Çamursuz yol istiyoruz diyen Biricik: `Öğretmenimiz çamur olduğu için bizi almıyor okula, annelerimizde ayaklarımızın çamur olmaması için bizi sırtında taşıyor. Biz yol istiyoruz.` dedi. `YOLUMUZU YAPMAYANLAR OY İÇİN GELMESİN` Vatandaşlardan Bilal Biricik ise sorunu çözmeyen siyasilerin seçim döneminde oy için yanlarına gelmemesini istedi. Çoluk çocuk perişan olduklarını dile getiren Biricik: `Eşekle hastalarımızı, çocuklarımızı yola taşıyoruz. Eşyaları sırtımızda taşıyoruz. Yolumuzu yapmayanlar yanımıza oy için gelmesinler.` diyerek tepkisinin dile getirdi.


18 Nisan 2015 Cumartesi  11:48

Zaman

Manşet - Yolu olmayan sokak sakinlerinin ulaşım aracı eşekler


Kahramanmaraş`ta, Merkez Onikişubat ilçesine bağlı Hasancıklı Mahallesi`nin yolu olmayan 89010. Sokak sakinleri zor koşullarda yaşamlarını sürdürüyor. Vatandaşlar dört yanı tarlalarla çevrili evlerine ulaşabilmek için 200 metrelik patika yolu kullanıyor. Araçları sokağın diğer ucundaki stabilize yola park eden mahalleli, acil durumlarda hasta ve çocukları otomobillerine eşek sırtında taşıyor. Şehir merkezine 3 kilometre uzaklıkta bulunan yolsuz sokakta, 5 hanede 25 kişi yaşıyor. Sokağın hemen yanı başında bulunan TOKİ`nin yaptığı lüks konutlar ise dikkat çekiyor. Evlerini 2009 yılında İl Özel İdaresinden alınan yapı izin belgesiyle bölgeye inşa eden mahalleli, tüm vergileri ödedikleri halde belediyelerin hiçbir hizmetinden yararlanamadıklarını söyledi. Evlerine ulaşacak bir yol olmadığı için araçların evlerine yaklaşamadığını, hastaların eşek sırtında taşındığını ifade eden mahalleli, acil bir durum olduğunda ambulansın ya da itfaiyenin evlerinin önüne girebilmesi için bir yol yapılmasını istiyor. Seçim dönemlerinde siyasilerce verilen sözlerin yerine getirilmesini isteyen vatandaşlar, genel seçimlerde tepki için sandık başına gitmeyeceklerini açıkladı. `ALMADIĞIMIZ HİZMETİN VERGİSİNİ ÖDÜYORUZ` Mahalle sakinlerinden Durdu Biricik, şehir merkezine 20 dakika uzaklıkta eşekle hasta taşıdıklarını söyledi. Almadığı hizmetlerin vergisini ödediğini kaydeden Biricik, `Görmediğimiz çöp konteynrının, üzerine basamadığımız yolların ne hikmetse vergisini ödüyoruz. 2009 yılında buraya ev yaptık. Yolun açılması için Büyük Şehir Belediyesine, Onikişubat Belediyesine ve Kaymakamlığa dilekçe ile başvuruda bulunduk ancak bir sonuç çıkmadı. Seçim döneminde sandığa gitmeyi hiç düşünmüyoruz. Şehre sadece 20 dakikalık bir mesafede eşekle hasta taşıyoruz.` diye konuştu. `ÇAMURSUZ YOL İSTİYORUZ` İlkokul 2`nci sınıf öğrencisi İlayda Biricik de yağmur yağdığında ayaklarının çamur olduğunu öğretmenlerin bu nedenle okula almadığını belirtti. Çamursuz yol istiyoruz diyen Biricik: `Öğretmenimiz çamur olduğu için bizi almıyor okula, annelerimizde ayaklarımızın çamur olmaması için bizi sırtında taşıyor. Biz yol istiyoruz.` dedi. `YOLUMUZU YAPMAYANLAR OY İÇİN GELMESİN` Vatandaşlardan Bilal Biricik ise sorunu çözmeyen siyasilerin seçim döneminde oy için yanlarına gelmemesini istedi. Çoluk çocuk perişan olduklarını dile getiren Biricik: `Eşekle hastalarımızı, çocuklarımızı yola taşıyoruz. Eşyaları sırtımızda taşıyoruz. Yolumuzu yapmayanlar yanımıza oy için gelmesinler.` diyerek tepkisinin dile getirdi.


18 Nisan 2015 Cumartesi  11:48

Habertürk

Gündem - İşte CHP`nin kart vaadinin maliyeti!


Kılıçdaroğlu`nun kredi kartı borçlularına verdiği müjde 2009`daki kart borcu düzenlemesine benziyor. 2009`da da faiz yüzde 5.5`ten 1-1.5 aralığına çekilmişti. Düzenleme yapılırsa yaklaşık 12.5 milyar liralık kart borcunun faizi silinecek


14 Nisan 2015 Salı  02:36

Zaman

Manşet - Oynanmamış ligin kumpasını nasıl kurmuşum!


Yandaş medya iki gündür cinayetten müebbet hapse mahkum olmuş Cihan Oskay isimli bir kişinin beyanları üzerinden yalan ve iftira haberler yazıyor. Dün Oskay`ın ağzından Genel Yayın Müdürümüz Ekrem Dumanlı ile görüştüğünü, kendisine köşe yazarlığı teklif edildiğini, şike davasında kumpas kurulduğu iftiralarını attılar. Bugün ise Cihan Oskay`ın Haziran 2009`da Bodrum`dan İstanbul`a uçuş biletini benim satın aldığım üzerinden 2011`deki şike davasında Fenerbahçe`ye kumpas kurduğumuz yazılmış. Bizim memlekette buna `kuyruklu yalan` derler. Cihan Oskay, Muğla Bodrum`da Peyzaj Mimarları Odası Temsilcisi Hülya Yolcubal isimli bir kadını 18 Haziran 2010`da öldürdü. 25 Ocak 2012`de Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi`nce müebbet hapse mahkum edilmiştir. Anlaşılan o ki mahpustan kurtulmak için iftiralara ve yalanlara sarılmaktadır. Şike ile ilgili 2011 ve 2014`te iki ayrı mahkemedeki tanıklıkları tutarsızlıkları nedeniyle kabul edilmemiştir. Şimdi bu kuyruklu yalanın neresini düzeltelim! Biz yine de vicdanlı insanlar ve hukuk adamları için olayı baştan anlatalım: 1- Cihan Oskay`ın Haziran 2009`da İstanbul`da yapılan görüşmenin konusu şike, Fenerbahçe ve futbol değildir. Elinde Ergenekon ile ilgili önemli bilgi ve belgeler olduğunu söylediği için Oskay`ı İstanbul`a davet ettim. Türkiye kamuoyunun yakından takip ettiği Ergenekon gibi bir davaya ilişkin elinde belge, bilgi olduğunu söyleyen bir kişiyi her gazeteci dinlemek ister. İmkanı olmadığını beyan etmesi üzerine biletlerini aldım. Ergenekon`a ilişkin iddia ettiği gibi elinde tutarlı hiçbir belge ve bilgi olmadığından, dengesiz ve çelişkili anlatımları, mantıksızlıkları nedeniyle hiçbir haber yapmadım. Bir gün sonra kendisi Bodrum`a döndü. O gün haber müdürü değil, istihbarat şefi ve bir muhabir olarak onunla görüştüm. 2- Şike davası 3 Temmuz 2011`de yapılan operasyonlarla başladı. Oskay`ın `elimde belge var` yaygarasıyla İstanbul`a geldiği tarih 13-14 Haziran 2009. Bu tarihte bırakın şike davası ya da soruşturmasını, şike yapıldı denilen 2010-2011 Spor Toto Süper Lig ve TFF 1. Lig müsabakaları dahi oynanmamıştır. Bu nasıl iftiradır ki, oynanmamış maçların şike iddialarını ben Fenerbahçe kulübüne kumpas ve tuzağa çevirmişim!? Hem de iki sene öncesinden maçları tahmin ederek!? 3- Cihan Oskay ile Sayın Ekrem Dumanlı hiçbir zaman görüşmemiştir. Oskay`a köşe yazarlığı teklif edilmemiş, kahvaltı yapılmamıştır. 4- Ocak 2012`de cinayetten mahkum olan Cihan Oskay, 30 Nisan 2012`de şike davasının görüldüğü İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi`nde tanık olarak ifade vermek istemiş, duruşmada “Bu şike suçunun bizzat Aziz Yıldırım tarafından yapıldığını belirtmek için tanıklık yapıyorum.” demesi üzerine Fenerbahçe avukatları ve Yıldırım, Cihan Oskay`ın tanıklığının kabul edilemez olduğunu söylemiştir. Oskay`ın “2000-01 yılında Aziz Yıldırım`ın talimatıyla Samsun-Fenerbahçe maçında şike yaptım” demesi üzerine tepki gösteren Sayın Aziz Yıldırım, “Bu meczubu mu dinleyeceğiz?” diyerek duruşma salonunu terk etmiştir. Mahkeme heyetince tanıklığı kabul edilmemiştir. 5- Konjonktürel çelişkili ifadeler veren, müebbete mahkum Cihan Oskay, 2014`te ise bu kez şike davasının yeniden yargılama dava dosyasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi`ne mektup göndermiştir. Daha önce söylediklerinin tam tersi ve iftiralar atmak suretiyle hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmaksızın, modaya uyarak şike davasını paralele bağlayıp yalan beyanda bulunmuştur. Bugün de 17 Aralık sürecinden sonra `öküzün altında buzağı arayan zihniyet` Cihan Oskay`ın bu tutarsız ifadeleri ve yalanları üzerinden tam bir iftira ve tuzak kurma amacı gütmektedir. Şike yargılamasını yapan her iki mahkeme de Oskay`ın çelişkili ifadeleri nedeniyle tanıklığını kabul etmemiştir. Tekrar hatırlatmak gerekirse, şike davası 2010-11 sezonunda Spor Toto Süper Lig ve TFF 1. Lig`in bazı müsabakalarında şike yapıldığı ve teşvik primi verildiği iddiası üzerine başlatılmıştır. Cihan Oskay ile 2009`da yapılan görüşme ile bu maçlar ve şike iddiaları arasında zaman, mekan, akıl ve hukuki gerçeklere ilişkin hiçbir bağ yoktur. Bu bağ varmış gibi iftira haber ve yayın yapanlar yargıda hesabını verecektir. Bu iftiralar nedeniyle adı geçen şahsa ve gazetelere `yalan ve iftira` davası açacağım, her türlü yasal hakkımı hukuk nezdinde kullanacağım.


16 Nisan 2015 Perşembe  02:54

Zaman

Manşet - Bu kuyruklu yalanın neresini düzeltelim; oynanmamış ligin kumpası mı olur?


Yandaş medya iki gündür cinayetten müebbet hapse mahkum olmuş Cihan Oskay isimli bir kişinin beyanları üzerinden yalan ve iftira haberler yazıyor. Dün Oskay`ın ağzından Genel Yayın Müdürümüz Ekrem Dumanlı ile görüştüğünü, kendisine köşe yazarlığı teklif edildiğini, şike davasında kumpas kurulduğu iftiralarını attılar. Bugün ise Cihan Oskay`ın Haziran 2009`da Bodrum`dan İstanbul`a uçuş biletini benim satın aldığım üzerinden 2012`deki şike davasında Fenerbahçe`ye kumpas kurduğumuz yazılmış. Bizim memlekette buna `kuyruklu yalan` derler. Cihan Oskay, Muğla`nın Bodrum ilçesinde Peyzaj Mimarları Odası Muğla İl Temsilcisi Hülya Yolcubal isimli bir kadını 18 Haziran 2010`da öldürdüğü için, 25 Ocak 2012`de Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 9. duruşmada müebbet hapse mahkum edilmiştir. Anlaşılan o ki mahpustan kurtulmak için iftiralara ve yalanlara sarılmaktadır. Şike davasında 2011 ve 2014`te iki ayrı mahkemedeki tanıklıkları tutarsızlıkları nedeniyle kabul edilmemiştir. Şimdi bu kuyruklu yalanın neresini düzeltelim! Biz yine de vicdanlı insanlar ve hukuk adamları için olayı baştan anlatalım: `BELGEM VAR` DEDİ, DİNLEDİM, TUTARSIZ İFADELERİNİ HABER BİLE YAPMADIM 1-) Cihan Oskay`ın Haziran 2009`da İstanbul`da benimle yaptığı görüşmenin konusu şike, Fenerbahçe ve futbol değildir. Elinde Ergenekon ile ilgili önemli bilgi ve belgeler olduğunu söylediği için Oskay`ı İstanbul`a davet ettim. Türkiye kamuoyunun yakından takip ettiği Ergenekon gibi bir davaya ilişkin elinde belge, bilgi olduğunu söyleyen birini her gazeteci dinlemek ister. İmkanı olmadığını beyan etmesi üzerine biletlerini aldım. Ergenekon`a ilişkin iddia ettiği gibi elinde tutarlı hiçbir belge ve bilgi olmadığından, dengesiz ve çelişkili anlatımları, mantıksızlıkları nedeniyle anlattıkları üzerinden hiçbir haber yapmadım. Bir gün sonra kendisi Bodrum`a döndü. Haber müdürü değil, istihbarat şefi ve bir muhabir olarak onunla görüştüm. 2010-2011 SEZONU MAÇLARI OYNANMAMIŞ, NE KUMPASI! 2-) Şike Davası 3 Temmuz 2011`de yapılan operasyonlarla başladı. Cihan Oskay`ın `elimde belge var` yaygarasıyla İstanbul`a geldiği tarih 13-14 Haziran 2009`dur. Bu tarihte bırakın Şike davası ya da soruşturmasını, şike yapıldı denilen 2010-2011 Spor Toto Süper Lig ve TFF 1. Lig müsabakaları dahi oynanmamıştır. Bu nasıl iftiradır ki, oynanmamış maçların şike iddialarını ben Fenerbahçe kulübüne kumpas ve tuzağa çevirmişim!? DUMANLI İLE GÖRÜŞME İFADESİ KÜLLİYEN YALAN 3-) Cihan Oskay, dün de yazılı bir açıklama ile Sayın Ekrem Dumanlı ve Avukatı Ali Odabaşı`nın belirttiği gibi, hiçbir zaman Sayın Dumanlı ile görüşmemiştir. Kendisine köşe yazarlığı teklif edilmemiş, kahvaltı yapılmamıştır. AZİZ YILDIRIM `MECZUP` DEYİP, SALONU TERK ETMİŞTİ 4-) Ocak 2012`de cinayetten mahkum olan Cihan Oskay, 30 Nisan 2012`de Şike Davası`nın görüldüğü İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi`nde tanık olarak ifade vermek istemiş, duruşmada “Bu şike suçunun bizzat Aziz Yıldırım tarafından yapıldığını belirtmek için tanıklık yapıyorum.” demesi üzerine Fenerbahçe avukatları ve Aziz Yıldırım, Cihan Oskay`ın tanıklığının kabul edilemez olduğunu söylemiştir. Oskay`ın “2000-01 yılında Aziz Yıldırım`ın talimatıyla Samsun- Fenerbahçe maçında şike yaptım” demesi üzerine sözlere tepki gösteren Aziz Yıldırım, “Bu meczubu mu dinleyeceğiz?” diyerek duruşma salonunu terk etmiştir. Mahkeme heyetince tanıklığı kabul edilmemiştir. MAHKEME BİLE TANIKLIĞINI KABUL ETMEDİ 5-) Konjonktürel çelişkili ifadeler veren, müebbet hapse mahkum bir cinayet sanığı Cihan Oskay, 2014`te ise bu kez Şike Davası`nın yeniden yargılama dava dosyasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi`ne mektup göndermiştir. Daha önce söylediklerinin tam tersi ve iftiralar atmak suretiyle hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmaksızın, modaya uyarak Şike Davasını paralele bağlayıp yalan beyanda bulunmuştur. Bugün de 17 Aralık sürecinden sonra` öküzün altında buzağı arayan zihniyet` Cihan Oskay`ın bu tutarsız ifadeleri ve yalanları üzerinden tam bir iftira ve tuzak kurma amacı gütmektedir. Şike yargılamasını yapan her iki mahkeme de Oskay`ın çelişkili ifadeleri nedeniyle tanıklığını kabul etmemiştir. İFTİRAYI ATANA DA YALAN HABERİ YAZANLARA DA DAVA AÇACAĞIM Tekrar hatırlatmak gerekirse, Şike davası 2010-11 sezonunda Spor Toto Süper Lig veTFF 1. Lig`in bazı müsabakalarında şike yapıldığı ve teşvik primi verildiği iddiası üzerine başlatılmıştır. Cihan Oskay ile 2009`da yapılan görüşme ile bu maçlar ve şike iddiaları arasında zaman, mekan, akıl ve hukuki gerçeklere ilişkin hiçbir bağ yoktur. Bu bağ varmış gibi iftira haber ve yayın yapanlar yargıda hesabını verecektir. Bu iftiralar nedeniyle adı geçen şahsa ve gazetelere `yalan ve iftira` davası açacağımı, iftira medyasına karşı her türlü yasal hakkımı hukuk nezdinde kullanacağımın bilinmesini isterim.


15 Nisan 2015 Çarşamba  14:04

Radikal

Kültür Sanat - Ah şu `dış mihraklar`


Gael Garcia Bernal ve Haluk Bilginer`in oynadığı `Rosewater`, Londra`da yaşayan İran kökenli bir gazetecinin 2009`daki seçim dolayısıyla gittiği ülkesinde Batı adına casuslukla suçlamasının yanı sıra psikolojik ve fiziksel işkenceyle geçen 118 gününün öyküsüne odaklanıyor. - UĞUR VARDAN


18 Nisan 2015 Cumartesi  05:15

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  

19 06 2010 tarihli sabah gney eki  19 06 2010 tarihli sabah gney eki  19 06 2010 tarihli sabah gney eki  19 06 2010 tarihli sabah gney eki  13 eylül 2009 atv ana haber bülteni video izle  sbs örnek sorular  sbs örnek sorular  sbs örnek sorular  sbs örnek sorular  sbs örnek sorular  sbs örnek sorular  sbs örnek sorular  sbs örnek sorular  sbs örnek sorular  habertürk ankara eki arşivi 09 12 2011  habertürk ankara eki arşivi 09 12 2011  habertürk ankara eki arşivi 09 12 2011  habertürk ankara eki arşivi 09 12 2011  habertürk ankara eki arşivi 09 12 2011  habertürk ankara eki arşivi 09 12 2011  habertürk ankara eki arşivi 09 12 2011  09 02 2013