Bulunan Haber Sayısı: 42
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Edirne`de dondu sanılan 9 Afgan göçmen, cinayete kurban gitmiş


Edirne`nin Bulgaristan sınırındaki Budakdoğanca Köyü`nde geçtiğimiz Nisan ayında kemikleri bulunan 9 Afgan uyruklu göçmenin cinayete kurban gittiği ortaya çıktı.Sınıra yaklaşık 500 metre mesafede bulunan köyde, tarlasına giden bir köylü vatandaş Kırçeşme mevkiine geldiğinde buradaki çalılıkların içerisinde insan kemiklerini fark etti. Köylü vatandaş durumu muhtara bildirdi. Muhtar ise İl Jandarma Komutanlığı`na haber verdi. Bölgeye giden jandarma ekipleri alanda yaptığı araştırmada aralarında kadın ve çocukların olduğu 9 kişinin kemiklerini buldu. Toplanan kemikler incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu`na gönderildi.SOĞUKTAN DONDUKLARI TAHMİN EDİLİYORDUYasa dışı yollardan Bulgaristan`da geçmeye çalıştığı sırada soğuktan donarak öldüğü tahmin edilen kaçakların adli tıp kurumundan gelen raporda silahla ve kafalarından aldığı darp sonucu öldürüldüğü tespit edildi. Kaçak göçmenlerin gasp edilerek öldürülmesi olayının aydınlatılması için Edirne İl Jandarma Komutanlığı çok yönlü çalışma başlattı. Olayla ilgili olarak kaçaklardan birisinin üzerinden çıkan bir fotoğraftan hareket eden jandarma cinayeti adım adım çözdü. Önce fotoğraftan, fotoğrafın çekildiği il ardından fotoğrafı çeken fotoğrafçı tespit edildi.FOTOĞRAFTAN ŞÜPHELİYE ULAŞILDIBu kapsamda fotoğrafı çekildiği ile giden jandarma ekipleri fotoğrafçıyı buldu. Fotoğrafçının ifadeleri doğrultusunda o ilde yaşayan Afgan uyruklu bir şahısla irtibata geçildi. Ölen kaçakları tanıdığını söyleyen şahıs, Afgan kaçakların sınıra doğru hareket etmeden önce konuştuğu bir kişinin telefonunu verdi. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı`nın talimatıyla telefonun ait olduğu şahıs ile olayla ilgisi bulunan 3 kişi tespit edildi.1`i TUTUKLANDIDaha sonra 4 kişiye yönelik teknik ve fiziki takip başlatıldı. Jandarma yaklaşık 3 ay süren takibin ardından Edirne, Kırklareli ve Adana illerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyon sonucunda Adana`da E.K, Kırklareli`de O.T ve Edirne`de ise A.F ve L.F isimli şahıslar gözaltına alındı. Edirne`ye getirilen şahıslar İl Jandarma Komutanlığı`nda sorgudan sonra suç delilleriyle birlikte adliyeye sevk edildi. Şahıslardan E.K., `Canavarca ve Hunharca Adam Öldürmek` suçundan tutuklandı. Diğerleri ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.(CİHAN)


23 Kasım 2014 Pazar  13:21

Zaman

Manşet - Çamur bahane olamaz, risk analizleri yapılmalıydı


TÜİK`in hizmet binası inşaatında ağır yaralanan işçinin kepçeyle taşınması tepkiyle karşılandı. Çamurun bahane olamayacağını söyleyen Aksiyon İşçi Sendikaları Genel Başkanı Vedat Öztürk, şantiyede olası kazalar için risk analizlerinin yapılması gerektiğini belirtti.TOKİ tarafından Ankara`da yaptırılan TÜİK`in hizmet binasının inşaatında geçirdiği kazada ağır yaralanan taşeron işçi Hüsnü Allak`ın kepçeyle ambulansa taşınması tepkilere sebep oldu. Aksiyon İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Vedat Öztürk, ambulansın şantiye sahasına girememesini `ilkel bir durum` olarak nitelendirdi. Öztürk, “İnsanların bir eşya gibi kepçeyle taşınması çok utanç verici. Kepçe cansız cisimleri taşıyan bir alettir. İnsanı bir cisimden, maddeden ibaret sayan zihniyeti sendika olarak kınıyoruz.” dedi. Bu kadar büyük bir şantiye alanında olası kazalar için risk analizleri yapılması gerektiğini hatırlatan Öztürk, şöyle konuştu: “Şantiyelerdeki muhtemel göçüklere, zemin suyunun yükselmesi sonucu oluşması muhtemel bataklıklara yönelik risk analizleri yapılır ve acil eylem planları hazırlanır. Bütün bunların önceden düşünülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması gerekliydi. Ambulansın çamur olduğu için sahaya girememesi bir gerekçe değil. Daha büyük bir kaza olsaydı çok daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalabilirdik.”İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Samet Mengüç de Türkiye`de çalışma koşullarını değerlendirdiğinde yaşananların kaza değil iş cinayeti olduğunu söyledi. Mengüç, şu ifadeleri kullandı: “Kaza olmadan önce olası kaza senaryolarına karşı hazır olunması gerekir. Diyelim ki bir kaza oldu ne yapmam lazım? Bunların hepsinin önceden hesaplanması lazım. Zaten işyeri hekimliği ve her yerde işyeri güvenlik uzmanının mutlaka bulundurulması lazım.”Olayla ilgili açıklama yapan Sağlık Bakanlığı ise tepkilere karşı şu cevabı verdi: “Normal bir insanın bile yürümesinin nerdeyse mümkün olamayacağı balçık çamurunun içinden kolayca çıkarılması için çalışan görevlilerin olay yerine getirdikleri bir kepçe ile ambulansın yanına götürülmesi önerilmiştir. Hastanın bir an önce düşürülmeden ve seri olarak tıbbi müdahalesinin yapılabilmesini sağlamak amacı ile olay yeri ekibimiz bu öneriyi uygun görmüş ve kepçenin içerisine sırt tahtası ile birlikte yaralıyı yerleştirerek ambulansımızın yanına hastanın getirilmesi sağlanmıştır.” TÜİK`in hizmet binası inşaatında önceki gün yaşanan iş kazasında skandal bir ilkyardım yaşanmıştı. Hüsnü Allak isimli işçi, derin kazı makinesine ayağını kaptırarak ağır yaralandı. Olay yerine gelen ambulans, inşaatın çamur olmasından dolayı işçinin yanına gidemedi. İşçi kepçeyle ambulansa taşındı. Hastanede yapılan bütün müdahalelere rağmen Allak kurtarılamadı.


23 Kasım 2014 Pazar  02:13

Zaman

Manşet - İslamabad ile Kabil arasında bahar havası yaşanıyor


Yıllardır aralarında güvensizlik ve düşmanlık bulunan iki komşu ülke Pakistan ile Afganistan arasındaki buzlar eriyor.Göreve gelmesinin üzerinden daha iki ay geçmeden Pakistan`a resmi bir ziyaret gerçekleştiren Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani İslamabad`da dün Başbakan Navaz Şerif tarafından sıcak bir şekilde karşılandı. İki lider, düzenlenen ortak basın toplantısında birbirleri için samimi ifadeler kulanırken, ilişkilerin geleceği konusunda da olumlu mesajlar verdi. Afgan lidere, “sevgili kardeşim” diye hitap eden Şerif, “13 yıllık engelleri üç günde aştık. Mazinin, geleceğimizi yok etmesine müsaade etmeyeceğiz. Güvenliğimiz ve refahımız birbirine bağlı.” dedi. Şerif, ülkesinin, Taliban ile müzakereler yürüten Kabil`in iç barışı sağlama adına attığı adımları da destek sözü verdi.Kritik ziyaret sırasında iki ülke arasında demiryolu ve karayolu bağlantılarının geliştirilmesi, ticaret hacminin artırılması, enerji işbirliği ve sınır güvenliği alanlarında çeşitli anlaşmalara imza konuldu. Taliban saldırılarına binlerce insanını kurban veren her iki ülke, yıllardır birbirlerini terörü desteklemekle suçluyor. Siyasi gözlemciler, iki başkent arasındaki güven artırıcı tedbirleri ve güvenlik işbirliğini terörle mücadelede sonuç alınması konusunda çok önemli görüyor.


16 Kasım 2014 Pazar  02:04

Zaman

Manşet - Başbakanlık koruması, gence çarpıp öldürdü ama dava açılamıyor


Başbakanlık Koruma Dairesi`nde görevli başpolis E.Y., 3 Haziran`da emniyet aracıyla Şerif Ginaz`a çarparak ölümüne sebep oldu. Gencin ailesi, polisin yargılanması için dava açtı; ancak İstanbul Valiliği memur için soruşturma izni vermedi. Baba Nihat Ginaz, “Bu nasıl bir vicdansızlıktır.” dedi.Başbakanlık Koruma Dairesi İstanbul Şube Müdürlüğü`nde görevli başpolis E.Y., 3 Haziran`da resmî plakalı emniyet aracıyla Şerif Ginaz`a (16) çarparak ölümüne sebep oldu. Gencin ailesi dava açtı. Ancak İstanbul Valiliği, Ginaz`ın kırmızı ışıkta geçtiğini belirtip memurun soruşturulmasına izin vermedi. Baba Nihat Ginaz, “Bu nasıl bir vicdansızlıktır. Ortada ölüm var, soruşturma izni yok.” diye tepki gösterdi. Ailenin avukatı Semih Biten ise aracın Ginaz`a 86 km hızla çarptığını söyledi ve “30 km hızla gitseydi Şerif ölmezdi. Memur, hukuk çiğnenerek koruma zırhı altına alındı.” dedi.16 yaşındaki Şerif Ginaz, 3 Haziran 2014 günü bir aracın kendisine çarpması sonucu kaldırıldığı İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi`nde 24 gün sonra, Ramazan ayının başlamasına bir gün kala hayatını kaybetti. Kazanın hemen ardından şoföre dava açan aile, bir şok daha yaşadı. Oğullarına çarpan kişinin Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı İstanbul Şube Müdürlüğü`nde görevli bir memur olması sebebiyle hakkında herhangi bir işlem yapılmadı, soruşturma açılmasına izin verilmedi. Şerif Ginaz`ın ailesi ise duruma tepki gösteriyor. Ailenin avukatı Semih Biten, “Normalde ışıklarda hız sınırı 30 km, şehir içinde 50 km`dir. Ulusal Kriminal Büro adında bir bilirkişi kurumu var. Bu kurumdan aldığımız rapora göre araç kaza yerinde 86 km hız ile gidiyormuş. Eğer kurallara uygun bir şekilde düşük hızda gidiliyor olsaydı kaza ölümle sonuçlanmazdı.” dedi. Dosyayı alıp incelediği ilk günden itibaren vahim şeylerin olduğunu belirten Biten, “Kaza anına ilişkin kamera kayıtları olmasına rağmen, 2 polis memuru savcıya `görüntü yok` şeklinde tutanak sunmuş. Kendim gidip incelediğimde EDS kameralarının olduğunu tespit ettim ve görüntülere ulaştım.” dedi.Çarpan kişinin memur olmasından dolayı, savcılık, memurların yargılanması hakkındaki yasa gereği izin talebinde bulunulduğunu belirten avukat Biten, şöyle konuştu: “Biz olayın herhangi bir görev esnasında olmadığı gerekçesiyle izin talebine gerek olmadığı itirazında bulunduk. Ancak itirazımız kabul görmedi ve savcılık idarenin yani valinin iznini bekledi. Görev süresinin son günlerinde olan Hüseyin Avni Mutlu da `soruşturma izni verilmemesine` diye kararı imzaladı. Dolayısıyla soruşturma yapılamadı ve çarpan şahıs elini kolunu sallayarak geziyor.”Bölge idare mahkemesine kararın kaldırılması yönünde itirazda bulunduklarını belirten aile avukatı, “Eğer yine bir sonuç alamazsak Anayasa Mahkemesi`ne hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`ne kadar gideceğiz.” dedi. Bir skandal kararın da valilikten geldiğini vurgulayan Biten şunları aktardı: “İşin bir başka acı yönü ise valilik kararında `yaralanmalı trafik kazası` olarak bahsediyor. Hemen hemen tüm trafik kazalarında olay anı ölüm gerçekleşmediği için yaralanmalı trafik kazası ibaresi kullanılır. Ancak soruşturma izni işlemleri kazadan 20 gün kadar sonra yani Şerif öldükten sonra başlatılıyor. Buna rağmen belli ki üstünkörü bir incelemeyle ya da kasti bir şekilde bu karar alınmış. Ortada bir ölüm var, valiliğin yaralamalı trafik kazası kararı kabul edilemez.”Bu ülkede güçlülerin, üstünlerin hukuku işliyorOğlunun ölümüyle ilgili duyarsızlığa isyan eden baba Nihat Ginaz, “Bu ülkede hakkımızı alabilmek için illa arkamızda büyük bir isim mi olması lazım?” diyor. Gerekirse son nefesine kadar bu işin peşini bırakmayacağını belirten baba, şöyle konuştu: “Bizim çocuğumuz da bir insan evladı değil miydi ki o adam çarpıp, orada bırakıp gitti? Benim evladım canından olmuş, devlet bunun sorumlusunun cezasını vermekle görevli. Devlet vatandaşına böyle mi davranır? İlla bizim de bir yerlerde büyük tanıdıklarımız mı olmalı hakkımızı alabilmek için? Lafa gelince biz vatandaşımızın hizmetkârıyız diyorlar. Onlar sadece kendi yandaşlarının, kendi adamlarının ve parası, makamı olanların hizmetkârı. Kanımın son damlasına kadar bu işin takipçisi olacağım.” Şerif Ginaz`ın ablası Gurbet Ginaz ise, “16 yaşında bir delikanlı gitti. Ama bakıyoruz da arkamızda güçlü kimsemiz yok diye hakkımızı savunan, bize sahip çıkan da yok.” diyerek tepkisini dile getirdi.


15 Kasım 2014 Cumartesi  02:13

Sabah

Gündem - Başkentte cephanelik dolu kasa


Ankara polisi, başkentin en çok suç işlenen bölgesi Çinçin`de esrarengiz bir operasyon gerçekleştirdi.Devamı için tıklayınız


22 Kasım 2014 Cumartesi  13:32

Milliyet

Kültür Sanat - Bursa`yı ayağa kaldıran sesin sırrı çözüldü


Bursa`da esrarengiz patlama sesi vatandaşları korkuttu.     Saat 10.30 sularında merkez Nilüfer ilçesinde büyük bir patlama sesi...


20 Kasım 2014 Perşembe  12:16

ODATV

Gündem - Bennu Yıldırımlar, Ceren Moray, Selin Demiratar, Deniz Çakır ve Sinem Öztürk kadın cinayetine karşı konuştular


Ünlü isimlerden destek


21 Kasım 2014 Cuma  18:50

Hürriyet

Manşet - `ÖREN BAYAN` cinayetinde iddianame tamam


ÖREN Bayan İpliklerinin eski sahibi Jak Karako ile eşi Georgia Karako`yu, İstanbul Ortaköy`deki villalarında bıçaklayarak öldürdükten sonra evlerinden hırsızlık yapan Özbekistan uyruklu Farkhodjon Yusufov ile eşi Gulbakar Yusufova hakkındaki iddianame tamamlandı. Önümüzdeki günlerde İstanbul 9`uncu Ağır Ceza Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkacak olan Özbek çift için, adam öldürmek suçundan `ağırlaştırılmış ömürboyu`, hırsızlık suçundan da 7 yıla kadar hapis cezası istendi.


19 Kasım 2014 Çarşamba  14:18

Sabah

Gündem - Diyarbakır`daki Astsubay cinayetinde ilginç detay


Diyarbakır`da şehit edilen Astsubay Üstçavuş Nejdet Aydoğdu`nun Muğla`da yakalanan cinayet şüphelisiyle birlikte ele geçirilen silahın, daha önce Adana`da bir astsubayın evinden çalındığı ve bir narkotik...Devamı için tıklayınız


19 Kasım 2014 Çarşamba  14:18

Habertürk

Gündem - Berber cinayetinin zanlısı adliyeye sevk edildi


Adana`da berbere yapılan silahlı saldırıda 2 kişiyi öldüren, 1 kişiyi yaralayan ve kendi de yaralanan zanlı adliyeye sevk edildi


18 Kasım 2014 Salı  10:36

Sayfa:1  2  3  4  5  

yeni transferler  28 06 2009 tarihli sabah akdeniz eki  7 kasın 2008 izmir sonuçları  04 04 2009 kanal d haber izle  yeni asır gazetesi arşivi 01 ekim 2010  İstanbul fox 10 ana haber izle  10 eylül 2009 habertürk gazetesi İstanbul eki  18 ekim 2009 genel af haberleri  ögretmen döven adam fox tv  ülke tv 30 eylül 2009 izle  03 10 1984 hürriyet gazetesi arsiv  ülke tv arşiv programını izle sıra dışı 1 eylül  hürriyet gazetesi 21 ocak 2009  fox ana haber tekrarı izle 02 02 çarşamba  01 05 2009 fox haber thy görün  bugünkü atv haber başlıkları kaldırımda doğum  şubat 2009 milliyet  ötv araçlar 30 yaş üstü  ömer lütfü topal cenaze  21 kasım kanald ana haber bülteni  ülke tv 19 mayıs 2009 sıradışı programını izle  ölümlü trafik kazaları 28 ekim 2010