Bulunan Haber Sayısı: 701
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Manşet - O kızla birlikte oldum cinayetinde korkunç detay


ADANA`da nikahsız eşi hakkında dedikodu yaptığını iddia ettiği Sefa Azan`ı bıçaklayarak öldüren A.A. ile kavgaya karışan 7 kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmalarına başlandı. Savunmasında pişman olduğunu söyleyen katil zanlısının 17, kurbanın 18 yaşında olması hatta olaya karışan sanıkların arasında 15 yaşındaki çocukların bulunması dikkat çekti.


29 Ocak 2015 Perşembe  16:35

Zaman

Manşet - Kendini yakmak istetyen kadının üzerine atladı


Bolu`da evlenen kızının kendisiyle görüşmemesi nedeniyle bunalıma girip üzerine benzin dökerek iki elindeki çakmağı yakan kadını üzerine atlayan polis kurtardı.Olay, saat 16.30 sıralarında Tepecik Mahallesi Şehit Mustafa Değercan Sokakta meydana geldi. Evlenen kızı Ç.K`nın kendisiyle görüşmediğini iddia eden annesi Şerife Uzun, üzerine benzin dökerek kendisini yakmak istedi. Kızının evinin karşısında kızına isyan eden Şerife Uzun, Kızımın telefon numarasını dahi bana vermiyorlar. Bana bileziği ver, 100 TL ver, paramı ver diyorlar. Bu kadar mı düştünüz? Bu kadar mı aç kaldınız? diyerek bağırdı.Polis ekiplerinin uzun süre ikna etmeye çalıştığı Şerife Uzun, iki elindeki çakmağı yakarak kimsenin yanına yaklaşmamasını istedi. Bolu Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü?nde görevli polis memuru bir anlık dalgınlığından yararlandığı Şerife Uzun?un üzerine atladı. Polis memuru ile Şerife Uzun beton duvarın üzerinden karların üzerine düştüler. Etkisiz hale getirilen ve elindeki çakmakları alınan Şerife Uzun, ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.(DHA)


22 Ocak 2015 Perşembe  09:56

Zaman

Manşet - O yakalandı diğerleri Türkiye`de


Fransa`nın başkenti Paris`te Charlie Hebdo haftalık mizah dergisi düzenledikleri saldırıda 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerin suç ortağı olduğu öne sürülen ve otobüsle Bulgaristan`dan Türkiye`ye geçmeye çalıştığı sırada yakalanan 28 yaşındaki Fransız vatandaşı Fritz Jolie Joachin ile ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Joachin`le birlikte seyahat eden ve Kuaşi kardeşleri tanıdığı belirtilen biri Türk, üç kişinin Türkiye`ye geçtiği açıklandı.Haiti asılı Fransız vatandaşı 28 yaşındaki Fritz Jolie Joachin, 1 Ocak günü otobüsle geldiği Bulgaristan`ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı`ndan Türkiye`ye geçmeye çalıştığı sırada 3 yaşındaki oğlu Abdel Rahman`ı eşinden habersiz sınır dışına çıkardığı ve Paris`teki 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerle temasta olduğu iddiasıyla tutuklandı. Bulgaristan`ın Hasköy kentinde 16 gündür tutuklu olan Fritz Jolie Joachin, Fransa savcılığının yaptığı 2 iade talebi üzerine bugün Hasköy Bölge Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkarıldı.Adliyeye çelik yelek giyen, şok cihazı ve silahlı 5 polisin arasında sıkı güvenlik önlemleriyle çıkarılan Joaquin, binanın 3`ncü katındaki 6 numaralı duruşma salonuna alındı. Ellerindeki kelepçeleri sökülen Fritz Jolie Joachin, Fransızca verdiği ifadesi tercüman aracılığıyla Bulgarcaya çevrildi. Duruşmayı 15 kadar yerli ve yabancı gazeteci de takip ederken, Joachin çocuk kaçırma ve terör suçlamalarını kabul etmedi.FRANSA`DA SUÇ, BULGARİSTAN`DA DEĞİLHasköy Bölge Mahkemesi hakimleri yasal olarak evli olan Fritz Jolie Joachin`in eşinden habersiz çocuğunu sınır dışına çıkarmasının Fransa`da suç olduğunu ancak Bulgaristan`da suç olmadığına hükmetti. Bu konuda Fransa`dan gelen aide talebini reddetti. Mahkeme, `komplo kurmak ve terörist eylemler planlamak` iddialarıyla Fransa`nın ikinci iade talebiyle ilgili kararını ise salı gününe erteledi.1 OCAKTA YAKALANMIŞTIHaiti asılı Fransız vatandaşı 28 yaşındaki Fritz Jolie Joachin, geçen 1 Ocak günü otobüsle geldiği Türk- Bulgar sınırında, yanındaki 3 yaşındaki oğlunu eşinden izinsiz Fransa`da dışına çıkardığı gerekçesiyle hakkında Avrupa genelinde çıkarılan gözaltı emri nedeniyle yakalandı. 3 Ocak günü Fransa`daki savcılıktan gelen `çocuk kaçırma` iddiasıyla tutuklanan Joachin, geçen pazartesi günü de Paris`te Charlie Hebdo haftalık mizah dergisi düzenledikleri saldırıda 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerle temasta olduğu iddiası üzerine ikinci kez tutuklandı.İfadelerinde radikal İslamcı olmadığını savunan Joachin, Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerin sadece `çocukluk arkadaşı` olduğunu söylemişti.(DHA)


17 Ocak 2015 Cumartesi  14:04

Zaman

Manşet - Fransız istihbaratı saldırganları 10 yıldır takip ediyormuş


Fransa`da mizah dergisi Charlie Hebdo`ya yönelik saldırıyı düzenleyenlerin Şerif Kourachi (32) ve kardeşi Said Kourachi (34) olduğu belirtildi. İki kardeş hakkında daha önce polis tarafından soruşturma açılmış ancak delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakılmıştı. Özellikle Şerif Kourachi`nin 12 yıldır Fransız güvenlik güçlerinin takibinde olduğu belirtiliyor. 2003 yılından bu yana Fransız istihbaratının gözetiminde bulunan Şerif Kouachi`nin 2004-2006 yılları arasında Irak`taki radikal örgütlere yardım ettiği ortaya çıktı. Kendisi hiç Fransa dışına çıkmayan Kouachi, Ocak 2005`te Irak`a gitmek isterken güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Kouachi 2008 yılında gençleri Irak`a gönderdiği gerekçesiyle 18 ay hapis cezasına çarptırıldı. Fransız polisinin verdiği bilgiye göre, hapishanede radikal örgütlerle ilişkisi devam ettiği tahmin edilen Kouachi hapis cezası bittikten sonra Irak ve Suriye`ye genç Fransızları göndermeye devam etti. Mayıs 2010`da tekrar tutuklanan Şerif Kourachi, 5 ay sonra mahkeme tarafından delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldı. Fransız polisi, hapiste tanıştığı terör hükümlüsü Cemal Beghal`le futbol oynamak için düzenli buluştuğunu gösteren fotoğrafları delil olarak sunmuştu. Kararı veren mahkemedeki bir hakim Le Monde`a yaptığı açıklamada, `O dönemde Kourachi`nin ne kadar büyük tehlike arz ettiğini bilmemiz mümkün değildi. Sadece futbol oynuyor diye tutuklayacak değildik.` dedi.(CİHAN)


08 Ocak 2015 Perşembe  18:30

Zaman

Manşet - İslamabad ile Kabil arasında bahar havası yaşanıyor


Yıllardır aralarında güvensizlik ve düşmanlık bulunan iki komşu ülke Pakistan ile Afganistan arasındaki buzlar eriyor.Göreve gelmesinin üzerinden daha iki ay geçmeden Pakistan`a resmi bir ziyaret gerçekleştiren Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani İslamabad`da dün Başbakan Navaz Şerif tarafından sıcak bir şekilde karşılandı. İki lider, düzenlenen ortak basın toplantısında birbirleri için samimi ifadeler kulanırken, ilişkilerin geleceği konusunda da olumlu mesajlar verdi. Afgan lidere, “sevgili kardeşim” diye hitap eden Şerif, “13 yıllık engelleri üç günde aştık. Mazinin, geleceğimizi yok etmesine müsaade etmeyeceğiz. Güvenliğimiz ve refahımız birbirine bağlı.” dedi. Şerif, ülkesinin, Taliban ile müzakereler yürüten Kabil`in iç barışı sağlama adına attığı adımları da destek sözü verdi.Kritik ziyaret sırasında iki ülke arasında demiryolu ve karayolu bağlantılarının geliştirilmesi, ticaret hacminin artırılması, enerji işbirliği ve sınır güvenliği alanlarında çeşitli anlaşmalara imza konuldu. Taliban saldırılarına binlerce insanını kurban veren her iki ülke, yıllardır birbirlerini terörü desteklemekle suçluyor. Siyasi gözlemciler, iki başkent arasındaki güven artırıcı tedbirleri ve güvenlik işbirliğini terörle mücadelede sonuç alınması konusunda çok önemli görüyor.


16 Kasım 2014 Pazar  02:04

Zaman

Gündem - Aydın cinayetleri çözülmeden Türkiye aydınlanmaz


Gazeteci-yazar Uğur Mumcu`nun, evinin önündeki aracına konulan bombanın patlaması sonucu öldürülmesinin üzerinden 22 yıl geçti.Ancak Mumcu`ya yönelik suikastın üzerindeki sır perdesi hâlâ aralanamadı. Basın örgütleri, dün anma mesajları yayınlayarak cinayete ve faillerin yakalanmamasına tepki gösterdi. O açıklamalar şöyle:Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC): Dönemin iktidarının cinayeti çözmenin ve faillerini yakalamanın devletin namus borcu olduğunu söylediklerini üzüntüyle hatırlıyoruz. Aradan geçen uzun süre içinde cinayeti azmettirenlerin ortaya çıkarılamamasını bir demokrasi ayıbı olarak düşünüyoruz. Bu ayıp Hrant Dink cinayetinde olduğu gibi yeni gazeteci cinayetleri için de karanlık odakları cesaretlendiren bir örnek olarak karşımızda duruyor.Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF): Üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen diğer aydın cinayetleri gibi Uğur Mumcu cinayeti de aydınlatılamadı. Aydınlarımızı katleden karanlık güçler hâlâ ortaya çıkarılamadı. Bu cinayetler tam olarak aydınlatılamazsa Türkiye aydınlanamaz. Faili meçhul cinayetler aydınlatılmazsa Türkiye demokrasisi bir adım ileri gidemez ancak ben bu iktidarın, faili meçhul cinayetleri aydınlatacağına inanmıyorum. Onların kanı akmaya devam ediyor. Ne zaman katilleri bulunup ceza alırsa onların kanı duracak ve Türkiye, geçmişiyle biraz olsun yüzleşecek, barışacak.


24 Ocak 2015 Cumartesi  02:18

Zaman

Manşet - Başbakanlık koruması, gence çarpıp öldürdü ama dava açılamıyor


Başbakanlık Koruma Dairesi`nde görevli başpolis E.Y., 3 Haziran`da emniyet aracıyla Şerif Ginaz`a çarparak ölümüne sebep oldu. Gencin ailesi, polisin yargılanması için dava açtı; ancak İstanbul Valiliği memur için soruşturma izni vermedi. Baba Nihat Ginaz, “Bu nasıl bir vicdansızlıktır.” dedi.Başbakanlık Koruma Dairesi İstanbul Şube Müdürlüğü`nde görevli başpolis E.Y., 3 Haziran`da resmî plakalı emniyet aracıyla Şerif Ginaz`a (16) çarparak ölümüne sebep oldu. Gencin ailesi dava açtı. Ancak İstanbul Valiliği, Ginaz`ın kırmızı ışıkta geçtiğini belirtip memurun soruşturulmasına izin vermedi. Baba Nihat Ginaz, “Bu nasıl bir vicdansızlıktır. Ortada ölüm var, soruşturma izni yok.” diye tepki gösterdi. Ailenin avukatı Semih Biten ise aracın Ginaz`a 86 km hızla çarptığını söyledi ve “30 km hızla gitseydi Şerif ölmezdi. Memur, hukuk çiğnenerek koruma zırhı altına alındı.” dedi.16 yaşındaki Şerif Ginaz, 3 Haziran 2014 günü bir aracın kendisine çarpması sonucu kaldırıldığı İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi`nde 24 gün sonra, Ramazan ayının başlamasına bir gün kala hayatını kaybetti. Kazanın hemen ardından şoföre dava açan aile, bir şok daha yaşadı. Oğullarına çarpan kişinin Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı İstanbul Şube Müdürlüğü`nde görevli bir memur olması sebebiyle hakkında herhangi bir işlem yapılmadı, soruşturma açılmasına izin verilmedi. Şerif Ginaz`ın ailesi ise duruma tepki gösteriyor. Ailenin avukatı Semih Biten, “Normalde ışıklarda hız sınırı 30 km, şehir içinde 50 km`dir. Ulusal Kriminal Büro adında bir bilirkişi kurumu var. Bu kurumdan aldığımız rapora göre araç kaza yerinde 86 km hız ile gidiyormuş. Eğer kurallara uygun bir şekilde düşük hızda gidiliyor olsaydı kaza ölümle sonuçlanmazdı.” dedi. Dosyayı alıp incelediği ilk günden itibaren vahim şeylerin olduğunu belirten Biten, “Kaza anına ilişkin kamera kayıtları olmasına rağmen, 2 polis memuru savcıya `görüntü yok` şeklinde tutanak sunmuş. Kendim gidip incelediğimde EDS kameralarının olduğunu tespit ettim ve görüntülere ulaştım.” dedi.Çarpan kişinin memur olmasından dolayı, savcılık, memurların yargılanması hakkındaki yasa gereği izin talebinde bulunulduğunu belirten avukat Biten, şöyle konuştu: “Biz olayın herhangi bir görev esnasında olmadığı gerekçesiyle izin talebine gerek olmadığı itirazında bulunduk. Ancak itirazımız kabul görmedi ve savcılık idarenin yani valinin iznini bekledi. Görev süresinin son günlerinde olan Hüseyin Avni Mutlu da `soruşturma izni verilmemesine` diye kararı imzaladı. Dolayısıyla soruşturma yapılamadı ve çarpan şahıs elini kolunu sallayarak geziyor.”Bölge idare mahkemesine kararın kaldırılması yönünde itirazda bulunduklarını belirten aile avukatı, “Eğer yine bir sonuç alamazsak Anayasa Mahkemesi`ne hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`ne kadar gideceğiz.” dedi. Bir skandal kararın da valilikten geldiğini vurgulayan Biten şunları aktardı: “İşin bir başka acı yönü ise valilik kararında `yaralanmalı trafik kazası` olarak bahsediyor. Hemen hemen tüm trafik kazalarında olay anı ölüm gerçekleşmediği için yaralanmalı trafik kazası ibaresi kullanılır. Ancak soruşturma izni işlemleri kazadan 20 gün kadar sonra yani Şerif öldükten sonra başlatılıyor. Buna rağmen belli ki üstünkörü bir incelemeyle ya da kasti bir şekilde bu karar alınmış. Ortada bir ölüm var, valiliğin yaralamalı trafik kazası kararı kabul edilemez.”Bu ülkede güçlülerin, üstünlerin hukuku işliyorOğlunun ölümüyle ilgili duyarsızlığa isyan eden baba Nihat Ginaz, “Bu ülkede hakkımızı alabilmek için illa arkamızda büyük bir isim mi olması lazım?” diyor. Gerekirse son nefesine kadar bu işin peşini bırakmayacağını belirten baba, şöyle konuştu: “Bizim çocuğumuz da bir insan evladı değil miydi ki o adam çarpıp, orada bırakıp gitti? Benim evladım canından olmuş, devlet bunun sorumlusunun cezasını vermekle görevli. Devlet vatandaşına böyle mi davranır? İlla bizim de bir yerlerde büyük tanıdıklarımız mı olmalı hakkımızı alabilmek için? Lafa gelince biz vatandaşımızın hizmetkârıyız diyorlar. Onlar sadece kendi yandaşlarının, kendi adamlarının ve parası, makamı olanların hizmetkârı. Kanımın son damlasına kadar bu işin takipçisi olacağım.” Şerif Ginaz`ın ablası Gurbet Ginaz ise, “16 yaşında bir delikanlı gitti. Ama bakıyoruz da arkamızda güçlü kimsemiz yok diye hakkımızı savunan, bize sahip çıkan da yok.” diyerek tepkisini dile getirdi.


15 Kasım 2014 Cumartesi  02:13

Sözcü

Gündem - Antalya`da esrarengiz Suriyeli cinayeti



21 Aralık 2014 Pazar  12:16

Zaman

Manşet - Aydınlar hükümetin Dink cinayetine ilgisizliğine `Dur De`di


Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink`in 19 Ocak günü gazete binasının önünde arkasından vurularak öldürülmesi üzerinden 8 yıl geçti. Bu süre içerisinde adalet arayışında ısrar eden Dur De Platformu, vefatının 8. yılında Hrant Dink için düzenlediği anma programında önemli gazeteci, yazar ve STK üyelerini bir araya getirdi. “Hrant için, adalet için!” sloganıyla şekillenen programda, Hrant Dink cinayetini, devletin Hizmet Hareketi`ne yıkmaya çalışması eleştirildi. Bir yandan da senelerdir 18 Mart`ta gerçekleşen Çanakkale Şehitlerini Anma törenlerinin, 100 senedir Ermeni Soykırımı anısı olarak değerlendirilen 24 Nisan`a alınmasın şiddetle karşı çıkıldı.Hrant Dink`i vefatının 8. yılında anmak üzere Dur De Platformu organizesinde Cezayir Restoran`da bir araya gelen gazeteci, yazar ve STK temsilcileri, Hrant Dink`i anlatarak, günümüz Türkiyesi sorunlarını Hrant yaklaşımıyla nasıl değerlendirmek gerektiğini konuştu. Yüksek katılımın gerçekleştiği ve duygulu anların yaşandığı programda, konuşmacılardan ilki gazeteci-yazar Yetvart Danzikyan idi. Danzikyan, Hrant Dink cinayeti davasını konuşmaktan Hrant`ın kişiliğini konuşmayı ihmal ettiklerini söyledi. Hrant Dink`in hayatı boyunca çok önemli şeyler yaptığını ancak yaptığı iki şeyin altını çizmek istediğini belirterek şunları anlattı: `Ermeniler`in bu topraklarda varlığını kanıtlayan bilgilerin belgelerin peşine düşüyordu. Diğeri de, 1915 soykırımından sonra yerini yurdunu ailesini kaybetmişlere AGOS`un kapısını açmıştı. Akrabalarını bulmaya yardım ederdi. Hrant`ın bu iki vasfı onu özetler nitelikte`.`Sen de hastasın ben de, birbirimizi tedavi edebiliriz`Konuşmacılardan bir diğeri de İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Kentel idi. Kentel, Hrant`ın kullandığı dilin önemindem bahsederek, `Hrant`ın Hrant`ça dediğimiz yumuşak bir dili vardı. Devlet, millet, ulus gibi üsttenci dillerden öte, meseleyi insani boyutuyla ele alıyordu. Birbirimizi keşfedebileceğimiz bir dil sundu.` dedi. Hrant`ın Ermeni ve Türk ilişkilerinde suçlu aramak yerine `Sen de hastasın, ben de. Birbirimizi tedavi edebiliriz.` yaklaşımını benimsediğini söyleyerek günümüzde ihtiyaç duyduğumuz yapıcı dilin bu olduğunu belirtti. Taraf gazetesi yazarı Cengiz Aktar ise şu an Türkiye`de herkesin bir şekilde azınlık muamelesi gördüğünü söyleyerek, kimsenin `eşit vatandaş` muamelesine tabi tutulmadığını belirtti. Bu koşullarda Hrant`ın yaklaşımına daha çok ihtiyaç duyulduğunu belirten Aktar, `Anlatılanlara göre Hrant vurulduğunda `eyvah` demiş. Ben bunu `daha yapacağım çok şey vardı` olarak yorumluyorum. Şu an onun bıraktığı bayrağı biz devralmalıyız.` dedi.`Hükümet Hrant Dink cinayetinden sorumlu tutarak suçu atmaya çalışıyor`DSİP (Devrimci Sosyalist İsçi Partisi) Eş Başkanı Şenol Karakaş ise, hükümetin öteden beri takındığı politikayı değerlendirdi. 2001 MGK kararlarının azınlıkları hedef gösterdiğini belirterek, Erdoğan`ın da `Aferdesiniz Ermeni` sözlerini sarfederek farklı bir şey yapmadığını söyledi. Şenol, hükümetin Hrant Dink cinayetini Hizmet Hareketi`ne yıkmasına karşı çıkarak, `Ak Parti hükümeti, güneşin doğuşu batışını dahi cemaate yıkacak. Şu an Dink cinayetini de onlara yıkmaya çalışıyor. Öte yandan Ergenekon, Balyozcular serbest kaldı. Bunların aklanmasına izin vermemek lazım.` şeklinde konuştu. AGOS gazetesinin `Bunlar paralele sığmaz` manşetine katıldığını söyeleyen Şenol, `Bu siyasal örgütün aklanıp paklanmasına izin vermemek gerek.` dedi.`Çanakkale ve Ermeni acıların tokuşturmak mantıklı mı?`Konuşmacılardan bir diğeri de Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Kurucu Üyesi Ufuk Uras idi. Uras, Hrant ile ilgili AİHM kararlarına uymayan hükümetin şu an suçu başkalarına atmaya çalışarak kendisini aklamaya çalıştığını söyleyerek, `Ak Parti hükümetini Hrant`tan yana açık tutum sergilemeye davet ediyorum.` dedi. Uras, 18 Mart Çanakkale Şehitleri`ni anma töreninin 24 Nisan Ermeni Soykırımı`nın anıldığ güne alınmasını şiddetle eleştirerek, `Çanakkale ve Ermeni acıların tokuşturmak mantıklı mı?` dedi. İnsan Hakları Derneği`nden avukat Eren Keskin de aynı konuyu değerlendirerek `Bu son derece totaliter bir tutumdur. Kendisine benzeyen bir halk oluşturmaya çalışıyor hükümet.` şeklinde tepkisini dile getirdi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi Üyesi Garo Paylan da, senelerce yürütülen siyasal ve sosyal politikalar neticesinde, Ermeniler`in yok sayıldığın söyledi. Paylan, ` `Bizi en çok acıtan `Siz nerden geldiniz?` sorusuydu` diyerek, `Biz de bu toprakların insanıyız.` dedi.


18 Ocak 2015 Pazar  19:06

Taraf

Gündem - Dink cinayeti şüphelisi Cizre`ye Emniyet Müdürü oldu


Şırnak`ın  Cizre İlçe`sinde 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların ardından görevden alınan İlçe Emniyet Müdürünün yerine Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti şüphelisi, Ercan Demir atandı. Demir, Dink cinayeti döneminde Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü`nde amir olarak görev yapıyordu. Dink Davası Avukatı Hakan Bakırcıoğlu, “Ercan Demir, Hrant Dink cinayetinde sorumluluğu olanlardan biridir. Böyle birinin Cizre`ye ... Sonrası Dink cinayeti şüphelisi Cizre`ye Emniyet Müdürü oldu Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.


05 Ocak 2015 Pazartesi  17:04

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

milliyet ankara eki arşivi 16 aralık 2010  12 şubat show tv akşamhaberleri izle  09 03 2009 tarihli posta gazetesi  05 04 1979 günaydın gazetesi haberleri  5 ocak 2010 habertürk gazetesi ek  11 ocak 2010 güneş gazetesi  silahlı kuvvetler tazminatı zammı  11 12 2008 1 ayak 3 lü ganyan sonuçları  kadir gecesi 2008  sıradışı program arşiv ülke tv 26 03 2011  10 mart nissan  kayseri küpeli  fox dün akşamki haberler  nuri osmaniye  çalışma hayatı  05 nisan ölüm haberleri  gökmert yapakçı kaza haberi  dünkü güneş gazetesi oku  4 kasım fox tv gece haberleri izle  16 mart kuyumcu hırsızı cine 5 haber bülteni  8 aralık habertürk gazetesinin bulmaca cevap anaht  posta gazetesi bugun 14 sayfası