Bulunan Haber Sayısı: 1.135
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Hrant Dink cinayetini de algı operasyonuna malzeme yaptılar


`Paralel yapı` safsatası, Hrant Dink cinayetine de sıçradı. Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek`in tutuklanmasını bu çerçevede okumak gerekiyor. Nasıl bir zamanlar Dink hedefe konulduysa bugün de `Cemaat`e aynısı yapılıyor. Dink cinayeti, algı operasyonlarına malzeme ediliyor.Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink`in katledilişinin üzerinden 8 yıl geçti. Tetikçi ve görünürde azmettiricilerin dışında yargılanan olmadı. Hatta tetikçi ve azmettiriciler `terör örgütü` suçlamasıyla yargı önüne çıksa da, dava `örgüt yok` denilerek karara bağlandı. Yargıtay`ın, yerel mahkemenin `örgüt yok` kararını bozmasıyla yeniden başlayan süreçte Dink cinayetinde ilk halkanın yargılaması devam ederken, AK Parti hükümetiyle ilgili 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları gündeme geldi.İşte bu tarihten sonra, 8 yıldır Dink cinayetiyle ilgili hiçbir adım atmayan, hatta cinayette kusuru ya da ihmali olan kurumların başlarındakileri terfi ettiren hükümet, birden soruşturmanın peşine düştü. Yeni bir savcı atandı ve cinayeti ihbar eden Erhan Tuncel ile irtibatlı polis memuru Muhittin Zenit tutuklandı. Ardından cinayet işlendiği sırada Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat şube müdür yardımcısı olan Ercan Demir hapse atıldı. Bu hiyerarşiye göre devamında dönemin Trabzon İstihbarat Şube müdürünün gelmesi gerekirdi değil mi? Ama hayır, cinayet sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek gözaltına alındı. İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından, `ihmali davranış sebebiyle ölüme sebebiyet vermek`, `resmî evrakta sahtecilik` ve `görevi kötüye kullanma` iddiasıyla tutuklandı.Dink davası sırasında cinayetle ilgili gündeme getirilen kurumlar, Trabzon Emniyet Müdürlüğü, Trabzon Jandarma Komutanlığı, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve MİT oldu. Durum böyleyken, Trabzon Emniyeti ve İstihbarat Şubesi niye atlandı? Ve niye Akyürek`e geçildi? Bunu anlamak için Akyürek ile ilgili bilgilere dönelim. Aydınlık gazetesinin haberine göre, Akyürek, emekli Tuğgeneral Veli Küçük`ün güvenlik şirketinin ortağı eski İstanbul Valisi Erol Çakır döneminde `Fethullahçı` diye fişlenmiş. Hakkında uzun süredir `Cemaat`in polisi` şeklinde algı operasyonu yapılıyordu.`Paralel yapı` diye bir grup hedefe konmuşken Akyürek tutuklandı. Halbuki Akyürek, cinayetten 8,5 ay önce Trabzon Emniyet Müdürlüğü`nden alınıp, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı`na atanmış. Bulunduğu birim de, Trabzon`dan gelen ihbarları zaten İstanbul`a bildirmiş. Hakkında soru işaretlerinin arttığı nokta ise, cinayet sanıklarından Erhan Tuncel`in onun emniyet müdürlüğü sırasında `istihbarat yardımcı elemanı` yapılmış olması. Ama Tuncel`i göreve alan da Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç. Peki Dinç şu an nerede? Akyürek`in bir zamanlar görev yaptığı Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı koltuğunda. Savcılık onu Dink cinayeti ile ilgili defalarca ifadeye çağırdı ama İçişleri Bakanlığı izin vermedi. Cinayetle ilgili kilit noktada bir isim ama ifadesi alınamıyor.Cinayet sırasında görevde bulunan Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler`e dokunulmuyor. Ama cinayeti önleme yetkisi ve görevi olmayan Ankara`daki İstihbarat Daire Başkanı Akyürek tutuklanıyor. Bu noktada yapılanın, cinayeti aydınlatma ve normal bir hukuk süreci olmadığı görülüyor. Dink`in yakın arkadaşı Aydın Engin, Trabzon eski İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Ercan Demir`in tutuklandığı günlerde, “Bu tutuklamalar, `Dink`i paralel yapı öldürdü` sahtekârlığını hayata geçirmek için yapıldı.” demişti. Gelişmeler de Engin`i haklı çıkardı.Dink`in öldürülmesinde kastı ya da ihmali olan herkes tabii ki yargılanmalı. Ama bugün olduğu gibi, şahsî hesaplarla bir kesimi düşman ilan edip onun üstüne yıkmakla bu cinayet aydınlanmaz. Bu tutuklamalar, Ergenekon ve Balyoz sanıklarının, yandaş medyaya çıkarılıp `Cemaat`i suçlu ilan ettiği bir sürecin sonucu. Nasıl bir zamanlar Dink hedefe konulduysa bugün de `Cemaat`e aynısı yapılıyor. Dink cinayeti, algı operasyonlarına malzeme ediliyor. Dink`in hatırası, mücadelesi bu kirli kumpaslara alet edilemeyecek kadar kıymetli. O nedenle buna karşı çıkması gerekenler onu en çok sevenler.


01 Mart 2015 Pazar  02:01

Zaman

Manşet - Hrant Dink suikastında MİT`çiler de oradaydı


`Kördüğüm` adlı kitabında Dink cinayetinin perde arkasını aralayan Bayram Kaya, “Bir dönem olayın derin bağlantıları olduğunu belirten hükümet, bugün olayı paralele bağlama telaşında. Bu bile olayın aydınlığa kavuşamayacağının göstergesi.” diyor.Gazeteci Hrant Dink, 19 Ocak 2007 tarihinde İstanbul`da Agos Gazetesi`nin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olaydan sonra 17 yaşındaki Ogün Samast, kendisine yardım ve yataklık ettiği belirlenen Yasin Hayal ve bir dönem emniyette muhbir olarak görev yapan Erhan Tuncel tutuklandı. Ancak eylemin arkasındaki derin güçlerle ilgili kapsamlı bir çalışma ortaya konulamadı. Gazeteci-yazar Bayram Kaya tarafından kaleme alınan, Öteki Adam Yayınları`nda çıkan “21 numaralı suikast yolcusu- Kördüğüm” isimli kitap, Dink cinayetinin perde arkasını sonuna kadar aralıyor.Dink cinayeti, üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen bir türlü aydınlatılamadı. O yüzden mi kitabınızın adı `Kördüğüm`?Evet. Olayın üzerinden 8 yıl geçti ancak bir arpa boyu bile yol alınamadı. Cinayet işlendiğinde soruşturma nerede ise şimdi de aynı yere geldi. Cinayetle ilgili olarak sadece katil Samast ve tetikçileri Hayal ile Tuncel`in adı geçiyor. Hiç kimse sormuyor. Samast`ı olay yerine getiren istihbaratçılar hangi kurumda görevli? Bu kişiler neden soruşturma dosyasına şüpheli olarak girmedi? Bir dönem olayın derin bağlantıları olduğunu belirten hükümet, bugün olayı paralele bağlama telaşında. Bu bile olayın aydınlığa kavuşamayacağının en bariz göstergesi.HÜKÜMET, DİNK CİNAYETİNİ KARARTMA PEŞİNDEDönemin Başbakanı Erdoğan, Dink`in öldürülmesini `kanlı bir provokasyon` olarak nitelendirmişti. Ancak Aralık 2014`te Hizmet Hareketi`ni hedefe alarak `Paralel yapının eline kan bulaştı.` dedi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?Dönemin Başbakanı bu olayın aydınlatılması için dönemin İstihbarat Başkanı Ramazan Akyürek ve MİT Müsteşarı Emre Taner`i özel olarak görevlendiriyor. `Ucu nereye varırsa varsın bu olayı aydınlatın.` diyor. Ancak olayın ucu derinlere ulaşınca hükümet geri adım atıyor ya da attırılıyor. Lafı eğip bükmeye hiç gerek yok. Dink cinayeti derin devletin bir cinayetidir. Siz isterseniz buna Ergenekon deyin, isterseniz de Özel Kuvvetler Komutanlığı`nın planlı bir cinayeti deyin. Bu olay, devlet aklının 2004 yılında planladığı 2007 yılında ise uygulamaya koyduğu stratejik bir cinayettir. Bu olaydan devletin haberdar olmaması söz konusu olamaz. Kaldı ki hükümet Dink cinayetinin tam olarak ortaya konulması için gerekli özveriyi göstermedi. Gösterseydi bazı istihbarat kurumları koruma zırhına bürünmezdi.Kitapta Dink cinayetinde kamu görevlilerinin ihlallerine geniş yer vermişsiniz. Dink`in öldürüleceği yönündeki uyarı yazısı teyit edilmediği için mi koruma işlemi devreye sokulmuyor?Dink cinayetinde ciddi bir ihmal ve kusur söz konusu. 2006`da uyarılmasına rağmen İstanbul Emniyeti ya uyuyor ya da gözünü kapatmayı tercih ediyor. Bu kadar net bir bilgide Emniyet`in gerekli korumayı alması gerekirdi. Bunun için Emniyet Genel Müdürlüğü`nün ya da bakanın iznine ihtiyaç yok. İstanbul Emniyet Müdürü`nün küçük bir girişimiyle Dink`e koruma verilebilirdi. Ancak Dink`e koruma verilmesi bir yana devletin valisinin makam odasında gazeteci tehdit edildi. Bu bile devletin Dink`e bakışını net olarak ortaya koyuyor. Ayrıca dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç ve Faruk Sarı da şüphelilerle ilgili olarak gerekli incelemeyi yapmamıştır. Kaldı ki Dinç, halen İstihbarat Dairesi başkanı olarak görev yapıyor. Bu görevlendirme bile hükümetin Dink cinayetine bakışını gayet net özetliyor.Cinayet, Akyürek ile Yılmazer`in üzerine yıkılmak istendiÖzellikle iki isme dikkat çekmek istiyorum; istihbaratçı Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer. Dink cinayeti bu iki ismin üzerine mi yıkılmak isteniyor, o yüzden mi İstihbarat Dairesi hedef haline getiriliyor?Ramazan Akyürek ve Yılmazer`e bir dönem özel görevler verenler, onları el üstünde tutanlar, bugün onlara operasyon yaptırıyor. Dink cinayeti kasıtlı olarak Akyürek ve Yılmazer`in üzerine yıkılmak istendi. Çünkü o dönemde İstihbarat Dairesi başarılı bir şekilde Ergenekon operasyonlarını yürütüyordu. İki isim hedef haline getirilerek hem Dink cinayeti üzerine yıkılmak istendi, hem de operasyonlar sekteye uğratıldı. Bu operasyonda bazı bakanların da etkili olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü birileri, Akyürek`in Cemaat`e yakın olduğu iddialarından dolayı sürekli kendisini görevden almayı istedi. Dink cinayeti sonrasında da eline ciddi bir koz geçti. Hazırlanan Başbakanlık Teftiş Kurulu raporlarından sonra da iki ismin ipi çekildi. İki isim etkisiz hale getirildikten sonra da İstihbarat Dairesi`nde ve şubelerde ciddi tasfiyeler yapıldı.Kamuda soruşturmaya tabi tutulan pek çok ismin farklı gerekçelerle görevlerinde yükseldiğini görüyoruz. Soruşturmalar sonrasında bazı kişiler bilinçli olarak dosya dışında tutuluyor. Bu konuyu biraz açar mısınız?Burada İstihbarat Dairesi Başkanı Engin Dinç`in adı ön plana çıkıyor. Çünkü yardımcı istihbarat elemanı Erhan Tuncel, Dinç`in onayı ve talebiyle eleman olarak emniyete alınmıştır. Kendisi ile de yaklaşık iki yıl çalışmıştır. Bu sürede Tuncel ile Dinç arasında özel bir ilişki olduğunu görüyoruz. Zaten Tuncel, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi`ne bununla ilgili bir mektup gönderiyor. Şimdi Dinç`in altındaki adamları tutuklanıp cezaevine konuluyor. Ancak Dinç ifadeye bile gönderilmiyor. İçişleri Bakanlığı neden Dinç`i savcılığa göndermiyor? Neden çekiniyor acaba? Cinayetin yaşandığı dönemde vali olarak görev yapan Muammer Güler önce milletvekili ardından bakan yapıldı. Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah da vali yapılarak bir nevi terfi ettirildi. İşte AKP`nin Dink cinayetine bakışı bu kadar net!Rapordan Mit`le ilgili kısımlar çıkartıldıKitabınızda çok özel bazı görüntülere de yer vermişsiniz. Bu görüntüler de Samast`ın cinayetten önce yalnız olmadığını gözler önüne seriyor. Neden soruşturma dosyalarında bu kişilerin adları ve bağlantıları yer almıyor?Kitaba koyduğumuz görüntüler gerçekten de çok özel. Benim edindiğim bilgilere göre Samast`ı olay yerine 5 istihbarat mensubu getiriyor. Bunların Jandarma ve MİT mensubu oldukları yönünde bazı bilgilere ulaştım. Bu şahısların bırakın dosyada şüpheli olmasını, adlarını ve sanlarını dahi göremezsiniz. Cinayet anındaki görüntüleri sildiğini sananlar bu kişileri korumak istiyor. Ancak görüntüleri silen devlet memuru ile ilgili bir işlemin yapılmaması da çok manidar.Dink cinayetinde jandarma ayağı tam olarak aydınlatılmıyor. Sizce Trabzon Jandarma Alay Komutanlığı ile MİT İstanbul Bölge Başkanlığı neden olayın dışında tutulmaya çalışılıyor?MİT`in Müsteşarlık, İstanbul ve Trabzon Bölge Başkanlığı`na girilmeden Dink cinayetinin perde arkasını göremezsiniz, çözemezsiniz. Çünkü olayın perde arkası orada gizli. Kaldı ki dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de mevcut Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporunda bazı değişikliklerin yapılması talimatını vererek olayın aydınlatılması yönünde gerekli özeni göstermemiştir. Zaten Jandarma ile ilgili tek kelime bile etmeye gerek yok. Jandarma bildiği bir cinayeti kamuoyundan saklayarak büyük bir skandala imza atmıştır. Ardından da sahte raporla olayın üzerini örtmeye çalışmıştır.Altını çizerek vurguladığınız bir bölüm var; dönemin Cumhurbaşkanı Gül tarafından, Devlet Denetleme Kurulu raporunda MİT ayarı yapıldığına dair. Raporda MİT ile ilgili kısımlar neden çıkarılıyor peki?Aslında Gül, Dink raporunda 7 Şubat krizine kadar ciddi destek vermiştir. Ancak 7 Şubat`ta Hakan Fidan ile birlikte bazı MİT mensuplarının ifadeye çağrılmasından sonra geri adım atmıştır. Özellikle de Fidan`ın bazı talepleri sonrasında da rapordaki MİT ile ilgili kısımlar çıkarılmıştır. Zaten rapordan MİT kısmını çıkardığınızda ortaya kuşa dönmüş bir rapor çıkıyor. Cinayetle ilgili MİT`te herhangi bir inceleme yapmadığınızda başladığınız aynı noktaya dönmüş oluyorsunuz.


01 Mart 2015 Pazar  12:36

Zaman

Gündem - Başakşehir`de kimyasal madde yüklü tankerde patlama: 2 yaralı


İstanbul Başakşehir`de sanayi sitesinde bulunan bir binanın bahçesindeki kimyasal yüklü tankerde patlama meydana geldi.Patlama sonrası çıkan yangın, çevrede bulunan bir otomobil ve TIR`a da sıçradı. Yangında 2 kişi yaralandı. Bu arada, yangın sebebiyle çevrede bulunan işyerlerinde çalışanlar kendilerini dışarıya attı. İtfaiye ekipleri, yangını güçlükle kontrol altına aldı.Zabıta ile pazarcıların meydan savaşı: 10 gözaltıAntalya`da ruhsatsız satış yaptıkları tespit edilen ve tezgâhlarının kaldırılmasına karar verilen 78 pazarcı ile zabıta görevlileri arasında arbede çıktı. Döner bıçakları ve demir çubukların kullanıldığı kavgada bir pazarcı kendi salladığı demirin kafasına gelmesiyle yaralandı. Olayların büyümesi üzerine devreye polis ekipleri girdi. Kavga, polislerin 10 kişiyi gözaltına almasıyla son buldu.Firar eden hükümlüye Resmî Gazete`den tebliğResmî Gazete`de, bir hükümlü ile doktor arasında yaşanan gelişmeye ilişkin tebliğ ilanı, dikkatlerden kaçmadı. Hükümlüye şikâyetiyle ilgili tebliğ, cezaevinden firar ettiği için Resmî Gazete`den yapıldı. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi`nde görevli bir doktor hakkında şikâyetçi olan hükümlü Hüseyin Temiz`in cezaevinden firar etmesi üzerine İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Resmî Gazete`ye ilan verdi. Müdürlük, `soruşturmaya izin verilmemesine` dair kararı Resmî Gazete`den duyurdu.


01 Mart 2015 Pazar  02:01

Zaman

Manşet - Manisa`da yanmış kadın cinayeti zanlısı anne, kızı ve oğlu tutuklandı


Manisa`nın Akhisar ilçesinde, zeytinlik alanda bir barakada yanmış cesedi bulunan, sağır dilsiz 21 yaşındaki Emine Girginer`in zanlıları sağır dilsiz anne, kızı ve oğlu çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Bu kişilere yardım ettiği ileri sürülen D.D. ise serbest bırakıldı.Akhisar`ın Hasköy Mahallesi`ndeki zeytinlikte alandaki barakada vücudunun yüzde 90`ı yanmış bulunan kadın ve yaklaşık 1,5 yıl önce bir erkeğin öldürülmesi olaylarıyla ilgili gözaltına alınan 4 kişi, Akhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü`ndeki sorgularının ardından Akhisar Adliyesi`ne sevk edildi. Zanlılardan D.D., savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Zanlılar sağır dilsiz anne Selda K. (43), sağır dilsiz kızı Saadet K. (26) ve sağır dilsiz oğlu Selim Burak K. (20), çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak, cezaevine konuldu.Akhisar Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahiner yaptığı yazılı açıklamada, şüphelilerin tercüman vasıtasıyla müdafi huzurunda alınan ifadeleriyle tespit edilen maddi deliller ile olayın çözüme kavuşturulduğunu bildirdi. Şahiner, gerekçeli otopsi raporu ve DNA incelemesi sonucu İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığınca henüz ulaştırılamasa da maddi delillerden hareketle soruşturma savcılarınca maktulün, 21 yaşındaki Emine Girginer adlı kadın olduğunun değerlendirildiğini belirtti.Akhisar`da 16 Aralık 2013`te kaybolan sağır dilsiz 45 yaşındaki Arif Altay`ın da kasten öldürüldüğünü maruz kaldığını, bulunması muhtemel yerlerde maktulün cesedine ait olduğu değerlendirilen parçaların muhafaza altına alındığını ve gerekli incelemelerin yapılması için İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı`na gönderileceğini ifade eden Şahiner, bu olayla ilgili de firari olarak aranan bir şüpheli hakkında yakalama müzekkeresi çıkarıldığını kaydetti.(CİHAN)


01 Mart 2015 Pazar  12:01

Anadolu Ajansi

Son dakika - Nemtsov cinayetinin sorumluları bulunmalı


BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Rus muhalif siyasetçi Boris Nemtsov`un dün gece Moskova`da öldürülmesini kınayarak, sorumluların bir an önce adalet önüne çıkarılmasını istedi.


01 Mart 2015 Pazar  08:19

Sabah

Gündem - Nazlıaka Özgecan için neden dans ettiğini açıkladı


Özgecan Aslan`ın cinayetini dans ederek protesto eden CHP`li vekil Aylin Nazlıaka, `5 yıldız otelde dans etmedim. dedi.Devamı için tıklayınız


01 Mart 2015 Pazar  10:08

Radikal

Yazarlar - Ramazan Akyürek, `paralel yapı`, Dink cinayeti... - ORAL ÇALIŞLAR - Radikal


Dink cinayetinin ilk günlerinden beri ifade ettiğimiz ana kanaatimizi, tekrar edelim: Bu bir devlet cinayeti. Bu nedenle, Ramazan Akyürek`in sorgulanması, bir gelişme sayılabilir, ama yetmez. - ORAL ÇALIŞLAR


01 Mart 2015 Pazar  03:14

Zaman

Manşet - Zabıtadan pazarcılara biber gazı


Antalya`da ruhsatsız satış yaptıkları tespit edilen ve tezgahlarının kaldırılmasına karar verilen 78 pazarcı ile zabıta görevlileri arasında arbede çıktı.Döner bıçakları ve demir çubukların kullandığı kavgada bir pazarcı kendi salladığı demirin kafasına gelmesiyle yaralandı. Olaylar polisin araya girmesiyle son bulurken 10 kişi gözaltına alındı. Antalya`da 3 haftadır olduğu gibi sabah saatlerinde Şirinyalı Mahallesi`ndeki Cumartesi Pazarı`na gelen zabıta ekipleri, belediye ekiplerince işaretlenen ruhsatsız pazar yerlerine zabıta aracı ve çöp kamyonlarını koyarak tezgah açılmasına engel oldu. Pazar yerine gelen esnaf ile zabıta ekipleri arasında tartışma çıktı. Bu sırada bazı pazarcılar zabıta araçları ve kamyonların önlerine tezgahlarını açtı. Muratpaşa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Pazar Amiri Mustafa Muzaç, pazarcılara, ruhsatsız olan tezgahları boşaltmak zorunda olduklarını söyledi. Muzaç`ın talimatıyla pazar alanına girmek isteyen zabıta ekipleriyle pazarcılar arasında kavga başladı. Pazarcılar, zabıta ekiplerine döner bıçakları ve demir çubuklarla saldırmak istedi. Zabıtanın biber gazı kullanmasıyla kavga daha da büyüdü. Arbede sırasında pazarcı Akif Yaşar, kendi salladığı demirin kafasına gelmesiyle yaralandı. Olayların büyümesi üzerine devreye polis ekipleri girdi. Zabıta ekipleri biber gazı kullanmaya devam edince polis ekipleri pazarcılara doğru sıkılan gazın ortasında kaldı. Pazarcılar ile zabıta arasında yaşanan kavga polislerin 10 kişiyi gözaltına almasıyla son bulurken, zabıta ve çevik kuvvet ekipleri ile pazarcıların bölgedeki bekleyişi sürüyor. Yetkililer önümüzdeki hafta pazarın tamamının kaldırılacağını belirti.(DHA)


28 Şubat 2015 Cumartesi  14:41

Zaman

Manşet - Kendini yakmak istetyen kadının üzerine atladı


Bolu`da evlenen kızının kendisiyle görüşmemesi nedeniyle bunalıma girip üzerine benzin dökerek iki elindeki çakmağı yakan kadını üzerine atlayan polis kurtardı.Olay, saat 16.30 sıralarında Tepecik Mahallesi Şehit Mustafa Değercan Sokakta meydana geldi. Evlenen kızı Ç.K`nın kendisiyle görüşmediğini iddia eden annesi Şerife Uzun, üzerine benzin dökerek kendisini yakmak istedi. Kızının evinin karşısında kızına isyan eden Şerife Uzun, Kızımın telefon numarasını dahi bana vermiyorlar. Bana bileziği ver, 100 TL ver, paramı ver diyorlar. Bu kadar mı düştünüz? Bu kadar mı aç kaldınız? diyerek bağırdı.Polis ekiplerinin uzun süre ikna etmeye çalıştığı Şerife Uzun, iki elindeki çakmağı yakarak kimsenin yanına yaklaşmamasını istedi. Bolu Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü?nde görevli polis memuru bir anlık dalgınlığından yararlandığı Şerife Uzun?un üzerine atladı. Polis memuru ile Şerife Uzun beton duvarın üzerinden karların üzerine düştüler. Etkisiz hale getirilen ve elindeki çakmakları alınan Şerife Uzun, ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.(DHA)


22 Ocak 2015 Perşembe  09:56

Zaman

Manşet - O yakalandı diğerleri Türkiye`de


Fransa`nın başkenti Paris`te Charlie Hebdo haftalık mizah dergisi düzenledikleri saldırıda 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerin suç ortağı olduğu öne sürülen ve otobüsle Bulgaristan`dan Türkiye`ye geçmeye çalıştığı sırada yakalanan 28 yaşındaki Fransız vatandaşı Fritz Jolie Joachin ile ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Joachin`le birlikte seyahat eden ve Kuaşi kardeşleri tanıdığı belirtilen biri Türk, üç kişinin Türkiye`ye geçtiği açıklandı.Haiti asılı Fransız vatandaşı 28 yaşındaki Fritz Jolie Joachin, 1 Ocak günü otobüsle geldiği Bulgaristan`ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı`ndan Türkiye`ye geçmeye çalıştığı sırada 3 yaşındaki oğlu Abdel Rahman`ı eşinden habersiz sınır dışına çıkardığı ve Paris`teki 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerle temasta olduğu iddiasıyla tutuklandı. Bulgaristan`ın Hasköy kentinde 16 gündür tutuklu olan Fritz Jolie Joachin, Fransa savcılığının yaptığı 2 iade talebi üzerine bugün Hasköy Bölge Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkarıldı.Adliyeye çelik yelek giyen, şok cihazı ve silahlı 5 polisin arasında sıkı güvenlik önlemleriyle çıkarılan Joaquin, binanın 3`ncü katındaki 6 numaralı duruşma salonuna alındı. Ellerindeki kelepçeleri sökülen Fritz Jolie Joachin, Fransızca verdiği ifadesi tercüman aracılığıyla Bulgarcaya çevrildi. Duruşmayı 15 kadar yerli ve yabancı gazeteci de takip ederken, Joachin çocuk kaçırma ve terör suçlamalarını kabul etmedi.FRANSA`DA SUÇ, BULGARİSTAN`DA DEĞİLHasköy Bölge Mahkemesi hakimleri yasal olarak evli olan Fritz Jolie Joachin`in eşinden habersiz çocuğunu sınır dışına çıkarmasının Fransa`da suç olduğunu ancak Bulgaristan`da suç olmadığına hükmetti. Bu konuda Fransa`dan gelen aide talebini reddetti. Mahkeme, `komplo kurmak ve terörist eylemler planlamak` iddialarıyla Fransa`nın ikinci iade talebiyle ilgili kararını ise salı gününe erteledi.1 OCAKTA YAKALANMIŞTIHaiti asılı Fransız vatandaşı 28 yaşındaki Fritz Jolie Joachin, geçen 1 Ocak günü otobüsle geldiği Türk- Bulgar sınırında, yanındaki 3 yaşındaki oğlunu eşinden izinsiz Fransa`da dışına çıkardığı gerekçesiyle hakkında Avrupa genelinde çıkarılan gözaltı emri nedeniyle yakalandı. 3 Ocak günü Fransa`daki savcılıktan gelen `çocuk kaçırma` iddiasıyla tutuklanan Joachin, geçen pazartesi günü de Paris`te Charlie Hebdo haftalık mizah dergisi düzenledikleri saldırıda 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerle temasta olduğu iddiası üzerine ikinci kez tutuklandı.İfadelerinde radikal İslamcı olmadığını savunan Joachin, Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerin sadece `çocukluk arkadaşı` olduğunu söylemişti.(DHA)


17 Ocak 2015 Cumartesi  14:04

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

15 ocakn 2aylık hava durumu  kemerburgazda cinayet  özel  01 nisan haberleri izle  2 ekim adana belediye kavga  bursa kaza görüntüleri  27 temmuz cine 5 haberleri izle  03 ocak 22 00 fox ana hari yemekte  hepsi karabal  muzaffrer serkan esen ölü foto  08 01 2010 kanal urfa haberleri  10 temmuz atv haberleri izle  10 ekim 2009 cumartesi haberleri  özgür kocaeli  pkk köy baskın  267110  astsubay maaşları 2010  08 şubat 2009 sabah gazetesi  marıo berk tikteraf  aytekin kara ile ilgili son gelişme  8 sınıf deneme cevap anahtarı  dünkü show haber izle video