Bulunan Haber Sayısı: 1.301
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - `Adi cinayet` komedisi bitti, şehit polislerin dosyası birleşti


Diyarbakır`da geçen yıl aynı gün evlerinin önünde silahlı saldırı sonucu öldürülen iki polis memurunun dosyası birleştirildi. `Adi olay` denilen polis memuru Osman Bal`ın dosyası, şehit edilen istihbaratçı polis Ali Kızıloğlu`nun terör kapsamındaki dosyası ile birlikte görülecek. Olaydan 7 ay sonra dosyalar birleştirilirken, iki saldırının failine de hâlâ ulaşılmış değil. Diyarbakır`ın Kayapınar ilçesinde 26 Ağustos 2014 tarihinde peş peşe iki polis cinayeti işlendi. Önce Huzurevleri Mahallesi`nde 42 yaşındaki polis memuru Osman Bal, daha sonra Peyas Mahallesi`nde 25 yaşındaki istihbaratçı Ali Kızıloğlu, evlerinin önünde arkadan yaklaşan kişiler tarafından öldürüldü. Aynı ilçede iki gün içinde iki polisin, evlerinin önünde kurulan pusuyla şehit edilmesi, saldırıların birbirine benzemesi ve zanlıların profesyonel şekilde ortadan kaybolması, akıllara soru işaretleri getirmişti. Ancak Osman Bal`ın cenaze törenine katılan Diyarbakır Emniyet Müdürü Halis Böğürcü, “Olayın siyasi bir yönü yok, terör faaliyetinden dolayı olmuş bir hadise değil.” ifadelerini kullandı, olayla ilgili ellerinde görüntü olduğu bilgisini gazetecilerle paylaştı. Olaydan bir hafta sonra Bal`ın cinayeti terör kapsamından çıkarılıp `adi olay` denilerek Cinayet Büro Amirliği`ne gönderildi. Ancak gelişmeler farklı seyretti. Savcılık, elde ettiği deliller doğrultusunda Osman Bal`ın dosyasını yeniden terör kapsamına aldı ve soruşturması devam eden Ali Kızıloğlu dosyasıyla birleştirdi. Gizlilik kararı bulunan dosya yeniden Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü`ne gönderildi. İddialara göre Osman Bal`ın şehit olduğu olayda kullanılan tabancanın, Diyarbakır`ın farklı semtlerinde polise karşı kullanıldığı belirlendi. ŞÜPHELİ Y.E., KOBANİ`DE GÖRÜNTÜYE TAKILDI İki polis memurunun failleri hâlâ yakalanamazken istihbaratçı Ali Kızıloğlu olayının şüphelisi olduğu iddia edilen Y.E.`nin, Kobani`de görüntülendiği ileri sürüldü. İstihbarat birimlerinin yaptığı araştırmada, ocak ayında sanatçı Ferhat Tunç`un Kobani`ye gittiği, bu ziyarete ilişkin sosyal medyada paylaşılan bir videoda zanlı Y.E.`nin de yer aldığı tespit edildi. Güvenlik birimleri, Tunç`la birlikte `Özgürlük mahkûmları` şarkısını söyleyen YPG`li grubun önünde duran kişinin Y.E. olduğu sonucuna vardı. Kızıloğlu`nun öldürülmesinde kullanılan tabanca olaydan hemen sonra Peyas Mezarlığı`nda bulunmuş, kriminal incelemede silahın üzerindeki parmak izleri, daha önce gözaltına alınıp tutuklanan Y.E. ile eşleşmişti. Şüphelinin cinayetten bir gün sonra yurtdışına çıktığı belirtilmiş, emniyetin ihmali gündeme gelmişti.


30 Mart 2015 Pazartesi  03:02

Zaman

Manşet - Star, Tekalan`ın yurt dışına çıkmasını suç saydı


Hükümet yandaşı Star Gazetesi, KPSS soruşturmasıyla hiçbir ilgisi bulunmamasına rağmen Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan`ın operasyon öncesi yurt dışına kaçtığı iftirasını attı. Tekalan`ın Avukatı Yüksel Cora, bu iddiayı kesin bir dille yalanladı ve “Müvekkilim Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan`ın kamuoyunun malumu KPSS soruşturması ve bu soruşturma kapsamında iddia edilen hususlarla en ufak bir ilgisi bulunmamaktadır.” açıklamasını yaptı. Star gazetesi, Tekalan`ın Ankara merkezli KPSS soruşturmasında şüpheli olduğu ve yine 22.02.2014 tarihinde yurtdışına çıkış yaptığı iddia etti. Ancak Star`ın ürettiği bu haberin kısa sürede yalan ve iftira olduğu ortaya çıktı. Tekalan`ın Avukatı Yüksel Cora, Star`ın iftirasını sert bir dille yalanladı. Cora`nın yaptığı açıklamada, “Son 1 yıllık süreçte havuz medyasının gerçek haber kaygısı taşımaksızın kişilik haklarını ayaklar altına alarak sırf karalamaya yönelik yaptığı yayınlarla adeta linç girişimlerine maruz kalan Müvekkilim Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan`ı bu ve benzeri haberler ile yine adetleri olduğu üzere kamuoyunda suçlu ilan ederek infaz etme gayretinde oldukları aşikardır.” denildi. Müvekkili Tekalan`ın KPSS soruşturması ve bu soruşturma kapsamında iddia edilen hususlarla en ufak bir ilgisi bulunmadığını aktaran Cora, savcılık tarafından da şuana kadar müvekkiline ve kendisine bildirilen bir husus olmadığının altını çizdi. Düzmece haber Gazetenin ürettiği haberin düzmece olduğu her halinden anlaşılıyor. Havuz medyasının mantığına göre hakkında soruşturma olmayan Prof. Dr. Tekalan`ın yurt dışına çıkması suç sayıldı. Avukat Yüksel Cora, Tekalan`ın yurt dışına çıkmasının en doğal hakkı olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı, “Üniversitenin dünya ile entegre olması, öğrencilerin dünyanın değişik üniversitelerinde öğrenim görmelerini kolaylaştırma ve üniversitenin tanınırlığını artırma adına, dünyanın farklı ve önemli üniversitelerini ziyaret etmekte olup yine bu kapsamda 22 Şubat 2015 tarihinde Pakistan`a bir ziyaret gerçekleştirmiş ise de iddianın aksine 27 Şubat 2015 tarihinde ise tekrar yurda dönmüştür.” Avukat Cora: Havuz medyası kendini savcı makamı gibi görüyor Ülkemizde gazeteciliğin geldiği son noktayı sert bir dille eleştiren Yüksel Cora, havuz medyası olarak adlandırılan bir kısım medyanın kendini savcılık makamında görerek alnı pak insanları şüpheli olarak nitelediğini söyledi. Bu durumların artık şaşkınlık yaratmadığını ifade eden Cora, “Bu durum ülkemizde hukukun ve gazeteciliğin geldiği noktayı göstermesi açısından ziyadesi ile üzmektedir. Gerçek dışı bu ve benzeri haberlere karşı hukuk içerisinde mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine saygı ile arz ederim.” şeklinde konuştu.


28 Mart 2015 Cumartesi  18:13

Zaman

Manşet - Savcı: Facebook`ta hırsızlıkla ilgili hadis paylaşmak suç değildir


Türkiye`de son dönemlerde `Facebook` ve `Twitter` gibi sosyal medya üzerinden paylaşılan Kur`an-ı Kerim ve Peygamberimize (sas) ait hadisi şerifler için savcılıklara suç duyurusu yapılması dikkat çekiyor. Bunun son örneği Eskişehir`de yaşandı.Göksel Kuyruk isimli vatandaş, facebook hesabında, `Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır` ve `Hırsızlık büyük günahtır` sözlerini paylaşan Avukat Turgay Balaban hakkında başbakan ve bakanlara hakaret ettiği gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak dosyayı inceleyen savcı, Balaban`ın paylaştığı sözlerin Peygamberimize (sas) ait hadis-i şerif olduğunu, kimseye herhangi bir şekilde hedef gözetmediğini belirterek, hadisin suç olmadığını ve bu nedenle kovuşturmaya gerek olmadığına karar verdi.Yaklaşık 6 ay önce meydana gelen olayda, Avukat Turgay Balaban, sosyal paylaşım sitesi facebook hesabında, `Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır` ve `Hırsızlık büyük günahtır` sözlerini takipçileriyle paylaştı. Tekirdağ`da yaşayan Ahmet Murat Karabulutlar adlı vatandaş da kendi hesabından Avukat Balaban`ın yazdığı bu sözleri paylaştı. Ancak Göksel Kuyruk isimli kişi Avukat Balaban`ın yazdığı, Karabulutlar`ın paylaştığı bu sözler üzerine savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kuyruk, şikayetinde, Ahmet Karabulut`un internette bir bağlantı paylaştığını, bu bağlantıda Turgay Balaban`ın başbakana, bakanlara ve devlet büyüklerine hakaret ettiğini iddia ederek, iki şahsın da TCK`nın ilgili maddelerince cezalandırılmalarını istedi.Dosyayı inceleyen savcı, Balaban`ın twetter hesabından paylaştığı, `Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır` ve `Hırsızlık büyük günahtır` sözlerinin Peygamberimize (sas) ait hadis-i şerif olduğunu tespit etti. Bunun üzerine başbakana, bakanlara ve devlet büyüklerine hakaret iddiasıyla yapılan şikayetle ilgili kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcı, kararında şu ifadeleri kullandı:`Yapılan incelemede, şüpheli Turgay Balaban`ın paylaşımının hadis-i şeriften ibaret olduğu, yorumunun da ortaya bir değerlendirme olduğu, kimseye her hangi bir şekilde hedef gözetmediği, dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucu anlaşılmıştır. Şüpheliler hakkında üzerlerine atılı suçtan, kamu adına kavuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.`Avukat Balaban, yazdıklarının oysa sadece hadis-i şerif olduğunu söyledi. Bu süreçte hadis-i şerifi bile bazı insanların suç olarak gördüğünü ve soluğu adliyelerde aldığını söylediğini aktaran Balaban, adaletin savcılık nezdinde yerini bulduğunu kaydetti. Balaban, `Referansını dini değerlerden alan bir partinin ak trolü facebooka hırsızlık ile alakalı yazdığım bir sözden dolayı beni başbakana ve devlet büyüklerine hakaret ettiğim gerekçesi ile savcılığa şikayet etmişti. Meğerse yazdığım o sözler bir hadis-i şerif. Oysa küçük bir araştırma yapsalar yazdıklarımın hadis olduğu görülecektir.` diye konuştu.(CİHAN)


15 Mart 2015 Pazar  12:52

Zaman

Manşet - Doktor, hastanede eşine şiddet uygulayan kocayı engellemeye kalkınca bıçaklandı


Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi`nde otomasyon görevlisi olan eşi Berna Ava`ya şiddet uygulayan Mert Ava, kendisine engel olmak isteyen Opr. Dr. Şerif Turhan`ı boynu ve kolundan bıçakladı. Ameliyata alınan Dr. Turhan`ın tedavisi sürüyor.Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi`nde otomosyon görevlisi Berna Ava`nın bir süredir sorun yaşadığı belirtilen eşi Mert Ava, bugün hastaneye geldi. İddiaya göre Mert Ava, tartıştığı eşine hastane içinde şiddet uygulamaya başladı. Bu durumu gören hastanenin Beyin ve Sinir Cerrahı Opr. Dr. Şerif Turhan, Mert Ava`ya engel olmak istedi. Mert Ava, üzerinde taşıdığı bıçağı çıkararak doktor Turhan`ı şah damarına yakın boynu ve sol kolundan bıçakladı. Hastane çalışanları ve özel güvenlik görevlilerinin müdahalesi ile Mert Ava olay yerinden kaçarken, doktor Turhan acil servise kaldırıldı. Hemen ameliyata alınan Turhan, ameliyattan sonra yoğun bakıma kaldırıldı. Berna Ava, hastaneye gelen polis tarafından ifadesine başvurulmak üzere karakola götürüldü. Doktor Şerif Turhan`ı ziyaret eden Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Günay, arkadaşlarının kadına yönelik şiddeti engellemeye çalışırken ağır yaralandığını söyledi. Günay, `Bıçak arkadaşımızın şah damarına bir santim yaklaşmış. Arkadaşımızı kaybedebilirdik. Hükümetin artık bir an önce toplumsal ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi için yasaları çıkarması gerekir`diye konuştu. Diyarbakır Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Murat Kangı, bıçaklı saldırıya uğrayan doktor Şerif Turan`ın ameliyattan çıktığını ve durumunun iyi olduğunu belirterek, `Boğazındaki bıçak darbesi şah damarına bir santim kalmış. Damarına isabet edebilirdi, olay daha vahim olabilirdi. Çok şükür arkadaşımız ucuz atlatmış diyebiliriz. Gerekli tedavisi yapıldı. Şu an genel sağlık durumu iyi. Olay hastanemizde muayene sırasında oluşan bir durum değil. Personelimizin eşinin hastaneye gelerek saldırıda bulunmasıyla yaşandı` dedi. KOVALAMACADA YAKALANDI Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü`nden yapılan yazılı açıklamada doktor Şerif Turan`ı bıçaklayarak yaralayan Mart Ava`nın yakalandığı belirtildi. Açıklamada, `Olay sonrası görevlilerimizce yapılan titiz çalışmalar sonucunda, olayın şüphelisi Sur İlçesinde kovalamaca sonucunda suç aleti olan bıçakla birlikte yakalanmıştır. Şüpheli hakkında yasal işlemlere başlanılmıştır` denildi.


12 Mart 2015 Perşembe  14:23

Zaman

Manşet - Hrant Dink cinayetini de algı operasyonuna malzeme yaptılar


`Paralel yapı` safsatası, Hrant Dink cinayetine de sıçradı. Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek`in tutuklanmasını bu çerçevede okumak gerekiyor. Nasıl bir zamanlar Dink hedefe konulduysa bugün de `Cemaat`e aynısı yapılıyor. Dink cinayeti, algı operasyonlarına malzeme ediliyor.Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink`in katledilişinin üzerinden 8 yıl geçti. Tetikçi ve görünürde azmettiricilerin dışında yargılanan olmadı. Hatta tetikçi ve azmettiriciler `terör örgütü` suçlamasıyla yargı önüne çıksa da, dava `örgüt yok` denilerek karara bağlandı. Yargıtay`ın, yerel mahkemenin `örgüt yok` kararını bozmasıyla yeniden başlayan süreçte Dink cinayetinde ilk halkanın yargılaması devam ederken, AK Parti hükümetiyle ilgili 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları gündeme geldi.İşte bu tarihten sonra, 8 yıldır Dink cinayetiyle ilgili hiçbir adım atmayan, hatta cinayette kusuru ya da ihmali olan kurumların başlarındakileri terfi ettiren hükümet, birden soruşturmanın peşine düştü. Yeni bir savcı atandı ve cinayeti ihbar eden Erhan Tuncel ile irtibatlı polis memuru Muhittin Zenit tutuklandı. Ardından cinayet işlendiği sırada Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat şube müdür yardımcısı olan Ercan Demir hapse atıldı. Bu hiyerarşiye göre devamında dönemin Trabzon İstihbarat Şube müdürünün gelmesi gerekirdi değil mi? Ama hayır, cinayet sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek gözaltına alındı. İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından, `ihmali davranış sebebiyle ölüme sebebiyet vermek`, `resmî evrakta sahtecilik` ve `görevi kötüye kullanma` iddiasıyla tutuklandı.Dink davası sırasında cinayetle ilgili gündeme getirilen kurumlar, Trabzon Emniyet Müdürlüğü, Trabzon Jandarma Komutanlığı, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve MİT oldu. Durum böyleyken, Trabzon Emniyeti ve İstihbarat Şubesi niye atlandı? Ve niye Akyürek`e geçildi? Bunu anlamak için Akyürek ile ilgili bilgilere dönelim. Aydınlık gazetesinin haberine göre, Akyürek, emekli Tuğgeneral Veli Küçük`ün güvenlik şirketinin ortağı eski İstanbul Valisi Erol Çakır döneminde `Fethullahçı` diye fişlenmiş. Hakkında uzun süredir `Cemaat`in polisi` şeklinde algı operasyonu yapılıyordu.`Paralel yapı` diye bir grup hedefe konmuşken Akyürek tutuklandı. Halbuki Akyürek, cinayetten 8,5 ay önce Trabzon Emniyet Müdürlüğü`nden alınıp, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı`na atanmış. Bulunduğu birim de, Trabzon`dan gelen ihbarları zaten İstanbul`a bildirmiş. Hakkında soru işaretlerinin arttığı nokta ise, cinayet sanıklarından Erhan Tuncel`in onun emniyet müdürlüğü sırasında `istihbarat yardımcı elemanı` yapılmış olması. Ama Tuncel`i göreve alan da Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç. Peki Dinç şu an nerede? Akyürek`in bir zamanlar görev yaptığı Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı koltuğunda. Savcılık onu Dink cinayeti ile ilgili defalarca ifadeye çağırdı ama İçişleri Bakanlığı izin vermedi. Cinayetle ilgili kilit noktada bir isim ama ifadesi alınamıyor.Cinayet sırasında görevde bulunan Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler`e dokunulmuyor. Ama cinayeti önleme yetkisi ve görevi olmayan Ankara`daki İstihbarat Daire Başkanı Akyürek tutuklanıyor. Bu noktada yapılanın, cinayeti aydınlatma ve normal bir hukuk süreci olmadığı görülüyor. Dink`in yakın arkadaşı Aydın Engin, Trabzon eski İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Ercan Demir`in tutuklandığı günlerde, “Bu tutuklamalar, `Dink`i paralel yapı öldürdü` sahtekârlığını hayata geçirmek için yapıldı.” demişti. Gelişmeler de Engin`i haklı çıkardı.Dink`in öldürülmesinde kastı ya da ihmali olan herkes tabii ki yargılanmalı. Ama bugün olduğu gibi, şahsî hesaplarla bir kesimi düşman ilan edip onun üstüne yıkmakla bu cinayet aydınlanmaz. Bu tutuklamalar, Ergenekon ve Balyoz sanıklarının, yandaş medyaya çıkarılıp `Cemaat`i suçlu ilan ettiği bir sürecin sonucu. Nasıl bir zamanlar Dink hedefe konulduysa bugün de `Cemaat`e aynısı yapılıyor. Dink cinayeti, algı operasyonlarına malzeme ediliyor. Dink`in hatırası, mücadelesi bu kirli kumpaslara alet edilemeyecek kadar kıymetli. O nedenle buna karşı çıkması gerekenler onu en çok sevenler.


01 Mart 2015 Pazar  02:01

Zaman

Manşet - Zabıtadan pazarcılara biber gazı


Antalya`da ruhsatsız satış yaptıkları tespit edilen ve tezgahlarının kaldırılmasına karar verilen 78 pazarcı ile zabıta görevlileri arasında arbede çıktı.Döner bıçakları ve demir çubukların kullandığı kavgada bir pazarcı kendi salladığı demirin kafasına gelmesiyle yaralandı. Olaylar polisin araya girmesiyle son bulurken 10 kişi gözaltına alındı. Antalya`da 3 haftadır olduğu gibi sabah saatlerinde Şirinyalı Mahallesi`ndeki Cumartesi Pazarı`na gelen zabıta ekipleri, belediye ekiplerince işaretlenen ruhsatsız pazar yerlerine zabıta aracı ve çöp kamyonlarını koyarak tezgah açılmasına engel oldu. Pazar yerine gelen esnaf ile zabıta ekipleri arasında tartışma çıktı. Bu sırada bazı pazarcılar zabıta araçları ve kamyonların önlerine tezgahlarını açtı. Muratpaşa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Pazar Amiri Mustafa Muzaç, pazarcılara, ruhsatsız olan tezgahları boşaltmak zorunda olduklarını söyledi. Muzaç`ın talimatıyla pazar alanına girmek isteyen zabıta ekipleriyle pazarcılar arasında kavga başladı. Pazarcılar, zabıta ekiplerine döner bıçakları ve demir çubuklarla saldırmak istedi. Zabıtanın biber gazı kullanmasıyla kavga daha da büyüdü. Arbede sırasında pazarcı Akif Yaşar, kendi salladığı demirin kafasına gelmesiyle yaralandı. Olayların büyümesi üzerine devreye polis ekipleri girdi. Zabıta ekipleri biber gazı kullanmaya devam edince polis ekipleri pazarcılara doğru sıkılan gazın ortasında kaldı. Pazarcılar ile zabıta arasında yaşanan kavga polislerin 10 kişiyi gözaltına almasıyla son bulurken, zabıta ve çevik kuvvet ekipleri ile pazarcıların bölgedeki bekleyişi sürüyor. Yetkililer önümüzdeki hafta pazarın tamamının kaldırılacağını belirti.(DHA)


28 Şubat 2015 Cumartesi  14:41

Zaman

Manşet - Kendini yakmak istetyen kadının üzerine atladı


Bolu`da evlenen kızının kendisiyle görüşmemesi nedeniyle bunalıma girip üzerine benzin dökerek iki elindeki çakmağı yakan kadını üzerine atlayan polis kurtardı.Olay, saat 16.30 sıralarında Tepecik Mahallesi Şehit Mustafa Değercan Sokakta meydana geldi. Evlenen kızı Ç.K`nın kendisiyle görüşmediğini iddia eden annesi Şerife Uzun, üzerine benzin dökerek kendisini yakmak istedi. Kızının evinin karşısında kızına isyan eden Şerife Uzun, Kızımın telefon numarasını dahi bana vermiyorlar. Bana bileziği ver, 100 TL ver, paramı ver diyorlar. Bu kadar mı düştünüz? Bu kadar mı aç kaldınız? diyerek bağırdı.Polis ekiplerinin uzun süre ikna etmeye çalıştığı Şerife Uzun, iki elindeki çakmağı yakarak kimsenin yanına yaklaşmamasını istedi. Bolu Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü?nde görevli polis memuru bir anlık dalgınlığından yararlandığı Şerife Uzun?un üzerine atladı. Polis memuru ile Şerife Uzun beton duvarın üzerinden karların üzerine düştüler. Etkisiz hale getirilen ve elindeki çakmakları alınan Şerife Uzun, ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.(DHA)


22 Ocak 2015 Perşembe  09:56

Zaman

Manşet - O yakalandı diğerleri Türkiye`de


Fransa`nın başkenti Paris`te Charlie Hebdo haftalık mizah dergisi düzenledikleri saldırıda 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerin suç ortağı olduğu öne sürülen ve otobüsle Bulgaristan`dan Türkiye`ye geçmeye çalıştığı sırada yakalanan 28 yaşındaki Fransız vatandaşı Fritz Jolie Joachin ile ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Joachin`le birlikte seyahat eden ve Kuaşi kardeşleri tanıdığı belirtilen biri Türk, üç kişinin Türkiye`ye geçtiği açıklandı.Haiti asılı Fransız vatandaşı 28 yaşındaki Fritz Jolie Joachin, 1 Ocak günü otobüsle geldiği Bulgaristan`ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı`ndan Türkiye`ye geçmeye çalıştığı sırada 3 yaşındaki oğlu Abdel Rahman`ı eşinden habersiz sınır dışına çıkardığı ve Paris`teki 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerle temasta olduğu iddiasıyla tutuklandı. Bulgaristan`ın Hasköy kentinde 16 gündür tutuklu olan Fritz Jolie Joachin, Fransa savcılığının yaptığı 2 iade talebi üzerine bugün Hasköy Bölge Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkarıldı.Adliyeye çelik yelek giyen, şok cihazı ve silahlı 5 polisin arasında sıkı güvenlik önlemleriyle çıkarılan Joaquin, binanın 3`ncü katındaki 6 numaralı duruşma salonuna alındı. Ellerindeki kelepçeleri sökülen Fritz Jolie Joachin, Fransızca verdiği ifadesi tercüman aracılığıyla Bulgarcaya çevrildi. Duruşmayı 15 kadar yerli ve yabancı gazeteci de takip ederken, Joachin çocuk kaçırma ve terör suçlamalarını kabul etmedi.FRANSA`DA SUÇ, BULGARİSTAN`DA DEĞİLHasköy Bölge Mahkemesi hakimleri yasal olarak evli olan Fritz Jolie Joachin`in eşinden habersiz çocuğunu sınır dışına çıkarmasının Fransa`da suç olduğunu ancak Bulgaristan`da suç olmadığına hükmetti. Bu konuda Fransa`dan gelen aide talebini reddetti. Mahkeme, `komplo kurmak ve terörist eylemler planlamak` iddialarıyla Fransa`nın ikinci iade talebiyle ilgili kararını ise salı gününe erteledi.1 OCAKTA YAKALANMIŞTIHaiti asılı Fransız vatandaşı 28 yaşındaki Fritz Jolie Joachin, geçen 1 Ocak günü otobüsle geldiği Türk- Bulgar sınırında, yanındaki 3 yaşındaki oğlunu eşinden izinsiz Fransa`da dışına çıkardığı gerekçesiyle hakkında Avrupa genelinde çıkarılan gözaltı emri nedeniyle yakalandı. 3 Ocak günü Fransa`daki savcılıktan gelen `çocuk kaçırma` iddiasıyla tutuklanan Joachin, geçen pazartesi günü de Paris`te Charlie Hebdo haftalık mizah dergisi düzenledikleri saldırıda 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerle temasta olduğu iddiası üzerine ikinci kez tutuklandı.İfadelerinde radikal İslamcı olmadığını savunan Joachin, Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerin sadece `çocukluk arkadaşı` olduğunu söylemişti.(DHA)


17 Ocak 2015 Cumartesi  14:04

Zaman

Manşet - Fransız istihbaratı saldırganları 10 yıldır takip ediyormuş


Fransa`da mizah dergisi Charlie Hebdo`ya yönelik saldırıyı düzenleyenlerin Şerif Kourachi (32) ve kardeşi Said Kourachi (34) olduğu belirtildi. İki kardeş hakkında daha önce polis tarafından soruşturma açılmış ancak delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakılmıştı. Özellikle Şerif Kourachi`nin 12 yıldır Fransız güvenlik güçlerinin takibinde olduğu belirtiliyor. 2003 yılından bu yana Fransız istihbaratının gözetiminde bulunan Şerif Kouachi`nin 2004-2006 yılları arasında Irak`taki radikal örgütlere yardım ettiği ortaya çıktı. Kendisi hiç Fransa dışına çıkmayan Kouachi, Ocak 2005`te Irak`a gitmek isterken güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Kouachi 2008 yılında gençleri Irak`a gönderdiği gerekçesiyle 18 ay hapis cezasına çarptırıldı. Fransız polisinin verdiği bilgiye göre, hapishanede radikal örgütlerle ilişkisi devam ettiği tahmin edilen Kouachi hapis cezası bittikten sonra Irak ve Suriye`ye genç Fransızları göndermeye devam etti. Mayıs 2010`da tekrar tutuklanan Şerif Kourachi, 5 ay sonra mahkeme tarafından delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldı. Fransız polisi, hapiste tanıştığı terör hükümlüsü Cemal Beghal`le futbol oynamak için düzenli buluştuğunu gösteren fotoğrafları delil olarak sunmuştu. Kararı veren mahkemedeki bir hakim Le Monde`a yaptığı açıklamada, `O dönemde Kourachi`nin ne kadar büyük tehlike arz ettiğini bilmemiz mümkün değildi. Sadece futbol oynuyor diye tutuklayacak değildik.` dedi.(CİHAN)


08 Ocak 2015 Perşembe  18:30

Zaman

Manşet - İslamabad ile Kabil arasında bahar havası yaşanıyor


Yıllardır aralarında güvensizlik ve düşmanlık bulunan iki komşu ülke Pakistan ile Afganistan arasındaki buzlar eriyor.Göreve gelmesinin üzerinden daha iki ay geçmeden Pakistan`a resmi bir ziyaret gerçekleştiren Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani İslamabad`da dün Başbakan Navaz Şerif tarafından sıcak bir şekilde karşılandı. İki lider, düzenlenen ortak basın toplantısında birbirleri için samimi ifadeler kulanırken, ilişkilerin geleceği konusunda da olumlu mesajlar verdi. Afgan lidere, “sevgili kardeşim” diye hitap eden Şerif, “13 yıllık engelleri üç günde aştık. Mazinin, geleceğimizi yok etmesine müsaade etmeyeceğiz. Güvenliğimiz ve refahımız birbirine bağlı.” dedi. Şerif, ülkesinin, Taliban ile müzakereler yürüten Kabil`in iç barışı sağlama adına attığı adımları da destek sözü verdi.Kritik ziyaret sırasında iki ülke arasında demiryolu ve karayolu bağlantılarının geliştirilmesi, ticaret hacminin artırılması, enerji işbirliği ve sınır güvenliği alanlarında çeşitli anlaşmalara imza konuldu. Taliban saldırılarına binlerce insanını kurban veren her iki ülke, yıllardır birbirlerini terörü desteklemekle suçluyor. Siyasi gözlemciler, iki başkent arasındaki güven artırıcı tedbirleri ve güvenlik işbirliğini terörle mücadelede sonuç alınması konusunda çok önemli görüyor.


16 Kasım 2014 Pazar  02:04

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

8 nisan 2009 zaman gazetesi  dünkü posta gazetesi astroloji  28 09 2004 mersin  felç çözüm  muzaffer serkan esen ceset resimleri  kayıp cesetler serkan eroglu  ötv 20 yas ustu  star tv ana haber bülteni 10 12 2009 izle  çarşamba günü ankarada olan trafik kazaları  habertürk bulmaca eki 7 102011 cevapları  roben  8 şubat trafik kazaları çarsamba kavak dibi  10 nİsan 2009 yeni asır  hepsi 19 02 2010  8 şubat trafik kazaları çarsamba kavak dibi  28 01 2009 at yarışı tahminleri  mems  habertürk tv arşivi 15 09 2012  01 10 2009 kilyos trafik kazası  29 ekim  pekdemir çekiliş  01 10 2009 kilyos trafik kazası