Bulunan Haber Sayısı: 445
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Hürriyet

Dünya - İspanyol siyasetçi 34 yıl boyunca vergi kaçırdığını itiraf etti


İspanya tarihinin en önemli politikacılarından biri olan Jordi Puyol 34 yıl boyunca yönetiminde bulunduğu ülkesinde vergi ödememek için parasını vergi cenneti ülkelerinde sakladığını itiraf etti. İspanya`da deprem etkisi yaratan bu itiraf sonucu ünlü politikacı kurucusu olduğu partisinden istifa etti ve kendisine tanınan tüm ayrıcalıkları bırakmak zorunda kaldı. Bu siyasetçiye verilen emekli maaşı da geri alındı.


29 Temmuz 2014 Salı  17:34

Zaman

Manşet - Bu polislere yapılan DHKP/C`ye yapılmadı


MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk, Çağlayan Adliyesi`nde polislere yönelik yapılan zulmü, “Reza Zarrab , DHKP-C`liler, ellerinde şehitlerimizin kanı olan teröristler bile şu anda bu polislerin çektiğini çekmiyor.” sözleriyle eleştirdi.Öztürk, “Teröristlere karşı gayet naif ve yumuşak olan bu iktidarın, görevlerini bihakkın yerine getiren bu insanlara karşı tavrını anlamakta güçlük çekiyoruz.” ifadelerini kullandı. Oktay Öztürk, Başbakan`ın görevinin, ülkede hukukun işlemesini sağlayarak, huzuru temin etmek olduğunu anlattı. Ardından şu değerlendirmelerde bulundu: “Başbakan`ın hukuk içerisinde kalarak hallettiği bir meseleyi söyleyin! Hangi meselesi hukuka, hakkaniyete uygun? Hangi meselesinde bu ülkenin başbakanı sorumluluğuyla hareket ediyor? 17 Aralık operasyonundan sonra aylar geçti. Madem bu insanlar suçluydu, neredeydin bugüne kadar? Bir ülkenin Başbakan`ı, intikam hırsıyla hareket edemez. Yapılan işlemlerin hiçbir yerinde hukukun, hakkaniyetin ve Allah`ın hoşnutluğu yoktur. Çok üzgünüz. İnşallah adalet bihakkın tecelli eder. Adaleti bir intikam aracı olarak kullanamazsınız.” MHP Genel Başkanı, soruşturmayı gerçekleştirenlerin sürekli suç işlediğini anlattı. Şu ifadeleri kullandı: “Belli ki her işi el yordamıyla yapıyorlar. Belli ki hareket merkezlerinde hukuk yok. Ama bu suçun delilleriyle milletin önüne serilmesinden korktukları için suç unsurlarını kaçırmaya çalışıyorlar. Türkiye, `gecekondu` devleti değildir. Bu devletin hukukunun da adaletinin de bir geçmişi var. Dünya bir zamanlar adaleti bizden öğrenmişti. Ama bugün, geçmişte adaletle hiç karşılaşmamışız gibi bir tavır içerisindeyiz.”


29 Temmuz 2014 Salı  02:19

Zaman

Manşet - TUSKON`dan Gazze ve polislere operasyon açıklaması


Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Gazze operasyonları ve İstanbul`da yolsuzluğu ortaya çıkaran polislere yönelik operasyonlar ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.Açıklamada şunlara değinildi;`Ramazan ayının manevi atmosferinden bayramın neşesine kavuştuğumuz şu günlerde Gazze`de yaşanan zulüm ve vicdanları kanatan saldırılarla yüreğimiz yanmaktadır. Umudumuz kalıcı bir barış ile yıllardır devam eden acıların sona ermesidir. Bu acı ile gönüllerimizin daraldığı bugünlerde, diğer yandan da her biri çok uzun yıllar ülkemize hizmet etmiş ve çok önemli soruşturmalarda görev almış olan devlet görevlilerine sahur vaktinde, kelepçe takarak gözaltına alma uygulamalarını endişe ile takip ediyor, bu uygulamaların kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz.Şüphesiz ki her bir suç şüphesi ve iddiası ancak ve ancak hukuka uygun şekilde bireysel hak ve özgürlüklere azami dikkat edilerek soruşturulmalı ve gerçekler açığa çıkarılmalıdır. Varsa suç ve suçlular, kanuni yollarla toplanan delillerle uygun hukuki süreçlerle yargılanmalıdırlar. Oysa bir haftadır devam eden soruşturmada kanun önünde eşitlik, hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığı açısından çok kötü bir imtihan verdiğimizi düşünüyoruz. Daha önce HSYK kanunu ve son 8 ayda başta ihdas edilen Sulh Ceza hakimleri olmak üzere hukukun işleyişi ile alakalı yapılan kanuni düzenlemelere dair yaptığımız açıklamalarda da ele aldığımız üzere bundan sonra da siyasetin gölgesinde kanunsuzluklarla dolu hukuk süreçleri yaşanmasından endişe ediyoruz.Bir ülkenin yönetiminde ekonomik olarak en değerli ve en belirleyici göstergeler hiç şüphesiz o ülkede kanun önünde eşitlik ilkesi ile hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığının temin edilmiş olmasıdır. Ancak bu durumda ülkeye yatırım yapanlar kendilerini ve yatırımlarını güvende hissederler. Hukukun işlemediği ve hukuk dışı uygulamaların siyasiler tarafından devlet güçleri kullanılarak yapılabildiği ülkeler ise doğal olarak yatırımcı tarafından yüksek riskli olarak görülür ve ancak yüksek faizli ve kısa vadeli, düşük miktarlı olarak yatırım yapılır.Ülkeler yatırımcı çekmek için hukuk karşısında eşitlik ve hukukun üstünlüğü konularında yoğun bir çalışma içerisindeyken ülkemizde 3. Dünya ülkelerinde görmeye alıştığımız türden, siyasilerin arzu ve emirlerine göre dizayn edilmiş mahkemeler ve bu mahkemelerin ne ulusal ne de uluslararası hukuka uymayan kararları ülkemizin geleceği adına bizi derin bir endişeye sevk etmektedir.Yüce Mevla`dan ülkemizde gerçek adaletin hakim olmasını niyaz ediyor, ülkemizin içinden geçtiği şu çalkantılı günlerin bir an önce sona ermesini diliyoruz`


29 Temmuz 2014 Salı  12:27

Zaman

Manşet - Celal Ülgen`den mahkeme kararına tepki


Balyoz davası avukatlarından Celal Ülgen gözaltına alınan polislerle ilgili mahkemenin kararına tepki gösterdi. Ülgen yaşanan hukuk skandalını, “Böyle bir şey görülmüş duyulmuş bir şey değil” ifadeleriyle dile getirdi.Sahur vakti gözaltına alınan ve 7 gündür hukuksuz bir şekilde adliye nezarethanesinde bekletilen polisler hakkında mahkeme skandal bir karar aldı.İfadesi alınmayan polisler hakkında mahkeme, dinlenilmeyerek dosya üzerinden karar verilmesine, dosyanın kapsamlı oluşu gözetilerek kararın saat 21.00`da tüm şüpheli ve avukatlarının yüzlerine adliyenin en geniş salonunda okunmasına karar verdi.Balyoz davası avukatlarından Celal Ülgen karara canlı yayında tepki gösterdi. Ülgen şunları söyledi;“Mahmut Tanal arkadaşımla da görüşme imkânı buldum. Kulaklarıma inanamadım. Mahkeme yargıcının tutanağı şu şekilde, `İfadesi alınmayan şu kadar kişinin ifadesinin alınmamasına kararın evrak üzerinden verilmesine` diyor. Böyle bir şey görülmüş ve duyulmuş bir şey değil.Sistem bozuldu yerine yeni bir sistem getirilmek istendi. Ancak acemilikler üzerine acemilikler yapıldı. Daha önce özel yetkili mahkemeleri kaldırdılar şimdi özel yetkili yargıçlar koydular. Sulh Ceza Hakimlikleri`nde Özel Yetkili Mahkeme gibi görev yapmak istiyorlar. Eskiden özel yetkili mahkemelerden 50 kişi arasında dönüşme ve bölüşme vardı. Şimdi 5 kişi arasında dönüşme ve bölüşme var.Bu yargıçların bir kısmı şaibe altındaysa onları daha çok batağa sürüklüyor. İki gündür bir mücadele içindeyim. Telefonlar açılıyor veya gördüklerinde yüzüme söylüyorlar. Bu gözaltı süresinin aşılmadığını gözaltı süresinin aşıldığı konusunda çıkarılan haberlerin yanlış olduğunu, bu kişilerin yol izinlerinin yol sürelerinin de hesaba katılması gerektiğini ve muhafaza altında olduklarını söylüyorlar.Gözaltılarda muhafaza diye bir şey yoktur. Muhafaza önleme yakalamasıdır. Diyelim ki bir kişi Eskişehir`e konuşmaya gidiyor. Muhtemel tehlike oluşturacak kişiler muhafazaya alınır sabaha kadar tutulur. Sonra bırakılır, muhafaza böyledir. Suçla ilişkisi yok. Oysa siz suçla ilişkili olarak gözaltına almışsınız. Buna muhafaza diyemezsiniz.Birisi suçlu olabilir. 79 kişinin içerisinde 10 kişi suçludur. Ben bunu savunmuyorum bunu söylemiyorum. Bunlara uygulanan usulün yanlışlığın dile getiriyorum. Bunu savunamayız. Bu ülkenin hukuk fakülteleri, Baroları bugün buna karşı çıkmazsa yarın başlarına gelince karşı çıkamazlar. Ben bunu başarmaya ç alışıyorum. Hakikaten söylüyorum. Aklım şaşıyor. Böyle bir durumla karşı karşıya gelmek mümkün değil hukukta.Değişik saatteki gözaltına alınanları nasıl aynı anda hâkim karşısına çıkarırsınız, toplu olarak hâkim karşısına getirmekle fiilen gözaltı süresini geçirdiğinizi siz söylemiş oluyorsunuz.


29 Temmuz 2014 Salı  17:33

Hürriyet

Manşet - Hakim kızdı: `Sorgu kilitlendi dosya üzerinden karar vereceğim`


İstanbul merkezli operasyonda casusluk yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan ve 26 Temmuz 2014`de gözaltı süresinin bitmesinden 40 dakika sonra 02.10`da tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen dönemin İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün`ün de arasında bulunduğu 49 polisin hakkında nöbetçi hakimlikten ilginç bir karar çıktı.


29 Temmuz 2014 Salı  17:09

Zaman

Manşet - İsrail, Erdoğan`ın siyasî gıdasıdır


MHP lideri Devlet Bahçeli, İsrail`in Filistin`e yönelik katliamlarını siyasete malzeme olarak kullanan Başbakan Erdoğan`a sert tepki gösterdi.Bahçeli, “İsrail, Erdoğan`ın siyasi gıdasıdır.” dedi. Ankara Arena Spor Salonu`nda partilerle bayramlaşma töreninde konuşan Bahçeli`nin gündeminde Gazze`de yaşanan katliam, Suriye`deki zulüm ve Irak`ta Türkmenlere yönelik kıyım vardı. Bahçeli, “Bunca şiddet oluyorken, bunca vicdansızlık Müslümanları çepeçevre kuşatıyorken AKP hükümeti ne yapmış, neyi başarmıştır? Gazze`ye füzeler atılırken, aday Erdoğan iftiralarını sıralamış, istismarlarını sürdürmüştür.” dedi. İsrail`in Başbakan Erdoğan`ın `siyasi gıdası` olduğunu ifade eden Bahçeli, “İsrail; Erdoğan ve zihniyetinin siyasi ikbal ve aynasıdır. Bu ülke silaha sarıldıkça, Filistin`i ateşe verdikçe Erdoğan içten içe memnun olmakta, meydanlarda hançeresi yırtılırcasına bağırıp çağırma konusunda altın fırsat yakalamaktadır. Aday Erdoğan`ın Filistin davasına en ufak bir yardım ve katkısı şu güne kadar olmamıştır. Gazze`nin çocukları ölürken, Erdoğan`ın çocuğu deniz ticaretiyle İsrail`den para kazanmaktadır.” ifadelerini kullandı. Başbakan`ın `paralel devlet` iddialarına da değinen Bahçeli, “Gerçek paralel, gerçek eğri Erdoğan`dır.” diye konuştu.


29 Temmuz 2014 Salı  02:32

Zaman

Manşet - Moskova`da 230 bin kişiyle bayram namazı


Almanya, Rusya, Kosova, Tayland ve daha birçok ülkedeki Ramazan Bayramı coşkusu Türkiye`den farksızdı. Sabahın erken saatlerinde camilere akın eden Müslümanlar, yan yana saf tuttu. Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynutdin, yaşanan savaşları hatırlatarak, barış ve huzurun bir an önce sağlanmasını arzu ettiklerini söyledi.`On bir ayın sultanı` olarak görülen Ramazan, kimi ülkelerde huzurlu bir şekilde, kimi ülkelerde ise savaş ve açlıkla geçti ve son buldu. Ramazan Bayramı`nın gelmesiyle yabancı ülkedeki Müslümanlar, tıpkı Türkiye`de olduğu gibi camilere koştu. Birbirleri ile selamlaşmayı ve kucaklaşmayı ihmal etmedi. Rusya`nın başkenti Moskova`da 5 ayrı camide yaklaşık 230 bin Müslüman, bayram namazı için camilere akın etti. Binlerce Priştineli Müslüman, restorasyonunu TİKA`nın yaptığı Fatih Sultan Mehmet Camii`ne giderken, Tayland`daki Müslümanların hınca hınç doldurduğu camilerden bir tanesi ise başkent Bangkok`taki İslam Merkezi oldu. Tüm yurtta olduğu gibi Avrupa`da yaşayan Türkler de bayram namazı için camileri doldurdu.Moskova`da inşaatı devam eden Merkez Camii ve çevresindeki caddeleri dolduran 100 binden fazla Müslüman, Ramazan Bayram`ını coşkuyla karşıladı. Tatar, Başkort, Çeçen, İnguş, Dağıstanlı, Karaçay ve diğer Rus etnik Müslümanların yanı sıra Rusya`da çalışmaya gelen Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri vatandaşları da bayram namazında yan yana saf tuttu. Bayram namazı için Moskova Emniyet Müdürlüğü yoğun güvenlik önlemleri aldı. Moskova Belediyesi, Rusya Müftüler Konseyi`ne ses sistemi konusunda da yardımcı oldu. Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynutdin, bayram vaazında Ramazan`ın mübarek ay olduğunu, inananların sıcak ve uzun yaz günlerinde oruç tutarak, teravih kılarak ve muhtaçlara yardımda bulunarak Ramazan`ı dolu dolu yaşadığını ifade etti. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan savaşları hatırlatan Gaynutdin, barış ve huzurun bir an önce sağlanmasını arzu ettiklerini kaydetti. Müftü, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev ve diğer yetkililerin bayram mesajlarını okudu. Bayram ile ilgili duygularını anlatan Tacikistan vatandaşı Muhutdin Sermatov, “Bugün Müslüman âleminde büyük bir sevinç var. Ramazan Bayramı, bedenlerimizin ve gönüllerimizin temizlenmesine vesile olan bu ayın tacı ve en sevdiğimiz bayramlardan biri. Bu güzel günde din kardeşlerimin arasında bulunmak ayrı bir bereket.” ifadelerini kullandı.GAZZE İÇİN DUALAR EDİLDİAlmanya`daki DİTİB Duisburg Merkez Camii, kentte yaşayan ve Ramazan Bayramı namazını kılmak isteyen Türklerle adeta doldu taştı. Her yaştan vatandaşın akın ettiği camide, katlarıyla beraber yaklaşık bin beş yüz kişi namaz kıldı. Bayram namazını kıldıran DİTİB Duisburg Merkez Cami Din Görevlisi Yusuf İncegeliş, tüm İslam âlemi için iyilik ve huzur duasında bulunurken, Gazze`de şehit ve savaş mağduru olan Filistinliler için de uzun uzun dua etti. Namazın ardından hep birlikte yapılan duaların ardından vatandaşlar, cami içinde birbirleriyle bayramlaştı. Çoğu vatandaş, namaz sonrası cami avlusunda ayak üstü bayram sohbetleri de yaparak evlerine dağıldı. Nüfusunun çoğunluğunu Budistlerin oluşturduğu Tayland`daki Müslümanlar, hep birlikte bayramlaşmanın sevincini yaşadı. Bangkok`taki İslam Merkezi`nde toplanan yaklaşık 2 bin Müslüman, yan yana saf tuttu. Priştine`de de sabahın erken saatinde camilere koşan Müslümanlar, yer bulamayınca cami dışında namaz kıldı. Kosova İslam Birliği Başkanı Naim Tırnava, bayram mesajında, Kosova`daki siyasilerin bir an önce birlik ve beraberlik içinde olmaları ve hükümeti kurmaları çağrısında bulundu. Tırnava, “Bugün burada Ramazan Bayramı coşkusu sürüyor ancak Gazze`deki kardeşlerimizin ölümleri bu coşkuya gölge düşürmüştür.” dedi ve Gazze için dualar okundu.Obama`dan tebrik mesajıABD Başkanı Barack Obama, tüm dünyadaki Müslümanların Ramazan Bayramı`nı kutladı. Bayram vesilesiyle tebrik mesajı yayınlayan Obama, ABD`deki Müslümanların ülkeye katkısından övgüyle bahsederek, şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz ay oruç, tefekkür, ruhi yenilenme ve yoksullara yardım zamanıydı. ABD yönetimi adına, ABD ve dünya genelindeki Müslümanların bayramlarını huzur ve neşe içinde kutlamalarını diliyoruz. Ramazan Bayramı`nız mübarek olsun.” Obama`ya göre ayrıca ABD`deki Ramazan Bayramı, kendilerine Müslüman Amerikalıların ülkelerinin dokusunu inşa etmedeki ve demokrasilerini güçlendirmedeki sayısız başarı ve katkılarını hatırlatıyor. İHSAN DENLİ WASHINGTON


29 Temmuz 2014 Salı  02:19

Zaman

Manşet - İHD ve MAZLUMDER`den Hendek Belediye Başkanına tepki


İnsan Hakları Derneği (İHD) Sakarya Şube Başkanı Muhammet Işık, AKP`li Hendek Belediye Başkanı Ali İnci`nin, Hizmet Hareketi`ne gönül verenlere yönelik açıklamalarının `halkı kin ve düşmanlığa teşvik` eder nitelikte olduğunu söyledi.Konuyu yazılı bir açıklamayla değerlendiren Işık, İnci`nin açıklamalarının ülke genelinde yürütülen linç girişiminin yereldeki yansıması olduğunu kaydetti. Işık, “Hiçbir hukuk kuralı tanımadan kişi hak ve hürriyetlerini keyfi olarak kısıtlama yetkisini kendisinde gören başkanın açıklamaları, halkı kin ve düşmanlığa teşvik eder niteliktedir. Kraldan çok kralcı davranan başkanın nefret söylemleri toplumda infial uyandıracak niteliktedir. Hendek Belediye Başkanı Ali İnci`nin, TCK`da suç olarak düzenlenen eyleminden dolayı adli mercilerin gerekli soruşturma ve kovuşturmayı yaparak cezalandırılması yoluna gidilmesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) Sakarya Şubesi de konuyu yazılı açıklamayla değerlendirdi. Derneğin internet sitesinde yapılan açıklamada, “Haklarında herhangi bir suç isnat edilmeden, sadece bir cemaate mensubiyeti üzerinden `paralelci` olduğu iddiasıyla herkesin hedef gösterilmesi doğru değildir. Yine `paralelci` olduğu iddia edilen kişileri `vatandaşların evlerine sokmayacakları`, `yaşamalarını ve ticaretini engelleyecekleri` ve kendisinin de bu kişilere `vurmaya devam edeceği` yönündeki ifadeler, toplum içinde istenmeyen fiili sonuçlar doğurabilecek ve suç teşkil edecek mahiyettedir. Tüm bunlar masumiyet karinesi gibi temel bir ilkenin çiğnenmesi anlamına da gelmektedir.” denildi. AK Partili Hendek Belediye Başkanı Ali İnci, “Hendek`te tek bir paralelci bile barınamayacak. Yurtları boşalttırdık. Bu gruptan ve örgütten olanları vatandaşlar da evine sokmayacak. Başbakanımızın izinden gidiyorum.” ifadelerini kullanmıştı.


29 Temmuz 2014 Salı  02:19

Zaman

Manşet - Çipli damacanalar geliyor


Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, su damacanalarının kimliği olacağını, su ile ilgili belirlenen standartların kapaktaki çipte yer alacağını söyledi. Müezzinoğlu, yabancı doktorların kamu hastanelerinde çalışabilmesi için yasal düzenlemenin yapıldığını, bunu da yıl sonuna kadar yapacaklarını ifade etti.Bakan Müezzinoğlu Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi`ne gelerek, sağlık çalışanlarıyla bayramlaşarak kahvaltı yaptı. Müezzioğlu, ardına basın mensuplarının sorularını cevapladı. Sağlıklı suyun insan sağlığı için önemine dikkat çeken Müezzinoğlu, `Bu damacanaların 3 yıllık ömrü var. 3 yıldan sonra kullanılamaz. 75 defa yıkanma süreçleri var. Bunların sağlıklı yıkanıp yıkanmadığı, iyi dezenfekte edilip edilmediği, sıcak suyla dezenfekte edilip edilmediği önemli. Damacanadaki suyun üç aylık ömrü var. Sağlıklı kontrol edilip edilmediği ile ilgili değerlendirmeleri TÜBİTAK`la ortaklaşa yapıyoruz.` dedi. `İLAÇ TAKİP SİSTEMİ GİBİ SUYUN KALİTESİ GÖRÜLECEK`Her damacananın bir kimliği olacağını kaydeden Müezzinoğlu, `Her kullanım suyu için kapağında ayrı bir kontrol sistemi olacak. O kontrolde suyun sıcaklığı, kullanılan deterjanın standartlara uygun olup olmadığı, suyun kalitesi, su ile ilgili belirlediğimiz standartlar, o kapaktaki çipte kayıtlı olacak. Bütün bunları ilaç takip sisteminde olduğu gibi telefonlara da program yükleyerek, damacana suyunu alan her vatandaşımız kullandığı suyun hem kimliğini, hem de kalitesini kendi telefonundan görmüş olacak. Bizim arzumuz insanların sağlıklı beslenmesi ile ilgili en önemli unsur olan suyun vatandaşa sağlıklı bir şekilde ulaşabilmesi.` ifadelerini kullandı. `20 BİN UZMAN, 10 BİN PRATİSYEN HEKİM AÇIĞI VAR`Yabancı hekimin Türkiye`de çalışabilmesiyle ilgili gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Müezzinoğlu, `Ülke olarak hekim açığımız var. Hekim açığımızı kendi insan kaynaklarımızla kapatabilmek için 2007 yılından itibaren tıp fakültesindeki öğrenci kontenjanlarımızı arttırdık. Buna rağmen uzman hekim açığımız 20 bin, pratisyen hekimde ise asgari 10 bin. Mesleki anlamda gerek bilgi birikimi yüksek ülkelerden, gerek komşu ülkelerden yabancı hekimlerin ülkemize gelerek 77 milyonluk insanımıza hizmet etmesini istiyoruz. Bu anlamda Yunanistan`da hekim fazlalığı var. Yunanistan`da 10 bin kişiye düşen hekim sayısı 61. Bizde ise 17. Gerek mezun olanlar, gerekse ihtisas için 7-8 yıl bekleyen hekimler var. Geçen yıl Almanya, Yunanistan`dan 15 bin hekimi 9 yıl çalışma kaydıyla bir anlaşma imzaladı. Almanya başka ülkelerin bilgi birikimi yüksek genç hekimlerini kendi ülkesinde değerlendirirken, Türkiye olarak biz de farklı ülkelerde bilgi birikimi iyi, yetişmiş genç insanları ülkemizin hizmetine kazandırmaya çalışıyoruz.` şeklinde konuştu. `YABANCI DOKTORLARIN DÜZENLEMESİNİ YIL SONUNA KADAR YAPACAĞIZ`Bu anlamda YÖK ile görüşüldüğünü belirten Müezzinoğlu, `Kamuda yabancı hekim çalıştıramıyoruz. Onunla ilgili yasal düzenleme yaptıktan sonra farklı ülkelerdeki bilgi birikimleri ve denklikleri YÖK tarafından kabul edilen yabancı uyruklu hekimlerin Türkiye`ye hizmet vermesini düşünüyoruz. YÖK`ün ihtisasla ilgili süreçlerini bayramdan sonra görüşeceğiz. Özel sektörde yabancı uyruklu doktorlar çalışabiliyor. Kamuda çalışmalarıyla ilgili düzenlemeyi de yıl sonuna kadar yapmış olacağız.` diye konuştu.


29 Temmuz 2014 Salı  13:07

Zaman

Manşet - Avrupa`nın devleri, transfere servet harcıyor


Geçtiğimiz yıllarda başta İtalya, Almanya, Fransa, İspanya ve Yunanistan olmak üzere birçok Avrupa ülkesi finansal kaynaklı kriz yaşadı.Bu sıkıntılar büyük ölçüde aşılmasına rağmen henüz tam anlamıyla çözüme kavuşturulamadı. Ancak aynı şeyi Avrupa`nın dev futbol kulüpleri için söylemek mümkün değil. Real Madrid, Barcelona, İnter, Manchester United, Bayern Münih gibi dünyanın önde gelen takımları kesenin ağzını açtıkça açtı. En flaş ve en pahalı transferleri Barcelona gerçekleştirirken, Katalan temsilcisini yıldızlar topluluğu Real Madrid izledi. Barcelona, Dünya Kupası`nda rakibini ısırmasıyla gündeme gelen Liverpool`un Uruguaylı yıldızı Luis Suarez`i 88 milyon Euro`ya renklerine bağladı. İspanya`nın bir başka devi Real Madrid de turnuvanın gol kralı unvanına sahip Kolombiyalı James Rodriguez için Fransa`nın Monaco takımına 80 milyon Euro ödedi. Barça-Real arasındaki transfer rekabetinde şu an Barcelona biraz daha önde gözüküyor. Katalan ekibi Suarez`in yanı sıra Claudio Bravo, Marc-Andre ter Stegen, Ivan Rakitic ve Jeremy Mathieu ile kadrosunu güçlendirirken kasasından yaklaşık 140 milyon Euro çıktı. Alexis Sanchez, Cesc Fabregas, Jonathan dos Santos ve Alan Kardec gönderildi ve bu oyuncular karşılığında 80 milyon Euro gelir elde edildi. Real Madrid ise James Rodriguez`in dışında Bayern Münih`ten 30 milyon Euro`ya Toni Kroos`u aldı. Eflatun. Beyazlılar, geçen yıl Gareth Bale için Tottenham`a 94 milyon Euro ödemişti.


29 Temmuz 2014 Salı  02:19

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  

smackdown 27 temmuz hepsini izle  fox haber arşivi bugün beyazıt mitink  03 şubat 2010 hürriyet gazetesi çukurova eki oku  mart 05 sarp sinir açİlİşİ  rıfat ünal ankara çayyolu kaza  27 01 2009 tarİhlİ fanatİk iddaa dergisi  fox haber arivi 04 11 2009 haberleri izle  çek tasarısı  12 mayis  milliyet gazetesi güney ekİ  02 02 2014  şhov tv dümki ana haber başlıkları  ülke tv sıradışı programı 25 12 2008  8 eylül 2009 sözcü gazetesi  18mart habertürk tv ana haber izle  yakalanan mülteciler  01 şubat 2012 radikal gazetesi mopaş çekilişi  bugünkü fox ana haber hulya avşar konseri  ülke tv 29 eylül 2009 sıradazetesi arsiv  ülke tv arşiv programını izle sıra dışı  28 mart posta gazetesi at yarışı programı  15 mayıs 2009 posta gazetesi öss cevap anahtarı