Bulunan Haber Sayısı: 490
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Sözcü

Gündem - Lig TV canlı yayın – Lig TV bugün hangi maçlar var?



29 Ağustos 2015 Cumartesi  16:51

Zaman

Manşet - Ayçiçeği alım fiyatına tepki


Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Özden Güngör, Konya Şeker ve Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği`nce yağ oranlarına göre ton başına bin 475 ile bin 696 lira olarak açıklanan ayçiçeği alım fiyatlarına tepki gösterdi. Türkiye`de ayçiçeği ekim alanının yıllık ortalama 520 bin hektar olduğuna dikkat çeken ZMO Genel Başkanı Özden Güngör, toplam üretimin de yaklaşık 1 milyon 380 bin ton olduğunu anlattı. Türkiye`nin yıllık ayçiçeği yağı ihtiyacının 900 bin ton seviyesinde olduğunu belirten Güngör, üretimin ise 650- 700 bin ton civarında kaldığını aktardı. Ülkenin yıllık ortalama 200 bin ton ayçiçeği yağı ihtiyacı bulunduğunu bildiren Güngör, `Yağlı tohumlarda ülkemizde en çok ayçiçeği üretiliyor. Dünyada ham yağ ihtiyacının yüzde 11`i, Türkiye ham yağ ihtiyacının da yüzde 50`si ayçiçeğinden karşılanıyor. Dünyada yıllık ortalama 26 milyon hektar alandan 42.5 milyon ton ham yağ üretiliyor` dedi. `ÜRETİM DESTEKLENSİN` Türkiye`de 2002-2014 yıllarını kapsayan dönemde ayçiçeği fiyatlarındaki artışın yüzde 165 olduğunu, kimyasal gübre maliyetinin yüzde 240-320, yem ve mazot fiyatlarının da yüzde 300 oranında arttığını vurgulayan Güngör, şunları kaydetti: `Şimdi ithal ayçiçeğinin fiyatı ton başına 1540 lira, ham yağın ton fiyatı ise 780 dolar civarında. Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik), yağlık ayçiçeği için ön alım fiyatını yüzde 40 standart yağ oranlı için ton başına bin 475 lira, yüzde 45 yağ oranlı için bin 586 lira, yüzde 50 yağ oranlı için 1 bin 696 lira olarak açıkladı. Konya Şeker ise, yüzde 44 yağ oranı olan ayçiçeği alım fiyatını ton başına bin 650 lira olarak duyurdu. Bir dekara üretim maliyeti kuru alanda ortalama 275, sulanabilir alanda da ortalama 375 lira olarak saptandı. Bu yıl yaşanan olumsuz hava koşulları nedeniyle kuru alanlarda dekara ortalama 100-140 kilogram, sulanabilir alanlarda ise ortalama 200-240 kilogram ürün alındı. Yani kuru alanda 1 dekardan üreticinin eline ortalama 150-226, sulu alanda ise 295-369 lira geçecek. Üreticilerin bu girdi maliyetleriyle ve fiyatlarla seneye ayçiçeği ekiminden kaçma ihtimali yüksektir. Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama dekar başına üreticiye 103 lira destek sağlanıyor. Ülkemizde ise verilen prim desteği dekara 30 kuruştur. Uygulanan yanlış politikalarla ayçiçeğinde de ülkenin potansiyelini değerlendirmek yerine ithalat teşvik edilmektedir. Tarımsal üretimin artması için ithalatı değil, üretimi destekleyen politikalar yürürlüğe konulmalıdır.`


29 Ağustos 2015 Cumartesi  14:09

Zaman

Manşet - Türkiye dünyanın en mutsuz üçüncü ülkesi


ABD`li araştırma şirketi Gallup, 148 ülke üzerinde mutluluk araştırması yaptı. Araştırmada 148 ülke yer aldı. Türkiye, Bagladeş ve Sırbistan ile aynı puanı alarak “en mutsuz” üçüncü ülke olarak belirlendi. Dünya çapında 153 bin kişiyle yapılan ankette katılımcılara “Bir gün önce ne kadar güldükleri, ne kadar iyi dinlendikleri, insanlar tarafından saygıyla karşılanıp karşılanmadığı” soruldu. Türkiye` de bu sorulara olumlu cevap verenlerin sayısı yüzde 43 oldu. Genel mutluluk oranı dünya ortalamasında yüzde 71 olarak belirlenirken Türkiye`nin puanı yüzde 54`te kaldı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Abalı, anketi `ülkemizin üçüncü dünya ülkelerinin bile altına indiğinin göstergesi` şeklinde değerlendirdi. Abalı, “Yapılan anket mutluluğu ölçen basit ama gerçekçi bir bulgu olarak dikkat çekiyor. Özellikle insanların günlük hayatta verdikleri tepkiler ve neşeli olma hali mutluluk açısından önemli diyebileceğimiz konulardır.” dedi.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  02:12

Zaman

Manşet - Bir tekrar seçim uyarısı da Fitch`ten


7 Haziran`da yapılan seçimin 1 Kasım`da tekrarlanacak olmasının getireceği ekonomik yükler, Türkiye`nin kredi notu üzerinde baskı doğurdu. Moody`s`den sonra Fitch de tekrar seçim ve yeni ortaya çıkan terörün ekonomik riski artırdığını açıkladı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody`s`in ardından bir başka kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings de erken seçim konusunda Türkiye`yi uyardı. Fitch, kasım ayında yapılacak tekrar seçim sebebiyle uzayan seçim döngüsünün siyasi belirsizliği artırdığını kaydetti. Kuruluş, Türkiye`de devam eden siyasi belirsizliğin iç ve dış politika sorunlarını şiddetlendirebileceğini vurguladı. Fitch açıklamasında, “Yeni seçim siyasi belirsizliği sona erdirmekten ziyade uzatabilir, Türkiye`nin izlediği politikaların iç ve dış alanda karşı karşıya olduğu zorlukları artırabilir. Türkiye`de isteğe bağlı politika oluşturma, hükümet etkinliği ve politik öngörülebilirlik kaygıları ülkenin kredi notu üzerinde baskı oluşturuyor.” ifadelerine yer verdi. Kamuoyu yoklamalarına göre yeni seçimin haziran ayındaki sonuçlara benzerlik göstereceğini kaydeden Fitch, “Bu siyasi durumun, ekonomik büyümeyi kademeli şekilde canlandıracak, cari işlemler açığının finansman büyüklüğünü azaltabilecek ve kalitesini artıracak kalıcı bir dengelenmeyi teşvik eden reformlara olanak sağlayan bir sonuç için elverişli olmayabilir.” değerlendirmesinde bulundu. Bir önceki AKP hükümetinin bir reform programı formüle ettiğini ama uzun bir seçim döngüsü nedeniyle bunun uygulanmadığını belirten kuruluş, son zamanlarda Türk Lirası`nın bütün zamanların en düşük seviyesini gördüğüne dikkat çekti. Fitch, “Türkiye`de isteğe bağlı politika oluşturma, hükümet etkinliği ve politik öngörülebilirlik kaygıları ülkenin kredi notu üzerinde baskı oluşturuyor.” ifadelerine yer verildi. PKK ile sona erdirilen barış süreci ile Suriye`ye yapılan askeri operasyonları da hatırlatan Fitch, “Bu şiddet tırmanması Türkiye`de devam ederse veya bölgedeki çatışmanın içine çekilirse, ülkenin orta vadede risk profili negatif olabilir.” dedi. Fitch Türkiye`yi yatırım yapılabilir notunda en düşük seviye olan BBB- seviyesinde tutuyor ve durağan görünümle derecelendiriyor. Fitch, Türkiye`nin notuyla ilgili gözden geçirme raporunu 18 Eylül`de yayımlayabileceğini açıklamıştı.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  02:12

Zaman

Ekonomi - `İzmir Fuarı`nı dijital devrime adapte etmeye çalışıyoruz`


İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), dün 84. kez kapılarını açtı. Partner ülke Türkmenistan, onur ili Eskişehir, teması `eğitim` olan fuar, Kültürpark Lozan Kapısı`nda düzenlenen törenle açıldı. Açılıştan önce bir basın toplantısı düzenleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Enternasyonal Fuarı`nın ekonomiye, sanayiye, teknolojiye çok güç katarken, bunun yanında barışa, demokrasiye ve insan haklarına da büyük katkı sağladığını kaydetti. 84 yaşındaki İEF`yi dijital devrim ve küreselleşmeyle değişen fuarcılık yapısına adapte etmek ve yeni misyonlar yükleyerek geleceğe taşımak için çalıştıklarını vurgulayan Kocaoğlu, 2016 yılından itibaren uluslararası düzeyde tasarım yarışması ve uluslararası bir gençlik festivali düzenleyeceklerini ifade etti. Kocaoğlu, fuarın açılışında yaptığı konuşmada ise, İzmir Enternasyonal Fuarı`nın kuruluşundan bu yana geçen sürede dünyada önemli değişiklikler olduğuna işaret ederek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, yaşanan bu gelişmeleri elbette çok yakından takip ediyoruz. Gaziemir`de kurduğumuz Türkiye`nin en büyük ve en nitelikli fuar merkezi Fuar İzmir, bunun en büyük kanıtı.” dedi. 84. İzmir Enternasyonal Fuarı`na ticari katılım, delegasyon ve etkinlikler kapsamında 52 ülke katılıyor. Sadece uluslararası katılım holü olan 4 No`lu hol, 28 Ağustos-1 Eylül 2015 tarihlerinde 5 gün açık kalacak. Diğer tüm etkinlikler ise 10 gün boyunca devam edecek. İEF 16.00- 23.00 saatleri arasında açık kalacak. Fuar Çarşısı`na ise giriş 12.00-23.00 saatleri arasında olacak.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  02:12

Habertürk

Gündem - Davutoğlu: Anayasal zorunlulukla oluşturuldu


Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye`nin ilk kez gördüğü geçici seçim hükümetinin kurulmasının ardından merak edilen tüm soruları Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT ortak yayınında yanıtladı


29 Ağustos 2015 Cumartesi  13:52

Habertürk

Gündem - Başbakan Davutoğlu: Bu kabine, anayasal zorunlulukla oluşturuldu


Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye`nin ilk kez gördüğü geçici seçim hükümetinin kurulmasının ardından merak edilen tüm soruları Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT ortak yayınında yanıtladı


29 Ağustos 2015 Cumartesi  01:19

Zaman

Manşet - Yunanistan`ın ilk kadın başbakanı görevde


Yunanistan`da 20 Ağustos`ta istifa eden eski Başbakan Aleksis Çipras`ın ardından hükümeti kurma görevi alan muhalefet partilerinin başarılı olamaması üzerine, Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos ülkeyi erken genel seçimlere götürmek üzere Yargıtay Başkanı Vasiliki Thanu`ya görevi verdi. Yunanistan`da ilk kadın başbakan olan Thanu kabineyi akademisyen, eski bürokrat ve sanatçılardan oluşturdu. Ülkenin ilk kadın başbakanı olan Thanu, yemin ettikten sonra görevi eski Başbakan Çipras`tan devraldı. Çipras, Thanu`ya başarılar diledi. Thanu`nun oluşturduğu kabine, başbakan, bakan ve bakan vekillerinin de aralarında bulunduğu toplam 25 kişiden oluşuyor. Mülteci sorunu gündemimizde Gazetecilerin kritik bir dönemde ülke yönetimini devralmasına ilişkin görüşü sorulan Başbakan Vasiliki Thanu, `Bu kadar yıldır mücadele ediyorum. Bu kez yeni bir mücadelenin içindeyim.` şeklinde cevap verdi. Thanu ise asıl görevlerinin ülkeyi 20 Eylül`de yapılacak seçime götürmek olduğunu, ancak göçmenlik konusunu da ele alacaklarını kaydetti. Çoğu akademisyen ve eski bürokratlardan oluşan kabine, seçimlerden sonra yeni hükümet kurulana kadar görev yapacak. Thanu, Dışişleri Bakanlığı`na eski bakanlardan Petros Molivyatis`i, İçişleri Bakanlığı`na hukuk profesörü Antonis Manitakis`i getirdi. Turizm Bakanlığı`na ise Yunanistan`ın ünlü şarkıcılarından Alkistis Protopsalti getirildi. Yunanistan`ın ünlü şarkıcılarından Alkistis Protopsalti Vasiliki Thanu kimdir? 1950 doğumlu Thanu, hukuk fakültesi mezunu. Avrupa hukuku üzerine Paris`te yüksek lisans eğitimi de alan Thanu, 1975 yılından bu yana yargı erki içerisinde yer alıyor. Üst düzey görevler üstlenen Thanu, 2014 yılından bu yana ülkenin Yüksek Mahkemesi`nin başkanlığını yürütüyor. Thanu, Yargıçlar ve Savcılar Birliği`nin de seçimle iş başına gelen başkanlık görevini iki dönem üst üste yürütüyor (2012-2014, 2014-2016). Aynı zamanda 6 yıldır hukuk okullarında akademisyen olarak görev yapıyor.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  11:28

Zaman

Manşet - Mülteci krizi katliama dönüştü, AB hâlâ çaresiz


Daha iyi bir hayat umuduyla Avrupa yollarına düşen mültecilerden her gün acı haber geliyor. Önceki gün Viyana`da bir kamyonda 71 mültecinin cesedi bulunurken dün de Libya açıklarında batan iki teknede en az 200 kişi hayatını kaybetti. AB ise mülteci krizini aylardır tartışmasına rağmen hâlâ çözüm bulamadı. Avrupa, II. Cihan Har-bi`nden bu yana en büyük mülteci akınına uğrarken, Avrupa Birliği hâlâ bir çözümde anlaşamadı. İtalya ve Yunanistan gibi Güney Avrupa ülkeleri, Kuzey ülkelerini suçlarken her gün yeni katliam haberleri geliyor. Önceki gün Viyana`da mülteci krizini tartışmak için bir araya gelen AB liderleri, Viyana`ya çok yakın bir mevkide 71 kişinin bir kamponda boğularak öldüğü haberini aldı. Tamamının Suriyeli olduğu tahmin edilen 71 kişi arasında 8 kadın ve 4 çocuk olduğu anlaşıldı. Yine AB toplantısı devam ederken Libya açıklarında batan bir gemide en az 200 kişinin öldüğü anlaşıldı. AB, krizi aylardır tartışmasına rağmen çözüm bulamadı ancak dün mültecilerin en çok gitmek istediği ülkelerin başında gelen Almanya`dan ilginç bir teklif geldi. Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, AB`ye iltica taleplerinin değerlendirileceği mülteci kamplarının Türkiye`de kurulması gerektiğini söyledi. Mülteci krizinde `başarısız` olduğunu itiraf eden AB, serbest dolaşım ve mülteci kabul sistemlerini değiştirebileceğinin sinyallerini veriyor. Serbest dolaşım, AB`nin dört temel özgürlüğünden biri. Mülteci krizine en çok sevinenler ise Avrupa`nın ırkçı ve yabancı düşmanı partileri. İtalya ve İngiltere`deki aşırı sağcı partiler, AB`yi ve geleneksel siyasi partileri suçluyor. Krizi istismar derdine düşen ırkçı partiler Avrupa kimliğinin tehdit altında olduğunu, Avrupa`nın hızla İslamlaşacağını iddia ederek mülteci olarak Avrupa`ya gelen Müslümanları `Truva Atı`na benzetiyor. Ülkelerindeki iç savaş ve kaos ortamından kaçan, neredeyse tamamı İslam ülkeleri vatandaşları büyük riskler alarak AB üyesi ülkelere ulaşmaya çalışıyor. BM rakamlarına göre sadece Akdeniz üzerinden Avrupa`ya ulaşmaya çalışan mültecilerin sayısı bu yıl 300 bine ulaştı. Bütün 2014 yılında bu rakam 219 binde kalmıştı. Yine BM rakamlarına göre 2015`in ilk 8 ayında Akdeniz`i geçmeye çalışırken boğulanların sayısı son Libya faciasıyla 2700`e ulaştı. Geçen yıl da 3 bin 500 kişi Akdeniz`de can vermişi. Akdeniz`den Avrupa`ya ulaşımın hem tehlikeli hem de pahalı hale gelmesi üzerine insan kaçakçılarının eline düşen mülteciler artık Balkan güzergahını deniyor. Çoğunluğu Suriye, Afganistan ve Pakistan`dan gelen mülteciler, Sırbistan`dan AB üyesi Macaristan`a geçmeye çalışıyor. Sadece bu yıl Macaristan`a girmeye çalışan 140 bin mülteci yakalandı. Macaristan, mülteci akınını durdurabilmek için insan hakları derneklerinden büyük tepki alan duvarı örmeye devam ediyor. NEFES ALABİLMEK İÇİN 3000 EURO ÖDEDİM İnsan kaçakçılarının eline düşen mültecilerin trajik hikayeleri de Avrupa basınına yansıyor. Geçen hafta batan bir gemiden kurtulan Iraklı bir ortopedi cerrahı, gemide depolara doldurulduklarını, nefes almak için güverteye çıkmak isteyenlerin kaçakçılar tarafından dövüldüğünü, kendisi, karısı ve iki yaşındaki oğluna nefes aldırabilmek için ilave 3000 Euro vermek mecburiyetinde kaldığını anlattı. AB üyeleri geçtiğimiz temmuzdaki zirvede 40 bin mültecinin kendi aralarında nasıl paylaşılacağı konusunda anlaşamamıştı. Türkiye 2 milyon, Lübnan kendi nüfusunun dörtte biri kadar mülteci kabul etmişken, AB, 40 bin mültecinin nasıl tevzi edileceği konusunda hâlâ anlaşabilmiş değil.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  02:12

Zaman

Manşet - Süleyman Şah Türbesi`nin terk edildiği sırada çekilen fotoğraflı kutlama


Türkiye Cumhuriyeti tarihinde önemli bir yeri olan 30 Ağustos, 80 yıldır Zafer Bayramı olarak kutlanıyor. Ancak, AK Partili Kepez Belediyesi, ülke topraklarının düşman kuvvetlerinden alındığı günü temsil eden bu bayramı 2015`te yurt dışındaki tek Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi`nin IŞİD tehdidi sonrası taşındığı sırada çekilen bir fotoğraf karesiyle kutladı. Bu fotoğraf Uluslararası Antlaşmalar ile Türk toprağı olan Süleyman Şah Saygı Karakolu terk edilmesinin ardından servis edilmişti. Saygı karakolunun imha edilmesinin ardından Süleyman Şah Türbesi ve emanetler Suriye`nin YPG yönetimindeki bölgesi Eşme`ye nakledilmişti. Antalya`nın merkez ilçelerinden olan Kepez`de reklam panolarına ve bilboardlara Belediye Başkanı Hakan Tütüncü`nün adının yer aldığı bir kutlama mesajına yer verildi. Bu mesajda `Şehidlerimizin ruhu şad olsun, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.` ifadeleri kullanıldı. Kepez Belediyesi logosunun da bulunduğu mesajda görsel olarak 22 Şubat 2015`te düzenlenen Şah Fırat Operasyonu sırasında çekilen bayrak dikme fotoğrafı yer aldı. Bu operasyon hem siyasi çevrelerden hem de halktan büyük bir tepki almıştı. MHP lideri Devlet Bahçeli, bu operasyondan sonra yaptığı açıklamada, `Türk vatanın mukaddes bir parçası, ayrılamaz ve koparılamaz bir uzantısı olan Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu akşam saatlerinde AKP Hükümeti tarafından korkakça yüzüstü bırakılmıştır. Türkiye`nin şah damarı kesilmiş, sınırlarımız dışındaki ecdad yadigârı toprak teröristlerin tehdit ve şantajıyla zoraki terk edilmiştir. AKP Hükümeti en sonunda bunu da yapmış, böylesi bir kokuşmuşluğun tarafı da olmuştur.` sözleriyle tepkisini sert bir dille ifade etmişti. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise sosyal medya hesabından tepki göstermiş, bu durumun Türkiye için bir utanç olduğunu söylemişti. Operasyonu `kaçmak` olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu, `Teröristin önünde eğilen, vatan toprağını satan hükümet, yarın karşılaşılacak diğer tehditlere karşı ilk işinin `kaçmak` olacağını gösterdi. Güçlü devlet, karşılaşılan ilk tehditte topraklarını bırakıp kaçmakla değil, teröristlere dersini vermekle olunur. Bu utanç Türkiye`ye fazla! Kendi karakolunu yıkıp, kendi askerini geri çekip, kendi toprağını terk etmeyi `başarı` diye sunmak danışıklı bir dövüşün kanıtıdır. Süleyman Şah`tan kaçma talimatını verenler yarın bu ülkeden de kaçacak; ancak Türkiye`ye yaşattığınız her türlü utancın hesabını soracağım.` demişti. 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI Türkiye ve KKTC`de ulusal bayram olarak kutlanan 30 Ağustos, 1922`de 26 Ağustos`ta başlayıp, 30 Ağustos`ta Dumlupınar`da zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz`u anmak için kutlanıyor. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. 1935`te 30 Ağustos`un milli bayram olarak kutlanması kararlaştırıldı.


29 Ağustos 2015 Cumartesi  13:51

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  

çorlu fabrika avukat  kaza an  ölen ünlü bayan popcu haber  fox smackdown 22 bölüm İzle  22 eylül posta gazetesi burç yorumu  10 aralyk 2008 milliyet gazetesi kaza haberleri  çete lideri vehbi inanlı  köyü cinler bastı  ülke tv arşiv programını izle mutlu yaşam  14 ocak 2000 cuma  07 şubat 2010 habertürk arşiv  08 mart  takvim gazetesi dünkü haberler  yeni asır gazetesi arşivi 07 01 2011  İstanbul milletvekili egemen bağış  01 16 2009 foxon ana haber izle  harp iş  özel eğlence  ölümlü trafik kazaları 22 kasım 2009  6 agustos 2009 hürriyet gazetesi oku kelebek eki  atv haber arşivi türk çim  feride kayai