Bulunan Haber Sayısı: 11.814
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Habertürk, tüm tartışma programlarını yayından kaldırıldı


Haber Türk televziyonu, 7 Haziran seçimleri geçene kadar tartışma programlarını yayından kaldırdı. Bu karardan etkilenmeyen tek program ise Murat Bardakçı`nın Tarihin Arka Odası programı oldu. Habertürk Televizyonu üst yönetimi ani bir kararla seçimlere kadar bütün siyasi tartışma programlarının yayından kaldırılmasına karar verdi. Ciner Grubu`nun patronu ve tepe yönetimi şok bir kararla seçim sürecinde bütün tartışma programlarını yayından kaldırdı. Grup, seçim sürecine girilirken yine sürpriz bir kararla Habertürk TV`deki bütün tartışma programlarını yayından kaldırdı. Karara göre Fatih Altaylı`nın sunduğu Teke Tek, Balçiçek İlter`in sunduğu Karşıt Görüş, Didem Aslan`ın sunduğu Türkiye`nin Nabzı ve Ece Üner`in sunduğu kalabalık yorumculu Enine Boyuna programları 7 Haziran seçimlerine kadar ekranda olmayacak. YERİ GARANTİ TEK PROGRAM: TARİHİN ARKA ODASI Kanalda haber kuşakları, saat başı, ekonomi ve spor bültenleri ise devam edecek. Yayın akışında sadece haberlere ağırlık verilecek. Diğer programların akibeti ise şimdilik belli değil. Kanalın yeri garanti tek programı ise `dünya yıkılsa da yayını hiç kesilmeyen` Murat Bardakçı`nın Tarihin Arka Odası.


27 Mart 2015 Cuma  01:11

Zaman

Manşet - BDDK kararında imzası olan Gülal, AKP eski belediye meclis üyesi


Bank Asya`da yönetimi değiştiren skandal BDDK kararının altında AKP`den Beyoğlu Belediye Meclis üyeliği yapan Muhiddin Gülal`ın da imzası var. Başkan Vekili Mutalip Ünal ise 28 Şubat döneminde fişlemelerin yapıldığı Başbakanlık Personel Genel Müdürlüğü`nde genel müdür yardımcısıydı. 7 kişi olması gereken BDDK, şu anda 5 üyeyle görev yapıyor.Bank Asya hakkında skandal `yönetimi değiştirme` kararına imza atan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) kamuoyunda tartışılmaya başlandı. Kurulun üye yapısında son 1,5 yılda önemli bir değişim yaşandı. Yönetmeliğe göre başkan dahil 7 üyeye sahip olması gereken Kurul, halen 5 üyeyle faaliyetini sürdürüyor. Başkan Mukim Öztekin`in geçtiğimiz kasım ayında sağlık sorunları sebebiyle görevinden ayrılması sebebiyle 6 olan üye sayısı 5`e düşmüştü. Kurul`un bir üyeliği yıllardır boş. En az 5 üyenin hazır bulunmasıyla toplanan Kurul, en az dört üyenin aynı yöndeki oyuyla karar alabiliyor. Üyeler 5 yıllığına seçiliyor. Kurul`un en kıdemli üyesi BDDK Başkan Vekili ve İkinci Başkanı Mutalip Ünal. 1987`de Başbakanlık müfettiş yardımcılığıyla kamudaki iş hayatına başlayan Ünal, 2004-2009 yılları arasında Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. 28 Şubat döneminde Başbakanlık`ta Personel Genel Müdürlüğü`nde genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı. O dönemde bu müdürlük bürokratların fişlenmesiyle gündeme gelmişti. 2009`da BDDK`ya üye olarak atanan Ünal, 2011`de BDDK ikinci başkanı olarak görevlendirildi. Ünal`ın BDDK öncesi bankacılık sektöründe iş deneyimi bulunmuyor.Kurul`un diğer bir üyesi Muhiddin Gülal, AKP`den belediye başkanlığına aday olan bir isim. 2000`li yılların başında çeşitli bankalarda müfettiş olarak görev yapan Gülal, 2009 belediye başkanlığı seçimlerinde AKP`den Beyoğlu Belediye başkan aday adayı oldu. AKP`den belediye başkan adaylığını koymadan önce de Gülal, Beyoğlu Belediyesi`nde AKP`den meclis üyeliği, grup sözcülüğü ve denetim komisyonu başkanlığı görevlerini de yürüttü. Gülal 2009`dan sonra ticaretle iştigal ederken daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Sigorta ve Risk İzleme Daire Başkanlığı görevine getirildi. Gülal, en son 28 Kasım 2013`te BDDK üyesi olarak atandı.


06 Şubat 2015 Cuma  02:08

Zaman

Manşet - Konut fiyatlarındaki artışlar sanayinin 5 puan önünde


Türkiye`deki yüksek enflasyonda, gıda ve enerjinin yanında, konut fiyatlarındaki hızlı artışın da etkili olduğu dikkat çekiyor.TMMOB Makina Mühendisleri Odası Danışmanı Mustafa Sönmez`in hazırladığı `Sanayinin Sorunları ve Analizleri /Sanayide Enflasyon: Ortalamanın Altındaki ve Üstündeki Sektörler` başlıklı araştırma raporundaki verilere göre, 2009-2014 döneminde üretici ve tüketici fiyatlarında enflasyona en büyük katkı gıda ve enerjiden geldi. Raporda ayrıca, konut fiyat artışlarının sanayi ürünleri fiyat artışının 5 puan önünde gittiği tespit edildiği belirtilerek, `Bu fark, sanayiden uzaklaşıp inşaata yönelmeyi açıklayan başka bir önemli gösterge olarak kabul ediliyor` denildi ve şöyle denildi: `Hem 2014 yılı hem de 2009-2014 dönemi ortalama fiyat artışları dikkate alındığında, üretici fiyatlarında da tüketici fiyatlarında da dikkati çeken, enflasyona sanayi kanadından katkı, arzı yetersiz iki sektörden, gıda ve enerjiden geldi. Bu iki sektöre, hükümetin vergi ve muhafazakârlık saikiyle, fiyatlarını sürekli yükselttiği, içki ve sigara sektörü de eklenmelidir.` Sanayi firmaları, 2014 yılında ürettikleri sanayi ürünlerinin fiyatlarını, 2013`e göre yüzde 6.4 artırdıklarına işaret edilen raporda, dayanıklı tüketim ve ara malı üretenlerin fiyat artışlarının ise ortalamanın altında kaldığı belirtildi ve şöyle denildi: `Sanayideki enflasyonda gıda başı çekti. Gıda sanayicileri fiyatlarını 2014`te yüzde 17,3 artırdı ve ortalama imalat sanayi fiyatlarının yaklaşık 10 puan üstüne çıkardılar. 2014`te yaşanan kuraklık, iklim şartlarından kaynaklanan arz yetersizliği, yüksek fiyat artışında en önemli etken oldu.` 2014`te fiyatlarını en çok artıranlar sıralamasında gıdayı, inşaat sektörüne dönük ağaç ürünleri ve cam-seramik- çimento ürünlerini kapsayan `mineral ürünler` sektörünün izlediğinin de altı çizilen raporda, `İç talebin daralmasının da etkisiyle fiyat artışları, yüzde 6.4 düzeyindeki ortalama ÜFE`nin altında kalan sanayi ürünleri içinde giyim, otomotiv, bilgisayar-elektronik, beyaz eşya, elektronik eşya ve kimyasal ürünler dikkat çekti` denildi ve şu görüşlere yer verildi: `2009-2014 dönemi dikkate alındığında ise yıllık ortalama fiyatı en çok artanlar ham petrol ile rafine petrol ürünleri oldu. Bu dönemde gıdada ortalama yıllık fiyat artışları yüzde 10`a yaklaştı. Konut fiyat artışlarının sanayi ürün fiyat artışlarının 5 puan önünde gitmesi, hatta bunun İstanbul`da 15 puana kadar çıkması, oldukça dikkat çekici ve sanayiden uzaklaşıp inşaata yönelmeyi açıklayan çok önemli bir göstergedir. Tüketicinin ödediği fiyatlar da 2014`te ortalama olarak yüzde 8.2 artış gösterdi. 2009-2014 döneminin ortalama TÜFE`si yüzde 7.5 olarak gerçekleşti. Bu ortalamanın üstünde kalan sektörlere bakıldığında alkollü içki üreten alt sektörde fiyatlar yılda ortalama yüzde 14.5 artarak ilk sırayı aldı. Sigarada da yıllık ortalama fiyat artışları yüzde 14`e yaklaştı.`


19 Ocak 2015 Pazartesi  11:39

Zaman

Manşet - Bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödemeyen 3 milyon kişi takipte


Bireysel kredi veya kredi kartı borcundan dolayı yasal takibi devam eden kişilerin sayısı, Kasım ayı itibarıyla 89 bin arttı. 2009`dan bugüne hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı 2,9 milyon olarak gerçekleşti.Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi, aylık, yıllık ve bütün dönem verilerini kişi bazında tekilleştirilme yaparak, Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı Kasım Ayı Raporu`nu yayınladı. Rapora göre, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı, geçen yılın ilk 11 ayına göre yüzde 2 artarak 611 bine, bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise yüzde 11 artışla 947 bine yükseldi. Buna göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girmiş tekilleştirme yapılmasıyla hesaplanan toplam kişi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artışla 1,2 milyon oldu.2009`dan bugüne bakıldığında, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan tekilleştirme yapılmasıyla hesaplanan kişi sayısı 2,9 milyon olarak gerçekleşti. Bu rakam Ekim ayına göre yüzde 3,1 oranında, 89 bin civarında arttı.Kasım dönemi itibarıyla, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı, bir ay önceye göre yüzde 1,5 artarak 1,87 milyon kişiye ulaştı. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı ise son ay içinde yüzde 5,3 artarak 1,99 milyon kişi oldu.Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı(Milyon Kişi) 2009-2014 Ekim 2009-2014 Kasım Değişim (yüzde)Bireysel Kredi veya Kredi Kartları 2,82 2,90 3,1Önemli Not: Bir kişiye ait farklı zamanlarda yasal takibe düşen birden fazla kredi ve/veya kredi kartı borcu bulunabilmektedir. TBB Risk Merkezi tarafından takip edilen kayıtlar yasal takibe düşmüş borç adetlerini değil, hakkında yasal takip başlatılan borçlu kişi sayısını göstermektedir. Risk Merkezi verileri aylık, yıllık ve tüm dönemler itibarıyla kişi bazında tekilleştirilmektedir.(CİHAN)


13 Ocak 2015 Salı  16:25

Zaman

Manşet - Biriysel kredi ve kredi kartı borcunu ödemeyen 3 milyon kişi takipte


Bireysel kredi veya kredi kartı borcundan dolayı yasal takibi devam eden kişilerin sayısı, Kasım ayı itibarıyla 89 bin arttı. 2009`dan bugüne hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı 2,9 milyon olarak gerçekleşti.Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi, aylık, yıllık ve bütün dönem verilerini kişi bazında tekilleştirilme yaparak, Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı Kasım Ayı Raporu`nu yayınladı. Rapora göre, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı, geçen yılın ilk 11 ayına göre yüzde 2 artarak 611 bine, bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise yüzde 11 artışla 947 bine yükseldi. Buna göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girmiş tekilleştirme yapılmasıyla hesaplanan toplam kişi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artışla 1,2 milyon oldu.2009`dan bugüne bakıldığında, bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan tekilleştirme yapılmasıyla hesaplanan kişi sayısı 2,9 milyon olarak gerçekleşti. Bu rakam Ekim ayına göre yüzde 3,1 oranında, 89 bin civarında arttı.Kasım dönemi itibarıyla, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı, bir ay önceye göre yüzde 1,5 artarak 1,87 milyon kişiye ulaştı. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı ise son ay içinde yüzde 5,3 artarak 1,99 milyon kişi oldu.Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girip hâlâ yasal takipte olan kişi sayısı(Milyon Kişi) 2009-2014 Ekim 2009-2014 Kasım Değişim (yüzde)Bireysel Kredi veya Kredi Kartları 2,82 2,90 3,1Önemli Not: Bir kişiye ait farklı zamanlarda yasal takibe düşen birden fazla kredi ve/veya kredi kartı borcu bulunabilmektedir. TBB Risk Merkezi tarafından takip edilen kayıtlar yasal takibe düşmüş borç adetlerini değil, hakkında yasal takip başlatılan borçlu kişi sayısını göstermektedir. Risk Merkezi verileri aylık, yıllık ve tüm dönemler itibarıyla kişi bazında tekilleştirilmektedir.(CİHAN)


13 Ocak 2015 Salı  15:30

Zaman

Manşet - TCDD`den rekor zarar: 1,3 milyar TL


Hızlı tren projeleriyle gündeme gelen Devlet Demiryolları`nın (TCDD) 2013 dönem zararı, yüzde 45 artışla 1 milyar 280 milyon liraya ulaştı. Rekor zararda, yolcu ve yük taşımacılığından elde edilen gelirdeki azalma, giderlerdeki yüksek artış ve faaliyet dışı giderlerin yükselmesi önemli rol oynadı. Kuruma geçen sene görev zararı ve yol bakım onarımı için genel bütçeden 1 milyar 78 milyon lira da destek verildi.Hazine Müsteşarlığı`nın 2013 Kamu İşletmeleri Raporu ve TCDD`nin 2009-2013 yıllarına ait istatistik yıllığında demiryollarıyla ilgili çarpıcı rakamlar yer aldı. Son yıllarda devreye giren hızlı tren hatlarına rağmen banliyö ve anahatlarda yolcu sayısında ve gelirlerdeki azalış dikkat çekti. Sirkeci-Haydarpaşa, Ankara ve Marmaray`dan oluşan banliyö hatlarında 2009`da 57 milyon 253 bin yolcu seyahat ederken, bu sayı 2013`te 25 milyon 451 bine geriledi. Sirkeci-Haydarpaşa hattında yolcu sayısındaki düşüşte hat yenileme çalışmaları sebebiyle tren seferlerinin durması etkili oldu.Anahat kapsamındaki ekspres trenlerde ise 2009`da 18 milyon 224 bin olan yolcu sayısı geçen yıl 15 milyon 130 bine geriledi. Mavi trenlerde seyahat eden yolcu sayısı 2009`da 1 milyon 389 bin iken geçen yıl 943 bine, normal yolcu sayısı 1 milyon 910 binden 579 bine geriledi. Yataklı seferlerde seyahat eden yolcu sayısı ise 5 yılda 133 binden 32 bine kadar geriledi. Yüksek hızlı trenlerle seyahat eden yolcu sayısı 2009`da 942 bin iken 2013`te 4 milyon 207 bine yükseldi. TCDD`nin uluslararası seferlerindeki yolcu sayısında 5 yıl içinde ciddi düşüş meydana geldi. 2009`da 241 bin olan uluslararası yolcu sayısı geçen yıl 99 bine geriledi. Genel toplamda bakıldığında 2009`da 80 milyon 92 bin yolcu Devlet Demiryolları ile seyahat ederken, 2013`te bu sayı 46 milyona düştü. İzmir Büyükşehir Belediyesi`yle TCDD`nin yüzde 50`şer ortaklığıyla kurulan İZBAN`ın İzmir Aliağa-Cumaovası arasındaki işlettiği banliyö hattında ise 2013`te 61 milyon yolcu taşındı.ÇİFT HATLI YOLLAR ARTIRILMALIAnahatlarda yolcu sayısı dikkat çekici bir şekilde azalan TCDD`nin yük, yolcu ve liman gelirlerinden oluşan faaliyet geliriyle giderleri arasındaki uçurum yıllar geçtikçe büyüdü. Yolcu taşımacılığından 2009`da 639 milyon lira zararı olan kuruluşun bu zararı 2012`de 799, 2013`te ise 881 milyon liraya yükseldi. Devlet Demiryolları`nın yük taşımacılığından zararı 2009`da 941 milyon lira iken, 2012`de 1 milyar 393 milyon, 2012`de ise 1 milyar 438 milyon liraya çıktı. Liman hizmetlerinden 2009`da 72 milyon lira kâr elde eden kuruluş 2012`de 65, 2013`te ise 79 milyon lira kâr elde etti. Devlet Demiryolları, Van Gölü feribot işletmesinden ise 2012`de 24, 2013`te ise 30 milyon lira zarar etti. Kuruluşun tüm faaliyetleriyle ilgili toplam zararı 2009`da 1 milyar 522 milyon lira iken, 2012`de 2 milyar 151 milyon, 2013`te ise 2 milyar 270 milyon liraya yükseldi. 2009`da faaliyet dışı gelirleri 502 milyon liradan 395 milyon liraya gerilerken, faaliyet dışı giderleri ise 242 milyon liradan geçen yıl 498 milyon liraya yükseldi. Türkiye`de halen 12 bin kilometrelik toplam demiryolu ağının sadece yüzde 9`u çift hatlı, yüzde 29`4`ü elektrikli ve yüzde 37,8`si sinyalizasyon sistemine sahip. Sayıştay denetim raporunda zararın azaltılması ve maliyetlerin düşürülmesi için çift hatlı yolların artırılması, elektrikli hat ve elektrikli tren setlerinin yaygınlaştırılması, sinyalizasyon ağının genişletilmesi, hızlı tren projelerinin yaygınlaştırılması, yolculara daha konforlu ve kaliteli hizmet sunulması, garların modernize edilmesi istendi.Her yıl zarar eden Devlet Demiryolları`na Hazine`den yol bakım onarımı için sübvansiyon ile ekonomik olmayan hatlar için görev zararı ödemesi yapılıyor. Hazine`den kuruma aktarılan destek 2009`da 746 milyon lira iken, 2010`da bu rakam 867 milyon, 2011`de 1 milyar 16 milyon, 2012`de 1 milyar 11 milyon liraya, 2013`te ise 1 milyar 78 milyon liraya yükseldi. Faaliyet gelirine Hazine desteği de dahil edildiğinde kuruluşun dönem zararı 2009`da 515 milyon lira iken 2012`de 877,5, 2013`te ise 1 milyar 280 milyon lira olarak gerçekleşti.Demiryolunda hâlâ son sıralardayızTCDD`nin Türkiye`yle 18 ülkeyle kıyasladığı çalışmada ortaya çıkan sonuçlar, Türkiye`nin demiryollarında hâlâ kat edecek çok yolunun olduğunu gösteriyor. 2011 yılı rakamları dikkate alınarak yapılan kıyaslamaya göre Türkiye`de demiryolu toplam anahat uzunluğu 9 bin 642 kilometre iken İngiltere`de 15 bin 884, Almanya`da 41 bin, Çin`de 66 bin, Rusya`da 85 bin, Hindistan`da 63 bin, ABD`de ise 375 bin kilometre. Türkiye`de trenlerle bir yılda seyahat eden yolcu sayısı 86 milyon iken, bu rakam İngiltere`de 1 milyar 389 milyon gibi çok yüksek seviyede. Almanya`da 2 milyar 368 milyon, Fransa`da 1 milyar 102 milyon, Rusya`da 993 milyon, Hindistan`da 7 milyar 246 milyon yolcu trenlerle seyahat etmiş. Trenle seyahat eden yolcu sayısı 36 milyar 142 milyon olan ABD ile 29 milyar yolcu sayısına ulaşan Japonya, bu rakamlarla dünyada açık ara önde. Türkiye yolcu sayısında sadece 3 ülkeyi geçebildi. Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya, yolcu sayısında Türkiye`nin altında kaldı. Türkiye`de nüfusun demiryoluyla seyahat etme sıklığıyla ilgili oran yüzde 1,2 olurken bu rakam İngiltere`de yüzde 22,2, İspanya`da 12,6, Avusturya`da yüzde 28,6, Almanya`da yüzde 29 olarak gerçekleşti.


14 Aralık 2014 Pazar  02:07

Zaman

Manşet - Adalet Bakanlığı`ndan korkutan asayiş raporu: Cinayet, hırsızlık ve cinsel suçlarda patlama


Adalet Bakanlığı`nın hazırladığı rapor, suçlarda yaşanan patlamayı ortaya koydu. 2009 ile 2013 yılları arasında kıyas yapan rapora göre, hırsızlıktan cinayete, cinsel suçlardan yaralamaya kadar her suçta artış yaşandı. Raporun sonunda, “suçlular için öngörülen cezaların ağırlaştırılması, cezaevlerindeki koşulların iyileştirilmesi” talebinde bulunuldu.Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri (CTE) Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapor, Türkiye`deki asayiş sorununun ulaştığı boyutları gözler önüne serdi. CTE Genel Müdürlüğü, 2009-2014 yılları arasında cezaevlerinde kalmış tutuklu ve hükümlüler üzerinde araştırma yaptı. Araştırma sonunda hazırlanan raporda, adam öldürme, uyuşturucu, hırsızlık, yaralama ve cinsel suçlardaki artış dikkat çekiyor. Rapora göre, 2009 yılında 21 bin 716 kişi adam öldürme suçundan ceza alırken, bu rakam 2013`te 25 bin 611`e yükseliyor. Yine 2009`da uyuşturucu kaynaklı suçlardan 23 bin 82 kişi ceza alırken, 2013 sonunda bu suçtan hapse atılan kişi sayısı 24 bin 890 olarak kayıtlara geçiyor. Rapor, özellikle son dönemde hırsızlık, yaralama ve cinsel suçlarda yaşanan artışı ortaya koyuyor. 2009 yılında yaralamadan ötürü 7 bin 286 kişi hakkında güvenlik birimleri tarafından işlem yapılırken, bu rakam 2013`te 15 bin 817`ye yükseldi. Yine aynı dönem içerisinde de hırsızlık suçlarından dolayı ceza alan sayısı 2009`da 14 bin 89 iken, söz konusu rakam 2013`te 22 bin 480 oldu. En fazla artış ise cinsel suçlardan dolayı verilen cezalarda yaşandı. Buna göre, 2009`da 7 bin 100 kişi cinsel suçlardan dolayı cezaevi yolunu tutarken, bu rakam 2013`te 12 bin 585 olarak gerçekleşti. HER 3 KİŞİDEN BİRİ AYNI SUÇTAN DOLAYI TEKRAR CEZAEVİNE GİRİYOR Raporda, önemli bir gerçeğin daha altı çiziliyor. Bir suçtan dolayı ceza alan bir tutuklunun serbest kaldıktan sonra aynı suça yeniden teşebbüs ettiğine dikkat çekiliyor. Bununla ilgili şu bilgilere yer veriliyor: “Cezaevinden tahliye edilen bazı suçluların yeniden suç işleyip cezaevine döndükleri bir gerçektir. Bu durum bazı suçlular açısından cezaevinin, caydırıcı bir işlevi yerine getiremediğini veya cezaevindeki ıslah çalışmasının yetersiz ve başarısız olduğunu akla getirmektedir. 2013 yılı içerisinde cezaevine giren 202 bin 700 hükümlü ve tutukludan 59 bin 896`sı aynı suçtan dolayı yeniden cezaevine girmiştir. Bu ise yüzde 30`a tekabül etmektedir.” Bunun önüne geçilmesi için de, “Suçlular için öngörülen cezaların ağırlaştırılması, cezaevlerindeki insanî koşulların iyileştirilmesi ile cezaevi alternatifi yaklaşımların ve kurumların geliştirilmesi” talebinde bulunuyor. TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ SAYISI 150 BİN 866 Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapora göre, Türkiye genelinde 361 cezaevi bulunuyor. Bunlardan 308`i kapalı cezaevi iken, 51`i açık ve 2`si de çocuk eğitim statüsünde. Ceza infaz kurumlarında 25 Ağustos 2014 tarihi itibarıyla 142 bin 851`i adli suçlardan, 2 bin 221`i çıkar amaçlı örgüt suç örgütü ve 5 bin 794`ü de terör suçlularından olmak üzere toplam 150 bin 866 hükümlü ve tutuklu yer alıyor.


09 Şubat 2015 Pazartesi  02:10

Zaman

Manşet - İsrail`e ihracat üç yılda üç basamak yükseldi


İsrail`e ihracat, 2012 yılı haricinde her sene çift haneli oranlarda artış gösterdi. 2009`da bir buçuk milyar dolar seviyelerinde olan İsrail`e ihracat, 2014`e gelene kadar yüzde 94,34 artarak 2 milyar 925 milyon dolara ulaştı. 2012`de İsrail, Türkiye`nin en çok ihracat yaptığı 18`inci ülke iken, geçen yıl 15`inci sıraya yükseldi.2009 yılından bu yana Türkiye`nin İsrail`e ihracatı neredeyse iki kat arttı. 2012 yılı haricinde İsrail`e ihracat, her yıl çift haneli oranlarda artış gösterdi. 2009`da 1,5 milyar dolar seviyelerinde olan ihracat, 2014`te 2 milyar 925 milyon doların üzerine çıktı. 2012`de İsrail Türkiye`nin en çok ihracat yaptığı 18. ülke iken, geçen sene 15. sırada yer aldı. 2009`da bir buçuk milyar dolar seviyelerinde olan İsrail`e ihracat, 2014`e gelene kadar yüzde 94,34 arttı. Bu artışla birlikte rakam geçtiğimiz yıl 2 milyar 925 milyon dolara ulaştı. İhracat artışlarına yıllar itibarıyla bakıldığında 2009`dan sonra gerileme görülen tek yıl 2012 oldu. İsrail`e ihracat 2012`de yüzde 3,7 gerilerken 2010, 2011, 2013 ve 2014`te sırasıyla yüzde 38,6, yüzde 16,4, yüzde 13,7 ve yüzde 10 arttı. Türkiye, İstatistik Kurumu`nun verilerine göre ise 2014`te İsrail`e en çok ana metal sanayii kategorisindeki ürünlerden sattı. 580,2 milyon dolarlık ana metal sanayii kategorisinde yapılan ihracatı, 469,5 milyon dolarla motorlu kara taşıtları grubu, 183,4 milyon dolarla metalik olmayan diğer mineral ürünler grubu, 174,9 milyon dolarla giyim eşyası grubu, 152,4 milyon dolarla tekstil ürünleri grubu takip etti. İsrail`e yapılan ihracat yıllar içerisinde önemli gelişmeler gösterdi. Ancak dış ticaret sadece İsrail`e yapılan ihracatta değil İsrail`den yapılan ithalatta da ciddi gelişme gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2009`da 1,1 milyar seviyelerinde olan ithalat, 2014`ün ilk 11 aylık döneminde 2,7 milyar dolara yükseldi. Bu değişime göre İsrail`den yapılan ithalat yüzde 146,4 oranında arttı. 2014`te ithal edilen ürün gruplarına bakıldığında ise ilk sırayı 1,8 milyar dolar ile “kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünleri ve nükleer yakıtlar” kalemi aldı. Bu kalemi, 385 milyon dolarla kimyasal madde ve ürünler grubu, 86 milyon dolarla “başka yerde sınıflandırılmamış elektrikli makine ve cihazlar” grubu takip etti.


01 Şubat 2015 Pazar  02:18

Zaman

Manşet - İşte bu komik sorularla Ekrem Dumanlı`ya tutuklama istendi


Özgür medyaya darbe operasyonu kapsamında gözaltına alınan medya mensupları ve polislerin maruz kaldığı hukuk skandalları devam ederken, sorguda sorulan sorular da başka bir skandal olarak kayıtlara geçti.İşte Hürriyet`in yayınladığı o sorular:- Fethullah Gülen`le tanışıklığınız var mı? Hangi tarihten bu yana, ne kadar tanırsınız?- Bu zamana kadar Fethullah Gülen adlı kişinin demeçlerini, kitaplarını ve bu kişi ile ilgili haberleri takip eder misiniz? 2009 yılında herkul.com isimli internet sitesinde yaptığı konuşmaları takip ettiniz mi? 2009 yılı Nisan ayındaki konuşmaların konusu ve içeriği nelerden oluşuyordu.- Geride kalan sürede bizzat Fethullah Gülen tarafından ya da aracılar vasıtasıyla size verilen görev ya da talimatlar var mıdır?- Mustafa Akın isimli kişiyi tanır mısınız?- Vefat eden Mustafa Sungur isimli kişiyi tanır mısınız?- Tahşiye ve rahlenin kelime anlamını biliyor musunuz?- Tahşiye ve rahle adını 2009 yılından önce ve sonra herhangi bir yerde duyduğunuz mu? Tahşiye ve Rahle isimleriyle ilgili herhangi bir araştırmanız oldu mu? Tahşiye ve Rahle adının bir yayınevine ait olduğunu biliyor muydunuz?- Tahşiye ve Rahle Yayınevlerinin yayınladığı kitaplardan bilginiz var mı?- Fethullah Gülen 6 Nisan 2009`da herkul.org adlı internet sitesinde yaptığı irtica paranoyası adlı konuşmasında kimi, neyi kast ediyor. Konuşmayla tahşiye yayınevini ve nur cemaatinin bir kolu olan gruba bağlı kişileri hedef mi gösteriyor. Fethullah Gülen`in konuşmasında belirttiği karanlık karar kurullarında alınan kararlarla yapılan şeylerdir söyleminden kasıt hangi karanlık karar kuruludur?- Fethullah Gülen`in Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV ile herhangi bir yasal bağı var mı? Bu kişinin konumu ve görevini açıklayınız.- Genel Yayın Müdürlüğünü yaptığınız Zaman Gazetesi yayım politikası ve gazetede yayımlanacak haberler Fethullah Gülen`in söylemleri ve talimatlarına görev mi şekillenir?- Fethullah Gülen`in yaptığı konuşmadan 2 gün sonra Zaman Gazetesi`nde “Terör örgütü üretenler yeni tezgah peşinde” başlıklı bir haberde Fethullah Gülen`in hedef gösterdiği Nur Cemaatinin bir kolu olan ve Said Nursi`nin Risalelerini yayınlayan Tahşiye Yayınevi`nin ve bu gruba mensup kişilerin terör örgütleri ile irtibatlı gibi gösterildiği ve ileride yapılması muhtemel soruşturmalara zemin hazırlayarak kamuoyunda algı yönetimi yapıldığı değerlendirilmiştir. Fethullah Gülen`in konuşmasının aynısının iki gün sonra Zaman gazetesi`nde yayınlanması sizce tesadüf mü? Terör örgütü yeni tezgah peşinde konulu haber yapmanızın sebebi nedir?


18 Aralık 2014 Perşembe  11:47

Zaman

Manşet - İşte bu komik sorgularla Ekrem Dumanlı`ya tutuklama istendi


Özgür medyaya darbe operasyonu kapsamında gözaltına alınan medya mensupları ve polislerin maruz kaldığı hukuk skandalları devam ederken, sorguda sorulan sorular da başka bir skandal olarak kayıtlara geçti.İşte Hürriyet`in yayınladığı o sorular:- Fethullah Gülen`le tanışıklığınız var mı? Hangi tarihten bu yana, ne kadar tanırsınız?- Bu zamana kadar Fethullah Gülen adlı kişinin demeçlerini, kitaplarını ve bu kişi ile ilgili haberleri takip eder misiniz? 2009 yılında herkul.com isimli internet sitesinde yaptığı konuşmaları takip ettiniz mi? 2009 yılı Nisan ayındaki konuşmaların konusu ve içeriği nelerden oluşuyordu.- Geride kalan sürede bizzat Fethullah Gülen tarafından ya da aracılar vasıtasıyla size verilen görev ya da talimatlar var mıdır?- Mustafa Akın isimli kişiyi tanır mısınız?- Vefat eden Mustafa Sungur isimli kişiyi tanır mısınız?- Tahşiye ve rahlenin kelime anlamını biliyor musunuz?- Tahşiye ve rahle adını 2009 yılından önce ve sonra herhangi bir yerde duyduğunuz mu? Tahşiye ve Rahle isimleriyle ilgili herhangi bir araştırmanız oldu mu? Tahşiye ve Rahle adının bir yayınevine ait olduğunu biliyor muydunuz?- Tahşiye ve Rahle Yayınevlerinin yayınladığı kitaplardan bilginiz var mı?- Fethullah Gülen 6 Nisan 2009`da herkul.org adlı internet sitesinde yaptığı irtica paranoyası adlı konuşmasında kimi, neyi kast ediyor. Konuşmayla tahşiye yayınevini ve nur cemaatinin bir kolu olan gruba bağlı kişileri hedef mi gösteriyor. Fethullah Gülen`in konuşmasında belirttiği karanlık karar kurullarında alınan kararlarla yapılan şeylerdir söyleminden kasıt hangi karanlık karar kuruludur?- Fethullah Gülen`in Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV ile herhangi bir yasal bağı var mı? Bu kişinin konumu ve görevini açıklayınız.- Genel Yayın Müdürlüğünü yaptığınız Zaman Gazetesi yayım politikası ve gazetede yayımlanacak haberler Fethullah Gülen`in söylemleri ve talimatlarına görev mi şekillenir?- Fethullah Gülen`in yaptığı konuşmadan 2 gün sonra Zaman Gazetesi`nde “Terör örgütü üretenler yeni tezgah peşinde” başlıklı bir haberde Fethullah Gülen`in hedef gösterdiği Nur Cemaatinin bir kolu olan ve Said Nursi`nin Risalelerini yayınlayan Tahşiye Yayınevi`nin ve bu gruba mensup kişilerin terör örgütleri ile irtibatlı gibi gösterildiği ve ileride yapılması muhtemel soruşturmalara zemin hazırlayarak kamuoyunda algı yönetimi yapıldığı değerlendirilmiştir. Fethullah Gülen`in konuşmasının aynısının iki gün sonra Zaman gazetesi`nde yayınlanması sizce tesadüf mü? Terör örgütü yeni tezgah peşinde konulu haber yapmanızın sebebi nedir?


18 Aralık 2014 Perşembe  11:29

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

tesettür mayo  posta gazetesi bulmaca cevapları 19 isa  22 haziranda olan kazalar  almanya da tarihi vize kararı  atv akam haberleri video izle 27 haziran 2010  izmir semikler trafik kazasi ekim ayi  28 haziran 2010 habertürk arşiv  2 mart 2010 habertürk arşiv  motorsiklet kazası haberleri  9 mayıs 2009 sabah güney eki  9 aralık fox haber taksi plakası  sexs filmi  tespo 20 yıl çekilişi  14 eylül 1991 hürriyet arsiv  bernanke  18 temmuz 2010 pazar kontv haberleri  vakit gazaetesi öss deneme sınvı cevap anahtarı  istanbul da 25 ocak da olan trafik kazaları  antalya deepo araba çekilişi 14 haziran  kontv haberleri vergi  kanal 7 haber arşiv iyet akdeniz eki  bursa olay gazetesİ 30 06 2009 tarıhlı gazete