Bulunan Haber Sayısı: 13.125
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Milliyet

Dünya - Meksika`da sel nedeniyle 7 kişi hayatını kaybetti


Ülkenin güneydoğu kıyısındaki eyalette perşembe gününden beri etkili olan şiddetli yağış ve dolu nedeniyle dağlık arazideki yüzlerce evi su bas...


28 Mart 2015 Cumartesi  11:09

Milliyet

Politika - Cumhurbaşkanı Erdoğan, `Bizim Hikaye` filmini izledi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yazdığı bir kitaptan dolayı 12 Eylül 1980 döneminde hapis yatan babasının iade-i itibar davası için mücadele eden bir adamın dramını anlatan `Bizim Hikaye` filmini izledi.  Erdoğan, filmi, 1980 darbesi ve darbe öncesi nesillerin hangi çilelerle ...


28 Mart 2015 Cumartesi  10:51

Sözcü

Gündem - İBB`de zabıtalara fişleme ve izleme



28 Mart 2015 Cumartesi  09:00

Zaman

Manşet - İstanbul`da kiralar 5 yılda ikiye katlandı: Hangi semtte, kiralar ne kadar?


10 yıl önce 500 liraya kiralanan eve şimdi 1.100 lira ödüyoruz. Kirada iki kattan fazla artışa sebep olarak enflasyondaki yükseliş ve Suriyeli mültecilerin etkisiyle hareketlenen iç talep gösteriliyor. Buna rağmen ülkede yıllık ortalama 5,5 milyon ev kiralanmaya devam ediyor. Türkiye`de enflasyon, Suriyeli mülteciler ve artan talebin etkisi ile kira fiyatları hızlı yükseliyor. 10 yıl önce İstanbul`da 500 lira kira ödediğimiz eve şimdi 1.150 lira kira ödüyoruz. Daha detaylı bakıldığında ise kira artışının bölgeden bölgeye farklılık gösterdiği ortaya çıkıyor. Nitekim 2010`da Avcılar`da 550 lira olan ortalama kira bedeli şimdi 900 liraya ulaşmış durumdayken, Bağcılar`da 525 lira olan kira şimdi 1.150 lira. Beylikdüzü`ndeki 550 lira olan kira bedeli şimdi 1.050 lira seviyesinde. Bahçelievler`de 675 lira olan kira ise 1.350 liraya yaklaştı. Türkiye`de 100`e yakın bayii ile emlak sektörünün nabzını tutan Altın Emlak`ın araştırmasına göre İstanbul`da kira bedelleri birçok ilçede ikiye katlandı. “Özellikle son 3 yıldaki bu artış trendinde Suriyelilerin büyük etkisi oldu. Nisan 2011 döneminden bu yana Suriye`den Türkiye`ye 600 bini aşkın mülteci geldi. Yalnızca İstanbul`da 150 bine yakın Suriyeli bulunuyor. Bu da kiralama talebinde büyük bir yoğunluğa ve dolayısıyla ciddi bir fiyat artışına neden oluyor.” diyen Altın Emlak Genel Müdürü Hakan Erilkun, “Özellikle İstanbul`da Beylikdüzü, Başakşehir gibi yoğun rağbet gören noktalarda fiyatlardaki artışın en az yüzde 15`lik kısmı Suriyelilerin taleplerinden kaynaklanıyor.” diye konuştu. GRAFİĞİ BÜYÜTMEK İÇİN TIKLAYINIZ.. TÜRKİYE`DE YILDA 5,5 MİLYON EV KİRALANIYOR 2014 yılında Türkiye genelinde 7,6 milyon kiralık ev ilanı verildi. Sadece 2014 ilk yarısında verilen ilan sayısı ise 4,5 milyonu yakaladı. Bu sebeple kiralama piyasasının emlak sektörünün kalbi olduğunu kaydeden Altın Emlak Genel Müdürü Hakan Erilkun, “En hızlı neticelenen ve en yoğun sirkülasyonun olduğu kiralama işlemleri sektörün döngüsünü sağlayan ve geleceğine ışık tutan, talep ve fiyat oranlaması ile yeni yapılaşmalara ve dolayısıyla satışlara da yön veren en önemli işlemlerdir. Bunların yüzde 20-25`inin halen piyasada olduğu hesaba katılırsa bu demektir ki yılda 5,5 milyon ev kiralanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.


28 Mart 2015 Cumartesi  02:14

Zaman

Manşet - Türkiye, `yatırım cazibesi`nde 4 sıra geriledi


Dünya Bankası`nın hangi ülkede ne tür cazip şartlar oluştuğunu ve yatırıma en uygun ülkeleri irdelediği yeni raporunda Türkiye, yatırım cazibesinde 4 sıra geriledi.Dünya Bankası`nın ülkeleri yatırım cazibesi özelinde sıraladığı tabloda 2014`te Türkiye 51. sırada yer almıştı. Bu sıra, 2015 listesinde 55`e geriledi. Hazırlanan raporda, Türkiye`nin Macaristan, Bahreyn ve Panama`nın arkasında yer almasında `Türkiye`de iş kurma` fırsatındaki imkân kayıpları ve vergi ödeme şartlarındaki olumsuz gelişmelerin önemli rol oynadığı belirtildi.İş kurma koşullarındaki olumsuzlukları noter bürokrasisi ile şirketin iş kurmak için ödediği ücretlerde oluşan zorluklar diye tanımlayan rapor, vergi ödemede de hem işçi maliyetleri hem de gelinen nokta itibarıyla pahalılaşma oluştuğuna dikkat çekiyor. Bu sebeple Türkiye, iş kurma ve vergi ödeme kalemlerinde sırasıyla 15 ve 6 sıra geriye düştü. İnşaat izni alma sürecinde oluşan kolaylık, mülk satın alma ve elektrik elde etme kolaylığı Türkiye`nin genel sıralamasını pozitif etkilese de azınlık yatırımcılarını koruma başlıklı kalemde de Türkiye`nin önceki yıla göre 1 sıra geriye düştüğü dikkat çekti. 2015`te dünyada yatırım yapılacak en cazip 55. ülke olarak tanımlanan Türkiye`nin Ermenistan`dan 10 sıra daha geride yer alması da dikkat çekti. Polonya, Bulgaristan ve Slovakya ise Türkiye`ye yatırım cazibesinde 20 ülke fark atmış durumda. Bu KPMG`nin Türkiye`deki otomotiv sektöründeki üst düzey 200 yönetici ile yaptığı araştırmada, yöneticilerin muhtemel oto yatırımının Türkiye`den ziyade Balkanlar`a kayacağı yönündeki düşüncesini destekliyor. Nitekim, Çinli Geely`nin Volvo`yu satın alması, keza Çinli Dongfeng`in Peugeot`ya ortak olması, Koreli KIA`nın Türkiye`ye sattığı araçların yüzde 70`ini Slovakya`dan getirmesi, aynı şekilde Çinli Qoros`un Slovakya`da üretime başlaması Asya`daki ülkelerin Türkiye`yi es geçtiğine işaret.Dünya Bankası`nın her yıl düzenli olarak yatırımcılar için hazırladığı raporda, 2015`in en cazip yatırım yapılabilir ülkesi 6 sıra sıçrayarak birinciliğe yerleşen Singapur oldu. Singapur`un yatırım cazibesinde ilk sıraya yükselmesinde şirketler için hukuki altyapıda elektronik ortamda yenilikler getirmesi gerekçe gösterildi. Dünyanın yatırım yapılabilecek en cazip ikinci ülkesinin Yeni Zelanda olarak belirlendiği raporda, Hong Kong üçüncü, Danimarka dördüncü oldu.


23 Şubat 2015 Pazartesi  02:11

Zaman

Manşet - O yakalandı diğerleri Türkiye`de


Fransa`nın başkenti Paris`te Charlie Hebdo haftalık mizah dergisi düzenledikleri saldırıda 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerin suç ortağı olduğu öne sürülen ve otobüsle Bulgaristan`dan Türkiye`ye geçmeye çalıştığı sırada yakalanan 28 yaşındaki Fransız vatandaşı Fritz Jolie Joachin ile ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Joachin`le birlikte seyahat eden ve Kuaşi kardeşleri tanıdığı belirtilen biri Türk, üç kişinin Türkiye`ye geçtiği açıklandı.Haiti asılı Fransız vatandaşı 28 yaşındaki Fritz Jolie Joachin, 1 Ocak günü otobüsle geldiği Bulgaristan`ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı`ndan Türkiye`ye geçmeye çalıştığı sırada 3 yaşındaki oğlu Abdel Rahman`ı eşinden habersiz sınır dışına çıkardığı ve Paris`teki 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerle temasta olduğu iddiasıyla tutuklandı. Bulgaristan`ın Hasköy kentinde 16 gündür tutuklu olan Fritz Jolie Joachin, Fransa savcılığının yaptığı 2 iade talebi üzerine bugün Hasköy Bölge Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkarıldı.Adliyeye çelik yelek giyen, şok cihazı ve silahlı 5 polisin arasında sıkı güvenlik önlemleriyle çıkarılan Joaquin, binanın 3`ncü katındaki 6 numaralı duruşma salonuna alındı. Ellerindeki kelepçeleri sökülen Fritz Jolie Joachin, Fransızca verdiği ifadesi tercüman aracılığıyla Bulgarcaya çevrildi. Duruşmayı 15 kadar yerli ve yabancı gazeteci de takip ederken, Joachin çocuk kaçırma ve terör suçlamalarını kabul etmedi.FRANSA`DA SUÇ, BULGARİSTAN`DA DEĞİLHasköy Bölge Mahkemesi hakimleri yasal olarak evli olan Fritz Jolie Joachin`in eşinden habersiz çocuğunu sınır dışına çıkarmasının Fransa`da suç olduğunu ancak Bulgaristan`da suç olmadığına hükmetti. Bu konuda Fransa`dan gelen aide talebini reddetti. Mahkeme, `komplo kurmak ve terörist eylemler planlamak` iddialarıyla Fransa`nın ikinci iade talebiyle ilgili kararını ise salı gününe erteledi.1 OCAKTA YAKALANMIŞTIHaiti asılı Fransız vatandaşı 28 yaşındaki Fritz Jolie Joachin, geçen 1 Ocak günü otobüsle geldiği Türk- Bulgar sınırında, yanındaki 3 yaşındaki oğlunu eşinden izinsiz Fransa`da dışına çıkardığı gerekçesiyle hakkında Avrupa genelinde çıkarılan gözaltı emri nedeniyle yakalandı. 3 Ocak günü Fransa`daki savcılıktan gelen `çocuk kaçırma` iddiasıyla tutuklanan Joachin, geçen pazartesi günü de Paris`te Charlie Hebdo haftalık mizah dergisi düzenledikleri saldırıda 12 kişiyi öldüren Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerle temasta olduğu iddiası üzerine ikinci kez tutuklandı.İfadelerinde radikal İslamcı olmadığını savunan Joachin, Şerif ve Said Kuaşi kardeşlerin sadece `çocukluk arkadaşı` olduğunu söylemişti.(DHA)


17 Ocak 2015 Cumartesi  14:04

Hürriyet

Spor - Yanal, oyuncu izlemek için yurt dışına gitti


Spor Toto Süper Lig`de 43 puanla 5`inci sırada yer alan ve Avrupa kupalarına katılma iddiasını sürdüren Trabzonspor, gelecek sezonun kadrosunu oluşturmak için de çalışmalar yapıyor.


27 Mart 2015 Cuma  11:17

Zaman

Manşet - Destici: PKK ne silah bıraktı ne de sınır dışına çıktı


Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, PKK`nın ne silah bıraktığını ne de sınır dışına çıktığını söyledi. Hakkâri Yüksekova Dağlıca bölgesindeki güvenlik güçlerine PKK`lılar tarafından yapılan saldırı hakkında yazılı açıklama yapan Mustafa Destici, `Çözüm (çözülme) sürecinde PKK`nın sınır dışına çıkacağı, silah bırakacağı yalanı ve kandırmacası dünkü Dağlıca saldırısı ile teyit edildi.` dedi. Destici açıklamasında `21 Mart Nevruz açıklamasını PPK` ya silah bırakma çağrısı olarak yutturmaya çalışan tüm kesimler 4 gün sonraki PKK saldırısına niye sessiz? Herkes şunu bilsin ki PKK ne sınır dışına çıkar, ne de silah bırakır. Hele PYD üzerinden ABD ile müttefik olduğu bir dönemde bunu hiç yapmaz. Birilerinin seçim öncesi Kürt sorunu yoktur, izleme komitesi yanlıştır, Dolmabahçe açıklaması hatadır sözlerinin inandırıcılığı yoktur. Irak`ın toprak bütünlüğünden yanayız deyip sonra bölge liderlerini PKK`lılarla birlikte kırmızı halıyla karşılamalar unutulmadı. Bugün de Suriye`nin kuzeyinde Irak`ın kuzeyi gibi bir yapılanmaya asla müsaade etmeyiz sözleri bizce açık bir aldatmaca ve kandırmacadır. Suriye`nin Kuzeyinde ayrı bir yapılanmaya karşı çıkıyorsan o zaman nasıl olur da koridor açıp silahlı unsurların geçişine müsaade edersin.` ifadelerini kullandı. (CİHAN)


26 Mart 2015 Perşembe  14:57

Zaman

Manşet - Osmanlı arşivleri Vatikan`a mı satıldı?


Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi`nin ocak sayısında Osmanlı arşiv belgelerinin 1931 yılında Bulgaristan`a hurda kağıt fiyatına satılmasını yeniden gündeme getirdi.Eski Devlet Arşivleri Müdürü Prof. Dr. Atilla Çetin, dergiye yaptığı açıklamada bu konuda önemli bir iddiada bulundu. Dergi, Prof. Dr. Çetin`in iddiasını, `Osmanlı Arşivleri Vatikan`a mı Satıldı?` başlığı ile kapağına taşıdı. Osmanlı arşiv belgelerinin 1931 yılında hurda kâğıt fiyatına satılması işinin, Bulgaristan tarihi ve Ermeni meselesi ile ilgili belgelerin Bulgaristan`a oradan da Vatikan`a kaçırılması ile ilgili bir tezgâh olduğu iddia edildi. Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi`nin Ocak sayısında yer alan iddiaya göre; İstanbul Defterdarlığı`na ait 200 balya Maliye Arşivi`nin Bulgaristan`a satılması işi sıradan bir olay değil, planlı ve uzun süren bir istihbarat çalışmasının neticesinde gerçekleşti. Osmanlı Arşivi Uzmanı Kasım Hızlı ve Kırklareli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Raşit Gündoğdu tarafından hazırlanan `Okkası Üç Kuruşa Tarih Var` başlıklı dosyada bu konuda dikkat çekici bilgilere yer veriliyor. `ARŞİVLERİ DİDİK DİDİK İNCELEMİŞ`Yazıda özel yetiştirilen ve çok iyi Türkçe bilen o dönemde Albay olan Panço Doref`in Osmanlı Arşivleri`nin Ermeni Berger ailesinin kâğıt fabrikasına satılmasında önemli bir rolü olduğu vurgulanıyor. Galatasaray Lisesi Mezunu olan Panço Doref, Osmanlı Arşivleri`ne giderek hem Bulgar tarihi hem de Ermeni meselesi üzerine ciddi araştırmalarda bulunmuş. Buldukları belgelerden etkilenerek Bulgaristan hükümetiyle yazışmalarda bulunmuş. Arkasından yerli işbirlikçiler bularak arşiv belgelerinin Bulgaristan`a gönderilmesini konusunu tezgâhlamış. `BU İŞ ŞUURLU BİR İHANETTİR`Makalede bilgisine başvurulan Devlet Arşivleri Eski Genel Müdürü Prof. Dr. Atilla Çetin, Panço Doref`in faaliyetleri ve arşiv belgelerinin satılması konusunda şunları söylüyor: `Bir Bulgar albayı yetiştirilmiş. Maliye arşivi depolarına gelerek `bunlar işe yaramaz` vs. diyor. Hâlbuki albay gelip uzun süre istihbarat yapmış, işbirlikçileri bulmuşlar; ekibiyle önemli belgeleri ayırmışlar. Maliye ile anlaşıyorlar. O zaman Defterdar Şefik Bey ve bir de vali muavini Fazlı Güleç var. Onlarla görüşüyorlar. Şuurlu olarak o belgeleri almışlar. Bana bunu ilk görenlerden biri olan İbrahim Hakkı Konyalı (Son Posta Gazetesi) anlattı. `Bu şuurlu bir ihanettir` dedi.``Bulgarların iyi Türkologları var, onlar hemen arşiv belgelerine el koydular, işe yarar belgeleri ayırdılar, milli kütüphanelerine aktardılar. Sonradan gördük ki; Bulgarlar çok iyi sahip çıkmışlar, çok iyi tasnif etmişler ve bizdekinden daha iyi korumuşlar. Bütün yabancı ülke Türkologları belgeleri çok iyi korurlar; kendi malları gibi. Şimdi Osmanlı arşivini götürmüşler Kağıthane`de rutubetli depolara, çürütecekler!``ERMENİ BELGELERİ 40 MİLYON LEVAYA VATİKAN`A SATILMIŞ!` Yedikıta dergisinin haberinde, Osmanlı arşiv belgelerinin Bulgaristan tarafından Vatikan`a satılıp satılmadığı konusu da yer alıyor. Yazıda, Manisa milletvekili Refik Şevket Bey`in çok mühim Osmanlı arşiv vesikalarının Papalık tarafın satın alındığı bilgisini TBMM`de doğrulatmak için soru önergesi vermiş ise de dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip`in, `Resmi Bir malumat yoktur.` cevabını verdiği ifade ediliyor. Vatikan`ın elinde bulunan Osmanlı Arşiv vesikalarına dair Milliyet gazetesinin 18 Mayıs 1989 tarihinde Anadolu Ajansı Bürüksel bürosu tarafından geçilen haberde derginin sayfalarına taşınmış. Meşhur Fransız haftalık haber dergisi Le Nouvel Observateur`dan naklen yayınlanan habere göre Vatikan`ın elindeki Ermenilerle ilgili belgelerin büyük kısmı 1931 yılında Bulgarlardan alınmış.Yazar M. Necati Özfatura da Türkiye Gazetesi`ndeki 23 Haziran 1995 tarihli köşe yazısında Vatikan`ın belgeler için 40 milyon Leva ödediğini kaydediyor. Devlet Arşivleri Eski Genel Müdürü Prof. Dr. Atilla Çetin ise bu iddiayı Osmanlı Arşiv belgelerinin satışının durdurulması için en büyük mücadeleyi veren Muallim Cevdet`e dayandırarak doğruluyor.PANÇO DOREF KİMDİR?Çok iyi Türkçesi olan, Bulgar Tarihi araştırmacılarından Panço Doref, Galatasaray Lisesi mezunu. Manastır ve Makedonya milletvekilliği yaptı. Bu dönemlerde, İttihat ve Terakki`nin güvenini kazanmak ve Türklerle Hıristiyanlar arasında iyi ilişkiler tesis etmek gayesiyle Osmanlı İttihat ve Terakki Partisini kurdu. İttihat ve Terakki Partisi`nin pek önem vermediği bu parti, 1910 yılındaki silah toplama girişimine karşı çıkınca kapatıldı. Balkan Savaşları`ndan sonra Makedonya`da komitacılık yapan Panço Doref, bilahere Bulgaristan`a göç etti.Panço Doref, 1928 yılından sonra Osmanlı Arşivi`nde çalıştı, genellikle Bulgaristan tarihi ve Ermenistan meselesi ile ilgili araştırmalarda bulundu. 1931 yılındaki evrak satışından önce, Osmanlı Arşivlerinde Bulgaristan hakkında kıymetli vesikalar olduğuna dair Bulgaristan hükümetine mektuplar yazan Panço, evrakların satışından sonra da bu belgelerin Bulgaristan Milli Kütüphanesi`ne nakli konusunda önemli rol oynadı.


24 Ocak 2015 Cumartesi  13:07

Zaman

Manşet - Araştırmacılar, Osmanlı Arşivi`ne dava açıyor


İki yıl önce Sultanahmet`ten Kağıthane`ye taşınan Başbakanlık Osmanlı Arşivleri`nde sular durulmuyor.Nemlenmiş tarihi belgelerin ve depo duvarlarının görüntülerinin ortaya çıkmasından sonra şimdi de bir grup araştırmacı, TMMOB Mimarlar Odası`nın öncülüğünde Başbakanlık Devlet Arşivleri Osmanlı Daire Başkanlığı`na dava açmaya hazırlanıyor. Çoğu doktora öğrencisi olan araştırmacılar, önceki akşam TMMOB Mimarlar Odası`nın Karaköy`deki İstanbul Büyükkent Şubesi`nde bir araya geldi. Toplantının amacı, Osmanlı belgelerinin muhafaza edildiği Kağıthane`deki bina ve burada aldıkları hizmete ilişkin son bir senedir yaptıkları gözlemleri paylaşmak, belgelerde vuku bulan deformasyon, binadaki çatlak, su sızıntıları vs. gibi endişe verici gelişmeler karşısında atılabilecek adımları tartışmaktı. Tezleri için yılın 4-5 ayını arşivin okuma salonlarında geçiren araştırmacılar, Osmanlı Arşivleri`nde nemli hatta bazen su kabarcıkları birikmiş tarihi belgelerin önlerine getirilmesinden, su damlayan okuma salonlarından, kanalizasyon borusu geçen depolardan ve nemden kabarmış duvarları görmekten rahatsız.Araştırmacılar, Mimarlar Odası`ndaki bu toplantıların ilkini geçtiğimiz temmuzda yapmış ve burada aldıkları karara göre Mimarlar Odası yetkilileri ile birlikte binanın her yerini görmek istediklerini İstanbul Valiliği ile Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı`na iletmişlerdi. Süreci, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri Ali Hacıalioğlu şöyle anlatıyor: “İstanbul Valiliği`ne ve Başbakanlık Osmanlı Arşivi Genel Müdürlüğü`ne bir yazı yazıp konuyla ilgili bilirkişi heyeti oluşturulması ve onların belirleyeceği tarihte, onların da istediği kişilerle birlikte arşivi ziyaret etmek istediğimizi söyledik. Amacımız, arşivin durumuyla ilgili kamuoyunu aydınlatmak ve iddiaların doğru olup olmadığını yerinde görmekti. Cevap gelmedi. İsteğimizi tekrarladık. Bu kez Valilik cevap verdi ve Devlet Arşivleri`ne `konuyla ilgili ne yapıyorsunuz, bana ve ilgililerine cevap verin` diye bir yazı gönderdi. Bunun üzerine arşivden bize, `Kağıthane ilçesinde inşa edilen arşiv sitemizde belge muhafazası için her türlü modern tedbir alınmış ve otomasyon sistemiyle kontrol edilmektedir. Sistemde nem alma ve nem verme dünya standartlarına göre yapılmaktadır. Belgeler üzerinde olumsuz durum oluşturacak herhangi bir durum bulunmamaktadır.` diye iki ay önce bir cevap verdi.”Standartlara uygun değilAraştırmacıların iddialarına göre, arşivde dünya standardına uygunluk söz konusu değil. Adını vermek istemeyen bir araştırmacı, “Uluslararası Arşiv Konseyi`nin (International Council on Archives-ICA) standartlarına göre arşiv binası yapılması düşünülen yerin seçiminde en önemli kriterlerden biri, o mahalde en az 100 yıl öncesine kadar sel ve su baskını yaşanmamış olması şartı var. Kağıthane`de daha geçtiğimiz temmuz ayında sel oldu. Daha eski tarihlere gidilirse Milliyet gazetesinin 19.12.1963 tarihli sayısındaki habere göre Kağıthane`de halk selden dama çıkmış ve insanlar sandallarla kurtarılmış. Fotoğraflarıyla birlikte görebilirsiniz. Bu olayın üzerinden 100 yıl geçmedi.” diyor. Önceki gün alınan karara göre, araştırmacılar ve Mimarlar Odası, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü`ne tekrar dilekçe gönderecek ve bilirkişi heyeti ile birlikte arşivi ziyaret taleplerini yineleyecek. Eğer olumsuz cevap alırlarsa bu kez -önümüzdeki ocak ayının sonuna doğru- yargı yoluna başvurulacak.Toplantı sonunda katılımcıların fotoğraflarını çekmek istedik. Eğer yüzleri görünürse bir daha arşivlere alınmayacakları ve tezlerini tamamlayama korkusu yaşayan araştırmacılar, objektifimize sırtı dönük poz verdi. Bir yanda şakır şakır Osmanlıcaları ile tarihi belgeleri okuyabilmek için çırpınan araştırmacılar, diğer yanda Osmanlıca zorunlu mu yoksa seçmeli mi ders olsun tartışmaları... Yaşananlar oldukça ironik değil mi?Olup biteni anlatan fotoğrafAdını vermek istemeyen bir araştırmacı: “Bu fotoğraflar geçtiğimiz eylül ayında, bina kompleksinin depoya paralel yeraltı katlarında çekildi. Görüntünün alındığı duvarın dibinde kutu kutu boyalar bulunmaktaydı, çünkü yer altından sızan suyun basıncıyla sürekli çatlayan, kabaran duvarlar sık sık boyanıyor, izler üstten kapatılıyor. Depoda ideal nem oranının yüzde 65`i aşmaması gerekirken duvarların hali bu. Sizce arşiv deposunun durumu ne halde olabilir?” Arşivin müdavimleri sürekli gözlem halinde, birçoğu gördüklerini fotoğraflıyor, belgeliyor. Fakat yalana, iftiraya, okullarında mobbinge maruz kalmamak için bunları yaygınlaştıramıyor.


24 Aralık 2014 Çarşamba  02:03

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

filiz altan trafik kazası  atv haber arşivi yanardağ  İlgin özalp  aştide kavga  24 kasım ege tv  dünyayı bekleyen durumlar  13 09 2009 ege tv ana haber izle  filiz altan trafik kazası  17 aralık 2011 habertürk ege eki  ilyas yavuz  10eylül 2009hürriyet akdeniz ilavesiantalya  akşam gztesi  itfaiye eri alımı ankara 20 temmuz  13 nisan 2009 gazete arşivi hürriyet akdeniz eki  posta gazzetsi  01 şubat ox ana haber izle  29 ekim bursa at yarışı bülteni  1101 2011 sabah gaztesinin ekonomi sayfasl  tatiana mariescu  kapkaç çetesi çokertildi  01 12 2008 trafik kaza haberleri  20 ekim 2009 yeni asır gazetesi izmir