Bulunan Haber Sayısı: 79
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - ABD, vatandaşlarını kurtarmak için Suriye`de operasyon yaptı


Pentagon, aralarında IŞİD`in kafasını vahşice keserek öldürdüğü gazeteci Foley`nin de bulunduğu Amerikalı rehineleri kurtarmak için bu yaz başında Suriye`ye sızarak operasyon düzenlediklerini açıkladı.Amerikalı gazeteci James Foley`in IŞİD militanı tarafından başı kesilerek öldürülmesini gösteren şok videonun ardından ABD`nin rehineyi kurtarmak için yeterli çaba sarf edip etmediği tartışılırken dün Washington`dan önemli bir açıklama geldi. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, orduya bağlı özel harekat güçlerinin, Foley dahil IŞİD`in elindeki Amerikalı rehineleri kurtarmak için gizli bir operasyon gerçekleştirdiğini, ancak başarısız olunduğunu açıkladı. Pentagon sözcüsü Amiral John Kirby, Başkan Barack Obama`nın onayı ile bu yaz başlarında düzenlenen operasyonda rehinelerin, indirme yapılan yerde bulunamadığını kaydetti. Bu açıklama ile Washington, Mart 2011`den bu yana iç savaşın devam ettiği Suriye içinde operasyonlar yürüttüğünü ilk kez teyit etmiş oldu.Kirby, operasyonun ne zaman ve nerede yapıldığına dair detay vermezken Amerikan medyasına konuşan üst düzey yetkililere göre, bir geceyarısı düzenlenen operasyon, aralarında elit 160. özel harekat havacılık alayı askerlerinin de yer aldığı askeri ve istihbarat birimleri tarafından gerçekleştirildi. Modifiye edilmiş Black Hawk (Kara Şahin) saldırı helikopterlerinin kullanıldığı operasyonda Suriye`ye sızan Amerikan askerleri savaş jetleri ve silahlı insansız hava araçları ile destek sağlandı. İstihbaratla tespit edilen rehinelerin tutulduğu yere Amerikan komandoları indirildi. Ancak, rehinelerin bölgeden kısa bir süre önce götürüldükleri tespit edildi. Yetkililer, kurtarma operasyonu sırasında Amerikan komandoları ile IŞİD militanları arasında çatışma çıktığını, bir askerin yaralandığını, komandoların karşılık vermesi sonucu da bazı militanların öldürüldüğünü belirtti. Kurtarılacak rehineler arasında IŞİD`in hafta başında yayınladığı videoda, ABD Irak`ta militanlarına yönelik saldırıları durdurmaması halinde öldürmekle tehdit ettiği diğer Amerikalı gazeteci Steven Sotloff`un da yer aldığı kaydedildi.NY TİMES: IŞİD, 100 MİLYON DOLAR FİDYE İSTEDİPentagon, gizli operasyonu açıklamaya niyeti olmadığını ancak, bazı medya organlarının operasyonu deşifre edeceklerini öğrenmelerinin ardından açıklama yapmak zorunda kaldıklarını bildirdi. New York Times gazetesi ise IŞİD`in 40 yaşındaki gazeteci James Foley`i vahşice infaz etmeden önce Washington`dan 100 milyon dolar fidye istediğini, ancak Obama yönetiminin buna olumsuz cevap verdiğini yazdı.


22 Ağustos 2014 Cuma  02:08

Zaman

Manşet - Gazete kupürü ile gözaltına alınan polislerden 8`i serbest


İzmir merkezli olarak 13 ilde polislere yönelik düzenlenen operasyon kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 12 kişilik ilk gruptan 4 polis tutuklanırken, 8 polis ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Hakim karşısına çıkan 12 kişilik gruptan aralarında Batman eski İl Emniyet Müdürü Hasan Ali Okan, Kürşat Şenol Yılmaz, Burak Cemal Yılmaz ve Hamza Doğan tutuklandı. Tutuklanan polisler Buca Kapalı Cezaevi`ne gönderildi. Ramazan Mert, Seyfullah Özdemir, Remzi Fatih Burcu, Serdar Taşbaş, Erdinç Sezgin, Mevlüt Çakar, Emrah Durdu ve İbrahim Öztürk tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Tutuklama kararından sonra İzmir Adliye binası önünde açıklama yapan polislerin avukatlarından Ali Aksoy, tutuklama kararıyla mahkemeye sevk edilen 32 kişiden ilk 12 kişilik grubun hakim sorgusunun bittiğini söyledi. Bu sorgulama sonucunda Hasan Ali Okan müdürün de aralarında olduğu 4 kişinin tutuklandığını aktaran avukat Ali Aksoy, `Diğer müvekkillerden 8`i serbest bırakıldı. Şimdi sonraki 20 kişilik polis arkadaşlar şu an hakimin karşısına gidecekler. Artık kısmen kabul olur, kısmen ret olur mu onu bilemiyoruz. Tabi onunla ilgili olarak savcılığın itiraz hakkı var. Savcılık itiraz edebilir. Tutuklanan açısından da bizlerin de itiraz hakkı vardır tabi ki tutuklamaya. Tabi ki tek sıkıntılı durum kapalı devre bir sistem olması itibariyle yapılacak olan itirazımızı değerlendirecek olan hakimliğin yine bu süreç içerisinde yeni kurulan özellikle hükümet tarafından bu davalar için ihtas edilen hakimlik tarafından karar verileceğinden, hukuki olmasını beklemekle birlikte yine biz hukuk çerçevesinde müracaatlarımı yapacağız. Şu an itibariyle 4 kişi tutuklandı, serbest bırakılanlar 8 kişi. Bunlar zaten süreç içerisindeki evrak sayısı en az olan kişilerdi. Bunlar bir iki evrak ile sorgulanırken, bundan sonrakiler üç dört evrak sayısı ile sorgulanacak. Tabi ki evrakların hukuksuzluğu ile yeniden tekrar etmenin anlamı yok. Bütün Türkiye biliyor, burada yargılanması gereken esas istihbarat şube müdürü tatilini yaparken bu insanlar hukukun ve mahkemenin verdiği kararlardan dolayı kendi mahkeme kararlarını hukuksuz diyerekten yargılandılar. Hukukumuzun tekrar dönme umudunu başka bir bahara taşıyoruz.` dedi.


22 Ağustos 2014 Cuma  01:28

Zaman

Manşet - İsrail, cenaze törenini vurdu


İsrail ordusu, sekiz günlük geçici ateşkesin ardından salı günü yeniden vurmaya başladığı Gazze`de dün üst düzey Hamas komutanlarını hedef aldı.Gazze`nin güneyindeki Refah`ta hedef alınan bir evde Hamas`ın silahlı kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları`nın kilit isimlerinden Muhammed Ebu Şammala, Riyad el Attar ve Muhammed Berhum`un öldüğü açıklandı. Filistinlilerin, katledilen yakınlarını toprağa vermesine dahi müsaade etmeyen İsrail ordusu, Gazze`deki bir cenaze törenine de saldırı düzenledi. Sabah saatlerinde öldürülen 3`ü çocuk 4 Filistinli öğleden sonra toprağa verilirken mezarlığa düzenlenen saldırıda 4 Filistinli daha öldü. İsrail`in dünkü bombardımanında en az 22 kişi hayatını kaybederken, saldırıların başladığı 8 Temmuz`dan bu yana ölenlerin sayısı ise 2.100`ü aştı.Dün nokta atışı saldırıyla öldürülen Riyad Attar, temmuz ayında başlayan saldırılarda İsrail ordusu ile Filistinliler arasında en şiddetli çatışmaların yaşandığı Gazze Şeridi`nin güneyinden sorumluydu. İsrail istihbaratına göre Attar, Gazze`ye bölge dışından silah ve adam sokulmasına bakıyordu. 2011`de bin Filistinli mahkuma karşılık takas edilen İsrail askeri Gilat Şalit`in 2006`da kaçırılmasından sorumlu tutulan Muhammed Ebu Şammala da Kassam Tugayları`nın Refah sorumlusuydu. Hamas sözcüsü Fevzi Berhum`un yakın akrabası olan Muhammed Berhum ise Güney Gazze`de tugay komutanıydı. İsrail ordusu önceki gün de İzzeddin el Kassam Tugayları`nın lideri Muhammed Dayf`ın evini vurmuş, saldırıda Hamas liderinin eşi ve 7 aylık bebeği hayatını kaybetmişti. Bu saldırılar, İsrail`in, Hamas`ın lider kadrosunu ortadan kaldırmayı hedeflediğini gösteriyor.Üç Kassam komutanının öldürülmesi Gazze`de öfkeye yol açarken Hamas sözcülerinden Sami Ebu Zuhri, “İsrail bunun bedelini ödeyecek.” diyerek intikam mesajı verdi. İsrail`e roket saldırılarına devam eden Kassam Tugayları, başkent Tel Aviv`deki Ben-Gurion Havaalanı`nı vurmakla tehdit etti. Örgüt, İsrail-Mısır ablukası kalkana dek mücadeleye devam edileceğini açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Gazze saldırılarının süreceğini söylerken, çöken ateşkes müzakerelerini yeniden canlandırmaya çalışan Kahire`nin bu konuda ilerleme kaydedebilmesi düşük ihtimal olarak görülüyor.


22 Ağustos 2014 Cuma  02:08

Habertürk

Gündem - Yıldızınız bugün ne söylüyor?


Astroloji uzmanı Hande Kazanova`dan günlük burç yorumları...


21 Ağustos 2014 Perşembe  08:36

Zaman

Manşet - Selam Tevhid üyelerine İran`da patlayıcı eğitimi


Selam Tevhid terör örgütü soruşturmasını yürüten aralarında eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ile Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürleri Yurt Atayün ve Ömer Köse`nin de bulunduğu 34 polisin tutuklanması gözleri, bu soruşturma dosyasına çevirdi.Kamuoyunun merak ettiği 2011/762 sayılı İran bağlantılı Selam Tevhid soruşturmasının 854 sayfalık fezlekesi ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre polis tarafından hazırlanan dosyada, şüpheli Hüseyin Avni Yazıcıoğlu, İran İstanbul misyon temsilcisi Naser Ghafari, İran Devrim Muhafızları komutanlarından Seyit Ali Ekber Mirvekili ve Hakkı Selçuk Şanlı`nın da aralarında bulunduğu bazı İranlıların devletin üst düzey bürokrasisi ile olan bağlantıları ayrıntılı bir şekilde yer aldı. Polis, raporun girişinde öncelikli olarak Türkiye`den bazı kimselerin eğitim amaçlı olarak İran`a gittiğini burada bu kişilere İran istihbarat teşkilatı Sawama ve Kudüs ordusu yetkilileri tarafından takip, anti takip, yer tayin etme, kroki çizme, fotoğraftan şahıs bulma, yakın savunma, istihbarat toplama, örgütlenme silah ve patlayıcı konularında 15 gün ile 2 ay arasında eğitim verildiğinin altını çiziyor. Bu kişilerin Türkiye`ye döndükten sonra da İran adına nasıl istihbarat çalışması yaptığını ayrıntılı olarak aktarıyor.NATO SAVUNMA KALKANINA SIKI TAKİPSoruşturma kapsamında 22 Mart 2013 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı`na gizli tanık sıfatıyla ifade veren Şafak, İranlı ajanların Türkiye`deki faaliyetleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İran İstanbul Başkonsolosluğu`nda çalışan resmi görevliler ile bu kişilerle ortak hareket eden kişilerin İstanbul`da kanun dışı faaliyetlerde bulunduğunu iddia eden Şafak, faaliyetlerin de genellikle konsolosluk aracılığıyla yapıldığına dikkat çekti. Konsolosluk yetkililerinin diplomatik dokunulmazlığı olmasından dolayı özellikle Türkiye`de çok rahat ettiğini kaydeden gizli tanık Şafak, “İranlılar ile dini konulardaki hassasiyetim nedeniyle irtibat kurdum. Ancak gördüklerim beni hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye`de İstanbul ve Ankara başta olmak üzere özellikle İran`ın resmi kurumları olan şehirlerde çalışmalar yapıyorlar. Bunun yanı sıra İzmir, Malatya, Trabzon, Adıyaman, Erzurum ve Elazığ`da çeşitli şirketler kurarak çalışmalarını kamufle edecek ortamlar hazırlıyor ve çalışanlar üzerinde güvenli evler oluşturuyorlar.” değerlendirmesinde bulundu. Gizli tanık Şafak, özellikle İran bağlantılı kişilerin Malatya`da kurulan NATO Savunma Kalkanı ile ilgili gelişmeleri takip etmek için bu bölgede emlakçı ve kitapçı gibi naylon şirket kurduğunu kaydediyor. Ayrıca bölgede İran`a yakın kişiler üzerinden de İran ajanlarını istihbarat elde ettiğinin aktarıyor.İSTANBUL`DAKİ BAĞLANTILARI KONSOLOSLUK GÖREVLİSİ SAĞLIYORYapılan takip bilgileri de Selam Tevhid terör örgütünün faaliyetleriyle ilgili önemli ayrıntıları ortaya koyuyor. Bu kapsamda örgütün İstanbul`daki çalışmalarını İran İstanbul misyon temsilcisi Ghafari yürütüyor. Soruşturmanın kilit ismi Yazıcıoğlu da elde ettiği bütün bilgi ve belgeleri Ghafari`ye iletiyor. Ghafari`nin üstünde ise Mirvekili yer alıyor. Soruşturmada ayrıca İranlı ajanların Türkiye`nin yanı sıra bazı yabancı ülkelerle ilgili de bilgi elde etmek için yoğun gayret gösterdiği kaydediliyor. Bu kapsamda dosyada ifadesi yer alan gizli tanık Şafak, şu bilgileri veriyor: “İsrail ve Batılı ülkeler konsolosluk, büyükelçilik binalarına nasıl girilir, neresinde açıklar vardır? Yakınlarında nasıl bir yer vardır? Bana birçok kez bunu sormuşlardır. Biliyorum bu konuda çalıştıkları birçok kişi var. Tespit edilmemek için çok tedbir alırlar.” Fezlekede ayrıca özellikle İran`ın bazı ülkelerde etkin olmak için bazı illegal faaliyetlerde de bulunduğu ayrıntılı olarak yer alıyor. Yazıcıoğlu ile irtibatlı olduğu belirlenen E.Ü. isimli kişinin de İsrail`in Gürcistan Büyükelçiliği`ne yönelik 13 Şubat 2011 tarihinde düzenlenen ve son anda önlenen bombalı saldırı öncesi bu ülkeye gittiği kayıtlarda yer alıyor.


22 Ağustos 2014 Cuma  02:08

Zaman

Manşet - Bülent Korucu - Paralel icat, her şey mubah oldu


17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarını bertaraf etmek için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın ortaya attığı senaryoydu `paralel yapı`. Sonra İsviçre çakısı gibi her işe yarar bir buluş olduğu fark edildi.Hükümetin kontrolündeki medya sadece yolsuzluk iddialarını değil, bütün hata ve başarısızlıkları bununla örtmeye başladı. O kadar ileri gittiler ki askerle çatışıp eylem yapan PKK`lılara bile bu sıfat yakıştırıldı. Almanya bizi dinlemiş ve ruhumuz duymamış. Alman medyası ortaya çıkarmasa haberimiz olmayacak. Bas yaftayı geç. Yapısal reformları gerçekleşmediği için ekonomi bıçak sırtında, en küçük dış etki çalkantıya yol açıyor. Büyüme, cari açık, enflasyon alarm veriyor. Günah keçisi hazır… İçişleri Bakanı Efkan Ala`nın `Döviz alarak 2 milyar dolar kâr ettiler` beyanatından, kuru fasulye fiyatlarındaki yükselişin altında paralel arayana kadar yelpaze geniş. `Muslukları açık bırakıp İstanbul`un suyunu bitirecekler` martavalına inanıp haber yapanlar da Beyaz Saray`da hayalet avcılığına soyunanlar da var.`Paralele bağla sıyrıl` akımı, Erdoğan ve kontrolündeki medya ile sınırlı kalmadı. `Hazır çeşme akıyorken temize çıkalım` tayfası uzun kuyruklar oluşturmaya başladı. Son örnek Cem Uzan. `İlk kumpas bize kuruldu` diye ortaya atılan Uzan, `herkes aklandı bizim başımız kel mi?` havasında. Konuyu en yakından bilenlerden gazeteci Yavuz Semerci isyanını şu cümlelerle dile getirdi: “Uzan Ailesi`nin başına gelenlerden Cemaat`i sorumlu tutmak, o bankayı soyanları mükâfatlandırmaktır. Baba Uzan ve o bankayı yönetenler milyarlarca mevduatı devletten gizlemişlerdir. Bu kaynakları kendilerine ait baraj ve diğer şirketlerinde ucuz fon olarak kullanmışlardır. Vatandaşın milyarlarca dolarını, `Devlet tahvili satıyoruz` diye toplamışlardır. Ve bankaya el konulduğunda anlaşılmıştır ki, banka Hazine`den asla o miktarda tahvil satın almamış. Böyle bir sahtekârlığın içinde olanların, `Bizi Cemaat yıktı` tespitine inanmak, okurları inandırmaya çalışmak bu ülkenin bürokratına da müfettişine de devletine de gazetecisine de banka battığında `Senin bu kadar mevduatın gözükmüyor` denilince krize giren binlerce insana da saygısızlıktır. Cem Uzan, `Bu halk öyle yalanlara inanıyor ki ben de sallayayım` demiş olmalı.” Uzan, daha 9 ay önce kendisine Hanefi Avcı`nın tuzak kurduğunu ve Doğan Grubu`nun rüşvet istediğini ileri sürüyordu.Erdoğan`ın icadının faydasını ilk keşfedenlerden biri kamuoyunda Jet lakabıyla bilinen Fadıl Akgündüz. Halktan topladığı paralardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmiyor, faturayı da paralele kesiyor. Başbakan`a mektup yazarak Maldivler projesinin engellendiğini, kendisine destek verdiği için 2011 seçimlerinden önce suikasta uğradığını anlatıyor. Zavallı köylünün ineğine çarpıp öldürdüm demiyor, suikast masalı anlatıyor. Diğer örnek Metro Turizm`in sahibi Galip Öztürk. Beyoğlu`nda işlenen iki cinayetin azmettiricisi olarak yargılanan Öztürk, 2012 yılında ise çete kurmak suçlamasıyla tutuklandı ve 18 ay hapis yattı. Metro Turizm hakkında Rekabet Kurulu`nca çok sayıda soruşturma yürütülürken, 2,5 milyon lira para cezası kesilmişti. Daha önce hakkında en ağır haberleri yapan Sabah Grubu, şimdi Öztürk`ün `makbuz istedim, başıma bunlar geldi` hikâyelerini manşete taşıyor. En son ortaya çıkan uyanık `işadamı` Mehmet Fuat Şıkbilge`nin sabıka kaydında hırsızlıktan kaçakçılığa, nitelikli dolandırıcılıktan sahteciliğe 17 suç kaydı var.Bu örnekleri kitap yazacak kadar çoğaltabiliriz. Bir anda kahramanlaştırılan Ergenekon ve Balyoz sanıklarına sıra bile gelmedi. Ama şunu sormak lazım, neden paralel senaryosunu desteklemek üzere meydana çıkanların hepsinin sabıka kaydı böyle kabarık? Bu bir tesadüf mü? Yoksa…


22 Ağustos 2014 Cuma  02:08

Hürriyet

Astroloji - Mars Akrep burcuna geçiyor


Bu hafta sonu fikirlerinizi bilinir kılmak ve kalabalıklara hitap etmek konusunda sabırsız olabilirsiniz.


20 Ağustos 2014 Çarşamba  06:53

Sabah

Gündem - AK Parti`de Davutoğlu yorumları


Çavuşoğlu ve bazı bakanlar, AK Parti`den ayrılırken gazetecilere değerlendirmede bulundu. AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu`nun AK Parti Genel Başkan adayı... Devamı için tıklayınız


21 Ağustos 2014 Perşembe  21:34

Hürriyet

Ekonomi - ILO sözleşmesi 2011`de imzalanabilirdi!



20 Ağustos 2014 Çarşamba  06:40

Zaman

Manşet - Sanal tarımla doğal ürün yetiştiriyorlar


İnternet üzerinden en çok oynanan oyunlardan biri olan sanal tarım oyunu `Farmville` gerçek oldu. 450 bin TL sermaye ile İstanbul Beykoz`da kurulan `Komşuköy` sayesinde 20 metrekareden başlayan alanlarda bilgisayarın başından gerçek tarım yapılabiliyor. Online oyun ekranında sizin seçiminizden sonra çiftçiler sizin adınıza domates, salata, biber, patlıcan, taze soğanla beraber çilek, kavun ve karpuz ekimi yapıyor.Betonlaşan şehirler ve yoğun iş temposu insanın hammaddesi olan toprakla bağlantısını çok kısıtlamış durumda. Sanal tarım yapma imkânı sunan dünyanın en popüler oyunlarından `Farmville`e olan ilgi de insanın toprağa duyduğu özlemi ispatlar nitelikte. Dört genç girişimci tarafından, Beykoz`da 17 dönümlük arazi üzerinde hayata geçirilen `Komşuköy` projesi ise insanlara bilgisayarları başında tarım yapma imkânı sunarak oyunu gerçeğe dönüştürüyor. Komşuköy`de senelik olarak tarla edinebiliyorsunuz. Tarlanızı edindikten sonra fide/tohum almak ve diğer işlemler için `Komşu Puan` yüklüyorsunuz. Online oyun ekranında sizin seçiminizden sonra çiftçiler, sizin adınıza domates, salata, biber, patlıcan, kabak, taze soğanla beraber çilek, kavun ve karpuz ekimi yapıyor. Alabileceğiniz en küçük alan olan 20 metrekarelik bir tarlanın tüm bakımlar dâhil aylık bedeli 195 TL. Kullanıcılar bakım işlemlerini oyun ekranından kendileri yapabildikleri gibi, isterlerse işlemlerin otomatik olarak uygulanmasını da sağlayabiliyor. Fide/tohum satın alımları ve verimlilik artırıcı bakım işlemleri ise ekstra ücretlendiriliyor. Özden Akyıldız, Komşuköy`ün kurucu ortaklarından. Bu işe girerken iki amaçları olduğunu söyleyen Akyıldız, “Bunlardan ilki öze dönüş kavramıydı. Tüketim odaklı günümüz dünyasında, özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireyler doğa ve topraktan oldukça uzak bir yaşam sürüyorlar. Komşuköy aynı zamanda hafta sonlarınızı doğada, kendi tarlanızla ilgilenerek geçirebilmenizi de sağlayan bir proje.” sözleriyle açıklıyor. Bu işe girmelerinin ikinci sebebi olarak da tarımın yükselen değerini, büyük yatırım gruplarının bu alana yaptıkları yatırımları ve dünyada yükselen trend olan bireysel bahçeciliği gösteriyor. Bu alanda büyük fırsatlar olduğunu belirten Akyıldız, “Son 2 yıl içinde Avrupa ve Amerika genelinde bireysel bahçecilik yüzde 60 artmış durumda. Günümüzde insanlar evlerinin çatılarını, balkonlarını hatta yol kenarlarını tarlalara dönüştürüyor. İlerleyen dönemlerde dünya genelinde gıda kaynaklarında sıkıntı çekileceği bilgisi günden güne yayılıyor. Bu noktada biz birçok kişinin kendi tarlasına sahip olmayı ve oradan beslenmeyi isteyeceğine inanıyoruz.” diyor. 450 bin TL`lik sermayeyle başlanan proje, Türkiye`nin önde gelen firmalarından sponsorluk desteği almış. Tüm görüntüleme ve güvenlik alt yapısı, damla sulama alt yapısı sponsorlar tarafından yapılmış. Şu an Komşuköy`e kayıtlı bin 850 üye bulunuyor. İlk dönem için üyelerden sadece 220 tanesi çeşitli büyüklükte arsalar kiralayabilmiş. Sıra gelmeyenler ise bir sonraki dönemi bekliyor. Özden Akyıldız, beş yıl içinde ise toplam 40 bin Komşuköylü olacağına inanıyor. Bu yüzden farklı bölgelerdeki yerel çiftçiler ile işbirlikleri yapacaklarını ifade eden Akyıldız, “Komşuköy`ün tüm fonksiyonları ile gerçek bir doğal ürün üretim ve satış platformu olmasını hedefliyoruz. Bu anlamdaki ilk iş modeli olacağından, projeyi globale taşımak da en büyük hedeflerimizden biri.” ifadelerini kullanıyor. Daha şimdiden İngiltere ve Fransa`dan aynı sistemi kendi ülkelerinde de kurmalarını isteyen iş teklifleri almışlar. Ama ilk olarak Türkiye içinde farklı yerlere ulaşmak istiyorlar. Bir sonraki ekim yeri ise Ege`de olacak. Tarla kiralamalarında bölge çeşitliliğini yakaladıktan sonra ise üyelerin kendi üretimini yapmaları haricinde, ürünlerinin ticaretini de yapabileceği online köy pazarı hayata geçirilecek.TARLADAKİ ÜRÜN PLAZAYA TAŞINIYORKomşuköy üyelerinin büyük bir çoğunluğu beyaz yakalı diye tabir edilen kesimden oluşuyor. Kent insanlarında doğal yaşamın bir parçası olma isteğinin oldukça yoğun olduğuna dikkat çeken Özden Akyıldız, Tarlada yetişen ürünlerin paketler halinde plazalara taşındığından bahsediyor. Çocuklu ailelerin de Komşuköy`e yoğun bir ilgisi var. Ailelerin, çocuklarına sağlıklı ürünler yedirmek istediğinin altını çizen Akyıldız, “Sağlıklı beslenmenin yanında çocuklarının doğadan kopmamasını isteyen, çileğin markette değil de tarlada yetiştiğini öğretmek isteyen bilinçli bir üye profilimiz var.” diye konuşuyor. Komşuköy, üyelerine kendi ürünlerini yetiştirebilmenin yanı sıra ürünleri diğer üyeler ile takas edebilme imkânı da sunuyor. Bu sayede üyeler, yalnızca kendi ürünlerini takas ederek, para ödemeden diğer ihtiyaçlarını da karşılayabiliyor. Özel bir şirkette yöneticilik yapan Ayşim Tanrıöver Yorgancı, Komşuköy`ü ilk duyduğunda ne kadar heyecanlandığını anlatıyor. Yorgancı, “İlk hasadımızı aldığımız anı unutmayacağım. Sanırım lezzetli ve doğal yiyecekler elde etmemizin dışında tarlamıza gidip toprağa dokunmak, geçen ay küçücük olan karpuzlarımızı bir sonraki ay büyümüş görmek, kendi elimizle nereden geldiğini bildiğimiz sebzeler meyveler toplamak ve yemek bu bağı kurmamıza neden oldu.” diyor. Göz doktoru Emin Erişir ise “Mahsullerimiz eve gelmeye başlayınca sebzelerin gerçek lezzetlerini ne kadar özlemiş olduğumuzu fark ettik.” diyerek özledikleri doğal yaşamı sanal tarla projesiyle yakaladıklarını anlatıyor.


17 Ağustos 2014 Pazar  02:07

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  

hrt programları  15 şubat 2011 habertürk arşiv  sabah gazetesi ankara eki e20  havuz  elbistan miting  35 pk kaza  19 ocak gazetesi arsiv  kayseri özel hastande mobilyacı amaliyat skandalı  05 09 2009 posta gazetesi  asit diyeti yaptı ve öldü  migros araba çekiliş  1 aylık hava durumu kırklareli  yıldırımspor eşya piyangosu 31 12 13  fox tv kick box son mac box tekirdağ  istanbzle  bkucucugum  15 kasım 2003 saldırısı izle  4 mart atv ana haber izle  mihrican bal  9 aralık fox haber izle arog  28 haziran 2009 takvim gazetesi arsivi  kayseri tv kayseri dünkü haber oku