Bulunan Haber Sayısı: 67
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Ekonomi - Alibaba rekorlarla Amerika`da halka açıldı


Çinli e-ticaret şirketi Alibaba, New York Borsası`nda halka açıldığı ilk gün rekorları alt üst etti.Bünyesindeki alışveriş siteleriyle Çin`in elektronik ticaretinin yüzde 80`ine hükmeden şirketin 68 dolardan açılacağı duyurulan hisse fiyatları, gelen yüksek talep üzerine 92,70 dolardan satışa çıktı. Hisse fiyatları açılıştan saatler sonra 100 dolara yaklaştı. 21,8 milyar dolarlık hisse satan şirket, Amerikan borsalarındaki en büyük ilk gün satışı tutarına ulaştı. Hisselerin yeni değerleri üzerinden şirketin toplam değeri de 222 milyar dolara yükseldi. Alibaba`nın başarısı, en çok şirketin büyük hissedarları Yahoo ve Japon Softbank`ı sevindirdi. Alibaba`nın yüzde 32 hissesine sahip olan Softbank dünkü halka arzda hisselerini satışa sunmazken Yahoo hisse satışından 8 milyar dolar elde etti. Eski bir İngilizce öğretmeni olan Jack Ma ve 17 tarafından Hangzhou şehrindeki bir apartman dairesinde kurulan Alibaba, dünyaca ünlü rakiplerinin aksine yalnızca satıcılarla müşterileri buluşturan bir pazar işlevi görüyor. Ma, şirketin adını seçerken ise dünyanın her tarafında bilinen `Ali Baba ve Kırk Haramiler` isimli hikayeden ilham almış. Büyümesi yakın zamanda durması beklenmeyen şirketin, 2015`te Çin pazarındaki ticaret hacmini 2011`dekinin üç katına çıkaracağı tahmin ediliyor. Dünkü satışlarla birlikte kişisel serveti 14 milyar dolara ulaşan Ma ise Bill Gates gibi milyarderler arasına katıldı.


20 Eylül 2014 Cumartesi  02:19

Habertürk

Gündem - Yıldızınız bugün ne söylüyor?


Astroloji uzmanı Hande Kazanova`dan günlük burç yorumları...


14 Eylül 2014 Pazar  06:27

Hürriyet

Yazarlar - Günlük burç yorumları - Niobe



14 Eylül 2014 Pazar  03:26

Zaman

Manşet - Ali Bulaç - İhvan ve silah!


Mısır merkezli kurulan Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) başlangıçta sömürge yönetimi altında kimliğini ve kişiliğini kaybeden toplumu ahlaki ve sosyal yönden takviye etmek üzere kurulmuştu.İlk hareket noktası sosyal Müslümanlıktı. Kurucusu Hasan el Benna her ne kadar köy köy, sokak sokak gezen bir dai gibi görünüyor idiyse de, İslami ilimlere ve tefekküre hakimdi, Ahmet ibn Hanbel`in zühd anlayışına sahip çıkıyordu. İhvan zaman içinde modern Müslümanlığın üç versiyonunu (fikri-kültürel, sosyal ve siyasi) bünyesinde toplayan hareket oldu.İhvan`ın politik boyut kazanması 1948 Arap İsrail savaşına verdiği olağanüstü destek ile maalesef Cemal Abdunnasır`ın sözüne güvenip Hür Subaylar hareketine destek vermesi oldu. Nasır, inisiyatifi tam ele geçirince iktidarına ortak olacaklar diye İhvan`ı kendisine karşı komplo kurmakla suçladı, altı liderini idam ettirdi, yüzlercesini hapse attırdı.İhvan`ın 85 yıllık tarihinde silah kullandığı üç olaydan biri 1948 savaşıdır. Bunca zulme ve baskıya rağmen hiçbir ferdi şiddet ve teröre başvurmadı; doğrudan ve dolaylı yollardan siyasi mücadeleye devam etti, bu arada eğitim, sağlık, mesleki teşekküller gibi alanlarda da etkili ve yaygın faaliyetlerini sürdürdü.İhvan`ın silaha başvurduğu ikinci olay 1982 Suriye Hama-Humus ayaklanmasıdır. Genel stratejisi Sünni temkin modeline dayanan İhvan bu olayda iki büyük hata yaptı: Biri temkin stratejisini terk edip silahlı ayaklanma ile Baas rejimini devireceğine kanaat getirmesi, diğeri başta rahmetli Said Havva ve diğer zatların etkisinde Şii olmaları mülahazasıyla İran İslam Devrimi`ne karşı tavır alması. Mezhep taassubu düzeyinde değil de usuli düzeyde Selefi fikriyata sahip olan İhvan`ın Şiiliğe karşı takındığı bu tavır onu İmam Humeyni`ye karşı Saddam Hüseyin`den medet ummaya kadar sürükledi. Bu olay, İslami İran ile İhvan arasının açılmasına ve İran`ın Suriye rejimine yakınlaşmasına yol açtı ki, bu olayda Suriye İhvan`ı ne kadar hatalı idiyse, İran da o kadar hatalıydı.Sünni temkin modeline göre bir rejime karşı ayaklanmanın iki şartı var: Biri rejimin kesin ve apaçık olarak inkarcı olması; diğeri ayaklanmanın kesin başarı getireceği hesabının açık olması. Hama ayaklanmasında ikinci şart yoktu. Sonuçta ayaklanma kanla bastırıldı, 20 bin kişi hayatını kaybetti. Hafız Esed`in kardeşi Rıfat Esed 37 bin kişiyi öldürdüklerini söyledi. Bu kanlı katilamdan sonra İhvan`ın neredeyse ana gövdesi Suriye dışına çıktı, 30 sene sürecek diyaspora hayatı başladı, Suriye içinde kalan İhvan ise Mısır`dakiler gibi sosyal faaliyetler yapmakla yetindi.İhvan`ın Suriye`deki üçüncü silahlı ayaklanması 2011`de başladı. Aslında İhvan`ın aklı başında olanlarına iş kalsaydı silahlı ayaklanmaya başvurmayacaklardı. Çünkü sahada çok zayıftılar, büyük oranda Suriye dışında yaşıyorlardı. Beşşar Esed, babası Hafız`dan farklıydı, Türkiye`yi model alıyor, yerel yönetimlerden merkezi idareye kadar reform üstüne reform yapıyordu. İddia edildiği gibi Suriye`de katı bir Nusayri-Alevi yönetimi yoktu; ordunun yüzde 85`i, bürokrasi ve iş dünyası ağırlıklı olarak Sünnilerden müteşekkildi. İnsanlar öylesine kaynaşmıştı ki birine “Sünni misin, Nusayri misin?” sormak ayıptı. 2011`den önce Esed, Rahmetli Ramazan el Buti`ye Suriye`nin genelinde geleneksel medreseleri diriltip İslami ilimleri canlandırma görevini vermiş, bu konuda muazzam mali ve bürokratik destek vadetmişti. Kendi tabii mecrasında bırakılsaydı Suriye değişecek, İhvan da kanuni siyaset yapabileceği hale gelecekti. Buti, Cevdet Said ve diğer Sünni ulema ve liderler, yeni bir silahlı ayaklanmanın büyük felaket getireceğini feryad ederek dile getirdiler. Maalesef Türkiye vahim okuma hatası yaptı, sahada dikkate değer gücü olmayan İhvan`a destek vermekle Esed`in devrileceğini zannetti. İhvan`ın bu işe hevesli basiretsiz birkaç liderinin de etkisiyle ayaklanma başladı, Suriye tarümar oldu. Kısa zamanda Türkiye`ye değil Batı`ya yakın Arap milliyetçilerinden ve Sünni laiklerden oluşan ÖSO ile Körfez ülkelerinin çizgisindeki Nusra ve IŞİD inisiyatifi ele geçirdi.Mısır, Ürdün ve Batı Afrika İhvan`ı hiçbir zaman silahlı ayaklanmaya teşebbüs etmedi, kanuni siyaset yolunu seçtiler. Şimdi darbeye maruz kalmış İhvan üyelerine baskı rejimleri yeryüzünü dar ediyor. Biz hiç şiddete bulaşmamış bu yeryüzü mazlumlarına elbette kucak açacağız.


20 Eylül 2014 Cumartesi  02:19

Hürriyet

Ekonomi - ILO sözleşmesi 2011`de imzalanabilirdi!



13 Eylül 2014 Cumartesi  06:32

Zaman

Manşet - İskoçlar, bağımsızlığa `hayır` dedi


İskoçyalılar, 307 yıl sonra tekrar bağımsız devlet olmaya, yüzde 55`le `hayır` dedi. Yüzde 45`te kalan İngiltere`den ayrılma yanlıları, ülkenin en büyük şehri Glasgow ve diğer üç şehirde çoğunluk oluşturmayı başardı. Başkent Edinburgh ve bağımsızlık taraftarı İskoç Birinci Bakanı Alex Salmond`un memleketi Aberdeen de dahil, geriye kalan 28 seçim bölgesinde ise sandıktan `hayır` çıktı. Referanduma katılım, yüzde 85 ile İskoçya seçim tarihinde en yüksek oran olarak kayda geçti.İskoçya`da seçmen, 307 yıl sonra tekrar bağımsız bir devlet olmaya yüzde 55`le `hayır` dedi. Ülke genelinde yüzde 45`te kalan İngiltere`den ayrılma yanlıları, ülkenin en büyük şehri Glasgow ve üç diğer şehirde çoğunluğu oluşturmayı başardı. Başkent Edinburgh ve bağımsızlık taraftarı İskoç Birinci Bakanı Alex Salmond`un memleketi Aberdeen de dâhil geriye kalan 28 seçim bölgesinde ise sandıktan `hayır` çıktı. Referanduma katılım oranı, yüzde 85 ile İskoçya seçim tarihinde en yüksek oran olarak kayda geçti. Oylama sonucunda İskoçya, Birleşik Krallık içerisinde kalmaya devam ederken, Londra`nın vaat ettiği ilave haklardan yararlanabilecek. İngiltere Başbakanı David Cameron, özellikle bütçe, vergilendirme ve sosyal politikalar alanında yapılan yerelleşme taahhütlerine sadık kalacaklarını açıkladı. Salmond da yenilgiyi kabul ederek, sonuca rıza göstereceklerini beyan etti; hem partisinin liderliğinden istifasını açıkladı. Birinci bakanlığı da Kasım`da bırakacağını ilan etti. Duygu dolu sonuç değerlendirme konuşmasında “Benim için liderlik zamanı neredeyse sona geldi ancak İskoçya için kampanya devam ediyor; rüya da hiçbir zaman ölmeyecek.” ifadelerini kullandı. Salmond, bağımsızlık kampanyasını sürükleyen isimlerin başında geliyordu. Neticeyle birlikte, 13. yüzyılın sonlarında dönemin İngiliz Kralı I.Edward`a karşı verdiği ve hayatına mal olan bağımsızlık mücadelesi, `Braveheart` (Cesur Yürek) filmiyle sinemaya da uyarlanan, tüm dünyada da büyük ilgi gören ünlü İskoç savaşçı ve komutan William Wallace`ın kemiklerinin sızladığı yorumlarına neden oldu.`Üstün siyaset zekâlarına yenildik`Seçimin ertesi günü, `Evet`çilerin çoğunluğu oluşturduğu Glasgow`dayız. Genel sonuç onların istediği gibi olmadı. Yüzlerde hayal kırıklığı ifadesi hâkim. Moraller bozuk. Bir taksi şoförü, “Sonuç böyle olmamalıydı.” diyerek `Hayır` oylarının yüksek çıkmasında yaşlıları suçluyor. Kendisi de 50 yaşında olduğunu söyleyen taksici, “Yaşlılar, İngiltere`nin 20-30 yıl önceki gibi güçlü olduğu düşüncesiyle ayrılmak istemedi. Oysa şimdi durum çok farklı!” yorumunda bulunuyor. Katie ismindeki tezgâhtar ise İngilizlerin kendilerini `üstün siyaset zekâlarıyla` yendiğini belirterek, “Bir dahaki referandum için en az 10 yıl daha beklememiz gerekiyor, bu fırsatı kaçırmamalıydık.” diye dert yanıyor. Referandum bağımsızlık yönünde sonuçlansaydı, Birleşik Krallık iç enerjisini tüketecek, sarsıntılı uzun bir sürece girecekti. 307 yıllık evliliğin ardından boşanma durumunda mal ve borç paylaşımı kolay olmayacaktı. Ülke ekonomisine maliyeti de ağır olabilirdi.`Avrupa Baharı` başka bahara kaldıAyrılma durumunda, Avrupa`da bağımsızlık isteyen diğer bölgeler için bir domino etkisi oluşabilir, başta İspanya olmak üzere bazı ülkelerde bir `Avrupa Baharı`nı tetikleyebilirdi. Avrupa Birliği (AB) ve NATO açısından önemli neticeler doğurma potansiyeli de taşıyan ayrılık, finans piyasalarında dalgalanmaya sebep olabilir, bölge ekonomilerinin kırılganlığını artırabilirdi. Başbakan Cameron, bundan sonra İngiltere de dâhil olmak üzere tüm adada yeni dengelerin oluşacağını, İskoçya`nın yetkilerini artıracak kanunların da ocak ayında çıkarılacağını dile getirdi. Cameron, Edinburgh`a daha fazla otonomi sözü vermişti.


20 Eylül 2014 Cumartesi  02:19

Sabah

Gündem - `Yargıdaki paraleli 20 saatte bitiririm`


Paralel yapının seçime değişik taktiklerle hazırlandığını belirten Yargıda Birlik Platformu Sözcüsü Savcı Abbas Özden “Suyu bulandırmaya çalışıyorlar. Çok iyi tanıdığımız bir arkadaşın cemaatçi olmadığını... Devamı için tıklayınız


16 Eylül 2014 Salı  21:44

Sözcü

Gündem - Çağdaş devlet



18 Eylül 2014 Perşembe  07:01

Sözcü

Gündem - Gerçekçi olmak



15 Eylül 2014 Pazartesi  07:01

Sözcü

Gündem - Özeleştiri



13 Eylül 2014 Cumartesi  07:06

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  

anasayfa  trafik kazası kumburgaz güzelce  01 04 2009 tarihli hürriyet gazetesi  01 01 2011 kon tv canlı haber arşivi  analiz yayıncılık 6 bds konu başlıkları  01 03 2011 fox ana haber arşivi  çarşamba fox tv de çıkan sabah haberleri izle  özel güvenlik haberleri  01 11 2009 yeni asr gazetesi arsiv  07 şubat flaş tv ana haber izle  kültür sanat 27 ekim  08 10 2010 yeni asır akaptanlar  şubat ayı hava durumu adaaber arşivi  01 11 2009 trafik kazaları  12 01 2010 tarihli star gazetesi haberleri  01 mart stv ana haber izle  ege tv arşivi 18 mart 2011 haberleri izle  şenol balaban habertürk ankara eki 2 kasım  31 ekim 2009 murat budalan trafİk kazasi  31 ekim 2009 murat budalan trafİk kazasi  fox haber izle 09 11 2010  31 ekim 2009 murat budalan trafİk kazasi