Bulunan Haber Sayısı: 65
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Ekonomi - Mardan Palace`a haciz kararı


Antalya`da bir bankaya milyonlarca dolar borcu sebebiyle icradan satışa çıkarılan ve ardından anlaşma sonrası satışı iptal edilen Mardan Palace Hotel için bu kez bir firmaya olan 2,2 milyon TL`lik borç sebebiyle haciz kararı çıktı. Antalya`nın Kundu bölgesinde Azeri asıllı Rus işadamı Telman İsmailov tarafından 1,5 milyar dolara mal edilen ve 2010 yılında `Turizmin Oscarları` olarak da adlandırılan World Travel Awards 2010`da `Dünyanın En Lüks Oteli` seçilen Mardan Palace Hotel`in borçları nedeniyle icra dairelerinde toplam 67 dosya bulunuyor. Mardan Palace Hotel ve biri Telman İsmailov`un özel kullanımına ait 6 ultralüks villadan oluşan 104 bin 719 metrekare alandaki yapıların sahibi görünen AST İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ`nin Antalya Adliyesi`ndeki 16 icra dairesinin tamamında da icra dosyası bulunuyor. Bu dosyaların 26`sı takipsizlik kararıyla, 9`u ise alacaklı tarafın feragat etmesi sonucu kapatıldı. 5 alacaklıya ilişkin haciz işlemi uygulaması, 1 alacaklının da haricen tahsiliyle ayrıca toplam 6 dosya kapatıldığı belirtildi. Toplam 26 açık dosyaya ilişkinse 21 dosyada haciz süreci devam ediyor. 5 alacaklının açık olan dosyası içinse itiraz neticesinde işlemler durduruldu. Antalya 4`üncü İcra Dairesi tarafından Türkiye Halk Bankası AŞ Adapazarı Şubesi`ne 100 milyon dolar borcu nedeniyle haziran ayında satışa çıkarılan Mardan Palace Hotel, borcun 4 yılda 25`er milyon dolar şeklinde ödenmesine yönelik taahhüt nedeniyle anlaşmaya vardı ve satışı ihale gününde iptal etti. Mardan Palace Hotel için Antalya 6`ncı İcra Dairesi`nden de icra kararı çıktı. İstanbul Kadıköy 3`üncü İcra Dairesi`nden talimatla Antalya 6`ncı İcra Dairesi`ne Art Decor adlı bir firmaya 2 milyon 254 bin 898 TL borç nedeniyle haciz uygulanması istendi.


30 Temmuz 2015 Perşembe  02:16

Sözcü

Gündem - Ankara`nın ışıkları



30 Temmuz 2015 Perşembe  06:27

Hürriyet

Manşet - Görüşmeler başladı Turkcell geri dönüyor


Turkcell, profesyonel futbol liglerinin isim sponsorluğu konusunda Türkiye Futbol Federasyonu ile görüşmelere başladı. Firma, 2005-2010 yılları arasında da liglere isim sponsorluğu yapmıştı.


30 Temmuz 2015 Perşembe  03:11

Zaman

Manşet - Türk ve Avrupalı yayıncılar, `baskı `nın raporunu yazdı: Soruşturmaları yayınlamak yasak, kitaplar olağan şüpheli


Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından finanse edilen `AB`ye Giriş Sürecinde Türkiye`de Yayınlama Özgürlüğü Raporu` geçtiğimiz hafta yayımlandı. Hukukçu Tora Pekin tarafından hazırlanan 72 sayfalık raporda, son dönemde zirve yapan yayın yasağı, tutuklu gazeteciler, yayıncılara açılan davalar ve mahkemeler eliyle basına yapılan müdahaleler ayrıntılı bir şekilde ele alındı. AİHM içtihatları ve AİHS`ye sık sık atıf yapılan raporda, yayınlama ve ifade özgürlüğüne aykırı uygulamalar `Yayın yasakları`, `Kuşatma altındaki gazetecilik`, `Yargı muhalif basına karşı` başlıkları altında özetlendi. Son dönemde gazeteci ve yayıncılar hakkında açılan davalar incelenirken, özellikle attığı tweet`ler sebebiyle gözaltına alınan gazetecilere dikkat çekildi. Tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması gerektiği belirtilerek, soruşturmaları yayınlamanın yasak, kitapların da olağan şüpheli görüldüğünün altı çizildi. Önemli soruşturmalara yayın yasağı Raporda, gazeteciliği kuşatma altına alan en önemli sorunlardan birinin yayın yasakları olduğu vurgulandı. 2010`dan bu yana mahkemelerce toplam 149 yayın yasağı kararı alındığına dikkat çekilerek, bunlardan bazıları şöyle sıralandı: Roboski katliamı, 17-25 Aralık (yolsuzluk ve rüşvet) soruşturmaları, MİT TIR`ları, Bingöl`de şehit edilen polislerle ilgili soruşturma, şike soruşturması, Hakkâri`de 3 askerin şehit edilmesiyle ilgili soruşturma, 52 kişinin öldüğü Reyhanlı bombalı saldırısı, IŞİD`in konsolosluk baskını, Dışişleri Bakanlığı`ndaki dinleme, dört bakanla ilgili Meclis soruşturması. Dava açılan `olağan şüpheli` kitaplar Raporda son dönemde yayınlanan ve hakkında dava açılan kitaplara da `Olağan şüpheliler olarak kitaplar` başlığı altında yer verildi. Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım`ın şikâyetleriyle açılan tazminat cezaları ve ceza davalarıyla karşılaşan kitaplara örnek olarak şunlar gösterildi: Gezi Fenomeni, Yüzde On: Adil Düzenden Havuz Düzenine, Hırsız Vaaar, Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda, Din ve Siyaset, Kayıp Sicil/Erdoğan`ın Çalınan Dosyası, Big Boss. Yargı, muhalif basına karşı Raporda, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruştur­maları sonrası gazeteci ve yazarlara açılan soruşturma sayısının katlandığına da dikkat çekildi. Dosyalarda bir şekilde adı geçen siyasetçi, bürokrat ve işadamlarının avukatları aracılığıyla soluğu basın savcı­lığı kalemlerinde aldıkları kaydedilirken, soruşturma dosyaları ile ilgili yapılan yayınların tamamının son derece sistematik bir biçimde şikâyet konusu yapıldığı belirtildi. İfade özgürlüğünün kuşatma altında olduğu da şöyle dile getirildi: “Bu şikâyetlere gazetelerin olağan yayınlarına karşı yapılan di­ğer şikâyetler eklenince ortaya çıkan sayılar, Türkiye`de ifade özgürlüğünün nasıl bir kuşatma altında olduğunu gösteren çarpıcı bir hale geliyor.” Tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalı Raporda dikkat çekilen bir diğer konu da tutuklu ve hükümlü bulunan gazeteciler oldu. Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu`nun tesbitine göre 3 Mart 2015 tarihi itibarıyla cezaevlerinde 22 tutuklu ve hükümlü gazetecinin olduğuna dikkat çekildi. Tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması gerektiği vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı: “Eylemi düşünce açıkla­masından ibaret olan tüm tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması ve ileriye dönük olarak hapis tehdidinden kurtulmaları gerekiyor.” Erdoğan`a hakaretten 8 kişi cezaevinde Raporda, siyasilere ve Cumhurbaşkanı Erdoğan`a hakaret iddiasıyla verilen cezalara da yer verildi. Erdoğan`dan önce görev yapan Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül zamanında cumhurbaşkanına hakaretten tek bir kişinin dahi cezaevine girmediğine dikkat çekilerek, “Erdoğan döneminde ise aradan geçen kısa sürede 8 kişi, attıkları tweet`ler ya da sloganlar nedeniyle tutuk­lanarak cezaevine gönderildi.” denildi. Ardından şu tespitte bulunuldu: “Tek bir cümlenin hatta sözcüğün dahi tutuklanmaya yol açtığı bir ortamda, araştırmacıların, yazarların ve yayıncıların kendilerini özgür hissetmeleri mümkün değildir.”


30 Temmuz 2015 Perşembe  02:16

Sözcü

Gündem - Günlük burç yorumları: 25 Temmuz Cumartesi burçların haftalık yorumları



25 Temmuz 2015 Cumartesi  12:02

Sözcü

Gündem - Günlük burç yorumları: 24 Temmuz Cuma burçların haftalık yorumları



24 Temmuz 2015 Cuma  09:30

Sözcü

Gündem - Günlük burç yorumları: 23 Temmuz Perşembe burçların haftalık yorumları



23 Temmuz 2015 Perşembe  07:59

Hürriyet

Yazarlar - Günlük burç yorumları - Niobe


Bazı konuların istediğiniz şekli aldığını düşünerek, aslında çok önemli olan bazı şeyleri atlayabilirsiniz.


27 Temmuz 2015 Pazartesi  03:04

Zaman

Manşet - İstanbul`daki Suriyeli sanatçılar


Savaştan kaçıp Türkiye`ye sığınan Suriyeliler, sokaklarda, çarşı pazarda gördüğümüz insanlardan ibaret değil. İçlerinde sanatçılar, yazarlar, eğitimciler var. İşte onlar bir belgesele konu oldu. Bilal Alirıza`nın yönettiği “Selam” belgeselinin amacı, Suriyeli sanatçıları görünür kılıp Türkiye`deki `kötü Suriyeli` algısını kırmak, Suriyelilerin yeni yaşamına ortak olmak ve uyum sürecine katkı sağlamak. Sizce de öyle değil mi?.. 50 yıl önce gurbete çalışmaya giden Türklere Almanların bakışı ne ise, bugün de bizim Suriyelilere bakışımız aynı. Çoğu insan, savaştan kaçıp ülkemize sığınan yaklaşık 2 milyon Suriyeliyi semtinde, mahallesinde, hatta pazarda dahi görmek istemiyor. Onları barbar (!), görgüsüz olmakla suçluyor, aşağılıyor. Dilenenlere acımakla-tahammülsüzlük arasında karmakarışık duygular besleniyor. Oysa insan oldukları ve zulümden kaçtıkları unutuluyor. Evet, bir anda apartmanımızda onlarla komşu olduk, sokağımızda Şam Şerif Market, Halep lokantası, SuriyeCell açmalarına alışamadık fakat acılarını anlamak, paylaşmak ve hayatta kalma çabalarına destek olmak zorundayız. Bilal Alirıza`nın yönettiği “Selam” belgeseli, bu algıyı ve bakışı biraz olsun değiştirmeyi amaçlıyor. Şimdilik 12 bölüm olarak planlanan belgeselin her bölümünde bir Suriyeli sanatçının hayatı ve sanatı anlatılacak. Belgeselin 18 dakikalık birinci bölümü bitti ve YouTube`da dünden itibaren yayınlanmaya başladı. Belgeselin herhangi bir TV kanalı ya da festivalde gösterilme gibi bir durumu bulunmuyor, fakat keşke olsa. Özellikle TRT`nin böylesi iyi niyetli bir çalışmaya sahip çıkmaması anlaşılır değil. Beyoğlu, Balat ve Sultanahmet gibi semtlere yerleşen Suriyeli sanatçılar, bir süredir merak konusuydu. Belgesel sayesinde daha görünür olacaklar. Bilal Alirıza ve proje koordinatörü Serkan Sevinç, “Selam başlangıç oldu. İstanbul`da yaşayan Suriyeli sanatçıların 25-30`uyla irtibat halindeyiz. Belgeselde savaştan çok buradaki hayata yöneldik. Amacımız Suriyeli sanatçıları görünür kılıp `kötü Suriyeli` algısını kırmak.” diyor. Selam`ın ilk konuğu ressam Muhammed Zaza, Riyad doğumlu. Suriye`de güzel sanatlar okuduktan sonra 2010`da mezun olan Zaza, bir buçuk yıl aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmış. Suriye hayatının (8 yıl) çok güzel olduğunu söyleyen sanatçı, bir buçuk yıldır Beyoğlu`nda yaşıyor ve diyor ki: “Savaş, bazı sanatçıların sorumluluk duygularını yükseltti. Alanları genişlediği için kendilerini daha çok ispatlamak durumunda kaldılar. Ben de onlardan biriyim.” Belgeselin bundan sonraki bölümlerinde, Halep`te sanat galerisi bulunan Adnan Alahmad, `Adım` tiyatro grubu, ressam Naser Nasaan Agha, sinemacı Yahya Abdullah, müzisyenler Karam Aizoug, Yousef Kekhia gibi sanatçıların hikâyelerine yer verilecek. Ailesiyle birlikte İstanbul`da yaşayan ressam Naser Nasaan Agha, Halep duvarları, mimarisi çalışıyor. Adım tiyatro grubu, ilk önce Arap ve Kürtlerden oluşan 11 kişilik ekiple Eminönü gibi meydanlarda sessiz tiyatro yapmış. Fakat daha sonra ekibin çoğu Avrupa`ya göç etmiş. Şu anda dört kişiden oluşan grup Bağcılar`da yaşıyor ve gösterilerini internetten yayınlıyor. Yahya Abdullah ise Işık Üniversitesi İngilizce psikoloji bölümünde öğretmen. Edebiyatçı ve sinemacı olan Abdullah, geçen yıl İstanbul`da sokakta yaşayan hemşehrileriyle ilgili bir belgesel çekmiş. Evinde ud var diye IŞİD esir almış Selam`ın emekçileri belgesele konu olan üç Suriyelinin ismini vermek istemiyor ama hikâyelerinden kısaca bahsediyor. Savaştan sonra bir süre Lübnan`da yaşayıp İstanbul`a yerleşen Suriyeli bir oyuncu, İstanbul`da ilk başta radyoda program sunmuş, şimdi internette mizah programı yapıyor. Müzisyen ailede yetişen ve çocukluğundan bu yana babasıyla Halep`e özgü meşklere katılan ud sanatçısını IŞİD, “evinde ud bulundurmak” suçundan haftalarca esir almış. Şimdi ise İstanbul`da bir müzik grubuyla Halep ve tasavvuf müzikleri yapıyor. Arapça, Türkçe ve Kürtçe şiir kitapları yayınlanan, eski asker bir şair, İstanbul`daki Suriye okulunda din kültürü öğretmenliği yapıyor. Adonis için Suriye`de özel sergi açtı Bize göre belgeselin en ilginç konuklarından biri, Halep`teki Kaleemat Sanat Galerisi`ne ve yaklaşık bin eserden oluşan koleksiyonuna kilit vurup bir buçuk yıl önce İstanbul`a yerleşen Adnan Alahmad. İki çocuğu ve eşiyle Halkalı`da yaşayan Alahmad, galerisini kapatmış ama İstanbul`da birkaç yerde şube açmış, açıyor. Mesela Kuzguncuk`taki Zahir restoranın (Ekmek Teknesi dizisinin çekildiği bina) duvarlarında koleksiyonunun bir kısmı sergileniyor. Zahir`deki tablolardan birinde Adonis adıyla da bilinen Suriyeli ünlü şair ve denemeci Ali Ahmet Sait Eşber (1930) var. Adonis için Suriye`de özel bir sergi düzenleyen Alahmad`ın koleksiyonunda, Avrupa`da, Amerika`da bilinen, sergiler açan Sabhan Adam, Şerif Maden gibi sanatçıların eserleri de bulunuyor. Alahmad, yakında Adonis ile ilgili bir de kitap yayınlayacak. Yazar ve şehir tarihçisi Hüseyin Emiroğlu ile ortak çalışan Adnan Alahmad (yanda), geçtiğimiz ocak ayında Marmara Üniversitesi Rektörlük Sanat Galerisi`nde, kızının resimlerinin de yer aldığı bir sergi açmıştı. Kasım ayında eserlerini Gaziantep SANKO Sanat Galerisi`ne götürecek. 1 Ağustos Cumartesi günü ise üç aylığına anlaştığı Ümraniye`deki alışveriş merkezi Canpark`ta da Suriyeli ve Arap ressamların eserlerini sergileyecek. Alahmad, Suriye sanatını ve sanatçılarını tanıtmak için yoğun çaba sarf ediyor. Fakat henüz ne Suriyeli sanatçılar Türkiye sanatını, ne de bu toprakların sanatçıları Suriye sanatını tanıyor.


30 Temmuz 2015 Perşembe  02:16

Hürriyet

Astroloji - Gazetelerde burç tarihleri neden farklı?


İki burcun ara tarihinde cusp bölgesi dediğimiz geçiş gününde doğan sevgili okuyucular, gazetelerde kendi burç yorumunuzu zaman zaman farklı tarihlerde farklı burca ait şekilde okuyor olabilirsiniz.


26 Temmuz 2015 Pazar  05:37

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  

ülke tv arşivi siradisi video  31 01 2010 fox tv haber  aybulus  tedavi  stv ana haber  31 07 2010 ege tv haberlerini izle  22 sonuclari04 2009 izm  05 01 2012  tjk tv  01 10  25 kasım tatil mi  dünkü haber kaza  ölü serkan  show tv haber arşivi 2003  15 ay askerlik düştümü  zam  30 aralık 2008 gününün hava durumu  sönmezler katili  20 11 2009 trt  09 09 2009 posta gazetesi oku  ugur dündar  öss zaman 5 cevap anaht