Bulunan Haber Sayısı: 113
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Akaryakıt devi Total Türkiye`den ayrılıyor


İş dünyasına hukuksuz müdahaleler, ve siyasi baskılar yabancı yatırımcıyı endişelendiriyor. Finans devleri Citigroup, Royal Bank of Scotland (RBS) ve HSBC`nin Türkiye`den çıkma kararı almasının ardından benzer bir karar da Fransız enerji devi Total`den geldi. Şirket, akaryakıt dağıtımından çıkmak için Societe Generale`e yetki verdi. Akaryakıt sektöründeki düzenlemelerin kâr marjları üzerindeki baskısı artarken, Fransa merkezli petrol ve gaz şirketi Total, Türkiye`deki akaryakıt dağıtım faaliyetlerini satmak üzere Societe Generale`i yetkilendirdi. Avrupa`da akaryakıtın en pahalı olduğu ülkelerden birisi olan Türkiye`de yüzde 60`ı aşan vergi oranları ve sektördeki sert düzenlemeler, dağıtım şirketlerinin kârlarını baskılıyor. Konu hakkında bilgi sahibi bir bankacılık kaynağı, “Total, Türkiye`de akaryakıt dağıtım sektöründen çıkmak için Societe Generale`e yetki verdi. Sektörde kârlılık ciddi baskı altında, alıcı bulmaları halinde diğer yabancı şirketler de aynı yolu izleyebilir.” dedi. Total ve Societe Generale yetkililerine ulaşılamadı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu`nun (EPDK) akaryakıt dağıtım şirketleri ve bayilerinin kâr marjlarını sınırlamak üzere dönem dönem tavan fiyat uygulamasına gitmesi; bayilik sözleşmelerinin 2010 yılından itibaren beş yıl ile sınırlanması, 2011 yılından itibaren akaryakıt istasyonlarında finansal ve hizmet promosyonları dışındaki tüm promosyonların yasaklanması, gelirler ve kârlar üzerinde baskı oluşturdu. Özellikle 18 Eylül 2010 tarihinden itibaren bayilik sözleşmelerinin beş yıl ile sınırlanması ve bu sürenin bu yıl içinde dolacak olması, akaryakıt şirketlerinin mevcut bayilerini koruyabilmeleri ya da yeni bayi edinebilmeleri için yüksek tutarlarda bütçeler ayırmalarını gerektiriyor. Aynı kaynak, “Bayilik sözleşmeleri önceden 20 yılken bunun beş yıla düşmesi ve yenilemenin bu yıl yapılacak olması bütün akaryakıt şirketlerin önünde ciddi bir maliyet. Kârların bu kadar baskılandığı bir dönemde bazı şirketler bu maliyete katlanmak istemiyorlar.” diye konuştu. EPDK verilerine göre, 80 milyar lira büyüklüğündeki akaryakıt dağıtım sektöründe 70 şirket faaliyet gösteriyor ancak ilk 10 sıradaki şirketin pazar payı yüzde 80`i aşıyor. Avusturya merkezli OMV`nin sahibi olduğu Petrol Ofisi bu yılın ilk iki ayında 761 bin ton satış ve yüzde 25 pazar payı ile akaryakıt sektöründe lider konumda bulunuyor. OPET, yüzde 17`lik pazar payı ile ikinci sırada yer alırken, Total ise yüzde 5 pazar payı ile Shell-Turcas ve BP gibi oyuncuların ardından altıncı sırada. “Pazar payı küçük, istasyon ağı geniş olmadığında, marjlardaki daralma iş yapmayı olanaksız hale getiriyor.” diyen bir sektör kaynağı, “Büyük oyuncular bir şekilde devam etmenin yolunu buluyor ancak Total`in pazar payı görece olarak küçük.” değerlendirmesi yaptı.


25 Nisan 2015 Cumartesi  02:16

Zaman

Manşet - `Kaç İsmail kaç` bu defa Ankara`da ortaya çıktı


Ankara`daki KPSS`deki tutuklama taleplerine ilişkin kararın açıklamasından dakikalar önce yeni bir `kaç İsmail kaç` skandalı yaşandı. 1`inci Sulh Ceza Hâkimi Sezer Söylemez`in odasından Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Şube`de görevli İlker isimli bir komiser çıktı. Sabaha karşı 4.30`da biten sorgunun ardından hâkimin kilitli olan kapısı 6`da açıldığında avukatlar, bir polisin çıktığını fark etti. Gözaltındaki isimlerin avukatları “Hâkimin dosyayı değerlendirme sürecinde yalnız olması lazım. Kararı hâkim mi verdi, komiser mi verdi?” diyerek tepki gösterdi. Aynı ismin ilk operasyonda 2. Sulh Ceza Hâkimi Mustafa Çorumlu`ya odasında brifing verdiği iddia edilmişti. 22 Temmuz sahur operasyonunda da kararı verecek Hâkim İslam Çiçek`in odasından Terörle Mücadele Şubesi`nde görevli İsmail isimli polis çıkmış, kararın çıkmasına kısa süre öncesinde Hâkim Çiçek, `Kaç İsmail kaç` demişti. Bu olay tüm Türkiye`de tepkiyle karşılanmış, yargı bağımsızlığına yönelik bir tehdit olarak algılanmıştı. 2010 yılında iptal edilen KPSS`de kopya çekildiği iddialarına ilişkin mahkemeye sevk edilen 42 kişiden 17`si dün tutuklandı. Savcı Yücel Erkman tarafından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilenlerden 25`i ise serbest kaldı. İlk operasyonda tutuklananlardan 3 kişi dün serbest bırakılırken, iki operasyonda toplam tutuklu sayısı 46 oldu. Tartışmaların odağındaki 1`inci Sulh Ceza Hâkimi Sezer Söylemez tarafından gerçekleştirilen sorgu yaklaşık 14 saat sürdü. EŞİNİ NEDEN 97 DEFA ARADIN? Sorguda, gözaltındaki isimlere skandal sorular yöneltildiği ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Büro Savcısı Yücel Erkman tarafından yürütülen KPSS soruşturması kapsamında sorguya alınan kadına, “Eşini neden 97 defa aradın?” diye soruldu. Emniyette ifadesi alındığı sırada kendisine bazı HTS kayıtları gösterilen S.Y., “Eşimle görüşmemden daha doğal ne olabilir?” cevabını verdi. S.Y.`nin avukatı ise listeyi kabarık göstermek amacıyla aile içi görüşmelerin de HTS adı altında kendilerine sorulduğunu söyledi. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildikten sonra hakkında tutuklama kararı verilen S.Y.`nin avukatı ise karara pazartesi günü itiraz edeceğini açıkladı. İtiraz 2. Sulh Ceza Hâkimi Mustafa Çorumlu tarafından değerlendirmeye alınacak. Ayrıca gözaltındaki isimlerden birine “Sınavda yüksek puan aldığı bilinen Y.R. ile neden görüştünüz?” sorusu yöneltildi. Ancak Y.R.`nin 70 yaşında olduğu ve sınava girmediği belirlendi. Şüpheli avukatları tarafından Sorgu Hâkimliği`nde görüntülü sorgu yapılması talebi hâkim tarafından reddedildi. Şüphelilerin avukatı Hasan Basri Aksoy, adi bir suç için bile görüntülü sorgulamaya imkân verildiğini belirterek, karara tepki gösterdi. Talebin reddedildiğine dair kararın tutanakla imza altına alındığını ve avukatlarca Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi`ne haber verildiğini bildirdi. Memur olan R. K. “Hazırlandığım bütün sınavlarda Türkiye derecelerim mevcut. 1997 yılındaki ÖSS sınavında ilk 1000`e girdim.” ifadelerini kullandı. T.K. ise girdiği diğer sınavlarda da yüksek puan aldığını söyleyip “2012`de yapılan KPSS sınavında 91 puan alarak matematik öğretmeni olarak atandım. 2012 ve 2013 yıllarında girdiğim ALES sınavlarında da yüksek puanlar aldım.” dedi. N.B. ise iptal edilen KPSS`den sonra girdiği sınavlarda da 88, 89 ve 93 puan gibi yüksek puanlar aldığını vurgulayarak kopya çekmediğini kaydetti.


25 Nisan 2015 Cumartesi  02:16

Zaman

Manşet - Fener`de sarı alarm


Fenerbahçe, zorlu Eskişehir deplasmanına konuk olurken 7 oyuncusu sarı kart sınırında bulunuyor. Galibiyetin garantilenmesi halinde Sarı-Lacivertlilerde Kuyt, Webo, Mehmet Topal gibi oyuncuların kart görerek cezalarını Balıkesirspor karşısında çekebilecekleri konuşuluyor. Avrupa`da ve Türkiye`de bu tür örnekler mevcut. Halit Ölmez İstanbul -Geçen Hafta Bursaspor`u 1-0 yenerek Süper Lig`in zirvesine yerleşen Fener-bahçe`de gözler deplasmanda oynanacak Eskişehirspor maçına çevrildi. Ligin en zor sınavlarından birine çıkacak olan Sarı –Lacivertlilerde tam 7 oyuncu sarı kart sınırında bulunuyor. Üç sarı kartı bulunan Emmanuel Emenike, Selçuk Şahin, Pierre Webo, Dirk Kuyt, Mehmet Topal, Egemen Korkmaz ve Michal Kadlec kart görmeleri halinde 29. haftada Kadıköy`de oynanacak Balıkesir maçında forma giyemeyecek. Haftalar ilerledikçe maçların önemi artarken her futbolcunun üzerine düşen görevde büyük önem kazanıyor. Sarı-Lacivertli camiada ise Eskişehir karşısında üç puanın garantilenmesi halinde bazı oyuncuların kart görerek cezalarını Balıkesir maçında çekmeleri konuşuluyor. İsmail Kartal`ın oyun sisteminde kilit yer tutan Mehmet Topal, Webo, Kuyt ve Egemen`in sarı kart görerek sezon sonuna kadar bu sıkıntının bertaraf edilmesi tartışılıyor. Kartların bilerek görülmesi durumunda hakem ve gözlemci olayı raporlaması halinde Futbol Disiplin Kurulu daha fazla ceza verebiliyor. Bilerek kart görme örneği var Geçmişte yaşanan örneklerle de bu durumun çok uzak bir ihtimal olmadığı ortaya çıkıyor. Süper Lig`de ve Şampiyonlar Ligi`nde teknik adamlar bu yola başvuruyor. Akıllara gelen en yakın örnek ligin ilk yarısındaki Bursaspor-Karabükspor karşılaşmasından. Bursaspor`lu Josue 90+3`te, Karabüklü Mabiala ise 90+4`te ikinci sarıdan kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı. Her iki oyuncu da cezalarını ilk resmi maç olan Türkiye Kupasında çekecekti. Kırmızı kart görmeyip sarı kart ile oyunu tamamlamış olsalardı bir hafta sonra ligde forma giyemeyeceklerdi. İki takımın teknik direktörleri Şenol Güneş ve Tolunay Kafkas basın toplantısında oyuncularının bilerek ikinci sarıdan kırmızı kart gördüklerini itiraf etmişti. Bu ifadelerden sonra Futbol Disiplin Kurulu her iki oyuncuya da 2 maç müsabakalardan men cezası vermişti. Karar sonrası bu düşünce boşa çıkmış oldu. Şampiyonlar Ligi`nde ise 2010-2011 sezonunda Ajax deplasmanına konuk olan Real Madrid`de Sergio Ramos ve Xabi Alonso teknik direktör Jose Mourinho`nun talimatıyla bilerek oyun dışında kalmıştı. Mourinho, grubun formalite maçında oyuncularının cezasını çekmelerini istemiş ancak açılan soruşturmadan kendisi zararlı çıkmıştı. UEFA, Portekizli teknik adama, Ramos ve Alonso`ya 1 maç men cezası verirken talimatı saha içine ileten Casillas ve Dudek`e de para cezaları vermişti. Şikâyetçi Diego Ribas kadroda Fenerbahçe`nin Brezilyalı yıldızı Diego Ribas, 2 hafta sonra maç kadrosunda. Sambacı, Türkiye Kupası`nda oynanan Mersin İdman Yurdu ve Süper Lig`deki Bursaspor müsabakalarında İsmail Kartal tarafından düşünülmemişti. 30 yaşındaki oyuncunun alacakları için kulübü şikâyet etmesinin ardından kesik yemesi `iki taraf arasındaki bağlar koptu` şeklinde yorumlanmıştı. Kanarya bugün 28. haftada Eskişehirspor`a konuk oluyor. Saat 19.00`da, Atatürk Stadı`nda başlayacak karşılaşmada Mustafa Kamil Abitoğlu düdük çalacak. Sarı-Lacivertliler, cezası sebebiyle taraftar desteğinden mahrum kalacak. Ankara şubesine çirkin saldırı Fenerbahçe Kulübü`nün Ankara Şubesi`ne saldırı düzenlendi. Üyelerin evlerine gitmesinin ardından gerçekleşen olay, akşam saat 20.00 sularında Başkent`in en işlek yerlerinden Tunus Caddesi`nde meydana geldi. Ellerinde döner bıçağı ve satırlar bulunan saldırganlar, içerideki bilgisayarları parçaladı, camları kırdı. Kaldırım taşlarıyla tüm malzemeleri parçalayan grup, çevredekilere korku yaşattı. Başkan Aziz Yıldırım, yöneticileri arayarak bilgi aldı.


25 Nisan 2015 Cumartesi  02:16

Zaman

Manşet - Polisin baskın yaptığı Burç Okulu`nda kayıtlar şimdiden doldu


Adana`da erken kayıt döneminde polis ve maliyecilerin baskınına uğrayan Burç Okulları`na verilmek istenen `olumsuz algı` ters tepti. Ulusal ve uluslararası dereceleriyle kentin en başarılı eğitim kurumları arasında gelen Özel Burç Çukurova Okulları`nın 2015–2016 yılı kayıtları doldu. Okul yönetimi düzenlediği `Bahar Şenliği` etkinliğinde konfetiler eşliğinde astığı dev pankartla kayıtlara yoğun ilgi gösteren velilere teşekkür etti. Binlerce veli ve öğrencinin katıldığı organizasyon renkli kültürel ve sportif gösterilerle şölene dönüştü. 2015 YGS şampiyonunu çıkartan Burç Okulları`nda ortaya çıkan kaynaşma tablosu ile önümüzdeki yıla `hazırız` mesajı verildi. Burç Çukurova İlk-Ortaokul Müdürü İlhami Kara, Mart 2015 itibariyle yeni sezon kayıt yenileme işlemlerine başladıklarını belirtti. 21 Mart`ta yaklaşık 40 polis ve 4 maliyeciyle okula hukuksuz baskın yapıldığını hatırlatan Kara, `Bu tamamen bir algıydı. `Acaba kayıtları nasıl engelleyebiliriz?` tarzında bir girişimdi. Ancak Adana halkı okuluna sahip çıktı. Velilerimizin büyük teveccühü ile biz bunu aştık. Bine yakın kayıtla yeni dönem öğrenci alımını tamamladık. Okulumuzu tercih eden velilerimize teşekkür ediyoruz.` dedi. AYNI GÜN 80 KAYIT YAPILDI Kendisi de bir eğitimci olan velilerden Bayram Yiğit, okula yapılan polis baskınının geri teptiğini vurguladı. Aynı gün kuruma 80`in üzerinde yeni kayıt yapıldığını ifade eden Yiğit, `Buraya polisi kimin gönderdiğini bilmiyorum. Keşke 40 polisin yerine Bakanlık Müfettişi gelip, `bu okul eğitimde nasıl Adana birincilerini çıkartıyor?` sorusunun cevabını araştırsaydı.` diye konuştu. POLİS YERİNE MÜFETTİŞLER GELİP BAŞARIYI GÖRMELİYDİ Okullarda artan uyuşturucu, sigara ve benzeri kötü alışkanlıklar ile şiddet olaylarına dikkat çeken Yiğit, Burç Okulları`nda çocukların her yönden mükemmel bir şekilde yetiştirildiğini kaydetti. Yiğit, şöyle devam etti: `Burç`ta öğrencinin sadece bilişsel değil tüm alanlarda gelişimi sağlanıyor. Bu modeli diğer eğitim kurumlarına da taşınması lazım. Bu okul çocukların sabahları sevinerek gittiği, akşamları da ayrılmak istemediği bir yuva. Çünkü sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere doyuyor. Çocuklarımız çok mutlu. Buda derslerine yansıyor. Buradaki model ülke geneline yayıldığında eğitim sisteminin düzeleceğine inanıyorum. Son YGS sınavında 550 binin üzerindeki aday barajı geçemedi. Bir öğrenci 12 yıl eğitim görüyor ve barajı geçemiyor. Çok büyük bir ayıp. Polislerin yerine bakanlık müfettişlerinin gelip bu okulların başarılarını araştırması gerekirdi.` OKULUMUZ YIPRATILMAK İSTENDİ 21 Mart`taki polis baskınını yaşayan velilerden Süleyman Kıvrak ise son derece üzücü olan böyle bir girişimi hiç kimsenin istemediğini ifade etti. Kıvrak, `Ama bizler ve çocuklarımıza bu algı operasyonu yaşatıldı. Fakat buradaki bu topluluk ve yeni sezon kayıtlarının dolmuş olmasından memnunuz. Çocuklarımız hayırlı geleceği adına buraya gönderiyoruz. Elbette yavrularımız bu süreçten etkilendi. Ancak okul yönetimi, veli ve öğrenciler olarak bunun üstesinde geldik. Okulumuz ne kadar yıpratılmak istendi. Buradaki bu manzara sözü edilen niyetin ters teptiğini göstermiştir. İnşallah böyle bir şey hiçbir okulda bir daha yaşatılmaz. Eğitim devam ederken böyle bir baskının yapılmasını manidar buluyoruz.` Burç Çukurova İlkokul yöneticisi Servet Genç de muhteşem bir katılımla öğretmen, veli ve öğrenciler arasındaki birlikteliğin daha da pekiştiğini anlattı. Bu yıl her dalda onlarca derce elde ettiklerini aktaran Genç, kuruma gösterilen ilgiye layık olmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.


21 Nisan 2015 Salı  12:27

Zaman

Manşet - Seçmen, 7 Haziran`da AKP`ye ciddi bir ders verecek


Seçim tahminleriyle tanınan KONDA Araştırma Şirketi`nin sahibi Tarhan Erdem, 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP`ye seçmenin çok ciddi bir ders vereceğini söyledi. Bidebunuizle.com`a konuşan Erdem, “Halk CHP veya MHP`nin oyunu yüzde iki üç artırarak AKP`ye ders veremez, ama HDP`yi barajı geçirirse 50 milletvekili fark eder ve barajı geçirmek için de dört puan kâfidir. Bunu halk gördü ve kasım aralık ayında bu karar verildi. HDP bence barajı geçecek ama burada HDP seçilmeyecek, AK Parti cezalandırılacak. Çünkü bunun başka yolu yok. Türkiye rahatlayacak göreceğiz.” dedi. AKP`nin, 2010 yılına kadar söylediğini destekleyen ve onları gerçekleştirmek isteyen bir yolda yürüdüğünü, 2010 yılından sonra ise farklı bir yola girildiğini vurguladı. Erdem, şunları kaydetti: “Türkiye`de çok alışılmış, iktidarını bırakmak istemeyen bir parti havasıyla ifade özgürlüğü, demokraside gerilemeler başladı maalesef. Benim yorumlayabildiğim AK Parti`nin 2010`dan sonra kendisine çok haksızlık ettiğidir. AK Parti eğer söylediğimi yapabilmiş olsaydı bugün 330 falan söz konusu değildi, hepsini geçmişti. Çok ileri bir noktadaydı. Ama bugün çok ciddi bir ders verilmek üzeredir AK Parti`ye. 2015 seçiminde önemli bir krize gidiyor Türkiye. İktidar çoğunluğunu almış olsalar dahi az bir ekseriyetle alacaklar. 276, 290, 300 de olsa aynı şey. Düşününüz ki Yüce Divan oylamasında en az 45 fire vardı. Bu demek ki gelecek aritmetik zor bir aritmetiktir. 2012`den itibaren Türkiye bir siyasi tıkanıklığa girdi. Ve bunun şimdiki idarecilerin umdukları gibi bitmeyeceğinden eminim, bu hepimiz için çok ağır bir durumdur.”


21 Nisan 2015 Salı  03:12

Hürriyet

Astroloji - Gezegenler Boğa burcunda toplanırken…


Geçtiğimiz hafta Boğa burcuna geçen Merkür`ün ardından bu hafta da Güneş Boğa burcunda geçiş yapacak.


20 Nisan 2015 Pazartesi  15:31

ODATV

Gündem - Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Özden, Atilla Sertel hakkında konuştu


`Sertel atanmadı, maaş almıyor...`


24 Nisan 2015 Cuma  17:03

Zaman

Manşet - Polis, gözaltındaki annenin 1 yaşındaki bebeğini koridora attı


2010 yılında gerçekleştirilen Kamu Personeli Seçme Sınavı`nda (KPSS) kopya iddiasıyla ilgili operasyonda gözaltına alınan bir anne, 1 yaşındaki çocuğuyla, Ankara Emniyet Müdürlüğü`nde görüştürülmedi. Yaşanan bu olay kameraya yansıdı. Ankara Barosu yetkililerinin çabaları sonucu bir süre sonra çocuk annesi ile buluşturuldu. Şanlıurfa Barosu avukatı Halil Baturay konu hakkında yaptığı açıklamada, farklı bir ilden gelen müvekkiline savcının yaptığı muamelenin bir hukuk garabeti olduğunu anlattı. Baturay, şöyle devam etti: `Müvekkilimin eşi ve 2 tane çocuğu beraberinde gelmiş. Geldikten sonra 2 çocuğu babasına bırakmışlar. Yaklaşık 2- 3 gündür otel odalarında bu insanlar rezil rüsva durumdalar. Bugün sabahleyin müvekkilin büyük kızı rahatsızlandı, hastaneye götürdüler. 1 yaşındaki çocuğu da biz getirdik, annesiyle görüştürebilme şansına sahip oluruz diye düşünüyorduk. Ancak içeride karşılaştığımız muamele; önce savcı beyle görüştüler. Savcı bey de `ben hiçbir şey yapamam, burası çocuk yuvası değil, götürün nereye götürürseniz` diye bir cevap aldık. Daha sonra Ankara Barosu`nun çocuk koruma bürosu ile diğer temsilcileri sağ olsun araya girdiler. En azından birkaç dakika çocuğun annesini görme imkanı doğdu. Çocuğu aldık. Babası hastanede diğer çocukla birlikte. 1 yaşındaki çocuk ortalıkta.` `OPERASYON 2010 KPSS İLE ALAKALI, MÜVEKKİLİM 2010`DAKİ SINAVLA ATANMAMIŞ` Avukat Baturay, müvekkilinin gözaltına alınma sebebini `2010 KPSS sınavıyla alakalı iken müvekkilim KPSS 2010`daki sınavla atanmamış. Atandığı KPSS yılı 2009. Yani 2009 yılında yapılan sınavla ataması yapılıyor. Operasyon 2010 yılının, müvekkilimle alakası yok.` diye aktardı. `EN SON 7- 8 TANE SORU, `ŞU ÖRGÜTE ÜYE MİSİNİZ` ŞEKLİNDE` Soruşturma anındaki hukuksuzluklar hakkında konuşan Baturay, `İfadelerle alakalı hukuksuzluklar var. Operasyon, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve örgüt üyeliğinden. Ancak sorulan sorularda, yaklaşık 36 tane soru soruluyor. Bu soruların ilk 11 tane sorusu şahsi bilgiler. En son 7- 8 tane soruda `şu örgüte üye misiniz, değil misiniz?, Örgütün şurasına gittiniz mi?` şeklinde. Ortada somut bir delil veya bulgu varsa bu soruları sorarsınız. Ortada olmayan bir şeyle ilgili soyut bir şey sormanız hukuka ve yasaya açıkça aykırıdır. Geri kalan sorularda da ölçme ve değerlendirme uzmanının hazırlamış olduğu bilirkişi raporu. Eğer, bir bilirkişi raporu hazırlanacaksa bunun kapsamı bilirkişi raporu olarak hazırlanması lazım. Yani ölçme ve değerlendirme uzmanları sadece soruların zorluk ve kolaylık olayıyla alakalı bilgi ve rapor hazırlayabilirler. Sınava giren şahısların psikolojik, sosyolojik durumlarıyla alakalı herhangi bir durum yok dosyada. Daha doğrusu bize sorulmadı. Dosyada da gizlilik kararı olduğu için dosyaya vakıf olamıyoruz. Bize sorulardan yola çıkarak biz bu kanaate varıyoruz. İlk 10 soru ve son 6 sorunun geriye kalan sorularda toplam 2 veya 3 soru vardır. Ancak burada aynı soruları ardarda sıralayarak çoğaltmaya çalışmışlar. Yani 36 soruyu netleştirdiğinizde karşınıza çıkabilecek 5 ya da 6 tane soru vardır.` diye devam etti. `3 GÜNDÜR BOŞU BOŞUNA BEKLETİLİYOR, BİR HUKUK GARABETİ` Soruşturmanın devam ettiğini kaydeden Şanlıurfa Barosu avukatı Halil Baturay, içeride bir kısım şahısların şüphelilerin beyanlarının alındığını ifade etti. Baturay, `Bizim müvekkilin beyanı geldiğimiz pazartesi günü alındı. Fakat 3 gündür boşu boşuna bekletiliyor. Savcı bey herhalde şunu düşünemiyor; tamam çocuğu ne yaparsanız yapın da bizim istirhamımız bunu bekleteceğine annesinin ifadesini alsaydı ve gerekli işlemleri yapsaydı. Bunu da yapmıyorlar. Maalesef böyle bir hukuk garabeti yaşanıyor. Aldığımız bilgilere göre sabah 09`da çıkaracaklarını söylüyorlar da bunun ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz.` dedi. (CİHAN)


22 Nisan 2015 Çarşamba  21:48

Zaman

Manşet - KPSS gözaltısındaki annenin 1 yaşındaki bebeği koridora attılar


2010 yılında gerçekleştirilen Kamu Personeli Seçme Sınavı`nda (KPSS) kopya iddiasıyla ilgili operasyonda gözaltına alınan bir anne, 1 yaşındaki çocuğuyla, Ankara Emniyet Müdürlüğü`nde görüştürülmedi. Yaşanan bu olay kameraya yansıdı. Ankara Barosu yetkililerinin çabaları sonucu bir süre sonra çocuk annesi ile buluşturuldu. Şanlıurfa Barosu avukatı Halil Baturay konu hakkında yaptığı açıklamada, farklı bir ilden gelen müvekkiline savcının yaptığı muamelenin bir hukuk garabeti olduğunu anlattı. Baturay, şöyle devam etti: `Müvekkilimin eşi ve 2 tane çocuğu beraberinde gelmiş. Geldikten sonra 2 çocuğu babasına bırakmışlar. Yaklaşık 2- 3 gündür otel odalarında bu insanlar rezil rüsva durumdalar. Bugün sabahleyin müvekkilin büyük kızı rahatsızlandı, hastaneye götürdüler. 1 yaşındaki çocuğu da biz getirdik, annesiyle görüştürebilme şansına sahip oluruz diye düşünüyorduk. Ancak içeride karşılaştığımız muamele; önce savcı beyle görüştüler. Savcı bey de `ben hiçbir şey yapamam, burası çocuk yuvası değil, götürün nereye götürürseniz` diye bir cevap aldık. Daha sonra Ankara Barosu`nun çocuk koruma bürosu ile diğer temsilcileri sağ olsun araya girdiler. En azından birkaç dakika çocuğun annesini görme imkanı doğdu. Çocuğu aldık. Babası hastanede diğer çocukla birlikte. 1 yaşındaki çocuk ortalıkta.` `OPERASYON 2010 KPSS İLE ALAKALI, MÜVEKKİLİM 2010`DAKİ SINAVLA ATANMAMIŞ` Avukat Baturay, müvekkilinin gözaltına alınma sebebini `2010 KPSS sınavıyla alakalı iken müvekkilim KPSS 2010`daki sınavla atanmamış. Atandığı KPSS yılı 2009. Yani 2009 yılında yapılan sınavla ataması yapılıyor. Operasyon 2010 yılının, müvekkilimle alakası yok.` diye aktardı. `EN SON 7- 8 TANE SORU, `ŞU ÖRGÜTE ÜYE MİSİNİZ` ŞEKLİNDE` Soruşturma anındaki hukuksuzluklar hakkında konuşan Baturay, `İfadelerle alakalı hukuksuzluklar var. Operasyon, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve örgüt üyeliğinden. Ancak sorulan sorularda, yaklaşık 36 tane soru soruluyor. Bu soruların ilk 11 tane sorusu şahsi bilgiler. En son 7- 8 tane soruda `şu örgüte üye misiniz, değil misiniz?, Örgütün şurasına gittiniz mi?` şeklinde. Ortada somut bir delil veya bulgu varsa bu soruları sorarsınız. Ortada olmayan bir şeyle ilgili soyut bir şey sormanız hukuka ve yasaya açıkça aykırıdır. Geri kalan sorularda da ölçme ve değerlendirme uzmanının hazırlamış olduğu bilirkişi raporu. Eğer, bir bilirkişi raporu hazırlanacaksa bunun kapsamı bilirkişi raporu olarak hazırlanması lazım. Yani ölçme ve değerlendirme uzmanları sadece soruların zorluk ve kolaylık olayıyla alakalı bilgi ve rapor hazırlayabilirler. Sınava giren şahısların psikolojik, sosyolojik durumlarıyla alakalı herhangi bir durum yok dosyada. Daha doğrusu bize sorulmadı. Dosyada da gizlilik kararı olduğu için dosyaya vakıf olamıyoruz. Bize sorulardan yola çıkarak biz bu kanaate varıyoruz. İlk 10 soru ve son 6 sorunun geriye kalan sorularda toplam 2 veya 3 soru vardır. Ancak burada aynı soruları ardarda sıralayarak çoğaltmaya çalışmışlar. Yani 36 soruyu netleştirdiğinizde karşınıza çıkabilecek 5 ya da 6 tane soru vardır.` diye devam etti. `3 GÜNDÜR BOŞU BOŞUNA BEKLETİLİYOR, BİR HUKUK GARABETİ` Soruşturmanın devam ettiğini kaydeden Şanlıurfa Barosu avukatı Halil Baturay, içeride bir kısım şahısların şüphelilerin beyanlarının alındığını ifade etti. Baturay, `Bizim müvekkilin beyanı geldiğimiz pazartesi günü alındı. Fakat 3 gündür boşu boşuna bekletiliyor. Savcı bey herhalde şunu düşünemiyor; tamam çocuğu ne yaparsanız yapın da bizim istirhamımız bunu bekleteceğine annesinin ifadesini alsaydı ve gerekli işlemleri yapsaydı. Bunu da yapmıyorlar. Maalesef böyle bir hukuk garabeti yaşanıyor. Aldığımız bilgilere göre sabah 09`da çıkaracaklarını söylüyorlar da bunun ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz.` dedi. (CİHAN)


22 Nisan 2015 Çarşamba  20:04

Zaman

Manşet - KPSS gözaltısındaki anne 1 yaşındaki çocuğu ile görüştürülmedi


2010 yılında gerçekleştirilen Kamu Personeli Seçme Sınavı`nda (KPSS) kopya iddiasıyla ilgili operasyonda gözaltına alınan bir anne, 1 yaşındaki çocuğuyla, Ankara Emniyet Müdürlüğü`nde görüştürülmedi. Yaşanan bu olay kameraya yansıdı. Ankara Barosu yetkililerinin çabaları sonucu bir süre sonra çocuk annesi ile buluşturuldu. Şanlıurfa Barosu avukatı Halil Baturay konu hakkında yaptığı açıklamada, farklı bir ilden gelen müvekkiline savcının yaptığı muamelenin bir hukuk garabeti olduğunu anlattı. Baturay, şöyle devam etti: `Müvekkilimin eşi ve 2 tane çocuğu beraberinde gelmiş. Geldikten sonra 2 çocuğu babasına bırakmışlar. Yaklaşık 2- 3 gündür otel odalarında bu insanlar rezil rüsva durumdalar. Bugün sabahleyin müvekkilin büyük kızı rahatsızlandı, hastaneye götürdüler. 1 yaşındaki çocuğu da biz getirdik, annesiyle görüştürebilme şansına sahip oluruz diye düşünüyorduk. Ancak içeride karşılaştığımız muamele; önce savcı beyle görüştüler. Savcı bey de `ben hiçbir şey yapamam, burası çocuk yuvası değil, götürün nereye götürürseniz` diye bir cevap aldık. Daha sonra Ankara Barosu`nun çocuk koruma bürosu ile diğer temsilcileri sağ olsun araya girdiler. En azından birkaç dakika çocuğun annesini görme imkanı doğdu. Çocuğu aldık. Babası hastanede diğer çocukla birlikte. 1 yaşındaki çocuk ortalıkta.` `OPERASYON 2010 KPSS İLE ALAKALI, MÜVEKKİLİM 2010`DAKİ SINAVLA ATANMAMIŞ` Avukat Baturay, müvekkilinin gözaltına alınma sebebini `2010 KPSS sınavıyla alakalı iken müvekkilim KPSS 2010`daki sınavla atanmamış. Atandığı KPSS yılı 2009. Yani 2009 yılında yapılan sınavla ataması yapılıyor. Operasyon 2010 yılının, müvekkilimle alakası yok.` diye aktardı. `EN SON 7- 8 TANE SORU, `ŞU ÖRGÜTE ÜYE MİSİNİZ` ŞEKLİNDE` Soruşturma anındaki hukuksuzluklar hakkında konuşan Baturay, `İfadelerle alakalı hukuksuzluklar var. Operasyon, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve örgüt üyeliğinden. Ancak sorulan sorularda, yaklaşık 36 tane soru soruluyor. Bu soruların ilk 11 tane sorusu şahsi bilgiler. En son 7- 8 tane soruda `şu örgüte üye misiniz, değil misiniz?, Örgütün şurasına gittiniz mi?` şeklinde. Ortada somut bir delil veya bulgu varsa bu soruları sorarsınız. Ortada olmayan bir şeyle ilgili soyut bir şey sormanız hukuka ve yasaya açıkça aykırıdır. Geri kalan sorularda da ölçme ve değerlendirme uzmanının hazırlamış olduğu bilirkişi raporu. Eğer, bir bilirkişi raporu hazırlanacaksa bunun kapsamı bilirkişi raporu olarak hazırlanması lazım. Yani ölçme ve değerlendirme uzmanları sadece soruların zorluk ve kolaylık olayıyla alakalı bilgi ve rapor hazırlayabilirler. Sınava giren şahısların psikolojik, sosyolojik durumlarıyla alakalı herhangi bir durum yok dosyada. Daha doğrusu bize sorulmadı. Dosyada da gizlilik kararı olduğu için dosyaya vakıf olamıyoruz. Bize sorulardan yola çıkarak biz bu kanaate varıyoruz. İlk 10 soru ve son 6 sorunun geriye kalan sorularda toplam 2 veya 3 soru vardır. Ancak burada aynı soruları ardarda sıralayarak çoğaltmaya çalışmışlar. Yani 36 soruyu netleştirdiğinizde karşınıza çıkabilecek 5 ya da 6 tane soru vardır.` diye devam etti. `3 GÜNDÜR BOŞU BOŞUNA BEKLETİLİYOR, BİR HUKUK GARABETİ` Soruşturmanın devam ettiğini kaydeden Şanlıurfa Barosu avukatı Halil Baturay, içeride bir kısım şahısların şüphelilerin beyanlarının alındığını ifade etti. Baturay, `Bizim müvekkilin beyanı geldiğimiz pazartesi günü alındı. Fakat 3 gündür boşu boşuna bekletiliyor. Savcı bey herhalde şunu düşünemiyor; tamam çocuğu ne yaparsanız yapın da bizim istirhamımız bunu bekleteceğine annesinin ifadesini alsaydı ve gerekli işlemleri yapsaydı. Bunu da yapmıyorlar. Maalesef böyle bir hukuk garabeti yaşanıyor. Aldığımız bilgilere göre sabah 09`da çıkaracaklarını söylüyorlar da bunun ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz.` dedi.


22 Nisan 2015 Çarşamba  17:21

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  

22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  20 yas üstü arabalar  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  17 mart flaşh tv ana haber izle  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  26 ocak takvim gazetesi  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  03 kasım 2009 radikal gazetesi oku  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  24 mays posta gazetesi zafer plaza talihlileri  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları  22 nisan2013 fox haber başlıkları