Bulunan Haber Sayısı: 57
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - İzmit Körfezi`nde köprü ücreti 100 lira olacak


İstanbul-İzmir arasını 3,5 saate indirecek Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi`nin en önemli geçiş noktası olan İzmit Körfez Geçişi Köprüsü`nün inşaatı devam ediyor.252 metre yükseklikte olması planlanan köprü ayakları önceki gün itibarıyla 161 metreye ulaştı. Çalışmalarda bir aksaklık yaşanmadığı takdirde gelecek yıl haziranda köprüden yürüyerek, aralıkta ise araçla geçilebilecek. 1,5 saat süren Dilovası-Altınova arasını 6 dakikaya düşürecek olan köprüden bugünkü dolar kuruna göre, yaklaşık 100 TL ödenerek geçilecek.Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Yap-İşlet-Devret modeli ile ihale edilen Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyol Projesi`nin en önemli ayaklarından biri olan İzmit Körfez Geçişi Köprüsü inşaatında çalışmalar kesintisiz sürüyor. Karada imal edildikten sonra denize batırılan 38 bin 404 ton ağırlığında keson temelleri üzerinde geçen temmuzdan bu yana yükselmeye başlayan köprü kulelerinin boyu 161 metreye ulaştı. Köprü kulelerinin parçaları Gemlik`te imal edilerek Altınova`da bulunan bir tersaneye getiriliyor. Burada montaj işlemleri için hazırlanan parçalar yurtdışından kiralanan yüzer bir vinç yardımıyla yerlerine takılıyor. Köprünün temel atma töreni 29 Ekim 2010`da gerçekleştirildi. O dönem köprünün geçiş ücreti 35 dolar+KDV olarak açıklanmıştı. Köprünün geçiş ücreti halen 35 dolar; fakat geçiş fiyatı açıklandığında dolar kuru 1,43 iken bugün ise 2,30 TL. 2010 yılında açıklanan fiyatla vatandaşlar 60 TL`ye Körfez`den geçebilecekken, bugünkü kura göre ise köprünün geçiş fiyatı 100 liraya dayanmış durumda. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, dün Kocaeli`nde köprü geçiş ücretine ilişkin soru üzerine maliyete değinmezken, “Bizim yıllık yakıt ve emekten tasarrufumuz 650 milyon dolar olacak.” dedi.


26 Ekim 2014 Pazar  02:12

Zaman

Manşet - Tunus, demokrasi yolunda kritik virajda


Arap Baharı`nın doğduğu ülke Tunus, devrimin ardından ikinci demokratik genel seçimlerine gidiyor. Tunus`ta 5,2 milyon seçmen 217 milletvekilini bugün seçiyor. Siyasal istikrarsızlık, ekonomik sorunlar ve yükselişe geçen terör eylemleri, eski rejimin temsilcilerinin geri dönüşüne zemin hazırlıyor.Üniversite mezunu seyyar satıcı Muhammed Buazizi`nin tezgâhının polis tarafından elinden alınması ve şiddete maruz kalması sonrası kendisini yakmasıyla 2010 Aralık ayında Arap Baharı`nın patlak verdiği ülke Tunus, bugün ikinci demokratik genel seçimlerine gidiyor. Ocak ayında, Kuzey Afrika`nın en demokratik sivil anayasasını kabul eden ülkede, seçimlerin eski rejimin temsilcileriyle İslamcı Ennahda arasında geçmesi bekleniyor. Yeni anayasaya göre `kadın ve erkeklerin ödevler ve haklar açısından yasalar karşısında eşit` olduğu ülkede, sayısı 5,2 milyonu bulan seçmenler 217 sandalye için yarışacak olan 13 bin adaya oy verecek. Müslüman Kardeşler hareketiyle bağlantılı Ennahda Partisi ile 14 Ocak 2011`de devrilen diktatör Zeynel Abidin bin Ali döneminin uzantısı olan Nida Tunus Partisi arasında çekişmeye sahne olacağı düşünülen seçimlerde, adayların yüzde 47`si kadın. Bu sayı, Arap ülkelerindeki en yüksek orana tekabül ediyor.Bin Ali`in devrilmesinin ardından sendikaların, bazı işadamlarının ve eski rejim döneminden siyasetçilerin birleşmesiyle kurulan Nida Tunus Partisi`nin kampanyasının merkezinde `İslamcı politikalara` muhalif olup kaybolan orta sınıfı geri getirmek yer alıyor. Ennahda ise kurucu meclis döneminden tecrübeyle çıktığını ve ülkenin ihtiyaç duyduğu gerekli reformlar için geniş tabanlı bir hükümete ihtiyaç duyulduğu savunmasıyla halktan oy bekliyor.ORSAM araştırmacılarından Kuzey Afrika uzmanı Nebahat Tanrıverdi, Ennahda önde gözükse de mevcut seçim sistemindeki `Hare Kotası` nedeniyle seçimlerin ardından ülkeyi bir koalisyon hükümetinin yöneteceği değerlendirmesinde bulunuyor. Tanrıverdi, “Seçim sisteminin kendisi, kutuplaşmayı önlüyor. 2011`de de olduğu gibi tek partinin hükümet kurması zor.” diyor.`Pew Research` araştırma merkezinin yaptığı ankete göre halk, son dört yılda siyasal istikrarsızlıktan ve ekonomik sorunlardan yorgun düşmüş gözüküyor. Ankete katılan Tunusluların yüzde 59`u güçlü lider isterken 2012 yılında oranları yüzde 63 olan demokrasi taraftarları bugün yüzde 47`de kalıyor. Tunuslu gazeteci Fatma Ben Dhou da “Sandığa gidip vatandaşlık görevimi yerine getireceğim. Ama 2011 yılındaki kadar heyecanlı değilim.” sözleriyle 2011`den bu yana devrimin ne kadar yara aldığını özetliyor.


26 Ekim 2014 Pazar  02:12

Sözcü

Gündem - Haftalık burç yorumları



22 Ekim 2014 Çarşamba  13:22

Radikal

Yazarlar - Akrep burcunda güneş tutulması - DİDEM ŞARMAN - Radikal


2014 yılının son Güneş Tutulması, 23 Ekim 2014 saat 23:56 itibariyle gerçekleşiyor. Türkiye`den gözlemleyemeyeceğimiz, Kuzey Amerika ve Pasifik`in kuzey doğusunda gözlemlenebilecek olan tutulma ile birlikte gökyüzü bir kere daha enerjisini yoğunlaştırıyor ve değişim için gerekli cesareti bize sunuyor. - DİDEM ŞARMAN


24 Ekim 2014 Cuma  03:06

Hürriyet

Yazarlar - 13. burcu açıklıyorum - Ajda PEKKAN


12 burç yetmedi, 13. burcu çıkardılar başımıza; yok yılan burcu dediler, yok bütün burçların tarihleri değişti dediler.


19 Ekim 2014 Pazar  03:29

Hürriyet

Magazin - 13. burcu açıklıyorum


12 burç yetmedi, 13. burcu çıkardılar başımıza; yok yılan burcu dediler, yok bütün burçların tarihleri değişti dediler.


19 Ekim 2014 Pazar  03:11

Zaman

Manşet - Zagreb belediye başkanı yolsuzluktan gözaltına alındı


Hırvatistan`ın başkenti Zagreb`in Belediye Başkanı Milan Bandiç, “yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla önceki akşam gözaltına alındı.Yolsuzlukla mücadele ekipleri, Bandiç`in evinde 6 saat boyunca arama yaptı. Savcılığın internet sitesinde olayla ilgili yapılan açıklamada, “Aylar süren inceleme sonucunda çok sayıda kişi yasa dışı faaliyet şüphesiyle tutuklanmıştır.” ifadeleri kullanıldı. Hırvatistan Yolsuzlukla Mücadele Kurumu tarafından yapılan açıklamada da Bandiç`le beraber iki çalışma arkadaşının da gözaltına alınanlar arasında olduğu bildirildi. Operasyonun belediye hizmetlerini yöneten Zagrebacki Holding`le ilgili olduğu açıklanırken, Bandiç dışındaki tutukluların isimleri ve suçlu bulunmaları durumunda alacakları ceza ile ilgili bilgi verilmedi. Zagreb Belediyesi, başkanın gözaltına alınmasının günlük hizmetlerini etkilemeyeceğini açıkladı.Yaklaşık 10 yıldır Zagreb belediye başkanı olarak görev yapan Bandiç, 2010 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerine de katılmış ve ikinci turda Ivo Josipoviç`e karşı kaybetmişti. Daha önce de hakkında çok sayıda yolsuzluk iddiaları gündeme gelen siyasetçi, ilk kez bu suçlamayla gözaltına alınıyor. AB üyelik sürecindeki yavaşlamaya son vermek isteyen Hırvatistan, 2010 yılında yolsuzluğa karşı kapsamlı bir mücadele başlatmış, aralarında eski başbakan Ivo Sanader`in de bulunduğu çok sayıda üst düzey isim yargılanarak mahkûm edilmişti. Orta Avrupa ülkesi, geçen yılın temmuz ayında da Birlik`e kabul edilerek 28. üye olmuştu.


21 Ekim 2014 Salı  06:00

Zaman

Manşet - Gökmen: Haklının yanında durmazsam sazıma ihanet etmiş olurum


Burç FM`de Görüş Günü adlı program yapan Türk halk müziği sanatçısı Gökmen`e, şu an Silivri Cezaevi`nde bulunan eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer`in yazdığı mektup büyük ses getirdi. Sanatçı, binlerce kişinin paylaştığı bu mektubun hikâyesini ve bu süreçte kendi yaşadıklarını bizimle paylaştı.Ali Fuat Yılmazer`in size yazdığı mektup çok konuşuldu. 17 Aralık sürecinde de polis ailelerine destek verdiniz. Bu isimlerle daha önceden tanışıyor muydunuz?Emniyet teşkilatına yabancı biri değilim. Konserler vesilesiyle emniyet müdürlerimiz ve polis memuru arkadaşların birçoğuyla tanışmıştık. Beni ve türkülerimi seviyorlardı. Polis teşkilatının çeşitli programlarına katılıyordum. Birçok sanatçı onlardan orkestra parası isterken ben yeri geliyor kendi cebimden masrafları karşılayıp programlarına katılıyordum. Bu süreç zarfında birçoğunu tanıma fırsatım oldu. Hepsi de çok başarılı ve kahramanca işlere imza attı. Nasıl ki iyi günlerinde yanlarındaysam kötü günlerinde de yanında olmalıydım. Gözaltına alınma ve adliye süreçlerinde ailelerinin yanında olup destek vermek istedim. Bu süreçte sanatçı kimliğimi bir tarafa bıraktım. Onların ailesinden biriymiş gibi davrandım.Bu isimleri desteklemenizin başka bir sebebi var mı? Onları diğer polislerden ayıran şey sadece geçmişe dayanan tanışıklığınız mı?Bu isimler, bana polisi ve devleti sevdiren isimler. Onların hepsi birer babayiğit. Ben Diyarbakırlıyım. Gençlik çağlarımızda bize polis dediklerinde ürperirdik. Güneydoğu`da birçok genç de benim gibi düşünüyordu. Çünkü o dönem polisin bölge halkına davranışları hiç iyi değildi. Hepimize potansiyel suçlu gözüyle bakıyorlardı. Polislere bakışım Ömer Köse, Yurt Atayün ve Tufan Ergüder`i tanıyınca değişti. Hatta bir keresinde Ömer Özüyılmaz ve Ömer Köse`ye `Siz gerçek misiniz?` diye sormuştum. Polislerde bu denli sevgi ve saygının olabileceğini düşünmemiştim. Bir gün Yurt müdürle yemek yiyecektik. Emniyetten çıkarken `devletin aracını boşa kullanmayayım` diye makam arabasına binmeyip benimle birlikte Rami`ye kadar yürüdü. İçimden bu nasıl devlet malına sahip çıkmaktır, deyip duygulanmıştım.Ali Fuat Yılmazer ile tanışıklığınız var mıydı?O dönemlerde Ali Fuat Bey ile de tanışmıştık. Çok yoğun çalışıyorlardı. Bazen birlikte çay içmeye giderdik. Sazımı da yanımda götürürdüm. Benden türkü isterlerdi ben de söylerdim. Bu süreç yaşanınca ailemle onların ailelerine destek verdim. Ama televizyon ve gazetelere çıkıp bunu dillendirmedim. Hatta mektuptan bile kimseye bahsetmedim.Nedir bu mektubun hikâyesi?Ali Fuat Yılmazer`den mektup gelince evde okudum ve saatlerce ağladım. Oğlum da benimle birlikte ağlamaya başladı. Ama kimseye bahsetmedim. Çünkü bana yazılmış özel duygulardı. Hak etmediğim halde bana yazılmıştı. Onlar ve aileleri pazartesi günleri Burç FM`de yaptığım `Görüş Günü` adlı programı dinliyorlardı. Benden türkü istiyorlardı. Sonra ailesi vesilesiyle Ali Fuat Bey`den bir mesaj geldi. `Acaba yazdıklarımızı yakıştıramadı da mı programda okumadı?` diye. Oysaki ben kendimle ilgili ve içinde bana karşı methiyeler olduğu için başkasına söylemeye hicap ettim. Fakat kendisinden böyle bir talep gelince okudum. Radyoda çalışan Barış kardeşim okudu, ben de Metris türküsünü söyledim.Mektubun bu kadar ilgi çekeceğini düşünmüş müydünüz?Açıkçası hayır. Biz tamamen gönlümüzden geldiği gibi söyledik. Sonra internet ortamında insanlarla paylaştık. Sonrasında birçok ünlü yazarın da içinde olduğu binlerce insan tarafından paylaşıldı, milyonlarca insan dinledi. Çok büyük ilgi gördü. Ben bu durumdan kendime zerre kadar pay çıkarmıyorum. Bu tamamen mektubun sahibinin duygularının güzelliğinden kaynaklanıyor.Başka mektuplar da geldi mi?Evet. Geçtiğimiz günlerde Yurt Atayün`den böyle bir mektup aldım. Şu an çantamda. O kadar güzel şeylerden bahsetmiş ki duygulandım, okuyamadım. Ama onu da nasipse bu hafta (yarın) okuyacağım. Onu da yine radyodan sonra internet ortamında paylaşacağım. Olup biten bunca haksızlığa, sanatçıların tepki göstermesi gerekiyor. Hatta sadece sanatçının değil, adam olan adamın bu zulümlere karşı sessiz kalmaması lazım. Kaldı ki sanatçılar olarak biz duygu işi yapıyoruz. Ben ilk önce sazıma saygı göstereceğim ki söylediklerim kalplerde yer bulsun. Sırf para için yapılacak bir şey değil sanat. Bu zulme sessiz kalan sanatçılar hangi duyguda, nasıl bir alışverişte bilmiyorum, işin açıkçası merak da etmiyorum. Herkes bu süreçte yaşadıklarını Allah`a havale etti, ben de havale ediyorum.Yüze yakın konserim iptal edildiBu süreçte polis ve ailelerinin yanında bulunmanızın işlerinize bir etkisi oldu mu?Bugüne kadar yüze yakın konserim iptal oldu. Yanlış anlaşılmasın bundan şikayetçi değilim. Bize salon da vermeyebilirler. Çıkar çay bahçesinde söyleriz türkümüzü. Bizim yolumuz belli. Yaptığımız hayır işleri vardı. Konserlerden çok onların aksaması üzdü beni. Onun haricinde rızkı veren Allah. Annem bana, `Allah ayağını taşa değdirmesin, elini attığın altın olsun.` diye dua ederdi. Bu yaşa kadar hep altın oldu. Bugün konserlerimiz yok ama huzurluyum. Halen kirada oturuyorum ama aile içinde huzurum var. Eskiden çocuğumla ilgilenemiyordum şimdi ilgilenebiliyorum. Belki bu süreçte Silivri`de yatan kahramanların ailelerinin yanında olmam gerekiyordu, Allah böyle bir yolda konserlerimizi iptal ettirerek onlarla birlikte olmamızı sağladı. O insanlardan ve evlatlarından aldığım dua benim için trilyonlarca liradan daha önemli. Bu süreçte, Ahmet Kaya`nın neden bu ülkeyi terk ettiğini daha iyi anladım. Düşünün aklınızda çok güzel projeler var ama herkes size farklı bir gözle bakıyor. Beni konsersizlik yıkmadı. Beni rahatsız eden tek şey bakışlardı. Sanki vatana ihanet etmişim gibi bakıyorlardı. Bugüne kadar elim sazdan başka bir şeye değmedi.Sanatçı arkadaşlarınızdan da size böyle bakanlar oldu mu?Zannetmiyorum çünkü benim kim olduğumu herkes çok iyi biliyor. Ben türkülere gönül vermiş biriyim. Hem alaylı hem de mektepli bir sanatçıyım. Bu güne kadar yüzlerce beste yaptım. Birçok ünlü sanatçı eserlerimi seslendirdi. Yaptığım programlar ödül aldı. Türküseverler sağolsunlar beni hep el üstünde tuttu. Bu yüzden sanatçı arkadaşlarımın bana böyle bakacaklarını düşünmüşyorum. Eskiden telefonlarım susmazdı, şimdi sadece arayanların sayısı azaldı.O polislerin gerçekten suçlu olabileceğini düşündünüz mü hiç?Hayır! Aklım öyle bir şey söylese, o aklı keser atarım. Çünkü onları çok iyi tanıyorum. Böyle bir şey mümkün değil. Sütte leke var, polisinden müdürüne bu insanlarda yok. Siz bu insanları aç bırakarak, Metris`ten Silivri`ye göndererek, avukatlarıyla görüştürmeyerek insanlıklarından zerre kadar eksiltemezsiniz. Bir defa çok asiller. Aileleri de yetiştirdiği çocuklar da pırıl pırıl. Zaten bu süreçte herkes onları gördü. Bağırıp çağırmadılar. Sabırla, sebatla, tevekkülle beklediler, bekliyorlar.Bu mektup haricinde Yusuflara Selam Olsun isimli bir eser daha bestelediniz. Onun hikâyesi nedir?Ramazan ayıydı ve çok dolmuştum. Bekir Salim abiden bir söz yazmasını rica ettim. Bu duygularla besteledim. O insanlar maddi anlamda bir desteği kabul etmez ama en azından manevi bir destek olsun diye bu eseri yaptım. Yusuflara ve ailelerine selam olsun.Bana hakaret edenlere de sevgiyle bakıyorumHer fırsatta Fethullah Gülen Hocaefendi`ye olan sevginizi dillendiriyorsunuz…12 yıl önce de söylüyordum şimdi de söylüyorum. Fethullah Gülen Hocaefendi`yi çok seviyorum. Eskiden bana arkadaşlarım yahu bunu her yerde söyleme diyordu. Sevdiğimi söylemekten neden çekineyim. Kendisine edilen hakaretler beni o kadar yıkıyor ki. Ona ve bu süreçte Camiaya edilen hakaretlerin hepsini üzerime alıyorum. O hakaretlerin hepsi benim olsun ama o abilerimize, ablalarımıza bir şey söylenmesin. Çünkü onlar bunu hak etmiyor. Onların tek derdi Allah rızası. Ben bir başkasının sevdiğine de o seviyor diye saygı gösteriyorum. Benim sevdiğime de sen böyle bak. Hakaret etme. Bana hakaret eden insanlara bile sevgiyle bakıyorum. Çünkü biz kardeşiz.Bu süreç nasıl sonuçlanır sizce? Bu üzücü günler bir gün bitecek. Haksızı, haklıyı herkes görecek. Gönül insanları kin tutmaz. O zaman hatalı olan kardeşlerimize arkamızı dönecek değiliz. Biz Hocaefendi`den bunu, gördük bunu öğrendik. Onca hakaret, onca iftiraya rağmen kendine kötülük yapanlara hakkını defalarca helal ettiğini söyledi. Her şey çok güzel olacak. Allah her şeyin hayırlısını nasip edecek. Her şeyin aydınlığı bizi bekliyor. Sıkıntının en dibinde Allah diyebiliyorsanız o zaman sizin için güzel günler kapıdadır. Kendi adıma söyleyeyim. Ayda yirmi konsere giden biriydim. 17 Aralık sürecinden bu yana sazımın kılıfını açmadım. Bir sanatçı için konser verememek, sevenleriyle bir araya gelememek yoklukların en büyüğü. Maddi değil, manevi bir yokluk bu. Şikayetçi değilim. Bunları yaşattığı için Allah`a dua ediyorum.


26 Ekim 2014 Pazar  02:12

Sözcü

Gündem - Bilim bayrağı



23 Ekim 2014 Perşembe  07:03

Sözcü

Gündem - İnanç sömürüsü



20 Ekim 2014 Pazartesi  07:17

Sayfa:1  2  3  4  5  6  

ege tv kaza haberi aycan ışığan  hürriyet ege gazetesi 15 ekim 2009 denizli  atv haber arşivi 09 aralık 2009  13 mayıs pazar günkü kaza  sky hava yollary  roj tv izle canlı dün haberleri  analiz yayınları deneme sınavı sonucu 2010  mevlüt macitin anneswinin feryadı  31 ekim  özel güvenlİk görevlİsİ  25 04 2009 hürriyet  fox kezzap dökülen kadın vıdıo  12 aralık 2008  20 aralık mamak kazaları  ığı için damar kısall  öfkeli gençlik  10 nisan zaman denemesi cevap anahtarı  05 08 1995 saktekrar izle  özel g  şoför  30 kasım 2008 haberleri  eskişehir yolunda trafik kazası son dakika cha