Bulunan Haber Sayısı: 44
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Zaman

Manşet - Avrupalı STK`lar da tutuklu gazeteciler için harekete geçiyor


Silivri Cezaevi önündeki umut nöbetini dün Avrupalı sendika temsilcileri tuttu. Jaap Wienen (ITUC) ve Luca Visentini (ETUC), dayanışma için geldiklerini, döner dönmez Avrupa`daki tüm kuruluşları harekete geçireceklerini söyledi. Yaptıkları haberlerden dolayı tutuklanan gazetecilere bir destek de Avrupalı sivil toplum kuruluşlarından geldi. Tutuklu gazeteciler için Silivri Cezaevi önünde başlatılan umut nöbetini dün Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Genel Sekreter Vekili Jaap Wienen, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri (ETUC) Luca Visentini, DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu tuttu. ETUC Genel Sekreteri Luca Visentini, MİT TIR`ları haberleri sebebiyle tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül`e destek için geldiklerini, cezaevinde bulunan gazeteciler için gerekli girişimleri yapacaklarını belirtti. Visentini şunları söyledi: “Can Dündar ve Erdem Gül halkı bilgilendirdiği, görevlerini yaptıkları için tutuklandılar. Buraya dayanışma için geldik ama dayanışmamız sadece bu ziyaretten ibaret kalmayacak. Gerekli eylem ve girişimleri başlatacağız. Avrupa`ya döner dönmez Avrupa Komisyonu`yla bağlantıya gireceğiz. Avrupa`nın bütün kuruluşlarını harekete geçmeye çağıracağız. Eğer bu ülke AB`nin üyesi olmak istiyorsa Avrupa`daki temel hak ve ifade özgürlüğü ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeli. AB yetkililerini göreve çağırıyoruz. Avrupa`nın buna sessiz kalmayacağına inanıyoruz.” TUTUKLAMALAR TÜRKİYE İÇİN UTANÇ VERİCİ Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITEC) Genel Sekreter Vekili Jaap Wieneni da konfederasyona üye 160 ülkeden 182 milyon işçi adına Can Dündar ve Erdem Gül`e destek için nöbete geldiklerini ifade etti. Türkiye`de ifade ve basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını talep eden Jaap Wieneni, Gül`ün 78 gündür tutuklu olmasının Türkiye adına utanç verici olduğunu dile getirdi. Jaap, “Can ve Erdem aynı zamanda bizim de üyemiz olan Uluslararası Gazeteciler Federasyonu`nun üyesi iki işçi, iki gazetecidir. Türkiye AB üyeliğine aday bir ülke ve 78 gündür iki gazetecinin tutuklu olması utanç vericidir.” ifadelerini kullandı. DİSK Genel Başkanı Kani Beko ise gazetecilerin doğru haber yaptıkları için cezaevlerine gönderilmelerinin zulüm olduğunu belirtti.


12 Şubat 2016 Cuma  02:14

Hürriyet

Gündem - #sabahkahvesi: Bugün başlarken bilmeniz gerekenler – 12.02.2016


Bugünün haberlerini Ertuğrul Özkök seçti...


12 Şubat 2016 Cuma  07:23

Anadolu Ajansi

Son dakika - `Sur ilçesi havadan bombalanacak haberleri asılsız`


Diyarbakır Valiliği, sosyal medyada ve yazılı basında, güvenlik güçlerince `Sur ilçesini havadan bombalamaya başlayacağız` şeklinde anonslar yapıldığı iddialarının asılsız olduğunu açıkladı.


10 Şubat 2016 Çarşamba  18:53

ODATV

Gündem - Şırnak`tan art arda iki şehit haberi


Şırnak`ta iki şehit...


10 Şubat 2016 Çarşamba  01:26

Zaman

Gündem - `Her şehit haberi geldiğinde evladımın acısı tazeleniyor`


Türkiye`nin yüreği her gün gelen şehit haberleriyle yanıyor. Bitlis`te 22 Aralıkta şehit olan Jandarma Uzman Çavuş İslam Çakar`ın annesi Azime Çakar, oğlunun fotoğrafına bakarak teselli bulmaya çalışıyor. Acılı annenin sözleri yürekleri dağlıyor: Her şehit haberinde evladımın acısı tazeleniyor. Bitlis`in Sehi Ormanları bölgesinde geçen 22 Aralık`ta PKK`lı teröristlerle girilen çatışmada şehit olan Jandarma Uzman Çavuş İslam Çakar`ın (25) annesi Azime Çakar`ın (52) gözyaşları dinmiyor. Oğlunun fotoğraflarına bakarak teselli bulan acılı anne, “Hep şehitlere üzüldüm, ağladım. En sonunda benim de başıma geldi. Onlara üzülürken benim evladım da gitti. `Onlar benim evladım, hepsi vatanımızı koruyor` derdim. Benim evladım da onlarla beraber gitti. Onların acısını yaşarken kendi yüreğime kor düştü.” dedi. Zonguldak`ın Kilimli ilçesine bağlı Kozma Mahallesi`nde oturan Şeref ve Azime Çakar çiftinin 4 çocuğundan üçüncüsü olan İslam Çakar, geçici görevle gittiği Bitlis`te teröristlerle girdiği çatışmada şehit düştü. 1 yıllık evli Çakar, 23 Aralık`ta düzenlenen askeri törenin ardından Zonguldak`ın Kaleoğlu köyünde toprağa verildi. Teröre lanet okuyan anne Çakar, üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye`nin başına musallat olan belayı Allah kahretsin. Benim yandığım gibi her ananın yüreği yanıyor. Allah da onları yeryüzünden kaldırsın. Şehit haberlerini duyunca oğlum aklıma geliyor. 6 ay evden çıkmadım. Evlat acısını Allah hiçbir anne-babaya göstermesin.” “Ciğerimizden can alındı, kan alındı” Oğlunun fotoğrafını elinden bırakmayan acılı anne, sözlerine şöyle devam etti: “Oğlumun asker arkadaşları bizi ziyaret etti. Anlattıklarına göre şehit olduğu gün abdest almış, taburda sabah namazı kıldırmış. ” Baba Şeref Çakar ise şehit haberlerini duyunca çok üzüldüklerini belirterek, “İçimiz acıyor. Ciğerimizden can alındı, kan alındı. ” ifadelerini kullandı.


10 Şubat 2016 Çarşamba  04:06

Zaman

Gündem - Her şehit haberi geldiğinde evladımın acısı tazeleniyor


Türkiye`nin yüreği her gün gelen şehit haberleriyle yanıyor. Bitlis`te 22 Aralıkta şehit olan Jandarma Uzman Çavuş İslam Çakar`ın annesi Azime Çakar, oğlunun fotoğrafına bakarak teselli bulmaya çalışıyor. Acılı annenin sözleri yürekleri dağlıyor: Her şehit haberinde evladımın acısı tazeleniyor. Bitlis`in Sehi Ormanları bölgesinde geçen 22 Aralık`ta PKK`lı teröristlerle girilen çatışmada şehit olan Jandarma Uzman Çavuş İslam Çakar`ın (25) annesi Azime Çakar`ın (52) gözyaşları dinmiyor. Oğlunun fotoğraflarına bakarak teselli bulan acılı anne, “Hep şehitlere üzüldüm, ağladım. En sonunda benim de başıma geldi. Onlara üzülürken benim evladım da gitti. `Onlar benim evladım, hepsi vatanımızı koruyor` derdim. Benim evladım da onlarla beraber gitti. Onların acısını yaşarken kendi yüreğime kor düştü.” dedi. Zonguldak`ın Kilimli ilçesine bağlı Kozma Mahallesi`nde oturan Şeref ve Azime Çakar çiftinin 4 çocuğundan üçüncüsü olan İslam Çakar, geçici görevle gittiği Bitlis`te teröristlerle girdiği çatışmada şehit düştü. 1 yıllık evli Çakar, 23 Aralık`ta düzenlenen askeri törenin ardından Zonguldak`ın Kaleoğlu köyünde toprağa verildi. Teröre lanet okuyan anne Çakar, üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye`nin başına musallat olan belayı Allah kahretsin. Benim yandığım gibi her ananın yüreği yanıyor. Allah da onları yeryüzünden kaldırsın. Şehit haberlerini duyunca oğlum aklıma geliyor. 6 ay evden çıkmadım. Evlat acısını Allah hiçbir anne-babaya göstermesin.” “Ciğerimizden can alındı, kan alındı” Oğlunun fotoğrafını elinden bırakmayan acılı anne, sözlerine şöyle devam etti: “Oğlumun asker arkadaşları bizi ziyaret etti. Anlattıklarına göre şehit olduğu gün abdest almış, taburda sabah namazı kıldırmış. ” Baba Şeref Çakar ise şehit haberlerini duyunca çok üzüldüklerini belirterek, “İçimiz acıyor. Ciğerimizden can alındı, kan alındı. ” ifadelerini kullandı.


10 Şubat 2016 Çarşamba  02:02

Milliyet

Kültür Sanat - `Türkiye üzerinden 150 bin askerin operasyona gireceği` iddiası


Başbakanlık kaynakları, `Türkiye üzerinden 150 bin  askerin operasyona gireceği` haberlerinin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.      Başbakanlık kaynakları, bazı basın yayın organlarında `Türkiye  üzerinden 150 bin askerin bir operasyona gireceği` haberlerinin yer aldığını ...


08 Şubat 2016 Pazartesi  22:52

Zaman

Manşet - Bitmeyen acı: Türkiye daha şehitlerini toprağa vermeden yeni şehit haberleriyle sarsılıyor


Güneydoğu`da devam eden çatışmalardan dolayı Sivas`tan Balıkesir`e, Van`dan Konya`ya Türkiye`nin dört bir yanındaki 8 ocağa daha ateş düştü. Şehitleri son yolculuğuna binlerce kişi gözyaşlarıyla uğurladı. Çözüm sürecinin bitirildiği 7 Haziran`dan bu yana şehit olan güvenlik görevlisi sayısı 294`e ulaştı. Şırnak ve Diyarbakır`da, terör örgütü PKK`ya yönelik operasyonlarda şehit düşen asker ve polisler son yolculuğuna uğurlandı. Sur`da keskin nişancı tüfeği Kanas ile şehit edilen Deniz Yüzbaşı Fatih Yaşar, Konya`da 2 yaşındayken kaybettiği annesinin yanına defnedildi. Cizre`de şehit düşen polis Osman Yurt`un Sivas`taki cenazesine 15 bin kişi katıldı. Uzman Çavuş Hasan Talay`ın Balıkesir`deki cenazesinde eşi “Beni bırakıp nereye gidiyorsun?” diye ağıt yaktı. Evliliğe hazırlanan polis Tayfun Yüce, Adana`da toprağa verildi. Gölcüklü er Arif Subaşıoğlu`nun terhisine 28 gün kaldığı öğrenildi. Er Vedat Dolançay`ın Van`daki cenazesinde Kürtçe ağıtlar yükseldi. Babası simit satarak büyütmüş Diyarbakır`ın Sur ilçesinde 1 Şubat 2016`da vurulan ve önceki gün şehit olan Uzman Çavuş Hasan Talay, Balıkesir Bigadiç`te toprağa verildi. 4 aylık evli eşi Hacer Talay (27) eşinin tabutuna sarılarak “Beni bırakıp nereye gidiyorsun?” diye ağıt yaktı. 3 oğlunu simit satarak büyüten Yusuf Talay ise metanetini korumaya çalıştı. Şehidin kendisi gibi uzman çavuş olan kardeşi Yunus Talay ile Manisa Kırkağaç`ta askerlik görevini yapan diğer kardeşi Samet Talay da gözyaşlarını tutamadı. melih gasgar balıkesir `Az kaldı, ölmezsek geleceğiz! Şırnak`ın Cizre ilçesinde şehit edilen er Vedat Dolançay`ın, Van`ın Saray ilçesindeki evinde Kürtçe ağıtlar yükseldi. Sinir krizi geçiren anne Aliye ile baba Vezir Dolançay`ı komşuları sakinleştirmeye çalıştı. Şehit asker, İlçe Mezarlığı`na defnedildi. Ağabey Fırat Dolançay, “Bunu yapanlar Müslüman olamaz, insan olamaz.” diye gözyaşı döktü. Dolançay`ın, şehit olduğu çatışmadan birkaç saat önce Bodrum`daki bir arkadaşına telefon mesajıyla, “Az kaldı kardeşim, ölmesek gelicez.” diye yazdığı ortaya çıktı. AHMET GÖRÇÜM VAN 15 bin kişi uğurladı Cizre`de teröristlerce şehit edilen Özel Harekât polisi Osman Yurt`un (44) cenazesi memleketi Sivas`ta toprağa verildi. Şehidin annesi Huriye Yurt, cenaze törenine tekerlekli sandalyeyle geldi. Şehidin büyük oğlu Oğuzhan Yurt fenalaşıp düşerken eşi ve diğer iki oğlu gözyaşlarına boğuldu. Ulu Cami`de kılınan cenaze namazına 15 bin kişi katıldı. Şehidin babası 84 yaşındaki İsa Yurt oğlunun tabutuna son kez sarılarak ağladı. Şehit polis, Yukarı Tekke Mezarlığı içinde bulunan Polis Şehitliği`nde defnedildi. SİVAS DHA Bordo bereli yüzbaşıya Kanas`lı pusu Diyarbakır`da çatışmalarda önceki gün Bordo Bereli Deniz Yüzbaşı Fatih Yaşar (36) şehit oldu. Evli ve bir çocuk babası Yaşar`ın Özel Kuvvetler Komutanlığı`nda görevli olduğu öğrenildi. Keskin nişancı tüfeği Kanas ile şehit edilen Yaşar`ın, Katar`dan bir ay önce Türkiye`ye geldiği öğrenildi. İki kardeşi de polis olan Yüzbaşı Fatih Yaşar, Konya`nın Seydişehir ilçesi Bostandere Mahallesi`nde, iki yaşındayken kaybettiği annesinin yanında toprağa verildi. İSMAİL AVCI, muzaffer salcıoğlu DİYARBAKIR, KONYA Terhisine 28 gün kala şehit düştü Şırnak İdil`de vatani görevini yapan piyade er Arif Subaşıoğlu (21), önceki gece Suriye sınırından sızmaya çalışan PKK`lı teröristler tarafından şehit edildi. Subaşıoğlu`nun terhisine 28 gün kaldığı öğrenildi. Şehidin, Kocaeli`nin Gölcük ilçesinde yaşayan ailesi acı haberle yıkıldı. Baba Mehmet ve anne Serpil Subaşıoğlu gözyaşlarına boğuldu. Şehit asker, İhsaniye Merkez Yeni Camii`nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. CAHİT KILIÇ KOCAELİ Şehit polisten çarpıcı paylaşım Şırnak`ta PKK`lıların saldırısında şehit olan Özel Harekât polisi Mehmet Güngördü (32), Kayseri`nin Yeşilhisar ilçesi Güzelöz Mahallesi`nde toprağa verildi. Hülya Güngördü, 1,5 yıl önce evlendiği eşinin fotoğrafını tören boyunca elinden bırakmadı. Mehmet Güngörü`nün, sosyal medya hesabında şehitlerin fotoğraflarını profil resmi yaptığı ve AKP`li eski bakan Hüseyin Çelik`e ait, “PKK kentlere yerleşti, kaymakamlar, valiler elleri kolları bağlı bekledi” haberini paylaşması dikkat çekti. İSMAİL YILDIZ, ERSAN TEMİZEL KAYSERİ


11 Şubat 2016 Perşembe  02:04

Zaman

Manşet - Yunanistan`da tatbikat kazası: 3 kayıp


Güneydoğu Ege`nin Kinaros adacığı yakınında Yunan Deniz Kuvvetlerine ait helikoptere ulaşıldı. Savunma Bakanı Panayotis Kammenos, 3 mürettebatın cesedine ulaşıldığına ilişkin haberleri yalanladı. Ege Deniz`inde Yunan Deniz Kuvvetleri`ne ait bir helikopter henüz belirlenemeyen bir sebeple düştü. Geceyarısı 02:45`te düşen helikopterdeki 3 mürettebatın hayatını kaybettiği belirtilirken, Savunma Bakanı Kammenos, cesetlere ulaşıldığına ilişkin haberleri yalanladı. Sabaha karşı saat 04.15`te düşen helikopter ile ilk temasın sağlandığı açıklandı. Aramaların sürdüğü bölgede hayatını kaybettikleri düşünülen personelin isimlerinin Toulitsis Anastasios, Pananas Konstantinos ve Evaggelos Elevtherios olduğu öğrenildi. Astrapi 2/16 adlı askeri tatbikat için bölgede bulunan bir fırkateynden havalanan helikopter ile sinyal bağlantısı Kinaros adacığı açıklarında kesildi. Bölgeye sevkedilen diğer askeri gemi ile helikopterlerin arama kurtarma çalışması sürüyor. Yunan Savunma Bakanı Panayotis Kammenos, Brüksel`de NATO bakanlar zirvesi çerçevesinde yapılan toplantıdan erken ayrılarak Yunanistan`a dönüyor. Savunma Bakanlığı`nda yapılan açıklamada hava koşullarının bölgede normal olduğunu kaydedildi. Helikopterin deniz seviyesinden yaklaşık 120 metre yükseklikte tatbikata katıldığı duyuruldu. Bu arada Yunanistan`ın bölgede ilan ettiği NOTAM`ın ardından kazanın olmasıyla birlikte Türkiye`nin de NOTAM yayınlaması tepki çekti. Savunma Bakanlığı ve ABD`nin Atina Büyükelçiliği kazaya ilişkin birer taziye mesajı yayınladı. (CİHAN)


11 Şubat 2016 Perşembe  10:54

Zaman

Manşet - Mümtaz`er Türköne - Kapıkulu düzeni çöküyor mu?


CHP`li Selin Sayek Böke`ye karşı işlenen “nefret suçu”nu, Kapıkulu düzeninin işleyişine bir “örnek olay” olarak görebilirsiniz. Parlak bir politikacıyı, “gelecekte Saray`a karşı tehlike oluşturur” hesabıyla “lekelemek” için bir haber uyduruyorlar. “Vaftiz edilmiş, yani Hıristiyan bir CHP`li politikacı” yaftasını yakasına asıyorlar. “Kripto Hıristiyanların Partisi” olarak CHP`yi, zamanı geldiğinde bu haberi renkli fotokopi ile çoğaltıp dağıtarak herkesin gözüne sokabilirler. “Hayır yalan” cevabı geldiği zaman, “Hıristiyanlara düşmanlığınız ne?” pişkinliği ile karşılaşmak kaçınılmaz. Bu haberin kendisinden çok nasıl üretildiği ve dolaşımda kaldığı önemli. İpek-Koza Grubu`nun Bugün Gazetesi gasp ediliyor ve böylece muhalif niteliği “kapıkulu” olarak dönüşüm geçiriyor. Kayyımın çıkardığı gazeteyi kim okur? Kimse okumuyor. Tiraj kalmıyor ve bu gazete sadece masa başında üretilen “vaftiz olmuş” yalanları ile Saray için “kullanışlı” haberleri kayıt altına alıyor. Kapıkulu düzeni asıl hikâyenin son sahnesinde tam kadro görev alıyor. Selin Sayek Böke, “nefret suçu haberini yapanlar adına utanıyorum” tepkisini dile getirirken, kapı halkının hepsi ortak bir tavır takınarak tam kadro halinde bu basın toplantısında görünmüyor. CHP`nin bu parlayan yıldızı, haber niteliği tartışılmaz bu basın toplantısını boş salona yapıyor. RTÜK Başkanı`nın verdiği, “Seçim yasakları kapsamında YSK`nın özel televizyonlara ceza verme yetkisi kaldırılacak” bilgisini, bir film tabakası halinde bu “vaftiz” haberinin üzerine yerleştirin. Türkiye`de adil ve eşit şartlarda bir seçim rekabetinin olması, yani demokrasinin varlığını sürdürmesi mümkün mü? Kabataş yalanının yalan olduğunu, Sümeyye`ye suikastın masa başında uydurulduğunu, paralel paranoyasının şizofreni sınırlarını aştığını, Dolmabahçe Mutabakatı`nın 7 Haziran`a yönelik basit siyasî; çıkar hesapları uğruna yapıldığını, bugün askeri-polisi şehit eden silahların valilerin önünden resmigeçit yapar gibi geçip şehirlerde depolandığını söyleyecek bir basın gücü olmazsa geriye demokrasi adına ne kalır? Tek umut var: Bu düzen, kapı halkının birbirinin boğazına ölümüne yapışması yüzünden Saray için taşınması giderek zorlaşan bir yüke dönüşüyor. Bu boğazlaşma, Saray`a karşı “istemezük”lerle sürüyor. Basın tarihinde kalem kavgaları meşhurdur. Bugün iktidar medyasının kendi içinde süren kavganın edep ve ahlâk kurallarıyla çizilen bir sınırı yok. Rögar kapakları açılıyor, kavgada yumruğun hemen öncesinde söylenen en ağzı açılmadık küfürler köşe yazılarının başlığı olarak karşınıza çıkıyor. İktidarı savunmak adına muhalefete saldırı değil, kapı ahalisi, sarayın dış bahçesinde kılıçları çekmiş birbirini doğruyor. Polemik, eskilerin tabiriyle “şahsiyyat” fikirlerle değil kişiliklerle yapılır. Kılıçlar bu sefer iktidarın emin sahillerinde yaşayanların elinde birbirlerine karşı çekildi; ne var ki insan hakları belgelerinin yayımlanmasından bu yana, insan onuru hiç bu kadar ayaklar altına alınmamıştı. Yazık, onlar da insan! Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik`in çıkışları ile yükselen başkaldırıyı, kamu kaynakları ile finanse edilen iktidar medyasında tırmanan iç savaşı, 2012 yılından itibaren inşa edilen Kapıkulu düzeninin çöküşü olarak yorumlamak lâzım. Hatırlayalım: Kapıkulu devşirmelerden oluşur. Köksüz ve kimsesiz oldukları için Saray`ın müdafaası “köle” statüsündeki devşirmelere bırakılır. Nispeten küçük bu güçle saray korumaya alınır, ayrıca mansıp ve rütbeler sarayın gözüne girme becerisine göre temayüz eden “kul taifesi”ne dağıtılır. İşte bu düzen 2012`de kuruldu, bir süre taşıma suyla döndü, sonunda tıkandı ve çöktü. Düzen işleseydi, sırf bir uydu frekansı tahsisi yüzünden Kanal 7 ile Star grubu arasında -kendi veciz ifadeleri ile- rögar kapaklarının sonuna kadar açıldığı kavgalar başlar mıydı? İktidar medyası işlevsiz, hantal ve çok pahalı. Hem maliyeti yüksek hem bir işe yaramıyor. Kapı halkı ise tensikatta kazandan düşmek endişesi ile birbirine giriyor. “Kapıkulu” tabiri, Saray`ın gözüne girebilmek adına her türlü boyaya bulanan tetikçiler için Hüseyin Çelik tarafından kullanıldı. Vak`a-i Hayriyye de, galiba onun gibi tavır alanların eseri olacak.


12 Şubat 2016 Cuma  02:14

Sayfa:1  2  3  4  5  

pursaklar kaza ankara video  19 temmuz show tv ana haber bülteni video izle  askerİ tazmİnat zammi  yeni asr gazetesi 09 14  06 nisan hürriyet akdeniz oku oku  1710 2008 bursa yarış programı yorumları  01 a gazetesi 13 06 2010 2 sayfa  19 10 2009 trt 2 haber bülteni video izle  23 ocak izmite kaza  fox tv haber arşivi çanakkale  koşu tahminleri  kara havacılık okulu  04 ekim 2009 hürriyet gazetesi ege eki  adli para cezalarına af  05 04 2012 hürriyet akdeniz oku  canlı fox haber izle halıcıda hırsızlık  yeni asır gazetesi 6 ocak 2010 izmir eğitim  pranalar canlı izle  hbul  15 nisan atv ana haberzle  05 0su yeşilyurt  manısadakı trafık kazası