Bulunan Haber Sayısı: 579
Hepsi   Haber   Ekonomi   Spor   Yaşam


Son Saat  -  Son 12 Saat  -  Son 24 Saat  -  Son Hafta    
Anadolu Ajansi

Son dakika - “Barış için Dinlerarası Maç”


Papa Franciscus`un verdiği ilhamla Arjantinli eski futbolcu Inter Kulübü Başkan Yardımcısı Zanetti`nin hayata geçirdiği “Barış için Dinlerarası Maç”, Roma Olimpiyat Stadı`nda yapıldı.


02 Eylül 2014 Salı  07:38

Zaman

Gündem - Şehit babalarından tepki: Şerefimiz bir paralık edildi


Bursa`da Garnizon Şehitliği`ni ziyaret eden şehit babaları, hükümet tarafından yürütülen çözüm sürecine sert tepki gösterdi.Şehit aileleri ve vatandaşların katılımı ile düzenlenen programda dua okundu. Çözüm sürecine rağmen şehit haberleri gelmeye devam ettiğini hatırlatan Şehit Jandarma Komando Timur Atasever`in babası Emrullah Atasever, !Suçlu ilan edileceğimi bile bile konuşuyorum. Eğer savaşacaksak ölürüz, şehit oluruz. Ama bu vatandan kaçacak olanlar düşünsün. Meclis kürsülerinde `namusum, şerefim üzerine` diyerek yemin ediyorlar. Hani nerede bizim namusumuz şerefimiz, bir paralık ettiler. Türkiye Cumhuriyeti devletini bölüp parçaladılar.”dedi.Şehit Jandarma Asteğmen Zeki Burak Okay`ın babası Sezai Okay ise terör örgütüne tavizler verilmesini şu sözlerle eleştirdi: “Asker sinmiş vaziyette, polis sinmiş vaziyette. Onlara bu emirler verilmiş. Silah kaldırmak yok, yakalamak yok. Güney doğuyu neredeyse bağımsız edecek bir noktaya getirdiler. Genelkurmay Başkanı`na sitem ediyorum, Türk Silahlı Kuvvetleri`nin komutanlarına şehit babaları olarak haklarımızı helal etmiyoruz. Türkiye`yi şu anda iki kişi yönetiyor. Biri seçilen cumhurbaşkanı, diğeri de PKK`nin lideri. Hani bu katillerle görüşmüyordunuz?”


02 Eylül 2014 Salı  02:04

Zaman

Gündem - Yeşilçam oyuncusundan `maddi sıkıntı içinde` haberine yalanlama


Yeşilçam`ın oyuncusu Mahmut Hekimoğlu, kanser hastası olduğu ve maddi zorluklar sebebiyle tedavi masraflarını karşılayamadığı yönündeki haberlere tepki gösterdi.5 ay önce kanser tedavisi gördüğünü, tamamen iyileştiğini söyleyen Hekimoğlu, “Kimseden yardım almadım. Maddi sıkıntı içinde de değilim. En hassas olduğum konuda böyle asılsız şeyler yazılıyor. Kimse de beni arayıp işin aslı nedir diye sormuyor. Nuri Alço`dan da açıklama yapmasını bekliyorum.” dedi.Yeşilçam`da pek çok filmde rol alan 59 yaşındaki oyuncu ve yapımcı Mahmut Hekimoğlu, prostat kanserine yakalandığı ve zor günler geçirdiği haberleriyle gündeme geldi. Hekimoğlu hakkında çıkan haberlerde oyuncunun maddi sıkıntı nedeniyle hastane masraflarını Nuri Alço`nun topladığı parayla karşıladığı da yazıldı. Hakkında çıkan haberlere ateş püsküren Hekimoğlu, “Bir yerden bir şey duyup yazmışlar. Yok, ben sürünüyormuşum, bohem durumdaymışım, öyle bir şey yok. Yani benim ailem var, kızım var, çocuğum var.” ifadelerini kullandı. Sağlığının iyi olduğunu belirten Hekimoğlu, “Bir hastalık geçirdim, 5 ay önce ameliyat oldum. Nuri Alço para toplamış diye yazmışlar altına. Nuri Alço`dan para mara görmedim ben. Benim böyle bir şeye ihtiyacım da yok. Hastane masraflarını karşılamışlar, bilmem ne diye yazmışlar. Nuri`yi aradım, ben demedim böyle bir şey diyor. Niye yazıyorlar madem senin adını?” diye konuştu.Almanya`dan ve Türkiye`den sosyal sağlık sigortasının bulunduğuna dikkat çeken Hekimoğlu, bir şeye ihtiyacı olmadığının altını çizdi. Hekimoğlu, “Yattığım hastane belli, gitsinler öğrensinler hangi hastaneye benim adıma para vermişler. Benim hiçbir zaman hayatımda böyle bir leke gelmemiştir. Nuri`nin gevezelik yapmasından kaynaklanabilir, ona da kızdım.” diye anlattı. “En hassas olduğum şey adıma leke gelmesi.” diyen Hekimoğlu şöyle devam etti: “Ben yapımcılık yapmış bir insanım, bu kadar filmler yapmışım, hakları bana ait. Yine hazırlanıyorum, yine sinema filmi çekeceğim. Şirketi iflas etmiş yazmışlar, ne alakası var? Ben sağlık sorunlarımdan dolayı şirketin faaliyetini durdurdum. Piyasaya borcum varmış. Öyle bir yere koydular ki bizi, alakasız bir şey.”


02 Eylül 2014 Salı  02:04

Zaman

Manşet - Sevgi Akarçeşme - Sözü dinlenen ülke Türkiye


Amerika`nın Almanya`yı dinlediği ortaya çıkınca Türkiye`nin de dinlenmiş olabileceğini varsaymak zor değildi.Zaten ABD`nin Avrupalı müttefiklerini, İngiltere`nin de Türkiye dâhil başka ülkeleri dinlediği haberleri çıkmıştı. Türkiye aylardır dinleme üzerinden yürütülen linç operasyonlarına sahne. Yolsuzlukların ortaya saçılmasıyla keşfedilen “paralel yapı” lafının cemaati hedef aldığı ve tüm yasadışı dinleme ihalelerinin başarılı bir psikolojik harekâtla cemaatin üzerine kaldığı bir vaka. Aylardır “kriptolu telefonları, yatak odalarını bile dinlemişler” diye meydanlarda bağıran ve cemaati casuslukla ilişkilendirmeye çalışanlar geçtiğimiz haftalarda Almanya`nın Türkiye`yi dinlediği ortaya çıkınca üç maymunu oynadılar. Havuz medyası, bir milli güvenlik zafiyeti olan dinlenme skandalını “güçleniyoruz da ondan” masalıyla pazarlamaya bile kalktı. İnsanların güçlü ülkeysek nasıl önlem alamıyoruz diye sormayacağını varsaymak bir nevi toplumla dalga geçmek.31 Ağustos`ta Spiegel`de belgeleriyle yayınlanan bir haber, ülkemizin kevgire dönüştüğünün acı bir ispatıydı. Merkel`in dinlemeyi kabul etmesi yetmezmiş gibi, ABD`nin de Türkiye`yi Biri Bizi Gözetliyor evine çevirdiği ve hatta İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda ile bile elindekileri paylaştığı ortaya çıktı. Belgelere göre, İngilizler, ABD`ye cömertlikleri için teşekkür etmiş ve biz zaten dinliyoruz demiş! Aynı zamanda İngiliz vatandaşı olan bakan Mehmet Şimşek`in gmail adresini takip ettikleri de belgelerde yerini almış.İstanbul ve belgede geçen tabirle “güzel Ankara”da istasyon kuran ABD belgelerinde ilginç bilgiler var. MİT`in başındaki Dr. X`in (ismin üstü siyah bantlı) muhtemel İran bağlantıları var, ama bunun ABD`ye etkisi henüz belirsiz notu düşülmüş mesela. Belgelerde Türk liderlerinin bilgisayarlarına ilk başarılı sızma 2006`da gerçekleşti deniyor. Sadece ABD misyonlarındaki bilgisayarları değil, Ankara`dakileri de ortak kullanmış Amerikalılar bizimkilerle. Tek tesellimiz (!) en iyi korunan bilgisayarlarımıza girmek için 6 ay çabalamak zorunda kalmaları olabilir.PKK konusunda ABD-Türkiye istihbarat paylaşımı zaten bilinen bir konuydu. Türkiye hem hedef, hem partner ülke olarak tanımlanırken PKK konusunda verilen istihbarat karşılığında Rusya ve Kafkaslar konusunda bilgi istenmiş. Belgelerde ABD`nin bizim generallerin isimlerinin telaffuzunu bile not ettiklerini görünce, inşallah bizim istihbarat da bu kadar özenli çalışıyordur diye dilemeden edemedim!Peki Türkiye`nin bu skandala tepkisi ne oldu? Erdoğan, güçlü ülkeler bunu yapar dedi. Doğru, güçlü ülkeler istihbarat toplar, ama yine güçlü ülkeler mahremlerine girilmesini engellemez mi? Her gün yeni Türkiye, ümmetin lideri (!) nutukları atılan bir ülkede dinlemelere, her ülkenin başına gelebilir muamelesi mi yapılmalı? Daha da önemlisi yatak odalarına bile girdiler diye günde birkaç kez bir kesimi suçlu-hain ilan edenler, toplumu birbirine düşman edenler belgesi çıkan dinlemelere neden bu kadar yumuşak tepki verir? Akla gizli-açık şantaj ihtimalleri gelmez mi? Ülkeyi bu kadar dinleyen liderlerin gizlemek istediklerine demek ki vâkıf denmez mi? İstihbaratımızın delik deşik olduğu ortadayken, Dışişleri dinlemesini cemaatin yaptığına kanaat getiren Davutoğlu`nun özür dilemesi gerekmez mi?Peki onun yerine ne oldu? Hemen ertesi gün kriptolu dinleme teknolojisi sadece MİT`te var diyen ve yasa dışı dinlemeleri üzerlerine kalmasın diye şikâyet eden Yakup Saygılı ve hırsızların peşine düşen diğer polisler gözaltına alındı. 17-25 Aralık “öyle soruşturmalar gördüm ki onlar zaten yoktular” haline getirildiğine göre , Orwell`in 1984`ündeki gibi Okyanusya`da tarihin Büyük Birader`in versiyonuna göre yeniden yazıldığı bir bakanlığın kurulması aşamasına geçebiliriz!


02 Eylül 2014 Salı  02:18

Zaman

Gündem - `Ergenekon hâlâ aktif, ifademi değiştirmem için tehdit ediyorlar`


Tanık olarak verdiği ifadeyle Zirve katliamının arkasındaki karanlık bağlantıları deşifre eden İlker Çınar, ifadelerini değiştirmesi için tehdit edildiğini söyledi. Daha önce savcıya cinayetlerin Ergenekon`un silahlı yapılanması tarafından planlandığını anlatan Çınar, “Her şeyi göze alarak bağımsız yargıya gittiğim için asla pişman değilim.” dedi.Malatya Zirve Yayınevi`nde işlenen cinayetlerin hem tanığı hem de sanığı olan İlker Çınar`ın, mahkemeye verdiği 2 yeni ifade ortaya çıktı. Katliamın arkasındaki karanlık yapının deşifre edilmesinde beyanları ile büyük katkıda bulunan Çınar, ifadelerini değiştirmesi için tehdit aldığını açıkladı. Bazı akrabalarının bu amaçla kendisine karşı kullanıldığını vurgulayan Çınar, “Bu süreçte tanıklıktan vazgeçmem, ifademi geri almam, bütün ifadelerimi baskı ve tehditle verdiğimi ifade etmem istendi.” dedi. Bu açıklamalar akıllara hükümet medyası ve Perinçek`in gazetesindeki Çınar haberlerini getirdi. Akşam Gazetesi, Çınar`ın “Paralel yapı beni kullandı. Paralel kumpasın bir parçası oldum.” şeklinde beyanda bulunduğunu iddia etmişti. Aydınlık Gazetesi de, Zirve`nin tutuklu sanığı Haydar Yeşil`in kendilerine gönderdiği mektuba dayanarak Çınar`ın ağzından gazeteci Adem Yavuz Arslan`ı hedef almıştı.İlker Çınar, savcı Zekeriya Öz`e 2010 yılında Deniz Uygar kod ismiyle gizli tanık sıfatıyla ifade vermişti. Malatya`da 2007 yılında 1`i Alman uyruklu 3 kişinin boğazları kesilerek öldürülmesine ilişkin çarpıcı ifşaatlarda bulunan Çınar`ın ifadelerinin ardından gerçek kimliği deşifre edilmişti. Çınar, daha sonra da Malatya Başsavcılığı`na Zirve cinayetlerinin arkasında Ergenekon`un Malatya hücresinin olduğunu açıklamıştı. Cinayetlerin Ergenekon`un silahlı yapılanması olan Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekât Dairesi (TUSHAD) tarafından planlandığını söylemişti. TUSHAD`ın başındaki isim olarak emekli Org. Hurşit Tolon`u işaret etmişti. Malatya İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Ülger, Binbaşı Haydar Yeşil ve emirlerinde görev yapan bazı asker ve sivillerin isimlerini vermişti. Daha sonra bu kişiler tutuklanmıştı. İlker Çınar, Zirve sanıkları ve Doğu Perinçek grubuna ait medyanın hedefindeki isimdi. Son günlerde hükümet medyası da Çınar`a ilişkin manipülatif haberler yapmaya başladı. Ankara Başsavcılığı tarafından 30 ile gönderilen skandal talimatta ise Zirve cinayetleri gibi menfur saldırılar ile Hizmet Hareketi arasında bağ kurulması istenmişti.İlki 12 Şubat, ikincisi 10 Mart 2014 tarihli olan ifadelerde İlker Çınar, sonradan çıkan tüm delillerin kendisini doğrulamış olmasına dikkat çekti. Çınar, uzman çavuş iken görev icabı 1993`te Hıristiyan olduğunu ve kiliseye sızdığını açıklamıştı. Burada aldığı dini eğitimden sonra papaz olarak çalıştığını, bu süreçte maaşını jandarmadan elden imza karşılığında aldığını anlatmıştı. Bu açıklamalar Malatya İl Jandarma Komutanı Mehmet Ülger ve diğer sanıklar tarafından yalanlanmıştı. Ancak aramalarda Çınar`ın jandarmadan maaş aldığına dair belgeler ele geçirilmişti. Çınar, ifadesinde Malatya İl Jandarma Komutanlığı`nda yapılan ve misyonerlere karşı faaliyetlerin planlandığı toplantılardan bahsetmişti. Bu eylemlerin de Hizmet Hareketi`ne ve AKP`ye yıkılmak üzere kurgulandığına dikkat çekmişti. Binbaşı Haydar Yeşil`in kayınbiraderi tarafından adli makamlara teslim edilen bir hard diskte Çınar`ın iddia ettiği bu toplantıların ses kayıtları çıkmıştı. Bunun üzerine aralarında Hurşit Tolon`un da olduğu 4 kişi daha tutuklanmıştı. Çınar, son ifadesinde bu, “Bu hard disk, önceki ifadelerimde ne dediysem neredeyse birer birer doğruladı. Asla, ne yargının ne polisin ne cemaatin ne de misyonerlerin yönlendirdiği biri değilim. Her şeyi göze alarak bağımsız yargıya gittiğim için asla pişman değilim.” dedi.


02 Eylül 2014 Salı  02:04

Zaman

Gündem - Baskı ve sansür arttı; gazeteciler dijital medyada buluşuyor


Bağımsız milletvekili İdris Bal`ın hazırladığı medya raporuna göre, son süreçte baskı ve sansür nedeniyle 210 gazeteci işini kaybetti. Haberciliği her şartta devam ettirmeye kararlı medya çalışanlarının yeni mecrası; `dijital ortam`. İşinden ayrılan gazetecilerin kurduğu `Gri Hat` adlı internet sitesi, dün yayın hayatına başladı.-Son dönemde medya kuruluşlarına yönelik baskı ve sansürün dozunun arttığı bir gerçek. Bağımsız milletvekili İdris Bal`ın hazırladığı 38 sayfalık medya raporunda `Son süreçte 210 gazeteci işsiz kaldı` açıklaması da bunun bir göstergesi. İşlerini kaybeden medya çalışanlarının yeni buluşma noktası ise dijital ortam. T24 adlı internet sitesinin habercilik alanında gösterdiği başarının ardından dijital ortamdaki haber sitelerinin sayısı çoğalıyor. Onlara dün bir yenisi daha eklendi. İşten çıkarılan veya istifa etmek zorunda kalan gazeteciler, `Gri Hat` isimli haber sitesini kurdu. Çok sayıda tecrübeli muhabir ve yazarın da destek verdiği site dün yayın hayatına başladı. Türkiye`nin en geniş muhabir kadrosuna sahip haber sitesi olma iddiasındaki Grihat.com adlı sitenin koordinatörleri arasında T24 muhabiri Arzu Yıldız ve Radikal gazetesinden ayrılan ve Adana`daki MİT TIR`ları haberlerini yapan Fatih Yağmur var. Yurtiçinden ve yurtdışından onlarca muhabirin haber göndereceği site, güçlü bir de yazar kadrosuna sahip: İşte o isimlerden bazıları. Ergun Babahan, Deniz Ülke Arıboğan, Dengir Mir Mehmet Fırat, Cafer Solgun, Barbaros Altuğ, Ahmet Esat İmal, Cengiz Koyuncu, D. Yaren Doğan, Erdal Doğan, Kerem Altan ve Münevver Helün Fırat… Site yetkilileri, doğruluğu kanıtlanabilir, belgeli haberleri yayınlayacaklarını belirterek, çok sayıda sürpriz yazarın da zaman içinde okuyucunun karşısına çıkacağını dile getirdi.Bir dönem Hrant Dink ailesinin avukatlığını da üstlenen Erdal Doğan, Türkiye`de haberciliğin zayıfladığı ve iktidarın baskısı altında kaldığından dert yandı. Doğan, “Gri Hat, bu tip haberciliği durdurmak için ortaya çıkmış bir site. İnternet sitesinde hakkaniyeti sağlayan ise olayları eğip bükmeden yansıtan basın mensuplarıdır, onlara başarılar diliyorum.” dedi. Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan ise siteye yazmış olduğu hayırlı olsun yazısında haber sitesinin yayın hayatında işinin zor olacağını belirtirken “Umarım bağımsız yürüyüşüne devam eder, rengarenk bir düşünce dünyasının toplumsal alana yansımasına aracılık ederler. Siyah ve beyaza esir olmuş bir dünyada, grinin bile olumlu ve geliştirici bir hükmü olacağından eminim.” ifadelerini kullandı. Araştırmacı yazar Cafer Solgun ise yeni haber sitesinin çok yerinde bir hareket olduğunu belirterek “Gri Hat`ın temel hareket noktası şu ya da bu ideoloji çıkar grubuna angaje olmuş bir habercilik yapmamak.” yorumunu yaptı.Berbat edilen gazeteciliği temizlemek için buradayız!T24 adlı internet sitesinin kuruluşunun 5. yılı nedeniyle sitenin Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın bir yazı kaleme aldı. “Yokluğun gazeteciliğe sağladığı bir imkân olarak T24” başlıklı yazıda Akın, sitenin kurulma nedenlerini anlattı. Medyanın iktidara müptela bir hastalıkla 10 yıldır aynı civarda patinaj yapıp durduğunu söyleyen Akın, “Gazeteciliğe baskı eğiliminde geçmiş iktidarlarla benzeşen AKP, kendi medya mimarisini oluşturmakta yarattığı hacimle farklılaştı.” dedi. Akın, şöyle devam etti. “Ekranlarda korkudan sırıtarak sorulamayıp yutulan soruların, yılışarak düzülen övgülerin, atışın serbest olduğu hedeflere taarruzun, görülmeyen haberlerin, yalanların, vicdansızlığın, eski dostlara acımasızca saldırmanın karşılığı ne? Gözler kaça kapanıyor? Muhalif gazetecileri iftiralarla ihbar etmek için kalemler kaça bileniyor? Yüzlerce gazetecinin işsiz bırakılmasının utancı ne karşılığında yüz kızartmıyor?” Vicdanları kiralanan medya muktedirlerine mahkum olmadıklarını belirterek 2009 yılında T24 ile yola koyulduklarını söyleyen Doğan Akın, “Ne paramız var, ne de bizi korkutabilecek bir güç. T24 çalışanlarının mütevazı ücretleri, vergiler, primler, kira, iletişim ve ulaşım gibi zorunlu giderlerimizi karşılamaya ancak yeten bir gelir dışında hiçbir şeyimiz yok. Tuhaf bir Türkiye tecrübesi, ama yokluğun gazeteciliğe sağladığı bir imkânın da adıdır T24. Ama imkânlarımız ölçüsünde ne yapacağımızı, sadece medya kötü diye kendiliğinden alternatif olamayacağımızı biliyoruz. Biz, berbat edilen gazeteciliği temizlemek üzere ellerimizde kovalarla buradayız.” diyerek yazısını tamamladı.


02 Eylül 2014 Salı  02:04

Zaman

Manşet - Der Spiegel`den yeni iddia: ABD ve İngiltere de Türkiye`yi dinledi


Der Spiegel dergisi, Türkiye`yi yıllarca dinleyen tek ülkenin Almanya olmadığını ortaya çıkardı. ABD`li istihbaratçı Snowden`in sızdırdığı belgeleri yayımlayan dergi, ABD ve İngiltere`nin Ankara`yı en önemli istihbarat hedefleri arasına aldığını yazdı. Dergiye göre dinlemeler, Ankara ve İstanbul`dan yürütüldü.Alman istihbaratının yıllarca Türkiye`yi dinlediği haberlerini ilk kez gündeme getiren haftalık Der Spiegel dergisi, ABD ve İngiltere`nin de Türkiye`yi yıllarca dinlediğini yazdı. Haberini, ABD Ulusal Güvenlik Teşkilatı (NSA) eski çalışanı Edward Snowden`in sızdırdığı belgelere dayandıran dergi, Türkiye`nin yıllarca istihbarat paylaştığı NSA tarafından İstanbul ve Ankara`daki biri resmi üç istasyon yoluyla gizlice takip edildiğini ortaya çıkardı. Derginin yayımladığı belgelere göre Ankara, Washington için yıllarca en üst düzey istihbarat hedefleri arasında yer aldı. Snowden`in ifşaatlarına göre Türkiye ile özellikle terör örgütü PKK`ya yönelik operasyonlarda derin istihbarat paylaşımına giden Washington`ın Ankara`yı `ortak ve hedef ülke` şeklinde adlandırdığı belirtildi. ABD yönetiminin NSA`yı “Türkiye liderliğinin niyetlerinin” saptanmasının yanı sıra diğer 18 alandaki faaliyetlerini takip etmekle görevlendirdiği ifade edildi.


01 Eylül 2014 Pazartesi  10:32

Zaman

Manşet - ABD ve İngiltere de Türkiye`yi dinledi


Der Spiegel dergisi, Türkiye`yi yıllarca dinleyen tek ülkenin Almanya olmadığını ortaya çıkardı. ABD`li istihbaratçı Snowden`in sızdırdığı belgeleri yayımlayan dergi, ABD ve İngiltere`nin Ankara`yı en önemli istihbarat hedefleri arasına aldığını yazdı. Dergiye göre dinlemeler, Ankara ve İstanbul`dan yürütüldü.Alman istihbaratının yıllarca Türkiye`yi dinlediği haberlerini ilk kez gündeme getiren haftalık Der Spiegel dergisi, ABD ve İngiltere`nin de Türkiye`yi yıllarca dinlediğini yazdı. Haberini, ABD Ulusal Güvenlik Teşkilatı (NSA) eski çalışanı Edward Snowden`in sızdırdığı belgelere dayandıran dergi, Türkiye`nin yıllarca istihbarat paylaştığı NSA tarafından İstanbul ve Ankara`daki biri resmi üç istasyon yoluyla gizlice takip edildiğini ortaya çıkardı. Derginin yayımladığı belgelere göre Ankara, Washington için yıllarca en üst düzey istihbarat hedefleri arasında yer aldı. Snowden`in ifşaatlarına göre Türkiye ile özellikle terör örgütü PKK`ya yönelik operasyonlarda derin istihbarat paylaşımına giden Washington`ın Ankara`yı `ortak ve hedef ülke` şeklinde adlandırdığı belirtildi. ABD yönetiminin NSA`yı “Türkiye liderliğinin niyetlerinin” saptanmasının yanı sıra diğer 18 alandaki faaliyetlerini takip etmekle görevlendirdiği ifade edildi.


01 Eylül 2014 Pazartesi  02:06

Hürriyet

Manşet - AB`den Rusya`ya `geri çekil` uyarısı


Rus askerlerinin Ukrayna`ya girdiği haberlerinin ardından, dün akşam Brüksel`de toplanan AB ülkeleri liderleri Rusya`ya Ukrayna`daki geri çekilmesi için bir hafta süre tanıdı.


31 Ağustos 2014 Pazar  12:50

Zaman

Manşet - Keşke çözüm sürecinin yol haritası konusunda görüşümüz sorulsaydı


Çankaya Köşkü`ndeki 30 Ağustos resepsiyonuna katılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, çözüm süreciyle ilgili önemli açıklamalar yaptı.Çözüm sürecinin yol haritasını bilmediklerini, çalışmanın içerisinde olmadıklarını özellikle vurguladı. Kırmızı çizgilerinin `ülkenin bütünlüğü` olduğunu söyledi. Resepsiyonda gazetecilerin sorularını cevaplandıran Orgeneral Necdet Özel, “Kırmızı çizgiler aşılırsa gereğini yapacağımızı söyledik, gereğini de söyleriz. 30 senedir bu mücadeleyi biz yürütüyoruz. Hükümetin bir politikası var, o politika yürüyor. Biz, çözüm sürecine ilişkin yol haritasını bilmiyoruz, o çalışmanın içinde yokuz. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, çalışmanın kamu kuruluşlarına gönderileceğini söylemişti, ancak henüz bize bir şey gönderilmedi. Görürsek biz de görüşlerimizi söyleriz. Analar ağlamasın diyorlar. Biz de aynı şeyi söylüyoruz.” ifadelerini kullandı. Gazetecilerin, TSK`nın kırmızı çizgileri konusunda ne tür bir değişiklik olduğu sorusuna “Nüans farklılıkları var.” dedi.BELGESİZ İŞLEM YAPMAYIZNecdet Özel, `paralel yapı` iddiaları konusunda TSK`nın bilgi ve belgeyle çalıştığının altını çizdi. Hukuk vurgusu yapan Özel şöyle konuştu: “Türk Silahlı Kuvvetleri, elinde bilgi ve belgeyle çalışır. MİT ve Emniyet`ten belge istedik, ama bize şu ana kadar bilgi, belge gelmiş değil. İmzasız ihbar mektuplarıyla işlem başlatamayız. Türk Silahlı Kuvvetleri hukukun üstünlüğüne inanır, buna göre gereğini yapar.”YAŞ öncesi MİT`in askere, `paralel generaller` listesi verdiği, TSK`nın da cevaben, “Hukuksuz işlem yapmayız.” dediği kamuoyuna yansımıştı. TSK ayrıca, bu süreçte hükümete yakın medyada yer alan `paralel temizlik` haberlerine de tepki göstermişti. Genelkurmay Başkanı, bedelli konusunda kendilerinin herhangi bir çalışma yürütmediğini anlattı. Yargıtay`ın 1 Eylül`deki `Adlî Yıl Açılış Töreni`ne katılıp katılmayacağı yönündeki soruları da cevaplayan Orgeneral Özel, o tarihte İstanbul`a gideceğini, ancak akşam düzenlenecek resepsiyona katılmayı planladığını belirtti. Balyoz Davası`ndaki tahliyeleri de değerlendiren Özel, “Anayasa Mahkemesi kararını verdi, arkadaşlar özgür. Benim için önemli olan onların özgür olması. Şu an çok rahatım ama davalar henüz sonuçlanmadı. Eğer beraat olursa daha çok mutlu olacağım. Şimdi dileğim beraat olması, dosyanın kapanması önemli.” dedi.


31 Ağustos 2014 Pazar  02:04

Sayfa:1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  

ülke tv 25 09 2009 önce sağlık programını izle  yazarlar çevik  atv haber arşivi bedri hatısarı  23 kasımda uşakta tatil mi  13 072011 habertürk arşiv  10 mart 1997 posta gazetesi arşiv  ömer çelik 07 bal 07  01 02 2010 yeni asır arsiv  izmit trafik kazası 2010 25 ocak  01 05 2010 ege tv ana haber izle 19 30  ayrancıoğlu  şerif demir cinayeti beyoğlu dinle  ankara kony  bekir gökdağ lisesi  gediz  30 aralık kon tv  habertürk tv türkiyenin nabzı 18 mart 2011  haber türk arşiv  star gazetesi ygs 4 deneme cevap  habertürk egeli susam  12 mart star haberleri izle  milliyet ankara eki arşivi 27 aralik 2010